Muhalefet Kulisleri: İYİ Parti Kapıyı Kapattı Ama Kilitlemedi

İYİ Parti Genel İdare Kurulu’nda alınan kararla 2024 seçimleri için ittifak siyasetine kapı kapatılmasına rağmen muhalefet kulislerinde halen “İstanbul, Ankara gibi bazı kritik şehirler için farklı tutumlar alınabilir mi” diye sorulmaya devam ediliyor.

İYİ Partili birçok isim 2019 yerel seçim sürecindeki iş birliğinin bir benzerinin kesinlikle olmayacağını söylerken sadece şöyle bir esneme payı bırakılıyor: Kapı kapandı ama kilitlenmedi.

“Kapının kilitlenmemesi” CHP genel merkez yönetimi ya da belediye başkan adayları üzerinden iş birliği arayışının ilerleyen süreçte gündeme gelebileceğine dair bir değerlendirme. Ancak bu durumda da İYİ Parti’nin adayları belirlenip ilan edilmiş olacağı için söz konusu girişimlerden sonuç alınabilmesi için ‘büyük fedakarlıklar’ yapılması gerekeceğine dikkat çekiliyor.

İYİ Parti’den beklenen yerel seçim açıklaması geldi. Partinin kurultaydan sonra en üst karar organı Genel İdare Kurulu’nun (GİK) yaklaşık 4 saat süren toplantısında 81 il ve tüm ilçelerde aday çıkarma kararı alındı.

Adaylar teşkilatların görüşlerinin yanı sıra, her seçim çevresinde aday adaylarına yönelik halkın eğilim ve tercihleri dikkate alınarak tespit edilecek. Sürecin yönetiminde İYİ Parti Başkanlık Divanı yetkili olacak.

İYİ Parti Sözcüsü Kürşad Zorlu kararın oy çokluğuyla alındığını söyledi. Edinilen bilgiye göre toplantıda yapılan 4 itiraz kararın içeriğine tamamen karşı çıkışı içermiyor. Partililer 2019 yerel seçimlerinde olduğu gibi ülke genelinde iş birliği yapılmaması gerektiği konusunda hemfikir. Ama bazı kentler için tüm olasılıkların değerlendirilmesi gerektiğini dile getirenler olsa da bu görüş karşılık bulmamış görünüyor.

Toplantıya katılan GİK üyeleri ülkeyi yönetmeye aday bir siyasi partinin yerel seçimlerde kendi adayları ile seçimlere girme kararının çok doğal olduğuna dikkat çekiyor. 2019 yerel seçimlerinde muhalefetin iş birliği sonucunda kazanılan İstanbul ve Ankara gibi bazı büyükşehirlerde de aday çıkarmayla ilgili şu an için bir esneklik olmadığı kaydediliyor.

Gazete Duvar’dan Nergis Demirkaya‘nın haberine göre; İcracı bir makam olan belediye başkanlığında yürütülen görevin bayrak yarışı olduğunu kaydeden bir GİK Üyesi, “Biz bir siyasi partiyiz. Başka partilerden teklif bekleyerek yol alamayız. İYİ Parti’nin mottosu ‘kazanacak aday’ oldu.

Bundan vazgeçmiş değiliz. İllerde, ilçelerde aday adaylarımızla ilgili kamuoyu araştırmaları yapacağız, teşkilatların da görüşlerini alıp en son genel merkezde karar alacağız. En nitelikli adayları bulup çıkaracağız. İmamoğlu ve Yavaş başarısız demiyoruz ama bu bir bayrak yarışı. Neden bizim belirleyeceğimiz adaylar kazanıp yönetmesin” diyor.

CHP-İYİ Parti 2019 yerel seçimlerinde 51 ilde iş birliği yapmıştı. Ancak dün gerçekleşen Genel İdare Kurulu’nda alınan karar ile 2024 seçimleri için ittifak siyasetine tamamen kapı kapatılmış oldu.

Bu karara rağmen muhalefet kulislerinde halen “İstanbul, Ankara gibi bazı kritik şehirler için farklı tutumlar alınabilir mi” diye sorulmaya devam ediliyor. İYİ Partili birçok isim 2019 yerel seçim sürecindeki iş birliğinin bir benzerinin kesinlikle olmayacağını söylerken sadece şöyle bir esneme payı bırakılıyor: Kapı kapandı ama kilitlenmedi.

“Kapının kilitlenmemesi” CHP genel merkez yönetimi ya da belediye başkan adayları üzerinden iş birliği arayışının ilerleyen süreçte gündeme gelebileceğine dair bir değerlendirme. Ancak bu durumda da İYİ Parti’nin adayları belirlenip ilan edilmiş olacağı için söz konusu girişimlerden sonuç alınabilmesi için ‘büyük fedakarlıklar’ yapılması gerekeceğine dikkat çekiliyor.

İYİ Parti’nin son iki haftadır konuşulan yerel seçim stratejisi ile ilgili CHP Parti Sözcüsü Faik Öztrak son MYK toplantısı sonrası “İş birliklerine kapalı olmadığımızı ifade ettik. Ama bizim dışımızdaki bir parti ‘Ben kendi adaylarımı göstereceğim’ diyorsa, bize de ‘yolunuz açık olsun demek’ düşer” demişti. Kararın kesinleşmenin ardından CHP’den resmi bir açıklama gelmezken birçok genel merkez yöneticisi de değerlendirme yapmak istemedi.

CHP’de seçim sonrası başlayan iç tartışmada değişim iradesinden yana tutum alan CHP Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın’ın değerlendirmesi ise “Yorum yapmak için çok erken. Yerel seçimlere daha 6.5 ay var” oldu.

İYİ Parti’nin 81 ilde aday çıkarmayla ilgili açıklamasında “aday belirlerken kamuoyu araştırmalarına ve teşkilatların görüşlerine başvurulacağı” vurgusuna dikkat çeken Günaydın bunların İYİ Parti’yi doğru karara yöneltebileceğini kaydediyor.

Her partinin kendi adayları ile seçim yarışına girmesinin doğal bir hak olduğunu ancak alınan kararların rasyonellikten de uzak olmaması gerektiğini belirten Günaydın, “İYİ Parti’nin elbette tek başına gireceği yerler olacaktır. Ama seçimler yaklaştıkça farklı politikalar da geliştirilecektir. Yereller, kamuoyu araştırmaları gerekli doneleri sunacaktır” diyor.

Yerel seçimlere yaklaşık 6 ay gibi uzun bir zamanın olması, CHP’nin kurultay süreci gibi gelişmeler dikkate alındığında muhalefetin iş birliği tartışmaları daha birçok gelişmeye sahne olacak görünüyor.

Paylaşın

İYİ Parti’nin “Yerel Seçimler” Kararı Belli Oldu: Kendi Adaylarını Çıkaracak

Genel İdare Kurulu (GİK) toplantısı sonrası basın mensuplarına açıklamalarda bulunan İYİ Parti Sözcüsü Kürşad Zorlu, yerel seçimlerde partisinin 81 ilde aday çıkaracağını söyledi.

İYİ Parti Genel Başkan Meral Akşener, gazeteci Fatih Altaylı’ya yaptığı açıklamada, Genel İdare Kurulu’ndan çıkacak kararın kesin olduğunu söylemişti.

İYİ Parti Genel İdare Kurulu, (GİK) partinin yerel seçimlerde kendi adaylarını çıkarması kararını tartışmak üzere toplandı. 3 saat süren toplantı sonrası kameraların karşısına geçen Parti Sözcüsü Kürşad Zorlu, GİK’ten çıkan karar metnini okudu. Metinde şu ifadeler kullanıldı:

“31 Mart 2024 tarihinde gerçekleşecek olan yerel seçimlerde Türkiye genelinde 81 il ve ilçelerde partimizin kendi adaylarının teşkilatlarımızın görüşlerinin yanı sıra her seçim çevresinde aday adaylarımıza yönelik halkın eğilim ve tercihlerinin dikkate alınarak tespit edilmesine karar verilmiş olup sürecin yönetiminde parti başkanlık divanımız yetkilendirilmiştir.”

“İYİ Parti yerel seçimlerin parlayan yıldızı olacak”

İstanbul ve Ankara’da CHP’nin adaylarının desteklenip desteklenmeyeceğine ilişkin soruya Zorlu, “Metni okumak istedim. Bu metni birlikte oluşturduk. Farklı açılardan değerlendirmeler oldu ama bahsettiğiniz tüm kişi ve tartışmalardan azade bir şekilde metni okuduğunuzda her şey çok net. İnşallah İYİ Parti yerel seçimlerin parlayan yıldızı olacak” cevabını verdi.

Kararın yüksek ölçüde oy çokluğu ile alındığını ifade erden Zorlu, “CHP’ye tüm kapılar kapandı mı?” sorusuna şu yanıtı verdi: Bu sorular Türk siyasetine ne kadar zorlu bir dönemeçten geçtiğimizin işareti. Biz bu ittifaklar mekanizmasıyla Türk milletinin kıskaç siyasetine alınmasına karşıyız. Biz bu yolculuğu onların desteğiyle yapacağımıza inanıyoruz. Şu anda odaklandığımız şey kendi adaylarımızı ülke genelinde belirleyerek milletimizin karşısına çıkabilmek.

Paylaşın

CHP İle İYİ Parti Arasında İttifak Polemiği: İmamoğlu’ndan Meral Akşener Yorumu

İYİ Parti Lideri Akşener’in İstanbul ve Ankara da aralarında olmak üzere “her ilde yerel seçime kendi adaylarımızla gireceğiz” şeklinde açıklaması üzerine konuşan İmamoğlu, “Sayın Akşener’in açıklamalarını ilgiyle, özenle takip ediyorum” dedi ve ekledi:

Haber Merkezi / “Türkiye’nin geleceğine dair, hele hele İstanbul’un geleceğine dair diyalogların kapalı olmayacağını düşünüyorum. Kapıları kapattığı düşüncenize katılmıyorum.”

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener’in İstanbul ve Ankara da aralarında olmak üzere “her ilde yerel seçime kendi adaylarımızla gireceğiz” şeklinde açıklaması üzerine konuştu.

“Sayın Akşener’le seçimden sonra farklı konularda birkaç kez telefonda görüştük. Ama bu süreçlerle ilgili bir istişaremiz başlamadı. Bunun olması için siyasi olarak kendi içimizdeki süreçlerin olması değerlidir” diyen İmamoğlu, gazetecinin Akşener için “İttifaka kapıyı kapatmış görünüyor” demesi üzerine şu ifadeleri kullandı:

“Sayın Akşener’in açıklamalarını ilgiyle, özenle takip ediyorum. Türkiye’nin geleceğine dair, hele hele İstanbul’un geleceğine dair diyalogların kapalı olmayacağını düşünüyorum. Kapıları kapattığı düşüncenize katılmıyorum.”

Kılıçdaroğlu, İmamoğlu’nun adaylığını duyurmuştu

Kılıçdaroğlu, CHP’nin İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı (İBB) adayının Ekrem İmamoğlu olduğunu açıklamıştı.

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Sözcü TV’den İpek Özbey’in “İmamoğlu da adayınız mı, bunu aynı netlikte ne zaman söyleyeceksiniz?” sorusuna “Bir insan bir görevde başarılıysa, neden değiştirilsin? Elbette Ekrem İmamoğlu adayımızdır” yanıtını vermişti.

Paylaşın

Yerel Seçimler: CHP’den İYİ Parti’ye “İttifak” Resti

İYİ Parti’nin yerel seçimlere kendi adayları ile gireceğini açıklaması hatırlatılan ve “yeni bir yol açılabilir mi?” sorusu yöneltilen CHP Sözcüsü Öztrak, “Bizim dışımızdaki bir parti ‘kendi adaylarımı göstereceğim’ derse bize de yolu açık olsun demek düşer. Bu arada belediye seçimleri tek turlu seçimler. Dolayısıyla belediye seçimlerinde bundan önce örneklerini gördüğümüz gibi yüzde 25’le seçimlerin alındığını da unutmamak gerekir” ifadelerini kullandı.

Haber Merkezi / Sezgin Tanrıkulu’nun TSK ile ilgili sözlerine ilişkin parti yönetimince herhangi bir yaptırım uygulanıp uygulanmayacağı sorulan Öztrak, daha önce yaptığı “Diyarbakır Milletvekili Sezgin Tanrıkulu’nun, milletimizin gözbebeği Türk Silahlı Kuvvetleri’ni töhmet altında bırakan ifadeleri kabul edilemez. Bu konu yetkili organlarımızda görüşülecektir” açıklamasını hatırlatarak “Bu konuda gerekli açıklamaları yaptık, bu çerçevede devam edecektir” cevabını verdi.

‘Orta Vadeli Program’ını eleştiren Öztrak, “Bundan 12 yıl önce millete vadettikleri, Devletin Kalkınma Planına da yazdıkları 2023’te 2 trilyon dolar milli gelir, 25 bin dolar kişi başına gelir hedefine önümüzdeki üç yılda da ulaşılamıyor. Türkiye, ilk 10 ekonomi arasına girme hedefinin yanına bile yaklaşamıyor. Dünya enflasyon sıralamasında ise 2026’ya kadar ilk beşte kalmaya devam ediyor. Bunun adı ‘gerçekçilik’ değil iflasın ikrarıdır” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın G20 Liderler Zirvesi’nde Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah Es-Sisi’yle görüştüğünü hatırlatan Öztrak, “Erdoğan’ın dün darbeci, katil dedikleriyle bugün el sıkışmasına havuz medyası diplomatik başarı başlıkları atsa da tükürdüğünü yalayarak ülke yönetilmiyor. Oysa Türkiye Cumhuriyeti Devleti büyük bir devlet, milletimiz büyük bir millettir. Ekonomimiz uluslararası kurumların kapısında hazır ola geçmeden de doğru politikalarla hızla ayağa kalkabilir” dedi.

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Sözcüsü Faik Öztrak, partisinin Merkez Yürütme Kurulu devam ederken düzenlediği basın toplantısında gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Öztrak’ın açıklamalarından satırbaşları şöyle:

(Sezgin Tanrıkulu) Diyarbakır Milletvekili Sezgin Tanrıkulu’nun, milletimizin gözbebeği Türk Silahlı Kuvvetleri’ni töhmet altında bırakan ifadeleri kabul edilemez. Bu konu yetkili organlarımızda görüşülecektir” açıklamasını hatırlatarak “Bu konuda gerekli açıklamaları yaptık, bu çerçevede devam edecektir.

(Ekrem İmamoğlu) Genel Başkanımız bir ile gittiğinde o ildeki tüm parti yetkilileri programdan haberdar olur, il başkanımız da bunun koordinasyonunu sağlar. Ekrem bey de bizim belediye başkanımızdır.

(CHP’nin hazırladığı 100’üncü yıl videosu) O videolara baktığınız zaman Kıbrıs’ın dağlarına nasıl bayrağı diktiğimiz anlatılıyor. Neden revize yapalım? Kıbırs’ın dağlarına milliyetçiliği yazdığımız görüntüleri neden revize edelim? Karşı tarafın sık sık kullandığı bu filmleri bizim hazırladığımız dört dörtlük videoda görünce herhalde büyük bir tepki oluştu. Kıbrıs’ın dağlarına dikilen o bayrağın CHP’nin eseri olduğunu görüp herhalde kıskanıyorlar.

(Yerel Seçimler) Geçen hafta durduğumuz yeri söyledim. Bu süreçle ilgili şehirlerde yapılacak iş birliklerine kapalı olmadığımızı da söyledim. Ama bizim dışımızdaki bir parti ‘kendi adaylarımı göstereceğim’ derse bize de yolu açık olsun demek düşer. Bu arada belediye seçimleri tek turlu seçimler. Dolayısıyla belediye seçimlerinde bundan önce örneklerini gördüğümüz gibi yüzde 25’le seçimlerin alındığını da unutmamak gerekir.

(Eğitim sistemi) Yurdun dört yanındaki aileler hem yapboza dönen eğitim sistemi hem de her geçen gün artan masraflar yüzünden kara kara düşünüyorlar. Eğitim sistemi sürekli hallaç pamuğu gibi atılıyor. Önce sınıfta kalma kalkıyor, sonra geri geliyor, sınav konuyor, sınav kaldırılıyor. Eğitim sistemindeki kaos bir türlü bitmiyor. Diğer taraftan, sarayın azdırdığı hayat pahalılığı nedeniyle bir öğrenciyi okula başlatmak el yakıyor. Kıyafeti, eşofmanı, ayakkabısı, kırtasiyesi derken masraf 5 bin lirayı buluyor. Bunun daha servisi var, bunun daha yemesi içmesi var.

(Bütçe açığı) Geçen yıl ilk 7 ayda 30 milyar lira fazla veren bütçe bu yılın aynı döneminde 435 milyar lira açık verdi. Hükümet deprem harcamaları dese de bu açığın en önemli kısmı hükümetin seçim kazanmak için tüm tuşlara aynı anda basmasından kaynaklanıyor.

(Orta Vadeli Program) Bundan 12 yıl önce millete vadettikleri, Devletin Kalkınma Planına da yazdıkları 2023’te 2 trilyon dolar milli gelir, 25 bin dolar kişi başına gelir hedefine önümüzdeki üç yılda da ulaşılamıyor. Türkiye, ilk 10 ekonomi arasına girme hedefinin yanına bile yaklaşamıyor. Dünya enflasyon sıralamasında ise 2026’ya kadar ilk beşte kalmaya devam ediyor. Bunun adı ‘gerçekçilik’ değil iflasın ikrarıdır.

(Erdoğan’ın enflasyonu tek haneye düşürme vaadi) Sıkı para politikası az para, yüksek faiz demektir. Kendi atadığı bakanın kendisinden önce uygulanan politikalara, ‘irrasyonel’ demesini sineye çeken Erdoğan, şimdi de iki yıldır savunduğu, ‘Nas’ dediği, ‘Ben iktidardayken artmaz düşer’ dediği düşük faizden de vazgeçti. Allah kimseyi bu hale düşürmesin.

(Erdoğan – Sisi görüşmesi) Erdoğan’ın dün darbeci, katil dedikleriyle bugün el sıkışmasına havuz medyası diplomatik başarı başlıkları atsa da tükürdüğünü yalayarak ülke yönetilmiyor. Oysa Türkiye Cumhuriyeti Devleti büyük bir devlet, milletimiz büyük bir millettir. Ekonomimiz uluslararası kurumların kapısında hazır ola geçmeden de doğru politikalarla hızla ayağa kalkabilir.

(Kongre) Cumhuriyet Halk Partisi halkın egemenliğini temel ilke olarak benimsemiştir. Bu temel ilke doğrultusunda parti içi tartışmaları yenilenmenin aracı olarak görmüştür. Biz etik ilkelere bağlı kalınarak yapılan tüm tartışmaların mücadelemizi güçlendireceği kanaatindeyiz. Yenilenme sürecimiz hızla devam ediyor. İlçe ve il kongrelerimiz hızla tamamlanıyor. Bunların tamamlanmasının ardından kurultayımızla bu süreci taçlandıracağız. Bu yenilenme sürecini tüzüğümüzden programımıza kadar partimizin işleyişiyle ilgili dokümanları da yenileyerek destekliyoruz. Yenilenerek, güçlenerek yerel seçimlere gidiyoruz

Paylaşın

Yerel Seçimler: İmamoğlu’ndan Akşener’e “İttifak Şart” Yanıtı

İYİ Parti Lideri Akşener’in ‘İstanbul ve Ankara dahil 81 ilde aday çıkaracağız’ açıklamasını değerlendiren İBB Başkanı İmamoğlu, “Türkiye’nin siyaseti artık bir ittifak siyaseti. İttifakın biçimleri seçimlerin zeminine ve bölgesine göre değişebilir” dedi ve ekledi:

“Bu anlamda ülkedeki genel seçim atmosferi de ittifak gerektirdi. Görüyoruz ki yerel seçimde de ittifak süreçleri etkili olacak. Bazen ittifaklar etkili olacak, bazen ittifakları bozmak etkili olacak. Bazen ittifaklara yanlış yaptırmak da etkili olabiliyor.”

İmamoğlu, açıklamasının devamında, “Bu anlamda ‘İttifak olmamalıdır’ diye bir fikre asla katılmıyorum. Her zaman ittifak şart. Kaldı ki en büyük ittifakın tabandaki toplumsal ittifak olduğunu unutmayalım. Bütün siyasi partiler için geçerli bu” ifadelerini kullandı.

Sözcü gazetesi yazarı İsmail Saymaz bugünü köşe yazısında İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu ile yaptığı röportajı aktardı. Saymaz, İmamoğlu’na İYİP Genel Başkanı Meral Akşener’in ‘İstanbul ve Ankara dahil 81 ilde aday çıkaracağız’ açıklaması hakkında ne düşündüğünü sordu.

İmamoğlu, Akşener’in açıklamalarına ilişkin, “Şu anda sadece sayın Akşener’in basına yansıyan konuşmalarını okudum. Biraz zamana bırakıp analiz edip değerlendirmelerini biraz daha algılayıp gerekiyorsa kendisiyle yüz yüze konuşup İstanbul stratejisini daha net anlamak isterim. Diyalog her zaman iyidir. Onun için somut bir cevap verilecek bir husus olduğunu düşünmüyorum” ifadelerini kullandı.

İmamoğlu, “İttifak kurulmazsa İstanbul için nasıl bir tesir yaratır?” sorusuna şu yanıtı verdi: “Türkiye’nin siyaseti artık bir ittifak siyaseti. İttifakın biçimleri seçimlerin zeminine ve bölgesine göre değişebilir. Bu anlamda ülkedeki genel seçim atmosferi de ittifak gerektirdi. Görüyoruz ki yerel seçimde de ittifak süreçleri etkili olacak.

Bazen ittifaklar etkili olacak, bazen ittifakları bozmak etkili olacak. Bazen ittifaklara yanlış yaptırmak da etkili olabiliyor. Bu anlamda “İttifak olmamalıdır” diye bir fikre asla katılmıyorum. Her zaman ittifak şart. Kaldı ki en büyük ittifakın tabandaki toplumsal ittifak olduğunu unutmayalım.

Bütün siyasi partiler için geçerli bu. Çünkü bazen yerel seçim-genel seçim duyguları farklı refleksler oluşturabiliyor. O manada ben elbetteki siyasi partilerin ittifaklarını önemsiyorum. Ama en az onun kadar, belki daha fazlası, toplumun kendi içinde oluşturacağı ittifakları da önemsiyorum.”

Yazının tamamı için TIKLAYIN

Paylaşın

İYİ Parti’nin Resti Sonrası CHP Ne Yapacak?

CHP’de İYİ Parti Lideri Akşener’in tek başına seçime girme kararına karşın, yeni ittifak formülasyonlarının gündeme gelebileceği, İYİ Parti dışında ittifak ve seçim işbirliği olanaklarının tartışılacağı belirtiliyor.

Buna karşın, her olasılığı dikkate alarak seçime tek başına girecekmiş gibi de hazırlık yapıldığı ve bütün belediye başkan adaylarının önceden belirleneceği ifade ediliyor. CHP kurmayları, “Biz her yerde adaylarımızı belirleriz. Eğer ittifak olursa, arkadaşlarımızdan gelen talepler doğrultusunda biz de bazı adaylarımızdan feragat ederiz” diyor.

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu bu çıkışa henüz yanıt vermedi, açıklama yardımcılarından geliyor. CHP Sözcüsü Faik Öztrak, “Gitmek isteyene kal demeyiz, yolları açık olsun” dedi.

İki parti arasında gerginliği artıran bu açıklamalara karşın CHP’de, “taban ittifakının” Akşener’i yeniden ittifak masasına oturtacağı görüşü hakim. CHP, büyükşehirlerdeki seçim stratejisini “Erdoğan mı, CHP adayı mı?” üzerine kurma hesabı yapıyor.

BBC Türkçe’den Ayşe Sayın’a konuşan CHP kurmayları, “ ‘Erdoğan mı, İmamoğlu mu?’ diye sorduğumuzda, İYİ Parti, artık kendi seçmenine derdini anlatır, çünkü Erdoğan’ı tercih etmeyeceğini biliyoruz” diyor.

Akşener’in çıkışına kamuoyu önünde ilk yanıtı veren CHP’li Öztrak, Fox TV’de katıldığı Çalar Saat programında, “Biz her türlü fedakarlığı yaptık, yapılan eleştirileri sineye çektik. Kan kustuk kızılcık şerbeti içtik. Ama gitmek isteyene kal demeyiz, yolları açık olsun, kendileri bilir” diye konuştu.

İYİ Parti Grup Başkanvekili Müsavat Dervişoğlu ise Meclis’te düzenlediği basın toplantısında, bu kararın nedenlerini açıkladı.

CHP ile 2019’da kurulan ittifakın birincil tanıklarından olduğunu söyleyen Dervişoğlu, 2019’da partisinin teklifiyle yapılan yerel seçim ittifakının “kalbi bir ittifak” olduğunu ve bu ittifakın hedefinin de 2023 seçimlerini kazanmak olduğuna işaret etti.

2023 seçimlerini kazanamayınca yeniden durum değerlendirmesi yaptıklarını anlatan Dervişoğlu, 2019’da yapılan “kalbi ittifakın, politik ittifaka dönüştüğünü”, ittifakın ruhunu kaybettiğini, canlandırma imkanı görmedikleri için de seçime tek başına girme kararı aldıklarını söyledi.

CHP yönetimi ise yaşanan gelişmelerin ardından İYİ Parti ile karşılıklı polemiğe girmeme tutumunu sürdürüyor. Ancak CHP kulislerinde Akşener ve İYİ Parti’nin tutumundan duyulan rahatsızlık dile getiriliyor. Akşener’in büyükşehirleri de kastederek, “Gerekirse kaybederiz, sorumluluğunu alırız” yönündeki açıklamalarını anımsatan bazı CHP yöneticileri, bu tutumun Akşener ve İYİ Parti’ye kaybettireceği görüşünü savunuyor:

“İki belediye başkanını cumhurbaşkanlığına layık gören Meral Akşener. Çıktınız ‘İki belediye başkanından biri cumhurbaşkanı adayı olmalı’, dediniz. Devleti vermeyi göze aldığınız kişilere belediyeyi vermeyi mi göze alamıyorsunuz? Günü geldiğinde seçmen bu tutumun hesabını sorar.”

İYİ Parti’nin ittifakta yer almaması halinde CHP’liler “B Planı”nın devreye sokulacağına işaret ediyorlar. Bu konuda en büyük kozun “taban ittifakı” olduğu vurgulanıyor, “O risk görüldüğünde, siyasi partiler üzerinde toplumsal baskı yaratır. Seçime mobilize olan kitleler, sizi o masaya oturmaya zorlar. O zaman birileri de ‘Aslan payını almak şartıyla otururuz’ diyebilir” görüşü dile getiriliyor.

CHP’liler, İYİ Parti’nin “tek başına seçime girme” kararına karşın, parti tabanının üst yönetimi dinlemeyeceğine ve kendi adaylarına yöneleceğini düşünüyor. Seçim stratejisinin buna göre kurgulanacağı ifade ediliyor.

CHP’li kaynaklar, muhalefet seçmeninin “Erdoğan mı, CHP adayı mı?” sorusu üzerinden tercihini kullanacağına dikkat çekerek, seçim stratejisinin bu denklem üzerine kurulacağı belirtiliyor.

“Amiral gemi CHP’dir”

İYİ Parti’nin, CHP ile köprüleri atmasına gösterdiği gerekçelerden birisi de Kılıçdaroğlu’nun, büyükşehirlerde CHP adayları ile seçime girileceğini söylerken kullandığı “Çünkü CHP dominant partidir” ifadesi.

Bu ifadeyi sorduğumuz CHP’lilere göre Kılıçdaroğlu bu cümleyi, “durum tespiti” kullandı. CHP’liler, İYİ Parti’nin “yüzde 10’u geçemeyen bir parti” olduğu, ittifak yapılması halinde bu ittifakın ‘amiral gemisi’nin de CHP olacağının altı çiziliyor.

CHP yönetimi, ittifak konusundaki görüşmeleri, Kasım ayında yapılması planlanan 38. Olağan Kurultay’dan sonra başlatmayı planlıyor.

Akşener’in tek başına seçime girme kararına karşın, yeni ittifak formülasyonlarının gündeme gelebileceği, İYİ Parti dışında ittifak ve seçim işbirliği olanaklarının tartışılacağı belirtiliyor.

Buna karşın, her olasılığı dikkate alarak seçime tek başına girecekmiş gibi de hazırlık yapıldığı ve bütün belediye başkan adaylarının önceden belirleneceği ifade ediliyor.

CHP kurmayları, “Biz her yerde adaylarımızı belirleriz. Eğer ittifak olursa, arkadaşlarımızdan gelen talepler doğrultusunda biz de bazı adaylarımızdan feragat ederiz” diyor.

Paylaşın

İYİ Parti’den CHP’ye İttifak Resti: Ruhunu Kaybetti

İYİ Partili Dervişoğlu, 2018’de yürürlüğe giren Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin ittifakları zorunlu hale getirdiğini belirterek, “Oluşturduğumuz o ittifak kalbi bir ittifaktı. Bu ceberrut sistemden demokratik yol ve yöntemlerle kurtulabilmenin ilk adımının atıldığı yerdi. Biz o kalbi ittifaktan başarıyla çıktık. Hedefimiz 2023 seçimleriydi. Ancak o kalbi ittifak bir politik ittifaka dönüşerek ruhunu kaybetti. 2023 seçimleri de kazanılamayınca durumun yeniden gözden geçirilmesi ihtiyacı hasıl oldu” ifadelerini kullandı.

2019’da kurulan yerel seçim ittifakının 2023 genel seçimleri için kurulduğunu belirten Dervişoğlu, “Cumhurbaşkanlığı seçiminden sonuç alınmayınca şapkayı önümüze koyup ciddi bir düşünme ihtiyacı içine girdik. Yanlış stratejiler, yapılan hatalar sebebiyle netice alınamadı” dedi.

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener’in İstanbul ve Ankara dahil tüm şehirlerde kendi adaylarını çıkaracaklarını açıklamasının ardından partinin Grup Başkanvekili Müsavat Dervişoğlu, Meclis’te düzenlediği basın toplantısında gazetecilerin sorularını yanıtladı.

Gazete Duvar’ın aktardığına göre; Dervişoğlu, 2019 yerel seçimlerinde kurulan ittifakla bugünün şartlarının benzer olmadığını ifade etti. 2019’da kurulan ittifakın birincil tanıklarından olduğunu söyleyen Dervişoğlu, “2019 yılında gerçekleşen seçim iş birliğini CHP’ye teklif eden İYİ Parti’dir. Teklifimiz Türkiye’yi mevcut ceberrut iktidardan kurtarabilmek için atılan önemli adımlardan biriydi. Biz o ittifak masasını hiçbir parti menfaati gözetmeksizin oluşturduk. Müzakereleri talepsizlik ve beklentisiz yürüttük. Kaç belediye başkanlığı alırız hesabı içinde değildik. Derdimiz sadece Türkiye’ydi” diye konuştu.

2018’de yürürlüğe giren Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin ittifakları zorunlu hale getirdiğini belirten Dervişoğlu, “Oluşturduğumuz o ittifak kalbi bir ittifaktı. Bu ceberrut sistemden demokratik yol ve yöntemlerle kurtulabilmenin ilk adımının atıldığı yerdi. Biz o kalbi ittifaktan başarıyla çıktık. Hedefimiz 2023 seçimleriydi. Ancak o kalbi ittifak bir politik ittifaka dönüşerek ruhunu kaybetti. 2023 seçimleri de kazanılamayınca durumun yeniden gözden geçirilmesi ihtiyacı hasıl oldu” ifadelerini kullandı.

2019’da kurulan yerel seçim ittifakının 2023 genel seçimleri için kurulduğunu belirten Dervişoğlu, “Cumhurbaşkanlığı seçiminden sonuç alınmayınca şapkayı önümüze koyup ciddi bir düşünme ihtiyacı içine girdik. Yanlış stratejiler, yapılan hatalar sebebiyle netice alınamadı” dedi.

2023 seçiminin kaybedilmesine ilişkin CHP içinde henüz bir tartışma yapılmadığını ya da yapıldıysa kendilerinin haberdar olmadığını kaydeden Dervişoğlu, seçim öncesi süreçte yaşananlara ilişkin şunları söyledi: “Süreç boyunca yapılan hataları telafi etmek için elimizden gelen tüm çabayı sarf ettiğimize kamuoyu şahit. Tüm kırılma noktalarında devreye girdik hatta özeleştirimizi bile verdik. Sayın genel başkanımız kötü gidişatı engelleyemediği için aziz milletimizden özür diledi. Ama görüyoruz ki CHP kaybedilen bu seçimi başarı olarak tanımlamaya devam ediyor. Biz kaybedilen bir seçimi kazanım olarak görmüyoruz ve değerlendirmemizi de buna göre yapıyoruz.”

Kutuplaşmalara vesile olmamak adına yaklaşan yerel seçimlere ayrı ayrı girme çağrısı yaptıklarını belirten Dervişoğlu, “İttifakların parti kimliklerine zarar vermesi ve demokratik sürece olumsuz etkilerde bulunması münasebetiyle o yoldan geri dönüş çağrısıdır. Ama bu çağrımız doğru bir biçimde karşılık bulmamıştır” dedi.

İttifak içinde kalarak sorunların çözüleceğine olan inançlarını yitirdiklerini ifade eden Dervişoğlu, “
Yaşananların en yakın tanığıyım. Sonradan sizler de şahit oldunuz, gizli protokollerle, gizli anlaşmalarla, politik manevralarla karşı karşıya kaldık. Ruhunu yitiren kalbi ittifakın yeniden ruhunun canlandırılmasını mümkün olmayacağı kanaatine vardık” ifadelerini kullandı.

‘CHP ile yeniden bir araya gelmek mümkün olabilir mi, tekrar konuşabilir miyiz’ sorusunu kendilerinin de sorduğunu belirten Dervişoğlu, CHP’den yapılan dominant partinin CHP olduğu açıklamasını, belediye başkanlarının adaylık ilanı gibi gelişmeleri hatırlatarak “Dil siyasette önemlidir. Eğer siz dilinizi değiştiremezseniz dil sizi değiştirmeye başlıyor. Türkiye’de yaşanan durum bu” ifadelerini kullandı.

“Etkin, yetkin adaylarımızı milletimizin önüne çıkaracağız”

Akşener’in 81 ilde aday çıkaracaklarını açıklamasının ardından Faik Öztrak’ın katıldığı bir televizyon programında kendilerine “yol açıklığı” temenni ettiğini ifade eden Dervişoğlu, “Herkesin yolu açık ve aydınlık olsun. Biz seçmenin iradesine ipotek koyacak değiliz. İsteyen istediği belediye başkanına oy verecektir. Biz seçmenin iradesine ipotek koymak ya da aldığımız oyu siyasi bir koza dönüştürmek için yapmıyoruz. Dün yaptıklarımızı da ülke için yaptık bugün yapacaklarımızı da ülke için yapıyoruz. Etkin, yetkin adaylarımızı milletimizin önüne çıkaracağız” diye konuştu.

Dervişoğlu, yerel seçimlere kendi adaylarıyla girilmesi halinde muhalefetin kaybedebileceğinin hatırlatılması üzerine “Siz bizi bir küsuratı tamamlayacak bir parti olarak görüyorsanız bu düşünceniz çok normal ama biz Türkiye’nin aydınlık ufuklarına yol almak istiyoruz dediğimizde bizi anlamanız çok kolay. Biz bir küsuratı tamamlayacak parti değiliz. Bu soruyu bana değil 49,5’u 50’ye tamamlayacak 0,5’lere değer verenlere sorun” ifadelerini kaydetti.

İYİ Parti’nin tavrının netleşmesi üzerine CHP kanadından gelen “kapı kapatılmadı sert örtüldü” benzeri açıklamalar hatırlatılan Dervişoğlu, “Bu söylemleri değerlendirmeye gerek görmüyorum. Muhataplık ilişkisinde mütekabiliyet aranır. O sözler kişileri bağlar. Biz kurumsal bir cevap almış değiliz. Bugün sadece Sayın Öztrak’ın açıklamalarını dinledim. Gayet de zarif bir açıklamaydı. Onun söylediklerini esas alarak konuştum” dedi.

Paylaşın

Soyer’den Akşener’e İttifak Yanıtı: İYİ Parti Olmasa Da İzmir’de Bir Kayıp Olmaz

İYİ Parti ile ittifak yapılmaması halinde CHP için bir kayıp olup olmayacağına ilişkin soruyu yanıtlayan İBB Başkanı Tunç Soyer, “İzmirlilerin çok net bir duruşu ve tercihi var. Bu duruş kolay sarsılacak bir şey değil” dedi ve ekledi:

“İzmirliler en net, demokrasiye sahip çıkar. İzmir’de demokratik bir seçim süreci yaşanacak, sonuna kadar da demokrasi işleyecek. Bu son derece sağlıklı bir süreç olacak. Ben kayıp olacağını düşünmüyorum. Hiçbir kayıp olmaz.”

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, her yerde seçime ayrı gireceklerini açıklarken, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer karara ilişkin ilk değerlendirmesini yaptı.

İzgazete’den Gizem Taban’a konuşan Soyer “Anlaşılan o ki genel seçimlerde olduğu gibi bir çatı ittifakı kurulmayacak gibi… Ama ben zaten ilk günden beri söylüyorum, Sayın Genel Başkanımıza da arz ettim. Genel seçim ile yerel seçimin dinamikleri çok farklı… Yerel seçimlerde ittifak zaten her ilin, her ilçenin kendine özgü koşulları içinde kurulur. Bunu serbest bırakmak birkaç fayda yaratır.

Her partinin, kendi sözü neyse, eğilip bükülmeden söyleme imkanı olur. Seçmen daha kolay tercih yapacak bir seçenekle karşılaşır. Bu aynı zamanda başkan adaylarına da hareket alanı bırakır. Her partinin kendi söylemleriyle, politikalarıyla, yerel yönetim deneyimleriyle seçmenin karşısına çıkmasını sağlıklı buluyorum. O nedenle bu konuda herhangi bir olumsuz fikir taşımıyorum” diye konuştu.

“Rekabet her zaman faydalıdır”

Soyer, İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener’in İzmir için Büyükşehir Belediye Başkan Adaylığı konusunda Ümit Özlale’yi işaret etmesi hakkında ise “Rekabet her zaman faydalıdır. Bunda herhangi bir beis yok” dedi.

Soyer, İzmir’de İYİ Parti ile İttifak yapılmaması halinde CHP için bir kayıp olup olmayacağına ilişkin soruya ise şöyle yanıt verdi: “İzmirlilerin çok net bir duruşu ve tercihi var. Bu duruş kolay sarsılacak bir şey değil. İzmirliler en net, demokrasiye sahip çıkar. İzmir’de demokratik bir seçim süreci yaşanacak, sonuna kadar da demokrasi işleyecek. Bu son derece sağlıklı bir süreç olacak. Ben kayıp olacağını düşünmüyorum. Hiçbir kayıp olmaz.”

Paylaşın

BBP Lideri Destici’den Meral Akşener’e İttifak Çağrısı

İstanbul ve Ankara dahil 81 ilde aday çıkaracaklarını dile getiren İYİ Parti Lideri Meral Akşener’e çağrıda bulunan BBP Lideri Mustafa Destici, “İYİ Parti’nin Cumhur İttifakı içerisinde yer almasını arzu ederiz” dedi ve ekledi:

“Bu sadece yerel seçimlere mahsus bir şey değil. Biz, Türk devletinin varlığını daha güçlü bir şekilde devam ettirmesi, ülkenin bütünlüğünün muhafazası ve Türkiye’nin gelişmesi, büyümesi, milletin kardeşliği açısından milli, manevi hassasiyetleri yüksek olan, devletin varlığını, ülkenin bütünlüğünü, milleti önceleyen herkesin bir araya gelmesini arzu ediyoruz.”

Büyük Birlik Partisi (BBP) Genel Başkanı Mustafa Destici, Eskişehir’de gazetecilerin sorularını yanıtladı. Gazete Duvar‘ın aktardığına göre; Destici, “İYİ Parti’nin Cumhur İttifakı’na katılacağı yönünde söylentiler var. Siz bunu nasıl değerlendiriyorsunuz?” sorusuna şu yanıtı verdi:

“Geçtiğimiz genel seçimlerde de ben aslında İYİ Parti’nin Cumhur İttifakı içerisinde yer alması gerektiğini ifade etmiştim. Eğer İYİ Parti, Cumhur İttifakı çatısı altında seçimlere girmiş olsaydı bugün yaşananlar kendileri, kendi partileri ve kendi bulundukları ittifak açısından yaşanmamış olurdu. Biz kendilerini defaten uyardık. Yani o ittifakta, karşı ittifakta, Milli İttifakı’nda PKK olduğunu, PKK’nın uzantıları HDP’nin, Yeşil Sol’un, DHKPC’nin uzantıları olduğunu, TİP’in, TİKKO’nun uzantıları olduğunu ifade etmiştik, söylemiştik.

Ama o zaman kulaklarını kapattılar, bildikleri yolda devam ettiler. Ama seçim bittikten sonra şu anda herkes orada eteğindeki taşı döküyor. Şu anda en çok eteğinde kimin taş birikmiş diye bakıyoruz. İYİ Partililerin eteğinde çok taş birikmiş. Şu anda onlar inanılmaz bir şekilde Millet İttifakı’na, Cumhuriyet Halk Partisine, Cumhuriyet Halk Partisinin Genel Başkanına, adaylarına yönelik her şeyi söylüyorlar ve seçimin kaybedilmesinin sorumlusu olarak da Kemal Bey’i, Cumhuriyet Halk Partisini ve onların kadrolarını görüyorlar.

Bu saatten sonra da Cumhuriyet Halk Partisiyle tekrar yerel seçimlerde bir ittifak yapabilirler mi? Bütün bu yaşananlara ve İYİ Parti’nin ortaya koyduğu bu zikzak siyasetine baktığımda her şey olabilir diye görüyorum. Bir kere daha genel seçimlerde yaptığımız çağrıyı yapıyoruz. Biz elbette ki İYİ Parti’nin Cumhur İttifakı içerisinde yer almasını arzu ederiz. Bu sadece yerel seçimlere mahsus bir şey değil. Biz, Türk devletinin varlığını daha güçlü bir şekilde devam ettirmesi, ülkenin bütünlüğünün muhafazası ve Türkiye’nin gelişmesi, büyümesi, milletin kardeşliği açısından milli, manevi hassasiyetleri yüksek olan, devletin varlığını, ülkenin bütünlüğünü, milleti önceleyen herkesin bir araya gelmesini arzu ediyoruz.”

“İstanbul ve Ankara dahil 81 ilde ayrı seçime gireceğiz”

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, Fatih Altaylı ile yaptığı söyleşide yerel seçimlere ilişkin ittifak düşünmediklerini belirterek İstanbul ve Ankara dahil 81 ilde ayrı seçime gireceklerini söylemişti.

Akşener, yerel seçimlere ilişkin yaptığı açıklamada, “İttifak sistemi içinde yer almamaya kararlıyız” ifadelerini kullanmıştı. Yerel seçimlerdeki olası bir başarısızlık için de Akşener, “Bedelini ödeyeceğim, tüm sorumluluk bana ait. Bana ‘Tayyip Erdoğan’a yanladı’ diyenler dahil herkes istediğini söyleyebilir. Umurumda değil. İki; biz bu partiyi CHP’nin adaylarını seçtirmek için kurmadık. Bitti” dedi.

Paylaşın

İYİ Parti: İttifak Sistemi Sadece Muhalefete Değil, Türkiye’ye Kaybettirdi

İYİ Parti’de tüm yönetim kadroları ve parti teşkilatlarında yerel seçimlerde 81 ilde aday çıkarmak ve Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) ile işbirliği yapmadan yola devam etmek konusunda fikir birliği sağlanmış gözüküyor.

Parti yöneticilerine göre bu eğilimin ortaya çıkmasının en önemli sebeplerinden biri “seçim yenilgisinden gerekli dersin çıkarılmaması”. İttifak sisteminin sadece muhalefete değil tüm Türkiye’ye kaybettirdiğini uzun süredir dillendiren İYİ Parti, bu sistemin açığa çıkardığı otoriterleşmenin sadece iktidarda değil ana muhalefette de görünür olduğu fikrinde.

İYİ Partili bir yetkiliye göre; “CHP herkesin kendine göre konumlanmasını istiyor ve bunu giderek otoriterleşen, siyasi etikten uzak bir üslupla yapıyor. İYİ Parti’nin kendine mecbur olduğunu düşünüyor.”

Geride bıraktığımız seçimin kaybedeni muhalefet partilerinin yerel seçimlerde nasıl bir strateji izleyeceği, başta İstanbul ve Ankara olmak üzere yeni işbirliklerinin gündeme gelip gelmeyeceği son günlerin önemli gündemi. Bu tartışma devam ederken İYİ Parti’den son derece net bir açıklama geldi.

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, Fatih Altaylı’nın YouTube kanalında İstanbul ve Ankara dahil tüm şehirlerde kendi adaylarını çıkaracaklarını söyledi; seçimlerdeki olası bir başarısızlık için de “Bedelini ödeyeceğim, tüm sorumluluk bana ait” dedi.

“Akşener de sahada olacak, teşkilatları dinleyecek”

Gazete Duvar’dan Ceren Bayar’ın İYİ Parti kurmaylarından edindiği bilgiye göre Akşener’in açıkladığı bu tutum, İYİ Parti teşkilatlarıyla yapılan istişareler ve yönetim kadrolarının kapsamlı değerlendirmeleri sonucunda netleşti. Bu tutum önümüzdeki hafta çarşamba günü yapılacak İYİ Parti Genel İdare Kurulu (GİK) toplantısında karara bağlanacak.

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener de kendi oyunun bu yönde olduğunu ifade edecek. GİK’ten kararın çıkmasıyla birlikte İYİ Parti 81 ildeki adaylarını belirlemek üzere çalışmalarına başlayacak. Eş zamanlı olarak Akşener de sahada olacak, teşkilatları dinleyecek.

Parti yöneticilerine göre GİK’te alınan bir karardan geri adım atılması çok zor. Peki, 26 Ağustos Afyon konuşmasında tüm liderlere yerel seçimlere ayrı ayrı girme çağrısı yapsa da ‘Hür ve müstakil İYİ Parti’ vurgusunu sık sık dillendirse de CHP ile il bazlı işbirliklerine kapılarını tam olarak kapatmayan İYİ Parti’yi bu net cümleleri kurmaya iten ne oldu?

Parti kurmaylarına göre bu netlikte bir açıklamanın gelmesinin birkaç sebebi var. Bunlardan ilki ve en önemlisi İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu ve Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş’ın hiçbir müzakere sürecini işletmeden adaylıklarını ilan etmiş olması. İki belediye başkanının Akşener’in Afyon konuşmasından sonra adaylık ilan etmesinin, işbirliği kapılarını kapatmayan “siyasi nezaketsizlik” olduğunu düşünen parti kurmayları, bu tutumun İYİ Parti’yi ve seçmenini “garanti” gören bir anlayışın tezahürü olduğunu da ifade etti.

İYİ Parti kurmayları, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun “Ankara ve İstanbul’da dominant parti CHP’dir” açıklamasının da parti içinde rahatsızlık yarattığını belirtti. Hiçbir zaman “rest çekmediklerini”, “el yükseltmediklerini” belirten yetkililer, tam aksine iktidara kaybettirecek işbirliklerine açık olduklarını çok kez ifade ettiklerini söyledi. İYİ Parti’nin bu tutumuna karşın iki belediye başkanının adaylık ilanının ve Kılıçdaroğlu’nun ‘dominant parti’ açıklamasının peş peşe geldiğini hatırlatan kurmaylar, bu gelişmeler için “bize hareket alanı bırakmayan hamlelerdi’ değerlendirmesini yaptı.

Parti kurmaylarına göre Akşener’in yerel seçimlere ilişkin stratejiyi netleştiren açıklamasını erkene çeken etmenlerden biri de İYİ Parti etrafında yoğunlaşan “dedikodular” oldu. Parti yöneticileri, İYİ Parti ve CHP arasında kapalı kapılar ardında yerel seçim pazarlığı yapıldığı iddialarının son bulması için de bu netlikte bir açıklamaya ihtiyaç olduğunu vurguladı.

Akşener’in söz konusu açıklamasıyla ‘İYİ Parti’yi yıpratma amaçlı ‘dedikoduların’ önünün kesildiğini ifade eden parti kurmayları, parti içinde de bir netleşmenin sağlandığını belirtti. Partinin teşkilatlarından milletvekillerine kadar tüm kadrolarının bu netleşmeyi beklediğine, bugüne kadar bu netleşme sağlanamadığı için zaman zaman yanlış anlaşılmaya müsait açıklamalar yapıldığına dikkat çeken kurmaylar, Akşener’in açıklamalarının parti için de bir yol haritası olacağı ve dil birliği sağlayacağı görüşünde.

Akşener’in açıklamasını hızlandıran bir diğer sebep de yerel seçimlere hazırlanmak için yeterli süreyi sağlamaktı. 81 ilde kendi adaylarını çıkaracak olan İYİ Parti, pek çok ilde yepyeni isimlerle yarışacağı için bu isimlerin tanıtılması, kendilerini seçmene anlatabilmesi için birkaç ayın yeterli olmayacağı görüşünde. Akşener’in açıklamasıyla birlikte bu sürenin sağlandığını belirten kurmaylar GİK’ten karar çıkmasının ardından İYİ Parti’nin hızla sahaya inerek adaylarını tespit edeceğini ifade etti ve “Adaylarımızı bir an önce duyurmak ve bir an önce seçim çalışmalarına başlamalarını sağlamak istiyoruz” dedi.

İYİ Parti’nin Akşener’in son açıklamasıyla birlikte netleşen tutumunun uzun süren muhakemeler sonucu ortaya çıktığı vurgulanıyor. Partinin tüm yönetim kadroları ve teşkilatlarında 81 ilde aday çıkarmak ve CHP ile işbirliği yapmadan yola devam etmek konusunda fikir birliği sağlanmış gözüküyor.

Parti yöneticilerine göre bu eğilimin ortaya çıkmasının en önemli sebeplerinden biri “seçim yenilgisinden gerekli dersin çıkarılmaması”. İttifak sisteminin sadece muhalefete değil tüm Türkiye’ye kaybettirdiğini uzun süredir dillendiren İYİ Parti, bu sistemin açığa çıkardığı otoriterleşmenin sadece iktidarda değil ana muhalefette de görünür olduğu fikrinde. İYİ Partili bir yetkiliye göre; “CHP herkesin kendine göre konumlanmasını istiyor ve bunu giderek otoriterleşen, siyasi etikten uzak bir üslupla yapıyor. İYİ Parti’nin kendine mecbur olduğunu düşünüyor.”

Gene parti yöneticilerine göre geride bırakılan seçim süreci iki parti arasındaki güven ilişkisini zedeledi. Bir kısmı kamuoyuna yansıyan, “kabul edilemez” çok fazla hamle olduğunu anlatan parti yöneticileri, bu denli zedelenmiş bir ilişkiyi devam ettirmenin çok zor olduğunu ifade etti.

“Türkiye’yi yönetmeye adayız”

2018’den bu yana yapılan seçimlerde muhalefetin tüm gücünü birleştirmesine rağmen yüzde 48’i aşamadığını vurgulayan parti yetkilileri, bu sıkışmışlığı aşmak için bir alternatif inşa edilmesi gerektiğine dikkati çekti. Bir parti yöneticisi “Birleşe birleşe kazanacağız’ güzel slogandı. Birleşe birleşe kazanamadık ama ayrışa ayrışa kazanma ihtimalimiz var. İktidara alternatif oluşturmak için ayrışmak gerekiyor” dedi.

Kuruldukları günden bu yana iktidara kaybettirme misyonuyla hareket etmek zorunda kaldıklarını, bir alana sıkıştırıldıklarını ve parti kimliğini ortaya koyamadıklarını ifade eden İYİ Partililer, “Şimdi İYİ Parti’yi anlatma zamanı” diyor.

Türkiye’yi AK Parti korkusuyla ya da CHP korkusuyla bölmenin, sıkıştırmanın demokrasiyi yok ettiğini belirten partililer, “Biz bir yol açacağız. Bu yolun ilk durağı yerel seçimler, ikinci durağı da genel seçimler. Biz Türkiye’yi yönetmeye adayız” ifadelerini kullandı.

Paylaşın