Akşener’den Yerel Seçim Açıklaması: 81 İlde Kendi Adayımızı Çıkaracağız

Partisinin TBMM’deki grup toplantısında konuşan İYİ Parti Lideri Akşener, “Zengin güçlü bir ülke nasıl inşa edilirmiş göstermeye geliyoruz. En iyi bildiğimiz şeyi yapmaya devam edeceğiz. Sokak sokak kapı kapı gezip milletimizin ayağına gideceğiz” dedi ve ekledi:

“25 Ekim 2017’de çıktığımız, bu kutlu yolda; tüm engelleri, iftiraları, baskıları, tek başımıza göğüslediysek, bugünden sonra da, tek başımıza olacağız! Ve önümüzdeki yerel seçimlerde, 81 ilde, kendi adaylarımızla, hür ve müstakil siyasetimizle, tek başımıza, aziz milletimizin huzuruna çıkacağız!”

Akşener, konuşmasının devamında, “Bize bu yolda, dört bir yandan, saldıranlar olacak. Kiralık kalemler hep bizi yazacak, satılık diller, hep bizi konuşacak. Yalanın, iftiranın, rantın karasına bulanmış, kirli eller, hep bizi işaret edecek. Varsın, olsun. Biz, milletimizin sinesinde huzur bulacağız! Dönüp bize, “oyunbozan” diyenler olacak. Doğrudur.

Eğer ortada, milletin zararına oynanan bir oyun varsa, biz o oyunu bozarız! Memleketin geleceğiyle, kumar oynanıyorsa, biz o kumarı bozarız! 22 yıldır, kazananın ve kaybedenin değişmediği, kirli bir çark varsa, biz o çarka, çomak sokarız!” ifadelerini kullandı.

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, yeni yasama yılının ilk grup toplantısında konuştu. Akşener’in açıklamalarından satır başları şöyle:

“Başkent’in göbeğinde; bir evlada, bir babaya, bir eşe, bir kardeşe, Sinan Ateş’e, kıyılmasının üzerinden, tam 278 gün geçti. Onlar, ilk günden beri, Sinan Başkan’ı unutturmaya çalıştı; ama Bengisu, onu unutmadı, Banuçiçek, unutmadı, Ayşe Hanım, unutmadı ve bizler, Sinan Ateş’i unutmadık. Şunu herkes çok iyi bilsin ki; kimsenin unutmasına da unutturmasına da asla izin vermeyeceğiz.

Arsızlar, güçlü diye, haklı olmayacak. Katiller, güçlü diye, özgür kalmayacak. Çevrilmek istenen dümenleri, kabullenmeyeceğiz. Katillerin, elini kolunu sallayarak gezmesine, izin vermeyeceğiz. Gerçekler ortaya çıkana kadar, bu cinayetin, peşinde olacağız. Sinan Ateş’in katilleri yakalanana kadar, mücadeleden vazgeçmeyeceğiz.”

27 Mayıs 2013 tarihi, AK Parti için bir travmadır. Diliyle, diniyle, hayat tercihleriyle, siyasi görüşleriyle, bölüp, paramparça ettikleri bir milletin, ağaçlarına sahip çıkmak için, Gezi Parkı’nda birleştiğini görmek, onlar için bir travmadır.Ülkücüsünden solcusuna, muhafazakarından sekülerine, kadınından erkeğine, gençlerimizin, o dönem, yaklaşık 10’uncu yılında olan, bir müstemleke rejimine karşı sergilediği bu asil duruşu; her ne kadar, türlü müdahalelerle, rayından çıkartmış olsalar da, türlü provokasyonlarla, kirletmiş olsalar da, türlü ayak oyunlarıyla, karalamış olsalar da, bir türlü hazmedemediler, hazmedemeyecekler.

Bakın, üzerinden, 10 yıl geçse bile yetmiyor. Gezi, AK Parti için, öyle bir travma ki, hâlâ intikam almaya çalışıyorlar. Peki kimden? Tutuklulardan mı? Hayır. Bizatihi milletten intikam almaya çalışıyorlar. Yargı sopasını, dilediklerince savurarak, millete göz dağı vermeye çalışıyorlar. “Sakın ola, bir kez daha birleşmeyin.” demeye çalışıyorlar. Büyük bir gayrimeşruluğun, arkasına sığınıp; bu büyük travmayı, bastırmaya çalışıyorlar. O yüzden geçtiğimiz hafta,

Gezi Parkı davasından çıkan sonuç da; AK Parti’nin yaşadığı, travma sonrası stres bozukluğunun, bir neticesidir. Ne yazık ki, ülkemizde bir kez daha vicdan, ihtiraslara tercih edilmiştir. Ne yazık ki, bir kez daha hukuk, koltuklara hizmet etmiştir. Ne yazık ki, bir kez daha vesayet, milletin üzerine çökmüştür. Ülkemizdeki yargı rezaletleri, artık bir seri haline geldi. Yargının, siyasallaşması kadar, bir dayatma ve bastırma aracı hâline gelmesinin de, bedelini ödüyoruz. Üstelik bu bedelin, en ağırını da, Türk gençlerine ödetiyorlar.

Biliyorsunuz gazeteci gençlerimiz, tam 12 gündür tutuklu.  Neden? Sığınmacılarla ilgili, haber yaptıkları için. Şu rezalete bakar mısınız? Sığınmacıların, ülkemizi içine soktuğu, toplumsal ve güvenlik krizinin, boyutları ortadayken; sorunu çözmek yerine, sorunu dile getirenlerden, “işine gelenleri tutuklamak” tam da, Ak Parti’nin zihniyetine yakışır bir tutum. Muhteremler; Kendi beceriksizliğinizin üzerini örtmek için, yargıyı aparat haline getiremezsiniz.

Biri çıkacak, rahat rahat; Hatay’da, depremde şehit olan vatandaşlarımızın, cesetlerinin koktuğunu, ama bir Suriyelinin, naaşının mis gibi koktuğunu söyleyecek, öyle mi? Türk olmaktan gurur duyanlar, saldırılara hedef olacak. Ama Türk milletine, alenen hakaret eden bir ahlaksıza, hakkında, “dostlar alışverişte görsün” misali, başlatılan bir inceleme dışında, hiçbir şey olmayacak, öyle mi? Allah aşkına, hiç mi utanmıyorsunuz?

Zengin güçlü bir ülke nasıl inşa edilirmiş göstermeye geliyoruz. En iyi bildiğimiz şeyi yapmaya devam edeceğiz. Sokak sokak kapı kapı gezip milletimizin ayağına gideceğiz. Kayıkçı kavgalarını suni gündemleri değil milletin gerçek gündemini konuşacağız. 7 yıl evveli hatırlayın nasıl bir sessizlik vardı, bugün de milletin sesini yine tek başımıza duyuracağız. Nasıl baskıları tek başımıza göğüslediysek tek başımıza olacağız. Önümüzdeki seçimlerde 81 ilde kendi adaylarımızla aziz milletimizin huzuruna çıkacağız.

“Türk milliyetçiliğinin gür sesini, duyurmaya geliyoruz”

Milletten değil, pazarlıktan medet uman, ittifak siyasetini reddediyoruz. Biz, İYİ Parti olarak; milletimizin umudunu yeşertmek için, heyecanını canlandırmak için, güveninin tazelemek için, velhasıl o zincirleri kırıp, o cevheri, yeniden göğe yükseltmek için, yepyeni bir yol açıyoruz. Çapulcu diyenlere karşı da, cahil diyenlere karşı da; 85 milyon Türk milletinin, topyekûn azizliğini savunuyoruz. Önüne gelenin, siyasi çıkarlarına göre, manivela yapmaya kalktığı, Türk milliyetçiliğinin gür sesini, duyurmaya geliyoruz.

Beceriksizliğe ve hatta millet düşmanlığına bile, kalkan yapılan demokrasi, esaslı olarak nasıl işletilirmiş, herkese öğretmeye geliyoruz. Biz, bundan sonra da en iyi bildiğimiz şeyi, yapmaya devam edeceğiz. İl il, ilçe ilçe, sokak sokak, kapı kapı gezip milletimizin ayağına gideceğiz. Her bir vatandaşımızın taleplerini, isteklerini ve varsa eleştirilerini dinleyeceğiz. Onlara bahaneler değil, çözümlerimizi anlatacağız.

Kayıkçı kavgalarını, suni gündemleri değil, milletin gerçek gündemini konuşacağız. Nasıl ki, dün korkaklığın sessizliği, her yeri sarmışken, milletin sesini haykırdıysak; bugün de milletin sesini yine tek başımıza duyuracağız.

Nasıl ki 25 Ekim 2017’de çıktığımız, bu kutlu yolda tüm engelleri, iftiraları, baskıları, tek başımıza göğüslediysek bugünden sonra da, tek başımıza olacağız. Ve önümüzdeki yerel seçimlerde 81 ilde kendi adaylarımızla, hür ve müstakil siyasetimizle tek başımıza, aziz milletimizin huzuruna çıkacağız. Bize bu yolda, dört bir yandan, saldıranlar olacak. Dönüp bize, ‘oyunbozan’ diyenler olacak. Doğrudur. Eğer ortada, milletin zararına oynanan bir oyun varsa, biz o oyunu bozarız.”

Paylaşın

Yerel Seçimler: İYİ Parti’de Konuşulan Üç Görüş

31 Mart 2024’te yapılması planlanan yerel seçimlere ittifaksız girmeyi hedefleyen İYİ Parti’de seçimler için üç görüş var. Birincisi, “Seçimlerin İYİ Parti aleyhine sonuçlanması da göze alınarak Ankara ve İstanbul’da aday çıkarmak“, ikincisi “CHP ile ittifakı yeniden kurmak“, üçüncüsü de “İttifak yapılmasa bile İstanbul ve Ankara’da aday çıkarmamak“.

Üçüncü görüşün ağır bastığı öne sürülürken İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener’in seçimlere yakın “Ankara ve İstanbul’da aday çıkarmamayı” kabul edebileceği de iddialar arasında.

Cumhuriyet gazetesinden Merve Kılıç‘ın edindiği bilgilere göre Akşener, parti sözcüsü Kürşad Zorlu, başdanışmanı Buğra Kavuncu ve genel başkanın çevresindeki bazı isimlerin CHP ile ittifak konusuna kapıları tamamen kapalı. Ancak partide farklı görüşlere sahip olan isimler var.

Partililer, yerel seçimlere ittifaksız girilmesi durumunda İYİ Parti’nin zarar göreceği değerlendirmeleri dillendiriliyor. Bazı isimler, “Akşener’in, kırgın olduğu Ekrem İmamoğlu ve Mansur Yavaş’ın karşısına aday çıkarılmaması” yönünde görüş bildiriyor. Parti, bu illerde de henüz aday olarak kimsenin adını geçirmiyor.

Milletvekillerinde üç görüş var. Birincisi “Seçimlerin İYİ Parti aleyhine sonuçlanması da göze alınarak Ankara ve İstanbul’da aday çıkarmak”, ikincisi “CHP ile ittifakı yeniden kurmak”, üçüncüsü de “İttifak yapılmasa bile İstanbul ve Ankara’da aday çıkarmamak”. Üçüncü görüşün ağır bastığı öne sürülürken Akşener’in seçimlere yakın “Ankara ve İstanbul’da aday çıkarmamayı” kabul edebileceği de iddialar arasında.

Öte yandan Akşener’in genel başkanlığını kasımda bırakacağı iddia edildi. Cumhuriyet’in ulaştığı kurmaylar ise bu iddianın gerçek olmadığını belirtiyor. Akşener’in zaten son dönemi olduğunu kaydeden partililer, yerel seçimlerden önce bırakmanın mümkün olmadığını ifade ediyor.

Paylaşın

Muhalefet, İktidarın “Yeni Anayasa” Çıkışını Nasıl Karşıladı?

İktidarın “Yeni Anayasa” çıkışını değerlendiren CHP Milletvekili Murat Emir, “Türkiye uzun yıllardır anayasa tanımayan despot bir iktidar tarafından yönetiliyor. Üstelik bu despotluk her geçen gün artıyor” dedi ve ekledi:

“Mevcut iktidarla yeni ve özgürlükçü bir anayasa yapmanın koşulları asla yok. Şu an kendilerince bir demokratikleşme görüntüsü vermek istiyorlar. Bu görüntü ile tartışmalı düzenlemeleri hayata geçirecekler. AKP’nin tartışmalı hamlelerinin parçası olmayacağız.”

Yeşil Sol Parti (YSP) Milletvekili Ali Bozan ise, “Yeni Anayasa tartışmalarının sıcak bir hal aldığı bu yeni dönemde partimiz tarafından yapılan açıklama, talep ve niyetimizi net bir şekilde ortaya çıkarmaktadır. Sivil bir anayasanın yapılması şart. Ülke halkları bunun gereksinimini uzun yıllardır hissediyor.

O açıdan bu anayasanın iktidarın ihtiyaçlarına hizmet edecek şekilde değil, halklara demokratik nefes aldıracak şekilde düzenlenmelidir. İktidarın yeni anayasa tartışmalarını kendilerine hizmet edecek bir parola olarak dizayn etme girişimi olarak görüyorum.” değerlendirmesini yaptı.

İYİ Parti Grup Başkanvekili Erhan Usta, konuya ilişkin daha önce yaptığı açıklamada, anayasanın ilk dört maddesi ile “Türk devletine vatandaşlık bağı ile bağlı olan herkes Türk’tür” ifadelerini barındıran 66’ncı maddesine dokunulmaması gerektiğini söylemişti.

Birgün’den Hüseyin Şimşek’in haberine göre; İktidarda olduğu süre boyunca yeni anayasa çağrısını sık sık yapan ancak muhalefetin girişimlerine rağmen ısrarla adım atmayan AK Parti iktidarı, yerel seçimler öncesinde yine yeni anayasaya sarıldı.

Bugüne kadar anayasada yaptığı tüm değişiklikleri farklı kesimlere yarayan iktidarın yeni anayasa yapımı için ilk adımını Meclis Başkanı Numan Kurtulmuş atacak. Muhalefet, ‘yetkisiz Kurtulmuş’a’ ve AK Parti’ye tepkili.

Meclis’in açılış resepsiyonunda yeni anayasa ve İçtüzük hazırlığı hakkında konuşan Meclis Başkanı Kurtulmuş, bugün siyasi parti gruplarını ziyaret edeceğini, bu ziyaretlerde anayasa ve İçtüzük için çağrıda bulunacağını açıkladı.

Kurtulmuş’un açıklamalarına TBMM Anayasa Komisyonu Üyesi, CHP Ankara Milletvekili Murat Emir tepki gösterdi. Emir, itirazlarını şöyle sıraladı: “Türkiye uzun yıllardır anayasa tanımayan despot bir iktidar tarafından yönetiliyor. Üstelik bu despotluk her geçen gün artıyor. Mevcut iktidarla yeni ve özgürlükçü bir anayasa yapmanın koşulları asla yok. Şu an kendilerince bir demokratikleşme görüntüsü vermek istiyorlar. Bu görüntü ile tartışmalı düzenlemeleri hayata geçirecekler. Yeşil Sol Parti’nin tartışmalı hamlelerinin parçası olmayacağız.”

Yeşil Sol Parti’nin şartları

Yeşil Sol Parti (YSP) ise iktidarla görüşme fikrine mesafeli. Önceki gün Eş Sözcüler tarafından gerçekleştirilen açıklamada yer alan, “Tecrit kaldırılmadığı, çatışmalar devam ettiği ve yeni anayasa ‘haklara ve özgürlüklere’ dair olmadığı sürece demokratik bir anayasa oluşturmanın gerçek olmayacağı aşikardır” ifadeleri anımsatıldı. YSP’de, “AK Parti ile masaya oturmama” fikrinin yaygın olduğu bildirildi.

YSP Mersin Milletvekili Ali Bozan ise şu değerlendirmeyi yaptı: “Yeni Anayasa tartışmalarının sıcak bir hal aldığı bu yeni dönemde partimiz tarafından yapılan açıklama, talep ve niyetimizi net bir şekilde ortaya çıkarmaktadır. Sivil bir anayasanın yapılması şart. Ülke halkları bunun gereksinimini uzun yıllardır hissediyor. O açıdan bu anayasanın iktidarın ihtiyaçlarına hizmet edecek şekilde değil, halklara demokratik nefes aldıracak şekilde düzenlenmelidir. İktidarın yeni anayasa tartışmalarını kendilerine hizmet edecek bir parola olarak dizayn etme girişimi olarak görüyorum.”

İYİ Parti, Gelecek ve Saadet Partisi

Partisinin şartlarını ise İYİ Parti Grup Başkanvekili Erhan Usta açıklamıştı. İYİ Partili Usta, anayasanın ilk dört maddesi ile “Türk devletine vatandaşlık bağı ile bağlı olan herkes Türk’tür” ifadelerini barındıran 66’ncı maddesine dokunulmaması gerektiğini söylemişti.

Gelecek ve Saadet Meclis Grubu’nun başında bulunan Selçuk Özdağ da iktidara tepkili. Meclis Başkanı Kurtulmuş’un yeni anayasa konusunda yetkisi ve söz hakkı bulunmadığı bildiren Özdağ, “Kurtulmuş sadece İçtüzük konusunda yetkili. Onu da uygulamıyor. Mevcudu uygulamayanla yeni konuşulmaz” dedi, aylardır kendi grupları için Meclis’te yer tahsisi yapılmadığını anımsattı.

Paylaşın

İYİ Parti Eskişehir İl Teşkilatında İstifa Ve Görevden Alma Depremi

İYİ Parti Eskişehir İl Başkanı Emine Edizgil yerel seçimlerde belediye başkanlığına adaylığını koyacağı için istifa ederken, yerine partinin il yönetiminde yer alan Serdar Ulucan atandı.

Ayrıca, İYİ Parti Odunpazarı ve İYİ Parti Tepebaşı ilçe başkanları görevden alındı. İYİ Parti Tepebaşı İlçe Başkanlığına Görkem Yıldırım, İYİ Parti Odunpazarı İlçe Başkanlığına ise Gürol Yer atandı.

Gazete Duvar’dan Şenay Bilik Yıldırım’ın haberine göre; İYİ Parti Eskişehir teşkilatında Genel Başkan Meral Akşener’in ziyareti öncesi istifa ve görevden almalar yaşandı.

Partinin İl Başkanı Emine Edizgil yerel seçimlerde belediye başkanlığına adaylığını koyacağı için istifa ederken, Odunpazarı ve Tepebaşı ilçe başkanları ise görevden alındı. İstifa eden İl Başkanı Edizgil’in yerine ise partinin il yönetiminde yer alan Serdar Ulucan atandı.

İYİ Parti Odunpazarı İlçe Başkanı Zafer Tuna ve Tepebaşı İlçe Başkanı Nusret Kabasakal, genel merkez tarafından görevden alındı. Tepebaşı’na Görkem Yıldırım, Odunpazarı’na ise Gürol Yer atandı.

Öte yandan İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener’in hastalığı nedeniyle ertelenen Eskişehir ziyaretini, 5 Ekim’de gerçekleştireceği öğrenildi.

Akşener Eskişehir programında Büyükşehir Belediye Başkanlığı’na İYİ Parti’nin genel seçimde milletvekili adayı olan Melih Aydın’ı, Odunpazarı Belediye Başkanlığı’na ise eski İl Başkanı Emine Edizgil’i aday gösterecek.

Paylaşın

İYİ Partili Zorlu’dan “İstanbul Ve Ankara” Açıklaması: Çalışmalarımız Sürüyor

31 Mart 2024’te yapılması planlanan yerel seçimlere ittifaksız girmeyi hedefleyen İYİ Parti’de parti sözcüsü Kürşat Zorlu, “Gerek İstanbul’da gerekse Ankara’da, diğer illerimizde olduğu gibi çalışmalarımız devam ediyor. Çalışmalar olgun bir aşamaya geldiğinde bunları paylaşırız” dedi.

Aday belirleme sürecinde anket yapılacağının ifade edildiği belirtilen Zorlu, açıklamasının devamında, “Bununla ilgili komisyon kurulması aşamasındayız. Esas olan teşkilatlarımızla, o illerdeki milletvekillerimizle, partililerimizin bir mutabakat içerisinde, adayımızın üzerinde netleşmektir. Ama aday adayının çok olduğu yerlerde bir anket gerçekleştirme eğilimimiz var. Bu illerin hangileri olacağını ilerleyen günlerde sizinle paylaşırız” ifadelerini kullandı.

İYİ Parti Sözcüsü ve Medya İlişkileri Başkanı Prof. Dr. Kürşad Zorlu, Başkanlık Divanı toplantısı ardından genel merkez binasında basın toplantısı düzenledi.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi Meclis Üyesi Suat Sarı’nın, İYİ Parti’nin yerel seçimlerdeki İstanbul adayı olacağı yönündeki iddiaları sorulan Zorlu, “Suat Bey, partimizin önemli bir görevinde bulunuyor. İstanbul Büyükşehir’de grup sözcüsü. Ancak gerek İstanbul’da gerekse Ankara’da, diğer illerimizde olduğu gibi çalışmalarımız devam ediyor. Çalışmalar olgun bir aşamaya geldiğinde bunları paylaşırız” dedi.

Aday belirleme sürecinde anket yapılacağının ifade edildiği belirtilen Zorlu, “Bununla ilgili komisyon kurulması aşamasındayız. Esas olan teşkilatlarımızla, o illerdeki milletvekillerimizle, partililerimizin bir mutabakat içerisinde, adayımızın üzerinde netleşmektir. Ama aday adayının çok olduğu yerlerde bir anket gerçekleştirme eğilimimiz var. Bu illerin hangileri olacağını ilerleyen günlerde sizinle paylaşırız” yanıtını verdi.

Gelen bir başka soru üzerine, geçtiğimiz hafta rahatsızlanan Genel Başkan Meral Akşener’in sağlık durumunun iyi olduğunu belirten Zorlu, partisinin grup toplantısının çarşamba günü gerçekleşeceğini ekledi.

İYİ Parti’nin İstanbul İl Başkanı Yücel Coşkun oldu

Öte yandan görevden alınan İYİ Parti İstanbul İl Başkanı Coşkun Yıldırım’ın yerine parti tarafından Yücel Coşkun atandı. İYİ Parti’de ocak ayında İstanbul İl Başkanlığı koltuğunu Buğra Kavuncu’dan devralan Coşkun Yıldırım’ın 27 Eylül’de Genel Merkez kararıyla görevden alınmıştı.

Coşkun Yıldırım’dan boşalan koltuğa Yücel Coşkun atandı. Haberi sosyal medya hesabından duyuran Yücel Coşkun “Genel Başkanımız Sayın @meral_aksener ‘in tensipleriyle İYİ Parti İstanbul İl Başkanlığı görevine atanmış bulunmaktayım. Kuruluşundan bu yana mücadelesini verdiğimiz İYİ Partimizin her kademesinde olduğu gibi bundan sonraki süreçte de var gücümüzle mücadele edeceğiz.” notunu düştü.

Yücel Coşkun kimdir?

Aslen Gümüşhaneli olan Yücel Coşkun 1977 yılında, İstanbul’da doğdu. İlk ve Orta öğrenimini İstanbul Çeliktepe’de, lise eğitimini Ümraniye Nevzat Ayaz Lisesi’nde tamamladı. Üniversite eğitimini Marmara Üniversitesi BESYO (Spor Bilimleri Fakültesi), Yüksek Lisans eğitimini de Marmara Üniversitesi Sağlık bilimleri Enstitüsü’nde tamamlayan Coşkun, İstanbul Gelişim Üniversitesi’nde öğretim görevlisi olarak çalıştı.

İYİ Parti Kuruculular Kurulu üyesi olan Coşkun, İYİ Parti Sosyal Politikalar Başkan Yardımcılığı, İstanbul İl Sekreterliği, 27. ve 28. Dönem Milletvekilliği Adaylığı görevlerinde bulundu. Aynı zamanda ticaret ve spor organizasyonları ile de ilgilenen Coşkun, evli ve 3 kız çocuğu babasıdır.

Paylaşın

Yerel Seçimler: İYİ Parti’den CHP’ye “10 Büyükşehir” Teklifi

31 Mart 2024’te yapılması planlanan yerel seçimlere ittifaksız girmeyi hedefleyen İYİ Parti’de genel başkan yardımcısı Türker Yörükçüoğlu, 31 Mart yerel seçimleri için CHP’ye ’10 büyükşehirde aday çıkarmama’ teklifinde bulundu.

Türker Yörükçüoğlu, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, “İstanbul, Ankara, Antalya, Adana, Aydın, Eskişehir, Mersin, Muğla, Tekirdağ ve Hatay’ı AK Parti’ye kaptırmamak için CHP bu illerde aday çıkarmamalı” dedi.

“AK PARTİ~CHP ikili yarışlarında kazanan her zaman AK Parti oluyor. Bunu 2002’den itibaren her seçimde gördük” diyen Yörükçüoğlu, “Türkiye’yi AK Parti’den kurtarmanın yolu İYİ Parti’yi güçlendirmekten geçer. Biz hem 2019’da hem de 2023’de üzerimize düşen fedakarlığı yaptık. Sıra CHP’de” ifadelerini kullandı.

Yörükçüoğlu’nun teklifinde İzmir Büyükşehir Belediyesi yer almadı. İYİ Parti, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanlığı için Ümit Özlale’yi aday göstermişti.

Ümit Özlale, daha önce, “İzmir CHP’nin kalesi değil. İzmir hiçbir siyasi partinin kalesi olamayacak kadar kadim bir kültüre sahip. O yüzden de ben İzmir profiline çok uygun bir aday olduğumu düşünüyorum. İzmir’i çok iyi yöneteceğimi düşünüyorum.

AK Parti, Milliyetçi Hareket Partisi ve diğer partilerden de oy alacağımı biliyorum. Çünkü ben orada makulü temsil edeceğim. Projelerimle ön plana çıkacağım. Siyaset üstü bir profil olarak İzmirli’nin karşısına çıkacağım. O bakımdan oyları bölmeyeceğim” açıklamasını yapmıştı.

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener’de Ümit Özlale’yi açıkladığı toplantıda, “Biz ittifak sisteminden vazgeçtik. Türkiye için eğile büküle öldük. Bundan sonra yok. İttifak sistemiyle yol yürümeyeceğiz. Sadece bugün değil 2028’de de kendi başımıza gireceğiz” ifadelerini kullanmıştı.

Paylaşın

“İYİ Parti İstanbul İl Başkanı Görevden Alındı” İddiası

31 Mart 2024’te yapılması planlanan seçimlere ittifaksız gireceğini açıklayan İYİ Parti’de, İstanbul İl Başkanı Coşkun Yıldırım’ın tabandan gelen bir talep üzerine görevden alındığı iddia edildi.

Haber Merkezi / İYİ Parti kaynaklarından edinilen bilgiye göre, yerel seçimlere giderken tabandan gelen talepler üzerine ve İstanbul teşkilatının daha da güçlendirilmesi amacıyla İl Başkanı Coşkun Yıldırım görevden alındı.

Coşkun Yıldırım, 25 Eylül’de sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda “Görevimizin başındayız” ifadesini kullanmıştı.

Coşkun Yıldırım kimdir?

1964 yılında, Erzincan’da doğdu. İstanbul Kabataş Erkek Lisesi’nden mezun olduktan sonra, lisans eğitimini Yıldız Teknik Üniversitesi “Jeodezi ve Fotogrametri Mühendisliği” bölümünde tamamladı.

İstanbul Üniversitesi’nde “Sosyal Yapı-Sosyal Değişim” üzerine yüksek lisans eğitimini tamamlayan Yıldırım’ın yönetim kurulu başkanlığı görevini yürütmekte olduğu şirketi, halen gayrimenkul ve inşaat sektöründe faaliyet gösteriyor.

Paylaşın

İYİ Parti’den “Yeni Anayasa” İçin Cumhur İttifakı’na Yeşil Işık

Yeni anayasa tartışmalarıyla ilgili değerlendirmelerde bulunan İYİ Parti Grup Başkanvekili Erhan Usta, “Elbette Anayasa’da değiştirilmesi gereken hususlar var. Hükümetin parlamenter sisteme dönüşle ilgili bir düşüncesi olsa buna destek veririz” dedi ve ekledi:

“Ama Cumhur İttifakı’nın böyle bir düşüncesi yok. Anayasa’nın ilk 4 maddesi ile 66. maddesi bizim kırmızı çizgimiz. Bunların hiçbir şekilde müzakere edilmemesi gerekir. Anayasa’nın ilk 4 maddesi ile 66. madde tartışılmadığı sürece bir sıkıntı yok. Daha demokratik, katılımcı, yasama ve yürütmenin hesap verdiği, kuvvetler ayrılığının gerçekleştiği bir anayasa bizim de özlediğimiz bir anayasadır.”

İYİ Parti Grup Başkanvekili Erhan Usta, 1 Ekim Pazar günü başlayacak 28. Dönem 2. Yasama Yılı’na ilişkin partisinin beklentilerini anlattı.

Gazete Duvar’ın aktardığına göre; Yeni anayasa tartışmalarıyla ilgili değerlendirmelerde bulunan Usta, “yeni anayasa” kavramını kullanmaktan ziyade “anayasa değişikliği” kavramını kullanmayı tercih ettiklerini söyledi.

İYİ Partili Usta, “Yeni anayasa dediğinizde her şey farklılaşıyor. Baştan itibaren devletin şekli, sistemi, Türk vatandaşlığı, hatta Türk bayrağı bile tartışılıyor. Biz bunları tartışmayız. Bu nedenle anayasa değişikliği kavramını kullanmaktan yanayız.” dedi.

Mevcut Anayasa’da şimdiye kadar çok sayıda değişikliğin yapıldığını anımsatan Usta, şöyle konuştu: “Elbette Anayasa’da değiştirilmesi gereken hususlar var. Hükümetin parlamenter sisteme dönüşle ilgili bir düşüncesi olsa buna destek veririz. Ama Cumhur İttifakı’nın böyle bir düşüncesi yok. Anayasa’nın ilk 4 maddesi ile 66. maddesi bizim kırmızı çizgimiz. Bunların hiçbir şekilde müzakere edilmemesi gerekir.

Anayasa’nın ilk 4 maddesi ile 66. madde tartışılmadığı sürece bir sıkıntı yok. Daha demokratik, katılımcı, yasama ve yürütmenin hesap verdiği, kuvvetler ayrılığının gerçekleştiği bir anayasa bizim de özlediğimiz bir anayasadır. Ayrıca anayasa değişikliğinin yerel seçim sonrasına bırakılmasını istiyoruz. Anayasa, toplumun en üst mutabakat metnidir. Bunu siyasi rekabetin parçası yapmamak gerekir.

Anayasa değişikliğinin seçim argümanı haline gelmemesi lazım. Seçim öncesi yapılırsa iş tıkanır ve çalışmadan sonuç alınamaz. Seçim sonrasında Türkiye’nin seçimsiz bir 4 yılı var. Sağduyuya dayalı ve en geniş katılımın sağlandığı anayasa değişikliği bizim de özlemimiz. Bu konuda katkı vereceğiz. İYİ Parti olarak biz de hazırlıklarımızı yapıyoruz. Genel Merkezde anayasa değişikliği konusunda bir komisyon oluşturuldu. Hangi maddede nasıl bir değişikliğe ihtiyaç var, Bunlar çalışılıyor.”

Usta, Meclis İçtüzüğü’nde Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ne uyum açısından bazı değişikliklerin yapılması gerektiğini dile getirdi. Daha kaliteli yasama sürecinin olması için etkin müzakere mekanizmasının kurulmasını sağlayacak Meclis İçtüzüğü’ne ihtiyaç olduğunu söyleyen Usta, yeni hükümet sistemiyle birlikte yürütmenin yapısının değiştiğine işaret etti.

Usta, şöyle devam etti: “İhtisas komisyonlarının isimleri ve yapısının değişmesi lazım. Komisyondaki müzakereler son derece sınırlı ve kısıtlı. Kanun teklifleri aceleye getiriliyor. Dünyanın her yerinde komisyon çalışmaları uzun, genel kurul çalışmaları ise kısa sürüyor.

Bizde tersi durum var. Komisyonda kanun tekliflerinin görüşülmesiyle ilgili sürenin uzatılması gerekir. Kanun teklifleri hazırlanırken etki analizleri sağlıklı yapılmıyor. Sivil toplum kuruluşlarının yasama sürecine dahil edilmesi gerekiyor. Bunlar yapılırsa daha kaliteli ve etkin şekilde kanunlar müzakere edilmiş olur.”

Paylaşın

Akşener’den AYM’ye Başvuru: 5 Milyon Lira Manevi Tazminat Talebi

İYİ Parti lideri Meral Akşener, Anayasa Mahkemesi’ne bireysel başvuruda bulunarak, 5 milyon TL tazminat talep etti. Akşener’in başvuru gerekçesi ise, hakkında 4 yılı gizlilik kararı altında olmak üzere 7 yıl süren ve geçtiğimiz aylarda kovuşturmaya yer olmadığı dair kararla sona eren soruşturma sürecinde uğramış olduğu hak ihlalleri.

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 15 Temmuz darbe girişiminin ardından, ihbarlar gerekçe gösterilerek başlatılan ve daha sonra PKK itirafçısı olduğu ortaya çıkan “gizli tanığın” ithamları üzerine yürütülen soruşturmaya Mayıs 2019’da gizlilik kararı verilmişti. Soruşturma, 22 Ağustos 2023 tarihinde takipsizlik kararı ile sonuçlanmıştı.

Başvuru hakkında bilgi veren İYİ Parti Antalya Milletvekili Uğur Poyraz, tüm süreç boyunca medyadaki kimi haber ve yayınlarda dosya içeriğine ilişkin bilgilere yer verildiğini ve yorumlar yapıldığını, dört yılı erişim kısıtlı olarak yedi yıl süren soruşturma evresinde gerçekleşen tüm seçim süreçlerinde Meral Akşener ve İYİ Parti aleyhine iktidar partisi olan AK Parti ile Cumhur İttifakı’ndaki diğer siyasi partiler tarafından bu soruşturmanın bir siyasi silah ve politik malzeme olarak kullanıldığını dile getirdi.

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, hakkında 4 yılı gizlilik kararı altında olmak üzere 7 yıl süren ve geçtiğimiz aylarda ‘kovuşturmaya yer olmadığına’ dair karar ile sona eren soruşturma sürecinde uğramış olduğu hak ihlallerine karşı Anayasa Mahkemesi’ne bireysel başvuruda bulundu ve 5 milyon TL manevi tazminat talep etti.

Gazete Duvar’ın aktardığına göre; Başvuru hakkında bilgi veren İyi Parti Antalya Milletvekili aynı zamanda avukatı Uğur Poyraz, avukatlar tarafından “Adil Yargılanma Hakkının, Kendisine Yöneltilen Suçlamanın Nedeninden ve Niteliğinden Haberdar Olma Hakkının, Makul Sürede Yargılanma Hakkının Ve Lekelenmeme Hakkının” ve siyasi saiklerle “sınırlamanın Anayasa’da belirtilen amaçları aşamayacağına” ilişkin Anayasa kuralının ihlal edilmesinden dolayı Meral Akşener adına bireysel başvuruda bulunulduğunu söyledi.

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı Anayasal Düzene Karşı Suçlar Bürosu tarafından 15 Temmuz darbe girişiminin ardından isimsiz ihbarlar dikkate alınarak başlatılan ve sonradan PKK üyeliğinden yargılandığı ve itirafçı olduğu için hakkında beraat kararı verildiği ortaya çıkan bir “gizli tanığın” ithamlarına dayanılarak yürütülen soruşturmada, yenilenen İstanbul Büyükşehir Belediyesi seçimi öncesi Mayıs 2019’da gizlilik kararı verilmiş ve soruşturma, 22 Ağustos 2023 tarihinde takipsizlik kararı ile sonuçlanmıştı.

Soruşturma sürecini başından itibaren Meral Akşener’in avukatı olarak takip eden İYİ Parti Antalya Milletvekili Uğur Poyraz konuya ilişkin açıklamasında, avukatlar tarafından yapılan bireysel başvuruda gizlilik kararı alındıktan sonra kısa bir süre içinde dosyaya ilişkin tüm bilgilere savcılık tarafından ulaşıldığını, yaklaşık son dört yıllık sürede dosyada hiçbir işlem yapılmadığını kaydetti. Poyraz, Akşener’in Anayasa’nın 36. maddesinde düzenlenen “Adil Yargılanma Hakkının, Kendisine Yöneltilen Suçlamanın Nedeninden ve Niteliğinden Haberdar Olma Hakkının, Makul Sürede Yargılanma Hakkının Ve Lekelenmeme Hakkının” ihlal edildiğini belirtti.

Ayrıca hiçbir makul gerekçe olmaksızın 2019 yılında dosyaya ilişkin tüm bilgi ve belgelere erişilmiş olmasına rağmen dosyada verilen gizlilik kararından sonra esasa ilişkin hiçbir işlem yapılmadığını ekleyen Poyraz, tüm süreç boyunca medyadaki kimi haber ve yayınlarda dosya içeriğine ilişkin bilgilere yer verildiğini ve yorumlar yapıldığını, dört yılı erişim kısıtlı olarak yedi yıl süren soruşturma evresinde gerçekleşen tüm seçim süreçlerinde Meral Akşener ve İYİ Parti aleyhine iktidar partisi olan AK Parti ile Cumhur İttifakı’ndaki diğer siyasi partiler tarafından bu soruşturmanın bir siyasi silah ve politik malzeme olarak kullanıldığını dile getirdi.

Uğur Poyraz, 2023 yılında takipsizlik kararı verilmesine karşı dört yıl boyunca soruşturmanın gizlilik kararı altında devam ettiriliyor gibi gösterilmesinin siyasi saiklerle yapıldığına delil olduğundan bahisle “sınırlamanın Anayasa’da belirtilen amaçları aşamayacağına” ilişkin düzenlemeye yer veren Anayasa’nın 14. maddesinin 2. fıkrasına da aykırı davranıldığını, avukatlar tarafından bireysel başvuruda bu madde yönünden de hak ihlali iddiasına yer verildiğini sözlerine ekledi.

Müvekkillerinin Anayasa’da düzenlenen haklarının ihlal edildiğinin tespitini talep eden Akşener’in avukatları ayrıca bu süreçte uğramış olduğu saldırılar sebebiyle 5 milyon lira manevi tazminat talebinde de bulundu. Bu tazminata hükmedilmesi durumunda tüm tutarın şehit ailelerine verileceği de dilekçede açıkça belirtildi.

Paylaşın

Yerel Seçimler: İYİ Parti, Ankara Ve İstanbul Adaylarını Sona Saklıyor

31 Mart 2024’te yapılması planlanan yerel seçimlere ittifaksız girmeyi hedefleyen İYİ Parti’nin Ankara ve İstanbul adaylarını sona saklandığı öne sürüldü. Adayları belirlemede son kararın ise Akşener’de olduğu ifade ediliyor.

İstanbul için İYİ Parti adayının Memleket Partisi lideri Muharrem İnce olacağına ilişkin söylentilerin gerçeği yansıtmadığını belirtilirken, Ankara’da adaylık için Koray Aydın’ın isminin ağır bastığı ifade ediliyor.

Gazete Pencere’de yer alan habere göre; İYİ Parti’de, 2024 yerel seçimlerine “ittifaksız” girme ve 81 ilde aday çıkarma kararının ardından aday çalışmaları da hız kazandı.

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, Eskişehir’den yedek genel idare kurulu (GİK) üyesi Melih Aydın’ın adaylığını açıklamaya hazırlanıyor. Ancak Aydın’ın adaylığının resmi olarak kesinleşmesi beklenen Eskişehir programı, Akşener’in enfeksiyon geçirmesi nedeniyle ertelendi.

Belediye başkan adaylığına çok fazla talep olduğu belirtilirken, Ankara ve İstanbul adaylarının belirlenmesinin sona saklandığı ve buraların adaylarını belirlemede kararın Akşener’de olduğu ifade ediliyor.

İstanbul ve Ankara

Bazı parti kurmayları ise İstanbul için İYİ Parti adayının Memleket Partisi lideri Muharrem İnce olacağına ilişkin söylentilerin gerçeği yansıtmadığını belirtiyor. Ayrıca, Ankara’da adaylık için Koray Aydın’ın isminin ağır bastığı ifade ediliyor.

Partinin Beşiktaş adaylığı için Mustafa Sandal’a resmi olarak teklif götürme hazırlığında olduğu da kulislerda konuşulanlar arasında.

Paylaşın