Parakoksidioidomikoz Nedir? Belirtileri, Nedenleri, Teşhisi, Tedavisi

Parakoksidioidomikoz (PCM), Paracoccidioides brasiliensis mantarının neden olduğu kronik bulaşıcı bir tropikal hastalıktır. İlk enfeksiyon genellikle akciğerlerde meydana gelir ancak aynı zamanda cilde, mukozalara ve vücudun diğer bölgelerine de yayılabilir.

Haber Merkezi / Kan ve lenfatik damarların duvarlarını kaplayan ve hücresel atıkları (retiküloendotelyal sistem) ortadan kaldıran özel hücreler de parakoksidioidomikozdan etkilenebilir. Hastanın tedavi edilmemesi durumunda yaşamı tehdit eden komplikasyonlar ortaya çıkabilmektedir.

Parakoksidioidomikoz semptomları genellikle mantara ilk maruziyetten birkaç hafta veya ay veya yıl sonra ortaya çıkar. Belirtiler vücudun hangi bölgelerinin enfekte olduğuna göre değişir.

Akciğerlerin etkilendiği pulmoner parakoksidioidomikozun semptomları öksürük, nefes almada zorluk (nefes darlığı), yorgunluk ve/veya göğüs ağrısını içerebilir. Bozukluğun bu formuna sahip yetişkinlerin akciğerlerinde, akciğer fonksiyonunun ilerleyici kaybına (amfizem) neden olan fibröz ve dejeneratif değişiklikler de bulunabilir. Bazı insanlarda parakoksidioidomikoz semptomları kor pulmonale olarak bilinen bir duruma doğru ilerler.

Bu durumda kalp hastalığı, kanı akciğerlerden kalbe doğru hareket ettiren damarlardaki anormal derecede yüksek kan basıncı nedeniyle ortaya çıkar. Mukokutanöz parakoksidioidomikozda, mukoza zarlarında, özellikle ağız ve burunda ülserler (granülomatöz lezyonlar) görülür.

Parakoksidioidomikoz lenfatik sistemi etkilediğinde, başta boyun ve koltuk altı bölgesi (aksilla) olmak üzere vücudun birçok bölgesinde lenf düğümlerinde genel şişme (lenfadenopati) meydana gelebilir. Enfekte lenf düğümleri ağrılı hale gelebilir ve irin (süpürasyon) üretebilir.

Visseral parakoksidioidomikozda karaciğer, dalak ve/veya bağırsaklar da dahil olmak üzere vücudun diğer organları da enfekte olabilir. Adrenal bezler bu enfeksiyona özellikle duyarlı olabilir. Kronik adrenal tutulum anormal derecede düşük adrenal hormon seviyelerine neden olabilir.

Parakoksidioidomikoz, Paracoccidioides brasiliensis olarak bilinen bir mantarın enfeksiyonundan kaynaklanır. Bu hastalığın çoğu vakası, havadaki mantar sporlarının solunmasından yıllar sonra ortaya çıkar, ancak latentlik süresi her zaman bu kadar uzun değildir.

Mantarın toprakta küf olarak bulunduğu ve enfeksiyonun sporların (conidia) solunması sonucu oluştuğu düşünülmektedir. Akciğerlerde mantar, diğer bölgelere yayılabilen mayalara dönüştürülür. Maruz kalanlardan bazıları bu sürece direnebiliyor ve enfeksiyon durduruluyor. Ancak diğerlerinde mantar vücudun bir veya daha fazla kısmında hastalığa neden olmaya devam eder.

Parakoksidioidomikoz bazen AIDS’li olanlar da dahil olmak üzere bağışıklık sistemi zayıflamış (bağışıklık sistemi baskılanmış) hastalarda ortaya çıkar.

Parakoksidioidomikoz tanısı genellikle enfekte kişilerden alınan balgam veya irin incelenmesiyle konur. Pozitifse, mikroskobik inceleme sorumlu mantar olan Paracoccidioides brasiliensis’in tanımlanmasına izin verecektir. Tanı akciğerlerden, deriden ve/veya lenf düğümlerinden alınan doku örneklerinin (biyopsi örnekleri) incelenmesiyle de konulabilir.

Teşhis, enfekte olmuş doku numunelerinin laboratuvarda yetiştirilmesi (kültürlenmesi) ve sonunda Paracoccidioides brasiliensis varlığı açısından testin pozitif çıkmasıyla doğrulanır.

Parakoksidioidomikoz tanısı için kan testleri de yararlı olabilir, ancak aktif ve geçmiş enfeksiyon arasında ayrım yapamazlar. Cilt testleri mevcuttur ancak güvenilir olmayabilir. Etkilenen bireylerin göğüs röntgenleri, mantar enfeksiyonunun (sızıntı) düzensiz alanlarını gösterebilir.

Antifungal ilaçlar parakoksidio-idomikoz için en etkili tedavi edicidir. Bunlar arasında itrakonazol, ketokonazol ve flukonazol bulunmaktadır. Amfoterisin B, diğer ilaçları tolere edemeyen ciddi hastalığı olan hastalara verilebilir. Sülfonamidler semptomları bastırır ve hastalığın ilerlemesini durdurur ancak mantarı vücuttan uzaklaştırmaz.

Paylaşın

Paramiyotoni Konjenita Nedir? Nedenleri, Belirtileri, Teşhisi, Tedavisi

Paramiyotoni konjenita (PMC), iskelet kaslarını etkileyen, ilerleyici olmayan nadir bir genetik hastalıktır. Bozukluk tipik olarak bebeklik döneminde veya erken çocukluk döneminde başlar. 

Haber Merkezi / Etkilenen bireylerde kas sertliği veya kasılma sonrasında kasların gevşememesi (miyotoni) görülür. Semptomlar soğuğa maruz kalma veya fiziksel aktivite sonrasında tetiklenebilir. Sertlik en sık boyun, yüz, kol ve ellerdeki kasları etkiler, ancak sırtın alt kısmında ve nefes almak için kullanılan kaslarda da ortaya çıkabilir.

Tekrarlanan hareketlerle kasların sertliği daha da kötüleşebilir. Ayrıca kas tonusunun olmadığı (gevşek parezi) aralıklı bir tür kas zayıflığı dönemleri de vardır.

Bu durum mutlaka soğuk havaya veya miyotoniye maruz kalmayla örtüşmez. Genellikle kaslarda herhangi bir israf (atrofi) olmaz; ancak bu bozuklukta sıklıkla kasların hacminde (hipertrofi) artış olur. PMC’nin tedavisi yoktur; ancak diyet, yaşam tarzı ve ilaçların doğru yönetimiyle hastalar normal yaşamlar sürdürebilirler. PMC, kas sodyum kanalı genindeki SCN4A mutasyonunun neden olduğu otozomal dominant bir genetik durumdur.

PMC’deki kas sertliği, kasların kasılmadan sonra zamanında gevşeyememesidir (miyotoni). En sık etkilenen kaslar yüz, boyun ve üst ekstremitede bulunur, ancak nefes alma ve yutma için kullanılan kasların yanı sıra alt sırttaki kasları da etkileyebilir.

PMC genellikle bebeklik döneminde belirgindir ve her zaman gençlik yıllarında ortaya çıkar. Belirtiler yaşla birlikte ilerlemez. Bu bozukluğa sahip bireylerde kas kaybı (atrofi) görülmez, ancak sıklıkla kas kütlesinde artış (hipertrofi) görülür.

Kas sertliğinin şiddeti kişiye göre değişir; Bazı hastalar ağrılı miyotoni yaşarken, diğerleri ağrısız miyotoni yaşarlar. Bu durum soğuğa maruz kalmayla daha da kötüleşir ve sıcak sıcaklıklarla hafifler. Ayrıca egzersizle daha da şiddetli hale gelebilir.

Ani aşırı efor, kas sertliğini ve tamamen çözülmesi birkaç gün sürebilen genel zayıflığı tetikleyebilir. PMC, küçük nesnelerin (örn. kalemler veya kapı kolları) bırakılması gibi küçük günlük aktiviteleri zorlaştırabilir.

Bazı kas sertliği dönemleri potasyum alımıyla aynı zamana denk gelebilir; etkilenen bireylere potasyum açısından zengin bazı gıda ürünlerinden kaçınmaları talimatı verilir. Daha şiddetli PMC’li bazı hastalar göğüs kaslarında nefes darlığı veya gerginlik yaşayabilir.

PMC , iskelet kaslarına özel bir sodyum kanalını kodlayan SCN4A genindeki bir değişimin (mutasyonun) neden olduğu otozomal dominant bir genetik durumdur .

Baskın genetik bozukluklar, belirli bir hastalığa neden olmak için çalışmayan bir genin yalnızca tek bir kopyasının gerekli olduğu durumlarda ortaya çıkar. Çalışmayan gen, ebeveynlerden herhangi birinden miras alınabilir veya etkilenen bireydeki mutasyona uğramış bir genin sonucu olabilir. Çalışmayan genin etkilenen ebeveynden çocuğuna geçme riski her hamilelik için %50’dir. Risk erkekler ve kadınlar için aynıdır.

Bazı bireylerde bozukluk, yumurta veya sperm hücresinde meydana gelen kendiliğinden genetik mutasyondan kaynaklanmaktadır . Bu gibi durumlarda bozukluk ebeveynlerden miras alınmaz.

İskelet kasları vücudu hareket ettirir; Kas kasılmaları kemiklere bağlı olan tendonları çeker ve vücudun hareket etmesine neden olur. Kas kasılmaları, pozitif yüklü atomların (örneğin potasyum ve sodyum) kanallardan iskelet kaslarına akışıyla tetiklenir. Bu atomlar kas hücrelerinin normal fonksiyonu için gerekli olan elektriksel uyarıları taşır.

Ancak SCN4A genindeki bir mutasyon, sodyum kanallarının yapısını değiştirir. Sodyum kanalları, atomların kas hücrelerine akışını düzenleyemez ve sodyum ile potasyum oranı dengesiz hale gelir. Anormal oran, normal kas kasılması ve gevşemesine müdahale ederek kas zayıflığı ve sertliğine neden olur.

SCN4A gen mutasyonuna sahip bireylerin çoğunda semptomlar görülür; ancak etkilenmeyen ve “taşıyıcı” olarak bilinen birkaç kişi vardır.

PMC’den şüphelenildiğinde kasların elektrik iletme kapasitesini test etmek için bir test uygulanır (elektromiyografi). Test sırasında kaslar soğutulur ve kas soğutulmadan önce ve sonra elektrik sinyalleri kaydedilir. Elektromiyografi (EMG) hızlı tekrarlayan elektrik deşarjlarını gösterecektir. EMG her zaman PMC’yi kesin olarak teşhis edemez ve daha ileri testler gerekli olabilir.

Kan örneği üzerinde yapılan genetik test, SCN4A geninde karakteristik bir mutasyonun varlığını göstererek kesin tanıya yol açacaktır.

PMC’nin tedavisi bireyin semptomlarına dayanmaktadır; PMC günlük olarak ele alınabilir ve birçok hasta normal yaşam sürdürebilir. Bireylerin çok soğuk havaya ani maruz kalmalara karşı dikkatli olmaları ve ani ağır fiziksel aktivitelerden kaçınmaları gerekmektedir.

Kas sertliği potasyum açısından zengin gıdalar tarafından da tetiklenebilir veya arttırılabilir. Hastaların potasyum alımını nasıl yöneteceklerini öğrenmeleri gerekecektir. Potasyumdan zengin besinlerden uzak durmalı, öğün atlamaktan kaçınmalı ve öğün aralarında karbonhidrattan zengin atıştırmalıklar almalıdırlar.

Tedavinin amacı akut semptomların yoğunluğunu azaltmak ve mümkün olduğu kadar başka atakları önlemektir. Bazı ataklar o kadar hafiftir ki tedaviye gerek yoktur. Ancak diğer durumlarda ilaç tedavisi gerekir.

Meksiletin ve lamotrijin gibi sodyum kanallarını bloke eden ilaçlarla tedavi, miyotoniye bağlı sertliğin azaltılmasına yardımcı olabilir. PMC’li bazı hastalar, paralitik atakların sayısını azaltmak için asetazolamid veya tiazid diüretik ilaçlardan yararlanabilir.

Paylaşın

AK Parti Kulisleri: Erdoğan Bazı İsimleri Görevden Alacak

31 Mart’ta yapılan yerel seçimlerinde yüzde 35,48 alan ve ikinci parti konumuna düşen AK Parti’de genel başkan Recep Tayyip Erdoğan’ın AK Parti MYK’de, bazı isimleri görevden alacağı konuşuluyor.

AK Parti, yerel seçimlerde büyükşehir belediyelerinden 12, il belediyelerinden 12, ilçe belediyelerinden 359 ve belde belediyelerinden 124 olmak üzere toplamda 507 belediye başkanlığı kazanmıştı.

İktidara yakın Türkiye gazetesinde yer alan habere göre, AK Parti’de 31 Mart yerel seçimlerindeki oy kaybının nedenleri araştırılmaya devam ediyor. Erdoğan, bu kapsamda yarın AK Parti Genel Merkezi’nde MYK’ye başkanlık edecek. AK Parti kulislerinde konuşulan bilgilere göre; bazı MYK üyeleri bu toplantıda görevden alınacak.

Öte yandan Erdoğan, 14 Mayıs’ta ise il başkanlarıyla buluşacak. Detaylı bir seçim analizinin yapılmasının öngörüldüğü toplantıda, Erdoğan’ın değişime yönelik dikkat çekici mesajlar vermesi bekleniyor. İl başkanlarının oy kaybına yönelik hazırladıkları raporları ve saha araştırmaları Erdoğan’a sunulacak.

Toplantıda il başkanları, neden oy kaybı yaşandığına yönelik kendi görüşlerini de belirtecek. Erdoğan il başkanları toplantısından bir hafta sonra ise 22 Mayıs’ta MKYK’yi toplayacak. Toplantıda kongre sürecinin netlik kazanması bekleniyor.

Paylaşın

TÜİK Açıkladı: Ekonomik Güven Endeksi 99’a Geriledi

Ekonomik güven endeksi mart ayında 100,0 iken, nisan ayında yüzde 1,0 oranında azalarak 99,0 değerini aldı. Endeksin 100’den büyük olması genel ekonomik duruma ilişkin iyimserliği, 100’den küçük olması ise genel ekonomik duruma ilişkin kötümserliği gösteriyor.

Haber Merkezi / Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Ekonomik Güven Endeksi Şubat 2024 verilerini açıkladı. Buna göre; Ekonomik güven endeksi mart ayında 100,0 iken, nisan ayında yüzde 1,0 oranında azalarak 99,0 değerini aldı.

Bir önceki aya göre nisan ayında tüketici güven endeksi yüzde 1,4 oranında artarak 80,5 değerini, reel kesim (imalat sanayi) güven endeksi aynı düzeyde kalarak 103,5 değerini, hizmet sektörü güven endeksi yüzde 2,8 oranında azalarak 117,1 değerini, perakende ticaret sektörü güven endeksi yüzde 1,9 oranında artarak 115,5 değerini, inşaat sektörü güven endeksi aynı düzeyde kalarak 88,6 değerini aldı.

Ekonomik güven endeksi nedir ve neden önemlidir?

Ekonomik güven endeksi, tüketici ve üreticilerin genel ekonomik duruma ilişkin değerlendirme, beklenti ve eğilimlerini özetleyen bir bileşik endekstir.

Endeks, mevsim etkilerinden arındırılmış tüketici güven endeksi, reel kesim, hizmet, perakende ticaret ve inşaat sektörleri güven endekslerinin alt endekslerinin ağırlıklandırılarak birleştirilmesinden oluşmaktadır.

Ekonomik güven endeksi hesaplamasında, her bir sektörün ağırlığı o sektörün normalleştirilmiş alt endekslerine eşit dağıtılarak uygulanmakta, güven endekslerine doğrudan uygulanmamaktadır.

Bu kapsamda tüketici, reel kesim, hizmet, perakende ticaret ve inşaat sektörlerine ait toplam 20 alt endeks hesaplamada kullanılmaktadır. Ekonomik güven endeksinin hesaplamasında kullanılan alt endeksler her ayın ilk iki haftasında derlenen veriler kullanılarak hesaplanmaktadır.

Ekonomik güven endeksinin 100’den büyük olması genel ekonomik duruma ilişkin iyimserliği, 100’den küçük olması ise genel ekonomik duruma ilişkin kötümserliği göstermektedir.

Paylaşın

Dikkat Çeken Anket: AK Parti’ye Oy Veren Her 3 Kişiden 1’i Partisini Başarılı Bulmuyor

31 Mart’ta yapılan yerel seçimlerde AK Parti’ye oy veren seçmenlerin yüzde 36’sının partilerini Türkiye’yi yönetme konusunda başarılı bulmadığı ortaya çıktı. AK Parti, yerel seçimlerde yüzde 35,48 almıştı.

AK Parti, yerel seçimlerde büyükşehir belediyelerinden 12, il belediyelerinden 12, ilçe belediyelerinden 359 ve belde belediyelerinden 124 olmak üzere toplamda 507 belediye başkanlığı kazandı.

Sosyo Politik Saha Araştırmaları Merkezi (S PSM) tarafından 31 Mart 2024 Yerel Seçimleri’ne ilişkin önemli bir araştırma yayımlandı. 1291 kişinin katılımıyla online olarak gerçekleştirilen araştırma, seçimler sonrası en çok tartışma konusu olan “katılım oranlarına” dair seçmen algısını ölçmeyi amaçladı.

Araştırmanın dikkat çekici bulguları şunlar:

Seçmenlerin yüzde 51,4’ü CHP’ye, yüzde 18,7’si AK Parti’ye, yüzde 15,3’ü DEM Parti’ye oy verirken, yüzde 10,7’si ise oy kullanmadığını belirtti.

Oy kullanmayanların yüzde 30,4’ü “partimin yanlış tutumlarından kaynaklı”, yüzde 21,7’si “gerek duymadım”, yüzde 13’ü “şehir haricinde olduğum için”, yüzde 12,4’ü “alternatifler arasında tercih yapmamak için”, yüzde 10,9’u “sağlık sorunlarımdan kaynaklı”, yüzde 10,2’si “mevcut düzeni meşrulaştırmamak için”, yüzde 1,4’ü ise “adil bulmadığım önseçimlerden kaynaklı” oy kullanmadığını ifade etti.

Araştırmaya katılanlarda İYİ Parti’ye oy veren seçmen bulunmaması dikkat çekti.

Seçim sonuçlarına göre belediye başkanlığı seçimlerinde oy verilen partinin başarılı bulunma oranı yüzde 52,4 iken, yüzde 12,9’u “başarılı bulmadığını”, yüzde 23,3’ü ise “kısmen başarılı bulduğunu” belirtti.

AK Parti’ye oy veren katılımcıların yüzde 36’sı partisini başarılı bulmadığını ifade etti.

Katılımcıların yüzde 50,5’i en çok AK Parti seçmeninin seçime katılmadığını düşündüğünü dile getirdi.

Türkiye geneli katılımın düşük olduğunu düşünen görüşmecilerin yüzde 42,1’i AK Parti’nin, yüzde 14,9’u ise “bütün partilerin seçmenlerinin” daha az katılım gösterdiğini savundu.

Araştırmaya katılanların yüzde 62,3’ü kendi kentlerinde seçmen katılımının düşük olduğunu düşünürken, yüzde 15’i “ekonomik kriz”, yüzde 12,7’si “partilere olan tepkilerden dolayı”, %9,5’i “siyasetin çözüm üretememesi”, yüzde 7,2’si “aday profillerinden kaynaklı”, yüzde 6,4’ü ise “parti yönetimlerinin yaklaşımlarından kaynaklı” olarak seçime katılmama sebeplerini sıraladı.

Bu araştırma, 31 Mart Yerel Seçimleri’nde seçmenlerin oy verme tercihleri ve katılım oranları ile ilgili önemli bilgiler sunmaktadır. Özellikle AK Parti’ye oy veren seçmenlerin önemli bir kısmının partisinden memnun olmadığını ve katılım oranlarının düşük olduğunu gösteren bulgular, önümüzdeki seçimler için de dikkat çekici ipuçları vermektedir.

Paylaşın

Trabzonspor, 3 Puanı 4 Golle Aldı

Süper Lig’in 34. hafta maçında Trabzonspor ile Gaziantep FK, Trabzon Şehir Stadyumu’nda karşı karşıya geldi. Hakem Direnç Tunusluoğlu’nun yönettiği karşılaşmadan Trabzonspor, 4-2 galip ayrıldı.

Haber Merkezi / Trabzonspor’a galibiyeti getiren golleri 50, 66 ve 68. dakikalarda Paul Onuachu ve 65. dakikada Enis Bardhi kaydetti. Gaziantep FK’nin gollerini 12. dakikada Deian Sorescu ve 21. dakikada Denis Draguş attı.

Trabzonspor, bu galibiyet ile puanını 58’e çıkardı. Gaziantep FK ise 34 puanda kaldı.

Karşılaşmadan dakikalar

9. dakikada Mustafa Eskihellaç’ın ceza yayı gerisinden sert şutunda, top direğin az farkla üzerinden auta gitti. 12. dakikada M’Bakata’nın sol taraftan yerden pasında, arka direkte uygun durumda Sorescu, yerden bir vuruşla topu filelere gönderdi (0-1).

21. dakikada Sorescu’nun pasında, savunmanın arkasında topla buluşarak ceza alanına giren Draguş, Berat Özdemir’den sıyrılarak kaleci Uğurcan Çakır’ın sağ üst köşesinden meşin yuvarlağı filelerle buluşturdu (0-2).

24. dakikada Fountas’ın soldan ortasında, ceza alanı içinde Onuachu’nunn kafa vuruşunda, top üsten auta gitti. 27. dakikada sol tarafta rakiplerinden sıyrılan Draguş’un sert şutunda top yan direkten döndü.

30. dakikada Visca’nın soldan ortasında, yakın mesafede iyi yükselen Onuachu’nun kafa vuruşunda, top direğin üstünden auta çıktı. 51. dakikada sağ kanattan ceza sahasına giren Visca’nın pasında Onuachu düzgün bir vuruşla topu ağlara gönderdi (1-2).

61. dakikada Trezeguet’in ceza sahası içine ortasında Onuachu’nun vuruşunda kaleci Nita, topu çeldi. 65. dakikada ceza sahası içindeki Onuachu’nun pasında ceza yayı üzerinde Bardhi’nin şutunda top filelere gitti (2-2).

66. dakikada Visca’nın sağ kanattan penaltı noktasına doğru ortasında Onucha topu ağlara yolladı (3-2). 68. dakikada Trezeguet’in ceza sahası içine ortasında topu göğsüyle önüne alan Onuachu, düzgün bir vuruşuyla meşin yuvarlağı kaleci Nita’nın sağından filelerle buluşturdu (4-2).

Stat: Trabzon

Hakemler: Direnç Tunusluoğlu, Alexs Taşcıoğlu, İbrahim Bozbey

Trabzonspor: Uğurcan Çakır, Meunier, Batista Mendy, Denswill, Arif Boşluk, Berat Özdemir (Umut Güneş dk. 46), Bardhi, Fountas (Trezeguet dk. 46), Visca (Orsic dk. 74), Pepe (Fernandez dk. 74), Onuachu (Enis Destan dk. 79)

Gaziantep FK: Nita, Papy Djilobodji, Arda Kızıldağ, Ertuğrul Ersoy (Ömürcan Artan dk. 84), Nicolas Nkoulou (Figueiredo dk. 76), Deian Sorescu, Salem M’Bakata, Jamiro Monteiro (Ogün Özçiçek dk. 76), Maxim, Mustafa Eskihellaç (Gradel dk. 84), Denis Draguş (Badji dk. 90)

Goller: Deian Sorescu (dk. 12), Draguş (dk. 21) (Gaziantep FK), Onuachu (dk. 51, 66 ve 68), Bardhi (dk. 65) (Trabzonspor)

Paylaşın

İYİ Parti Lideri Dervişoğlu’ndan ‘Kararlılık’ Mesajı

İYİ Parti Lideri Müsavat Dervişoğlu, “Aziz milletimiz emin olsun ki, İYİ Parti olarak her gün bir önceki günden daha fazla çalışacak, Türk milletinin gür sesi ve hürriyetin bekçisi olmaya büyük bir inançla, azimle ve kararlılıkla devam edeceğiz” dedi.

Haber Merkezi / İYİ Parti Genel Başkanlığı’na seçilen Müsavat Dervişoğlu, güzel dileklerini ve temennilerini ileten herkese teşekkür etti. Dervişoğlu, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, partisinin 5. olağanüstü kurultayını demokrasi, kardeşlik ve birlik ruhuyla gerçekleştirdiklerini belirtti.

Kurultayın ardından sevinçlerine ortak olarak güzel dileklerini ve temennilerini ileten herkese yürekten teşekkür eden Dervişoğlu, “Aziz milletimiz emin olsun ki, İYİ Parti olarak her gün bir önceki günden daha fazla çalışacak, Türk milletinin gür sesi ve hürriyetin bekçisi olmaya büyük bir inançla, azimle ve kararlılıkla devam edeceğiz” ifadesini kullandı.

İYİ Parti’nin 5’inci Olağanüstü Kurultayı bugün Ankara’da ATO Congresium’da yapıldı. İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener’in aday olmadığı seçimin ilk turunda, TBMM Grup Başkanı Koray Aydın, Grup Başkanvekili Müsavat Dervişoğlu, Göç Politikalarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcı Mehmet Tolga Akalın ve Günay Kodaz genel başkanlık için yarıştı. Müsavat Dervişoğlu, genel başkan seçildi.

Dervişoğlu, seçimin ardından konuşma yaptı. Sahneye gelen Müsavat Dervişoğlu, ilk olarak genel başkan adayı Koray Aydın’la görüştü. “Hayırlı uğurlu olsun” diyen Aydın, sarılarak Dervişoğlu’nu tebrik etti. Bir diğer genel başkan adayı Tolga Akalın da sahneye gelerek Dervişoğlu’nu tebrik etti.

Paylaşın

CHP Lideri Özgür Özel: Kaybede Kaybede Kazanmayı Öğrendik

Uluslararası Manisa Mesir Macunu Festivali’nde konuşan CHP Lideri Özgür Özel, “Eğer kaybetmeyi hazmedemiyorsan, kazanmayı öğrenemiyorsun. Rakibi tebrik etmek, rakibe saygı durmak erdemdir. Rakibini tanımayan rakibini yenemez” dedi ve ekledi:

“O yüzden biz centilmenlikten, iyi niyetten asla ve asla taviz vermeden yenile yenile kazanmayı öğrendik. Kaybede kaybede kazanmayı öğrendik. Geçtiğimiz günlerde bir bayram kutlaması vardı, biz sıfır belediye başkanıyla gidiyorduk oraya. Geçen sefer dört oldu, şimdi bir baktık; 18’de 15 olmuş. Belediye meclisinde üçtük, yedi olmuştuk; 70 olmuşuz. Ama bir baktık, o kutlamada AK Parti’den ve MHP’den ne il başkanı ne milletvekili hiçbiri gelmemiş, ilk kez kaybediyorlar.”

Özel, konuşmasının devamında, “O gün il başkanıma dedim ki ‘Burada kusur onlarda değil, demek ki biz bir şey yanlış yapıyoruz. Eğer kaybeden buraya gelmiyorsa bir eksik var. Bundan sonraki bayramlarda, bayram töreninden iki gün önce AK Parti, MHP ve diğer partilerin il başkanlarını ara, ‘Birlikte gidelim’ de. Demek ki onlar kaybetme psikolojisiyle itilmiş hissettiler.’ Biz kaybede kaybede kazandığımız bu şehre barışı, kardeşliği, birlikteliği getireceğiz” ifadelerini kullandı.

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel, 484. Uluslararası Manisa Mesir Macunu Festivali’nde konuştu. Özel, 31 Mart yerel seçimlerinde partisinin başarısını değerlendirirken şöyle konuştu:

” ‘Haritayı kırmızıya boyayan isim’ benim için biraz iddialı olur. Bir başarının elde edilmesi için bütün faktörlerin bir arada olması lazım. Öncelikle şartların hazır olması lazım. İnsanlar artık israftan, kibirden sıkılmışlardı. Sadece Manisa’da değil, tüm Türkiye’de ağır ekonomik şartlara rağmen kendilerini görmeyen, duymayan bir anlayıştan sıkılmışlardı ve bir değişim istiyorlardı. Değişmeyenle değişen yarışırsa değişen kazanır. Seçime değişerek giren tek parti CHP’ydi.

CHP eskimiş, köhnemiş bir anlayışa karşı yeni, genç kadrolarıyla, yönetimin yarısı kadın yarısı erkek olan, Cumhuriyet’e uygun bir yönetim anlayışıyla birlikte CHP yeniyi temsil ediyordu. Manisa’da 18 tane pırlanta gibi adayımız vardı. Türkiye’de binin üzerinde, her birisi halkın teveccühünü kazanmış, anketlerle desteklenmiş, ön seçimden çıkmış, toplumda beğeni uyandıran adaylar vardı.

Bugün bizim memleketimizdesiniz. Burası Atatürk’ün tam yedi kez geldiği bir kenttir. İkisinde sadece istasyonda, trende ve trenin hemen dışında Manisalılarla görüşmüş, beş kez bu kente gelmiş gitmiştir Atatürk. Bu kent bir Cumhuriyet kentidir. Birileri geçmişte bu kente çok büyük haksızlıklar yaptılar. Biz hep bu kenti çok sevdik. Arkamızdaki Spil dağı, kardeşim Barış gibi burnumda tüter benim, 15 gün görmedim mi burnumun direği sızlar.

Milletvekili listeleri yapılırken kadınlara ve gençlere daha fazla yer verilmesi konusunda hassasiyet gösterdiğini dile getiren Özel, şöyle devam etti: “Üç dönemdir hep söylemişimdir, gençler ve kadınlar için CHP bir çekim merkezi haline gelmeli. Cumhuriyetin kodlarında genç ve kadın var. Bu yerin belediye başkanı 34 yaşında genç bir kadın. Manisa’yı artık başka bir şeyle anmayacaklar. Menemen’de Kubilay’ı katledenler Manisa’ya doğru kaçmış, Manisan’dan gelmişler, Manisa tarikat yuvasıymış… Manisa Atatürk’ün kentidir, cumhuriyet kentidir, Manisa hangi görüşten olursa olsun dünyanın en iyi kalpli, en mert, en namuslu insanlarının yaşadığı bir şehirdir.

Manisalılarla sonuna kadar gurur duyuyoruz. Gülşah (Durbay), CHP gençlik kollarından gelen, gençlik kolları il başkanlığı yapmış, hem genç hem kadın hem örgütü temsil eden bir isimdir. Gelelim Ferdi Zeyrek’e… Ferdi Zeyrek; benim 20 yıldır tanıdığım, ben Eczacı Odası Başkanıyken tanıştığımız, Mimarlar Odasında başkanlık yapmış, Manisa’nın bütün varlıklarına sahip çıkmış… Hepimizin evlendiği nikah salonunu, 25 yıllığına TÜGVA’ya verdiler. İl başkanlarımız, ilçe başkanlarımız, belediye meclis üyelerimiz, Ferdi Başkanımız büyük bir mücadeleyle Beyaz Fili de kurtardılar, burayı da geri aldık.”

Programda Denizli Büyükşehir Belediye Başkanı Bülent Nuri Çavuşoğlu’nun sahneye davet edilmesi üzerine Özel, şunları söyledi: “Burada örgütten çok arkadaş var. Biz örgüte çok önem veriyoruz. Bu iki arkadaşın ortak özelliği, il başkanlığı yapıp büyükşehir belediye başkanı seçilen iki tane genç arkadaşımız, örgütten gelen büyükşehir belediye başkanları. 484 yıldır Mesir Şenlikleri yapılıyor.

Tabii tek parti döneminde CHP’li belediye başkanlarımız vardı ama çok partili dönemde yarışarak seçilen ilk belediye başkanı Ferdi Zeyrek. Mesir Festivali’ni ilk kez bir CHP’li seçilmiş belediye başkanı düzenliyor. Dün sokaklardaydık, gezdik, etkinliklerin bir kısmını takip ettik. Ferdi Başkan’ın ekibinin elinin değdiği belli. Çok kısa sürede şehirde beş büyük konser, dokuz küçük yerde canlı müzik; üniversite öğrencileri, Manisalılar, dünyanın dört bir yanından gelmiş yabancı ekipler… Bu sene olduğu kadar oldu.

İspanya’da 10-15 tane azgın boğayı, önünden millet kaçıyor, bütün dünya o festivali izliyor. Yapılan iş boğanın önünden kaçmak. Domates Festivali var, bütün şehir birbirine domates atıyor. Bütün dünya biliyor, izliyor, 180 ülkeden turist gidiyor. Manisa’ya bütün emeklere teşekkür ediyoruz ama dünyanın en eski halk ilaçlarından birisi, Kanuni Sultan Süleyman’ın validesini iyi etmiş, 41 çeşit baharattan yapılmış bir ilaç. İşin tıp yönü var, sağlık yönü ve, mistik yönü var.

Böyle bir üründen dünya haberdar değil. Birazdan göreceksiniz; kubbelerden, minarelerden saçılacak. İnanılmaz bir ritüel. Bugün Manisa’da dünyanın dört bir yanından, 150 ülkeden, 10 bin tane turist yoksa bu Mesir Festivali iyi yapılmıyor demektir. En iyisini yapacağız. Bütün dünya mesirden haberdar olacak. Göreceksiniz, bir gün gelecek bu Manisa’da Mesir Şenlikleri’nde 100’den fazla ülkeden insan gelecek, bu şenlikleri takip edecek.”

Akhisar’daki havaalanının uluslararası uçuşların da yapılabileceği müsaitlikte sivilleştirilerek, asker-sivil birlikte kullanılması gerektiğini söyleyen Özel, “Sart Harabeleri var. Kimse bilmiyor, dünyanın devlet güvencesinde basılan ilk parasıdır. Ağlayan Kaya’sından tutun, Bergama ile Sart arasındaki Akhisar’daki kral mezarlarına kadar bu şehrin dört bir tarafı turisti ve turizmi hak ediyor. Bir gün oturalım, ben bir buçuk saat Manisa anlatayım; ağızları açık kalmadan dinleyenler Manisa’yı gelip görmesinler.” şeklinde konuştu.

“Kaybede kaybede kazanmayı öğrendik”

Özgür Özel, şunları söyledi: “Eğer kaybetmeyi hazmedemiyorsan, kazanmayı öğrenemiyorsun. Rakibi tebrik etmek, rakibe saygı durmak erdemdir. Rakibini tanımayan rakibini yenemez. O yüzden biz centilmenlikten, iyi niyetten asla ve asla taviz vermeden yenile yenile kazanmayı öğrendik. Kaybede kaybede kazanmayı öğrendik. Geçtiğimiz günlerde bir bayram kutlaması vardı, biz sıfır belediye başkanıyla gidiyorduk oraya. Geçen sefer dört oldu, şimdi bir baktık; 18’de 15 olmuş. Belediye meclisinde üçtük, yedi olmuştuk; 70 olmuşuz.

Ama bir baktık, o kutlamada AK Parti’den ve MHP’den ne il başkanı ne milletvekili hiçbiri gelmemiş, ilk kez kaybediyorlar. O gün il başkanıma dedim ki ‘Burada kusur onlarda değil, demek ki biz bir şey yanlış yapıyoruz. Eğer kaybeden buraya gelmiyorsa bir eksik var. Bundan sonraki bayramlarda, bayram töreninden iki gün önce AK Parti, MHP ve diğer partilerin il başkanlarını ara, ‘Birlikte gidelim’ de. Demek ki onlar kaybetme psikolojisiyle itilmiş hissettiler.’ Biz kaybede kaybede kazandığımız bu şehre barışı, kardeşliği, birlikteliği getireceğiz.”

Paylaşın

Gazze’de İsrail Saldırılarında Ölü Sayısı 34 Bin 454’e Yükseldi

Filistin – İsrail savaşının 205. günü geride kalırken, Gazze Şeridi’nde İsrail saldırılarında hayatını kaybedenlerin sayısı ise son 24 saatte 66 artarak 34 bin 454’e çıktı. Gazze’de İsrail saldırılarında yaralananların sayısı ise son 24 saatte 138 artarak 77 bin 575’e yükseldi.

Haber Merkezi / Gazze’de İsrail saldırılarında ölenlerin yüzde 70’ini çocuklar ve kadınların oluşturduğu aktarılırken, saldırılar sonucu oluşan yıkımdan dolayı çok sayıda kişinin hala enkaz altında olduğu vurgulandı. Sivil savunma ve acil sağlık ekiplerinin bu kişilere ulaşmakta zorluk yaşadığı kaydedildi.

Filistin Özerk Yönetimi Başkanı Mahmud Abbas, İsrail’in Refah’ı işgal etmesine engel olabilecek tek ülkenin Amerika Birleşik Devletleri (ABD) olduğunu söyledi. Mahmud Abbas bu işgalin “Filistin halkının tarihindeki en büyük felaket” olacağını belirtti.

Suudi Arabistan’ın başkenti Riyad’da düzenlenen Dünya Ekonomik Forumu’nun düzenlediği Kalkınma İçin Küresel İş Birliği, Büyüme ve Enerji Özel Toplantısında konuşan Abbas, “ABD’ye İsrail’den Refah operasyonunu durdurmasını istemesi çağrısında bulunuyoruz çünkü İsrail’in bu suçu işlemesine engel olabilecek tek ülke Amerika’dır” diye konuştu.

İki gün süren zirveye ABD Dışişleri Bakanı Antony Blinken’ın yanısıra İsrail ile Hamas arasında arabuluculuk çabalarında bulunan ülkelerin temsilcileri de davet edildi.

ABD Dışişleri Bakanı Blinken bugün Riyad’a hareket etti. ABD Dışişleri Bakanlığı Blinken’in Pazartesi ve Salı günü Riyad’da yapacağı görüşmelerde “İsrail için güvenlik garantileri içeren bağımsız bir Filistin devletine giden yolu” ele alacağını açıkladı.

Ziyaretin İsrail ile Hamas arasında savaşın patlak vermesinden bu yana Blinken’ın Ortadoğu’ya düzenlediği yedinci diplomatik misyon olduğu belirtildi. Dünya Ekonomik Forumu toplantısına katılacak olan Blinken Riyad’da Arap ülkelerinin dışişleri bakanlarıyla da bir araya gelecek.

İsrail ordusu, komutan Herzi Halevi’nin savaşa devam etme planlarını onayladığını söyledi; İsrail medyası bunun Refah operasyonuna atıf olduğunu belirtti.

Uydu görüntüleri biraz daha kuzeyde olan büyük ölçüde harabeye dönmüş Han Yunus’ta yeni çadır kampları kurulduğunu gösteriyor. Bunların Refah’tan göç etmek zorunda kalan insanları barındıracağı yorumları yapılıyor.

Hamas, İsrail’den Gazze Savaşı’nda ateşkes ve rehinelerin serbest bırakılmasına ilişkin bir teklif aldıklarını açıkladı. Radikal İslamcı örgütün üst düzey isimlerinden Halil El Hayya Telegram üzerinden yaptığı açıklamada, “Hamas bu teklifi değerlendirecek ve bir yanıt verecek” dedi.

İsrail’in önerisinin, 13 Nisan’da Mısır ve Katarlı müzakerecilere iletilen Hamas’ın pozisyonuna yanıt niteliğinde olduğu belirtildi. İsrail, dolaylı müzakerelerde ateşkes ve İsrailli rehinelerin serbest bırakılması konularında örgüt üzerindeki zaman baskısını artırıyor.

Axios haber portalı ve İsrail medyasının üst düzey İsrailli yetkililere dayandırdığı haberlere göre, yakın zamanda bir uzlaşmaya varılmaması halinde Gazze Şeridi’nin güneyindeki Refah’ta da bir kara operasyonuna başlanacağı belirtiliyor.

İsrail medyasında Mısır ve İsrailli heyetler arasındaki son görüşmelerde Hamas’la sınırlı bir uzlaşmaya varıldığı; buna göre yalnızca ileri yaştaki rehinelerle, kadın ve hasta rehinelerin serbest bırakılacağına yönelik haberler yer almıştı.

Axios’un haberinde, ateşkesin süresinin ise Hamas tarafından serbest bırakılacak rehinelerin sayısına bağlı olacağı belirtildi. İsrail, Hamas’ın iki hafta önce masaya getirdiği kalıcı ateşkes talebini ise reddediyor.

Paylaşın

UNESCO’dan ‘Sosyal Medya’ Açıklaması: Gençleri Bunalıma Sokuyor

Sosyal medya genç kızların cinsel içerikli, sağlıksız ve gerçekçi olmayan vücut standartlarını teşvik eden ve ruh sağlığını olumsuz yönde etkileyen bir dizi uygunsuz video materyaline ulaşmalarını sağlıyor.

Uygunsuz görüntü ve içeriklere ulaşan ergenlik çağındaki kızlar, erkeklere göre kendilerini iki kat daha fazla yalnız hissediyor ve yeme bozuklukları yaşıyor.

Facebook’un genç kızların yüzde 32’sinin vücut yapıları konusunda iyi düşünmediklerini, Instagram’ın kendilerini daha da kötü hissettirdiğini ifade ettiklerini belirtiyor.

Kısa, ilgi çekici videolarla karakterize edilen TikTok’un bağımlılık yaratan tasarımı, ekran başında aşırı zaman harcanmasına yol açarak öğrencilerin dikkatini akademik sorumluluklardan ve ders dışı etkinliklerden uzaklaştırdığı vurgulanıyor.

Birleşmiş Milletler Kültür ve Eğitim Örgütü (UNESCO), yayımladığı 2024 Toplumsal Cinsiyet Raporu’nda, sosyal medyanın genç kızlar üzerindeki olumsuz ve zararlı etkilerini açıkladı.

VOA Türkçe’den Can Kamiloğlu’nun aktardığına göre; UNESCO raporu, dijital teknolojilerin öğretme ve öğrenmeyi geliştirirken aynı zamanda mevcut sosyal eşitsizlikleri arttırdığı, kullanıcıların mahremiyetini ihlal ettiğini, gençlerin gelişim sürecinde kariyer seçimlerinde yanlışlık yapmaları gibi çok fazla olumsuz etkilere neden olduğunu vurguluyor.

Kapsamlı rapor, özellikle yetişme çağındaki genç kızların genç erkeklere oranla başta sosyal medya platformları olmak üzere internette çok daha risk altında olduklarına dikkat çekiyor. UNESCO raporunda, özellikle sosyal medyadaki algoritma odaklı, görsel tabanlı içeriğin genç kızları cinselliğin de arasında olduğu sağlıksız davranışlara yönlendirebildiği belirtiliyor.

Raporda, sosyal medyanın, genç kızların özgüvenleri ve beden imajı üzerinde zararlı etkilere yol açtığı, bunun da kızların akademik başarısı dahil ruh sağlıkları açısından olumsuz etkilere neden olduğu vurgulandı. Raporda yer verilen bulgulara göre, sosyal medya genç kızların cinsel içerikli, sağlıksız ve gerçekçi olmayan vücut standartlarını teşvik eden ve ruh sağlığını olumsuz yönde etkileyen bir dizi uygunsuz video materyaline ulaşmalarını sağlıyor.

Uygunsuz görüntü ve içeriklere ulaşan ergenlik çağındaki kızlar, erkeklere göre kendilerini iki kat daha fazla yalnız hissediyor ve yeme bozuklukları yaşıyor.

UNESCO raporu, Facebook’un genç kızların yüzde 32’sinin vücut yapıları konusunda iyi düşünmediklerini, Instagram’ın kendilerini daha da kötü hissettirdiğini ifade ettiklerini belirtiyor. Kısa, ilgi çekici videolarla karakterize edilen TikTok’un bağımlılık yaratan tasarımı, ekran başında aşırı zaman harcanmasına yol açarak öğrencilerin dikkatini akademik sorumluluklardan ve ders dışı etkinliklerden uzaklaştırdığı vurgulanıyor.

Raporda, OECD ülkeleri genelinde, 15 yaşındaki kızların yüzde 12’sininin internette şiddete maruz kaldığı, bu oranın erkeklerde yüzde 8 olduğu belirtiliyor. İnternette dolaşan cinsel içeriklerin, yapay zeka tarafından oluşturulan derin sahtekarlıkların, cinsel görüntülerin genç kızlar için çok daha risk taşıdığına dikkat çekiliyor.

Rapor için yapılan ankete katılan birçok ülkedeki kız öğrenciler, sosyal medyada görmek istemedikleri fotoğraf veya videoları görmek zorunda kaldıklarını ifade ediyor.

UNESCO raporu, dijital teknolojilerin öğretme ve öğrenmeyi geliştirebilirken aynı zamanda kullanıcıların mahremiyetinin ihlali, dikkatin öğrenimden uzaklaştırılması gibi riskleri de beraberinde getirdiği konusunda uyarılarda da bulunuyor.

Raporu hazırlayan ekipten Anna Daddio, raporun son yirmi yılda kızlara yönelik ayrımcılığın tersine çevrilmesinde kaydedilen ilerlemeyi vurgulamış olsa da aynı zamanda teknolojinin genç kızların eğitim fırsatları üzerindeki olumsuz etkisini de ortaya çıkardığını söylüyor.

BM Haber’e raporla ilgili değerlendirmelerde bulunan Daddio, sosyal medyadaki kızlara yönelik farklı taciz türlerinin erkeklere oranla çok daha fazla olduğunu vurguluyor. Daddio, sosyal medyanın zihinsel sağlık sorunları ve yeme bozukluklarına neden olduğunu ve özellikle de kızları eğitimden alıkoyarak, akademik başarılarını etkilediğini gösteren kanıtların arttığını belirtiyor.

Paylaşın