Ahmet Ada kimdir?

20 Mayıs 1947’de Adana’da Ceyhan İlçesi’nde dünyaya gelen Ahmet Ada, Nazire Ada ile Ahmet Ada’nın oğludur. İlk ve ortaokulu Ceyhan’da okudu. Devlet Su İşleri Ceyhan Şubesi, Marangozlar İstihlak Kooperatifi ve otomobil ticareti ile uğraşan bir şirkette çalıştıktan sonra emekli oldu.

Haber Merkezi / TYS üyesi.2002 yılında Mersin’e yerleşti. İlk şiiri “Tabuttur Kitaplar” 1966’da Soyut dergisinde çıktı. Sanat ve edebiyat dergilerinde çok sayıda şiir ve yazısı yayımlandı. Bazı şiirleri Fransızcaya, Almancaya, İngilizceye, Kürtçeye çevrildi. 1980’li yıllar şiirinin önemli bir temsilcisi olarak tanındı. Şiirlerinin İkinci Yeni şiir havzasından beslendiği gözlense de kendine özgü lirik bir şiir kurdu.

Gerçekçi tutumlardan beslenen, destansı, lirik, hüzünlü ve incelikli şiirler yazdığı eleştirmenlerce kabul edildi. Son dönem yazdığı şiirlerle, modern şiirin biçimselliği ile modern dünya tasarımına felsefi derinlik katan yeni bir döneme girdi. Uzun ve epik özellikler barındıran şiirlerinde, göç, savaş gibi olgulara insanî bir perspektiften bakarak çok sesli bir şiire yöneldi. Şiirin kavram ve terimlerinin oluşturulmasında çaba gösterdi.

“Şiir Okuma Durakları” (2004) adlı kitabı modern şiire ilişkin şiir bilgisi içeren bir elkitabı olarak değerlendirildi. Şiirin sorunları ve İkinci Yeni üstüne eleştirel, çözümleyici yazılarıyla da dikkati çekti. 2006 yılında, Çukurova Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı bölümü ile Eğitim Fakültesi Felsefe Grubu Eğitimi Anabilim Dalı tarafından ortaklaşa düzenlenen sempozyumla “40 Sanat Yılında Ahmet Ada’nın Şiiri” çeşitli yönleriyle ele alındı. Sempozyum bildirileri “Ahmet Ada’nın Şiirine Bakışlar” adıyla yayımlandı, (2009).

2008 yılında, Mersin Üniversitesi İletişim Fakültesi Radyo, Sinema ve Televizyon Bölümü “İki Şair Bir Kent” adlı belgeselinde Ahmet Ada ile Celal Soycan kent kültürünü ve şiiri konuştular. Bu söyleşi DVD olarak yayımlandı. 2009 yılı 21 Mart Dünya Şiir Günü Mersin’de, 43.sanat yılı nedeniyle, Ahmet Ada’nın Şiiri odağında kutlandı. Ahmet Ada’nın “Göründü Göğün Faytonu” başlıklı şiir bildirisi okundu.

Şiir Kitapları; Gün Doğsun Gül Üstüne (1980), Acıyla Akran (1983), Yaz Kırlangıcı Olsam (1985), Aşk Her Yerde (1990), Vakit Yok Hüzünlenmeye (1992), Günyenisi Lirikler (1992), Yitik Anka (ilk üç kitabının toplu basımı, 1993), Taş Plak Gazelleri (1995), Küçük Bir Anmalık (1996), Begonyalı Pencere (1998), Denize Atılan Çiçek (1999), Gökyüzünün Fıskiyesi (2003), Denizin Uykusu Üstümde (2004), Kantolar (2006), Yeni Kantolar (2007), Sonsuz At (Seçme Şiirler) 2009, Sözcükler Denizi, 2009, Taşa Bağlarım Zamanı, 2009

Poetik Kitapları; Şiir Okuma Durakları (2004), Şiir İçin Boş Levhalar (2006), Modern Şiir Üzerine Yazılar (2008)

Ödülleri; 1981 Akademi Kitabevi Şiir Başarı Ödülü Gül Doğsun Gül Üstüne ile (Ali Cengizkan ve Adnan Azar’la paylaştı), 1991 Ceyhun Atuf Kansu Şiir Ödülü Aşk Her Yerde ile, 1993 Yunus Nadi Şiir Ödülü Vakit Yok Hüzünlenmeye ile, “‘Onlar İçin Minibüs Şarkısı’ Üzerine Gözlemler” adlı incelemesiyle 1999 E Dergisi İnceleme Ödülü.

Paylaşın

Ahmed Arif kimdir?

21 Nisan 1927’de Diyarbakır’ın Hançepek semtinde dünyaya gelen ve asıl adı Ahmed Önal olan Ahmed Arif, 2 Haziran 1991’de geçirdiği kalp krizi sonucu Ankara’da vefat etmiştir. Mezarı, Ankara Cebeci Asri Mezarlığı’ndadır. Ahmed Arif, Kerküklü bir baba ile Diyarbakırlı bir annenin çocuğudur.

Haber Merkezi / Annesi Sâre Hanım’ın, Ahmed Arif iki yaşındayken vefat etmesi üzerine babası Arif Hikmet Bey, Arife Hanım ile evlenmiştir. Şair, babasının memuriyetinden dolayı birçok şehir gezmiş, ortaokulu Urfa’da, liseyi Afyon’da yatılı bir okulda tamamlamıştır. Çocukluğundan itibaren şiire ilgi duyan Ahmed Arif’in ilk şiiri “Gözlerin”, 1942’de şair lise yıllarındayken Afyon Halkevi Dergisi’nde yayımlanmıştır. Askerliğini İstanbul Riva’da yapan şair, 1947 yılında Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi’nde felsefe bölümüne başlamış; ancak ilki 1950’de, ikincisi 1952-1953’te olmak üzere iki kez hapse girdiği için eğitimini tamamlayamamıştır.

38 ay tutuklu kalan Ahmed Arif, hapisteyken babası Arif Hikmet Bey’i kaybetmiştir. Ekim 1954’te tahliye edilmiştir. Çeşitli gazete ve dergilerde düzeltmenlik yapmıştır. Şiirleri Pazar Postası başta olmak üzere birçok dergide yayımlanmıştır. 1967’de Aynur Hanım ile evlenmiş, bu evlilikten Filinta isimli oğlu dünyaya gelmiştir. 1968 yılında ilk ve tek şiir kitabı Hasretinden Prangalar Eskittim yayımlanmıştır. Bu kitabıyla geniş kitlelere ulaşma imkânı bulmuştur.

Ahmed Arif’in şiirlerinin ana eksenini, toplumcu gerçekçilik ve Marksist estetik oluşturur. Sosyal meselelere, siyasî gelişmelere duyarlılığın, şairanelik ve sanatla bileşimi Ahmed Arif’in poetikasının özetidir. Nazım Hikmet, Ahmed Arif’in en çok beğendiği ve etkilendiği şairdir. Marksist estetiğin vazgeçilmezleri olan işçi ve köylülerin sıkıntıları, eşitlik ve adalet arayışı, haksızlığa karşı mücadele ve özgürlük arzusunun yanı sıra özlem, umut, aşk, sevgi ve tabiat, Ahmed Arif’in şiirlerinde en çok işlediği temalardır.

2003 yılında yayımlanan Yurdum Benim Şahdamarım adlı kitap, Ahmed Arif’in Hasretinden Prangalar Eskittim kitabında yer almayan, fakat çeşitli dergilerde yayımlanan; ayrıca şairin yayımlamayı düşündüğü, ancak ömrünün vefa etmediği ikinci şiir kitabı için hazırladığı şiirleri içermektedir.  Şiir kitabının yanı sıra Ahmed Arif’in Cemal Süreya’ya yazdığı mektuplar 1992 yılında, Leyla Erbil’e yazdığı mektuplar 2013 yılında yayımlanmıştır.

Paylaşın

Afşar Timuçin kimdir?

31 Mayıs 1939’da Manisa’nın Akhisar ilçesinde dünyaya gelen Afşar Timuçin, Manisa’nın Akhisar ilçesinde dünyaya geldi. Kökenleri Bakü ve Batum’a dayanan Timuçin, baba tarafından Azeri, anne tarafından ise Gürcü asıllıdır. TCDD’de memur olan babasının görevi nedeniyle birkaç yılda bir il değiştirerek öğrenimini sürdürdü.

Haber Merkezi / 1945’te Gaziantep Fevzipaşa’da ilkokula başladı, üçüncü ayda okuma yazmayı öğrendiği için ikinci sınıfa geçti. İlkokulu burada başarılı bir biçimde bitirdi. Fevzipaşa’da ortaokul yoktu. Bunun için ortaokula İslâhiye’ye gitmesi gerekiyordu. O da her gün trenle gidip gelerek öğrenimini sürdürdü. 1951’de babası emekli olunca Adana’ya yerleştiler. Tepebağ Ortaokulunda okuduktan sonra liseye başladı. Bu kez İstanbul’a taşınınca İstanbul Erkek Lisesi’ne yazıldı. Burayı 1959-1960 ders yılında bitirdi.

Bu yıllarda muhasebeci kâtipliği, çığırtkanlık, tezgahtarlık, çevirmenlik ve düzeltmenlik gibi işler yaptı. Sıra üniversitesi eğitimine geldiğinde İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Fransız Dili ve Edebiyatı Bölümünde öğrenimine başladı. Bölümünün bitmesine az kalmışken 1967 yılında Kanada’ya gitti ve Montreal üniversitesinin felsefe bölümünden mezun oldu.

Montreal’ de evlendi ve bir oğlu oldu. Yurda dönüşünde Erzurum Atatürk Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde Fransızca okutmanlığına başladı. 1971 – 1972 yılları arasında Meydan Larousse’ da redaktörlük yaptı. Bu sırada Descartesçi Bilgi Kuramının Temellendirilmesi adlı doktora çalışmasını bitirdi ve doktor olmaya hak kazandı. 1982 yılında ise çalışmalarına yoğunluk verdi. Descartes Felsefesine Giriş adlı çalışmasıyla doçent, 1992 yılında ise profesör oldu.

Eray Canberk ile birlikte Kavram Yayınevini kurdu. 1977 yılında ise Felsefe dergisinin sahipliğini ve yayın yönetmenliğini üstlendi. Burada felsefik yazılarına ve çalışmalarına ağırlık veren Timuçin aynı zamanda Mimar Sinan Üniversitesi İstanbul Devlet Konservatuvarı’nda öğretim üyeliği yaptı. Burada estetik üzerine verdiği derslerden sonra estetik kavramı üzerine birkaç eser de kaleme aldı. 2001’de bölüm başkanlığı yaptığı Kocaeli Üniversitesi Felsefe Bölümünden 2006 yılında emekliliğe ayrıldı.

İmzasını atmış olduğu eserlerle birçok ödüle layık görülen yazar Ayrılıkta Söylenmiş Bir Aşk Türküsü şiiriyle 1970 TRT Başarı Ödülü’nü, Nâzım Hikmet’in Şiiri’yle 1979 TDK Eleştiri Ödülü’nü; 1997 Truva Ödülleri Şiir Ödülü’nü kazanmıştır. Afşar Timuçin günümüzde de yazmış olduğu altmışı aşkın eserlerine yenilerini eklemeye devam etmektedir. (Kaynak: teis.yesevi.edu.tr)

Yapıtları; Çöl (1968), Böyle Söylenmeli Bizim Türkümüz (1974), Savaşçı Türküleri (1980), Ey Benim Güzel Sevdalım (1984), Bu Sevda Böyle Gider (1992), Akşam Türküleri (1996)

Ödülleri; TRT Sanat Başarı Ödülü (1970)

Paylaşın

Adnan Gül kimdir?

19 Aralık 1959’da Diyarbakır’ın Çüngüş İlçesi’nin Keleşevleri Köyü’nde dünyaya gelen Adnan Gül, ilkokuldan sonra, Malatya Tarım Meslek Lisesini ve Eskişehir Anadolu Üniversitesi İşletme Fakültesi Mantarcılık Yüksek Okulunu 1976’da bitirdi.

Haber Merkezi / 1976’dan itibaren Tarım ve Köyişleri Bakanlığına bağlı Tarım İşletmeleri Müdürlüklerinde teknisyen, il müdürü, Adana İl Tarım Müdürlüğünde Enformasyon Uzmanı olarak görev yaptı. Adnan Gül, Adana Edebiyatçılar Derneği üyesi ve bu derneğin yayınladığı A Edebiyat dergisinin sanat yönetmenliğini yaptı.

Bir süre Ekin Dergisi sanat yönetmenliğini de yaptı. Atatürkçü Düşünce Derneği ve Türkiye Yazarlar Sendikasının da üyesidir. Adnan Gül, 2001 Beşparmak Dergisi Şiir Yarışması ikinciliği ve Simav Anadolu Dergisi şiir mansiyon ödüllerine lâyık görüldü.

Adnan Gül’ün şiirlerinde; dil ve anlatımda çağdaş bir tutum, duru ve sade bir üslup vardır. Şiir ve yazıları Cumhuriyet Gazetesi ile Aykırı Sanat, Varlık, Öteki Siz, Beşparmak, Berfin Bahar, Ardıçkuşu, Simav Anadolu, Maki, Öğretmen Dünyası, Papirüs, Ekin, Edebiyat Gündemi, Bizim Ece, Çağdaş Türk Dili, Diyarbakırlılar Vakfı, Yom Sanat, vb. edebiyat ve sanat dergilerinde yayınlandı.

Sıcak Vesika (2005) kitabı iki bölümden oluşur. Birinci bölümde daha kapalı bir anlatımı olan, daha zor okunan şiirler yer alır ve şiirlerdeki dipnotlardan, bu şiirler sanki bir ‘ekmekler tarihi’ duygusu uyandırır. Adnan Gül’ün şiirleri, değişik şairlerden, özdeyişlerden ve atasözlerinden alınmış dizelerle başlar. Ağırlıklı olarak hece vezni kullanan Gül, konu olarak da aşk, özlem, hüzün,gurbet, yokluk, ve doğayı şiirlerinde işler. (Kaynak: teis.yesevi.edu.tr)

Paylaşın

Adnan Yücel kimdir?

27 Mart 1953 tarihinde Elazığ’da dünyaya gelen Adnan Yücel, 24 Temmuz 2002 tarihinde Adana’da vefat etmiştir. Diyarbakır Eğitim Enstitüsü Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü’nden mezun olan Adnan Yücel, Ankara Üniversitesi Eğitim Fakültesi Güzel Sanatlar Eğitimi Bölümü’ne girdi. Yücel, “Şiirimizde Garip Hareketi” üzerine master yaptı.

Haber Merkezi / Ankara’da çeşitli devlet okullarında ve kolejlerde Türk Dili ve Edebiyatı öğretmenliği yapmıştır. Daha sonra Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi’ne devam etmiş fakat tamamlayamamıştır. 1987 yılından itibaren Çukurova Üniversitesi’nde öğretim elemanı olarak Türk Dili derslerine girmiştir.

Türk dili ve edebiyatı üzerine çeşitli makaleleri ve bildirileri olan Adnan Yücel’in 1993 yılında Altın Kitaplar Yayınevi tarafından yayınlanan Karacaoğlan, Yaşamı, Sanatı, Kişiliği ve Şiirleri isimli kapsamlı bir araştırma eseri vardır. Çukurova Öğretim Elemanları Derneği, Pen ve Türkiye Yazarlar Sendikası’na da üye olan Adnan Yücel, 24 Temmuz 2002 tarihinde Adana’da vefat etmiştir.

Yücel’in ölümünün ardından şair Mehmet Özer, 2003 yılında, Adnan Yücel’in dünyasını çok yönlü bir şekilde ele alan Aşkın ve Başkaldırının Şairi Adnan Yücel isimli eser yazmıştır.

Özellikle şiir kitaplarıyla tanınan Adnan Yücel, ilk şiirlerini Yeni Adalar Dergisi’nde 1974’ten sonra yayımlamaya başlamıştır. 1979 tarihinde Yurt Yayınları tarafından basılan ilk şiir kitabı Kavgalara Sözlenen Sevda, özellikle toplumcu çizgideki edebiyat eleştirmenlerinin dikkatini çekmiştir.  Şiirleri Cumhuriyet, Yeni Halkçı Demokrat Gazetesi gibi  gazetelerin yanı sıra Yeni Adımlar, Yeni Olgu, Yazko Edebiyat, Anadolu Ekini, Artı ve Söylem gibi çeşitli dergilerde yayınlanmıştır.

İkinci kitabı 1982 yılında Soframda Kaval Sesi adıyla yine Yurt Yayınları tarafından basılmıştır. Eser çok ilgi görmüş ve 1987, 1992 ve 1995 yıllarında tekrar basımı yapılmıştır. Şairin ayrıca Bir Özlem Bir Türkü (1984), Acıya Kurşun İşlemez (1985), Yeryüzü Aşkın Yüzü Oluncaya Dek (1986), Rüzgarla Bir (1989), Ateşin ve Güneşin Çocukları (1991), Çukurova Çeşitlemesi (1993) ve Sular Tanıktır Aşkımıza (1998) isimli şiir kitapları vardır.

Eserleri arasında en çok ilgiyi, Yeryüzü Aşkın Yüzü Oluncaya Dek isimli tek ve uzun bir şiirden oluşan kitabı görür. Bu eserin toplamda yedi baskısı yapılmıştır. Adnan Yücel’in şiiri, hem Garip akımından hem de toplumcu gerçekçi şairlerden -özellikle Nâzım Hikmet ve Hasan Hüseyin Korkmazgil’den- etkiler taşımaktadır. Halk dilinden beslenen şiirlerinde en önemli üç temel yapı taşı: ritim, ezgi ve imge olarak belirlenebilir. Adnan Yücel’in imgelerinde, özellikle Çukurova’yı ön plana çıkardığı  açıkça görülmektedir.

Yapıtları:

Şiir: Kavgalara Sözlenen Sevda (1979), Soframda Kaval Sesi (1982), Bir Özlem Bir Türkü (1983), Acıya Kurşun İşlemez (1985), Yeryüzü Aşkın Yüzü Oluncaya Dek (1986), Rüzgarla Bir (1989), Ateşin ve Güneşin Çocukları (1991), Çukurova Çeşitlemesi (1993), Sular Tanıktır Aşkımıza (1998)

Araştırma: Karacaoğlan, Yaşamı, Sanatı, Kişiliği ve Şiirleri (1993)

Paylaşın

Adnan Satıcı kimdir?

17 Haziran 1962’de Diyarbakır’da dünyaya gelen Adnan Satıcı, 13 Şubat 2007’de Ankara’da hayata gözlerini yumdu. İlk ve orta okulu Diyarbakır’da tamamlayan Adnan Satıcı, Diyarbakır Ticaret Lisesi’nden mezun oldu. Ankara’da Gazi Üniversitesi Eğitim Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı bölümünü ile Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi’ni bitirdi. 

Haber Merkezi / İş yaşamıı öğrencilik yıllarında başladı, inşaat işçiliği, tarım işçiliği, garsonluk, büro memurluğu gibi işlerde çalıştı. Sonraki yıllarda öğretmenlik, avukatlık yaptı. Evrensel ve Emek gazetelerinde haftalık yazılar yazdı. Emek Partisi’nin kurucuları arasında yer aldı. 13 Şubat 2007’de Ankara’da yaşamını yitirdi.

İlk şiiri “Denizden Gelenler Sordu” 1981 yılında Yeni Olgu dergisinde çıktı. Devrimci romantizmiyle yazdığı şiirleri ve yazıları Varlık, Yeni Biçem, Edebiyat ve Eleştiri, Evrensel Kültür, Papirüs, Sanat Rehberi, Yarın , Poetikus, Yaşam İçin Şiir, Yeni Düşün, Yeni Olgu gibi dergilerde şiirleri yayımlandı. 1983 Yeni Türkü Şiir Ödülü ve 1995 Behçet Aysan Şiir Ödülü’nü kazandı. 1985’te Ülkesiz Şarkılar, 1994’te Yerçekimine Uyan Portakal Çiçeği, 1996’da Dokuzuncu Blues, 1999’da ise Hep Unutur Uzaklardaki adlı kitapları yayımlandı.

Hayata erken veda eden Adnan Satıcı, kısa yaşamına pek çok eser sığdırmıştır. Şairin Sonsuzluk Sandalı adlı eseri, kedisi evden kaçan Salkım’ın kardeşi Ural’ı suçlaması ve Ural’ın, bir gece yarısı kendini sokakta bulmasıyla yaşadığı maceralar anlatılmaktadır.

Adnan Satıcı “Yazıyorum ya, ha ben ha pişmiş tavuk! Gerçi tüylerim yolunmadan da mutlu bir hayat sürdüğüm söylenemezdi. Belki de aklıma her geleni kılçığını ayıklamadan söyleme cüreti, mutsuz hayatımın armağınıdır bana” (https://www.antoloji.com/adnan-satici/hayati/) diyerek üslubu hakkında bilgi vermektedir. Tutarlı bir dünya görüşü ve yaşama bakışıyla, lirikliği ve dokunaklılığı kırılma noktalarından yakalayan şiir tarzı ile şiire yeni bir soluk olarak getirmiştir.

Yapıtları: Ülkesiz Şarkılar (1985), Yerçekimine Uyan Portakal Çiçeği (1994), Dokuzuncu Blues (1996), Hep Unutur Uzaktaki (1999), Poetika (2000), Eksikti Geceler ve Bazı Günler (2004), Sonsuzluk Sandalı (Masallar, 1996), Burada Bir Orman Var (Denemeler, 1998)

Ödülleri: 1983 Yeni Türkü Şiir Ödülü / Ülkesiz Şarkılar ile, 1993 Dünya Şiir Ödülü / Serin Gel Ölüm ile, 1995 Behçet Aysan Şiir Ödülü / Yerçekimine Uyan Portakal Çiçeği ile

Paylaşın

Adnan Özer kimdir?

20 Şubat 1957 yılında Tekirdağ’ın Gazioğlu Köyü’nde dünyaya gelen Adnan Özer, ilkokulu Silivri’nin Küçüksinekli Köyü’nde, orta okul ve liseyi Batman’da tamamladıktan sonra İstanbul Üniversitesi Basın Yayın Yüksek Okulu’nu bitirdi. 1979’dan beri İstanbul’da yayıncılık yapmaktadır.

Haber Merkezi / Sanat Emeği, Türk Dili, Yazko Edebiyat, Milliyet-Sanat gibi dergilerde göründü. Üç Çiçek ve Yeni Türkü dergilerini çıkardı. Tekirdağ yöresinin halk söylenceleri, türkü ve tekerlemelerine modern şiir yöntemleriyle yaklaştı. Neruda, Paz ve Pesao’nun şiirlerini dilimize çevirdi. Çocuk kitabi ve Hayal Tabirleri adiyla bir anlati yayimladi.

Adnan Özer, 1980 kuşağı şiirinin önemli temsilcilerinden biri olarak ön plana çıkmaktadır. 80 kuşağı şairleri içerisinde ise Tuğrul Tanyol, Haydar Ergülen, Osman Hakan A., İhsan Deniz, Ahmet Erhan, Metin Celâl, Metin Cengiz, Seyhan Özçelik, Ali Günvar, Hüseyin Atlansoy, Arif Ay, Vural Bahadır Bayrıl gibi isimlerle birlikte bir yandan modernist anlayışla öte yandan da geleneğin içselleştirilmesini önemseyen bir bakışla poetikasına yön veren şairlerden biridir. O, son dönem Türk şiirinde 1980 Kuşağı’nın oluşumunda, farklı şiir görüşleri ve anlayışlarının buluşmasında öncü bir şair olarak atak, yenilikçi ve zenginleştirici bir görev üstlenmiştir. Adnan Özer, kurduğu yayınevleri ve çıkardığı dergilerle kendi kuşağı içinde bir edebiyat çevresinin oluşmasına katkıda bulunan bir isim olmuştur.

80 kuşağının önemli şairlerinden Adnan Özer, yalnızca şair olarak değil yayıncı, editör, mütercim kimlikleri ile de ön plana çıkan çok yönlü bir edebiyatçıdır. Özer, özellikle İspanyol edebiyatından yaptığı çevirilerle edebiyatımızda önemli bir boşluğu doldurmuştur. Cervantes, Pablo Neruda, Octavio Paz, Federico Garcia Lorca, Carmen Rico-Godoy, Vigo Carmen Vazquez, Ruben Dario, Ernesto Che Guevara eserlerini dilimize kazandırdığı belli başlı isimlerdir. Çeşitli şiir antolojileri de hazırlayan Adnan Özer, Küçük İstasyon (1991) adlı bir çocuk kitabına imza atmış; İstanbul ile ilgili hatıralarını ise 2009 yılında Benim Taşlıtarlam adlı kitabında yayımlamıştır.

Yapıtları; Ateşli Kaval (1981), Çıngırağın Ölümü (1983), Rüzgar Durdurma Takvimi (1985), Zaman Haritası (1991), Seçme Şiirler (1994), Veda Şiirleri (1999)

Ödülleri; İstanbul Devlet Güzel Sanatlar Akademisi Şiir Yarışması’nda birincilik, 1992 Cemal Süreyya Şiir Ödülü Zaman Haritası ile

Paylaşın

Adnan Gerger kimdir?

5 Mart 1958’de Diyarbakır’ın Hani İlçesi’nde ailesinin yedi kardeşten dördüncü çocuğu olarak dünyaya gelan Adnan Gerger’in Semra, Hülya, Rüya, Alptekin, Bora, İhsan adlarında 6 kardeşi daha vardır. Babası, ilkokul öğretmeni Kadri Gerger’dir. Annesi ise Necla Gerger’dir.

Haber Merkezi / Gerger, ilkokulu Diyarbakır’da, ortaokul ve lise öğrenimini babasının tayini nedeniyle gittikleri Şanlıurfa’nın Suruç ilçesinde tamamladı. Onu edebiyata teşvik eden babası oldu. İlk şiirleri Suruç’ta “Meşale” adlı yerel dergide yayımlandı. Erzurum Atatürk Üniversitesi Fransız Dili ve Edebiyatı Bölümü’nde başladığı yüksek öğrenimine, Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih Coğrafya Fakültesi Yeni Türk Edebiyatı ve Fransız Filolojisi’nde devam etti.

Gazetecilik yaşamına 1980 yılında Ankara Hürriyet Gazetesi’nde başladı. Gazeteciliği Hürriyet, Milliyet, Sabah gazetelerinde HBB, Star TV, ATV, NTV televizyonlarında sürdürdü. Gazi Üniversitesi İletişim Fakültesi’nde öğretim görevlisi olarak görev yaptı. Gazetecilik yaşamı boyunca 37 kez başta Radyo-Televizyon Gazeteciler Derneği olmak üzere değişik kurumlar tarafından verilen yılın gazetecisi ödülü aldı.

1990 yılında “Firar Öyküleri” adlı öykü kitabını yayımladı. Kitap, o dönemde en çok satan öykü kitabı unvanını aldı. Kum Edebiyat dergisinin yayımlanmasına öncülük etti. Şiirleri ve öyküleri Kum, Kül, Damar, Hürriyet Gösteri, Evrensel dergilerinde yayımlandı. “Iraktı O Gece” adlı öyküsü Aykırı Edebiyat Dergisi tarafından verilen Yılın Öyküsü ödülünü aldı. İlk romanı Faili Meçhul Öfke 2010 yılında yayımlandı. Bu roman ile roman dalında Yunus Nadi Armağanı’nı aldı. Gerger Metin Göktepe Gazetecilik Ödülü sahibidir.

Eserleri; Firar Öyküleri, Dağların Ardı Kimin Yurdu, Seni Anlatabilmek Eskişehir, Korku Söylencesi, Çürüyen Ü, Şimdi Gözlerini Kapa, Yürürlükteki Yalanlar, 12 Eylül Sürgünleri, Faili Meçhul Öfke, Uğur Mumcu’yu Kim Öldürdü?, Firar Öyküleri, Bir Adı Cehennem.

Paylaşın

Adnan Azar kimdir?

1956 yılında Rize’ye bağlı Çayeli İlçesi’nde dünyaya gelen Adnan Azar, 10 Ocak 2014 tarihinde bir süredir tedavi gördüğü akciğer kanseri sebebiyle hayata veda etti. T.E.D. Kayseri Koleji’ni ve Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih Coğrafya Fakültesi Arkeoloji Bölümü’nü bitirdi. Orta Doğu Teknik Üniversitesi’nde bir süre Sosyal Bilimler okudu.

Haber Merkezi / TRT’de görev yaptığı dönemde Azar,  sinema filmi ve bazı TV dizilerinin yönetmenliğini üstlendi. 1991 yılında yönettiği İstanbul 24 Saat ile yönetmenliğe başladı ve ilk uzun metrajlı filmi olan Batık Aşklar Müzesi’ni 1994 yılında yönetti. Batık Aşklar Müzesi adlı eser, Altın Koza En İyi Kurgu Ödülünü (1995) kazandı. Azar, daha sonra TRT’den emekliliğini istedi.

Edebiyata şiir ile giriş yapan Adnan Azar’ın şiirleri 1976 yılından itibaren E, Gösteri, Şiir-lik, Yarın, Yazko Edebiyat, Varlık gibi dergilerde yayımlandı. Şair, 1981 yılında Akademi Kitabevi Şiir Başarı Ödülünü kazandı. Bir bölümü Adam Öykü dergisinde Uçurumlar başlığıyla yayımlanan kısa öyküleri ve senaryo çalışmaları bulunan Adnan Azar, 10 Ocak 2014 tarihinde bir süredir tedavi gördüğü akciğer kanseri sebebiyle hayata veda etti.

Edebiyatın ağırlıklı olarak şiir dalında eser veren Adnan Azar’ın ilk şiir kitabı Unutmak Suları 1982 yılında Yeni Türkü Şiir Yayınlarından çıktı. Bu eseri Parçalanmış Zamanlar, Beyaz Ayarı, Rüzgâr İstasyonu gibi şiir kitapları takip etti. Şiirlerinde duygu yoğunluğu ile birlikte ince bir duyarlık hissedilmektedir. Şair, Beyaz Ayarında adlı kitabında daha önceki şiirlerinde aydınlığı işaret eden bir motif olarak kullandığı “ışığı” bu kitabında ontolojik bir öge olarak kullanır. (Kaynak: teis.yesevi.edu.tr)

Yapıtları; Unutmak Suları (1982), Parçalanmış Zamanlar (1997), Yeni Zaman (1998), Rüzgar İstasyonu

Ödülleri; 1982 Akademi Kitabevi Şiir Başarı Ödülü Unutmak Suları ile

 

Paylaşın

Adnan Ardağı (Adnan Çakmakçıoğlu) kimdir?

Asıl adı Adnan Çakmakçıoğlu olan Adnan Ardağı, 27 Mayıs 1922’de Rize’nin Pazar İlçesi’nde dünyaya geldi. 76 yaşında İstanbul’da hayata gözlerini yuman Adnan Ardağı, Fatsa İlkokulu’nu (1933), Vefa Lisesi’ni (1940) bitirdi. 1945’te İstanbul Yüksek Öğretmen Okulu Matematik-Astronomi Bölümü’nden mezun oldu.

Haber Merkezi / Anadolu’nun değişik liselerinde (Antalya, Kars, Sivas) öğretmenlik (1947-51) yaptı. 1952-54 yıllarında Balıkesir Necatibey Eğitim Enstitüsü ve Balıkesir Millî Eğitim Müdürlüğü’nde idarecilik görevlerinde bulundu. Devlet tarafından eğitim-öğretim konularında araştırma ve inceleme yapmak üzere Amerika, İngiltere ve Fransa’ya (1954-57) gönderildi. 1957 sonrasında devletin resmî okullarında ve Devlet Konservatuarında öğretmenlik yaptı. 1974’te Gazi Eğitim Enstitüsü’nden emekli oldu.

1974’te Hürriyet Gazetesi’nin düzenlediği Kıbrıs Destanı Yarışması’nda ve 1979 Dünya Çocuk Yılında TRT’nin Çocuklar İçin Şarkı Sözü Yarışması’nda “Bir Dünya Bırakın” ile birincilik ödülünü aldı.

Şiirlerinde genellikle Adnan Ardağı ismini kullandı. Varlık ve İstanbul dergilerinde şiirleri yayımlandı. Duru ve sade bir söyleyişi tercih eden Çakmakçıoğlu; önceleri Garip çizgisinde şiirler kaleme aldı, daha sonra çocuk edebiyatı metinleri yazmaya koyuldu. Hayata bağlı, mutlu, orta insanın duygularını ve yaşamasını sade bir dille yansıttı. Çakmakçıoğlu, 1963 sonrasında iki hikâye kitabı yayımladı. Bir bakıma şiirlerinde dile getiremediklerini bu metinlerde yansıtmaya çalıştı.

Adnan Çakmakçıoğlu çok sayıda çocuk kitabı yayımladı. Son yıllarında bütün mesaisini çocuklara yönelik yayınlara ayırdı. Onun “Bir Dünya Bırakın” adıyla güftesini kaleme aldığı şarkı ve sözleri çok geniş kitlelerce benimsendi. Çocuk öykülerinde ise samimi ve duru bir ifade tarzını esas aldı. Bir bakıma öğretmene özgü bir üslubu vardı.

Yapıtları: Bir Masal Gibi, Kapılar, Çocuk Şiirleri, Güz Şöleni, Soyut, Açı, Şarkıların Vatanı Kalplerdir, Öğretmenin Dünyası, Mustafa Kemal Atatürk

Ödülleri : Hürriyet gazetesinin Kıbrıs Destanı yarışmasında birincilik (1974).

Paylaşın