‘Ukrayna Hükümeti’nde İkinci Yolsuzluk Skandalı

Ukrayna Savunma Bakanı Oleksiy Reznikov, bir Türk şirketin de karıştığı yolsuzluk suçlamalarıyla karşı karşıya. Bu, ordu malzemeleriyle bağlantılı Ukrayna Savunma Bakanlığı’nı sarsan ikinci yolsuzluk skandalı.

Rus işgalinden önce yolsuzluğun son derece yaygın olduğu Ukrayna’da yıl başından bu yana başka önemli vakalar da ortaya çıkmıştı.

Ukrayna Savunma Bakanı Oleksiy Reznikov, Rus işgali sırasında üniformaların fahiş fiyatlarla satın alındığı iddialarını reddetti.

Ukrayna basınında yer alan haberlere göre savunma bakanlığı 2022 yılı sonbaharında kışlık asker üniformalarının tedariği için bir Türk şirketle antlaştı. Ancak, haberlerde bu üniformaların normal fiyatın nerdeyse üç misli fiyata satıldığı ileri sürüldü.

Gazeteciler, şirketinin sahipleri arasında Devlet Başkanı Vladimir Zelenskiy’nin lideri olduğu partinin üyesi Gennadi Kassai’ın yeğeni Oleksandr Kassai olduğunu iddia etti.

Savunma Bakanı Reznikov suçlamaları reddederek, fiyatların Türkiye’deki üreticiler tarafından sunulan fiyatlarla aynı olduğunu belirtti.

Basın toplantısında “Herkesi bilgiye daha eleştirel ve sorumlu yaklaşmaya çağırıyorum çünkü bu bilgiler toplumu yanlış yönlendiriyor,” ifadelerini kullanan Reznikov “Daha da kötüsü ortaklarımızı yanlış yönlendiriyor, çünkü dışarıdan bakıldığında bir felaket gibi görünüyor,” diye ekledi.

Reznikov, tedarik antlaşmasının açık ihaleyle ve yasal bir şekilde yapıldığını söyledi. Basının bu iddası, Rus işgalinin başlamasından bu yana, ordu malzemeleriyle bağlantılı Ukrayna Savunma Bakanlığı’nı sarsan ikinci yolsuzluk skandalı.

Bu yıl başında basın, bakanlığın askerler için gıda ürünleri satın almak üzere imzaladığı bir sözleşmede olduğundan daha yüksek fiyatlar gösterildiğini ortaya çıkardı. Bu suçlamanın ardından bir dizi üst düzey Ukraynalı yetkili görevlerinden alınmıştı.

O dönemde Bakan Reznikov, bakanlığının yolsuzlukla mücadele birimlerinin “görevlerinde başarısız olduklarını” itiraf etmişti. Ağustos ayının başında Vladimir Zelenskiy ise, asker kaçaklarına yol açan sistemi yok etmek amacıyla, askere alımdan sorumlu tüm bölge müdürlerini görevden almıştı.

Rus işgalinden önce yolsuzluğun son derece yaygın olduğu Ukrayna’da yıl başından bu yana başka önemli vakalar da ortaya çıktı.

(Kaynak: Euronews Türkçe)

Paylaşın

İsrail, 2023 Yılında 172 Filistinliyi Öldürdü

Birleşmiş Milletler İnsani İşler Koordinasyon Ofisi’nin (OCHA) raporuna göre, İsrail güçleri, 2023’ün başından bu yana 172 Filistinliyi öldürdü. Rapora göre, İsrail, 2022 yılında 155 Filistinliyi öldürdü.

Geçen yılın, Doğu Kudüs ve Batı Şeria’da 2005’ten bu yana en çok Filistinlinin öldürüldüğü yıl olarak kayda geçtiği raporda ifade edildi. Rapora göre, İsrail, yılbaşından bu yana Batı Şeria’da 7 bin 372 Filistinliyi yaraladı.

Raporda, İsrail’in, 2010’dan bu yana Batı Şeria’nın “C” bölgesi ve Doğu Kudüs’te “ruhsatsız olduğu” gerekçesiyle 22 okulun yıkılması veya el konulmasına ilişkin 41 kararı uyguladığı ifade edildi.

Birleşmiş Milletler İnsani İşler Koordinasyon Ofisi (OCHA), Filistin hakkında hazırladığı raporunu yayımladı.

Raporda, İsrail güçlerinin 2023’ün başından bu yana 172 Filistinliyi öldürdüğü, bu rakamın geçen yılın tamamında öldürülen Filistinlilerin sayısını aştığı bilgisi yer aldı. OCHA’nın raporunda, 2022 yılının tamamında 155 Filistinlinin İsrail güçlerince öldürüldüğü belirtildi.

Geçen yılın, Doğu Kudüs ve Batı Şeria’da 2005’ten bu yana en çok Filistinlinin öldürüldüğü yıl olarak kayda geçtiği raporda ifade edildi. Rapora göre, İsrail güçleri yılbaşından bu yana Batı Şeria’da 7 bin 372 Filistinliyi yaraladı.

Doğu Kudüs ve Batı Şeria’da 780 evi yıkıldı. Raporda, İsrail makamlarının, 2010’dan bu yana Batı Şeria’nın “C” bölgesi ve Doğu Kudüs’te “ruhsatsız olduğu” gerekçesiyle 22 okulun yıkılması veya el konulmasına ilişkin 41 kararı uyguladığı ifade edildi.

Filistin ile İsrail yönetimi arasında 1995’te imzalanan “İkinci Oslo Anlaşması” çerçevesinde Batı Şeria A, B ve C bölgelerine ayrıldı.

Batı Şeria’nın yüzde 18’ini kapsayan “A bölgesi”nin yönetimi idari ve güvenlik olarak Filistin’e, yüzde 21’lik “B bölgesi”nin idari yönetimi Filistin’e güvenliği ise İsrail’e devredilirken, yüzde 61’ini kapsayan “C bölgesi”nin idare ve güvenliği İsrail’e bırakıldı.

(Kaynak: Bianet)

Paylaşın

İran’dan Irak’a Uyarı: İranlı Kürt Militanları Silahsızlandırın

Tahran, Bağdat’tan İranlı Kürt militanları 19 Eylül’e kadar silahsızlandırmasını istedi. Irak’ın kuzeyinde bulunan ayrılık yanlısı İranlı Kürt militanların kampları, son olarak 2022 yılı sonunda İran ordusu tarafından bombalandı.

Irak, İran ile olası gerginliğin önüne geçebilmek adına daha önce sınırda kontrolleri artırma kararı almıştı.

İran, ahlak polisin 22 yaşındaki Mahsa Amini’yi giyim yasasına uymadığı gerekçesiyle gözaltına alması ve genç kadının karakolda hayatını kaybetmesinin ardından ülke genelinde başlayan gösterileri İranlı Kürt militanların teşvik ve tahrik ettiğini iddia ediyor.

İran Genelkurmay Başkanı Tümgeneral Muhammed Bakıri, 11 Temmuz’da yaptığı açıklamada 19 Eylül’e kadar silahsızlandırılmamaları halinde Irak’taki İranlı Kürtlerin kamplarını hedef alacakları uyarısında bulunmuştu.

Tahran, Irak’ın kuzeyindeki ayrılık yanlısı İranlı Kürt militanların silahsızlandırılması ve üstlerinin 19 Eylül’e kadar başka yere nakledilmesi konusunda daha önce yapılan anlaşmaya Bağdat’ın uymasını istedi.

İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Nasır Kenani Tahran’da düzenlediği haftalık basın toplantısında, Irak hükümetiyle varılan anlaşma gereğince muhalif grupların silahsızlandırılarak, üslerini tahliye etmeleri ve Irak hükümetinin belirlediği kamplara taşınması gerektiğini bildirdi.

Kenani, Irak’ın İran ile 19 Eylül’den önce “topraklarında bulunan silahlı ayrılıkçıları ve terörist grupları silahsızlandırmayı, üslerini kapatmayı ve başka yerlere yerleştirmeyi taahhüt eden bir anlaşma imzaladığını” hatırlattı.

“Süreyi uzatmayız”

İran Dışişleri Bakan Sözcüsü, anlaşmanın uygulanması konusunda belirlenen sürenin 19 Eylül 2023 tarihinde sona erdiğini kaydederek, bu süreyi hiçbir şekilde uzatmayacaklarını ve konuyu Irak hükümeti ile Birleşmiş Milletler’e ayrıca ilettiklerini bildirdi.

Irak ile İran, 19 Mart’ta Bağdat’ta düzenlenen toplantıda iki ülke arasındaki sınır güvenliğini de kapsayan güvenlik anlaşması imzaladı.

Irak Başbakanı Muhammed Şiya es-Sudani ile İran Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi Genel Sekreteri Ali Şemhani arasında imzalanan anlaşma önemli ölçüde Irak’ın kuzeyindeki ayrılık yanlısı İranlı Kürt militanları bastırmak için yapılmıştı.

(Kaynak: Euronews Türkçe)

Paylaşın

Ukrayna, F-16’lardan Ümitli: Savaşın Seyrini Değiştirebilir

Ukrayna Savunma Bakanı Oleksii Reznikov, F-16’ların kullanımı ile ilgili altyapı çalışmalarına başlandığını, bu bağlamda Ukraynalı pilot, mühendis ve teknisyenlere eğitim verildiğini belirterek, “Bu en az altı ay, belki biraz daha uzun sürebilir. Bu yüzden önümüzdeki yılın ilkbaharında olacağını düşünüyorum” dedi.

Reznikov, amacın, “Rusya’nın gökyüzündeki hakimiyetine son vermek” olduğunu belirterek, F-16 savaş uçaklarının, Ukrayna’daki yerleşim yerlerinin korunması ile birlikte hava savunmasının bir parçası olacaklarını belirtti. Bakan, “Bu gerçekten ciddi bir oyun değiştirici olacak. Gerçekten ciddi bir değişiklik” diye konuştu.

Ukrayna Savunma Bakanı Oleksii Reznikov, Batılı müttefiklerin Ukrayna’ya vadettiği F-16 savaş uçaklarının Rusya’nın saldırısıyla başlayan savaşın seyrini değiştirebileceğini söyledi.

Ukraynalı Bakan, Batı yapımı F-16’ların savaşta kullanılmasını “ciddi bir oyun değiştirici” olarak gördüğünü ifade ederek, bu durumun Rus saldırılarına karşı verdikleri savunma savaşında önemli bir yeniliğe yol açacacağını söyledi.

Alman Bild gazetesinde yer alan habere göre Rasnikov F-16’ların gelecek yılın ilkbahar aylarından itibaren kullanılmaya başlanmasını bekliyor.

Bild’in de dahil olduğu Axel Springer Medya Grubu bünyesindeki Ronzheimer Podcast’e açıklamalarda bulunan Reznikov, F-16’ların kullanımı ile ilgili altyapı çalışmalarına başlandığını, bu bağlamda Ukraynalı pilot, mühendis ve teknisyenlere eğitim verildiğini belirterek, “Bu en az altı ay, belki biraz daha uzun sürebilir. Bu yüzden önümüzdeki yılın ilkbaharında olacağını düşünüyorum” dedi.

Savaş muhabiri Paul Ronzheimer’in hazırladığı podcast yayınına katılan Reznikov, amacın, “Rusya’nın gökyüzündeki hakimiyetine son vermek” olduğunu belirterek, F-16 savaş uçaklarının, Ukrayna’daki yerleşim yerlerinin korunması ile birlikte hava savunmasının bir parçası olacaklarını belirtti. Bakan, “Bu gerçekten ciddi bir oyun değiştirici olacak. Gerçekten ciddi bir değişiklik” diye konuştu.

Washington’un, Rusya’ya karşı savunma savaşında kullanmak üzere Ukrayna’ya F-16 sevkiyatına izin vermesi üzerine çok sayıda Batılı ülke Kiev’e onlarca ABD yapımı savaş uçağı tedarik edeceklerini açıkladı.

Ukrayna Batı’dan savaşın başladığı 2022 yılının Şubat ayından itibaren F-16 talep ediyordu ancak Batılı ülkeler bu talebe savaşı daha da tırmandıracağı endişesiyle sıcak bakmıyorlardı.

(Kaynak: DW Türkçe)

Paylaşın

Fransa’da Bir İlk: Tesettür Okullarda Yasaklanıyor

Fransa Eğitim Bakanı Gabriel Attal, devlet okullarında bazı Müslüman öğrencilerin giydiği abaya adı verilen kıyafetin yasaklanacağını söyledi. Attal, abaya giyilmesinin yasaklanmasını “gerekli ve adil” bir karar olarak değerlendirdi.

Eğitim Bakanı Attal, yeni kılık kıyafet yönetmeliğinin okulların açılacağı 4 Eylül öncesinde okul yönetimlerine gönderileceğini söyledi. Attal, “Bir sınıfa adım attığınızda, bir bakışta öğrencilerin hangi dine mensup olduğunu anlayamamalısınız” dedi.

Sağ siyasetçiler çoğunlukla yasağı savunurken, siyasi yelpazenin solunda yer alan bazı politikacılar Müslümanlar kadın ve kızların haklarının çiğnendiği konusunda endişelerini dile getirdi.

Muhalefette yer alan Boyun Eğmeyen Fransa partisinden Clementine Autain, “kıyafet polisliği” yapıldığı eleştirisini yapıyor ve yasağın “anayasaya aykırı” olduğunu savunuyor.

Fransa’daki Müslümanların çatı kuruluşu Fransa Müslüman Konseyi (CFCM) de kıyafetlerin tek başlarına dini semboller olmadığı şeklinde bir açıklama yaptı.

Abaya daha çok Kuzey Afrika, Arap Yarımadası, İran, Mısır gibi ülkelerde giyilen, omuzlardan ayak bileklerine kadar vücudu örten kadın giysilerine deniliyor.

Din ve devlet işlerinin katı bir şekilde ayrıldığı laik bir ülke olan Fransa’da son zamanlarda söz konusu giysilerin dini nitelik taşıdıkları bu yüzden de okullarda yasaklanması gerektiği yönünde tartışmalar yapılıyor.

Fransa’da 1994 yılında kabul edilen bir yasa çerçevesinde okullarda dini sembollerin dikkat çekmeyecek şekilde yer almasına izin verildi. Bundan 10 yıl sonra ise başörtüsü okullarda tamamen yasaklandı. Ancak kipa ve haç yasak kapsamına alınmadı.

2010 yılında da Fransa’da kamuya açık alanlarda yüzün peçe ile kapatılmasına yasak getirildi. 67 milyon nüfuslu Fransa’da tahminlere göre 3,5 ila 6 milyon Müslüman yaşıyor.

Milli Eğitim Personeli Sendikaları Snpden ve Snalc, öğrencilerin çarşafla okula girmesini kabul veya reddetme sorumluluğunun artık öğretmenlere ve okul yönetimi personeline bağlı olmamasının önemli bir gelişme olduğunu ve kararı desteklediklerini açıkladı.

Snpden, X hesabından (eski Twitter), üniversite giriş sınavlarını yeniden Haziran ayına alan ve çarşafla okullara girişi yasaklayan kararlarının “netlik ve cesaret niteliği taşıdığı” mesajını paylaştı.

Devlet okulları, ilk, ortaokul ve liselerde örgütlü Snes-FSU Sendikası Genel Sekreteri Sophie Venetitay da “bu gelişmeyi memnuniyetle karşıladıklarını” ancak çarşafla gelen öğrencilerle diyaloğun ve okul yönetimlerine destek verilmesinin önemine dikkat çekti.

Venetitay, “Eğer bu karar iyi bir akılla, diyalog içinde, gerginlik ve dışlanma durumlarına yol açmadan yapılırsa, bana kalırsa alınan en iyi karardır” diye konuştu.

Fransız medyasında geçen hafta “eğitim ve istihbarat kurumlarının okullarda laikliğe yönelik saldırılarda patlama yaşandığını ortaya koyan” raporlar yayınlanmıştı.

Raporlarda, 2021-2022 öğretim yılında okullarda laikliğe karşı 2 bin 167 vaka tespit edilirken, 2022-2023 öğretim yılında bu rakamın 4 bin 710’a yükseldiğine dikkat çekilmişti.

Raporda, bu vakalar arasında özellikle kıyafet yasağıyla ilgili ciddi bir artış yaşandığı belirtilmiş; Eylül-Kasım 2021 tarihleri arasında bakanlığa “dini kıyafet ve işaretlerin taşınması” ile ilgili 91 vaka rapor edilirken, Nisan- Temmuz 2023’te bu rakamın 923’e yükseldiği, bunun da “laikliğe yönelik saldırıların yüzde 49’una denk geldiği” bilgisine yer verilmişti.

Yasak nasıl savunuluyor?

Yasağı savunan Bakan Attal, laiklik tanımına ilişkin de konuştu ve “Laiklik kişinin kendisini okul aracılığıyla kurtarma özgürlüğüdür” dedi.

Attal sözlerinin devamında, abaya için “laikliğin sığınağı olması gereken okullar üzerinde cumhuriyetin direnişini test eden bir dini dışavurum” ifadesini kullandı.

Devlet okullarında başörtü yanında, Hristiyan semboller ve kipa takılması da yasak.

Ülkede Samuel Paty adlı öğretmen 2020 yılında ifade özgürlüğü ile ilgili bir ders sırasında, Muhammed Peygamber’in karikatürlerini öğrencilerine göstermesinin ardından başı kesilerek öldürülmüştü.

Fransa’da bu cinayet büyük tepki doğurmuş ve ifade özgürlüğünü desteklemek için ülke genelinde yapılan yürüyüşlere on binlerce kişi katılmıştı.

Paylaşın

ABD Askeri Helikopteri Düştü: 3 Ölü, 5 Yaralı

Avustralya’da eğitime katılan Amerika Birleşik Devletleri’ne (ABD) ait askeri helikopterin düşmesi sonucu 3 kişi öldü, 5 kişi de yaralandı. Arama kurtarma çalışmalarının devam ettiği bildirildi.

Kaza ABD, Avustralya, Endonezya ve Filipinler ordularının katıldığı Predators Run tatbikatı sırasında meydana geldi. ABD ve Avustralya, bölgede Çin’e karşı son yıllarda askeri işbirliğini artırıyor.

Amerika Birleşik Devletleri (ABD) Deniz Piyadelerine ait “V-22 Osprey” (askeri tiltrotor) tipi helikopter Avustralya’nın kuzeyindeki bir adaya düştü. İçinde 23 askerin bulunduğu askeri uçağın düşmesi sonucu en az 3 ABD askerinin hayatını kaybetti duyuruldu.

Beş askerin ise ağır yaralandığı bildirildi. Yetkililer, bazı yaralıların durumunun kritik olduğunu açıkladı.

Avustralya’da yayın yapan ABD News’ün Avustralya Savunma Bakanlığından aktardığına göre, 23 ABD deniz piyadesini taşıyan helikopter, Darwin kentinin kuzeyinde bulunan Melville Adası’na düştü.

Melville, Darwin ile birlikte 2 bin 500 askerin katıldığı tatbikatın gerçekleştirildiği Tiwi Adaları’nın bir parçası. ABD ve Avustralya, bölgede Çin’e karşı son yıllarda askeri iş birliğini artırdı.

CNN’in haberine göre ise ABD deniz piyadelerinden bir yetkili, yaptığı yazılı açıklamada “Uçakta 23 kişi vardı. Üç kişinin öldüğünü teyit ettik. Royal Darwin Hastanesi’ne sevk edilen beş askerin ise durumu ağır,” dedi.

Askerlerin eğitim için yola çıktıkları belirtilen açıklamada, arama kurtarma çalışmalarının devam ettiği bildirildi.

Avustralya Başbakanı Anthony Albenese, düzenlediği basın toplantısında, “Hükümet ve Savunma Bakanlığı olarak amacımız, bu kazaya en iyi şekilde müdahale etmek ve bu zor zamanda elimizden gelen tüm yardımı yapmak,” dedi.

Ukrayna’da L-39 tipi iki savaş uçağı havada çarpıştı

Öte yandan Ukrayna Hava Kuvvetleri’nden yapılan açıklamada, L-39 tipi iki savaş uçağının görev uçuşları sırasında havada çarpıştıkları ve 3 pilotun olayda hayatlarını kaybettikleri belirtildi.

Kaza Cuma günü Ukrayna’nın başkenti Kiev’in batısında yer alan Zhytomyr bölgesi üzerinde meydana geldi. Hava kuvvetleri ölen pilotlardan birinin “Juice” takma adını kullandığını ve uluslararası medyaya verdiği çok sayıda röportajla tanınan biri olduğunu açıkladı.

Hava kuvvetleri açıklamasında ölenlerin yakınların taziye sunulurken olayla ilgili soruşturma başlatıldığı ifade edildi.

Paylaşın

Taliban’dan BM’nin Afganistan’daki IŞİD Tehdidi Raporuna Tepki

Afganistan’da yönetimi elinde bulunduran Diyubendi İslamcı hareketi ve askeri organizasyonu Taliban, Birleşmiş Milletler (BM) tarafından, Afganistan’daki IŞİD (Irak Şam İslam Devleti) tehdidi ile ilgili rapora itiraz etti.

Taliban Hükümet Sözcüsü Sabihullah Mücahid,  Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi (BMGJK) raporunun, “asılsız suçlamalar” içerdiğini belirterek, iktidarı ele geçirdiğinden bu yana Taliban’ın IŞİD’e karşı “yüzlerce operasyon” düzenlediğini ve bu örgütün kapasitesini, “sıfır faaliyet” gösterdiği bir seviyeye düşürdüğünü ifade etti.

Taliban, ideolojik yakınlığına rağmen IŞİD ile, bu örgütün Afganistan’da organize olmaya başladığı 2015 yılından bu yana sert bir mücadele içinde. 2021’in Ağustos ayında Taliban’ın Kabil’e girerek ülkeyi yönetmeye başlamasının ardından da IŞİD pek çok ölümcül saldırı düzenlemişti.

BM Terörle Mücadele Ofisi Başkanı Vladimir Voronkov, kısa süre önce yaptığı açıklamada, Afganistan’daki durumun giderek karmaşık bir hal aldığını ve ülkede 20’den fazla terör örgütünün aktif olduğunu belirtmişti. Taliban’ın bu iddiaya verdiği yanıtta, Voronkov’un dile getirdiği iddiaların ya eksik bilgilendirmeden kaynaklandığı, ya da IŞİD’e moral vermek ve bölgeyi istikrarsızlaştırmak için dile getirildiği ifade edildi.

Siyasi gözlemciler, IŞİD’in Afganistan’da Taliban’ı bölmeye ve Taliban’ın dış kaynaklarını kesmeye çalıştığını öne sürüyor.

Taliban, kadınların ulusal bir parka girişini yasakladı

Öte yandan Afganistan’ın Fazilet Yayma ve Ahlaksızlığı Önleme Bakanı Muhammed Halid Hanefi, kadınların park içindeki örtünme kurallarına uymadığını söyledi. Hanefi, dini görevlilerden ve güvenlik birimlerinden, bir çözüm bulunana dek kadınların parka girişini yasaklamalarını istedi.

2009’da Afganistan’ın ilk milli parkı olan Band-e-Amir, ülkenin önemli turizm merkezlerinden birisi. Park, ayrıca aileler arasında da oldukça popüler. Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü (UNESCO) parkı “doğal olarak oluşmuş özel jeolojik yapıya sahip, doğal ve eşsiz güzellikte göllerin yer aldığı bir bölge” olarak tanımlıyor.

Afgan ajansı Tolo News’un aktardığına göre Hanafi, parkı görmek için parka gitmenin “zorunlu olmadığını” söyledi. Bamiyan’daki dini önderler, parkı ziyaret eden ve kurallara uymayan kadınların bölgeye gelen ziyaretçiler olduğunu belirtti.

Tolo News’e konuşan Bamiyan Şii Ulema Konseyi Başkanı Sayid Nasrullah Waezi, “Örtünme eksikliği veya kötü örtünülen türbanla ilgili şikayetler var ama bunlar Bamiyan sakinleri için değil. Başka yerlerden buraya geliyorlar” dedi. Eski bir Afgan milletvekili olan Meryem Solaimankhil, yasağı eleştiren bir şiirini sosyal medya hesabından paylaştı ve “Geri döneceğiz, bundan eminim” dedi.

İnsan Hakları İzleme Örgütü’nden Fereshta Abbasi ise yasak kararının Kadın Eşitlik Günü’nde alındığını hatırlattı ve durum için “Afgan kadınlarına yönelik tam bir saygısızlık” ifadelerini kullandı.

(Kaynak: DW Türkçe, BBC Türkçe)

Paylaşın

Ukrayna’da İki Savaş Uçağı Havada Çarpıştı: 3 Pilot Öldü

Ukrayna’da L-39 tipi iki savaş uçağının görev uçuşları sırasında havada çarpıştığı ve 3 pilotun olayda hayatını kaybettiği duyuruldu. Olayla ilgili soruşturma başlatıldığı ifade edildi.

Ukrayna Hava Kuvvetleri’nden yapılan açıklamada, L-39 tipi iki savaş uçağının görev uçuşları sırasında havada çarpıştıkları ve 3 pilotun olayda hayatlarını kaybettikleri belirtildi.

Kaza Cuma günü Ukrayna’nın başkenti Kiev’in batısında yer alan Zhytomyr bölgesi üzerinde meydana geldi. Hava kuvvetleri ölen pilotlardan birinin “Juice” takma adını kullandığını ve uluslararası medyaya verdiği çok sayıda röportajla tanınan biri olduğunu açıkladı.

Hava kuvvetleri açıklamasında ölenlerin yakınların taziye sunulurken olayla ilgili soruşturma başlatıldığı ifade edildi.

Avustralya’da 23 ABD askerini taşıyan helikopter düştü

Öte yandan Amerika Birleşik Devletleri (ABD) Deniz Piyadelerine ait bir uçak Avustralya’nın kuzeyindeki bir adaya düştü. İçinde 23 askerin bulunduğu askeri uçağın düşmesi sonucu en az 3 Amerikalı asker hayatını kaybetti. Durumu kritik olan askerlerin tedavisi sürüyor.

Kazayla ilgili açıklamada yapan Avustralyalı yetkililer, yaralılardan beşinin tedavi için Melville Adası’na 80 kilometre mesafedeki Darwin’e götürüldüğünü söyledi. Yetkililer, bazı yaralıların durumunun kritik olduğunu açıkladı.

Paylaşın

Kur’an Yakma Eylemleri: Danimarka’dan Eylemleri Suç Sayacak Yasa Tasarısı

Danimarka Adalet Bakanı Peter Hummelgaard, “Hükümet, bir dini topluluk için dini önemi olan nesnelerin uygunsuz muamelelere maruz kalmasını yasaklayacak bir yasa tasarısı önerisinde bulunacak” dedi.

Haber Merkezi / Adalet Bakanı Hummelgaard, açıklamasının devamında, “Yasa tasarısı, örneğin Kuran, İncil ya da Tevrat’ın kamuya açık alanlarda yakılmasını cezalandırılan bir suç haline getirecek” ifadelerini kullandı. Hummelgaard, “Fikirleri ifade etmenin birşeyleri yakmaktan daha medeni yolları olduğuna inanıyorum” dedi.

Yeni yasayı çiğnemenin para cezası ya da iki yıla kadar hapisle cezalandırılabileceğini belirten Hummelgaard, parlamentonun yasa tasarısını ne zaman oylayacağına ilişkin bilgi vermedi.

Yasal düzenleme girişimine destek veren Danimarka Dışişleri Bakanı Lars Lokke Rasmussen de bu yaz kamuya açık alanlarda gerçekleştirilen çok sayıda Kur’an yakma eyleminin ardından ülkede terör tehlikesinin belirgin biçimde arttığına dikkat çekti.

El Kaide’nin İsveç ve Danimarka’da Kur’an yakma eylemlerine karşı misilleme saldırıları düzenlenmesi için Müslümanlara çağrıda bulunduğuna dair haberlerin ortaya çıkmasının ardından Danimarka iç istihbarat servisi PET, İsveç ve Danimarka’ya yönelik yeni güvenlik tehditlerinin bulunduğunu doğrulamıştı. İki ülkede de sınır güvenliği artırılmış ve denetimler sıkılaştırılmıştı.

Danimarka muhalefeti ise güvenlik tehditlerine rağmen, ülkede ifade özgürlüğü kapsamında sayılan eylemlerin suç kapsamına alınmasına karşı çıkıyor. Ülkedeki dokuz muhalefet partisinden yedisi bu ayın başında “özgürlüklerin dini dogmalara ağır basması gerektiğini” savunan ortak bir açıklama yayımlamıştı.

Komşu ülke İsveç de gerginlikleri azaltmak için Kuran yakma eylemlerini hukuki olarak sınırlamanın yollarını aradığını kaydetmişti. Son dönemde Kuran yakma eylemlerinden kaynaklanan tehditler nedeniyle İsveçli yetkililer, ülkedeki terör tehdidi seviyesini yükseltmişti.

Paylaşın

Hollanda Ve Danimarka’dan Sonra Norveç De Ukrayna’ya F-16 Hibe Edecek

Hollanda ve Danimarka’dan sonra NATO (Kuzey Atlantik Antlaşması Örgütü) üyesi Norveç de Ukrayna’ya 5 ila 10 arasında F-16 hibe etmeyi planlıyor. Norveç ayrıca, Ukrayna’ya uçaksavar füzeleri de bağışlayacağını açıkladı.

Geçtiğimiz hafta Hollanda ve Danimarka, F-16 uçağını bağışlayacaklarını açıklamıştı. Danimarka 19 uçak vereceğini söylerken Hollanda kaç uçak bağışlayacağını henüz açıklamadı.

Ukrayna’nın Rusya’nın girdiği bölgeleri tekrar ele geçirmek için geçen Haziran ayı başında başlattığı karşı taarruz devam ediyor. Kiev, son dönemde yaptığı açıklamalarda, söz konusu taarruz harekatında yaşanan zorluklar nedeniyle ilerlemenin istendiği gibi gitmediğini duyurmuştu.

Resmi ziyaret amacıyla Kiev’de bulunan Norveç Başbakanı Jonas Gahr, burada yaptığı basın toplantısında, medyada yer alan ilgili haberlerin doğru olduğunu, “uygun bir zamanda” Ukrayna’ya ne zaman ve kaç adet F-16 hibe edileceğine dair açıklamaların yapılacağını bildirdi.

Norveç haber ajansı Norsk Telegrambyra’nin (NTB) Başbakan Gahr’ın açıklamalarına dayandırdığı haberine göre Oslo, Ukrayna’ya 5 ila 10 arasında F-16 hibe etmeyi planlıyor. Fransız haber ajansı AFP’nin, Norveç Başbakanlık ofisine konunun detaylarına dair yönelttiği sorulara ise yanıt verilmedi.

F-16 savaş uçaklarının yanı sıra Norveç Ukrayna’ya, Iris-T tipi uçaksavar sistemleri ile mayın temizleme araçları hibe etmeye ve kış aylarında doğal gaz ve elektrik ihtiyacının karşılanması için yaklaşık 130 milyon euro çapında bir yardım paketi sunmaya hazırlanıyor.

Norveç hükümeti uzun zamandır F-16’ları Ukrayna’ya göndermeyi düşündüğünü söylüyordu. Norveç, sipariş ettiği 52 adet F-35’in ilk kısmını ocak ayında teslim aldı. Yeni savaş uçakları Norveç hava kuvvetlerinde eski F-16 filosunun yerini alacak.

Dünyanın en büyük varlık fonlarından birine sahip olan petrol zengini Norveç, şubat ayında da beş yıllık destek paketi kapsamında Kiev’e 7 milyar dolar hibe edeceğini açıklamış ve bu şekilde Ukrayna’nın en büyük bağışçılarından biri haline gelmişti. Para, beş yıl boyunca askeri ve insani yardım arasında eşit olarak paylaştırılacak ve yıllık 1,4 milyar dolara bölünecek.

Rusya’nın saldırısı ile başlayan savaşta topraklarını savunmaya çalışan Ukrayna’nın başbakanı Volodimir Zelenskiy ise, daha önce Kiev’e F-16 hibe edeceğini duyuran Danimarka’nın 19, Hollanda’nın ise 42 adet savaş uçağı göndereceğini dile getirdi.

Paylaşın