Gazze’de İsrail Saldırılarında Ölü Sayısı 20 Bini Aştı

Hamas’ın başlattığı Filistin – İsrail savaşının 75. gününde, Gazze’de İsrail saldırılarında can kaybı 20 bini aştı. Hayatını kaybedenlerin yaklaşık 8 bininin çocuk ve 6 bin 200’ünün kadın olduğu belirtildi.

Haber Merkezi / Gazze’de İsrail saldırılarında yaralananların sayısı da 52 bin 586’ya yükseldi. Yıkılan bina enkazları altında da henüz ulaşılamayan binlerce ceset bulunduğu tahmin ediliyor.

Öte yandan ABD’de uydu üzerinden yapılan bir araştırma, 7 Ekim’den bu yana İsrail’in Gazze Şeridi’nden düzenlediği saldırılarda 100 binden fazla binanın ya tamamen yıkıldığını ya da oturulamaz hale gelip tahrip olduğunu ortaya koydu.

Araştırmaya göre, toplam 102 bin 733 ila 129 bin 219 arasında bina ya tamamen yıkıldı ya da tahrip oldu. Araştırma, bu da bölgedeki üç binadan en az birinin ya yıkıldığını ya da tahrip olduğunu ortaya koydu. Uydu görüntüleri, İsrail’in tahliye edilmesini istediği Gazze Şeridi’nin kuzeyinin güneye oranla daha fazla tahrip olduğunu teyit etti.

İsrail’in yeni bir ateşkes anlaşmasına hazır olduğunu açıklamasının ardından Hamas lideri İsmail Heniye, bir dizi görüşmede bulunmak üzere Mısır’a gitti. Bir Hamas kaynağı, üst düzey bir heyete liderlik eden Heniye’nin Mısır istihbarat şefi ve diğer yetkililerle görüşmeler yapacağını söyledi.

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu “Savaşı sonuna kadar sürdürüyoruz. Hamas ortadan kalkana, zafere ulaşana kadar devam edecek. Duracağımızı düşünenler gerçeklikten kopmuş durumda” ifadelerini kullandı.

Netanyahu, “Kendimize belirlediğimiz Hamas’ın ortadan kaldırılması, rehinelerimizin serbest bırakılması ve Gazze tehdidinin ortadan kaldırılması hedeflerinin tamamına ulaşana kadar mücadeleyi durdurmayacağız,” dedi.

Binyamin Netanyahu, “Hamas’a ateşle, cehennem ateşiyle saldırıyoruz. Bugün dahil her yerde, yakın ve uzaktaki destekçilerine de saldırıyoruz. İlkinden sonuncusuna kadar tüm Hamas teröristleri ölü adamlardır. Onların sadece iki seçeneği var teslim olmak ya da ölmek” sözlerini kullandı.

Netanyahu’nun açıklamaları, Hamas lideri İsmail Haniye’nin çarşamba günü Mısır’da çatışmaların durdurulması konusunda görüşmelere başladığı güne denk geldi.

Amerikan haber sitesi Axios’un haberine göre İsrail rehinelerin serbest bırakılması için Katar aracılığıyla en az bir haftalık ateşkes önerdi.

Axios, iki İsrailli yetkili ve bir başka kaynağa dayandırarak verdiği haberde, İsrail yönetiminin ateşkeste Gazze’de rehin olarak tutulan kadınların yanı sıra 60 yaş üstü erkekler ve hasta ya da yaralıların serbest bırakılmasını talep ettiğini öne sürdü.

Hamas 7 Ekim’de İsrail’e saldırılar düzenlemiş, İsrail’in verdiği bilgiye göre bu saldırılarda bin 140 İsrailli öldürülmüş, 250 İsrailli ise rehin alınarak Gazze Şeridi’ne götürülmüştü.

Paylaşın

Donald Trump’ın Başkanlık Yarışına Girmesi Yasaklandı

ABD’nin Colorado eyaleti Yüksek Mahkemesi, eski devlet başkanı Donald Trump’ın ‘başkaldırı ve isyan’ suçlarını işlediği için başkanlık seçimine katılamayacağına karar verdi.

Eyaletin yüksek mahkemesinin aldığı bu tarihi kararın ABD Anayasa Mahkemesi’ne taşınması muhtemel görülüyor.

Colorado Yüksek Mahkemesi yargıçlarının 3’e karşı 4 oyla aldığı karar, Trump’ı ABD tarihinde Anayasa’nın nadiren kullanılan bir hükmüne dayanarak Beyaz Saray için uygun görülmeyen ilk başkan adayı konumuna getiriyor.

Anayasa’nın 14’üncü ek maddesinin üçüncü kısmı, “ayaklanma ya da isyana” karışan yetkililerin bir kamu görevine gelmesini yasaklıyor.

Donald Trump’ın kampanya sözcüsü Steven Cheung, “Hızlı bir şekilde Amerika Birleşik Devletleri Yüksek Mahkemesine itirazda bulunacağız ve aynı zamanda son derece antidemokratik olan bu kararın ertelenmesi için de talepte bulunacağız.” dedi.

Karar sadece Colorado eyaletinde 5 Mart’ta yapılacak ön seçimleri kapsıyor ancak kararın neticesinin eski Başkan’ın 5 Kasım’da yapılacak başkanlık seçimlerinde Trump’ın eyaletteki statüsünü etkileyebileceği ifade ediliyor.

Bağımsız seçim tahmincilerine göre Colorado Demokrat Parti’nin rahatça kazanması beklenen eyaletlerden biri. Dolayısıyla Trump’ın eyaletteki kaderi ne olursa olsun Başkan Joe Biden’ın Colorado’da ipi göğüsleyen isim olacağına kesin gözüyle bakılıyor.

Colorado Yüksek Mahkemesi’nin kararı, 3 liberal yargıca karşı, 3’ü Trump tarafından atanmış 6 muhafazakar yargıcın halen görev yaptığı Anayasa Mahkemesi’nde eski Başkan’ın tekrar aynı görev için yarışmaya uygun olup olmadığı hususunun değerlendirilmesine zemin hazırlamış oldu.

Colorado’daki davanın ayrıca, Trump’ın, Anayasa’nın 14’üncü değişiklik maddesinin üçüncü kısmına göre eyeletlerin oy pusulalarından çıkartılması için daha geniş kapsamlı yürütülen çabaların bir sonuca ulaşıp ulaşamayacağının testi olacağı tahmin ediliyor.

Sözkonusu Anayasa değişiklik maddesi, ABD İç Savaşı’nın ardından konfederasyon destekçilerinin hükümette görev almasını engellemek için getirilmişti.

Colorado mahkemesi, Anayasa’nın, anketlere göre halen Cumhuriyetçi başkan aday adayları arasında açık ara en başta yer alan Trump’ın Kongre’de 2020 seçim sonuçlarının tasdik edildiği sırada şiddeti teşvik etmede rol oynadığı gerekçesiyle, oy pusulasına dahil olmasını yasakladığı hükmüne vardı.

Paylaşın

Gazze Şeridi’nde Yeni “İnsani Ara” Sinyali

Hamas’ın Aksa Tufanı operasyonuyla başlattığı Filistin – İsrail savaşının 74. gününde, hem İsrail hem de Hamas Gazze Şeridi’nde yeni bir insani ateşkese prensipte hazır oldukları mesajını verdi.

Kasım ayında Katar, Mısır ve ABD’nin arabuluculuğunda yapılan görüşmeler sonrasında İsrail ve Hamas bir hafta insani ateşkes ilan etmiş ve bu süre içinde Hamas 105 rehineyi, İsrail ise cezaevlerindeki çoğu çocuk ve kadın 240 tutukluyu serbest bırakmıştı.

Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nde (BMGK) Pazartesi günü yapılması planlanan, Gazze’deki çatışmaların sona ermesi ve ateşkesin sağlanması için karar tasarısının oylanacağı oturum iki kez ertelendi.

İsrail ile Hamas arasında Gazze’deki savaş sürerken, taraflar yeni bir insani ateşkese sıcak baktıklarının sinyalini verdi. İsrail Cumhurbaşanı Isaac Herzog dün akşam yaptığı açıklamada, “rehinelerin serbest bırakılmasını sağlamak için ülkesinin yeni bir insani araya ve ilaveten insani yardıma hazır olduğunu” söyledi.

Hamas Siyasi Büro Başkanı İsmail Haniye’nin de ateşkes ve rehinelerin serbest bırakılmasını görüşmek üzere bugün Mısır’a gitmesi bekleniyor. Hamas’a yakın çevrelerden alınan bilgiye göre Katar’da yaşayan Haniye bugün “üst düzey” Hamas heyeti ile birlikte Mısır’da görüşmeler yapacak. Haniye’nin Mısır İstihbarat Servisi Şefi Abbas Kemal’le de bir görüşme yapması planlanıyor.

Mısır’daki görüşmelerin amacı, “tutukluların serbest bırakılması ve Gazze Şeridi’ne yönelik kuşatmanın sona ermesi için bir uzlaşma hazırlamak amacıyla saldırılar ve savaşın durdurulması” olarak açıklandı. Bunun yanı sıra görüşmelerde Gazze Şeridi’ne yardımların gönderilmesi, İsrail Ordusu’nun Filistin bölgelerinden çekilmesi ve Filistinliler’in Gazze Şeridi’nin kuzeyine yeniden dönebilmesi gibi konular da gündemde olacak.

Kasım ayında Katar, Mısır ve ABD’nin arabuluculuğunda yapılan görüşmeler sonrasında İsrail ve Hamas bir hafta insani ateşkes ilan etmiş ve bu süre içinde Hamas 105 rehineyi, İsrail ise cezaevlerindeki çoğu çocuk ve kadın 240 tutukluyu serbest bırakmıştı.

İsrailli yetkililerin verdiği bilgiye göre Hamas’ın elinde halen 129 İsrailli rehine bulunuyor. İsrail Başbakanı Benyamin Netanyahu Salı günü rehinelerin aileleriyle yaptığı görüşmede, “Tüm rehinelerin serbest bırakılmasını sağlamak bizim görevimiz” açıklamasını yaptı.

“İsrail bir hafta ateşkes önerdi” iddiası

Amerikan haber sitesi Axios’un haberine göre İsrail rehinelerin serbest bırakılması için Katar aracılığıyla en az bir haftalık ateşkes önerdi. Axios, iki İsrailli yetkili ve bir başka kaynağa dayandırarak verdiği haberde, İsrail yönetiminin ateşkeste Gazze’de rehin olarak tutulan kadınların yanı sıra 60 yaş üstü erkekler ve hasta ya da yaralıların serbest bırakılmasını talep ettiğini öne sürdü.

Bu arada İsrail’le savaşan bir diğer Filistinli örgütü İslami Cihad, İsrailli iki rehinenin Gazze Şeridi’nde olduğunu gösteren bir video yayınladı. Söz konusu iki rehine videoda rehinelerin serbest bırakılması için İsrail’e baskı yapılması çağrısında bulunuyor.

Hamas 7 Ekim’de İsrail’e saldırılar düzenlemiş, İsrail’in verdiği bilgiye göre bu saldırılarda bin 140 İsrailli öldürülmüş, 250 İsrailli ise rehin alınarak Gazze Şeridi’ne götürülmüştü. İsrail’in bu saldırılara misilleme olarak Gazze Şeridi’ne başlattığı saldırılarda ise Hamas’a bağlı Sağlık Bakanlığı’nın verdiği bilgilere göre 19 bin 660’dan fazla Filistinli yaşamını yitirdi.

Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nde (BMGK) Pazartesi günü yapılması planlanan, Gazze’deki çatışmaların sona ermesi ve ateşkesin sağlanması için karar tasarısının oylanacağı oturum iki kez ertelendi. BM Genel Sekreteri Antonio Guterres görev süresi boyunca yetkisini ilk kez kullanarak Gazze’deki insani felaketin önlenmesi için BM şartının 99. maddesini işleterek 6 Aralık’ta BMGK’ye mektup göndermişti.

Bu mektubun ardından 8 Aralık’ta BMGK’da yapılan oylamada Gazze’de acil insani ateşkes talep edilen karar tasarısı ABD tarafından veto edilmişti. Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kurulu’nda 13 Aralık’ta yapılan oylamada, Gazze Şeridi’nde acil ateşkes çağrısı yapan karar tasarısı 153 ülkenin oyuyla kabul edilmişti. ABD ve İsrail dahil 10 ülke ret oyu kullandı, 23 ülke çekimser kalmıştı.

(Kaynak: DW Türkçe)

Paylaşın

Volodimir Zelenskiy: ABD, Ukrayna’ya İhanet Etmeyecektir

Kiev’de düzenlediği yıl sonu basın toplantısında konuşan Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy, ülkesinin Rusya’ya karşı yürüttüğü savaşta ABD ve Avrupa Birliği’nin (AB) desteğinin süreceğine inandığını söyledi.

ABD Senatosunda çoğunluğa sahip olan Cumhuriyetçiler, Aralık ayının başında Ukrayna ve İsrail’e yardım öngören 106 milyarlık paketin oylamaya sunulmasını engellemişti. Paket, Ukrayna’ya 61,4 milyar dolar, İsrail’e ise 14,3 milyar dolar yardım öngörüyordu.

Ukrayna’da savaşın ne zaman biteceğini kestiremediğini ifade eden Zelenskiy, Rusya ile olası müzakereleri de reddetti. Zelenskiy, “Rusya’nın bu konuda bir talebi olduğunu görmüyorum. Eylemlerinde bunu görmüyorum. Gördüğüm tek şey söylemlerindeki kibir ve cinayet” şeklinde konuştu.

Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy, başkent Kiev’de bugün düzenlediği yıl sonu basın toplantısında Ukrayna’daki savaşa ilişkin açıklamalarda bulundu. ABD Kongresinde Ukrayna’ya yönelik yardımların Cumhuriyetçiler tarafından engellenmesine atıfta bulunan Zelenskiy, “Eminim ki ABD bize ihanet etmeyecektir” dedi.

Rusya’nın geçen yıl Şubat ayından bu yana devam eden saldırılarına karşı Ukrayna’nın savunmasında maddi desteğin çok önemli olduğuna işaret eden Zelenskiy, “Amerikalı ortaklarımız bu yardımı beklediğimizi bilmeliler. Bunun ne için gerekli olduğunu, durumu nasıl etkileyeceğini ayrıntılarıyla biliyorlar” şeklinde konuştu.

Ukrayna Devlet Başkanı Zelenskiy, ABD’de 2024 yılında yapılacak seçimleri eski Başkan Donald Trump’ın kazanması halinde bunun Ukrayna’daki savaşı da etkileyebileceğini söyledi. Zelenskiy, “Kim olursa olsun müstakbel başkanın Ukrayna’ya yönelik politikası daha mesafeli ve daha tasarruflu olursa, kanımca bunların savaşın gidişatında da güçlü etkileri olur” şeklinde konuştu. Zelenskiy, Trump’ın kazanması halinde de Ukrayna’ya karşı “kuşkusuz daha farklı bir politika izleyeceğini” söyledi.

Ukrayna Devlet Başkanı basın toplantısında, AB’nin de 50 milyar euroluk ek mali yardımları yakında onaylamasını beklediğini söyledi. AB liderleri geçen hafta Brüksel’deki zirvede Ukrayna’nın AB’ye üyeliği için müzakerelerin başlamasına onay vermişti. Ancak Macaristan Başbakanı Viktor Orban, Ukrayna’ya 50 milyar euroluk ek mali yardımları veto etmişti.

Orban ile görüşmek istediğini belirten Zelenskiy, “Komşu ülkeleriz ve sorunlarımıza çözüm bulmaya çalışıyoruz, ama bunun için de bir toplantı yapmamız gerekiyor” dedi.

Ukrayna’da savaşın ne zaman biteceğini kestiremediğini ifade eden Zelenskiy, Rusya ile olası müzakereleri de reddetti. Zelenskiy, “Rusya’nın bu konuda bir talebi olduğunu görmüyorum. Eylemlerinde bunu görmüyorum. Gördüğüm tek şey söylemlerindeki kibir ve cinayet” şeklinde konuştu.

Vladimir Putin: Rusya, müzakereye hazır

Öte yandan Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, isterlerse Ukrayna’nın geleceği hakkında Amerika Birleşik Devletleri ve Avrupa ile konuşmaya hazır olduklarını ancak ulusal çıkarlarını savunacaklarını söyledi.

2022’de Ukrayna’ya asker gönderen Putin barış hakkında konuşmaya hazır olacağını defalarca dile getirse de Batılı yetkililer Rus liderin kasım ayındaki ABD başkanlık seçimlerinden sonra bu yönde gerçek bir çaba sarf etmesini bekliyor.

Putin, ordu komutanlarıyla yapılan bir toplantıda “Ukrayna, Avrupa ve ABD’de Rusya’ya karşı saldırgan olanlar müzakere yapmak mı istiyorlar? Bırakın yapsınlar. Ama biz bunu ulusal çıkarlarımıza dayanarak yapacağız,” ifadelerini kullandı. “Bizim olandan vazgeçmeyeceğiz” diyen Putin, Rusya’nın Avrupa ile kavga etme niyetinde olmadığını da sözlerine ekledi.

Rusya, halihazırda Ukrayna’nın uluslararası alanda tanınan topraklarının yaklaşık yüzde 17,5’ini kontrol ediyor. 2014 yılında Kırım’ı ilhak eden Rusya geçen yıl Ukrayna’nın dört bölgesi üzerinde de hak iddia etti ve kısmen kontrollerini ele geçirdi.

(Kaynaklar: DW Türkçe, Euronews Türkçe)

Paylaşın

Putin’den “Ukrayna” Açıklaması: Görüşmelere Hazırız

Ukrayna’ya ilişkin açıklamalar yapan Rusya Lideri Vladimir Putin, “Rusya’ya karşı saldırganca bir tutum izleyen Ukrayna’da, Avrupa’da ve ABD’de müzakere mi istiyorlar? Bırakın istesinler. Ama biz ancak kendi ulusal çıkarlarımız doğrultusunda görüşmeler yaparız” şeklinde konuşan

Rusya Lideri Putin, Ukrayna’da ilhak ettikleri bölgelere atıfta bulunarak “Bizim olandan vazgeçmeyeceğiz” ifadesine de vurgu yaptı.

DW Türkçe’de yer alan habere göre; Savunma Bakanı Sergey Şoygu ve Bakanlığın üst düzey yöneticileri ile salı günü bir araya gelen Putin, Ukrayna’ya ilişkin açıklamalar yaptı.

“Rusya’ya karşı saldırganca bir tutum izleyen Ukrayna’da, Avrupa’da ve ABD’de müzakere mi istiyorlar? Bırakın istesinler. Ama biz ancak kendi ulusal çıkarlarımız doğrultusunda görüşmeler yaparız” şeklinde konuşan Putin, Ukrayna’da ilhak ettikleri bölgelere atıfta bulunarak “Bizim olandan vazgeçmeyeceğiz” ifadesine de vurgu yaptı.

Rusya’nın Avrupa’da savaş planlamadığını vurgulayan Putin, konuşmasında ABD’yi de kendi çıkarları için Avrupa’yı sömürmekle suçladı.

Ukrayna’ya yönelik savaşı yine “özel askeri operasyon” olarak nitelendiren Putin, konuşmasında “Özel askeri operasyondaki hedeflerimizden vazgeçmeyeceğiz” dedi.

Rus savunma sanayisinin Batı’nınkinden daha hızlı olduğunu ileri süren Putin, nükleer güç konusunda gelişmeyi sürdüreceklerini ve savaşa hazır düzeyde tutacaklarını söyledi.

Ukrayna’daki savaşın Rusya’nın savunma alanındaki eksiklerini ortaya çıkardığını ifade eden Putin, daha fazla insansız hava aracına, daha iyi hava savunmasına ve modern uydu iletişim sistemine ihtiyaçları olduğunu belirtti.

Rusya Devlet Başkanı Putin barış görüşmelerine hazır olduklarını geçen hafta düzenlediği geleneksel yıl sonu basın toplantısında da dile getirmiş, bunun ancak Ukrayna “Nazilerden arındığı, silahsızlandığı ve tarafsız bir statüye sahip olduğu zaman” gerçekleşebileceğini söylemişti.

Putin, Mart 2022’de Ukrayna ile İstanbul’da yapılan görüşmelere atıfta bulunarak, bu görüşmelerde Ukrayna’nın silahsızlandırılması konusunda mutabakat sağlandığını, ancak sonradan karşı tarafın tavır değiştirdiğini ifade etmişti.

Batılı gözlemciler ise Putin’in ABD’de gelecek yıl Kasım ayında yapılacak başkanlık seçimleri sonrasında Ukrayna’da barış görüşmelerine hazır olacağını savunuyor.

Rusya, uluslararası hukuk açısından Ukrayna’ya ait olan toprakların yüzde 17,5’ini kontrol ediyor. 2014 yılında Kırım’ı ilhak eden Rusya, Şubat 2022’de Ukrayna’ya saldırmasının ardından dört bölgeyi daha topraklarına kattığını ilan etmişti.

Paylaşın

Gazze’de İsrail Saldırılarında Can Kaybı 20 Bine Yaklaştı

Hamas’ın Aksa Tufanı operasyonuyla başlattığı Filistin – İsrail savaşının 74. gününde, Gazze’deki Filistin Sağlık Bakanlığı, Gazze’de İsrail saldırılarında can kaybının 20 bine yaklaştığını açıkladı.

Haber Merkezi / Gazze’deki Filistin Sağlık Bakanlığı’nın sosyal medya hesabından paylaşılan verilere göre bugüne kadar 19 bin 667 kişi öldü ve 52 bin 856 kişi yaralandı.

Öte yandan ABD’de uydu üzerinden yapılan bir araştırma, 7 Ekim’den bu yana İsrail’in Gazze Şeridi’nden düzenlediği saldırılarda 100 binden fazla binanın ya tamamen yıkıldığını ya da oturulamaz hale gelip tahrip olduğunu ortaya koydu.

Araştırmaya göre, toplam 102 bin 733 ila 129 bin 219 arasında bina ya tamamen yıkıldı ya da tahrip oldu. Araştırma, bu da bölgedeki üç binadan en az birinin ya yıkıldığını ya da tahrip olduğunu ortaya koyuyor. Uydu görüntüleri, İsrail’in tahliye edilmesini istediği Gazze Şeridi’nin kuzeyinin güneye oranla daha fazla tahrip olduğunu teyit ediyor.

Birleşmiş Milletler (BM) İnsan Hakları Yüksek Komiseri Volker Türk, uluslararası toplum üyelerini Gazze’de “sürdürülebilir” bir ateşkesi desteklemeye çağırdı.

Türk, hem insan hakları hem de insani gerekçelerle yapılan ateşkes çağrısının “gün geçtikçe daha yüksek sesle dile getirildiğini ve bu çağrıya kulak verilmesi gerektiğini” söyledi. Gazze Şeridi’nde on binlerce insanın yerinden edildiğini belirten Türk, İsrail güçlerinin tahliye emirlerinin kafa karıştırıcı ve çelişkili olduğunu söyledi.

Volker Türk, “Askeri operasyonlar her geçen gün daha da yaklaşırken, Filistinliler Gazze-Mısır sınırına kadar kitlesel bir göçle giderek daha küçük alanlara sıkışmaya zorlanıyor” dedi ve ekledi: Gazze’de gidebilecekleri hiçbir yer kalmadı.

Birleşmiş Milletler (BM) Çocuklara Yardım Fonu (UNICEF) Sözcüsü James Elder ve Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) Sözcüsü Margaret Harris, Gazze Şeridi’ndeki duruma dair Cenevre’de açıklamalarda bulundu.

Aralık ayı başında Gazze Şeridi’ni ziyaret eden Elder durumu “felaket” olarak nitelendirerek, her beş çocuktan dördününyeterli yiyeceğe sahip olmadığını ve özellikle küçük çocuklar arasında ishal gibi hastalıkların çok yaygın olduğunu belirtti. Yaralı çocukların hayatını yitirmesi sebebiyle kızgın olduğunu da ifade eden Elder, çocukları ağır hasta olan ailelerin sadece “umudu ve kirli suyu” olduğunu belirtti.

İsrail güvenlik güçlerinin sivilleri koruma sözü verdiğini hatırlatan BM Sözcüsü, ancak gerçeklerin tamamen farklı göründüğünü ifade etti ve “İkiyüzlülüğün empatiyi bastırması sebebiyle kızgınım” ifadesini kullandı.

Elder bölgede faaliyette olan en önemli hastanelerden biri olan Nasır’ın 48 saat içinde iki kez bombalandığını aktararak, buradaki kurbanlardan birinin saldırılarda evi yıkılan, anne babası ile iki erkek kardeşi ölen ve bir bacağını kaybederek hayatta kalan 13 yaşındaki Dina adlı bir kız çocuğu olduğunu, bu çocuğun da Nasır Hastanesi’ne isabet eden bir bomba sonucu hayatını yitirdiğini dile getirdi.

DSÖ’nün verdiği bilgilere göre Gazze Şeridi’nde 36 hastaneden sadece sekizi kısmen faaliyet gösteriyor. Yaralılar hastanelerde yoğun bakımda bile yerde yattığı için hastane personelinin hareket etmekte zorlandığı belirtiliyor.

DSÖ Sözcüsü Margaret Harris yaptığı açıklamada, hastanelerde gerekli tıbbi malzemelerin de bulunmadığını belirterek, doktorların, ağır yaralıların öncelikle ağrı kesici değil su ve yemek istediğini aktardığını belirtti. Harris, “Dünyanın bu durumun böyle devam etmesine izin vermesi inanılır gibi değil” ifadelerini kullandı.

Rehine görüşmeleri sürüyor

İsrail’in en yakın müttefiklerinden Fransa, İngiltere ve Almanya, ateşkes için yapılan küresel çağrılara hafta sonunda katıldı. İsrail’de protestocular Hamas’ın elinde bulunan çok sayıda rehinenin serbest bırakılması için Hamas ile müzakere çağrısında bulundu.

ABD Merkezi İstihbarat Örgütü (CIA) Direktörü William Burns Pazartesi günü Varşova’da İsrail istihbarat teşkilatı Mossad’ın başkanı ve Katar Başbakanı ile biraraya geldi. Görüşme, geçici ateşkesten ve aracılık ettikleri bir anlaşmayla 100 kadar rehinenin serbest bırakılmasından bu yana bu üçlünün bilinen ilk toplantısı oldu.

Ancak ABD Ulusal Güvenlik Konseyi sözcüsü John Kirby görüşmelerin “başka bir anlaşmanın yakın olduğu bir noktada” olmadığını söyledi. İsrail ordusu Gazze’ye yönelik kara saldırısında 131 askerinin öldüğünü açıkladı.

İsrail Cumhurbaşkanı Isaac Herzog, ülkenin ‘Hamas’ın elindeki rehineleri kurtarmak ve Gazze’ye daha fazla insani yardım sağlamak amacıyla yabancıların aracılık ettiği yeni bir ateşkese girmeye hazır olduğunun’ sinyalini verdi.

Yetkileri büyük ölçüde sembolik olan Herzog, büyükelçilerle yaptığı toplantıdaki konuşmasında “İsrail, rehinelerin serbest bırakılmasını sağlamak için ikinci bir insani duraklamaya ve ek insani yardıma hazır,” ifadelerini kullandı.

Paylaşın

İsrail, Gazze’de Yeni Bir Aşamaya Geçileceğini Duyurdu

ABD Savunma Bakanı Austin ile Tel Aviv’de düzenlenen ortak basın toplantısında konuşan İsrail Savunma Bakanı Yoav Gallant, “Yakında Gazze’nin farklı bölgelerini birbirinden ayırt edebileceğiz.” ifadesini kullandı.  

“Misyonu tamamladığımız her alanda, kademeli olarak bir sonraki aşamaya geçebileceğiz ve bölge halkını geri getirmek için çalışmaya başlayabileceğiz.” diyen Gallant, “Bu, bunun belki de güneyden ziyade kuzeyde daha erken gerçekleştirilebileceği anlamına geliyor.” diye konuştu.

İsrail’in saldırılarında 7 Ekim’den bu yana en az sekiz bini çocuk olmak üzere 20 bine yakın Filistinli hayatını kaybetti.

ABD Savunma Bakanı Austin Tel Aviv’de İsrailli mevkidaşı Yoav Gallant ile bir araya geldi. İki bakan görüşme sonrasında ortak basın toplantısı düzenledi.

ABD Savunma Bakanı Austin, Hamas’a karşı mücadelesinde İsrail’i askeri olarak desteklemeyi sürdüreceklerini vurguladı. Washington’un “İsrail’in en büyük dostu” olduğunu belirten Austin, “önemli mühimmat, taktik araçlar ve hava savunma sistemleri” göndermeyi sürdüreceklerini kaydetti.

Gallant ile görüşmede Gazze Şeridi’nde sivil kayıpların nasıl azaltılacağını da ele aldıklarını belirten Austin, “Çatışmalar sırasında sivil halkın korunması ve Gazze’ye insani yardımın devamı için çağrılarımızı sürdüreceğiz” şeklinde konuştu.

Austin, Gazze Şeridi’nde yerlerinden edilen yaklaşık 2 milyon kişi için insani yardımın hazır edilmesi ve bu yardımın daha iyi dağıtımının sağlanması gerektiğini de sözlerine ekledi.

Savunma Bakanı Yoav Gallant ise, Tel Aviv’de Austin’le düzenlenen ortak basın toplantısında, “Yakında Gazze’nin farklı bölgelerini birbirinden ayırt edebileceğiz.” ifadesini kullandı.

“Misyonu tamamladığımız her alanda, kademeli olarak bir sonraki aşamaya geçebileceğiz ve bölge halkını geri getirmek için çalışmaya başlayabileceğiz.” diyen Gallant, “Bu, bunun belki de güneyden ziyade kuzeyde daha erken gerçekleştirilebileceği anlamına geliyor.” diye konuştu.

ABD, İsrail’e diplomatik ve askeri destek vermesine rağmen, son günlerde Washington’dan Netanyahu hükümetine yönelik daha sert açıklamalar geliyor. Başkan Joe Biden geçen haftaki açıklamasında Hamas ve siviller arasında ayrım yapmadan bombardımanı sürdürmesi nedeniyle İsrail’in uluslararası düzeyde desteği kaybetme riskiyle karşı karşıya olduğunu söylemişti.

Öte yandan Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nde Gazze’de yeni bir ateşkes öngören karar tasarısının oylaması ertelendi.

BAE tarafından oylamaya sunulması öngörülen ve “Gazze’de çatışmaların sonlandırılması” ve “insani yardımların artırılması”nı talep eden tasarının, yine Washington tarafından veto edilmesini önlemek amacıyla ertelendiği kaydedildi.

Diplomatik kaynaklar, ABD’nin “çatışmaların sonlandırılması” ifadesinde değişiklik istediğini aktarıyor. Oylamaya sunulacak tasarıdaki metne ilişkin müzakereler devam ediyor.

Paylaşın

Çin, 6,2 Büyüklüğünde Depremle Sarsıldı: En Az 118 Öldü

Çin’in kuzeybatısındaki Gansu ve Çinhay eyaletlerini kapsayan dağlık bölgede meydana gelen 6,2 büyüklüğündeki depremde en az 118 kişi öldü ve en az 500 kişinin de yaralandığı duyuruldu.

Haber Merkezi / Çin’in son yıllardaki en ölümcül depremi 2008 yılında Sichuan’ı vuran 8,0 büyüklüğündeki deprem olmuş, yaklaşık 70 bin kişi hayatını kaybetmişti.

1920’de Gansu eyaletinde meydana gelen depremde ise 200 binden fazla kişi yaşamını kaybetmiş, bu deprem 20. yüzyılın en fazla can kaybına yol açan depremlerinden biri olarak tarihe geçmişti.

Bu deprem ise 2010’dan bu yana en fazla kişinin hayatını kaybettiği deprem oldu.

Deprem, Çin Deprem Ağları Merkezi’ne göre Pazartesi günü Gansu eyaletinin Jishishan ilçesinde yerel saatle 23.59’da 10 kilometre derinlikte meydana geldi.

Depremden etkilenen bölgelerde halka, arama kurtarma çalışmalarının sürdüğü yerlerden uzak durma ve yolları görevlilere bırakma çağrısı yapıldı.

Elektrik ve su sıkınıtısının bazı bölgelerde arama ve kurtarma çalışmalarını aksattığı bildiriliyor.

Meteroloji yetkilileri Gansu eyaletinde hava sıcaklığının bugün eksi 10 dereceye kadar düşeceğini duyurdu. İtfaiye ve kurtarma ekipleri bölgede çalışmalar yürütürken, demiryolu idaresi depremin etkilendiği bölgeden trenlerin geçişini yasakladı.

Çin Devlet Başkanı Şi Cinping, enkaz altındaki insanların kurtarılması için bütün olanakların seferber edilmesi çağrısında bulunarak, yüksek rakımlı deprem bölgesindeki dondurucu soğuk hava nedeniyle yetkilileri uyardı.

Görgü tanıkları depremin ardından bölgede çok sayıda evin, yol ve altyapının zarar gördüğünü, ilçeye bağlı birçok köyde elektrik ve su kesintilerinin olduğunu bildiriyor.

Paylaşın

Sisi, 2030 Yılına Kadar Mısır Devlet Başkanı

Mısır’da mevcut Devlet Başkanı Abdülfettah es-Sisi, oyların yüzde 89,6’sını alarak üçüncü kez devlet başkanı seçildi. Mısır’da on yıldan beri iktidarda bulunan Sisi, böylece altı yıl daha devlet başkanlığı görevini yürütecek.

Abdülfettah es-Sisi’ye karşı üç ismin yarıştığı seçimlerde, Sisi’nin en yakın rakibinin oyları yüzde 4,5’ta kaldı. Muhalefetin önde gelen adayı Ahmed Tantavi, kampanyasına yönelik tehdit ve şiddeti gerekçe göstererek seçime aylar kala yarıştan çekilmişti.

Ulusal Seçim Kurulu Başkanı Hazım Bedevi, yaklaşık 67 milyon kayıtlı seçmenin bulunduğu ülkede “emsalsiz” bir şekilde seçimlere katılımın yüzde 66,8 olarak kaydedildiğini belirtti. 2018 yılındaki seçimlerde katılım yüzde 41, 2014 yılında ise yüzde 47 düzeyinde kalmıştı.

Mısır’da seçimleri 69 yaşındaki Sisi’nin kazanacağına kesin gözüyle bakılıyordu. Seçimle göreve gelen Müslüman Kardeşler hareketinden Muhammed Mursi’yi 2013 yılında askeri darbeyle deviren dönemin Genelkurmay Başkanı Sisi, 2014 yılından beri cumhurbaşkanlığı görevini yürütüyor.

2019’da yapılan anayasa değişikliği, cumhurbaşkanının görev süresini dört yıldan altıya çıkartmış ve ayrıca üç dönem cumhurbaşkanlığının önünü açmıştı.

Sisi’nin göreve gelmesinden bu yana ülkede muhalefete yönelik baskılar arttı. Buna rağmen Sisi’nin ülkede istikrarı yeniden sağlayacağına inanan çok sayıda destekçisi bulunuyor. Yaklaşık 106 milyon nüfuslu Mısır, ekonomik kriz ve yüksek enflasyon ile karşı karşıya bulunuyor.

Yorumcular, Devlet Başkanı el-Sisi’nin tekrar seçilmesinin IMF ile yeni bir anlaşmayı ve Mısır lirasının daha da değersizleşmesinin önünün açılmasını gündeme getirmesinin muhtemel olduğunu belirtiyor.

Bu takdirde, eylülde yüzde 40.3’ten ekimde yüzde 38.5’e düşen enflasyon yeniden tırmanabilir. Son dokuz ayda, Mısır lirası dolar karşısında yüzde 50’den fazla değer kaybetti. Resmi verilere göre Mısır’ın 100 milyonluk nüfusunun yüzde 30’una yakını yoksulluk sınırının altında yaşıyor.

Paylaşın

Kuzey Kore, ABD’yi Vuracak “Balistik Füze” Denemesi Yaptı

Kuzey Kore olarak bilinen Kore Demokratik Halk Cumhuriyet (KDHC), ABD’nin herhangi bir yerini vurabilecek menzile sahip balistik füze denemesi yaptığını duyurdu. ABD ve Güney Kore ise, Kuzey Kore’ye karşı ortak askeri tatbikatlarını arttırdı.

Japonya, füzenin 73 dakika uçtuktan sonra ülkenin kuzeydeki Hokkaido adası açıklarındaki münhasır ekonomik bölgesi dışında denize düştüğünü belirterek, herhangi bir hasar bildirilmediğini açıkladı. Güney Kore ise, füzenin KDHC’nin başkenti Pyongyang bölgesinden sabah 8.24’te ateşlendiğini duyurdu.

Japonya, ABD ve Güney Kore, KDHC’nin balistik füzeleri hakkında gerçek zamanlı bilgi paylaşacak bir sistem oluşturmaya çalışıyor. Japonya Savunma Bakanı Minoru Kihara, kasım ayında sistemin “son aşamada” olduğunu açıklamıştı.

Kuzey’in bu yılki beşinci balistik füze fırlatışı, Çin ve Kuzey Kore’nin Pekin’de üst düzey bir toplantı gerçekleştirdiği güne denk geldi. Pyongyang’ın en yakın müttefiki olan Pekin, işbirliğini derinleştirme taahhüdünü teyit etti ve ayrıntıya girmeden görüşmelerin “ortak endişe” konularını kapsadığını bildirdi.

BM Güvenlik Konseyi’nin daimi üyesi olan Çin, silah geliştirdiği gerekçesiyle 2017 yılına kadar Kuzey’e yaptırım uygulanmasını öngören tüm kararları destekledi. Ancak o tarihten bu yana daha fazla yaptırımı reddederek bunun sadece gerilimi arttıracağını söyledi.

Japonya Parlamentosu Savunma Bakan Yardımcısı Shingo Miyake, füzenin 15 bin kilometreden fazla yol kat edebilme potansiyeline sahip olduğunu, bunun da Japonya ve ABD anakarasındaki herhangi bir yere ulaşabileceği anlamına geldiğini söyledi.

Güney Kore Ulusal Güvenlik Konseyi bunun katı yakıtlı bir kıtalar arası balistik füze (ICBM) olduğunu söyledi ve fırlatmayı “uluslararası uyarıları ve çok sayıda BM Güvenlik Konseyi kararını göz ardı eden istikrarsızlaştırıcı bir eylem” olarak nitelendirdi.

Güney Kore Genelkurmay Başkanlığı, Pazartesi günkü füzenin başkent Pyongyang’a yakın bir bölgeden Kuzey’in doğu kıyısındaki denize doğru ateşlendiğini ve yaklaşık 1000 kilometre uçtuğunu söyledi.

Japonya Savunma Bakanlığı uçuşun 73 dakika sürdüğünü bildirdi. Füzenin 6 bin kilometreden fazla bir irtifaya ulaştığını ve Japonya’nın münhasır ekonomik bölgesi dışında Hokkaido’nun batısında denize düştüğünü söyledi.

Kuzey Kore, Pazar günü Güney Kore’ye nükleer güçle çalışan bir denizaltının bölgeye varışı da dâhil olmak üzere, ABD’yi “nükleer savaşın ön gösterimini” yapmakla itham eden ateşli bir açıklama yaptı.

Beyaz Saray Ulusal Güvenlik Danışmanı Jake Sullivan’ın Güney Koreli ve Japon mevkidaşlarıyla görüştü ve füze uyarı verilerinin paylaşılmasının önemini vurguladı.

Cuma günü ABD ve Güney Koreli yetkililer, Kuzey Kore’nin askeri tehdidini caydırmak için ABD’nin stratejik askeri silahlarının kullanımına ilişkin üst düzey bir toplantı yaptı. Washington, herhangi bir nükleer saldırının rejimin sonunu getireceği uyarısında bulundu.

Kuzey Kore kendini savunmak için balistik füze programı yürütmenin egemenlik hakkı olduğunu savunuyor ve “ABD’nin düşmanca politikasının bir ürünü olduğunu” söylediği Güvenlik Konseyi yasağını reddediyor.

ABD nükleer denizaltılarının bölgeye ziyaretleri daha önce nadiren gerçekleşiyordu ancak Seul ve Washington arasında yapılan anlaşmalarla ABD askeri varlıklarının trafiği arttı.

Amerika Birleşik Devletleri ve Güney Kore, bir dizi balistik füze denemesi yapan ve Kasım ayında ilk askeri casus uydusunu fırlatan Kuzey’in artan tehditlerine karşı ortak askeri tatbikatlarını arttırdı.

Paylaşın