Papa’dan İsrail’e Gazze Tepkisi: Bu Terörizmdir

Hamas’ın başlattığı Filistin – İsrail savaşında 10. hafta geride kalırken, Papa Francis, Gazze’de yaşanan insani duruma dikkat çekerek İsrail’in bölgede “terör taktikleri” kullandığını söyledi.

Bölgede bir kiliseye ait komplekste iki Hristiyan kadının İsrail güçleri tarafından öldürülmesi Vatikan’ın tepkisini çekti. Papa Francis, iki kadının kiliseye ait yeleşkeye yürüdükleri sırada keskin nişancılar tarafından vurularak öldürüldüğünü söyledi.

“Gazze’den çok vahim ve acı haberler almaya devam ediyorum” diyen Papa, “Silahsız siviller bombardımanların ve silahlı saldırıların hedefi oluyor. Bu teröristlerin değil, ailelerin, çocukların, hasta ya da engelli insanların, rahibelerin bulunduğu Kutsal Aile kilise kompleksinin içinde bile oldu.” ifadelerini kullandı.

Euronews Türkçe’nin aktardığına göre; Papa Francis, sözlerini şöyle sürdürdü: Bazıları ‘Bu bir savaş. Bu terörizmdir’ diyor. Evet, bu bir savaş. Bu terörizmdir.

İsrail – Filistin savaşında son durum

Hava ve kara savaşı kuzey Gazze’nin büyük bir bölümünü dümdüz etti ve nüfusun çoğunu kuşatma altındaki bölgenin güney kesimine, kalabalık barınaklara ve çadır kamplarına sürükledi.

Hamas tarafından yönetilen bölgedeki Sağlık Bakanlığı’na göre saldırılar 19 binden fazla Filistinlinin ölümüne neden oldu. Bakanlık ölü sayısını bildirirken sivil ve asker ayrımı yapmıyor.

İsrail ise Gazze’nin tüm bölgelerinde Hamas militanlarına ait olduğunu söylediği hedefleri vurmaya devam ediyor.

Militanların 7 Ekim’de İsrail’in güneyine düzenlediği ve çoğu sivil bin 200 kişinin ölümüne neden olan saldırıyla savaşı tetikleyen Hamas’ı ortadan kaldırana kadar operasyonlara devam edeceğini açıklayan İsrail ayrıca halen Gazze’de tutulan 129 rehineyi geri getireceklerinin sözünü veriyor.

Hamas ise savaş sona erene kadar artık başka rehinenin serbest bırakılmayacağını, bunun için karşılık olarak yüksek profilli militanlar dahil büyük miktarda Filistinli tutuklunun serbest bırakılmasını isteyeceğini belirtti.

Lübnan Hizbullah’ı yaptığı açıklamada sınır bölgesinde İsrail’e bir dizi saldırı düzenlediğini açıkladı. Lübnan sınırına yakın bölgede bulunan Hanita kibbutzuna yakın bölgede İsrail birliklerini hedeflediğini aktaran Hizbullah “teyit edilmiş kayıplar” bulunduğunu duyurdu.

Hizbullah ayrıca ikinci bir saldırıda sınırdaki İsrail birliklerini hedef aldığını ve kayıplar olduğunu açıkladı. Hizbullah yanlısı El Manar televizyonu grubun dört İsrail askerini kuzeydeki bir tesise girerken hedef aldığını duyurdu.

İsrail ordusu ise Pazar günü Lübnan’dan İsrail’e atış yapıldığını ancak İsrail’in topçu atışıyla hedefleri vurduğunu belirtti. İsrail ordusunun Gazze’de verdiği kayıplar 2014 yılındaki Hamas ile savaşında verdiği kayıpların neredeyse iki katına ulaştı.

İsrail ordusu Gazze’ye 27 Ekim tarihinde başlatılan kara operasyonunda Pazar günü itibarıyla 121 İsrail askerinin hayatını kaybettiğini duyurdu. 2014 yılında İsrail’in Gazze’ye düzenlediği “Koruyucu Hat Operasyonu” sırasında 66 İsrail askeri hayatını kaybetmişti.

Paylaşın

Libya Açıklarında Sığınmacı Teknesi Alabora Oldu: En Az 61 Ölü

Uluslararası Göç Örgütü (IOM), Libya’nın Zuvara  kentinden 86 yolcusuyla Akdeniz’e açılan bir teknede aralarında kadın ve çocukların da bulunduğu 61 göçmenin trajik bir deniz kazası sonucu boğulduğunu duyurdu.

IOM sözcüsü Flavio Di Giacomo, bu yıl Orta Avrupa rotasında 2 bin 250’den fazla kişinin yaşamını yitirdiğini belirtti ve bu rakamın denizde hayat kurtarmak için yeterince çaba sarfedilmediğini gösterdiğine dikkat çekti.

2023 yılında İtalya’ya deniz yoluyla gelen düzensiz sığınmacı sayısı bir önceki yıla göre iki katına çıkarak 140 bine yükseldi. Bunların yüzde 91’i Tunus’tan Lampedusa adasına geçerek İtalya’ya ulaştı.

Avrupa Birliği (AB) ve Tunus insan kaçakçılarıyla mücadele amacıyla Temmuz ayında bir “stratejik ortaklık” anlaşması imzalamıştı.

Birleşmiş Milletler’e bağlı Uluslararası Göç Örgütü (IOM), sosyal medya hesabından Libya açıklarında sığınmacıların bulunduğu bir teknenin batması sonucu en az 61 kişinin yaşamını yitirdiğini duyurdu.

IOM, açıklamasında, Libya’nın başkent Trablus’a 110 kilometre mesafedeki Zuvara kentinden yola çıkan teknede aralarında kadın ve çocukların da olduğu 86 kişinin bulunduğunu belirtti.

IOM’un açıklamasının devamında “Orta Akdeniz en tehlikeli göç rotalarından biri olmaya devam ediyor” denildi.

IOM sözcüsü Flavio Di Giacomo, bu yıl Orta Avrupa rotasında 2 bin 250’den fazla kişinin yaşamını yitirdiğini belirtti ve bu rakamın denizde hayat kurtarmak için yeterince çaba sarfedilmediğini gösterdiğine dikkat çekti.

IOM’nin kayıp göçmenler projesine göre, 1 Ocak-18 Kasım tarihleri arasında Libya açıklarında en az 940 göçmen ölürken, bin 248 göçmen kayboldu.

Göç hareketlerini takip eden projeye göre, bu yıl binden fazlası kadın ve 530’dan fazlası olmak üzere yaklaşık 14 bin 900 göçmen yakalanarak Libya’ya geri gönderildi.

Proje 2022 yılında Libya açıklarında 529 ölü ve 848 kayıp rapor etmiş, 24 bin 600’den fazlasının yakalanarak Libya’ya geri gönderildiğini bildirmişti.

Paylaşın

Putin’den Joe Biden’e Yanıt: Saçmalık

ABD Başkanı Joe Biden’ın Rusya’nın Ukrayna’daki savaşı kazanması halinde bir NATO ülkesine saldıracağı yönündeki sözlerine yanıt veren Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, “Bu tamamen saçmalık – ve Başkan Biden’ın bunu anladığını düşünüyorum” dedi.

“Rusya’nın NATO ülkeleriyle savaşmak için hiçbir nedeni, hiçbir çıkarı – ne ekonomik, ne siyasi ne de askeri hiçbir jeopolitik çıkarı – yoktur.” diyen Putin, Biden’ın Rusya’ya yönelik kendi “yanlış politikasını” haklı çıkarmaya çalışıyor gibi göründüğünü de sözlerine ekledi.

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, ABD Başkan Joe Biden’ın “Rusya bir NATO ülkesine saldıracak” açıklamasına yanıt verdi. Putin, Biden’ın açıklamasını “saçmalık” olarak niteledi. Biden, geçen yıl da Rusya’yla NATO arasında bir çatışmanın Üçüncü Dünya Savaşı’na neden olacağını belirtmişti.

Biden, bu ay başında Cumhuriyetçilerin Ukrayna’ya yardımı engellememesi için çağrıda bulunmuş ve Putin’in Ukrayna’da zafere ulaşması halinde Rusya’nın durmayacağını ve bir NATO ülkesine saldıracağını belirtmişti.

Biden’ın sözleri için “tamamen saçmalık” diyen Putin, ABD Başkanı’nın Rusya’yla ilgili yanlış politikasını haklı göstermeye çalıştığını söyledi. Putin, “Rusya’nın NATO ülkeleriyle savaşma konusunda hiçbir ekonomik, siyasi ya da askeri çıkarı yoktur” dedi.

Rusya Devlet Başkanı Putin, Finlandiya’nın NATO’ya kabul edilmesinin ülkesini, kuzeyde belirli askeri birimleri yoğunlaştırmak zorunda bırakacağını belirtti. Putin’e Batılı ülkelerle ortak bir zemin bulunup bulunamayacağı da soruldu. Putin yanıt olarak Batı’nın Rusya’yla ortak bir zemin bulmak zorunda olduğunu söyledi. Putin’e göre Batılı ülkeler Rusya’yı hesaba katmak zorunda.

NATO (Kuzey Atlantik Antlaşması Örgütü) anlaşmasının 5. Maddesi’ne göre ittifaka üye herhangi bir ülkeye saldırı bütün üyelere yapılmış saldırı kabul ediliyor.

Ukrayna’nın Rus güçlere yönelik karşı saldırısının ilerlememesi, Ukrayna’daki Rus güçlerin yenilgiye uğratılması konusunda şüpheleri arttırmış durumda. Moskova ve Batılı ülkelerdeki uzmanlar artık yeni bir Soğuk Savaş’tan bahsediyor, bir tarafta Rusya ve Çin, diğer tarafta Batı.

Biden’ın geçen yıl NATO ile Rusya arasında doğrudan bir çatışmanın Üçüncü Dünya Savaşı’nı tetikleyeceği uyarısında bulunmasına yol açan Ukrayna’daki savaş, Moskova’nın Batı ile ilişkilerinde 1962 Küba Füze Krizi’nden bu yana yaşanan en derin krizi tetikledi.

Putin, NATO’nun Soğuk Savaş sonrası eski Sovyetler Birliği ülkelerinin bazılarını da içine alacak kadar genişlemesini, Batı’nın Rusya’nın güvenlik kaygılarının kanıtı olarak gösteriyor.

Paylaşın

Gazze’de İsrail Saldırılarında Can Kaybı 19 Bini Aştı

7 Ekim’de Hamas’ın İsrail’de düzenlediği saldırı ve ardından İsrail’in Gazze Şeridi ve Batı Şeria’ya yönelik devam eden saldırılarında 19 bin 88 kişinin hayatını kaybettiği açıklandı.

Haber Merkezi / Gazze’deki Filistin Sağlık Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, lenlerin yaklaşık yüzde 70’inin kadın ve çocuk olduğu kaydedildi.

Birleşmiş Milletler (BM) Yakın Doğu’daki Filistinli Mültecilere Yardım ve Bayındırlık Ajansı (UNRWA) Genel Komiseri Philippe Lazzarini, Gazze Şeridi’nde açlık krizinin “endişe verici” boyuta ulaştığını belirtti.

UNRWA’nın sosyal medya hesabından yapılan açıklamaya göre, Lazzarini, “Gazze’de nereye giderseniz gidin çaresizlik, açlık ve panik yaşayan insanları görürsünüz” ifadelerini kullandı.

Gazze’nin daha önce hiç tanık olmadığı boyutlarda kötü yaşam koşulları ile karşı karşıya olduğunu kaydeden Lazzarini, açlığın Gazze’deki krizi daha da derinleştireceği konusunda uyardı.

Lazzarini, Gazze’ye düzenlediği son ziyaretinde tanık olduklarını şu ifadelerle dile getirdi: Tamamıyla yeni bir şeye tanık olduk, o da insanların yardım tırlarını durdurup yiyecek alıp hemen yemeleri, bu da onların çaresizliğini ve açlığını gösteriyor.

Gazetecileri Koruma Komitesi (CPJ) 7 Ekim’de Hamas’ın İsrail’de düzenlediği saldırı ve ardından İsrail’in Gazze’ye yönelik saldırılarıyla başlayan süreçte en az 64 gazetecinin öldürüldüğünü açıkladı.

CPJ’e göre 15 Aralık 2023 itibarıyla 57 Filistinli, 4 İsrailli ve 3 Lübnanlı gazeteci öldürüldü. Aynı dönemde yaralanan gazeteci sayısı 13 olarak kaydedildi. 19 gazetecinin gözaltında olduğu bildirildi. 3 kişi ise kayıp.

İsrail’in Hamas’a karşı başlattığını belirttiği operasyonda sivil kayıpların giderek ağırlaşması uluslararası arenada tepki çekiyor. İsrail ordusuna milyarlarca dolar yardım sağlayan Beyaz Saray, sivil kayıplardan endişe duyduğunu belirtiyor.

ABD Başkanı Joe Biden, İsrail’in “Hamas’ın peşine düşmekten vazgeçmeden, daha dikkatli olarak sivil hayatları nasıl kurtarabileceğine odaklanmasını istediğini” dile getirmişti.

Sullivan, Mahmud Abbas ile görüştü

ABD Ulusal Güvenlik Danışmanı Jake Sullivan, Batı Şeria’nın Ramallah kentinde Filistin Yönetimi Başkanı Mahmud Abbas ile görüştü.

Filistin Haber Ajansı Wafa’nın Reuters’ten aktardığına göre, Abbas, Sullivan’a İsrail’in Gazze’deki saldırılarının durması gerektiğini söyledi. Abbas ayrıca Batı Şeria ve Kudüs’teki Filistinlilere yönelik saldırıları durdurma konusunda ABD’den İsrail’i zorlamasını istedi.

Ofisinin AFP haber ajansına yaptığı açıklamada Abbas’ın, Gazze’nin Filistin devletinin “ayrılmaz bir parçası” olduğu ve “Gazze’nin herhangi bir parçasının ayrılmasının ya da izole edilmesine yönelik herhangi bir girişimin kabul edilemez olduğunun altını çizdiği” belirtildi.

Filistin Yönetimi’nin merkezi Batı Şeria’da bulunuyor ve Hamas tarafından kontrol edilen Gazze Şeridi üzerinde herhangi bir kontrolü bulunmuyor.

Üç rehine “yanlışlıkla” öldürüldü

İsrail Savunma Kuvvetleri (IDF) Sözcüsü Daniel Hagari, üçü de henüz yirmili yaşlarında olan Yotam Haim, Alon Şamriz ve Samer El-Talalka’nın Şucaiyye’deki çatışmalar sırasında ordu birlikleri tarafından yanlışlıkla tehdit olarak algılandığını, bunun sonucunda da ateş açılarak öldürüldüklerini açıkladı.

Hagari, IDF’nin bu felaketten dolayı derin üzüntü duyduğunu ve ailelerin acısını paylaştığını söyledi. Hagari, olaydan derhal gerekli derslerin de çıkarılacağını belirterek, “şeffaf bir soruşturma süreci” sözü verdi.

İsrail Başbakanı Benyamin Netanyahu da Cuma akşamı yaptığı açıklamada üç gencin öldürülmesini “dayanılmaz bir trajedi” olarak tanımladı. Netenyahu, İsrail’in tamamının öldürülen gençlerin yasını tuttuğunu söyledi.

Ateşkes çabaları sürecek mi?

Axios haber platformu, İsrail’in istihbarat servisi Mossad’ın Başkanı David Barnea’nın bu hafta sonu Katar Başbakanı Şeyh Muhammed bin Abdülrahman El Tani’yle Avrupa’da bir araya geleceğini haberleştirdi. Haberde, yetkililerin kalan rehinelerin salıverilmesine yönelik bir anlaşma için müzakerelerin devamının ele alınacağı belirtildi.

İsrail ile Hamas arasında geçen ay varılan ateşkes anlaşmasına da Katar arabuluculuk etmiş ve ateşkes esnasında rehineler ile mahkumların takası sağlanmıştı.

Paylaşın

Gazze’de İsrail Saldırılarında Ölü Sayısı 18 Bin 787’ye Çıktı

Hamas’ın Aksa Tufanı operasyonuyla başlattığı Filistin – İsrail savaşının 68. günü geride kalırken, Gazze’de İsrail saldırılarında hayatını kaybedenlerin sayısı son 24 saatte 179 artarak 18 bin 787’ye yükseldi.

Haber Merkezi / Gazze’deki Filistin Sağlık Bakanlığı, yaralıların sayısının da 50 bin 897’ye çıktığını bildirdi.

Sağlık bakanlığı, İsrail’in işgal altındaki Batı Şeria’daki Cenin’e düzenlediği saldırıda en az 11 Filistinlinin öldürdüğünü doğruladı. Ekim ayının başından bu yana Batı Şeria’da 290’dan fazla Filistinli İsrail saldırılarında hayatını kaybetti.

İsrail ise, Batı Şeria’daki operasyonlarında silahlı örgüt mensuplarını hedef aldıklarını savunuyor.

Birleşmiş Milletler (BM) İnsani Yardım Koordinasyon Ofisi (OCHA) verilerine göre Gazze Şeridi’nde yaşayan yaklaşık 2 milyon 200 bin kişinin 1 milyon 800 bini, yani nüfusun yaklaşık yüzde 80’i savaş sırasında zorla yerinden edildi.

Birleşmiş Milletler’in (BM) uydu görüntülerine atıfta bulunduğu raporunda, İsrail’in 7 Ekim’den bu yana bombaladığı Gazze Şeridi’ndeki binaların en az yüzde 18’inin yıkıldığı kaydedildi.

Paylaşın

Putin’den Ukrayna Açıklaması: Hedeflerimize Ulaştığımızda Barış Olacak

Yıllık basın toplantısında konuşan Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Ukrayna’daki duruma ilişkin yaptığı açıklamada, “Hedeflerimize ulaştığımızda barış olacak” dedi ve şöyle devam etti:

“Askerden arındırmaya gelince, eğer bir anlaşmaya varmak istemezlerse, askeri çözümler dahil olmak üzere farklı önlemler almak zorunda kalacağız. Ya da belirli şartlar üzerinde anlaşacağız. İstanbul’daki görüşmelerde bunlar üzerinde anlaşmıştık. Ancak daha sonra bu anlaşmalar rafa kaldırıldı. Ama bu meselede anlaşılmıştı.”

“Başka ihtimaller de var” ifadesini kullanan Putin, “Ya bir anlaşmaya varacağız ya da bu meseleyi güç kullanarak çözeceğiz. Biz de bunun için çaba göstereceğiz.” diye konuştu.

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, geleneksel olarak düzenlediği yıllık basın toplantısında konuştu. Euronews Türkçe’nin aktardığına göre; Putin, Ukrayna’da barışın ancak “Kiev’in tarafsızlığı”, “silahsızlandırılması” ve “askerden arındırılması” ile mümkün olabileceğini söyledi.

“Ukrayna için hedeflerinin değişmediğinin” ve “hedefe ulaşana kadar” mevcut durumun devam edeceğinin altını çizen Putin, Moskova’da düzenlediği yıllık basın toplantısında “Size ne hakkında konuştuğumuzu hatırlatmak isterim: Ukrayna’nın silahsızlandırılması, askerden arındırılması ve tarafsızlık statüsü.” ifadelerini kullandı.

Moskova’nın “tarafsızlıktan” kastı, Kiev’in NATO askeri ittifakına katılmaması anlamına geliyor.

“Hedeflerimize ulaştığımızda barış olacak” diyen Putin şöyle devam etti: “Askerden arındırmaya gelince, eğer bir anlaşmaya varmak istemezlerse, askeri çözümler dahil olmak üzere farklı önlemler almak zorunda kalacağız. Ya da belirli şartlar üzerinde anlaşacağız. İstanbul’daki görüşmelerde bunlar üzerinde anlaşmıştık. Ancak daha sonra bu anlaşmalar rafa kaldırıldı. Ama bu meselede anlaşılmıştı.”

“Başka ihtimaller de var” ifadesini kullanan Putin, “Ya bir anlaşmaya varacağız ya da bu meseleyi güç kullanarak çözeceğiz. Biz de bunun için çaba göstereceğiz.” diye konuştu. Putin, Rusya’nın ekonomik yaptırımlara, Ukrayna’daki savaşa ve Batı ile karşı karşıya gelmesine rağmen “ilerleyecek” kadar kendinden emin olduğunu iddia etti.

Ekonominin dış yaptırımlara karşı direnci konusunda ise, ülkesinin “Rus toplumunun güçlü konsolidasyonu”, “mali ve ekonomik sisteminin istikrarı” ve “artan Rus askeri yetenekleri” sayesinde “yeterli güvenlik marjına” sahip olduğunu aktardı.

Putin: Hükümet gerekli önlemleri alıyor

Putin, “En önemli gösterge ekonomik büyümedir. Yılsonu itibariyle GSYH büyümesinin yüzde 3,5 olması bekleniyor. Bu iyi bir gösterge, geçen yılki düşüşü telafi ettiğimiz anlamına geliyor ve ileriye doğru nispeten ciddi bir adım attık. Ne yazık ki enflasyon arttı. Yılsonunda yüzde 7,5, belki biraz daha fazla yüzde 8 olması bekleniyor, ancak Merkez Bankası ve hükümet gerekli önlemleri alıyor.” dedi.

Rusya’nın ikinci bir yedek asker seferberliği dalgasına ihtiyacı olmadığını, ülke genelinde her gün bin 500 kişinin orduya alındığını söyleyen Putin, halihazırda Ukrayna’da savaşan 617 bin Rus askeri bulunduğu bilgisini verdi. Başkana göre bunlardan 244 bini profesyonel diğerleri, seferberlik çağrısı sonrası gelen kişiler.

Ukrayna’yı ‘özel operasyon bölgesi’ olarak tanımlayan Putin, şöyle devam etti: “Kısmi bir seferberlik yaptık, 300 bin kişiyi çağırdık. Çocuklar iyi savaşıyor, gerçekten iyi… Sanırım 244 bin kişi özel askeri operasyon bölgesinde. Bunun ardından, insanların gönüllü olarak silahlı kuvvetlerle sözleşme imzalaması için bir kampanya başlattık. Dün akşam itibariyle 486 bin kişiye ulaştığımızı öğrendim. Ellerinde silahlarıyla vatanımızı savunmaya hazır kişilerin akışı azalmıyor. Gönüllülerle birlikte yaklaşık yarım milyon kişi olması lazım.”

Bu yıl ağırlıklı olarak Rus muhabirlerin bulunduğu basın toplantısında Putin, “Neden seferberlik? Buna gerek yok” ifadesini de kullandı.

71 yaşındaki Rus lider, İsrail ordusunun Hamas’a yönelik saldırıları kapsamında bombaladığı Gazze Şeridi’ndeki durumu “felaket” olarak nitelendirdi ve bunun Ukrayna’daki durumla kıyaslanamayacağını söyledi.

Putin, “(Ukrayna’daki) özel askeri operasyona bakın ve Gazze’de olanlara bakın ve aradaki farkı görün. Ukrayna’da böyle bir şey yok” sözleriyle Ukrayna’da yıkım olmadığını kaydetti.

Kasım ayı sonunda G20’de yaptığı sanal konuşmada Putin, her türlü savaşın bir “trajedi” olduğunu söylemiş, ancak Batı’yı seçici davranmakla suçlayarak onları “Filistin’de sivillerin yok edilmesinin” hesabını vermeye çağırmıştı.

Paylaşın

Gazze’de İsrail Saldırılarında Can Kaybı 18 Bin 608’e Yükseldi

Hamas’ın başlattığı Filistin – İsrail savaşının 68. günü geride kalırken, Gazze’de İsrail saldırılarında hayatını kaybedenlerin sayısı son 24 saatte 196 artarak 18 bin 608’e çıktı.

Haber Merkezi / Gazze’deki Filistin Sağlık Bakanlığı, yaralıların sayısının da 50 bin 594’e çıktığını bildirdi. Bakanlık, ölenlerin çoğunun kadın ve çocuk olduğu belirtti.

Birleşmiş Milletler (BM) İnsani Yardım Koordinasyon Ofisi (OCHA) verilerine göre Gazze Şeridi’nde yaşayan yaklaşık 2 milyon 200 bin kişinin 1 milyon 800 bini, yani nüfusun yaklaşık yüzde 80’i savaş sırasında zorla yerinden edildi.

Birleşmiş Milletler’in (BM) uydu görüntülerine atıfta bulunduğu raporunda, İsrail’in 7 Ekim’den bu yana bombaladığı Gazze Şeridi’ndeki binaların en az yüzde 18’inin yıkıldığı kaydedildi.

Öte yandan Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiseri Filippo Grandi, Gazze’deki çatışmanın dünya genelinde yerinden edilen insan sayısını daha da arttırabileceği uyarısında bulundu.

Sudan ve Ukrayna dahil devam eden onlarca çatışmadan kaçan yaklaşık 40 milyon mülteci de dahil olmak üzere dünya genelinde 114 milyon insan evlerinden olmuş durumda.

Grandi, Cenevre’de dört yılda bir düzenlenen Küresel Mülteci Forumu’nda yaptığı konuşmada, “Gazze Şeridi’nde büyük bir insanlık felaketi yaşanıyor ve şu ana kadar Güvenlik Konseyi şiddeti durdurmakta başarısız oldu” dedi.

“Daha fazla sivil ölümü ve acının yanı sıra bölgeyi tehdit eden daha fazla yerinden edilme öngörüyoruz” diyen Grandi uluslararası toplumu, insanları yerinden eden diğer krizleri unutmamaya çağırdı.

Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kurulu’nun Gazze’de “acil insani ateşkes” talep eden ancak bağlayıcı olmayan bir tasarıyı onaylamasının ardından Gazze’ye bombardımanını sürdüren İsrail giderek yalnızlaşıyor.

İsrail Başbakanı Netanyahu yaptığı açıklamada ABD’nin kendilerine verdiği desteği takdir ederek ülkesinin Gazze Şeridi’ne yönelik kara operasyonunda ABD’den tam destek aldığını söyledi.

İsrail ordusunun, Gazze Şeridi’nde Hamas tarafından kullanıldığı iddia ettiği yer altı tünellere deniz suyu doldurmaya başladığı belirtildi. Tünelleri suyla doldurma operasyonunun birkaç hafta sürebileceği ifade edildi.

Paylaşın

Rusya, Ukrayna’da Kara Gücünün Yüzde 87’sini Kaybetti

ABD istihbaratına göre, Rusya, Ukrayna’yı işgal etmeden önce sahip olduğu aktif görevdeki kara birliklerinin yüzde 87’sini ve tanklarının üçte ikisini kaybetti. Buna karşılık ABD’li yetkililer Kiev’in önümüzdeki aylarda önemli bir kazanım elde edemeyeceğine inanıyor.

Rusya, sözleşmeli ve askere alınmış personel dahil Ukrayna’ya giren 360 bin askerden 315 binini; 3 bin 500 tanktan 2 bin 200’ünü savaş alanında kaybetti. 13 bin 600 piyade savaş aracı ve zırhlı personel taşıyıcıdan 4 bin 400’ü de imha edildi ki bu da Rus ordusunun bünyesinde yüzde 32’lik bir kayıp oranına karşılık geliyor.

CIA’e göre işgalden önce Rusya’nın kara birlikleri, hava indirme birlikleri, özel operasyonlar ve diğer üniformalı personel dahil olmak üzere yaklaşık 900 bin aktif askeri vardı.

VOA Türkçe’de yer alan habere göre; ABD istihbarat değerlendirmesine göre Rusya, savaştan önce sahip olduğu asker ve ekipmanın büyük bir kısmını Ukrayna’da yitirdi.

ABD yetkilileri yine de, Batı’nın yardımlara devam etme konusunda tereddüt yaşamasının Rusya’ya avantaj sağlayabiliceği konusunda uyarıyor.

ABD Kongresi’ne sunulan ve gizliliği kaldırılan istihbarat değerlendirmesiyle ilgili bilgi sahibi bir kaynak CNN’e yaptığı açıklamada, Rusya’nın Ukrayna’yı işgal etmeden önce sahip olduğu aktif görevdeki kara birliklerinin yüzde 87’sini ve tanklarının üçte ikisini kaybettiğini söyledi.

Ancak ABD yetkilileri, Rusya’nın ağır insan ve teçhizat kaybına rağmen, Devlet Başkanı Vladimir Putin’in ilerlemeye kararlı olduğunu, buna karşılık da Ukrayna’nın son derece savunmasız olduğu konusunda uyarıda bulunuyor.

Ukrayna’nın merakla beklenen karşı saldırısı sonbahar boyunca yavaşlamıştı. ABD’li yetkililer Kiev’in önümüzdeki aylarda önemli bir kazanım elde edemeyeceğine inanıyor.

11 Aralık’ta Kongre’ye gönderilen istihbarat değerlendirmesi, bazı Cumhuriyetçilerin ABD’nin Ukrayna’ya ek fon sağlamasına karşı çıktığı ve Biden yönetiminin Kongre’den ek kaynak sağlamak için baskı yaptığı bir döneme denk geldi.

Rusya, ağır kayıplara rağmen askere alma koşullarını gevşeterek ve Sovyet döneminden kalma eski teçhizat stoklarını kullanarak savaşı sürdürüyor.

Buna rağmen istihbarat değerlendirmesine göre Ukrayna’ya saldırısı Rusya’nın kara kuvvetlerini modernize etmek için 15 yıldır sürdürdüğü çabaları oldukça geriye götürdü.

Değerlendirmeye göre Rusya, sözleşmeli ve askere alınmış personel dahil Ukrayna’ya giren 360 bin askerden 315 binini; 3 bin 500 tanktan 2 bin 200’ünü savaş alanında kaybetti. 13 bin 600 piyade savaş aracı ve zırhlı personel taşıyıcıdan 4 bin 400’ü de imha edildi ki bu da Rus ordusunun bünyesinde yüzde 32’lik bir kayıp oranına karşılık geliyor.

Değerlendirmeye göre bu durum 2022 başından beri Ukrayna’da önemli kazanımlar elde edemeyen Rus operasyonlarının ölçeğini düşürdü.

Bütün bu verilere rağmen Ukrayna için belki de en büyük tehlikeyi Washington’daki siyasi ortam oluşturuyor. Bazı Cumhuriyetçiler herhangi bir ek fona şiddetle karşı çıkarken Senato’daki Cumhuriyetçiler bunun İsrail, Tayvan ve ABD’nin güney sınırı için ayrılacak parayı da içeren daha geniş bir harcama paketinin parçası olması konusunda ısrarcı.

Cumhuriyetçiler, geçen hafta ABD Senatosu’na gelen Ukrayna’ya 61 milyar dolarlık ek yardım tasarısını engellemişti. Biden yönetimi ABD’nin Ukrayna için ayıracağı paranın yakında tükeneceği uyarısında bulunuyor. Salı günü, Ukrayna Cumhurbaşkanı Zelenski’yi Beyaz Saray’da ağırlayan ABD Başkanı Biden tatile girmeden önce yardım paketini Kongre’den geçirmek istiyor.

Ulusal Güvenlik Konseyi sözcüsü, gizliliği yeni kaldırılan diğer bir istihbarata raporuna göre Rusya’nın, Batı’nın Ukrayna’ya destek konusunda tereddüt yaşamasının, tüm kayıplarına rağmen kendisine avantaj sağlayacağına inandığını gösterdiğini söylüyor.

CIA’e göre işgalden önce Rusya’nın kara birlikleri, hava indirme birlikleri, özel operasyonlar ve diğer üniformalı personel dahil olmak üzere yaklaşık 900 bin aktif askeri vardı. İşgalin başlamasından bu yana Rusya, silahlı kuvvetlerin büyüklüğünü 1,5 milyona çıkarmayı planladığını açıkladı. Rusya Savunma Bakanlığı 1 Ekim’de sonbaharda düzenli askere alma döngüsü de dahil olmak üzere birkaç tur zorunlu askerlik ilan etti.

Rusya ayrıca Wagner Grubu tarafından savaşa sevk edilen hükümlülere de büyük ölçüde bel bağlamış ve Rusya Federasyonu Silahlı Kuvvetleri’nin rezervinde kalacak belirli kategorilerdeki vatandaşlar için yaş sınırını arttırmıştı.

Paylaşın

Birleşmiş Milletler, “Gazze’de Acil Ateşkes” Tasarısını Kabul Etti

Hamas’ın başlattığı Filistin – İsrail savaşının 68. gününde, Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kurulu’nda Gazze Şeridi’nde acil insanî ateşkes talep eden karar tasarısı kabul edildi. Oylamada 153 ülke kabul ve 10 ülke ret 23 ülke çekimser oyu kullandı.

Haber Merkezi / Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kurulu kararlarının bağlayıcılığı bulunmamakla birlikte, uluslararası toplumdaki genel görüşü yansıtması açısından sembolik önem taşıyor.

Mısır’ın hazırladığı ve Genel Kurul’da kabul edilen karar tasarısı, İsrail-Hamas savaşında kalıcı ateşkes çağrısı yapıyor. Daha önceki tasarılarda çatışmalara insanî amaçlı olarak geçici aralar verilmesi talebi yer alıyordu. Son kararda ayrıca Gazze Şeridi’ndeki insanî durum “felaket” olarak nitelendiriliyor, Hamas’ın elindeki rehinelerin derhal ve koşulsuz olarak serbest bırakılması çağrısında bulunuluyor.

Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kurulu’nda kabul edilen karar tasarısı, geçtiğimiz hafta ABD’nin vetosuyla Güvenlik Konseyi’nde reddedilen karar tasarısından bazı önemli farklılıklar içeriyor. Kabul edilen tasarı, BM Filistinli Mülteciler Yardım Kuruluşu (UNRWA) Direktörü Philippe Lazzarini’nin, BM Genel Kurul Başkanı’na gönderdiği 7 Aralık tarihli mektubu dikkate alıyor.

Lazzarini, yönettiği yardım kuruluşunun Gazze’de görevini uygulama yeteneğinde ciddi şekilde sınırlamalar olduğunu, bölgede 2,2 milyondan fazla insana yardım sağlayan en büyük organizasyonu temin eden yardım kuruluşunun çöküşün eşiğinde olduğunu ifade etmesi, kabul edilen karar tasarısının temelini oluşturdu.

Karar tasarısında, Filistin sorununa ilişkin önceki kararların yanı sıra konuyla ilgili Güvenlik Konseyi kararlarına da atıfta bulunuluyor. Kabul edilen karar tasarısında ayrıca, Genel Kurul Başkanı’na, son görüşmelerden sonra geçici olarak ara verilmesinin ardından acil özel oturumu yeniden başlatma yetkisi veriyor. Tasarıda, derhal insani ateşkes sağlanması; tüm tarafların, özellikle sivillerin korunmasına ilişkin olmak üzere, uluslararası hukuk kapsamındaki yükümlülüklerine uymaları talep ediliyor.

Paylaşın

AB’den Kara Para Ve Terörizmin Finansmanıyla Mücadelede Yeni Adım

Avrupa Birliği (AB), kara para aklama ve terörizmin finansmanıyla mücadele için yeni bir Avrupa kurumu kuracak. Kurumun nerede kurulacağına ilişkin ise henüz bir karar alınmadı.

Kurulacak olan yeni kurum, finans sektöründeki yükümlü kuruluşlar üzerinde doğrudan ve dolaylı denetim yetkisine sahip olacak. Üye ülkelerdeki mali istihbarat birimlerini koordine edecek kurum, ciddi, sistematik veya tekrarlanan kural ihlali durumunda para cezası verebilecek.

BloombergHT’nin aktardığına göre; Avrupa Birliği (AB) Konseyi, üye ülkeler ve Avrupa Parlamentosu (AP) arasında müzakere edilen, kara para aklama ve terörün finansmanıyla mücadeleyi güçlendirmeyi hedefleyen düzenleme üzerinde uzlaşı sağlandığını açıkladı.

Buna göre, kara para aklama ve terörizmin finansmanıyla mücadele için yeni bir Avrupa kurumu tesis edilecek. Bu kurum, finans sektöründeki yükümlü kuruluşlar üzerinde doğrudan ve dolaylı denetim yetkisine sahip olacak.

Yeni otorite, yükümlü kuruluşların mevzuata uymasını sağlamak için ulusal denetleyicilerle entegre bir mekanizma oluşturarak, kara para aklamayı önleme ve terörizmin finansmanıyla mücadele çerçevesinin etkinliğini artıracak.

Finans dışındaki sektörler konusunda da destekleyici bir role sahip olacak ve üye ülkelerdeki mali istihbarat birimlerini koordine edecek kurum, ciddi, sistematik veya tekrarlanan kural ihlali durumunda para cezası verebilecek.

Düzenleme, üye ülkeler ve Avrupa Parlamentosu’nun (AP) resmi onayının ardından Avrupa Birliği (AB) Resmi Gazetesi’nde yayımlanarak yürürlüğe girecek. Kurumun nerede kurulacağına ilişkin karar henüz alınmadı.

Paylaşın