Türkiye’nin Yurt Dışı Varlıkları 320,4 Milyar Dolara Yükseldi

Türkiye’nin yurt dışı varlıkları, 2022 yıl sonuna göre yüzde 3,9 oranında artışla 320,4 milyar dolar, yükümlülükleri ise yüzde 6,4 oranında azalışla 585,1 milyar dolar olarak kayıtlara geçti.

Haber Merkezi / Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası (TCMB), Uluslararası Yatırım Pozisyonu Gelişmeleri Kasım 2023 verilerini açıkladı.

Buna göre; 2023 Kasım sonu itibarıyla, Uluslararası Yatırım Pozisyonu (UYP) verilerine göre, Türkiye’nin yurt dışı varlıkları, 2022 yıl sonuna göre yüzde 3,9 oranında artışla 320,4 milyar dolar, yükümlülükleri ise yüzde 6,4 oranında azalışla 585,1 milyar dolar olarak gerçekleşti.

Türkiye’nin yurt dışı varlıkları ile yurt dışına olan yükümlülüklerinin farkı olarak tanımlanan net UYP, 2022 yıl sonunda eksi 317,1 milyar dolar iken 2023 Kasım sonunda eksi 264,7 milyar doları seviyesinde gerçekleşti.

Varlıklar alt kalemleri incelendiğinde, rezerv varlıklar kalemi 2022 yıl sonuna göre yüzde 6,2 oranında artışla 136,7 milyar dolar, diğer yatırımlar kalemi yüzde 0,6 oranında azalışla 120,1 milyar dolar seviyesinde gerçekleşti. Diğer yatırımlar alt kalemlerinden bankaların Yabancı Para ve Türk Lirası cinsinden efektif ve mevduatları yüzde 3,0 oranında artışla 46,3 milyar dolar oldu.

Yükümlülükler alt kalemleri incelendiğinde, doğrudan yatırımlar (sermaye ve diğer sermaye) piyasa değeri ile döviz kurlarındaki değişimlerin de etkisiyle 2022 yıl sonuna göre yüzde 32,1 oranında azalışla 138,9 milyar dolar seviyesinde gerçekleşti.

Portföy yatırımları 2022 yıl sonuna göre yüzde 1,5 oranında artışla 94,7 milyar dolar oldu. Yurt dışı yerleşiklerin hisse senedi stoku 2022 yıl sonuna göre yüzde 4,7 oranında artışla 30,1 milyar dolar olurken, yurt dışı yerleşiklerin mülkiyetindeki DİBS stoku yüzde 12,2 oranında artışla 1,4 milyar dolar, Hazine’nin tahvil stoku (yurt içi yerleşiklerce alınan tahvil stoku düşüldükten sonra) ise yüzde 4,7 artışla 43,9 milyar dolar seviyesinde gerçekleşti.

Aynı dönemde, diğer yatırımlar 2022 yıl sonuna göre yüzde 7,3 oranında artarak 351,5 milyar dolar oldu. Yurt dışı yerleşiklerin yurt içi yerleşik bankalardaki Yabancı Para mevduatı, 2022 yıl sonuna göre yüzde 0,4 oranında azalarak 41,4 milyar dolar olurken, TL mevduatı yüzde 18,5 oranında artarak 16,7 milyar dolar oldu.

Bankaların toplam kredi stoku yüzde 10,4 oranında artarak 62,1 milyar dolar olurken, diğer sektörlerin toplam kredi stoku yüzde 1,4 oranında azalarak 99,8 milyar dolar düzeyinde gerçekleşti.

Paylaşın

Erdoğan’dan Şimşek’e, “Seçime Kadar Kesenin Ağzını Aç” Talimatı

31 Mart’ta yapılması planlanan yerel seçimlerde avantajlı çıkmak isteyen iktidar partisi, kesenin ağzını açmak istiyor. Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek ve ekibi ise temkinli.

Ancak Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın 31 Mart’a kadar kısıtlamaların kaldırılması ve ‘kesenin ağzının açılmasını” istediği, bunu da direkt Mehmet Şimşek’39;e söylediği anlatılıyor.

Gazete Pencere’den Nuray Babacan, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Bakan Mehmet Şimşek’e “seçime kadar kesenin ağzını aç” talimatı verdiğini öne sürdü. Babacan, konuya ilişkin şu ifadeleri kullandı:

“Emekli maaşlarına yapılan ek zam hiç kimseyi memnun etmedi. AKP içinde ’en az yüzde 45 olmalı’ diyenler de dahil. Bütçe açığının büyüklüğünü gösteren rakamların bir gün önce açıklanması ek zammın ‘sınırlı kalacağının’ habercisi oldu. Yüzde 5’lik artış, Maliye Bakanlığı ile Çalışma Bakanlığı’nın alternatifli önerilerinin ortalaması bulunarak kararlaştırıldı.

Sorun sadece emeklilere ek zamla bitmiyor. Yerel seçimlerde avantajlı çıkmak isteyen iktidar partisi, kesenin ağzını açmak istiyor. Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek ve ekibi ise temkinli. Ancak Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan ve ekibi aynı düşünmüyor.

Erdoğan’ın 31 Mart’a kadar kısıtlamaların kaldırılması ve ‘kesenin ağzının açılmasını” istediği, bunu da direkt Mehmet Şimşek’39;e söylediği anlatılıyor. Yani, Şimşek’in iki hafta önce yaptığı sosyal yardımların doğru kullanılması ve kamu harcamalarının sınırlandırılması uyarısının tam tersi planlanıyor…”

Paylaşın

Avrupa Birliği’nin En Büyük Atık Müşterisi: Türkiye

2022 yılında Avrupa Birliği (AB) ülkeleri, toplam 32 milyon 100 bin ton atık ihraç etti. Atıkların en büyük alıcısı Türkiye oldu. Alıcılar sıralamasında Türkiye’den sonra Hindistan geldi.

Avrupa Birliği’nin (AB) en büyük atık ihracatçısı 6,4 milyon ton ile Hollanda oldu. Belçika 3,9 milyon tonla ikinci sırada yer aldı. Üçüncü sıradaki Almanya ise 3,3 milyon ton ile AB ihracat ihracatının onda birini gerçekleştirdi.

Merkezi Lüksemburg’da bulunan Avrupa Birliği İstatistik Ofisi Eurostat verilerine göre, 2022 yılında Avrupa Birliği (AB) ülkeleri toplam 32 milyon 100 bin ton atık ihraç etti. AB yoluyla yollanan atıkların yarısından fazlasını 17,8 milyon ton demir ve çelik oluşturdu.

AB’de en büyük atık ihracatçısı 6,4 milyon ton ile Hollanda oldu. Belçika 3,9 milyon tonla ikinci sırada yer aldı. Üçüncü sıradaki Almanya ise 3,3 milyon ton ile AB ihracat ihracatının onda birini gerçekleştirdi. Almanya 2011 yılında 5,8 milyon ton atık ihraç ederek zirvede yer almıştı. Ancak Almanya’daki düşüşteki düşüş nedeniyle birinci sıradaki yerini koruyamadı.

DW Türkçe’nin aktardığına göre; AB’nin ürettiği atıkların en büyük alıcısı ise Türkiye oldu. AB’ye komşu olanlar Türkiye, madeni olmayan geri dönüştürülebilir eşyalarla birlikte Avrupa’dan toplam 12,4 milyon ton atık satın aldı. Bu rakam AB’nin toplam atık ihracının yüzde 39’unu oluşturuyor.

Alıcılar sıralamasında Türkiye’den sonra 3,5 milyon ton atıkla Hindistan geldi. Hindistan’da tek başına Avrupa’daki atık kâğıtların yüzde 30’unu satın alarak dönüştürüyor. İngiltere Avrupa’dan 2 milyon ton, İsviçre, Norveç ve Mısır ise 1,6’şar milyon ton atık satın aldı.

Buna karşılık AB’nin diğer seçeneklerinden 18,7 milyon ton atık ithal etti. 2021 yılı karşılaştırması AB’nin ithal ettiği atıklarda yüzde 5’lik bir düşüş oldu. AB ithalatının üçte biri İngiltere’den (6,3 milyon ton) gelirken, Norveç’ten 3,4 milyon ton, İsviçre’den 2,4 milyon ton ve ABD’den 1,8 milyon ton atık satın alındı.

Paylaşın

Buldan’dan Akşener’in “Siyasi Cinayetler Mertçeydi” Sözlerine Tek Kelimelik Tepki

DEM Parti Milletvekili Pervin Buldan, İYİ Parti Lideri Meral Akşener’in “Geçmişte siyasi cinayetlere şahit olduk ama mertçeydi” ifadelerine “namertçe” diyerek tek kelimelik tepki gösterdi.

Haber Merkezi / Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Van Milletvekili Pervin Buldan, İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener’in katıldığı bir etkinlikte yaptığı konuşmada kullandığı “Biz geçmişimizde siyasi cinayetlere şahit olduk ama mertçeydi” sözlerine, sosyal medya hesabından yaptığı tek kelimelik paylaşımla tepki gösterdi: Namertçe.

Pervin Buldan’ın eşi Savaş Buldan 1994’te kaçırılarak öldürülen Kürt iş insanlarının arasında yer alıyordu. Savaş Buldan’ın cenazesi İstanbul’da Yeşilköy’de bir otelin çıkışında kaçırıldıktan iki gün sonra 3 Haziran 1994 tarihinde bulunmuştu. Mahkeme tutanaklarında Savaş Buldan ile aynı gün öldürülen Adnan Yıldırım ve Hacı Karay’ın isimlerinin “Öldürülecek Kürt İşadamları Listesi”nde olduğu ortaya çıkmıştı.

3 Kasım 1996’daki Susurluk kazası sonrası hazırlanan Başbakanlık Teftiş Kurulu Başkanı Kutlu Savaş’ın 1998 tarihli raporunda, “Susurluk olayının başlangıcı belki de zamanın Başbakanı Çiller’in bir cümlesinde gizlidir. ‘PKK’ya yardım eden iş adamlarının listesi elimizde’ diyordu. Sonra da infazlar başladı. İnfazların kararını kim veriyordu? Bozulmanın başlaması ve vatan – millet hesaplarının yerini kişisel hesapların alması kaçınılmazdı ve öyle oldu” yazıyordu.

“Siyasi cinayetlere şahit olduk ama mertçeydi”

31 Mart’ta yapılması planlanan yerel seçim çalışmaları kapsamında Sivas’ta partililerle bir araya gelen İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, Ankara’da, 30 Aralık 2022 tarihinde uğradığı silahlı saldırı sonucu öldürülen eski Ülkü Ocakları Genel Başkanı Sinan Ateş’in eşi Ayşe Ateş’in kendisini ziyaret ettiğini anlattı

Akşener, “Ben ısrarla her şeyi takip ederim ama siyasi malzeme haline getirmem. Ama bunu kendisi anlattığı için sizlerle paylaşmak isterim. Ayşe benim evladım gibi. Telefon açtı bana dedi ki, ‘Abla çocuklarla sana gelmek istiyoruz’. Ben de dedim ki, ‘Eve mi?’; ‘Her yere olabilir’ dedi. Dedim ki ‘Partiye olabilir mi çocuklar da eğlensin, işte herkes seviyor onları, kalabalık’. ‘Olur’ dedi” ifadelerini kullandı.

Akşener sözlerinin devamında, “Küçük kızı elleri buz gibi, ayaklar buz gibi, burun buz gibi. Neden biliyor musunuz? Haykıra haykıra ağlayasım var. ‘Anne gözümün önünden ayrılma ya seni de babam gibi vururlarsa’. Nasıl biliyor musunuz, titriyor. Çünkü torbacılar öldürdü, katletti. Biz geçmişimizde siyasi cinayetlere şahit olduk ama mertçeydi.

Onun için de hiçbirimiz korkmadık ama o çocuğun babasını katledenler torbacılar, torbacılar. Ve onların yarın ne yapacaklarını o çocuk bilmiyor. Koruma polisleri çocuğu aldılar, bütün telefon numaralarını verdiler. Bir çocuğa bunu yaşatmaya kimsenin hakkı yok. Bu çocukların ahının yerde kalmaması için bizi seçin.” dedi.

Paylaşın

Akşener’den Çarpıcı “Siyasi Cinayetler” Açıklaması: Mertçeydi

Sinan Ateş cinayetine ilişkin açıklamada bulunan İYİ Parti Lideri Meral Akşener, “Biz geçmişimizde siyasi cinayetlere şahit olduk ama mertçeydi. Onun için de hiçbirimiz korkmadık ama o çocuğun babasını katledenler torbacılar, torbacılar” dedi.

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, 31 Mart’ta yapılması planlanan yerel seçim çalışmaları kapsamında Sivas’ta partililerle bir araya geldi.

Partisinin il başkanlık binasında konuşan Akşener şunları söyledi: Rahmetli Muhsin Yazıcıoğlu da bu şehrin evladıdır. Nedense Sivas’tan yetişip Türkiye sevgisi, millet sevgisi, vatan sevgisiyle dolu olanlar çok ağır eziyetler gördüler, çok acılar çektiler. Rahmetli Muhsin başkan da onlardan birisi. Onun da burada bir emaneti var, onun da burada Mehmet Ceylan’a ve bizlere yüklediği bir görev var.

Rahmetlinin cinayetinin aydınlatılabilmesi için ailesi de biliyor ki bütün elimden ne geliyorsa, imkanlarım neyse onları sonuna kadar kullanmış bir şahısım. Çünkü rahmetliyle bir ağabey kardeştik, 2 yaş vardı aramızda ama ağabey kardeştik. O nedenle inşallah burası kazanıldıktan sonra elbette İYİ Parti de iktidara doğru yürüyecek. Şu sözü verebilirim ben İYİ Parti’nin Genel Başkanı olarak hem Muhsin başkanın hem Sinan Ateş’in katillerini yakalayıp hukuka teslim edip gereğinin yapılmasını sağlamak bizim için bir namus sözüdür. Onun için inşallah bunları başaracağız.

Ankara’da, 30 Aralık 2022 tarihinde uğradığı silahlı saldırı sonucu öldürülen eski Ülkü Ocakları Genel Başkanı Sinan Ateş’in eşi Ayşe Ateş’in kendisini ziyaret ettiğini anlatan Akşener, “Ben ısrarla her şeyi takip ederim ama siyasi malzeme haline getirmem. Ama bunu kendisi anlattığı için sizlerle paylaşmak isterim. Ayşe benim evladım gibi. Telefon açtı bana dedi ki, ‘Abla çocuklarla sana gelmek istiyoruz’. Ben de dedim ki, ‘Eve mi?’; ‘Her yere olabilir’ dedi. Dedim ki ‘Partiye olabilir mi çocuklar da eğlensin, işte herkes seviyor onları, kalabalık’. ‘Olur’ dedi” ifadelerini kullandı.

“Siyasi cinayetlere şahit olduk ama mertçeydi”

Akşener sözlerinin devamında, “Küçük kızı elleri buz gibi, ayaklar buz gibi, burun buz gibi. Neden biliyor musunuz? Haykıra haykıra ağlayasım var. ‘Anne gözümün önünden ayrılma ya seni de babam gibi vururlarsa’. Nasıl biliyor musunuz, titriyor. Çünkü torbacılar öldürdü, katletti. Biz geçmişimizde siyasi cinayetlere şahit olduk ama mertçeydi. Onun için de hiçbirimiz korkmadık ama o çocuğun babasını katledenler torbacılar, torbacılar. Ve onların yarın ne yapacaklarını o çocuk bilmiyor. Koruma polisleri çocuğu aldılar, bütün telefon numaralarını verdiler. Bir çocuğa bunu yaşatmaya kimsenin hakkı yok. Bu çocukların ahının yerde kalmaması için bizi seçin.” dedi.

Sinan Ateş cinayeti

30 Aralık 2022 tarihinde eski Ülkü Ocakları Başkanı ve akademisyen Sinan Ateş, akrabası Selman Bozkurt ile Çankaya’nın Kızılırmak Mahallesi’ndeki 1456. Sokak’ta, bir aracın arkasına saklanmış Eray Özyağcı’nın silahlı saldırısına uğradı. Özyağcı tarafından sıkılan bir mermi Bozkurt’a, beş mermi ise Ateş’e isabet etti. Bozkurt omzundan yaralandı, Ateş ise ağır yaralandı ve kaldırıldığı hastanede öldü.

Yapılan otopsi raporuna göre, Ateş’e isabet eden beş kurşunun; biri çenesinden girip başının üstünden, biri karnının solundan girip belinden, sol bacağının kasık bölgesinden giren bir kurşunun vücudundan çıkış noktası bulunurken; aynı yerden giren bir diğer kurşunun ve sağ kasığından giren bir kurşunun vücudundan çıkış noktası bulunamadı.

Saldırı, basında; “Sinan Ateş cinayeti”, “Sinan Ateş suikastı” veya “Çukurambar cinayeti” olarak anıldı ve Ateş; bazı kişiler tarafından şehit ilan edildi. Ateş; vurulan ikinci, vurulma sonucu ölen ilk Ülkü Ocakları başkanıdır.

Paylaşın

Erdoğan’dan Erbakan’a: İstanbul, Ankara Ve İzmir’de Hemen Aday Açıklama

Cumhurbaşkanı Erdoğan ile YRP Lideri Erbakan arasındaki görüşmeyi aktaran TGRT Haber Ankara Haber Müdürü Ahmet Sözen, Erdoğan’ın “Biraz daha bekle. İstanbul, Ankara ve İzmir’de hemen aday açıklama” dediğini belirtti.

Ahmet Sözen, “Görüşmeler şu an tıkansa da Yeniden Refah Partisi de bu 3 büyük il için durdurmuş durumda. Müzakereler olumlu sonuçlanmazsa, Yeniden Refah Partisi de adaylarını açıklayabilir” ifadelerini kullandı.

Adalet ve Kalkınma Partisi’nde (AK Parti) 31 Mart’ta yapılması planlanan yerel seçimlere ilişkin çalışmalar devam ederken, parti bugün başta Ankara Büyükşehir Belediye Başkan Adayı olmak üzere bazı büyükşehir ve il belediye başkan adaylarını açıklayacak.

Öte yandan AK Parti’nin Yeniden Refah Partisi ile ittifak yapıp yapmayacağı da tartışılmaya devam ediyor. Yeniden Refah Partisi (YRP) Genel Başkan Yardımcısı Suat Kılıç, geçtiğimiz günlerde yaptığı açıklamada, AK Parti ile heyetlerarası görüşmelerin kesildiğini açıklamıştı.

Suat Kılıç, “Bizim herhangi bir talep ya da girişimimiz bu anlamda olmayacak. Ama AK Parti’den görüşmelere yeniden başlamak ya da bir liderler zirvesi gerçekleştirmek gibi bir talep gelirse, elbette bu talebe olumlu bakacağımızı ifade ettik” demişti.

TGRT Haber Ankara Haber Müdürü Ahmet Sözen, katıldığı bir programda AK Parti Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Yeniden Refah Partisi Genel Başkanı Fatih Erbakan arasındaki görüşmeyi anlattı.

Birgün’ün aktardığına göre; Yeniden Refah cephesinden gelen son açıklamaların AK Parti’de rahatsızlığa neden olduğunu belirten Sözen, “Görüşmeler şu an tıkandı. Ama bana gelen bazı duyumlara göre, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan yine tam olarak ipleri kopartmış değil. Yeniden Refah Partisi de keza öyle” dedi.

“Biraz daha bekle…”

Erdoğan’la Erbakan arasındaki görüşmeyi aktaran Sözen, Erdoğan’ın “Biraz daha bekle. İstanbul, Ankara ve İzmir’de hemen aday açıklama” dediğini belirtti. Sözen, “Görüşmeler şu an tıkansa da Yeniden Refah Partisi de bu 3 büyük il için durdurmuş durumda. Müzakereler olumlu sonuçlanmazsa, Yeniden Refah Partisi de adaylarını açıklayabilir” ifadelerini kullandı.

Paylaşın

İYİ Parti’den CHP Açıklaması: İlişkiler Cıvıklaşmıştı

31 Mart’ta yapılacak yerel seçimlere “hür ve müstakil” girme kararı alan İYİ Parti’de Yerel Yönetimler Başkanı Burak Akbura, “İlişkiler o kadar girift ve cıvık hale gelmiş ki bizim belediyelerdeki arkadaşlarımızla CHP’li belediyeler arasında” dedi ve ekledi:

“Bu girift ve cıvık yapı, beş sene daha üstüne konacak şekilde değildi. Biz bu süreçte hem kendi yapımızı görmüş olduk hem CHP’li belediyelerle olan ilişkilerimizi tekrar gözden geçirdik.”

Ankara’da gazeteciler ile bir araya gelen İYİ Parti Yerel Yönetimler Başkanı ve İstanbul Milletvekili Burak Akburak, gündeme ilişkin soruları yanıtladı.

Gazete Pencere‘nin aktardığına göre Burak Akburak, şu ifadeleri kullandı: Kimine göre bir buçuk, kimine göre iki puan artış söyleniyor. Biz de çevremizden de görüyoruz. Bu henüz kamuoyu tarafından satın alınmadı aslında. Tam olarak anlamlandırılamadı. Televizyonlarda her gün bu konuşuldu.

46 yaşındayım hayatımda ilk defa meclis üyesi istifa etti diye ana habere konu olduğunu gördüm. Bizim üçüncü yol denklemimizle CHP değil aslında, AK Parti kaybediyor. Şehir şehir analiz ederseniz bazı yerlerde CHP, bazı yerlerde AK Parti, çok büyük sıkıntıya girecek. Bizim derdimiz kendimiziz. CHP’nin yanında yedek güç gibi durmuyoruz. Artık bize oy verebilirsiniz diyoruz rahat rahat. Ben bunun konforunu aday belirleme sürecinde yaşıyorum.

Üçüncü yol tercihinin zamanlaması ile ilgili kendilerine “Diyorlar ki yerel seçimlerde bu olur mu?” sorusunun yöneltildiğini kaydeden Akburak, şöyle devam etti: İlişkiler o kadar girift ve cıvık hale gelmiş ki bizim belediyelerdeki arkadaşlarımızla CHP’li belediyeler arasında. Bu girift ve cıvık yapı, beş sene daha üstüne konacak şekilde değildi. Biz bu süreçte hem kendi yapımızı görmüş olduk hem CHP’li belediyelerle olan ilişkilerimizi tekrar gözden geçirdik.

Akburak, İstanbul ve Ankara adaylarının sorulması üzerine de şöyle konuştu: İstanbul’da da Ankara’da da görüştüğümüz isimler var. Özellikle İstanbul’da hemen hemen bütün ilçe adaylarımız belli diyebiliriz. Ankara’da çoğu yerde adaylarımız var. Ocak ayını biraz geçebilir açıklanması. İkisini yakın zamanlarda açıklayabiliriz. En geç 2 hafta içinde, şubatın başı gibi açıklanır. Herkesin oy verebileceği bir aday profili herkesin önünü açar.

Siyasette mesafe almadan önce kale almanız lazım. Günü kazanmadan geleceği kazanmazsınız. 22 yıllık güçlü bir iktidara karşı yol yürüyeceğiz, siyasi tarihin en eski partisine karşı yol yürüyeceğiz. Akşener, isteseydi cumhurbaşkanı yardımcısı olamaz mıydı. Niye bu yolu yürüyor? Bizim bu sarmaldan kurtulmamız lazım. Bu ülkede hem AKP hem CHP üzerinden siyaset yapılmamalı. Bu yolu İyi Parti açmalı. Başarılı olmalı ki, Herkesin oy verebileceği bir aday olacak.

Paylaşın

Pakistan, İran’da Bazı Hedefleri Füzelerle Vurdu

İran’ın iki gün önce Pakistan’da bazı hedefleri vurmasının ardından, Pakistan’da, İran’da ayrılıkçı militanları hedef alan füze saldırıları düzenlendiğini açıkladı.

Haber Merkezi / Pakistan Dışişleri Bakanlığı’ndan yapılan açıklamada,, “İstihbarata dayalı operasyonda birkaç terörist öldürüldü” denildi ve saldırılar “teröristlerin saklandığı yerlere karşı yüksek düzeyde koordine edilmiş ve özel olarak hedeflenmiş bir dizi hassas askeri saldırı” olarak tanımlandı.

Açıklamada, “Pakistan’ın İran İslam Cumhuriyeti’nin egemenliğine ve toprak bütünlüğüne saygı duyduğu” vurgulandı ve “Bugünkü eylemin tek amacı Pakistan’ın kendi güvenliği ve ulusal çıkarlarıdır ve bu çıkarlar her şeyden önemlidir ve tehlikeye atılamaz” ifadeleri kullanıldı.

İran devlet televizyonu ise sınır bölgesindeki bir köye Pakistan tarafından gerçekleştirilen füze saldırısında üç kadın ile dört çocuğun hayatını kaybettiğini, ölen kişilerin İran vatandaşı olmadığını bildirdi.

İran haber ajansı Mehr, Sistan-Belucistan’da yer alan Seravan kentine “İHA ve füze saldırısında” bulunulduğunu aktarırken, İran’ın resmi haber ajansı İRNA, Seravan kenti civarında patlamalar yaşandığını duyurdu.

İran’ın önceki gün Pakistan’da militan grup Ceyş el-Adl’ın (Adalet Ordusu) üsleri olarak tanımladığı yerleri hedef alan saldırılar düzenlediği bildirilmişti.

Pakistan saldırılarda, sivillerin vurulduğunu ve iki çocuğun öldüğünü söyleyerek Tahran’ın sorumlu olacağı sonuçlar konusunda uyarıda bulunmuştu. İslamabad dün İran’daki büyükelçisini geri çağırmıştı.

Ceyş el-Adl (Adalet Ordusu), 2012 yılında kurulan ve büyük ölçüde Pakistan sınırında faaliyet gösteren bir Sünni militan grup. Örgüt kendisini İran’ın Sistan-Belucistan eyaletinde “Sünni haklarının savunucusu” olarak tanımlıyor. İran, Ceyş el Adl’ın ABD ve İsrail tarafından desteklendiğini iddia ediyor.

Pakistan ile İran sık sık birbirlerini, karşı tarafa saldırı düzenletmek için, topraklarında aşırıcı güçleri himaye etmekle itham ediyor.

İki ülkenin karşılıklı hava saldırıları, İsrail ile Hamas arasındaki Gazze Savaşı ve Kızıldeniz’de gemilere saldıran Yemenli Husilere ait hedeflerin, Amerika Birleşik Devletleri (ABD) ve müttefikleri tarafından vurulması ile gerilimin son derece arttığı bölgede tansiyonu daha da yükseltmiş durumda.

Paylaşın

Türkiye’nin Kısa Vadeli Dış Borcu Beşinci Kez Rekor Kırdı

Türkiye’nin kısa vadeli dış borç stoku, 20 milyar dolar artarak, 226,3 milyar dolar düzeyine yükseldi. Borcun yüzde 20,2’si kamu sektörüne, yüzde 20,4’dü Merkez Bankası’na, yüzde 59,4’e özel sektöre ait.

Haber Merkezi / Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) tarafından Ekim 2023 dönemine ilişkin kısa vadeli dış borç istatistikleri açıklandı.

Buna göre; Kasım sonu itibarıyla, kısa vadeli dış borç stoku, 2022 yıl sonuna göre yüzde 15,3 oranında artışla 171,9 milyar dolar olarak gerçekleşti. Bu dönemde, bankalar kaynaklı kısa vadeli dış borç stoku yüzde 8,0 oranında artarak 67,3 milyar dolar olurken, diğer sektörlerin kısa vadeli dış borç stoku yüzde 7,9 oranında artarak 58,3 milyar dolar düzeyinde gerçekleşti.

Bankaların yurt dışından kullandıkları kısa vadeli krediler, 2022 yıl sonuna göre yüzde 24,6 oranında artarak 13,4 milyar dolar seviyesinde gerçekleşti. Banka hariç yurt dışı yerleşiklerin döviz tevdiat hesabı yüzde 8,0 oranında azalarak 19,9 milyar dolar, yurt dışı yerleşik bankaların mevduatı da yüzde 13,5 oranında artışla 19,1 milyar dolar olarak gerçekleşti. Ayrıca, yurt dışı yerleşiklerin TL cinsinden mevduatları geçen yıl sonuna göre yüzde 13,9 oranında artışla 15,0 milyar dolar seviyesinde gerçekleşti.

Diğer sektörler altında yer alan ithalat borçları, 2022 yıl sonuna göre yüzde 6,0 oranında artarak 51,7 milyar dolar seviyesinde gerçekleşti. Borçlu bazında incelendiğinde, tamamı kamu bankalarından oluşan kamu sektörünün kısa vadeli borcu 2022 yıl sonuna göre yüzde 15,8 oranında artarak 33,4 milyar dolar olurken, özel sektörün kısa vadeli dış borcu yüzde 5,4 oranında artarak 92,2 milyar dolar oldu.

Alacaklı bazında incelendiğinde, özel alacaklılar başlığı altındaki parasal kuruluşlara olan kısa vadeli borçlar yıl sonuna göre yüzde 27,3 oranında artarak 94,6 milyar dolar, parasal olmayan kuruluşlara olan borçlar yüzde 1,9 oranında artarak 75,4 milyar dolar düzeyinde gerçekleşti. 2022 yıl sonunda 676 milyon dolar olan kısa vadeli tahvil ihraçları, 2023 Kasım sonu itibarıyla 1477 milyon dolar olarak gerçekleşti. Aynı dönemde resmi alacaklılara olan kısa vadeli borçlar 395 milyon dolar olarak gerçekleşti.

2023 Kasım sonu itibarıyla, kısa vadeli dış borç stokunun döviz kompozisyonu yüzde 50,0’ı  Dolar, yüzde 23,5’i Euro, yüzde 10,0’ı TL ve yüzde 16,5’i diğer döviz cinslerinden oldu.

2023 Kasım sonu itibarıyla, orijinal vadesine bakılmaksızın vadesine 1 yıl veya daha az kalmış dış borç verisi kullanılarak hesaplanan kalan vadeye göre kısa vadeli dış borç stoku, 226,3 milyar dolar düzeyinde gerçekleşti. Söz konusu stokun 17,5 milyar dolarlık kısmı, Türkiye’de yerleşik bankaların ve özel sektörün yurt dışı şubeleri ile iştiraklere olan borçlarından oluştu. Borçlu bazında değerlendirildiğinde, toplam stok içinde kamu sektörünün yüzde 20,2, Merkez Bankası’nın yüzde 20,4, özel sektörün ise yüzde 59,4 oranında paya sahip olduğu gözlendi.

Paylaşın

ABD Yönetimi, Husileri “Küresel Terör Grubu” Listesine Aldı

ABD, Kızıldeniz ve Aden Körfezi’nde gemilere yönelik saldırılarını sürdüren Husiler’i “özel olarak belirlenmiş küresel terör grubu” (SDGT) listesine aldığını açıkladı. Avrupa Birliği (AB) ise şimdilik bu yönde bir girişimde bulunulmayacağını duyurdu.

Haber Merkezi / Kararın resmi olarak açıklandıktan 30 gün sonra yürürlüğe girmesi bekleniyor.

ABD’de  terörizm, Küresel Terör (SDGT) ve Yabancı Terörist Örgütler (FTO) olarak ayrı sınıflandırılıyor. Bu ayrım uygulanacak yaptırımlar açısından önem taşıyor.

ABD Başkanı Joe Biden geçtiğimiz günlerde Pennsylvania’da yaptığı bir açıklamada Husiler için “terör grubu” ifadesini kullanmıştı. Eski ABD Başkanı Donald Trump’ın 2021’de görev süresinin dolmasından kısa bir süre önce, dönemin Dışişleri Bakanı Mike Pompeo Husileri her iki kategoriye de dahil ederek terörist olarak sınıflandırmıştı.

Ancak Pompeo’nun halefi Antony Blinken, Yemen’e insani yardım ulaştırılmasını kolaylaştırmak amacıyla kısa bir süre sonra bu kararı iptal etti.

ABD Dışişleri Bakanı Antony Blinken, Husiler’in küresel terör grubu listesine alınmasına ilişkin yaptığı açıklamada, “Husiler’in eylemleri sebebiyle hesap vermesi; ancak bunun Yemen halkı pahasına olmaması gerektiğini” söyledi.

Blinken bu adımın Yemenliler üzerinde yol açabileceği olumsuz etkilerin en aza indirilmesi için de önemli adımlar attıklarını vurguladı. ABD Dışişleri Bakanı, “Husiler, Kızıldeniz ve Aden Körfezi’nde saldırılarını durdurursa, ABD bu tanımı yeniden değerlendirecek” dedi.

ABD Dışişleri Bakanlığı, Husiler’in FTO yerine SDGT listesine alınmasının, uluslararası yardımın Yemen’e ulaştırılması konusunda zorlukları ortadan kaldırmayı amaçladığını yineledi.

Bakanlık Sözcüsü Matthew Miller, günlük basın brifingindeki açıklamasında, “Yemen’de insani yardım sağlayan gruplarla yaptığımız görüşmelerde, FTO tanımlamasının, bazı yardım grupları üzerinde olumsuz etki yaratma riski taşıdığını veya bir terör örgütüne maddi destek sağlamakla suçlanabilecekleri yönünde bir olasılık yarattığını gördük. SDGT atamasının ise bize Husiler’in finansal sisteme erişimini engellemek ve Husiler’le iş yapan herkese ek yaptırımlar uygulamak için araçlar sağlarken aynı zamanda Yemenli sivillerin maruz kalacağı zararı ve yardım gruplarına olumsuz etkiyi en aza indirdiğine karar verdik” dedi.

Miller, Husiler’in geçmişte FTO listesine alınmasının, sadece insani yardım sağlamak isteyen gruplar üzerinde yıldırıcı etkisi olduğunu kaydetti.

Öte yandan ABD’nin aksine Avrupa Birliği (AB) Husi milislerini şimdilik terör örgütü olarak sınıflandırılmayacağını duyurdu. Çarşamba günü sorulan bir soru üzerine AB Dış İlişkiler Servisi sözcüsü, İran destekli Husilerin 2022’den bu yana halihazırda AB ve Birleşmiş Milletler yaptırımlarına tabi olduğuna dikkat çekti.

Sözcü, Husilerin terörist bir milis olarak kategorize edilmesinin AB için öncelikle sembolik bir değer taşıyacağını, ancak prensipte bunun uygulanmasının da nispeten zor olacağını savundu. Sözcü AB terör listesine dahil edilmenin ulusal bir mahkeme kararı ya da idari bir makamın yasaklama emrini gerektirdiğine de işaret etti.

Paylaşın