Hafızanızı Güçlendirecek En İyi 11 Yiyecek

Kalbinizin atmasından, akciğerlerinizin nefes almasını sağlamaya, hareket etmenizden, hissetmenize ve düşünmenize kadar vücudunuzun yaptığı her eylemden beyniniz sorumludur. Bu yüzden beyninizi en üst düzeyde çalışır durumda tutmak çok önemlidir.

Haber Merkezi / Birçok yiyecek beyninizin sağlıklı kalmasına yardımcı olabilir. Bu listedeki yiyecekleri beslenmenize stratejik olarak dahil ederek beyin sağlığınızı desteklemeye ve uyanıklığınızı, hafızanızı ve ruh halinizi artırmaya yardımcı olabilirsiniz.

1. Yağlı balık

İnsanlar beyin için faydalı gıdaları hakkında konuştuğunda, yağlı balıklar listenin başında gelir. Yağlı balıklar omega-3 yağ asitleri bakımından zengindirler. Beyninizin yaklaşık yüzde 60’ı yağdan meydana gelir ve bu yağın yarısı omega-3 yağ asitlerinden oluşur. Beyniniz, beyin ve sinir hücreleri oluşturmak için omega-3’leri kullanır ve bu yağlar öğrenme ve hafıza için gereklidir.

Omega-3’ler ayrıca beyniniz için çeşitli ek faydaları bulunmakta; Birincisi, yaşa bağlı zihinsel gerilemeyi yavaşlatabilir ve alzheimer hastalığını önlemeye yardımcı olabilirler. Öte yandan, yeterince omega-3 almamak, depresyonun yanı sıra öğrenme bozukluklarıyla da bağlantılıdır. Genel olarak, balık yemenin sağlık açısından olumlu faydaları olduğu görülmektedir .

Bazı araştırmalar ayrıca düzenli olarak balık yiyen insanların beyinlerinde daha fazla gri maddeye sahip olma eğiliminde olduğunu öne sürüyor. Gri madde, karar vermeyi, hafızayı ve duyguyu kontrol eden sinir hücrelerinin çoğunu içerir. Genel olarak, yağlı balıklar beyin sağlığı için mükemmel bir seçimdir.

2. Kahve

Kahvedeki iki ana bileşen, kafein ve antioksidanlar, beyin sağlığını desteklemeye yardımcı olabilirler. Kafein, sizi uykulu hissettiren kimyasal olan adenosini bloke ederek beyninizi uyanık tutar. Kafein ayrıca dopamin gibi sizi “iyi hissettiren” nörotransmitterlerinizi de artırabilir.

Günde 3-4 bardak kahve tüketen yetişkinlerde parkinson ve alzheimer gibi nörolojik hastalıklar riskinin azaldığı bilinmekte. Bu durum, kahvenin yüksek antioksidan konsantrasyonundan kaynaklanıyor olabilir.

3. Yaban mersini;

Yaban mersini , özellikle beyniniz için olanlar da dahil olmak üzere sayısız sağlık yararı vardır. Yaban mersini ve diğer koyu renkli meyveler, anti-inflamatuar ve antioksidan etkilere sahip bir grup bitki bileşiği olan antosiyaninler sağlar. Antioksidanlar hem oksidatif strese hem de iltihaplanmaya, yani beyin yaşlanmasına ve nörodejeneratif hastalıklara katkıda bulunabilecek koşullara karşı etkilidir.

Yaban mersini içindeki bazı antioksidanların beyinde biriktiği ve beyin hücreleri arasındaki iletişimi geliştirmeye yardımcı olduğu bulunmuştur. Yaban mersini çocuklarda ve yaşlı yetişkinlerde hafızayı ve belirli bilişsel süreçleri iyileştirmeye yardımcı olabilir

4. Zerdeçal;

Bu koyu sarı baharat, köri tozunun önemli bir bileşenidir ve beyin için birçok faydası vardır. Zerdeçaldaki aktif bileşen olan kurkuminin kan-beyin bariyerini geçtiği bilinmekte, yani doğrudan beyne girebilir ve oradaki hücrelere fayda sağlayabilir.

5. Brokoli;

Brokoli, antioksidanlar da dahil olmak üzere güçlü bitki bileşikleri ile doludur. Ayrıca pişmiş brokoli K vitamini açısından da çok zengindir. Bu yağda çözünen vitamin, beyin hücrelerinde bir tür yağ olan sfingolipidleri oluşturmak için gereklidir. Brokoli, K vitamininin ötesinde, ona anti-inflamatuar ve antioksidan etkiler veren ve beyni hasara karşı korumaya yardımcı olabilecek bir dizi bileşik içerir.

6. Kabak çekirdeği;

Kabak çekirdeği , vücudu ve beyni serbest radikal hasarından koruyan güçlü antioksidanlar içerir. Ayrıca mükemmel bir magnezyum, demir, çinko ve bakır kaynağıdırlar.

7. Bitter çikolata;

Bitter çikolata ve kakao tozu, flavonoidler, kafein ve antioksidanlar dahil olmak üzere beyni güçlendiren birkaç bileşikle doludur. Flavonoidler, bir grup antioksidan bitki bileşiğidir.

Çikolatadaki flavonoidler, beynin öğrenme ve hafıza ile ilgilenen bölgelerinde toplanır. Araştırmacılar, bu bileşiklerin hafızayı güçlendirebileceğine ve ayrıca yaşa bağlı zihinsel gerilemeyi yavaşlatmaya yardımcı olabileceğine inanıyor.

8. Kuruyemiş;

Araştırmalar, kuruyemiş yemenin kalp sağlığı belirteçlerini iyileştirebileceğini ve sağlıklı bir kalbe sahip olmanın sağlıklı bir beyne sahip olmakla bağlantılı olduğunu göstermiştir. Bir çalışma, düzenli kuruyemiş tüketiminin yaşlı erişkinlerde daha düşük bilişsel gerileme riski ile bağlantılı olabileceğini ortaya koydu.

9. Portakal;

Bir orta boy portakal yiyerek günde ihtiyacınız olan hemen hemen tüm C vitaminini alabilirsiniz. C vitamini zihinsel gerilemeyi önlemede kilit bir faktör olduğundan, bunu yapmak beyin sağlığı için önemlidir. Bir araştırmaya göre, kanda daha yüksek C vitamini seviyelerine sahip olmak, odaklanma, hafıza, dikkat ve karar verme hızını içeren görevlerdeki gelişmelerle ilişkilendirildi.

C vitamini , beyin hücrelerine zarar verebilecek serbest radikallerle savaşmaya yardımcı olan güçlü bir antioksidandır. Ayrıca, C vitamini yaşlandıkça beyin sağlığını destekler ve majör depresif bozukluk, anksiyete, şizofreni ve alzheimer hastalığı gibi durumlara karşı koruma sağlayabilir. Ayrıca dolmalık biber, guava, kivi, domates ve çilek gibi diğer yiyeceklerden de yüksek miktarda C vitamini alabilirsiniz.

10. Yumurta; 

Yumurta, B6 ve B12 vitaminleri, folat ve kolin dahil olmak üzere beyin sağlığına bağlı çeşitli besinler için iyi bir kaynaktır. Kolin, vücudunuzun ruh halini ve hafızayı düzenlemeye yardımcı olan bir nörotransmitter olan asetilkolin oluşturmak için kullandığı önemli bir mikro besindir.

Daha eski iki çalışma, daha yüksek kolin alımının daha iyi hafıza ve zihinsel işlevle bağlantılı olduğunu buldu. Bununla birlikte, birçok insan diyetlerinde yeterince kolin almaz. Yumurta sarısı bu besinin en yoğun kaynakları arasında yer aldığından, yumurta yemek kolin almanın kolay bir yoludur.

Yeterli kolin alımı çoğu kadın için günde 425 mg ve erkekler için günde 550 mg’dır, sadece tek bir yumurta sarısı 112 mg içerir. Ayrıca yumurtada bulunan B vitaminlerinin de beyin sağlığında çeşitli rolleri vardır.

Başlangıç ​​olarak, demans ve alzheimer hastalığı ile bağlantılı olabilecek bir amino asit olan homosistein düzeylerini düşürerek yaşlı erişkinlerde zihinsel gerilemenin ilerlemesini yavaşlatmaya yardımcı olabilirler . Ayrıca, folat ve B12 olmak üzere iki tür B vitamini eksikliğinin depresyonla bağlantılı olduğu görülmüştür.

Demansı olan yaşlı kişilerde folat eksikliği yaygındır ve araştırmalar folik asit takviyelerinin yaşa bağlı zihinsel düşüşü en aza indirmeye yardımcı olabileceğini göstermektedir. B12 vitamini ayrıca beyin kimyasallarının sentezlenmesinde ve beyindeki şeker seviyelerinin düzenlenmesinde rol oynar.

Yumurta yemek ve beyin sağlığı arasındaki bağlantı hakkında çok az doğrudan araştırma olduğunu belirtmekte fayda var. Bununla birlikte, yumurtalarda bulunan belirli besinlerin beyni güçlendiren faydalarını destekleyen araştırmalar var.

11. Yeşil çay

Kahvede olduğu gibi yeşil çaydaki kafein de beyin fonksiyonlarını güçlendirir. Aslında, uyanıklığı, performansı, hafızayı ve odaklanmayı iyileştirdiği bulunmuştur. Ancak yeşil çay, beyin için sağlıklı bir içecek yapan başka bileşenlere de sahiptir.

Bunlardan biri, kan-beyin bariyerini geçebilen ve sinir iletici GABA’nın aktivitesini artıran, kaygıyı azaltmaya yardımcı olan ve kendinizi daha rahat hissetmenizi sağlayan bir amino asit olan L-theanine’dir. L-theanine ayrıca beyindeki alfa dalgalarının frekansını arttırır, bu da sizi yorgun hissettirmeden rahatlamanıza yardımcı olur.

Yeşil çay beyni zihinsel gerilemeden koruyabilen ve alzheimer ve parkinson riskini azaltabilen polifenoller ve antioksidanlar açısından da zengindir. Ayrıca, bazı araştırmalar yeşil çayın hafızayı geliştirmeye yardımcı olduğunu göstermiştir.

Paylaşın

14 emekli askerin tutuklanmasına Başbuğ’dan tepki!

28 Şubat davasında alınan müebbet hapis cezası kararları Yargıtay tarafından onanmasından sonra 14 emekli asker tutuklanarak cezaevine gönderilmişti. Genelkurmay Eski Başkanı Orgeneral İlker Başbuğ tutuklamalara tepki gösterdi.

Haber Merkezi / İlker Başbuğ,  emekli 14 askerin tutuklanmasına sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı bir açıklama ile tepki gösterdi. Başbuğ, açıklamasında,  ”Adil olmayan bir yargılama sonunda on dört emekli komutanın cezaevlerine konulması vicdanlı insanların yüreklerini bir kez daha yaralamıştır” ifadelerini kullandı.

28 Şubat davasında alınan müebbet hapis cezası kararları Yargıtay tarafından onandı. Hükmün kesinleşmesinin ardından davada yargılanan 14 sanık hakkında infaz süreci başlatıldı.

Emekli Orgeneraller Çevik Bir ve Çetin Doğan’ın da aralarında bulunduğu sanıklar gözaltına alınarak cezaevine gönderildi. Cezaevine gönderilen generallerin rütbeleri de sökülecek.

Darbeye teşebbüs suçundan ceza alan sanıkların, yaşları ve sağlık durumları gerekçe gösterilerek yapılan infaz erteleme başvurusu ise reddedildi.

Paylaşın

Heybeliada’daki Yangın Kontrol Altına Alındı

Heybeliada’da çıkan yangına ilişkin açıklama yapan İstanbul Valisi Ali Yerlikaya, yangının kontrol altına alındığını, soğutma çalışmalarının devam ettiğini söyledi. Öte yandan İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu da yangının kontrol altına alındığını duyurdu.

Haber Merkezi / İstanbul Valisi Ali Yerlikaya, sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı açıklamada, Heybeliada’daki yangının kontrol altına alındığını bilgisine yer verdi. Yerlikaya, açıklamasında, “Heybeliada’daki yangın 14.55 itibarıyla kontrol altına alınmıştır. Soğutma çalışmaları devam etmektedir. Heybeliada halkına ve yangın söndürme ekiplerimize teşekkür ediyorum” ifadelerini kullandı.

İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu da yangının yangına ilişkin sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı açıklamada, “Heybeliada’daki yangın kontrol altına alındı. İstanbul İtfaiyemize, Orman Bölge Müdürlüğü’ne, Adalar sakinlerine yoğun çabaları için teşekkürler. Soğutma çalışmaları devam ediyor. Ekipler bölgedeki kontrol ve tespitlerine devam edecekler” dedi.

Paylaşın

Datça Açıklarında 4,2 Büyüklüğünde Deprem!

AFAD, Muğla’nın Datça İlçesi açıklarında 4,2 büyüklüğünde deprem meydana geldiğini duyurdu. AFAD açıklamasında deprem 5,25 kilometre derinlikte gerçekleştiği bilgisine de yer verdi.

Haber Merkezi / Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığının (AFAD) internet sitesinden, Muğla’nın Datça İlçesi açıklarında 4,2 büyüklüğünde deprem meydana geldiğini duyurdu.

İnternet sitesinde yer alan bilgiye göre, deprem saat 16.21’de 5,25 kilometre derinlikte gerçekleşti. Açıklamada, depremin merkez üssünün Datça’ya uzaklığı 35,21 kilometre olarak ölçüldüğü bilgisine de yer verildi.

Paylaşın

Metabolizma Hızı Hangi Yaşta Azalmaya Başlar?

Kilo kaybı söz konusu olduğunda, metabolizma hızı kalori yakmada çok önemli bir rol oynar. Metabolizma hızı ne kadar yüksek olursa, o kadar fazla kalori yakarsınız ve kilo vermeniz daha hızlı olur. Sağlıklı beslenerek, egzersiz yaparak ve sağlıklı yaşam tarzı alışkanlıkları uygulayarak metabolizmanızı hızlandırabilirsiniz ancak yaşınız gibi kontrol edemediğiniz bazı faktörler var. 

Haber Merkezi / Metabolizma hızı yaşla birlikte azalır, bu nedenle yaşlı yetişkinlerin kilo vermesi zorlaşır. Kişinin kilo alma korkusu olmadan istediği her şeyi yiyebildiği gençlik yıllarında metabolizma hızının zirvede olduğuna inanılır. 30’lu ve 40’lı yaşlarda orta yaşa ulaştıklarında, metabolizma hızı azalmaya başlar ve kiloyu korumak zorlaşır. Bu teoriye aykırı olarak, yeni bir çalışma, metabolizmamızın çok daha sonra azalmaya başladığını öne sürüyor.

Duke Üniversitesi’nden bilim insanları, 6.600’den fazla kişinin yaktığı ortalama kaloriyi analiz etti. Araştırma dünya çapında yaklaşık 29 ülkede 1 haftadan 95 yaşına kadar olan kişiler üzerinde gerçekleştirildi. Bu çalışmanın amacı, insan vücudunun yaşam süresi boyunca nasıl değiştiğini anlamaktı.

Araştırma, bebeklerin ve küçük çocukların bir günde en yüksek miktarda kalori yaktığını açıkça gösterdi. En yüksek metabolik hıza sahipler. Araştırmacılar, bebeklerin enerji tüketiminin birinci doğum gününden sonra arttığını ve vücut ölçülerine göre yetişkinlerden yüzde 50 daha hızlı kalori yakmaya başladıklarını keşfettiler.

Ergenlik döneminde, genel metabolizma, ergenlik öncesine göre yüzde 3 yavaşlar. Tekrar hızlandığında 20 yaşına kadar aynı kalır. Bu aşamada günlük kalori alımında ciddi bir değişiklik olmadığı için araştırmacılar sonuca şaşırdılar. Ergenlik ve menopoz nedeniyle metabolizma hızında bir artış bekliyorlardı, ancak durum böyle değildi.

Araştırmanın bulguları, orta yaştaki insanların kesinlikle kilo aldıklarını ve kilo vermelerinin daha zor olduğunu, ancak bunun arkasındaki gerçek nedenin yavaş metabolizma olmadığını gösteriyor. 20’li yıllardan 50’li yıllara kadar enerji harcamasının en istikrarlı olduğu ortaya çıktı. Hamilelik sırasında bile günlük yakılan kalori miktarında önemli bir değişiklik olmaz.

60’a ulaştıktan sonra metabolizmanız aslında yavaşlamaya başlar. 90’a gelene kadar yılda yüzde 1 oranında azalır. Bir kişi 90 yaşına geldiğinde yaklaşık yüzde 25 daha az kalori yakar. orta yaşlarında yaptıklarından daha fazla. Araştırmacılar bunun kas kütlesi kaybından kaynaklanabileceğine inanıyor. Metabolizmanızın kilo verme süreci üzerinde bir etkisi yok. Kilo almanızda yaşam tarzınız ve altta yatan hastalığınız rol oynayabilir.

Paylaşın

CHP’li Salıcı: Rant İçin İmar İzni Verdiler

CHP Genel Başkan Yardımcısı Oğuz Kaan Salıcı, Samsun’da partisinin 11. Bölge toplantısında yaptığı konuşmada, iktidara sel felaketleri üzerinden yüklenerek, “Ülke daha önce de sel felaketleri ile de karşılaşmıştı. Bunun tedbirini önceden alması gerekmiyor muydu? O dere yatağına yapılan bina izinlerini Cumhuriyet Halk Partili belediye başkanları mı verdi? Merkezi iktidar ve oradaki basiretsiz yöneticiler dere yatağındaki imar iznini verdiler, sırf rant yüzünden.” dedi.

Haber Merkezi / CHP’li Salıcı, konuşmasında, Cumhurbaşkanı Erdoğan ile görüşen Etiyopya Başbakanı Abiy Ahmed’in övgüyle söz ettiği Atatürk’ün isminin sansürlenmesini de eleştirerek, “Atatürk’ten korkuyorlar, bunun farkındayız. Ama Etiyopyalının gördüğünü Erdoğan’ın görmüyor olması bu ülkeye yakışmıyor” ifadelerini kullandı. Salıcı, toplantıda yaptığı konuşmada özetle şunları söyledi:

“Türkiye bir yandan ağır sorunlarla karşı karşıya. Bu ağır sorunlar da üç günde çıkmış değil. 19 yıllık bir Adalet ve Kalkınma Partisi iktidarı var ve bu iktidarın özellikle son 10 yılında Türkiye’ye ağır bir fatura kesiliyor. Bu faturanın ortadan kaldırılması için, Türkiye’nin düze çıkması için, sadece ekonomide ve yaşadığımız felaket dönemlerinde değil, Türkiye’nin haklar ve özgürlükler anlamında da bir yere gelebilmesi, demokrasi anlamında Türkiye’nin hak ettiği yerde bulunabilmesi, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün çizdiği çağdaş muasır medeniyetler seviyesine çıkabilmesi için Türkiye’nin açık ve net bir şekilde iktidar değişimine ihtiyacı var.

“Biz 3 yıldan beri ağır bir kriz içindeyiz”

Ortada bir siyasi iktidar var. Meseleleri biz önceden görmüş ve uyarmış olmamıza rağmen tedbir almayan, kılını kıpırdatmayan, sonra da bu yaşananlar engellenemezmiş gibi dönüp vatandaşa kendisini anlatmaya çalışan bir iktidar. Biz Ağustos 2018’de bir kur şoku yaşadık. Birkaç gün içinde döviz kurları şok yaşadı. İlk açıklama 2013, biz kur şokuna 2018’de girdik. Rahip Brunson’a bağlayıp dış güçler edebiyatı ile işin içinden sıyrılmayı tercih ettiler. Ne oldu rahip gitti kriz kaldı. Biz 3 yıldan beri ağır bir kriz içindeyiz. Kriz buhrana dönüştü ve üstüne pandemi geldi.

Vakalar görüldü, ilk vaka ortaya çıkana kadar ciddi bir tedbir alınmadı. Onlar beş maske dağıtamadı, bizim belediye başkanlarımız atölyeler kurdu, buldu buluşturdu, kıt kanaat kaynaklarıyla milyonlarca maske dağıttı. Onlar dönüp IBAN numarası verirken, bizim belediye başkanlarımız esnafa nakit desteği verdi, vatandaşın faturasını ödemesi için askıda fatura uygulamasını yaptı, veresiye defterlerini kapattı. Bizim belediyelerimiz vatandaşa dönüp IBAN numarası vermedi. Oysa ki biz Türkiye’nin büyük bütçesini yönetmiyoruz, daha mütevazi bütçeler yönetiyoruz. Üstüne birde Adalet ve Kalkınma Belediyesi’nden aldığımız bütün belediyelerimiz borçlu. Kasasında para ile aldığımız bir tek belediye yok. Bir yandan belediye başkanlarımız o borçları ödemeye çalışıyor bir yandan pandemide düşen gelirlerinden dolayı daha tasarruflu tutuma girdiler ama sosyal yardımları arttırdılar aynı zamanda da yatırımları sürdürdüler.

“İnsanın vicdanı sızlıyor”

Geçen haftalarda çok büyük Orman yangınları ile karşılaştık. Türkiye olarak ilk kez orman yangınları ile karşılaşıyor da değiliz. Bu yangınlara önceden hazırlıklı olursak tedbirimizi almış olursak, uçaklarımızı hazır edersek bu yangınları söndürebiliriz. Oysa ki Tarım Bakanı ne yaptığından habersiz bir siyasetçi. Öyle açıklamalar yapıyor ki, insanın vicdanı sızlıyor. Birinci gün “envanterimizde uçak yok” dedi. Malesefe ormanlarımızın ciddi bir kısmını böyle basiretsiz bir anlayış yüzünden yanmaya terk ettik. Son olarak bir de Karadeniz’de sel felaketi ile karşılaştık. Ülke daha önce de sel felaketleri ile de karşılaşmıştı. Bunun tedbirini önceden alması gerekmiyor muydu? O dere yatağına yapılan bina izinlerini Cumhuriyet Halk Partili belediye başkanları mı verdi? Merkezi iktidar ve oradaki basiretsiz yöneticiler dere yatağındaki imar iznini verdiler, sırf rant yüzünden. Sonuç şimdide tavsiyede bulunuyorlar “Dere yatağına ev yapmak yanlış bir şeydir bunu yapmamak lazım.” diye. Kim izin verdi? Tabi ki Adalet ve Kalkınma Partisi izin verdi.

Her gün ülkemize yeni sığınmacılar geliyor. 10 yıl önce Suriyeli sığınmacılar gelmeye başladılar. Büyük bir misafirperverlik gösterdik ama o, savaşın sonuçlanması için hiç çaba göstermedi. Bir şey yaptık, Avrupa Birliği ile rüşvet pazarlığı yaptık. Sonra döndü dedi ki “Biz bu işin maliyetini daha iyi karşılayabiliyoruz, onun için almaya devam edeceğiz” dedi. Biz ırkçı falan da değiliz. Biz nefret diline karşı olan insanlarız. Evrensel barışa, dostluğa, kardeşliğe, dayanışmaya inanan sosyal demokrat bir partiyiz. Ama Türkiye’nin bir sığınmacı sorunu olduğunu göz ardı edemeyiz. Bunun Adalet ve Kalkınma Partisi’nin bakışı ile çözülebileceğini de mümkün görmüyoruz. Bunu da açıklıkla ifade edeyim.

“O para İzmir’e gelecek”

Şu anda yaşadığımız iklim krizi, yangınlar, seller depremler İzmir’de de yaşandı. İzmir’de büyük bir dayanışma ile belediye başkanı arkadaşlarımız ve belediyelerimiz destek verdi, hep birlikte İzmir’e sahip çıktık. Türkiye’nin başka yerinde de bir felaketle karşılaştığımızda Cumhuriyet Halk Partili belediye başkanları halka sahip çıktılar ve çıkacaklarda. Bundan daha doğal bir şey yok. Depremden sonra özellikle orta ve az hasarlı görüler ve oturulamayan binalarda kentsel dönüşüm faaliyeti yürütmek için Sayın Belediye Başkanımız Tunç Soyer, Dünya Bankası’ndan beş yıl geri ödemesiz, 25 yıl ödemeli bir kredi buldu. Bu kredinin depremde mağdur olmuş yurttaşlarımızın yararına kullanılması için ne yapılması gerekiyor? Majestelerinin sarayda imza atması, izin vermesi gerekiyor. Bütün süreçlerden haberdarlar, sadece İzmir’deki Cumhuriyet Halk Partili belediyeyi cezalandırmak için ve bizim hizmet vermemizi engellemek için imzayı atmadı. Bunu açıklıkla söylüyorum; Onlar imza atmadığı sürece, İzmirliyi cezalandırma çabasında olduğu sürece, bu yaptıkları yanlışları ve kibirli hareketi Türkiye’nin dört bir yanında dillendirmeye devam edeceğiz. O para İzmir’e gelecek. Burada bize oy veren vermeyen depremzede bütün yurttaşlarımızın kentsel dönüşümde daha iyi konutlarda yaşaması için kullanılacak.

“Atatürk’ten korkuyorlar, bunun farkındayız”

Türkiye öyle bir hale geldi ki, bu gün konuştuğunu yarın reddeden bir iktidar var. Atatürk ile uzun zamandır sorun yaşayan ve dönem dönem de sorun yaşadığını açıklıkla ifade eden bir iktidar var. En son Etiyopya Başbakanı geliyor Türkiye’ye, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan ile görüşme yapıyor. Atatürk’ün reformcu kişiliğini ve devrimlerini anıyor ama bu çeviriye yansımıyor. Atatürk’ün adı çeviriye yansımıyor. Öyle bir çeviri yapılıyor ki, sanki önceki, bugünkü ve gelecekteki Lider Tayyip Erdoğan, bütün bu devrimleri sanki Tayyip Erdoğan yaptı. Bütün bu reformlar, devrimler sanki Atatürk tarafından değil de başkası tarafından başlatıldı. Atatürk’ten korkuyorlar, bunun farkındayız. Ama Etiyopyalı’nın gördüğünü Tayyip Erdoğan’ın görmüyor olması bu ülkeye yakışmıyor.

Birde Taliban’ın açıklaması var! Açıklama; “demokrasi gelmeyecek, bu konu tartışmaya kapalıdır. Kız çocuklarının okula gidip gitmeyeceğine ulema karar verir” şeklinde. Bizim bu anlayışla, bu kafa ile nasıl bir ortak noktamız var? Buyursun Tayyip Erdoğan, nasıl bir ortak noktamız olduğunu biraz daha detaylı bir şekilde topluma anlatsın.

Bütün bu sorunların çözecek kadro ve irade Cumhuriyet Halk Partisi’nde var. Belediye başkanlarımızda var, milletvekillerimizde var, örgütümüzde var, il ve ilçe başkanlarımızda var. Cumhuriyet Halk Partisi’nin bütün kadrolarında yaşadığımız bu ağır sorunları çözecek bir irade var. Bunun için sandığın gelmesi gerekiyor ve bizim çalışmalarımızı sandık gelene kadar artırarak devam ettirmemiz gerekiyor. Ben CHP’nin iktidar olacağına, Türkiye’nin aydınlık geleceğini kuracağına, Türkiye’yi normalleştirecek bir sürecin yepyeni siyasi aktörlerle bu ülkenin düze çıkacağına inanıyorum. Sizlerin inandığını da biliyorum.”

Paylaşın

Yalnız Mutlu Olmanın Yedi Yolu

Bazı insanlar kendi kendine vakit geçirmeyi severken, bazı insanlar için bu en korkunç şeydir. Bu tip insanlar yalnız kalmaktan hoşlanmazlar ve çoğu zaman bu durumdan kaçınmanın yollarını ararlar. Bu sorun dışa dönük insanlarda ve içe dönük insanlara kıyasla daha yaygındır.

Haber Merkezi / Dışa dönük insanlar oldukça sosyaldir ve insanlar birlikte olmayı severler. Bu yüzden onlar için tek başına kalmak çok zordur.

Yalnız olman yalnız olduğun anlamına gelmez. Yalnız olmakla ilgili görüşünüz ne olursa olsun, bazen kalabalıklarda olmaktan daha iyidir. Kendinizi daha iyi tanımak, ruh sağlığınızı iyileştirmek ve kendinizle iyi bir ilişki kurmak için bu bir fırsattır. Burada size yalnız mutlu olmanın yedi yolunu anlatacağız.

Yeni bir şeyler öğrenin;

Çoğu insan yalnız kalmaktan nefret eder çünkü boş zamanlarında ne yapacaklarını bilemezler. Vakit geçirmenin en iyi yolu, yeni bir aktiviteye katılmak veya bir hobi edinmektir; okumak, resim yapmak, dans etmek… Sevdiğiniz ve keyif aldığınız şeylere zaman ayırın. Bu, kendinizle daha iyi bir şekilde bağlantı kurmanıza yardımcı olacaktır.

Kendinizi kıyaslamaktan kaçının;

Mutsuzluğun nedenlerinden biri karşılaştırmadır. Arkadaşlarınızı ve aile üyelerinizi sosyal medyada takip etmek ve hayatınızı onlarınkiyle karşılaştırmak sadece hayal kırıklığına yol açacaktır. Her bireyin farklı olduğunu anlamanız gerekli. Sosyal medyada mutlu fotoğraflar gördüğünüzde onların gerçekten mutlu olduğu anlamına gelmez. Bu yanılsamadan kaçının ve mutluluğunuzu onlarla ölçmemeye çalışın.

Sosyal medyaya ara verin;

Sosyal medyanın şu anda bir nimet olduğu kanıtlandı. Aslında, sadece bir düğmeye tıklayarak diğer kıtada oturan insanlarla bağlantı kurabileceğiniz kadar dünyayı küçülttü. Ancak bu aynı zamanda insanlar arasında kaygı ve stres seviyelerine de yol açtı. Mutlu kalmak ve kendinizle kaliteli zaman geçirmek istiyorsanız zaman zaman sosyal medyaya ara verin.

Kendinizi şımartın;

Yoğun hayatımızla uğraşırken kendimize pek vakit ayıramıyoruz. Kendinize zaman ayırmak ve kendinizi şımartmak rahatlamanıza ve gençleşmenize yardımcı olabilir. Bir spa seansına gidin veya en sevdiğiniz restoranda doyurucu bir sabah kahvaltısı yapın. Zaman zaman günlük yoğun programınıza ara vermek, mutlu kalmanın en iyi yollarından biridir.

Her zaman aktif kalmaya çalışın;

Düzenli egzersizin önemini genellikle hafife alıyoruz, ancak bu, sağlıklı olduğu kadar mutlu kalmanıza da yardımcı olan önemli faaliyetlerden biridir. Egzersiz yapmak, beyninizde sizi daha mutlu hissettirebilecek endorfinleri, nörotransmitterleri serbest bırakmaya yardımcı olur. Gün boyunca fiziksel olarak aktif kalmak özgüven kazanmanıza yardımcı olabilir.

Doğayla biraz zaman geçirin;

Bu kulağa çok tipik gelebilir, ancak doğayla biraz zaman geçirmek mutlu kalmanın en iyi yollarından biridir. İster parkta yürüyüşe çıkın, ister bisikletinizle uzun bir gezintiye çıkın, sizi doğaya yaklaştıran her türlü aktivite sizin için iyidir. Doğayla biraz zaman geçirmek, depresyon belirtilerini iyileştirmeye ve kan basıncını düşürmeye yardımcı olur.

Minnettar olun;

Araştırmalar , minnettarlığı ifade etmenin mutluluğu ve umudu artırabileceğini gösteriyor. Hayatınızda gerçekten takdir ettiğiniz ve minnettar olduğunuz şeylerin bir listesini hazırlamak için biraz zaman ayırın. Kendinizi kötü hissettiğinizde listeye bir göz atın ve sahip olduğunuz her şeyi kendinize hatırlatın.

Paylaşın

Siyah Noktalardan Sonsuza Kadar Kurtulmanın Beş Kolay Yolu

Siyah noktalar cildinize yeterince iyi bakmadığınız zaman oluşur. Cildinizi pul pul dökmediğinizde veya düzenli bir yüz bakımı uygulamadığınızda, cilt gözenekleriniz ölü cilt hücrelerinin birikmesi, kir ve yabancı maddeler nedeniyle tıkanır ve siyah nokta dediğimiz yumrular oluşur.

Haber Merkezi / Üzülmeyin; Siyah noktalar ne kadar can sıkıcı olsa da, onlardan kalıcı olarak kurtulmanın hızlı yolları var. Cildinizin sağlıklı ve siyah noktalardan arınmasını ve öyle kalmasını sağlamak için beş kolay yolu listeledik.

1. Yüzünüzü günde iki kez yıkayın;

Yüzünüzü iki kez (bir kez sabah ve bir kez de gece yatağa girmeden önce) yıkamak, siyah noktalardan kurtulmanıza büyük ölçüde yardımcı olabilir.

2. Haftada en az bir peeling yapın;

Siyah noktalardan kurtulmak söz konusu olduğunda peeling kesinlikle gereklidir. Haftada en az bir kez cildinizi pul pul dökmezseniz, ölü deri hücreleri birikerek cildinizdeki gözenekleri tıkayarak daha fazla siyah nokta oluşmasına neden olabilir. Bu nedenle, cildinizi derinlemesine temizlemek ve pul pul dökmek için haftada bir zamanınız varsa iki kez peeling yapmalısınız.

3. Kil maskesi yapın;

Kil maskeleri cildinizdeki gözenekleri açmak, fazla yağı ve kiri temizlemek için harika bir yoldur, bu da siyah noktaların temizlenmesine yardımcı olur. Sadece madeni para büyüklüğünde bir miktar kil maskesini avucunuza alın ve kuru cildinize uygulayın; hafifçe masaj yapmadan ve ılık suyla yıkamadan önce 10 dakika bekletin.

Kil maskelşerinin formülündeki yeşil çay özleri, gliserin ve kaolin ve bentonit kili cildinizdeki kiri ve kirleri emmeye yardımcı olur. Gözeneklerinizi sıkılaştırır, donukluğu giderir ve cildinizi nemlendirerek mat görünümlü, temizlenmiş ve tazelenmiş bir görünüm kazandırır. Kil maskesini haftada iki kez kullanın ve siyah noktalara elveda deyin.

4. Makyajınızı her zaman çıkarın;

Siyah noktalardan kurtulmanın basit bir yolu, günün sonunda makyajınızı çıkardığınızdan emin olmaktır. Gece boyunca bırakılırsa, makyajınız gözeneklerinizi tıkayabilir ve daha fazla siyah nokta oluşmasına neden olabilir.

5. Kağıt maskesi uygulayın;

Kağıt maskeler cildinizi besler ve yüzünüzdeki kirleri yok eder. Bu nedenle haftada bir veya iki kez kağıt maskelere başvurmak cildinizin sağlıklı kalmasına yardımcı olabilir ve ayrıca siyah noktaları uzak tutabilir.

Paylaşın

Fatih Terim: Gruplara Geçeceğimizi Düşünüyorum

Randers maçının ardından basın mensuplarına açıklamalarda bulunan Galatasaray Teknik Direktörü Fatih Terim, “Kazanmak isterdik ama biraz yorgunluğumuz ortaya çıktı. Üç deplasman üst üste oynamak kolay değil. Allah’ın izniyle İstanbul’da  gruplara geçeceğimizi düşünüyorum” ifadelerini kullandı. Marcao’nun 8 maçlık men cezasının, maç oynandığı sırada açıklanması konusunda ise Terim, “Schalke’de geçen sene oynamadan önce ceza açıklanmıştı. Biz Galatasaray olarak bunlara alışığız” dedi. 

Haber Merkezi / Galatasaray Teknik Direktörü Fatih Terim, UEFA Avrupa Ligi Play-Off Turu’nda oynadığı Randers maçının ardından basın mensuplarına açıklamalarda bulundu.

İstanbul’da turu geçeceklerine inandıklarını ifade eden Fatih Terim, “Biz onlardan iyi bir takımız. Oyun içinde 1-0’dan sonra 2-0’ı da bulabilirdik. Duran top savunmasını iyi çalışmamıza rağmen bazı hatalar olabiliyor. Ardından skor 1-1 oldu. Kazanmak isterdik ama biraz yorgunluğumuz ortaya çıktı. Üç deplasman üst üste oynamak kolay değil. Allah’ın izniyle İstanbul’da gruplara geçeceğimizi düşünüyorum. Burada bitirmek isterdik; ama rakip de iyi mücadele etti. Bunu da kabul etmek lazım. Maçtan önce temaslı ve bire bir oyun olacağını söylemiştim. Bunun ikili bir maç olduğunu düşünüldüğünde Galatasaray ikinci maçta gereğini yapacaktır” ifadelerini kullandı.

Marcao’nun 8 maçlık men cezasının, maç oynandığı sırada açıklanması konusunda ise Terim, “Schalke’de geçen sene oynamadan önce ceza açıklanmıştı. Biz Galatasaray olarak bunlara alışığız. Bilemiyorum. Onlara sormak lazım. Bazen beklersiniz gece 00.00’da açıklarlar, bazen maç zamanı açıklarlar. Ne düşündüklerini bilemem; ama yarın başkanımızın basın toplantısı var. Muhakkak geniş şekilde her şey konuşulacaktır. Açıklanma saatinin üzerinde durmaya çok gerek yok. Benim kurullarla ilgili düşüncelerim belli. Bu sene aynı şeyleri söylemek istemiyorum açıkçası” dedi.

“Bazı şeyler kolay değil”

Mostafa Mohamed’in formu konusunda Terim,, “Çalıştı, uğraştı. İyi de bir kafa golü atabilirdi. Müsait bir pozisyondu. Orada oyuna daha çok katkısını bekliyorum. Topu tutup bizi bizi oraya taşıyan bir Mostafa’yı istiyorum. Onu da çalışarak belirli bir noktaya gelecek inşallah” yorumunu yaptı.

Takımın pres gücü konusunda teknik direktör Fatih Terim, “Şu anda Avrupa Kupası’nda oynamaya oyuncularımız, üç günde bir oynayan oyuncularımız var. Bazı değişiklikler de yapıyoruz; ama özellike stoper mevkisinde biraz sıkıntımız var. Şu bir gerçek ki Galatasaray takımının her oyuncusu oynuyor. İsmail Çipe’den Berk’e kadar, diğer oyuncular olmak üzere herkes forma giydi. Bu iyi bir şey. Ayrıca eleştirilen oyuncular da olabilir. Biz de eleştirilebiliriz. Oluyor bunlar zaten. Gerektiği zaman takım pres de yapıyor. Bugün pres de yaptık ama süresi çok uzun değildi. Üçüncü deplasmana gidiyoruz. Bazı şeyler kolay değil. Ekonomik olmak zorundayız. O açıdan toleranslı davranmak lazım. Ben oyuncularımdan memnunum. Her geçen gün daha da iyi olacağız. Mesele burada turu geçip gruba kalmak. Onu da İstanbul’da hallederiz inşallah.” şeklinde konuştu.

“Gedson’un Galatasaray’ı tercih edeceğinden şüphem yok”

Gedson Fernandes hakkındaki transfer iddialarının sorulması üzerine Fatih Terim, “Transferde eylülü işaret etmemin sebebi şudur. Eylülde transfer bitiyor. Bizde 7 Eylül’de bitiyor, orada 31’inde. Bu bizim için bir şans. Türkiye Futbol Federasyonu’nu bu konuda destekliyorum. İyi bir karar. Büyük bir avantaj. O ana kadar daha yapacaklarımız var demek istiyorum. Çünkü bazı eksiklerimiz var. Genç oyuncular alıyoruz, gençleşiyoruz. Bu çok güzel bir hareket ama bazı yerlerde eksiklerimiz var. Bunları tammalayacağız. En azından alternatif olarak biraz daha genişlememiz lazım. Daha doğru yerlere transfer yapacağız. O yüzden eylülü işaret ediyorum. Eylülde spesifik olarak bir oyuncuyu alacağız demiyorum. Gedson’u sadece biz istemiyoruz; başkaları da istiyor galiba. Benfica’nın şu an için vermeyeceğini düşünüyoruz. Öyle bir şey olursa Gedson’un Galatasaray’ı tercih edeceğinden şüphem yok. Benfica’nın şu ana kadarki cevapları oyuncuyu vermeyecekleri yönünde. Dün de kadrodaydı. Vermek istemediklerini birçok defa söylediler. Eğer bir gün vermeye karar verirlerse hazır olduğumuz onlar da veriyor. Türkiye’den de birçok teklif olduğunu da biliyoruz. Şu anda hayır diyorlar. Vermek istemediklerini söylüyorlar. Bu durumda yapacak bir şeyimiz yok” açıklamasını yaptı.

“Uğraşıyoruz”

As oyuncuların ve alternatiflerinin birbirine yakın seviyede olması gerektiğini dile getiren Fatih Terim, “Biz üç kupada gideceğimize göre burada oynayan ve alternatif futbolcular aşağı yukarı aynı olmalı. Bazı yerlerimizde bu eksikler var. Mutlak bunu gidereceğiz. Aldığımız oyunculara göre bazı oyuncuları başka kulvarlarda, başka mevkilerde oynatabiliriz. O tip esnek oyuncularımız var. Bir ve iki numaranın birbirine yakın olması gerek. Birkaç yerde oyuncuya ihtiyacımız olduğunu söylemiştik. Uğraşıyoruz. Eylül sonrasına en ideal şekliyle Allah nasip ederse başlayacağız” dedi.

Arda Turan’ın son dakikadaki sakatlığı konusunda ise Terim, “Arda’nın ayağı kümenin altında kaldı. Yarın MR’dan sonra daha net bi şey söyleyebilriiz. Fedakarca girmek istedi. O güzel bir şey. Daha kötü olmaması için ben de doktorlar birlikte karar vererek çıkmasını söyledim. Fedakarca bir davranışta bulundu ama o istek daha fazla zarar verebilir. O yüzden oyunu 10 kişi tamamladık” şeklinde sözlerine son verdi.

Paylaşın

Galatasaray, UEFA Avrupa Ligi’nde Turu Rövanşa Bıraktı

UEFA Avrupa Ligi Play-Off ilk ayak maçında Randers ile karşı karşıya gelen Galatasaray, sahadan 1-1 beraberlikle ayrıldı. Cepheus Park Randers’ta oynanan karşılaşmada Galatasaray’ın golünü Kerem Aktürkoğlu kaydetti. Rövanş maçı 26 Ağustos Perşembe günü İstanbul’da oynanacak.

Haber Merkezi / Galatasaray, UEFA Avrupa Ligi Play-Off ilk ayak maçında Randers ile karşı karşıya geldi. Cepheus Park Randers’ta oynanan karşılaşma 1-1 eşitlikle sona erdi.

Galatasaray’ın golünü 25. dakikada Kerem Aktürkoğlu kaydetti. Randers, 54. dakikada Lauenborg ile skor buldu. İki takım arasındaki rövanş maçı 26 Ağustos Perşembe günü İstanbul’da oynanacak. Gol üstünlüğünü elde eden taraf UEFA Avrupa Ligi gruplarına kalacak.

Goller;

25. dakikada dikine paslarla Randers yarı sahasında boşluklar bulan Galatasaray, Mostafa Mohamed ile ceza yayına yakın bir bölgede Kerem Aktürkoğlu’nu topla buluşturdu. Şık bir hareketle topu soluna çeken Kerem’in vuruşu, savunmaya da çarparak sol üst köşeden filelerle buluştu: 0-1.

54 dakikada uzun kullanılan taç atışını Marxen içeriye çevirerek pozisyon yarattı. Ceza sahasında yaşanan karambolde Lauenborg vuruş yaparak topu filelere gönderdi: 1-1.

Stat; Randers

Hakemler; Jesus Gil Manzano, Diego Barbero, Angel Rodriguez (İspanya)

Randers; Carlgren, Kallesoe (Dk. 76 Oliver Kristensen), Piesinger, Marxen, Kopplin, Johnsen, Lauenborg, Klysner (Dk. 64 Kehinde), Tibbling (Dk. 64 Ankersen), Hammershoj-Mistrati (Dk. 76 Filip Bundgaard), Egho (Dk. 87 Brock-Madsen)

Galatasaray; Muslera, Yedlin, Luyindama, Alpaslan Öztürk, Aanholt, Berkan Kutlu, Emre Kılınç (Dk. 61 Arda Turan), Kerem Aktürkoğlu (Dk. 61 Babel), Emre Akbaba (Dk. 61 Feghouli), Taylan Antalyalı (Dk. 85 Aytaç Kara), Mohamed (Dk. 76 Falcao)

Goller; Dk. 54 Lauenborg (Randers) – Dk. 25 Kerem Aktürkoğlu (Galatasaray)

(Görseller; galatasaray.org)

Paylaşın