Erdoğan’ın ‘Elinize Dizinize Dursun’ Açıklamasına Kılıçdaroğlu’ndan Sert Yanıt

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın üniversite öğrencilerinin aldığı kredilere yönelik ‘Elinize dizinize dursun’ açıklamasına cevap veren CHP Lideri Kılıçdaroğlu,  “Bu ülkenin evlatlarıyla, azarlar gibi konuşamazsın. İşini düzgün yap!” ifadelerini kullandı.

Haber Merkezi / Cumhurbaşkanı Erdoğan, Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kurulu için ABD’ye giderken düzenlediği basın toplantısında üniversite öğrencilerinin yurt ve kredi/burs sorunlarına ilişkin ”2001 yılında 45 liraydı, şimdi 650 lira. Elinize dizinize dursun” ifadelerini kullanmıştı.

Erdoğan’ın bu sözlerine CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı açıklama ile yanıt verdi. Kılıçdaroğlu’nun konuya ilişkin açıklaması şöyle;

”Erdoğan demeç veriyor, yüzünde sevginin zerresi yok. Halkından nefret eden bir figür… Tutamıyor kendisini, günlük 22 Lira’ya karşılık gelecek şekilde, aylık 650 Lira olan bursları ile ilgili öğrencilere “Elinize dizinize dursun ya!” diyor. Kime diyor? Ülkemizin evlatlarına…

Erdoğan, bu ülkenin evlatlarıyla, azarlar gibi konuşamazsın. Sen onlara hizmet etmek için oradasın. İşini düzgün yap!

Erdoğan, üstelik sen kimseye bir şey de vermiyorsun. Ülkenin anne-babalarının, evlatlarımıza burs olsun diye ödediği vergileri, kendine Saray yapmak için harcıyorsun. Kalan da yetmediği için, evlatlarımız burssuz, yurtsuz kalıyor.

Bugüne kadar sarayını üniversite yapmayı düşünüyordum. Artık yurt yapmayı da düşüneceğim! Gençlerden çalınan her şeyi, onlara geri vereceğim. Senin yanlışlarını, israfını telafi edeceğim.

Erdoğan, küfür kıyameti bırak; birazcık cesaretin varsa, çık er meydanına. Seçimden ne zamana kadar kaçacaksın ki! Sen de biliyorsun, #GeliyorGelmekteOlan”

Erdoğan’ın Kararına Kılıçdaroğlu’ndan Sert Tepki

Hububat ve bakliyat alanında gümrük vergilerinin sıfırladığı ‘Cumhurbaşkanı Kararı’na sert tepki gösteren CHP Lideri Kılıçdaroğlu, yaptığı açıklamada, “Saray, hububat ve bakliyat ithalatında gümrük vergilerini sıfırladı. Can çekişen tarımımızı ve çiftçimizi bitirmeye yeminli bir Erdoğan var!” ifadelerini kullandı.

Haber Merkezi / CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın hububat ve bakliyat alanında gümrük verilerinin sıfırladığı kararına sert tepki verdi.

Konuya ilişkin sosyal medya hesabından bir açıklama yapan Kılıçdaroğlu, “Saray, hububat ve bakliyat ithalatında gümrük vergilerini sıfırladı. Can çekişen tarımımızı ve çiftçimizi bitirmeye yeminli bir Erdoğan var!”

Bakın bu konu şimdi çok ilginizi çekmeyecek belki ama ileride çocuklarımızın en önemli konusu toprağımız, suyumuz, enerjimiz, çiftçimiz olacak. İklim ve tarım en öncelikli reform konularımız arasında. Evlatlarımıza ithal ürün cenneti; bereketsiz, çorak bir Türkiye bırakmayacağız.” ifadelerini kullandı.

Resmi Gazete’de yayınlanan Cumhurbaşkanı Kararı ile buğday, arpa, mısır, çavdar, yulaf ile kırmızı mercimek, yeşil mercimek ve nohut için uygulanan gümrük vergisi oranları yüzde 0 olarak uygulanacak.

Alınan kararın gerekçesinde ise, hububat ve bakliyat fiyatlarında yaşanan artışın önüne geçebilmek ve spekülatif fiyat hareketlerinin engellenebilmesi olduğu belirtildi.

Kılıçdaroğlu’ndan Erdoğan’a ‘Elekrtik Zammı’ Çağrısı

Sosyal medya hesabından elektrik şirketlerinin yeni bir zam oranı için onay istediğini ileri süren CHP Lideri Kılıçdaroğlu, Cumhurbaşkanı Erdoğan’a çağrıda bulunarak, “Böyle bir şeyi onaylamayı sakın aklından bile geçirme, sakın” dedi.

Haber Merkezi / CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, sosyal medya hesabında bir paylaşımda bulunarak, elektrik şirketlerinin yeni bir zam oranı için onay istediğini ileri sürdü.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a çağrıda bulunduğu paylaşımında Kılıçdaroğlu, “Duyuyoruz ki elektrik şirketleri saraydan yeni zam oranı için onay istemişler. Erdoğan, böyle bir şeyi onaylamayı sakın aklından bile geçirme, sakın” ifadelerini kullandı. Kılıçdaroğlu, paylaşımının devamında ise şunları dedi;

“Bırakın zammı, iktidarın elektrik faturasında halka destek vermesi gerekir. Ya fatura inmeli ya halka destek verilmeli. Eğer bu soygun devam ederse biz halkımızla birlikte kararımızı verip, bu şirketlere ve faturalarına karşı adımlarımızı atacağız.”

 

Kılıçdaroğlu, Erdoğan’a Sert Sözlerle Yüklendi

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, sosyal medya hesabından yaptığı açıklama ile Cumhurbaşkanı Recep Tayip Erdoğan’a sert sözlerle yüklendi. Kılıçdaroğlu, “Erdoğan’ın öfke nöbetleri alarm veriyor; söylediklerine azami ihtiyatla yaklaşmak gerekir” dedi.

Haber Merkezi / CHP Lideri Kılıçdaroğlu, Cumhurbaşkanı Erdoğan’a sert sözlerle yüklendi. Sosyal medya hesabından paylaşım yapan Kılıçdaroğlu, CHP’nin resmi sosyal medya hesabından yapılan videolu paylaşımı alıntılayarak şu ifadeleri kullandı:

“Erdoğan ülkeyi yönetemiyor. Küfürbaz trolleri yetmemiş olacak ki, kendisi bir trol gibi konuşmuş. Ben Erdoğan ve hakaretlerini elbette ciddiye almıyorum ancak ülkem için kaygılıyım. Erdoğan’ın öfke nöbetleri alarm veriyor; söylediklerine azami ihtiyatla yaklaşmak gerekir.”

MGK’da ‘orman yangınları’ görüşüldü

Cumhurbaşkanı Erdoğan başkanlığında toplanan ve yaklaşık 3,5 saat süren MGK toplantısı sonrası yayınlanan bildiride, orman yangınlarına vurgu yapılarak ” Orman yangınlarına karşı yürütülen mücadele gözden geçirilmiş… Alınabilecek ilave tedbirler görüşülmüştür” ifadeleri kullanıldı.

Haber Merkezi / Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığındaki Milli Güvenlik Kurulu (MGK) toplantısı sona erdi. Toplantı yaklaşık 3,5 saat süren toplantı sonrası bir bildiri yayınlandı.

Bildiride, “Orman yangınlarına karşı yürütülen mücadele gözden geçirilmiş; hadisenin tabii seyri yanında ülkemiz içindeki ve dışındaki dezenformasyonu da değerlendirilerek bu çerçevede alınabilecek ilave tedbirler görüşülmüştür” denildi.

Bildiride, şu ifadeler yer aldı:

“Orman yangınlarına karşı yürütülen mücadele gözden geçirilmiş; hadisenin tabii seyri yanında ülkemiz içindeki ve dışındaki dezenformasyonu da değerlendirilerek bu çerçevede alınabilecek ilave tedbirler görüşülmüştür.

PKK/KCK-PYD/YPG terör örgütünü himaye ederek, bölgemizdeki barış ve istikrarı hedef alan saldırılarını sürdürmeye teşvik eden ülkeler şiddetle kınanmıştır.

Kıbrıs meselesine taraf olan aktörler, uzlaşmaz yaklaşımlarında ısrar etmek yerine çözümün parçası olmaya davet edilmiştir.

Ermenistan’a, saldırgan söylem ve eylemlerini terk ederek, taahhütlerine sadık kalması, bölge ülkeleriyle iş birliğini geliştirme çağrısında bulunulmuştur.”

Toplantıya Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay, Millî Savunma Bakanı Hulusi Akar, Adalet Bakanı Abdulhamit Gül, Hazine ve Maliye Bakanı Lütfi Elvan, Millî Eğitim Bakanı Ziya Selçuk, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Yaşar Güler, Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Ümit Dündar, Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Hasan Küçükakyüz ve Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Adnan Özbal katıldı.

Kılıçdaroğlu’ndan Erdoğan’a ‘uçak’ yanıtı: Korkma

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ‘uçak’ açıklamasına yanıt veren CHP Lideri Kılıçdaroğlu, “Bir yere tarifeli uçakla gitmeyi, metroya, trene binmeyi korkunç bir şey gibi görüyorsun. Korkma, o kadar kötü değil. Halkınla birlikte olabiliyorsun, dert dinleyebiliyorsun. Bu aralar senin çok ihtiyacın var bunlara, benden söylemesi.” dedi.

Haber Merkezi / Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın partisinin genişletilmiş il başkanları toplantısına sarf ettiği, “Neymiş, uçakları satacakmış. Dünyayı dolaşacaksın, neyle, tarifeli uçaklarla mı? Trene binersin, otobüslerle beraber seyahat edersin” sözlerine CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’ndan yanıt geldi.

CHP lideri Kılıçdaroğlu; 3 Haziran 2021 tarihinde Ankara’dan İzmir’e gittiği uçakta birlikte yan yana yolculuk yaptığı ve bulmaca çözdüğü gençle fotoğrafını da paylaşarak sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı:

“Erdoğan “Kılıçdaroğlu iktidar olunca uçakları satacak mı göreceğiz” demişsin. Gel diyoruz er meydanına, kaçıyorsun. Gelirsen görürsün satacak mıyım, satmayacak mıyım! Sen kaç, biz kovala, nereye kadar Erdoğan? Bir de anlaşılan bir yere tarifeli uçakla gitmeyi, metroya, trene binmeyi korkunç bir şey gibi görüyorsun. Korkma, o kadar kötü değil. Halkınla birlikte olabiliyorsun, dert dinleyebiliyorsun. Bu aralar senin çok ihtiyacın var bunlara, benden söylemesi.”

Erdoğan: Camiler sadece betondan ibaret binalar değildir

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kuzey Yıldızı Camii ve Külliyesi’nin açılışında yaptığı konuşmada, “Camiler sadece betondan ibaret binalar değildir. Camiler tüm farklılıklarımızı bir kenara bırakıp hakkın karşısında eşitlendiğimiz, günde beş defa kulluk görevimizi icra ettiğimiz mekanlardır” ifadelerini kullandı.

Erdoğan, konuşmasının devamında, “Camilerimiz birer ibadethane olmanın ötesinde mimarisiyle, süslemeleriyle bulunduğu mekanla, ismiyle, medeniyetimizin farklı özelliklerini yansıtan mimari eserlerdir. Hepsinden önemlisi camilerimiz inşa edildikleri şehirlere kimlik, kişilik ve karakter kazandıran yapılardır” dedi.

Erdoğan’ın konuşmasından öne çıkan bölümler şöyle:

“Bu eserin Ankara’ya kazandırılmasında emeği geçen, alın teri olan herkese şükranlarımı sunuyorum. Başta Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığımıza, önceki Başkanlarımız Melih Gökçek ve Mustafa Tuna Beyefendi’ye özellikle teşekkür ediyorum.

Camiler sadece taştan, tuğladan, betondan ibaret binalar değil, müminlerin tüm farklılıklarını bir tarafa bırakıp Hakk’ın karşısında eşitlendiği, cem olduğu, günde 5 defa kulluk görevinin ifa edildiği mukaddes mekanlardır.

“Camiler, şehirlere kimlik, kişilik ve karakter kazandırır”

Camilerin birer ibadethane olmanın ötesinde mimarisiyle, süslemeleriyle, hüsnühat ve tezhipleriyle bulunduğu mekanla, ismiyle, medeniyetin farklı özelliklerini yansıtır. Birer mimari eser olan camilerin, inşa edildikleri şehirlere kimlik, kişilik ve karakter kazandırır.

Medeniyetimizin sembol şehirlerinin hemen hepsi yine sembol bir cami, medrese ve külliyeyle anılır, böyle hatırlanır. İstanbul’u Sultanahmet’siz, Süleymaniye’siz, Edirne’yi Selimiye’siz, Bursa’yı Ulu Cami’siz düşünemeyiz. Mardin denilince, Erzurum, Konya, Kayseri denilince aklımıza önce her biri ayrı güzellikteki medreseleri, camileri gelir. Ankara’yı Hacı Bayram Veli Camisi ve türbesi olmadan anlatmak mümkün değildir.

Merhum Turgut Özal’ın gayretleriyle tamamlanan Kocatepe Camisi de yakın dönemde Ankara’yı anlatan sembol eserlerden biridir. Hamdolsun dönemimizde Beştepe Millet Camisi ve Melike Hatun Camimizin de kısa sürede başkentimizin timsalleri arasına katıldığını görüyoruz. Ankaralıların yanı sıra farklı vesilelerle şehrimize gelen vatandaşlarımız da muhakkak buraları ziyaret ediyor.

“Şehrimizin yıllardır örselenen kadim kimliğini güçlendirecektir”

Ggeçen hafta ibadete açılan Büyük Çamlıca Camisi’nin şimdiden İstanbul’un abide eserlerinden biri haline gelmiştir. Kadını, erkeği, genci, yaşlısıyla milletimizin tüm fertleri sadece mübarek gün ve gecelerde değil sabah namazlarında da Büyük Çamlıca Camisi’ne koşuyor, tam bir muhabbet ikliminde ibadetlerini yerine getiriyor. 60 bini aşkın cemaati kubbenin altında ve avlusunda toparlayabiliyor.

Osmanlı, Selçuklu ve modern mimarinin en güzel özelliklerini barındıran Diyanet Bilim ve Kültür Merkezinin Ankara’ya damgasını vuracaktır. Bu abide eser Cumhuriyetin Ankara’sını Selçuklu’nun, Osmanlı’nın Ankara’sı ile yeniden kucaklaştıracak, şehrimizin yıllardır örselenen kadim kimliğini güçlendirecektir.

“Camilerin süsü cemaatidir, özellikle de gençlerdir”

Nasıl ki kalp insanı hayatta tutan ana organsa mabetler de ilim, hikmet ve fazilet merkezi olarak toplumu diri tutar, canlı tutar, ayakta tutar. Camilerimizi sadece namaz kılınıp dağılınan ibadet mekanlarına dönüştürmek ona yapılacak en büyük saygısızlıktır. Camilerin süsü cemaatidir, özellikle de gençlerdir. Çocuklarımızın neşesiyle, gençlerimizin heyecanıyla, pirifanilerin tecrübesiyle, kadınlarımızın nezaket ve becerisiyle dolmayan bir cami mahzun ve öksüz kalmış demektir. Çocukların gelmediği, gençlerin uğramadığı, hanımların sahip çıkmadığı camiler ne kadar muhteşem olurlarsa olsun boynu bükük kalmaya mahkumdur. Geçmişte olduğu gibi bugün de cami merkezli bir hayatı özendirmemiz, teşvik etmemiz gerekiyor.

Geleceğin teminatı olan genç kuşakla camilerin arasında yapay duvarlar örmemek, gençlerin kalplerini camilere ısındıracak faaliyetler düzenlemek gerekiyor. Günde 5 vakit bize kulluğumuzu hatırlatan çağrıya cevap vererek, önce kendimizin sonra evlatlarımızın ayaklarını camilere alıştırmalıyız.

 

Erdoğan’dan iptal edilen İBB seçimine ilişkin açıklama!

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, partisinin Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde (TBMM) düzenlenen grup toplantısında konuştu.

EErdoğan, dün Yüksek Seçim Kurulu (YSK) tarafından iptal edilen İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanlığı seçimine dair açıklamalarda bulundu.

YSK kararına tepki gösteren kişileri eleştiren Erdoğan, “Bazı iş adamı grupları, dün açıklanan bu karardan sonra baktım ki garip garip açıklamalar yapıyor” dedi.

Erdoğan, “Bilindiği gibi bu seçimi önce yaklaşık 25-28 bin arasında bir farkla AK Parti’nin kaybettiği ilan edildi. Biz sandık sonuçlarına olan teslimiyetimiz nedeniyle saygıyla karşılamaya hazırdık” dedi.

“Bu durumu balkon konuşmamızda da ifade ettik. İlerleyen günlerde karşımıza bambaşka bir manzara çıktı. 15 bin seçmenimizin iradesi gasp edilmişti. Önemli bir bölümünde kasıt olduğu açıkça ortadadır” ifadesini kullanan Erdoğan’ın açıklamalarının devamında şunlar öne çıktı:

“Meseleyi biraz daha araştırınca hem seçmen listeleriyle, hem de sandık kurulları üyeleriyle ilgili birtakım yolsuzluklar, kanun dışı işler olduğunu gördük. Sunduğumuz belgeler gayet sağlamdır. Aradaki fark neredeyse yarı yarıya azalmasaydı mesele buraya gelmezdi. Bu irade gaspını görmezden gelemeyiz. Değerli arkadaşlar, biz bu yapılanların hesabını milli irade hırsızlarından sormazsak milletimiz bizden hesap sorar.

“Birtakım kirli ellerin işin içine girdiği anlaşılıyor”

Birilerinin suyu bulandırarak balık avına çıktığı intibasına kapıldık. 62 bin sandık görevlisinden neredeyse 20 bine yakınının, banka ve özel okul çalışanları arasından seçilmiş olması şüphelerimizi artırdı. Birtakım kirli ellerin işin içine girdiği anlaşılıyor. İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçimlerinde tam kanunsuzluk olduğu çok açık. Birtakım yanlışlar, eksikler, kusurlar mazur görülebilir. Ama sandık görevlilerinin, sandık başkanlarının kanunsuzluk içerisinde olmasını kimse ‘hata’ olarak nitelendiremez.

Biz sadece gasp edilen haklarımızın ve yapılan açık usulsüzlükten, yolsuzluktan kaynaklanan yanlışları düzeltmenin peşindeyiz. Durum tam tersi olsaydı, AK Parti az bir farkla seçimi kazansaydı, sonra birtakım usulsüzlükler ortaya çıkıp fark yarı yarıya düşseydi bizim ensemizde boza pişirirlerdi boza.

Değerli kardeşlerim, Yüksek Seçim Kurulu hem bizi, hem diğer partilerin temsilcilerini dinlemiş ve kararını vermiştir. İBB seçimleri 23 Haziran 2019’da yenilenecektir. Kararın hayırlı olmasını diliyoruz. Sorunlarımızı demokrasi ve hukuk içerisinde çözme irademizi güçlendirecek bir karar olarak görüyoruz bunu. 23 Haziran’da her zamankinden daha çok çalışacak, İstanbul halkının gönlüne gireceğiz.

Perde arkasından sinsice operasyon yürütenleri, sahada kendisine yer açmaya çalışanların hepsini biliyoruz. En küçük bir projeleri, hazırlıkları, niyetleri varsa biz bunu bozacağız. Ülke yönetimine el koymayı hesaplayan karanlık odaklara bekledikleri fırsatı vermeyeceğiz. Bazı iş adamı grupları, dün açıklanan bu karardan sonra baktım ki garip garip açıklamalar yapıyor. Bu tavırlarınızla normalleşmeyi konuştuğumuz dönemde, seçim hukukunun işletildiği bir yerde bu açıklamaları yaparsanız anormalleşme gelir. Yanlış yapıyorsunuz, herkes önce haddini bilecek. Herkes bildiği işi yapacak.

“Ülkemizi adım adım hedeflerine yaklaştıracağız”

Hiç şüphe yok ki önümüzde duran manzara bir sabotajdır. Ekonominin güvenliğini en az sınırlarımızın güvenliği kadar önemli görüyoruz. Önce bir olacağız, iri olacağız, diri olacağız, hep birlikte kardeş olacağız, hep birlikte Türkiye olacağız. Çok çalışacağız, reformların yasal altyapısını hazırlayacağız. Ülkemizi adım adım hedeflerine yaklaştıracağız. İş adamlarımız çok çalışacak, kapasitelerini daha etkin kullanarak istihdamlarını, kapasitelerini artırarak Türkiye’yi geliştirecek. İşçimiz, esnafımız çok çalışacak. Bürokratımız, memurumuz çok çalışacak. Biz sağlam durursak hiçbir saldırı bizi yakamaz. Ekonomimiz, gelen her saldırının ardından güçlenerek yoluna devam etti.

Felaket tellalları konuşuyor. Üretim kıpırdıyor, ihracatımız artmayı sürdürüyor. Turizmde rekorlar kırıyoruz. Kur-faiz-enflasyon şer üçgenine ülkemizi hapsetmek isteyenler asla vazgeçmeyecektir. Siyasi ve ekonomik yaptırım tehditleriyle bizi yolumuzdan çevirmeye çalışmaya devam edeceklerdir. Çözümü dışarıda değil, kendi yüreğimizde arayacağız. Milletimiz biz hiç yalnız bırakmadı, hiç yanıltmadı. Biz Türk milletinin gücüne inanıyoruz. İnşallah bu dalganın da üstesinden hep birlikte geleceğiz.

Sadece bize oy verenlerin değil, tercihlerini başka partilerden yana kullananların da umutları AK Parti’dir. Ülkenin sorunlarını çözebilecek formüllerin de, iradenin de, gücün de yalnızca kendimizde bulunduğunu biliyoruz. Gönüllere girmekten, kibirden uzak durmaktan, emaneti ehline vermekten söz ediyorum. Söylediğimiz her şeye samimiyetle inanıyor, onun için devamlı tekrar ediyoruz. Buna rağmen hala millete tepeden bakan, milletle arasına duvar ören varsa başını ellerinin arasına alıp düşünsünler. Yoksa biz gereğini yapmak zorunda kalırız.

“Türkiye’nin en geniş tabanlı partisiyiz”

AK Parti hareketi her şeyden önce insan kazanma hareketidir. Türkiye’nin en geniş tabanlı partisiyiz. Ahde vefa, bizim partimizin en başta gelen özelliklerinden biridir. AK Parti öyle büyüktür ki, herkese yapacak bir iş vardır. Bizim tercihimiz her zaman ihtiraslı bireylerin zaaflarından değil, kadim olan davanın selametinden yana olur, yana olacaktır. Önümüzdeki dönem tüm arkadaşlarımızın hallerini, hareketlerini bu çerçevede gözden geçirip kendilerini toparlamasını istiyorum. AK Parti’nin önünü kesecek hiçbir vebalin altına, arkadaşlarımızın girmek istemeyeceğini biliyorum.

Söylediğimiz her şeye samimiyetle inanıyor, onun için de ısrarla tekrar ediyoruz. Buna rağmen hala millete tepeden bakan, kibirinden yanına yaklaşılamayan, milletiyle arasına duvar ören varsa başını iki elinin arasına alsın ve derin bir muhasebe yapsın. Eğer bu arkadaşlarımız kendi muhasebelerini kendileri yapmazlarsa biz onlar için gereğini yapmak zorunda kalacağız. Bu davaya, bu partiye, bu mücadeleye en küçük bir katkı veren herkesin başımızın üzerinde yeri vardır. AK Parti hareketi, her şeyden önce insan kazanma hareketidir. Bu sayede 10.5 milyon üye ile Türkiye’nin en geniş tabanlı partisi haline geldi.

Her zaman en büyük hakem olarak gördüğümüz milletimizin kararı, bugün de bizim yolumuzu aydınlatacaktır.

 

 

CHP’den Erdoğan’ın İstanbul açıklamasına tepki

CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Faik Öztrak, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın yerel seçimlerin İstanbul’da tekrarlanması talebine yönelik açıklamasına tepki gösterdi.

Faik Öztrak, “Bir hukuk cinayeti tasarlanmış. Sandıktan kazanılan seçimi masada çalmak için düğmeye basılmış. Bu cinayete azmettiren de bu cinayeti işleyenler de sonunda soluğu Yüce Divan’da alabilir” dedi.

Öztrak, açıklamasının devamında, “Ortada bir oyun da şaibe de yok ortada hazımsızlık var. YSK’yı zan altına almaya başladılar. YSK’yı baskı altına almayı bırakın. CHP hedef gösteriliyor, partimize kara çalmaktan vazgeçmiyorlar.” ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, MÜSİAD Genel Kurulu’ndaki konuşmasında, “Vatandaşım bana şunu söylüyor ‘Başkanım bu seçim yenilenmeli’… Ortada bir şaibe ve yolsuzluk var. Bu yolsuzluğun ortadan kaldırılması ve hem YSK’yı aklayacaktır hem de milletimizin gönlü ferah hale gelecektir” ifadelerini kulanmıştı.

Faik Öztrak, bugün CHP Genel Merkezi’nde düzenlediği basın toplantısında şunları söyledi:

“Suriye’nin Azez bölgesinde bir yüzbaşımız şehit oldu, bir binbaşımız da ağır yaralı. Şehit olan yüzbaşımıza Allah’tan rahmet, milletimize ve kederli ailesine baş sağlığı diliyoruz. Ağır yaralı binbaşımızın da bir an evvel sağlığına kavuşmasını diliyoruz.

“Ortada bir oyun olmadığı belli”

Bugün MÜSİAD’ın toplantısı vardı. O toplantıda Adalet ve Kalkınma Partisi Genel Başkanı bir konuşma yaptı. Bu konuşmada, aynı zamanda Cumhurbaşkanı olan Adalet ve Kalkınma Partisi Genel Başkanı, “İstanbul seçimlerinde oyun var, şaibe var, yolsuzluk var. Yüksek Seçim Kurulu seçimleri yenilesin hem kendisini aklasın, hem de milleti rahatlatsın” demiş. Ortada bir oyun olmadığı belli, ortada bir şaibede yok ama ortada bir şey var: Hazımsızlık var, mızıkçılık var.

“Türkiye’de ucube bir Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi kuruldu”

Bakınız, tüm itirazları maddi temelden yoksun çıkıyor. Genel Başkan Yardımcımız bir twitter hesabında açıklamış. Adalet ve Kalkınma Partisi 46 bin 426 kişinin usulsüz oy kullandığını iddia ediyordu. Yapılan 46 bin 426 itirazın sadece 766’sı incelemeye değer görülmüş. Fark kaç? 13 bin küsur. Demek ki sonucu değiştirecek bir şey yok. Ama bence burada en vahim sözlerden biri, bu ülkenin Cumhurbaşkanı olan Adalet ve Kalkınma Partisi Genel Başkanı’nın “YSK kendisini aklasın” demesidir. Anayasa madde 104 Cumhurbaşkanının görevlerini ve sorumluluklarını belirliyor. Orada Cumhurbaşkanı için, “devlet organlarının düzenli ve uyumlu çalışmasıyla görevlidir” diyor. Baştan beri söylüyoruz Türkiye’de ucube bir Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi kuruldu. Bunun müellifi de belli zaten. Bakın şimdi ortaya neler çıkıyor… Anayasa’da devletin organlarının düzenli ve uyumlu çalışmasını gözetmekle görevle olan Cumhurbaşkanının söyleyeceği bir laf mı bu? Yüksek Seçim Kurulu kendini aklasın.

“YSK’yı zan altında bırakıyorlar”

Soruyorum, ellerinde hangi bilgi var Yüksek Seçim Kurulu hangi şaibe, hangi yolsuzluğa neden olmuş da şimdi çıkıp kendini aklayacak? Bırakın artık YSK’yı baskı altına almayı şimdi YSK’yı zan altına da almaya başladılar. Bir yandan “Biz YSK’yı tehdit etmiyoruz” diyorlar, bir yandan da YSK’yı zan altında bırakıyorlar.

“Yolsuzluğu gücü elinde tutanlar yapar”

Bu YSK’nın yaptığı 16 Nisan Referandumu’nda bir sorun yok. 24 Haziran Cumhurbaşkanlığı seçiminde hiçbir sorun yok, milletvekili seçiminde bir sorun yok. 31 Mart’ta yapılan ilçe belediye başkanlarının seçiminde bir sorun yok. Belediye Meclislerinin seçiminde bir sorun yok ama bir tek vatandaşın kendilerine vermediği; Ekrem İmamoğlu’na, Cumhuriyet Halk Partisi’ne, Millet İttifakı’na verdiği İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçimlerinde sorun var! Sorunu da neredeyse şaibe, yolsuzluk ithamlarını muhalefet partilerine yöneltiyor. Baştan beri söylüyorum, seçimde yolsuzluk varsa o yolsuzluğu gücü elinde tutanlar yapar.

“Maddi temeli olan hiçbir iddia ortaya çıkmıyor”

Ama inceleniyor. Yukarıdan aşağı sayılıyor, aşağıdan yukarı sayılıyor, sağdan sayılıyor, soldan sayılıyor… Maddi temeli olan hiçbir iddia ortaya çıkmıyor. Ama üzerinden bir aydan fazla zaman geçmesine rağmen bir türlü Ekrem İmamoğlu’nun İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığıyla ilgili itirazları durmuyor. Şimdi bir de yeni bir şey çıkmış. Adalet ve Kalkınma Partisi Genel Başkanı seçimlerin yenilenmesi için yeni kriter ortaya koymuş. Diyor ki, “Dünyanın her yerinde yarım puan, bir puan fark olursa seçim yenilenir.” Sürekli tekrarlıyorum, Adalet ve Kalkınma Partisi’nin Genel Başkanı artık şu kılavuzlarını değiştirsin. Çünkü dünyanın hiçbir yerinde böyle bir seçim hukuku yok. Bakın 2000 seçimleri, koskoca ABD Başkanlık seçimi, Bush Al Gore karşısında seçimleri 500 oyla kazandı. Nerede yüzde 1, yüzde yarım, nereden çıkıyor bunlar anlamak mümkün değil.

“Partimize kara çalmaktan bir türlü vazgeçmiyorlar”

Sonra biraz daha ileriye gidiliyor. YSK’ya baskı yapılmak için Cumhuriyet Halk Partisi hedef gösteriliyor, ondan sonra da deniyor ki “Bu seçimin yenilenmesi beka meselesidir.” Cumhuriyet Halk Partisi’ne, partimize, Kuvayı Milliye’nin devamı olan ve emperyalizme karşı bir milletin yürüttüğü en büyük savaş olan Kurtuluş Savaşı meydanlarında kurulmuş olan partimize sürekli kara sürmeye çalışıyorlar. On parmakta on kara bu karaları partimize çalmaktan bir türlü vazgeçmiyorlar. Söylüyoruz, bunlar bizim üzerimizde durmaz siz ne kadar uğraşırsanız uğraşın akar gider. Nedir yani beka meselesi? Bizim belediye başkanlarımızın gelir gelmez kendilerinin belediye binalarının kapısından sildiği T.C. ibarelerini yeniden oraya astırması mıdır beka meselesi?

“Bir hukuk cinayeti tasarlanmış”

Memleketin esas beka meselesi nedir biliyor musunuz? Bu ülkenin şuanda milletin mutfağını, aşını, işini yangın yerine çeviren, ekonomik meselelerini unutup kalkıp kendi koltuklarının peşinde koşanlar bu memleketin esas beka meselesidir. Bir hukuk cinayeti tasarlanmış, hatırlayın hem de 2 Nisan’da Dolmabahçe’de bu hukuk cinayetinin eyleme geçirilmesi için düğmeye basılmıştı. Cumhuriyet Halk Partisi’nin sandıkta kazandığı İstanbul Büyükşehir Belediyesi seçimini masada çalmak için bu düğmeye basılmıştı. Ben buradan açıkça söylüyorum, bu cinayete azmettiren de, bu cinayeti işleyenler de sonunda soluğu Yüce Divan’da alabilirler. Bakın Suriye’den her gün şehitlerimiz geliyor bunu konuşamıyoruz. Ekonomiyle ilgili konuşmalar yapılıyor 2,5 milyon istihdamdan bahsediliyor. Biz de şunu söylüyoruz, siz 2,5 milyon istihdam yaratmaktan bahsediyorsunuz sizin yönetiminizde son bir yılda 872 bin vatandaşımız, bırakın yeni işe başlama falan değil bu söylediğim, işini kaybetti, işten atıldı nerede 2,5 milyon istihdam? İşsiz sayısı 8 milyon 300 bini aştı. Dünyadaki 96 ülkenin nüfusundan daha fazla bizim işsiz sayımız. Bu beyler Suriye’de “Emevi camiinde namaz kılacağız” diye yola çıktılar sonunda 3,5 milyon Suriyeli bugün ülkemize sığınmak zorunda kaldı.

“Artık susmalarının zamanı geldi”

Şimdi çıkmış diyorlar ki, biz bugüne kadar YSK konusunda hiç konuşmadık, sustuk içimize attık. Sustuğunuz buysa konuştuğunuz ne olacak ki? 2 Nisan’dan beri, seçimi çalma kumpasının düğmesine basıldığı o günden beri Adalet ve Kalkınma Partisi Genel Başkanı, Adalet ve Kalkınma Partisi’nin sözcüleri, Adalet ve Kalkınma Partisi’nin Genel Başkan Yardımcıları ve o da yetmeyince Saraylarının bekçisi hiç susmadılar ki. Ne susması? Artık bir susmalarının zamanı geldi bence. Ekrem İmamoğlu’nun kazandığını kabul etmelerinin zamanı geldi. Çünkü orada milletin dertleri derman bekliyor. Memleketin gerçek meselelerine odaklanmalarının zamanının geldiğini bir defa daha buradan ifade etmek istiyorum. Yüksek Seçim Kurulu’nu aklayacak tek bir şey vardır. Yüksek Seçim Kurulu’nun seçim hukukuna ve bugüne kadar yapmış olduğu kendi içtihatlarına, geçmiş kararlarına uygun davranmasıdır. Buna göre karar vermesidir.

Sözlerimi bitirmeden önce, yarın 11 ayın sultanı ramazan ayının ilk teravi namazına kalkılacak, ilk teravi namazı kılınacak. Ben milletimizin ramazanını kutlarken artık bu ülkeyi yönetenlere şunu söylemek istiyorum. Lütfen milletimizin dertlerine odaklanın, milletimizi sükun içinde bırakın, rahat ettirin, milletimizin huzur içinde bir Ramazan geçirmesini sağlayın.

Evet değerli basın mensupları sorularınız var mı?

Soru- Efendim Sayın Cumhurbaşkanı yine konuşmasında Sayın Engin Altay’ın hafta içerisinde kurmuş olduğu bir cümleyi hatırlattı. Sayın Engin Altay’ın YSK üyelerine seslenerek “Kanuna, hukuka, kitaba göre karar verin, sokağa çıkamazsınız, Kızılay’da yürüyemezsiniz” gibi bir açıklaması olmuştu.
Cumhurbaşkanı bu sözü hatırlatarak, “YSK’yı tehdit ediyorlar. Ben bir şeye üzülüyorum YSK Başkanı Sadi Güven’i kastederek siz nasıl olur da bizi tehdit edersiniz demiyor, bir yazılı açıklama yapmıyor” dedi. Hem bunu nasıl değerlendirirsiniz. Birde tekrar bu YSK’nın aklanması konusu yani bu cümle özelinde siz nasıl okuyorsunuz, nasıl değerlendiriyorsunuz “YSK’nın kendini aklaması gerekiyor” cümlesini?

Faik Öztrak- Şimdi tehdit şöyle olur, Engin Altay çıkıp deseydi ki ben sizi Kızılay’da yürütmem, şöyle yaparım, böyle yaparım o tehditti. Bir değerlendirmede bulunuyor Grup Başkanvekilimiz. Ve öyle gözüküyor ki, Yüksek Seçim Kurulu da bunu bir tehdit olarak algılamamış. Ama bu ülkenin Cumhurbaşkanı, biraz önce maddeyi söyledim, bu ülkenin bir kurumuna “Bunu yaparsanız aklanırsınız” dediği zaman bu tehdittir, bu zan altında bırakmaktır. Bu açık.

Erdoğan, İzmir’in 30 ilçesinde gösterecekleri adayları açıkladı

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, partisinin İzmir’in 30 ilçesinde göstereceği adayları tanıttı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Cumhur İttifakı’na verdikleri öneme vurgu yaptı.

Partisinin İzmir’de düzenlediği aday tanıtım toplantısında konuşan Erdoğan, Cumhur İttifakı’na verdikleri öneme vurgu yaptı.

Toplantıda 5 belediyede MHP’li adayları destekleyeceklerini duyuran Erdoğan’ın tanıttığı isimler ve aday gösterildikleri ilçeler şöyle:

Balçova – Evrim Özen

Bayındır — Uğur Demirezen

Bayraklı — Ali Aslan

Bergama — Hakan Koştu

Beydağ – Ogün Asil Aydoğdu

Bornova — Reşat Gençtürk

Buca — Mustafa Arslan

Çiğli — Okan Korkmaz

Gaziemir — Nazmi Yılmaz

Güzelbahçe — Burcu Dereci

Karabağlar — Bilal Doğan

Karaburun — Ferhan Eroğlu

Karşıyaka — Ayda Maç

Kemalpaşa — Arif Uğurlu

Kınık – Sadık Doğruer

Kiraz — Saliha Özçınar

Konak – Melek Eroğlu

Menderes — Bülent Soylu

Menemen — Durmaz Bayraktar

Ödemiş – Münir Bezmez

Seferihisar — Hamit Nişancı

Selçuk — Osman Başterzi

Tire — Selman İçelli

Torbalı — Adnan Yaşar Görmez

Urla — Adıgüzel Demirel

AK Parti tarafından desteklenecek MHP’li adaylar

Aliağa – Serkan Acar

Çeşme – Sema Aydın

Dikili – Buğra Akın

Foça – Serdar Mersin

Narlıdere — Süleyman Kocabıyık