Otomotiv Satışlarında Sert Düşüş

Mayıs ayında otomobil ve hafif ticari araç pazarı geçen yılın aynı ayına göre yüzde 10,1 azalarak 100.305 adet oldu. Mayıs ayında otomobil satışları bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 8,19 azalarak 80.260 adet olurken, hafif ticari araç pazarı yüzde 17,0 azalarak 20.045 adet oldu.

Haber Merkezi / Öte yandan otomobil ve hafif ticari araç toplam pazarı, 2024 yılının ilk beş aylık döneminde bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 6,0 oranında artarak 471.743 adet oldu. Otomobil satışları, 2024 yılının ilk beş aylık döneminde bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 10,25 oranında artarak 375.097 adet, hafif ticari araç pazarı ise yüzde 7,9 azalarak 96.646 adet oldu.

Otomotiv Distribütörleri ve Mobilite Derneği (ODMD), Otomobil ve Hafif Ticari Araç Pazarı Mayıs 2024 verilerini açıkladı.

Buna göre; Otomobil ve hafif ticari araç toplam pazarı, 2024 yılının ilk beş aylık döneminde bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 6,0 oranında artarak 471.743 adet oldu. Otomobil satışları, 2024 yılının ilk beş aylık döneminde bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 10,25 oranında artarak 375.097 adet, hafif ticari araç pazarı ise yüzde 7,9 azalarak 96.646 adet oldu.

Mayıs ayında otomobil ve hafif ticari araç pazarı geçen yılın aynı ayına göre yüzde 10,1 azalarak 100.305 adet oldu. Mayıs ayında otomobil satışları bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 8,19 azalarak 80.260 adet olurken, hafif ticari araç pazarı yüzde 17,0 azalarak 20.045 adet oldu.

Otomobil ve hafif ticari araç pazarı 10 yıllık Mayıs ayı ortalama satışlara göre yüzde 45,7 arttı. Otomobil pazarı, 10 yıllık Mayıs ayı ortalama satışlara göre yüzde 48,5 artış gösterdi. Hafif ticari araç pazarı, 10 yıllık Mayıs ayı ortalama satışlara göre yüzde 35,6 arttı.

Otomobil pazarı segmentlere göre; Pazarın yüzde 87,8’ini vergi oranları düşük olan A, B ve C segmentlerindeki araçlar oluşturdu. C segmenti otomobiller 208.714 adetle yüzde 55,6 pay, B segmenti otomobiller 118.670 adetle yüzde 31,6 pay aldı.

Otomobil pazarı gövde tiplerine göre; Gövde tiplerine göre değerlendirildiğinde ise en çok tercih edilen gövde tipi SUV otomobiller ( yüzde 54,7 pay, 205.208 adet) oldu. SUV otomobilleri, yüzde 26 pay ve 97.554 adet satış ile Sedan, yüzde 17,7 pay ve 66.500 adet satış ile H/B otomobiller takip etti.

Otomobil pazarı motor tipine göre; Benzinli otomobil satışları 247.828 adetle yüzde 66,1 pay, hibrit otomobil satışları 54.065 adetle yüzde 14,4 pay, dizel otomobil satışları 39.351 adetle yüzde 10,5 pay, elektrikli otomobil satışları 31.070 adetle yüzde 8,3 pay ve otogazlı otomobil satışları 2.783 adetle yüzde 0,7 pay aldı.

Elektrikli otomobil pazarı elektrik motor gücüne göre; 160 kW altındaki elektrikli otomobil satışları yüzde 282,6 artarak yüzde 7,4 pay, 160 kW üstü elektrikli otomobil satışları yüzde 4,2 artarak v0,9 pay aldı.

Otomobil pazarı motor hacmine göre; 1600cc altındaki otomobil satışları yüzde 1,2 azalarak yüzde 76,6 pay, 1600-2000cc aralığındaki otomobil satışları yüzde 20,5 azalarak yüzde 0,5 pay, 2000cc üstü otomobil satışları yüzde 2,3 artarak yüzde 0,2 pay aldı.

Otomobil pazarı emisyon seviyelerine göre; 100-120 gr/km arasındaki otomobiller 99.569 adetle yüzde 26,5 pay, 120-140 gr/km arasındaki otomobiller 96.412 adetle yüzde 25,7 pay aldı.

Otomatik şanzımanlı otomobiller; 339.296 adetle yüzde 90,5 pay alırken, manuel şanzımanlı otomobiller 35.801 adetle yüzde 9,5 pay aldı.

Hafif ticari araç pazarı gövde tipine göre; Van gövde tipi yüzde 70,8 pay ve 68.458 adet ile en çok tercih edilen gövde tipi olurken; Kamyonet gövde tipi yüzde 15 pay ve 14.511 adetle 2. sırada yer aldı.

Paylaşın

Tarımsal Girdi Enflasyonu Hız Kesmiyor

Tarımsal girdi enflasyonu nisan ayında bir önceki aya göre yüzde 1,72, bir önceki yılın aralık ayına göre yüzde 14,61, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 52,20 ve on iki aylık ortalamalara göre yüzde 39,08 arttı.

Haber Merkezi / Yıllık değişimin en yüksek olduğu alt grup yüzde 143,26 ile veteriner harcamaları, aylık değişimin en yüksek olduğu alt grup ise yüzde 7,73 ile bina bakım masrafları oldu.

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Tarımsal Girdi Fiyat Endeksi (Tarım-GFE) Nisan 2024 verilerini açıkladı.

Buna göre; Tarım-GFE nisan ayında bir önceki aya göre yüzde 1,72, bir önceki yılın aralık ayına göre yüzde 14,61, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 52,20 ve on iki aylık ortalamalara göre yüzde 39,08 arttı.

Ana gruplarda bir önceki aya göre, tarımda kullanılan mal ve hizmetler endeksinde yüzde 1,70, tarımsal yatırıma katkı sağlayan mal ve hizmetler endeksinde yüzde 1,87 arttı. Bir önceki yılın aynı ayına göre tarımda kullanılan mal ve hizmetler endeksinde yüzde 49,13, tarımsal yatırıma katkı sağlayan mal ve hizmetler endeksinde yüzde 73,70 arttı.

Yıllık değişimin en yüksek olduğu alt grup yüzde 143,26 ile veteriner harcamaları, aylık değişimin en yüksek olduğu alt grup ise yüzde 7,73 ile bina bakım masrafları oldu.

Paylaşın

Yurt Dışı Üretici Enflasyonu Yüzde 65,48

Yurt dışı üretici enflasyonu mayıs ayında bir önceki aya göre yüzde 0,42, bir önceki yılın aralık ayına göre yüzde 14,11, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 65,48 ve on iki aylık ortalamalara göre yüzde 59,60 arttı.

Haber Merkezi / Ana sanayi gruplarının yıllık değişimleri incelendiğinde, ara mallarında yüzde 58,94, dayanıklı tüketim mallarında yüzde 71,72, dayanıksız tüketim mallarında yüzde 67,34, enerjide yüzde 75,80, sermaye mallarında yüzde 70,72 arttı.

Ana sanayi gruplarının aylık değişimleri incelendiğinde, ara mallarında yüzde 0,94, dayanıklı tüketim mallarında yüzde 1,68, dayanıksız tüketim mallarında yüzde 0,67 ve sermaye mallarında yüzde 0,73 arttı. Enerjide ise yüzde 8,25 azaldı.

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Yurt Dışı Üretici Fiyat Endeksi (YD-ÜFE) Mayıs 2024 verilerini açıkladı.

Buna göre; YD-ÜFE mayıs ayında bir önceki aya göre yüzde 0,42, bir önceki yılın aralık ayına göre yüzde 14,11, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 65,48 ve on iki aylık ortalamalara göre yüzde 59,60 arttı.

Sanayinin iki sektörünün yıllık değişimleri incelendiğinde, madencilik ve taş ocakçılığında yüzde 73,45, imalatta yüzde 65,34 arttı.

Ana sanayi gruplarının yıllık değişimleri incelendiğinde, ara mallarında yüzde 58,94, dayanıklı tüketim mallarında yüzde 71,72, dayanıksız tüketim mallarında yüzde 67,34, enerjide yüzde 75,80, sermaye mallarında yüzde 70,72 arttı.

Sanayinin iki sektörünün aylık değişimleri incelendiğinde, madencilik ve taş ocakçılığında yüzde 2,85 artış, imalatta yüzde 0,37 arttı.

Ana sanayi gruplarının aylık değişimleri incelendiğinde, ara mallarında yüzde 0,94, dayanıklı tüketim mallarında yüzde 1,68, dayanıksız tüketim mallarında yüzde 0,67 ve sermaye mallarında yüzde 0,73 arttı. Enerjide ise yüzde 8,25 azaldı.

Paylaşın

Bloomberg’den Dikkat Çeken “Türkiye Ekonomisi” Analizi

Bloomberg’in Türkiye ekonomisine ilişkin analizinde, yeni ekonomi politikalarının dış kaynak çektiği, ancak hane halkının asgari ücrete zam gündemi olmaması nedeniyle enflasyon konusunda ciddi bir bedel ödediği belirtildi.

“Erdoğan yabancı yatırımcıları kazandı ama bedelini Türkler ödedi” başlıklı analiz haberde, sıkı para ve maliye politikalarının Türk hisse senetleri ve tahvillerindeki rönesansı sürdürmek için kritik önem taşıdığı da belirtildi.

ABD merkezli finans ajansı Bloomberg, son dönemde Türkiye ekonomisinde yaşanan gelişmeleri mercek altına aldı. Beril Akman ve Selcan Hacaoğlu imzalı haberde, yeni ekonomi politikalarının dış kaynak çektiği, ancak hane halkının asgari ücrete zam gündemi olmaması nedeniyle enflasyon konusunda ciddi bir bedel ödediği belirtildi.

“Erdoğan yabancı yatırımcıları kazandı ama bedelini Türkler ödedi” başlıklı haberde, sıkı para ve maliye politikalarının Türk hisse senetleri ve tahvillerindeki rönesansı sürdürmek için kritik önem taşıdığı belirtildi.

Gösterge hisse senedi endeksinin Erdoğan’ın geçen mayıs ayında yeniden seçilmesinden bu yana dolar bazında yüzde 40’ın üzerinde getiri sağlayarak dünyadaki en iyi performanslardan birine imza attığı hatırlatılan haberde lira tahvillerinin geçen ay 6,5 milyar dolarlık rekor yabancı girişi sağladığı belirtildi.

Carry trade vurgunu

Haberde ayrıca dolar cinsinden borçlanıp TL’ye yatırım yapan yabancı yatırımcıların bu “carry trade” işlemleri sayesinde ciddi kâr ettiği belirtildi. Bloomberg Economics, mart ayının sonundan bu yana, yatırımcıların faizlerin düşük olduğu yerlerden borçlanıp yüksek olduğu yerlere yatırım yaptığı carry trade işlemlerinde Türkiye’ye yaklaşık 20 milyar dolar aktığını hesapladı.

Van Eck Associates şirketinin gelişmekte olan piyasalar portföy müdür yardımcısı David Austerweil, “Yatırımcılar, enflasyon yüküyle karşı karşıya olan ortalama vatandaştan daha çok ikna olmuş durumdalar. Bir ülke halkının güvenini yeniden kazanması çok daha uzun zaman alıyor. Enflasyon artık daha çok siyasi bir mesele gibi görünüyor” dedi.

Haberde Erdoğan’ın büyümeyi destekleyen ultra gevşek para politikasıyla beş yıl geçirdiği, bu nedenle enflasyonun yükseldiği ve para biriminin rekor düşük seviyelere indiği belirtilirken kredi verme kurallarının sıkılaştırılmasıyla kredi patlamasının önünün kesildiği belirtildi.

Haberde ayrıca, “Merkez Bankası gösterge faiz oranını yüzde 8,5’ten yüzde 50’ye yükseltti. Geçen mayıs ayından bu yana tüketici kredisi maliyetleri iki katına çıktı. Türklerin büyük ölçüde bağımlı olduğu kredi kartlarının faizleri de yükseldi. Sonuç olarak takipteki krediler artmaya başladı” ifadeleri yer aldı.

Habere göre, önümüzdeki dört yıl boyunca önemli bir seçim planlanmadığı için yabancı yatırımcılar, dünyadaki en yüksek nominal faiz oranları sayesinde ortodoks ekonomiye geçişten faydalandı.

Danışmanlık şirketi Teneo’nun eş başkanı Wolfango Piccoli ise Erdoğan’ın ekonomi politikalarındaki değişimin sosyal etkileri konusunda sabrının tükenme riski olduğunu söyledi. Piccoli, bu durumun Merkez Bankası’nı siyasi bir tepkiden kaçınmak için faizleri erken düşürmeye sevk edebileceğini belirtti.

Asgari ücrette ne yapılacak?

Bloomberg’e göre, bir diğer önemli konu da hükümetin yıl başında asgari ücrete yapılan yüzde 49’luk zammın ardından artan hayat pahalılığını hafifletmek için ne yapacağı. Türkiye’de işgücünün yarısından fazlası asgari ücret ya da asgari ücretin biraz üzerinde kazanıyor.

Habere göre, asgari ücrete zam yapmamak yatırımcılar için enflasyonu düşürme kararlılığının bir başka işareti olacak. Diğer yandan gıda enflasyonu ve temel ihtiyaçların fiyatlarındaki yükseliş zam olmadığı takdirde çalışan kesimleri zorlamaya devam edecek.

Paylaşın

Batık Kredi Miktarı 1 Trilyon Lirayı Aştı

Prof. Dr. Şenol Babuşcu, yakın takipteki 800 milyar liralık krediler de dahil edildiğinde batık kredi miktarının 1 trilyon lirayı aştığını söyledi ve ekledi: Bundan sonraki süreç çok daha kötüye gidecek.

Babuşcu ayrıca, şu detayı verdi: “Bankacılardan aldığım bilgilere göre aralık ayında ticaride 100 kişi krediyi batırıyorsa mayısta 170 kişi kredisini batırıyor. Bireysel kredileri ise aralık ayında 100 kişi batırıyorsa mayısta bu sayı 200’e yükseldi.”

Türkiye’de batık kredi sorunu büyürken şirketleri de zor günler bekliyor. Artık yüksek faizle borçlanmak zorunda olan firmalar ve bireysel müşteriler çektikleri kredileri ödeyemez duruma geldiler. Nisan 2024 sonu itibarıyla batık kredi miktarı 204 milyar lirayı aştı. Geçen yıl aynı dönemde bu miktar 170 milyar liraydı.

Cumhuriyet’ten Şehriban Kıraç’a konuşan Başkent Üniversitesi Uluslararası Finans ve Bankacılık Bölüm Başkanı Prof. Dr. Şenol Babuşcu, yakın takipteki 800 milyar liralık krediler de dahil edildiğinde batık kredi miktarının 1 trilyon lirayı aştığını vurguladı.

İki yıldır yüzdürülen, yapılandırılan krediler olduğunu ancak ekonomide sorunlar arttığı için idare etme durumunun da ortadan kalktığını anlatan Babuşcu, “Faizler çok yükseldi. Bundan sonra ödenmeyecek krediler artacak. Konkordatolar hızlanacak. Bundan sonraki süreç çok daha kötüye gidecek” dedi.

Babuşcu ayrıca, özellikle Aralık 2023 ile Mayıs 2024 arasında batık oranlarının dramatik şekilde arttığına dikkat çekerek şu detayı verdi: “Bankacılardan aldığım bilgilere göre aralık ayında ticaride 100 kişi krediyi batırıyorsa mayısta 170 kişi kredisini batırıyor. Bireysel kredileri ise aralık ayında 100 kişi batırıyorsa mayısta bu sayı 200’e yükseldi.”

Tasfiye olunacak krediler Nisan 2024 itibarıyla 248 milyar TL’ye dayandı. Bu miktar Nisan 2023’te 200 milyar TL civarındaydı. Türkiye Bankalar Birliği’nin verilerine göre tasfiye olunacak kredilerin 66 milyar TL’si bireysel kredilerden oluşuyor. Bu geçen yıl 37 milyar TL idi. Tasfiye olunacak kredilerin 45 milyar TL’si inşaat sektörü, 33 milyar TL’si elektrik gaz sektörü, 16 milyar TL’si emlak komisyonculuğu ve yaklaşık 9 milyar TL’si tekstil sektörü kredilerinden oluşuyor. Nisan 2024 itibarıyla tasfiye olunacak kredi oranı en yüksek olan sektör yüzde 26.7 ile bireysel krediler, yüzde 18 ile inşaat ve yüzde 10 ile perakende ticaret.

Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu’na (BDDK) göre Nisan 2024 itibarıyla bankaların kullandırdığı toplam nakdi krediler 13.3 trilyon lirayı aştı. Bu Nisan 2023’te 9 trilyon liraydı. Bu kapsamda bankalarda kullandığı krediyi en fazla batıran sektörler arasında inşaat, imalat sanayi ve enerji başı çekiyor.

BDDK’ye göre Nisan 2024 itibarıyla son bir yılda inşaat sektöründe takipteki kredi miktarı 24 milyar liradan 35 milyar liraya ulaştı. Bu sektörün kullandığı kredi ise 627 milyar liradan 861 milyar liraya yükseldi. İnşaat sektörüne emlak komisyonculuğunu da eklersek toplam batık 48 milyar liraya dayanıyor.

Takipteki krediler imalat sanayisinde 22.9 milyar liradan 23 milyar liranın üstüne çıktı. Kullanılan toplam kredi ise 2 trilyon liradan 3 trilyon liraya yükseldi. Ayrıca takipteki krediler, enerji sektöründe 20.8 milyar TL, perakende sektöründe 18 milyar TL oldu.

Paylaşın

Kredi Kartı Harcamaları Yüzde 103 Arttı

Ekonomi yönetiminin “parasal sıkılaştırma” adımları kapsamında aldığı önlemlerin kredi kartı harcamalarını azaltmadığı ortaya çıktı. Mayıs ayında kredi kartı ile yapılan harcamalar yüzde 103 artarak 1,3 trilyon TL’ye yükseldi.

Kredi kartında yaşanan artışı değerlendiren uzmanlar, mayıs ayında yüzde 75’i geçen enflasyo­nun kredi kartı harcamalarında­ki artışın temel sebebi olduğunu söylerken yıllık yüzde 80’e yakla­şan ihtiyaç kredi faizlerinin kre­di kartı faizlerine oranla hâlâ çok yukarıda olmasından dolayı kredi kartı kullanımının arttığını söy­lüyor.

Ban­kalararası Kart Merkezi (BKM) verilerine göre mayıs ayında kredi kartı ile yapılan harcamalar yüzde 103 artarak 1,3 trilyon TL’ye yükseldi. Önümüzdeki günlerde kredi kartı kullanımını azaltmak için limit ve taksit sayılarını azaltmaya yönelik adımların atılması bekleniyor.

Dünya gazetesinin haberine göre; Türkiye’de kredi kartı kul­lanımı hızla artıyor. BKM verilerine göre kartlı öde­meler son bir yılda iki kattan faz­la artarken toplam kart adedi de 410 milyona yaklaştı.

Kredi kartında yaşanan artışı değerlendiren uzmanlar, mayıs ayında yüzde 75’i geçen enflasyo­nun kredi kartı harcamalarında­ki artışın temel sebebi olduğunu söylerken yıllık yüzde 80’e yakla­şan ihtiyaç kredi faizlerinin kre­di kartı faizlerine oranla hâlâ çok yukarıda olmasından dolayı kredi kartı kullanımının arttığını söy­lüyor.

Merkez Bankası bu kapsamda mart ayında yaptığı düzenleme ile kredi kartı kullanımını kısıtlamak ve parasal sıkılaştırmayı artırmak için kredi kartı nakit avans çekim­lerinde faiz oranı yüzde 4,42’den yüzde 5’e yükseltildi, kredili mev­duat hesabı faizi de yüzde 5’e çıkar­mıştı. Ancak bu artışın kredi kartı kullanımını azaltmadığı görülüyor.

Önümüzdeki günlerde Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu’nun (BDDK) kredi kartı limitlerine yönelik bir düzenleme yapacağı konuşuluyor.

Kredi kartını kısa süredir kullananlar için maksimum limit aylık gelirin 4 katı, uzun süredir kart sahibi olan ve düzenli ödeme yapan müşterilere ise maaşları ve yan gelirleri toplamının 8 katı oranında limit tahsis edilmesi planlanıyor. Ayrıca yüksek taksitli harcamaların azaltılmasına yönelik taksit sayısını düşürüleceği de konuşulanlar arasında yer alıyor.

Paylaşın

Beş Aylık Bütçe Açığı 472 Milyar Lira

2024 yılının ilk beş aylık döneminde merkezi yönetim bütçe giderleri 3 trilyon 712,1 milyar lira, bütçe gelirleri ise 3 trilyon 240,1 milyar lira oldu. Başka bir ifadeyle 2024 yılının ilk beş aylık döneminde bütçe açığı 471,9 milyar lira oldu.

Haber Merkezi / Öte yandan merkezi yönetim bütçesi mayıs ayında 219,4 milyarlira fazla verdi. Mayıs ayında merkezi yönetim bütçe giderleri 787,7 milyar lira, bütçe gelirleri 1 trilyon 7,1 milyar lira olarak kaydedildi.

Hazine ve Maliye Bakanlığı, “2024 Mayıs Merkezi Yönetim Bütçe Gerçekleşmeleri Raporu”nu yayınladı.

Rapora göre; 2024 yılı Mayıs ayında merkezi yönetim bütçe giderleri 787,7 milyar TL, bütçe gelirleri 1 trilyon 7,1 milyar TL ve bütçe fazlası 219,4 milyar TL olarak gerçekleşti. Ayrıca, faiz dışı bütçe giderleri 677,1 milyar TL ve faiz dışı fazla ise 330,1 milyar TL oldu.

Merkezi yönetim bütçesi 2023 yılı Mayıs ayında 118 milyar 906 milyon TL fazla vermiş iken 2024 yılı Mayıs ayında 219 milyar 409 milyon TL fazla verdi. 2023 yılı Mayıs ayında 221 milyar 620 milyon TL faiz dışı fazla verilmiş iken 2024 yılı Mayıs ayında 330 milyar 52 milyon TL faiz dışı fazla verdi.

Merkezi yönetim bütçe giderleri Mayıs ayı itibarıyla 787 milyar 728 milyon TL olarak gerçekleşti. Faiz harcamaları 110 milyar 643 milyon TL, faiz hariç harcamalar ise 677 milyar 84 milyon TL olarak gerçekleşti.

2024 yılında merkezi yönetim bütçe giderleri için öngörülen 11 trilyon 89 milyar 37 milyon TL ödenekten Mayıs ayında 787 milyar 728 milyon TL gider gerçekleşti. Geçen yılın aynı ayında ise 430 milyar 518 milyon TL harcama yapılmıştı.

Mayıs ayı bütçe giderleri geçen yılın aynı ayına göre yüzde 83 oranında arttı. Giderlerin bütçe ödeneklerine göre gerçekleşme oranı ise 2023 yılında yüzde 7,7 iken 2024 yılında yüzde 7,1 oldu. Faiz hariç bütçe giderleri geçen yılın aynı ayına göre yüzde 106,6 oranında artarak 677 milyar 84 milyon TL olarak gerçekleşti. Faiz hariç giderlerin bütçe ödeneklerine göre gerçekleşme oranı ise 2023 yılında yüzde 6,6 iken 2024 yılında yüzde 6,9 oldu.

Merkezi yönetim bütçe gelirleri Mayıs ayı itibarıyla 1 trilyon 7 milyar 136 milyon TL olarak gerçekleşti. Vergi gelirleri 898 milyar 424 milyon TL, genel bütçe vergi dışı gelirleri ise 91 milyar 815 milyon TL oldu.

2023 yılı Mayıs ayında bütçe gelirleri 549 milyar 424 milyon TL iken 2024 yılının aynı ayında yüzde 83,3 oranında artarak 1 trilyon 7 milyar 136 milyon TL olarak gerçekleşti. Bütçe tahminine göre bütçe gelirlerinin Mayıs ayı gerçekleşme oranı 2023 yılında yüzde 11,1 iken 2024 yılında yüzde 11,9 oldu.

2024 yılı Mayıs ayı vergi gelirleri tahsilatı geçen yılın aynı ayına göre yüzde 77,1 oranında artarak 898 milyar 424 milyon TL oldu. Vergi gelirlerinin bütçe tahminine göre gerçekleşme oranı ise 2023 yılında yüzde 11,9 iken 2024 yılında yüzde 12,1 oldu.

2024 yılı Ocak-Mayıs döneminde merkezi yönetim bütçe giderleri 3 trilyon 712,1 milyar TL, bütçe gelirleri 3 trilyon 240,1 milyar TL ve bütçe açığı 471,9 milyar TL olarak gerçekleşti. Ayrıca, faiz dışı bütçe giderleri 3 trilyon 236,9 milyar TL ve faiz dışı fazla ise 3,2 milyar TL olarak gerçekleşti.

Merkezi yönetim bütçesi 2023 yılı Ocak-Mayıs döneminde 263 milyar 590 milyon TL açık vermiş iken 2024 yılı Ocak-Mayıs döneminde 471 milyar 903 milyon TL açık verdi. 2023 yılı Ocak-Mayıs döneminde 25 milyar 722 milyon TL faiz dışı açık verilmiş iken 2024 yılı Ocak-Mayıs döneminde 3 milyar 244 milyon TL faiz dışı fazla verildi.

Merkezi yönetim bütçe giderleri Ocak-Mayıs dönemi itibarıyla 3 trilyon 712 milyar 50 milyon TL olarak gerçekleşti. Faiz harcamaları 475 milyar 147 milyon TL, faiz hariç harcamalar ise 3 trilyon 236 milyar 904 milyon TL olarak gerçekleşti.

2024 yılı Ocak-Mayıs döneminde merkezi yönetim bütçe giderleri geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 97,9 oranında artarak 3 trilyon 712 milyar 50 milyon TL olarak gerçekleşti. Faiz hariç bütçe giderleri geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 97,6 oranında artarak 3 trilyon 236 milyar 904 milyon TL oldu.

Merkezi yönetim bütçe gelirleri Ocak-Mayıs dönemi itibarıyla 3 trilyon 240 milyar 147 milyon TL olarak gerçekleşti. Vergi gelirleri 2 trilyon 730 milyar 239 milyon TL, genel bütçe vergi dışı gelirleri ise 420 milyar 466 milyon TL oldu.

2023 yılı Ocak-Mayıs döneminde bütçe gelirleri 1 trilyon 612 milyar 124 milyon TL iken 2024 yılının aynı döneminde yüzde 101 oranında artarak 3 trilyon 240 milyar 147 milyon TL olarak gerçekleşti. 2024 yılı Ocak-Mayıs dönemi vergi gelirleri tahsilatı geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 99,1 oranında artarak 2 trilyon 730 milyar 239 milyon TL oldu.

Paylaşın

TÜİK Açıkladı: Tüketici Güven Endeksi 78,3’e Geriledi

Mayıs ayında 80,51 olan tüketici güven endeksi haziran ayında yüzde 2,7 oranında azalarak 78,3’e oldu. Tüketici güven endeksinin 100’den büyük olması tüketici güveninde iyimser durumu, 100’den küçük olması tüketici güveninde kötümser durumu göstermektedir.

Haber Merkezi / Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) Tüketici Güven Endeksi Haziran 2024 verilerini açıkladı.

Buna göre; Türkiye İstatistik Kurumu ve Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası işbirliği ile yürütülen tüketici eğilim anketi sonuçlarından hesaplanan tüketici güven endeksi, Mayıs ayında 80,51 iken Haziran ayında %2,7 oranında azalarak 78,3 oldu.

Alt endekslerden, mevcut dönemde hanenin maddi durumu yüzde -2,2 azalışla 63,8, gelecek 12 aylık dönemde hanenin maddi durum beklentisi yüzde -4,4 azalışla 79,2’ye, gelecek 12 aylık dönemde genel ekonomik durum beklentisi yüzde -2,8 azalışla 76,1’e, gelecek 12 aylık dönemde dayanıklı tüketim mallarına harcama yapma düşüncesi yüzde -1,6 azalışla 94,0 seviyesine geriledi.

Tüketici güven endeksi nedir ve neden önemlidir?

Tüketici güven endeksi, aylık tüketici eğilim anketi ile tüketicilerin maddi durum ve genel ekonomiye ilişkin mevcut durum değerlendirmeleri ile gelecek dönem beklentileri, harcama ve tasarruf eğilimleri ölçülmektedir.

Anket sonuçlarından hesaplanan tüketici güven endeksi 0-200 aralığında değer alabilmektedir. Tüketici güven endeksinin 100’den büyük olması tüketici güveninde iyimser durumu, 100’den küçük olması tüketici güveninde kötümser durumu göstermektedir.

Tüketici eğilimine ilişkin endekslerden, tüketimin finansmanı amacıyla borç kullanma ihtimali endeksinin artması iyimser durumu, azalması ise kötümser durumu göstermektedir.

Benzer şekilde tüketici fiyatlarının değişimine ilişkin düşünce ve beklenti endekslerinin artması tüketici fiyatlarında düşüş düşüncesini/beklentisini, azalması ise tüketici fiyatlarında artış düşüncesini/ beklentisini göstermektedir. İşsiz sayısı beklentisi endeksinin artması işsiz sayısında azalma beklendiğini, endeksin azalması ise işsiz sayısında artış beklendiğini ifade etmektedir.

Paylaşın

“Türk Lirası’nda Kontrollü Değer Kaybı Olabilir”

Ekonomi yönetiminin Türk Lirası’nda kontrollü değer kaybına izin verebileceğini öngörülürken, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in Londra’da yatırımcı toplantılarına katılacağı duyuruldu.

Bir süredir istikrarlı seyreden Dolar/TL kurunda ılımlı da olsa yukarı yönlü bir ivme izlenirken, yabancı kurumlar TL’de kontrollü değer kaybı olabileceğine işaret ediyor.

Barclays analistleri yaz dönemi boyunca Türkiye’de ekonomi yönetiminin Türk lirasında değer kaybına izin verebileceğini öngördü. Analizde 2024 yılı boyunca Türkiye’de politika faizinin sabit tutulacağı beklentisi de paylaşıldı.

Barclays Türkiye ile ilgili daha önceki analizinde Türk bankalarının tahvilleriyle ilgili tavsiyesini yükselttiğini belirtmişti.

BloombergHT’nin aktardığına göre, analizde “Körfez bölgesi de dahil olmak üzere EEMEA’daki diğer banka tahvil piyasasına kıyasla Türkiye banka tahvillerini cazip görüyoruz” diyen Barclays Türk bankalarının perp tahvillerinde yüksek carry getirisine dikkat çekerek Akbank ve Yapı Kredi perp tahvillerinde alım önermişti.

Öte yandan Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, yurt dışındaki yatırımcı toplantılarını İngiltere’nin başkenti Londra ile sürdürüyor.

AA’nın Bakanlıktan edindiği bilgilere göre Şimşek, Ekim 2023’teki ziyaretinin ardından yeniden Londra’da yatırımcı toplantılarına katılacak. Şimşek’in 19 Haziran itibariyle başlayacak Londra temasları, Cuma gününe kadar devam edecek.

Yatırım bankaları JPMorgan, Deutsche Bank ve Dome Group tarafından organize edilen toplantılar kapsamında Şimşek, yüzlerce yatırımcıyla buluşacak. Şimşek, toplantılarda portföy yatırımcıları, başlıca küresel yatırım fonları ve kredi derecelendirme kuruluşları ile bir araya gelecek.

Ayrıca düşünce kuruluşu Chatham House’un Londra Konferansı’na katılıp, buradaki üst düzey katılımcılara Türkiye ekonomisindeki son dönem gelişmeleri ve ekonomi programını anlatacak.

Paylaşın

Fitch’ten Türkiye İçin Yıl Sonu Enflasyon Tahmini: Yüzde 43

Fitch Ratings, Türkiye için 2024 yıl sonu enflasyon beklentisinin yüzde 43’e çekti. Kuruluş, enflasyonun 2025 yıl sonunda yüzde 23, 2026 yıl sonunda ise yüzde 18 olacağı tahmininde bulundu.

Fitch Ratings, bu yıl Türkiye için büyüme tahmininin yüzde 2,8’den yüzde 3,5’e çıkarırken, 2025’te yüzde 3 ve 2026’da yüzde 3,2 büyüme beklediğini kaydetti.

Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Fitch Ratings, Küresel Ekonomik Görünüm Raporu’nun haziran sayısını “Para Politikası Yeni Bir Aşamaya Giriyor” başlığıyla yayımladı.

Gazete Pencere’nin aktardığına göre; Raporda Avrupa’da toparlanma ihtimaline olan güven arttığı, Çin’in ihracat sektörü canlandığı ve Çin dışındaki gelişmekte olan piyasalarda iç talep daha güçlü bir ivme gösterdiği için küresel büyüme tahminlerinin yukarı yönlü revize edildiği aktarıldı.

Dünya ekonomisinin büyüme tahmininin 2024 yılı için yüzde 2,4’ten yüzde 2,6’ya çıkarıldığı kaydedilen raporda, küresel ekonominin 2025 ve 2026’da her iki yılda da yüzde 2,4 büyümesinin beklendiği belirtildi.

Raporda, ABD ekonomisinin yavaşladığı ancak bunun kademeli olduğu ve ülke ekonomisi için büyüme tahmininin bu yıl için değiştirilmeyerek yüzde 2,1 seviyesinde bırakıldığı ifade edildi. ABD ekonomisinin 2025’te yüzde 1,5 ve 2026’da yüzde 1,6 büyümesinin beklendiği aktarıldı.

Euro Bölgesi ekonomisinin büyüme tahmininin ise bu yıl için yukarı yönlü revize edildiği belirtilen raporda, büyüme tahmininin 2024 yılı için yüzde 0,6’dan yüzde 0,8’e çıkarıldığı kaydedildi. Raporda, Euro Bölgesi ekonomisinin 2025’te yüzde 1,5 ve 2026’da yüzde 1,4 büyümesinin öngörüldü.

Raporda, Çin ekonomisinin de büyüme tahmininin bu yıl için yüzde 4,5’ten yüzde 4,8’e yükseltildiği, ülke ekonomisinin 2025’te yüzde 4,5 ve 2026’da da yine yüzde 4,5 büyümesinin öngörüldüğü aktarıldı.

Merkez bankalarının artık para politikasını gevşetmeye yöneldiğine işaret edilen raporda, ancak enflasyonun “şaşırtıcı derecede” kalıcı olmaya devam ettiği ve küresel faiz oranlarının gelecek 12-18 ay boyunca “daha sığ” bir hızda düşmesinin beklendiği ifade edildi.

Raporda, küresel para politikası döngüsünün, faiz oranlarının yavaş ama yine de talebi kısıtlayacak seviyelere düşeceği yeni bir aşamaya girdiği aktarıldı.

Avrupa Merkez Bankası’nın (ECB) bu yıl iki kez daha faiz indirimi yapmasının öngörüldüğü belirtilen raporda, ABD Merkez Bankası’nın (Fed) eylül ayında faiz indirimine başlamasının ve aralık ayında bir faiz indirimi daha yapmasının beklendiği kaydedildi.

Raporda, merkez bankalarının özellikle yüksek hizmet enflasyonu ışığında para politikasını çok hızlı gevşetme konusunda temkinli davrandığı ifade edildi.

Türkiye için büyüme tahmini yüzde 3,5, enflasyon tahmini yüzde 43

Türkiye ekonomisine ilişkin değerlendirmelere de yer verilen raporda, ekonominin bu yılın ilk çeyreğinde ihracattaki toparlanma, ithalattaki keskin düşüş ve güçlü olan iç talep nedeniyle tahminlerin üzerinde büyüdüğü aktarıldı.

Raporda, Türkiye ekonomisinin büyüme tahmininin bu yıl için yüzde 2,8’den yüzde 3,5’e çıkarıldığı belirtildi. Ekonominin 2025’te yüzde 3 ve 2026’da yüzde 3,2 büyümesinin beklendiği kaydedildi.

Daha sıkı para politikası, daha yavaş kredi büyümesi ve maliye politikasının beklenen sıkılaşmasının bu yıl enflasyonun düşürülmesine yardımcı olacağı, önemli baz etkileriyle de temmuz ayından itibaren yıllık oranın düşmesine katkıda bulunacağı belirtilen raporda yıl sonu enflasyon beklentisinin 2024 için yüzde 43, 2025 için yüzde 23 ve 2026 için 18 olduğu ifade edildi.

Paylaşın