İşsiz Sayısı 12 Milyonu Aştı

TÜİK verilerinden yararlanılarak yapılan hesaplamaya göre; mevsim etkisinden arındırılmış geniş tanımlı işsiz sayısı, 2025 yılının ağustos ayında 12 milyon 190 bin kişi oldu.

Haber Merkezi / Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu Araştırma Merkezi (DİSK-AR), İşsizlik ve İstihdamın Görünümü Raporu (Eylül 2025) yayımladı.

DİSK-AR tarafından TÜİK verilerinden yararlanarak yapılan hesaplamaya göre mevsim etkisinden arındırılmış geniş tanımlı işsiz sayısı Ağustos 2025’te 12 milyon 190 bin kişi oldu.

Ağustos 2023’te 3 milyon 203 bin olan dar tanımlı işsiz sayısı Ağustos 2024’te 3 milyon 38 bin, Ağustos 2025’te ise 3 milyon 44 bin oldu. Ağustos 2023’te 8 milyon 917 bin olan geniş tanımlı işsiz sayısı Ağustos 2024’te 11 milyon 72 bine ve Ağustos 2025’te 12 milyon 190 bine yükseldi.

Ağustos 2024’te yüzde 27,5 olan geniş tanımlı işsizlik oranı Ağustos 2025’te yüzde 29,7’ye yükseldi ve son 1 yılda 2,2 puan arttı. Geniş tanımlı işsiz sayısında bir yıllık artış ise 1 milyon 117 bin oldu.

Ağustos 2025 itibarıyla yaklaşık 4 milyon kişi haftalık 40 saatten az çalışıyor ve daha fazla çalışmak istiyor. 5,3 milyona kişi ise çalışmak istemesine rağmen iş bulamıyor.

Raporda diğer bulgular özetle şöyle:

Geniş tanımlı kadın işsizliği yüzde 39,2!

Ağustos 2025’te mevsim etkisinden arındırılmış HİA verilerine göre işsizlik türlerinin en yüksek olduğu kategori yüzde 39,2 ile geniş tanımlı kadın işsizliği olmaya devam ediyor.

Gençlerde dar tanımlı işsizlik oranı 16 iken genç kadınlarda yüzde 22,7’dir.

Ağustos 2025’te yaklaşık 2,5 milyon işsiz işsizlik ödeneğinden yoksun kaldı.

Paylaşın

Üretici Enflasyonu Yüzde 24,19

Yurt içi üretici enflasyonu, ağustos ayında bir önceki aya göre yüzde 2,48, bir önceki yılın aralık ayına göre yüzde 20,62, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 25,16 ve on iki aylık ortalamalara göre yüzde 26,28 arttı.

Haber Merkezi / Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Yurt İçi Üretici Fiyat Endeksi (Yİ-ÜFE) Ağustos 2025 verilerini açıkladı.

Buna göre; Yurt içi üretici enflasyonu, ağustos ayında bir önceki aya göre yüzde 2,48, bir önceki yılın aralık ayına göre yüzde 20,62, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 25,16 ve on iki aylık ortalamalara göre yüzde 26,28 arttı.

Sanayinin dört sektörünün yıllık değişimleri; madencilik ve taş ocakçılığında yüzde 27,62, imalatta yüzde 24,73, elektrik, gaz üretimi ve dağıtımında yüzde 26,68 ve su temininde yüzde 55,35 arttı.

Ana sanayi gruplarının yıllık değişimleri; ara mallarında yüzde 22,02, dayanıklı tüketim mallarında yüzde 30,22, dayanıksız tüketim mallarında yüzde 28,94, enerjide yüzde 24,76 ve sermaye mallarında yüzde 26,61 arttı.

Sanayinin dört sektörünün aylık değişimleri; madencilik ve taş ocakçılığında yüzde 1,97, imalatta yüzde 1,78, elektrik, gaz üretimi ve dağıtımında yüzde 10,09 ve su temininde yüzde 0,82 arttı.

Ana sanayi gruplarının aylık değişimleri; ara mallarında yüzde 1,34, dayanıklı tüketim mallarında yüzde 1,26, dayanıksız tüketim mallarında yüzde 3,21, enerjide yüzde 6,39 ve sermaye mallarında yüzde 1,11 arttı.

Paylaşın

Türkiye’de İnternet Kullananların Oranı Yüzde 91’e Yükseldi

İnternet kullanım oranı, 16 – 74 yaş grubundaki bireylerde geçen yıl yüzde 88,8 iken bu yıl yüzde 90,9 oldu. Erkeklerde internet kullanım oranı yüzde 93,6 olurken, kadınlarda yüzde 88,2 oldu.

Haber Merkezi / Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Hanehalkı Bilişim Teknolojileri (BT) Kullanım Araştırması 2025 verilerini açıkladı.

Buna göre; İnternet kullanım oranı, 16-74 yaş grubundaki bireylerde 2024 yılında yüzde 88,8 iken 2025 yılında yüzde 90,9 oldu. Cinsiyet ayrımında 2025 yılında İnternet kullanım oranı; erkeklerde yüzde 93,6, kadınlarda yüzde 88,2 oldu.

Son 12 ay içinde özel amaçla resmi makamların web sitelerini ve uygulamalarını kullanan ve İnternet üzerinden kamu hizmetlerinden yararlanan bireylerin oranı yüzde 76,1 oldu. Bu oran, erkeklerde yüzde 82,8 iken kadınlarda yüzde 69,5 oldu. E-devlet hizmetlerini kullanan bireylerin oranı yaş grubuna göre incelendiğinde ise bu oranın en yüksek yüzde 92,8 ile 25-34 yaş grubunda, en düşük yüzde 29,6 ile 65-74 yaş grubunda oldu.

Bireylerin e-devlet hizmetlerini kullanım amaçları arasında, yüzde 68,5 ile resmi makamlar veya kamu hizmetleri tarafından kendisi hakkında saklanan kişisel bilgilere erişme ilk sırayı aldı. Bunu, yüzde 53,6 ile kamu kurumlarından veya kamu hizmetlerinden bir randevu alma veya rezervasyon yaptırma ve yüzde 46,4 ile kamu kuruluşlarına ait web sitelerinden bilgi edinme takip etti.

Son 12 ayda İnternet kullanan bireylerin İnternet üzerinden özel kullanım amacıyla mal veya hizmet satın alma ya da sipariş verme (e-ticaret) oranı, 2024 yılında yüzde 51,7 iken 2025 yılında yüzde 55,7 oldu. Cinsiyete göre İnternet üzerinden mal veya hizmet satın alma ya da sipariş verme oranı erkeklerde yüzde 59,1, kadınlarda yüzde 52,3 oldu. Bu oran, en son mal veya hizmet satın alma ya da sipariş verme zamanlarına göre incelendiğinde; bireylerin yüzde 42,3’ünün son 3 ay içinde (2025 yılı ilk 3 ayı) mal veya hizmet satın aldığı ya da sipariş verdiği görüldü.

İnternet üzerinden son 3 ay içinde eğitim, mesleki veya özel amaçlar için öğrenme faaliyeti gerçekleştiren bireylerin oranı, 2025 yılında bir önceki yıla göre 3,9 puan artarak yüzde 17,7 oldu. Bu oranın erkekler için yüzde 17,5, kadınlar için yüzde 18,0 olduğu görüldü.

Bireylerin en fazla kullandıkları sosyal medya ve mesajlaşma uygulamaları yüzde 88,6 ile WhatsApp, yüzde 72,9 ile YouTube ve yüzde 68,1 ile Instagram oldu. En fazla kullanılan sosyal medya ve mesajlaşma uygulamaları cinsiyete göre incelendiğinde; erkeklerin en fazla yüzde 91,3 ile WhatsApp, yüzde 75,7 ile YouTube ve yüzde 68,7 ile Instagram uygulamalarını, kadınların yüzde 85,9 ile WhatsApp, yüzde 70,1 ile YouTube ve yüzde 67,4 ile Instagram uygulamalarını kullandığı gözlendi.

Son 3 ay içinde e-ticaret yapan bireylerin yüzde 29,0’ı web sitesi veya mobil uygulama üzerinden yaptığı satın alma işleminde herhangi bir sorunla karşılaştı. Bu sorunlar içinde teslimatın belirtilenden daha yavaş olması yüzde 12,7 ile ilk sırayı alırken; bunu yüzde 11,8 ile yanlış veya hasarlı mal/hizmet teslimi takip etti.

Son 12 ay içinde İnternet kullanan bireylerin yüzde 15,6’sı özel amaçlarla çevrimiçi hizmetlere erişmek için elektronik kimlik kullandığını belirtti. Bu oran erkeklerde yüzde 18,0, kadınlarda yüzde 13,3 olarak gerçekleşti.

Paylaşın

Active Directory Uygulama Modu Nedir? Temel Özellikleri

Active Directory Uygulama Modu (ADAM), Microsoft tarafından sunulan, bağımsız, kullanıcı modu bir işlem olarak çalışan bir Hafif Dizin Erişim Protokolü (LDAP) dizin hizmetidir.

Haber Merkezi / Active Directory Etki Alanı Hizmetleri’ne (AD DS) bağlı kalmadan uygulamaya özgü dizin bilgilerini depolama ve yönetme olanağı sağlar. ADAM, verilerin verimli bir şekilde yönetilmesini ve güvenliğini sağlayarak, uygulamaların etki alanı düzeyindeki dizin yapısına müdahale etmeden, izole dizin ihtiyaçları için ADAM’ı kullanmalarına olanak tanır.

Active Directory Uygulama Modu (ADAM), dizin özellikli uygulamaları yönetmek için özel olarak tasarlanmış hafif bir dizin hizmetidir. Geliştiricilere, kullanıcı ve uygulamaya özgü veriler için bir depolama alanı veya kaynak yönetimi için yerel, güvenli bir dizin gerektiren uygulamalar oluşturmaları ve dağıtmaları için esnek bir çerçeve sağlar.

ADAM’ın temel amacı, tam bir Active Directory Etki Alanı Hizmetleri (AD DS) dağıtımının getirdiği ek yük veya karmaşıklık olmadan dizin hizmetlerine ihtiyaç duyan uygulamaları desteklemektir. Bu tür verileri işlemek için verimli ve ölçeklenebilir bir mekanizma sağlayarak ADAM, kuruluşların iş ortamında sorunsuz entegrasyon ve uygulamaların daha kolay yönetimini sağlamalarına olanak tanır.

Active Directory Uygulama Modu’nu kullanmanın temel avantajlarından biri, belirli uygulama gereksinimlerini karşılamak için veri deposu şemasının daha hassas bir şekilde kontrol edilmesine ve özelleştirilmesine olanak sağlamasıdır.

Bu, geliştiricilerin uygulama verilerini etkili bir şekilde modellemelerine olanak tanır ve bilgilerin daha iyi düzenlenmesini ve erişilebilirliğini sağlar. Ayrıca, ADAM, kuruluşların tek bir sunucuda birden fazla ADAM örneği dağıtmasına olanak tanıyarak uygulama yönetimini daha da basitleştirir ve ihtiyaçlar arttıkça ölçeklendirme yeteneğini artırır.

Ayrıca ADAM, LDAP (Hafif Dizin Erişim Protokolü) gibi endüstri standardı protokolleri destekleyerek çok çeşitli uygulamalarla genel uyumluluğu garanti altına alırken, depolanan verileri korumak için güçlü güvenlik özellikleri de sunar.

Active Directory Uygulama Modunun amacı nedir?

ADAM’ın amacı, Active Directory’de bulunan tüm özelliklere ihtiyaç duymayan uygulamalar için esnek ve ölçeklenebilir bir dizin hizmeti sağlamaktır. ADAM, uygulamaya özgü verileri ana Active Directory’den izole etmenize olanak tanıyarak çakışmaları önlemenize ve performansı artırmanıza yardımcı olur. Bu, yönetimi kolaylaştırır ve birden fazla dizin hizmetinin dağıtımı ve yönetimiyle ilişkili maliyetleri azaltır.

Active Directory Uygulama Modu hakkında sıkça sorulan sorular:

Active Directory Uygulama Modu nasıl çalışır?

ADAM, uygulama verilerini Active Directory’den ayrı, kendi veri deposunda depoladığı bir Windows sunucusuna bağımsız bir hizmet olarak kurulur. Uygulamalar, dizin verilerine erişmek ve yönetmek için LDAP ve LDAPS (Güvenli Yuva Katmanı (SSL) özellikli LDAP) kullanarak ADAM’a bağlanır. ADAM, birden fazla örneğe dağıtılabilir ve bu da yük dengeleme ve yük devretme özellikleri sağlar.

Active Directory Uygulama Modunun temel özellikleri nelerdir?

ADAM’ın başlıca özelliklerinden bazıları şunlardır:

Active Directory şemasından bağımsız: Active Directory şemasını değiştirmeden, dizin servisleriyle uygulamalar oluşturabilir veya kullanabilirsiniz.
Esnek ve ölçeklenebilir: ADAM’ın birden fazla örneğini farklı sunuculara dağıtabilir, yük dengeleme ve yük devretme yetenekleri sağlayabilirsiniz.
Güvenli: ADAM, SSL şifrelemesini destekler ve kimlik doğrulama ve erişim kontrolü için Active Directory ile entegre edilebilir.
Yönetim kolaylığı: ADAM, dizin hizmetinizi yönetmek için ADAM ADSI Edit, ADAM Schema ve bir komut satırı arayüzü (CLI) gibi bilindik araçları içerir.

Active Directory Uygulama Modunu nasıl kurabilirim?

ADAM’ı yüklemek için şu adımları izleyin:

Windows Server 2003 Yönetim Araçları Paketini indirin ve yükleyin.
Başlat > Tüm Programlar > ADAM > ADAM Kurulum Sihirbazı’na tıklayarak ADAM Kurulum Sihirbazı’nı çalıştırın.
ADAM’ı özel gereksinimlerinize göre yapılandırmak için talimatları izleyin.
Sihirbazın son ekranında Son’a tıklayarak kurulum işlemini tamamlayın.

Lütfen ADAM’ın Windows Server 2003, Windows Server 2003 R2 ve Windows Server 2008’de desteklendiğini, ancak Windows Server’ın sonraki sürümlerinde ADAM’ın yerini Active Directory Hafif Dizin Hizmetleri’nin (AD LDS) aldığını unutmayın.

Paylaşın

Türkiye’de Kadınlar Erkeklerden Beş Yıl Daha Fazla Yaşıyor

Türkiye’de 2021 – 2023 döneminde erkeklerde 74,7 yıl olan doğuşta beklenen yaşam süresi, 2022 – 2024 döneminde 75,5 yıl; kadınlarda ise 80 yıl olan süre 80,7 yıl olarak hesaplandı.

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2022 – 2024 dönemine ilişkin “Hayat Tabloları” istatistiklerini açıkladı. Buna göre; Türkiye’de 2021 – 2023 döneminde 77,3 yıl olan “doğuşta beklenen yaşam süresi” 2022 – 2024 döneminde 78,1 yıla yükseldi.

Türkiye’de 2021 – 2023 döneminde erkeklerde 74,7 yıl olan doğuşta beklenen yaşam süresi, 2022 – 2024 döneminde 75,5 yıl; kadınlarda ise 80 yıl olan süre 80,7 yıl olarak hesaplandı.

Çalışma çağının başlangıcı olan 15 yaşındaki kişilerin ortalama kalan yaşam süresi 64,3 yıl oldu. Erkekler için bu süre 61,7 yıl, kadınlarda ise 66,9 yıl oldu.

Türkiye’de, 30 yaşında olan bir kişinin kalan yaşam süresi ortalama 49,9 yıl oldu. Erkekler için bu süre 47,5 yıl, kadınlarda ise 52,3 yıl olarak hesaplandı.

Türkiye genelinde, 50 yaşında olan bir kişinin kalan yaşam süresi ise ortalama 30,9 yıl oldu. Erkekler için bu süre 28,6 yıl, kadınlarda ise 33,1 yıl olarak kaydedildi.

Türkiye’de 2022-2024 dönemi hayat tabloları sonuçlarına göre, 65 yaşında bir kişinin kalan yaşam süresi ortalama 18 yıl olarak hesaplandı. Erkekler için bu süre 16,3 yıl olarak hesaplandı.

Kadınların ise erkeklere göre ortalama 3,3 yıl daha uzun yaşayacağı öngörülerek, 65 yaştaki kadınlarda beklenen yaşam süresi 19,6 yıl oldu.

Türkiye’de eğitim düzeyine göre beklenen yaşam süresi incelendiğinde; eğitim düzeyi yükseldikçe beklenen yaşam süresinin de uzadığı görüldü.

Her yaştaki beklenen yaşam süresi, düşük eğitime sahip kişiler arasında daha az olurken, artan eğitim düzeyi ile birlikte beklenen yaşam süresinin de arttığı görüldü.

Cinsiyet ayrımında, eğitim düzeyine göre beklenen yaşam süresine bakıldığında, hem erkek hem de kadınlarda eğitim düzeyi yükseldikçe beklenen yaşam süresinin de arttığı tespit edildi.

Yaşı 30 olan erkekler ve kadınlar için ortaöğretim altı eğitim seviyesi ile yükseköğretim eğitim seviyelerinde beklenen yaşam süresi farkının 5 yıl civarında olduğu görüldü.

Doğuşta sağlıklı yaşam süresi 57,6 yıl oldu

Belirli bir yaştaki kişinin günlük hayattaki faaliyetlerini sınırlandıracak bir sağlık sorunu olmadan yaşaması beklenen yıl sayısı olarak tanımlanan “sağlıklı yaşam süresi”, sıfır yaşında bulunan bir kişi için Türkiye’de toplamda 57,6 yıl, erkeklerde 58,9 yıl ve kadınlarda 56,3 yıl olarak hesaplandı.

Buna göre, erkeklerin sağlıklı yaşam süresinin kadınlardan 2,6 yıl daha uzun olduğu görüldü.

Paylaşın

İşsizlik Oranı Yüzde 32,9’a Yükseldi

TÜİK’e göre; Zamana bağlı eksik istihdam, potansiyel işgücü ve işsizlerden oluşan atıl işgücü oranı haziran ayında bir önceki aya göre 1,8 puan artarak yüzde 32,9 oldu.

Haber Merkezi /15 – 24 yaş grubunu kapsayan genç nüfusta işsizlik oranı bir önceki aya göre 0,6 puan artarak yüzde 16,2 oldu. Bu yaş grubunda işsizlik oranı; erkeklerde yüzde 12,3, kadınlarda ise yüzde 23,7 olarak tahmin edildi.

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), İşgücü İstatistikleri Haziran 2025 verilerini açıkladı.

Hanehalkı İşgücü Araştırması sonuçlarına göre; 15 ve daha yukarı yaştaki kişilerde işsiz sayısı haziran ayında bir önceki aya göre 52 bin kişi artarak 3 milyon 47 bin kişi oldu. İşsizlik oranı ise 0,2 puan artarak yüzde 8,6 seviyesinde gerçekleşti. İşsizlik oranı erkeklerde yüzde 7,1 iken kadınlarda yüzde 11,4 olarak tahmin edildi.

İstihdam edilenlerin sayısı haziran ayında bir önceki aya göre 18 bin kişi azalarak 32 milyon 452 bin kişi, istihdam oranı ise 0,1 puan azalarak yüzde 48,9 oldu. Bu oran erkeklerde yüzde 66,2 iken kadınlarda yüzde 31,9 olarak gerçekleşti.

İşgücü, haziran ayında bir önceki aya göre 33 bin kişi artarak 35 milyon 498 bin kişi, işgücüne katılma oranı ise aynı seviyede kalarak yüzde 53,5 oldu. İşgücüne katılma oranı erkeklerde yüzde 71,3 iken kadınlarda yüzde 36,0 oldu.

15 – 24 yaş grubunu kapsayan genç nüfusta işsizlik oranı bir önceki aya göre 0,6 puan artarak yüzde 16,2 oldu. Bu yaş grubunda işsizlik oranı; erkeklerde yüzde 12,3, kadınlarda ise yüzde 23,7 olarak tahmin edildi.

İstihdam edilenlerden referans döneminde işbaşında olanların, mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış haftalık ortalama fiili çalışma süresi haziran ayında bir önceki aya göre 1,1 saat azalarak 41,5 saat oldu.

Zamana bağlı eksik istihdam, potansiyel işgücü ve işsizlerden oluşan atıl işgücü oranı haziran ayında bir önceki aya göre 1,8 puan artarak yüzde 32,9 oldu. Zamana bağlı eksik istihdam ve işsizlerin bütünleşik oranı yüzde 23,0 iken işsiz ve potansiyel işgücünün bütünleşik oranı yüzde 20,3 olarak tahmin edildi.

Paylaşın

TÜİK Duyurdu: Ekonomiye Güven Azaldı

Ekonomik güven endeksi haziran ayında 96,7 iken, temmuz ayında yüzde 0,4 oranında azalarak 96,3 değerini aldı. Endeksin 100’den büyük olması genel ekonomik duruma ilişkin iyimserliği, 100’den küçük olması ise genel ekonomik duruma ilişkin kötümserliği gösteriyor.

Haber Merkezi / Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Ekonomik Güven Endeksi Temmuz 2025 verilerini açıkladı. Buna göre; Ekonomik güven endeksi haziran ayında 96,7 iken, temmuz ayında yüzde 0,4 oranında azalarak 96,3 değerini aldı.

Bir önceki aya göre Temmuz ayında tüketici güven endeksi yüzde 1,8 oranında azalarak 83,5 değerini, reel kesim (imalat sanayi) güven endeksi yüzde 0,5 oranında artarak 98,9 değerini, hizmet sektörü güven endeksi yüzde 0,8 oranında azalarak 110,0 değerini, perakende ticaret sektörü güven endeksi yüzde 0,5 oranında azalarak 107,9 değerini, inşaat sektörü güven endeksi yüzde 2,2 oranında artarak 88,8 değerini aldı.

Ekonomik güven endeksi nedir ve neden önemlidir?

Ekonomik güven endeksi, tüketici ve üreticilerin genel ekonomik duruma ilişkin değerlendirme, beklenti ve eğilimlerini özetleyen bir bileşik endekstir. Endeks, mevsim etkilerinden arındırılmış tüketici güven endeksi, reel kesim, hizmet, perakende ticaret ve inşaat sektörleri güven endekslerinin alt endekslerinin ağırlıklandırılarak birleştirilmesinden oluşmaktadır.

Ekonomik güven endeksi hesaplamasında, her bir sektörün ağırlığı o sektörün normalleştirilmiş alt endekslerine eşit dağıtılarak uygulanmakta, güven endekslerine doğrudan uygulanmamaktadır. Bu kapsamda tüketici, reel kesim, hizmet, perakende ticaret ve inşaat sektörlerine ait toplam 20 alt endeks hesaplamada kullanılmaktadır.

Ekonomik güven endeksinin hesaplamasında kullanılan alt endeksler her ayın ilk iki haftasında derlenen veriler kullanılarak hesaplanmaktadır. Ekonomik güven endeksinin 100’den büyük olması genel ekonomik duruma ilişkin iyimserliği, 100’den küçük olması ise genel ekonomik duruma ilişkin kötümserliği göstermektedir.

Paylaşın

Tüketicinin Ekonomiye Güveni Düştü

Haziran ayında 85,1 olan tüketici güven endeksi temmuz ayında yüzde 1,8 oranında azalarak 83,5 oldu. Tüketici güven endeksinin 100’den büyük olması tüketici güveninde iyimser durumu, 100’den küçük olması tüketici güveninde kötümser durumu göstermektedir.

Haber Merkezi / Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) Tüketici Güven Endeksi Temmuz 2025 verilerini açıkladı.

Buna göre; Türkiye İstatistik Kurumu ve Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası işbirliği ile yürütülen tüketici eğilim anketi sonuçlarından hesaplanan tüketici güven endeksi, Haziran ayında 85,1 iken Temmuz ayında yüzde 1,8 oranında azalarak 83,5 oldu.

Alt endekslerden, mevcut dönemde hanenin maddi durumu yüzde -1,8 azalışla 83,5’e, gelecek 12 aylık dönemde hanenin maddi durum beklentisi yüzde -1,6 azalışla 68,2’ye, gelecek 12 aylık dönemde genel ekonomik durum beklentisi yüzde -4,2 azalışla 79’a, gelecek 12 aylık dönemde dayanıklı tüketim mallarına harcama yapma düşüncesi yüzde -0,3 azalışla 102,3’e geriledi.

Tüketici güven endeksi nedir ve neden önemlidir?

Tüketici güven endeksi, aylık tüketici eğilim anketi ile tüketicilerin maddi durum ve genel ekonomiye ilişkin mevcut durum değerlendirmeleri ile gelecek dönem beklentileri, harcama ve tasarruf eğilimleri ölçülmektedir.

Anket sonuçlarından hesaplanan tüketici güven endeksi 0-200 aralığında değer alabilmektedir. Tüketici güven endeksinin 100’den büyük olması tüketici güveninde iyimser durumu, 100’den küçük olması tüketici güveninde kötümser durumu göstermektedir.

Tüketici eğilimine ilişkin endekslerden, tüketimin finansmanı amacıyla borç kullanma ihtimali endeksinin artması iyimser durumu, azalması ise kötümser durumu göstermektedir.

Benzer şekilde tüketici fiyatlarının değişimine ilişkin düşünce ve beklenti endekslerinin artması tüketici fiyatlarında düşüş düşüncesini/beklentisini, azalması ise tüketici fiyatlarında artış düşüncesini/ beklentisini göstermektedir. İşsiz sayısı beklentisi endeksinin artması işsiz sayısında azalma beklendiğini, endeksin azalması ise işsiz sayısında artış beklendiğini ifade etmektedir.

Paylaşın

Gençlerin Yüzde 42’si Evlenmeyi Düşünmüyor

Yeni yayınlanan bir araştırmaya göre; Gençlerin yüzde 42’si henüz erken olduğu için evlenmeyi düşünmediğini ifade etti. Gençlerin, yüzde 26’sı ise maddi imkansızlıklar nedeniyle evlenemediğini belirtti.

Araştırma şirketi KONDA’nın Mayıs 2025 tarihli Barometre raporu, Türkiye’de evliliğe bakışın değiştiğini ve özellikle gençlerin evliliği ertelemelerinin ardında birçok toplumsal, ekonomik ve kişisel nedenin bulunduğunu ortaya koydu. 1757 katılımcıyla yapılan araştırmada, evlenmeyi düşünmeyen bireylerin en çok “henüz erken olduğunu düşündükleri” ve “maddi imkansızlıklar” nedeniyle bu kararı aldıkları görüldü.

Araştırmaya göre, evlenmeyi düşünmeyenlerin yüzde 42’si bu kararı almalarının temel gerekçesinin “henüz erken olduğunu düşünmeleri” olduğunu belirtti. Katılımcıların yüzde 34’ü iş veya okul gibi bireysel hedeflerin evlilikten daha öncelikli olduğunu ifade ederken, yüzde 31’i ise “ülke ve dünyanın geleceğinden endişe duyduğu” için evliliği gündemine almadığını söyledi.

Katılımcıların dörtte biri (%26), evlilik kararlarını ertelemelerinin başlıca nedeninin maddi imkansızlıklar olduğunu dile getirdi. Yüzde 21’lik kesim ise “evlenecek aday” bulamadığını söyledi. Bu veriler, ekonomik belirsizliklerin ve sosyal çevre faktörlerinin evliliği nasıl etkilediğine dair önemli bir tablo sunuyor.

Araştırmada daha düşük oranlarda da olsa dikkat çeken başka nedenler de yer aldı: Yüzde 3, partnerinin ya da sevgilisinin evlenmek istemediğini belirtirken, aynı oranda katılımcı ailesinin izin vermediğini söyledi. Yüzde 2 ise sağlık sorunlarını gerekçe gösterdi. Yüzde 7’lik bir kesim ise “diğer” seçeneğini işaretleyerek, farklı bireysel gerekçelerle evliliği düşünmediğini ifade etti.

Paylaşın

Haziran Ayında En Çok “DİBS” Kazandırdı

Haziran ayında, aylık en yüksek reel getiri tüketici fiyat endeksi ile indirgendiğinde yüzde 2,82 ile DİBS’te gerçekleşti. Aynı dönemde, borsa 1,10 oranında yatırımcısına kaybettirdi.

Haber Merkezi / Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Finansal Yatırım Araçlarının Reel Getiri Oranları Haziran 2025 verilerini açıkladı.

Buna göre; Aylık en yüksek reel getiri, yurt içi üretici fiyat endeksi (Yİ-ÜFE) ile indirgendiğinde yüzde 1,73 , tüketici fiyat endeksi (TÜFE) ile indirgendiğinde ise yüzde 2,82 oranlarıyla DİBS’te gerçekleşti.

Yİ-ÜFE ile indirgendiğinde; yatırım araçlarından euro yüzde 1,50, mevduat faizi (brüt) yüzde 0,98 ve külçe altın yüzde 0,62 oranlarında yatırımcısına reel getiri sağlarken; Amerikan Doları yüzde 0,70 ve BIST 100 endeksi %2,16 oranlarında yatırımcısına kaybettirdi. TÜFE ile indirgendiğinde ise; Euro yüzde 2,59, mevduat faizi (brüt) yüzde 2,06, külçe altın yüzde 1,71 ve Amerikan Doları yüzde 0,36 oranlarında yatırımcısına reel getiri sağlarken; BIST 100 endeksi yüzde 1,10 oranında yatırımcısına kaybettirdi.

Külçe altın, üç aylık değerlendirmede; Yİ-ÜFE ile indirgendiğinde yüzde 10,35, TÜFE ile indirgendiğinde ise yüzde 12,33 oranlarında yatırımcısına en yüksek reel getiri sağlayan yatırım aracı oldu. Aynı dönemde BIST 100 endeksi, Yİ-ÜFE ile indirgendiğinde yüzde 14,03, TÜFE ile indirgendiğinde ise yüzde 12,49 oranlarında yatırımcısına en çok kaybettiren yatırım aracı oldu.

Altı aylık değerlendirmeye göre külçe altın; Yİ-ÜFE ile indirgendiğinde yüzde 22,37, TÜFE ile indirgendiğinde ise yüzde 21,37 oranlarında yatırımcısına en yüksek reel getiri sağlayan yatırım aracı olurken; aynı dönemde BIST 100 endeksi, Yİ-ÜFE ile indirgendiğinde yüzde 18,29, TÜFE ile indirgendiğinde ise yüzde 18,96 oranlarında yatırımcısına en çok kaybettiren yatırım aracı oldu.

Finansal yatırım araçları yıllık olarak değerlendirildiğinde külçe altın; Yİ-ÜFE ile indirgendiğinde yüzde 40,31, TÜFE ile indirgendiğinde ise yüzde 29,29 oranlarında yatırımcısına en yüksek reel getiri sağlayan yatırım aracı oldu.

Yıllık değerlendirmede, Yİ-ÜFE ile indirgendiğinde; yatırım araçlarından mevduat faizi (brüt) yüzde 14,41, euro yüzde 4,31 ve DİBS yüzde 0,16 oranlarında yatırımcısına reel getiri sağlarken; Amerikan Doları yüzde 2,62 ve BIST 100 endeksi yüzde 27,81 oranlarında yatırımcısına kaybettirdi. TÜFE ile indirgendiğinde ise mevduat faizi (brüt) yüzde 5,43 oranında yatırımcısına reel getiri sağlarken; Euro yüzde 3,87, DİBS yüzde 7,70, Dolar yüzde 10,26 ve BIST 100 endeksi yüzde 33,48 oranlarında yatırımcısına kaybettirdi.

Paylaşın