İsrail’den Gazze’de Çatışmaların Sertleşeceği Uyarısı

Hamas’ın füze saldırıları sonrası başlayan İsrail – Filistin çatışmalarında beşinci gününde. İsrail’de en az bin 200 kişi, Gazze’de ise en az 900 kişi yaşamını yitirirken, İsrail ordusu, çatışmaların sertleşeceği uyarısında bulundu.

İsrail Savunma Kuvvetleri Sözcüsü Yarbay Jonathan Conricus yayımladığı video güncellemesinde, “Oldukça ağır kayıplar verdik… Ancak bu bizi caydırmayacak ve kararlılığımızı zayıflatmayacak” ifadelerini kullandı.

Conricus çatışmaların yoğunlaşmasından sonra bile İsrail’e verilen desteğin devam edeceğini umduğunu sözlerine ekledi: Çatışmalar yoğunlaşıp Gazze Şeridi’nden anlaması ve başa çıkması daha zor görüntüler geldiğinde bile bu durumun böyle kalmasını umuyoruz.

İsrail ordusunun bu sabah sosyal medyadan paylaştığı videoda İsrail Ordusu Sözcüsü Yarbay Jonathan Conricus çatışmaların şiddetleneceği uyarısında bulundu. Cornicus videoda şu bilgileri verdi:

İsrail ordusu, Gazze etrafındaki bariyerleri yeniden inşa etti. Ayrıca Gazze sınırı yakınlarına “piyade, zırhlı asker, topçu birlikleri” ve silah altına aldığı yedek güçlerinden 300 binini gönderdi. İsrail ordusunda görev yapmış 40 yaşın altındaki tüm İsrailliler, muaf olmadıkları sürece, yedek göreve çağrılabiliyor.

Bu kuvvetler, “Gazze Şeridi’ne yakınlar, İsrail hükümeti tarafından bize verilen görevi yerine getirmeye hazırlanıyorlar – bu da savaşın sonunda Hamas’ın tehdit oluşturabileceği ya da İsrailli sivilleri öldürebilecek herhangi bir askeri kabiliyeti kalmadığından emin olmak.”

İsrail’de ölenlerin sayısı 1.200’e yükseldi; bunların “ezici çoğunluğu sivil”. 2.700’den fazla kişi yaralandı.

İsrail ordusu, Hamas’ın askeri tesislerini havadan vuruyor; Hamas’ın askeri üslerini bazı sivil binalara yerleştirdiğini iddia ediyor. Suriye’den İsrail’e roket atıldı ancak bunların arkasında kimin olduğunu bilmediğini söyledi.

Hizbullah Lübnan’dan füzeler attı ve İsrail misilleme yaptı. Önümüzdeki günlerde çatışmalar yoğunlaşacak ve Gazze’den gelecek görüntüleri “anlamak ve baş etmek daha zor olacak”.

İsrail ordusu, Hamas’ın Gazze Şeridi hava sahasında saldırıları tespit etmekte kullandığı bir alanı yok ettiğini açıkladı.

Ülkenin hava kuvvetleri ayrıca, gece boyunca savaş uçaklarının Gazze’deki Beyt Hanun’da “Hamas tarafından terörizmi finanse etmek için kullanılan iki banka şubesi, bir yer altı tüneli ve Hamas tarafından terörist faaliyetleri yönlendirmek için kullanılan iki operasyonel komuta merkezi dahil olmak üzere” 80’den fazla bölgeyi vurduğunu da söyledi.

Filistin Sağlık Bakanlığı saldırılarda öldürülenlerin sayısının 750’yi geçtiğini açıkladı. Hamas gece saldırılarında en az 30 kişinin öldürüldüğünü açıklamıştı. Gece süren saldırıların ardından Çarşamba günü şafak sökerken, binlerce Filistinli işgal altındaki Batı Şeria’da İsrail’in Gazze Şeridi’ne yönelik hava saldırılarına karşı gösteriler düzenledi.

Filistin Haber Ajansı, protestocuların Filistin bayrakları ve Gazze’de öldürülen kurbanların resimleriyle yürüdüklerini bildirdi.

Hizbullah İsrail’e füze saldırısının sorumluluğunu üstlendi

Öte yandan Hizbullah, bu sabah Lübnan’ın güneyinden İsrail askeri mevkilerine güdümlü hassas füzeyle yapılan saldırıların sorumluluğunu üstlendi.

Açıklamada saldırının İsrail’in Pazartesi günü düzenlediği ve üç Hizbullah savaşçısının ölümüyle sonuçlanan operasyona misilleme olduğu belirtildi. İran destekli örgüt “Dhayra köyüne bakan” “bir siyonist mevkinin hedef alındığı” kaydetti. Lübnan’ın güney sınırdaki Dhayra köyünün karşısında İsrail’in Aramşe köyü yer alıyor.

İsrail ordusu da Aramşe köyü yakınlarında kendilerine tanksavarla ateş açıldığını ifade ederek Lübnan sahasına ateşle karşılık verdiklerini duyurdu.

Reuters’e konuşan görgü tanıkları İsrail topçusunun Dhayra yakınlarında bir füze fırlatma noktasını vurduğunu belirtti.

İsrail’in Lübnan’ın yanı sıra ve Suriye topraklarından da roket atışları yapıldı. İsrail Savunma Kuvvetleri (IDF) Sözcüsü Jonathan Conricus, “Bu roketlerin Suriye silahlı kuvvetleri tarafından mı Suriye rejiminin desteklediği çok sayıdaki İran milislerinden biri ya da Hizbullah tarafından mı ateşlendiğini bilmiyoruz. Bildiğimiz ateşe ateşle karşılık verdiğimiz ve bölgedeki durum sakin” dedi.

“Gazze’de topyekun kuşatmadan çok endişeliyim”

Katoliklerin ruhani lideri ve Vatikan Devlet Başkanı Papa Francis, saldırıya uğrayanın kendini savunma hakkı olduğunu ancak birçok masum sivilin hayatını kaybettiği Gazze’de topyekun bir kuşatma olmasından büyük endişe duyduğunu söyledi.

Vatikan’da çarşamba günleri yaptığı genel kabul oturumu sırasında konuşan Papa, İsrail ve Filistin’de yaşananları acı ve endişeyle takip etmeye devam ettiğini belirtti. Rehinelerin bir an önce serbest bırakılması çağrısı yapan Papa Francis, şunları kaydetti:

“Saldırıya uğrayanın kendini savunma hakkı vardır ama Filistinlilerin yaşadığı ve birçok masumun öldüğü Gazze’de topyekun kuşatma olmasından çok endişeliyim. Terörizm ve aşırılık, İsrailliler ve Filistinliler arasındaki çatışmanın çözümüne yardımcı olmuyor; nefreti, şiddeti ve intikamı körüklüyor ve her ikisine de acı çektirmekten başka bir işe yaramıyor.”

Katoliklerin ruhani lideri, Orta Doğu’nun savaşa değil barışa, adalete ve diyaloğa ihtiyacı olduğunu vurguladı. Papa, 7 Ekim’de deprem felaketi yaşayan Afganistan’ı da özel olarak düşündüğünü, acı çeken halka yardım edilmesi gerektiğini belirtti.

Erdoğan: İsrail, devlet gibi değil örgüt gibi davranırsa…

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, partisinin Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Grup Toplantısı’nda İsrail ile Hamas arasındaki çatışmalarla ilgili de açıklamalarda bulundu. İsrail’in Gazze Şeridi’ne yönelik hava saldırılarını eleştiren Erdoğan “Gazze’ye yönelik orantısız ve her türlü ahlaki temelden yoksun saldırıları, dünya kamuoyu nezdinde İsrail’i hiç beklemediği ve istenmeyen konuma itebilir” dedi.

Erdoğan “Bir şehrin suyunu, elektriğini, giriş çıkışlarını kesip altyapısını çökerterek, camisinden kilisesine tüm ibadethanelerini, okullarını yıkarak insanların en temel insani ihtiyaçlarına erişmesini engelleyerek, içinde sivillerin yaşadığı binaları bombalarla yerle yeksan ederek, velhasıl her türlü utanç verici yöntemle yürütülen bir çatışma, savaş değil katliamdır” ifadelerini kullandı.

“Sivil yerleşimleri bombalamak, sivil insanları kasten öldürmek, bölgeye insani yardım getiren araçları engellemek, üstelik bütün bunları maharet gibi sunmak devlet değil ancak örgüt refleksi olabilir” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İsrail, devlet gibi değil örgüt gibi davranırsa, sonunda örgüt gibi muamele görmeye başlayacağını unutmamalıdır” diye konuştu.

Gazze Şeridi’ne insani yardımların kesilmesi tartışmalarına da değinen Erdoğan “İnsani yardımların kesilmesi gibi Filistin halkını topyekun cezalandırmayı amaçlayan fevri kararlardan herkes uzak durmalıdır” dedi. Erdoğan “Bölgemizi içine girdiği bu anafordan süratle çıkarmak için Türkiye olarak, arabuluculuk ve ‘adaletli hakemlik’ dahil üzerimize ne düşüyorsa yapmaya hazırız” diyerek arabuluculuk teklifini bir kez daha ifade etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan PKK’ya yönelik hava operasyonlarının süreceğini belirtti. Erdoğan, “Bir süredir yürüttüğümüz yoğun hava operasyonlarını; daha da artırarak, terör örgütü mensuplarını her an, her yerde imha edeceğimizi göstererek sürdüreceğiz” diye konuştu

Paylaşın

Filistin – İsrail Savaşında Beşinci Gün: Can Kaybı 2 Bin 100’ü Aştı

Hamas’ın askeri kanadı İzzeddin el-Kassam Tugayları’nın gerçekleştirdiği “Aksa Tufanı” operasyonu sonrası başlayan İsrail – Filistin çatışmalarında beşinci güne girilirken, İsrail’de en az bin 200 kişi, Gazze’de ise en az 900 kişi yaşamını yitirdi.

Haber Merkezi / Hamas’ın silahlı kanadı İzzeddin el-Kassam Tugayları öncülüğündeki Filistinli direniş grupları cumartesi günü Gazze Şeridi’nden İsrail’e karşı ‘Aksa Tufanı’ operasyonunu başlatmıştı. İsrail’de buna karşılık “Demir Kılıçlar” operasyonunu başlatmıştı.

İsrail Savunma Kuvvetleri (IDF) Sözcüsü Jonathan Conricus, Hamas’ın düzenlediği saldırılarda ölen İsraillilerin sayısının 1200’e yükseldiğini açıkladı. Sayıları “sarsıcı” ve “akıl almaz” olarak niteleyen Conricus ölenlerin büyük çoğunluğunun siviller olduğunu belirtti. 2 bin 700’den fazla insanın da yaralandığını ifade eden Conricus bu sayıların nihai olmadığını, ölü sayısının daha da artabileceğini kaydetti.

Gazze’deki Sağlık Bakanlığı da Salı gecesi itibarı ile İsrail’in hava saldırılarında ölenlerin sayısının 900’ü geçtiğini duyurdu. İsrail’in hava operasyonlarında 4 bin 600 kişi de yaralandı.

Çatışmalar beşinci gününe girerken son gelişmeler şöyle:

İsrail Savunma Bakanı Yoav Gallant, abluka altındaki Gazze Şeridi’ne yönelik saldırılarına ilişkin açıklamalarda bulundu. Gallant, Hamas’ın “pişman olacağını” ve Gazze’nin “asla eskisi gibi olmayacağını” söyledi.

İsrail Savunma Bakanı Gallant, “Tüm kısıtlamaları kaldırdım. Bölgeyi (Gazze Şeridi sınırını) kontrol altına aldık şimdi tam taarruza geçiyoruz” ifadesini kullandı.

İsrail Ordu Sözcülüğü, İsrail basınında çıkan ve sosyal medyada yayılan “Hamaslıların bebeklerin başlarını kestiği” yönündeki iddiaları için, ellerinde bunu teyit edecek bir bilgi bulunmadığını bildirdi.

Hamas’ın rehin aldığı İsraillilerin aileleri 4 gün sonra görüşebildikleri Cumhurbaşkanı Isaac Herzog‘a, yakınlarının kurtarılması için “Gerekirse ülkeyi sarsacağız” diyerek tepki gösterdi. Yedioth Ahronoth’un haberine göre; toplantıya, kaçırılan ve kaybolan kişiler dosyasından sorumlu emekli asker Gal Hirsch de katıldı.

Birleşmiş Miletler (BM), İsrail ordusunun Gazze’yi bombalamaya devam etmesi nedeniyle 260.000’den fazla insanın evlerini terk etmek zorunda kaldıklarını açıkladı.

Salı gecesi yapılan bir güncellemede bunun, “Çatışmaların şiddetlendiği ve 50 gün boyunca devam ettiği 2014 yılından bu yana yerinden edilen en yüksek insan sayısını” temsil ettiği belirtildi. Sayının daha da artması bekleniyor.

İsrail ordusu, abluka altındaki Gazze Şeridi’ni çevreleyen yerleşimlerde İsrail güçleriyle şiddetli çatışmaların ardından şu ana kadar en az 1500 Filistinli silahlı unsurun cesedini bulduklarını açıkladı.

İsrail Kamu Yayın Kuruluşu KAN’ın haberinde, İsrail hükümetinin, 360 bin yedek askerin seferberliğe katılmasını onayladığı belirtildi. Haberde, bu adımın “uzun bir askeri harekat gerçekleştirileceğini” gösterdiği kaydedildi. İsrail ordusu ayrıca yurt dışından yüzlerce yedek askerin de seferberliğe katıldığını açıkladı.

Batı Şeria ve Doğu Kudüs’te durum

Batı Şeria ve Doğu Kudüs de şiddet olaylarına sahne oluyor. İsrail polisi, Doğu Kudüs’te Salı gecesi güvenlik güçlerine havai fişek fırlatan iki Filistinli’nin öldürüldüğünü açıkladı. Filistin Sağlık Bakanlığı’nın açıklamasına göre Batı Şeria’da Cumartesi gününden bu yana öldürülen Filistinlilerin sayısı 21’e yükseldi, İsrail polisiyle çatışmalarda 130 kişi de yaralandı.

Biden: ABD, İsrail’in arkasındadır

Hamas’ın  saldırılarında 1000’den fazla kişinin “katledildiğini” söyleyen ABD Başkanı Joe Biden, ölenler arasında en az 14 ABD vatandaşının olduğunu bildirdi.

Biden, Hamas’ı “varoluş amacı Yahudileri öldürmek olan terör örgütü” şeklinde tanımladı. ABD Başkanı, “bebeklerin ve barışı kutlamak için müzik festivaline katılan gençlerin öldürüldüğü, kadınların da tecavüze ve saldırıya uğrayıp ganimet olarak sergilendiği” yönünde haberler olduğunu iddia etti.

“Hamas’ın vahşeti, kana susamışlığı DEAŞ’ın en büyük saldırılarını akla getiriyor” diyen Biden, İsrail’in yanında olduklarını ve bu kapsamda destek vereceklerini bir kez daha vurguladı.

Biden, “Hamas’ın Filistinlilerin itibarı ve kendi kaderini tayin hakkını savunmadığını” ileri sürerek, Hamas’ın Filistinli sivilleri canlı kalkan olarak kullandığını söyledi. “Teröristlerin” bilerek sivilleri hedef aldığını kaydeden Biden, “Biz savaş hukukunu savunuyoruz. Bu önemli. Arada fark var.” dedi.

Biden, ekibinin İsrail’in yanı sıra dünya genelindeki müttefikleriyle temas halinde olduğunu belirterek, Demir Kubbe’nin ikmali için ek mühimmat ve ekipman dahil askeri yardıma hız verdiklerini kaydetti. Biden, Hamas’ın rehin aldığı kişiler arasında Amerikan vatandaşlarının da olduğunu belirterek, istihbarat paylaşımı için ekibini İsraillilerle ortak çalışmaları üzerine yönlendirdiğini bildirdi.

ABD’nin caydırıcılığını artırmak için bölgedeki askeri pozisyonunu güçlendirdiğini söyleyen Biden, USS Gerald R. Ford uçak gemisi ile ona eşlik edecek kruvazör ve saldırı gemilerini Doğu Akdeniz’e yönlendirdiklerini hatırlattı. Biden, bu kapsamda gerektiğinde ilave askeri destek sunmaya hazır oldukları mesajını verdi.

ABD Başkanı, “Tekrar söyleyeyim, bu durumdan istifade etmeye çalışan herhangi bir ülke, herhangi bir örgüt, herhangi bir kimseye tek bir sözüm var: Yapmayın.” şeklinde konuştu. Diğer yandan ülkesinde nefrete yer olmadığını savunan Biden, ABD’de ne Yahudilere ne de Müslümanlara karşı nefrete yer olmadığını söyledi.

Biden, sözlerini, “Hiç şüpheniz olmasın. ABD, İsrail’in arkasındadır. Geçmişte olduğu gibi bugün ve yarın da Yahudi ve demokratik İsrail devletinin kendisini savunabilmesini sağlayacağız. Bu kadar basit.” diyerek tamamladı.

AB: İsrail uluslararası hukuka uymak zorunda

Avrupa Birliği dış politika şefi Josep Borrell, salı günü gazetecilere yaptığı açıklamada, İsrail’in kendini savunma hakkı olduğunu ancak son günlerde aldığı bazı kararların uluslararası hukuka aykırı olduğunu söyledi.

Umman’ın başkenti Maskat’ta düzenlenen AB Dışişleri Bakanları toplantısının ardından konuşan Borrell, “İsrail’in (kendini) savunma hakkı vardır ancak bunun uluslararası hukuka, insani hukuka uygun olarak yapılması gerekir. Bazı kararları uluslararası hukuka aykırı” dedi.

Josep Borrell, Avrupa Birliği’nin Gazze’nin tamamen abluka altına alınmasına karşı olduğunu ve Filistin yönetimine yardımın devam etmesini büyük çoğunlukla desteklediğini söyledi.

AB üyesi 27 ülkenin dışişleri bakanlarının olağanüstü toplantısının sonunda Maskat’ta basına konuşan Borrell, uluslararası hukuka saygının “su, gıda ya da elektrik” tedarikinin durmasına yol açacak “ablukaya hayır” anlamına geldiğini söyledi.

Borrell Avrupalıların Filistin Yönetimine yapılan yardımların askıya alınmasına da “ezici bir çoğunlukla” karşı olduklarını sözlerine ekledi. Borrell, bombardımanlardan kaçan sivillerin Mısır’a tahliye edilmesini sağlayacak bir insani koridor açılmasından yana olduklarını da belirtti.

İslam İşbirliği Teşkilatı

Suudi Arabistan, İsrail ablukası altındaki Gazze Şeridi’nde yaşanan son gelişmeleri görüşmek üzere İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) üyesi ülkelerin dışişleri bakanlarının acilen toplanması çağrısında bulundu.

Suudi Arabistan’ın resmi televizyonu El-İhbariyye kanalının haberinde Suud yönetiminin çağrısına yer verildi. Haberde, Gazze’deki Filistin-İsrail çatışması kaynaklı gerilimi görüşmek için İİT’ye “dışişleri bakanları düzeyinde olağanüstü toplantı” çağrısı yapıldığı belirtildi.

İran da ayrı bir girişimle, Gazze’deki durumla ilgili gelişmeleri görüşmek üzere İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) üyesi ülkelere dışişleri bakanları düzeyinde olağanüstü toplantı çağrısında bulundu.

İran Dışişleri Bakanlığının yazılı açıklamasına göre Dışişleri Bakanı Abdullahiyan ile İİT Genel Sekreteri Hüseyin İbrahim Taha, Filistin’deki durum hakkında telefonda görüştü.

İİT’ye, Filistin halkına yardım için dışişleri bakanları düzeyinde olağanüstü toplanması için çağrıda bulunan Abdullahiyan, ülkesinin toplantıya ev sahipliği yapmaya hazır olduğunu belirtti.

İİT Genel Sekreteri Hüseyin İbrahim Taha da İsrail’in Filistin halkına yönelik saldırılarını kınarken, konuyla ilgili İslam ülkeleri arasında işbirliği ve koordinasyonun gerekliliğini vurguladı. Olağanüstü toplanma teklifini de olumlu karşılayan Taha, konuyu üye ülkelere bildireceğini aktardı.

Hamas ve İsrail arasındaki çatışmaların yakın tarihçesi

İsrail’in 2005 yılında 2,3 milyon insana ev sahipliği yapan Gazze Şeridi’nden çekilmesinden bu yana bölgeyi kontrol eden Hamas ve İsrail arasında çok sayıda çatışma yaşandı. İşte bu çatışmaların öne çıkanlarının kronolojisi:

Ağustos 2005 İsrail güçleri, 1967’deki Orta Doğu savaşında kıyı şeridini Mısır’dan ele geçirdikten 38 yıl sonra tek taraflı olarak Gazze’den çekildi, yerleşim yerlerini terk etti ve bölgeyi Filistin Yönetimi’nin kontrolüne bıraktı.

25 Ocak 2006: Hamas, Filistin parlamento seçimlerinde sandalyelerin çoğunluğunu kazandı. İsrail ve ABD, Hamas’ın şiddetten vazgeçmeyi ve İsrail’i tanımayı reddetmesi nedeniyle Filistinlilere yardımı kesti.

25 Haziran 2006: Hamas militanları, sınır ötesi bir baskında İsrail askeri Gilad Şalit’i esir aldı. Bu da İsrail’in hava saldırılarına yol açtı. Şalit, beş yıldan uzun bir süre sonra bir mahkum değişimiyle serbest bırakıldı.

14 Haziran 2007: Hamas, kısa bir iç savaşla Gazze’yi ele geçirdi ve Batı Şeria’da bulunan Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas’a sadık El Fetih güçlerini devirdi.

27 Aralık 2008: İsrail, Filistinlilerin İsrail’in güneyindeki Sderot kasabasına roket atmasının ardından Gazze’ye 22 günlük bir askeri saldırı başlattı. Ateşkes sağlanmadan önce yaklaşık bin 400 Filistinli ve 13 İsraillinin öldürüldüğü bildirildi.

14 Kasım 2012: İsrail, Hamas’ın Genelkurmay Başkanı Ahmed Cebari’yi öldürdü. Hemen ardından sekiz gün boyunca Filistinli militanlar roket fırlatırken, İsrail de hava saldırılarını sürdürdü.
Temmuz-Ağustos 2014 – Üç İsrailli gencin Hamas tarafından kaçırılması ve öldürülmesi, Gazze’de 2 bin 100’den fazla Filistinli’nin ve 67’si askeri olmak üzere 73 İsraillinin öldüğü bildirilen yedi haftalık bir savaşa yol açtı.

Mart 2018: Gazze’nin İsrail ile çitlerle çevrili sınırında Filistinli protestolar başladı. İsrail askerleri protestocuları uzaklaştırmak için ateş açtı. Birkaç ay devam eden protestolarda 170’den fazla Filistinlinin öldürüldüğü bildirildi. Protestolar ve İsrailli askerlerin müdahalesi aynı zamanda Hamas ile İsrail güçleri arasında çatışmalara yol açtı.

Mayıs 2021: Ramazan ayında haftalarca süren gerilimin ardından, Kudüs’teki El Aksa yerleşkesinde İsrail güvenlik güçleriyle çıkan çatışmalarda yüzlerce Filistinli yaralandı. İsrail’in güvenlik güçlerini yerleşkeden çekmesini talep ettikten sonra Hamas, Gazze’den İsrail’e bir roket yağmuru başlattı. İsrail de Gazze’ye hava saldırılarıyla karşılık verdi. 11 gün süren çatışmalarda Gazze’de en az 250, İsrail’de ise 13 kişi hayatını kaybetti.

Ağustos 2022: İsrail’in hava saldırısıyla üst düzey bir İslami Cihad komutanını vurmasıyla başlayan ve üç gün süren şiddet olaylarında 15’i çocuk en az 44 kişi öldürüldü. İsrail, hava saldırılarının İran destekli militan hareketin İsrailli komutanları ve silah depolarını hedef alacak bir saldırı planına karşı önleyici bir operasyon olduğunu söyledi. Buna karşılık İslami Cihad, İsrail’e binden fazla roket fırlattı. İsrail’in Demir Kubbe hava savunma sistemi, herhangi bir ciddi hasar veya can kaybının önüne geçti.

Ocak 2023: Gazze’deki İslami Cihad, İsrail birliklerinin bir mülteci kampına baskın yapıp yedi Filistinli silahlı militanı ve iki sivili öldürmesinin ardından İsrail’e iki roket fırlattı. Roketler sınıra yakın yerleşim yerlerinde alarmların çalmasına neden oldu ancak herhangi bir can kaybına yol açmadı. İsrail Gazze’ye hava saldırılarıyla karşılık verdi.

Mayıs 2023: İsrail’in Filistin İslami Cihad örgütünün üç üyesini hedef alarak öldürmesiyle başladı. İki taraf arasında beş gün süren çatışmalarda Filistinli siviller de hayatını kaybetti. Daha sonra iki taraf arasında ateş anlaşması yapıldı.

Ekim 2023: Hamas, roket yağmurunun yanı sıra sınırı geçen silahlı kişilerle sürpriz bir saldırı düzenleyerek Gazze Şeridi’nden İsrail’e son yılların en büyük saldırısını başlattı. İslami Cihad, savaşçılarının saldırıya katıldığını duyurdu. İsrail ordusu, savaş durumunda olduğunu belirterek, Gazze’de Hamas’ı hedef alan saldırılar düzenlediğini ve yedek birlikleri göreve çağırdığını açıkladı.

Paylaşın

BM’den İsrail’e “Uluslararası İnsani Hukuk” Uyarısı

Filistin ile İsrail arasındaki çatışmalar dördüncü gününe girerken, Birleşmiş Milletler’den İsrail’e askeri operasyonların uluslararası insani hukuka uygun gerçekleştirilmesi gerektiği uyarısı geldi.

Haber Merkezi / İsrail Savunma Bakanı Yoav Gallant, Gazze’ye “topyekûn abluka” emri verdiğini açıklamıştı. Gazze’nin elektriksiz, gıdasız ve yakıtsız bırakılacağını ifade eden Gallant “Canavarca insanlarla savaşıyoruz ve buna göre hareket ediyoruz” diye konuşmuştu.

Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Antonio Guterres, İsrail’i Gazze’ye “topyekûn abluka” uygulama planına dair uyardı.

“İsrail’in bugün yaptığı Gazze Şeridi’nde topyekûn abluka başlatacağına, elektrik, yiyecek veya yakıt hiçbir şeye izin verilmeyeceğine dair açıklamadan ötürü derin bir üzüntü duyuyorum” diyen Guterres, Gazze’de durumun saldırılardan önce de “oldukça korkunç” olduğunu hatırlatarak, durumun “katlanarak kötüleşeceğini” kaydetti.

Tıbbi ekipman, gıda ve diğer insani yardım malzemeleri ve personel tedariğinin önemine dikkat çeken Guterres, yardım ve temel malzemelerin bölgeye girişinin sağlanması gerektiğini vurguladı. BM Genel Sekreteri, “İsrail’in meşru güvenlik endişelerini anlamakla birlikte, İsrail’e askeri operasyonların uluslararası insani hukuka uygun gerçekleştirilmesi gerektiğini de hatırlatmak isterim“ dedi.

Öte yandan Birleşmiş Milletler Filistinli Mültecilere Yardım Ajansı (UNRWA), 7 Ekim’den bu yana 137 binden fazla Filistinlinin Gazze Şeridi’ndeki okullarına sığındığını açıkladı.

Olayların başladığı 7 Ekim’den itibaren evlerini terk eden 137 binden fazla Filistinlinin Gazze Şeridi’nin çeşitli bölgelerindeki 83 okula sığındığı belirtilen açıklamada, bu sayının İsrail’in hava saldırılarının devam etmesiyle giderek arttığına işaret edildi.

Açıklamada, UNRWA’nın, sayıları 14’ü bulan gıda dağıtım merkezlerinin tamamını kapatmak zorunda kalması nedeniyle yarım milyon insanın hayati önem taşıyan gıda yardımından mahrum kaldığı aktarıldı.

UNRWA’dan dün yapılan açıklamada, olayların başladığı 7 Ekim’den itibaren evlerini terk eden yaklaşık 74 bin Filistinlinin Gazze Şeridi’nin çeşitli bölgelerindeki 64 okula sığındığı belirtilerek, bu sayının artabileceği belirtilmişti.

En az bin 500 ölü

Hamas’ın silahlı kanadı İsrail’e karşı yüzlerce roket fırlatarak mayıs ayındaki çatışmaların ardından varılan ateşkesi sona erdirdi. Saldırıyla birlikte çok sayıda silahlı Hamas militanı da İsrail’e girdi. İsrail ordusu “savaş hali” ilan ederken, Hamas’ın sürpriz ve koordineli saldırılarında şu ana kadar İsrail’den en az 800, Gazze’den ise en az 700 kişi yaşamını yitirdi.

Hamas ve İsrail arasındaki çatışmaların yakın tarihçesi

İsrail’in 2005 yılında 2,3 milyon insana ev sahipliği yapan Gazze Şeridi’nden çekilmesinden bu yana bölgeyi kontrol eden Hamas ve İsrail arasında çok sayıda çatışma yaşandı. İşte bu çatışmaların öne çıkanlarının kronolojisi:

Ağustos 2005 İsrail güçleri, 1967’deki Orta Doğu savaşında kıyı şeridini Mısır’dan ele geçirdikten 38 yıl sonra tek taraflı olarak Gazze’den çekildi, yerleşim yerlerini terk etti ve bölgeyi Filistin Yönetimi’nin kontrolüne bıraktı.

25 Ocak 2006: Hamas, Filistin parlamento seçimlerinde sandalyelerin çoğunluğunu kazandı. İsrail ve ABD, Hamas’ın şiddetten vazgeçmeyi ve İsrail’i tanımayı reddetmesi nedeniyle Filistinlilere yardımı kesti.

25 Haziran 2006: Hamas militanları, sınır ötesi bir baskında İsrail askeri Gilad Şalit’i esir aldı. Bu da İsrail’in hava saldırılarına yol açtı. Şalit, beş yıldan uzun bir süre sonra bir mahkum değişimiyle serbest bırakıldı.

14 Haziran 2007: Hamas, kısa bir iç savaşla Gazze’yi ele geçirdi ve Batı Şeria’da bulunan Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas’a sadık El Fetih güçlerini devirdi.

27 Aralık 2008: İsrail, Filistinlilerin İsrail’in güneyindeki Sderot kasabasına roket atmasının ardından Gazze’ye 22 günlük bir askeri saldırı başlattı. Ateşkes sağlanmadan önce yaklaşık bin 400 Filistinli ve 13 İsraillinin öldürüldüğü bildirildi.

14 Kasım 2012: İsrail, Hamas’ın Genelkurmay Başkanı Ahmed Cebari’yi öldürdü. Hemen ardından sekiz gün boyunca Filistinli militanlar roket fırlatırken, İsrail de hava saldırılarını sürdürdü.
Temmuz-Ağustos 2014 – Üç İsrailli gencin Hamas tarafından kaçırılması ve öldürülmesi, Gazze’de 2 bin 100’den fazla Filistinli’nin ve 67’si askeri olmak üzere 73 İsraillinin öldüğü bildirilen yedi haftalık bir savaşa yol açtı.

Mart 2018: Gazze’nin İsrail ile çitlerle çevrili sınırında Filistinli protestolar başladı. İsrail askerleri protestocuları uzaklaştırmak için ateş açtı. Birkaç ay devam eden protestolarda 170’den fazla Filistinlinin öldürüldüğü bildirildi. Protestolar ve İsrailli askerlerin müdahalesi aynı zamanda Hamas ile İsrail güçleri arasında çatışmalara yol açtı.

Mayıs 2021: Ramazan ayında haftalarca süren gerilimin ardından, Kudüs’teki El Aksa yerleşkesinde İsrail güvenlik güçleriyle çıkan çatışmalarda yüzlerce Filistinli yaralandı. İsrail’in güvenlik güçlerini yerleşkeden çekmesini talep ettikten sonra Hamas, Gazze’den İsrail’e bir roket yağmuru başlattı. İsrail de Gazze’ye hava saldırılarıyla karşılık verdi. 11 gün süren çatışmalarda Gazze’de en az 250, İsrail’de ise 13 kişi hayatını kaybetti.

Ağustos 2022: İsrail’in hava saldırısıyla üst düzey bir İslami Cihad komutanını vurmasıyla başlayan ve üç gün süren şiddet olaylarında 15’i çocuk en az 44 kişi öldürüldü. İsrail, hava saldırılarının İran destekli militan hareketin İsrailli komutanları ve silah depolarını hedef alacak bir saldırı planına karşı önleyici bir operasyon olduğunu söyledi. Buna karşılık İslami Cihad, İsrail’e binden fazla roket fırlattı. İsrail’in Demir Kubbe hava savunma sistemi, herhangi bir ciddi hasar veya can kaybının önüne geçti.

Ocak 2023: Gazze’deki İslami Cihad, İsrail birliklerinin bir mülteci kampına baskın yapıp yedi Filistinli silahlı militanı ve iki sivili öldürmesinin ardından İsrail’e iki roket fırlattı. Roketler sınıra yakın yerleşim yerlerinde alarmların çalmasına neden oldu ancak herhangi bir can kaybına yol açmadı. İsrail Gazze’ye hava saldırılarıyla karşılık verdi.

Mayıs 2023: İsrail’in Filistin İslami Cihad örgütünün üç üyesini hedef alarak öldürmesiyle başladı. İki taraf arasında beş gün süren çatışmalarda Filistinli siviller de hayatını kaybetti. Daha sonra iki taraf arasında ateş anlaşması yapıldı.

Ekim 2023: Hamas, roket yağmurunun yanı sıra sınırı geçen silahlı kişilerle sürpriz bir saldırı düzenleyerek Gazze Şeridi’nden İsrail’e son yılların en büyük saldırısını başlattı. İslami Cihad, savaşçılarının saldırıya katıldığını duyurdu. İsrail ordusu, savaş durumunda olduğunu belirterek, Gazze’de Hamas’ı hedef alan saldırılar düzenlediğini ve yedek birlikleri göreve çağırdığını açıkladı.

Paylaşın

Filistin – İsrail Savaşı’nda Dördüncü Gün: Can Kaybı Bin 500’ü Aştı

Filistin ile İsrail arasındaki çatışmalar dördüncü gününde. Hamas’ın sürpriz ve koordineli saldırılarında şu ana kadar İsrail’den en az 800, İsrail’in saldırılarında ise Gazze’den en az 700 kişinin yaşamını yitirdiği belirtiliyor.

Hamas’ın silahlı kanadı İsrail’e karşı yüzlerce roket fırlatarak mayıs ayındaki çatışmaların ardından varılan ateşkesi sona erdirdi. Saldırıyla birlikte çok sayıda silahlı Hamas militanı da İsrail’e girdi. İsrail ordusu “savaş hali” ilan etti.

İsrail donanmasına ait hücum botlarının, Akdeniz kıyısındaki Gazze Şeridi’nin orta kesimlerini ve Han Yunus kenti sahilindeki yerleşim yerlerini denizden vurduğu bildirildi. Filistin resmi haber ajansı WAFA’nın haberine göre, İsrail hücum botlarından kentin sahil kesimlerine onlarca roket atıldı.

Akdeniz kentlerinden Gazze Şeridi’nde, İsrail savaş uçaklarının gece boyu aralıksız hava saldırıları sürerken, bu kez şehrin orta kesimleri ve Han Yunus kenti sahil kesimlerindeki yerleşim yerleri denizden atılan roketlerin hedefi oldu.

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, “bazı Filistinli silahlı saldırganlar hala İsrail içinde” dedi. Netanyahu, Gazze’deki hava saldırıları için “daha yeni başladık” ifadesini kullandı ve “Gazze’de esir tutulan İsrailliler için her şeyi yapacaklarını” söyledi.

BM’den İsrail’e uyarı

Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Antonio Guterres, İsrail’i Gazze’ye “topyekûn abluka” uygulama planına dair uyardı.

“İsrail’in bugün yaptığı Gazze Şeridi’nde topyekûn abluka başlatacağına, elektrik, yiyecek veya yakıt hiçbir şeye izin verilmeyeceğine dair açıklamadan ötürü derin bir üzüntü duyuyorum” diyen Guterres, Gazze’de durumun saldırılardan önce de “oldukça korkunç” olduğunu hatırlatarak, durumun “katlanarak kötüleşeceğini” kaydetti.

Tıbbi ekipman, gıda ve diğer insani yardım malzemeleri ve personel tedariğinin önemine dikkat çeken Guterres, yardım ve temel malzemelerin bölgeye girişinin sağlanması gerektiğini vurguladı. BM Genel Sekreteri, “İsrail’in meşru güvenlik endişelerini anlamakla birlikte, İsrail’e askeri operasyonların uluslararası insani hukuka uygun gerçekleştirilmesi gerektiğini de hatırlatmak isterim“ dedi.

İsrail Savunma Bakanı Yoav Gallant, Gazze’ye “topyekûn abluka” emri verdiğini açıklamıştı. Gazze’nin elektriksiz, gıdasız ve yakıtsız bırakılacağını ifade eden Gallant “Canavarca insanlarla savaşıyoruz ve buna göre hareket ediyoruz” diye konuştu.

Birleşmiş Milletler Filistinli Mültecilere Yardım Ajansı (UNRWA), 7 Ekim’den bu yana 137 binden fazla Filistinlinin Gazze Şeridi’ndeki okullarına sığındığını açıkladı.

Olayların başladığı 7 Ekim’den itibaren evlerini terk eden 137 binden fazla Filistinlinin Gazze Şeridi’nin çeşitli bölgelerindeki 83 okula sığındığı belirtilen açıklamada, bu sayının İsrail’in hava saldırılarının devam etmesiyle giderek arttığına işaret edildi.

Açıklamada, UNRWA’nın, sayıları 14’ü bulan gıda dağıtım merkezlerinin tamamını kapatmak zorunda kalması nedeniyle yarım milyon insanın hayati önem taşıyan gıda yardımından mahrum kaldığı aktarıldı.

UNRWA’dan dün yapılan açıklamada, olayların başladığı 7 Ekim’den itibaren evlerini terk eden yaklaşık 74 bin Filistinlinin Gazze Şeridi’nin çeşitli bölgelerindeki 64 okula sığındığı belirtilerek, bu sayının artabileceği belirtilmişti.

Refah sınır kapısı kapatıldı

Mısırlı güvenlik kaynaklarının Reuters haber ajansına verdiği bilgiye göre, Gazze Şeridi ile Mısır arasındaki Refah sınır kapısı İsrail’in yakınlarda gerçekleştirdiği bir saldırının ardından kısmen kapatıldı. Refah, İsrail’in sınır kapılarını kapatmasının ardından Gazze sakinlerinin giriş çıkış yapabildiği tek geçiş noktası.

Geçişler daha sonra sadece insani durumlar için yeniden açıldı. Mısır ve İsrail tarafından uygulanan abluka, Gazze’de mal ve insan dolaşımına uzun süredir ciddi kısıtlamalar getiriyor.

Hamas ve İsrail arasındaki çatışmaların yakın tarihçesi

İsrail’in 2005 yılında 2,3 milyon insana ev sahipliği yapan Gazze Şeridi’nden çekilmesinden bu yana bölgeyi kontrol eden Hamas ve İsrail arasında çok sayıda çatışma yaşandı. İşte bu çatışmaların öne çıkanlarının kronolojisi:

Ağustos 2005 İsrail güçleri, 1967’deki Orta Doğu savaşında kıyı şeridini Mısır’dan ele geçirdikten 38 yıl sonra tek taraflı olarak Gazze’den çekildi, yerleşim yerlerini terk etti ve bölgeyi Filistin Yönetimi’nin kontrolüne bıraktı.

25 Ocak 2006: Hamas, Filistin parlamento seçimlerinde sandalyelerin çoğunluğunu kazandı. İsrail ve ABD, Hamas’ın şiddetten vazgeçmeyi ve İsrail’i tanımayı reddetmesi nedeniyle Filistinlilere yardımı kesti.

25 Haziran 2006: Hamas militanları, sınır ötesi bir baskında İsrail askeri Gilad Şalit’i esir aldı. Bu da İsrail’in hava saldırılarına yol açtı. Şalit, beş yıldan uzun bir süre sonra bir mahkum değişimiyle serbest bırakıldı.

14 Haziran 2007: Hamas, kısa bir iç savaşla Gazze’yi ele geçirdi ve Batı Şeria’da bulunan Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas’a sadık El Fetih güçlerini devirdi.

27 Aralık 2008: İsrail, Filistinlilerin İsrail’in güneyindeki Sderot kasabasına roket atmasının ardından Gazze’ye 22 günlük bir askeri saldırı başlattı. Ateşkes sağlanmadan önce yaklaşık bin 400 Filistinli ve 13 İsraillinin öldürüldüğü bildirildi.

14 Kasım 2012: İsrail, Hamas’ın Genelkurmay Başkanı Ahmed Cebari’yi öldürdü. Hemen ardından sekiz gün boyunca Filistinli militanlar roket fırlatırken, İsrail de hava saldırılarını sürdürdü.
Temmuz-Ağustos 2014 – Üç İsrailli gencin Hamas tarafından kaçırılması ve öldürülmesi, Gazze’de 2 bin 100’den fazla Filistinli’nin ve 67’si askeri olmak üzere 73 İsraillinin öldüğü bildirilen yedi haftalık bir savaşa yol açtı.

Mart 2018: Gazze’nin İsrail ile çitlerle çevrili sınırında Filistinli protestolar başladı. İsrail askerleri protestocuları uzaklaştırmak için ateş açtı. Birkaç ay devam eden protestolarda 170’den fazla Filistinlinin öldürüldüğü bildirildi. Protestolar ve İsrailli askerlerin müdahalesi aynı zamanda Hamas ile İsrail güçleri arasında çatışmalara yol açtı.

Mayıs 2021: Ramazan ayında haftalarca süren gerilimin ardından, Kudüs’teki El Aksa yerleşkesinde İsrail güvenlik güçleriyle çıkan çatışmalarda yüzlerce Filistinli yaralandı. İsrail’in güvenlik güçlerini yerleşkeden çekmesini talep ettikten sonra Hamas, Gazze’den İsrail’e bir roket yağmuru başlattı. İsrail de Gazze’ye hava saldırılarıyla karşılık verdi. 11 gün süren çatışmalarda Gazze’de en az 250, İsrail’de ise 13 kişi hayatını kaybetti.

Ağustos 2022: İsrail’in hava saldırısıyla üst düzey bir İslami Cihad komutanını vurmasıyla başlayan ve üç gün süren şiddet olaylarında 15’i çocuk en az 44 kişi öldürüldü. İsrail, hava saldırılarının İran destekli militan hareketin İsrailli komutanları ve silah depolarını hedef alacak bir saldırı planına karşı önleyici bir operasyon olduğunu söyledi. Buna karşılık İslami Cihad, İsrail’e binden fazla roket fırlattı. İsrail’in Demir Kubbe hava savunma sistemi, herhangi bir ciddi hasar veya can kaybının önüne geçti.

Ocak 2023: Gazze’deki İslami Cihad, İsrail birliklerinin bir mülteci kampına baskın yapıp yedi Filistinli silahlı militanı ve iki sivili öldürmesinin ardından İsrail’e iki roket fırlattı. Roketler sınıra yakın yerleşim yerlerinde alarmların çalmasına neden oldu ancak herhangi bir can kaybına yol açmadı. İsrail Gazze’ye hava saldırılarıyla karşılık verdi.

Mayıs 2023: İsrail’in Filistin İslami Cihad örgütünün üç üyesini hedef alarak öldürmesiyle başladı. İki taraf arasında beş gün süren çatışmalarda Filistinli siviller de hayatını kaybetti. Daha sonra iki taraf arasında ateş anlaşması yapıldı.

Ekim 2023: Hamas, roket yağmurunun yanı sıra sınırı geçen silahlı kişilerle sürpriz bir saldırı düzenleyerek Gazze Şeridi’nden İsrail’e son yılların en büyük saldırısını başlattı. İslami Cihad, savaşçılarının saldırıya katıldığını duyurdu. İsrail ordusu, savaş durumunda olduğunu belirterek, Gazze’de Hamas’ı hedef alan saldırılar düzenlediğini ve yedek birlikleri göreve çağırdığını açıkladı.

Paylaşın

Kolombiya’dan İsrail’in Gazze’yi Hedef Almasına Sert Tepki

Kolombiya Devlet Başkanı Gustavo Petro, Hamas’ın silahlı kanadı İzzeddin el-Kassam Tugayları’nın başlattığı operasyon sonrası İsrail’in Gazze’yi hedef almasını Nazilerin Yahudilere yönelik zulmüne benzetti.

Haber Merkezi / İsrail Savunma Bakanı Yoav Gallant’ın “hayvanlara” karşı mücadele kapsamında Gazze’nin “tamamen kuşatılacağını” duyuran açıklamasına yanıt veren Petro, “Nazilerin Yahudiler hakkında söyledikleri bunlar” dedi.

Kolombiya Devlet Başkanı Petro, açıklamasının devamında, “Demokratik halkların Nazizmin uluslararası politikada kendisini yeniden kurmasına izin veremeyeceğini” ifadelerini kullandı.

Petro, açıklamasının sonunda, Gallant’ın kullandığı ifadelerin “nefret söylemi” anlamına geldiğini ve devam etmesine izin verilmesi halinde “yalnızca bir soykırıma yol açacağını” söyledi.

Gallant, İsrail’in Gazze Şeridi’ni ve buradaki 2,3 milyon insanı “tamamen kuşatma altına aldığını” duyurdu ve bunun “elektrik yok, yiyecek yok, su yok, gaz yok” anlamına geldiğini söylemişti.

İsrail Savunma Bakanı Yoav Gallant, “Biz hayvanlarla mücadele ediyoruz ve buna göre hareket ediyoruz” demişti.

Can kaybı bin 200’ü aştı

Öte yandan Gazze’deki Filistin Sağlık Bakanlığından yapılan yazılı açıklamada, İsrail’in saldırılarının neden olduğu can kayıpları ile yaralılara ilişkin bilgi verildi. Açıklamada, İsrail’in 3 günden bu yana Gazze’ye düzenlediği saldırılarda 493 kişinin yaşamını yitirdiği, 2 bin 751 kişinin yaralandığı belirtildi.

Filistin Sağlık Bakanlığı yaptığı açıklamada, aralarında Kudüs’ün de olduğu Batı Şeria’nın El Halil, Ramallah, Eriha, Nablus ve Kalkilya kentlerinde 7 Ekim’den bu yana toplam 15 Filistinlinin İsrail güçlerinin açtığı ateş sonucu hayatını kaybettiğini bildirdi.

Abluka altındaki Gazze Şeridi’nden düzenlenen saldırılarda ölen İsraillilerin sayısının 800’ü geçtiği bildirildi.

İsrail Kamu Yayın Kuruluşu KAN’ın haberine göre, Hamas’ın silahlı kanadı İzzeddin el-Kassam Tugayları’nın Gazze Şeridi’nden İsrail’e başlattığı “Aksa Tufanı” isimli saldırıda en az 800 İsrailli öldü. Saldırıda 2 bin 400 İsraillinin de yaralandığı bilgisi paylaşıldı.

Paylaşın

Hamas, İsrail’i Rehineleri İnfaz Etmekle Tehdit Etti

Yüzlerce can kaybına neden olan Filistin – İsrail geriliminde üçüncü gün geride kalırken, Hamas’ın askeri kanadı İzzeddin el-Kassam Tugayları’nın sözcüsü Ebu Ubeyde, İsrail’i, Gazze’de uyarı yapmadan vurduğu her ev için ellerindeki İsrailli bir rehineyi infaz etmekle tehdit etti.

Haber Merkezi / İsrail’in Gazze Şeridine yönelik saldırılarda “sivil yerleşim yerlerini faşist ve barbarca bombardımana tuttuğunu” belirten Ebu Ubeyde, İsrail’in Gazze Şeridi’nde “kadın, çocuk ve yaşlı ayırmadan evleri sivillerin başlarına yıktığına” vurgu yaptı.

“İnsanlık ve ahlaktan anlamayan düşmana anladığı dilden hitap edeceklerini” söyleyen İzzeddin el-Kassam Tugayları Sözcüsü Ebu Ubeyde şunları ifade etti:

“Buna karşı bizler de bu saatten itibaren, evlerinde güvende olan halkımıza karşı uyarı yapılmadan gerçekleşen her saldırı karşısında düşmanın elimizdeki sivil rehinelerden birini infaz edeceğiz. Bunu da görselleriyle yayınlayacağız. Bunu buradan duyuruyoruz ki dünyanın gözü önünde sorumluluğu siyonistlere yükleyelim. Top artık onlardadır.”

Can kaybı bin 200’ü aştı

Öte yandan Gazze’deki Filistin Sağlık Bakanlığından yapılan yazılı açıklamada, İsrail’in saldırılarının neden olduğu can kayıpları ile yaralılara ilişkin bilgi verildi. Açıklamada, İsrail’in 3 günden bu yana Gazze’ye düzenlediği saldırılarda 493 kişinin yaşamını yitirdiği, 2 bin 751 kişinin yaralandığı belirtildi.

Filistin Sağlık Bakanlığı yaptığı açıklamada, aralarında Kudüs’ün de olduğu Batı Şeria’nın El Halil, Ramallah, Eriha, Nablus ve Kalkilya kentlerinde 7 Ekim’den bu yana toplam 15 Filistinlinin İsrail güçlerinin açtığı ateş sonucu hayatını kaybettiğini bildirdi.

Abluka altındaki Gazze Şeridi’nden düzenlenen saldırılarda ölen İsraillilerin sayısının 800’ü geçtiği bildirildi. İsrail Kamu Yayın Kuruluşu KAN’ın haberine göre, Hamas’ın silahlı kanadı İzzeddin el-Kassam Tugayları’nın Gazze Şeridi’nden İsrail’e başlattığı “Aksa Tufanı” isimli saldırıda en az 800 İsrailli öldü. Saldırıda 2 bin 400 İsraillinin de yaralandığı bilgisi paylaşıldı.

Hamas ve İsrail arasındaki çatışmaların yakın tarihçesi

İsrail’in 2005 yılında 2,3 milyon insana ev sahipliği yapan Gazze Şeridi’nden çekilmesinden bu yana bölgeyi kontrol eden Hamas ve İsrail arasında çok sayıda çatışma yaşandı. İşte bu çatışmaların öne çıkanlarının kronolojisi:

Ağustos 2005 İsrail güçleri, 1967’deki Orta Doğu savaşında kıyı şeridini Mısır’dan ele geçirdikten 38 yıl sonra tek taraflı olarak Gazze’den çekildi, yerleşim yerlerini terk etti ve bölgeyi Filistin Yönetimi’nin kontrolüne bıraktı.

25 Ocak 2006: Hamas, Filistin parlamento seçimlerinde sandalyelerin çoğunluğunu kazandı. İsrail ve ABD, Hamas’ın şiddetten vazgeçmeyi ve İsrail’i tanımayı reddetmesi nedeniyle Filistinlilere yardımı kesti.

25 Haziran 2006: Hamas militanları, sınır ötesi bir baskında İsrail askeri Gilad Şalit’i esir aldı. Bu da İsrail’in hava saldırılarına yol açtı. Şalit, beş yıldan uzun bir süre sonra bir mahkum değişimiyle serbest bırakıldı.

14 Haziran 2007: Hamas, kısa bir iç savaşla Gazze’yi ele geçirdi ve Batı Şeria’da bulunan Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas’a sadık El Fetih güçlerini devirdi.

27 Aralık 2008: İsrail, Filistinlilerin İsrail’in güneyindeki Sderot kasabasına roket atmasının ardından Gazze’ye 22 günlük bir askeri saldırı başlattı. Ateşkes sağlanmadan önce yaklaşık bin 400 Filistinli ve 13 İsraillinin öldürüldüğü bildirildi.

14 Kasım 2012: İsrail, Hamas’ın Genelkurmay Başkanı Ahmed Cebari’yi öldürdü. Hemen ardından sekiz gün boyunca Filistinli militanlar roket fırlatırken, İsrail de hava saldırılarını sürdürdü.
Temmuz-Ağustos 2014 – Üç İsrailli gencin Hamas tarafından kaçırılması ve öldürülmesi, Gazze’de 2 bin 100’den fazla Filistinli’nin ve 67’si askeri olmak üzere 73 İsraillinin öldüğü bildirilen yedi haftalık bir savaşa yol açtı.

Mart 2018: Gazze’nin İsrail ile çitlerle çevrili sınırında Filistinli protestolar başladı. İsrail askerleri protestocuları uzaklaştırmak için ateş açtı. Birkaç ay devam eden protestolarda 170’den fazla Filistinlinin öldürüldüğü bildirildi. Protestolar ve İsrailli askerlerin müdahalesi aynı zamanda Hamas ile İsrail güçleri arasında çatışmalara yol açtı.

Mayıs 2021: Ramazan ayında haftalarca süren gerilimin ardından, Kudüs’teki El Aksa yerleşkesinde İsrail güvenlik güçleriyle çıkan çatışmalarda yüzlerce Filistinli yaralandı. İsrail’in güvenlik güçlerini yerleşkeden çekmesini talep ettikten sonra Hamas, Gazze’den İsrail’e bir roket yağmuru başlattı. İsrail de Gazze’ye hava saldırılarıyla karşılık verdi. 11 gün süren çatışmalarda Gazze’de en az 250, İsrail’de ise 13 kişi hayatını kaybetti.

Ağustos 2022: İsrail’in hava saldırısıyla üst düzey bir İslami Cihad komutanını vurmasıyla başlayan ve üç gün süren şiddet olaylarında 15’i çocuk en az 44 kişi öldürüldü. İsrail, hava saldırılarının İran destekli militan hareketin İsrailli komutanları ve silah depolarını hedef alacak bir saldırı planına karşı önleyici bir operasyon olduğunu söyledi. Buna karşılık İslami Cihad, İsrail’e binden fazla roket fırlattı. İsrail’in Demir Kubbe hava savunma sistemi, herhangi bir ciddi hasar veya can kaybının önüne geçti.

Ocak 2023: Gazze’deki İslami Cihad, İsrail birliklerinin bir mülteci kampına baskın yapıp yedi Filistinli silahlı militanı ve iki sivili öldürmesinin ardından İsrail’e iki roket fırlattı. Roketler sınıra yakın yerleşim yerlerinde alarmların çalmasına neden oldu ancak herhangi bir can kaybına yol açmadı. İsrail Gazze’ye hava saldırılarıyla karşılık verdi.

Mayıs 2023: İsrail’in Filistin İslami Cihad örgütünün üç üyesini hedef alarak öldürmesiyle başladı. İki taraf arasında beş gün süren çatışmalarda Filistinli siviller de hayatını kaybetti. Daha sonra iki taraf arasında ateş anlaşması yapıldı.

Ekim 2023: Hamas, roket yağmurunun yanı sıra sınırı geçen silahlı kişilerle sürpriz bir saldırı düzenleyerek Gazze Şeridi’nden İsrail’e son yılların en büyük saldırısını başlattı. İslami Cihad, savaşçılarının saldırıya katıldığını duyurdu. İsrail ordusu, savaş durumunda olduğunu belirterek, Gazze’de Hamas’ı hedef alan saldırılar düzenlediğini ve yedek birlikleri göreve çağırdığını açıkladı.

Paylaşın

Hamas’tan “İsrail” Açıklaması: Müzakere Mümkün Değil

Katar’ın başkenti Doha’da bulunan Hamas’ın Siyasi Büro ve Ulusal İlişkiler Ofisi Başkanı Hüsam Badran AFP’ye yaptığı açıklamada, askeri operasyon devam ediyor ve İzzeddin el Kassam Tugayları önderliğindeki direniş halkımızın haklarını savunmaya devam ediyor, bu nedenle şu anda mahkumlar veya başka bir konuda İsrail ile herhangi bir müzakere mümkün değil.” dedi.

Bölgedeki Filistin halkını korumak için çalışacaklarını kaydeden Badran, “Şimdiki hedefimiz işgalin Gazze’deki halkımıza karşı doğrudan sivillerin evlerini hedef alan katliamlara dönüşmesini önlemek için mümkün olan her şeyi yapmak.” diye konuştu.

Can kaybı bin 200’ü aştı

Öte yandan Gazze’deki Filistin Sağlık Bakanlığından yapılan yazılı açıklamada, İsrail’in saldırılarının neden olduğu can kayıpları ile yaralılara ilişkin bilgi verildi. Açıklamada, İsrail’in 3 günden bu yana Gazze’ye düzenlediği saldırılarda 493 kişinin yaşamını yitirdiği, 2 bin 751 kişinin yaralandığı belirtildi.

Filistin Sağlık Bakanlığı yaptığı açıklamada, aralarında Kudüs’ün de olduğu Batı Şeria’nın El Halil, Ramallah, Eriha, Nablus ve Kalkilya kentlerinde 7 Ekim’den bu yana toplam 15 Filistinlinin İsrail güçlerinin açtığı ateş sonucu hayatını kaybettiğini bildirdi.

Abluka altındaki Gazze Şeridi’nden düzenlenen saldırılarda ölen İsraillilerin sayısının 800’ü geçtiği bildirildi. İsrail Kamu Yayın Kuruluşu KAN’ın haberine göre, Hamas’ın silahlı kanadı İzzeddin el-Kassam Tugayları’nın Gazze Şeridi’nden İsrail’e başlattığı “Aksa Tufanı” isimli saldırıda en az 800 İsrailli öldü. Saldırıda 2 bin 400 İsraillinin de yaralandığı bilgisi paylaşıldı.

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, bölgede yaşanan gelişmelerle ilgili yaptığı değerlendirmede, “Ortadoğu’yu değiştireceklerini” söyledi. İsrail Başbakanlık Ofisinden yapılan yazılı açıklamaya göre, Netanyahu, abluka altındaki Gazze Şeridindeki Filistinli silahlı grupların saldırdığı Gazze çevresindeki yerleşim yerlerinin yerel yöneticileriyle görüştü.

“Katılımcıların zor ve feci bir felaket yaşadığını” dile getiren Netanyahu, “Hamas’ın yaşayacağı zor ve feci olacak, harekata girdik ve yeni başlıyoruz. Sizlerden kararlı olmanızı istiyorum çünkü Ortadoğu’yu değiştireceğiz” ifadelerini kullandı.

İsrail Savunma Bakanı Yoav Gallant Gazze’ye “topyekûn abluka” emri verdiğini açıkladı. Gazze’nin elektriksiz, gıdasız ve benzinsiz bırakılacağını ifade eden Gallant “Canavarca insanlarla savaşıyoruz ve buna göre hareket ediyoruz” diye konuştu.

İran, iddiaları reddetti

İran Hamas’ın saldırılarında rolü olduğu iddiasını bir kez daha reddetti. İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Nasır Kenani “İran’ın rolü olduğu suçlamaları siyasi gerekçelere dayalı” dedi. Kenani İran İslam Cumhuriyeti’nin “Filistin dahil olmak üzere diğer ülkelerin karar süreçlerine müdahil olmadığını söyledi. İran’a yapılacak bir saldırı konusunda da uyarıda bulunan Kenani “İran’a karşı herhangi bir aptalca eylem korkunç bir yanıtla karşılık bulacaktır” diye konuştu.

İran Cumhurbaşkanı İbrahim Reisi de, dün yaptığı açıklamada, İran’ın Filistinlilerin kendini savunma hakkını desteklediğini açıklamış ve Müslüman ülkelere Filistin halkını desteklemeye çağırmıştı. İran Cumhurbaşkanı İbrahim Reisi’nin Hamas ve Filistin İslami Cihat Örgütü lideriyle telefonda görüştüğü de bildirildi.

Avrupa Birliği, Filistin’e yardımları durdurdu

Avrupa Komisyonu, bugün yaptığı açıklamada, Filistinlilere yönelik 691 milyon euro değerindeki kalkınma yardımı portföyünün tamamını incelemeye aldığını ve tüm ödemelerin derhal askıya alındığını söyledi.

Avrupa Birliği (AB) Komisyonu Komşuluk ve Genişleme Komiseri Oliver Varhelyi, X adlı sosyal medya platformundan yaptığı paylaşımda, “İsrail’e ve halkına yönelik terör ve vahşetin boyutu bir dönüm noktasıdır. İşler her zamanki gibi ilerleyemez” dedi.

Varhelyi, “Filistinlilerin en büyük bağışçısı olan Avrupa Komisyonu, kalkınma portföyünün tamamını incelemeye alıyor” dedi ve şöyle devam etti: Artık barışın, hoşgörünün ve birlikte yaşamanın temellerinin ele alınması gerekiyor. Nefrete ve şiddete teşvik ve terörün yüceltilmesi pek çok kişinin zihnini zehirledi.

BM’den Gazze’ye yardım çağrısı

Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Antonio Guterres sivillere yönelik saldırıları ve rehin alma eylemlerini kınadı ve İsrail’e kuşatma altındaki Gazze’ye insani yardım ulaştırılmasına izin vermesi çağrısında bulundu. Guterres, sivillere yönelik tüm saldırıların durdurulması ve Gazze’de tutulan rehinelerin serbest bırakılması çağrısı yaptı.

İsrail’i askeri operasyonlarını yürütürken sivilleri ve sivil altyapıyı korumaya çağıran Guterres, İsrail’in Gazze’yi tamamen kuşatmasından, gıda, yakıt ve elektrik tedarikini kesmesinden “derin üzüntü” duyduğunu söyledi. Gazze’deki “son derece vahim” insani durumun “katlanarak kötüleşeceği” uyarısında bulunan Guterres, tüm taraflara Gazze’de mahsur kalan sivillere acil insani yardım ulaştırılması için BM’ye izin vermeleri çağrısında bulundu.

Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği (UNHCR) Başkanı Filippo Grandi, Gazze’deki çatışmanın bölgenin dışına yayılma potansiyeli olduğunu söyledi. Geçtiğimiz saatlerde konuşan Grandi, savaşın kaçınılmaz olarak hem İsrailli hem de Filistinli sivillerin daha fazla acı çekmesine neden olacağını söyledi.

Bu durumun, “zaten gerilimlerle boğuşan bir bölgeye ciddi istikrarsızlık getirme” riski taşıdığını söyleyen Grandi, yaşananların “büyüyen küresel krizler mozaiğinin çok tehlikeli bir parçasını” temsil ettiğini de sözlerine ekledi. Grandi, bu krizlerin cesaretle ele alınamaması durumunda bunun “dünya barışı için felaket anlamına geleceğini” söyledi.

Almanya, Fransa, İngiltere ve ABD liderleri İsrail ve Gazze çatışmasını görüşecek

Almanya Başbakanı Olaf Scholz, Pazartesi akşamı İngiltere, Fransa ve ABD’li mevkidaşlarıyla Orta Doğu’daki çatışmaları görüşmeyi beklediğini söyledi. Scholz, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ile Hamburg’da gerçekleştirecekleri ortak Bakanlar Kurulu toplantısı öncesinde düzenlenen basın toplantısında konuştu.

Paylaşın

Avrupa Birliği, Filistin’e Yaptığı Yardımları Durdurdu

Avrupa Birliği (AB), Filistinlilere yönelik kalkınma yardımlarını askıya aldığını duyurdu. Avrupa Komisyonu’nun Genişleme ve Komşuluk Politikasından Sorumlu Üyesi Olivér Várhelyi, Avrupa Komisyonu’nun AB ortak bütçesi kapsamında Filistinli yetkililere yapılan tüm ödemeleri “derhal” askıya aldığını açıkladı.

2023 yılı da dâhil olmak üzere tüm yeni bütçe tahsislerinin “bir sonraki duyuruya kadar” erteleneceğini belirten Várhelyi, “Filistinlilerin en büyük bağışçısı olarak Avrupa Komisyonu, toplam 691 milyon avro değerindeki tüm kalkınma portföyünü gözden geçiriyor” dedi.

Harekete geçmeleri ve buna şimdi ihtiyaçları olduğunu söyleyen Várhelyi, “Barış, hoşgörü ve birlikte yaşamanın temelleri artık ele alınmalıdır. Nefretin, şiddetin kışkırtılması ve terörün yüceltilmesi çok sayıda kişinin zihnini zehirlemiştir” diye yazdı.

BM’den Gazze’ye insani yardım çağrısı

Öte yandan Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Antonio Guterres sivillere yönelik saldırıları ve rehin alma eylemlerini kınadı ve İsrail’e kuşatma altındaki Gazze’ye insani yardım ulaştırılmasına izin vermesi çağrısında bulundu.

Guterres, sivillere yönelik tüm saldırıların durdurulması ve Gazze’de tutulan rehinelerin serbest bırakılması çağrısı yaptı. İsrail’i askeri operasyonlarını yürütürken sivilleri ve sivil altyapıyı korumaya çağıran Guterres, İsrail’in Gazze’yi tamamen kuşatmasından, gıda, yakıt ve elektrik tedarikini kesmesinden “derin üzüntü” duyduğunu söyledi.

Gazze’deki “son derece vahim” insani durumun “katlanarak kötüleşeceği” uyarısında bulunan Guterres, tüm taraflara Gazze’de mahsur kalan sivillere acil insani yardım ulaştırılması için BM’ye izin vermeleri çağrısında bulundu.

Ayrıca, Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği (UNHCR) Başkanı Filippo Grandi, Gazze’deki çatışmanın bölgenin dışına yayılma potansiyeli olduğunu söyledi. Geçtiğimiz saatlerde konuşan Grandi, savaşın kaçınılmaz olarak hem İsrailli hem de Filistinli sivillerin daha fazla acı çekmesine neden olacağını söyledi.

Bu durumun, “zaten gerilimlerle boğuşan bir bölgeye ciddi istikrarsızlık getirme” riski taşıdığını söyleyen Grandi, yaşananların “büyüyen küresel krizler mozaiğinin çok tehlikeli bir parçasını” temsil ettiğini de sözlerine ekledi. Grandi, bu krizlerin cesaretle ele alınamaması durumunda bunun “dünya barışı için felaket anlamına geleceğini” söyledi.

Ne olmuştu?

Hamas’ın silahlı kanadı İzzeddin el-Kassam Tugayları’nın 7 Ekim’de başlattığı, kısa süre içinde diğer Filistinli direniş gruplarının da dahil olduğu “Aksa Tufanı” operasyonu kapsamında abluka altındaki Gazze Şeridi’nden İsrail’e saldırılar düzenlendi.

Gazze’den İsrail yönüne binlerce roket atılırken, Filistinli direniş grupları bölgedeki yerleşim birimlerine ve askeri noktalara baskınlar düzenleyerek birçok İsrailliyi esir aldı.

İsrail ordusu da “Demir Kılıçlar Operasyonu” adıyla Gazze’ye yönelik hava saldırılarına başladı. İsrail güçleri ile Filistinli direniş grupları arasında çatışmalar sürerken, Batı Şeria’daki Filistinli gruplar, İsrail ordusuna karşı ayaklanma ve intifada çağrısında bulundu.

Filistin resmi haber ajansı WAFA’ya göre, Gazze Şeridi’ne yönelik İsrail saldırılarında en az 560 kişi hayatını kaybetti, 2 bin 900 kişi yaralandı. Batı Şeria’da ise 16 Filistinli İsrail ordusu tarafından açılan ateş sonucu hayatını kaybederken, yaklaşık 80 kişi de yaralandı.

İsrail medyasına göre, Gazze Şeridi’nden düzenlenen saldırılarda en az 700 İsrailli hayatını kaybetti, 365’i ağır olmak üzere 2 bin 382 kişi yaralandı.

Paylaşın

İsrail’in En Eski Gazetesi Haaretz: Savaşın Tek Sorumlusu Netanyahu

Hamas’ın başlattığı operasyon sonrası İsrail – Filistin hattında tansiyon bir kez daha yükselirken, İsrail’in en eski günlük gazetesi Haaretz, dikkat çeken bir yazıya yer verdi.

Yaşananların tek sorumlusunun İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu olduğu vurgulanan yazıda, Netanyahu’nun sorumluluktan kaçmaya ve suçu, ordunun askeri istihbaratın ve Şin Bet güvenlik servisinin yönetimine atmaya çalışacağı belirtildi.

Yazıda ayrıca, Hakkında üç yolsuzluk davası açılmış bir başbakan, devlet işleriyle ilgilenemez; zira ulusal çıkarlar, kendisini olası bir mahkumiyet ve hapis cezasından kurtarmanın yanında kaçınılmaz olarak ikinci planda kalacaktır.” ifadelerine yer verildi.

Sol Haber’in Haaretz’den aktardığı yazı şöyle: Simchat Tora bayramında İsrail’in başına gelen felaketin sorumluluğu açık bir şekilde bir kişinindir: Binyamin Netanyahu.

Engin siyasi deneyimi ve güvenlik konularındaki yeri doldurulamaz bilgeliğiyle övünen başbakan, bir ilhak ve mülksüzleştirme hükümeti kurarken, Bezalel Smotrich ve Itamar Ben-Gvir’i kilit pozisyonlara getirirken, Filistinlilerin varlığını ve haklarını açıkça göz ardı eden bir dış politika benimserken İsrail’i bilinçli olarak içine sürüklediği tehlikeleri tespit etmekte tamamen başarısız oldu.

Netanyahu kesinlikle sorumluluğundan kaçmaya çalışacak ve suçu, ordunun askeri istihbaratın ve Şin Bet güvenlik servisinin yönetimine atmaya çalışacak. Ordu, askeri istihbarat ve Şin Bet, tıpkı Yom Kippur Savaşı’nın arifesinde olduğu gibi, savaş olasılığını düşük görüyordu ve Hamas saldırısı, hazırlıklarının eksikli olduğunu ortaya koydu.

Düşmanı ve onun askeri saldırı yeteneklerini küçümsediler. Önümüzdeki günler ve haftalarda, İsrail Savunma Kuvvetleri’nin ve istihbaratın başarısızlıklarının derinliği gün yüzüne çıktıkça, bunların değiştirilmesi ve durumun değerlendirilmesi yönünde haklı bir talep mutlaka ortaya çıkacaktır.

Ancak askeriye ve istihbaratın başarısızlığı Netanyahu’yu krizin genel sorumluluğundan kurtarmıyor çünkü kendisi İsrail’in dış ve güvenlik meselelerinde nihai karar verici konumunda. Netanyahu, Ehud Olmert’in İkinci Lübnan Savaşı’nda olduğu gibi bu rolde acemi değil. Golda Meir’in 1973’te ve Menachem Begin’in 1982’de iddia ettiği gibi askeri konularda da cahil değil.

Netanyahu aynı zamanda Naftali Bennett ve Yair Lapid liderliğindeki kısa ömürlü “değişim hükümeti”nin benimsediği politikayı da şekillendirdi: İsrail halkının ödemeyi göze alabileceği bir bedel uğruna Filistin ulusal hareketini Gazze ve Batı Şeria’daki her iki kanadında da ezmeye yönelik çok boyutlu bir çaba.

Geçmişte Netanyahu kendisini savaşlardan ve İsrail’in çok sayıda kayıp vermesinden kaçınan, temkinli bir lider olarak pazarlıyordu. Son seçimdeki zaferinin ardından, bu temkinliliğin yerine, Batı Şeria’yı ilhak etme ve El Halil Tepeleri’yle Ürdün Vadisi dahil Oslo tarafından tanımlanan C Bölgesi’nin bazı kısımlarında etnik temizlik gerçekleştirme yönünde açık adımlar atarak, “tamamen sağcı bir hükümet” politikasını benimsedi.

Bu aynı zamanda yerleşimlerin büyük çapta genişletilmesini, Mescid-i Aksa yakınındaki Tapınak Tepesi’nde Yahudi varlığının desteklenmesini ve ayrıca Suudilerle, Filistinlilerin hiçbir şey alamayacağı bir barış anlaşmasının açık bir şekilde konuşulması ile övünmeyi, hatta “ikinci bir Nakba”dan söz etmeyi de içeriyordu. Beklendiği gibi, Filistinlilerin İsrail işgalcisinin yumruğunu daha ağır hissetmeye başladığı Batı Şeria’da düşmanlıkların patlak vereceğine dair işaretler başladı. Hamas Cumartesi günü sürpriz saldırısını başlatmak için bu fırsatı değerlendirdi.

Her şeyden önce İsrail’in son yıllarda üzerinde dolanan tehlike tümüyle gerçekleşmiş durumda. Hakkında üç yolsuzluk davası açılmış bir başbakan, devlet işleriyle ilgilenemez; zira ulusal çıkarlar, kendisini olası bir mahkumiyet ve hapis cezasından kurtarmanın yanında kaçınılmaz olarak ikinci planda kalacaktır.

Bu korkunç koalisyonun kurulmasının ve Netanyahu’nun başlattığı yargı darbesinin, siyasi muhalif olarak algılanan üst düzey ordu ve istihbarat görevlilerinin zayıflatılmasının nedeni buydu. Bunun bedelini Batı Necev’deki saldırının kurbanları ödedi.

Paylaşın

Afganistan’daki Depremde Bilanço Ağırlaşıyor: Can Kaybı 2 Bin 400’ü Geçti

Afganistan’da meydana gelen 6,3 büyüklüğündeki depremde bilanço ağırlaşıyor. Afganistan Afet Bakanlığı sözcüsü Canan Sayik, depremde 2 bin 445 kişinin hayatını kaybettiğini duyurdu.

Haber Merkezi / Sözcü Saik açıklamasında, yaralı sayısının ise 2 bin 440 olduğunu belirtti.

ABD Jeolojik Araştırma Kurumu (USGS), cumartesi günü ülkenin batısındaki Herat şehrinin 35 km kuzeybatısında meydana gelen depremlerin en şiddetlisinin 6,3 büyüklüğünde olduğunu duyurmuştu. Depremde ilk etapta, 2 binden fazla kişinin hayatını kaybettiğini 9 binden fazla kişinin de yaralandığını açıklanmıştı.

Yetkililer bu depremin, Afganistan’ın son 20 yılda yaşadığı en yıkıcı deprem olduğunu kaydetmişti. Ülkede geçen yıl Paktika vilayetinde meydana gelen 5,9 büyüklüğündeki depremde de yaklaşık bin 200 kişi yaşamını yitirmişti.

Taliban’ın yönetimi ele geçirmesinden bu yana ekonominin omurgasını oluşturan uluslararası yardımların çoğu durduruldu ve neredeyse tamamen dış yardıma bağımlı olan Afganistan’ın sağlık sistemi geçen iki yılda ciddi kesintilerle karşı karşıya kalmıştı.

Dünya Sağlık Örgütü’nün (WHO) Pazar günü yayınladığı raporda, Herat ilinde toplam 202 kamu sağlık tesisinin bulunduğu ve bunlardan birinin hayatını kaybeden 500 kişinin getirildiği büyük bölgesel hastane olduğu belirtilmişti.

DSÖ, tesislerin büyük çoğunluğunun daha küçük temel sağlık merkezlerinden oluştuğunu ve lojistik zorlukların özellikle uzak bölgelerdeki operasyonları engellediğini söylemişti. Açıklamada, “Arama kurtarma çalışmaları devam ederken, bu bölgelerdeki kayıplar henüz tam olarak tespit edilemedi” denilmişti.

Paylaşın