Zelenski Açıklamıştı; Rusya: Büyük Bir Ukrayna Saldırısı Püskürtüldü

Ukrayna Devlet Başkanı Zelenski’nin Rusya’ya karşı saldırı düzenlemekte kararlı olduklarını belirten açıklamasından kısa bir süre sonra, Rusya, Ukrayna’nın Donetsk’te Rus kontrolü altındaki bölgeye altı mekanize ve iki tank taburuyla saldırdığını açıkladı.

Rusya Savunma Bakanlığı’nın Telegram hesabından yayınlanan açıklamada, Ukrayna birliklerinin 4 Haziran sabahı güneydeki Donetsk bölgesinde cephenin beş kesiminde geniş çaplı saldırı başlattığı belirtildi.

“Düşmanın amacı, kendisine göre cephenin en savunmasız kesiminde savunmamızı yarıp geçmekti” denilen açıklamada, “Düşman görevini yerine getirmedi, başarılı olamadı” ifadeleri kullanıldı.

Ukrayna Savunma Bakanlığı’ndan Moskova’nın açıklaması sonrası herhangi bir yorum yapılmadı. Ancak Ukrayna Genelkurmay Başkanlığı’nın günlük raporunda, Donetsk ve Luhanks bölgesinde 29 çatışma çıktığı bilgisi yer aldı.

Ukrayna Savunma Bakanı Oleksii Reznikov ise pazar günü Twitter’da Depeche Mode’un “Enjoy the Silence” parçasından alıntı yaparak imalı bir mesaj yayımladı.

Ukraynalı Bakan iletisinde “Kelimeler gereksiz, sadece zarar verebilirler” ifadelerini kullandı.

Ukrayna’nın, Rusya’nın geçen yıl şubat ayında başlattığı savaş sonrası ele geçirdiği toprakları geri almak için karşı saldırı yapması bekleniyor. Kiev yönetimi karşı saldırı için hazırlıkların tamamlandığını ancak bunun bir kaç farklı yönden yapılabileceği yönünde açıklamalar yaptı.

Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski, ABD’nin önde gelen gazetelerinden Wall Street Journal’a (WSJ) konuşmuştu.

Zelenski, Rusya’ya karşı saldırı düzenlemekte kararlı olduklarını belirterek, “Başarılı olacağımıza yürekten inanıyoruz. Ne kadar sürecek bilmiyorum. Açıkçası bu süreç çok farklı şekillerde ilerleyebilir. Fakat biz bunu yapacağız ve hazırız” ifadelerini kullanmıştı.

45 yaşındaki lider, Rusya’nın cephede hava üstünlüğünü elinde tuttuğuna dikkat çekerek, buna karşı savunmalarını güçlendirmezlerse birçok kişinin hayatını kaybedeceğini söylemişti.

Zelenski, savaş sürerken ülkesinin NATO’ya girmesini beklemediğini belirtirken, savaştan sonra Ukrayna’nın ittifaka katılacağına dair kendilerine taahhüt verilmesini talep etmişti.

Belçika, Ukrayna’dan izahat bekliyor

Öte yandan Belçika Başbakanı Alexander De Croo, Ukrayna’ya gönderdikleri silahların Rusya’nın Belgorod bölgesine saldırılarda kullanılıp kullanılmadığının tespit edilmesi için özel servislere talimat verdiğini açıkladı.

Yerel bir yayın kuruluşuna konuşan De Croo, “İstihbarat servisi ve ordumuzdan bu durumu incelemelerini istedik. Henüz teyit edilmedi, durumu inceliyoruz” dedi.

AB’den Ukrayna’ya yolladıkları silahların kullanım alanıyla ilgili kuralların net olduğunun altını çizen De Croo, bu silahların yalnızca savunma amacıyla kullanılabileceğini hatırlatıp “Ukraynalılardan durumu izah etmelerini bekliyoruz” ifadesini kullandı.

De Croo, silahların Ukraynalı sabotajcılar tarafından Belgorod’a saldırı amaçlı kullanıldığının kanıtlanması halinde ne yapılacağını ise söylemedi.

Paylaşın

120 Binden Fazla Çocuk Çatışmalarda Ya Öldüğü Ya Da Sakatlandı

2005 yılından bu yana dünya genelinde 120 binden fazla çocuğun silahlı çatışmalarda sakatlandığı ya da öldürüldüğü bildirildi. Kayıtlara geçmeyen saldırılar nedeniyle gerçek sayının çok daha yüksek olabileceği kaydedildi.

2005 yılından bu yana en az 105 bin çocuk silahlı güçler ya da silahlı gruplar tarafından silah altına alındı ya da doğrudan çatışmalarda görevlendirildi. Ayrıca en az 32 bin çocuk da kaçırıldı.

Ayrıca milyonlarca çocuğun yerinden edildiği, arkadaş veya akrabalarını kaybettiği ya da ebeveynlerinden veya yakınlarından ayrı düştüğü belirtildi.

Birleşmiş Milletler Çocuklara Yardım Fonu’ndan (UNICEF) bugün Oslo’da düzenlenen savaşlarda çocukların korunmasına ilişkin uluslararası konferans öncesi yapılan açıklamada, 2005 yılından bu yana dünya genelinde 120 binden fazla çocuğun silahlı çatışmalarda sakatlandığı ya da öldürüldüğü bildirildi.

Savaşlarda çocukların daha iyi korunmaları için küresel ölçekte daha yoğun çalışmalar yapılması gerektiğini belirten UNICEF İcra Direktörü Catherine Russell, “Her savaş nihayetinde çocuklara karşı bir savaştır” dedi.

UNICEF’ten yapılan açıklamada savaştan etkilenen çocuklarla ilgili başka çarpıcı verilere de yer verildi.

Buna göre 2005 yılından bu yana en az 105 bin çocuk silahlı güçler ya da silahlı gruplar tarafından silah altına alındı ya da doğrudan çatışmalarda görevlendirildi. Ayrıca en az 32 bin çocuk da kaçırıldı. UNICEFverilerine göre 16 binden fazla çocuk ise cinsel şiddete maruz kaldı.

Yapılan açıklamada çocukların doğrudan etkilendiği okul ve hastanelere yönelik 16 binden fazla saldırı gerçekleştirildiği de ifade edildi.

UNICEF çocuklara yönelik istismar ve şiddet vakalarının Afrika, Asya ve Latin Amerika’da 30’dan fazla çatışmadan elde edilen veriler doğrultusunda tespit edilebildiğini açıklarken, kayıtlara geçmeyen saldırılar nedeniyle gerçek sayının çok daha yüksek olabileceğini kaydetti.

Açıklamada ayrıca milyonlarca çocuğun yerinden edildiği, arkadaş veya akrabalarını kaybettiği ya da ebeveynlerinden veya yakınlarından ayrı düştüğü bilgisine de yer verildi.

(Kaynak: DW Türkçe)

Paylaşın

El Şebab’dan Somali’de Bombalı Saldırı: 54 Asker Öldü

Somali’nin Başkenti Mogadişu’nun 120 km güneybatısında bulunan Bulo Marer’de bomba yüklü bir araç ve intihar bombacıları kullanılarak gerçekleştirilen saldırıda 54 Ugandalı asker hayatını kaybetti.

Bombalı saldırının ardından şiddetli çatışmaların yaşandığı saldırıyı El Kaide’ye bağlı radikal İslamcı El Şebab örgütü üstlendi. Saldırı Amerika Birleşik Devletleri (ABD) ve Avrupa Birliği tarafından kınandı.

Afrika Birliği (AfB) tarafından desteklenen Somali hükümetinin ağustos ayında başlattığı askeri operasyondan bu yana en ölümcül saldırılardan biri olarak kayda geçen saldırıda ölü sayısı ilk kez açıklandı.

Uganda Cumhurbaşkanı Yoweri Museveni resmi sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada “Aralarında bir komutanın da bulunduğu 54 askerin cansız bedenini bulduk” dedi.

Saldırıdan iki gün sonra Museveni, öldürülen askerlerin ailelerine başsağlığı dileyerek kayıplar olduğunu dolaylı olarak kabul etmiş, “tüm gerçeklerin kamuoyuna açıklanacağını” sözlerine eklemişti.

Museveni, “800 teröristin” saldırısıyla karşı karşıya kalan “bazı askerlerin beklendiği gibi tepki vermediğini ve paniklediğini, bunun da onları dağıttığını ve El Şebab’ın bu durumdan faydalanarak üssü işgal edip bazı teçhizatı imha ettiğini” sözlerine ekledi.

El Şebab

Hareket eş-Şebab el-Mücahidin (Mücahit Gençlik Hareketi), veya kısaca eş-Şebab, Somali’de Federal Geçiş Hükûmeti’ni ortadan kaldırmak için savaşan bir silahlı örgüt. 2011 yılı itibarıyla ülkenin güneyinin çoğunu kontrol etmektedir. Bu bölgelerde sıkı bir şeriat uyguladığı bildirilmektedir. Örgütün şu anki lideri Ahmed Ömer’dir.

Örgüt, 2006 yılında Etiyopya kuvvetleri tarafından dağıtılıp parçalara ayrılan İslami Mahkemeler Birliği kaynaklıdır. “İslam’ın düşmanları”na karşı cihat ettiğini öne sürmekte ve Federal Geçiş Hükûmeti ile Afrika Birliği Somali Görevi’ne karşı savaşmaktadır.

Eş-Şebab üyeleri yardım için çalışanları korkutmuş, kaçırmış ve öldürmüştür, bu da yardım örgütlerinin bölgeden çekilmesiyle sonuçlanmıştır. Örgüt pek çok batılı devlet ve kuruluş tarafından terörist olarak tanımlanmaktadır. Örgüt, Şubat 2012’de yayınlanan bir video mesajla el-Kaide’ye bağlandığını ilan etti.

Paylaşın

ABD’den Çin’e Uyarı: Müsade Etmeyeceğiz

Çin’in ülkesinin müttefiklerini korkutmasına müsade etmeyeceğini söyleyen ABD Savunma Bakanı Lloyd Austin, her ülkenin uluslararası hukukun izin verdiği yerlerde uçmasını, deniz yolculuğu yapabilmesini istediklerini belirtti.

“Her ülke, küçük ya da büyük hukuki deniz aktivitelerini yerine getirmeli” diyen Austin,  Amerika’nın bölgedeki ülkelerle savunma planlarını, koordinasyonunu ve eğitimi arttırdığını kaydetti.

Lloyd Austin, “Çatışma ya da karşı karşıya gelmek istemiyoruz ama zorbalık ya da zorlamalardan da korkmayacağız” ifadesini kullandı.

ABD Savunma Bakanı Lloyd Austin, Amerika’nın Çin’in ülkesinin müttefikleri ve ortaklarını korkutmasına müsade etmeyeceği mesajını verdi.

Austin bununla birlikte ABD’nin çatışma yerine diyaloğu tercih ettiğini ve Tayvan’la ilgili statünün korunmasından yana olduğunu belirtti.

Singapur’da savunma bakanlarını bir araya getiren etkinlikte konuşan Austin, her ülkenin uluslararası hukukun izin verdiği yerlerde uçmasını, deniz yolculuğu yapabilmesini istediklerini belirtti ve “Her ülke, küçük ya da büyük hukuki deniz aktivitelerini yerine getirmeli” dedi.

Amerika’nın bölgedeki ülkelerle savunma planlarını, koordinasyonunu ve eğitimi arttırdığını kaydeden Austin, “Çatışma ya da karşı karşıya gelmek istemiyoruz ama zorbalık ya da zorlamalardan da korkmayacağız” ifadesini kullandı.

Austin bu sözleri dile getirirken, bir Amerikan savaş gemisiyle Kanada savaş gemisi Tayvan Körfezi’nden geçti.

Bir Çin savaş gemisi ise Amerikan ve Kanada gemilerinin yakınındaydı.

Austin’in Singapur’da katıldığı etkinlikte konuşan bir diğer isim de Çin Savunma Bakanı Li Shangfu’ydu. Çin Savunma Bakanı bu tür faaliyetlerin Çin’i provoke ettiğini söyledi.

Mart ayında göreve başlamasından bu yana ilk defa uluslararası bir etkinlikte konuşan Çin Savunma Bakanı Li Shangfu, Çin’in Tayvan Körfezi’nden masum geçişlerle bir problemi olmadığını ama hakimiyet kurma amaçlı bu tür geçişlerin önlenmesi gerektiğini söyledi.

Li, Amerika ve müttefiklerinin tehlike yarattığını iddia etti ve “Kendi toprak, hava ve denizleriyle ilgilensinler” ifadesini kullandı.

Çin, Tayvan’ın ana karanın parçası olduğunu belirtiyor ve Tayvan Körfezi’yle Güney Çin Denizi’nde hak iddia ediyor.

(Kaynak: VOA Türkçe)

Paylaşın

Volodimir Zelenski WSJ’ye Konuştu: Karşı Saldırıya Hazırız

Rusya’ya karşı saldırı düzenlemekte kararlı olduklarını belirten Volodimir Zelenski, “Başarılı olacağımıza yürekten inanıyoruz. Ne kadar sürecek bilmiyorum. Açıkçası bu süreç çok farklı şekillerde ilerleyebilir. Fakat biz bunu yapacağız ve hazırız” dedi.

Rusya’nın cephede hava üstünlüğünü elinde tuttuğuna dikkat çekerek, buna karşı savunmalarını güçlendirmezlerse birçok kişinin hayatını kaybedeceğini söyleyen Zelenski, savaş sürerken ülkesinin NATO’ya girmesini beklemediğini belirtirken, savaştan sonra Ukrayna’nın ittifaka katılacağına dair kendilerine taahhüt verilmesini talep etti.

Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski, ABD’nin önde gelen gazetelerinden Wall Street Journal’a (WSJ) konuştu.

Zelenski, Rusya’ya karşı saldırı düzenlemekte kararlı olduklarını belirterek, “Başarılı olacağımıza yürekten inanıyoruz. Ne kadar sürecek bilmiyorum. Açıkçası bu süreç çok farklı şekillerde ilerleyebilir. Fakat biz bunu yapacağız ve hazırız” ifadelerini kullandı.

45 yaşındaki lider, Rusya’nın cephede hava üstünlüğünü elinde tuttuğuna dikkat çekerek, buna karşı savunmalarını güçlendirmezlerse birçok kişinin hayatını kaybedeceğini söyledi.

Zelenski, savaş sürerken ülkesinin NATO’ya girmesini beklemediğini belirtirken, savaştan sonra Ukrayna’nın ittifaka katılacağına dair kendilerine taahhüt verilmesini talep etti.

Ukraynalı lider, Çin’in üstlendiği arabuluculuk rolünün çok önemli olduğuna da işaret ederek, “Böyle bir ülkenin insanların ölümüne seyirci kalmasını istemem” dedi.

Kremlin’i kınamayan ve tarafsız bir politika izlediğini öne süren Pekin yönetimi, şubatta 12 maddelik bir barış planı sunarak tarafları masaya davet etmişti.

Planda, tüm ülkelerin egemenliğine ve toprak bütünlüğüne saygı duyulması gerektiği belirtilirken, savaşın ancak müzakerelerle çözülebileceği savunulmuştu. Ayrıca nükleer silah kullanımına izin verilemeyeceğinin vurgulandığı planda, Rus birliklerinin Ukrayna’dan tamamen çekilmesine yönelik herhangi bir talep yer almamıştı.

Zelenski ve Çin Devlet Başkanı Şi Cinping, nisanda telefonla da görüşmüş, böylelikle iki lider savaşın başından beri ilk kez iletişime geçmişti.

Ancak Şi’nin arabuluculuk girişimleri henüz Rusya ve Ukrayna arasında müzakere başlatılmasını sağlayamadı.

Çin’in Avrasya İşlerinden Sorumlu Özel Temsilcisi Li Hui, cuma günü başkent Pekin’de düzenlediği basın toplantısında, “Mevcut durumda tarafların oturup verimli bir şekilde müzakere etmesi oldukça zor” dedi.

Arabuluculuk faaliyetleri kapsamında iki hafta boyunca Ukrayna, Polonya, Fransa, Almanya ve Rusya’yı ziyaret eden Li, savaşta gerginliğin artabileceğini ve bunun müzakere olasılığını daha da azaltabileceğini belirtti.

Li, Ukrayna’ya silah ve mühimmat gönderen Batı’nın çatışmaların uzamasına neden olduğunu savunarak, “Savaşı sona erdirmek istiyorsak, silah göndermeyi durdurmalıyız” dedi.

(Kaynak: Independent Türkçe)

Paylaşın

Almanya’da Aşırı Sağın Yükselişi: Merkez Partiler Alarma Geçti

Almanya’da kamu yayıncısı ARD için yapılan DeutschlandTrend anketine göre, aşırı sağcı Almanya için Alternatif (AfD) partisine olan destek rekor düzeye ulaştı. AfD’nin önümüzdeki yıl Almanya’nın doğusundaki üç eyalet seçiminde birinci parti çıkma şansı yüksek görülüyor.

Haber Merkezi / AfD, DeutschlandTrend anketinde en son Eylül 2018’de, dönemin Başbakanı Angela Merkel’in koalisyon hükümeti için zorlu bir dönemde yüzde 18’e ulaşmıştı. AfD’yi destekleyenlerin yaklaşık üçte ikisi, bunu aşırı sağın politikalarından ikna oldukları için değil, ana akım partilerden duydukları hayal kırıklığı nedeniyle yaptıklarını ifade etti.

“DeutschlandTrend”in araştırma sonuçlarını Funke Medya Grubu gazetelerine değerlendiren AfD Eş Genel Başkanı Tino Chrupalla, partinin izlediği yolun doğruluğunun ve özellikle Yeşiller’in siyaseti ile aralarına koydukları mesafenin, halkın verdiği destek ile onaylanmış olduğunu belirterek, “Vatandaşlar, Yeşillerin değer odaklı politikasının bizi ekonomi savaşlarına, pahalılığa ve sanayisizleşmeye götürdüğünü görüyor” ifadelerini kullandı

AfD ve diğer kurumlar, aşırılık yanlılarıyla olan bağları nedeniyle ülkenin iç istihbarat teşkilatı BfV tarafından mercek altına alındı. Kurumun başkanı, Nazi diktatörlüğüyle doruğa ulaşan siyasi aşırılık ve otoriterliğin yükseldiği 1920’ler ve 1930’lar ile günümüz arasında “şaşırtıcı paralellikler” olduğu uyarısında bulundu.

Infratest dimap şirketi tarafından yapılan anket, aynı dönemde bir puan kaybeden Hristiyan Demokrat Birlik’in (CDU) yüzde 29 ile birinci sırada olduğunu ortaya koyuyor. Sosyal Demokrat Parti (SPD) de bir puanlık kayıpla, AfD gibi yüzde 18 oy oranına sahip.

Koalisyon hükümeti ortaklarından Yeşillerin oyu da bir puanlık kayıpla yüzde 15’e gerilemiş durumda. Bu oran, 2021 yılının Eylül ayından bu yana partinin en düşük seviyeye gerilediğini gösteriyor. Koalisyonun küçük ortağı, liberal Hür Demokrat Parti (FDP) de bir puanlık kayıpla yüzde 7’ye geriledi.

Bir puan yitiren bir başka parti olan Sol Parti ise, şu anda seçim olması halinde, yüzde 4’lük oy oranı ile, yüzde 5’lik seçim barajının altında kalarak Federal Meclise giremeyecek.

“Bu durum tüm demokratları alarma geçirmeli”

Araştırmada açık ara birinci parti çıkan CDU’nun önde gelen isimlerinden, dış politika uzmanı Norbert Röttgen, ortaya çıkan sonuçların kendi partisi tarafından da eleştirel bir bakış açısı ile değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti. Elde edilen verileri bir “alarm sinyali” olarak nitelendiren Röttgen, Twitter mesajında, koalisyon hükümetine duyulan memnuniyetsizlikten, neden Birlik partilerinin (CDU/CSU) daha fazla faydalanamadığının sorgulanması gerektiğini vurguladı.

CDU Federal Yönetim Kurulu Üyesi Serap Güler de, kendi Twitter hesabından yaptığı açıklamada, araştırma sonuçlarını, “Bu durum tüm demokratları alarma geçirmeli. Herkesi. Bunun (sonuçların) acilen değişmesi sorumluluğunu hepimiz taşıyoruz” ifadelerini kullandı.

Paylaşın

Hindistan’da İki Yolcu Treni Raydan Çıktı: 288 Ölü, 900 Yaralı

Hindistan’ın doğusundaki Odisha eyaletinde üç trenin karıştığı kazada hayatını kaybedenlerin sayısı 288’e çıktı. Kazada 900’den fazla kişi de yaralandı. Kurtarma ekiplerinin kaza yerindeki çalışmaları devam ediyor.

Haber Merkezi / Üç trenin karıştığı kazanın nedeni araştırılıyor. Bu olay ülke tarihinin en ölümcül tren kazalarından biri olarak kayıtlara geçti.

Kaza yerel saatle Cuma akşamı 19:00 sıralarında yaşandı. Kalküta’dan Chennai’ye gitmekte olan Coromandel Express raydan çıkarak, park halindeki yük trenini çarptı.

Trenin bazı vagonları da bitişikteki rayın üstüne düştü ve “Asya’nın Silikon Vadisi” olarak da adlandırılan Bangalore kentinden Howrah’a giden hızlı trenle çarpıştı.

Odisha eyaletinin üst düzey yetkililerinden Pradeep Jena, bölgeye 200 ambulans, 50 otobüs, 45 mobil klinik ve 1200’ü aşkın polis ve kurtarma ekibinin sevk edildiğini söyledi.

Kurtarma faaliyetlerine odaklandıklarını ve kazanın sebebinin araştırıldığını belirten Jena, “Kan bağışında bulunan tüm gönüllülere minnettarım. Takviye olarak doktorlar, ambulanslar, otobüsler göndermeye çalışıyoruz” dedi.

Hindistan Başbakanı Narendra Modi de kazaya ilişkin Demir Yolu Bakanı ile görüştüğünü belirtti.

Kaza nedeniyle eyalette bir günlük yas ilan edildi.

1995’teki tren kazasında 358 kişi hayatını kaybetmişti

Hindistan demiryollarında her yıl yüzlerce kaza meydana geliyor. Ağustos 1995’te Yeni Delhi yakınlarında iki tren çarpışmış ve ülke tarihinin en ağır tren kazasında 358 kişi hayatını kaybetmişti.

Tren kazalarına insan hatalarının ya da eski sinyalizasyon ekipmanlarının neden olduğu belirtiliyor.

Hindistan’da her gün yaklaşık 12 milyondan fazla insan trenle seyahat ediyor.

Dışişleri Bakanlığı’ndan Hindistan’a başsağlığı mesajı

Dışişleri Bakanlığı, Hindistan’da dün meydana gelen tren kazasında yaralananlara acil şifa, hayatını kaybedenlerin ailelerine, Hint halkına ve hükümetine başsağlığı dileğinde bulundu.

Bakanlıktan yapılan açıklamada, Hindistan’ın Odisha eyaletinde dün gece meydana gelen tren kazasında 300’e yakın kişinin hayatını kaybettiği ve 1000’e yakın kişinin yaralanmasından ötürü derin üzüntü duyulduğu belirtildi.

Paylaşın

Dünya Sağlık Örgütü’nden “Tavuk Eti” Uyarısı

Dünya Sağlık Örgütü (World Health Organization, WHO), çok fazla tavuk tüketiminin, birçok kişinin en ciddi hastalıklarından bazılarına maruz kalmasına neden olduğu konusunda uyarıda bulundu.

Haber Merkezi / DSÖ’ye göre aşırı tavuk tüketimi, dünyanın 10. önde gelen hastalığı olan antimikrobiyal dirence veya AMR’ye yol açmaktadır. Sağlık uzmanı Dr. M. Vali, birçok kişinin aşırı tavuk eti yemekten dolayı AMR’den etkilendiğini söyledi.

Günümüzde birçok işletme, tavuğu sağlıklı ve taze tutmak için tavuklara antibiyotikler vermektedir. Antibiyotikler zamanla tavukların vücudunda birikir ve bu tavukları tüketenler, tavukta biriken antibiyotikleri otomatik olarak kendi vücutlarına alırlar.

Bu durum, vücudu antibiyotiklere karşı dirençli hale getirir ve  vücut farklı nedenlerle alınan antibiyotiklere tepki vermemeye başlar.

Antimikrobiyal direnci (AMR): bakteri, virüs ve parazit gibi mikroorganizmaların onları durdurmaya yönelik çalışan bir antimikrobiyale (örneğin antibiyotik) karşı duyarsız hale gelme yeteneğidir.

Antimikrobiyal Direnç nasıl oluşur?

Bakteriler, virüsler, mantarlar ve parazitlerin; evrimsel süreçte enfeksiyon tedavisinde kullanılan ilaçlara karşı direnç mekanizmaları geliştirmesi ve var olan antimikrobiyal ilaçların zaman içerisinde tedavide etkisiz hale gelmesidir.

Antibiyotik direnci düzelir mi?

Antibiyotikler halk sağlığını koruyor ama bakteriler de antibiyotiklere gittikçe direnç geliştirerek ilaçların etkisi azalıyor. Bazı enfeksiyonlar artık tedavi edilemiyor! Dünyada her yıl 1,7 milyon insan antibiyotik direncinden hayatını kaybediyor.

Antibiyotik direnci nasıl kırılır?

Bilim insanları bunlar içinde “dedA” adlı genin bastırılmasının bakterinin antibiyotik direncini tamamen kırdığını gördü. Öte yandan araştırmacılar, E. coli’nin beta-laktam antibiyotiklerine direncinin kırılmasında da benzer genlerin bastırılmasının etkili olduğunu tespit etti.

Antibiyotik direnci testi nedir?

Kültür antibiyogram testi, antibiyotik duyarlılık testi olarak da adlandırılan ve enfeksiyon kapmış olan bir hastanın vücudunda bulunan bakterilerin hangi antibiyotiklere karşı duyarlı olduğunu belirlemek için yapılan bir testtir. Testin yapılması için virüslerin ve bakterilerin laboratuarda üretilmesi şarttır.

Paylaşın

Türkiye’de 32 Aydır Yükselen Gıda Fiyatları Dünya Genelinde Son İki Yılın En Düşük Seviyesinde

Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü’ne (FAO) göre, küresel gıda fiyatları, mayıs ayında son iki yılın en düşük seviyesine geriledi. Türkiye’de ise gıda fiyatları Eylül 2020’den bu yana 32 aydır aralıksız yükseliyor.

Küresel gıda fiyatları mayısta bitkisel yağlar, süt ürünleri ve tahıl kaynaklı düşüş gösterdi. FAO, şeker ve et fiyatlarındaki artışları dengeleyen tahıl, bitkisel yağlar ve süt ürünleri fiyatlarındaki düşüşü yansıttığına dikkat çekti.

Raporda, küresel tahıl üretiminin bu yıl mısır üretimindeki artışla geçen yıla göre yüzde 1 artarak 2 miyar 813 milyon tona çıkacağı tahmininde bulundu.

Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO), küresel gıda fiyat endeksinin, mayıs ayında son iki yılın en düşük seviyesine gerilediğini duyurdu.

FAO, bitkisel yağlar, tahıllar ve süt ürünleri fiyatlarındaki düşüşün şeker ve et fiyatlarındaki artışlara üstün gelmesi sonucu bu gerilemenin yaşandığını aktardı.

FAO’ya göre, nisan ayında 127.7 puan olan fiyat endeksi mayıs ayında 124,3 puana düştü. Buna göre dünya gıda fiyat endeksi, 124,3 puanla, yaklaşık 2 yıl sonra 2021 yılı nisan ayındaki seviyesine geriledi.

Rusya’nın Ukrayna’yı işgalinin ardından 2022 mart ayında fiyat endeksi, 2021 yılı nisan ayına oranla yüzde 22 artış göstermişti.

FAO’nun tahıl fiyat endeksi, geniş arz beklentileri ve Karadeniz Tahıl Girişimi’nin Ukrayna’dan yapılan sevkiyatlara izin vermesi nedeniyle mayıs ayında bir önceki aya göre yaklaşık yüzde 5 düştü.

FAO, bununla birlikte kısmen bazı ihracatçı ülkelerdeki arzın sıkılaşması nedeniyle uluslararası pirinç fiyatlarının mayıs ayında artmaya devam ettiğini belirtirken, geçen ay temel gıda fiyatlarının artmasıyla ilgili endişelerini dile getirdi.

Bitkisel yağ fiyat endeksinin, büyük yağlı tohum arzı ve hurma yağına olan zayıf talebi yansıtarak aylık yaklaşık yüzde 9 oranında düştüğünü kaydeden FAO, küresel süt ürünleri fiyatlarının, yüzde 3’ün üzerinde gerilediğini bildirdi.

FAO’ya göre şeker fiyatları, mayıs ayında nisan ayına göre yüzde 5,5 artış göstererek art arda dördüncü ayda da artış gösterdi.

FAO açıklamasında, Brezilya’da iyileşen hava koşulları ve düşen ham petrol fiyatlarının şeker piyasalarındaki yüksek artışı frenlediği yorumu yapıldı.

Bu açıklamadan ayrı olarak tahıl arz ve talebine ilişkin yayımlanan ayrı bir FAO raporunda, bu yıl dünya tahıl üretiminin 2022’ye göre yüzde 1’lik bir artışla 2,813 milyar ton olacağı tahmini yapıldı.

Buna gerekçe olarak özellikle mısır üretiminde beklenen artış gösterildi.

2023 ve 2024 sezonunda küresel tahıl stoklarının yıllık yüzde 1,7 artarak 873 milyon tona ulaşacağı tahmin edilen raporda, bunun da mısır, pirinç ve arpa stoklarının artması ile gerçekleşeceği tahmininde bulunuldu.

Türkiye 32 aydır seriyi bozmadı

Türkiye’de ise TÜİK verilerine göre nisan ayında tüketici enflasyonu yüzde 43,68 olurken, gıda ve alkolsüz içecekler kategorisindeki yıllık fiyat artışı ise yüzde 53,92 olarak açıklanmıştı.

Türkiye’de gıda fiyatları Eylül 2020’den bu yana 32 aydır aralıksız yükseliyor.

(Kaynak: Euronews Türkçe)

Paylaşın

ABD’de Yeni Virüs; Korona’nın Kardeşi Gibi

Amerika Birleşik Devletleri’nde (ABD) akciğer hasarına neden olan ve solunum yollarını etkileyen yeni bir virüs türü hızla yayılıyor. ABD Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezleri, yeni virüs konusunda uyarılarda bulundu.

Haber Merkezi / İnsan Metapnömovirüsü (HMPV) olarak adlandırılan virüs ilk olarak 2001 yılında ortaya çıktı. Lancet Global Health, 2020 yılında bu virüsle ilgili bir rapor yayınladı.

Rapora göre, 2018 yılında binlerce insan bu virüsten etkilendi ve 5 yaş altı 16 bin çocuk bu virüs nedeniyle hayatını kaybetti.

Amerika’daki Ulusal Alerji ve Bulaşıcı Hastalıklar Enstitüsü’ne (NIAID) göre HMPV, daha çok yaşlıları, astım hastalarını, beş yaşın altındaki çocukları ve bebekleri etkiliyor.

Pneumoviridae familyasına ait İnsan Metapnömovirüsü (HMPV), yeni tip koronavirüs (Kovid 19) gibi, genellikle kişiden kişiye bulaşıyor.

Virüs hakkında bilinmesi gereken önemli noktalar:

HMPV enfeksiyonunu yaşlılar ve bağışıklık sistemi zayıf olanlar daha ağır geçirir.

HMPV enfeksiyonu öksürük, ateş, burun tıkanıklığı ve nefes darlığına neden olur.

HMPV enfeksiyonu erken evrelerde fark edilmezse bronşite ve zatürreye yol açabilir.

Belirtileri, virüs bulaştıktan sonraki 3 ila 6 gün içinde ortaya çıkmaya başlar.

HMPV virüsü, enfekte kişiden başkalarına öksürme, hapşırma, dokunma, tokalaşma vb. yoluyla bulaşır.

Kovid 19 virüsünün aksine bu virüs için antiviral bir tedavi yöntemi yoktur. Bunun yerine, hastalığın ciddiyetine göre tedavi uygulanır.

Virüsten korumak için eller düzenli bir şekilde yıkanmalı. Eller temizlenmeden gözlere, buruna ve ağıza dokunulmaktan kaçınılmalı.

Uzmanlar, endişelenmeye gerek olmadığını, Korona için de benzer önlemlerin alındığını hatırlatıyor.

Paylaşın