Bitcoin 29 Bin 400 Doların Altında; Shiba Inu Ve Solana Sert Yükseldi

ABD enflasyon verileri sonrası Bitcoin (BTC) 29 bin 400 doların altına gerilerken, Ethereum (ETH) ise bin 850 dolar seviyesinin hemen altında işlem görüyor. Solana ve Shiba Inu ise yatırımcısına yüksek oranda kazandıran kripto para birimleri arasında yer aldı.

Haber Merkezi / Kripto para birimleri, ABD enflasyon verileri sonrası yatay bir seyir izliyor…

Dünyanın en büyük kripto para birimi Bitcoin (BTC) yüzde 0,50 düşüşle 29 bin 392 dolara gerilerken, dünyanın en büyük ikinci kripto para birimi Ethereum (ETH) ise yüzde 0.26 düşüşle bin 847 dolardan işlem görüyor.

Bitcoin’in (BTC) hacmi, son 24 saatte yüzde 27,1 düşerek yaklaşık 11,57 milyar dolar olurken, piyasa değeri ise 571 milyar dolar civarında. Diğer önde gelen kripto paralardan, Solana ve Shiba Inu ise yatırımcısına yüksek oranda kazandıran kripto para birimleri arasında yer aldı.

Küresel kripto para birimi piyasalarının değeri, son 24 saatte yüzde 0,25 düşerek 1,17 trilyon dolar civarında işlem görüyor.

Bazı kripto para birimlerinde son durum ise şöyle:

Bitcoin 29,392 dolar, değer kaybı yüzde 0.50
Ethereum 1,847 dolar, değer kaybı yüzde 0.26
Tether 0.9985 dolar, değer kaybı yüzde 0.06
BNB 240 dolar, değer kaybı yüzde 0.69
XRP 0.6329 dolar, değer kazancı yüzde 0.65

Cardano 0.2964 dolar, değer kaybı yüzde 0.47
Dogecoin 0.07563 dolar, değer kaybı yüzde 0.08
Solana 24.52 dolar, değer kazancı yüzde 0.80
Polygon 0.6857 dolar, değer kaybı yüzde 0.04

Litecoin 83.07 dolar, değer kaybı yüzde 1.01
Polkadot 5 dolar, değer kaybı yüzde 0.45
Tron 0.07715 dolar, değer kazancı yüzde 0.47
Shiba Inu 0.00001008 dolar, değer kazancı yüzde 2.94

Paylaşın

Kur Artışı Ve Enflasyon Kartlı Harcamalarda Yeni Rekor Getirdi

Yüksek enflasyon ve döviz kurlarında yaşanan artış kartı harcamalarda yeni rekor getirdi. Merkez Bankası verilerine göre, 4 Ağustos haftasında banka kartı ve kredi kartı işlemler tutarı yüzde 2,1 artışla 181,6 milyar TL seviyesine yükseldi.

Kartlı harcamalarda tüketim kategorileri incelendiğinde artışlar genele yayıldığı, bunun yanında en belirgin haftalık artışların hizmet sektörleri, çeşitli gıda ve eğitim-kırtasiye harcamalarında yaşandığı görüldü. Harcamaları azalan az sayıda alt gruplar arasında ise elektrik-elektronik ve mobilya öne çıktı.

Sanayi üretiminde ikinci çeyrekte yıllık bazda gerileme dikkat çekerken, iç tüketime ilişkin göstergelerde yukarı yönlü ivmenin devam ettiği izleniyor.

Bloomberg HT’de yer alan habere göre Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) verilerine göre, 4 Ağustos haftasında banka kartı ve kredi kartı işlemler tutarı yüzde 2,1 artışla 181,6 milyar TL seviyesine yükseldi. Böylelikle kartlı harcamalarda yeni rekor görüldü.

Ekonomist Bürümcekçi’nin değerlendirmesine göre bu artışa vergi ve BES ödemelerinin 0,7 milyar TL artış ile sınırlı yukarı yönlü etkide bulunduğu izlendi.

Kartlı harcamalarda tüketim kategorileri incelendiğinde artışlar genele yayıldığı, bunun yanında en belirgin haftalık artışların hizmet sektörleri, çeşitli gıda ve eğitim-kırtasiye harcamalarında yaşandığı görüldü. Harcamaları azalan az sayıda alt gruplar arasında ise elektrik-elektronik ve mobilya öne çıktı.

Bu işlemlerden ayrı olarak açıklanan internet üzerinden yapılan alışverişlerde ise haftalık 2,1 milyar TL azalış ile 57,3 milyar TL’ye düşüş kaydedildi.

Kartlı harcamalarda internet dahil, vergi ve BES ödemeleri hariç toplam alışverişin son 4 haftalık ortalamasının yıllık değişimi de yüzde 152 artış ile hızlanma kaydetti.

Paylaşın

Türkiye’nin Dünya Ticaretindeki Payı Yüzde 1,04

Dünya Ticaret Örgütü (DTÖ) verilerine göre, Türkiye 2023 yılının ilk çeyreği itibariyle dünya ticaretinden yüzde 1,04 pay alıyor. AK Parti’nin iktidara geldiği 2002 yılından 2022 yılı sonuna kadar, dünya ticareti yüzde 276,5 büyüme göstererek 24 trilyon doları aştı.

Bu 20 yıl içerisinde Türkiye’nin ihracatı 6,5 milyar dolardan 255 milyar dolara çıkmış olsa da, küresel ticaretten aldığı pay ise sadece 1 kat arttı ve yüzde 0,55’ten yüzde 1,04’e yükseldi.

Dış borcunun milli gelire oranı yüzde 50’ye ulaşan Türkiye için ihracat, döviz ihtiyacının karşılanması için hayati önem taşıyor. Ancak pandemi sonrasında yükselişe geçen enflasyon ve başta en büyük pazar olan Almanya olmak üzere Avrupa Birliği (AB) ekonomilerindeki durgunluk, Türkiye’nin ihracat gelirlerini giderek daha fazla olumsuz etkiliyor.

DW Türkçe’den Aram Ekin Duran‘a konuşan iş dünyası temsilcileri, Türkiye’nin dünya pazarlarında pay kaybetmeye başladığına işaret ediyorlar. Uzmanlara göre, hükümetin vaat ettiği destek paketlerine rağmen ihracatta kan kaybının sürme olasılığı yüksek.

Türkiye’nin ihracatı, pandemi sonrasında açılan küresel ticaret ağlarının canlanması ile birlikte, 2022 yılında bir önceki yıla göre yüzde 13 artışla 254 milyar dolar olmuştu. 2023 yılının ilk 7 ayında ise, önceki yılın aynı dönemine göre ihracat yüzde 0,6 düşüş kaydetmiş durumda. Yılsonu için konulan ihracat hedefi ise 265 milyar dolar. Yani 2022’ye göre hükümetin ihracat hedefinde yalnızca yüzde 4,3’lük artış öngörülüyor. Son 7 ayda dış ticaret açığı ise 73,6 milyar dolara ulaştı.

Son 1 yılda dolar kurunda yüzde 52 artış yaşanırken, üretim ve ihracat maliyetlerindeki artış ise yüzde 100’ü aştı. Bununla birlikte pandemi döneminde başta Çin olmak üzere Uzak Asya ülkelerinin AB’ye ihracatı kesintiye uğrayınca öne çıkan Türkiye, bu avantajını da giderek kaybediyor. Türkiye’de işçilik ve hammadde maliyetlerinin artması ile Asya ülkeleri yeniden fiyat avantajı yakalayarak pazar paylarını geri almaya başladı.

12 ihracatçı birliğinden oluşan ve Türkiye’nin toplam ihracatının yaklaşık yüzde 15’ini gerçekleştiren Ege İhracatçı Birlikleri’nin Koordinatör Başkanı Jak Eskinazi, yaptığı açıklamada, Türkiye’de yaşanan kur artışının enflasyonun çok gerisinde kalması nedeniyle ihracata olumlu bir katkısı olmuyor.

İhracatı artırmak için asıl önemli olanın ekonomideki istikrar olduğunu vurgulayan Eskinazi, “Eğer kurlar enflasyonun altında artıyorsa, orada istikrar yoktur. Şu anda hala böyle bir istikrar tesis edilemediği için bu kur artışlarının bize bir faydası yok” diyor.

Yüksek enflasyon nedeniyle ihracat gelirlerinin düştüğünü ifade eden Jak Eskinazi, “Şu anda ihracatçılar olarak yurtdışındaki müşterilerimize fiyat veremiyoruz. Fiyat veremediğimiz için de pazar kaybı yaşıyoruz. Mesela şu an tekstil sektöründe, rekabet ettiğimiz ülkelerden yüzde 30-40 daha pahalı durumdayız” diye konuşuyor.

Bununla birlikte demir-çelik ihracatçılarının da yüksek enerji maliyetleri nedeniyle yeni sipariş almakta zorlandığını kaydeden Eskinazi, şu değerlendirmelerde bulunuyor:

“Eskiden demir-çelik sektöründe enerji maliyetleri yüzde 7-10 düzeyindeyken, şimdi bu oran yüzde 25’lere geldi. Dünyada enerji fiyatları eskiye döndü ama bizde bir türlü dönemedi. Maalesef şu anda ihracat yapan firmaların para kazanıp, yeni yatırıp yapmaya yönelme şansı yok.”

İstanbul Sanayi Odası (İSO) verilerine göre, Türkiye’de ihracat yapma koşulları son 3 aydır sürekli bozuluyor.

Türkiye imalat sektörünün ana ihracat pazarlarındaki faaliyet koşullarını ölçen İSO Türkiye İmalat Sektörü İhracat İklimi Endeksi, temmuzda 50,3 olarak gerçekleşti. Endekste eşik değer olan 50,0’nin üzerinde ölçülen tüm rakamlar ihracat ikliminde iyileşmeye, 50’nin altındaki değerler ise bozulmaya işaret ediyor.

Hükümetten destek adımları

Son dönemde ihracattaki yavaşlamaya karşı, hükümet önlem almaya çalışıyor. Ekonomi yönetimi geçtiğimiz haftalarda, ihracat kredilerinin sınırlandırıcı tedbirlerin dışında tutulması, reeskont kredilerinde günlük limitin 1,5 milyar TL’ye yükseltilerek KOBİ payının artırılması gibi yenilikler getirdi.

Temmuz ayının son günlerinde ise Ticaret Bakanlığı’ndan ihracatçılara yeni bir destek paketi açıklaması geldi.

Ticaret Bakanı Ömer Bolat tarafından yapılan açıklamada, e-ihracatın genel ihracat içindeki payının yüzde 10’a çıkarılması hedefi ile hazırlanan e-ihracat destek paketinin tüm e-ihracat ekosistemini kapsayacak şekilde Türk ürünlerinin ve markalarının dünyaya tanıtılmasında gerekli destekleri sağlayacağı belirtildi.

Bakan Bolat, 8 Ağustos’ta İstanbul’da katıldığı bir fuar açılışında ise 2024 bütçesinde ihracat desteklerinin artırılması için çalışma başlattıklarını açıkladı.

Bünyesindeki 60 bini aşkın şirketle Türkiye dış ticaretinin yüzde 83’ünü gerçekleştiren Türk Girişim ve İş Dünyası Konfederasyonu (TÜRKONFED) Başkanı Süleyman Sönmez, yaptığı açıklamada, Türkiye’nin döviz ihtiyacını karşılayabilmek için ihracatta yüksek katma değerli ürünlerin payının artırılması gerektiğini söylüyor.

“İhracatımızda düşük teknolojili tüketim malları ve ham madde mallarının yoğunluğu dikkatlerden kaçmıyor” diyen Süleyman Sönmez, “Yüksek teknoloji ihracatımız yüzde 3 seviyesinde ve bu oranın OECD ülkeleri ortalamasının yüzde 17-18 bandında seyrettiğini biliyoruz. Türkiye yüksek teknoloji endüstrilerine ve yeşil dönüşüme dolayısıyla yeşil sanayileşmeye öncelik veren stratejik bir sanayi politikasına ihtiyaç duyuyor” diye konuşuyor.

Sönmez’e göre ihracatçılara yönelik özel teşvik ve destekler ile birlikte uzun vadede Türkiye için yeni bir üretim modeli gerekiyor. Sönmez, “Verimlilik temelli bir üretim ekonomisini, yüksek katma değer yaratacak, yüksek teknoloji kullanan ve yüksek katma değerli ihracata yönlendirecek bir rotanın belirlenmesi gerekli” diyor.

Türkiye ihracatının yarıdan fazlasının gerçekleştirildiği Euro Bölgesi’nde ekonomik performansta yaşanan durgunluk da Türkiye’nin ihracatı konusunda endişeleri artırıyor.

Avrupa İstatistik Ofisi (Eurostat), Avrupa Birliği (AB) ve Euro Bölgesi’nin 2023 yılı ikinci çeyrek büyüme oranlarına ilişkin öncü verilerine göre, 20 üyeli Euro Bölgesi’nde mevsimsellikten arındırılmış Gayrisafi Yurt içi Hasıla (GSYH), 2023’ün ikinci çeyreğinde bir önceki çeyreğe kıyasla yüzde 0,3 artarken, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 0,6 yükseldi. Euro Bölgesi’nin ilk çeyrek büyüme öncü verilerinde yüzde 0,1 küçüldüğü bildirilmişti.

Geçen yılın son çeyreğinde de yüzde 0,1 daralan Euro Bölgesi ekonomisi teknik resesyona girmişti. Daha sonra Eurostat, Euro Bölgesi’nin ilk çeyrek büyüme oranını yukarı yönlü revize etmiş, öncü verilerdeki yüzde 0,1 küçülmeyi 0 (sıfır) olarak güncellemişti.

“Almanya’da küçülme tehlikesi var”

Altınbaş Üniversitesi İşletme Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hayri Kozanoğlu, özellikle Türkiye’nin en fazla ihracat yaptığı Alman ekonomisine ilişkin yüzde 0,9’luk küçülme beklentisinin yakın gelecekte ihracat için olumsuz bir gelişme olduğunu söylüyor. Türkiye, Almanya geçen yıl 21,1 milyar dolarlık ihracat gerçekleştirmişti.

Döviz kurunun seçim öncesi baskı altında tutulmasının ihracatın cazibesini azalttığına da işaret eden Prof. Kozanoğlu, son günlerde dolar kurunun 27 TL’yi geçmesinin ihracatı bir miktar canlandırabileceğini söylüyor. Kozanoğlu, “Yeni fiyatlara göre siparişlerin alınması ve üretimin yapılması ise biraz zaman alacaktır” diyor.

Paylaşın

TÜİK Duyurdu: Perakende Satışlar Fren Yaptı

Perakende satışlar haziran ayında bir önceki aya göre yüzde 0,1 azaldı. Aynı ayda gıda, içecek ve tütün satışları yüzde 2,3 arttı, gıda dışı satışlar (otomotiv yakıtı hariç) yüzde 1,3, otomotiv yakıtı satışları ise yüzde 0,1 azaldı.

Haber Merkezi / Öte yandan perakende satışlar haziran ayında bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 28,5 arttı. Aynı ayda gıda, içecek ve tütün satışları yüzde 26,6, gıda dışı satışlar (otomotiv yakıtı hariç) yüzde 32,0, otomotiv yakıtı satışları ise yüzde 19,4 arttı.

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK)  Perakende Satış Endeksleri Haziran 2023 verilerini açıkladı.

Açıklanan verilere göre, sabit fiyatlarla perakende satış hacmi 2023 yılı Haziran ayında bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 28,5 arttı. Aynı ayda gıda, içecek ve tütün satışları yüzde 26,6, gıda dışı satışlar (otomotiv yakıtı hariç) yüzde 32, otomotiv yakıtı satışları ise yüzde 19,4 arttı.

Sabit fiyatlarla perakende satış hacmi haziran ayında bir önceki aya göre yüzde 0,1 azaldı. Aynı ayda gıda, içecek ve tütün satışları yüzde 2,3 arttı, gıda dışı satışlar (otomotiv yakıtı hariç) yüzde 1,3, otomotiv yakıtı satışları ise yüzde 0,1 azaldı.

Cari fiyatlarla perakende ciro haziran ayında bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 73 arttı. Aynı ayda gıda, içecek ve tütün satışları yüzde 89,3, gıda dışı satışlar (otomotiv yakıtı hariç) yüzde 96,2, otomotiv yakıtı satışları ise yüzde 3,2 arttı.

Paylaşın

Ekonomistlerden “Enflasyon” Tahmini: Ağustosta Sert Yükselecek

Enflasyon temmuz ayında bir önceki aya göre yüzde 9,49, bir önceki yılın ayına göre yüzde 47,83 artarken, Reuters’ın görüşlerine başvurduğu toplam beş ekonomist enflasyonun ağustosta ayında yüzde 5.5 ila yüzde 8.5 arasında artacağını öngördü.

Geçen ay açıklanan enflasyon raporu toplantısında Merkez Bankası Başkanı Hafize Gaye Erkan, enflasyon tahminini yıl sonu için yüzde 22.3’ten yüzde 58’e yükseltirken öngörülen patikaya göre 2024 yılında enflasyonun yüzde 33 seviyesine gerileyeceğini açıklamıştı.

Temmuz ayındaki vergi ve fiyat artışlarının ay ortasında gerçekleşmesi nedeniyle ağustosa sarkan etki TÜFE’deki yüksek seyir beklentisinde öne çıkan en önemli unsur.

TL’deki değer kaybının birikimli etkileri ve akaryakıt zamlarının doğrudan ve dolaylı etkileri ile asgari ücret artışı da öne çıkan diğer unsurlar. Ekonomistler gıda fiyatlarında akaryakıtın da etkisiyle bu ay belirgin artış öngörüyor. Gıda geçmiş yıllara bakıldığında yaz aylarında fiyat artışlarının en az olduğu kalemlerden.

Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, bugün gazetede yer alan açıklamalarında amaçlarının geçiş dönemi sonrası enflasyonu kalıcı olarak aşağı çekmek olduğunu belirterek, yapılan vergi düzenlemelerinin enflasyonist olduğunu ancak bunun tekrarlanmayacağını söyledi.

Ekonomistler ayın ilk günlerinde, içinde bulundukları aya ilişkin enflasyon tahmini yapabiliyor. Ancak ay içindeki gelişmeler bu tahminleri her iki yönde değiştirebiliyor. Bu ay yaşanan etkinin büyük bölümünün geçen aydan sarkan etki olması nedeniyle tahminler ayın ilk günlerinden itibaren daha gerçekçi.

Örnek olarak TÜİK akaryakıt fiyatlarını ay içinde birden fazla kez topluyor. Fiyat artışının ay ortasında gerçekleştiği durumda etkinin bir kısmı değişimin olduğu aya kalan kısmı ise takip eden ilk aya yansıyor.

Akaryakıttan alınan özel tüketim vergisinin (ÖTV) Temmuz ortasında keskin şekilde artırılmasıdan bugüne benzinin litre fiyatı 25 TL’den 36 TL’ye yükseldi. Bu akaryakıt fiyatlarının bir aya yakın sürede yüzde 45 artığı anlamına geliyor.

Öte yandan ekonomistler kısmen haziran ve daha belirgin şekilde Temmuz ayında TÜİK’in vergi artışlarının TÜFE’ye yansımasına ilişikin “ölçümde belirgin bir kalite artışı” gördüklerine de dikkat çekiyorlar.

Konunun hassasiyeti nedeniyle ismini vermek istemeyen bir ekonomist, “Temmuz için TÜFE’de yüzde 9.5 ölçümü bence vergi ve akaryakıt kaynaklı değişimin tamamını ölçmeyi başarmış. Yılbaşı ile Haziran ve Temmuz ölçüm kalitesi arasında belirgin bir fark var. Hala giyim gibi kalemlerdeki ölçümler iyi değil ancak kalite artışının devamı gelirse bu pozitif olur. Doğru veri doğru politikalar için çok gerekli” dedi.

TÜİK, enflasyon başta olmak üzere açıkladığı verilerin sokaktaki gerçekleşmeleri tam yansıtamadığı gerekçesiyle 2018 yılından beri eleştiriliyor. Bu eleştirilerin ardından işsizlik verilerinde yapılan değişikliklerle bu veri özelinde belirgin iyileştirmeler yapılmıştı. Benzer bir adım TÜFE için başlatılsa da yarım kalmıştı.

Geçen ay açıklanan enflasyon raporu toplantısında Merkez Bankası Başkanı Hafize Gaye Erkan, enflasyon tahminini yıl sonu için yüzde 22.3’ten yüzde 58’e yükseltirken öngörülen patikaya göre 2024 yılında enflasyonun yüzde 33 seviyesine gerileyeceğini açıkladı.

Yılsonu için piyasa beklentisi de yüzde 60’a yakın bir yerde, dolayısıyla TCMB bu toplantıyla uzun bir aradan sonra ilk kez piyasa tahminlerine paralel bir yol haritası çizmiş oldu.

Ekonomistler doğalgaz faturalarının tahsil edilmediği Mayıs 2023’ün baz oluşturacağı Mayıs 2024’te TÜFE’nin yüzde 70 seviyesine yakın bir yerde zirve yapacağını bekliyor. TCMB de zirvenin benzer tarihte yüzde 60 üzerinde olacağını söylüyor.

Mayıs 2024 zirvesinin ardından ise enflasyonda belirgin düşüş bekleniyor. Piyasa enflasyon tahminleri ise 2024 sonu için genel olarak yüzde 40-%45 civarında.

Göreve geldiğinde kademeli sıkı para politikası uygulayacağını açıklayan ve enflasyondaki düşüşü yeniden ana odağı haline getiren Erkan başkanlığında TCMB politika faizini iki ayda 900 baz puan artırdı. Enflasyonla mücadele için faiz politikasının yanı sıra krediler de belirgin kullanılıyor.

“Gelecek yıl itibarıyla düşüşü net olarak göreceğiz”

Reuters’a bilgi veren bir yetkili, “Temmuz ayı enflasyonu oldukça yüksek geldi, Ağustos da yüksek gelecek. Birkaç ay daha, enflasyonda alınan vergi kararlarının etkileri olacak. Ancak yılın yüzde 59-60 civarında biteceği görülüyor… Gelecek yıl itibarıyla düşüşü net olarak göreceğiz” dedi ve ekledi:

“Gelecek yıl sonunda enflasyon yüzde 30’un hemen üzerine kadar düşecek. Bu konuda hem Hazine’nin hem TCMB’nin veri odaklı çok ciddi çalışmaları var. Ekonomi yönetimine yönelik ‘eli serbest değil’ gibi yorumlar yapılıyor ama ortadaki politika değişikliğine bakılınca bu eleştiri fazla ağır.”

Seçim öncesi yüksek enflasyona rağmen faizler düşük tutulurken, TL’nin değerinin daha da düşmesini engellemek için TCMB rezervlerden satış yapıyordu. Öte yandan bankacılık sistemi üzerinden uygulamaya alınan regülasyonlar da TL’nin değersizleşmesini engelleme amacı güdüyordu. Bu yapı ekonomistler ve toplumun geniş kesimleri için “sürdürülemez” olduğu gerekçesiyle eleştiriliyordu.

Seçim sonrasında ise TCMB beklentilerin altında kalan faiz artışları ile birlikte, ihracat hariç kredi büyümesini sınırlayacak adımlarla sıkılaştırma kararlarını destekledi. Ekonomi yönetimi enflasyondaki düşüşün öncelik olduğunu belirtirken sürecin zaman alacağını ancak kararlı olduklarını belirtiyor.

(Kaynak: Reuters)

Paylaşın

TÜİK Açıkladı: Sanayi Üretimi Yıllık Yüzde 0,6 Arttı

Sanayi üretimi haziran ayında bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 0,6 artarken, nisan ayına göre ise yüzde 1,6 arttı. Haziran ayında madencilik ve taş ocakçılığı sektörü endeksi bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 11,6 azaldı.

Haber Merkezi / İmalat sanayi sektörü endeksi yüzde 2,1 arttı ve elektrik, gaz, buhar ve iklimlendirme üretimi ve dağıtımı sektörü endeksi yüzde 3,4 azaldı.

Sanayinin alt sektörleri incelendiğinde, haziran ayında madencilik ve taş ocakçılığı sektörü endeksi bir önceki aya göre yüzde 4,2 azaldı, imalat sanayi sektörü endeksi yüzde 2,3 arttı ve elektrik, gaz, buhar ve iklimlendirme üretimi ve dağıtımı sektörü endeksi yüzde 2,1 azaldı.

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Sanayi Üretim Endeksi, Haziran 2023 verilerini açıkladı.

Buna göre; Haziran ayında madencilik ve taş ocakçılığı sektörü endeksi bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 11,6 azaldı, imalat sanayi sektörü endeksi yüzde 2,1 arttı ve elektrik, gaz, buhar ve iklimlendirme üretimi ve dağıtımı sektörü endeksi yüzde 3,4 azaldı.

Sanayinin alt sektörleri incelendiğinde, haziran ayında madencilik ve taş ocakçılığı sektörü endeksi bir önceki aya göre yüzde 4,2 azaldı, imalat sanayi sektörü endeksi yüzde 2,3 arttı ve elektrik, gaz, buhar ve iklimlendirme üretimi ve dağıtımı sektörü endeksi yüzde 2,1 azaldı.

Sanayi üretim endeksi nedir?

Sanayi Üretim Endeksi, sanayi sektöründe yer alan kuruluşların üretimlerindeki değişimi gösteren bir endekstir. TÜİK tarafından 2005 yılı üretimi 100 olarak alınmak suretiyle, her ay 4850 işyerinden Aylık Sanayi Üretim Anketiyle derlenen verilere dayanılarak hesaplanmaktadır.

Sanayi üretimi ne demek?

Sanayi, endüstri veya işleyim devamlı veya belli zamanlarda, makine ve benzeri araçlar kullanarak bir madde veya gücün niteliğini veya biçimini değiştirerek toplu üretimde bulunan faaliyet dalı ve ekonominin ana sektörlerinden birisidir.

Sanayi grupları nelerdir?

Günümüzde sanayi faaliyetleri birincil, ikincil ve üçüncül sanayi olarak sınıflandırılmıştır. Bu kategorileri biraz daha açacak olursak tabii, sınai ve hizmet sanayisi şeklinde sınıflandırmaya tabi tutulduğu belirtilebilir.

Paylaşın

Bitcoin, 29 Bin 700 Doların Üzerinde; Shiba Inu Ve Solana Sert Yükseldi

Bitcoin (BTC) 29 bin 700 doların üzerine yükselirken, Ethereum (ETH) ise bin 850 dolar seviyesinin hemen üzerinde işlem görüyor. Shiba Inu ve Solana ise yatırımcısına yüksek oranda kazandıran kripto para birimleri arasında yer aldı.

Haber Merkezi / Haftanın ilk işlem gününe düşüş eğilimiyle başlayan kripto para birimleri, ABD enflasyon verileri öncesi yükselişe geçti.

Dünyanın en büyük kripto para birimi Bitcoin (BTC) yüzde 1,62 artışla 29 bin 727 dolara yükselirken, dünyanın en büyük ikinci kripto para birimi Ethereum (ETH) ise yüzde 1,27 artışla bin 856 dolardan işlem görüyor.

Bitcoin’in (BTC) hacmi, son 24 saatte yüzde 34,35 artarak yaklaşık 18,1 milyar dolar olurken, piyasa değeri ise 578 milyar dolar civarında. Bitcoin’in piyasa değeri dün 564 milyar dolar civarındaydı.

Küresel kripto para birimi piyasalarının değeri, son 24 saatte yüzde 1,49 artışla 1,18 trilyon dolar civarında işlem görüyor. Küresel kripto para birimi piyasalarının değeri dün 1,16 trilyon dolar civarındaydı.

Diğer önde gelen kripto paralardan, BNB , XRP, Dogecoin , Solana, Polygon ve Polkadot ise yatırımcısına yüksek oranda kazandıran kripto para birimleri arasında yer aldı.

Bazı kripto para birimlerinde son durum ise şöyle:

Bitcoin 29.727 dolar, değer kazancı yüzde 1,62
Ethereum 1.856 dolar, değer kazancı yüzde 1,27
Tether 0,9995 dolar, değer kazancı yüzde 0,06
BNB 244 dolar, değer kazancı yüzde 0,94
XRP 0,6448 dolar, değer kazancı yüzde 3,22

Cardano 0,2981 dolar, değer kazancı yüzde 1,99
Dogecoin 0,07498 dolar, değer kazancı yüzde 1,46
Solana 24,4 dolar, değer kazancı yüzde 5,03
Polygon 0,6911 dolar, değer kazancı yüzde 3,27

Litecoin 84,04 dolar, değer kazancı yüzde 1,64
Polkadot 5,05 dolar, değer kazancı yüzde 1,43
Tron 0,07659 dolar, değer kaybı yüzde 0,22
Shiba Inu 0,000009627 dolar, değer kazancı yüzde 7,07

Paylaşın

Bitcoin 29 Bin Doların Üzerinde; Shiba Inu Ve XRP Sert Düştü

Bitcoin (BTC) 29 bin dolar sınırına gerilerken, Ethereum (ETH) ise bin 800 dolar seviyesinin hemen üzerinde işlem görüyor. Shiba Inu ve XRP ise yatırımcısına kaybettiren kripto para birimleri arasında yer aldı.

Haber Merkezi / Kripto para piyasaları, haftanın ilk işlem gününe düşüş eğilimiyle başladı.

Dünyanın en büyük kripto para birimi Bitcoin (BTC) yüzde 0.06 düşüle 29 bin 006 dolara gerilerken, dünyanın en büyük ikinci kripto para birimi Ethereum (ETH) ise yüzde 0.11 düşüşle bin 829 dolardan işlem görüyor.

Bitcoin’in (BTC) hacmi, son 24 saatte yüzde 26,27 artışla yaklaşık 8,1 milyar dolar olurken, piyasa değeri ise 564 milyar dolar civarında. Bitcoin’in piyasa değeri cuma günü 567 milyar dolar civarındaydı.

Küresel kripto para birimi piyasalarının değeri, son 24 saatte yüzde 0,09 düşüşle 1,16 trilyon dolar civarında işlem görüyor. Küresel kripto para birimi piyasalarının değeri cuma günü 1,16 trilyon dolar civarındaydı.

Diğer en iyi kripto para birimlerinden Shiba Inu ve XRP ise yatırımcısına yüksek oranda kaybettiren kripto para birimleri arasında yer aldı.

Tüm stablecoinlerin hacmi şu anda 20.33 milyar dolar, bu, toplam kripto piyasasının 24 saatlik hacminin yüzde 91.99’u. Tüm stablecoinlerin hacmi şu anda 27.03 milyar dolar, bu, toplam kripto piyasasının 24 saatlik hacminin yüzde 93.14’üydü.

Bazı kripto para birimlerinde son durum ise şöyle:

Bitcoin 29,006 dolar, değer kaybı yüzde 0.06
Ethereum 1,829 dolar, değer kaybı yüzde 0.11
Tether 0.998 dolar, değer kaybı yüzde 0.08
BNB 242 dolar, değer kaybı yüzde 0.55
XRP 0.6162 dolar, değer kaybı yüzde 2.57

Cardano 0.2914 dolar, değer kaybı yüzde 1.02
Dogecoin 0.07447 dolar, değer kaybı yüzde 1.10
Solana 23.01 dolar, değer kazancı yüzde0.56
Polygon 0.6691 dolar, değer kaybı yüzde 0.40

Litecoin 82.31 dolar, değer kaybı yüzde 0.97
Polkadot 4.98 dolar, değer kaybı yüzde 0.48
Tron 0.07672 dolar, değer kaybı yüzde 0.76
Shiba Inu 0.000009256 dolar, değer kaybı yüzde 4.68

Paylaşın

Milyonlarca Yurttaş “Tatil Ve Dinlenme” Hakkını Kullanamıyor

Tüketicilerin tatil tercihlerine ilişkin yaptığı kamuoyu araştırmanın sonuçlarını değerlendiren Tüketici Birliği Federasyonu Tüketicinin Nabzı Çalışma Grubu Başkanı Yunus Emre Bitmez, “Geçtiğimiz yıl tatile gidemeyenlerin sayısı, bu yıl daha da arttı” dedi.

Elde edilen verilerin ülke ekonomisindeki olumsuzluğun etkisini gösterdiğini söyleyen Bitmez, “Tüketiciler zorunlu gereksinimlerini karşılamak için çabalamakta, enflasyon ve kurdaki artış nedeniyle tatile çıkmak, çok sayıdaki tüketici için hayale dönüşmüş bulunmaktadır.

Oysaki tatil ve dinlenme, her çalışan için Anayasal bir haktır. Anayasa’nın 50. maddesinde, ‘dinlenmek, çalışanlar için haktır’ düzenlemesi ile buna işaret edilmektedir. Milyonlarca yurttaşın Anayasal hakkını kullanamıyor olması, yaygın bir hak ihlâli niteliğindedir.” ifadelerini kullandı.

Tüketici Birliği Federasyonu (TBF), tüketicilerin tatil tercihlerine ilişkin yaptığı kamuoyu araştırmanın sonuçlarını açıkladı. Tüketici Birliği Federasyonu Tüketicinin Nabzı Çalışma Grubu tarafından yapılan “Gemliğe doğru” adlı araştırmaya göre, 2022 yılında tatile gidemeyecek durumda olan tüketicilerin oranı yüzde 60,90 iken, 2023 yılındaki araştırmada bu oran yüzde 61,18’e çıktı.

Tatil için yeterli bütçesi olmadığın belirten tüketicilerin oranı bu yıl yüzde 2 artarak yüzde 71,76’ya yükseldi. Bu oran 2022 yılında yüzde 69,70 olarak ölçülmüştü.

Bu yıl tatilini yurt dışında geçirmeyi planlayanların sayısı da azaldı. Geçen yıl yurt dışında tatil planlanlayanların oranı yüzde 41 iken, 2023 yılında bu oran yüzde 3,13’e geriledi.

“Tatile gidemeyenlerin sayısı, bu yıl daha da arttı”

Araştırmanın sonuçlarını değerlendiren Tüketici Birliği Federasyonu Tüketicinin Nabzı Çalışma Grubu Başkanı Yunus Emre Bitmez, “Geçtiğimiz yıl tatile gidemeyenlerin sayısı, bu yıl daha da arttı” dedi. Elde edilen verilerin ülke ekonomisindeki olumsuzluğun etkisini gösterdiğini söyleyen Bitmez şöyle konuştu:

“Tüketiciler zorunlu gereksinimlerini karşılamak için çabalamakta, enflasyon ve kurdaki artış nedeniyle tatile çıkmak, çok sayıdaki tüketici için hayale dönüşmüş bulunmaktadır. Oysaki tatil ve dinlenme, her çalışan için Anayasal bir haktır. Anayasa’nın 50. maddesinde, ‘dinlenmek, çalışanlar için haktır’ düzenlemesi ile buna işaret edilmektedir. Milyonlarca yurttaşın Anayasal hakkını kullanamıyor olması, yaygın bir hak ihlâli niteliğindedir.”

Tüketici Birliği Federasyonu geçen yıl da “Yaşasın tatil mi?” araştırmasıyla tüketicilerin tatil eğilimleriyle ilgili bir araştırma yapmıştı.

(Kaynak: DW Türkçe)

Paylaşın

Gıda Fiyatları Dünya Genelinde Düşerken, Türkiye’de İse 34 Aydır Yükseliyor

Küresel gıda fiyatları son 15 ayda sadece Nisan 2023’te yükselirken diğer tüm aylarda düşüş gösterdi. Gıda fiyatları Türkiye ise Eylül 2020’den bu yana, yani 34 aydır artmaya devam ediyor.

Türkiye’de Aralık 2021’de yüzde 45 olan yıllık gıda enflasyonu Kasım 2022’de ise yüzde 100’ü aşarak yüzde 102 olmuştu.

Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü’nün (FAO) açıkladığı Küresel Gıda Fiyat Endeksi son 15 ayda sadece bir kez yükseldi. Türkiye’de resmi yıllık enflasyon mart ayında yüzde 38, gıda fiyatlarındaki yıllık artış ise yüzde 54 oldu.

Dünyada gıda fiyatları aynı dönemde yüzde 21 düşerken Avrupa Birliği genelinde yüzde 15 artış gösterdi. Türkiye’de ise gıda fiyatları 34 aydan bu yana aralıksız artıyor. Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü’nün (FAO) açıkladığı Küresel Gıda Fiyat Endeksi son 15 ayda bir kez yükseldi.

Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) açıkladığı yıllık tüketici enflasyonu (TÜFE) Haziran 2023’te ayında yüzde 38 oldu. On iki aylık ortalamalara göre ise enflasyon yüzde 60 gerçekleşti.

TÜİK’e göre gıda fiyatları son bir yılda yüzde 54 artış gösterdi. FAO’nun Küresel Gıda Fiyat Endeksi ise aynı dönemde yüzde 21 düştü. AB’de ise yıllık gıda enflasyonu mayıs ayı itibarıyla yüzde 15.

Türkiye’de 34 aydır aralıksız yükseliyor

Küresel gıda fiyatları son 15 ayda sadece Nisan 2023’te yükselirken diğer tüm aylarda düşüş gösterdi. Gıda fiyatları Türkiye’de Eylül 2020’den bu yana 34 aydan bu yana artmaya devam ediyor.

FAO ve TÜİK’in açıkladığı gıda fiyat endeksleri arasındaki fark Türkiye’nin “yeni ekonomik modele” geçtiği Kasım 2022’den itibaren giderek büyüyen bir makasa dönüştü.

Kasım 2021’de küresel gıda fiyat endeksi 141; Türkiye’de ise 138. Türkiye’nin Kur Korumalı Mevduatı (KKM) ilan ettiği Aralık 2021’de ise radikal bir değişim başlıyor.

(Kaynak: Euronews Türkçe)

Paylaşın