Tarımda Fiyat Baskısı Sürüyor

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından açıklanan Şubat 2026 Tarımsal Girdi Fiyat Endeksi (Tarım-GFE) verileri, sektördeki maliyet baskısının sürdüğünü ortaya koydu.

Buna göre Tarım-GFE, Şubat ayında bir önceki aya göre yüzde 3,10 artarken, geçen yılın aynı ayına göre artış oranı yüzde 31,55’e ulaştı. Endeks, yıl başına göre yüzde 7,08 yükselirken, on iki aylık ortalamalara göre artış ise yüzde 32,64 olarak kaydedildi.

Alt kalemler incelendiğinde, çiftçinin üretim sürecinde kullandığı mal ve hizmetlerdeki fiyat artışları dikkat çekti. Aylık bazda tarımda kullanılan mal ve hizmetler endeksi yüzde 2,96 artarken, tarımsal yatırıma katkı sağlayan mal ve hizmetlerdeki artış yüzde 3,94 oldu. Yıllık bazda ise bu kalemlerdeki artış sırasıyla yüzde 32,81 ve yüzde 24,31 olarak gerçekleşti.

Girdi kalemleri arasında en yüksek yıllık artış yüzde 41,37 ile veteriner harcamalarında görülürken, aylık bazda en hızlı yükseliş yüzde 4,31 ile malzemeler grubunda kaydedildi.

Açıklanan veriler, özellikle yem, bakım ve ekipman gibi temel girdilerdeki fiyat artışlarının üretici üzerindeki maliyet baskısını artırdığını gösteriyor. Uzmanlar, tarımsal girdi enflasyonundaki yüksek seyrin, önümüzdeki dönemde gıda fiyatları üzerinde yukarı yönlü risk oluşturmaya devam edebileceğine işaret ediyor.

Paylaşın

İstihdamda Sınırlı Artış

TÜİK’in Şubat 2026 verileri, ücretli çalışan sayısında yıllık bazda sınırlı bir artışa işaret ederken sektörler arasındaki ayrışmayı da ortaya koydu. Sanayide düşüş dikkat çekerken, inşaat ve hizmet sektörlerindeki yükseliş istihdamın yönünü belirledi.

Türkiye İstatistik Kurumu’nun açıkladığı Şubat 2026 verilerine göre, sanayi, inşaat ve ticaret-hizmet sektörleri toplamında ücretli çalışan sayısı geçen yılın aynı ayına kıyasla yüzde 1,3 artarak 15 milyon 501 bin 511 kişiye ulaştı. Söz konusu rakam, Şubat 2025’te 15 milyon 297 bin 723 kişi olarak kaydedilmişti.

Alt sektörler incelendiğinde ise tablo dikkat çekici bir ayrışmaya işaret etti. Sanayi sektöründe ücretli çalışan sayısı yıllık bazda yüzde 3,2 azalırken, inşaat sektöründe yüzde 4,5 ve ticaret-hizmet sektöründe yüzde 3,3 oranında artış görüldü. Bu durum, istihdamın ağırlıklı olarak hizmet ve inşaat odaklı büyüdüğünü ortaya koydu.

Aylık bazda ise daha ılımlı bir artış dikkat çekti. Şubat ayında toplam ücretli çalışan sayısı bir önceki aya göre yüzde 0,4 yükseldi. Aynı dönemde sanayi sektöründe yüzde 0,1, inşaatta yüzde 0,9 ve ticaret-hizmet sektöründe yüzde 0,5 oranında artış gerçekleşti.

Veriler, Türkiye’de istihdam artışının sürdüğünü ancak sektörler arasında dengesiz bir dağılımın devam ettiğini gösteriyor. Özellikle sanayi sektöründeki gerileme, üretim tarafındaki zayıflamaya işaret ederken, hizmet ve inşaat sektörleri istihdamın lokomotifi olmayı sürdürüyor.

Paylaşın

Tarımda Fiyat Artışı Hız Kesmiyor: Martta Üretici Enflasyonu Yüzde 36’yı Aştı

Tarımda üretici enflasyonu, mart ayında bir önceki aya göre yüzde 3,85, bir önceki yılın aralık ayına göre yüzde 12,88, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 36,09 ve on iki aylık ortalamalara göre yüzde 39,25 arttı.

Haber Merkezi / Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2026 yılı Mart ayına ilişkin Tarım Ürünleri Üretici Fiyat Endeksi (Tarım-ÜFE) verilerini açıkladı. Veriler, tarım sektöründe fiyat artışlarının hız kesmeden devam ettiğini ortaya koydu.

Tarım-ÜFE (2020=100), Mart ayında bir önceki aya göre yüzde 3,85 artarken, geçen yılın Aralık ayına göre yüzde 12,88, geçen yılın aynı ayına göre ise yüzde 36,09 yükseldi. On iki aylık ortalamalara göre artış oranı da yüzde 39,25 olarak gerçekleşti.

Aylık bazda sektörler incelendiğinde, tarım ve avcılık ürünleri ile ilgili hizmetlerde yüzde 4,06, ormancılık ürünleri ve ilgili hizmetlerde yüzde 1,79 artış kaydedildi. Buna karşılık balıkçılık ve su ürünleri grubunda yüzde 0,10’luk sınırlı bir düşüş görüldü.

Ana gruplar itibarıyla bakıldığında ise tek yıllık bitkisel ürünlerde yüzde 12,21 ile dikkat çekici bir artış yaşanırken, çok yıllık bitkisel ürünlerde yüzde 7,34 düşüş kaydedildi. Canlı hayvanlar ve hayvansal ürünler grubunda ise yüzde 3,30’luk artış gerçekleşti.

Alt gruplar bazında yıllık değişimde en yüksek artış yüzde 56,36 ile diğer ağaç ve çalı meyveleri ile sert kabuklu meyvelerde görülürken, aylık bazda en yüksek artış yüzde 20,37 ile sebze, kavun-karpuz ile kök ve yumrular grubunda gerçekleşti.

Açıklanan veriler, tarım üretici fiyatlarında yukarı yönlü baskının sürdüğüne işaret etti.

Paylaşın

Sanayi Üretimi Şubat’ta Yükselişini Sürdürdü

Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) açıkladığı verilere göre; Sanayi üretimi, şubat ayında bir önceki aya göre yüzde 2.6, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 2.2 arttı.

Haber Merkezi / Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2026 yılı Şubat ayına ilişkin Sanayi Üretim Endeksi verilerini açıkladı. Verilere göre sanayi üretimi, hem yıllık hem de aylık bazda artış kaydederek ekonomideki toparlanma eğilimini sürdürdü.

Şubat ayında sanayi üretimi, geçen yılın aynı ayına göre yüzde 2,2 oranında arttı. Alt sektörler incelendiğinde, madencilik ve taş ocakçılığı sektörü yıllık bazda yüzde 4,1’lik artışla dikkat çekerken, imalat sanayi sektörü yüzde 2,4 oranında yükseldi. Buna karşılık, elektrik, gaz, buhar ve iklimlendirme üretimi ve dağıtımı sektörü endeksi yüzde 2,2 geriledi.

Aylık verilere bakıldığında da benzer bir tablo ortaya çıktı. Sanayi üretimi bir önceki aya göre yüzde 2,6 artış gösterdi. Bu dönemde imalat sanayi yüzde 3,3 ile en güçlü artışı kaydederken, madencilik ve taş ocakçılığı sektörü yüzde 0,4 oranında yükseldi. Öte yandan enerji sektöründe düşüş eğilimi sürdü ve elektrik, gaz, buhar ve iklimlendirme üretimi ve dağıtımı sektörü yüzde 3,6 oranında azaldı.

Genel görünüm, sanayi üretimindeki artışta özellikle imalat sektörünün belirleyici olduğunu ortaya koyarken, enerji sektöründeki daralma dikkat çekici bir unsur olarak öne çıktı.

Paylaşın

Reel Getiride Zirve Altının

TÜİK’in Mart 2026 verileri, finansal yatırım araçlarında dengelerin değiştiğini gösterdi. Kısa vadede mevduat faizi sınırlı da olsa reel getiri sağlarken, orta ve uzun vadede külçe altın açık ara öne çıktı; döviz ve BIST 100 ise yatırımcısına kaybettirdi.

Haber Merkezi / Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2026 yılı Mart ayına ilişkin Finansal Yatırım Araçlarının Reel Getiri Oranları verilerini açıkladı. Verilere göre, aylık bazda en yüksek reel getiri, yurt içi üretici fiyat endeksi (Yİ-ÜFE) ile indirgendiğinde yüzde 0,72, tüketici fiyat endeksi (TÜFE) ile indirgendiğinde ise yüzde 1,08 oranlarıyla mevduat faizi (brüt) oldu.

Yİ-ÜFE ile indirgendiğinde, yatırım araçlarından Amerikan doları yüzde 1,14, euro yüzde 3,37, devlet iç borçlanma senetleri (DİBS) yüzde 3,87, külçe altın yüzde 5,01 ve BIST 100 endeksi yüzde 8,77 oranlarında yatırımcısına kaybettirdi. TÜFE ile indirgendiğinde ise Amerikan doları yüzde 0,79, euro yüzde 3,03, DİBS yüzde 3,53, külçe altın yüzde 4,68 ve BIST 100 endeksi yüzde 8,45 oranlarında değer kaybı yaşadı.

Üç aylık değerlendirmede külçe altın, Yİ-ÜFE ile indirgendiğinde yüzde 10,03, TÜFE ile indirgendiğinde ise yüzde 7,57 oranlarında yatırımcısına en yüksek reel getiri sağlayan yatırım aracı olarak öne çıktı. Aynı dönemde euro, Yİ-ÜFE ile indirgendiğinde yüzde 5,03, TÜFE ile indirgendiğinde ise yüzde 7,15 oranlarında yatırımcısına en çok kaybettiren yatırım aracı oldu.

Altı aylık değerlendirmede de külçe altın, güçlü performansını sürdürdü. Bu dönemde Yİ-ÜFE ile indirgendiğinde yüzde 29,21, TÜFE ile indirgendiğinde ise yüzde 24,97 oranlarında yatırımcısına en yüksek reel getiri sağladı. Buna karşılık euro, Yİ-ÜFE ile indirgendiğinde yüzde 5,14, TÜFE ile indirgendiğinde ise yüzde 8,26 oranlarında yatırımcısına en fazla kaybettiren yatırım aracı olarak kayıtlara geçti.

Yıllık bazda değerlendirildiğinde de külçe altın, yatırımcısına en yüksek reel getiriyi sunan araç oldu. Yİ-ÜFE ile indirgendiğinde yüzde 54,39, TÜFE ile indirgendiğinde ise yüzde 51,10 oranlarında getiri sağlayan altın, diğer yatırım araçlarını geride bıraktı.

Yıllık değerlendirmede Yİ-ÜFE ile indirgendiğinde mevduat faizi (brüt) yüzde 4,20, DİBS yüzde 2,96 ve BIST 100 endeksi yüzde 0,27 oranlarında yatırımcısına reel getiri sağladı. Buna karşılık euro yüzde 0,52 ve Amerikan doları yüzde 7,04 oranlarında yatırımcısına kaybettirdi. TÜFE ile indirgendiğinde ise mevduat faizi (brüt) yüzde 1,98 ve DİBS yüzde 0,76 oranlarında reel getiri sağlarken; BIST 100 endeksi yüzde 1,86, euro yüzde 2,64 ve Amerikan doları yüzde 9,02 oranlarında yatırımcısına kayıp yaşattı.

Açıklanan veriler, kısa vadede mevduat faizinin öne çıktığını, orta ve uzun vadede ise külçe altının yatırımcısına en yüksek reel getiriyi sağlayan araç olmaya devam ettiğini ortaya koydu.

Paylaşın

İnşaatta Maliyet Baskısı Sürüyor

İnşaat sektöründe maliyetlerinde aylık ve yıllık bazda yükseliş sürerken, özellikle malzeme fiyatlarındaki artış dikkat çekti; işçilikteki sınırlı değişime rağmen toplam maliyetler yukarı yönlü seyrini korudu.

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) İnşaat Maliyet Endeksi, Şubat 2026 verilerini açıkladı. Buna göre inşaat maliyetleri, Şubat ayında bir önceki aya kıyasla yüzde 1,51 oranında artarken, geçen yılın aynı ayına göre artış oranı yüzde 25,72 olarak kaydedildi.

Aylık bazda incelendiğinde, malzeme endeksi yüzde 2,33 oranında yükselirken, işçilik endeksi yüzde 0,20 artış gösterdi. Yıllık verilerde ise malzeme endeksi yüzde 23,73, işçilik endeksi ise yüzde 29,12 oranında arttı.

Bina inşaatı maliyet endeksi de Şubat ayında bir önceki aya göre yüzde 1,25 oranında artış kaydetti. Yıllık bazda artış oranı yine yüzde 25,72 oldu. Bu alanda malzeme endeksi aylık yüzde 2,08 yükselirken, işçilik endeksi yüzde 0,04 oranında geriledi. Geçen yılın aynı dönemine göre ise malzeme maliyetleri yüzde 23,89, işçilik maliyetleri yüzde 28,74 arttı.

Bina dışı yapılar için inşaat maliyet endeksi ise aylık bazda yüzde 2,36 oranında artış gösterdi. Yıllık bazda bu kalemde de artış yüzde 25,72 olarak hesaplandı. Aylık değişimde malzeme endeksi yüzde 3,11, işçilik endeksi yüzde 1,03 arttı. Yıllık bazda ise malzeme endeksi yüzde 23,24, işçilik endeksi yüzde 30,46 oranında yükseldi.

Açıklanan veriler, inşaat sektöründe maliyet artışlarının özellikle malzeme kaleminde belirgin şekilde devam ettiğini ortaya koydu.

Paylaşın

Sanayi Sektöründe Çalışan Sayısı Yüzde 3,5 Azaldı

Ocak ayında ücretli çalışan sayısı yıllık olarak sanayi sektöründe yüzde 3,5 azalırken, inşaat sektöründe yüzde 0,3 ve ticaret-hizmet sektöründe yüzde 2,3 arttı.

Haber Merkezi / Bu tablo, istihdamın sanayiden hizmet sektörüne doğru kaymaya devam ettiğini ortaya koydu.

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Ücretli Çalışan İstatistikleri Ocak 2026 verilerini açıkladı. Verilere göre toplam ücretli çalışan sayısı, geçen yılın aynı ayına kıyasla yüzde 0,2 yükseldi.

2025 yılı Ocak ayında 15 milyon 410 bin 257 olan ücretli çalışan sayısı, 2026 yılı Ocak ayında 15 milyon 444 bin 683 kişiye ulaştı. Böylece toplam istihdamda sınırlı bir büyüme kaydedildi.

Sektörel dağılım incelendiğinde ise farklı eğilimler dikkat çekti. Sanayi sektöründe ücretli çalışan sayısı yıllık bazda yüzde 3,5 azaldı. Buna karşılık inşaat sektöründe yüzde 0,3, ticaret-hizmet sektöründe ise yüzde 2,3 artış gerçekleşti. Bu tablo, istihdamın sanayiden hizmet sektörüne doğru kaymaya devam ettiğini ortaya koydu.

Öte yandan veriler aylık bazda istihdamda gerilemeye işaret etti. Sanayi, inşaat ve ticaret-hizmet sektörleri toplamında ücretli çalışan sayısı 2026 yılı Ocak ayında bir önceki aya göre yüzde 0,4 azaldı.

Aylık değişime sektörel olarak bakıldığında sanayi sektöründe yüzde 0,5, inşaat sektöründe yüzde 2,1 düşüş yaşanırken, ticaret-hizmet sektöründe yüzde 0,1 artış kaydedildi.

Ekonomistler, özellikle sanayideki istihdam kaybının üretim ve talep koşullarındaki zayıflamayla ilişkili olabileceğine dikkat çekerken, hizmet sektöründeki artışın ise ekonomideki yapısal dönüşümün devam ettiğine işaret ettiğini belirtiyor.

Paylaşın

Hizmet Üretim Endeksi Ocak’ta Geriledi

Hizmet üretim endeksi ocak ayında yıllık bazda yüzde 0,4 gerilerken ulaştırma ve depolama sektöründeki düşüş dikkat çekti. Buna karşın bilgi-iletişim ile konaklama ve yiyecek hizmetlerindeki artış endeksteki gerilemeyi sınırladı.

Hizmet sektörünün genel performansını gösteren hizmet üretim endeksi, 2026 yılının Ocak ayında yıllık bazda düşüş kaydetti. Verilere göre hizmet üretim endeksi (2021=100), bir önceki yılın aynı ayına kıyasla yüzde 0,4 azaldı.

Alt sektörler incelendiğinde farklı eğilimler dikkat çekti. Ulaştırma ve depolama hizmetleri yıllık bazda yüzde 4,7 azalırken, konaklama ve yiyecek hizmetleri yüzde 5,9, bilgi ve iletişim hizmetleri ise yüzde 7,5 artış gösterdi. Buna karşılık gayrimenkul hizmetleri yüzde 1,3, mesleki, bilimsel ve teknik hizmetler yüzde 1,8 geriledi. İdari ve destek hizmetleri ise yüzde 0,1 ile sınırlı bir artış kaydetti.

Endeks aylık bazda da hafif bir düşüş gösterdi. 2026 yılı Ocak ayında hizmet üretim endeksi bir önceki aya göre yüzde 0,2 azaldı.

Aylık değişimde ulaştırma ve depolama hizmetleri yüzde 4,3 düşüş yaşarken, diğer birçok alt sektörde artış gözlendi. Konaklama ve yiyecek hizmetleri yüzde 0,6, bilgi ve iletişim hizmetleri yüzde 3,6, gayrimenkul hizmetleri yüzde 4,4, mesleki, bilimsel ve teknik hizmetler yüzde 5,5 ve idari ve destek hizmetleri yüzde 1,7 artış gösterdi.

Veriler, hizmet sektöründe genel endeksin sınırlı gerilemesine rağmen bazı alt sektörlerde toparlanma eğiliminin sürdüğüne işaret etti.

Paylaşın

Altın Ve Borsa Kazandırdı, Dolar Kaybettirdi

Finans piyasalarında yatırımcıların yüzünü güldüren ve kayıpları minimize eden araçlar belli oldu. Son verilere göre, BIST 100 endeksi ve külçe altın, farklı dönemlerde yatırımcısına en yüksek reel getiriyi sağlayan araçlar olarak öne çıktı.

Haber Merkezi / Mart ayında BIST 100 endeksi, yurt içi üretici fiyat endeksi (Yİ-ÜFE) ile indirgendiğinde yüzde 7,61, tüketici fiyat endeksi (TÜFE) ile indirgendiğinde ise yüzde 7,06 oranında yatırımcısına kazandırdı. Aynı dönemde külçe altın Yİ-ÜFE’ye göre yüzde 5,57, TÜFE’ye göre yüzde 5,03 oranında reel getiri sağlarken, mevduat faizi yatırımcıya sınırlı kazanç sunabildi. Amerikan Doları, Euro ve devlet iç borçlanma senetleri (DİBS) ise yatırımcısına kaybettirdi.

Üç aylık değerlendirmede BIST 100 endeksi, Yİ-ÜFE ile indirgendiğinde yüzde 21,15, TÜFE ile indirgendiğinde ise yüzde 17,85 oranlarında yatırımcısına en yüksek reel getiriyi sundu. Bu dönemde Amerikan Doları ise en çok değer kaybeden yatırım aracı oldu.

Altı aylık süreçte ise külçe altın yatırımcısına adeta güvenli liman oldu. Yİ-ÜFE ile indirgendiğinde yüzde 48,45, TÜFE ile indirgendiğinde yüzde 42,09 oranlarında kazandıran altın, Amerikan Doları karşısında yatırımcısına kaybettiren araçlar arasında yer aldı.

Yıllık değerlendirmede de tablo benzer şekilde şekillendi. Külçe altın, Yİ-ÜFE’ye göre yüzde 67,25, TÜFE’ye göre yüzde 62,20 oranlarında yatırımcısına en yüksek reel getiriyi sağladı. BIST 100 endeksi ve Euro da yatırımcıya makul kazançlar sunarken, Amerikan Doları yıllık bazda yatırımcısına kaybettirdi.

Finans uzmanları, yatırımcılara portföylerini çeşitlendirerek riskleri minimize etmeleri ve enflasyon karşısında reel getiri sağlayan araçlara yönelmeleri gerektiğini vurguluyor. Özellikle altın ve BIST 100 endeksi, farklı endekslerle kıyaslandığında yatırımcısına hem kısa hem de uzun vadede avantaj sağlıyor.

Paylaşın

Türkiye Nüfusu 86 Milyonu Aştı: Yaşlanma Eğilimi Güçleniyor

Türkiye nüfusu, iki bin yirmi beş yılı sonunda bir önceki yıla göre artarak seksen altı milyonun üzerine çıktı. Erkek ve kadın nüfus oranları birbirine çok yakın seyrederken, kentlerde yaşayanların oranı yüzde doksan üçünün üzerine yükseldi.

Haber Merkezi / Veriler, Türkiye’de nüfusun giderek yaşlandığını, ortanca yaşın arttığını ve çalışma çağındaki nüfusun çocuk ve yaşlılara bakma yükünün yükselmeye devam ettiğini ortaya koydu.

Türkiye’de ikamet eden nüfus, 31 Aralık 2025 itibarıyla bir önceki yıla göre 427 bin 224 kişi artarak 86 milyon 92 bin 168 kişiye ulaştı. Toplam nüfusun yüzde 50,02’sini erkekler, yüzde 49,98’ini kadınlar oluşturdu. Erkek nüfus 43 milyon 59 bin 434, kadın nüfus ise 43 milyon 32 bin 734 kişi olarak kayıtlara geçti.

Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi (ADNKS) sonuçlarına göre, Türkiye’de ikamet eden yabancı nüfus da artış gösterdi. Yabancı nüfus, bir önceki yıla göre 38 bin 968 kişi artarak 1 milyon 519 bin 515 oldu. Bu nüfusun yüzde 49,3’ü erkek, yüzde 50,7’si kadınlardan oluştu.

Yıllık nüfus artış hızı, 2024 yılında binde 3,4 iken 2025 yılında binde 5 olarak gerçekleşti. Kentleşme oranı da artmaya devam etti. İl ve ilçe merkezlerinde yaşayanların oranı yüzde 93,6’ya yükselirken, belde ve köylerde yaşayanların oranı yüzde 6,4’e geriledi.

Mekânsal Adres Kayıt Sistemi (MAKS) ile yapılan yeni sınıflamaya göre, Türkiye nüfusunun yüzde 67,5’i yoğun kent, yüzde 15,8’i orta yoğun kent ve yüzde 16,8’i kırsal alanlarda yaşıyor.

33 İlin Nüfusu Azaldı

2025 yılında 33 ilin nüfusunda azalma görüldü. İstanbul’un nüfusu 52 bin 451 kişi artarak 15 milyon 754 bin 53 oldu. İstanbul’u sırasıyla Ankara (5 milyon 910 bin 320), İzmir (4 milyon 504 bin 185), Bursa (3 milyon 263 bin 11) ve Antalya (2 milyon 777 bin 677) izledi.

En az nüfusa sahip il 82 bin 836 kişiyle Bayburt oldu. Bayburt’u Tunceli, Ardahan, Gümüşhane ve Kilis takip etti.

İlçelere göre nüfus dağılımında İstanbul’un Esenyurt ilçesi 1 milyon 3 bin 905 kişiyle ilk sırada yer aldı. Böylece Türkiye’de ilk kez bir ilçenin nüfusu 1 milyonun üzerine çıktı. Esenyurt’u Gaziantep’in Şahinbey, Ankara’nın Çankaya ve Keçiören, Gaziantep’in Şehitkamil ilçeleri izledi.

Nüfus piramitleri, Türkiye’de yaşlı nüfusun arttığını ve ortanca yaşın yükseldiğini ortaya koydu. Ortanca yaş, 2024 yılında 34,4 iken 2025 yılında 34,9’a yükseldi. Erkeklerde ortanca yaş 34,2, kadınlarda ise 35,7 olarak belirlendi.

İllere göre ortanca yaş dağılımında Sinop 44 ile en yaşlı il oldu. Sinop’u Giresun ve Kastamonu izlerken, Şanlıurfa 21,8 ile en genç nüfusa sahip il olarak kaydedildi.

Çalışma çağındaki (15-64 yaş) nüfusun oranı yüzde 68,5’e yükselirken, çocuk nüfus oranı yüzde 20,4’e geriledi. 65 yaş ve üzeri nüfusun oranı ise yüzde 11,1’e çıktı.

Toplam yaş bağımlılık oranı yüzde 46 olarak hesaplandı. Buna göre, 2025 yılında Türkiye’de çalışma çağındaki her 100 kişi, 29,7 çocuğa ve 16,2 yaşlıya bakıyor.

Türkiye genelinde kilometrekareye düşen kişi sayısı 112 oldu. İstanbul, kilometrekareye düşen 2 bin 943 kişiyle nüfus yoğunluğu en yüksek il oldu. Tunceli, kilometrekareye düşen 11 kişiyle nüfus yoğunluğu en düşük il olarak kayıtlara geçti.

Paylaşın