Kamuda ‘Üç Ayaklı’ Tasarruf Planı

Ekonomik sıkıntılarla boğuşan ve yeni ekonomik programla birlikte kemer sıkan vatandaşın, “nimet/külfet” dengesi açısından kaygılarını ve rahatsızlıklarını giderecek kamuda tasarruf tedbirleri hayata geçiriliyor.

Kamunun da kemer sıkmasını sağlayacak önlemler üç başlık altında toplanıyor.

Habertürk’ten Bülent Aydemir’in haberine göre, çalışma ile kamu harcamaları ve yatırımları öncelik sırasına alınacak. Tarım, sulama, baraj, istihdam gibi ülke ekonomisini etkileyecek, üretimi artıracak ve vatandaşın refahına, karnının doymasına katkı sağlayacak projelere ve harcamalara öncelik verilecek.

Köprü, otoyol, viyadük ya da ertelenmesinde sakınca bulunmayan projeler ertelenecek veya iptal edilecek. Sosyal projelere ağırlık verilecek. Acil ihtiyaçlar belirlenip, bunu karşılayacak projeler öne alınacak. Şu anda aciliyet arz etmeyen enerji projeleri bile ertelenecek. Doğrudan temin işlerle ilgili de kontrol ve sınırlama mekanizması kurulacak.

Kamuda, güvenlik ihtiyacı ve görevin gerektirdiği makam ihtiyaçlarının karşılanması öncelikli olmak üzere yasal olarak belirlenmiş tahsisler dışında makam aracı kullanımı ve araç tahsislerine sınırlama getirilecek. Suistimallerin önüne geçmek amacıyla sıkı bir denetim getirilecek.

Yeni alımlarda yerli araç ve offset uygulamalarına ağırlık verilecek. Makama tahsisli araçlar dışında kullanılan hizmet araçları için belirli sayıda araçtan oluşan bir havuz kurulacak. UBER benzeri bir sistem kurulması planlanıyor. Bu sistemle araçların yakıt gideri ve mevzuat dışı kullanımının da önüne geçilmesi amaçlanıyor.

Toplum vicdanını yaralayan kamu maaşlarına son verilecek. Görevin gerektirdiği Yönetim Kurulu ödenekleri, huzur hakkı, yasal maaş ve harcırahlar dışındaki bütün ekstra ödemeler kaldırılacak. Burada adalet ve dengenin sağlanması çok önemli. Milyona yaklaşan aylık ücretler vatandaşın haklı tepkisini çekiyor.

Kamu İktisadi Teşekkülleri ile kamu iştiraklerinde görevin niteliğine uygun ücretlerin ödenmesi sağlanacak. Birçok kamu iştirak şirketindeki ücretler, özel sektörü katlamış durumda. Cumhurbaşkanı kararnamesi ile yapılacak bu düzenlemeler için gerekirse yasa çıkarılacak.

Aynı zamanda; kamu hizmet binaları inşaatları da aciliyet arz etmeyen harcamalar kapsamında erteleniyor. Yeni bina inşaatı yapılmayacak ve yüksek kirası olanlar da tasfiye edilecek. Yurt dışı konferans, görevlendirme, yurt içi seminer ve toplantılar da acil olanlar dışında yapılmayacak. Harcırahlar dışında, haberleşme giderlerine de kısıtlama getirilmesi planlanıyor.

Fahiş fiyatla mücadele

Enflasyonla mücadele konusunda bir diğer önemli başlık olan fahiş fiyatla mücadele ile ilgili kanun teklifi bugün TBMM’ye sunuluyor. Fahiş fiyattan satış yapanlara uygulanan cezaların alt ve üst limiti artırılıyor. Bu cezalarla caydırıcılığın artırılması ve fiyat istikrarının sağlanması öngörülüyor. Yasal düzenleme yeterli olmayacağı için aynı zamanda sıkı denetim mekanizmalarının kurulması öngörülüyor.

Paylaşın

Dervişoğlu’ndan ‘Cumhur İttifakı’ İddialarına Sert Tepki

Hafta sonu yapılan kurultayda İYİ Parti’nin yeni genel başkanı seçilen Müsavat Dervişoğlu, partinin ana omurgasını AK Parti ve MHP’nin oluşturduğu Cumhur İttifakı’na yaklaşacağı söylemlerine sert çıktı.

Dervişoğlu, önceki dönem genel başkan Meral Akşener’le ilgili olarak da “Kurucu genel başkan olması münasebetiyle partinin elbette en yüksek statülü insanı olacak. Akşener’i yok sayan İYİ Parti’yi yok sayar. O’nun mücadelesini yok sayan İYİ Parti’yi yok sayar. Öyle bir sıfatın verilebilmesi için kurultay kararı alınabilir. Bana göre kurucu liderdir. Sevgi ve saygıyla el üstünde tutacağız” ifadelerini kullandı.

İYİ Parti’nin yeni Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, partinin Cumhur İttifakı’na yaklaşacağı söylemlerine tepki gösterdi.

Dervişoğlu, “İyi Parti’nin kuruluş gerekçeleri AK Parti’nin yanlış politikalarından kaynaklıydı. Bugün bu politikaların değiştiğine dair bir hissiyat edinebiliyor musunuz? Hayır ve asla. Hatta daha da kötüye gidiyor. O zaman İyi Parti, nasıl Cumhur İttifakı’na yaklaşacak? Kuruluş gerekçelerini ret mi, inkar mı edecek? Oradan geri dönersen kendini inkâr edersin” dedi.

Sözcü’den İsmail Saymaz’a konuşan Dervişoğlu, “Önümüzde cumhurbaşkanlığı seçimi olacak. Demokratik parlamenter sisteme dönüşün mücadelesini vereceğim. Çünkü bu sistem Türkiye’ye ağır geliyor. Bu sistemin mutlak surette değiştirilmesi lazım. Bu sistemi tahkim edecek anayasa revizyonu söz konusu olursa, Türkiye’yi tamamen tek adamlığa döndürecek değişikliğinin önünde set oluruz” ifadelerini kullandı.

Son seçimlerde muhalefetle kavgalı görüntüye de değinen Dervişoğlu, “Muhalefet liderlerinin hakkımdaki kanaatine bakarsanız, partinin benim genel başkanlığımdan sonra Türk siyasetinde birleştirici bir rol oynayacağını söyleyebilirim” diye konuştu.

Dervişoğlu, önceki dönem genel başkan Meral Akşener’le ilgili olarak da şunları söyledi: “Kurucu genel başkan olması münasebetiyle partinin elbette en yüksek statülü insanı olacak. Akşener’i yok sayan İyi Parti’yi yok sayar. O’nun mücadelesini yok sayan İyi Parti’yi yok sayar. Öyle bir sıfatın verilebilmesi için kurultay kararı alınabilir. Bana göre kurucu liderdir. Sevgi ve saygıyla el üstünde tutacağız.”

Yazının tamamı için TIKLAYIN

Paylaşın

MSF’den Gazze’de Derhal Ve Kalıcı Ateşkes Çağrısı

Hamas’ın başlattığı Filistin – İsrail savaşının 206. günü geride kalırken, Sınır Tanımayan Doktorlar (MSF) Örgütü’nden Gazze Şeridi’nde derhal ve kalıcı ateşkes çağrısı geldi.

MSF Acil Durum Programları Başkanı Mari Carmen Vinoles, “Gazze’de dolup taşan hastanelerde kaç çocuk zatürreden öldü? Önlenebilir hastalıklar nedeniyle kaç bebek hayatını kaybetti?” dedi ve ekledi:

“Saldırıya uğrayan hastanelerdeki böbrek diyaliz ünitelerinin kapatılmasının ölümcül sonuçları ne olacak? Bunlar, Gazze genelinde sağlık sisteminin çökmesi nedeniyle yaşanan ve tüm bu kaos içinde rapor edilmeyen Gazze’deki sessiz cinayetlerdir.”

Gazze Şeridi’nde İsrail saldırılarında hayatını kaybedenlerin sayısı ise son 24 saatte 34 artarak 34 bin 488’e çıktı. Gazze’de İsrail saldırılarında yaralananların sayısı ise son 24 saatte 68 artarak 77 bin 643’e yükseldi.

Gazze’de İsrail saldırılarında ölenlerin yüzde 70’ini çocuklar ve kadınların oluşturduğu aktarılırken, saldırılar sonucu oluşan yıkımdan dolayı çok sayıda kişinin hala enkaz altında olduğu vurgulandı. Sivil savunma ve acil sağlık ekiplerinin bu kişilere ulaşmakta zorluk yaşadığı kaydedildi.

Sınır Tanımayan Doktorlar (MSF), “Gazze’deki Sessiz Ölümler: Sağlık sisteminin yıkımı ve Refah’ta hayatta kalma mücadelesi” başlıklı rapor yayımlandı. Raporda, “Gazze’nin sağlık sistemi yıkıma uğradı. Erkekler, kadınlar ve çocuklar akut yetersiz beslenme riskiyle karşı karşıya, fiziksel ve zihinsel sağlıkları hızla kötüleşiyor” ifadeleri yer aldı.

7 Ekim 2023’ten bu yana İsrail’in Gazze’ye yönelik devam eden saldırılarındaki yıkımın büyüklüğüne işaret edilen raporda, kritik sağlık hizmetlerinde yaşanan aksaklıkların ölümlere neden olduğu aktarıldı:

“Refah kentinde çalışmalarını yürüten MSF ekipleri, yok olan sağlık sistemi ve insanlık dışı yaşam koşullarının aynı zamanda salgın hastalıklar, yetersiz beslenme ve uzun vadeli psikolojik travma riskini de artırdığını belirtiyor.”

Gazze’deki mevcut insani krize ek olarak İsrail’in Gazze Şeridi’nin güneyindeki Refah’a yapacağı bir saldırının “akıl almaz” bir felaket olacağı konusunda uyarıda bulunulan raporda, acil ve kalıcı ateşkes çağrısı yer aldı.

Raporda, Gazze’deki sağlık personeli dahil tüm halkın ruh sağlığının çok kötü durumda olduğu da vurgulandı. Ayrıca raporda, İsrailli yetkililerin kısıtlamaları ve engellemeleri nedeniyle Gazze’ye tıbbi malzeme ve insani yardım ulaştırmanın ciddi zorluklar içerdiği bildirildi.

Ateşkes çağrısı

Raporda görüşlerine yer verilen MSF Acil Durum Programları Başkanı Mari Carmen Vinoles, “Gazze’de dolup taşan hastanelerde kaç çocuk zatürreden öldü? Önlenebilir hastalıklar nedeniyle kaç bebek hayatını kaybetti? Saldırıya uğrayan hastanelerdeki böbrek diyaliz ünitelerinin kapatılmasının ölümcül sonuçları ne olacak? Bunlar, Gazze genelinde sağlık sisteminin çökmesi nedeniyle yaşanan ve tüm bu kaos içinde rapor edilmeyen Gazze’deki sessiz cinayetlerdir” dedi.

MSF Acil Durum Koordinatörü Sylvain Groulx da, Filistinli sağlık personellerinin çok zor şartlarda çalıştığını kaydetti. Groulx, “Derhal ve kalıcı bir ateşkes ile anlamlı insani yardımın girişi olmadığı takdirde, Gazze’de daha fazla insanın öldüğüne tanık olmaya devam edeceğiz” değerlendirmesinde bulundu.

(Kaynak: Bianet)

Paylaşın

AK Parti’de Değişim Umutsuzluğu!

31 Mart’ta yapılan yerel seçimlerde ikinci parti konumuna gerileyen AK Parti’de özellikle başarısız bulunan genel merkez yönetiminin değişikliği konusunda farklı görüşler var.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, “değişimi bugün deklare edip, sonbahardaki kongrede yapmasını isteyenlerle”, “Hiç beklemeden bugün-yarın yapmalı. Genel merkez yönetimi ilk toplantıda niye istifasını vermedi” diyen kızgınların konuşmalarına tanık oluyoruz. Ayrıca partide hiçbir şeyin değişmeyeceğini iddia edenler de az değil.

Gazete Pencere yazarlarından Nuray Babacan, “Uyuyan YSK, Kızdıran TÜİK, Umutsuz AKP’liler” başlıklı yazısında AK Parti kulislerinde konuşulanları aktardı. Babacan’ın yazısından öne çıkan bölümler şöyle:

“İktidar partisinde özellikle başarısız bulunan genel merkez yönetiminin değişikliği konusunda farklı görüşler var. Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın, “değişimi bugün deklare edip, sonbahardaki kongrede yapmasını isteyenlerle”, “Hiç beklemeden bugün-yarın yapmalı. Genel merkez yönetimi ilk toplantıda niye istifasını vermedi” diyen kızgınların konuşmalarına tanık oluyoruz. Ayrıca partide hiçbir şeyin değişmeyeceğini iddia edenler de az değil.

Murat Kurum’u ne yapsak?

İlginç bir sohbet konusu da büyük lansmanlarla İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı’na aday gösterilen Murat Kurum’la ilgili. Kurum’un sağlık sorunları olan Çevre ve Şehircilik Bakanı Mehmet Özhaseki’nin yerine getirileceğini iddia edenler var. Ancak çoğunluk, başarısızlığın ödüllendirilmesi anlamına gelen böyle bir değişikliğin yanlış olacağını dile getiriyor.

Gelelim, Hazine ve Maliye Bakanlığı ile TÜİK arasındaki soğuk rüzgarlara. Berat Albayrak’a yakınlığı ile bilinen TÜİK Başkanının ekonominin yeni yönetimiyle ilgili olumsuz tavır içinde olduğu iddia ediliyor. TÜİK’in mevcut yönetiminin Nurettin Nebati’nin bakanlığı döneminde geçtiğimiz yılın mayıs enflasyonunu gerçeklikten uzak olarak ‘sıfır’ çıkardığı için bu ayın mayıs enflasyonunun baz etkisiyle fazla çıkacağı konuşuluyor.

Kulislerde TÜİK Başkanının, Mehmet Şimşek’in ekonomi yönetimini zora sokacak yaklaşımlar sergilediği, enflasyon hesaplamalarında “eski ekonomine yönetimine” gösterdiği kolaylığın aksine, zorluk çıkardığı anlatılıyor. Şimşek’in zaman zaman partililere TÜİK Başkanının tavrından yakındığı aktarılanlar arasında. TÜİK, yeni ekonomi yönetiminin hayatını zorlaştırıyor mu bilinmez ama kurumun enflasyon sepeti, krizden tek başına sorumlu tutulabilir mi anlamadık…

Gelelim, YSK’nın yıllardan beri sürdürdüğü ‘garabete’. YSK yönetimi tuhaf bir durumla boğuşuyor. Nedeni de hak etmediği halde muhtar seçilenler… Muhtar adaylarından seçimden önce ‘sabıka kaydı’ ve ‘6 ay o bölgede oturduğuna dair belge’ istenmediği için şimdi hak etmeden seçilenler ayıklanıyor. Şaka gibi değil mi? YSK’ya gelen itirazlar inceleniyor ve şimdiden 50 muhtarın mazbatası iptal edildi. 2 Haziran’da ara seçim yapılacak. Yeni sandık kurulları oluşturulacak, ödenek tahsis edilecek ve binlerce lira masraf yapılacak.

Bir yasaya konulacak tek bir madde düzenlemeyle ya da YSK’nın yayınlayacağı bir genelge ile aşılacak bu sorun, her seçimde yeniden yaşanıyor. Muhtarlardan bu belgeler seçimden önce istense, bu masraf da yapılmayacak. Bir önceki seçimlerde 500 muhtarın hak etmediği halde seçildiği anlaşılmış ve yeniden seçim yapılmıştı. YSK niye uyuyor? Bu masraf niye yapılıyor? Yasa veya genelge neden çıkartılmıyor, sormak lazım…”

Yazının tamamı için TIKLAYIN

Paylaşın

TÜİK Duyurdu: Hizmet Enflasyonu Yüzde 85,41

Hizmet enflasyonu mart ayında bir önceki aya göre yüzde 3,64, bir önceki yılın aralık ayına göre yüzde 22,96, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 85,41 ve on iki aylık ortalamalara göre yüzde 78,09 arttı.

Haber Merkezi / Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Hizmet Üretici Fiyat Endeksi (H-ÜFE) Mart 2024 verilerini açıkladı.

Buna göre; Hizmet üretici enflasyonu mart ayında bir önceki aya göre yüzde 3,64, bir önceki yılın aralık ayına göre yüzde 22,96, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 85,41 ve on iki aylık ortalamalara göre yüzde 78,09 arttı.

Bir önceki yılın aynı ayına göre, ulaştırma ve depolama hizmetlerinde yüzde 78,53, konaklama ve yiyecek hizmetlerinde yüzde 90,25, bilgi ve iletişim hizmetlerinde yüzde 91,35, gayrimenkul hizmetlerinde yüzde 71,21 artış, mesleki, bilimsel ve teknik hizmetlerde yüzde 96,31, idari ve destek hizmetlerde yüzde 97,65 arttı.

Bir önceki aya göre, ulaştırma ve depolama hizmetlerinde yüzde 2,86, konaklama ve yiyecek hizmetlerinde yüzde 3,68, bilgi ve iletişim hizmetlerinde yüzde 2,80, gayrimenkul hizmetlerinde yüzde 3,16, mesleki, bilimsel ve teknik hizmetlerde yüzde 6,37, idari ve destek hizmetlerde yüzde 4,56 arttı.

Paylaşın

Üç Aylık Dış Ticaret Açığı 20 Milyar Doları Aştı

İhracat 2024 yılının ilk üç aylık döneminde bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 3,6 artarak 63 milyar 603 milyon dolar, ithalat yüzde 12,8 azalarak 83 milyar 945 milyon dolar oldu.

Haber Merkezi / Başka bir ifadeyle 2024 yılının ilk üç aylık döneminde dış ticaret açığı 20 milyar 242 milyon dolar oldu.

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Dış Ticaret İstatistikleri Mart 2024 verilerini açıkladı. Buna göre; Türkiye İstatistik Kurumu ile Ticaret Bakanlığı iş birliğiyle genel ticaret sistemi kapsamında üretilen geçici dış ticaret verilerine göre; ihracat 2024 yılı Mart ayında, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 4,1 azalarak 22 milyar 571 milyon dolar, ithalat yüzde 6,3 azalarak 29 milyar 912 milyon dolar olarak gerçekleşti.

Genel ticaret sistemine göre ihracat 2024 yılı Ocak-Mart döneminde bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 3,6 artarak 63 milyar 603 milyon dolar, ithalat yüzde 12,8 azalarak 83 milyar 945 milyon dolar olarak gerçekleşti. Enerji ürünleri ve parasal olmayan altın hariç ihracat, 2024 Mart ayında yüzde 5,1 azalarak 21 milyar 915 milyon dolardan, 20 milyar 789 milyon dolara geriledi.

Mart ayında enerji ürünleri ve parasal olmayan altın hariç ithalat yüzde 6,7 azalarak 24 milyar 452 milyon dolardan, 22 milyar 805 milyon dolara geriledi.

Enerji ürünleri ve parasal olmayan altın hariç dış ticaret açığı Mart ayında 2 milyar 16 milyon dolar olarak gerçekleşti. Dış ticaret hacmi yüzde 6,0 azalarak 43 milyar 594 milyon dolar olarak gerçekleşti. Söz konusu ayda enerji ve altın hariç ihracatın ithalatı karşılama oranı yüzde 91,2 oldu.

Mart ayında dış ticaret açığı bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 12,4 azalarak 8 milyar 379 milyon dolardan, 7 milyar 341 milyon dolara geriledi. İhracatın ithalatı karşılama oranı 2023 Mart ayında yüzde 73,8 iken, 2024 Mart ayında yüzde 75,5’e yükseldi.

Ocak-Mart döneminde dış ticaret açığı yüzde 41,5 azalarak 34 milyar 799 milyon dolardan, 20 milyar 343 milyon dolara geriledi. İhracatın ithalatı karşılama oranı 2023 Ocak-Mart döneminde yüzde 63,8 iken, 2024 yılının aynı döneminde yüzde 75,8’e yükseldi.

Ekonomik faaliyetlere göre ihracatta, 2024 Mart ayında imalat sanayinin payı yüzde 94,6, tarım, ormancılık ve balıkçılık sektörünün payı yüzde 3,5, madencilik ve taşocakçılığı sektörünün payı yüzde 1,5 oldu. Ocak-Mart döneminde ekonomik faaliyetlere göre ihracatta imalat sanayinin payı yüzde 93,9, tarım, ormancılık ve balıkçılık sektörünün payı yüzde 4,1, madencilik ve taşocakçılığı sektörünün payı yüzde 1,5 oldu.

Geniş ekonomik gruplar sınıflamasına göre ithalatta, 2024 Mart ayında ara mallarının payı yüzde 69,9, sermaye mallarının payı yüzde 14,5 ve tüketim mallarının payı yüzde 15,5 oldu. İthalatta, 2024 Ocak-Mart döneminde ara mallarının payı yüzde 70,6, sermaye mallarının payı yüzde 14,8 ve tüketim mallarının payı yüzde 14,5 oldu.

İhracatta Almanya, ithalatta Çin zirvede

Mart ayında ihracatta ilk sırayı Almanya aldı. Almanya’ya yapılan ihracat 1 milyar 749 milyon dolar olurken, bu ülkeyi sırasıyla; 1 milyar 288 milyon dolar ile İtalya, 1 milyar 265 milyon dolar ile ABD, 1 milyar 189 milyon dolar ile Irak, 1 milyar 172 milyon dolar ile Birleşik Krallık takip etti. İlk 5 ülkeye yapılan ihracat, toplam ihracatın %29,5’ini oluşturdu.

Ocak-Mart döneminde ihracatta ilk sırayı Almanya aldı. Almanya’ya yapılan ihracat 5 milyar 232 milyon dolar olurken, bu ülkeyi sırasıyla; 3 milyar 804 milyon dolar ile ABD, 3 milyar 449 milyon dolar ile İtalya, 3 milyar 357 milyon dolar ile Irak ve 3 milyar 256 milyon dolar ile Birleşik Krallık takip etti. İlk 5 ülkeye yapılan ihracat, toplam ihracatın yüzde 30,0’ını oluşturdu.

İthalatta Çin ilk sırayı aldı. Mart ayında Çin’den yapılan ithalat 3 milyar 900 milyon dolar olurken, bu ülkeyi sırasıyla; 3 milyar 632 milyon dolar ile Rusya Federasyonu, 2 milyar 146 milyon dolar ile Almanya, 1 milyar 902 milyon dolar ile İtalya, 1 milyar 407 milyon dolar ile ABD izledi. İlk 5 ülkeden yapılan ithalat, toplam ithalatın yüzde 43,4’ünü oluşturdu.

Ocak-Mart döneminde ithalatta ilk sırayı Rusya aldı. Rusya Federasyonu’ndan yapılan ithalat 11 milyar 984 milyon dolar olurken, bu ülkeyi sırasıyla; 10 milyar 227 milyon dolar ile Çin, 6 milyar 282 milyon dolar ile Almanya, 4 milyar 632 milyon dolar ile İtalya, 4 milyar 146 milyon dolar ile ABD izledi. İlk 5 ülkeden yapılan ithalat, toplam ithalatın yüzde 44,4’ünü oluşturdu.

Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış seriye göre; 2024 Mart ayında bir önceki aya göre ihracat yüzde 0,8, ithalat yüzde 3,9 arttı. Takvim etkilerinden arındırılmış seriye göre ise; 2024 yılı Mart ayında bir önceki yılın aynı ayına göre ihracat yüzde 1,1, ithalat yüzde 0,8 arttı.

Teknoloji yoğunluğuna göre dış ticaret verileri, ISIC Rev.4 sınıflaması içinde yer alan imalat sanayi ürünlerini kapsamaktadır. Mart ayında ISIC Rev.4’e göre imalat sanayi ürünlerinin toplam ihracattaki payı yüzde 94,6’dır. Yüksek teknoloji ürünlerinin imalat sanayi ürünleri ihracatı içindeki payı yüzde 3,3’tür. Ocak-Mart döneminde ISIC Rev.4’e göre imalat sanayi ürünlerinin toplam ihracattaki payı yüzde 93,9’dur. Ocak-Mart döneminde yüksek teknoloji ürünlerinin imalat sanayi ürünleri ihracatı içindeki payı yüzde 3,1’dir.

Mart ayında imalat sanayi ürünlerinin toplam ithalattaki payı yüzde 81,5’tir. Yüksek teknoloji ürünlerinin imalat sanayi ürünleri ithalatı içindeki payı yüzde 11,3’tür. Ocak-Mart döneminde imalat sanayi ürünlerinin toplam ithalattaki payı yüzde 79,0’dır. Ocak-Mart döneminde yüksek teknoloji ürünlerinin imalat sanayi ürünleri ithalatı içindeki payı yüzde 11,8’dir.

Özel ticaret sistemine göre, 2024 yılı Mart ayında, ihracat bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 4,1 azalarak 20 milyar 663 milyon dolar, ithalat yüzde 7,6 azalarak 28 milyar 5 milyon dolar olarak gerçekleşti. Mart ayında dış ticaret açığı yüzde 16,2 azalarak 8 milyar 758 milyon dolardan, 7 milyar 341 milyon dolara geriledi. İhracatın ithalatı karşılama oranı 2023 Mart ayında yüzde 71,1 iken, 2024 Mart ayında yüzde 73,8’e yükseldi.

Özel ticaret sistemine göre ihracat, 2024 yılı Ocak-Mart döneminde, bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 3,1 artarak 57 milyar 794 milyon dolar, ithalat yüzde 13,1 azalarak 79 milyar 74 milyon dolar olarak gerçekleşti. Ocak-Mart döneminde dış ticaret açığı yüzde 39,2 azalarak 34 milyar 998 milyon dolardan, 21 milyar 280 milyon dolara geriledi. İhracatın ithalatı karşılama oranı 2023 Ocak-Mart döneminde yüzde 61,6 iken, 2024 yılının aynı döneminde yüzde 73,1’e yükseldi.

Paylaşın

Türkiye, Basın Özgürlüğünde 163. Sırada

Sınır Tanımayan Gazeteciler (RSF) tarafından yayımlanan 2026 Dünya Basın Özgürlüğü Endeksi, dünya genelinde basın özgürlüğünün son 25 yılın en düşük seviyesine gerilediğini ortaya koydu.

Haber Merkezi / 180 ülkenin değerlendirildiği raporda Türkiye, 180 ülke arasında 163’üncü sırada yer aldı.

Rapora göre Türkiye’de gazeteciliğin “dezenformasyon”, “cumhurbaşkanına hakaret” ve “devlet kurumlarını karalama” gibi suçlamalarla baskı altına alınması, ülkedeki basın özgürlüğü gerilemesinin temel nedenleri arasında gösterildi. RSF, Türkiye’nin bu göstergeler nedeniyle “çok ciddi durum” kategorisinde yer aldığını vurguladı.

Türkiye’nin endeksteki uzun vadeli düşüşü dikkat çekti. 2002 yılında 99’uncu sırada yer alan ülke, çeyrek yüzyıl içinde 64 basamak gerileyerek 163’üncü sıraya indi. Özellikle 2016 sonrası dönemde hızlanan bu gerilemenin, geçici değil yapısal bir sorun haline geldiği ifade edildi.

RSF verilerine göre dünya genelinde ülkelerin %52’si “zor” veya “çok ciddi” kategoride yer alırken, 180 ülkenin yarısından fazlasında basın özgürlüğü son bir yılda geriledi. En sert düşüşün ise gazetecilerin hukuki olarak korunma düzeyini ölçen “yasal çerçeve” göstergesinde yaşandığı belirtildi.

Raporda, 2025-2026 döneminde 180 ülkenin 110’unda yasal ortamın kötüleştiği ve gazeteciliğin giderek daha fazla kriminalize edildiği vurgulandı. Türkiye de bu eğilimin en belirgin görüldüğü ülkeler arasında yer aldı.

RSF değerlendirmesinde Türkiye’de gazetecilere yönelik gözaltı, tutuklama ve uzun süren yargı süreçlerinin caydırıcı bir etki yarattığı belirtildi. “Sansür yasası” olarak bilinen düzenlemeler ve benzeri yasal çerçevelerin, haber faaliyetleri üzerinde baskı unsuru oluşturduğu ifade edildi.

Raporda ayrıca Türkiye Gazeteciler Sendikası verilerine atıfla en az 14 gazeteci ve medya çalışanının cezaevinde bulunduğu belirtildi. Gazetecilerin çoğu beraat etse dahi uzun soruşturmalar, dava süreçleri ve mali yüklerin kalıcı bir baskı mekanizmasına dönüştüğü kaydedildi.

Endeks, dünya genelinde basın özgürlüğündeki gerilemeyi savaşlar, güvenlik politikaları ve siyasi baskılarla ilişkilendirdi. Çatışma bölgeleri olan Irak, Sudan ve Yemen gazeteciler için en riskli alanlar arasında yer aldı.

Çin, Kuzey Kore ve Eritre listenin en alt sıralarında kalırken, Rusya ve İran da baskıcı medya ortamlarıyla dikkat çekti.

Amerika Birleşik Devletleri ise yedi sıra gerileyerek 64’üncü sıraya düştü. Latin Amerika’da da organize suç ve güvenlik kaynaklı tehditlerin medya özgürlüğünü zayıflattığı belirtildi.

RSF: Gazetecilik giderek daha fazla hedefte

RSF Yayın Direktörü Anne Bocandé, gazeteciliğe yönelik baskıların artık daha açık ve sistematik hale geldiğini belirterek, “Gazeteciliğin boğulmasına daha ne kadar tahammül edeceğiz?” ifadelerini kullandı.

Rapora göre, medya özgürlüğündeki küresel gerileme yalnızca otoriter rejimlerle sınırlı değil; demokratik ülkelerde dahi yasal baskılar, ekonomik kısıtlamalar ve siyasi müdahaleler basın özgürlüğünü zayıflatıyor.

RSF, gazetecilerin korunması için daha güçlü yasal mekanizmalar oluşturulması ve basına yönelik suçlamaların caydırıcı bir araç olmaktan çıkarılması çağrısında bulundu.

Paylaşın

Cildinizde Harikalar Yaratacak Beş Adımlı Gece Cilt Bakımı

Cilt bakım karmaşık bir süreç olmak zorunda değildir. İster cilt bakımına yeni başlayan biri olun ister cilt bakımında deneyimli biri, bu beş adımlık gece cilt bakım rutini, hedeflerinize ulaşmanıza yardımcı olacaktır.

Haber Merkezi / Unutmayın, cilt bakımı mükemmellikle ilgili değildir; önemli olan cildi beslemek ve ona bakım yapmaktır.

Temizleyin: Gece cilt bakımı rutininin ilk adımı yüzünüzü iyice temizlemektir. Gün boyunca biriken makyajı, kiri ve yabancı maddeleri çıkarmak için cilt tipinize uygun yumuşak bir temizleyici kullanın. Temizleyiciyi cildinize nazikçe uygulayın, ardından ılık suyla yıkayın.

Peeling: Peeling, ölü cilt hücrelerini çıkarmak ve hücre yenilenmesini teşvik etmek için gereklidir. Tahrişi önlemek için peeling işlemini haftada 2-3 kez ile sınırlayın. Ölü cilt hücrelerini nazikçe atmak için alfa hidroksi asitler (AHA’lar) veya beta hidroksi asitler (BHA’lar) gibi bileşenler içeren kimyasal bir eksfoliant tercih edin.

Serumla nemlendirin: Serumlar, belirli cilt bakımı sorunlarını hedef alan aktif bileşenlerle dolu konsantre formüllerdir. Nemlendirme için hyaluronik asit, aydınlatma için C vitamini veya yaşlanma karşıtı faydalar için retinol gibi bileşenler içeren serumları tercih edin. Az miktarda serumu temizlenmiş cildinize uygulayın ve tamamen emilene kadar hafifçe vurun.

Nemlendirme, nemlendirme, nemlendirme: Hidrasyon, sağlıklı cildi korumanın anahtarıdır, bu nedenle gece rutininizde bu önemli adımı atlamayın. Cilt tipinize uygun bir nemlendirici seçin (hafif losyon, krem ​​veya jel olsun) ve yüzünüze ve boynunuza cömertçe uygulayın. Nemlendiriciler, cildin doğal bariyerini güçlendirir ve gece boyunca nem kaybını önleyerek cildinizin yumuşak, esnek ve beslenmiş kalmasını sağlar.

Göz kremini unutmayın: Göz çevresindeki hassas cilt özel bakım gerektirir, bu nedenle gece rutinine göz kremi eklemek çok önemlidir. Şişkinlik ve koyu halkalarla mücadele etmek için hyaluronik asit gibi nemlendirici bileşenlerle veya salatalık özü gibi yatıştırıcı bileşenlerle formüle edilmiş bir göz kremi tercih edin.

Paylaşın

Sağlığı Tehdit Eden Sıcak Çarpması Nedir? Önleyici Tedbirler

Vücudun sıcaklığını kontrol edemediği durumlarda ortaya çıkan sıcak çarpması ciddi bir sağlık sorundur ve etkilenen kişinin yaşamını tehdit eden sonuçlara yol açabilir.

Haber Merkezi / Sıcak çarpması meydana geldiğinde vücut ısısı 10 ila 15 dakika içinde 39 dereceye veya daha yüksek bir seviyeye yükselebilir.

Sıcak çarpmasının belirtileri:

Bilinç seviyesinde değişiklikler, geveleyerek konuşma gibi,
Bilinç kaybı (koma),
Sıcak, kuru cilt veya aşırı terleme,
Nöbetler,
Çok yüksek vücut ısısı (Müdahalede gecikme yaşamı tehdit eden sonuçlara yol açabilir).

Sıcak çarpması riskini artıran faktörler:

Alkollü içecekler,
Erkek olma,
Susuz kalma,
Sakinleştiriciler veya kalp ve tansiyon ilaçları gibi vücudun sıcaklığını etkileyen ilaçlar,
Kistik fibroz gibi bazı hastalıklar,
Uyku bozukluğu veya kalbi, akciğerleri, böbrekleri, karaciğeri, tiroidi veya kan damarlarıyla ilgili tıbbi rahatsızlıklar,
Koruyucu giysiler gibi ağır veya dar giysiler,
Yüksek ateş,
Obezite.

Sıcak çarpmasını önlemek için alınacak tedbirler:

Sıcak ve nemli koşullarda yorucu fiziksel aktivitelerden kaçınma,
Vücudun birkaç hafta boyunca yavaş yavaş sıcaklıklara alışmasına izin verme,
Hafif, açık renkli, bol giysiler giyinme.

Dikkat: Sıcak çarpması tedavi edilmediği takdirde organ hasarına ve hatta ölüme yol açabileceğini unutmayın.

Paylaşın

Güneş Yanığı, Cilt Kanserine Neden Olabilir Mi?

Güneş yanığı, cildin güneşten gelen ultraviyole (UV) radyasyona aşırı maruz kaldığında ortaya çıkan bir sağlık sorunudur. UV radyasyonu cilt hücrelerindeki DNA’ya zarar verir, iltihaplanmayı tetikler ve cildin kırmızı, ağrılı ve bazen de şişmesine neden olur.

Haber Merkezi / Güneş yanığı semptomları genellikle güneşe maruz kaldıktan sonraki birkaç saat içinde ortaya çıkar ve sonraki 24-48 saat içinde kötüleşebilir.

Güneş yanığının yaygın belirtileri:

Kızarıklık: Cildin etkilenen bölgesi kırmızı görünür.
Ağrı ve hassasiyet: Güneşten yanmış cilt ağrılı ve hassas olabilir.
Şişme: Şiddetli vakalarda etkilenen bölge şişebilir.
Kabarcıklar: Güneş yanığı sıvıyla dolu kabarcıkların oluşmasına neden olabilir.
Soyulma: Güneş yanığı olan cilt iyileştikçe soyulmaya başlayabilir.

Güneş yanığının yaygın tedavileri:

Soğuk kompresler: Güneş yanığı olan bölgeye serin ve nemli bezler uygulamak iltihaplanmayı ve rahatsızlığı azaltmaya yardımcı olabilir.
Hidrasyon: Özellikle güneş yanığı vücudun geniş bir alanını kaplıyorsa, dehidrasyonu önlemek için bol su içilmeli.
Nemlendiriciler: Nemlendirici losyonlar güneşten yanmış cildi yumuşatmaya ve nemlendirmeye yardımcı olabilir.
Ağrı kesici: Parasetamol gibi ağrı kesiciler ağrıyı ve iltihabı azaltmaya yardımcı olabilir.

Güneş yanığını önleme

Güneş yanığının kendisi kanser değildir, ancak tekrarlanan güneş yanıkları melanom, skuamöz hücreli karsinom ve bazal hücreli karsinom da dahil olmak üzere cilt kanserine yakalanma riskini önemli ölçüde artırabilir. UV radyasyonuna uzun süre maruz kalmak cilt hücrelerindeki DNA’ya zarar verir ve kansere neden olabilecek mutasyonlara yol açabilir.

Yüksek SPF’li güneş kremi, koruyucu giysiler, güneşin yoğun olduğu saatlerde gölgede kalma, cildi UV radyasyonundan korumak çok önemlidir.

Düzenli cilt kontrolleri ve erken teşhis de cilt kanserinin önlenmesi ve tedavisi için çok önemlidir. Yeni benler, mevcut benlerde değişiklikler veya benlerde olağandışı büyümeler derhal bir dermatoloğa başvurmayı gerektirir.

Paylaşın