2023 yılında Her Gün 5 İşçi İş Kazalarında Hayatını Kaybetti

2023 yılında her gün “en az” 5 işçi iş cinayetlerinde hayatını kaybetti: Ocak ayında 115, Şubat ayında 261, Mart ayında 130, Nisan ayında 123, Mayıs ayında 147, Haziran ayında 160, Temmuz ayında 184, Ağustos ayında 206, Eylül ayında 154, Ekim ayında 151, Kasım ayında 145 ve Aralık ayında 156.

Haber Merkezi / İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi (İSİG Meclisi), 2023 İş Cinayetleri raporunu açıkladı. Yüzde 66’sı ulusal basından; yüzde 34’ü ise işçilerin mesai arkadaşları, aileleri, iş güvenliği uzmanları, işyeri hekimleri, sendikalar ve yerel basından öğrenildiği kadarıyla 2023 yılında en az 1932, her gün “en az” 5 işçi iş cinayetlerinde hayatını kaybetti.

2023 yılında iş cinayetlerinin aylara göre dağılımı şöyle: Ocak ayında en az 115 işçi, Şubat ayında en az 261 işçi, Mart ayında en az 130 işçi, Nisan ayında en az 123 işçi, Mayıs ayında en az 147 işçi, Haziran ayında en az 160 işçi, Temmuz ayında en az 184 işçi, Ağustos ayında en az 206 işçi, Eylül ayında en az 154 işçi, Ekim ayında en az 151 işçi, Kasım ayında en az 145 işçi ve Aralık ayında en az 156 işçi.

2023 yılında iş cinayetlerinin işkollarına göre dağılımı şöyle: İnşaat, Yol işkolunda 389 işçi; Tarım, Orman işkolunda 371 emekçi (194 işçi ve 177 çiftçi); Taşımacılık işkolunda 221 işçi; Konaklama, Eğlence işkolunda 157 işçi; Ticaret, Büro, Eğitim, Sinema işkolunda 116 emekçi; Belediye, Genel İşler işkolunda 100 işçi; Metal işkolunda 97 işçi; Gıda, Şeker işkolunda 58 işçi; Sağlık, Sosyal Hizmetler işkolunda 55 işçi; Madencilik işkolunda 51 işçi; Gemi, Tersane, Deniz, Liman işkolunda 47 işçi; Enerji işkolunda 44 işçi; Petro-Kimya, Lastik işkolunda 39 işçi; Savunma, Güvenlik işkolunda 30 işçi; Tekstil, Deri işkolunda 29 işçi; Çimento, Toprak, Cam işkolunda 28 işçi; Ağaç, Kâğıt işkolunda 24 işçi; Basın, Gazetecilik işkolunda 10 işçi; Banka, Finans, Sigorta işkolunda 3 işçi; İletişim işkolunda 2 işçi; Elimizdeki veriler ışığında çalıştığı işkolunu belirleyemediğimiz 61 işçi.

2023 yılında iş cinayetlerinin nedenlerine göre dağılımı şöyle: Trafik, Servis Kazası nedeniyle 444 işçi; Ezilme, Göçük nedeniyle 291 işçi; Yüksekten Düşme nedeniyle 259 işçi; Kalp Krizi, Beyin Kanaması nedeniyle 218 işçi; Deprem nedeniyle 158 işçi; Elektrik Çarpması nedeniyle 105 işçi; Şiddet nedeniyle 85 işçi; Patlama, Yanma nedeniyle 80 işçi; Zehirlenme, Boğulma nedeniyle 64 işçi; İntihar nedeniyle 64 işçi; Nesne Çarpması, Düşmesi nedeniyle 35 işçi; Kesilme, Kopma nedeniyle 17 işçi; Diğer nedenlerden dolayı 112 işçi.

2023 yılında iş cinayetlerinin cinsiyetlere göre dağılımı şöyle: 147 kadın işçi ve 1785 erkek işçi.

2023 yılında iş cinayetlerinin yaş gruplarına göre dağılımı şöyle: 14 yaş ve altı 22 çocuk işçi, 15-17 yaş arası 32 çocuk/genç işçi, 18-29 yaş arası 396 işçi, 30-49 yaş arası 770 işçi, 50-64 yaş arası 454 işçi, 65 yaş ve üstü 95 işçi, yaşını bilmediğimiz 163 işçi.

AK Parti’nin iktidara geldiği 3 Kasım 2002 tarihinden bugüne iş cinayetlerinde en az 32 bin 478 işçi hayatını kaybetti: 2002 yılının son iki ayında en az 146 işçi, 2003 yılında en az 811 işçi, 2004 yılında en az 843 işçi, 2005 yılında en az 1096 işçi, 2006 yılında en az 1601 işçi, 2007 yılında en az 1044 işçi, 2008 yılında en az 866 işçi, 2009 yılında en az 1171 işçi, 2010 yılında en az 1454 işçi, 2011 yılında en az 1710 işçi, 2012 yılında en az 878 işçi, 2013 yılında en az 1235 işçi, 2014 yılında en az 1886 işçi, 2015 yılında en az 1730 işçi, 2016 yılında en az 1970 işçi, 2017 yılında en az 2006 işçi, 2018 yılında en az 1923 işçi, 2019 yılında en az 1736 işçi, 2020 yılında en az 2427 işçi, 2021 yılında en az 2170 işçi, 2022 yılında en az 1843 işçi ve 2023 yılında en az 1932 işçi.

NOT: İSİG Meclisi, iş kazalarını, iş cinayetleri olarak tanımlıyor.

Paylaşın

Dünya Genelinde Her Beş Yetişkinden Biri Tütün Kullanıyor

Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), 2000 yılında her üç yetişkinden birinin sigara içtiğini ya da diğer tütün ürünlerini tükettiğini, 2022 yılında ise bu sayının azaldığını, dünya genelinde yaklaşık her beş yetişkinden birinin tütün ürünleri kullandığını belirtti.

DSÖ Sağlık Teşviki ve Geliştirilmesi Departmanı Direktörü Ruediger Krech, “Tütün endüstrisinin sayısız hayat pahasına kâr peşinde koşmak için ne kadar ileriye gidebileceğini hayretle izliyorum. Hükümetlerin tütünle mücadeleyi kazandığını düşündüğü anda, tütün endüstrisi sağlık politikalarını manipüle etme fırsatını kollar” ifadelerini kullandı.

Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), 2000-2030 Tütün Kullanımındaki Eğilimlere İlişkin Küresel Raporu’nu yayınladı. DW Türkçe‘nin aktardığı raporda, küresel, bölgesel ve ülkeler düzeyinde tahminlere yer verildi.

DSÖ’nün, 2000 ile 2030 yılları arasında tütün kullanım eğilimlerini inceleyen ve tahminleri içeren yeni raporu, 150 ülkenin tütün kullanımını başarılı bir şekilde azalttığını ortaya koydu. DSÖ, 2000 yılında her üç yetişkinden birinin sigara içtiğini ya da diğer tütün ürünlerini tükettiğini, 2022 yılında ise bu sayının azaldığını, dünya genelinde yaklaşık her beş yetişkinden birinin tütün ürünleri kullandığını belirtti.

Rapora göre, Türkiye’de 2022 yılında 15 yaşından büyükler arasında sigara içenlerin sayısı 20 milyon civarında iken, bu sayı Almanya’da 13 milyon oldu.

DSÖ, çoğu ülkede sigara içme oranları düşmesine rağmen, tütüne bağlı ölümlerin gelecek yıllarda da yüksek seyretmesinin beklendiği uyarısında bulundu. İstatistiklere göre halen tütün kullanımının, pasif içiciliğe maruz kalan 1,3 milyon sigara içmeyen kişi de dâhil olmak üzere, her yıl 8 milyondan fazla kişinin ölümüne yol açtığı tahmin ediliyor.

Söz konusu raporda, tütünle mücadele için sıkı önlemler uygulayan ülkelerin, kullanım oranınında düşüş kaydetmesinin ardından, tütünden kaynaklanan ölümlerin sayısının azalması için 30 yıl beklemesi gerekebileceği ifade edildi.

DSÖ, sigara içenlerin sayısı azalmış olsa da, 2010-2025 yılları arasında dünya genelindeki tütün kullanımında yüzde 30’luk bir düşüş hedefinin gerçekleştirilemeyeceğini belirtti. Aralarında 2010 yılından bu yana tütün kullanımını yüzde 35 oranında azaltmış olan Brezilya’nın da bulunduğu 56 ülkenin bu hedefi tutturması bekleniyor.

2010’dan bu yana tütün kullanımının altı ülkede arttığı görüldü. Bu ülkeler; Kongo Cumhuriyeti, Mısır, Endonezya, Ürdün, Moldova ve Umman. Rapora göre genel olarak dünya 2025 yılına kadar olan 15 yıllık dönemde tütün kullanımını dörtte bir oranında azaltma yolunda ilerliyor.

Tütün endüstrisine yönelik uyarılar

DSÖ Sağlık Teşviki ve Geliştirilmesi Departmanı Direktörü Ruediger Krech, “Tütün endüstrisinin sayısız hayat pahasına kâr peşinde koşmak için ne kadar ileriye gidebileceğini hayretle izliyorum. Hükümetlerin tütünle mücadeleyi kazandığını düşündüğü anda, tütün endüstrisi sağlık politikalarını manipüle etme fırsatını kollar” ifadelerini kullandı.

DSÖ, tüm ülkeleri tütünle mücadele politikalarını sürdürmeye ve güçlendirmeye ve “tütün endüstrisi müdahalesi” ile mücadele etmeye çağırdı. Özellikle dumansız ürünler olarak adlandırılan yeni ürünler başta olmak üzere, gençler arasında tütün kullanımına ilişkin daha iyi veri toplanmasına odaklanılması gerektiği belirtildi.

Paylaşın

Hatimoğulları: Bizim Yolumuz Barışın Ve Çözümün Yoludur

Partisinin TBMM’deki grup toplantısında konuşan DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, “Bizler barışın yolunu parlamentoya, siyasi partilere ve bütün topluma bir kez daha öneriyoruz. Bizim yolumuz barışın yoludur, bizim yolumuz müzakerenin yoludur, çözüm sürecinin üretilmesinin yoldur. 40 yıldır devam eden savaş ve çatışmaların barışçıl ve demokratik yöntemlerle çözülmesinin yoludur” dedi.

Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, haftalık Meclis grup toplantısında gündemdeki gelişmelere ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin bugünkü grup toplantısındaki açıklamalarına yanıt veren Hatimoğulları “Cellatları ve cellatlığı çağrıştıracak bir anlayışın parlamentoda yeri yok. Parlamento sözün kurulduğu, siyasetin konuştuğu, savaşların ve çatışmaların ve ülkede yaşanan bütün sorunların konuşulup çözüm bulunduğu bir siyaset alanıdır.

Parlamantoyu bunun dışında adeta cellatları parlamentoya çağırırcasına Kürtçe konuşanların burada yeri yoktur DEM Partililerin burada yeri yok diyenlere yanıtımız çok net şudur: Biz dem partililer olarak sadece Kürtçe konuşmuyoruz, Arapça da Türkçe de konuşuyoruz Süryanice de konuşuyoruz. Anadolu ve Mezopotamya topraklarında bütün dilleri konuşan bir siyasi partiyiz. Bizim yerimiz parlamentodur. Parlamentoda yeri olmayan savaş çığırtkanlığı yapanlardır, çatışmaları derinleştirenlerdir. Bizim yerimiz burasıdır.” dedi.

Devlet Bahçeli ne demişti?

“Dağda bayırda sınır hattında mücadele ettiğimiz hainlerin siyasi cephesi olan DEM’cilerin TBMM’de bulunmaları adalet ve hukuk garabeti, siyaset ve demokrasi ayıbıdır. Karamanoğlu Mehmet Bey 747 yıl önce bugünden sonra hiç kimse divanda dergahta mecliste ve meydanda Türkçeden başka bir dil konuşmayacak fermanı nasıl ki tutacağımız bir buyruk ise aynı şekilde hiçbir terörist veya yandaşı dağda bayırda belediyede şehirde ve de TBMM’de barınmamalı tutunmamalıdır.

Terörle mücadele aslında bölücülükle mücadelenin sadece bir bölümüdür. Eli silah tutan bölücüye zararlı, buna karşılık silahsız bölücüyü zararsız kabul etmek terörle mücadelesi sekteye uğratacak en büyük gaflettir. Devlet gaflete düşmez devlet hukuk içerisinde meşru mücadelesinden asla taviz vermez. Türkiye Cumhuriyeti sınır içi güvenliğini sağladığı gibi sınır ötesi güvenliği de temine muktedirdir”

“Bizim yolumuz barışın, müzakerenin ve çözümün yoludur”

“Biz DEM Parti olarak herkesin, bütün halkların üzüntüsünü yüreğimizin en derinliklerinde hissediyoruz” diyen Hatimoğulları şöyle devam etti:

“Asker ölümlerinin hemen akabinde Rojava bombalanmaya başladı. Siviller katlediliyor, sivillerin yaşam alanları… Sivillerden intikam almak hangi ahlaka, anlayışa sığar? Rojava deyince aklımıza ne geliyor? IŞİD’e karşı en onurlu mücadeleyi veren Kürt halkı ve ittifak ettiği Arap halkı geliyor. Bu yürüdüğünüz yol yol değildir. Bizler barışın yolunu parlamentoya, siyasi partilere ve bütün topluma bir kez daha öneriyoruz. Bizim yolumuz barışın yoludur, bizim yolumuz müzakerenin yoludur, çözüm sürecinin üretilmesinin yoludur. 40 yıldır devam eden savaş ve çatışmaların barışçıl ve demokratik yöntemlerle çözülmesinin yoludur.”

Emperyalistlerin bölgeyi savaş alanına çevirdiğini belirten Tülay Hatimoğulları, “Bütün bu savaşlar enerji nakil hatları için ya da Doğu Akdeniz’deki hidrokarbon enerji rezervleri için, bu savaşlar İsrail’in sınır genişletmesi için, yükselen Çin ekonomisine karşı ticaret savaşları için… Peki bütün bu savaşlar devam ederken biz ne yapıyoruz, birbirimizle kavga ediyoruz. Biz ne yapıyoruz; ‘Bu Kürttür, Kürtçe konuşamaz’ diyerek Kürdün katledilebileceği fetvasını veriyoruz. Rojava’da sınır ötesine giderek, Irak topraklarına Kürdistan topraklarına giderek SİHA’larla İHA’larla yağdırılan bombalarla kendi halkımızdan kendi topraklarımızdan olan insanları katletme politikasını sürdürüyoruz. Ama bu böyle gidemez.” dedi.

Tülay Hatimoğulları, “Çatışmalar çözüm değildir, savaş çözüm değildir, acılar çözüm değildir. Hiç kimse acıları yarıştırmaya ve o acıları siyaset malzemesi olarak kullanmaya sakın kalkmasın. Artık yeter artık kana doydu bu topraklar, artık acılara doydu bu topraklar. Gelin hep beraber güvenlik zirveleri yerine asıl güvenliğin teminatı olan barış zirvelerini hep beraber onları örgütleyelim” diye konuştu.

Paylaşın

Gazze’de İsrail Saldırılarında Ölü Sayısı 24 Bin 285’e Yükseldi

Hamas’ın başlattığı Filistin – İsrail savaşının 102. günü geride kalırken Gazze Şeridi’nde, İsrail saldırılarında 24 saatte 185 kişi hayatını kaybederken, toplamda da can kaybı 24 bin 285’e yükseldi.

Haber Merkezi / Gazze’de, İsrail saldırılarında yaralı sayısının ise 61 bin 154’e yükseldiği kaydedildi. İsrail saldırılarında ölenlerin yüzde 70’ini çocuklar ve kadınların oluşturduğu aktarıldı.

Öte yandan Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Antonio Guterres, Ortadoğu’da giderek tırmanan gerilimin durması için Gazze’de derhal ateşkes ilan edilmesi gerektiğini söyledi. New York’ta düzenlediği basın toplantısında Ortadoğu’daki son gelişmeleri değerlendiren Guterres, Kızıldeniz’de ve bölgede artan gerilimin, devamı halinde, yakında kontrol edilmesinin imkansızlaşabileceği uyarısında bulundu.

Gelişmelerin endişe verici olduğunu belirten Guterres, “Bu durum, İsrail ile Lübnan arasında daha büyük bir gerilimi tetikleme, bölgesel istikrarı derinden etkileme riski taşıyor” dedi. Guterres, Gazze’ye yeterince insani yardımın ulaştırılamadığını, BM’nin yardım ulaştırmak için başta erişim olmak üzere birçok zorluklarla karşılaştığını ifade etti.

Guterres, bu kadar ağır ve yaygın bir bombardıman altındayken BM ve insani yardım ortaklarının Gazze’ye etkili bir şekilde insani yardım ulaştıramadığını ve yardım görevlilerinin hayatlarının da tehlike altında olduğunu söyledi.

Gazze Şeridi’nde yeni evre hazırlıkları yapılıyor

İsrail, Gazze Şeridi’nin güneyindeki operasyonların yakında “daha az yoğun” evreye geçeceğini duyurdu. İsrail Savunma Bakanı Yoav Gallant, pazartesi günü yaptığı açıklamada savaşın yoğun evresinin yaklaşık üç ay süreceğini bildirdiklerini hatırlatarak, Gazze’nin kuzeyinde bu sürecin tamamlandığını söyledi.

Gallant, Gazze’nin güneyindeki mevcut operasyonların da kademeli şekilde yavaşlatılacağını belirterek “Buradaki süreci de başarıyla tamamlayacağız ve operasyonların yoğun evresi yakında sona erecek” dedi.

Öte yandan bakan, bunun ardından Gazze’nin kuzeyinde ve güneyinde “yeni evreye geçileceğini” duyurdu. Gallant, Gazze’nin güneyindeki operasyonların ne zaman sonlanacağına dair net tarih vermezken, yeni evreye ilişkin planları da paylaşmadı.

İsrail Savunma Kuvvetleri (IDF), Gazze’nin güneyinde savaşan 4 birlikten 36. Tümen’in pazartesi bölgeden çekildiğini doğruladı.

Gazze’nin kuzeyinde Hamas güçlerini ağır yenilgiye uğrattıklarını savunan Gallant, bölgede kalan direnişçi militanlarla mücadele için hava saldırıları ve özel operasyonlar düzenleneceğini belirtti. Bakan, Gazze’nin orta bölümünde Hamas’ın silah üretim tesislerini hedef aldıklarını, güneydeyse Hamas’ın üst düzey liderlerine yönelik harekatlar yapıldığını aktardı.

Ayrıca ateşkes için saldırıları durdurma seçeneğine yanaşmadıklarını belirten Gallant, sadece Hamas’a askeri baskıyla rehinelerin serbest kalmasının sağlanabileceğini savundu. Gallant, Hamas bölgeden çıkarıldığında Gazze’nin geleceğinin Filistin halkı tarafından belirlenmesi gerektiğine dikkat çekerek, “Gelecekteki Gazze hükümeti, Gazze Şeridi’nin içinden çıkmalıdır” dedi.

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, 14 Ocak’taki açıklamasında Gazze’deki savaşın “aylar süreceğini” söylemişti.

İsrail – Filistin savaşının ilk 100 günü

13 Ekim’de İsrail’den gelen tahliye kararı 2.3 milyon kişinin yaşadığı Gazze’de güneye doğru bir göçe neden oldu. Yüz binlerce Gazzeli evlerini terk etmeye başladı. Fakat İsrail askeri güçlerinin ilerlemesine paralel olarak insanlar birçok defa yollara düşmek zorunda kaldı.

Birleşmiş Milletler ve insani yardım kuruluşları, birbiri ardına yaptıkları açıklamalarda, İsrail yönetiminin, 40 kilometre uzunluğundaki kıyı kentini tamamen kuşatmasının ve bu kadar hızlı bir göçün (zoraki tahliyenin) tarifsiz insani acılara neden olacağı uyarılarında bulundu.

21 Ekim’de Gazze için gönderilen insani yardımların Refah kapısından geçişi başladı. Mısır tarafından bulunan yardım konvoyları, abluka altındaki 2,3 milyon insana gıda ve tıbbi malzeme ulaştırmak üzere Gazze’ye girdi.

Elektrik, su ve gıda erişimin tamamen kısıtlandığı Gazze’de ağır İsrail bombardımanı sonucu çok sayıda insanın ölmesi ve yaralanmasıyla tıbbi malzeme eksikliği de yaşanıyor. Türkiye de Gazze Şeridi’ndeki siviller için Mısır’a insani yardım malzemeleri gönderdi.

21 Kasım’da İsrail hükümeti ve Hamas, İsrail’de tutuklu bulunan 150 Filistinliye karşılık Gazze’de tutulan 50 İsrailli rehinenin serbest bırakılması ve kuşatma altındaki bölgeye insani yardım girişine izin verilmesi için çatışmalara dört gün ara verilmesi konusunda anlaştı.

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun ofisinden yapılan açıklamada 50 kadın ve çocuğun aşamalı şekilde dört gün içinde serbest bırakılacağı ve bu süre zarfında çatışmalara ara verileceği belirtildi. Ateşkes toplamda bir hafta uzatıldı. 105 rehine ve yaklaşık 240 Filistinli tutuklu serbest bırakıldı. Ancak savaş 1 Aralık’ta yeniden başladı.

1 Ocak’ta İsrail ordusu, en az iki tugaydan oluşan yedek askerlerin evlerine gönderileceğini ve üç tugayın da eğitim için geri çağrılacağını açıkladı.

İsrail askeri sözcüsü Daniel Hagari, bazı askerlerin evlerine gönderilmesinin ‘savaşın sona erdiği anlamına gelmediğini’ söyledi. Hagari, yedek askerlerin bazılarının yıl içinde tekrar göreve çağrılabileceğini belirtti.

Paylaşın

İYİ Parti Lideri Akşener, Partiden İstifa Edenleri Engelledi

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, 31 Mart’ta yapılacak yerel seçimlere “hür ve müstakil” girme kararı sonrası partiden istifa eden veya ilişiği kesilen isimleri, sosyal medyada engellediği ortaya çıktı.

Partiden istifa eden eski İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) İYİ Parti Grup Başkanvekili İbrahim Özkan, sosyal medyadan ekran görüntüsü paylaşarak, “Ben sade bir halkım.. Ne bir saygısızlık ettim ne kötü bir söz söyledim. Sn. Akşener Önce takipten çıktı sonra engelledi.. Canı sağ olsun…” dedi.

Özkan’ın ardından benzer bir paylaşım eski İYİ Parti İBB Meclis üyesi olan Kıdık’tan geldi. Ali Kıdık, “Ben öyle bir sır küpüyüm ki gökte yıldız kalmayana dek konuşurum. Ancak çok değil bir kaç yıldız indirip sonrasına bakacağım” ifadeleriyle başladığı paylaşımında Anayasa referandumunda Akşener’le arasında geçen diyaloğu şöyle anlattı:

“16 Nisan 2017 henüz parti kurulmadı. Anayasa oylamasının sonuçlarını Meral Akşener hanımefendi ile birlikte Ankara Çukurambar’daki Ataköşk Otel’de izliyoruz. Otel salonu hınca hınç dolu. Herkes ‘Hayır’ geçecek modunda. Ancak gecenin ilerleyen saatlerinde ‘Evet’ sonucu belirmeye başlayınca ‘hayır’ isteyenler oteli terk etmeye başladı. Kimseler kalmadı. Meral Hanım tek başına kaldı. Ben hariç otelde kimse kalmamıştı. Sadede Sami Dayı dediğimiz Sami Özsoy ile ben vardım. Meral Akşener hanımı ikimiz ver korumalar getirdik İstanbul’a. Gerede’de otobüslerin mola verdiği tesislerde çorba içtik.

Dedi ki bana ‘Oğlum siyaset böyle. Güçlü olursun herkes yanına koşar, Güçsüz olurdun herkes kaçar. Sen beni bırakmadın, bundan sonra asıl ekibimin en başındasın’ dedi. Evine götürüp içeri girene kadar bekledik. Evet, çok haklıydı. Güçlendirdik, herkes yanında. 31 Mart’tan sonra kim kalacak onu göreceğiz. Meral Hanım, ‘Kocamı sana emanet ettim. Senden başka kimseye güvenemeyiz’ dediğin adamı engelledin. Sana sonsuz teşekkür ederim. Kendini son kez tanıttığın için. Ha bu arada dün senin teşkilatından bir ilçeye 10 bin adet bayrak göndermiştim. Onu da cümle alem bilsin.”

İYİ Parti’nin milletvekili sayısı 38’e düştü

Öte yandan 14 Mayıs Genel Seçimlerinde İYİ Parti’de Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne giren 44 milletvekilinden 1’i ihraç edilirken 5’i istifa etti. Buna göre, İYİ Parti’nin Meclis’te bulunan milletvekili sayısı 38’e düştü.

İYİ Parti’de ilk milletvekili istifası Eskişehir Milletvekili İdris Nebi Hatipoğlu’nun istifa ile başladı. Hatipoğlu, 2 Kasım 2023’te partisinden istifa ederek AK Parti’ye geçti. Hatipoğlu, AK Parti’de Eskişehir Belediye Başkan Adayı olarak gösterildi.

İYİ Parti’de ikinci istifa Ankara Milletvekili Adnan Beker’den geldi. Beker, 16 Kasım’da partisinden istifa ettiğini duyurdu. Parti’de üçüncü istifa İYİ Parti 28. Dönem İstanbul Milletvekili ve Kurucular Kurulu Üyesi Ayşe Sibel Yanıkömeroğlu’ndan geldi. Yanıkömeroğlu, partisinin kuruluş amaç ve ilkelerinden bir süredir uzaklaştığını belirterek istifa ettiğini 6 Aralık’ta duyurdu.

15 Aralık’ta ise İYİ Parti İstanbul Milletvekili Salim Ensarioğlu, partisinden istifa ettiğini duyurdu. Son milletvekili istifası ise İYİ Parti Ankara Milletvekili Yüksel Arslan’dan geldi. Arslan, 21 Aralık’ta partisinden istifa ettiğini duyurdu. 5 Aralık 2023’te ise İYİ Parti Sakarya Milletvekili Ümit Dikbayır partisinden ihraç edildi. Böylelikle İYİ Parti’nin Meclis’teki vekil sayısı 38’e indi.

Son dönemde İYİ Parti’de istifa eden ve görevden alınan diğer önemli isimler ise şöyle:

“İYİ Parti Adıyaman Kurucular Kurulu üyesi olan Mithat Solgun,
İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı Ahmet Zeki Üçok (Görevden alındı)
İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı Ece Güner,
İYİ Parti İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Grup Başkanvekili İbrahim Özkan ve beraberindeki 6 Meclis üyesi,
2023 Genel seçimlerde İYİ Parti’den Hatay 2. sıra milletvekili adayı olan eski futbolcu Gökhan Zan.

Ayrıca, partide il yönetimlerdeki istifalar ise hala devam ediyor.

Paylaşın

75. Emmy Ödülleri Sahipleriyle Buluştu

ABD televizyon endüstrisinin en prestijli ödüllerinden Emmy Ödülleri, grevler nedeniyle yaşanan gecikmenin ardından 75. kez sahipleriyle buluştu. Ödül törenine Succession dizisi damga vurdu.

Eylül ayında yapılması planlanırken Hollywood’daki grev nedeniyle ertelenen 75. Emmy Ödül Töreni, Los Angeles’taki Peacock Tiyatrosu’nda gerçekleşti.

Medya patronun bir ailenin hikayesini konu alan Succession dizisi geceye damga vurdu. Succession, Beef ve The Bear en iyi yapımlar olarak öne çıktı.

Succession’ın başrolleri Sarah Snook, Kieran Culkin ve Matthew Macfadyen büyük ödülleri kazanırken, dizi de En İyi Drama Dizisi Ödülü’nü aldı.

Ödülleri kazananların listesi şöyle:

Drama

En İyi Dizi: Succession
En İyi Erkek Oyuncu: Kieran Culkin, Succession
En İyi Kadın Oyuncu: Sarah Snook, Sucession
En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu: Matthew Macfadyen, Succession
En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu: Jennifer Coolidge, The White Lotus
En İyi Yönetmen: Mark Mylod – Succession, “Connor’s Wedding”
En İyi Senaryo: Succession, “Connor’s Wedding” – Jesse Armstrong

Komedi

En İyi Dizi: The Bear
En İyi Erkek Oyuncu: Jeremy Allen White, The Bear
En İyi Kadın Oyuncu: Quinta Brunson, Abbott Elementary
En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu: Ebon Moss-Bachrach, The Bear
En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu: Ayo Edebiri, The Bear
En İyi Yönetmen: Christopher Storer – The Bear, “Review”
En İyi Senaryo: The Bear, “System” – Christopher Storer

Mini dizi / TV filmi

En İyi Mini Dizi: Beef
En İyi TV Filmi: Weird: The Al Yankovic Story
En İyi Erkek Oyuncu: Steven Yeun, Beef
En İyi Kadın Oyuncu: Ali Wong, Beef
En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu: Paul Walter Hauser, Black Bird
En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu: Niecy Nash-Betts, Dahmer – Monster: The Jeffrey Dahmer Story
En İyi Yönetmen: Lee Sung Jin – Beef, “Figures of Light”
En İyi Senaryo: Beef, “The Birds Don’t Sing, They Screech In Pain” – Lee Sung Jin

Paylaşın

Birleşmiş Milletler’den Gazze Çağrısı: Acilen İnsani Ateşkese İhtiyaç Var

BM Genel Sekreteri Antonio Guterres, hayat kurtarıcı yardımın, gerekli düzeyde muhtaç kişilere ulaşamadığına dikkati çekerek, “Hastalık, gıdasızlık ve başka sağlık riskleriyle beraber açlığın gölgesi Gazze halkına korku salıyor. Gazze’de uluslararası insancıl hukukun açık bir şekilde ihlal edilmesinden derin endişe duyuyorum” dedi.

BM Genel Sekreteri Guterres, etkili insani yardım ulaştırılması için güvenliğin sağlanmasının ön koşul olduğunun altını çizerek, aynı zamanda ticari faaliyetlerinin tekrar başlatılmasının önemine işaret etti. Guterres, ayrıca, işgal altındaki Batı Şeria’da gerginliğin arttığına dikkati çekerek, aynı zamanda Kızıldeniz ve ötesinde de gerginliğin yüksek seyrettiğini dile getirdi.

Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Antonio Guterres, Gazze’de 7 Ekim’den bu yana geçen 100 gündeki gelişmeler hakkında basın açıklaması yaptı. Tüm rehinelerin serbest bırakılmasını talep eden Guterres, aynı zamanda Hamas’ın gerçekleştirdiği iddia edilen cinsel şiddet olaylarının soruşturulması gerektiğini belirtti.

Guterres, “Hiçbir şey sivillerin öldürülmesi, yaralanması, kaçırılması ya da sivillere yönelik roket fırlatılmasını meşru kılamaz” diye konuştu. Gazze’ye yönelik İsrail güçlerinin saldırılarının 100 gündür devam ettiğine dikkati çeken Guterres, “Saldırıların meydana getirdiği yıkım ve öldürülen sivil sayısı, benim Genel Sekreter olarak görev yaptığım dönemde görülmemiş boyutta” dedi.

Guterres, “Hiçbir şey Filistin halkının toplu olarak cezalandırmasını meşru kılamaz” vurgusunda bulunarak Gazze’deki durumun kelimelerle ifade edilemeyecek kadar kötü olduğunu söyledi. Gazze’de hiçbir yerin güvenli olmadığını ve hiç kimsenin güvende olmadığını ifade eden Guterres, “Travmatize edilen insanlar, güneyde tehlikeli bir boyutta kalabalıklaşan kısıtlı alanlara itiliyor” uyarısında bulundu.

“Uluslararası insancıl hukukun açık şekilde ihlali”

Hayat kurtarıcı yardımın, gerekli düzeyde muhtaç kişilere ulaşamadığına dikkati çeken Guterres, “Hastalık, gıdasızlık ve başka sağlık riskleriyle beraber açlığın gölgesi Gazze halkına korku salıyor. Gazze’de uluslararası insancıl hukukun açık bir şekilde ihlal edilmesinden derin endişe duyuyorum” dedi.

Guterres, etkili insani yardım ulaştırılması için güvenliğin sağlanmasının ön koşul olduğunun altını çizerek, aynı zamanda ticari faaliyetlerinin tekrar başlatılmasının önemine işaret etti. BM personeli ve ortaklarının, “yoğun, yaygın ve acımasız bombalama” devam ederken etkili bir şekilde insani yardım sağlamayacağını kaydeden Guterres, çalışanların da hayatının riske girdiğini ifade etti.

Guterres, “7 Ekim’den bu yana Gazze’de 152 BM personeli öldürüldü. Bu, tek bir olayda örgüt tarihimizin en büyük kaybı” bilgisini paylaştı. İnsani yardım operasyonlarının Gazze sınırında da büyük engellere takıldığını aktaran Guterres, hayati öneme sahip malzeme ve teçhizatın girişinin açıklama yapılmadan engellendiğini dile getirdi.

Guterres, tek bir malzeme reddedilince tüm kargonun onay sürecinin baştan başladığını ve temel ihtiyaç ve servislerin girişinin engellendiğini söyledi. Gazze içinde insani yardımların dağıtımlarının önemli engellerle karşılaştığını aktaran Guterres, yüz binlerce insanın bulunduğu Gazze’nin kuzeyine erişime izin verilmediğine dikkati çekti.

Guterres, “İnsani yardım operasyonlarının güvenliğini sağlamak için kullanılan insani bildirimlere saygı duyulmuyor” diyerek, aynı zamanda iletişim ve elektrik kesintilerinin, dağıtım esnasında sorun yarattığını ifade etti.

BM’nin insani yardımları artırmak istediğini ve bunun için de bazı temel koşulların sağlanması gerektiğini kaydeden Guterres, “Taraflar uluslararası insancıl hukuka saygı göstermeli, sivilleri korumalı ve ihtiyaçlarının giderilmesini güvence altına almalı” mesajını verdi.

Guterres, işgal altındaki Batı Şeria’da gerginliğin arttığına dikkati çekerek, aynı zamanda Kızıldeniz ve ötesinde de gerginliğin yüksek seyrettiğini dile getirdi. İsrail ve Lübnan arasındaki Mavi Hat’ta çatışmadan derin endişe duyduğunun altını çizen Guterres, “İsrail ve Lübnan arasında gerginliğin daha geniş bir alana yayılma riski, bölgesel istikrarı derinden etkiliyor” değerlendirmesinde bulundu.

Guterres, söz konusu çatışma nedeniyle İsrail ve Lübnan’da çok sayıda insanın yerinden edildiğini belirterek, “Gelişmelerden derin endişe duyuyorum” dedi. Genel Sekreter olarak tüm taraflara bir mesaj vermesi gerektiğini söyleyen Guterres, sözlerini şu şekilde sürdürdü: “Mavi Hat’ta ateşle oymaya son verin. Gerginliği azaltın ve BM Güvenlik Konseyi’nin 1701 sayılı kararı uyarınca çatışmaya son verin.”

Tüm bu sorunların üstesinden gelmek için tek bir çözüm olduğunu kaydeden Guterres, “Acilen insani ateşkese ihtiyacımız var; yardımları ihtiyacı olanlara ulaştırmak için, rehinelerin serbest bırakılmasını kolaylaştırmak için, daha geniş savaş ateşini söndürmek için. Gazze’de çatışma ne kadar uzun sürerse gerginliğin artması ve yanlış hesap yapma riski o kadar artar. Gazze’de gördüklerimizin Lübnan’da tekrarlanmasına, Gazze’de mevcut durumun sürmesine izin veremeyiz” dedi.

“1948’den bu yana en büyük yerinden edilme”

Birleşmiş Milletler Filistinli Mültecilere Yardım Ajansı (UNRWA), X sosyal medya hesabından, İsrail’in Gazze Şeridi’ndeki saldırılarında oluşan yıkımı anlatan “100 saniyede 100 gün” başlıklı bir video paylaştı. Videoda, Gazze Şeridi’ndeki Filistinlilerin, 1948’den bu yana en büyük yerinden edilmeye maruz kaldığını belirtti.

Görüntülerde, İsrail’in hava saldırıları, yıkılan binalar, evlerini terk etmek zorunda kalan aile ve çocukların okullara ve derme çatma çadırlara sığınması ve zorlu yaşam şartlarını yansıtan karelere yer verildi. Açıklamada, bir nesil çocuğun travmaya uğradığı, binlercesinin öldürüldüğü, sakat bırakıldığı ve ailesiz kaldığı vurgulanarak, insanların “yaşanmaz” bir hayat sürdüğüne işaret edildi.

İsrail’in saldırılar nedeniyle 1 milyon 900 bin kişinin yerinden edildiğini belirten UNRWA, “Gazze’de 280 bin nüfusu olan Refah, şu anda 1 milyondan fazla yerinden edilmiş insanı ağırlıyor” açıklamasında bulunmuştu. Birleşmiş Milletler İnsani İşler Koordinasyon Ofisi (OCHA), Gazze Şeridi’nde yerinden edilenlerin kaldığı çadırlardaki yoğunluğun bulaşıcı hastalıklara yol açtığını belirtmişti.

İsrail’in Gazze Şeridi’ne saldırılarında en az 10 bin 300 çocuk olmak üzere, 24 bin 100 Filistinli öldürüldü, 60 bin 834 kişi yaralandı.

(Kaynak: Bianet)

Paylaşın

TÜİK Açıkladı: Tarım Üretici Enflasyonu Yüzde 52,66

Tarım üretici enflasyonu aralık ayında bir önceki aya göre yüzde 6,34, bir önceki yılın aralık ayına göre yüzde 52,66, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 52,66 ve on iki aylık ortalamalara göre yüzde 72,04 arttı.

Haber Merkezi / Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Tarım Ürünleri Üretici Fiyat Endeksi (Tarım-ÜFE), Aralık 2023 verilerini açıkladı.

Buna göre; Tarım üretici enflasyonu aralık ayında bir önceki aya göre yüzde 6,34, bir önceki yılın aralık ayına göre yüzde 52,66, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 52,66 ve on iki aylık ortalamalara göre yüzde 72,04 arttı.

Sektörlerde bir önceki aya göre, ormancılık ürünleri ve ilgili hizmetlerde yüzde 1,86, balık ve diğer balıkçılık ürünlerinde yüzde 2,62 ve tarım ve avcılık ürünleri ve ilgili hizmetlerde yüzde 6,55 arttı.

Ana gruplarda bir önceki aya göre çok yıllık bitkisel ürünlerde yüzde 1,98 azalış, canlı hayvanlar ve hayvansal ürünlerde yüzde 4,96 ve tek yıllık bitkisel ürünlerde yüzde 11,81 artış oldu.

Yıllık artışın düşük olduğu alt gruplar sırasıyla, yüzde 25,93 ile lifli bitkiler ve yüzde 26,76 ile tahıllar (pirinç hariç), baklagiller ve yağlı tohumlar oldu.

Buna karşılık, yıllık artışın yüksek olduğu alt gruplar ise sırasıyla, yüzde 170,59 ile yağlı meyveler ve yüzde 102,77 ile canlı kümes hayvanları ve yumurtalar oldu. Bir önceki yılın aynı ayına göre azalış gösteren tek alt grup ise yüzde 24,96 ile turunçgiller oldu.

Bir önceki aya göre artışın düşük olduğu alt gruplar yüzde 0,89 ile lifli bitkiler ve yüzde 0,93 ile çeltik oldu. Bir önceki aya göre artışın yüksek olduğu alt gruplar, yüzde 23,54 ile sebze ve kavun-karpuz, kök ve yumrular ve yüzde 11,65 ile canlı kümes hayvanları ve yumurtalar oldu.

Paylaşın

Futbolda 2023’ün En İyileri: Aitana Bonmati, Lionel Messi

FIFA (Uluslararası Futbol Federasyonları Birliği) 2023 yılı en iyi erkek futbolcu ödülünü Lionel Messi, en iyi kadın futbolcu ödülünü ise Aitana Bonmati kazandı.

Josep Guardiola, erkek futbolunda yılın teknik direktörü seçilirken, kadın futbolunda en iyi teknik direktör ödülü Sarina Wiegman’a gitti.

FIFA tarafından 2017’den beri düzenlenen ödül töreninde 2023 yılının en iyileri belli oldu. Lionel Messi, diğer finalistler Erling Haaland ve Kylian Mbappe’nin önünde 2023 FIFA The Best (En İyi Erkek Oyuncu) ödülünü üst üste ikinci kez kazandı. Messi, 2022 yılında elde ettiği ünvanı korumayı başardı.

Aitana Bonmati, İspanya Milli Takımı ile elde edilen Dünya Kupası şampiyonluğunun yanı sıra Barcelona’daki başarılarının ardından FIFA’nın En İyi Kadın Oyuncu ödülünü elde etti. Aitana Bonmati, finalist arkadaşları Linda Caicedo ve Jennifer Hermoso’nun önünde ödülün sahibi oldu. Bonmati, ilk kez FIFA’nın En İyi Kadın Oyuncusu seçilmeyi başardı.

Geçen sezon Manchester City’yi UEFA Şampiyonlar Ligi, İngiltere Premier Lig ve İngiltere Federasyon Kupası’nda şampiyonluğu taşıyan İspanyol Josep Guardiola, Simone Inzaghi (Inter) ve Luciano Spalletti’nin (Napoli/İtalya Milli Takımı) önünde erkek futbolunda yılın teknik direktörü seçildi.

Kadın futbolunda en iyi teknik direktör ödülünü, İngiltere Milli Takımı’nın başındaki Sarina Wiegman aldı. Wiegman 2017, 2020 ve 2022’den sonra 4. kez ödülün sahibi oldu.

Manchester City’nin Brezilyalı file bekçisi Ederson, yılın erkek kalecisi, Manchester United ve İngiltere Milli Takımı’nın kalesini koruyan Mary Earps de yılın kadın kalecisi ödülüne layık görüldü.

Yılın en iyi golüne verilen FIFA Puskas Ödülü, Brezilya İkinci Ligi’nde Botafogo forması giyen Guilherme Madruga’ya gitti.

FIFA Fair Play Ödülü’nü, Brezilya A Milli Takımı futbolcuları kazandı. Oyuncular, formasını giydiği Real Madrid’in İspanya ligindeki bir maçında ırkçı tezahüratlara maruz kalan takım arkadaşları Vinicius’a destek olmak için sahaya siyah formalarla çıkmıştı.

FIFA Taraftar Ödülü ise Arjantin kulübü Atletico Colon’un maçını tribünden izlerken, kucağındaki çocuğuna şişeden süt içirirken görüntülenen Hugo Daniel Iniguez’e verildi.

Brezilyalı 37 yaşındaki kadın futbolcu Marta Vieira da Silva ya da bilinen kısa adıyla Marta, FIFA Özel Ödülü’nün sahibi oldu. Brezilyalı kadın futbolcu, daha önce 6 kez (2006, 2007, 2008, 2009, 2010 ve 2018) dünyanın en iyi kadın futbolcusu seçilmişti.

Yılın 11’leri

FIFA ile Uluslararası Profesyonel Futbolcular Birliği (FIFPro) tarafından belirlenen Yılın 11’ine, erkekler ve kadınlarda şu oyuncular seçildi:

Erkekler:

Kaleci: Thibaut Courtois
Savunma: John Stones, Kyle Walker, Ruben Dias
Orta saha: Bernardo Silva, Jude Bellingham, Kevin De Bruyne
Forvet: Erling Haaland, Kylian Mbappe, Lionel Messi, Vinicius

Kadınlar:

Kaleci: Mary Earps
Savunma: Olga Carmona, Lucy Bronze, Alex Greenwood
Orta saha: Keira Walsh, Alessia Russo, Lauren James, Ella Toone, Aitana Bonmati
Forvet: Alex Morgan, Sam Kerr

Paylaşın

Nobel Barış Ödülü Sahibi Nergis Muhammedi’ye 15 Ay Daha Hapis Cezası

İran Devrim Mahkemesi, Nobel Barış Ödülü sahibi Nergis Muhammedi’yi İslam Cumhuriyeti’ne karşı kara propaganda yaptığı iddiasıyla 15 ay daha hapis cezasına çarptırdı:

Haber Merkezi / “15 ay hapis, iki yıl Tahran ve komşu iller dışına sürgün, iki yıl seyahat yasağı, iki yıl sosyal – siyasi gruplara katılma yasağı, ve iki yıl akıllı telefon kullanma yasağı.”

Hayatının son yirmi yılında birçok kez hapis cezası alan Nergis Muhammedi‘nin ailesi, cezanın 19 Aralık’ta verildiğini ve Muhammedi‘nin duruşmalara özellikle katılmamayı tercih ettiğini açıkladı.

Nergis Muhammedi, şu anda Tahran’da yer alan Evin Hapishanesi’nde iktidara karşı propaganda yapmak, hapishanede itaatsizlik ve yetkililere hakaret etmek suçlarından verilen 30 ay hapis cezasını çekiyor.

1972 doğumlu Nergis Safiye Muhammedi, insan hakları aktivisti ve gazeteci. Nobel Barış Ödülü sahibi Şirin Ebadi’nin başkanlığını yaptığı İnsan Hakları Savunucuları Merkezi’nin başkan yardımcısı.

Kendisi İran’da başörtüsüne karşı kitlesel feminist sivil itaatsizliğin sesli bir savunucusu ve 2023’te hazırlanan başörtüsü ve iffet programının sesli bir eleştirmeni.

Mayıs 2016’da Tahran’da “ölüm cezasının kaldırılması için kampanya yürüten bir insan hakları hareketi” kurmak ve yürütmek suçundan 16 yıl hapis cezasına çarptırıldı. 2020’de serbest bırakıldı, ancak 2021’de hapishaneye geri gönderildi ve o zamandan beri tutuklu kadınlara yönelik tacize ilişkin raporlar verdi.

Ekim 2023’te hapishanedeyken, “İran’da kadınlara yönelik baskıya karşı ve herkes için insan hakları ve özgürlüğü destekleme mücadelesi nedeniyle” 2023 Nobel Barış Ödülü’ne layık görüldü. İran Dışişleri Bakanlığı Muhammedi’ye ödül verilmesi kararını kınadı.

Nergis Safiye Muhammedi, ayrıca, Alexander Langer Ödülü (2009) ve Andrei Sakharov Ödülü’ne de (2018) layık görüldü.

Paylaşın