Yeniden Refah, İstanbul İçin Necmeddin Erbakan’ın Damadını Düşünüyor

31 Mart’ta yapılacak yerel seçimler yaklaştıkça, partilerinde belediye başkan adayları netleşmeye devam ediyor. Yeniden Refah Partisi’nde İstanbul için Necmeddin Erbakan’ın damadı Mehmet Altınöz isminin öne çıktığı konuşuluyor.

Adalet ve Kalkınma Partisi (AK Parti) ile Yeniden Refah Partisi (YRP) arasında ‘İstanbul’da ortak aday’ görüşmelerinden sonuç çıkmazken, iktidara yakın medyada yer bulan kulis haberlerine göre, AK Parti’nin teklifini yetersiz bulan Yeniden Refah Partisi uzlaşıya kapıları kapattı.

AK Parti’nin, seçimlerde özellikle İstanbul, İzmir ve Ankara’da Yeniden Refah Partisi’nin desteği karşısında kazanılan büyükşehirlerde belediye meclis üyeliği teklif ettiği öğrenildi. Ancak Yeniden Refah Partisi yetkilileri, bu teklife parti tabanından tepki geleceğini ifade ederek müzakereyi sonlandırdı.

Seçimlere kendi adayları ile girme noktasında karar kılan Yeniden Refah Partisi’nde, Necmettin Erbakan’ın damadı olan Mehmet Altınöz isminin İstanbul için öne çıktığı konuşuluyor. Mehmet Altınöz, söz konusu iddiaları doğrular nitelikte açıklama yaptı.

Birgün’ün aktardığına göre; Mehmet Altınöz, “Bize getirdikleri teklifi kabul edemezdik, biz de yol haritamıza devam kararı aldık” dedi.

İstanbul adaylığı için de Altınöz, “Evet, doğrudur. Ben zaten İstanbul sorumlusuyum aynı zamanda. Teşkilattan arkadaşlarımız ile büyük efor sarf ettik, çok çalıştık. İstanbul adaylığı için benim ismim geçiyor, Suat Kılıç ismi de geçiyor. Doğru karar istişareler sonucu verilecektir” sözlerine yer verdi.

Mehmet Altınöz kimdir?

1973 yılında Bursa dünyaya gelen Mehmet Altınöz, Bursa Anadolu Lisesi ve Eskişehir Anadolu Üniversitesi İktisat Fakültesi İktisat bölümü mezunudur.

Ankara Sosyal Bilimler Üniversitesi İşletme Bölümünde Yönetim ve Organizasyon Yüksek Lisansı (MBA) yapan Mehmet Altınöz, Altınöz AŞ. Yönetim Kurulu Başkanıdır.

Saadet Partisi Genel Merkez Yüksek Disiplin Kurulu Üyeliği ve STK ve Halkla ilişkiler Bşk. Yrd. görevlerinde bulunan Mehmet Altınöz, Prof. Dr. Necmettin Erbakan Vakfı Mütevelli Heyeti üyesidir.

İyi derecede İngilizce bilen Mehmet Altınöz, evli ve iki çocuk babasıdır.

Paylaşın

AK Parti’nin Ankara Adayı Turgut Altınok, İzmir Adayı Hamza Dağ

31 Mart’ta yapılması planlanan yerel seçimler yaklaştıkça, partilerinde belediye başkan adayları netleşmeye devam ediyor. Son olarak AK Parti’nin Ankara Büyükşehir Belediye Başkan Adayı olarak Turgut Altınok olduğu belirtildi.

İnternethaber’in haberine göre, “CHP’nin kalesi” olarak nitelendirilen İzmir’de ise uzun süredir adı bu il için geçen, eski İzmir Milletvekili, Genel Başkan Yardımcısı Hamza Dağ’ın adaylığının açıklanması bekleniyor.

Yeni Şafak’ın haberine göre ise, Turgut Altınok arandı ve bilgi verildi. Altınok, hali hazırda AK Parti’nin Keçiören Belediye Başkanı olarak görev yürütüyor.

Buna göre AK Parti’de olan mevcut büyükşehir belediye başkanlarının büyük bölümünün de yeniden aday gösterilecek. Erdoğan’ın akşam saatlerinde büyükşehir belediye başkanlarını arayacağı öne sürüldü.

AK Parti’nin Adana Büyükşehir Belediye Başkan adayı Fatih Kocaispirli’nin beklediği telefonu aldığı ve Ankara’ya gitmek için hazırlıklara başladığı iddia edildi.

Malatya’da Selahattin Gürkan aday gösterilmezken, AK Parti kulislerinde konuşulanlara göre AK Parti’nin Malatya Büyükşehir Belediye Başkan adayı Sami Er oldu. Adıyaman Belediye Başkanı Süleyman Kılıç yeniden aday gösterilmeyecek. Ziya Polat, Adıyaman Belediye Başkan Adayı oluyor. Maraş’ta da Hayrettin Güngör’ün yerine Fırat Görgel Büyükşehir adayı oluyor.

AK Parti’nin Konya’da mevcut Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay’ı, Urfa’da Zeynel Abidin Beyazgül’ü, Kayseri’de Memduh Büyükkılıç’ı, Gaziantep’te Fatma Şahin’i aday göstermesi kesinleşti.

AK Parti Trabzon belediye Başkanı’nı değiştiriyor. Murat Soroğlu’nun yerine Ahmet Metin Genç aday olarak gösteriliyor.

Kırıkkale Belediye Başkan adayı: Mehmet Saygılı,
Nevşehir Belediye Başkan adayı: Mehmet Savran,
Şırnak Belediye Başkan Adayı: Mehmet Yarka,
Gümüşhane Belediye Başkan Adayı: Ercan Çimen,
MHP Kilis Belediye Başkan Adayı: Hasan Kara,
MHP Uşak Belediye Başkan Adayı: Sezer Ateş,
Aksaray Belediye Başkan Adayı: Evren Dinçer.

AK Parti, Ankara ve İzmir’in de aralarında bulunduğu 17’si büyükşehir, 48 ilin belediye başkan adayını yarın saat 14.00’da ATO Congresium Kongre ve Sergi Merkezi’nde açıklayacak.

Paylaşın

Merkez Bankası Duyurdu: Konut Fiyatları Yüzde 82,8 Arttı

Konut fiyatları kasım ayında bir önceki aya göre yüzde 1,9, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 82,8 arttı. Üç büyük il incelendiğinde, konut fiyatları, İstanbul, Ankara ve İzmir’de sırasıyla yüzde 69,2, 96,3 ve 76,9 arttı.

Haber Merkezi / Konut fiyatlarının en çok arttığı iller ise Ağrı, Ardahan Iğdır ve Kars oldu. Bu illerde konut fiyatları yıllık yüzde 130,7 artış gösterdi. Ayrıca, Çankırı, Kastamonu ve Sinop’ta konut fiyatları yüzde 128,5 artarken, Zonguldak, Bartın ve Karabük’te yüzde 127 arttı.

Türkiye genelinde ortalama bir konutun metrekare fiyatı 30 bin 318,6 lira olurken, ülke çapında 100 metrekarelik bir konutun fiyatı ortalama 3 milyon 318 bin lira oldu. 100 metrekarelik bir konutun ortalama fiyatı Ankara’da 2 milyon 329 bin TL, İstanbul’da 4 milyon 453 bin TL, İzmir’de ise 3 milyon 354 bin lira olarak kayıtlara geçti.

Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası (TCMB) 2023 Kasım ayına ilişkin Konut Fiyat Endeksini (KFE) açıkladı.

Buna göre; Türkiye’deki konutların kalite etkisinden arındırılmış fiyat değişimlerini izlemek amacıyla hesaplanan Konut Fiyat Endeksi (KFE), kasım ayında bir önceki aya göre yüzde 1,9 oranında artarak 1150,4 seviyesinde gerçekleşti.

Bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 82,8 oranında artan KFE, aynı dönemde reel olarak yüzde 12,4 oranında artış gösterdi.

İstanbul, Ankara ve İzmir’in konut fiyat endekslerindeki gelişmeler değerlendirildiğinde, kasım ayında bir önceki aya göre, sırasıyla yüzde 0,8, 1,8 ve 2,8 oranlarında arttı. Endeks değerleri bir önceki yılın aynı ayına göre, İstanbul, Ankara ve İzmir’de sırasıyla yüzde 69,2, 96,3 ve 76,9 oranlarında arttı.

Paylaşın

Çin’in Nüfusu 1 Milyar 409 Milyona Geriledi

Çin Ulusal İstatistik Bürosunun (UİB) verilerine göre, 2022 yılında 1 milyar 411 milyon olan nüfus, 2023 yılında 1 milyar 409 milyona geriledi. Çin nüfusu, 2022’de 1960’ların başında kuraklık ve kıtlık yıllarından bu yana ilk kez azalmıştı.

2022 yılı, Çin’de nüfusun uzun vadeli azalma eğiliminin başladığı yıl olmuştu. Çin’de 2023’te 9,02 milyon bebek dünyaya gelirken, doğum sayısı 9,56 milyon bebeğin dünyaya geldiği 2022’ye göre yüzde 5,6 azaldı.

Doğum oranı, binde 6,39 ile ulusal kayıtların tutulmaya başlandığı 1949’dan bu yana en düşük seviyeye geriledi. Çin’de doğum oranı 2022’de binde 6,77’ye düşmüştü. Ülkede 2023’te 11,1 milyon ölüm kaydedilirken, ölüm oranı binde 7,87’ye yükseldi. Ölüm oranı, 2022’te binde 7,37 olmuştu.

Ölüm oranında geçen yıla kıyasla hızlı artış dikkati çekti. Çin hükümeti, 2022’nin sonunda Kovid-19 tedbirlerinin kaldırılmasının ardından virüsle bağlantıların can kayıplarının sayısını açıklamayı bırakmıştı.

Çin’de 1980’den 2015’e kadar uygulanan tek çocuk politikası ve bu dönemdeki hızlı kentleşme sonucunda ülkedeki doğumlar on yıllardır düşüyor. Tıpkı Japonya ve Güney Kore’deki ekonomik patlamalarda olduğu gibi, büyük nüfuslar, Çin’in kırsal bölgelerinden çocuk sahibi olmanın daha pahalı olduğu şehirlere taşındı.

“Doğurganlıktaki düşüşü tersine çevirmek çok zordur”

VAO Türkçe’nin aktardığına göre; Michigan Üniversitesi’nden demograf Zhou Yun, “Doğurganlığın düşük olduğu diğer ülkelerde de defalarca gözlemlediğimiz gibi, doğurganlıktaki düşüşü tersine çevirmek genellikle çok zordur” dedi.

2023’te Çin’de bebek yapma iştahı daha da azalırken, genç işsizliği rekor seviyelere ulaştı. Birçok beyaz yakalı çalışanın ücretleri düştü ve hane halkı servetinin üçte ikisinden fazlasının depolandığı emlak sektöründeki kriz derinleşti.

Yeni veriler, dünyanın iki numaralı ekonomisinin büyüme beklentilerinin daha az işçi ve tüketici nedeniyle azaldığı yönündeki endişeleri arttırırken, yaşlı bakımı ve emeklilik yardımlarının artan maliyetleri, borçlu yerel yönetimler üzerinde daha fazla baskı yaratıyor.

Birleşmiş Milletler’in tahminlerine göre Hindistan geçen yıl dünyanın en kalabalık ülkesi olarak Çin’i geride bırakmıştı. Özellikle Pekin ile Washington arasında jeopolitik gerilimler artarken, Çin merkezli bazı tedarik zincirlerinin başka pazarlara taşınmasının yararları konusunda daha fazla tartışma yaşanıyor.

BM uzmanları Çin nüfusunun 2050’e kadar 109 milyon azalacağını öngörüyor ki bu da 2019’da yaptıkları bir önceki tahminin üç katından daha yüksek bir azalma anlamına geliyor.

Çin’in 60 yaş ve üzeri nüfusu 2022’de 280,04 milyon iken 2023’te 296,97 milyona ulaşarak toplam nüfusun yaklaşık yüzde 21,1’ini oluşturuyor. Çin’in 2023’te 1000 kişi başına 7,87 ölüm oranı, 2022’deki 7,37 ölüm oranının da üzerinde.

Ülkenin 60 yaş ve üzerindeki 280 milyonluk nüfusunun 2035 yılına kadar 400 milyonun üzerine çıkması bekleniyor. Bir başka ifadeyle Çin’deki emekli nüfus, tek başına Türkiye toplam nüfusunun dört katından fazla olacak. Devlete bağlı çalışan Çin Bilimler Akademisi, emeklilik sisteminin 2035 yılına kadar parasının tükeneceğini düşünüyor.

Kuzeybatı Gansu eyaletinde çiftçilik yapan 57 yaşındaki Zhu Guoping, yıllık yaklaşık 20 bin yuan (85 bin 600 TL) olan gelirinin ailesine yetmediğini söyledi. Kendisi 60 yaşına geldiğinde 685 TL’ye denk gelen 160 yuan aylık emekli maaşı alacak. Zhu, “Bu para kesinlikle yeterli değil. Belki çocuklarımız gelecekte bize biraz destek sağlayabilir” dedi.

Yüksek çocuk bakım ve eğitim masrafları birçok Çinli çifti çocuk sahibi olmaktan alıkoyarken, iş piyasasındaki belirsizlik de kadınları kariyerlerine ara vermekten caydırıyor. Demografi uzmanları, cinsiyet ayrımcılığı ve kadınların ailede bakıcı rolünü üstlenmesine yönelik geleneksel beklentilerin sorunu daha da derinleştirdiğini söylüyor.

Başkan Xi Jinping geçen yıl kadınların “iyi aile geleneği hikâyeleri” anlatmaları gerektiğini söylemiş ve ulusal kalkınmayla ilişkilendirdiği “yeni bir evlilik ve çocuk doğurma kültürünü aktif olarak geliştirmek gerektiğini” eklemişti.

Yerel yönetimler doğumları teşvik etmek için vergi indirimleri, daha uzun doğum izni ve konut sübvansiyonları gibi çeşitli önlemler açıkladı.

Ancak Pekin’deki bir politika enstitüsü, yetersiz finansman ve yerel yönetimlerin motivasyon eksikliği nedeniyle bu politikaların çoğunun uygulanamadığını belirterek, bunun yerine ülke çapında birleşik bir aile sübvansiyonu programı çağrısında bulundu.

Bir internet şirketinde çalışan 36 yaşındaki Pekinli Wang Weidong, kendisinin ve eşinin ikinci bir çocuk sahibi olma konusunda isteksiz olduğunu söyledi. Wang, “İnsanlar bu teşvikler yüzünden çocuk sahibi olmayacak. Teşvikler yardımcı unsur, asıl neden değil. Bu yüzden bu eğilimi tersine çevirmenin daha zor olduğunu düşünüyorum” dedi.

Paylaşın

Akşener, Erdoğan’la Telefon Görüşmesine Açıklık Getirdi

Partisinin grup toplantısında konuşan İYİ Parti Lideri Akşener, Cumhurbaşkanı Erdoğan ile telefon görüşmesine açıklık getirerek, “Ben her büyük terör hadisesinden sonra her önemli dış politika krizinden sonra ilgili bakanlıkları ve cumhurbaşkanını bugüne kadar telefonla aramışımdır” dedi ve ekledi:

“33 şehidimizde de her şeyi iptal edip hem kendilerini arayıp yani 3 bakanı arayıp, hep aramış bilgi almışımdır. Bu defa da aynını yaptık. Anlayamadığım bir biçimde bu defa çok enteresan sayın cumhurbaşkanını sayın dışişleri bakanını sayın milli savunma bakanını aramamı, mesela milli savunma bakanı geri dönmesi ama hakan fidan ve sayın Erdoğan geri döndüler, bilgi verdiler, öğrendim, arkadaşlarıma bunu aktardım.”

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, partisinin TBMM’deki grup toplantısında açıklamalarda bulundu. Akşener’in açıklamalarından öne çıkan bölümler şöyle:

“Bugün ayrı bir coşku görüyorum. Yalnız bu coşkuyu görenlerin siniri bozulacak. Yeni yılın ilk grup toplantısındayız gönül isterdi ki milletimizle yeni mutlulukları paylaşalım, ancak maalesef hepimizi kahreden acılarımız var. Geçtiğimiz hafta 9 Mehmetçiğimizi daha teröre şehit verdik. 9 kahramanımız Pençe Kilit Harekatı’nda vatanımızı terör örgütüne karşı savunurken şehit düştüler. Başımız sağ olsun. Şehitler ölmez, bu vatan bölünemez, bölmeye kalkan görür gününü.

Unutmayalım ki bugün bu salonlarda güven içerisinde konuşabiliyorsak, evlerimizde rahatça uyuyabiliyorsak bunu bu millet bu memleket için göğsünü siper eden nice vatan evladına borçludur. Biz bugün fedailerimiz için acılarımızı yüreğimize basacağız düşmanı güldürmeyeceğiz, biz bugün acımızı içimizde söndürecek birliğimizden geçit vermeyeceğiz.

Herkes peşini bıraksa bile andımız olsun ki biz bu davayı kıyamete kadar güdeceğiz. Mehmetçiklerimiz sahada amansız bir mücadele vermeye devam ediyor aklımız fikrimiz yüreğimiz onlarla, ayakları taşa değmesin, attıkları boşa gitmesin, rabbim onları korusun, acılarını göstermesin. Allah her birinden razı olsun. Türkiye Cumhuriyeti Devleti ilelebet payidar olsun.

Cumhurbaşkanı Erdoğan ile telefon görüşmesi

Bir konuya açıklık getirmek istiyorum; ben her büyük terör hadisesinden sonra her önemli dış politika krizinden sonra ilgili bakanlıkları ve cumhurbaşkanını bugüne kadar telefonla aramışımdır. 33 şehidimizde de her şeyi iptal edip hem kendilerini arayıp yani 3 bakanı arayıp, hep aramış bilgi almışımdır. Bu defa da aynını yaptık.

Anlayamadığım bir biçimde bu defa çok enteresan sayın cumhurbaşkanını sayın dışişleri bakanını sayın Milli Savunma Bakanını aramamı, mesela Milli Savunma Bakanı geri dönmesi ama Hakan Fidan ve sayın Erdoğan geri döndüler, bilgi verdiler, öğrendim, arkadaşlarıma bunu aktardım. Ben milletvekili değilim Meclis grubumuz tutumumuz bir tutum aldı.

Günlük siyasette birbirimizi kıyasıya eleştirebiliriz ama dış dünyaya karşı bu tür konularda elbette ortak bir tutum belirlemeliyiz. Bunun için de Sayın Dervişoğlu, Sayın Aydın, ve Sayın Usta’nın organizasyonunda biz meclisin ortak bir beyanat ortak bir bildiri imzalamasını teklif ettik. Ve Saadet Partisi, İyi Parti, MHP ve AK Parti bizim teklifimize evet diyerek imza attılar. Anlayamadığım bir biçimde çok da ayıpladığım bir biçimde bir bildiri savaşı çıktı. PK’lılar herhalde çok mutlu olmuştur. PKK’lılar herhalde bu birbirine düşen gazi meclisin mensuplarına çok gülmüşlerdir.

AK Parti’ye gıcık olmak onun yaptığı işleri eleştirmek onu sandıkta yenmek bu iddia ile ortaya çıkmak elbette bizim hakkımız ama şehit ailelerinin karşısında bu milletin temsilcileri olarak bizler kaya gibi durmak zorundayız o PKK’lı şerefsizlere karşı. Neyse sakin sakin geçirdik konuyu. Şımardıkça şımardılar hadsizleştikçe hadsizleştiler. Şimdi yine şehitlerimiz oldu. Yine ben aradım, ya bu rutin. Aradım.

Benzer bir meclis bildirisini, DEM’in imzalamasını beklemiyoruz ama buradan da bir cingar çıktı. Dün bir toplantı oldu o toplantıda bu 3 siyasi parti imza atacak diğer siyasi partiler imza atmayacak bu parçalı görüntüden vazgeçildi, burası çok enteresan… Numan Kurtulmuş’un imzasıyla ortak tezkere meclise sunuldu, ilginç bir biçimde ayrı bir bildiri yayımlayanların hepsi bu tezkereyi destekledi. Soru şu; karın ağrısı İYİ Parti miydi?

“Bu milletin sesi olacağız ve kazanacağız”

Eğer AK Parti ile bir el sıkışmamız olsa idi bizden ayrılan bizi çok üzen bizi kandırmış hissettiğimiz daha başka bir söz derim de ayıp olur bir milletvekilini, bizden seçilip koşa koşa AK Parti’ye geçip Eskişehir’den aday gösterilmesi mümkün olur muydu? İnanıyorum Eskişehir dümenci bir insanı seçmeyecektir. Demek ki biz kimseye yanlamıyoruz ama yahu nasıl bir dünya bu her iki tarafın da argümanları aynı. Bunların her birini ahlaksızlık görüyorum, gereğini yapmayan namerttir. İstediğiniz kadar zırlayın hür ve müstakil olarak gidip bu ülkede üçüncü yolu açıp, bu milletin sesi olacağız ve kazanacağız.

Irak’ta bölgesel yönetimle görüşüyorsunuz o zaman neden bu konuda adım atmaları için kesin ve net bir dille uyarıda bulunmuyorsunuz? Aynı şekilde Suriye’nin kuzeydoğusunda PKK varlığının ortadan kaldırılması için neden tüm imkanlarınızı kullanmıyorsunuz? Neden bir taraftan Rusya’nın bir taraftan ABD’nin PKK-PYD varlığını kabul eden politikaları konusunda net bir tavır koyamıyorsunuz? Terörle mücadeleyi suçlu arayıp şikâyet ederek yönetemezsiniz!

Yargıtay 3. Dairesi’nin AYM’yi alenen yok saydığı bir ortamda, eğer ki iktidar Anayasa’nın çiğnenmesine göz yumuyorsa, gayrı meşruluktan siyasi çıkar elde etmeye çalışıyorsa, ortaya çıkan anayasal devlet krizine engel olamıyorsa o zaman yetkiyi aldığı milletine karşı sorumluluğunu yerine getiremiyor demektir.

“Deprem bölgesinde bine yakın çocuk kayıp”

ABD’de bir çocuk istismarcısını ifşa eden korkunç gelişmeler yaşandı. Dosyadaki birçok ülkeyle beraber, 17 Ağustos 1999 depremi sonrasında Türkiye’den de çocuklarımızın kaçırıldığı ve bu şebekenin eline düşürüldüğü ortaya çıktı.

6 Şubat’ta yaşadığımız depremlerin ardından herkesin aklına aynı soru geldi. Bu depremlerde kaybolan çocuklarımız var mı? 99 depreminden sonra hala ailelerinin ulaşamadığı ama öldüklerine dair bir kanıtın olmadığı kayıp çocuklarımız olduğunun bilinciyle yaptım.

Kahramanmaraş’ta Yeşilada Apartmanı’nda yaşayan 6 yaşındaki Talha Demirel nerede? Ebrar Sitesi’nde yaşayan Alya Kılınç nerede? Antakya Rönesans Rezidans’ta yaşayan  3 yaşındaki Mustafa Kemal Koşar, 1 yaşındaki Mehmet Akif Koşar nerede? Adıyaman’daki Arzıklar Apartmanı’nda yaşayan 9 yaşındaki Muhammed Enes Demir nerede?

7 yaşındaki ikiz kardeşler Elif ve Esma Yapar, 17 yaşındaki şükran Yapar nerede? Deprem bölgesinde toplamda bine yakın çocuğun kayıp olduğu iddiası var, sadece deprem mağdurları ve kayıp yakınlarıyla dayanışma derneğine 142 kayıp çocuk başvurusu yapılmış. Madem bu çocuklar kayıp değil, neden ailelerin bundan haberi yok?

Buradan suç duyurusu yapıyorum ben ve ailemle ilgili bilgisi olan yamukluğa dair hissi olan savcılara gitmezse zaten şerefsiz ve ahlaksızlardır ama buradan savcılara da hareket etmelerine davet ediyorum. Sonucunda iftira atmanın da bu kadar kolay olmadığını söylemek isterim.

DEM ve HÜDA- PAR’a mahkum oldular

Bu seçimler ceketimizi koysak kazanırız diyenlere karşı, milletin istediği kazanır diyen İYİ Parti’nin mücadelesidir. Bu seçimler; koltuk peşinde, rant peşinde koşup; millete tepeden bakan, siyaset simsarlarına karşı; Millet iradesini, yeniden hakim kılma kavgası veren; İYİ Parti’nin mücadelesidir.

Ayrıca bu seçimlerde; sadece belediyeler değil, başka şeyler de oylanacak: Mesela; DEM’e mahkûm olanlar mı? Hüdapar’a boyun eğenler mi? Yoksa; İYİ Parti’nin, dimdik duruşu mu? İşte bu oylanacak! Mesela; Oy uğruna, bölücülerin sözlerini yutanlar mı? Oy uğruna, terörist başının mektubunu okutanlar mı? Yoksa; Bu iki kirli anlayışa da karşı çıkan, İYİ Parti mi? İşte bu oylanacak! Mesela; Cumhuriyetimizi, tapulu malı görenler mi? Yüce dinimizin, hamiliğine soyunanlar mı? Yoksa, tüm milli ve manevi değerlerimize sahip çıkan, İYİ Parti mi? İşte bu oylanacak!

Mesela; Kendininkinden başka, hiçbir fikre tahammülü olmayan, tek adam monarşisi mi? Kendininkinden başka, hiçbir karara saygısı olmayan, eş başkanlar oligarşisi mi? Yoksa; Türkiye’nin milli demokratik yükselişini başlatan, İYİ Parti mi? İşte bu oylanacak! Türkiye’nin, iyi ve cesur evlatları! Bugüne kadar, Milletimizin, millî ve manevi duygularını, istismar ederek, konfor alanlarını koruyan, iki kutuplu sistemin aktörleri; şüphesiz ki, yerel seçimlerde de; türlü tezgahlarla, karşımıza çıkacaklar.

Koltuklarını ve rantlarını kaybetme korkusunu, sanki bir memleket meselesiymiş gibi, anlatıp duracaklar… “Bize oy vermezseniz…” ile başlayan tehditlerini, havada uçuşturacaklar. Bir taraf, “28 Şubat geliyor!” diyecek; Diğer taraf, “Şeriat geliyor! diye karşılık verecek.”

Paylaşın

Süper Lig’den İki Takıma Süresiz Transfer Yasağı

Süper Lig ekiplerinden Ankaragücü ve Kayserispor’a daha önce transfer yasağı veren FIFA (Uluslararası Futbol Federasyonları Birliği) değişikliğe giderek bu iki kulübümüze süresiz olarak transfer yasağı uyguladı.

Haber Merkezi / Dönemlik transfer yasaklarında kulüp ödenmesi gereken parayı ödeyemese bile dönem sonunda FIFA tarafından değerlendirilmeye alınır ve yasağın devamı hakkında karar verilir.

Süresiz transfer yasağında ise kulüp söz konusu borcu ödeyene kadar değerlendirilme yapılmaz ve transfer yasağı kalkmaz.

FIFA, Süper Lig’de mücadele eden Adana Demirspor, Antalyaspor, Alanyaspor, Hatayspor, MKE Ankaragücü, Kayserispor’a 3’er, Samsunspor’a ise 2 dönem transfer yasağı getirdi.

Adana Demirspor ve Samsunspor’un cezalarını kısa süre içinde kaldırdı ve iki kulübe serbestlik tanıyan FIFA, Ankaragücü ve Kayserispor’un cezalarını değiştirerek, süresiz transfer yasağına çevirdi.

Transfer yasağı, FIFA tarafından bir kulübe verilen ve o kulübün futbolcu transferi yapmasına engel olan bir yaptırımdır. Transfer yasağı, futbolcuların haklarını korumak ve kulüplerin finansal sorumluluklarını yerine getirmelerini sağlamak amacıyla uygulanır.

Transfer yasağı, aşağıdaki nedenlerle verilebilir:

Futbolcuların ücretlerini ödemeyen kulüplere,
Futbolcuların sözleşmelerini ihlal eden kulüplere,
FIFA’nın belirlediği transfer kurallarını ihlal eden kulüplere.

Transfer yasağı, bir kulübe verilen en ağır yaptırımlardan biridir. Transfer yasağı alan kulüpler, futbolcu transferi yapamaz, futbolcularıyla sözleşme imzalayamaz ve transfer tahtasını açamaz.

Paylaşın

Avrupa Birliği, Hamas Liderini “Terör Listesine” Aldı

Hamas’ın başlattığı Filistin – İsrail savaşının 102. günü geride kalırken, Hamas’ın Gazze Şeridi’ndeki lideri Yahya Sinvar’ı “terör listesine” aldı. İsrail, Sinvar’ın AB’nin terör listesine alınmasından memnuniyet duyduğunu açıkladı.

7 Ekim saldırılarının planlayıcıları arasında olduğu tahmin edilen Hamas’ın silahlı kanadı İzzeddin El Kassam Tugayları Komutanı Muhammed Deif de aynı listede yer alan bir başka isim.

Avrupa Birliği (AB) ülkeleri Hamas’ın Gazze Şeridi’ndeki lideri Yahya Sinvar’ı terör listesine aldı. Sinvar, Hamas’ın 7 Ekim’de Gazze Şeridi dışına çıkarak İsrail yerleşim yerlerine düzenlediği saldırıların planlayıcısı olarak değerlendiriliyor.

Yaptırım listesine alınması uyarınca Sinwar’ın AB ülkelerindeki mal varlığı donduruldu ve kendisiyle ticari alışveriş yapmak AB vatandaşlarına yasaklandı.

Hamas, AB’nin terör örgütleri listesinde yer alıyor. Hamas’ın 7 Ekim saldırılarında İsrail’in açıklamalarına göre çoğu sivil en az 1140 kişi öldürülürken, 250’den fazla İsrailli de rehin alınarak Gazze Şeridi’ne kaçırılmıştı. İsrail’in verdiği rakamlara göre 132 sivil halen Filistin bölgesinde bulunuyor, bunlardan 25’inin öldürüldüğü tahmin ediliyor.

DW Türkçe’de yer alan habere göre; İsrail Dışişleri Bakanı İsrael Katz, Sinvar’ın AB’nin terör listesine alınmasından memnuniyet duyduğunu ifade etti.

Katz, Brüksel’in verdiği kararın “Hamas’ın kaynaklarını boğmak, meşruiyetini ortadan kaldırmak ve verilen tüm desteği yasaklamak için” gösterdikleri diplomatik çabaların bir sonucu olduğunu belirtti. 61 yaşındaki Sinvar, 7 Ekim’den bu yana kamuoyunda görülmezken, İsrail ordusu Sinvar’ın ölüm vaktinin geldiğini açıklamıştı.

Han Yunus’taki sığınmacı kampında dünyaya gelen Yahya Sinvar, 2017 yılında Hamas’ın Gazze’deki lideri seçilmişti. Sinvar, 2011 yılında Hamas’ın elindeki bir İsrail askerinin bırakılması karşılığında İsrail cezaevlerinden serbest bırakılan 1027 Filistinli mahkumdan biriydi.

Hamas lideri, 2015 yılında da ABD’nin en çok aranan “uluslararası teröristler” listesine alındı. 7 Ekim saldırılarının planlayıcıları arasında olduğu tahmin edilen Hamas’ın silahlı kanadı İzzeddin El Kassam Tugayları Komutanı Muhammed Deif de aynı listede yer alan bir başka isim.

AB, Hamas’ın saldırıları ve İsrail’in buna tepki olarak Gazze Şeridi’nde başlattığı yıkıcı taarruza karşı ortak bir tutum geliştirmeye çalışıyor.

İsrail ordusunun 7 Ekim’deki saldırı sonrası Gazze Şeridi’ne düzenlediği hava ve kara saldırılarında Filistin Sağlık Bakanlığı’nın verdiği bilgilere göre şimdiye kadar 24 bin 285 Filistinli hayatını kaybetti. Ölenlerin yüzde 70’inin kadın, çocuk ve yaşlı olduğu belirtiliyor.

Paylaşın

Erdoğan Açıkladı: En Düşük Emekli Maaşı 10 Bin Lira Oldu

Milyonlarca emeklinin beklediği ek zam oranını açıklayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Uygulamaya aldığımız emekli maaşı alt sınırını 7500 liradan 10 bin liraya çıkarıyoruz. Meclisimizin de onayını aldıktan sonra artışları bir an önce emeklilerimizin maaşlarına yansıtmak istiyoruz” dedi.

Haber Merkezi / Cumhurbaşkanlığı Kabinesi, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında toplandı. Erdoğan, toplantı sonrası, milyonlarca emeklinin beklediği ek zam oranını da açıkladı. Erdoğan’ın açıklaması şöyle:

“Çalışanlarımız ve emeklilerimiz başta olmak üzere refah düzeyini düzeltmek için canla ve başla çalışıyoruz. İşçi, memur ve emekli maaşlara yaptığımız zamlarla bunu kısmen sağladık. İnşallah önümüzdeki dönemde çalışanlarımızı enflasyona ezdirmeme sözümüzü tutmaya devam edeceğiz.

Geçen yılın son aylarındaki yaptığımız hesaplarla 16 milyon emeklimizin tamamına 5’er bin liralık ödeme gerçekleştirdik. Çalışan emeklilerimiz de 5 bin lirayı aldı. Emeklilerimizi asla darda bırakmıyoruz. 2004 yılının ilk 6 ayı için memur emeklisi aylıklarında yüzde 498,25, SSK ve Bağkur’da yüzde 37,57 artış oldu.

Bu artışların emeklilerimizde yol açtığı rahatsızlığı gördüğümüz için birbirine yakınlaştıracak adım atıyoruz. SSK ve Bağkur emeklisi aylıklarına ilave yüzde 5 daha artış yapacağımız müjdesini buradan vermek istiyorum. SSK ve Bağkur emeklisi Ocak 2024’ten itibaren yüzde 42,6’ya yükseliyor. Temmuz ayında artışlarla birlikte emeklilerimizin hepsi yaklaşık aynı oranlarda maaş artışına kavuşacaklardır.

Memur, SSK ve BAĞKUR ayrımı yapmadan tüm emeklilerimizin yıllık artış oranları önümüzdeki Temmuz’da eşitlenecektir. Yılın ikinci yarısındaki maaş artışlarında memur emeklileri enflasyon farkını alırken SSK ve BAĞKUR emeklileri farkı alacakları için dengesizlik giderilecektir. Uygulamaya aldığımız emekli maaşı alt sınırını 7500 liradan 10 bin liraya çıkarıyoruz. Meclisimizin de onayını aldıktan sonra artışları bir an önce emeklilerimizin maaşlarına yansıtmak istiyoruz.

200 milyar liralık ilave kaynağı emeklilerimizin istifasdesine sunmak istiyoruz. Tüm bu artışların ülkemize, milletimize hayırlı olmasını diliyorum. 2024’ü emekliler yılı olarak ilan ediyoruz. Bu vesile ile emeklilerimizin hayat kalitesini artıracak, sosyal haklarını genişletecek yeni hizmetleri devreye almak hedefimizdir. Geniş bir yelpazeye yayılan bu hizmetler şimdiden emeklilerimize hayırlı olsun.”

Paylaşın

Yeniden Refah’tan AK Parti’yle İttifak Açıklaması: Görüşmeler Kesildi

AK Parti ile bir süredir yürüttükleri ittifak görüşmelere ilişkin açıklamada bulunan Yeniden Refah Partili Suat Kılıç, “AK Parti ile ittifak görüşmeleri gitmiyor. Heyetler arasındaki görüşmeler kesildi. Randevulaşma söz konusu olmadı. Talep veya girişimimiz olmayacak” dedi.

Haber Merkezi / Suat Kılıç, açıklamasının devamında, AK Parti’den Konya Büyükşehir’i istemek gibi bir taleplerinin olmadığını, amaçlarının “bir şeyler koparmak” olmadığını dile getirdi.

Kılıç, ayrıca, liderler düzeyinde bir talep gelirse görüşmeye olumlu bakacaklarını belirterek, “Siyaset müzakereye açık olmak, işbirliğine kapıları açık tutmaktır. Eskilerin dediği gibi siyasette 24 saat bile uzun süredir” dedi.

Yeniden Refah Partisi Genel Başkan Yardımcısı Suat Kılıç, Genel Başkan Fatih Erbakan başkanlığında gerçekleştirilen Merkez Yürütme Kurulu (MYK) toplantısı sonrası açıklamalarda bulundu. Suat Kılıç, 31 Mart’a yapılacak olan yerel seçimlere ilişkin şu ifadeleri kullandı.

“AK Parti’den Konya Büyükşehir Belediyesini istediğimiz yönünde çıkan haberleri ben de okuduğumda Şerif Bey’e mesaj atıyorum, ‘yine bir yerleri istemişiz’ diye espri anlamında bunu değerlendiriyoruz. AK Parti’den Konya Büyükşehir Belediyesini talep etmedik. Bizden duymadıklarınıza lütfen inanmayın.

‘AK Parti’yle Yeniden Refah Partisi arasında ittifak görüşmeleri nasıl gidiyor?’ diye sordunuz. Gitmiyor. AK Parti ile Yeniden Refah Partisi arasındaki heyetler arasındaki görüşmeler kesildi. En son geçen hafta pazartesi günü olacak görüşmeyi tehir etmek istediklerini bildirmişlerdi. Onun dışında herhangi bir randevulaşma söz konusu olmadı. Bizim herhangi bir talep ya da girişimimiz bu anlamda olmayacak.

Ama AK Parti’den görüşmelere yeniden başlamak ya da bir liderler zirvesi gerçekleştirmek yönünde talep gelirse elbette ki bu talebe olumlu bakacağımızı daha önce ifade ettik. Siyaset yönetme sanatıdır, siyaset devlet yönetmektir, siyaset müzakereye açık olmaktır, siyaset işbirliğine kapıları açık tutmaktır.

Merkez yürütme kurulunda mülakat tarihleriyle ilgili çalışmaların yapılıyor. Daha esnek bir takvim içerisinde mülakatlarımızı daha sağlıklı yürütebilmek açısından 10 Şubat tarihini belirledik. 10 Şubat tarihinde Yeniden Refah Partisi, Ankara’da bütün büyükşehir ve il belediye başkan adaylarını ilan edecek.

Aynı toplantıda 31 Mart 2024 yerel seçim beyannamemizi de kamuoyuyla paylaşacağız. Kapı bir yere kadar aradık ama tarihi de belli seçimler yaklaşıyor. Vatandaşlarımızın müsterih olmaları lazım. Biz milletimizin milli manevi değerleri istikametinde siyaset yapan çizgisi olan ilkeler temelinde siyasi yaklaşımlarını oluşturan bir siyasi partiyiz.

Yeniden Refah Partisi’ne güvenen, oyunu, vicdanını Yeniden Refah Partisi’ne teslim eden hiçbir vatandaşımızı bize olan sevgisinden, ilgisinden alakasından ve güveninden dolayı mahcup etmemek üzere çalışmalarımızı yürütüyoruz.”

Paylaşın

CHP Lideri Özel: Sarayı Meşrulaştırmayacağız

Partisinin TBMM’deki grup toplantısında konuşan CHP Lideri Özgür Özel, “Bundan sonra saraya eyvallah etmeyiz, onunla birlikte imza atıp onu meşrulaştırmayız. Herkes partisine güvensin. Saldırı ve provokasyonları korktukları içindir. Biz bu partiyi ayağa kaldırdık, bu milleti ayağa kaldıracağız. Bu milleti bir avuç zengine teslim etmeyeceğiz” dedi.

Haber Merkezi / Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel, Meclis’e verilen aranın ardından partisinin ilk grup toplantısında konuşuyor. Özel’in konuşmasından satır başları şu şekilde:

“Zor ve ağır günlerden geçiyoruz. Üst üste aldığımız şehit haberleriyle bir acı yüreğimizi yakarken, aynı üs bölgesinden yeni bir şehit haberleri aldık. Biz evlerimizde rahatça uyurken bayrağımızın dalgalanması için canlarını feda ettiler. Bir ayda 23 evladımız aynı bölgede şehit oldu. Aynı ezberi tekrarlayanlar, aynı ezberi tekrar etmeye bizleri de peşlerine takmaya ve hesap sormamaya davet ettiler.

Geçici üs bölgesini koruyabileceksek orada kalınmalı, korunamayacaksa ona göre askeri karar gereği yapılır. Bir eksik varsa gidereceksiniz ki bir daha acı haberi almayalım. Dediler ki biz Meclis’e gelip bilgi vermeyiz. Kendi bildirimizi yayınladık. Onlar kınadı, biz PKK’yı lanetledik. Onlardan çok daha sert tepki gösterdik.

Onlar için doğruları savunmanın kıymeti yok onların iktidarını sarsmamanın önemi var. PKK dediğimiz halde PKK demedi dediler. Bizleri protesto etmeye kalktılar. Onların sorumluluğunu paylaşmadık. Maalesef cuma akşamı 9 eve daha ateş düştü. Sonra çıkmışlar yine bir kez daha kınama yayınlayalım.

Bugün o iki bakan gelmedikleri Meclis’e geliyorlar. Bu kez Saadet, Gelecek, Deva ve Demokrat Parti de imzalamadı, kendi bildirgelerini sunuyorlar. AK Parti, MHP, İYİ Parti birlikte imza atıyorlar. Sahada üyelerinin Cumhuriyetçi olduklarına hiç şüphe duymadığımız geçmişte birlikte olduğumuz, AK Parti ve MHP’yi eleştiren İYİ Parti’nin bunlardan ayrılıp teröre karşı kendi bildirisini imzalamasını istiyoruz. Aksi takdirde üzüleceğiz.

Meclis’e bildirgemizi sunuyoruz. Bütün bildirgeler okunsun, kim nerede belli olsun… CHP seçimden en çok oyu alma hesabıyla değil, bu ülkede herkes huzurlu yaşadığında başaracak. Anaların gözyaşının ve alın terinin rengi olmaz.

AK Parti devletin genleriyle oynadı. Devletin başı ve yürütmenin başı, bir terör saldırısı olduğunda kime telefon açmış kime açmamış o tartışılıyor. Siz eğer iktidarın sahibi olarak verilen sorumluluğu yerine getirirseniz, o zaman muhalefet partisi de bir kalp gibi hareket eder. Siz eğer şehitlerimizin geldiği gecede bazı liderlere telefon edip bazı liderleri aramamaya kalkarsanız siz her şey olmuşsunuz ama devlet insanı olamamışsındır demektir. Bazı telefonların gelmesi gelmemesinden daha kötüdür. Gelmeyen telefonla gurur duyuyorum. Recep Tayyip Erdoğan’ın gelecek tahayyülünde bulunmamak CHP için onurdur.

Bugün bakanlar genel kurula getirecek, biz de orada olacağız. Sadece eldeki bilgilerin bir tekrarı, milletin meclisine şeklen saygı, özde saygısızlık demektir… Sınırlarımızın ötesinde, Mehmetçiklerimizin güvenliğinin sağlanamadığı bu süreçte bu kararlar askeri olarak mı veriliyor, yoksa sivil olarak verilip askere mi dayatılıyor?

PKK ve YPG’nin birinci derece destekçisi olduğunu söylediğiniz ABD, NATO’nun en yüksek askeri gücüne sahip birinci üyesi ise ve siz ABD ile ilişkiler konusunda nasıl bir irtibat kuruyorsunuz? Hem içeriye ‘ABD PKK’yı destekliyor’ diyeceksiniz, hem F-16 pazarlıkları yapacaksınız.

Ekonomi kötüye gidiyor. Dünyada gıda fiyatları düşüyor, Türkiye’de TÜİK’e göre gıda enflasyonu yüzde 72 artmış. Seçimlerde oy talep ettiler, sahte videolar yaptılar, tehdit ettiler. Vatan, ezan, bayrak deyip aç karınlardan oy alıp iktidarı sürdürmek istediler.

CHP’nin önerisi en düşük emekli maaşının en azından asgari ücret düzeyinde olmasıdır. Emeklilerden kendisine 7 bin 500 TL’yi reva görenlere bu seçimlerde sarı kart göstermesini bekliyoruz.

“Mesele sadece Can Atalay meselesi değildir”

Bu ülkede anayasa yoksa kimsenin malının da garantisi yoktur, özgürlük de, gelecek de yoktur. O yüzden mesele sadece Can Atalay meselesi değildir. Bu ülkede devleti ortadan kaldırıp devleti bir şahsa terk etmenin bedellerini ödüyoruz.

Gerçek beka sorunu şudur; bu memleketteki her dört gençten üçü doğdukları topraklarda değil, başka ülkelerde hayal kuruyorlar. Sebebi, bu memlekette bazıları güvende, bazıları değil.

Ama güvende olanlar var. Sarayda pandemiye rağmen sazlı sözlü yemek verenler güvende. 1500 odalı sarayda ampul yakanlar, anayasayı değiştirirken iğrenç kahkahalar atanlar güvende. Pudra şekerci güvende. Ne suç işlersen işle Süleyman’ın fotoğraf listesine girersen güvendesin. Beyzade altın varaklı tahtında oturuyor güvende, ama depremzede güvende değil.

‘Bu ülkenin güvenlik sorunu var, sesinizi çıkarmayın’ diyorlar. Bu kafa şu kafa; Hitler’in propaganda bakanı ‘Alman çocuklarının tereyağına ihtiyacı yok, Alman tanklarının gres yağlarına ihtiyacı var’ diyordu. Güvenlik deyip şimdi çocukların açlığını, güvencesizliği unutanlara karşı yeni bir milliyetçilik ortaya koyuyoruz.

Resmi siyasi partiye ziyaret yaptık. Gizli anlaşma, gizli görüşme yok. Ziyarete gideriz, ziyarete gelirler, veremeyeceğimiz hiçbir hesap yok. Birilerinin kolay iktidara oturma döneminin sonuna gelindiği için onların stresi yüksek.

Onlar gibi iktidarda kalmak için değil, özde Atatürk milliyetçisiyiz. Bundan sonra saraya eyvallah etmeyiz, onunla birlikte imza atıp onu meşrulaştırmayız. Herkes partisine güvensin. Saldırı ve provokasyonları korktukları içindir. Biz bu partiyi ayağa kaldırdık, bu milleti ayağa kaldıracağız. Bu milleti bir avuç zengine teslim etmeyeceğiz.”

Paylaşın