Sudan’da Hava Saldırısı; 5’i Çocuk 17 Ölü

Sudan’ın başkenti Hartum’a düzenlenen hava saldırısında 5’i çocuk 17 kişi hayatını kaybetti. Saldırıda uçak mı yoksa insansız hava aracı mı kullanıldığı henüz netlik kazanmadı.

Haber Merkezi / Ordu güçleri, son birkaç gündür, Hızlı Destek Gücü’nü (RSF) hedef alan hava saldırılarını yoğunlaştırdı. Ordu güçleri ayrıca, halktan RSF’nin işgal ettiği evlerden uzak durmalarını istedi.

Hartum’un güneyindeki Yormuk mahallesine hava saldırısı düzenlendi. Düzenlenen hava saldırısında çok sayıda ev yıkılırken en az 17 kişi de hayatını kaybetti çok sayıda kişi de yaralandı. Hayatını kaybedenler arasında 5 çocuk, kadın ve yaşlılar da bulunuyor.

Bakanlık, yaralıların bazılarının hastaneye kaldırıldığını bildirdi. Saldırıda uçak mı yoksa insansız hava aracı mı kullanıldığı henüz netlik kazanmadı. Hızlı Destek Gücü, bir savaş uçağını düşürdüklerini iddia etti.

Sudan ordusu ile Hızlı Destek Gücü arasındaki çatışmalar üçüncü ayına girerken, Hartum’da mahsur kalan insanların ilaçları ve yiyecekleri tükenmek üzere.

Hızlı Destek Gücü’nü soykırımla suçlayan West Daffar Valisi Khameez Abakar ise öldürüldü.

Amerika Birleşik Devletleri (ABD) ve Suudi Arabistan’ın arabuluculuğunda Cidde’de yapılan görüşmelerde beş günlük ateşkese karar verildiği bildirildi. Önceki tüm ateşkes anlaşmaları birkaç saat içinde başarısız olmuştu.

Paylaşın

Brezilya’yı Tropikal Kasırga Vurdu: 11 Ölü, 25 Kayıp

Brezilya’nın güney eyaleti Rio Grande do Sul’da yaşanan şiddetli tropikal kasırgada 11 kişi hayatını kaybederken 25 kişi de kayboldu. Kayıpları arama çalışmaları devam ediyor.

Haber Merkezi / Brezilya’nın güney eyaleti Rio Grande do Sul’u şiddetli bir tropikal kasırga vurdu. Kasırgada, 11 kişi hayatını kaybederken. 25 kişi de kayıp oldu.

Kaybolan 25 kişiyi bulmak için su basan bölgelerde helikopterle aramalar devam ediyor. Yetkililer iki gün içinde 2 bin 400 kişinin kurtardığını açıkladı.

8 binden fazla kişinin yaşadığı Gara şehri, tropikal kasırgadan en çok etkilenen şehirlerden oldu.

Rio Grande do Sul eyaleti valisi Eduardo Light, “Gara kentindeki durum bizi çok endişelendiriyor. Etkilenen ana bölgeleri hızlı bir şekilde haritalamak ve desteğe ihtiyacı olan kişileri belirlemek çok önemli” dedi.

Light, açıklamasının devamında, “Bu noktada öncelikli hedefimiz öncelikle hayatları korumak. Mahsur kalanları kurtarıyor, kayıp kişilerin yerini tespit ediyor ve ailelere her türlü desteği sağlıyoruz” ifadelerini kullandı.

Paylaşın

Rusya – Ukrayna Savaşı: İki Taraf Da Ağır Kayıplar Veriyor

24 Şubat 2022 yılında Rusya’nın geniş çaplı operasyon olarak adlandırdığı Ukrayna’yı işgal girişimi, Ukrayna’nın karşı saldırıya geçmesiyle farklı bir aşamaya geçildi. Karşı saldırıda her iki tarafında ağır kayıplar verdiği ifade edildi.

Karşı saldırıda en şiddetli çatışmalar güneyde Zaporişya bölgesinde, Bakhmut’un çevresinde ve Donetsk bölgesinde yaşanıyor. Ukrayna bu bölgelerde saldıran taraf ve küçük ilerlemeler kaydetti ama Rus güçler de nispeten etkili şekilde savunma yapıyor.

İngiliz askeri yetkililere göre Ukrayna’nın karşı saldırı başlattığı ilk günlerde Rusya ve Ukrayna güçleri oldukça yüksek sayıda kayıplar veriyor.

İngiliz askeri yetkililerinin değerlendirmesine göre Rusya muhtemelen Bakhmut savaşının zirvesinde verdiği kayıplardan daha fazlasını kaybediyor.

İngiliz istihbaratına göre en şiddetli çatışmalar güneyde Zaporişya bölgesinde, Bakhmut’un çevresinde ve Donetsk bölgesinde yaşanıyor.

Rapora göre Ukrayna bu bölgelerde saldıran taraf ve küçük ilerlemeler kaydetti ama Rus güçler de nispeten etkili şekilde savunma yapıyor.

Bir bölümü Rus işgali altındaki Zaporişya’ya Rusya’nın yetkili olarak atadığı Vladimir Rogov, Ukrayna güçlerinin iki kasabanın kontrolünü ele geçirdiğini belirtti.

Batılı uzmanlar ve askeri yetkililer Ukrayna’nın karşı saldırısının Rus güçleri işgal ettikleri topraklardan çıkartacağı konusunda ihtiyatlı.

Bazı Afrika ülke liderlerinin ‘barış misyonu’ da başarısız olmuşa benziyor. Önce Kiev’de ardından da Moskova’da temaslarda bulunan liderlerin görüşmelerinde bir ilerleme kaydedilmedi.

Bu arada Kakhovka Barajı’nın yıkılmasıyla oluşan sel nedeniyle Kiev’in açıklamasına göre Ukrayna kontrolündeki bölgede yaşamını yitirenlerin sayısı 16’ya yükseldi.

Rus yetkililer de Moskova’nın kontrolündeki bölgelerde 29 kişinin yaşamını yitirdiğini belirtiyor. Barajın yıkılması nedeniyle iki taraf da karşılıklı suçlamalar yöneltiyor.

(Kaynak: VOA Türkçe)

Paylaşın

Rusya Devlet Başkanı Putin’den “Yeni Dünya Düzeni” Mesajı

St. Petersburg Uluslararası Ekonomik Forumu’nda konuşan Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, “Uluslararası ilişkilerin çirkin neokolonyalizmi sona erdi” dedi. Putin, “çok kutuplu küresel sistemin artık güç kazandığını” belirtti.

Rusya Devlet Başkanı Putin, konuşmasında, ABD başta olmak üzere Batılı ülkelerin uluslararası siyasetteki baskın rolünü eleştirerek, söz konusu dönüşümün “kaçınılmaz” olduğunu savundu.

Putin’in geçen yıl 24 Şubat’ta verdiği askeri operasyon emriyle başlayan savaşın ardından birçok Batılı devlet, Kremlin’e karşı siyasi ve ekonomik yaptırımlar getirmişti.

70 yaşındaki lider, özellikle geçen yılın ikinci çeyreğinin çok zorlu geçtiğini kabul ederken, izledikleri stratejinin uzun vadede başarılı olduğunu savundu.

“Hem devletin hem de Rus iş insanlarının seçtiği strateji işe yaradı” diyen Putin, bu yıl ekonomide yüzde 1,5 ila 2 büyüme öngördüğünü söyledi.

Savaşın başlamasıyla birçok Batılı şirketin Rusya’dan ayrılmasına da değinen lider, “Yabancı üreticiler tekrar geri dönmek isterlerse, kapıları kimseye kapatmayacağız. Biz hiç kimseyi kendi pazarımızdan sürmedik” dedi.

Putin ayrıca çatışmaların ardından ülkeden ayrılan Rusların yaklaşık yarısının geri döndüğünü öne sürerek, “Bu süreç devam ediyor fakat başka yerde yaşamak isteyen varsa, bu onların bileceği iş” ifadelerini kullandı.

“Burada yanlış bir şey görmüyorum, bırakın isteyen uygun gördüğü yerde yaşasın” diyen Putin, ülkeden giden Rusların Birleşik Arap Emirlikleri, Ermenistan, Azerbaycan, Kazakistan ve Özbekistan gibi ülkelerde yaşadıklarını belirtti.

Rusya’dan ayrılan yurttaşların sayısı tam olarak bilinmiyor. Birleşik Krallık Savunma Bakanlığı’nın mayısta paylaştığı bilgilere göre geçen yıl 1,3 milyon kişi ülkeyi terk etti. ABD merkezli iş dünyası dergisi Forbes ise kimliğini paylaşmayan Rus kaynaklardan edindiği bilgilere dayanarak, geçen yıl ülkeden giden kişi sayısının 600 bin ila 1 milyon olduğunu bildirmişti.

“Tanklar yanıyor, F-16’lar da yanacak”

Putin, Kiev yönetiminin başlattığı karşı saldırıyla çatışmaların yeniden yoğunlaştığına işaret ederek, şu ifadeleri kullandı:

Yakında Ukrayna kendi ekipmanlarını kullanmayı tamamen bırakacak. Ellerinde pek bir şey kalmadı. Kullandıkları her şey dışarıdan getirtiliyor. Bu şekilde uzun süre savaşamazsınız. Batı’nın gönderdiği tanklar yanıyor. Leoparlar da dahil birçok tank imha edildi. F16’lar da yanacak, buna hiç şüphe yok.

Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski, son dönemde hava üstünlüğünü kazanabilmek için Batılı ülkelerden F-16 talep ediyor. ABD, jetlerin gönderilmesine henüz onay vermedi. NATO ise Ukraynalı pilotların F-16’ları kullanmaları için eğitileceğini bu hafta açıklamıştı.

(Kaynak: Independent Türkçe)

Paylaşın

Uganda’da Vahşet: Okula Düzenlenen Saldırıda 26 Kişi Öldü

Uganda’nın Kongo sınırına yakın Empandwe kasabasında, Irak Şam İslam Devleti (IŞİD) bağlantılı Demokratik İttifak Güçleri (ADF) tarafından bir okula düzenlenen saldırıda 26 kişi hayatını kaybetti.

Haber Merkezi / Saldırıda 8 kişi de yaralandı. Yetkililer, yaralıların durumunun kritik olduğunu ve ölü sayısının artabileceğini açıkladı. Açıklamada okulun yatakhanesinin yakıldığı ve yiyecek deposunun da yağmalandığı belirtildi.

Yetkililer, saldırıyı gerçekleştiren 20 – 25 kişilik grubun Kongo’da yer alan Virunga Ulusal Parkı’na doğru kaçtığını ve yakalanmaları için operasyon başlatıldığını bildirdi.

Demokratik İttifak Güçleri (ADF), 1986’dan beri iktidarda olan Uganda Devlet Başkanı Yoweri Museveni’nin yönetimine karşı çıkıyor.

2001’de Uganda ordusu karşı saldırılarını yoğunlaştıran ADF, 2019’da yılında IŞİD’e bağlılığını ilan etmişti.

ADF, Müttefik Demokratik Hareket, Uganda Ulusal Kurtuluş Ordusu (NALU), Uganda Müslüman Kurtuluş Ordusu ve Tebliğ Cemaati hareketinin üyeleri dahil olmak üzere birkaç grubun birleşmesiyle kuruldu.

Başlangıçta batı Uganda’da bulunan ADF,  Demokratik Kongo Cumhuriyeti’ne doğru genişledi. ADF, Demokratik Kongo Cumhuriyeti’nin daha çok Kuzey Kivu eyaletinde faaliyet gösteriyor.

Uganda hükümeti ile Demokratik İttifak Güçleri (ADF) arasındaki 2008 yılından itibaren ateşkes ve af görüşmeleri gerçekleştirilse de, görüşmeler sonuç vermedi.

Paylaşın

Uluslararası Af Örgütü’nden UCM’ye Filistin Çağrısı: Savaş Suçları İşlenmiş Olabilir

Uluslararası Af Örgütü, Uluslararası Ceza Mahkemesi’ne (ICC) Filistin için soruşturma başlatma çağrısı yaptı. Af Örgütü, geçen ay İsrail ile Filistinli silahlı gruplar arasındaki çatışmalarda “savaş suçları” işlenmiş olabileceğini duyurdu.

ICC Filistin’de 2014’te başlayan çatışmalar ve sonrasında yaşananlar yaşanan olaylar nedeniyle 2021’de bir soruşturma açmıştı.

Uluslararası Af Örgütü’nün raporuna göre, İsrail ordusunun orantısız güçle yaptığı hava saldırıları, Filistinli sivillerin ölümüne yol açtı.

Aynı raporda İslami Cihat Örgütü militanlarının hedef gözetmeksizin fırlattığı roketlerin İsrailli ve Filistinli sivillerin ölümüne yol açtığı sonucu açıklandı.

İsrail ordusundan yapılan açıklamada, uluslararası yasalardan doğan yükümlülüklere uygun hareket edildiği savunuldu. Açıklamada, sivillerin zarar görmesini önlemek için çaba harcandığı da kaydedildi.

9 Mayıs’ta başlayan ve beş gün süren çatışmalarda, 34 Filistinli ile bir İsrailli öldürüldü. Sınıra yakın bölgelerde yaşanan çatışmalar, Mısır’ın ateşkese arabulucu olması ile sonlandı.

Çatışmalar, İsrail hava kuvvetlerinin üst düzey bir İslami Cihat Örgütü yöneticisini hedef alan saldırısı ile başladı. Söz konusu saldırıda, bu kişinin yanında akrabaları ve komşuları ile birlikte 10 sivil hayatını kaybetti.

Af Örgütü raporuna göre, hassas güdümlü roketlerle, aileler uykudayken yapılan bu saldırının emrini verenlerin, ciddi sivil kayıplar olabileceği ihtimalini göze aldığı ve hatta “büyük ihtimalle bunu gözardı” ettiği sonucuna vardı.

İsrail ordusu, söz konusu çatışmalarda 400’den fazla askeri hedefin hava saldırılarında vurulduğunu ve üç İslami Cihat yöneticisinin öldürüldüğünü açıkladı.

Ordu sözcüleri, sivil kayıpları önlemek için bazı durumlarda saldırıları erteleme yoluna gittiklerini savundu.

9 saldırı incelendi

Af Örgütü’nün incelediği dokuz saldırı arasında, üç İslami Cihat yöneticisinin evlerine yönelik saldırılar da bulunuyor. Örgüt, Gazze’deki hanelerde büyük yıkıma yol açan benzer nitelikte saldırılar tespit edildiğini duyurdu.

Nabhan ailesinin 42 üyesinin yaşadığı bir binaya 13 Mayıs’ta yapılan saldırıda incelendi.

Cibaliye mülteci kampındaki dört katlı binanın silah deposu olarak kullanıldığına yönelik bir delil bulunamadığı, çevresinden de roket atışı yapıldığı bulgusu olmadığı raporlandı.

Af Örgütü Orta Doğu Direktörü Heba Morayef, saldırı sonrası çocuklarını enkazdan çıkarmaya çalışan ebeveynlerin tanıklıklarını dinlediklerini, genç çocukların oyuncak ayılarına sarılmış bir şekilde yatarken ölümcül şekilde yaralandıklarını aktardı.

Heba Morayef, “Tüm bunlardan daha korkutucu olan, eğer bu saldırıları yapanlar sorumlu tutulmazlarsa, bu dehşetin devam edecek olması” dedi.

İsrail ordusu İslami Cihat’ın sivillerin bulunduğu binalarda örgütlendiğini, sivilleri canlı kalkan olarak kullandığını savunuyor. Ordu sözcüsü, söz konusu binaların, sivillerin tamamen tahliye edilmesi sonrası vurulduğunu açıkladı.

İslami Cihat da suçlanıyor

İslami Cihat bu saldırılar sonrası İsrail’e çoğu gelişi güzel şekilde 1.400’den fazla roket attı. İsrail ordusu, bunlardan 430’unun kalabalık yerleşim bölgelerine ulaşmak üzereyken, füze savunma sistemi tarafından etkisiz hale getirildiğini açıkladı.

Rehovot kentinde bir apartmana isabet eden roket bir İsrailli kadının ölümüne yol açtı. Af Örgütü, kısa düşen roketlerin Gazze’de, ikisi çocuk üç Filistinli sivilin ölümüne yol açtığını raporladı.

İslami Cihat söz konusu iddiayı yalandı ve İsrail hava saldırısı sonucu ölümlerin yaşandığını öne sürdü. Ancak görgü tanıkları, örgüt üyelerinin olaydan hemen sonra roket parçası izlerini ortadan kaldırdığını söylüyor.

İslami Cihat Örgütü Sözcüsü Tarık Salmi, rapordaki suçlamalara yanıt vermedi. Salmi, BBC’ye yaptığı açıklamada ise Filistin halkına karşı işlenen suçlara karşı kendilerini savunmak için üzerlerine düşeni yaptıklarını savundu.

(Kaynak: BBC Türkçe)

Paylaşın

Yunanistan Açıklarında Göçmenleri Taşıyan Tekne Alabora Oldu: En Az 59 Ölü

İtalya’ya gitmek için Libya’dan yola çıkan göçmen teknesi, Yunanistan’ın Mora yarımadası açıklarında bilinmeyen bir nedenle alabora oldu. Kaza sonucu en az 59 kişi hayatını kaybetti.

Yunanistan Sahil Güvenliği, Mora Yarımadası’nın 75 kilometre güneybatısında alabora olan teknede kaç kişinin olduğunun bilinmediğini ancak 100’den fazla kişinin kurtarıldığını açıkladı.

Kurtarma operasyonuna altı sahil güvenlik gemisi, bir donanma fırkateyni, bir askeri nakliye ve bir hava kuvvetleri helikopterinin yanı sıra çok sayıda özel gemi katıldı. Kayıp olduğu düşünülen kişileri hala aranıyor.  Yunanistan yetkilileri, hayatta kalan göçmenlerin Kamata kasabasına götürüldüğünü söyledi.

Yunanistan devlet televizyonu ERT, botun Yunanistan’ın Girit adasının güneyinde yer alan Libya’nın Tobruk kentinden yola çıktığını ve bottakilerin çoğunun 20’li yaşlarda genç erkekler olduğunu aktardı.

Kişilerin uyrukları ve teknenin nereden yola çıktığı Yunan resmi makamları tarafından henüz açıklanmazken, kurtulanlar Kalamata limanına götürülerek, tedavi altına alındı.

Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği’nin (UNHCR) Yunanistan’daki ofisine ait sosyal medya hesabından konuyla ilgili yapılan paylaşımda ise “Bu yürek parçalayıcı. Denizdeki bu tür trajik ölümler önlenebilir. Kaçmak zorunda kalan insanlar için daha güvenli yollara ihtiyacımız var. Hayatlarını tehdit eden imkansız seçeneklerle baş başa bırakılmamalılar” denildi.

Yunanistan Ortadoğu, Asya ve Afrika’dan gelen mülteci ve göçmenler için Avrupa Birliği’ne giden ana yollardan biri. Çoğu düzensiz göçmen Türkiye yakınlarından Yunan adalarına geçerken, giderek artan sayıda tekne de Türkiye’den İtalya’ya Yunanistan üzerinden daha uzun ve tehlikeli yolculuklar yapıyor.

Birleşmiş Milletler verilerine göre bu yıl içinde İtalya, İspanya, Yunanistan, Malta ve Güney Kıbrıs’a yaklaşık 72 bin mülteci ve göçmen geldi ve bunların çoğu İtalya’da karaya çıktı.

Bu olaydan ayrı olarak, aynı gün alınan bir başka yardım çağrısı ile 70’ten fazla göçmeni taşıyan özel bir yat batmaktan kurtarıldı ve Girit adasının güney kıyısında bir limana çekildi.

Paylaşın

Putin’den Dikkat Çeken Sözler: Üçüncü Dünya Savaşı’nı İstemeyen Çok İnsan Var

Rusya Devlet Başkanı Putin, “ABD’de Üçüncü Dünya Savaşı’nı istemeyen çok insan var” dedi. “Eğer istiyorlarsa biz konuşmaya hazırız ama şimdilik istedikleri Rusya’nın yenilgisidir” ifadelerini kullanan Putin ayrıca Moskova’nın Ukrayna için “kendi barış planı” olduğunu açıkladı.

Ukrayna’nın karşı taaruzundaki kayıpları için “Felaket olarak nitelendirilebilecek bir düzeye yaklaşıyor” diyen Putin, “Benim hesaplamalarıma göre Ukrayna, yurt dışında tedarik edilen teknolojik desteğin yüzde 25 ila yüzde 30’unu kaybetti” dedi.

Rusya devlet başkanı, ülke sınırlarını savunmak ve güvenliğini güçlendirmek zorunda olduklarını, Kiev’in Rus topraklarına saldırılarının sürmesi halinde de Ukrayna topraklarında bir güvenli bölge inşa etmek durumunda kalabileceklerini kaydetti.

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, muhabirler ve blog yazarlarıyla yaptığı görüşmede Ukrayna savaşı hakkında dikkat çekici değerlendirmelerde bulundu, Batı’ya kritik mesajlar verdi.

Barışçıl çözümü sağlayacak görüşmeleri reddetmediklerini, ancak sorunun çözüm anahtarının Batı’da olduğunu söyleyen Putin, “Bu ihtilafa son vermenin tek yolu Batı’nın Ukrayna’ya silah tedariğine son vermesidir” dedi.

“ABD’de Üçüncü Dünya Savaşı’nı istemeyen çok insan var” ifadeleri dikkat çeken Putin, “Eğer istiyorlarsa biz konuşmaya hazırız ama şimdilik istedikleri Rusya’nın yenilgisidir” sözlerini kaydetti. Vladimir Putin ayrıca Moskova’nın Ukrayna için “kendi barış planı” olduğunu açıkladı.

Batı’nın kendilerini tahıl anlaşması konusunda aldattığını, bu nedenle anlaşmadan çekilmeyi değerlendirmekte olduklarını anlatan Putin, Rusya’yı ziyaret edecek Afrika ülkeleriyle tahıl anlaşması hakkında görüşmeye hazırlandıklarını, dünyanın en yoksul ülkelerine tahılı bedavaya vermeye hazır olduklarını duyurdu.

Ukrayna’nın karşı taaruzundaki kayıpları için “Felaket olarak nitelendirilebilecek bir düzeye yaklaşıyor” diyen Putin, “Benim hesaplamalarıma göre Ukrayna, yurt dışında tedarik edilen teknolojik desteğin yüzde 25 ila yüzde 30’unu kaybetti” dedi.

Rusya Devlet Başkanı Putin, Ukrayna ordusunun taaruzunda “hiç bir başarı kaydettmediğini” iddia ederken, kayıplarının Rusya’dan “10 kat daha fazla” olduğunu söyledi. Ukrayna’nın taaruzu sırasında 160’tan fazla tank ve 360’tan fazla zırhlı araç kaybettiğini, Rus ordusunun ise 54 tankının hedef alındığını anlatan Vladimir Putin, bu tankların bir bölümünün yeniden tamir edilebilecek durumda olduğunu belirtti.

Moskova’nın “kırmızı çizgilerinin” ihlal edilmesi nedeniyle Rusya’nın Ukrayna’nın enerji altyapısını hedef aldığını kaydeden Putin, Ukrayna’ya silah desteği veren Batı’yı uluslararası sözleşmeleri ihlal etmekle suçladı, Polonyalı paralı askerlerin Ukrayna için savaştıklarını ve büyük kayıplar verdiklerini iddia etti.

Herson’daki Kahovka Barajı’nın Kiev’in saldırısı sonucunda yıkıldığını öne süren Rus lider, barajın ABD yapımı HIMARS roketatar füzeleriyle hedef alındığını söyledi.

Görüşmede Rusya topraklarına yönelik saldırılar da gündeme geldi. Vladimir Putin, “Prensipte düşmanın bunu yapacağı öngörülebilir ve daha iyi hazırlık yapılabilirdi” diye konuştu.

Rusya devlet başkanı, ülke sınırlarını savunmak ve güvenliğini güçlendirmek zorunda olduklarını, Kiev’in Rus topraklarına saldırılarının sürmesi halinde de Ukrayna topraklarında bir güvenli bölge inşa etmek durumunda kalabileceklerini kaydetti.

Bu arada Putin, özel askeri şirketlerin faaliyetlerinin yasalarla düzenlenmesine ilişkin hazırlıklar hakkında da bilgi verdi, Rus Savunma Bakanlığı’nın bu şirketlerin faaliyetlerini sözleşmelerle yasallaştırma girişimini desteklediğini açıkladı.

NATO Genel Sekreteri Stoltenberg beklentiyi açıkladı

NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg ise Washington’da yaptığı açıklamada, tarafların müzakere masasına oturması beklentisine vurgu yaptı.

Ukrayna’nın geniş çaplı karşı taaruzunun, Moskova’yı müzakere masasına oturmaya zorlamasını umut ettiğini söyleyen Stoltenberg, “Onlar (Ukraynalılar) ne kadar çok toprak kazanırsa, Devlet Başkan Putin’in müzakere masasına oturması gerektiğini anlama ihtimali de o kadar artacaktır” dedi.

Paylaşın

Dünya Sağlık Örgütü’nden Kovid 19 Pandemisi Sona Ermedi Uyarısı

2020 yılı ocak ayından bu yana 2,2 milyon kişi yeni tip koronavirüs (Kovid 19) nedeniyle yaşamını yitirirken, Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), koronavirüs pandemisinin sona ermediği uyarısını yaptı.

Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), gelecek tehditlere karşı üye ülkeler arasında iş birliğinin güçlendirilmesini hedefleyen plan açıkladı.

DSÖ Avrupa Ofisi, koronavirüs pandemisinin Mayıs ayından bu yana küresel acil durumstatüsünde olmadığını, ancak buna rağmen sağlığa önemli etkilerinin sürdüğünü bildirdi.

DSÖ Avrupa Bölge Direktörü Hans Kluge, koronavirüsün “sonsuza dek” olmasa da yıllar boyunca insanlığa eşlik edeceğini, ayrıca yeni mutasyonların gerçek bir risk olduğunu belirterek “Küresel acil sağlık durumu sona ermiş olabilir ama pandemi kesinlikle sona ermiş değil” dedi.

Pandemiden çıkarılan derslerin hayata geçirilmesi ve sağlık sistemlerinin gelecek şoklara hazırlanması zamanının geldiğini söyleyen Kluge, DSÖ Avrupa bölgesinde yeni sağlık tehditlerinin hızlı bir şekilde fark edilmesi, analizi ve bildirilmesi için bir geçiş planı hayata geçirdiklerini kaydetti.

Plan çerçevesinde bölge ülkelerinin sağlık ve iletişim alanında kabiliyetlerinin geliştirilmesi ve bir ağ oluşturulması hedefleniyor. Plan, üye ülkelerin pandemi hizmetlerine stratejik ve kalıcı yatırımlar yapmasını ve yeni tehditlere karşı ihtiyatlı olunmasını öngörüyor.

DSÖ Avrupa Bölgesinde, aralarında Türkiye’nin de bulunduğu Avrupa ve Orta Asya’dan 53 ülke yer alıyor. DSÖ verilerine göre pandemi sırasında bölgede 270 milyonu aşkın kişi Covid-19 hastalığına yakalandı, 2020 yılı Ocak ayından bu yana 2,2 milyon kişi koronavirüs nedeniyle yaşamını yitirdi.

(Kaynak: DW Türkçe)

Paylaşın

ABD Duyurdu: Suriye’de Helikopter Kazasında 22 Askerimiz Yaralandı

Amerika Birleşik Devletleri (ABD) Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM), Suriye’nin kuzeydoğusunda meydana gelen helikopter kazasında 22 askerinin çeşitli derecelerde yaralandığını bildirdi.

Yaralı askerlerin tedavi altına alındığı ve yoğun bakım gerektiren 10 yaralının başka yerlere sevk edildiği kaydedilen açıklamada, “Herhangi bir düşman ateşi rapor edilmemiş olmasına rağmen olayın nedeni araştırılmaktadır” denildi.

Irak Şam İslam Devleti’nin (IŞİD) az sayıdaki savaşçısıyla mücadele misyonunun bir parçası olarak yaklaşık 900 ABD personeli çoğu Suriye’nin doğusunda olmak üzere görev yapıyor. Buradaki Amerikan birlikleri son yıllarda İran destekli milisler tarafından saldırıya uğruyor.

Mart ayında Suriye’deki çatışmalarda 25 ABD askeri ve bir ABD’li müteahhit yaralanmış, yine bir Amerikalı müteahhit hayatını kaybetmişti.

ABD güçleri Suriye’ye ilk olarak eski Başkan Barack Obama yönetiminin IŞİD’e karşı yürüttüğü operasyonlar sırasında, Kürtlerin liderliğindeki Suriye Demokratik Güçleri adlı grupla işbirliği yaparak konuşlandı.

IŞİD, 2014’te ilan ettiği halifelikle Suriye ve Irak’ın üçte birine hükmetmişti. Fakat daha sonra neredeyse yok edilen grubun az sayıdaki savaşçısı, ABD liderliğindeki koalisyon, Rusya ve İran destekli Suriye ordusunun hala tam kontrol sağlayamadığı bölgelerde varlıklarını sürdürüyor.

Kısa süre önce Suriye’nin kuzeydoğusundaki Kürt yönetimi, yıllardır gözaltında tuttuğu 10 bine yakın IŞİD şüphelisini yargılamaya başlayacağını duyurdu. ABD’li yetkililer İslam Devleti’nin yeniden büyük bir tehdide dönüşebileceğini söylüyor.

Paylaşın