Kur’an-ı Kerim Yakma Girişimi Protestolara Neden Oldu

Hollanda’nın Arnhem kentinde aşırı sağcıların Kur’an-ı Kerim yakma girişimi protestolara neden oldu. Arnhem Belediye Başkanı Ahmed Marcouch, Kur’an-ı Kerim yakma eylemi için önceden başvuru yapıldığını ve eyleme izin verildiğini belirtti.

Hollanda’nın doğusunda yer alan Arnhem kentinde aşırı sağcıların önceden izin aldığı Kur’an-ı Kerim yakma eylemine yönelik şiddetli protestolara polis olaylara müdahale etti.

Konuyla ilgili açıklama yapan Arnhem Polisi, “Batı’nın İslamlaşmasına Karşı Avrupalı Yurtseverler (Pegida)” isimli aşırı sağcı oluşumun Hollanda’daki başkanı Edwin Wagensveld’in Cumartesi günü Arnhem kent merkezinde Kur’an-ı Kerim yakmaya çalıştığını bildirdi.

Polis, bu eyleme karşı olan göstericilerin ise şiddet kullanarak Pegida’nın bu eylemine engel olmaya çalıştığını ifade ederek, göstericilerden bazılarının taşkınlık yaparak emniyet güçlerine havai fişek ve taşlarla saldırdığını aktardı. Olaylara müdahale eden polis, üç kişinin gözaltına alındığını ve Pegida’nın düzenlediği Kur’an-ı Kerim yakma eylemine ise yaklaşık on kişinin katıldığını belirtti.

Hollanda’da Kur’an-ı Kerim yakmak suç sayılmıyor ve yasaklanmış değil. Arnhem Belediye Başkanı Ahmed Marcouch, Hollanda haber ajansı ANP’ye yaptığı açıklamada, Kur’an-ı Kerim yakma eylemi için önceden başvuru yapıldığını ve eyleme izin verildiğini belirtti. Marcouch, “Kutsal bir kitabın yakılmasının uyandırdığı keder ve duyguları anlıyorum. Ancak şiddet kabul edilemez” diye konuştu.

Merkezi Almanya’nın Dresden kentinde olan Pegida’nın Hollanda kolunun başkanı Wagensveld, geçmişte Müslümanlara hakaretten hüküm giymiş, daha önceki yıllarda da Kur’an-ı Kerim’e saldırı eylemleri düzenlemişti. Wagensveld’in geçen sene yaptığı eylemlere karşı Türkiye, İran ve Pakistan’da protesto gösterileri düzenlenmişti.

Paylaşın

Danimarka, Kur’an Yakılmasını Yasakladı

Müslüman ülkelerde öfkeli protesto gösterilerine yol açan Kuran-ı Kerim’in yakılması Danimarka’da yasaklandı. Yasağa uymayanlar iki yıl hapis cezasına çarptırılabilecek.

Ağırlıklı olarak İsveç ve Danimarka olmak üzere yaz aylarında Kuzey Avrupa ülkelerinde Kuran-ı Kerim yakılması eylemleri gerçekleştirildi. Bu eylemler İsveç ve Danimarka’nın nüfusunun çoğunluğu Müslüman olan ülkelerde protesto edilmelerine yol açtı.

Irak gibi bazı ülkelerde Danimarka Büyükelçiliklerine yönelik saldırılar gerçekleşti. İsveç gibi Avrupa ülkeleri, Kuran-ı Kerim yakılması eylemini “ifade özgürlüğü” kapsamında değerlendiriyor ve herhangi bir cezai işlem uygulamıyor.

Danimarka’da parlamento, Kur’an yakma eylemlerini yasaklayan yasa tasarısını onayladı. “Resmi olarak tanınmış dinî topluluklar açısından özel dinî öneme sahip yazılı metinlere uygunsuz muamele”yi suç haline getiren tasarı, 179 sandalyeli Danimarka parlamentosu Folketing’de yapılan oylamada 77’ye karşı 94 oyla kabul edildi.

Danimarka’da yaz aylarında birbiri ardında düzenlenen Kur’an yakma eylemleri, başta Müslüman ülkeler olmak üzere yoğun protesto ve tepkilere yol açmış, ülke içinde de ifade özgürlüğünün sınırlarıyla ilgili tartışmalara neden olmuştu.

Parlamentoda kabul edilen yasayla kamuya açık alanlarda Kur’an yakma eylemi iki yıla kadar hapisle cezalandırılabilecek.

Yasaya karşı çıkanlar, Kur’an yakma dahil olmak üzere dinlere yönelik eleştiriye getirilecek her tür kısıtlamanın, zor mücadelelerle kazanılan liberal özgürlükleri zayıflatacağı tezini savunuyordu. Hükümet ise yasanın ifade özgürlüğüne önemli bir etkisinin bulunmayacağını, dinleri başka şekillerde eleştirmenin hâlâ yasal olduğunu vurgulamıştı.

Yasa tasarısının ilk halinde “özel dinî öneme sahip nesneler” şeklinde tanımlanan ifade, kapsamı daraltılarak “yazılı metinler” şeklinde değiştirilmişti.

Danimarka emniyet teşkilatı verilerine göre bu yıl 21 Temmuz-24 Ekim tarihleri arasında ülkede 483 Kur’an ya da bayrak yakma eylemi gerçekleştirildi.

Paylaşın

Kur’an Yakma Eylemleri: Danimarka’dan Eylemleri Suç Sayacak Yasa Tasarısı

Danimarka Adalet Bakanı Peter Hummelgaard, “Hükümet, bir dini topluluk için dini önemi olan nesnelerin uygunsuz muamelelere maruz kalmasını yasaklayacak bir yasa tasarısı önerisinde bulunacak” dedi.

Haber Merkezi / Adalet Bakanı Hummelgaard, açıklamasının devamında, “Yasa tasarısı, örneğin Kuran, İncil ya da Tevrat’ın kamuya açık alanlarda yakılmasını cezalandırılan bir suç haline getirecek” ifadelerini kullandı. Hummelgaard, “Fikirleri ifade etmenin birşeyleri yakmaktan daha medeni yolları olduğuna inanıyorum” dedi.

Yeni yasayı çiğnemenin para cezası ya da iki yıla kadar hapisle cezalandırılabileceğini belirten Hummelgaard, parlamentonun yasa tasarısını ne zaman oylayacağına ilişkin bilgi vermedi.

Yasal düzenleme girişimine destek veren Danimarka Dışişleri Bakanı Lars Lokke Rasmussen de bu yaz kamuya açık alanlarda gerçekleştirilen çok sayıda Kur’an yakma eyleminin ardından ülkede terör tehlikesinin belirgin biçimde arttığına dikkat çekti.

El Kaide’nin İsveç ve Danimarka’da Kur’an yakma eylemlerine karşı misilleme saldırıları düzenlenmesi için Müslümanlara çağrıda bulunduğuna dair haberlerin ortaya çıkmasının ardından Danimarka iç istihbarat servisi PET, İsveç ve Danimarka’ya yönelik yeni güvenlik tehditlerinin bulunduğunu doğrulamıştı. İki ülkede de sınır güvenliği artırılmış ve denetimler sıkılaştırılmıştı.

Danimarka muhalefeti ise güvenlik tehditlerine rağmen, ülkede ifade özgürlüğü kapsamında sayılan eylemlerin suç kapsamına alınmasına karşı çıkıyor. Ülkedeki dokuz muhalefet partisinden yedisi bu ayın başında “özgürlüklerin dini dogmalara ağır basması gerektiğini” savunan ortak bir açıklama yayımlamıştı.

Komşu ülke İsveç de gerginlikleri azaltmak için Kuran yakma eylemlerini hukuki olarak sınırlamanın yollarını aradığını kaydetmişti. Son dönemde Kuran yakma eylemlerinden kaynaklanan tehditler nedeniyle İsveçli yetkililer, ülkedeki terör tehdidi seviyesini yükseltmişti.

Paylaşın

İsveç’te Bu Kez İran Büyükelçiliği Önünde Kur’an-ı Kerim Yakıldı

İsveç’te yaşayan Iraklı Hristiyan Salwan Momika, İran’ın Stockholm Büyükelçiliği önünde Kur’an-ı Kerim yaktı. Momika, eylemlerini Müslüman bireyleri değil, İslam dinini hedef aldığını söylüyor.

Kuran’ın yakılması, Müslüman ülkelerde ateşli protestolara, İsveç diplomatik misyonlarına yönelik saldırılara ve aşırı İslamcıların tehditlerine yol açmıştı.

Aşırı sağcı Danimarka- İsveç yurttaşı Rasmus Paludan, Ocak sonunda İsveç’te Türkiye Büyükelçiliği önünde Kuran yakmıştı. Bu olay İsveç’in Türkiye hükümetiyle NATO üyeliği konusundaki müzakerelerinin askıya alınmasına ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ülkesinin İsveç’in üyeliğini desteklemeyeceğini söylemesine yol açmıştı.

Önceki haftalarda Türkiyelilerin devam ettiği cami önünde Kuran yakarak Türkiye ve İsveç yönetimleri arasında gerilime yol açan Salwan Momika, Cuma öğlen saatlerinde gösteri özgürlüğünü korumaya alan polisler eşliğinde İran’ın Stockholm Büyükelçiliği önünde benzer bir eylemde bulundu.

Kur’an-ı Kerim’i, İran Cumhurbaşkanı İbrahim Reisi’nin fotoğrafını ve İran bayrağını ayağının altına alan Momika, daha sonra bunları ateşe verirken kendisine bir başka Iraklı Salwan Najem eşlik etti.

Momika, ateşe verdiği simgelerle gösterisini sürdürürken izleyenler arasından bir kadın Momika’nın ateşe verdiği Kuran’ı yangın söndürme tüpüyle söndürmeye çalıştı. Ancak polis tarafından göz altına alındı.

Polis sözcüsü Towe Hägg, o sırada kimliği belirlenemeyen kadının, kamu düzenini bozma ve bir polis memuruna karşı şiddet uygulamaktan şüpheli olarak gözaltına alındığını söyledi.

Gösteriden sonra Momika ve Najem olay yerinden zırhlı polis aracıyla ayrılırlarken çok sayıda polis aracı ve zırhlı araç eskort verdi. İsveç polisi, Momika’ya yönelik olarak önceki gösterilerinden sonra nefret söylemi gerekçesiyle suç duyurusunda bulunmakla birlikte, soruşturma sonuçlanana kadar ifade özgürlüğü kapsamında gösterilerine koruma veriyor.

Savcılar, İsveç’in ırk, din veya cinsel yönelime dayalı olarak gruplar ya da bireylere yönelik nefret kışkırtmayı yasaklayan “nefret söylemi yasası” uyarınca Momika’nın eylemlerinin suç oluşturup oluşturmadığını soruşturuyor.

Momika, eylemlerini Müslüman bireyleri değil, İslam dinini hedef aldığını söyleyerek savunuyor. Kuran’ın yakılması, Müslüman ülkelerde ateşli protestolara, İsveç diplomatik misyonlarına yönelik saldırılara ve aşırı İslamcıların tehditlerine yol açtı.

İsveç Ulusal Güvenlik Servisi (SAPO) Perşembe günü ülkenin öncelikli hedef haline gelmesini gerekçe göstererek beş düzeyli güvenlik sisteminde alarmı dördüncü düzeye çıkardı. SAPO başkanı Charlotte von Essen, “Bu kararı almamızın nedeni saldırı tehditlerini değerlendirdiğimizde durumun kötüleştiğini ve tehditlerin daha uzun bir süre devam edeceğini saptamamız oldu.” dedi.

İsveç Başbakanı Ulf Kristersson da kendi basın toplantısında “planlanmış bazı terör eylemlerinin önlendiğini” söyledi. Hem İsveç’te hem de yurt dışında gözaltına alınanlar olduğunu belirten Kristersson, ayrıntıya girmedi.

İsveç’te Kuran yakma eylemleri

Aşırı sağcı Danimarka- İsveç yurttaşı Rasmus Paludan, Ocak sonunda İsveç’te Türkiye Büyükelçiliği önünde Kuran yakmıştı. Bu olay İsveç’in Türkiye hükümetiyle NATO üyeliği konusundaki müzakerelerinin askıya alınmasına ve Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın ülkesinin İsveç’in üyeliğini desteklemeyeceğini söylemesine yol açmıştı.

Olayın ardından İsveç polisi iki kez güvenlik gerekçesiyle aşırı sağcı grupların Kuran yakma eylemlerini engellemişti.

Şubat’ta Iraklı bir Hristiyan Arap olan Salwan Momika, Irak’ın Stockholm Büyükelçiliği’nin önünde ve Afrika kökenli Chris Makoundout, Türkiye’nin Stockholm Büyükelçiliği’nin önünde Kuran yakmak istemiş; polis güvenlik gerekçesiyle bu girişimlere izin vermemişti. Momika ve Makoundout, polisin kararını mahkemeye taşımıştı.

İsveç İdare Mahkemesi ise “güvenlik riski endişelerinin” gösteri yapma hakkını sınırlamak için yeterli olmadığını savunarak, polisin kararını 4 Nisan’da iptal etmişti. Bunun üzerine Stockholm polisi kararı Yüksek Mahkemeye taşımıştı.

Yüksek Mahkeme, İdare Mahkemesinin bu kararını onaylayarak polisin Kuran yakma yasağını 12 Haziran’da kaldırmıştı.

(Kaynak: Bianet)

Paylaşın

Bir Kez Daha Kur’an Yakıldı: İslam Dini İsveç’te Yasaklansın

İslam dininin İsveç’te yasaklanmasını isteyen Salvan Momika, parlamento binası önünde Kur’an-ı Kerim yaktı. Momika, İslam dini İsveç’te yasaklanana kadar eylemlerine devam edeceğini söyledi.

Euronews Türkçe‘nin aktardığına göre; İsveç Parlamentosu önüne geniş polis koruması altında gelen Momika, çevreden gelen tepkilere rağmen önce kitabın üzerine bastı, ardından İslam’a hakaret içeren sözler sarf etti ve son olarak kitabı yaktı.

Momika, İran Cumhurbaşkanı İbrahim Reisi ve Irak’taki Sadr Hareketi lideri Mukteda es-Sadr’ın fotoğraflarının bulunduğu bir kağıtla da ayaklarını sildi. Momika’ya, Salvan Nacim isimli bir Irak vatandaşı da yardım etti.

Bölgede toplanan ve sosyal medya üzerinden örgütlenen “Kur’an’ı yakmayı durdurun” isimli grup ise Momika ve Nacim’e tepki gösterdi. İsveçli aktivistler tarafından kurulan grubun üyeleri, itfaiye erlerinin baretlerinden giyerek “Irkçı eylemi durdurun” sloganları attı.

Bir kişi gözaltına alındı

Göstericilerden biri Momika’yı engellemeye çalıştı ancak İsveç polisi fiziksel müdahaleye engel oldu. Polis memurları fiziksel olarak saldırıda bulunan göstericiyi gözaltına aldı.

Ülke kanunlarına göre başkalarına ve başkalarının mallarına fiziksel zarar verilmediği sürece fikirlerin ifade edilmesi ve her türden protesto eylemi özgürlük alanı içerisinde mümkün. Bu türden protesto eylemleri sivil özgürlük olarak görüldüğü için eylemcilerin zarar görmemesi de yine polisin sorumluluğunda.

Eylem sonrası olay yerinden ayrılan Momika ve Nacim’e, 10’u zırhlı olmak üzere 20 polis aracı ve yaklaşık 150 polis eşlik etti.

Paylaşın

İran Asılı Sanatçı Firuze Bazrafkan Kopenhag’da “Kur’an” Yırttı

Danimarka’nın başkenti Kopenhag’da Müslümanların kutsal kitabı Kuran’ı yırtan Firuze Bazrafkan, “Rejim, kadın haklarına saygı göstermiyor ve Kuran’ın milyonlarca kadına yönelik baskılarını haklı çıkardığını iddia ediyor” dedi.

Firuze Bazrafkan, bu eylemi ‘İran rejiminin Kur’an-ı Kerim’e saygı gösterilmesini talep etmesinin üzerine yaptığını’ belirtti.

İran asılı Danimarkalı sanatçı Firuze Bazrafkan, başkenti Kopenhag’da yer alan İran Büyükelçiliği önünde Kuran’ı yırttı. Bazrafkan, o anları sosyal medya hesabından yayınladı.

Yazılı açıklamada bulunan Bazrafkan, bu eylemi ‘İran rejiminin Kur’an-ı Kerim’e saygı gösterilmesini talep etmesinin üzerine yaptığını’ belirtti. Bazrafkan, “Rejim, kadın haklarına saygı göstermiyor ve Kuran’ın milyonlarca kadına yönelik baskılarını haklı çıkardığını iddia ediyor” ifadelerini kullandı.

Paylaşılan görüntülerde Bazrafkan’ın üzerindeki tişörtte İngilizce ‘kadın, yaşam ve özgürlük’ ifadelerinin yer aldığı görüldü.

Danimarka ve İsveç’te Kur’an-ı Kerim ve diğer kutsal kitaplara yönelik saldırıların önlenmesi için yasal adımlar tartışılıyor. İsveç hükümeti, Kur’an-ı Kerim yakma eylemleri konusunda son dönemde büyük baskı altında.

Hükümet ve yetkili organlar bu eylemlerin ülkenin Müslüman dünyasıyla olan ilişkilerini zedelemesinden ve ülke içinde bir güvenlik sorununu tetiklemesinden endişe ediyor.

İsveç’te Kur’anı Kerim dahil kutsal kitaplara “saygısızlığı önlemek” adına bir yasal düzenleme bulunmuyor. Kutsal kitapları yakmak için alınan izinler de ifade özgürlüğü kapsamında değerlendiriliyor.

İsveç hükümeti izinlerin onay anlamına gelmediğinde ısrar ediyor. İsveç ve komşusu Danimarka, bu tür tepki toplayan eylemlerin önüne geçmek için yasal bir araç hazırlamak için durum değerlendirmesi yapıyor.

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’ndan soruşturma

Öte yandan Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, bu yıl Avrupa’nın bazı ülkelerinde Kuran yakılmasının yanı sıra Hz. Muhammed ve dini değerlere hakaret edenlere soruşturma açmıştı.

Bu kapsamda İsveç, Danimarka ve Hollanda’da Kur’an-ı Kerim’e saldıran Rasmus Paludan ve Edwin Wagensveld ile benzer eylemleri yapan şüpheliler Salvan Momika, Hanne Kronborg, Lars Theilade, Karin Jorgensen, Bjarne Petersen, Dion Oland Hansen, Toke Utzen Lorenzen, Philip Bagge, John Lydeking Andersen hakkında aynı suçlardan yakalama kararı verilmişti.

Başsavcılık, ayrıca söz konusu isimlerin yanı sıra benzer eylemler gerçekleştiren faillerin ve delillerin tespiti için de kolluk makamlarına talimat verdi.

Paylaşın

Danimarka’dan Kur’an Yakma Eylemlerini Durdurma Planı

Kur’an yakılması eylemlerinin ardından ortaya çıkan güvenlik endişelerini gerekçe gösteren Danimarka hükümeti, konuya ilişkin yaptığı açıklamada, belirli durumlarda kutsal metinlerin yakılmasını içeren protestoları durdurmanın yasal yollarının araştırılacağını belirtti.

İsveç ve Danimarka’da son haftalarda yapılan Kuran yakma eylemleri Irak, Yemen, Fas, Suudi Arabistan ve Türkiye’de de protestolara neden olmuştu. Haziran ayında İsveç’te yaşayan Iraklı Hristiyan bir göçmen Stockholm Merkez Camii önünde Kuran yakmıştı.

Aynı kişiye geçen hafta yine benzer bir eylem yapma izni verilmesi sonrası İsveç’in bazı Müslüman ülkelerdeki yurtdışı temsilcilikleri önünde protestolar oldu, Irak’ta protestocuların Büyükelçilik binasına girmeye çalışması üzerine elçilik çalışanları Bağdat’tan çıkarılmak zorunda kaldı.

Bunu takiben geçen hafta da iki aşırı sağcı Danimarkalı, Kopenhag’daki Irak Büyükelçiliği’nin önünde Kuran yaktı. Danimarka hükümeti bu eylemleri kınayan açıklama yapmıştı.

Danimarka Dışişleri Bakanlığı’nın açıklamasında, bu tür protestoların aşırılık yanlılarının ekmeğine yağ sürdüğü belirtilirken, hükümetin “diğer ülkelere, kültürlere ve dinlere hakaret edildiği ve bunun Danimarka için özellikle de güvenlik açısından önemli olumsuz sonuçlar doğurabileceği” durumları araştırmak istediği ifade edildi.

Dışişleri açıklamasında, ifade özgürlüğünün önemine vurgu yapılarak, “Bu elbette anayasal olarak korunan ifade özgürlüğü çerçevesinde ve Danimarka’da ifade özgürlüğünün çok geniş bir kapsama sahip olduğu gerçeğini değiştirmeyecek şekilde yapılmalıdır” ifadelerine yer verildi.

Danimarka hükümeti, söz konusu protestoların, “Danimarka’nın dünyanın birçok diğer ülkelerin kültürlerine, dinlerine ve geleneklerine hakaret edilmesini ve aşağılanmasını kolaylaştıran bir ülke olarak görüldüğü bir seviyeye ulaştığını” kaydetti. Bazı eylemlerin “birincil amacının” provoke etmek olduğu ve bu eylemlerin “önemli sonuçlar doğurabileceği” belirtildi.

Türkiye’den İsveç’e çağrı

Reuters haber ajansı, Türkiye Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın İsveçli mevkidaşı Tobias Billstrom ile telefonda görüştüğünü ve bu tarz eylemlerin engellenmesi için somut adımlar atmalarını istediklerini duyurdu.

Reuters’ın Türk diplomatik kaynaklara dayandırdığı haberinde, Fidan’ın Billstrom’a “ifade özgürlüğü kisvesi altında yapılan bu habis olayların kabul edilemez olduğunu” söylediği belirtildi.

“Biz de hukuki durumu analiz ediyoruz”

İsveç Başbakanı Ulf Kristersson da Danimarkalı mevkidaşı Mette Frederiksen ile yakın temas halinde olduğunu ve İsveç’te de benzer bir sürecin halihazırda devam ettiğini duyurdu.

Kristersson Instagram hesabından yaptığı paylaşımda “Ulusal güvenliğimizi ve İsveç’teki ve dünyadaki İsveçlilerin güvenliğini güçlendirecek tedbirleri değerlendirmek üzere… hukuki durumu analiz etmeye başladık” dedi.

Diplomatik kriz

Son aylarda İsveç ve Danimarka’da gerçekleşen Kur’an yakma protestoları, Orta Doğu ülkeleriyle iki kuzey ülkesi arasındaki diplomatik krizin artmasına neden oldu.

Perşembe günü İsveç hükümeti, aralarında İsveç silahlı kuvvetleri, çeşitli kolluk kuvvetleri ve İsveç vergi dairesinin de bulunduğu 15 devlet kurumuna, kötüleşen güvenlik durumu karşısında ülkenin terörizmi önleme becerisini artırma talimatı verdi. Duyuru, hükümetin ülkenin dezenformasyon kampanyalarının hedefi haline geldiğini söylemesinden bir gün sonra geldi.

Suudi Arabistan ve Irak, Cidde merkezli İslam İşbirliği Teşkilatı’nı (İİT) hem İsveç hem de Danimarka’daki Kur’an’a yönelik eylemleri ele almak üzere bugün toplantıya çağırdı.

(Kaynak: DW Türkçe, BBC Türkçe)

Paylaşın

Danimarka’nın Irak Büyükelçiliği Önünde “Kur’an” Yakma Eylemi

Danimarka’nın başkenti Kopenhag’daki Irak Büyükelçiliği önünde, kendilerine “Danimarkalı Vatanseverler” adını veren bir grubun iki üyesi İslam’ın kutsal kitabı Kuran’ın bir nüshasını yaktı.

Cumartesi günü Bağdat’ta binlerce Iraklı, iktidardaki partilerin ve çoğu İran’a yakın silahlı grupların düzenlediği bir eylemde İsveç ve Danimarka’daki Kuran yakma olayları nedeniyle gösteri yapmıştı.

Danimarka’nın başkenti Kopenhag’da Irak Büyükelçiliği önünde iki protestocu, İslam’ın kutsal kitabı Kuran ayaklar altında çiğnendi, ardından yerdeki Irak bayrağının yanında ateşe verildi.

İki ülke arasındaki gergin ilişkilerin daha da kötüleşmesi riskini doğuran eylem, kendilerine “Danske Patrioter” (Danimarkalı Vatanseverler) adını veren grup tarafından gerçekleştirildi. Geçen hafta da benzer bir gösteri düzenleyen grup, olayları Facebook üzerinden canlı yayınlamıştı.

Cumartesi günü Bağdat’ta binlerce Iraklı, iktidardaki partilerin ve çoğu İran’a yakın silahlı grupların düzenlediği bir eylemde İsveç ve Danimarka’daki Kuran yakma olayları nedeniyle gösteri yapmıştı.

İran’ın dini lideri Ayetullah Ali Hamaney Cumartesi günü, Kuran’a saygısızlık edenlerin “en ağır ceza” ile karşı karşıya kalmaları gerektiğini söylemişti.

İsveç’te geçen hafta, Kuran’ın yakılmasını içeren protesto gösterisine izin verilmesinin ardından, Irak’taki İsveç Büyükelçiliği’nin önündeki gösteriler büyümüş ve protestocular binaya saldırmıştı.

Bir çok Müslüman ülkede de kalabalıklar sokaklara dökülmüş ve Kuran’a yönelik saldırıları protesto etmişti.

Irak yönetimi geçen perşembe, İsveç’in başkenti Stockholm’de Kur’an-ı Kerim’e yönelik gerçekleştirilmesi beklenen eylem öncesi, İsveç’in Bağdat Büyükelçisi’ni sınır dışı etmişti. Ayrıca Bağdat yönetimi, Irak’ın Stockholm’deki maslahatgüzarını da geri çağırmıştı.

Danimarkalı siyasetçi Rasmus Paludan ve beraberindekiler de Ocak ayında İsveç’in başkenti Stockholm’deki Türkiye Büyükelçiliği önünde Kuran’ı Kerim yakmışlar, Türkiye geçen hafta Paludan ve diğer dokuz kişi hakkında yakalama emri çıkarmıştı.

Eylemi kınayan Irak Dışişleri Bakanlığı, “Aşırılık ve nefretin bulaşmasına neden olan bu gibi eylemler, barışçıl yaşam için gerçek bir tehdit oluşturuyor. Avrupa Birliği (AB) ülkelerini özgürlük ve gösteri hakkının yeniden gözden geçirilmesine çağırıyoruz” ifadelerini kullandı.

Paylaşın

İsveç’te İncil, Tevrat Ve Kuran Yakmak İçin 3 Başvuru

İsveç’in başkenti Stockholm’de polisin Kur’an yakma eylemine izin vermesinin ardından, farklı dinlerin kutsal kitaplarını yakmak için ikisi başkent Stockholm’de biri Helsingborg kentinde olmak üzere üç başvuru yapıldığı açıklandı.

Iraklı sığınmacı Salvan Momika, İsveç’in başkenti Stockholm’de bir caminin önünde Kur’an’ı yakmıştı. Aşırı sağcı Stram Kurs partisi lideri Rasmus Paludan’ın 21 Ocak’ta Türkiye’nin Stockholm Büyükelçiliği önünde Kuran yakarak gerçekleştirdiği eylem Türkiye ve İsveç arasında da gerilime neden olmuştu.

İsveç kamu yayıncısı STV’nin haberine göre başvurulardan birinde Yahudilerin kutsal kitabı Tevrat ile Hristiyanların kutsal kitabı İncil’in birlikte yakılması için izin talep edildi.

Stokholm’deki caminin önünde Kuran yakmak için yapılan başvuruda “mümkün olan en kısa sürede” notuyla başvuru yapıldı. 50’li yaşlarında bir kadının yaptığı başvuruda eyleme ilişkin saat bildirilmedi.

STV’ye konuşan kadın, geçen haftaki Kuran yakma eyleminden sonra bu eylemi kararlaştırdığını ve yalnızca kendisine ait olan başvurunun arkasında durduğunu belirtti. Helsingborg kentinde ise 30’lu yaşlarda bir erkek 12 Temmuz günü kent meydanında Kuran yakmak için izin istedi.

Başkentteki bir diğer eylem başvurusu 15 Temmuz için yapıldı. 30’lu yaşlarda bir erkek tarafından yapılan başvuruda İsrail’in Stokholm Büyükelçilik binası önünde hem Tevrat hem de İncil yakılması için izin istendi.

Başvuruyu yapan kişi, eylemin geçen haftaki Kuran-ı Kerim yakma eylemine tepki olduğunu ve “ifade özgürlüğü” adına sembolik bir toplantı olacağını ifade etti.

İsrail’in Stokholm Büyükelçisi Ziv Kulman başvurulardan endişe duyduğunu belirtti. Sosyal medyadan tepkisini paylayan büyükelçi “Kuran da olsa, tevrat ya da herhangi bir kutsal kitap, nefret dolu bir eylemin durdurulması gerektiği açıktır.” dite yazdı.

Stokholm polisi başvuruları teyit etti

Stokholm polisinin her iki başvurunun da alındığını teyit ettiği bildirildi, ancak henüz karara dair bilgi açıklanmadı.

Polisten yapılan açıklamada her başvurunun bireysel olarak düzenlemelerle uyumlu olarak gerekli koşulları yerine getirip getirmediğinin değerlendirileceğini belirtti.

Helsingborg’daki başvuruyla ilgili olarak da Kuzeybatı Skane bölge polis amiri “Bizim görüşümüz, bunun belirli bir dine yönelik olmayabileceği, ancak ifade özgürlüğünün ve şu anda devam etmekte olan tartışmanın bir parçası olduğu yönündedir.” diye konuştu.

Eski İsveç Başbakanı Carl Bildt, sosyal medyadan STV’nn haberine atıf yaparak “Bunun devam etmesi halinde ortaya çıkabilecek durumun ciddiyetini hafife almak akıllıca olmayacaktır.” değerlendirmesinde bulundu.

STV haberinde, ülkede daha önce izin verilen Kuran-ı Kerim yakma eylemlerinin İsveç’in NATO’ya üyelik sürecini geciktirdiği yorumuna da yer verdi.

İsveç Dışişleri Bakanlığı, geçen haftaki Kuran yakma eylemini kınamış, Dışişleri bakanı Tobias Billström de eylemi “islamofobik eylemler” olarak tanımlamıştı.

Geçen haftaki eylem ayrıca Papa Francis’in de tepkisini toplamış, İslam dünyasında öfkeye neden olan eylem üzerine Birleşmiş Milletler acil toplantı yapma kararı almıştı.

(Kaynak: Euronews Türkçe)

Paylaşın

İsveç’te Kur’an Yakan Salvan Momika: Yeniden Yakacağım

İsveç’in başkenti Stockholm’de polisin Kur’an yakma eylemine izin vermesinin ardından bir caminin önünde Kur’an’ı yakan Iraklı sığınmacı Salvan Momika, önümüzdeki günlerde yeniden benzer bir eylem düzenlemeyi planladığını açıkladı.

Expressen gazetesine konuşan Salvan Momika, düzenlediği eylemin tepkilere yol açacağını bildiğini, buna rağmen önümüzdeki on gün zarfında yeniden Kur’an ve Irak bayrağı yakmayı planladığını, bu sefer de eylemi Stockholm’deki Irak Büyükelçiliği binası önünde yapacağını belirtti.

Momika, Kurban Bayramı’nın ilk gününde Stockholm’deki bir cami önünde, resmi makamların yapılmasına müsaade ettiği bir eylem çerçevesinde, yüz kadar izleyicinin gözleri önünde Müslümanların kutsal kitabı olan Kur’an’ı çiğnemiş, İsveç bayrağı sallamış, daha sonra elindeki Kur’an’ın sayfaları arasına domuz pastırması dilimleri koymuş, akabinde de elindeki Kur’an’dan birkaç sayfayı tutuşturarak yakmıştı. Momika, eylemi öncesinde İsveç makamlarından, yaptığı protestonun düşünce özgürlüğü kapsamına girdiği talebiyle müsaade almayı başarmıştı.

Hem İsveç hem de uluslararası toplumda büyük tepkiye neden olan eylem sonrasında İsveç polisi de “etnik bir gruba yönelik kışkırtma” suçuyla soruşturma başlatıldığını açıkladı. 37 yaşındaki eylemci ise yaptığının nefret suçu veya bir gruba yönelik kışkırtma olmadığını savunuyor.

İsveç polisi, mevcut yasalara göre, Kur’an yakmanın doğuracağı güvenlik risklerinin, “bu talebi reddetme kararını meşru gösterebilecek” bir durum teşkil etmediğini belirtmişti. Polis, bölgede alınan güvenlik önlemleri kapsamında ülkenin diğer kentlerinden de takviye güç istediğini duyurmuştu.

İsveç polisi, Müslümanların kutsal kitabı Kuranı Kerim-i yakmayı planladığını söyleyen kişilere güvenlik gerekçesiyle daha önce izin vermemişti.

İsveç’te temyiz mahkemesi geçtiğimiz haftalarda, polisin Stockholm’de benzer iki eyleme izin vermeyi reddetme kararını haksız bulmuştu. Polis, geçen Ocak ayında Türkiye’nin Stockholm Büyükelçiliği önünde Kur’an yakılmasının ardından yükselen gerilim sonrası verdiği yasak kararında güvenlik endişelerini gerekçe göstermişti.

Aşırı sağcı Stram Kurs partisi lideri Rasmus Paludan’ın 21 Ocak’ta Türkiye’nin Stockholm Büyükelçiliği önünde Kuran yakarak gerçekleştirdiği eylem Türkiye ve İsveç arasında da gerilime neden olmuştu.

Aralarında Suudi Arabistan, Ürdün ve Kuveyt’in de bulunduğu çok sayıda Arap ülkesi de Ocak ayındaki Kur’an yakma eylemini kınamış, protesto gösterileri düzenlenmişti.

Büyükelçilik önündeki eylem, haftalarca süren protestolara ve İsveç ürünlerine yönelik boykot çağrılarına neden olurken Stockholum’ün NATO üyelik sürecini de sekteye uğratmıştı.

Türkiye, imzalanan üçlü muhtıra uyarınca kurulan Türkiye-İsveç-Finlandiya Daimi Ortak Mekanizma kapsamındaki müzakereleri bir süreliğine durdurduktan sonra başta ABD olmak üzere diğer NATO üyelerinin baskısı üzerine yeniden başlatmıştı. İlerleyen aylarda Finlandiya’nın NATO’ya katılmasına yeşil ışık yakan Türkiye, İsveç’in üyeliğine isehâlen meclis onayı vermedi.

Kristersson: İsveç NATO’ya üye olacak

Diğer yandan İsveç Başbakanı Ulf Kristersson Çarşamba günü kamu yayıncısı STV’ye verdiği demeçte, İsveç’in NATO’ya Temmuz ortasında Litvanya’nın başkenti Vilnius’ta düzenlenecek olan NATO zirvesinde ya da öncesinde üye olmak istediğini belirtti.

Reuters haber ajansına göre Kristersson, “İsveç NATO’ya üye olacak. Başından beri amacımız bu olsa bile kimse bunun Vilnius’ta mı yoksa bunun hemen öncesinde mi olacağını bilemez. Bu diğer NATO ülkeleriyle de paylaştığımız bir istek” dedi ve ekledi:

“Aynı zamanda Türkiye’ye kararlarına saygı duyduğumuzu da söyledik ve bir başka toplantımızın olması da olumlu bir gelişme… ve belki böyle bir diyalogla kalan tek tük soru işaretlerini de Vilnius zirvesinden önce ele alabiliriz”.

NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg bu hafta başında, NATO’nun 11-12 Temmuz’da düzenlenecek zirvesi öncesinde, İsveç ve Türkiye’nin Brüksel’de üst düzey toplantı yapacağını açıklamıştı.

İsveç Dışişleri Bakanı Tobias Billström de dün Stockholm’de İngiliz mevkidaşı James Cleverly ile düzenlediği ortak basın toplantısında yaptığı açıklamada, ülkesinin NATO’ya katılabilmek için Türkiye’nin tüm taleplerini karşıladığını yineledi.

İsveç’te yürürlüğe giren yeni terörle mücadele yasasına atıfta bulunarak bu kanunun “herhangi bir yolla bir terör örgütüne katılımı” yasa dışı kıldığını söyleyen Billström, “Böylece anlaşmamızın son kısmını da yerine getiriyoruz” dedi.

Türkiye, Finlandiya, İsveç ve NATO heyetlerinin yer aldığı üçlü mutabakat uyarınca oluşturulan Daimi Ortak Mekanizma’nın dördüncü toplantısı, 14 Haziran’da Ankara’da yapılmıştı. Bu toplantıdan somut bir sonuç çıkmaması ve Ankara’nın yükümlülüklerin tam olarak yerine gelmediğini kaydetmesi Vilnius Zirvesi öncesi onay beklentisinin azalmasına neden olmuştu.

Rusya’nın Ukrayna’yı işgalinin ardından İsveç ve Finlandiya NATO’ya üyelik başvurusunda bulunmuştu.

Nisan ayı başında üyeliği tüm ülkelerce onaylanan Finlandiya askeri ittifakın 31. üyesi oldu. İsveç ise Türkiye ve Macaristan dışındaki tüm üye ülkelerden onay aldı. Türkiye İsveç’in “terörle mücadele” konusunda yeterince adım atmadığı gerekçesiyle başvuruya şimdiye kadar onay vermedi.

Paylaşın