Erdoğan’dan Erbakan’a: İstanbul, Ankara Ve İzmir’de Hemen Aday Açıklama

Cumhurbaşkanı Erdoğan ile YRP Lideri Erbakan arasındaki görüşmeyi aktaran TGRT Haber Ankara Haber Müdürü Ahmet Sözen, Erdoğan’ın “Biraz daha bekle. İstanbul, Ankara ve İzmir’de hemen aday açıklama” dediğini belirtti.

Ahmet Sözen, “Görüşmeler şu an tıkansa da Yeniden Refah Partisi de bu 3 büyük il için durdurmuş durumda. Müzakereler olumlu sonuçlanmazsa, Yeniden Refah Partisi de adaylarını açıklayabilir” ifadelerini kullandı.

Adalet ve Kalkınma Partisi’nde (AK Parti) 31 Mart’ta yapılması planlanan yerel seçimlere ilişkin çalışmalar devam ederken, parti bugün başta Ankara Büyükşehir Belediye Başkan Adayı olmak üzere bazı büyükşehir ve il belediye başkan adaylarını açıklayacak.

Öte yandan AK Parti’nin Yeniden Refah Partisi ile ittifak yapıp yapmayacağı da tartışılmaya devam ediyor. Yeniden Refah Partisi (YRP) Genel Başkan Yardımcısı Suat Kılıç, geçtiğimiz günlerde yaptığı açıklamada, AK Parti ile heyetlerarası görüşmelerin kesildiğini açıklamıştı.

Suat Kılıç, “Bizim herhangi bir talep ya da girişimimiz bu anlamda olmayacak. Ama AK Parti’den görüşmelere yeniden başlamak ya da bir liderler zirvesi gerçekleştirmek gibi bir talep gelirse, elbette bu talebe olumlu bakacağımızı ifade ettik” demişti.

TGRT Haber Ankara Haber Müdürü Ahmet Sözen, katıldığı bir programda AK Parti Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Yeniden Refah Partisi Genel Başkanı Fatih Erbakan arasındaki görüşmeyi anlattı.

Birgün’ün aktardığına göre; Yeniden Refah cephesinden gelen son açıklamaların AK Parti’de rahatsızlığa neden olduğunu belirten Sözen, “Görüşmeler şu an tıkandı. Ama bana gelen bazı duyumlara göre, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan yine tam olarak ipleri kopartmış değil. Yeniden Refah Partisi de keza öyle” dedi.

“Biraz daha bekle…”

Erdoğan’la Erbakan arasındaki görüşmeyi aktaran Sözen, Erdoğan’ın “Biraz daha bekle. İstanbul, Ankara ve İzmir’de hemen aday açıklama” dediğini belirtti. Sözen, “Görüşmeler şu an tıkansa da Yeniden Refah Partisi de bu 3 büyük il için durdurmuş durumda. Müzakereler olumlu sonuçlanmazsa, Yeniden Refah Partisi de adaylarını açıklayabilir” ifadelerini kullandı.

Paylaşın

İYİ Parti’den CHP Açıklaması: İlişkiler Cıvıklaşmıştı

31 Mart’ta yapılacak yerel seçimlere “hür ve müstakil” girme kararı alan İYİ Parti’de Yerel Yönetimler Başkanı Burak Akbura, “İlişkiler o kadar girift ve cıvık hale gelmiş ki bizim belediyelerdeki arkadaşlarımızla CHP’li belediyeler arasında” dedi ve ekledi:

“Bu girift ve cıvık yapı, beş sene daha üstüne konacak şekilde değildi. Biz bu süreçte hem kendi yapımızı görmüş olduk hem CHP’li belediyelerle olan ilişkilerimizi tekrar gözden geçirdik.”

Ankara’da gazeteciler ile bir araya gelen İYİ Parti Yerel Yönetimler Başkanı ve İstanbul Milletvekili Burak Akburak, gündeme ilişkin soruları yanıtladı.

Gazete Pencere‘nin aktardığına göre Burak Akburak, şu ifadeleri kullandı: Kimine göre bir buçuk, kimine göre iki puan artış söyleniyor. Biz de çevremizden de görüyoruz. Bu henüz kamuoyu tarafından satın alınmadı aslında. Tam olarak anlamlandırılamadı. Televizyonlarda her gün bu konuşuldu.

46 yaşındayım hayatımda ilk defa meclis üyesi istifa etti diye ana habere konu olduğunu gördüm. Bizim üçüncü yol denklemimizle CHP değil aslında, AK Parti kaybediyor. Şehir şehir analiz ederseniz bazı yerlerde CHP, bazı yerlerde AK Parti, çok büyük sıkıntıya girecek. Bizim derdimiz kendimiziz. CHP’nin yanında yedek güç gibi durmuyoruz. Artık bize oy verebilirsiniz diyoruz rahat rahat. Ben bunun konforunu aday belirleme sürecinde yaşıyorum.

Üçüncü yol tercihinin zamanlaması ile ilgili kendilerine “Diyorlar ki yerel seçimlerde bu olur mu?” sorusunun yöneltildiğini kaydeden Akburak, şöyle devam etti: İlişkiler o kadar girift ve cıvık hale gelmiş ki bizim belediyelerdeki arkadaşlarımızla CHP’li belediyeler arasında. Bu girift ve cıvık yapı, beş sene daha üstüne konacak şekilde değildi. Biz bu süreçte hem kendi yapımızı görmüş olduk hem CHP’li belediyelerle olan ilişkilerimizi tekrar gözden geçirdik.

Akburak, İstanbul ve Ankara adaylarının sorulması üzerine de şöyle konuştu: İstanbul’da da Ankara’da da görüştüğümüz isimler var. Özellikle İstanbul’da hemen hemen bütün ilçe adaylarımız belli diyebiliriz. Ankara’da çoğu yerde adaylarımız var. Ocak ayını biraz geçebilir açıklanması. İkisini yakın zamanlarda açıklayabiliriz. En geç 2 hafta içinde, şubatın başı gibi açıklanır. Herkesin oy verebileceği bir aday profili herkesin önünü açar.

Siyasette mesafe almadan önce kale almanız lazım. Günü kazanmadan geleceği kazanmazsınız. 22 yıllık güçlü bir iktidara karşı yol yürüyeceğiz, siyasi tarihin en eski partisine karşı yol yürüyeceğiz. Akşener, isteseydi cumhurbaşkanı yardımcısı olamaz mıydı. Niye bu yolu yürüyor? Bizim bu sarmaldan kurtulmamız lazım. Bu ülkede hem AKP hem CHP üzerinden siyaset yapılmamalı. Bu yolu İyi Parti açmalı. Başarılı olmalı ki, Herkesin oy verebileceği bir aday olacak.

Paylaşın

Yeniden Refah, İstanbul İçin Necmeddin Erbakan’ın Damadını Düşünüyor

31 Mart’ta yapılacak yerel seçimler yaklaştıkça, partilerinde belediye başkan adayları netleşmeye devam ediyor. Yeniden Refah Partisi’nde İstanbul için Necmeddin Erbakan’ın damadı Mehmet Altınöz isminin öne çıktığı konuşuluyor.

Adalet ve Kalkınma Partisi (AK Parti) ile Yeniden Refah Partisi (YRP) arasında ‘İstanbul’da ortak aday’ görüşmelerinden sonuç çıkmazken, iktidara yakın medyada yer bulan kulis haberlerine göre, AK Parti’nin teklifini yetersiz bulan Yeniden Refah Partisi uzlaşıya kapıları kapattı.

AK Parti’nin, seçimlerde özellikle İstanbul, İzmir ve Ankara’da Yeniden Refah Partisi’nin desteği karşısında kazanılan büyükşehirlerde belediye meclis üyeliği teklif ettiği öğrenildi. Ancak Yeniden Refah Partisi yetkilileri, bu teklife parti tabanından tepki geleceğini ifade ederek müzakereyi sonlandırdı.

Seçimlere kendi adayları ile girme noktasında karar kılan Yeniden Refah Partisi’nde, Necmettin Erbakan’ın damadı olan Mehmet Altınöz isminin İstanbul için öne çıktığı konuşuluyor. Mehmet Altınöz, söz konusu iddiaları doğrular nitelikte açıklama yaptı.

Birgün’ün aktardığına göre; Mehmet Altınöz, “Bize getirdikleri teklifi kabul edemezdik, biz de yol haritamıza devam kararı aldık” dedi.

İstanbul adaylığı için de Altınöz, “Evet, doğrudur. Ben zaten İstanbul sorumlusuyum aynı zamanda. Teşkilattan arkadaşlarımız ile büyük efor sarf ettik, çok çalıştık. İstanbul adaylığı için benim ismim geçiyor, Suat Kılıç ismi de geçiyor. Doğru karar istişareler sonucu verilecektir” sözlerine yer verdi.

Mehmet Altınöz kimdir?

1973 yılında Bursa dünyaya gelen Mehmet Altınöz, Bursa Anadolu Lisesi ve Eskişehir Anadolu Üniversitesi İktisat Fakültesi İktisat bölümü mezunudur.

Ankara Sosyal Bilimler Üniversitesi İşletme Bölümünde Yönetim ve Organizasyon Yüksek Lisansı (MBA) yapan Mehmet Altınöz, Altınöz AŞ. Yönetim Kurulu Başkanıdır.

Saadet Partisi Genel Merkez Yüksek Disiplin Kurulu Üyeliği ve STK ve Halkla ilişkiler Bşk. Yrd. görevlerinde bulunan Mehmet Altınöz, Prof. Dr. Necmettin Erbakan Vakfı Mütevelli Heyeti üyesidir.

İyi derecede İngilizce bilen Mehmet Altınöz, evli ve iki çocuk babasıdır.

Paylaşın

Akşener, Erdoğan’la Telefon Görüşmesine Açıklık Getirdi

Partisinin grup toplantısında konuşan İYİ Parti Lideri Akşener, Cumhurbaşkanı Erdoğan ile telefon görüşmesine açıklık getirerek, “Ben her büyük terör hadisesinden sonra her önemli dış politika krizinden sonra ilgili bakanlıkları ve cumhurbaşkanını bugüne kadar telefonla aramışımdır” dedi ve ekledi:

“33 şehidimizde de her şeyi iptal edip hem kendilerini arayıp yani 3 bakanı arayıp, hep aramış bilgi almışımdır. Bu defa da aynını yaptık. Anlayamadığım bir biçimde bu defa çok enteresan sayın cumhurbaşkanını sayın dışişleri bakanını sayın milli savunma bakanını aramamı, mesela milli savunma bakanı geri dönmesi ama hakan fidan ve sayın Erdoğan geri döndüler, bilgi verdiler, öğrendim, arkadaşlarıma bunu aktardım.”

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, partisinin TBMM’deki grup toplantısında açıklamalarda bulundu. Akşener’in açıklamalarından öne çıkan bölümler şöyle:

“Bugün ayrı bir coşku görüyorum. Yalnız bu coşkuyu görenlerin siniri bozulacak. Yeni yılın ilk grup toplantısındayız gönül isterdi ki milletimizle yeni mutlulukları paylaşalım, ancak maalesef hepimizi kahreden acılarımız var. Geçtiğimiz hafta 9 Mehmetçiğimizi daha teröre şehit verdik. 9 kahramanımız Pençe Kilit Harekatı’nda vatanımızı terör örgütüne karşı savunurken şehit düştüler. Başımız sağ olsun. Şehitler ölmez, bu vatan bölünemez, bölmeye kalkan görür gününü.

Unutmayalım ki bugün bu salonlarda güven içerisinde konuşabiliyorsak, evlerimizde rahatça uyuyabiliyorsak bunu bu millet bu memleket için göğsünü siper eden nice vatan evladına borçludur. Biz bugün fedailerimiz için acılarımızı yüreğimize basacağız düşmanı güldürmeyeceğiz, biz bugün acımızı içimizde söndürecek birliğimizden geçit vermeyeceğiz.

Herkes peşini bıraksa bile andımız olsun ki biz bu davayı kıyamete kadar güdeceğiz. Mehmetçiklerimiz sahada amansız bir mücadele vermeye devam ediyor aklımız fikrimiz yüreğimiz onlarla, ayakları taşa değmesin, attıkları boşa gitmesin, rabbim onları korusun, acılarını göstermesin. Allah her birinden razı olsun. Türkiye Cumhuriyeti Devleti ilelebet payidar olsun.

Cumhurbaşkanı Erdoğan ile telefon görüşmesi

Bir konuya açıklık getirmek istiyorum; ben her büyük terör hadisesinden sonra her önemli dış politika krizinden sonra ilgili bakanlıkları ve cumhurbaşkanını bugüne kadar telefonla aramışımdır. 33 şehidimizde de her şeyi iptal edip hem kendilerini arayıp yani 3 bakanı arayıp, hep aramış bilgi almışımdır. Bu defa da aynını yaptık.

Anlayamadığım bir biçimde bu defa çok enteresan sayın cumhurbaşkanını sayın dışişleri bakanını sayın Milli Savunma Bakanını aramamı, mesela Milli Savunma Bakanı geri dönmesi ama Hakan Fidan ve sayın Erdoğan geri döndüler, bilgi verdiler, öğrendim, arkadaşlarıma bunu aktardım. Ben milletvekili değilim Meclis grubumuz tutumumuz bir tutum aldı.

Günlük siyasette birbirimizi kıyasıya eleştirebiliriz ama dış dünyaya karşı bu tür konularda elbette ortak bir tutum belirlemeliyiz. Bunun için de Sayın Dervişoğlu, Sayın Aydın, ve Sayın Usta’nın organizasyonunda biz meclisin ortak bir beyanat ortak bir bildiri imzalamasını teklif ettik. Ve Saadet Partisi, İyi Parti, MHP ve AK Parti bizim teklifimize evet diyerek imza attılar. Anlayamadığım bir biçimde çok da ayıpladığım bir biçimde bir bildiri savaşı çıktı. PK’lılar herhalde çok mutlu olmuştur. PKK’lılar herhalde bu birbirine düşen gazi meclisin mensuplarına çok gülmüşlerdir.

AK Parti’ye gıcık olmak onun yaptığı işleri eleştirmek onu sandıkta yenmek bu iddia ile ortaya çıkmak elbette bizim hakkımız ama şehit ailelerinin karşısında bu milletin temsilcileri olarak bizler kaya gibi durmak zorundayız o PKK’lı şerefsizlere karşı. Neyse sakin sakin geçirdik konuyu. Şımardıkça şımardılar hadsizleştikçe hadsizleştiler. Şimdi yine şehitlerimiz oldu. Yine ben aradım, ya bu rutin. Aradım.

Benzer bir meclis bildirisini, DEM’in imzalamasını beklemiyoruz ama buradan da bir cingar çıktı. Dün bir toplantı oldu o toplantıda bu 3 siyasi parti imza atacak diğer siyasi partiler imza atmayacak bu parçalı görüntüden vazgeçildi, burası çok enteresan… Numan Kurtulmuş’un imzasıyla ortak tezkere meclise sunuldu, ilginç bir biçimde ayrı bir bildiri yayımlayanların hepsi bu tezkereyi destekledi. Soru şu; karın ağrısı İYİ Parti miydi?

“Bu milletin sesi olacağız ve kazanacağız”

Eğer AK Parti ile bir el sıkışmamız olsa idi bizden ayrılan bizi çok üzen bizi kandırmış hissettiğimiz daha başka bir söz derim de ayıp olur bir milletvekilini, bizden seçilip koşa koşa AK Parti’ye geçip Eskişehir’den aday gösterilmesi mümkün olur muydu? İnanıyorum Eskişehir dümenci bir insanı seçmeyecektir. Demek ki biz kimseye yanlamıyoruz ama yahu nasıl bir dünya bu her iki tarafın da argümanları aynı. Bunların her birini ahlaksızlık görüyorum, gereğini yapmayan namerttir. İstediğiniz kadar zırlayın hür ve müstakil olarak gidip bu ülkede üçüncü yolu açıp, bu milletin sesi olacağız ve kazanacağız.

Irak’ta bölgesel yönetimle görüşüyorsunuz o zaman neden bu konuda adım atmaları için kesin ve net bir dille uyarıda bulunmuyorsunuz? Aynı şekilde Suriye’nin kuzeydoğusunda PKK varlığının ortadan kaldırılması için neden tüm imkanlarınızı kullanmıyorsunuz? Neden bir taraftan Rusya’nın bir taraftan ABD’nin PKK-PYD varlığını kabul eden politikaları konusunda net bir tavır koyamıyorsunuz? Terörle mücadeleyi suçlu arayıp şikâyet ederek yönetemezsiniz!

Yargıtay 3. Dairesi’nin AYM’yi alenen yok saydığı bir ortamda, eğer ki iktidar Anayasa’nın çiğnenmesine göz yumuyorsa, gayrı meşruluktan siyasi çıkar elde etmeye çalışıyorsa, ortaya çıkan anayasal devlet krizine engel olamıyorsa o zaman yetkiyi aldığı milletine karşı sorumluluğunu yerine getiremiyor demektir.

“Deprem bölgesinde bine yakın çocuk kayıp”

ABD’de bir çocuk istismarcısını ifşa eden korkunç gelişmeler yaşandı. Dosyadaki birçok ülkeyle beraber, 17 Ağustos 1999 depremi sonrasında Türkiye’den de çocuklarımızın kaçırıldığı ve bu şebekenin eline düşürüldüğü ortaya çıktı.

6 Şubat’ta yaşadığımız depremlerin ardından herkesin aklına aynı soru geldi. Bu depremlerde kaybolan çocuklarımız var mı? 99 depreminden sonra hala ailelerinin ulaşamadığı ama öldüklerine dair bir kanıtın olmadığı kayıp çocuklarımız olduğunun bilinciyle yaptım.

Kahramanmaraş’ta Yeşilada Apartmanı’nda yaşayan 6 yaşındaki Talha Demirel nerede? Ebrar Sitesi’nde yaşayan Alya Kılınç nerede? Antakya Rönesans Rezidans’ta yaşayan  3 yaşındaki Mustafa Kemal Koşar, 1 yaşındaki Mehmet Akif Koşar nerede? Adıyaman’daki Arzıklar Apartmanı’nda yaşayan 9 yaşındaki Muhammed Enes Demir nerede?

7 yaşındaki ikiz kardeşler Elif ve Esma Yapar, 17 yaşındaki şükran Yapar nerede? Deprem bölgesinde toplamda bine yakın çocuğun kayıp olduğu iddiası var, sadece deprem mağdurları ve kayıp yakınlarıyla dayanışma derneğine 142 kayıp çocuk başvurusu yapılmış. Madem bu çocuklar kayıp değil, neden ailelerin bundan haberi yok?

Buradan suç duyurusu yapıyorum ben ve ailemle ilgili bilgisi olan yamukluğa dair hissi olan savcılara gitmezse zaten şerefsiz ve ahlaksızlardır ama buradan savcılara da hareket etmelerine davet ediyorum. Sonucunda iftira atmanın da bu kadar kolay olmadığını söylemek isterim.

DEM ve HÜDA- PAR’a mahkum oldular

Bu seçimler ceketimizi koysak kazanırız diyenlere karşı, milletin istediği kazanır diyen İYİ Parti’nin mücadelesidir. Bu seçimler; koltuk peşinde, rant peşinde koşup; millete tepeden bakan, siyaset simsarlarına karşı; Millet iradesini, yeniden hakim kılma kavgası veren; İYİ Parti’nin mücadelesidir.

Ayrıca bu seçimlerde; sadece belediyeler değil, başka şeyler de oylanacak: Mesela; DEM’e mahkûm olanlar mı? Hüdapar’a boyun eğenler mi? Yoksa; İYİ Parti’nin, dimdik duruşu mu? İşte bu oylanacak! Mesela; Oy uğruna, bölücülerin sözlerini yutanlar mı? Oy uğruna, terörist başının mektubunu okutanlar mı? Yoksa; Bu iki kirli anlayışa da karşı çıkan, İYİ Parti mi? İşte bu oylanacak! Mesela; Cumhuriyetimizi, tapulu malı görenler mi? Yüce dinimizin, hamiliğine soyunanlar mı? Yoksa, tüm milli ve manevi değerlerimize sahip çıkan, İYİ Parti mi? İşte bu oylanacak!

Mesela; Kendininkinden başka, hiçbir fikre tahammülü olmayan, tek adam monarşisi mi? Kendininkinden başka, hiçbir karara saygısı olmayan, eş başkanlar oligarşisi mi? Yoksa; Türkiye’nin milli demokratik yükselişini başlatan, İYİ Parti mi? İşte bu oylanacak! Türkiye’nin, iyi ve cesur evlatları! Bugüne kadar, Milletimizin, millî ve manevi duygularını, istismar ederek, konfor alanlarını koruyan, iki kutuplu sistemin aktörleri; şüphesiz ki, yerel seçimlerde de; türlü tezgahlarla, karşımıza çıkacaklar.

Koltuklarını ve rantlarını kaybetme korkusunu, sanki bir memleket meselesiymiş gibi, anlatıp duracaklar… “Bize oy vermezseniz…” ile başlayan tehditlerini, havada uçuşturacaklar. Bir taraf, “28 Şubat geliyor!” diyecek; Diğer taraf, “Şeriat geliyor! diye karşılık verecek.”

Paylaşın

En Güçlü Ordular Listesi: Türkiye 8. Sırada

Amerika Birleşik Devletleri (ABD) Global Firepower isimli site tarafından yapılan araştırmaya göre Türkiye, dünyanın en güçlü ordular sıralamasında 8. sırada yer aldı.

Haber Merkezi / Global Firepower tarafından yapılan araştırmada, ülkelerin askeri birim miktarları, mali durumları, lojistikleri, hareket kabiliyetleri ve coğrafi konum gibi birçok özelliği esas alındı.

PowerIndex’te 0,0000 puan ‘mükemmel’ olarak kabul edilirken, ABD 0,0699 puanla zirvede, Rusya 0,0702 puanla ikinci, Çin ise 0,0706 puanla üçüncü sırada yer aldı.

PowerIndex’te Hindistan 4. sırada, 5. sırada Güney Kore, 6. sırada Birleşik Krallık, 7. sırada ise Japonya yer aldı. 8. sıradaki Türkiye’yi sırasıyla Pakistan ve İtalya takip etti. İran ise listede kendisine 14. sırada yer buldu.

145 ülkenin askeri güçleri değerlendirildiği listede son üç sırada, sırasıyla Butan, Moldova ve Surinam yer aldı.

Paylaşın

Erdoğan Açıkladı: En Düşük Emekli Maaşı 10 Bin Lira Oldu

Milyonlarca emeklinin beklediği ek zam oranını açıklayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Uygulamaya aldığımız emekli maaşı alt sınırını 7500 liradan 10 bin liraya çıkarıyoruz. Meclisimizin de onayını aldıktan sonra artışları bir an önce emeklilerimizin maaşlarına yansıtmak istiyoruz” dedi.

Haber Merkezi / Cumhurbaşkanlığı Kabinesi, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında toplandı. Erdoğan, toplantı sonrası, milyonlarca emeklinin beklediği ek zam oranını da açıkladı. Erdoğan’ın açıklaması şöyle:

“Çalışanlarımız ve emeklilerimiz başta olmak üzere refah düzeyini düzeltmek için canla ve başla çalışıyoruz. İşçi, memur ve emekli maaşlara yaptığımız zamlarla bunu kısmen sağladık. İnşallah önümüzdeki dönemde çalışanlarımızı enflasyona ezdirmeme sözümüzü tutmaya devam edeceğiz.

Geçen yılın son aylarındaki yaptığımız hesaplarla 16 milyon emeklimizin tamamına 5’er bin liralık ödeme gerçekleştirdik. Çalışan emeklilerimiz de 5 bin lirayı aldı. Emeklilerimizi asla darda bırakmıyoruz. 2004 yılının ilk 6 ayı için memur emeklisi aylıklarında yüzde 498,25, SSK ve Bağkur’da yüzde 37,57 artış oldu.

Bu artışların emeklilerimizde yol açtığı rahatsızlığı gördüğümüz için birbirine yakınlaştıracak adım atıyoruz. SSK ve Bağkur emeklisi aylıklarına ilave yüzde 5 daha artış yapacağımız müjdesini buradan vermek istiyorum. SSK ve Bağkur emeklisi Ocak 2024’ten itibaren yüzde 42,6’ya yükseliyor. Temmuz ayında artışlarla birlikte emeklilerimizin hepsi yaklaşık aynı oranlarda maaş artışına kavuşacaklardır.

Memur, SSK ve BAĞKUR ayrımı yapmadan tüm emeklilerimizin yıllık artış oranları önümüzdeki Temmuz’da eşitlenecektir. Yılın ikinci yarısındaki maaş artışlarında memur emeklileri enflasyon farkını alırken SSK ve BAĞKUR emeklileri farkı alacakları için dengesizlik giderilecektir. Uygulamaya aldığımız emekli maaşı alt sınırını 7500 liradan 10 bin liraya çıkarıyoruz. Meclisimizin de onayını aldıktan sonra artışları bir an önce emeklilerimizin maaşlarına yansıtmak istiyoruz.

200 milyar liralık ilave kaynağı emeklilerimizin istifasdesine sunmak istiyoruz. Tüm bu artışların ülkemize, milletimize hayırlı olmasını diliyorum. 2024’ü emekliler yılı olarak ilan ediyoruz. Bu vesile ile emeklilerimizin hayat kalitesini artıracak, sosyal haklarını genişletecek yeni hizmetleri devreye almak hedefimizdir. Geniş bir yelpazeye yayılan bu hizmetler şimdiden emeklilerimize hayırlı olsun.”

Paylaşın

Yeniden Refah’tan AK Parti’yle İttifak Açıklaması: Görüşmeler Kesildi

AK Parti ile bir süredir yürüttükleri ittifak görüşmelere ilişkin açıklamada bulunan Yeniden Refah Partili Suat Kılıç, “AK Parti ile ittifak görüşmeleri gitmiyor. Heyetler arasındaki görüşmeler kesildi. Randevulaşma söz konusu olmadı. Talep veya girişimimiz olmayacak” dedi.

Haber Merkezi / Suat Kılıç, açıklamasının devamında, AK Parti’den Konya Büyükşehir’i istemek gibi bir taleplerinin olmadığını, amaçlarının “bir şeyler koparmak” olmadığını dile getirdi.

Kılıç, ayrıca, liderler düzeyinde bir talep gelirse görüşmeye olumlu bakacaklarını belirterek, “Siyaset müzakereye açık olmak, işbirliğine kapıları açık tutmaktır. Eskilerin dediği gibi siyasette 24 saat bile uzun süredir” dedi.

Yeniden Refah Partisi Genel Başkan Yardımcısı Suat Kılıç, Genel Başkan Fatih Erbakan başkanlığında gerçekleştirilen Merkez Yürütme Kurulu (MYK) toplantısı sonrası açıklamalarda bulundu. Suat Kılıç, 31 Mart’a yapılacak olan yerel seçimlere ilişkin şu ifadeleri kullandı.

“AK Parti’den Konya Büyükşehir Belediyesini istediğimiz yönünde çıkan haberleri ben de okuduğumda Şerif Bey’e mesaj atıyorum, ‘yine bir yerleri istemişiz’ diye espri anlamında bunu değerlendiriyoruz. AK Parti’den Konya Büyükşehir Belediyesini talep etmedik. Bizden duymadıklarınıza lütfen inanmayın.

‘AK Parti’yle Yeniden Refah Partisi arasında ittifak görüşmeleri nasıl gidiyor?’ diye sordunuz. Gitmiyor. AK Parti ile Yeniden Refah Partisi arasındaki heyetler arasındaki görüşmeler kesildi. En son geçen hafta pazartesi günü olacak görüşmeyi tehir etmek istediklerini bildirmişlerdi. Onun dışında herhangi bir randevulaşma söz konusu olmadı. Bizim herhangi bir talep ya da girişimimiz bu anlamda olmayacak.

Ama AK Parti’den görüşmelere yeniden başlamak ya da bir liderler zirvesi gerçekleştirmek yönünde talep gelirse elbette ki bu talebe olumlu bakacağımızı daha önce ifade ettik. Siyaset yönetme sanatıdır, siyaset devlet yönetmektir, siyaset müzakereye açık olmaktır, siyaset işbirliğine kapıları açık tutmaktır.

Merkez yürütme kurulunda mülakat tarihleriyle ilgili çalışmaların yapılıyor. Daha esnek bir takvim içerisinde mülakatlarımızı daha sağlıklı yürütebilmek açısından 10 Şubat tarihini belirledik. 10 Şubat tarihinde Yeniden Refah Partisi, Ankara’da bütün büyükşehir ve il belediye başkan adaylarını ilan edecek.

Aynı toplantıda 31 Mart 2024 yerel seçim beyannamemizi de kamuoyuyla paylaşacağız. Kapı bir yere kadar aradık ama tarihi de belli seçimler yaklaşıyor. Vatandaşlarımızın müsterih olmaları lazım. Biz milletimizin milli manevi değerleri istikametinde siyaset yapan çizgisi olan ilkeler temelinde siyasi yaklaşımlarını oluşturan bir siyasi partiyiz.

Yeniden Refah Partisi’ne güvenen, oyunu, vicdanını Yeniden Refah Partisi’ne teslim eden hiçbir vatandaşımızı bize olan sevgisinden, ilgisinden alakasından ve güveninden dolayı mahcup etmemek üzere çalışmalarımızı yürütüyoruz.”

Paylaşın

CHP Lideri Özel: Sarayı Meşrulaştırmayacağız

Partisinin TBMM’deki grup toplantısında konuşan CHP Lideri Özgür Özel, “Bundan sonra saraya eyvallah etmeyiz, onunla birlikte imza atıp onu meşrulaştırmayız. Herkes partisine güvensin. Saldırı ve provokasyonları korktukları içindir. Biz bu partiyi ayağa kaldırdık, bu milleti ayağa kaldıracağız. Bu milleti bir avuç zengine teslim etmeyeceğiz” dedi.

Haber Merkezi / Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel, Meclis’e verilen aranın ardından partisinin ilk grup toplantısında konuşuyor. Özel’in konuşmasından satır başları şu şekilde:

“Zor ve ağır günlerden geçiyoruz. Üst üste aldığımız şehit haberleriyle bir acı yüreğimizi yakarken, aynı üs bölgesinden yeni bir şehit haberleri aldık. Biz evlerimizde rahatça uyurken bayrağımızın dalgalanması için canlarını feda ettiler. Bir ayda 23 evladımız aynı bölgede şehit oldu. Aynı ezberi tekrarlayanlar, aynı ezberi tekrar etmeye bizleri de peşlerine takmaya ve hesap sormamaya davet ettiler.

Geçici üs bölgesini koruyabileceksek orada kalınmalı, korunamayacaksa ona göre askeri karar gereği yapılır. Bir eksik varsa gidereceksiniz ki bir daha acı haberi almayalım. Dediler ki biz Meclis’e gelip bilgi vermeyiz. Kendi bildirimizi yayınladık. Onlar kınadı, biz PKK’yı lanetledik. Onlardan çok daha sert tepki gösterdik.

Onlar için doğruları savunmanın kıymeti yok onların iktidarını sarsmamanın önemi var. PKK dediğimiz halde PKK demedi dediler. Bizleri protesto etmeye kalktılar. Onların sorumluluğunu paylaşmadık. Maalesef cuma akşamı 9 eve daha ateş düştü. Sonra çıkmışlar yine bir kez daha kınama yayınlayalım.

Bugün o iki bakan gelmedikleri Meclis’e geliyorlar. Bu kez Saadet, Gelecek, Deva ve Demokrat Parti de imzalamadı, kendi bildirgelerini sunuyorlar. AK Parti, MHP, İYİ Parti birlikte imza atıyorlar. Sahada üyelerinin Cumhuriyetçi olduklarına hiç şüphe duymadığımız geçmişte birlikte olduğumuz, AK Parti ve MHP’yi eleştiren İYİ Parti’nin bunlardan ayrılıp teröre karşı kendi bildirisini imzalamasını istiyoruz. Aksi takdirde üzüleceğiz.

Meclis’e bildirgemizi sunuyoruz. Bütün bildirgeler okunsun, kim nerede belli olsun… CHP seçimden en çok oyu alma hesabıyla değil, bu ülkede herkes huzurlu yaşadığında başaracak. Anaların gözyaşının ve alın terinin rengi olmaz.

AK Parti devletin genleriyle oynadı. Devletin başı ve yürütmenin başı, bir terör saldırısı olduğunda kime telefon açmış kime açmamış o tartışılıyor. Siz eğer iktidarın sahibi olarak verilen sorumluluğu yerine getirirseniz, o zaman muhalefet partisi de bir kalp gibi hareket eder. Siz eğer şehitlerimizin geldiği gecede bazı liderlere telefon edip bazı liderleri aramamaya kalkarsanız siz her şey olmuşsunuz ama devlet insanı olamamışsındır demektir. Bazı telefonların gelmesi gelmemesinden daha kötüdür. Gelmeyen telefonla gurur duyuyorum. Recep Tayyip Erdoğan’ın gelecek tahayyülünde bulunmamak CHP için onurdur.

Bugün bakanlar genel kurula getirecek, biz de orada olacağız. Sadece eldeki bilgilerin bir tekrarı, milletin meclisine şeklen saygı, özde saygısızlık demektir… Sınırlarımızın ötesinde, Mehmetçiklerimizin güvenliğinin sağlanamadığı bu süreçte bu kararlar askeri olarak mı veriliyor, yoksa sivil olarak verilip askere mi dayatılıyor?

PKK ve YPG’nin birinci derece destekçisi olduğunu söylediğiniz ABD, NATO’nun en yüksek askeri gücüne sahip birinci üyesi ise ve siz ABD ile ilişkiler konusunda nasıl bir irtibat kuruyorsunuz? Hem içeriye ‘ABD PKK’yı destekliyor’ diyeceksiniz, hem F-16 pazarlıkları yapacaksınız.

Ekonomi kötüye gidiyor. Dünyada gıda fiyatları düşüyor, Türkiye’de TÜİK’e göre gıda enflasyonu yüzde 72 artmış. Seçimlerde oy talep ettiler, sahte videolar yaptılar, tehdit ettiler. Vatan, ezan, bayrak deyip aç karınlardan oy alıp iktidarı sürdürmek istediler.

CHP’nin önerisi en düşük emekli maaşının en azından asgari ücret düzeyinde olmasıdır. Emeklilerden kendisine 7 bin 500 TL’yi reva görenlere bu seçimlerde sarı kart göstermesini bekliyoruz.

“Mesele sadece Can Atalay meselesi değildir”

Bu ülkede anayasa yoksa kimsenin malının da garantisi yoktur, özgürlük de, gelecek de yoktur. O yüzden mesele sadece Can Atalay meselesi değildir. Bu ülkede devleti ortadan kaldırıp devleti bir şahsa terk etmenin bedellerini ödüyoruz.

Gerçek beka sorunu şudur; bu memleketteki her dört gençten üçü doğdukları topraklarda değil, başka ülkelerde hayal kuruyorlar. Sebebi, bu memlekette bazıları güvende, bazıları değil.

Ama güvende olanlar var. Sarayda pandemiye rağmen sazlı sözlü yemek verenler güvende. 1500 odalı sarayda ampul yakanlar, anayasayı değiştirirken iğrenç kahkahalar atanlar güvende. Pudra şekerci güvende. Ne suç işlersen işle Süleyman’ın fotoğraf listesine girersen güvendesin. Beyzade altın varaklı tahtında oturuyor güvende, ama depremzede güvende değil.

‘Bu ülkenin güvenlik sorunu var, sesinizi çıkarmayın’ diyorlar. Bu kafa şu kafa; Hitler’in propaganda bakanı ‘Alman çocuklarının tereyağına ihtiyacı yok, Alman tanklarının gres yağlarına ihtiyacı var’ diyordu. Güvenlik deyip şimdi çocukların açlığını, güvencesizliği unutanlara karşı yeni bir milliyetçilik ortaya koyuyoruz.

Resmi siyasi partiye ziyaret yaptık. Gizli anlaşma, gizli görüşme yok. Ziyarete gideriz, ziyarete gelirler, veremeyeceğimiz hiçbir hesap yok. Birilerinin kolay iktidara oturma döneminin sonuna gelindiği için onların stresi yüksek.

Onlar gibi iktidarda kalmak için değil, özde Atatürk milliyetçisiyiz. Bundan sonra saraya eyvallah etmeyiz, onunla birlikte imza atıp onu meşrulaştırmayız. Herkes partisine güvensin. Saldırı ve provokasyonları korktukları içindir. Biz bu partiyi ayağa kaldırdık, bu milleti ayağa kaldıracağız. Bu milleti bir avuç zengine teslim etmeyeceğiz.”

Paylaşın

Hatimoğulları: Bizim Yolumuz Barışın Ve Çözümün Yoludur

Partisinin TBMM’deki grup toplantısında konuşan DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, “Bizler barışın yolunu parlamentoya, siyasi partilere ve bütün topluma bir kez daha öneriyoruz. Bizim yolumuz barışın yoludur, bizim yolumuz müzakerenin yoludur, çözüm sürecinin üretilmesinin yoldur. 40 yıldır devam eden savaş ve çatışmaların barışçıl ve demokratik yöntemlerle çözülmesinin yoludur” dedi.

Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, haftalık Meclis grup toplantısında gündemdeki gelişmelere ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin bugünkü grup toplantısındaki açıklamalarına yanıt veren Hatimoğulları “Cellatları ve cellatlığı çağrıştıracak bir anlayışın parlamentoda yeri yok. Parlamento sözün kurulduğu, siyasetin konuştuğu, savaşların ve çatışmaların ve ülkede yaşanan bütün sorunların konuşulup çözüm bulunduğu bir siyaset alanıdır.

Parlamantoyu bunun dışında adeta cellatları parlamentoya çağırırcasına Kürtçe konuşanların burada yeri yoktur DEM Partililerin burada yeri yok diyenlere yanıtımız çok net şudur: Biz dem partililer olarak sadece Kürtçe konuşmuyoruz, Arapça da Türkçe de konuşuyoruz Süryanice de konuşuyoruz. Anadolu ve Mezopotamya topraklarında bütün dilleri konuşan bir siyasi partiyiz. Bizim yerimiz parlamentodur. Parlamentoda yeri olmayan savaş çığırtkanlığı yapanlardır, çatışmaları derinleştirenlerdir. Bizim yerimiz burasıdır.” dedi.

Devlet Bahçeli ne demişti?

“Dağda bayırda sınır hattında mücadele ettiğimiz hainlerin siyasi cephesi olan DEM’cilerin TBMM’de bulunmaları adalet ve hukuk garabeti, siyaset ve demokrasi ayıbıdır. Karamanoğlu Mehmet Bey 747 yıl önce bugünden sonra hiç kimse divanda dergahta mecliste ve meydanda Türkçeden başka bir dil konuşmayacak fermanı nasıl ki tutacağımız bir buyruk ise aynı şekilde hiçbir terörist veya yandaşı dağda bayırda belediyede şehirde ve de TBMM’de barınmamalı tutunmamalıdır.

Terörle mücadele aslında bölücülükle mücadelenin sadece bir bölümüdür. Eli silah tutan bölücüye zararlı, buna karşılık silahsız bölücüyü zararsız kabul etmek terörle mücadelesi sekteye uğratacak en büyük gaflettir. Devlet gaflete düşmez devlet hukuk içerisinde meşru mücadelesinden asla taviz vermez. Türkiye Cumhuriyeti sınır içi güvenliğini sağladığı gibi sınır ötesi güvenliği de temine muktedirdir”

“Bizim yolumuz barışın, müzakerenin ve çözümün yoludur”

“Biz DEM Parti olarak herkesin, bütün halkların üzüntüsünü yüreğimizin en derinliklerinde hissediyoruz” diyen Hatimoğulları şöyle devam etti:

“Asker ölümlerinin hemen akabinde Rojava bombalanmaya başladı. Siviller katlediliyor, sivillerin yaşam alanları… Sivillerden intikam almak hangi ahlaka, anlayışa sığar? Rojava deyince aklımıza ne geliyor? IŞİD’e karşı en onurlu mücadeleyi veren Kürt halkı ve ittifak ettiği Arap halkı geliyor. Bu yürüdüğünüz yol yol değildir. Bizler barışın yolunu parlamentoya, siyasi partilere ve bütün topluma bir kez daha öneriyoruz. Bizim yolumuz barışın yoludur, bizim yolumuz müzakerenin yoludur, çözüm sürecinin üretilmesinin yoludur. 40 yıldır devam eden savaş ve çatışmaların barışçıl ve demokratik yöntemlerle çözülmesinin yoludur.”

Emperyalistlerin bölgeyi savaş alanına çevirdiğini belirten Tülay Hatimoğulları, “Bütün bu savaşlar enerji nakil hatları için ya da Doğu Akdeniz’deki hidrokarbon enerji rezervleri için, bu savaşlar İsrail’in sınır genişletmesi için, yükselen Çin ekonomisine karşı ticaret savaşları için… Peki bütün bu savaşlar devam ederken biz ne yapıyoruz, birbirimizle kavga ediyoruz. Biz ne yapıyoruz; ‘Bu Kürttür, Kürtçe konuşamaz’ diyerek Kürdün katledilebileceği fetvasını veriyoruz. Rojava’da sınır ötesine giderek, Irak topraklarına Kürdistan topraklarına giderek SİHA’larla İHA’larla yağdırılan bombalarla kendi halkımızdan kendi topraklarımızdan olan insanları katletme politikasını sürdürüyoruz. Ama bu böyle gidemez.” dedi.

Tülay Hatimoğulları, “Çatışmalar çözüm değildir, savaş çözüm değildir, acılar çözüm değildir. Hiç kimse acıları yarıştırmaya ve o acıları siyaset malzemesi olarak kullanmaya sakın kalkmasın. Artık yeter artık kana doydu bu topraklar, artık acılara doydu bu topraklar. Gelin hep beraber güvenlik zirveleri yerine asıl güvenliğin teminatı olan barış zirvelerini hep beraber onları örgütleyelim” diye konuştu.

Paylaşın

İYİ Parti Lideri Akşener, Partiden İstifa Edenleri Engelledi

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, 31 Mart’ta yapılacak yerel seçimlere “hür ve müstakil” girme kararı sonrası partiden istifa eden veya ilişiği kesilen isimleri, sosyal medyada engellediği ortaya çıktı.

Partiden istifa eden eski İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) İYİ Parti Grup Başkanvekili İbrahim Özkan, sosyal medyadan ekran görüntüsü paylaşarak, “Ben sade bir halkım.. Ne bir saygısızlık ettim ne kötü bir söz söyledim. Sn. Akşener Önce takipten çıktı sonra engelledi.. Canı sağ olsun…” dedi.

Özkan’ın ardından benzer bir paylaşım eski İYİ Parti İBB Meclis üyesi olan Kıdık’tan geldi. Ali Kıdık, “Ben öyle bir sır küpüyüm ki gökte yıldız kalmayana dek konuşurum. Ancak çok değil bir kaç yıldız indirip sonrasına bakacağım” ifadeleriyle başladığı paylaşımında Anayasa referandumunda Akşener’le arasında geçen diyaloğu şöyle anlattı:

“16 Nisan 2017 henüz parti kurulmadı. Anayasa oylamasının sonuçlarını Meral Akşener hanımefendi ile birlikte Ankara Çukurambar’daki Ataköşk Otel’de izliyoruz. Otel salonu hınca hınç dolu. Herkes ‘Hayır’ geçecek modunda. Ancak gecenin ilerleyen saatlerinde ‘Evet’ sonucu belirmeye başlayınca ‘hayır’ isteyenler oteli terk etmeye başladı. Kimseler kalmadı. Meral Hanım tek başına kaldı. Ben hariç otelde kimse kalmamıştı. Sadede Sami Dayı dediğimiz Sami Özsoy ile ben vardım. Meral Akşener hanımı ikimiz ver korumalar getirdik İstanbul’a. Gerede’de otobüslerin mola verdiği tesislerde çorba içtik.

Dedi ki bana ‘Oğlum siyaset böyle. Güçlü olursun herkes yanına koşar, Güçsüz olurdun herkes kaçar. Sen beni bırakmadın, bundan sonra asıl ekibimin en başındasın’ dedi. Evine götürüp içeri girene kadar bekledik. Evet, çok haklıydı. Güçlendirdik, herkes yanında. 31 Mart’tan sonra kim kalacak onu göreceğiz. Meral Hanım, ‘Kocamı sana emanet ettim. Senden başka kimseye güvenemeyiz’ dediğin adamı engelledin. Sana sonsuz teşekkür ederim. Kendini son kez tanıttığın için. Ha bu arada dün senin teşkilatından bir ilçeye 10 bin adet bayrak göndermiştim. Onu da cümle alem bilsin.”

İYİ Parti’nin milletvekili sayısı 38’e düştü

Öte yandan 14 Mayıs Genel Seçimlerinde İYİ Parti’de Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne giren 44 milletvekilinden 1’i ihraç edilirken 5’i istifa etti. Buna göre, İYİ Parti’nin Meclis’te bulunan milletvekili sayısı 38’e düştü.

İYİ Parti’de ilk milletvekili istifası Eskişehir Milletvekili İdris Nebi Hatipoğlu’nun istifa ile başladı. Hatipoğlu, 2 Kasım 2023’te partisinden istifa ederek AK Parti’ye geçti. Hatipoğlu, AK Parti’de Eskişehir Belediye Başkan Adayı olarak gösterildi.

İYİ Parti’de ikinci istifa Ankara Milletvekili Adnan Beker’den geldi. Beker, 16 Kasım’da partisinden istifa ettiğini duyurdu. Parti’de üçüncü istifa İYİ Parti 28. Dönem İstanbul Milletvekili ve Kurucular Kurulu Üyesi Ayşe Sibel Yanıkömeroğlu’ndan geldi. Yanıkömeroğlu, partisinin kuruluş amaç ve ilkelerinden bir süredir uzaklaştığını belirterek istifa ettiğini 6 Aralık’ta duyurdu.

15 Aralık’ta ise İYİ Parti İstanbul Milletvekili Salim Ensarioğlu, partisinden istifa ettiğini duyurdu. Son milletvekili istifası ise İYİ Parti Ankara Milletvekili Yüksel Arslan’dan geldi. Arslan, 21 Aralık’ta partisinden istifa ettiğini duyurdu. 5 Aralık 2023’te ise İYİ Parti Sakarya Milletvekili Ümit Dikbayır partisinden ihraç edildi. Böylelikle İYİ Parti’nin Meclis’teki vekil sayısı 38’e indi.

Son dönemde İYİ Parti’de istifa eden ve görevden alınan diğer önemli isimler ise şöyle:

“İYİ Parti Adıyaman Kurucular Kurulu üyesi olan Mithat Solgun,
İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı Ahmet Zeki Üçok (Görevden alındı)
İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı Ece Güner,
İYİ Parti İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Grup Başkanvekili İbrahim Özkan ve beraberindeki 6 Meclis üyesi,
2023 Genel seçimlerde İYİ Parti’den Hatay 2. sıra milletvekili adayı olan eski futbolcu Gökhan Zan.

Ayrıca, partide il yönetimlerdeki istifalar ise hala devam ediyor.

Paylaşın