01-sol slayt Dünya Dünya En Popüler Son Dakika

Pakistan, son 20 günde ülkeden ayrılıp Afganistan’a dönen belgesiz göçmen sayısının 400 bin olduğunu açıkladı. Taliban hükümeti sözcüsü Zabihullah Mücahid, İslamabad tarafından açıklanan rakamı teyit etti.

Sınır dışı işlemleri, uluslararası ve yerel insan hakları gruplarının sert eleştirilerine maruz kalıyor. Ancak Pakistan yönetimi, uluslararası toplumdan gelen tüm uyarı ve eleştirilere rağmen geri adım atmıyor.

Euronews Türkçe’den Mustafa Bag’in haberine göre; Pakistanlı yetkililer, ülkedeki yasa dışı yabancılara yönelik devam eden baskınlarda şu ana kadar yüz binlerce Afganistan vatandaşının ülkelerine döndüğünü açıkladı.

İslamabad yönetimi, Pakistan genelinde çoğunluğu Afganistan vatandaşları olmak üzere 1,7 milyon belgesiz kişiye 31 Ekim’e kadar ülkeyi terk etme talimatı vermiş aksi takdirde zorla sınır dışı edilecekleri tehdidinde bulunmuştu.

Mülteci olarak resmi kaydı bulunan 1,4 milyon Afgan’ın endişelenmesine gerek olmadığını belirten Pakistan makamları, söz konusu uygulamanın sadece belgesiz kişileri etkilediğini kaydetti.

Yetkililer, geçen 20 günde ülkeden ayrılıp Afganistan’a dönen belgesiz göçmen sayısının 400 bin olduğu bilgisini verdi. Afganistan’da yönetimi elinde bulunduran Taliban hükümeti sözcüsü Zabihullah Mücahid, İslamabad tarafından açıklanan rakamı teyit etti.

Mücahid, AP’ye verdiği mülakatta, Afgan vatandaşı göçmenlerin çoğunun ülkeye dönmek için Turham ve Spin Buldak sınır kapılarını kullandığını dile getirdi.

Pakistan’da polis 1 Kasım’dan bu yana kapı kapı dolaşarak göçmenlerin belgelerini kontrol ediyor. Pakistanlı yetkililer daha önce baskıların ülkedeki tüm yabancıları kapsadığını söylemişti, ancak bu durumdan etkilenenlerin çoğunun Afgan vatandaşları olduğu biliniyor.

Dünya Sağlık Örgütü, İslamabad’ın planı çerçevesinde 1,3 milyon Afgan’ın daha ülkesine dönmesinin beklendiğini belirterek kötüleşen hava koşullarına dikkati çekmişti.

Sınır dışı işlemleri, uluslararası ve yerel insan hakları gruplarının sert eleştirilerine maruz kalıyor. Ancak Pakistan yönetimi, uluslararası toplumdan gelen tüm uyarı ve eleştirilere rağmen geri adım atmıyor.

Paylaşın
01-sol slayt Dünya Dünya Son Dakika

ABD, Irak’ın başkenti Bağdat yakınlarında İran destekli grupların kullandığı iki tesise düzenlenen saldırıda 5 militanın öldüğünü açıkladı. ABD, Orta Doğu’daki üslerine düzenlenen saldırıların ardından Irak’taki hedefleri ilk kez vurdu.

Haber Merkezi / Irak güvenlik güçlerinden bir kaynak, ABD’nin hava saldırısı sonucu Halk Seferberlik Güçleri’ne (PMF) bağlı bir grup olan Hizbullah Tugayları’ndan beş militanın öldüğünü doğruladı.

ABD Savunma Bakanlığı Pentagon Basın Sözcüsü Yardımcısı Sabrina Singh, İran destekli milislerin Irak’ta ABD ve koalisyon güçlerine ev sahipliği yapan Esad Hava Üssü’ne yapılan saldırıların ardından operasyonun düzenlendiğini söyledi.

ABD Savunma Bakanlığı Sözcüsü General Patrick Ryder, ABD’nin bölgedeki çıkarlarını ve personelini savunmak için meşru müdafaa hakkını kullanarak saldırılara cevap vermeye hazır olduğu uyarısında bulundu ancak bu uyarı bölgedeki silahlı grupları durdurmadı.

ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı CENTCOM’dan yapılan açıklamada ise, “22 Kasım sabahı CENTCOM güçleri, Irak’taki iki tesise gizli ve yüksek hassasiyetli bombardımanlar düzenledi. Bu bombardımanlar, İran ve İran destekli gruplar tarafından ABD ve koalisyon güçlerine karşı düzenlenen saldırılara verilen doğrudan bir yanıt oldu” ifadeleri kullanıldı.

İran destekli milislerin, Suriye ve Irak’taki ABD birliklerine yönelik saldırıları, Hamas’ın sürpriz saldırısının ardından başlayan İsrail – Filistin savaşının ardından başladı.

Suriye’de 24 askeri üssü ve 4 noktası olan ABD’nin IŞİD (Irak ve Şam İslam Devleti) ile mücadele kapsamında Suriye’de 900, Irak’ta ise 2 bin 500 civarında askeri bulunuyor.

Öte yandan İran Devrim Muhafızları Ordusu’nun (IRGC), Suriye’nin doğusundaki Deyrizor kenti kırsalında konuşlu iki üssünü boşalttığı ve üste bulunan militanların Suriye’nin merkezindeki Humus kentine gönderildiği öğrenildi.

Irak’tan ABD’ye kınama

Irak hükümeti, İran’a yakınlığıyla bilinen silahlı Ketaib Hizbullah(Hizbullah Tugayları) örgütünün 5 üyesinin öldürülmesi nedeniyle Washington’ı kınadı.

Bağdat yönetimi, saldırıların yetkililerle koordine edilmeden yapılan “tehlikeli bir tırmanış” olduğunu bildirdi.

Bağdat’ın resmi açıklamasında, “Irak hükümet kurumlarının bilgisi dışında Jurf el Nasr’a yönelik yapılan saldırıyı şiddetle kınıyoruz. Bu eylem Irak’ın egemenliğinin açıkça ihlali ve güvenlik durumunu istikrarsızlaştırmaya yönelik bir girişimdir” denildi.

Ayrıca açıklamanın devamında silahlı grupların saldırılarının da Irak’ın ulusal çıkarlarına aykırı olduğunun altı çizildi.

Paylaşın
01-sol slayt Dünya Dünya En Popüler Son Dakika

Kuzey Kore, bu yılki üçüncü denemede ilk casus uydusunu yörüngeye yerleştirdiğini duyurdu. Uzmanlar ise, Kuzey Kore’nin yörüngeye yerleştirdiği casus uydusunun askeri keşif yapabilecek kadar gelişmiş olup olmadığına şüpheyle bakıyor.

Haber Merkezi / Kuzey Kore’nin resmi haber ajansı KCNA, Malligyong-1 uydusunun Sohae uydu fırlatma tesisinden Chollima-1 roketiyle yerel saatle 10:42’de fırlatıldığını ve saat 10:54’te yörüngeye girdiğini aktardı.

Güney Kore ve diğer bölgeleri daha iyi izlemek için birkaç casus uydusu daha fırlatacağını duyuran KCNA,, devlet başkanı Kim Jong Un’un fırlatmayı denetlediğini ve bilim insanları ile katılan diğer kişileri tebrik ettiğini açıkladı.

Kuzey Kore Ulusal Havacılık ve Uzay Teknolojisi İdaresi ise, konuya ilişkin yaptığı açıklamada, casus uydusunun ülkenin savunmasını güçlendirmeye yönelik meşru bir hakkı olduğunu belirtti.

Öte yandan ABD Ulusal Güvenlik Konseyi sözcüsü Adrienne Watson, Washington’un Kuzey Kore’yi casus uydusu nedeniyle şiddetle kınadığını ve bunun “gerginliği ve bölgedeki güvenlik durumunu istikrarsızlaştırma risklerini artırdığını” söyledi.

Güney Koreli yetkililer bu girişiminin, Kuzey Kore’nin Moskova ile ortaklığın bir parçası olarak Rusya’dan teknik yardım içerdiğini bildirdi. Rusya ve Kuzey Kore bu tür silah anlaşmalarını reddetmiş, ancak daha derin işbirliği için taahhütte bulunmuştu.

Paylaşın
01-sol slayt Dünya Dünya En Popüler Son Dakika

İsrail hükümeti, Gazze’ye kaçırılan yaklaşık 50 rehinenin serbest bırakılmasını sağlayacak anlaşmayı onayladı. Anlaşmanın tüm ayrıntıları resmi olarak kamuoyuna açıklanmadı. Hamas, yaklaşık 240 kişiyi rehin almıştı.

Haber Merkezi / Gazetecilere bilgi veren İsrail hükümetinden bir yetkili, anlaşmanın 12-13 kişilik gruplar halinde çoğu kadın ve çocuk olmak üzere 50 İsrail vatandaşının serbest bırakılmasının beklendiğini söyledi.

İsrail, rehinelerin serbest bırakılmasına karşılık savaşın başladığı 7 Ekim’den bu yana ilk kez en az dört günlük bir ateşkes yapmayı kabul etti.

İsrail ayrıca, Filistinli kadın ve çocuklardan oluşan bir grup mahkumu serbest bırakmayı kabul etti. İsrail, konuya ilişkin bir sayı vermekten kaçınsa da Hamas, bu rakamı 150 olarak açıkladı.

Haftalardır yürütülen müzakerelere arabuluculuk eden Katar, ateşkesin ne zaman başlayacağına dair açıklamanın 24 saat içinde yapılacağını belirtti. ABD’li yetkililer, Hamas’la yapılan görüşmelerde Mısır’ın da önemli bir rol oynadığını belirtti.

Katar, İsrail, Hamas ve ABD’den yetkililerin son günlerdeki açıklamalarında ateşkes anlaşmasında sona yaklaşıldığı belirtiliyordu.

Varılan anlaşmanın ardındanABD Başkanı Joe Biden da Katar ve Mısır liderlerine bu süreçte gösterdikleri “kritik liderlikten” dolayı teşekkür etti.

Biden, anlaşma kapsamında serbest bırakılacak ABD vatandaşlarının aileleriyle yeniden buluşacak olmasından duyduğu mutluluğu dile getirdi. AFP’nin haberine göre, üst düzey bir ABD’li yetkili serbest bırakılacak 50 kişi arasında üç Amerikan vatandaşının bulunduğunu söyledi.

Ateşkes anlaşmasıyla ilgili Rusya’dan da açıklama geldi. Rusya Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Maria Zaharova “Moskova, İsrail ve Hamas arasında dört günlük insani ara için varılan anlaşmayı memnuniyetle karşılamaktadır” açıklamasında bulundu.

Öte yandan Gazze Şeridi’ndeki ölü sayısının 14 bin 128’e yükseldiği kaydedildi. Gazze’deki Filistin Sağlık Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada ölenlerin 5 bin 840’ının çocuk, 3 bin 920’sinin ise kadın olduğu belirtildi. Bakanlık, 33 bin kişinin de yaralandığını aktardı.

Gazze’deki Sağlık Bakanlığından yapılan açıklamada artık net bir rakam verilemeyeceği, çünkü çatışmalar nedeniyle cesetlere ulaşılamadığı belirtilmişti.

Birleşmiş Milletler Yakın Doğu’daki Filistinli Mültecilere Yardım ve Bayındırlık Ajansı, Gazze’de yaklaşık 1,7 milyon insanın yerinden edildiğini duyurdu.

Kuruluş, 19 Kasım itibarıyla Gazze’deki tesislerinde ülke içinde yerinden edilmiş 930.000 kişinin barındığını açıkladı. Açıklamada, barınakların halihazırda aşırı kalabalık olduğu ve yeni gelenler için yer kalmadığı da eklendi.

Paylaşın
01-sol slayt Dünya Dünya En Popüler Son Dakika

Hamas’ın silahlı kanadı Kassam Tugaylarının Aksa Tufanı operasyonu sonrası başlayan Filistin – İsrail savaşında bir buçuk ay geride kalırken, Gazze’de İsrail saldırılarında ölenlerin sayısının 14 bin 128’e yükseldi.

Haber Merkezi / Gazze’deki Filistin Sağlık Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, ölenlerin 5 bin 840’ının çocuk, 3 bin 920’sinin ise kadın olduğu belirtildi. Bakanlık, 33 bin kişinin de yaralandığını aktardı.

Gazze’deki Sağlık Bakanlığından yapılan açıklamada artık net bir rakam verilemeyeceği, çünkü çatışmalar nedeniyle cesetlere ulaşılamadığı belirtilmişti.

Öte yandan Birleşmiş Milletler Yakın Doğu’daki Filistinli Mültecilere Yardım ve Bayındırlık Ajansı, Gazze’de yaklaşık 1,7 milyon insanın yerinden edildiğini duyurdu.

Kuruluş, 19 Kasım itibarıyla Gazze’deki tesislerinde ülke içinde yerinden edilmiş 930.000 kişinin barındığını açıkladı. Açıklamada, barınakların halihazırda aşırı kalabalık olduğu ve yeni gelenler için yer kalmadığı da eklendi.

Dünya Sağlık Örgütü’nden (DSÖ) yapılan açıklamada bir örgüt çalışanının Gazze’de altı aylık bebeği, eşi ve iki kardeşi ile birlikte öldürüldüğü belirtildi.

DSÖ Genel Sekreteri Tedros Adhanom Ghebreyesus sosyal medya platformu X üzerinden yaptığı paylaşımda “Çalışma arkadaşlarım ve ben yıkılmış durumdayız. Bugün bizden birini Gazze’de kaybettik” ifadelerini kullandı.

DSÖ Genel Sekreteri hayatını kaybeden DSÖ personeli Dima Elhac’in fotoğrafıyla paylaştığı mesajda, “Acımızı tarif edecek kelime bulamıyorum” dedi ancak ailenin nasıl yaşamını yitirdiğine ve kimin sorumlu olduğuna dair detay vermedi. Tedros 7 Ekim’den bu yana BM Filistin Mülteciler Yardım Kurumu (UNRWA) çalışanı 108 kişinin öldürüldüğünü aktardı.

Sınır Tanımayan Doktorlar Örgütü (MSF) Gazze’nin kuzeyindeki El Avde Hastanesi’ne düzenlenen saldırıda ikisi kendi mensubu olmak üzere üç doktorun yaşamını yitirdiğini açıkladı.

Örgütten yapılan yazılı açıklamada “MSF El Avde ile ilgili olarak çatışan taraflara düzenli olarak işlevde olan bir hastane olduğuna ve görev yapan personelinin bulunduğuna dair bilgi paylaşımında bulundu” denilerek “İsrailli yetkilerle GPS koordinatları da dün paylaşılmıştı” ifadeleri kullanıldı.

MSF hayatını kaybeden doktorlarını Dr. Mahmut Ebu Nucayla ve Dr. Ahmet El Sahar olarak açıkladı. Dr. Ziya El Tatari’nin de hayatını kaybettiği bildirildi.

MSF açıklamada olayı “korkunç” olarak tanımlarken, “Doktorların hastane yataklarının yanında öldürülmelerini görmek trajik olmanın da ötesinde ve bunun şimdi sona ermesi gerekiyor” ifadelerini kullandı.

4 günlük ateşkes sağlandı

Ayrıca İsrail hükümeti, Gazze’ye kaçırılan yaklaşık 50 rehinenin serbest bırakılmasını sağlayacak anlaşmayı onayladı. Anlaşmanın tüm ayrıntıları resmi olarak kamuoyuna açıklanmadı. Hamas, yaklaşık 240 kişiyi rehin almıştı.

“Rehineler aşamalar halinde serbest bırakılacak” açıklamasını yapan İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, “ABD Başkanı Biden anlaşmanın geliştirilmesine yardım etti, anlaşma orduya hazırlık fırsatı verecek. Savaş devam ediyor, hedefe ulaşana kadar devam edecek” ifadelerini kullandı.

Gazetecilere bilgi veren İsrail hükümetinden bir yetkili, anlaşmanın 12-13 kişilik gruplar halinde çoğu kadın ve çocuk olmak üzere 50 İsrail vatandaşının serbest bırakılmasının beklendiğini söyledi.

İsrail, rehinelerin serbest bırakılmasına karşılık savaşın başladığı 7 Ekim’den bu yana ilk kez en az dört günlük bir ateşkes yapmayı kabul etti.

İsrail ayrıca, Filistinli kadın ve çocuklardan oluşan bir grup mahkumu serbest bırakmayı kabul etti. İsrail, konuya ilişkin bir sayı vermekten kaçınsa da Hamas, bu rakamı 150 olarak açıkladı.

Haftalardır yürütülen müzakerelere arabuluculuk eden Katar, ateşkesin ne zaman başlayacağına dair açıklamanın 24 saat içinde yapılacağını belirtti. ABD’li yetkililer, Hamas’la yapılan görüşmelerde Mısır’ın da önemli bir rol oynadığını belirtti.

Katar, İsrail, Hamas ve ABD’den yetkililerin son günlerdeki açıklamalarında ateşkes anlaşmasında sona yaklaşıldığı belirtiliyordu.

Varılan anlaşmanın ardındanABD Başkanı Joe Biden da Katar ve Mısır liderlerine bu süreçte gösterdikleri “kritik liderlikten” dolayı teşekkür etti.

Biden, anlaşma kapsamında serbest bırakılacak ABD vatandaşlarının aileleriyle yeniden buluşacak olmasından duyduğu mutluluğu dile getirdi. AFP’nin haberine göre, üst düzey bir ABD’li yetkili serbest bırakılacak 50 kişi arasında üç Amerikan vatandaşının bulunduğunu söyledi.

Ateşkes anlaşmasıyla ilgili Rusya’dan da açıklama geldi. Rusya Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Maria Zaharova “Moskova, İsrail ve Hamas arasında dört günlük insani ara için varılan anlaşmayı memnuniyetle karşılamaktadır” açıklamasında bulundu.

Paylaşın
01-sol slayt Dünya Dünya Son Dakika

Hamas’ın başlattığı Filistin – İsrail savaşında bir buçuk ay geride kalırken, Lübnan devlet ajansı, İsrail’in ülkenin güneyine düzenlediği hava saldırısında 3 kişinin öldüğünü duyurdu. Yaşamını yitirenlerin ikisinin gazeteci ve birinin de sivil olduğu kaydedildi. 

Bu son olayla birlikte Filistin – İsrail savaşında hayatını kaybeden gazetecilerin sayısı 50’yi geçti. Gazetecileri Koruma Komitesi, 19 Kasım tarihinde yaptığı açıklamada Filistin – İsrail savaşında savaşında hayatını kaybeden gazetecilerin sayısının 48’e çıktığını duyurmuştu.

Komite, hayatını kaybeden gazetecilerin 43’ünün Filistinli, dördünün İsrailli ve birinin Lübnanlı olduğunu bildirmişti.

Lübnan Başbakanı Necip Mikati, gazetecilere yönelik saldırıdan İsrail’i sorumlu tutarken saldırının İsrail’in basını susturma girişimi olduğunu savundu. Mikati, “Bu saldırı İsrail’in suçlarının sınır tanımadığını ve İsrail’in suçlarını ve saldırılarını haber yapan basını susturmayı hedeflediğini gösteriyor” şeklinde konuştu. İsrail ordusu olayın detaylarının araştırıldığını duyurdu.

İsrail ile Hizbullah arasında çatışmaların yaşandığı İsrail – Lübnan sınırının Lübnan tarafında, 13 Ekim’de de bir gazeteci grubunun vurulduğu İsrail saldırısında Reuters kameramanı İssam Abdallah hayatını kaybederken biri ağır, altı gazeteci yaralanmıştı.

RSF’nin olay yerinde canlı çekilen görüntüler üzerinde yaptığı inceleme, görgü tanığı ifadeleri ve balistik uzmanlarının analizlerine dayandırdığı araştırmanın bulguları kamuoyuyla paylaşılmış, medya mensuplarının bölgedeki varlıklarının bilindiği ve üzerlerinde “Press” yazılı yelek ve kaskların bulunduğuna vurgu yapılmıştı.

Raporda, İsrail ordusunun gazetecileri Hizbullah militanı sanarak yanlışlıkla hedef almasının da mümkün görünmediği kaydedilmişti.

13 Ekim’deki saldırıdan dört gün önce, 9 Ekim’de Al Jazeera televizyonuna çalışan gazeteciler de Lübnan’ın güneyinde Dahayra köyünde benzer bir saldırıya hedef olmuştu. RSF’e konuşan görgü tanığı gazeteciler, üzerinde ‘Press’ yazılı araçları yakınına bir bomba düştüğünü, saldırıdan önce üzerlerinde bir İsrail helikopterinin uçtuğunu anlatmıştı.

Hamas: İsrail ile ateşkes anlaşmasına yakınız

Gazze’de yönetimi elinde bulunduran Hamas, İsrail ile ateşkes anlaşmasına yakın olduklarını bildirdi. Hamas lideri İsmail Haniye, yardımcısı aracılığı ile yaptığı açıklamada, Tel Aviv ile ateşkes anlaşmasına “ulaşmaya yakın” olduklarını, cevaplarını da bu konuda ara buluculuk yapan Katar’a ilettiklerini belirtti.

Filistinli grubun siyasi büro üyesi ve Haniye’nin yardımcısı İzzet el Rişk, Katar merkezli Al Jazeera televizyonuna verdiği demeçte, “Artık top Katar’da. İsrail ile beklenen ateşkes anlaşmasını Katarlı ara bulucular duyuracaklar. Anlaşmanın detayları ilerleyen saatlerde açıklanacak.” ifadelerini kullandı.

“Gazze’de sağlık trajedisi yaklaşıyor”

Birleşmiş Milletler Çocuklara Yardım Fonu (UNICEF) İsrail ablukası altında bulunan Gazze’de ‘gerçek bir sağlık trajedisinin’ yaklaşmakta olduğu konusunda uyardı.

UNICEF sözcüsü James Elder, Cenevre’de salı günü düzenlediği basın toplantısında  abluka nedeniyle yakıt ve su kıtlığı yaşanan Gazze’de salgın hastalık riskine dikkat çekti. “Yeterli yakıt yoksa, sanitasyon hizmetlerinin çöktüğünü göreceğiz” diyen UNICEF sözcüsü Elder, durumu ‘gerçek bir trajedi’ olarak niteledi.

“İsrailli rehineler için müzakereler son aşamada”

Katar, Hamas’ın 7 Ekim saldırısında kaçırdığı İsrailli rehinelerin serbest bırakılması için yapılan görüşmelerde ‘son aşamaya’ gelindiğini açıkladı. İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu da rehinelerin dönüşleri için yapılan görüşmelerde ilerleme kaydedildiğini ifade etti.

Hamas’ın 7 Ekim saldırısında alıkoyduğu yaklaşık 240 İsrailli rehinenin serbest bırakılması için Katar arabuluculuğunda yapılan görüşmeler sürüyor. İsrail’in Gazze saldırıları sürerken  Katar Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Majed Al-Ansari, “Hiçbir zaman bir anlaşmaya bu kadar yaklaşmamıştık” diyerek  müzakerelerin “son aşamaya” ulaştığını ifade etti.

Çin Devlet Başkanı Şi Cinping ‘uluslararası barış konferansı’ çağrısı yaptı

Çin Devlet Başkanı Şi Cinping, İsrail ile Hamas arasında yaklaşık 2 aydır süren savaşın sonlandırılması için uluslararası barış konferansı düzenlenmesi çağrısında bulundu. Çevrimiçi düzenlenen BRICS ülkeleri zirvesinde salı günü konuşan Şi, Filistin sorununa kalıcı çözüm bulunmadan Orta Doğu’da barışın tesis edilemeyeceğini ifade etti.

Rehinelerin serbest bırakılması ve sivillere yönelik şiddetin son bulmasını isteyen Şi, acil ateşkes ilan edilmesini talep etti. Çin Başkanı Şi, barış konferansı düzenlenmesi için uluslararası organizasyonlara çağrı yaptı.

Anlaşmanın içeriği

AFP, çatışmaların beş günlüğüne durdurulmasını içeren anlaşma kapsamında 50 ile 100 arasındaki İsrailli ve yabancı rehinenin serbest bırakılacağını, bu kişiler arasında askeri personel bulunmayacağını bildirdi.

Ajans, karşılığında da aralarında kadın ve çocukların da bulunduğu yaklaşık 300 Filistinlinin İsrail’deki cezaevlerinden salıverileceğini belirtti. Hamas ve İslami Cihad kaynaklarına göre, anlaşma uyarınca 300 tır gıda ve tıbbi yardımın da Gazze’ye girmesine izin verilecek.

Reuters’a konuşan, İsrail-Hamas görüşmelerine ilişkin bilgi sahibi bir kaynak, Gazze’deki rehinelerin serbest bırakılması ve çatışmalara ara verilmesini öngören anlaşmaya yönelik görüşmelerin ‘nihai aşamalarında’ olduğunu söyledi. Kaynak, görüşmelerde sonuca varmaya ‘hiç olmadıkları kadar yakın olduklarını’ söyledi.

Kaynağın paylaştığı bilgilere göre, anlaşma, tarafların uzlaşmasıyla hayata geçirilmesi durumunda, Hamas’ın elindeki yaklaşık 50 rehineye karşılık İsrail’de hapishanelerde bulunan kadın ve çocukların serbest bırakılmasını da sağlayacak.

Gazze’de can kaybı 13 bini aştı

İsrail’in Gazze’ye düzenlediği saldırılarda ise çoğu sivil ve çocuk, 13 bin 300’den fazla Filistinli öldürüldü. Altı haftadır İsrail ablukası altındaki Gazze Şeridi’nde yaşanan su, gıda, ilaç ve yakıt sıkıntısı da giderek büyüyor.

“Gazze’deki Filistinlileri Batı ülkeleri alsın”

İsrail İstihbarat Bakanı, Gazze’de savaş nedeniyle evlerinden ayrılmak zorunda kalan Filistinlileri Batı ülkelerinin alması önerisini getirdi. Gila Gamliel, söz konusu öneriyi Jerusalem Post gazetesine yazdığı yazıda ortaya koydu.

Haaretz gazetesinde yer alan habere göre, İsrail’in Washington Büyükelçiliği Amerikalı gazetecilere bu yazı ile ilgili bir açıklama yaptı. Büyükelçilik açıklamasında söz konusu önerinin hükümetin görüşü olmadığı vurgulanıyor.

Açıklamada, Bakan Gila Gamliel’in savaş kabinesi üyesi olmadığı bu nedenle “karar verme süreçlerinin de dışında olduğu” savunuldu.

Paylaşın
01-sol slayt Dünya Dünya En Popüler Son Dakika

İsrail’in Gazze’ye yönelik saldırılarında 45. gün geride kalırken İran İslam Devrim Muhafızları Ordusu komutanı Hüseyin Selâmi, İsrail’in Gazze’de her gün en az 15 tank ve çok sayıda zırhlı araç kaybettiğini iddia etti.

Haber Merkezi / Hüseyin Selâmi, İsrail’in Filistin direniş güçlerinin yıpratma ve saldırılarına maruz kaldğını ve İsrail2in her gün çok sayıda askerini kaybettiğini sözlerine ekledi. İsrail’in ahlak testinde de başarısız olduğunu kaydeden Hüseyin Selâmi, bu savaşta Filistinlilerin galip geleceğini öne sürdü.

Gazze’de can kaybı 13 bini aştı

Öte yandan Gazze’de İsrail saldırıları sonucu hayatını kaybedenlerin sayısı 13 bini aştı. Gazze’deki Filistin Sağlık Bakanlığı, hayatını kaybedenlerden 5 bin 500’ünün çocuk, 3 bin 500’ünün kadın olduğunu belirtti.

Bakanlık, 30 binden fazla yaralının olduğu, yaralıların yüzde 75’inin kadınlar ve çocuklar oluşturduğunu vurguladı. Bakanlık ayrıca, 6.000’den fazla kişinin de kayıp olduğu bildirildi.

Birleşmiş Milletler İnsani  Yardım Ofisi (OCHA), Gazze’deki mevcut insani durumu belirten kısa bir rapor yayınladı. OCHA, Gazze’deki tüm konutların en az yüzde 45’inin yıkıldığını veya hasar gördüğünü açıkladı.

Ateşkes çalışmaları

Katar Dışişleri Bakanı Al Sani, Avrupa Birliği Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Josep Borrell ile başkent Doha’da basın toplantısı düzenledi. AB yetkilisi Borrell ile Gazze’de ateşkesin sağlanmasını ele aldıklarını belirten Al Sani, görüşmede ayrıca “Gazze’de gerçekleşen soykırım, aç bırakma ve zorla yerinden etme” gibi uygulamaları da görüştüklerini söyledi.

Savaşın durmasının yardımların girişi için insani koridorların açılmasının önemine işaret eden Al Sani, “Önceliklerimizin başında, derhal ateşkes, Gazze Şeridi’ne yönelik tüm intikam ve ayrım gözetmeyen saldırılar, soykırım, açlık ve zorla yerinden etme uygulamalarının sona ermesi ve Gazze’ye uzun yıllardır uygulanan haksız kuşatmanın son bulmasıdır.” dedi.

Hamas ile İsrail arasındaki esir takasının yakında olacağına işaret eden Al Sani, “Hamas ile İsrail arasında bir esir takası için önümüzde sadece küçük zorluklar kaldı.” diye konuştu.

Al Sani, Gazze’ye uygulanan ablukanın kırılması ve burada tutulan İsrailli rehineler konusunu da ele aldıklarını aktararak, uluslararası topluma İsrail’in Gazze’de işlediği katliamlara karşı bir duruş sergileme çağrısı yaptı.

İsrail ordusunun abluka altında tuttuğu Gazze Şeridi’ne yönelik saldırılarını yaklaşık bir buçuk aydır sürdürdüğünü vurgulayan Al Sani, uluslararası toplumun durdurmaktan aciz kaldığı söz konusu saldırıların Gazze’de yol açtığı insani, ahlaki ve hukuki felaketin büyümeye devam ettiğine dikkati çekti.

Filistin Yönetimi, Suudi Arabistan, Mısır, Endonezya ve Ürdün dışişleri bakanlarından oluşan bir heyeti Pekin’de ağırlayan Çin Dışişleri Bakanı Wang Yi, “Orta Doğu’da barışı mümkün olan en kısa sürede yeniden tesis etmek için birlikte çalışalım. Uluslararası toplum acilen harekete geçmeli ve bu trajedinin yayılmasını önlemek için etkili tedbirler almalı” dedi.

Pekin’in “Arap ve Müslüman ülkelerin iyi bir dostu ve kardeşi” olduğunu belirten Yi, aralarında İslam İşbirliği Teşkilatı Genel Sekreteri’nin de bulunduğu delegelere “Gazze’de insani bir felaket yaşanıyor. Gazze’deki durum dünyadaki tüm ülkeleri etkilemekte, insanlığın doğru ve yanlış anlayışını sorgulamaktadır” diye konuştu.

Yi, “Arap ve Müslüman ülkelerin meşru haklarını ve çıkarlarını her zaman kararlılıkla savunduk ve Filistin halkının meşru ulusal haklarını ve çıkarlarını geri kazanma çabalarını her zaman kararlılıkla destekledik. Çin bu ihtilafta adalet ve hakkaniyetin yanında yer almaktadır.” ifadelerini kullandı.

Paylaşın
01-sol slayt Dünya Dünya Son Dakika

Hamas’ın askeri kanadı Kassam Tugaylarının Aksa Tufanı operasyonu sonrası başlayan Filistin – İsrail savaşında 45. gün geride kalırken, Gazze’de İsrail saldırıları sonucu hayatını kaybedenlerin sayısı 13 bini aştı.

Haber Merkezi / Gazze’deki Filistin Sağlık Bakanlığı, hayatını kaybedenlerden 5 bin 500’ünün çocuk, 3 bin 500’ünün kadın olduğunu belirtti.

Bakanlık, 30 binden fazla yaralının olduğu, yaralıların yüzde 75’inin kadınlar ve çocuklar oluşturduğunu vurguladı. Bakanlık ayrıca, 6.000’den fazla kişinin de kayıp olduğu bildirildi.

Birleşmiş Milletler İnsani  Yardım Ofisi (OCHA), Gazze’deki mevcut insani durumu belirten kısa bir rapor yayınladı. OCHA, Gazze’deki tüm konutların en az yüzde 45’inin yıkıldığını veya hasar gördüğünü açıkladı.

Ateşkes çalışmaları

Katar Dışişleri Bakanı Al Sani, Avrupa Birliği Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Josep Borrell ile başkent Doha’da basın toplantısı düzenledi. AB yetkilisi Borrell ile Gazze’de ateşkesin sağlanmasını ele aldıklarını belirten Al Sani, görüşmede ayrıca “Gazze’de gerçekleşen soykırım, aç bırakma ve zorla yerinden etme” gibi uygulamaları da görüştüklerini söyledi.

Savaşın durmasının yardımların girişi için insani koridorların açılmasının önemine işaret eden Al Sani, “Önceliklerimizin başında, derhal ateşkes, Gazze Şeridi’ne yönelik tüm intikam ve ayrım gözetmeyen saldırılar, soykırım, açlık ve zorla yerinden etme uygulamalarının sona ermesi ve Gazze’ye uzun yıllardır uygulanan haksız kuşatmanın son bulmasıdır.” dedi.

Hamas ile İsrail arasındaki esir takasının yakında olacağına işaret eden Al Sani, “Hamas ile İsrail arasında bir esir takası için önümüzde sadece küçük zorluklar kaldı.” diye konuştu.

Al Sani, Gazze’ye uygulanan ablukanın kırılması ve burada tutulan İsrailli rehineler konusunu da ele aldıklarını aktararak, uluslararası topluma İsrail’in Gazze’de işlediği katliamlara karşı bir duruş sergileme çağrısı yaptı.

İsrail ordusunun abluka altında tuttuğu Gazze Şeridi’ne yönelik saldırılarını yaklaşık bir buçuk aydır sürdürdüğünü vurgulayan Al Sani, uluslararası toplumun durdurmaktan aciz kaldığı söz konusu saldırıların Gazze’de yol açtığı insani, ahlaki ve hukuki felaketin büyümeye devam ettiğine dikkati çekti.

Filistin Yönetimi, Suudi Arabistan, Mısır, Endonezya ve Ürdün dışişleri bakanlarından oluşan bir heyeti Pekin’de ağırlayan Çin Dışişleri Bakanı Wang Yi, “Orta Doğu’da barışı mümkün olan en kısa sürede yeniden tesis etmek için birlikte çalışalım. Uluslararası toplum acilen harekete geçmeli ve bu trajedinin yayılmasını önlemek için etkili tedbirler almalı” dedi.

Pekin’in “Arap ve Müslüman ülkelerin iyi bir dostu ve kardeşi” olduğunu belirten Yi, aralarında İslam İşbirliği Teşkilatı Genel Sekreteri’nin de bulunduğu delegelere “Gazze’de insani bir felaket yaşanıyor. Gazze’deki durum dünyadaki tüm ülkeleri etkilemekte, insanlığın doğru ve yanlış anlayışını sorgulamaktadır” diye konuştu.

Yi, “Arap ve Müslüman ülkelerin meşru haklarını ve çıkarlarını her zaman kararlılıkla savunduk ve Filistin halkının meşru ulusal haklarını ve çıkarlarını geri kazanma çabalarını her zaman kararlılıkla destekledik. Çin bu ihtilafta adalet ve hakkaniyetin yanında yer almaktadır.” ifadelerini kullandı.

İsrail Başbakanı Netanyahu’dan sansür hazırlığı

Öte yandan İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu’nun ‘savaş kabinesi’ oturumlarında yapılan görüşmelerin basına sızmasına karşı harekete geçmeye hazırlandığı iddia edildi.

The Jerusalem Post’un haberine göre, Netanyahu’nun kararı, 7 Ekim’den bu yana süren çatışmalar sırasında basına yansıyan ve hükümet içindeki tartışmalara işaret eden haberlerin ardından geldi. N12 kanalının 19 Kasım’da kabine toplantısında konuşulanlardan aktardığına göre, Netanyahu, yeni bir yasal düzenleme yaparak kabine toplantılarından basına yansıyan konuşma ve tartışmaların yayınlanmasını sansürlemeye hazırlanıyor.

Bu süreçte basına yansıyan haberler, Ulusal Birlik partisinden Knesset (Meclis) üyesi Gadi Eisenkot’un faşist Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir ve Maliye Bakanı Bezalel Smotriç ile tartışmalarını ortaya koymuştu.

Bu haberlerden birine göre, Eisenkot, uluslararası savaş hukukuna göre Gazze’den kimin sorumlu olduğunu sormuştu. Ben-Gvir bu soruya, “Şunu keser misin? Uluslararası hukuka ilişkin üç açıklaman var. Neden devam ediyorsun?” yanıtını vermişti. Buna karşılık, Eisenkot, Ben-Gvir’e susmasını söylemiş ve onunla konuşmadığını belirtmişti.

Başka bir habere göre de Eisenkot rehinelerin serbest bırakılmasının sağlanmasının ‘savaşın ana amacı’ olmadığını söylemiş, Smotriç buna tepki göstermişti. Maliye Bakanı, “Yine bunu söylüyorsun” demiş, Başbakan Netanyahu ise “Karar verdiğimiz şey bu değil. Ana amaç bu değil. Amaç Hamas’ı yenilgiye uğratmak” diye konuşmuştu.

Savaş kabinesinin görüşmelerinden İsrail basınına sızdırılan bir diğer konuşma ise Gazze’ye insani yardım olarak yakıt gönderilmesi ile ilgiliydi. Smotriç, Ben-Gvier, Enerji Bakanı Israel Katz, Ulaştırma Bakanı Miri Regev ve devlet bakanları Gideon Sa’ar ve Benny Gantz’ın Gazze’ye yakıt geçişine izin verilmesine itirazları üzerine, Netanyahu, bunun ‘ABD’den gelen yardımın devamı için gerekli olduğunu’ söylemişti.

Paylaşın
01-sol slayt Dünya Dünya En Popüler Son Dakika

İran Dışişleri Bakanı Hüseyin Emirabdullahiyan, Siyonist rejimin bölgeye yönelik saldırganlığını durdurmaması halinde Gazze’deki savaşın genişleyebileceği konusunda bir kez daha uyardı.

Birleşik Krallık merkezli uluslarasası ekonomi gazetesi The Financial Times’a konuşan Hüseyin Emirabdullahiyan, “İran savaşın yayılmasını istemiyor ancak ABD ve İsrail’in bölgede benimsediği yaklaşım, Gazze halkına karşı işlenen suçlar ve Batı Şeria’daki durum durdurulmazsa her ihtimal değerlendirilebilir ve daha geniş bir çatışma kaçınılmaz olabilir” dedi ve ekledi: Savaş zaten bölgede genişledi.

“Şifa Hastanesi ‘ölüm bölgesi'”

Öte yandan Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) Gazze’deki Şifa Hastanesi’ni “ölüm bölgesi” olarak tanımladı. DSÖ liderliğindeki Birleşmiş Milletler (BM) ekibi, İsrail ordusu tarafından işgal edilip tahliye edildikten sonra hastanede bir saat boyunca incelemelerde bulundu.

Ekip, bombardıman ve silah ateşine dair kanıtlar gördüklerini ve hastanenin girişinde 80 kişinin kalıntılarının bulunduğu belirtilen bir toplu mezar gözlemlediklerini söyledi.

İsrail ordusunun birkaç gün önce baskın düzenleyip arama yaptığı hastaneden dün yüzlerce kişinin yürüyerek çıktığını gösteren görüntüler yayınlanmıştı. İsrail ordusu son günlerde “Hamas’ı hedef alan operasyon” olarak tanımladığı harekat kapsamında hastaneye baskınlar düzenledi; ancak Hamas’ın hastane altındaki tünelleri merkez olarak kullandığı iddiasını destekleyecek somut kanıtlar sunmadı.

İsrail, operasyonlarını genişletti

Ayrıca İsrail ordusu, Gazze’nin kuzeyindeki operasyonlarını genişlettiğini duyurdu. Ordu, “Askerlerimiz son 24 saatte Zaytun ve Cibaliye bölgelerinde faaliyetler gerçekleştirdi ve bilinçli olarak sivil bölgelerden kendilerine patlayıcı fırlatan teröristlerle karşılaştı” açıklamasında bulundu.

İsrail ordusu, “Bu süreçte bazı Hamas mensuplarını etkisiz hale getirdik ve çok sayıda terörist altyapısını hedef aldık” dedi.

ABD ve İsrail ateşkes iddialarını yalanladı

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ve ABD’li üst düzey yetkililer Washington Post’un Hamas ile kısa süreli bir ateşkes konusunda anlaştığı iddialarını yalanladı.

Washington Post konuya yakın kaynaklara dayandırdığı haberinde İsrail, ABD ve Hamas’ın beş günlük ateşkes karşılığında Gazze’de rehin tutulan kadın ve çocukları serbest bırakılmasını öngören bir anlaşma taslağı üzerinde uzlaştığını haberleştirmişti.

Bu bilgiyi şimdilik yalanlayan Başbakan Netanyahu iddialarla ilgili yaptığı açıklamada, “Şu hususu açıklığa kavuşturmak isterim: Şu ana kadar herhangi bir anlaşma yapılmamıştır. Ancak size şu sözü vermek istiyorum: Bir şey olduğunda size haber vereceğiz.”

Aynı yönde bir açıklamada bulunan bir Beyaz Saray sözcüsü de İsrail ve Hamas’ın geçici ateşkes konusunda henüz bir anlaşmaya varmadığını, ancak ABD’nin anlaşma için çalışmaya devam ettiğini vurguladı.

Washington Post cumartesi günü 6 sayfalık anlaşma taslağını yayınlamış, rehinelerin serbest bırakılmasının birkaç gün içinde başlayabileceğini ileri sürmüştü. Habere göre anlaşma uyarınca tüm taraflar en az 5 gün süreyle çatışmaları durduracak ve Hamas’ın elindeki toplam 240 rehineden en az 50’si her 24 saatte bir grup halinde serbest bırakılacak.

Paylaşın
01-sol slayt Dünya Dünya Son Dakika

Hamas’ın silahlı kanadı Kassam Tugaylarının Aksa Tufanı operasyonu sonrası başlayan Filistin – İsrail savaşına dair ABD’nin önde gelen gazetelerinden Washington Post (WP) dikkat çeken bir iddia öne sürdü.

Gazete, ABD’nin arabuluculuğunda Gazze’de 5 günlük ateşkes anlaşmasına vardığını yazdı. ‘Ateşkes’ iddiasını yalanlayan İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, “Rehinelerle ilgili olarak birçok asılsız söylenti, birçok yanlış rapor var. Şunu açıkça belirtmek isterim ki şu an itibariyle bir anlaşma yapılmadı” ifadelerini kullandı.

Washington Post gazetesi, İsrail ile Hamas’ın ABD’nin arabuluculuğunda 5 günlük ateşkes anlaşmasına vardığını iddia etti. 5 günlük ara karşılığında, Gazze’de tutulan kadın ve çocukların serbest bırakılması konusunda anlaşma sağlandığı ileri sürüldü. Ancak Tel Aviv ve Washington yönetimleri, söz konusu haberi yalanladı.

Washington Post, altı sayfalık anlaşmanın bir parçası olarak ‘başlangıçta her 24 saatte bir 50 veya daha fazla rehinenin küçük gruplar halinde serbest bırakılacağını’ yazmıştı. Gazete, ateşkesin aynı zamanda önemli miktarda insani yardımın da Gazze’ye girmesine izin vermeyi amaçladığını belirterek, anlaşma taslağının Katar’da haftalarca süren görüşmeler sırasında hazırlandığını da aktarmıştı.

‘Ateşkes’ iddiasını yalanlanan İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, “Rehinelerle ilgili olarak birçok asılsız söylenti, birçok yanlış rapor var. Şunu açıkça belirtmek isterim ki şu an itibariyle bir anlaşma yapılmadı” ifadelerini kullandı. Netanyahu, anlaşma sağlandığı takdirde kamuoyuna duyurulacağını da belirtti.

Beyaz Saray sözcüsü ise, İsrail ve Hamas’ın geçici ateşkes konusunda henüz anlaşmaya varmadığını dile getirdi. Yetkili,  ABD’nin anlaşmaya varmak için çalışmaya devam ettiğini söyledi.

(Kaynak: Gazete Duvar)

Paylaşın