BİSAM Açıkladı: Asgari Ücretli Yüzde 6.2 Daha Fakirleşti

2826 lira olan asgari ücret, resmi verilere göre bile gıda fiyatları karşısında alım gücünü ciddi oranlarda yitirdi. Buna göre asgari ücretli geçtiğimiz yılın aynı ayına göre gıda karşısında alım gücünü reel olarak yaklaşık yüzde 6.2 oranında kaybetti. 

Haber Merkezi / Birleşik Metal-İş Sendikası Araştırma Merkezi’nin (BİSAM) ‘2021 Eylül Ayı Alım Gücü Araştırması’nı açıkladı. Açıklanan rapor, asgari ücretlinin artan gıda fiyatları karşısında hemen hemen tüm ürünlerde alım gücünü ciddi şekilde yitirdiğini ortaya koydu.

Ağustos ayında resmi enflasyonun bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 19.3 artarken, gıda enflasyonunun yüzde 29.8 olduğunun anımsatıldığı raporda, “Asgari ücretli geçtiğimiz yılın aynı ayına göre gıda karşısında alım gücünü reel olarak yaklaşık yüzde 6.2 oranında kaybetti” denildi.

Raporda, “Bugün asgari ücretin, geçen yılki kadar katı ve sıvı yağ alınabilmesi için 3 bin 422 lira, sebze alabilmek için 3 bin 150 lira, süt ve süt ürünleri alabilmek için 3 bin 96 lira, et alabilmek için 3 bin 14 TL lira olması gerekiyor” ifadelerine yer verildi.

BİSAM’ın Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) açıkladığı Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) üzerinden yaptığı hesaplamaya göre, en fazla alım gücü kaybı yüzde 17.4 ile en çok sıvı ve katı yağda düştü. Sebzelerde alım gücü kaybı yüzde 10.3’e ulaştı.

Raporda, asgari ücretlinin geçen yılın aynı ayına göre süt, peynir ve yumurta grubundaki alım gücü kaybının yüzde 8.7 olurken, bu oranın ette yüzde 6.3, meyvede yüzde 3.6, ekmek ve tahıl ürünlerinde ise yüzde 1.7 olduğu belirtildi.

Raporda, “En çok alım gücü kaybı yaşanan gıda ürünleri için asgari ücretlinin geçen sene ağustos ayındaki alım gücüne ulaşması için ciddi farklar söz konusudur. Örneğin salatalık fiyatlarında yaşanan artış karşısında alım gücünü yaklaşık yarı yarıya yitiren asgari ücretlinin, geliri ile geçtiğimiz seneki kadar salatalık alabilmesi için ücreti 5 bin 314 lira olmalıdır” denildi.

Bu tutarın kabakta 4 bin 358 lira, şeftalide 4 bin 213 lira, taze fasulyede 3 bin 916 lira, tavukta 3 bin 812 lira, ay çiçek yağında ise 3 bin 714 lira olduğu ifade edildi.

Ücretli Çalışan Sayısı Temmuz Ayında Azaldı

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Temmuz 2021 dönemine ait Ücretli Çalışan İstatistikleri’ni açıkladı. Açıklanan verilere göre, ücretli çalışan sayısı temmuzda bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 10,9 artarken 2021 Haziran dönemine göre yüzde 0,5 azaldı.

Haber Merkezi / TÜİK verilerine göre, Haziranda 13 milyon 723 bin olan ücretli çalışan sayısı temmuzda 13 milyon 644 bine düştü.

Sanayi, inşaat ve ticaret-hizmet sektörleri toplamında ücretli çalışan sayısı 2021 Temmuz ayında bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 10,9 arttı.

Ücretli çalışan sayısı bir önceki yılın aynı ayında 12 milyon 307 bin 332 kişi iken, 2021 yılı Temmuz ayında 13 milyon 643 bin 956 kişi oldu.

Ücretli çalışanların alt detaylarına bakıldığında; 2021 yılı Temmuz ayında ücretli çalışan sayısı yıllık olarak sanayi sektöründe yüzde 10,4, inşaat sektöründe yüzde 14,4 ve ticaret-hizmet sektöründe yüzde 10,5 arttı.

Sanayi, inşaat ve ticaret-hizmet sektörleri toplamında ücretli çalışan sayısı 2021 Temmuz ayında bir önceki aya göre yüzde 0,5 azaldı.

Ücretli çalışanların alt detaylarına bakıldığında; 2021 yılı Temmuz ayında ücretli çalışanlar aylık olarak sanayi sektöründe yüzde 0,5 ve inşaat sektöründe yüzde 3,7 azaldı, ticaret-hizmet sektöründe yüzde 0,1 arttı.

Açlık Sınırı 2.909, Yoksulluk Sınırı 8.263 TL

Memur-Sen Konfederasyonu tarafından her ay düzenli olarak yapılan açlık-yoksulluk araştırmasına göre Ağustos ayında Türkiye’deki 4 kişilik bir ailenin açlık sınırı 2.909,9 TL, yoksulluk sınırı ise 8.263,1 TL olarak tespit edildi.

Haber Merkezi / Yapılan araştırmaya göre Ağustos ayında Temmuz ayına göre gıda madde fiyatlarında ortalama yüzde 3,09’luk bir artış yaşandı. Ağustos ayında Temmuz ayında göze çarpan en büyük artışlar yüzde 56,3 artışla salatalık, yüzde 43,85 artışla kabak, yüzde 36,14 artışla limon, yüzde 32,79 artışla taze fasulye, yüzde 21,74 artışla karpuz; en çok göze çarpan düşüşler ise yüzde 7,15 azalışla patates, yüzde 6,22 azalışla domates, yüzde 5,19 azalışla kuru fasulye madde fiyatlarında yaşandı.

“Ağustos ayında Temmuz ayına göre herhangi bir değişim gözlemlenmedi”

Ağustos ayında Temmuz ayına göre ısınma madde fiyatlarında ortalama yüzde 0,64’lük bir artış gözlenirken; Ağustos ayında Temmuz ayına göre barınma madde fiyatlarında yüzde 1,19’luk bir artış oldu. Aydınlanma madde fiyatında ise Ağustos ayında Temmuz ayına göre herhangi bir değişim gözlemlenmedi.

Kişisel temizlik ve bakım madde fiyatlarında yüzde 3,46’lık bir artış gözlendi. Kişisel temizlik ve bakım madde fiyatlarında Temmuz ayına göre en göze çarpan değişimin yüzde 12 artışla cilt ve bakım ürünleri madde fiyatlarında olduğu tespit edildi. Bununla birlikte kişisel temizlik ve bakım madde fiyatlarında Temmuz ayına göre yüzde 1,25 azalışla ağız ve diş bakım ürünleri fiyatında düşüş gözlemlendi.

Eğitim-kültür madde fiyatlarında yüzde 1,47’lik bir artış oldu. Eğitim-kültür madde fiyatlarında Temmuz ayına göre değişimin yüzde 8,51 artışla yurtiçi bir hafta ve daha fazla süreli turlar, yüzde 4,82 artışla yurtiçi hafta sonu turları madde fiyatlarında olduğu gözlendi. Bununla birlikte eğitim-kültür madde fiyatlarında yüzde 3,65 azalışla tablet, yüzde 1,38 azalışla bilgisayar fiyatlarında düşüş olduğu tespit edildi.

Ağustos ayında Temmuz ayına göre ulaşım madde fiyatlarında yüzde 1,75’lik bir artış olduğu belirlendi. Temmuz ayına göre en göze çarpan değişimlerin yüzde 15,49 artışla şehirlerarası tren ücreti, yüzde 5,72 artışla araba kiralama ücreti fiyatlarında olduğu gözlendi. Bununla birlikte ulaşım madde fiyatlarında Temmuz ayına göre yüzde 2,49 azalışla şehirlerarası otobüs ücretinde düşüş gözlemlendi.

Çevre ve su madde fiyatlarında yüzde 2,49’luk bir artış yaşandı. Çevre ve su madde fiyatlarında Temmuz ayına göre en göze çarpan değişimlerin yüzde 5,32 artışla yer ve duvar döşemesi madde fiyatlarında olduğu gözlendi.

“Ağustos ayında Temmuz ayına göre giyim fiyatlarında artış gözlendi”

Ağustos ayında Temmuz ayına göre sağlık madde fiyatlarında ortalama değişim yüzde 0,82’lik bir artış olarak gözlenirken, en göze çarpan değişimlerin yüzde 3,39 artışla hastane yatak ücreti; yüzde 2,04 azalışla laboratuvar tahlil ücretleri fiyatlarında olduğu tespit edildi.

Ağustos ayında Temmuz ayına göre giyim fiyatlarında ise ortalama yüzde 0,41’lik bir artış gözlendi. Giyim madde fiyatlarında Temmuz ayına göre en göze çarpan değişimler yüzde 8,96 artışla sweatshirt, yüzde 3,41 artışla çorap, yüzde 2,2 artışla kuru temizleme ücreti madde fiyatlarında oldu. Bununla birlikte giyim madde fiyatlarında Temmuz ayına göre yüzde 3,84 azalışla elbise, yüzde 3,44 azalışla gömlek, yüzde 3,11 azalışla terlik madde fiyatlarında düşüş gözlemlendi.

Ağustos ayında Temmuz ayına göre haberleşme madde fiyatlarında ortalama değişim yüzde 0,52’lik bir artış olarak yansıdı. Haberleşme madde fiyatlarında Temmuz ayına göre en göze çarpan değişimlerin yüzde 1,48 artışla telefon yedek parçaları madde fiyatlarında olduğu gözlendi.

Açlık Sınırı 2 bin 927 TL’ye Yükseldi

Türk-İş, Türkiye’de dört kişilik bir ailenin açlık sınırının 2 bin 927 yoksulluk sınırının 9 bin 533 TL’ye yükseldiğini, bekar bir çalışanın yaşam maliyetinin ise aylık 3572 lira olduğunu açıkladı.

Haber Merkezi / Türkiye İşçi Sendikaları Konfederasyonu (Türk-İş) tarafından 34 yıldan bu yana her ay düzenli olarak yapılan, “Açlık ve Yoksulluk Sınırı” araştırmasının sonuçlarına göre, Türkiye’de dört kişilik bir ailenin açlık sınırı 2 bin 927 yoksulluk sınırı 9 bin 533 TL oldu.

Gıda enflasyonunda son on iki ay itibariyle artış oranı ise yüzde 22,78 olarak hesaplandı. Dört kişilik bir ailenin sağlıklı, dengeli ve yeterli beslenebilmesi için yapması gereken aylık gıda harcaması tutarı yani açlık sınırı 2 bin 926,72 TL oldu.

Gıda harcaması ile birlikte giyim, konut (kira, elektrik, su, yakıt), ulaşım, eğitim, sağlık ve benzeri ihtiyaçlar için yapılması zorunlu diğer aylık harcamalarının toplam tutarı yani yoksulluk sınırı ise 9 bin 533,28 TL, bekâr bir çalışanın ‘yaşama maliyeti’ ise aylık 3 bin 572,79 TL oldu.

Dört kişilik bir ailenin sadece gıda harcaması geçen aya göre 23 TL, yılbaşına göre 337 TL ve geçen yıla göre 543 TL arttı. Aile bütçesi ise aylık 76 TL, sekiz aylık 1.097 TL ve yıllık 1.769 TL tutarında arttı.

Buna göre, Ankara’da yaşayan dört kişilik bir ailenin “gıda için” yapması gereken asgari harcama tutarı bir önceki aya göre yüzde 0,80 oranında artış gösterdi.

Yılın ilk sekiz ayı itibariyle fiyatlardaki artış yüzde 13 oranında gerçekleşti. Gıda enflasyonunda son on iki ay itibariyle artış oranı yüzde 22,78 oldu. Yıllık ortalama artış oranı ise yüzde 19,06 olarak hesaplandı.

ATO Başkanı Baran: İstatistiklerdeki İşsizler Nerede?

ATO Başkanı Gürsel Baran, “Herkes Türkiye gelişsin istiyor ama bu gelişimi sağlayacak sanayi ve ticarette çalışacak nitelikli eleman olmak istemiyor. İşsizlik ve istihdam bir an önce çözüme kavuşturulması gereken bir konu halini aldı. İstatistiklerdeki işsizler nerede?” diye konuştu.

Haber Merkezi / ATO Başkanı Baran, işsizlik oranının eleman arandığında ‘sıfır’a yaklaştığını belirterek, “Türkiye’de işsizlik var ancak eleman aradığınızda kimse başvurmuyor, başvursa da işi beğenmiyor” dedi.

Ankara Ticaret Odası (ATO) Yönetim Kurulu Başkanı Gürsel Baran, Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) açıkladığı verilerde yüzde 10,6 düzeyinde olan işsizlik oranının, eleman arandığında “sıfır”a yaklaştığını belirterek, “Türkiye’de işsizlik var ancak eleman aradığınızda kimse başvurmuyor, başvursa da işi beğenmiyor. Herkes Türkiye gelişsin istiyor ama bu gelişimi sağlayacak sanayi ve ticarette çalışacak nitelikli eleman olmak istemiyor. İşsizlik ve istihdam bir an önce çözüme kavuşturulması gereken bir konu halini aldı. İstatistiklerdeki işsizler nerede?” diye konuştu.

ATO Başkanı Gürsel Baran, yaptığı yazılı açıklamada, 3 milyon 399 bin işsizin bulunduğu Türkiye’de işverenlerin inşaattan sağlığa, tekstilden mobilyaya kadar pek çok sektörde istihdam edecek nitelikli eleman bulmakta zorluk yaşadığına dikkat çekti. Sorunun işsizlikten ziyade mesleksizlik olduğunu dile getiren Baran, “207 üniversitenin bulunduğu ülkemizde, 3 milyonu ön lisans olmak üzere yaklaşık 7,5 milyon üniversite öğrencimiz eğitim görüyor. Bu üniversitelerden mezun olan gençlerimizin bir bölümü eğitim gördüğü alanda aradığı işi, üyelerimiz olan işverenlerin de yine bir bölümü faaliyet gösterdiği alanda aradığı elemanı bulamıyor. Karşılıklı bu arayış, hem bireyler hem işletmeler için zaman kaybı başta olmak üzere birçok kayba yol açıyor” dedi.

Türkiye’de genç işsizlik oranının yüzde 22,7 düzeyinde olduğunu hatırlatan Baran, işsizlerin çoğunun kamuda istihdam edilmek istediğini söyledi. Yerel yönetimlerde iş için gönderilmiş binlerce özgeçmişin beklediğini kaydeden Baran, “Ülkemizde işsizlik sorununun çözümü için atılacak adımlardan biri de kamunun istihdam deposu olduğu algısının yıkılmasıdır” ifadelerini kullandı.

“Unumuz, yağımız, şekerimiz var ama bir türlü helva yapamıyoruz”

Eğitimin sektör ihtiyaçlarına göre planlanması gerektiğini kaydeden Baran, “Ülkemizin geleceği, aydınlık umutlarımız olan gençlerimiz, hayatlarının en güzel yıllarını meslek edinmek için geçiriyor, bazı branşlarda ihtiyaç olmadığı halde eğitim görüyor. Üniversite mezunu gençlerimizin çoğu mezun olduğu alanda iş bulamazken, reel sektör temsilcileri olarak bizler ise ihtiyacımız olan alanlarda yetişmiş işgücü bulamıyoruz. Unumuz, yağımız, şekerimiz var ama bir türlü helva yapamıyoruz” diye konuştu.

Türkiye’nin nitelikli ara eleman ihtiyacına dikkat çeken Baran, “Her beş gencimizden birinin işsiz olduğu ülkemizde sanayicimiz, tüccarımız istihdam edecek ara eleman bulamıyor. Oto camcısından, tornacıya, kalıpçıdan sıvacıya, pazarlamacıdan, depocuya kadar birçok meslek alanında ara elemana ihtiyacımız var” dedi.

Ülkede geçici koruma altında bulunan Suriyeliler ile Afganların kayıt dışı olarak istihdam edildiğine dair bilgilerin kendisine ulaştığını anlatan Baran, “Nitelikli ara eleman istihdam etmek için önemli bir maliyet üstlenen tüccar ve sanayicimiz, bu maliyeti üstlenmeden kayıt dışı istihdam sağlayanlarla rekabet etmek zorunda kalıyor” ifadelerini kullandı.

“Türkiye’nin büyümesini gelişmesini hepimiz istiyoruz”

Türkiye’nin nüfus projeksiyonunu, üretim hedefini dikkate alarak ihtiyaç duyulan alanlarda yeni fakülteler açması gerektiğini kaydeden Baran, hâlihazırda üniversite mezunu olup da yeni meslek edinmek isteyen gençlerin Mesleki Eğitim Merkezleri’ne başvurarak eğitim alabileceğini hatırlattı. Baran, sözlerini şöyle sürdürdü:

“İşsizlik de eleman bulamama da sadece ekonomik değil sosyal ve psikolojik boyutları olan bir sorun. Türkiye’nin büyümesini gelişmesini hepimiz istiyoruz ve bunun yolunun üretim ve ihracattan geçtiğini biliyoruz. Gençlerimizi memur olma hedefine hapsolmaktan kurtarmamız, üretmenin, çalışmanın verdiği zevkin, mutluluğun ışığını gözlerine yerleştirmemiz lazım”

 

Asgari ücret ‘açlık sınırının altında’

Türk-İş, dört kişilik bir ailenin sağlıklı, dengeli ve yeterli beslenebilmesi için yapması gereken aylık gıda harcaması tutarının (açlık sınırı) 2.903,41 TL’ye yükseldiğini açıkladı. Açıklamada, yoksulluk sınırının ise 9 bin 457 TL’ye yükseldiği belirtildi.

Haber Merkezi / Türkiye İşçi Sendikaları Konfederasyonu (Türk-İş), “Temmuz 2021 Açlık ve Yoksulluk Sınırı” araştırmasını yayımladı.

Araştırma sonuçlarına göre, dört kişilik bir ailenin sağlıklı, dengeli ve yeterli beslenebilmesi için yapması gereken aylık gıda harcaması tutarı (açlık sınırı) 2.903,41 TL, gıda harcaması ile birlikte giyim, konut (kira, elektrik, su, yakıt), ulaşım, eğitim, sağlık ve benzeri ihtiyaçlar için yapılması zorunlu diğer aylık harcamalarının toplam tutarı ise (yoksulluk sınırı) 9.457,36 TL,  bekar bir çalışanın ‘yaşama maliyeti’ ise aylık 3.546,22 TL olmuştur.

Asgari ücretin yine açlık sınırının altında kaldığı belirtilen araştırma raporunda, asgari ücret ile bir kişinin yaşam maliyeti arasındaki fark bu ay itibariyle 720 TL’dir (2020 yılının Temmuz ayı itibariyle net asgari ücret 2.324,70 TL ve bir kişinin aylık yaşama maliyeti asgari ücretin 594 TL üstünde 2.919 TL olarak hesaplanmıştır) denildi.

Türk-İş’in raporunda, “Dört kişilik bir ailenin sadece gıda harcaması (mutfak masrafı) geçen aya göre 39 TL, yılbaşına göre 313 TL ve geçen yıla göre 497 TL artmıştır. Yapılması gereken toplam harcama tutarı (aile bütçesi) ise aylık 126 TL, yıllık 1.619 TL tutarında artmıştır.” denildi.

Raporda ‘mutfak enflasyonu’ndaki değişim ise, “Ankara’da yaşayan dört kişilik bir ailenin “gıda için” yapması gereken asgari harcama tutarı bir önceki aya göre yüzde 1,35 oranında artış gösterdi. Yılın ilk yedi ayı itibariyle fiyatlardaki artış yüzde 12,10 oranında gerçekleşti. Gıda enflasyonunda son on iki ay itibariyle artış oranı yüzde 20,65 oldu. Yıllık ortalama artış oranı ise yüzde 18,48 olarak hesaplandı” ifadeleriyle açıklandı.

BİSAM açıkladı: Açlık sınırı 18 yılda 6.6 kat arttı

Birleşik Metal İş Sendikası Araştırma Merkezi (BİSAM), “Bugün ancak 90.53 liraya sağlıklı beslenebilmektedir. Buna göre 18 yıllık zaman zarfında açlık sınırı 6.51 kat arttı. Aynı dönemde enflasyondaki artış ise 5.44 kat oldu. Açlık sınırındaki artış genel enflasyonda yaşanan artıştan daha fazla oldu.” açıklamasında bulundu.

Haber Merkezi / Birleşik Metal İş Sendikası Araştırma Merkezi (BİSAM), ‘Açlık Ve Yoksulluk Sınırı Şubat 2021 Dönem Raporu’nu kamuoyuyla paylaştı.

Raporda üç büyük ile ait Mart 2021 dönemi açlık sınırı verileri de hesaplandı. İzmir’de açlık sınırının 2 bin 941 lira olarak belirlendiği araştırmada, İstanbul 2 bin 871 liralık açlık sınırı İzmir’i takip ediyor. Ankara’da ise açlık sınırı 2 bin 668 lira olarak tespit edildi.

Sadece gıda için dört kişilik bir ailenin aylık 2 bin 716 lira harcaması gerektiğine işaret eden araştırmada “Dört kişilik bir ailenin sağlıklı beslenmesi için aylık yapması gereken harcama tutarı 2 bin 716 liradır. Bu harcama tutarı sadece gıda için yapılması gereken minimum tutardır. Açlık sınırı üzerinden hane halkı tüketim harcamaları esas alınarak yapılan hesaplama sonuçlarına göre ise yoksulluk sınırı 9 bin 395 lira olarak gerçekleşmiştir” ifadeleri kullanıldı.

Dört kişilik bir ailenin sağlıklı beslenmesi için aylık yapması gereken harcama tutarı 2 bin 681 TL’dir. Bu harcama tutarı sadece gıda için yapılması gereken minimum tutardır. Açlık sınırı üzerinden hane halkı tüketim harcamaları esas alınarak yapılan hesaplama sonuçlarına göre ise yoksulluk sınırı 9 bin 274 TL olarak gerçekleşmiştir.

BİSAM’ın kamuoyuyla paylaştığı raporda şu veriler yer aldı;

“Sağlıklı beslenmek için her aile ferdinin alması gereken kalori miktarı farklılık göstermektedir. Yetişkin bir erkeğin sağlıklı bir biçimde beslenmesi için tüketmesi gereken gıdaların aylık karşılığı 693 TL’dir. Bu değer yetişkin bir kadın için 669 TL, 15-18 yaş bir genç için 735 TL, 4-6 yaş arası bir çocuk için 486 TL’dir. Sağlıklı bir biçimde beslenmenin toplam aile bütçesine maliyeti ise 2 bin 584 TL olarak tespit edilmiştir. Bu tutar söz konusu ailenin sadece gıda harcamaları için yapması gereken zorunlu tutardır. Eğitim, sağlık, barınma, eğlence, ısınma, ulaşım gibi giderler ile birlikte bir ailenin yapması gereken harcama tutarı 9 bin 274 TL’ye ulaşmaktadır.

18 yılda açlık sınırı 6.6 kat arttı

2003 yılının şubat ayında 4 kişilik bir aile, günlük minimum 13,47 TL’ye sağlıklı beslenebilirken, bugün ancak 89.37 TL’ye sağlıklı beslenebilmektedir. Buna göre 18 yıllık zaman zarfında açlık sınırı 6.63 kat arttı. Aynı dönemde enflasyondaki artış ise 5.38 kat oldu. Açlık sınırındaki artış genel enflasyonda yaşanan artıştan daha fazla oldu.

Yukarıda da ifade ettiğimiz gibi dört kişilik bir ailenin sağlıklı bir biçimde beslenebilmesi için, günlük en az 89.37 TL, aylık 2 bin 681 TL’lik harcama yapması gerekiyor.

Buna göre yetişkin bir kadının sağlıklı beslenmesi için yapması gereken günlük harcama tutarı 23.13 TL, yetişkin bir erkeğin 23.94 TL, 15-18 yaş arası bir gencin 25.47 TL, 4-6 yaş arası bir çocuğun ise 16.84 TL’dir.

En yüksek maliyet grubunu süt ve süt ürünleri grubunda

Şubat 2021’de günlük harcamalarda en yüksek maliyet grubunu süt ve süt ürünleri grubu 31.53 TL’lik harcama gereksinimi ile oluşturmaktadır. Et, tavuk ve balık grubu için yapılması gereken minimum harcama tutarı ise 17.20 TL’dir. Sebze ve meyve için yapılması gereken harcama miktarı 14.23 TL, ekmek için yapılması gereken harcama tutarı günlük 5.81 TL’dir. Katı yağ ve sıvı yağ ise 6.64 TL’lik masraf yapılması gereken ürün gruplarıdır. Yumurta için 1.46, şeker, bal, reçel ve pekmez için ise 4,36 TL harcama yapılması gerekmektedir.

Daha dar bir gruplandırmaya göre harcamalarda süt ve süt ürünlerinin payı yüzde 35.3 ile en yüksek paya sahiptir. Et, yumurta ve kurubaklagil grubunun payı yüzde 27.1 ile ikinci sıradadır. Sebze ve meyvenin harcamalar içindeki payı yüzde 15.92’dir. Ekmek, makarna vb. için ise pay yüzde 9.38’dir. Diğer gıda hacamalarının toplam içindeki payı ise yüzde 12.31’tür.

Her bir aile ferdinin sağlıklı beslenmesi için gerekinim duyduğu gıda grubu ve alması gereken kalori miktarı farklılık göstermektedir. Örneğin tüketilmesi gereken ekmek miktarı kadın ve erkek açısından anlamlı düzeyde farklıdır. Süt ve süt ürünleri tüketiminde 15-18 yaş arasındaki bir gencin harcama gereksinimi, yetişkin erkek ve kadından fazlayken, yumurta 4-6 yaş grubu için daha önemlidir. Günlük 89.37 TL’lik harcama içinde en maliyetli tüketim 8.8 TL ile 15-18 yaş arası bir gencin tüketmesi gereken süt ve süt ürünleri miktarıdır. 4-6 yaş arası bir çocuğun tüketmesi gereken yumurta miktarı yetişkinlerden fazladır.

İstanbul’da açlık sınırı 2 bin 850 TL

Araştırma kapsamında üç büyük ile ait Şubat 2021 dönemi açlık ve yoksulluk sınırı verileri de hesaplanmıştır. Buna göre İzmir’de açlık sınırı 2 bin 910 lira olarak belirlenmiştir. İzmir’i, İstanbul 2 bin 850 liralık açlık sınırı ile takip etmektedir. Ankara’da ise açlık sınırı 2 bin 631 lira olarak tespit edilmiştir.

Araştırma kapsamında önemli sanayi merkezlerindeki açlık sınırları da belirlenmiştir. Buna göre Bursa, Eskişehir ve Bilecik bölgesinde açlık sınırı 2 bin 684, Kocaeli, Sakarya, Düzce, Bolu ve Yalova bölgesinde açlık sınırı 2 bin 739, Zonguldak, Bartın ve Karabük bölgesinde açlık sınırı 2 bin 683, Adana ve Mersin bölgesinde açlık sınırı 2 bin 546 lira olarak belirlenmiştir. Ayrıca açlık sınırı Gaziantep, Kilis, Adıyaman bölgesinde 2 bin 486, Hatay, Kahramanmaraş, Osmaniye bölgesinde 2 bin 491, Şanlıurfa ve Diyarbakır bölgesinde 2 bin 506, Trabzon, Ordu, Rize, Artvin, Gümüşhane, Giresun bölgesinde 2 bin 693 liradır.

TÜİK açıkladı: Şubat ayında işsizlik yüzde 13.4’e yükseldi

TÜİK’in yaptığı açıklamaya göre , Şubat ayında işsiz sayısı bir önceki aya göre 250 bin kişi artarak 4 milyon 236 bin kişi oldu. İşsizlik oranı ise 0,7 puanlık artış ile yüzde 13,4 seviyesinde gerçekleşti.

Haber Merkezi / Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2021 Şubat Ayı İşgücü İstatistiklerini yayınladı. Yayınlanan verilere göre, Şubat ayında işsiz sayısı bir önceki aya göre 250 bin kişi artarak 4 milyon 236 bin kişi oldu. İşsizlik oranı ise 0,7 puanlık artış ile yüzde 13,4 seviyesinde gerçekleşti.

15-24 yaş grubunu kapsayan genç nüfusta işsizlik oranı bir önceki aya göre 0.4 puanlık artışla yüzde 26.9, istihdam oranı 0.3 puanlık azalışla yüzde 28.1 oldu. Bu yaş grubunda işgücüne katılma oranı ise bir önceki aya göre 0.1 puan azalarak yüzde 38,5 seviyesinde gerçekleşti. İstihdam edilenlerin sayısı 2021 yılı Şubat ayında bir önceki aya göre 22 bin kişi azalarak 27 milyon 477 bin kişi, istihdam oranı ise 0.1 puanlık azalış ile yüzde 43.4 oldu.

Üçer aylık hareketli ortalamalar olarak aylık yayımlanan işgücü istatistikleri, 2021 yılından itibaren bağımsız aylık tahminler olarak yayımlanmaya başlanmıştır. Yeni düzenlemelere ilişkin ayrıntılı bilgiye metaveriden ulaşılabilir.

TÜİK’in konuya ilişkin yaptığı açıklama şöyle;

Türkiye genelinde 15 ve daha yukarı yaştaki kişilerde işsiz sayısı 2021 yılı Şubat ayında bir önceki aya göre 250 bin kişi artarak 4 milyon 236 bin kişi oldu. İşsizlik oranı ise 0,7 puanlık artış ile yüzde 13,4 seviyesinde gerçekleşti.

İstihdam edilenlerin sayısı 2021 yılı Şubat ayında bir önceki aya göre 22 bin kişi azalarak 27 milyon 477 bin kişi, istihdam oranı ise 0,1 puanlık azalış ile yüzde 43,4 oldu.

İşgücü 2021 yılı Şubat ayında bir önceki aya göre 226 bin kişi artarak 31 milyon 712 bin kişi, işgücüne katılma oranı ise 0,3 puanlık artış ile yüzde 50,1 olarak gerçekleşti.

Genç nüfusta işsizlik oranı yüzde 27

15-24 yaş grubunu kapsayan genç nüfusta işsizlik oranı bir önceki aya göre 0,4 puanlık artışla yüzde 26,9, istihdam oranı 0,3 puanlık azalışla yüzde 28,1 oldu. Bu yaş grubunda işgücüne katılma oranı ise bir önceki aya göre 0,1 puan azalarak yüzde 38,5 seviyesinde gerçekleşti.

Şubat ayında istihdam edilenlerin sayısı bir önceki aya göre tarım sektöründe 52 bin kişi, sanayi sektöründe 166 bin kişi azalırken inşaat sektöründe 37 bin kişi, hizmet sektöründe 157 bin kişi arttı. İstihdam edilenlerin yüzde 17,4’ü tarım, yüzde 20,8’i sanayi, yüzde 6,0’ı inşaat, yüzde 55,8’i ise hizmet sektöründe yer aldı.

Zamana bağlı eksik istihdam, potansiyel işgücü ve işsizlerden oluşan atıl işgücü oranı 2021 yılı Şubat ayında bir önceki aya göre 1,2 puan azalarak yüzde 28,3 oldu. Zamana bağlı eksik istihdam ve işsizlerin bütünleşik oranı yüzde 19,8 iken, potansiyel işgücü ve işsizlerin bütünleşik oranı yüzde 22,5 olarak gerçekleşti.

Mevsim etkisinden arındırılmamış işsizlik oranı bir önceki yılın aynı ayına göre 0,6 puan artarak yüzde 14,1 oldu. İşsiz sayısı bir önceki yılın aynı ayına göre 206 bin kişi artarak 4 milyon 445 bin kişi olarak gerçekleşti.

Mevsim etkisinden arındırılmamış istihdam oranı bir önceki yılın aynı ayına göre 0,7 puan azalarak yüzde 42,9 oldu. İstihdam edilenlerin sayısı 69 bin kişi artarak 27 milyon 150 bin kişi oldu.

Mevsim etkisinden arındırılmamış işgücüne katılma oranı bir önceki yılın aynı ayına göre 0,5 puan azalarak yüzde 49,9 oldu. İşgücüne katılan sayısı 275 bin kişi artarak 31 milyon 595 bin kişi olarak gerçekleşti.

Şubat ayında sosyal güvenlik kuruluşuna bağlı olmadan çalışanların toplam çalışanlar içindeki payını gösteren kayıt dışı çalışanların oranı, bir önceki yılın aynı ayına göre 2,8 puan azalarak yüzde 27,4 olarak gerçekleşti. Tarım dışı sektörde kayıt dışı çalışanların oranı bir önceki yılın aynı ayına göre 3,6 puan azalarak yüzde 16,7 oldu.

2020 yılında 177 bin işçi Kod-29 bahanesiyle işten çıkarıldı!

Türkiye Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu Araştırma Dairesi (DİSK-AR), 2020 yılında 176 bin 662 işçinin Kod-29 nedeniyle işten çıkarıldığını açıkladı. Açıklamada işten çıkarılanların 34 bin 145’in kadın ve 142 bin 517’sinin ise erkek işçi olduğu belirtildi.

Haber Merkezi / DİSK-AR, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgını nedeniyle işten çıkarmanın yasak olduğu 2020 yılında 176 bin 662 işçinin Kod-29 gerekçesiyle işten çıkarıldığını açıkladı.

Açıklamada işten çıkarılanların 34 bin 145’in kadın ve 142 bin 517’sinin ise erkek işçi olduğu belirtildi. Açıklanan verilere göre, Kod-29 ile işten çıkarılanların sayısı ayda ortalama 14 bin 772 ve günde ortalama 491 kişi oldu.

DİSK-AR tarafından yapılan açıklama şöyle;

Kamuoyunda “Kod-29” olarak bilinen ve işçinin iş sözleşmesinin işveren tarafından İş Kanunu’nun 25-II maddesinde yer alan “Ahlak ve iyi niyet kurallarına uymayan haller ve benzerleri” gerekçesi ile feshedilmesi çalışma yaşamının kanayan bir yarasıdır.

Bilindiği gibi Sosyal Güvenlik  Kurumu (SGK) işten çıkarma veya ayrılma kodlarına ilişkin verileri yayımlamıyor. DİSK-AR tarafından CİMER başvurusu ile SGK’den elde edilen verilere göre 2020 yılında 176 bin 662 işçi Kod-29 nedeniyle işten çıkarıldı. 34 bin 145 kadın ve 142 bin 517 erkek işçi Kod-29 bahanesiyle işten çıkarıldı. Böylece Kod-29 ile işten çıkarılanların sayısı ayda ortalama 14 bin 772 ve günde ortalama 491 kişi oldu.

Kod-29 ile işten çıkarılan işçiler kıdem tazminatı ve ihbar öneli/tazminatı alamıyorlar.  Ayrıca Kod-29’dan çıkarılan işçiler İşsizlik Sigortası Fonu’ndan işsizlik ödeneğinden yararlanamıyor.

İşverenlerin uzun yılardır, işçilerin kıdem ve ihbar tazminatı haklarını gasp etmek için başvurdukları bu yöntem, Covid-19 döneminde uygulanan işten çıkarma yasağını delmek için de kötüye kullanılıyor. İş Kanunu’nun 25-II maddesi işten çıkarma yasağının istisnalarından birini oluşturuyor.

Açlık sınırı 3 bin 396 TL’ye, yoksulluk sınırı 11 bin 575 TL’ye yükseldi

Ekonomide yaşanan krizin boyutunu gösteren bir araştırmada Birleşik Kamu-İş Konfederasyonu tarafından yayınlandı. Birleşik Kamu-İş Konfederasyonu’nun mart ayı açlık ve yoksulluk araştırmasına göre; açlık sınırı 3 bin 396 liraya, gıda dışı gereksinimleri için yapılması gereken harcama 8 bin 179 liraya yükselirken yoksulluk sınırı da 11 bin 575 lira oldu.

Haber Merkezi / Birleşik Kamu-İş Konfederasyonu KAMU-AR, mart ayı açlık ve yoksulluk araştırmasını yayınladı. Araştırmaya göre açlık sınırı 3 bin 396 liraya, gıda dışı gereksinimleri için yapılması gereken harcama 8 bin 179 liraya yükselirken yoksulluk sınırı da 11 bin 575 lira oldu.

Birleşik Kamu-İş Konfederasyonu araştırmasına göre; Şubat enflasyonu 29.7 artış, Mart enflasyonu yılın ilk üç aylık döneminde yüzde 9.2, son bir yılda ise yüzde 29.2 oranında artış yaşandı.

Birleşik Kamu-İş Konfederasyonu KAMU-AR tarafından yayınlanan ve mart ayında açlık sınırının yüzde 2.5 artığı belirtilen araştırma sonuçları şöyle;

Gıda fiyatlarında son aylarda yaşanan hızlı fiyat artışı dengeli ve sağlıklı beslenebilmek için yapılması gereken aylık gıda harcaması tutarını, diğer bir ifadeyle açlık sınırını Martta bir önceki aya göre yüzde 2,5 oranında artırarak 3 bin 396 liraya kadar çıkardı. Gıda dışı gereksinimleri için yapılması gereken harcama ise 8 bin 179 liraya yükselirken yoksulluk sınırı da 11 bin 576 lira oldu.

Açlık sınırı Martta bir önceki aya göre 83 lira, gıda dışındaki ihtiyaçlar için yapılması gereken harcama 26 lira ve yoksulluk sınırı da 109 lira arttı. Bu yılın ilk üç aylık döneminde ise açlık sınırı 250 lira, gıda dışındaki ihtiyaçlar için yapılması gereken harcama ise 138 lira arttı.  Ailelerin gıda ve gıda dışı ihtiyaçlarını insan onuruna yaraşır bir şekilde yoksunluk hissi çekmeden karşılayabilmesi için yapması gereken toplam harcama tutarını gösteren yoksulluk sınırı da ocak-mart döneminde toplam 388 liralık artışla 11 bin 575 liraya yükseldi.

Açlık sınırı 3 bin 396 lira

Gıda fiyatlarında yaşanan artış, dört kişilik bir ailenin dengeli ve sağlıklı beslenebilmesi için alması gereken kaloriyi sağlayacak gıda maddelerinden oluşturulan bir sepete göre hesaplanan açlık sınırının martta 3 bin 396 liraya yükselmesine yol açtı. Bu yıl şubatta 3 bin 313 lira ola dört kişilik bir ailenin açlık sınırının martta bu düzeye yükselmesinde, et, süt yoğurt, peynir, taze sebze fiyatlarındaki artışlar etkili oldu.

Ankara’da en fazla alışveriş yapılan pazar ve marketlerden derlenen fiyatlara göre sağlıklı beslenebilmek için martta et-yumurta için harcanması gereken para bir önceki aya göre 14 lira, geçen yıl aralık ayındaki düzeyine göre 27 lira  ve son bir yılda ise 126 lira artarak 950 liraya yükseldi. Kuru bakliyat için yapılması gereken harcama önceki aya göre 3 lira azaldı, geçen yılın aynı ayına göre ise 2 liralık artışla 80 lira oldu.

Süt, yoğurt ve peynir için yapılması gereken harcama martta bir önceki aya göre 33 lira, ilk üç aylık dönemde 169 lira ve geçen yılın mart ayına göre ise 279 lira artarak 833 liraya yükseldi. Meyve harcaması için ayrılması gereken para martta 3 lira azaldı, bu yılın ilk üç aylık döneminde 16 lira arttı, son bir yılda ise 36 lira azalarak 348 olurken, dört kişinin yapması gereken sebze harcamasının parasal tutarı da martta 348 liraya çıktı. Sebze harcamalarında son bir ayda 17 lira artış kaydedilirken.  Yılın ilk üç ayı itibariyle 5 lira. Son bir yıllık dönemde de 45 lira azaldı.

Yapılan hesaplamalara göre şubatta olduğu gibi martta da değişmeyip 454 lirada kalan dört kişilik ailenin ekmek, un ve makarna için bir ayda yapması gereken harcamada son bir yıllık dönemde ise 81 liralık artış yaşandı. Pirinç ve bulgur harcamaları martta yine değişmedi ancak son bir yılda 14 lira artarak 87 lira oldu. Sıvıyağa yapılması gereken harcama martta 6 lira daha artarken, son bir yılda ise 22 lira artarak 75 liraya çıktı.

Şeker, bal, pekmez, reçel gibi gıda maddelerine yapılması gereken harcama da martta 17 lira artarak 214 lirayı bulurken, son bir yıllık artış ise 41 lira oldu.  Aynı ailenin zeytin için yapması gereken harcama da değişmedi ve 55 lirada kaldı. Martta açlık sınırı yetişkin bir erkek için 976 lira, yetişkin bir kadın için 781 lira, çocuk için 686 lira ve genç için de 1.054 lira oldu.

Gıda dışı harcamalar

Diğer açlık ve yoksulluk sınırı araştırmalarından farklı olarak, yoksulluk sınırının belirlenmesinde gıda dışı harcamaların fiyat artışları da esas alınarak yapılan araştırmaya göre, dört kişilik bir ailenin gıda dışındaki gereksinimlerini karşılayabilmesi için gereken harcama tutarı da martta, 8 bin 179 liraya çıktı.

Martta giyim ve ayakkabı harcamaları 604 liraya indi. Barınma (kira dahil) harcamaları bin 728 liraya yükseldi. Ev eşyası harcamaları 969 liraya çıkarken, sağlık harcamaları 379 lira oldu. Ulaştırma harcamaları bin 709 liraya, haberleşme harcamaları 509 liraya yükseldi. Eğlence ve kültür harcamaları 327 liraya indi. Eğitim harcamaları 249 lira olurken, otel harcamaları 660 lira, diğer mal ve hizmetlerle ilgili harcamalar 511 lira olarak hesaplandı. Alkollü içki ve sigara harcamaları ise 534 lira oldu. Gıda dışı harcamalarda bu yılın ilk üç aylık döneminde 138 lira son bir yılda ise bin 53 liralık artış yaşandı.

Yoksulluk sınırı

Dört kişilik bir ailenin insan onuruna yaraşır bir şekilde yaşayabilmesi için yapması gereken zorunlu gıda ile gıda dışı harcamaların toplam tutarını gösteren yoksulluk sınırı ise martta 11 bin 575 liraya çıktı. Yoksulluk sınırında, bu yılın ilk üç aylık döneminde 388 liralık artış yaşandı. Yıllık artış ise bin 552 lira oldu.