CHP Lideri Kılıçdaroğlu, İktidara Muğla’dan Yüklendi

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Muğla Büyükşehir Belediyesi Toplu Açılış ve Temel Atma Töreni ile Muhtarlar, STK Temsilcileri ve Kanaat Önderleri buluşmasına katıldı. CHP Lideri Kılıçdaroğlu her iki etkinlikte de yaptığı konuşmada gündeme ilişkin değerlendirmede bulundu.

Haber Merkezi / Kılıçdaroğlu, STK Temsilcileri ve Kanaat Önderleri buluşmasında yaptığı konuşmada, ”Eğer bir bankanın yönetim kurulu üyeliğine bir güreşçiyi atarsanız ne olur? Bu şuna benzer: ben üniversiteyi bitirdim, iyi de okudun gel bu apandisit ameliyatını yap. Liyakat budur; işi ehline teslim etmek. Türkiye’nin en büyük sorunlarından biri budur” ifadelerini kullandı.

Muğla Büyükşehir Belediyesi Toplu Açılış ve Temel Atma Töreni’nde konuşmada ise Kılıçdaroğlu, ”Terörle mücadele edilecekse bu ülkenin askerleri yapacak. Yabancı askerler değil. Diyorlar ki evet de. Demeyeceğiz. Bu ülkenin topraklarına yabancı askerlerin postalları değmeyecek” dedi.

Kılıçdaroğlu, Muhtarlar, STK Temsilcileri ve Kanaat Önderleri buluşmasında yaptığı açıklamalardan satırbaşları şöyle;

”CHP halkın partisi olma konusunda önemli adımlar attı. Bir siyasi parti ben devletim diyorsa orada demokrasi yoktur. Gelip de devletin bütün kurumları partili yapacağım derse, devlet geriye gider. Liyakat diye bir kavram var. İşi ehline vereceksin. Bu bizim inancımızın da gereğidir.

Eğer bir bankanın yönetim kurulu üyeliğine bir güreşçiyi atarsanız ne olur? Bu şuna benzer: ben üniversiteyi bitirdim, iyi de okudun gel bu apandisit ameliyatını yap. Liyakat budur; işi ehline teslim etmek. Türkiye’nin en büyük sorunlarından biri budur.

İşi ehline vermezsiniz, devlette çürüme yaşarsınız. Çürümeden çıkmanın yolu işinin ehline teslim etmektir. Kilolarca uyuşturucu geliyor, Derince Limanı’na. Yakalanıyor, kim sorumlusu, belli değil. Bir tek savcı cesaret edip dava açamıyor. Ama fırından biri ekmek çalsın, 50 polis yakalar savcıya götürür.

Zindaşti’yi yakaladılar. Bir gün sonra bir savcı çıktı, serbest bıraktı adam kaçtı gitti. Bir savcı kendi isteğiyle bırakır mı? Bunun ana omurgası, çürüyen siyasettir.

“Vergilerin büyük kısmı Londra’daki bir tefeciye gidecek”

Devleti yönetirken iktidar vatandaştan vergi toplar. Vergisiz tek bir alan var soluduğumuz hava. Musluğu açtığında vergi var. Elektrik düğmesine bastığınızda 5 çeşit vergi ödüyorsunuz. Soru: Benim vergimi nerede kullanıyorsun sen? Neden yoksulluk var? Bu soruların sorulması lazım.

Kaynaklar sınırlıdır ama ihtiyaçlar sınırsızdır. Ne olması lazım: Sınırlı kaynaklarla, sınırsız ihtiyaçlar arasında denge kurmanız lazım. Bunu nerede kurarız, bütçede. Bütçe görüşmeleri yapılıyor. Vergilerin büyük kısmı Londra’daki bir tefeciye gidecek.

Cumhuriyetin 100. yılını bitirmek üzereyiz. Yüz yıl devirdik. Önümüzdeki yüz yıl ne yapacağız? Osmanlı sanayi devrini kaçırdığı için battı. Türkiye böyle bir süreci kaçırırsa o da batacak. Gençler diyorlar ki ben gidiyorum yurt dışına. İyi de memleketi kim büyütecek? En iyi yetişen çocuklarımızı batılılar kaparsa biz nasıl büyüyeceğiz.

İktidarı eleştiriyorum doğru. Ama tavsiyede de bulunuyorum. Kara kış fonunu önerdik. Fransızı, Almanı kuruyor, sen de kursana kardeşim.

Fakirin faturasını bari düşük tut. Bu da olmaz. Niye olmaz? Bütün hizmeti 5’li çeteye yapacaksa ben isyan etmeyip de kim isyan etsin. Çözülmesi lazım bunun. Bu nedenle hepimizin sorumluluğu var. Muhtarlık kurumuna hiç önem verilmedi. Tarihi bir önemi var muhtarlığın. Muhtarları toplarlar, aslansınız kaplansınız dersiniz. O kadar.

Muhtarlarla toplantı yaparken dedim ki, her muhtara bir yardımcı vereceğim. Sonra kıyameti kopardılar. Allah akıl fikir versin. Bizim belediylerimiz muhtarların yanına bir kişiyi veriyor, ama bu doğru değil. Böyle olursa muhtar belediye başkanını eleştiremez. Kamu tahsis etmeli oraya. İsraf yolsuzluk almış başını gidiyor. Türkiye’yi buradan çıkarmamız lazım.”

CHP Lideri Kılıçdaroğlu, Muğla Büyükşehir Belediyesi Toplu Açılış ve Temel Atma Töreni’nde ise özetle şunları söyledi;

”Yoksul mahallelere pozitif ayrımcılık yapacaksınız. Kreş yapacaksınız. Bir kara kış hepimizi bekliyor. Kara kış için hükümete bir çağrıda bulundum. Vatandaş faturalarını ödeyemeyecek. Hükümete çağrı yaptım: Her şeyden önce bir kara kış fonu kurun. Dünya kadar fonunuz var. Vatandaş en azından bu kışı rahat geçirsin. Bu onların oylarını arttırabilir. Umrumda değil.

“Bana yönelik tehdiler var, hiç umrumda değil”

Muhalefet partisi olarak şunu demek istemiyorum: Batsınlar, vatandaş da oy vermekten vazgeçsin. Böyle bir kolaycılığı kabul etmedim. Cumhuriyetin 98. yıldönümü, hepimize kutlu olsun. Cumhuriyetin ikinci yüz yılına hazırlanacağız. Geçen bir yüzyılda darbeler oldu, gencecek fidanlar, başbakanlar idam edildi. Biz ikinci yüz yıla güçlü bir demokrasi ile girmek istiyoruz.

İkinci yüz yıla kadın erkek eşitliği ile girmek istiyoruz. Gençlerimiz işsiz kalmasın, Türkiye’nin itibari olsun, hiçbir ülkenin devlet başkanı bu ülkenin devlet başkanına ‘aptal olma’ dememeli, bunu istiyoruz. Bana yönelik tehdiler var, hiç umrumda değil.

Bize diyorlar ki sizin dostların kim? Bizim dostlarımız, esnaflar, gençler, çiftçiler… Bütün dostlarıma diyorum ki yarın sandık gelecek, sandığa gideceksiniz. Feriştahları gelse beni yolumdan döndüremezler. Bugün sarayda oturan kişinin büyük sıkıntılar var, biliyorum az kaldı. Çok yakında yolcu edeceğiz.”

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir