TÜİK’e Göre Ücretli Çalışan Sayısı Yüzde 1,7 Arttı

TÜİK verilerine göre sanayi, inşaat ve ticaret-hizmet sektörlerinin toplamında ücretli çalışan sayısı, Temmuz 2026’da geçen yılın aynı ayına göre yüzde 1,7 artarak 16 milyon 393 bin 563’e yükseldi.

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Temmuz 2026 dönemine ilişkin Ücretli Çalışan İstatistikleri’ni açıkladı.

Buna göre, sanayi, inşaat ve ticaret-hizmet sektörleri toplamında ücretli çalışan sayısı, Temmuz 2026’da geçen yılın aynı ayına göre yüzde 1,7 arttı. Ücretli çalışan sayısı, Temmuz 2025’te 16 milyon 114 bin 128 kişi iken, Temmuz 2026’da 16 milyon 393 bin 563 kişiye çıktı.

Sektörler bazında yıllık değişime bakıldığında, Temmuz 2026’da ücretli çalışan sayısı sanayi sektöründe yüzde 1,5 azalırken, inşaat sektöründe yüzde 3,5, ticaret-hizmet sektöründe ise yüzde 3,1 arttı.

Sanayi, inşaat ve ticaret-hizmet sektörleri toplamında ücretli çalışan sayısı, Temmuz 2026’da bir önceki aya göre değişmedi.

Sektörler bazında ise ücretli çalışan sayısı aylık olarak sanayide yüzde 0,1 azalırken, inşaat sektöründe değişim göstermedi. Ticaret-hizmet sektöründe ise ücretli çalışan sayısı yüzde 0,1 arttı.

Paylaşın

Konut Satışları Yüzde 13,3 Azaldı

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Ağustos ayı Konut ve İş Yeri Satış İstatistikleri’ni açıkladı. Konut satışları Ağustos ayında bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 13,3 azalarak 127 bin 410 oldu.

Türkiye genelinde ilk el konut satışları, Ağustos ayında geçen yılın aynı ayına göre yüzde 4,5 azalarak 44 bin 378’e geriledi. İkinci el konut satışları ise yüzde 19,4 azalarak 83 bin 32 oldu.

Toplam konut satışları içinde ilk el konut satışlarının payı yüzde 34,8, ikinci el konut satışlarının payı yüzde 65,2 olarak gerçekleşti.

Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış verilere göre, bir önceki aya kıyasla ilk el konut satışları yüzde 3,5, ikinci el konut satışları ise yüzde 0,7 arttı.

Türkiye genelinde ipotekli konut satışları, Ağustos ayında bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 7,2 artarak 22 bin 131 oldu. Diğer konut satışları ise yüzde 18,3 azalarak 105 bin 279 olarak gerçekleşti.

Toplam konut satışları içinde ipotekli satışların payı yüzde 17,4, diğer satışların payı yüzde 82,6 oldu.

Yabancılara yapılan konut satışları Ağustos ayında geçen yılın aynı ayına göre yüzde 0,1 artarak 1.938 oldu. Yabancılara yapılan konut satışlarının toplam konut satışları içindeki payı yüzde 1,5 olarak kaydedildi.

Ocak-Ağustos döneminde yabancılara yapılan konut satışları ise bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 6,3 azalarak 13 bin 141 oldu.

Ağustos ayında uyruklarına göre en fazla konut satışı 343 ile Rusya Federasyonu vatandaşlarına yapıldı. Rusya Federasyonu’nu 147 satışla Ukrayna ve 140 satışla İran vatandaşları izledi.

İlk el iş yeri satışları arttı

Türkiye genelinde ilk el iş yeri satışları Ağustos ayında bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 5,2 artarak 5 bin 172 oldu. İkinci el iş yeri satışları ise yüzde 11,1 azalarak 10 bin 765 olarak gerçekleşti.

İpotekli iş yeri satışları, Ağustos ayında geçen yılın aynı ayına göre yüzde 67,6 artarak 652’ye yükseldi. Diğer iş yeri satışları ise yüzde 8,1 azalarak 15 bin 285 oldu.

Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış verilere göre, bir önceki aya kıyasla ilk el iş yeri satışları yüzde 5 azalırken, ikinci el iş yeri satışlarında değişim gerçekleşmedi.

Paylaşın

Tarımda Üretici Enflasyonu Yüzde 21,91

Tarım ürünleri üretici fiyatları, ağustosta bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 21,91 arttı. Tarım sektöründe üretici fiyatlarının yıllık bazda yüksek seyretmesi, gıda fiyatları üzerindeki enflasyon baskısının önemli göstergelerinden biri olarak öne çıktı.

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Tarım Ürünleri Üretici Fiyat Endeksi’nin (Tarım-ÜFE) Ağustos 2026 sonuçlarını açıkladı.

Verilere göre tarım ürünleri üretici fiyatları, ağustosta bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 21,91 arttı. Tarım-ÜFE, bir önceki aya göre yüzde 0,93 gerilerken, yılın başından bu yana yüzde 9,20 yükseldi. On iki aylık ortalamalara göre artış ise yüzde 33,47 olarak gerçekleşti.

Yıllık bazda en yüksek fiyat artışı yüzde 69,99 ile sebze ve kavun-karpuz, kök ve yumrular grubunda görüldü. Aylık bazda ise tropikal ve subtropikal meyvelerde yüzde 153,75’lik artış dikkat çekti.

Tarım sektöründe üretici fiyatlarının yıllık bazda yüksek seyretmesi, gıda fiyatları üzerindeki enflasyon baskısının önemli göstergelerinden biri olarak öne çıktı.

Paylaşın

İnşaat Maliyetleri Yüzde 28,33 Arttı

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2026 yılı Temmuz ayına ilişkin İnşaat Maliyet Endeksi verilerini açıkladı. Buna göre inşaat maliyet endeksi, Temmuz ayında bir önceki aya göre yüzde 1,15, geçen yılın aynı ayına göre ise yüzde 28,33 arttı.

Endeksteki yıllık artışta hem malzeme hem de işçilik maliyetlerindeki yükseliş etkili oldu. Temmuz ayında bir önceki aya göre malzeme endeksi yüzde 1,28, işçilik endeksi ise yüzde 0,92 arttı. Yıllık bazda değerlendirildiğinde ise malzeme endeksindeki artış yüzde 27,13, işçilik endeksindeki artış yüzde 30,51 olarak gerçekleşti.

Bina inşaatı maliyet endeksi de Temmuz ayında yükselişini sürdürdü. Endeks, bir önceki aya göre yüzde 1,08 artarken, geçen yılın aynı ayına göre yüzde 28,37 yükseldi.

Bu dönemde bina inşaatlarında malzeme endeksi aylık bazda yüzde 1,21, işçilik endeksi ise yüzde 0,86 arttı. Yıllık bazda ise malzeme maliyetlerindeki artış yüzde 27,34 olurken, işçilik maliyetleri yüzde 30,19 yükseldi.

Bina Dışı Yapılarda İşçilik Maliyeti Daha Hızlı Arttı

Bina dışı yapılar için inşaat maliyet endeksinde de yükseliş görüldü. Endeks, Temmuz ayında bir önceki aya göre yüzde 1,38, geçen yılın aynı ayına göre ise yüzde 28,19 arttı.

Bina dışı yapılarda malzeme endeksi aylık bazda yüzde 1,49, işçilik endeksi ise yüzde 1,15 yükseldi. Yıllık bazda ise malzeme endeksi yüzde 26,50, işçilik endeksi yüzde 31,65 arttı.

İşçilik Maliyetlerindeki Artış Dikkat Çekti

TÜİK verileri, özellikle yıllık bazda işçilik maliyetlerindeki artışın malzeme maliyetlerini geride bıraktığını gösterdi. Genel inşaat maliyetlerinde işçilik endeksi yıllık yüzde 30,51 artarken, malzeme endeksindeki yükseliş yüzde 27,13 oldu.

Bina dışı yapılarda ise işçilik maliyetlerindeki yıllık artış yüzde 31,65’e ulaşarak en yüksek artış oranına sahip kalem olarak öne çıktı.

Temmuz ayı verileri, inşaat sektöründe maliyet baskısının devam ettiğini ortaya koyarken, özellikle işçilik giderlerindeki yükselişin sektörün maliyet yapısı üzerindeki etkisini sürdürdüğüne işaret etti.

Paylaşın

Enflasyonda TÜİK Ve ENAG Farkı: Rakamlar Yine Aynı Noktada Buluşmadı

Türkiye’de milyonlarca vatandaşın yakından takip ettiği enflasyon verileri, TÜİK ve ENAG tarafından açıklanan rakamlarla yeniden gündemin merkezine oturdu. Ağustos ayında fiyat artışları devam ederken, iki kurumun hesaplamaları arasındaki fark da dikkat çekti.

Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) açıkladığı verilere göre tüketici fiyat endeksi (TÜFE), Ağustos 2026’da bir önceki aya göre yüzde 1,84 arttı. Yıllık enflasyon ise yüzde 31,51 olarak gerçekleşti. Yılbaşından bu yana tüketici fiyatlarındaki toplam artış yüzde 22,07 seviyesine ulaşırken, on iki aylık ortalamalara göre enflasyon yüzde 31,79 oldu.

ENAG’ın hesapladığı Tüketici Fiyat Endeksi’nde (E-TÜFE) ise tablo daha yüksek bir fiyat artışına işaret etti. ENAG’a göre Ağustos ayında tüketici fiyatları aylık bazda yüzde 2,24 yükseldi. Son 12 aylık enflasyon ise yüzde 49,03 olarak hesaplandı.

Ağustos verileri, TÜİK ile ENAG arasındaki enflasyon farkının devam ettiğini bir kez daha ortaya koydu.

TÜİK yıllık enflasyonu yüzde 31,51 olarak açıklarken, ENAG aynı dönem için yüzde 49,03’lük bir artış hesapladı. Böylece iki kurumun yıllık enflasyon rakamları arasında 17,52 puanlık fark oluştu.

Aylık verilerde de benzer bir ayrışma yaşandı. TÜİK’in yüzde 1,84’lük artışına karşılık ENAG yüzde 2,24’lük yükseliş açıkladı.

En fazla artış konut ve temel harcamalarda

TÜİK verilerine göre Ağustos ayında yıllık fiyat artışlarında özellikle konut, ulaştırma ve gıda grupları öne çıktı.

Konut, su, elektrik, gaz ve diğer yakıtlar grubunda yıllık artış yüzde 39,77 olurken, ulaştırmada yüzde 35,08, gıda ve alkolsüz içeceklerde ise yüzde 33,79 artış kaydedildi. Bu üç ana harcama grubunun yıllık enflasyona katkısı da yüksek oldu.

Vatandaşın günlük yaşamında doğrudan karşılaştığı kira, gıda, ulaşım ve enerji gibi kalemlerdeki fiyat artışları, enflasyon tartışmalarının önümüzdeki dönemde de gündemde kalacağının işaretini verdi.

Ağustos enflasyonunun açıklanmasının ardından gözler Eylül ayı fiyat hareketlerine çevrildi. Özellikle gıda, enerji, kira ve ulaştırma kalemlerinde yaşanabilecek değişimler, yılın geri kalanındaki enflasyon görünümü açısından önem taşıyor.

Ekonomi yönetiminin dezenflasyon politikası açısından da Ağustos rakamları yakından takip ediliyor. Yıllık TÜFE’nin yüzde 31,51’e gerilemesine rağmen aylık fiyat artışının sürmesi, enflasyonla mücadelenin henüz tamamlanmadığını gösteriyor. Piyasa değerlendirmelerinde ise yıl sonu enflasyon beklentileri açısından Eylül ve sonraki aylarda gerçekleşecek aylık artışların belirleyici olacağı belirtiliyor.

Öte yandan TÜİK ve ENAG arasındaki belirgin fark, Türkiye’de enflasyonun ölçümü ve vatandaşın hissettiği hayat pahalılığı arasındaki tartışmayı da yeniden gündeme taşıyor.

Paylaşın

Hizmet Enflasyonu Yüzde 35,94

Hizmet sektöründe yıllık enflasyon yüzde 35,94’e ulaştı. Veriler, hizmet sektöründeki fiyat artışlarının geniş bir alana yayıldığını ve yukarı yönlü seyrin sürdüğünü ortaya koydu.

Haber Merkezi / Türkiye İstatistik Kurumu, 2026 yılı Mart ayına ilişkin Hizmet Üretici Fiyat Endeksi (H-ÜFE) verilerini açıkladı. Buna göre endeks, yıllık bazda yüzde 35,94, aylık bazda ise yüzde 4,06 oranında artış kaydetti.

Açıklanan verilere göre H-ÜFE, bir önceki yılın Aralık ayına kıyasla yüzde 14,47 yükselirken, on iki aylık ortalamalara göre artış oranı yüzde 35,63 olarak gerçekleşti.

Alt sektörler incelendiğinde, yıllık bazda en yüksek artış yüzde 40,30 ile gayrimenkul hizmetlerinde görüldü. Ulaştırma ve depolama hizmetlerinde yüzde 38,26, mesleki, bilimsel ve teknik hizmetlerde %36,52, idari ve destek hizmetlerde yüzde 34,36 artış kaydedildi. Konaklama ve yiyecek hizmetleri yüzde 32,31, bilgi ve iletişim hizmetleri ise yüzde 32,54 oranında yükseldi.

Aylık bazda ise en dikkat çekici artış yüzde 7,01 ile ulaştırma ve depolama hizmetlerinde yaşandı. Gayrimenkul hizmetleri yüzde 4,19, idari ve destek hizmetler yüzde 3,96 artış gösterirken; bilgi ve iletişim hizmetleri yüzde 1,86, konaklama ve yiyecek hizmetleri yüzde 1,78, mesleki, bilimsel ve teknik hizmetler ise yüzde 0,92 oranında yükseldi.

Mart ayı verileri, hizmet sektöründeki fiyat artışlarının geniş bir alana yayıldığını ve yukarı yönlü seyrin sürdüğünü ortaya koydu.

Paylaşın

TÜİK’e Göre İşsizlik Oranı Yüzde 31,5

Zamana bağlı eksik istihdam, potansiyel işgücü ve işsizlerden oluşan atıl işgücü oranı mart ayında 1,6 puan artarak yüzde 31,5’e çıktı. Atıl işgücü oranındaki yükselişin işgücü piyasasında yapısal sorunların sürdüğüne işaret etti.

Haber Merkezi / Türkiye İstatistik Kurumu, 2026 yılı Mart ayına ilişkin işgücü istatistiklerini açıkladı. Hanehalkı İşgücü Araştırması sonuçlarına göre, 15 ve üzeri yaştaki işsiz sayısı bir önceki aya göre 96 bin kişi azalarak 2 milyon 873 bine geriledi. İşsizlik oranı ise 0,3 puan düşerek yüzde 8,1 seviyesinde gerçekleşti.

İşsizlik oranı erkeklerde yüzde 6,8, kadınlarda ise yüzde 10,7 olarak tahmin edildi.

İstihdamda ise artış kaydedildi. Mart ayında istihdam edilenlerin sayısı 226 bin kişi artarak 32 milyon 425 bine yükseldi. İstihdam oranı da 0,3 puan artışla yüzde 48,5 oldu. Bu oran erkeklerde yüzde 66,0, kadınlarda ise yüzde 31,5 olarak kaydedildi.

İşgücü, aynı dönemde 129 bin kişi artarak 35 milyon 298 bine ulaştı. İşgücüne katılma oranı ise yüzde 52,8’e yükseldi. Erkeklerde bu oran yüzde 70,8 olurken, kadınlarda yüzde 35,3 olarak hesaplandı.

Genç nüfusta (15-24 yaş) işsizlik oranı da geriledi. Bir önceki aya göre 0,5 puan düşen genç işsizlik oranı yüzde 15,3 olarak gerçekleşti. Bu yaş grubunda işsizlik oranı erkeklerde yüzde 12,8, kadınlarda ise yüzde 20,4 oldu.

Öte yandan, haftalık ortalama fiili çalışma süresi 0,8 saat azalarak 41,7 saate düştü.

Atıl işgücü oranı ise yükseldi. Zamana bağlı eksik istihdam, potansiyel işgücü ve işsizlerden oluşan atıl işgücü oranı Mart ayında 1,6 puan artarak yüzde 31,5’e çıktı. Alt göstergelere göre, zamana bağlı eksik istihdam ve işsizlerin bütünleşik oranı yüzde 21,0, işsiz ve potansiyel işgücünün bütünleşik oranı ise yüzde 20,4 olarak hesaplandı.

Mart ayı verileri, işsizlikte düşüş ve istihdamda artış yaşanmasına rağmen, atıl işgücü oranındaki yükselişin işgücü piyasasında yapısal sorunların sürdüğüne işaret etti.

Paylaşın

Ekonomiye Güven Nisan Ayında Geriledi

Ekonomik güven endeksi, mart ayında 97,9 iken nisan ayında 96,4 seviyesine geriledi. Endeksin 100’den büyük olması genel ekonomik duruma ilişkin iyimserliği, 100’den küçük olması ise genel ekonomik duruma ilişkin kötümserliği gösteriyor.

Haber Merkezi / Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Nisan 2026 dönemine ilişkin Ekonomik Güven Endeksi verilerini açıkladı. Buna göre ekonomik güven endeksi, Mart ayında 97,9 iken Nisan ayında yüzde 1,5 oranında azalarak 96,4 seviyesine geriledi.

Alt endeksler incelendiğinde farklı yönlü hareketler dikkat çekti. Tüketici güven endeksi Nisan ayında yüzde 0,5 artış göstererek 85,5 değerine yükseldi.

Reel kesim (imalat sanayi) güven endeksi ise yüzde 1,4 oranında düşüşle 98,6 seviyesine indi. Hizmet sektörü güven endeksi de yüzde 3,1 azalarak 109,7 olarak kaydedildi. Perakende ticaret sektörü güven endeksi yüzde 1,8 düşüşle 111,6’ya gerilerken, inşaat sektörü güven endeksi ise yüzde 3,6 artış göstererek 83,6 seviyesine yükseldi.

Veriler, ekonomik güvende genel bir gerilemeye işaret ederken sektörler arasında farklı yönlü eğilimlerin sürdüğünü ortaya koydu.

Ekonomik güven endeksi nedir ve neden önemlidir?

Ekonomik güven endeksi, tüketici ve üreticilerin genel ekonomik duruma ilişkin değerlendirme, beklenti ve eğilimlerini özetleyen bir bileşik endekstir. Endeks, mevsim etkilerinden arındırılmış tüketici güven endeksi, reel kesim, hizmet, perakende ticaret ve inşaat sektörleri güven endekslerinin alt endekslerinin ağırlıklandırılarak birleştirilmesinden oluşmaktadır.

Ekonomik güven endeksi hesaplamasında, her bir sektörün ağırlığı o sektörün normalleştirilmiş alt endekslerine eşit dağıtılarak uygulanmakta, güven endekslerine doğrudan uygulanmamaktadır. Bu kapsamda tüketici, reel kesim, hizmet, perakende ticaret ve inşaat sektörlerine ait toplam 20 alt endeks hesaplamada kullanılmaktadır.

Ekonomik güven endeksinin hesaplamasında kullanılan alt endeksler her ayın ilk iki haftasında derlenen veriler kullanılarak hesaplanmaktadır. Ekonomik güven endeksinin 100’den büyük olması genel ekonomik duruma ilişkin iyimserliği, 100’den küçük olması ise genel ekonomik duruma ilişkin kötümserliği göstermektedir.

Paylaşın

Tüketicinin Ekonomiye Güveni Nisan’da Arttı

Mart ayında 85,0 puan olan tüketici güven endeksi, Nisan ayında 85,5 seviyesine yükseldi. Tüketici güven endeksinin 100’den büyük olması tüketici güveninde iyimser durumu, 100’den küçük olması tüketici güveninde kötümser durumu göstermektedir.

Haber Merkezi / Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Nisan 2026 dönemine ilişkin Tüketici Güven Endeksi verilerini açıkladı. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası iş birliğiyle yürütülen Tüketici Eğilim Anketi sonuçlarına göre hesaplanan endeks, sınırlı da olsa yükseliş gösterdi.

Mart ayında 85,0 seviyesinde bulunan Tüketici Güven Endeksi, Nisan ayında yüzde 0,5 oranında artarak 85,5’e çıktı. Açıklanan veriler, tüketici güveninde temkinli bir toparlanmaya işaret ederken, endeksin hâlen 100 eşik değerinin altında kalması, tüketicilerin genel ekonomik duruma ilişkin ihtiyatlı duruşunu sürdürdüğünü ortaya koydu.

Ekonomistler, endeksteki sınırlı artışın hanehalkının mevcut ekonomik koşullara dair beklentilerinde kısmi bir iyileşmeye işaret ettiğini belirtirken, kalıcı bir güven artışı için daha güçlü ekonomik göstergelere ihtiyaç duyulduğunu ifade ediyor.

Tüketici güven endeksi nedir ve neden önemlidir?

Tüketici güven endeksi, aylık tüketici eğilim anketi ile tüketicilerin maddi durum ve genel ekonomiye ilişkin mevcut durum değerlendirmeleri ile gelecek dönem beklentileri, harcama ve tasarruf eğilimleri ölçülmektedir.

Anket sonuçlarından hesaplanan tüketici güven endeksi 0-200 aralığında değer alabilmektedir. Tüketici güven endeksinin 100’den büyük olması tüketici güveninde iyimser durumu, 100’den küçük olması tüketici güveninde kötümser durumu göstermektedir.

Tüketici eğilimine ilişkin endekslerden, tüketimin finansmanı amacıyla borç kullanma ihtimali endeksinin artması iyimser durumu, azalması ise kötümser durumu göstermektedir.

Benzer şekilde tüketici fiyatlarının değişimine ilişkin düşünce ve beklenti endekslerinin artması tüketici fiyatlarında düşüş düşüncesini/beklentisini, azalması ise tüketici fiyatlarında artış düşüncesini /  beklentisini göstermektedir. İşsiz sayısı beklentisi endeksinin artması işsiz sayısında azalma beklendiğini, endeksin azalması ise işsiz sayısında artış beklendiğini ifade etmektedir.

Paylaşın

Yurt Dışı Üretici Enflasyonu Yüzde 35,40

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) Mart 2026 verilerine göre, Yurt Dışı Üretici Fiyat Endeksi’nde (YD-ÜFE) bir önceki aya göre yüzde 3,94 artarken, yıllık bazda artış yüzde 35,40 olarak kaydedildi.

Endeks, yılın ilk üç ayında yüzde 10,73 yükselirken, on iki aylık ortalamalara göre artış oranı yüzde 30,23 oldu. Veriler, özellikle küresel maliyet baskılarının ihracat fiyatlarına yansımaya devam ettiğini gösterdi.

Sanayinin alt sektörlerinde ise dikkat çekici farklılaşmalar görüldü. Yıllık bazda madencilik ve taş ocakçılığı sektöründe fiyat artışı yüzde 53,25’e ulaşırken, imalat sanayindeki artış yüzde 35,10 seviyesinde gerçekleşti.

Ana sanayi grupları incelendiğinde, en yüksek yıllık artışın yüzde 88,91 ile enerji grubunda yaşanması öne çıktı. Dayanıklı tüketim mallarında yüzde 39,86, dayanıksız tüketim mallarında yüzde 39,45, ara mallarında yüzde 29,85 ve sermaye mallarında yüzde 27,93 oranında artış kaydedildi.

Aylık bazda da enerji fiyatlarındaki sert yükseliş dikkat çekti. Mart ayında enerji grubu yüzde 58,87 artış gösterirken, imalat sanayi yüzde 3,98, madencilik ve taş ocakçılığı ise yüzde 1,97 artış kaydetti. Ana sanayi gruplarında ise ara malları yüzde 1,91, dayanıklı tüketim malları yüzde 0,90 ve dayanıksız tüketim malları yüzde 0,99 artarken, sermaye mallarında yüzde 0,07’lik sınırlı bir düşüş yaşandı.

Açıklanan veriler, özellikle enerji maliyetlerindeki keskin artışın YD-ÜFE üzerinde belirleyici olduğunu ortaya koyarken, uzmanlar bu eğilimin ihracat fiyatları ve rekabet gücü üzerinde etkili olabileceğine dikkat çekiyor.

Paylaşın