CHP Lideri Özel’den Yerel Seçimler Mesajı: Kentleri Tek Adamdan Koruyun

İzmir’in Dikili ilçesinde halka seslenen CHP Lideri Özgür Özel, “Bütün demokratlar, birleşin kentlerini tek adamdan koruyun, cumhuriyeti koruyun. Birleşiyoruz ve hep birlikte kazanıyoruz” dedi.

Haber Merkezi / 31 Mart’ta yapılması planlanan yerel seçimlere sayılı günler kalırken, partiler de seçim çalışmalarına hız verdi. Bu kapsamda Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel, İzmir’in Dikili ilçesinde halka seslendi.

Özel’in konuşmasından öne çıkan bölümler şu şekilde; “Dünden bugüne Dikili ‘ye hizmet eden hangi partiden olursa olsun hizmet eden belediye başkanlarına, şimdiki duygusu ne olursa olsun Dikili’nin efsane başkanı Osman Özgüven’e yürekten teşekkür ediyorum.

Bir siyasi partiyiz ve belediye başkanı tercihte bulunacağız. 11 belediye başkan aday adayı başvuruda bulundu. Hepsi bu göreve layıklar, yarın hepsinin bu kente faydaları olacak. Biz bir tercih yapmak zorundayız ve genel kural memnuniyet anketi. İzmir’de memnuniyet anketi belediye başkanları açısından güç… Çünkü seçmenin beklentisi yüksek ve notu kıt.

Ancak Dikili’de baktığımızda anketlerde ilk 3’de yer alan bir performans gösterdi. Ankete baktık konuşacak tartışacak bir şey yok dedik. Üstünde en kısa konuştuğumuz ilçe Dikili’ydi. Adil Kırgöz, 5 yılda boyunca mali tabloyu düzeltmiş, yeni projelere başlamış bitirmiş, bunu sizlere iyi anlatmış, sizlerden de seçildiğinde çok yüksek seviyede destek almış durumdaydı. Ben kendisinin ve ekibini kutluyorum.

CHP profil anketlerinde ortaya çıkan işi gücü İzmir olacak, Konak, Karşıyaka, Balçova, Dikili olacak, sorunları doğru tespit edecek, sakin, kararlı, büyük projeleri kararlılıkla iyi planlayarak yapacak, en üst düzeyde hizmet vermesi istenen, geçmişi başarılı birini belirlemek için Cemil Tugay karşınızda. Bundan sonra daha önce olduğu gibi Kırgöz’ün işi gücü Dikili, Tugay’ın işi gücü İzmir olacak. Çalışacak, başaracak, yüzleri güldürtecekler.

Artık İstanbul’da halkçı belediyecilik yapan, arsaları Katarlılara vermek yerine alanları yeşil alana çeviren, halkın istediği gibi işleri yapıp çıkar çevrelerinin elini boş bırakan bir anlayış geldi… Ankara’yı parsel parsel satan, Melih Gökçek belediyeciliği gitmiş önceliğinin 4 katı sosyal yardım yapan, veresiye defterindeki borçları kapatan bir sosyal belediyecilik anlayışı gelmişti.

“Bir anlaşma yapamadık”

Tayyip Erdoğan, ‘büyük kentleri ve belediyeleri alırım bundan sonra beni kimse durdurmaz’ diyordu. 12 yaşımda çadır kurduğum kentten, ilk şehir dışı mitingi yapmaya geldiğim Dikili’de, gör bakalım Recep Tayyip Erdoğan, millet teslim oluyor mu olmuyor mu?

İttifak, Ankara’da yok. Bir anlaşma yapamadık. Bu seçimlere kendi adaylarımız ile giriyoruz ancak geçen seçimleri kazandığımız seçmen yerli yerinde duruyor. O seçmen yüreğinde vatan, millet sevgisi olan, saraya itirazı olan, tek adam rejimine itirazı olan seçmen. O seçmen hala Dikili, İzmir, Ankara, İstanbul ve 81 ilde.

Bütün demokratlar, birleşin kentlerini tek adamdan koruyun, cumhuriyeti koruyun. Birleşiyoruz ve hep birlikte kazanıyoruz. İzmir, Dikili gençlerin kadınların her saatte kadınların ve gençlerin duyabildiği kimsenin kimseye kötü gözle bakmadığı güvenli kentler olmaya devam edecek. Bunun teminatı sizlersiniz. Biz iyi insanlara güveniyoruz. Geçtiğimiz seçimlerde bizimle olan Dikili, İzmir ittifakını kuranlara güveniyoruz. Türkiye ittifakına güveniyoruz.

Cemil Tugay, tanıyan herkesin hem sevdiği hem güvendiği, tanıdıkça da bu kadar iş bitirici, iyi planlayan ve tuttuğunu koparan biri olduğunu her tanıyanın göerdüğü benim yol arkadaşım. Sevgili Cemöil Tugay’ı size emanet ediyorum.”

Paylaşın

Türkiye, Demokrasi Endeksi’nde 102. Sırada

Türkiye, The Economist’in Küresel Demokrasi Endeksi’nde yer alan 167 ülke arasında 102. sırada, “hibrit (karma) rejimler” arasında gösterildi. Türkiye, geçen yıl 103. sırada yer almıştı.

Türkiye Avrupa Konseyi ve aday üyesi olduğu Avrupa Birliği ülkelerinin hemen hemen tamamının gerisinde, Orta Doğu ve Kuzey Afrika bölgesindeki diğer ülkelerle karşılaştırıldığında ortalama düzeyde görünüyor.

Birleşik Krallık merkezli haftalık uluslararası ilişkiler ve ekonomi dergisi The Economist’in İstihbarat Birimi’nin her yıl yayınladığı “Küresel Demokrasi Raporu”nun 2024 baskısında Türkiye’nin durumunda bir önceki yıla göre kayda değer bir değişiklik gözlemlenmedi.

Bianet’in aktardığına göre; Türkiye raporda 10 üzerinden 4,33 puanla 102. sırada,”hibrit (karma) rejimler” arasında gösterildi. Geçtiğimiz yıl 103. sırada yer alan Türkiye bir sıra yükselmiş görünse de puanları geçtiğimiz yıldan daha düşük. Türkiye’nin dünya demokrasi sıralamasındaki puanları şöyle:

Toplam: 4,33
Seçim süreci: 3, 50
İşleyen bir hükümet: 5
Siyasal katılım: 6,11
Siyasal kültür: 5
Sivil özgürlükler: 2,06

The Economist’in Küresel Demokrasi Endeksi’nde yer alan 167 ülke arasında 24 ülke “tam demokrasi”, 50 ülke “kusurlu demokrasi”, 34 ülke “hibrit rejim” ve 59 ülke de “baskıcı rejim” kategorisinde sıralanıyor.

Raporun editörü Joan Hoey 2023 değerlendirmesini şöyle özetledi: “Dünya çapında özgürlüklerin gerilemesine yol açan Covid-19 pandemisinden üç yıl sonra 2023’teki gözlem sonuçları demokrasinin artan sıkıntılarına ve ileri atılım eksikliğine işaret ediyor. 2023’te sadece 32 ülke endeks puanını iyileştirdi, 68 ülkeyse düşüş gösterdi. 67 ülkenin puanları aynı kaldı. Bu da küresel olarak bir durgunluk ve gerileme tablosuna tekabül ediyor. Küresel ölçekte gerileme büyük ölçüde demokrasiler dışında yaşandı, “otoriter rejimler” daha da pekişirken “hibrid rejimler” olarak sınıflandırılan ülkeler demokratikleşmekte bocaladı.”

Demokrasi Endeksi’nin birincisi Norveç, toplam 9,81 puana ulaştı. Seçim sürecinden 10, işleyen bir hükümetten 9, 64 puan, siyasal katılımdan 10, siyasal kültürden 10 ve sivil özgürlüklerden 9,41 puan aldı.

Türkiye, Bangladeş, Malavi, Peru, Zambiya, Liberya, Fiji, Butan, Tunus, Senegal, Ermenistan, Ekvador, Tanzanya, Madagaskar gibi ülkelerin oldukça gerisinde yer alırken, daimi rekabet halinde olduğu Yunanistan, Türkiye’den iki lig yukarıda, “kusurlu demokrasi” ülkelerinin de üzerinde bir “tam demokrasi” ülkesi olarak sıralandı.

Türkiye geçtiğimiz yıla oranla bir sıra yükselmesine karşın toplam puanı daha düşük gerçekleşti. Türkiye hibrit rejimler arasında Nijerya, Angola, Fildişi Sahilleri gibi ülkelerin önünde yer alabildi.

Türkiye geride bıraktığı ülkelerden daha rekabetçi bir seçim rejimine sahip olmakla ayırt edilirken, seçim adaleti, muhalefet partilerine sağlanan eşit koşullar bakımından kendi üzerindeki ülkelerden daha düşük bir karneye sahip olduğu saptanıyor. Aynı şekilde, seçimlere nispeten yüksek katılımla gerisindeki ülkelerin önüne geçerken siyasal ifade özgürlüğü ve toplantı ve gösteri haklarındaki kısıtlamalarla 101 ülkeden daha geride kalıyor.

Türkiye’nin eksileri

Raporda Türkiye değerlendirilirken olumsuz etkide bulunan ögelerin başında sansür, otosansür ve gazetecilere baskı gibi medya özgürlüğünü daraltan tedbirler geliyor. Tutuklu yargılanma, adil yargılanma hakkının olmayışı ve muhalefete yönelik seçici kovuşturmalar, hukukun üstünlüğünü çelen sınırlılıklar olarak Türkiye’yi aşağı çekiyor.

Kutuplaşmanın derinleşmesi, muhalefete hoşgörüsüzlüğünün yükselişi ve sivil toplum örgütlerine yönelik kısıtlamalar gibi sorunlar aşınmış bir siyasal kültür göstergesi olarak belirleniyor.

Şeffaflık, hesap verebilirlik, denetim ve denge mekanizmalarındaki olumsuzluklar, işleyen bir hükümetin mevcudiyeti bakımından geriletici etmenler olarak belirleniyor.

Türkiye Avrupa Konseyi ve aday üyesi olduğu Avrupa Birliği ülkelerinin hemen hemen tamamının gerisinde, Orta Doğu ve Kuzey Afrika bölgesindeki diğer ülkelerle karşılaştırıldığında ortalama düzeyde görünüyor. The Economist’in Küresel Demokrasi Endeksi’nde ürkiye’nin puanları 2010’ların başından bu yana sürekli düşüş halinde.

Paylaşın

Türkiye, Avrupa’nın Ortak Hava Savunma Girişimine Katıldı

Türkiye ve Yunanistan, Almanya’nın öncülüğündeki Avrupa Gökyüzü Kalkanı Girişimi’ne (ESSI) katıldı. Türkiye ve Yunanistan’ın katılımı ile ESSI üye sayısı 21’e çıktı. Fransa, İtalya ve Polonya girişimde yer almıyor.

Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, imza töreninde şunları kaydetti: “Almanya’nın liderliğindeki bu girişim, müttefiklerin birlikte çalışabilirlik ve entegrasyonunu sağlarken, NATO’nun gerekliliklerinin yerine getirilmesi yolunda da önemli bir adımdır.

Türkiye olarak geniş bir yelpazedeki millî imkânlarımızla bu girişime katkıda bulunmaya hazırız. Bu önemli girişimdeki koordinatör rolü için Almanya’ya teşekkürlerimi sunmak isterim. Kolektif savunma anlayışına hizmet eden bu girişimde sizlerle çalışmaktan memnuniyet duyacağız.”

DW Türkçe’nin aktardığına göre; Milli Savunma Bakanlığı’nın sosyal medya hesabından yapılan paylaşımda da Güler’in imza töreni sonrası Dendias ile kısa bir görüşme gerçekleştirdiği kaydedildi.

2023 yılında Almanya, Estonya, Letonya ve Slovenya ortak Iris-T hava savunma sistemleri üretimi için el ele vermişti. Ortaklığın ilk ürünlerinin önümüzdeki yıl teslim edilmesi planlanırken, üretimin yanı sıra eğitim ve işletmede de ortak çalışılması hedefleniyor.

Almanya Savunma Bakanı Boris Pistorious’un Brüksel’de yaptığı açıklama ile girişimi bir “başarı hikayesi” olarak nitelendir ve ekledi: Ortak tedarik tedbirlerinin kabiliyetlerimizi hızla artırmanın anahtarı olduğuna inanıyoruz.

Avrupa Gökyüzü Kalkanı ne hedefliyor, girişimde hangi ülkeler yer alıyor?

ESSI ile birlikte Avrupa’da, anti-balistik füze yetkinliğine sahip, ortak bir hava savunma sistemi inşa edilmesi hedefleniyor. Rusya’nın Ukrayna’ya saldırısı, Avrupa’nın hava savunma yetkinliklerinin yetersiz kalabileceği endişesine yol açmıştı.

Bunun üzerine Almanya Başbakanı Olaf Scholz, 2022 yılının Ağustos ayında bu girişimi önermişti. Aynı yılın Ekim ayında 15 Avrupa ülkesi bir bildiri imzalayarak projeyi hayata geçirdi.

Almanya Savunma Bakanlığı’nın internet sayfasında aktarıldığına göre ESSI’nin amacı “NATO’nun ortak hava savunmasının Avrupa ayağını güçlendirmek”.

Girişime üye ülkelerin füze, roket veya uçak saldırılarına karşı kendilerini daha iyi silahlandırmak istediklerine dikkat çekiliyor. Ayrıca bu ülkelerin hava savunması için gerekli sistemleri ortaklaşa tedarik etmek, kullanmak ve bakımını yapmak istedikleri de aktarılıyor.

ESSI farklı menzilli füzelere karşı çok katmanlı savunma sistemleri kullanacak şekilde tasarlanmış ve orta menzilli (35 km) Alman IRIS-T SLM, uzun menzilli (100 km) ABD yapımı Patriot ve çok uzun menzilli (100+ km / atmosfer dışı) ABD-İsrail yapımı Arrow-3 gibi sistemleri içeriyor.

ESSI’ye üye ülkelerin sayısı şu anda 19. Türkiye ve Yunanistan’ın katılımı ile üye sayısı 21’e çıkacak. Ekim 2022’de Belçika, Bulgaristan, Çekya, Estonya, Finlandiya, Almanya, Macaristan, Letonya, Litvanya, Hollanda, Norveç, Slovakya, Slovenya, Romanya ve İngiltere bir bildiri imzalayarak girişimi kurdular.

Şubat 2023’te Danimarka ve İsveç, aynı yıl Temmuz ayında da Avusturya ve İsviçre girişime katıldı. Fransa ise Avrupa dışında geliştirilen sistemlere ağırlık verilmesi ve İtalya ile ortak geliştirdiği SAMP-T füze savunma sisteminin girişime dahil edilmemesi konusunda itirazlarını dile getirerek yer almadı.

Paylaşın

İYİ Parti Lideri Akşener’den İktidara Ve Muhalefete Salvolar

31 Mart’ta yapılacak yerel seçimler kapsamında Aydın’da partililere seslenen İYİ Parti Lideri Meral Akşener, “Türkiye yandaş ve yoldaş olarak medyada bölündüğü için bu konuşmalarımız yayınlanmıyor” dedi.

“Biri çıkıp bana fırça atsa yoldaş ve yandaş medya hemen yayınlar. Medya da hemen bölünmüşse bu bölünmeye hizmet ediyorsa bu seçimler kritik seçimlerdir… İki taraf da bize hakaret ediyorsa bu seçimlerde iki tarafın da kulaklarının ucunu büküp morartmak gibi görevi vardır Türk milletinin.”

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, yerel seçimler çalışmaları kapsamında Aydın’da temaslarda bulundu. Efeler Belediyesi tarafından restore edilerek Kuvayi Milliye Anı Evi’ne dönüştürülen tarihi yapının açılışını gerçekleştiren İYİ Parti Lideri Akşener, Atatürk Spor Salonu’nda partisinin Aydın adaylarını tanıttı.

İYİ Parti Aydın Büyükşehir Belediyesi Başkan Adayı, Kuşadası eski Belediye Başkanı Özer Kayalı olurken, Efeler Adayı ise mevcut Belediye Başkanı Mehmet Fatih Atay oldu.

İYİ Parti’nin diğer ilçe adayları ise şunlar; Köşk: Nilgün Baş, Kuyucak: Fahrettin Kemik, Nazilli: Cüneyt Korkmaz, Söke: Mehmet Koyuncu, Yenipazar: İlknur Karaduman, Bozdoğan: Erhan Algan, Didim: Atilla Avlayıcı, Karacasu: Zeki İnal, Karpuzlu: Veysel Kalfa, Kuşadası: Behçet Alp, Sultanhisar: Cihan Demirel, Çine: Erkan Bozkurt, Buharkent: Hasan Hakol, İncirliova: Nadir Mıstık, Germencik: Aydın Bircan.

Partililerle buluşmasında gündeme ilişkin açıklamalarda da bulunan İYİ Parti Lideri Akşener, özetle şunları söyledi:

“Artık emeklilerin 10 bin liradan kurtulacağı, atanamayan öğretmenlerin kalmayacağı bir dönem olacak.  Belediye başkanlarımız seçilecek ve sizin paranızı milletin faydasına kullanacak. İki tarafta bizden nefret ediyor. Birinden birinin cici dediği bir durum yok. Ama biz sizin sesinizi duyurmak istiyoruz. 2 yıldır sizin için mücadele ediyorum. Ayakkabıları eskittim.

Emekli maaşının en düşüğü asgari ücret kadar olmalıdır dedik. İktidar olduğumuzda da bunu yapacağız. Emekliler yanmış durumda, tarım yanmış durumda. Ben il başkanımıza durum nedir? diye sordum. Pamuk ne durumda dedim ‘Rezalet’ dedi. Zeytin pahalı gidecek dedi. ‘Aydınlılar üretiyor geçinmeye çalışıyor ama başkalarına yamanmıyor’ dedi.

“İki taraf da bize hakaret ediyorsa…”

Türkiye yandaş ve yoldaş olarak medyada bölündüğü için bu konuşmalarımız yayınlanmıyor. Biri çıkıp bana fırça atsa yoldaş ve yandaş medya hemen yayınlar. Medya da hemen bölünmüşse bu bölünmeye hizmet ediyorsa bu seçimler kritik seçimlerdir… İki taraf da bize hakaret ediyorsa bu seçimlerde iki tarafın da kulaklarının ucunu büküp morartmak gibi görevi vardır Türk milletinin.

İYİ Partililere sesleniyorum. Her bir eve gireceksiniz. Her insanın derdi ile uğraşacaksınız. CHP ile 2019 seçimlerini beraber aldık. Zannettik ki bu ucube sistemi beraber ortadan kaldırabiliriz. Ailemden birinci dereceden yakınım olan herhangi bir şahsın herhangi bir belediye ile ilişkisini ortaya çıkaran olursa politikayı bırakırım. Bunu benim gibi rahat söyleyebilen siyasetçi var mıdır bilemem.

Şantajın dışında olabilmek çok önemli bir işmiş. Benim ailemden kimsenin şirketi yok. Beni kim tehdit edebilir? Hadi oradan ulan derim. Bunu Avrupa’da şirket kuranlara soracaksınız. Türkiye dururken niye başka yerde? Siyaset için en önemli soru budur. Bir siyasetçinin ailesinden zenginliği vardır. Elbette yurtdışında ortaklıkları vardır başımın üstüne. Ama çoluğunun çocuğunun üstüne siyaset yapar yurt dışına para aktarırsan sen hırsızsın demektir.”

Paylaşın

CHP’de Bir İstifa Daha: Gerekçe Aday Belirleme Süreci

Koza Yardımcı, “Yaptığım tüm uyarılara ve müdahalelere rağmen CHP örgütlerinin ve seçmenlerimizin vicdanını yaralayan uygulamalar ısrarla devam etti” sözleriyle CHP Genel Başkan Yardımcılığı görevinden istifa ettiğini duyurdu.

Koza Yardımcı konuya ilişkin açıklamasının devamında, “CHP örgütlerinden ve seçmenlerimizden gelen tepkilere kulak tıkamamı kimse bekleyemez” ifadelerini kullandı.

Son parti adayların da açıklanmasıyla birlikte Cumhuriyet Halk Partisi’nde (CHP) dün başlayan istifa depremi bugün de devam etti. CHP Kültür ve Turizm Bakanlığı’ndan Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Koza Yardımcı, görevinden istifa ettiğini duyurdu.

Koza Yardımcı, açıklamasında istifasına gerekçe olarak aday belirleme sürecini göstererek, “Yaptığım tüm uyarılara ve müdahalelere rağmen Cumhuriyet Halk Partisi örgütlerinin ve seçmenlerimizin vicdanını yaralayan uygulamalar ısrarla devam etti. Cumhuriyet Halk Partisi örgütlerinden ve seçmenlerimizden gelen tepkilere kulak tıkamamı kimse bekleyemez” dedi.

Eski Genel Başkan Yardımcısı Oğuz Kaan Salıcı’nın ‘Denge Denetleme Listesi’nden PM’ye seçilen Yardımcı, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada Parti Meclisi üyesi olarak yoluna devam edeceğini söyledi.

Yardımcı’nın açıklamasının tamamı şöyle: “Saygıdeğer Halkımıza ve parçası olmaktan gurur duyduğum Cumhuriyet Halk Partili yol arkadaşlarıma; Öncelikle, Parti Meclisimiz tarafından açıklanan tüm adaylarımıza başarılar diliyor, sahada partimizin yerel seçimlerdeki başarısı için yol arkadaşlarımla omuz omuza çalışacağımı özellikle belirtmek istiyorum.

Göreve geldiğim ilk günden bugüne kadar Cumhuriyet Halk Partisi örgütlerinin emeklerini gözeterek, liyakat esaslı, belirlenen kurallara ve talimatlara uygun bir aday belirleme süreci olması için mücadele ettim. Yaptığım tüm uyarılara ve müdahalelere rağmen Cumhuriyet Halk Partisi Örgütlerinin ve seçmenlerimizin vicdanını yaralayan uygulamalar ısrarla devam etti.

Cumhuriyet Halk Partisi Örgütlerinden ve seçmenlerimizden gelen tepkilere kulak tıkamamı kimse bekleyemez. Benim asli sorumluluğum onlaradır. Tüm bu nedenlerle Genel Başkanımızın takdiri ile geldiğim Genel Başkan Yardımcılığı görevimden istifa ederek, örgütümüzün takdiri ile seçildiğim Parti Meclisi üyeliği görevimde örgütümüzün ve seçmenlerimizin sesi olmaya devam edeceğim.”

Koza Yardımcı kimdir?

1973 yılında Adana’da dünyaya gelen Koza Yardımcı, eğitimini Adana’da tamamladı ve iş hayatına tekstil sektöründe başladı. 1995 yılında basın sektöründe çalışmaya başlayan Koza Yardımcı, 2000 yılında sarı basın kartı almaya hak kazandı.

Sivil toplum örgütlerinin ve derneklerin gücüne inan Koza Yardımcı, Atatürkçü Düşünce Deneği, Basın konseyi, DAK/SAR (Gönüllü Deniz Arama Kurtarma), Gezenbilir Doğa Sporları ve Gezi Kültürü Derneği’nde üye ve yönetici olarak aktif çalışmalarda bulunmaya devam etmekte.

Daha önce CHP Şişli İl Genel Meclis Üyeliği de yapan Koza Yardımcı, CHP 38. Olağan kurultayında Parti Meclisi Üyesi seçildi, sonrasında CHP Kültür ve Turizm Bakanlığından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı olarak atandı.

Paylaşın

Erdoğan, CHP’yi Hedef Aldı: Ne Programları Ne Projeleri Var

Samsun’da halka seslenen Erdoğan, “Tek parti dönemi alışkanlığıyla ‘tıpış tıpış oy verecekler’ zihniyetine sahip CHP yine aynı devam ediyor. Kendi aralarında öyle bir çıkar kavgasına tutuşmuşlar ki dünyada ve ülkelerinde kıyamet kopsa umurlarında değil. Milletin geleceği için ne hayalleri, ne programları ne de projeleri var” dedi ve ekledi:

“Eski ve yeni genel başkanlarıyla, belediye başkan adaylarıyla, aday olamayanlarla tek gündem seçim sonrası CHP yönetimini ele geçirmek. Acaba hangimizin elinde kalacak? Bu uğurda birbirlerinin kuyusunu kazmaktan, yoldaşlık ettiklerini hançerlemekten vazgeçmiyorlar. Böyle bir zihniyetin yatırım yapma gibi bir gayesi olabilir mi?”

Erdoğan konuşmasının devamında, “Belediyeler, 1989 seçimlerinde böyle zihniyetin yönetimine geçmişti. 1994’e kadar CHP yönetiminin faturasını ödemek zorunda kaldı. İBB Başkanı seçildiğimizde karşılaştığımız manzarayı anlatmaya kelimeler yetmez. Çöp, çukur, çamur; İstanbul bu haldeydi. CHP zihniyetinin ideolojik istismarı sebebiyle bu partinin yönetiminde olan kimi şehirlerimizin içler acısı durumu ortadadır” ifadelerini kullandı.

AK Parti Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Samsun Cumhuriyet Meydanı’nda halka seslendi. Erdoğan, konuşmasında özetle şu ifadeleri kullandı:

“Erzincan İliç’te yaşanan toprak kayması nedeniyle oradaki vatandaşlarımız ve işçilerimize geçmiş olsun diliyorum. 9 işçimizin toprak altında kaldığı tespit edildi. Bakanlık, kurum, ordu ve özel sektörümüzden binlerce kişi bölgedeki arama kurtarma ekiplerine destek veriyor. İşçilerimizin konteynır ve araç içinde olmaları kendilerine canlı ulaşma ümidimizi arttırıyor.

Hamdolsun Samsun her gelişimizde bizi samimiyetle karşıladı. Sandıkta da desteğini bizden esirgemedi. Türkiye Yüzyılı hedefimize verdiğiniz güçlü destek için her birinize şükranlarımı sunuyorum. İnşallah Samsun 31 Mart’ta  da büyükşehir ve ilçeleriyle Cumhur İttifakı adaylarının yanında yer alarak yeni bir destan yazacaktır.

Bizde millete tepeden bakmak, millete rağmen herhangi bir işe kalkışmak asla yoktur. Tek parti dönemi alışkanlığıyla ‘tıpış tıpış oy verecekler’ zihniyetine sahip CHP yine aynı devam ediyor. Kendi aralarında öyle bir çıkar kavgasına tutuşmuşlar ki dünyada ve ülkelerinde kıyamet kopsa umurlarında değil. Milletin geleceği için ne hayalleri, ne programları ne de projeleri var.

“Böyle bir zihniyetin yatırım yapma gibi bir gayesi olabilir mi?”

Eski ve yeni genel başkanlarıyla, belediye başkan adaylarıyla, aday olamayanlarla tek gündem seçim sonrası CHP yönetimini ele geçirmek. Acaba hangimizin elinde kalacak? Bu uğurda birbirlerinin kuyusunu kazmaktan, yoldaşlık ettiklerini hançerlemekten vazgeçmiyorlar. Böyle bir zihniyetin yatırım yapma gibi bir gayesi olabilir mi?

Belediyeler, 1989 seçimlerinde böyle zihniyetin yönetimine geçmişti. 1994’e kadar CHP yönetiminin faturasını ödemek zorunda kaldı. İBB Başkanı seçildiğimizde karşılaştığımız manzarayı anlatmaya kelimeler yetmez. Çöp, çukur, çamur; İstanbul bu haldeydi. CHP zihniyetinin ideolojik istismarı sebebiyle bu partinin yönetiminde olan kimi şehirlerimizin içler acısı durumu ortadadır.

Türkiye’yi 21 yılda nasıl asırlık yatırımlarla buluşturduysak, insanlarımızı hayallerine kavuşturmak da bize nasip olacaktır. Seçim gününe kadar çok çalışmalıyız.

Kendi heybeleri boş olanlar bizim başarılarımızı değersiz hale getirme gayretinde. Eser ve hizmette bizimle yarışacak kimse yok. İş yapmakta bizimle yarışamayanlar bizi kendi sefil gündemlerinin içine çekmeye çalışıyorlar. Türkiye bu kısır siyaset anlayışının acısını Cumhuriyetimizin ilk asrında çekti. Darbeyle, terörle milletimizi mutsuz etti. Biz yarım asra yaklaşan siyasi anlayışımızın son 30 yılını hizmetle geçirdik.”

Paylaşın

Türkiye, Avrupa Gökyüzü Kalkanı’na Katılıyor

Türkiye’nin Yunanistan ile birlikte Avrupa Gökyüzü Kalkanı Girişimi’ne (ESSI) katılacağı açıklandı. ESSI’ye üye ülkelerin sayısı şu anda 19. Türkiye ve Yunanistan’ın katılımı ile üye sayısı 21’e çıkacak.

Almanya Savunma Bakanlığı’nın internet sayfasında aktarıldığına göre ESSI’nin amacı “NATO’nun ortak hava savunmasının Avrupa ayağını güçlendirmek.”

Girişime üye ülkelerin füze, roket veya uçak saldırılarına karşı kendilerini daha iyi silahlandırmak istediklerine dikkat çekiliyor. Ayrıca bu ülkelerin hava savunması için gerekli sistemleri ortaklaşa tedarik etmek, kullanmak ve bakımını yapmak istedikleri de aktarılıyor.

BBC Türkçe’nin aktardığına göre; Almanya Savunma Bakanı Pistorious Brüksel’de yapılan NATO savunma bakanları toplantısı öncesinde, “ESSI bugün iki yeni üyenin katılımıyla büyüyor. Yunanistan ve Türkiye’ye ESSI’ye hoş geldiniz diyeceğiz” açıklamasını yaptı.

Almanya’nın kurulmasına liderlik ettiği girişimin son iki yılda önemli başarılar kaydettiğini söyleyen Alman bakan, “Girişim hava savunma sistemlerinin ortak tedariki ve kullanımı ile ilgilidir” dedi ve ekledi: Odak, bu hava savunma sistemlerinin birbirleriyle uyumlu bir şekilde çalışmasıdır. Bu, sistemlerin eşgüdümlü kullanımını, aynı zamanda da eğitim ve tatbikatları da kolaylaştırıyor.

Rusya’nın Ukrayna’yı işgalinin ardından Almanya tarafından başlatılan girişim, Avrupa ülkelerinin birlikte savunma sistemleri satın almalarına ve ortak tatbikat yapmalarına olanak sağlamayı hedefliyor.

Türkiye’nin Avrupa Gökyüzü Kalkanı’na katılımı nasıl gündeme geldi?

Türkiye’nin 2019 yılında Rusya’dan S-400 hava savunma sistemlerini teslim almaya başlaması, ABD başta olmak üzere NATO müttefikleriyle ilişkilerinde gerginliğe yol açmıştı.

Dış politikada yaşanan sorunların da etkisiyle, Ankara’nın NATO müttefikleriyle savunma sanayi alanında işbirliği gerilemiş, hatta durma noktasına gelmişti. Ancak yaklaşık dört yıl sonra, İsveç’in NATO üyeliğinin Türkiye tarafından onaylanmasıyla birlikte ilişkilerde görülen normalleşme, yeni adımlarla devam ediyor.

ABD yönetimi Türkiye’ye F-16 satışına yeşil ışık yakarken, Kanada gibi ittifak üyesi ülkeler de savunma sanayii alanında uyguladıkları fiili ambargolarını kaldırmaya başladı. Türkiye’nin ESSI’ye katılımı da ilişkileri normalleştirme adımları çerçevesinde dikkat çekici bulunuyor.

Almanya’nın girişimi olan ESSI’ye Türkiye’nin katılımının, Berlin ile Ankara arasında savunma konularında da işbirliğine olumlu yansıması bekleniyor.

Türkiye’nin Eurofighter Typhoon savaş uçakları alma talebi konusunda, Alman hükümetinin de siyasi onayı gerekiyor. Eurofighter İngiltere, İtalya, İspanya ve Almanya tarafından geliştirilip üretilen bir savaş uçağı. Üçüncü taraflara satışı için dört ülkenin de onay vermesi gerekiyor.

Milli Savunma Bakanlığı kaynakları geçen hafta yaptıkları açıklamada, ABD’den F-16 satışına onay gelmesi sonrasında da, Eurofighter’lar konusunda taleplerinin devam ettiğini belirtmişti. Bakanlık kaynakları, “Konsorsiyum ülkelerinden Almanya’nın bu konudaki olumlu yaklaşımı beklenmektedir. Görüşme ve çalışmalara devam edilmektedir” bilgisini vermişlerdi.

Türk ve İngiliz savunma bakanları Kasım ayında Ankara’da yaptıkları görüşmeler sırasında güvenlik ve savunma alanında işbirliğini daha da güçlendirmek için bir niyet beyanı imzalamış ve Eurofighter savaş uçaklarının satışı konusunu da masaya yatırmışlardı.

Bu arada ABD yönetimi Türkiye’ye F-16 savaş uçaklarının satışlarına, Yunanistan’a satışı yapılacak F-35’lerle eş zamanlı olarak onay verirken, ESSI’ye de Türkiye ve Yunanistan’ın eş zamanlı olarak kabulü dikkat çekici olarak değerlendiriliyor.

Avrupa Gökyüzü Kalkanı ne hedefliyor, girişimde hangi ülkeler yer alıyor?

ESSI ile birlikte Avrupa’da, anti-balistik füze yetkinliğine sahip, ortak bir hava savunma sistemi inşa edilmesi hedefleniyor. Rusya’nın Ukrayna’ya saldırısı, Avrupa’nın hava savunma yetkinliklerinin yetersiz kalabileceği endişesine yol açmıştı.

Bunun üzerine Almanya Başbakanı Olaf Scholz, 2022 yılının Ağustos ayında bu girişimi önermişti. Aynı yılın Ekim ayında 15 Avrupa ülkesi bir bildiri imzalayarak projeyi hayata geçirdi.

Almanya Savunma Bakanlığı’nın internet sayfasında aktarıldığına göre ESSI’nin amacı “NATO’nun ortak hava savunmasının Avrupa ayağını güçlendirmek”.

Girişime üye ülkelerin füze, roket veya uçak saldırılarına karşı kendilerini daha iyi silahlandırmak istediklerine dikkat çekiliyor. Ayrıca bu ülkelerin hava savunması için gerekli sistemleri ortaklaşa tedarik etmek, kullanmak ve bakımını yapmak istedikleri de aktarılıyor.

ESSI farklı menzilli füzelere karşı çok katmanlı savunma sistemleri kullanacak şekilde tasarlanmış ve orta menzilli (35 km) Alman IRIS-T SLM, uzun menzilli (100 km) ABD yapımı Patriot ve çok uzun menzilli (100+ km / atmosfer dışı) ABD-İsrail yapımı Arrow-3 gibi sistemleri içeriyor.

ESSI’ye üye ülkelerin sayısı şu anda 19. Türkiye ve Yunanistan’ın katılımı ile üye sayısı 21’e çıkacak. Ekim 2022’de Belçika, Bulgaristan, Çekya, Estonya, Finlandiya, Almanya, Macaristan, Letonya, Litvanya, Hollanda, Norveç, Slovakya, Slovenya, Romanya ve İngiltere bir bildiri imzalayarak girişimi kurdular.

Şubat 2023’te Danimarka ve İsveç, aynı yıl Temmuz ayında da Avusturya ve İsviçre girişime katıldı. Fransa ise Avrupa dışında geliştirilen sistemlere ağırlık verilmesi ve İtalya ile ortak geliştirdiği SAMP-T füze savunma sisteminin girişime dahil edilmemesi konusunda itirazlarını dile getirerek yer almadı.

Paylaşın

DP Lideri Gültekin Uysal’dan İmamoğlu Ve Yavaş’a Destek

31 Mart’ta yapılması planlanan yerel seçimlere sayılı günler kala Demokrat Parti (DP) Genel Başkanı Gültekin Uysal, İstanbul ve Ankara’da aday çıkartmayacaklarını, mevcut başkanlar Ekrem İmamoğlu ve Mansur Yavaş’ı destekleyeceklerini söyledi.

Demokrat Parti (DP) Genel Başkanı Gültekin, NOW TV’de İlker Karagöz’ün Çalar Saat programına katıldı.

Programda, Ankara ve İstanbul’da aday çıkartmayacaklarını söyleyen DP Lideri Gültekin Uysal, kişisel sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımlarla da destek açıklamalarını yineledi.

Gültekin Uysal, “Mansur Başkanım; Moğol İstilasından buyana Ankara’nın uğradığı en büyük yağma hareketine son vererek 5 yıl önce Ankara’nın üzerindeki kara örtüyü kaldırmayı başardınız; daha nice güzel hizmetleri Başkentimizin Şehremini olarak yapacağınızdan eminiz!” ifadelerini kullandı.

Uysal, İstanbul için de, “Bu 5 yıla baktığımızda, Demokrat Parti olarak İstanbul halkı için en doğrusunun, bu kritik seçim sürecinde Sayın Ekrem İmamoğlu ile birlikte mücadele vermek olduğuna kanaat getirdik. Sayın başkanımızla yine birlikte ve aynı ahenkle çalışacağımıza inancımız tamdır. Hayırlısıyla ikinci döneminde birlikte çok daha büyük başarılara imza atmak temennisiyle Ekrem Başkanımızın sonuna kadar arkasındayız.” dedi.

Paylaşın

ABD’den Türkiye Merkezli Bir Şirkete İran Yaptırımı

ABD, Türkiye merkezli Ted Teknoloji Geliştirme Hizmetleri Sanayi Ticaret Anonim Şirketi’ne İran Merkez Bankası için Amerikan teknolojisi kaçakçılığı yaptığı gerekçesiyle yaptırım uyguladığını açıkladı.

Ticaret sicil kaydına göre, Ağustos 2019’da 50 bin TL sermayeyle kurulan şirket, bilgi teknolojileri alanında faaliyet gösteriyor. Sicil kaydında şirketin adresi İstanbul Bahçelievler olarak görülüyor.

ABD Hazine Bakanlığının Terörizm ve Mali İstihbarattan Sorumlu Müsteşarı Brian Nelson, “Amerika Birleşik Devletleri, İran rejiminin hassas ABD teknolojisi ve kritik bilgilerini elde etmeye yönelik yasa dışı girişimlerini engellemek için elindeki tüm araçları kullanmaya devam edecektir” dedi.

Amerika Birleşik Devletleri (ABD), İran Merkez Bankası’nın İran’daki bir iştirakine, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) merkezli iki kuruluşa, Türkiye merkezli bir kuruluşa ve üç kişiye Amerikan teknolojisi kaçakçılığı yaptıkları gerekçesiyle yaptırım uygulandığını açıkladı.

ABD Hazine Bakanlığı’ndan gelen açıklamada söz konusu kuruluşların, İran Merkez Bankası’nın bir iştiraki olan İran merkezli Informatics Services Corporation (ISC), bir ISC paravan şirketi olan BAE merkezli Advance Banking Solution Trading, yine BAE merkezli Freedom Star General ticaret firması ve Türkiye merkezli Ted Teknoloji Geliştirme Hizmetleri Sanayi Ticaret Anonim Şirketi oldukları kaydedildi.

ABD Hazine Bakanlığı, Ted Teknoloji Geliştirme Hizmetleri Sanayi Ticaret A.Ş. ise ISC’nin Türkiye’deki temsilcisi olarak hizmet verdiğini ve paravan şirketlerle iş birliği içerisinde ABD mallarını ve teknolojisini satın aldığını bildirdi. Açıklamada, yaptırım listesine alınan ve hem Fransa hem de İran vatandaşlığı bulunan ISC çalışanı Pouria Mirdamadi’nin Ted’in faaliyetlerine dâhil olduğu belirtildi.

İstanbul Ticaret Odası’ndaki sicil kaydına göre de şirketin tek yönetim kurulu üyesi olarak bu kişinin adı görülüyor. Ticaret sicil kaydına göre, Ağustos 2019’da 50 bin TL sermayeyle kurulan şirket, bilgi teknolojileri alanında faaliyet gösteriyor. Sicil kaydında şirketin adresi İstanbul Bahçelievler olarak görülüyor.

ABD Hazine Bakanlığı’nın Terörizm ve Mali İstihbarattan Sorumlu Müsteşarı Brian Nelson, yaptığı açıklamada “İran Merkez Bankası, Ortadoğu’yu daha da istikrarsızlaştırmayı amaçlayan iki kilit aktör olan İslam Devrim Muhafızları Ordusu Kudüs Gücü ve Hizbullah’a mali destek sağlanmasında kritik bir rol oynamıştır” dedi.

Brian Nelson, “ABD, İran rejiminin hassas Amerikan teknolojisini ve kritik girdileri elde etmeye yönelik yasadışı girişimlerini engellemek için mevcut tüm araçları kullanmaya devam edecektir” ifadelerini kullandı.

Paylaşın

İYİ Parti’de Sular Durulmuyor: Adana İl Başkanı İstifa Etti

31 Mart’ta yapılması planlanan yerel seçimlere “hür ve müstakil” girme kararı alan İYİ Parti’de sular durulmuyor. İYİ Parti Adana İl Başkanı Azime Kocacık, partisinden istifa ettiğini duyurdu.

Haber Merkezi / Azime Kocacık, konuya ilişkin sosyal medya hesabında yaptığı açıklamada ise şu ifadelere yer verdi:

“Kıymetli Adanalı Hemşehrilerim, Adanamızın ve Türkiye Cumhuriyeti’nin menfaatlerini düşünerek yürüttüğüm Adana İl Başkanlığı görevimden lüzum görmem sebebi ile ayrılmış bulunmaktayım.

Başkanlık görevim süresince görev sadakatimi hakkaniyetle yerine getirmenin huzurunu taşıdığımı bilmenizi isterim. Bu süreçte desteklerini benden esirgemeyen Genel Başkanımız Sn.Meral Akşener’e ve emeği geçen herkese teşekkür ediyorum.”

İYİ Parti’nin milletvekili sayısı 38’e düştü

Öte yandan 14 Mayıs Genel Seçimlerinde İYİ Parti’de Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne giren 44 milletvekilinden 1’i ihraç edilirken 5’i istifa etti. Buna göre, İYİ Parti’nin Meclis’te bulunan milletvekili sayısı 38’e düştü.

İYİ Parti’de ilk milletvekili istifası Eskişehir Milletvekili İdris Nebi Hatipoğlu’nun istifa ile başladı. Hatipoğlu, 2 Kasım 2023’te partisinden istifa ederek AK Parti’ye geçti. Hatipoğlu, AK Parti’de Eskişehir Belediye Başkan Adayı olarak gösterildi.

İYİ Parti’de ikinci istifa Ankara Milletvekili Adnan Beker’den geldi. Beker, 16 Kasım’da partisinden istifa ettiğini duyurdu. Parti’de üçüncü istifa İYİ Parti 28. Dönem İstanbul Milletvekili ve Kurucular Kurulu Üyesi Ayşe Sibel Yanıkömeroğlu’ndan geldi. Yanıkömeroğlu, partisinin kuruluş amaç ve ilkelerinden bir süredir uzaklaştığını belirterek istifa ettiğini 6 Aralık’ta duyurdu.

15 Aralık’ta ise İYİ Parti İstanbul Milletvekili Salim Ensarioğlu, partisinden istifa ettiğini duyurdu. Son milletvekili istifası ise İYİ Parti Ankara Milletvekili Yüksel Arslan’dan geldi. Arslan, 21 Aralık’ta partisinden istifa ettiğini duyurdu. 5 Aralık 2023’te ise İYİ Parti Sakarya Milletvekili Ümit Dikbayır partisinden ihraç edildi. Böylelikle İYİ Parti’nin Meclis’teki vekil sayısı 38’e indi.

Son dönemde İYİ Parti’de istifa eden ve görevden alınan diğer önemli isimler ise şöyle:

“İYİ Parti Ankara İl Başkanı Yener Yıldırım (Görevden alındı),
İYİ Parti Küçükçekmece İlçe Başkanı Fatma Çolak,
İYİ Parti İstanbul İl Başkan Yardımcısı Hakkı Alkan,
İYİ Parti Adıyaman Kurucular Kurulu üyesi olan Mithat Solgun,
İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı Ahmet Zeki Üçok (Görevden alındı),
İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı Ece Güner,
İYİ Parti Niğde İl Başkanı İbrahim Uzun,

İYİ Parti İstanbul İl Teşkilatı Kurucu Yönetim Kurulu Üyesi Ali Kıdık,
İYİ Parti Sağlık Politikaları Başkan Yardımcısı Aylin Anıl Arslan,
İYİ Parti Genel İdare Kurulu Üyesi Bahadır Erdem,
27’nci dönem İYİ Parti Milletvekili Durmuş Yılmaz
İYİ Parti İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Grup Başkanvekili İbrahim Özkan ve beraberindeki 6 Meclis üyesi,
2023 Genel seçimlerde İYİ Parti’den Hatay 2. sıra milletvekili adayı olan eski futbolcu Gökhan Zan.

Ayrıca, partide il yönetimlerdeki istifalar ise hala devam ediyor.

Paylaşın