‘Sosyalist Güç Birliği’ İttifakı Kuruldu: Birlikte Yürüyeceğiz

Devrim Hareketi (DH), Sol Parti, Türkiye Komünist Partisi (TKP) ve Türkiye Komünist Hareketi (TKH) Millet İttifakı ve Cumhur İttifakı’ndan sonra üçüncü ittifak olan Sosyalist Güç Birliği’ni kurdu.

Haber Merkezi / Ankara’daki Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB) Makina Mühendisleri Odası’nda (MMO) yapılan basın toplantısıyla kuruluşunu ilan eden ittifak “Ülkemizin Geleceğine Birlikte Sahip Çıkıyoruz” sloganıyla da kamuoyuna çağrı yaptı.

Prof. Dr. Gamze Yücesan Özdemir tarafından okunan bildiride, “Biz aşağıda imzası olanlar, bu bilinçle ülkemizin eşit, özgür ve bağımsız geleceği için birlikte hareket etmek, emekçi halkın hayati sorunlarının kaynağına karşı ortak bir mücadele geliştirmek üzere aşağıdaki temel mücadele hedefleri doğrultusunda bir araya geliyoruz. Tüm yurtsever insanlarımızı ülkemizin geleceğine birlikte sahip çıkmaya çağırıyoruz” denildi.

“AKP’nin yarattığı bu felaketle bütünlüklü bir hesaplaşma geniş emekçi halk kesimleri için adeta bir hayat memat meselesine dönüşmüştür” denilen ortak açıklamada, ”Buna karşı Millet İttifakı’nın sağ ve sermaye yanlısı karakteri ile politikalarının da ülkemizin ve halkımızın gerçek sorunlarına çözüm olamayacağı açıktır” ifadelerine yer verildi.

Bildirinin tamamında ise şu ifadeler yer aldı;

“Cumhuriyet tarihinin en kritik dönemlerinden birinden geçiyoruz.

AKP, yirmi yıllık iktidarı boyunca Cumhuriyet’in kazanımlarını tek tek ortadan kaldırarak tam boy piyasacı ve işbirlikçi bir siyasal İslamcı rejimi kurdu. Sermaye yanlısı uygulamalarıyla emperyalist-kapitalist sistemin ülkemiz üzerindeki boyunduruğunu güçlendirdi. Hak ve özgürlükleri tümüyle ortadan kaldırarak sürdürülen bu sömürü ve baskı düzeni ülkemizi sonu gelmez bir felakete sürükledi.

Bu durum bugün ülkenin en temel sorunu haline gelmiş, AKP’nin yarattığı bu felaketle bütünlüklü bir hesaplaşma geniş emekçi halk kesimleri için adeta bir hayat memat meselesine dönüşmüştür.

Buna karşı Millet İttifakı’nın sağ ve sermaye yanlısı karakteri ile politikalarının da ülkemizin ve halkımızın gerçek sorunlarına çözüm olamayacağı açıktır.

Bu tablo halkımız için bir çıkış yolu sunmamaktadır. Her türlü hile ve zorbalığa başvuracağı açık olan gerici iktidardan ülkemizin kurtulması ancak ilerici toplumsal kesimlerin örgütlü ve dinamik mücadelesiyle sağlanabilir.

Önümüzdeki kritik eşikte bu halk düşmanı rejime son vermek için, yirmi yıldır AKP’ye ve onun temsil ettiği bu düzene karşı mücadelenin her aşamasında olduğu gibi, bugün de üzerimize düşen sorumlulukları eksiksiz yerine getireceğiz. Biz aşağıda imzası olanlar, bu bilinçle ülkemizin eşit, özgür ve bağımsız geleceği için birlikte hareket etmek, emekçi halkın hayati sorunlarının kaynağına karşı ortak bir mücadele geliştirmek üzere aşağıdaki temel mücadele hedefleri doğrultusunda bir araya geliyoruz. Tüm yurtsever insanlarımızı ülkemizin geleceğine birlikte sahip çıkmaya çağırıyoruz:

Yarınlarımızı sermaye çetelerinin, tarikatların, bir avuç haraminin ve emperyalizmin pençesinden gerçekten kurtararak emekçilerin laik, demokratik, bağımsız cumhuriyetini kurmanın yolu da buradan geçecektir.

1- Ülkenin ve halkın geleceği hakkında tüm kararların, yerli ve yabancı sermaye ile gericiliğin ve emperyalizmin çıkarlarını temsil eden, siyasi iktidarın tek bir kişide toplandığı bu ucube rejim ortadan kaldırılmalıdır. Emekçi halkın siyasete güçlü bir biçimde katılımını sağlayacak, seçim sistemi de dâhil olmak üzere, bütünlüklü bir mekanizma kurulmalıdır.

2- İnsanın insanı sömürdüğü, eşitsizlik ve adaletsizliğin her gün daha da derinleştiği bu toplumsal ve siyasi düzeni reddediyoruz. Sermaye ve patronların zenginleştiği, emekçilerin her geçen gün yoksullaştığı kriz koşulları hızlı bir çöküşü de işaret etmektedir. Bu gidişi tersine çevirmek, sömürünün ve işsizliğin ortadan kaldırılacağı, insanca bir yaşamın kurulacağı bir cumhuriyet için harekete geçiyoruz. Özelleştirmelere son verilmeli, peşkeş çekilmiş bütün kamu varlıkları ve sektörler kamulaştırılmalıdır. Eğitim, sağlık ve bakım hizmetleri başta olmak üzere tüm insani ihtiyaçlar kamu hizmeti olmalı, eşit ve ücretsiz sunulmalıdır. Emperyalist tekellerin topraklarımız üzerindeki yağmasına son verilmeli, ekonomi planlama ilkesine göre yeniden tasarlanmalıdır.

3- Bağımsız ve egemen bir Türkiye için emperyalizme karşı mücadelede kararlıyız. Emperyalizmin yeni savaş cepheleri açarak coğrafyamızı yıkıma sürüklediği, savaş örgütü NATO’nun yayılmacı politikalarını en tehlikeli savaş senaryolarıyla hızlandırdığı bir dönemde yıllardır dile getirdiğimiz hedef daha da acildir: Türkiye NATO’dan çıkmalıdır. Ülkemizdeki yabancı üsler kapatılmalıdır.

4- Devletin tüm kademelerine ve toplumsal yaşama egemen olan tarikatlara, bilimsel düşünceyi ve tüm özgürlük alanlarını yok ederek başta kadınlar, gençler ve çocuklar olmak üzere tüm toplumu dinselleşmeyle baskı altına almaya çalışan gericiliğe karşı, laiklik için bir araya geliyoruz. Tarikat ve cemaat kadrolaşmaları tasfiye edilmelidir. Eğitim birliği sağlanmalı, tarikat ve cemaat okulları ile yurtları kapatılmalıdır.

5- Yurttaşlığın tesis edilerek etnik, dinsel, mezhepsel ve toplumsal cinsiyetten kaynaklı farklılıklar nedeniyle ayrımcılığın ve karşıtlıkların ortadan kaldırıldığı, herkesin eşit ve kardeşçe yaşayacağı özgür bir cumhuriyet hepimizin özlemidir. Bunu gerçekleştirmek isteyen herkesi ortak mücadeleye davet ediyoruz.

Türkiye’nin aydınlık geleceği için bu temel ilkeler doğrultusunda Sosyalist Güç Birliği olarak birlikte yürüyeceğiz. Yaklaşmakta olan seçimlerde de devrimci sorumluluğun bilinciyle ülkemizin geleceğine birlikte sahip çıkacağız.

Tüm ilericileri, sosyalistleri, komünistleri, devrimcileri, yurtsever emekçi halkımızı bu sorumluluğu paylaşmaya ve Sosyalist Güç Birliği’ni birlikte büyütmeye çağırıyoruz.”

Paylaşın

Üçüncü İttifak Solda Kuruldu: Sosyalist Güç Birliği

Türkiye Komünist Partisi (TKP), Sol Parti, Türkiye Komünist Hareketi (TKH) ve Devrim Hareketi’nin ilk çağrıcıları olduğu Sosyalist Güç Birliği yarın Ankara’da düzenlenecek basın toplantısıyla yola çıkıyor.

Türkiye, cumhuriyet tarihinin en büyük krizlerinden biri ile karşı karşıya kalırken; 2023 seçimleri, AK Parti’nin gitmesi ve ekonomik gidişatın iyileşmesi açısında birçok kişi tarafından hayati bir önem taşıyor.

Ancak sosyalist hareket açısından seçimler, tek başına bir kurtuluş yolu değil, AK Parti’ye ve düzene karşı verilecek mücadelenin bir sonucu olacak. Gericiliğe karşı aydınlanmayı, piyasacılığa karşı kamuculuğu, emperyalizme karşı bağımsızlığı savunarak büyütülecek emekçilerin ve yurtseverlerin örgütlülüğü, seçimlere çok büyük bir enerji taşıyacak.

Sosyalistler bu perspektif ile bir yılı aşkın süredir görüşme ve çalışmalarını sürdürüyor.

Türkiye Komünist Partisi, Emek Partisi, Sol Parti arasında başlayan ‘üçüncü ittifak’ görüşmeleri, Halkların Demokratik Partisi ve Türkiye İşçi Partisi’nin 7’li masa girişimleri ile birlikte yavaşlamış; Emek Partisi, HDP ile birlikte kurulan 7’li masada yer almıştı.

‘7’li masa’ ilk toplantısının ardından birçok kez bir araya gelmiş ve geçtiğimiz haftalarda HDP Eş Genel Başkanı Mithat Sancar İstanbul Kartal’da partisinin düzenlediği mitingde 25 Ağustos’ta ittifakı ilan edeceklerini söylemişti.

Türkiye İşçi Partisi Genel Başkanı Erkan Baş ise geçtiğimiz günlerde 15-20 günlük bir sonra ittifakın kurulacağını söylemişti.

7’li masanın ittifakı ilan etmesi için tarih netleşmezken; TKP, TKH, Sol Parti ve Devrim Hareketi’nin temsilcileri ve Prof. Dr. Gamze Yücesan Özdemir ve Prof. Dr. Oğuz Oyan’ın ilk imzacıları olduğu Sosyalist Güç Birliği, yola çıkıyor.

Sosyalistlere çağrı

İlk imzacıların yaptığı ortak açıklamada, tüm sosyalist örgüt ve partilere çağrı yapıldı.

Açıklamada, ‘’Türkiye’nin aydınlık geleceği için, sömürüye karşı eşitlik, gericiliğe karşı laiklik, emperyalizme karşı bağımsızlık için güçlerimizi birleştiriyoruz. Bizler ilk çağrıcılar olarak tüm sosyalist partileri/örgütleri, emekçi halkımızı ve aydınlarımızı yan yana gelmeye davet ediyoruz” denildi.

İlk imzacılar ise şöyle:

Ercan Bölükbaşı- Devrim Hareketi
Gamze Yücesan Özdemir -Akademisyen Yazar
İsmail Hakkı Tombul- Sol Parti
Oğuz Oyan- İktisatçı, Yazar
Ozan Yılmaz- Türkiye Komünist Partisi
Umut Kuruç- Türkiye Komünist Hareketi

Yarın ilan edilecek

Sosyalist Güç Birliği, yarın saat 14.00’da Ankara’daki TMMOB Makina Mühendisleri Odası Eğitim ve Kültür Merkezi’nde yapılacak basın toplantısı ile resmen ilan edilecek.

Aralarındaki fark ne?

HDP ile birlikte kurulan 7’li masa ve Sosyalist Güç Birliği arasında temel bir yaklaşım farkı bulunuyor.

7’li masa kendisini ‘Demokrasi İttifakı’ olarak birçok kez adlandırırken; geniş bir demokratik mücadele zemininin kurulmasını ve verilecek mücadelede temel eksenin bu olması gerektiğini söylüyor.

Sosyalist Güç Birliği ise üç temel ilke etrafında bir araya geliyor ve seçim ittifakı olmadıklarını dile getiriyor.

Seçimleri de içine alan kapsamlı bir mücadele hattını kurmak isteyen Birlik; gericiliğe karşı aydınlanma, piyasacılığa karşı kamuculuk, emperyalizme karşı bağımsızlık olarak sıralanan üç temel ilke etrafında bir araya geliyor.

(Kaynak: Gerçek Gündem)

Paylaşın

Yargıtay Verileri Güncelledi: AK Parti’nin Üye Sayısı Düştü

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın açıkladığı son verilere göre, AK Parti’nin 2 Mart 2022’de 1 milyon 89 bin 543 olan üye sayısı, 35 günde 5 bin 319 azalarak 11 milyon 84 bin 224’e geriledi.

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı, faaliyette bulunan siyasi partilerin üye sayısı verilerini güncelledi. Gazete Duvar’dan Serkan Alan’ın haberine göre, Yargıtay’ın 7 Nisan itibariyle açıkladığı verilerine göre AK Parti’nin üye sayısında 5 binin üzerinde azalma meydana geldi. MHP ise üye sayısını artırdı.

‘Güçlendirilmiş Parlamenter Sistemi’ mutabakat metnini liderler düzeyinde imzalayan CHP, İYİ Parti, Saadet Partisi, DEVA Partisi ve Gelecek Partisi’nin üye sayıları artarken Demokrat Parti’nin üye sayısı azaldı.

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın çağrısıyla partide uzun süredir ‘yeni üye’ kampanyası yürütülüyor. 15 milyon üye hedefinde olan AK Parti, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın açıkladığı son verilere göre bu hedefinden oldukça uzak durumda. AK Parti’nin 2 Mart 2022’de 1 milyon 89 bin 543 olan üye sayısı, 35 günde 5 bin 319 azalarak 11 milyon 84 bin 224’e geriledi.

Cumhur İttifakı ortağı MHP’de ise AK Parti’nin tersine üye sayısında artış kayıtlara geçti. MHP 476 bin 823 olan üye sayısını 3 bin 62 artırarak 479 bin 885 üyeye ulaştı.

Sandık güvenliği çerçevesinde üye örgütlenmesi çalışmalarına devam eden CHP’de bir süredir gözlenen üye artış trendi Yargıtay’ın son verilerine göre de devam etti. Bir ay önce 1 milyon 315 bin 22 üyeye sahip olan parti, 15 bin 589 yeni üye ile toplam 1 milyon 330 bin 611 sayısına ulaştı.

En çok üye artıran parti İYİ Parti oldu

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener’in esnaf ziyaretlerini sürdürdüğü dönemde, İYİ Parti’nin üye sayısında artış yaşandı. İYİ Parti 539 bin 929 olan üye sayısını 18 bin 18 artırarak 557 bin 947 üyeye ulaştı. Yargıtay’ın verilerine göre üye sayısını son bir ayda en çok artıran siyasi parti İYİ Parti oldu.

Gültekin Uysal’ın liderliğini üstlendiği ve Millet İttifakı içerisinde yer alan Demokrat Parti’nin üye sayısı ise bu dönemde düştü. Demokrat Parti’nin 402 bin 194 olan üye sayısı 2 bin 525 azalışla 399 bin 669’a geriledi.

AK Parti’den istifa eden eski Başbakan Ahmet Davutoğlu ve Ali Babacan’ın kurdukları siyasi partilerin üye sayısındaki artış eğilimi son verilerde de sürdü. Babacan’ın liderliğindeki DEVA Partisi 127 bin 889 olan üye sayısını 14 bin 14 artırarak 141 bin 903 üyeye ulaştı. Davutoğlu’nun liderliğini üstlendiği Gelecek Partisi ise 52 bin 241 olan üye sayısını 3 bin 373 artırarak 55 bin 614 üyeye ulaştı.

Millet İttifakı üyesi, Temel Karamollaoğlu liderliğindeki Saadet Partisi de son bir ayda üye sayısını artıran partiler arasında yer aldı. SAADET 271 bin 210 olan üye sayısını 2 bin 78 artışla 273 bin 288’e çıkardı.

Eski başbakanlardan Necmettin Erbakan’ın oğlu Fatih Erbakan’ın genel başkanlığını üstlendiği Yeniden Refah Partisi 200 bin üye barajını son verilere göre aştı. Parti 187 bin 873 olan üye sayısını 14 bin 716 artışla 202 bin 589’a çıkardı.

HDP’nin üye sayısı arttı

Kapatılması talep edilerek hakkında dava açılan ve bir yandan da ‘Demokrasi İttifakı’ çalışmalarını sürdüren HDP, son bir ayda üye sayısını arttıran siyasi partiler arasında yer aldı. Yargıtay’ın verilerine göre 42 bin 648 üyesi olan HDP, 371 artışla 43 bin 19 üyeye ulaştı.

Üçüncü İttifak kapsamında çalışmalar yürüten Türkiye Komünist Partisi (TKP), Sol Parti ve Emek Partisi’nin üye sayıları da Yargıtay tarafından güncellendi. Türkiye Komünist Partisi 4 bin 786 olan üye sayısını 92 artışla 4 bin 878’e, Sol Parti 5 bin 45 olan üye sayısını 105 artışla 5 bin 556’ya çıkardı.

Emek Partisi’nin ise 5 bin 259 olan üye sayısı 3 azalarak 5 bin 256’a geriledi. Meclis’te 4 Milletvekiliyle temsil edilen Türkiye İşçi Partisi, ise 7 bin 624 olan üye sayısı ise son bir ayda bin 152 artarak toplam üyeye 7 bin 776’a ulaştı.

CHP’den ayrılarak Memleket Partisi’ni kuran Muharrem İnce’nin partisi de son bir ayda üye sayısını artırdı. Memleket Partisi 20 bin 636 olan üye sayısını bin 704 artırarak toplam 22 bin 340 üyeye ulaştı.

Cumhurbaşkanı adayı olarak Mansur Yavaş’ı göstererek dikkatleri üzerine çeken Zafer Partisi’nin lideri Ümit Özdağ’ın partisi de bu dönemde üye sayısını artırdı. Zafer Partisi 2 bin 381 üyeden bin 622 artışla toplam 4 bin 3 üyeye ulaştı. Sosyal medyada gösterdiği tepkilerle ve açıklamalarıyla gündem olan Mustafa Sarıgül’ün partisi Türkiye Değişim Partisi’nin üye sayısı 8 bin 188 olarak kayıtlara geçti.

Paylaşın

TKP’den ‘Demokrasi İttifakı’ Toplantılarına Katılmama Kararı

Halkların Demokratik Partisi’nin (HDP) çağrısıyla oluşturulan ve 8 sol yapının katıldığı ‘Demokrasi İttifakı’ çalışmasının ikinci toplantısına sayılı günler kala TKP, toplantıya katılmama kararı aldı. Türkiye Komünist Partisi (TKP) Genel Sekreteri Kemal Okuyan, konuya ilişkin yaptığı açıklamada, “Detaylarını da öğrendik. Fotoğraf çektirilecek gibi detaylar yer alıyordu. Bu aşamadan sonra bizim artık bu algıyı değiştirme şansımız yok. Biz burada bir ittifakın parçası değiliz ve toplantıya gitmeyeceğiz” dedi.

HDP’nin ‘Geniş Demokrasi İttifakı’ oluşturma çağrısıyla bir araya gelen 8 siyasi yapının katıldığı toplantının ilki 18 Ocak tarihinde Ankara’da yapıldı. İkinci toplantı içinse 8 siyasi oluşumun genel başkanları düzeyinde katılım sağlanarak, 26 Şubat Cumartesi günü yeniden masaya oturulması kararı alındı. İkinci toplantı tarihini basından öğrendiklerini, çalışmanın ‘ittifak’ ile sınırlandırıldığını belirten Türkiye Komünist Partisi (TKP), ikinci toplantıya katılmama kararı aldı ve bunu HDP’ye iletti.

HDP öncülüğünde organize edilen ilk toplantıya Türkiye İşçi Partisi, Türkiye Komünist Partisi, Emek Partisi, Toplumsal Özgürlük Partisi, Emekçi Hareket Partisi, Halkevleri ve Sosyalist Meclisler Federasyonu’nun temsilcileri katılmıştı. Yeni katılımların olabileceği ifade edilen ikinci toplantı öncesinde Meclis kürsüsünden konuşan HDP Eş Genel Başkanı Pervin Buldan, “Partimiz, demokrasi ittifakını büyütmek için hayata emekten ve demokrasiden bakan güçlerle bir araya gelmekte ve ittifakı büyütme yollarını aramaktadır” dedi.

İkinci buluşmaya sayılı günler kala toplantıya katılmayacaklarını HDP’ye bildiren Türkiye Komünist Partisi’nin Genel Sekreteri Kemal Okuyan, Gazete Duvar’dan Serkan Alan’a konuştu.

İkinci toplantıya katılmamalarının temel nedenini anlatan Okuyan, şunları söyledi: “Toplantıların öncesinde basına ayrıntılı bilgi geçilmesi ilk toplantıda da gündeme gelmişti. Bu toplantılar ‘Üçüncü İttifak’ hedefiyle yapılmadı. İlk toplantıda da bu dile getirildi. Bunun bir ‘ittifak’ toplantısı olmadığı söylendi. Buna rağmen bu şekilde lanse edildi. Birileri böyle bir bilgiyi dışarıya geçiyorlar. Bu ikinci toplantıyı biz basından öğrendik. Detaylarını da öğrendik. Fotoğraf çektirilecek gibi detaylar yer alıyordu. Bu aşamadan sonra bizim artık bu algıyı değiştirme şansımız yok. Biz burada bir ittifakın parçası değiliz ve toplantıya gitmeyeceğiz.”

‘Bundan mutlu olmayan çok oluşum var’

İkinci toplantıya katılmama kararını HDP’ye bildirmelerinin ardından karşılaştıkları tepkileri anlatan Okuyan, HDP’nin bir tepkisinin olduğunu zannetmediğini vurguladı. Kemal Okuyan, “Böyle bir şeyi bence bekliyorlardı” diyerek sözlerini şöyle sürdürdü:

“Bundan rahatsızlık duyan bir tek TKP değil. Yani basına bu şekilde sızdırmaların olması, bir yönlendirme yapılması… Dikkat ettiyseniz ‘Üçüncü İttifak toplantısının ikincisi toplanıyor’ diye çok yaygın bir algı oldu. Bundan mutlu olmayan çok oluşum var. Zaten SOL Parti ilkine katılmadı, ikincisine de katılmayacak. Durum budur. Belki bir tepki olmuştur ama bize gelen bir tepki yoktur.”

‘Biz bu çabaların parçası olmayacağız’

İkinci toplantının tarihinden haberdar olmamaları, toplantının detaylarını basından öğrenmeleri gibi ‘sorunların’ kaynağı hakkında konuşan TKP Genel Sekreteri Kemal Okuyan, “Sorunun kaynağı çok basit” diyerek şunları kaydetti:

“Kamuoyunda, buradan çok hızlı bir şekilde HDP’nin merkezinde durduğu üçüncü bir ittifakın çıkmasını isteyenler var. Bu doğrultuda çaba harcıyorlar. Biz bu çabaların parçası olmayacağız. Bu kadar net bir ayrım var. Eğer bu toplantı bir iletişimin ortaya çıkması, Türkiye’nin bir sürü gündemi var birlikte neler yapılabilir, bunlarla ilgili zemin nasıl yaratılabilir olsaydı ikinci toplantıya da katılırdık. Ama bunun ötesinde bir seçimi merkeze koyan ve HDP’nin de merkezinde olduğu bir ittifakın ortaya çıkması için lobi yapan bir kesim var. HDP’nin kendisi bunu pek istemediğini söylemesine rağmen. O yüzden ‘biz bunun parçası olmayacağız’ dedik.”

HDP öncülüğünde oluşturulan toplantıların sonraki aşamalarına katılmayacaklarını belirten Okuyan, “Bu saatten sonra orası herhalde bir ittifak görüşmesine dönüşecektir. Yolları açık olsun, herkes kendi çizgisinde devam edecektir” dedi.

Okuyan açıklamasını şöyle sürdürdü: “Bizim tavrımızda değişen gizli saklı bir şey yok. Biz yıllardır söylediğimiz her şeyi söylemeye devam ediyoruz. Herkes ilk toplantıya gittiğimizde şaşırmıştı. Niye gitmeyelim? Biz doğru bulduğumuz ya da sonuç almaya çalışacağımız her zeminde bulunmaya çalışırız. Ama oraya giderken de, toplantıda da, toplantıdan sonra da söyledik. Buradan çıkartılmaya çalışılan ittifakı biz kendi açımızdan uygun bulmuyoruz. Zaten HDP de ‘burayla ittifakımızı sınırlı tutamayız’ diyor. ‘Solla sınırlı bir ittifak olmaz, başkaları da olsun diyorlar. Biz bu konuya ilişkin bir iki güne açıklama yapacağız. “

“TKP’nin kendi gündemi var”

Daha önce ilan ettikleri çizgide çalışmalarını sürdürdüklerini ifade eden Okuyan, “TKP’nin kendi gündemi var. Hem hayat pahalılığı, elektrik faturaları, NATO gibi gelişmelerde elimizden geldiğince yolumuza devam ediyoruz. Bir yandan da sol bir güç odağının, altını çiziyorum ‘üçüncü bir ittifak’ falan değil, devrimci ilkeleri olan bir odağın açığa çıkması için çalışmalarımızı sürdürüyoruz” dedi.

Paylaşın

Sekiz Partiden ‘Üçüncü İttifak’ Görüşmesi: Ortak Açıklama

Sol siyasi partiler HDP’nin çağrısıyla Ankara’da bir araya geldi. Saat 14.00’te başlayan toplantının yeri basınla paylaşılmadı. Toplantıya HDP adına Eş Genel Başkanlar Pervin Buldan ve Mithat Sancar katılırken diğer partilerden 2-3 kişiden oluşan temsilcilerin yer aldığı öğrenildi.

Haber Merkezi / HDP yetkilileri toplantıya genel başkan düzeyinde katılım yapıldığına dikkat çekerek bu temsiliyetin yapılan çağrıya verilen önemin göstergesi olduğuna dikkat çekti.

HDP geçtiğimiz hafta EMEP, TKP, TİP, TÖP, SMF, Halkevleri, EHP ve SOL Parti’ye çağrı yapmıştı. SOL Parti dışında diğer parti ve oluşumların genel başkan ve MYK üyesi düzeyinde katılım gösterdiği öğrenildi.

Ortak açıklama

Toplantının bitiminde yazılı bir açıklama yapıldı:

Türkiye’nin içinde bulunduğu toplumsal, siyasal ve ekonomik sorunlar çığ gibi büyümektedir. İktidarın sömürü, talan ve ayrımcılık politikaları, toplumun ezilen bütün kesimlerinin her türlü insani haklarının ellerinden alınmasına, yoksullaşmaya neden olmakta ve doğanın talan edilmesine yol açmaktadır.

Bu gidişattan çıkmak için umudu büyütecek, topluma güven verecek güçlü bir birliği kurabilir, mevcut baskı rejiminin önünü kesebilir, demokratik değişim ve dönüşümün önünü açabiliriz. Bu nedenle Türkiye’nin demokratik, sol, sosyalist ve devrimci güçlerin geniş bir mücadele ortaklığı sağlaması gerektiğine inanıyoruz.

Bu çerçevede, HDP’nin yapmış olduğu çağrıyla 18 Ocak 2022 tarihinde aşağıda imzası bulunan siyasal yapılar olarak bir araya geldik. Bu toplantıda aldığımız kararları kamuoyuyla paylaşıyoruz:

Ortak mücadeleyi sürdürmeyi, bu mücadele zeminlerini çoğaltmayı ve güçlendirmeyi,

Ortak mücadele konularını belirlemek, bunları hayata geçirmeye yönelik içerik, yöntem ve takvimi oluşturmak için düzenli görüşmelere devam etmeyi,

Mevcut katılımla kendini sınırlamayan, ortak mücadelenin Türkiye’nin bütün demokratik, sol, sosyalist ve devrimci güçlerini kapsayacak şekilde genişletilmesini hedeflemeyi karar altına aldık.

Türkiye’nin bütün ezilenleri, ötekileştirilenleri, mağdurları, emekçileri, kadınları, gençleri ve ekoloji mücadelesi verenleri ile en geniş demokrasi, eşit yurttaşlık ve mücadele ortaklığını kurmanın yol ve yöntemlerini konuşmaya devam edeceğiz. Demokratik, sol, sosyalist ve devrimci güçler olarak üzerimize düşen toplumsal sorumluluğu yerine getirmeye kararlıyız.

Dayanışma, mücadele ve umutla…

EMEP
EHP
Halkevleri
HDP
SMF
TİP
TÖP
TKP

Paylaşın

Sekiz Parti Yeni İttifak İçin Bir Araya Geliyor

HDP Eş Genel Başkanları Pervin Buldan ve Mithat Sancar, Emek Partisi (EMEP), Halkevleri, Sol Parti, Sosyalist Meclisler Federasyonu (SMF), Toplumsal Özgürlük Partisi (TÖP), Türkiye Komünist Partisi (TKP) ve Türkiye İşçi Partisi (TİP) ile 18 Ocak’ta Ankara’da bir araya gelecek.

Halkların Demokratik Partisi (HDP), 27 Eylül 2021 tarihinde açıkladığı “Demokrasiye, Adalete ve Barışa Çağrı Deklarasyonu” ile uzun süredir çağrı yaptığı “Demokrasi İttifakı” kapsamında çalışmalarını sürdürüyor.

Önümüzdeki günlerde HDP, bileşenleri dışındaki siyasi parti ve oluşumlarla buluşma gerçekleştirilecek.

Mezopotamya Ajansı’nın geçtiği habere göre HDP Eş Genel Başkanları Pervin Buldan ve Mithat Sancar, Emek Partisi (EMEP), Halkevleri, Sol Parti, Sosyalist Meclisler Federasyonu (SMF), Toplumsal Özgürlük Partisi (TÖP), Türkiye Komünist Partisi (TKP) ve Türkiye İşçi Partisi (TİP) ile 18 Ocak’ta Ankara’da bir araya gelecek.

Toplantıda, Türkiye’nin içinde bulunduğu çoklu krize karşı umudu büyütecek, güven verecek bir Demokrasi İttifakı tartışmaları yürütülmesi bekleniyor.

Ayrıca toplumun tüm kesimlerinin yer alması hedeflenen Demokrasi İttifakı’nın demokratik değişim ve dönüşümün öncü gücü misyonu vurgulanacak.

Mücadele ortaklığı

HDP, Türkiye’de demokratik, sol, sosyalist ve devrimci güçlerin geniş bir mücadele ortaklığını hedefliyor.

Demokrasi İttifakı’nda ilk tur olarak da planlanan bu toplantıda, Türkiye’nin bütün ezilenleri, ötekileştirilenleri, mağdurları, emekçileri, kadınları, gençleri ve ekoloji mücadelesi verenlerle en geniş eşit yurttaşlık ve mücadele ortaklığını kurmanın yol ve yönetmeleri tartışılacak.

Paylaşın