Dikkat Çeken Araştırma: Kola Testisleri Büyütüyor

Gazlı içeceklerin erkeklerin üreme sistemi üzerindeki etkilerini inceleyen yeni bir araştırmada, kola içmenin testosteron seviyesini artırıp testisleri büyüttüğü belirlendi.

Araştırmada, Coca Cola ve Pepsi ayrı ayrı incelendi.

Çin’in Kansu eyaletinin başkenti Lanzhou’da yer alan Minzu Üniversitesi’nden bilim insanları, araştırma için farelerin yer aldığı üç grup oluşturdu.

30 farenin bulunduğu ilk gruptaki 15 fareye Coca Cola, diğer 15 fareyeyse suyla karışık Coca Cola verildi.

İkinci grupta da 30 fareden 15’ine sade Pepsi, diğer 15’ine de suyla karışık Pepsi içirildi. Üçüncü gruptaki farelereyse sadece su verildi.

15 günlük süreçte farelerin testislerinin ağırlığı ölçülürken, hayvanların kan değerlerine de bakıldı.

Buna göre Coca Cola ve Pepsi içen farelerin, yalnızca su veya suyla karıştırılmış Coca Cola ve Pepsi içen farelere kıyasla, testosteron seviyelerinde artış gözlemlendi.

Öte yandan çalışmada, kola gibi gazlı içeceklerin uzun süreli tüketiminin insanlardaki testosteron seviyesi ve testis gelişimi üzerindeki etkilerinin henüz tespit edilmediği belirtildi.

Araştırmada ayrıca bu tür gazlı içeceklerin obeziteye, kardiyovasküler hastalıklara ve tip 2 diyabete yol açtığına da dikkat çekildi. 2017’de yapılan çalışmada bir yıl boyunca gazlı içecek verilen farelerde kilo artışı gözlemlendiği de aktarıldı.

Danimarkalı araştırmacıların 2010’da yayımladığı çalışmada, kola tüketiminin sperm sayısını azaltarak, erkek doğurganlığını olumsuz etkilediği belirlenmişti.

(Kaynak: Independent Türkçe)

Paylaşın

Çölyak Hastalığı Hamileliği Nasıl Etkiler?

Çölyak hastalığı, sindirim sistemini etkileyen otoimmün bir hastalıktır. Çölyak hastalığı olan kişilerin yarısından fazlası kadındır. Çölyak hastalığı veya glüten intoleransı olan kadınlar, buğday, çavdar ve arpada bulunan bir protein olan glüteni tolere edemez.

Haber Merkezi / Glutensiz bir beslenme planını takip eden çoğu kadın sağlıklı bir gebelik süreci geçirir, bebeği de oldukça sağlık bir şekilde dünya aya gelir.

Bununla birlikte, çölyak hastalığı, aşağıdakiler de dahil olmak üzere bazı gebelik komplikasyonlarıyla ilişkilendirilmiştir: Düşük, düşük doğum ağırlıklı bebek, erken doğum veya 37. gebelik haftasından önce doğum.

Bu sorunlar, genel olarak çölyak hastalığı olduğunu bilmeyen kadınlarda meydana gelir.

Çölyak hastalığının belirtileri nelerdir?

Gaz, ishal ve mide ağrısı
Açıklanamayan demir eksikliği anemisi
Aşırı yorgunluk veya bitkinlik
Depresyon veya kaygı
Kaçırılan adet dönemleri
Kilo kaybı
Kabarcıklarla birlikte çok kaşıntılı bir deri döküntüsü
Kısırlık (hamile kalamama)
Düşükler

Çölyak hastalığı nasıl teşhis edilir?

Doktor çölyak hastalığını test etmek için aşağıdakilerden birini veya her ikisini yapabilir:

Kan testi: Çölyak hastalığı olan kadınların kanlarında belirli otoantikorların normalden yüksek seviyeleri vardır. Otoantikorlar, vücudun hücrelerine veya dokularına karşı reaksiyona giren proteinlerdir.

İnce bağırsağın biyopsisi: Doktor, biyopsi sırasında ince bağırsağa bakmak için endoskop adı verilen uzun, ince bir tüp kullanır. Teşhis için bağırsaktan küçük doku parçaları çıkaracaktır.

Çölyak hastalığı nasıl tedavi edilir?

Çölyak hastalığı ve glüten intoleransının tek tedavisi glütensiz yiyecekler yemektir. Glutensiz beslenmeye alışmak ilk başta bunaltıcı görünebilir.

Bir diyetisyen ve doktor menü planlama, alışveriş yapma ve dışarıda yemek seçimleri konusunda yardımcı olabilir.

Not: Sunulan bilgilerin amacı herhangi bir hastalığı teşhis veya tedavi etmek, iyileştirmek veya önlemek değildir.

Tüm bilgiler yalnızca genel bilginize yöneliktir, tıbbi tavsiye veya belirli tıbbi durumların tedavisinin yerine geçmez. Uygulamadan önce bu bilgileri doktorunuzla görüşün.

Paylaşın

Kadınları Daha Fazla Etkileyen Başlıca Kalp Sorunları Nelerdir?

Kardiyovasküler hastalıklar olarak da adlandırılan “kalp hastalıkları”, kalbi etkileyen çeşitli problem türlerini ifade eder. En yaygın kalp hastalığı türü ise koroner arter hastalığıdır (KAH).

Haber Merkezi / Kardiyovasküler hastalıklar, vücudun farklı bölgelerine kan taşıyan kan damarlarının hastalıklarını içerir. Bunlar koroner arter hastalığı, vasküler (periferik arter) hastalığı ve inmeyi içerir.

Kadınları etkileyen yaygın kalp problemleri nelerdir?

Ateroskleroz: Ateroskleroz, arterlerin daralmasına ve sertleşmesine neden olan plak birikmesi olarak açıklanabilir. Plak aşındığında veya kırıldığında, bir kan pıhtısı oluşabilir ve bu kan pıhtısı kalbe giden kan akışını engellerse kalp krizine neden olabilir.

Kalp yetmezliği: Kalp vücuda gerektiği gibi kan pompalayamadığında kalp krizi meydana gelir. Kalp yetmezliği ciddi bir tıbbi sorundur. Kalp yetmezliğinin temel belirtileri ise, nefes darlığı, ayaklarda, ayak bileklerinde ve bacaklarda şişlik, aşırı yorgunluktur.

Düzensiz kalp atışı (aritmiler): Aritmiler kalp atışınızın hızı veya ritmi ile ilgili problemlerdir. Kalp çok hızlı, çok yavaş veya düzensiz bir ritimle atabilir. Kalp atışlarındaki değişiklikler çoğu insan için zararsızdır.

Yaşlandıkça, kısmen östrojen düzeylerinin değişmesinin bir sonucu olarak aritmi yaşama olasılığı artar. Arada bir birkaç çarpıntı hissedilmesi veya kalbin hızlı atması normaldir. Baş dönmesi veya nefes darlığı gibi diğer kalp krizi semptomlarıyla birlikte çarpıntı varsa doktora görünmek faydalı olabilir.

Atriyal fibrilasyon (afib): Atriyal fibrilasyon düzensiz ve hızlı kalp atımları ile karakterize bir aritmi (ritim bozukluğu) durumudur ve kalp içerisinde pıhtı oluşumu ile sonuçlanabilir. Pıhtı oluşumu, kişiye kalp yetmezliği ve inme gibi durumlar başta olmak üzere pek çok sağlık sorununa yol açabilir.

Kalp kapağı hastalığı: Kalp kapağı hastalığı, kalbin farklı bölümlerine giren ve çıkan kan akışını kontrol eden kapakçıkları etkiler. Bir doğum kusuru, ileri yaş veya bir enfeksiyon, kalp kapakçıklarının tam olarak açılmamasına veya tamamen kapanmamasına neden olabilir.

Bu, kalbin kan pompalamak için daha fazla çalışmasına neden olur. Kalp kapağı hastalığı felç, kalp yetmezliği, kan pıhtılaşması veya ani kalp durmasına neden olabilir.

Kadınları erkeklerden daha fazla etkileyen kalp problemleri nelerdir?

Göğüs ağrısı (anjina): Angina erkekleri de etkiler, ancak kadınların iki spesifik anjina tipine yakalanma olasılığı erkeklerden daha fazladır: stabil ve değişken anjina.

Kardiyak sendrom X: Kardiyak sendrom X, sağlıklı, tıkanmamış arterleri olan kişilerde göğüs ağrısı (anjina) ve koroner arter spazmları olduğunda ortaya çıkan bir sorundur. Kardiyak sendrom X’in nedeni bilinmemektedir.

Kırık kalp sendromu: Kırık kalp sendromunun kesin nedenini bilinmemektedir. Semptomlar genellikle yoğun keder, öfke veya şaşkınlık gibi aşırı stres tarafından tetiklenir. Kadınların kırık kalp sendromu yaşama olasılığı erkeklerden daha fazladır.

Not: Sunulan bilgilerin amacı herhangi bir hastalığı teşhis veya tedavi etmek, iyileştirmek veya önlemek değildir. Tüm bilgiler yalnızca genel bilginize yöneliktir, tıbbi tavsiye veya belirli tıbbi durumların tedavisinin yerine geçmez. Uygulamadan önce bu bilgileri doktorunuzla görüşün.

Paylaşın

Kadınlar Strese Erkeklerden Farklı Mı Tepki Veriyor?

Uzun süreli stres ciddi sağlık sorunlarına yol açabilir. Kadınların baş ağrısı, mide rahatsızlığı gibi stres belirtileri gösterme olasılığı erkeklerden daha fazladır. Ayrıca, kadınların depresyon veya anksiyete gibi stresle daha da kötüleşen zihinsel sağlık koşulları geliştirme olasılığı daha yüksektir.

Haber Merkezi / Peki, kadınlar strese erkeklerden farklı mı tepki veriyor? Cevap evet.

Araştırmalar kadınların stres belirtileri yaşama olasılığının erkeklerden daha yüksek olduğunu gösteriyor. Stresli kadınların depresyon ve anksiyete yaşama olasılığı stresli erkeklerden daha fazladır.

Uzmanlar, farklılıkların nedenini tam olarak bilmiyorlar ancak erkek ve kadın vücudunun stres hormonlarını nasıl işlediğiyle ilgili olabileceğini tahmin ediyorlar. Özellikle uzun süreli stres, kadınlarda ruh hali ve kaygı ile ilgili sorunlara neden olma olasılığı daha yüksek.

Stres nedir?

Stres, bir değişime veya zorluğa verilen bir tepkidir. Stresli olaylar sırasında vücut adrenalin gibi hormonlar salgılar. Adrenalin stresle başa çıkmaya ve strese tepki vermeye yardımcı olan bir enerji patlamasıdır.

Stres, hafif ve kısa süreli ile daha aşırı ve uzun süreli arasında değişebilir. Kronik (uzun süreli) stres zihinsel ve fiziksel sağlığı etkileyebilir.

Stres herkesi farklı şekilde etkiler. Kronik veya uzun süreli stresin kadınları etkilemesinin bazı belirtileri şunlardır:

  • Sırt ağrısı dahil ağrı
  • Akne ve kızarıklık veya kurdeşen gibi diğer cilt sorunları
  • Baş ağrısı
  • Mide rahatsızlığı
  • Kontrolün yokmuş gibi hissetme
  • Unutkanlık
  • Enerji eksikliği
  • Dikkat eksikliği
  • Aşırı yeme ya da yeterince yememe
  • Kolayca öfkelenme
  • Uyku problemi
  • Uyuşturucu ve alkol kullanımı
  • Zevk aldığınız şeylere karşı ilgi kaybı
  • Sekse normalden daha az ilgi

Stres nasıl yönetilir?

Herkes hayatının bir noktasında mutlaka stresle baş etmek zorunda kalmıştır. Stresle olumlu bir şekilde başa çıkmak için bazı adımlar atılabilir:.

  • Derin nefes alma,
  • Açma germe hareketleri,
  • Düşünceleri yazma veya günlük tutma,
  • Kendine zaman ayırma,
  • Yeterince uyku,
  • Sağlıklı beslenme,
  • Aktif olma veya hareketli olma,
  • Sigara, alkol ve uyuşturucudan uzak durma,
  • Arkadaşlarla veya aile üyeleriyle konuşma,
  • Profesyonel destek alma,
  • Düzenli yaşama,
  • Başkalarına yardım etme.

Not: Sunulan bilgilerin amacı herhangi bir hastalığı teşhis veya tedavi etmek, iyileştirmek veya önlemek değildir.

Tüm bilgiler yalnızca genel bilginize yöneliktir, tıbbi tavsiye veya belirli tıbbi durumların tedavisinin yerine geçmez. Uygulamadan önce bu bilgileri doktorunuzla görüşün.

Paylaşın

Tıkınırcasına Yeme Bozukluğu Hamileliği Nasıl Etkiler?

Tıkınırcasına veya aşırı yeme bozukluğu ciddi bir sağlık sorunudur. Tıkınırcasına yeme bozukluğu, hamile kalma ve hamilelik sırasında sorunlara neden olabilir. Hamilelik ayrıca, tıkınırcasına yeme bozukluğunu tetikleyebilir.

Haber Merkezi / Aşırı kilo vücuttaki östrojen hormonu seviyesinin yükselmesine neden olur. Daha yüksek östrojen seviyesi, yumurtlama veya yumurtalıktan bir yumurta bırakmayı engelleyebilir. Bu durum, hamile kalmayı zorlaştırabilir.

Aşırı kilo veya obezite de hamilelik sırasında sorunlara neden olabilir. Ayrıca hamilelik aşırı kiloyu ve obeziteyi ttikleyebilir ve daha ciddi sağlık sorunlarına yol açabilir.

Gestasyonel hipertansiyon (hamilelikte yüksek tansiyon) ve preeklampsi (hamilelikte yüksek tansiyon ve böbrek sorunları). Kontrol altına alınmazsa her iki sorun da anne ve bebeğin hayatını tehdit edebilir.

Gestasyonel diyabet (hamilelik sırasında başlayan diyabet). Kontrol altına alınmazsa, gebelik diyabeti iri bir bebek sahibi olmaya neden olabilir. Bu, sezaryen riskini artırır.

Hamilelik, yeme bozukluğu riski yüksek olan kadınlarda aşırı yeme bozukluğu riskini artırabilir. Bazı araştırmalar, tıkınırcasına yeme veya aşırı yeme bozukluğu olan kadınların neredeyse yarısı bu duruma hamilelik sırasında yakalandığını ortaya koymuştur.

Araştırmalar, hamilelik sırasında aşırı yemenin şunlardan kaynaklanabileceğini öne sürüyorlar:

  • Hamilelikte kilo alma endişesi. Kadınlar hamilelik kiloları nedeniyle vücutları üzerindeki kontrollerini kaybettiklerini hissettikleri için aşırı yemek yiyebilirler.
  • Hamilelik sırasında daha fazla stres
  • Depresyon
  • Sigara ve alkol
  • Sosyal desteğin olmaması

Hamilelikten sonra, doğum sonrası depresyon ve hamilelikten kaynaklanan kilo, tıkınırcasına yeme bozukluğunu tetikleyebilir.

Hamilelikten önce aşırı yeme bozukluğu olan kadınlar, hamilelik sırasında yeme bozukluğu olmayan kadınlara göre genellikle daha fazla kilo alırlar.

Araştırmacılar, hamilelik sırasında kilo alımının hamilelikten önce aşırı yeme bozukluğu olan bazı kadınların hamilelik sırasında aşırı yemesine neden olabileceğini düşünüyor.

Not: Sunulan bilgilerin amacı herhangi bir hastalığı teşhis veya tedavi etmek, iyileştirmek veya önlemek değildir.

Tüm bilgiler yalnızca genel bilginize yöneliktir, tıbbi tavsiye veya belirli tıbbi durumların tedavisinin yerine geçmez. Uygulamadan önce bu bilgileri doktorunuzla görüşün.

Paylaşın

Bir Haftada Göbek Yağlarından Kurtulmanın 13 Etkili Yolu

Göbek bölgesindeki yağların diyabet, kalp hastalığı, PKOS ve bununla ilişkili daha birçok hastalığa neden olabileceği bilinmektedir. Göbek bölgesindeki yağlarından kurtulmanın bilimsel olarak mümkün olmayabileceğini biliyor muydunuz?

Haber Merkezi / İşte istenmeyen göbek yağlarından olabildiğince çabuk kurtulmanıza yardımcı olabilecek basit ipuçları:

1. Yeterince su içmek:

Yeterince su içmek, göbek bölgesindeki yağları kaybetmenize yardımcı olabilir. Çeşitli araştırmalara göre günde sekiz bardak su içerek yağ mobilizasyonunu artırabilirsiniz.

2. Rafine karbonhidratlardan kaçının:

Göbek bölgesindeki yağlardan kurtulmanın bir başka yolu da şeker ve rafine karbonhidrat tüketmekten kaçınmaktır.

3. Yeşil çay

Yeşil çay, göbek bölgesindeki yağlardan kurtulma için mükemmel bir yoldur. Nedeni, vücudunuzun iltihaplanmasını azaltan ve toksinleri dışarı atan bir antioksidan olan EGCG içermesidir.

4. Çözünebilir lif tüketmek

Beslenmenize daha fazla çözünebilir lif eklemek, göbek bölgesindeki yağlardan kurtulmanıza yardımcı olabilir. Lif, tok hissetmenizi sağlayarak yeme isteğiniz azalır ve kilo vermeyi daha da kolaylaştırır.

5. Alkolün sınırlanması

Hepimiz ara sıra eğlence amaçlı bir bardak alkol alma eğilimindeyiz. Bununla birlikte, araştırmalara göre aşırı alkol tüketmek kilo alımına neden olabilir.

6. Yürüyüş

Yürümek göbek bölgesindeki yağlardan kurtulmanıza yardımcı olabilecek bir egzersiz türüdür.

7. Elma sirkesi

Kan şekeri seviyesini düşürmek ve göbek bölgesindeki yağı azaltmak için beslenmenize elma sirkesi ekleyebilirsiniz.

8. Yüksek proteinli yiyecekler

Protein, kilo yönetiminde önemli bir rol oynayan bir besindir. Protein, tokluk hissini destekleyen PYY hormonunun salgılanmasını destekler. Protein ayrıca, metabolizma hızınızı yükselterek kilo verme sırasında kas kütlesini korumanıza yardımcı olur.

9. Yüksek yoğunluklu aralıklı antrenman

Yüksek yoğunluklu aralıklı antrenman, kilo vermeye yardımcı olan bir antrenman sürecidir. Yüksek yoğunluklu antrenman, adından da anlaşılacağı gibi minimum veya hiç ara verilmeden yapılır. Bu egzersizler vücudu güçlendirmeye, metabolizmayı, yağ yakımını ve kilo kaybını artırmaya yardımcı olur.

10. Şekeri kesin

Hepimizin şekere düşkünlüğü vardır ve canımız çektiğinde bazen aşırıya kaçarız. Bununla birlikte, şekerdeki fruktoz birçok kronik hastalığa neden olabilir. Ayrıca, yüksek şeker alımı ile karın bölgesindeki yağlar arasında artan bir ilişki vardır.

11. Kaliteli uyku

Pek çok araştırmaya göre, insanlar yeterince uyumadıklarında göbek bölgesi yağları dahil daha fazla kilo alma eğilimindeler.

12. Dengeli tabak

Protein, sebzeler, kepekli tahıllar ve sağlıklı yağlar içeren bir öğün tüketmelisiniz. Tabağınızın 1/4’ü sebze, yarısı yağsız protein ve diğer kısmı sağlıklı yağlar ve kepekli tahıllardan oluşmalıdır.

13. Daha az kalori alın

Vücudunuzun ihtiyaç duyduğundan daha az kalori tüketmek, kilo yönetimi ve göbek bölgesindeki yağları kaybetmenize yardımcı olabilecek bir başka yoldur.

Not: Sunulan bilgilerin amacı herhangi bir hastalığı teşhis veya tedavi etmek, iyileştirmek veya önlemek değildir.

Tüm bilgiler yalnızca genel bilginize yöneliktir, tıbbi tavsiye veya belirli tıbbi durumların tedavisinin yerine geçmez. Uygulamadan önce bu bilgileri doktorunuzla görüşün.

Paylaşın

Sağlıklı Yaşam İçin Dengeli Beslenmenin Önemi

Sağlıklı bir yaşam için dengeli beslenmenin önemi yeterince vurgulanmamakta. Vücudun ihtiyaç duyduğu temel besin maddelerini karşılayan dengeli beslenme ile sağlıklı uzun bir yaşam tarzı sürdürülebilir.

Haber Merkezi / Uygun bir beslenme planı ayrıca, ideal vücut ağırlığına ulaşmaya ve kardiyovasküler, kronik hastalıklar riskini azaltmaya da yardımcı olur.

Dengeli beslenme nedir? 

Dengeli beslenme tam olarak nedir? Basit bir ifadeyle, vücudun düzgün çalışmasına yardımcı olacak temel besin maddelerinin karşılandığı beslenmedir. Beslenmenin önemi, doğru miktarda kalori alımında yatmakta.

Kalori

Kalori, gıdadaki enerji içeriğinin bir göstergesidir. Ortalama vücut ağırlığına sahip bir kişi, günde yaklaşık 2000 kaloriye ihtiyaç duyar. Kalori ihtiyacı kişinin, cinsiyetine, yaşına ve fiziksel yapısına ve aktivitesine bağlı olarak değişebilir.

Dengeli beslenmenin kapsamına neler girer? 

Dengeli beslenme belirli sağlıklı besin gruplarını içerir:

Yeşil yapraklı ve nişastalı sebzeler, fasulye ve bezelye gibi baklagiller, kırmızı ve turuncu sebzeler,

Bütün meyveler, taze veya dondurulmuş meyveleri içeren ancak konserve meyveleri içermeyen meyveler,

Tam tahıllar. Örneğin kinoa, yulaf, kahverengi pirinç, arpa ve karabuğday,

Yağsız kırmızı et, tavuk, balık gibi protein kaynakları,

Süt, yoğurt, süzme peynir gibi süt ürünleri.

Dengeli ve sağlıklı beslenme için önerilen beş besin grubunun her birinden ihtiyaç olunan kadar içermeli: Yüzde 50 ila 60 karbonhidrat, yüzde 12 ila 20 protein ve yüzde 30 yağ içerir.

Bir kişinin genel sağlığı, iyi beslenmeye, fiziksel egzersize ve sağlıklı vücut ağırlığına bağlıdır.

Dengeli ve sağlıklı bir yaşam için ipuçları:

Daha küçük porsiyonlar: Beynin daha büyük porsiyonlar gibi düşünmesi için küçük porsiyonların kullanılması.

Yemek için zaman ayırılması: Öğünleri, iş arasında aceleye getirilmemesi, tüketilen gıdaların sindirilmesi için zaman ayırılması.

Atıştırmalıkların azaltılması: Sağlıklı beslenmeyi engellediği için sağlıksız atıştırmalıkların kesilmesi.

Duygusal durum: Stres, üzüntü veya endişe durumunda aşırı tüketimin frenlenmesi.

Not: Sunulan bilgilerin amacı herhangi bir hastalığı teşhis veya tedavi etmek, iyileştirmek veya önlemek değildir. Tüm bilgiler yalnızca genel bilginize yöneliktir, tıbbi tavsiye veya belirli tıbbi durumların tedavisinin yerine geçmez. Uygulamadan önce bu bilgileri doktorunuzla görüşün.

Paylaşın

Hailey-Hailey Hastalığı Nedir? Bilinmesi Gereken Her Şey

İlk olarak 1939’da Hailey kardeşler tarafından teşhis edilen Hailey-Hailey hastalığı, genetik bir hastalıktır. Hailey-Hailey hastalığı, en çok ergenlik çağının sonlarında, yirmili ve otuzlu yaşlarda görülür.

Haber Merkezi / Semptomlar en sık boyun yanları, koltuk altı ve kasık bölgelerinde ve meme altında ortaya çıkar. Hailey-Hailey hastalığı riski erkekler ve kadınlar için aynıdır.

Hailey-Hailey hastalığının nedenleri

Hailey-Hailey hastalığına ATP2C1 genindeki genetik bir değişiklik (mutasyon) neden olur. ATP2C1 geni, hücrelerde kalsiyum ve magnezyum pompası görevi gören bir proteini oluşturmak (kodlamak) için talimatlar içerir. Bu protein, kalsiyum veya magnezyum iyonlarını hücrede golgi aygıtı olarak bilinen özel bir organele pompalar.

Hailey-Hailey hastalığının belirtileri ve semptomları

Hailey-Hailey hastalığının semptomları ve şiddeti, aynı ailenin üyeleri arasında bile değişebilir. Hastalık, ilk önce kabarcıklı bir deri döküntüsü olarak ortaya çıkar ve boyun yanları, koltuk altları, kasık bölgelerinde ve meme altlarını etkileyebilir.

Semptomlar sarı kabuklu bir üst tabaka geliştirebilir. Döküntüler kaşınabilir veya yanma hissine neden olabilir.

Hailey-Hailey hastalığının teşhissi

Hailey-Hailey hastalığının teşhisi, kapsamlı bir klinik değerlendirme, ayrıntılı bir hasta öyküsü, karakteristik bulguların tanımlanması ve etkilenen deri dokusunun cerrahi olarak çıkarılması ve mikroskobik inceleme (biyopsi) dahil olmak üzere çeşitli özel testlere dayanarak yapılır.

Hailey-Hailey hastalığının tedavisi

Hailey-Hailey hastalığının tedavisi, her bireyde belirgin olan spesifik semptomlara yöneliktir. Spesifik tedaviler, hastalığın kapsamı, ciddiyeti, bireyin yaşı ve genel sağlığı dahil olmak üzere çeşitli faktörlere bağlıdır.

Hailey-Hailey hastalığı olanlara güneş yanığı, terleme ve sürtünme gibi “tetikleyicilerden” kaçınmaları ve etkilenen bölgeleri kuru tutmaları önerilir. Bazıları için güneş kremi, bol giysiler, nemlendirici kremler ve aşırı sıcaktan kaçınma yardımcı olabilir.

Hafif vakaların tedavisinde soğuk kompresler, pansumanlar, hafif kortikosteroid kremler ve topikal antibiyotikler etkili olabilir. Daha ciddi vakalar, sistemik antibiyotikler veya daha güçlü kortikosteroid kremler gerektirebilir. Uzun süreli kortikosteroid tedavisi, hasarlı cildi daha da zayıflatabileceğinden önerilmez.

Bakteriyel, mantar veya viral enfeksiyonlarda kullanılan ilaçlar, bazen Hailey-Hailey hastalığı ile ilişkili olan ikincil enfeksiyonu tedavi etmek veya önlemek için yaygın olarak kullanılır.

Etkilenen bireyler ve aileleri için genetik danışmanlık önerilir. Diğer tedaviler semptomatik ve destekleyicidir.

Not: Sunulan bilgilerin amacı herhangi bir hastalığı teşhis veya tedavi etmek, iyileştirmek veya önlemek değildir. Tüm bilgiler yalnızca genel bilginize yöneliktir, tıbbi tavsiye veya belirli tıbbi durumların tedavisinin yerine geçmez. Uygulamadan önce bu bilgileri doktorunuzla görüşün.

Paylaşın

Galaktozemi Nedir? Nedenleri, Belirtileri, Teşhisi, Tedavisi

Galaktozemi, vücudun galaktozu glikoza dönüştürme yeteneğini etkileyen, nadir görülen, kalıtsal bir karbonhidrat metabolizması bozukluğudur. Galaktoz, anne sütü ve diğer süt ürünleri de dahil olmak üzere sütte bulunan bir şekerdir. İnsan vücudu tarafından da üretilir ve buna endojen galaktoz denir. Glikoz farklı bir şeker türüdür.

Haber Merkezi / Klasik galaktozemi nadirdir ve yaklaşık 45.000 kişide 1 görülür. Duarte galaktozemi olarak bilinen daha hafif bir formu daha yaygındır. Duarte galaktozemi, galaktoza karşı gerçek bir intoleranstan daha fazla bir duyarlılıktır ve yaklaşık 4.000 kişide 1 görülür.

Galaktozemiye ne sebep olur?

Galaktozemi, otozomal resesif geçişli bir genetik hastalıktır. Resesif genetik bozukluklar, bir birey her bir ebeveynden çalışmayan bir gen miras aldığında ortaya çıkar. Bir birey, hastalık için bir çalışan gen ve bir çalışmayan gen alırsa, kişi hastalığın taşıyıcısı olur, ancak genellikle semptom göstermez.

Taşıyıcı iki ebeveynin her ikisinin de çalışmayan geni geçirme ve dolayısıyla etkilenen bir çocuğa sahip olma riski her hamilelikte yüzde 25’tir. Ebeveynler gibi taşıyıcı olan bir çocuğa sahip olma riski her hamilelikte yüzde 50’dir. Bir çocuğun her iki ebeveynden de çalışma genleri alma ihtimali yüzde 25’tir. Risk erkekler ve kadınlar için aynıdır.

Galaktozeminin belirtileri ve semptomları nelerdir?

Yenidoğanlarda, klasik galaktozemi belirtileri beslenmeden birkaç gün sonra ortaya çıkmaya başlar. Semptomlar hafif veya şiddetli olabilir:

  • İştah kaybı
  • Letarji
  • Kusma
  • İshal
  • Şiddetli kilo kaybı
  • Zayıflık
  • Gelişememe
  • Sarılık
  • Büyümüş karaciğer
  • Sıvı ( asit ) ile karın şişmesi
  • Beyin çevresinde şişlik (ödem)

Galaktozemi nasıl teşhis edilir?

Tarama, genellikle doğumdan yaklaşık 24 saat sonra, bebeğin topuğuna iğne batırılarak ve biraz kan alınarak yapılır. Çocuğun galaktozemisi varsa, kan testi kanında GALT enzim aktivitesinin azaldığını gösterecektir. Sağlık ekibi, çocuğun sahip olduğu galaktozeminin tipini belirlemek için bu sonuçları genetik testlerle takip edecektir.

Galaktozemiyi nasıl tedavi ediyorsunuz?

Galaktozemiyi tedavi etmenin bilinen tek yolu, galaktozu beslenmeden çıkarmaktır, bu genellikle süt ürünlerinden kaçınmak anlamına gelir. Galaktoz, laktozun bir bileşenidir

Çocukların ve yetişkinlerin, beslenmelerindeki süt ürünleri eksikliğini telafi etmek için kalsiyum ve D vitamini alımlarına takviye yapmaları gerekebilir. Kalsiyum ve D vitamini takviyesi , kemik yoğunluğunun korunmasına yardımcı olur.

Not: Sunulan bilgilerin amacı herhangi bir hastalığı teşhis veya tedavi etmek, iyileştirmek veya önlemek değildir. Tüm bilgiler yalnızca genel bilginize yöneliktir, tıbbi tavsiye veya belirli tıbbi durumların tedavisinin yerine geçmez. Uygulamadan önce bu bilgileri doktorunuzla görüşün.

Paylaşın

Fabry Hastalığı Nedir? Bilinmesi Gereken Her Şey

Fabry hastalığı, genellikle çocukluk döneminde başlayan, birçok farklı semptomu olan ve nadir görülen genetik bir durumdur. Fabry hastalığının semptomları yönetmeye yardımcı olacak tedaviler mevcuttur.

Haber Merkezi / Fabry hastalığı, genellikle kalıtsal olan, yani anneden ve/veya babadan bir X kromozomu yoluyla aktarılabileceği anlamına gelen ‘X’e bağlı’ bir durumdur.

Fabry hastalığı nedir?

Fabry hastalığı, lizozomal enzim α-galaktosidaz A’nın (α-Gal A) yokluğundan veya belirgin şekilde eksik aktivitesinden kaynaklanan, nadir görülen, kalıtsal bir glikosfingolipid (yağ) metabolizması bozukluğudur. Bu bozukluk, lizozomal depo bozuklukları olarak bilinen bir hastalık grubuna aittir.

Fabry hastalığının belirtileri nelerdir?

Fabry hastalığı insanları farklı şekillerde etkiler. İlk belirtiler çoğu zaman çocuklukta ortaya çıkar. Diğer durumlarda, kişi yaşamının ilerleyen zamanlarına kadar herhangi bir semptom göstermez.

Erken çocukluk dönemindeki ağrı genellikle fabry hastalığının ilk belirtisidir.

Çocuklarda, diğer yaygın belirtilerden bazıları şunlardır:

  • Özellikle el ve ayaklarda yanma hissi
  • Ciltte küçük, koyu kırmızı lekeler
  • Göz bulanıklığı
  • Ağrı, ishal ve kabızlık gibi bağırsak sorunları
  • İşitme sorunları

Yetişkinlerde ortaya çıkabilecek diğer semptomlar şunları içerir:

  • Baş ağrısı veya baş dönmesi
  • Kulak çınlaması
  • Çok az veya çok fazla terleme
  • Böbrek sorunları
  • Kalp sorunları

Fabry hastalığı bazen böbrek yetmezliği , kalp krizi veya inme gibi ciddi komplikasyonlara neden olabilir.

Fabry hastalığı nasıl teşhis edilir?

Fabry hastalığı nadir olduğu ve çok farklı semptomlara neden olabileceği için yıllarca teşhis edilemeyebilir.

Fabry hastalığını teşhis etmek için doktor, bir kan testi ve bazen de DNA’ya bakacak bir genetik test için sevk etmesi gerekebilir.

Fabry hastalığı nasıl tedavi edilir?

Fabry hastalığının ana tedavisine enzim replasman tedavisi denir. Bu, vücutta eksik olan enzimi için her iki haftada bir intravenöz infüzyon (damla) almayı içerir.

Oral şaperon tedavisi adı verilen daha yeni bir tedavi türü de mevcuttur, ancak yalnızca belirli bir fabry hastalığı türü olan 16 yaşından büyük kişiler için uygundur.

Not: Sunulan bilgilerin amacı herhangi bir hastalığı teşhis veya tedavi etmek, iyileştirmek veya önlemek değildir. Tüm bilgiler yalnızca genel bilginize yöneliktir, tıbbi tavsiye veya belirli tıbbi durumların tedavisinin yerine geçmez. Uygulamadan önce bu bilgileri doktorunuzla görüşün.

Paylaşın