Fenerbahçe, Şansını Kullanamadı

Fenerbahçe ile Gaziantep FK, Süper Lig’in 16. haftasında karşı karşıya geldi. Gaziantep Kalyon Stadyumu’nda oynanan karşılaşmayı Gaziantep FK 3-2 kazandı. Bu sonuçla Fenerbahçe, 27 puanda kalırken, Gaziantep FK ise 21 puana yükseldi.

Haber Merkezi / Gaziantep’e galibiyeti getiren golleri 8. ve 73. dakikalarda Figueiredo ile 54. dakikada penaltıdan Maxim kaydetti. Fenerbahçe’nin golleri 30. dakikada Mesut özil ve 66. dakikada Miha Zajc’tan geldi.

Süper Lig’in 17. haftasında Fenerbahçe sahasında Beşiktaş’ı konuk edecek. Gaziantep FK deplasmanda Kayserispor ile karşılaşacak.

Goller;

8. dakikada ev sahibi ekip Figueiredo ile öne geçti. Orta sahanın yakınında Luiz Gustavo’nun hatalı pasında topa sahip olan Figueiredo, kaleci Berke Özer’in ceza saha önünde olduğunu fark ederek yaptığı aşırtma bir vuruşla topu filelerle buluşturdu: 1-0.

30. dakikada konuk ekip eşitliği sağladı. Sol kanattan ilerleyen Osayi-Samuel, topu ceza sahasındaki Mesut Özil’e ulaştırdı. Mesut Öz meşin yuvarlığı kaleci Günay Güvenç’in sağında ağlara gönderdi. 1-1.

54. dakikada Gaziantep FK, penaltıdan bir kez daha öne geçti. Ceza sahası dışında Muhammet Demir’in kullandığı serbest vuruşunun ardından ceza sahası içinde Ferdi Kadıoğlu’nun müdahalesiyle Figueiredo yerde kaldı. Hakem Atilla Karaoğlan’nın penaltı noktasını göstermesinin ardın topun başına geçen Maxim, kaleci Berk Özer’in sağında meşin yuvarlağı ağlarla buluşturdu: 2-1.

67. dakikada konuk ekip Zajc ile bir kez daha beraberliği yakaladı. Ceza sahası içindeki Mesut Özil’in dışarı doğru pasıyla buluşan Zajc’in kaleyi cepheden gören noktada çektiği şut kalecinin sağından filelere gönderdi: 2-2.

73. dakikada ev sahibi takım tekrar üstünlüğü aldı. Takımın orta sahadan gelişen atağında Muhammet Demir topu ceza sahası yayına yakın noktadaki Furkan Soyalp’a verdi. Bu futbolcunun ceza sahası içinde pasıyla buluşan Figueiredo, meşin yuvarlağı kaleci Berk Özer’in sağından filelere ulaştırdı: 3-2.

Stat: Kalyon

Hakemler: Atilla Karaoğlan, Mustafa Emre Eyisoy, Osman Gökhan Bilir

Gaziantep FK: Günay Güvenç, Halil İbrahim Pehlivan (Dk. 46 Djilobodji), Caulker, Tosça, Kitsiou, Recep Niyaz, Doğan Erdoğan, Maxim (Dk. 69 Furkan Soylap), Figueiredo (Dk. 86 Kenan Özer), Muhammet Demir (Dk. 77 Dicko), Sagal (Dk. 69 Mendyl)

Fenerbahçe: Berke Özer, Szalai, Kim Min-jae (Dk. 83 Muhammed Gümüşkaya), Tisserand, Osayi-Samuel, Luiz Gustavo (Dk. 60 Zajc), Crespo, Ferdi Kadıoğlu, Mesut Özil, Rossi (Dk. 60 Berisha), Serdar Dursun

Goller: Dk. 8 ve Dk. 73 Figueiredo, Dk. 54 Maxim (penaltıdan) (Gaziantep FK), Dk. 30 Mesut Özil, Dk. 67 Zajc (Fenerbahçe)

Paylaşın

Fitch, 13 Türk Bankasının Görünümünü Negatife Çevirdi

Fitch Ratings, 13 Türk bankasının görünümünü negatife çevirdi. Derece düşürmeyle ilgili bu uyarının geçen hafta ülke derecelendirmesindeki aşağı yönlü hareketi takiben atıldığı belirtildi.

Kredi derecelendirme kuruluşu Fitch bankaların derecelendirmesini “negatif görünüme” çevirme kararını duyuran notunda “Makro ekonomik ve mali istikrarsızlığın ve dış finansmanın hükümetin bankacılık sistemine müdahale ihtimalini arttıracağına inanıyoruz” denildi.

Notta ayrıca devlet desteğiyle işleyen bankaların negatif görünümünün devletin değişen görünümünü ve yetkililerin ihtiyaç halinde destek sunma kabiliyetinin daha fazla zayıflama riskini yansıttığı kaydedildi.

Türkiye’de yüzde 21’i aşan enflasyonun eylül ayından bu yana Türk lirasının yüzde 40’tan fazla değer kaybetmesini tetiklemesine rağmen Merkez Bankası üç kere üst üste faiz indirimi kararı almıştı.

Paylaşın

Kılıçdaroğlu: Sorunların Kaynağı Ülkeyi Yönetenlerdir

Ankara Büyükşehir Belediyesi, başkente kazandırılan ve bugün seferlere başlayan 85 otobüs için “Hasret Sona Eriyor: Başkent Yeni Otobüsleri ile Buluşuyor” ismiyle bir program düzenledi. Törene CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, Demokrat Parti Genel Başkanı Gültekin Uysal, Saadet Partisi Genel Başkan Yardımcısı Sabri Tekir ve milletvekilleri de katıldı.

Haber Merkezi / Törende konuşan Kemal Kılıçdaroğlu “Türk lirası yabancı paralar karşısında pula dönüyorsa bir sorunumuz var demektir. Bütün bu sorunların kaynağı ülkeyi yönetenlerdir, çünkü sorumluluk onlara aittir” dedi. 2013’ten beri Ankara’ya otobüs alınmadığını ve otobüs almak için uğraş veren Mansur Yavaş’a da engel çıkarıldığını belirten Kılıçdaroğlu’nun açıklamaları şöyle;

“2013’ten beri otobüs alınmıyorsa bir sorunumuz var demektir. Ve otobüs almak için çaba harcayan Büyükşehir Belediye Başkanımıza engel çıkarılıyorsa bir sorunumuz var demektir. Eğer milyonlarca evladımız internete ulaşamıyorsa döneminde olsun veya olmasın bir sorunumuz var demektir. Eğer hala yüzbinlerce çocuk yatağa aç giriyorsa bir sorunumuz var demektir. Eğer gençler geleceklerinden endişe duyuyorlarsa, kaygı duyuyorlarsa ve biz acaba yurtdışına nasıl gideriz diye düşünüyorlarsa bir sorunumuz var demektir. Eğer Türk lirası yabancı para karşısında pul haline düşüyorsa bir sorumuz var demektir. Bütün bu sorunların kaynağı ülkeyi yönetenlerdir, eğrisi veya doğrusu ama sorunların kaynağı ülkeyi yönetenlerdir. Çünkü sorumluluk onlara aittir. Çünkü onlar söz verdiler biz bu sorunları çözeceğiz diye ama çözemediler. Dolayısıyla çözemediklerine göre bizim çözmemiz gerekiyor. Çözenlerin iktidar olması gerekiyor ve çözenlerin bir araya gelmesi gerekiyor ve biz bunu yapmak zorundayız. Demokratik yollarla bunu gerçekleştirmek zorundayız.

Değerli arkadaşlarım, Büyükşehir Belediye Başkanımız gayet güzel ifade etti. “4 milyar lira borç ödedim” dedi, “hiç borç almadım” dedi. Demek ki borç almadan da otobüs alabiliyorsunuz. Demek ki borç almadan da ve borçları ödeyerek de bir kenti yönetebiliyorsunuz. Ve yönettiğiniz kente hesap verebiliyorsunuz ve yaptığınız ihaleleri kamuoyuna açık yapabiliyorsunuz ve tüyü bitmemiş yetimin hakkını koruyabiliyorsunuz.

İYİ Partinin Sayın Genel Başkanı gayet güzel açıkladı, evet sorun var ama sorun çözülebiliyor. Biz bu sorunu çözebiliriz. Demokratik yollarla çözebiliriz. Halka hesap vermenin siyasetçi için onurlu bir görev olduğunu herkese duyurmak zorundayız, herkese anlatmak zorundayız. Sayın Başkan, kur farkı sadece Türkiye’nin bilançosunu değil tabi sizin de söylediğiniz gibi bütün belediyelerin, bütün bağımsız kuruluşlarında bilançolarını altüst etti. Çılgın projelere ihtiyacımız yok dediniz. Bu memleketin Sayın Başkanım, bu memleketin çılgın adamlara değil akıllı adamlara ihtiyacı var. Olayı bilen insanlara ihtiyacı var. Sorunları masaya yatırıp açık yüreklilikle tartışan insanlara ihtiyacımız var. Kibirlilere değil, alçak gönüllü, ülkesi için çalışan insanlara ihtiyacımız var. Böyle bakmamız lazım. Ancak sorunları böyle çözebiliriz. Sorunlara böyle yaklaştığımız zaman pek çok sorunun kısa süre içinde çözüleceğini hepimiz biliriz. Aklı başında olan herkesin bu gidişten kaygı duyduğunu biliyoruz zaten bilmemek mümkün değil. Ama çözülmeyecek sorunu yoktur Türkiye’nin. Bütün sorunları çözülebilir. Akılla, bilgiyle, birikimle, deneyimle, istişareyle bütün sorunları çözülebilir. Ne kadar ağır yük alırsak alalım bu sorunların tamamının üstesinden gelebiliriz.

Kısaca ne yaptınız diye… Büyükşehir Belediye Başkanımız diyor ki, biz bunları, şunları, şunları, şunları yaptık. Dönüp bize diyorlar ki ne yaptınız. Sayın Başkan, bu soruyu sormaları gayet doğal. Çünkü onlar başka bir şey yapıyorlardı siz onu yapmadınız. Siz harcadığınız her kuruşun hesabını millete verdiniz. İhaleleri açık yaptınız. Onların alışkın olmadığı bir yönetim tarzı bu. Onlar ihaleyi kapalı yaparlar paylaşırlar kendi aralarında paraları paylaşırlar. Halka hesap vermezler, halkı küçük görürler. Siz tam aksini yaptınız diğer Belediye Başkanlarımızın yaptığı gibi. O nedenle ben bütün Ankaralıların önünde ifade edeyim size yürekten teşekkür ederiz. Bütün Belediye Başkanlarımızda aynı amaçla aynı çerçevede hareket ediyorlar. ”

“Nüfus arttı, otobüs sayısı düştü”

Törende konuşan Mansur Yavaş, en son otobüs alımının 2013’te yapıldığını ve hizmet veren otobüslerin dünyaya kıyasla iki kat daha yaşlı olduğunu söyledi. 2010’da Ankara nüfusunun 4 milyon 460 bin iken 2 bin 37 otobüsün hizmet verdiğini söyleyen Yavaş 2020’de ise nüfusun 5 milyon 663 bine çıktığını ancak otobüs sayısının 1547’ye gerilediğini aktardı.

Yavaş “2013’de günümüze kadar Ankara nüfusu yüzde 12 artarken, EGO Genel Müdürlüğü bünyesindeki faal araç sayısı yüzde 21’e düştü. Bu ters orantı sadece rakamların değil aynı zamanda bir yönetim anlayışının da tersliğini ortaya koyuyor. Daha da vahimi, filomuzun yaş ortalaması 12” diyerek kendisinden önceki yönetimi eleştirdi. Yavaş, şu değerlendirmeyi yaptı:

“Göreve gelir gelmez bir gecede çıkarılan kararname ile bütçemiz alt üst oldu. Bakanlığın yaptığı ama bütçesi belediyeden kestiği metro ödemelerinin prosedürü bir gecede tek taraflı olarak değiştirildi. Eski prosedüre göre bizim 2019-2020 ve 2021 yılını kapsayan 3 yıllık süreçte 28 milyon 408 bin TL ödememiz gerekiyordu ancak yapılan değişiklikle biz bu 3 yılda tam 657 milyon 511 bin TL ödeme yaptık. Dikkatinizi çekiyorum, 23 kat fark var. Eski sistemle 246 yılda geri ödenecek tutar kararname sonucunda 11 yılda ödenmiş olacak.

Tabii ki bunlar mazeret değil. Sadece bu otobüsler için 5 milyon Euro kullanıldı. 4 milyara yakın borç ödedik. Bir kuruş bankaya da borçlanmadık. Kredi sözleşmemizi imzaladığımız günden bugüne kadar kur farklarının Belediyemize getirdiği ek yük maalesef yaklaşık 300 milyon lira oldu. Uzun süredir ulaşım fiyatlarında zam yapmama konusunda direniyoruz. Mevcut ekonomik şartlar ve gider maliyetlerindeki artışları göz önüne aldığımızda, toplu taşıma ücretinin 6 liranın üzerinde olması gerekiyordu. Çılgın projelere para harcayabilirsiniz ama bizim önceliğimiz insan ve insan sağlığıdır.”

“Belediyenin köylere internet götürmesi önemli”

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener de Millet İttifakı’nın kazandığı belediyelerin gerçekleştirdiği somut çalışmaların, hükümetin “seçmenlerin oylarıyla” ve demokrasiyle iktidardan gönderilmesinin yolunu açacağını dile getirdi.

Ankara Büyükşehir Belediyesi’nin köylere internet götürmesinin önemli olduğunu vurgulayan Akşener, COVID-19 salgını nedeniyle yüz yüze eğitime ara verilen dönemde imkansızlıklar nedeniyle okuma yazma öğrenemeyen çocukların okul başladıktan sonra “öğrenme güçlüğü yaşadıkları” ve bu nedenle rehabilitasyon merkezlerine gönderildiklerini söyledi. Akşener, “Umarım ki saraylarda yaşayanlar sizin ayağınıza çelme takmak yerine bu çalışmaları örnek alırlar ve Türkiye genelinde bu haksızlığın, hukuksuzluğun, acımasızlığın önüne geçerler” dedi.

Konuşmaların ardından CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, İYİ Parti Genel Başkanı Akşener, Demokrat Parti Genel Başkanı Uysal ve Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Yavaş otobüsleri inceledi.

Paylaşın

Galatasaray’ın Ligdeki Üç Puan Hasreti 5 Maça Çıktı

Galatasaray ile Demir Grup Sivasspor, Süper Lig’in 16. haftasında karşı karşıya geldi. 4 Eylül Stadyumu’nda oynanan mücadeleyi Demir Grup Sivasspor 1-0 kazandı. Sivasspor’a galibiyeti getiren golü 79. dakikada Fajr kaydetti.

Haber Merkezi / Bu sonuçla 5 haftadır kazanamayan Galatasaray, 23 puanda kalırken Sivasspor 22 puana yükseldi. Süper Lig’in 17. haftasında Galatasaray sahasında Başakşehir’i konuk edecek. Sivasspor ise deplasmanda Kasımpaşa ile karşılaşacak.

Karşılaşmadan dakikalar;

12. dakikada Kerem Atakan Kesgin’in ara pasında ceza sahası içinde topla buluşan Henrique’nin vuruşunda meşin yuvarlak kale direğinin yanından auta çıktı. 15. dakikada korner atışında ceza sahası içerisinde topla buluşan Fajr topu kaleye göndermek istedi. Muslera topu çıkartmayı başardı.

26. dakikada Diagne’nin sol kanatta ceza sahasına kestiği topa kimse dokunamadı. Pozisyonu takip eden Feghouli’nin içeri gönderdiği top defansa çarparak uzaklaştı. 29. dakikada ceza sahası içi sağ çaprazında topla buluşan Feghouli, sert bir şutla kaleyi hedef aldı. Kaleci Ali Şaşal topu çıkartarak kalesindeki tehlikeyi önledi.

31. dakikada ceza yayının gerisinde topla buluşan Kerem Aktürkoğlu’nun plasesinde, kaleci meşin yuvarlağı rahat kontrol etti. 33. dakikada Gradel ceza sahası içerisine sürdüğü topla sağ çaprazdan kaleyi hedef aldı. Top kaleci Muslera’da kaldı.

47. dakikada Van Aanholt’un sol kanattan rakip ceza alanına yerden gönderdiği topu defans araya girerek kornere gönderdi. 50. dakikada rakipleri geçip topla ceza sahası içerisine giren Gradel, kaleyi hedef alsa da top auta çıktı.

56. dakikada Van Aanholt’un pasıyla ceza alanında topla buluşan Diagne’nin şutunda iyi yer tutan kaleci Ali Şaşal Vural, mutlak bir golü önledi. 64. dakikada Feghouli sağ kanattan kazandığı topu kaleye göndermek istedi, kaleci Ali Şaşal topu kontrol etmeyi başardı.

73. dakikada rakip ceza alanı sol çaprazında topla buluşan Kerem Atakan Kesgin’in sert vuruşunda kaleci Muslera meşin yuvarlağı kornere çeldi. 76. dakikada Erdoğan’ın ceza sahası dışından kullandığı sert ve uzun şutta Muslera topu çıkardı.

76. dakikada Galatasaray defansının uzaklaştırmaya çalıştığı top, Erdoğan Yeşilyurt’un önünde kaldı. Bu futbolcunun şutunda kaleci Muslera topa son anda parmaklarının ucuyla müdahale etti. 80. dakikada Yatabare’nin pasında sağ çaprazda bulunan Fajr, topu ağlarla buluşturdu. Yerde olan kaleci Muslera çaresiz kaldı. 1-0

Stat: 4 Eylül

Hakemler: Ümit Öztürk, Kerem Ersoy, Samet Çiçek

D.G. Sivasspor: Ali Şaşal, Goutas, Camara, Ahmet, Ziya, Fajr (Özkan dk. 90+5 ?), Cofie, Kerem (Hakan dk. 90 ?), Henrique (Erdoğan dk. 57), Gradel, Yatabare (Kayode dk. 90 ?)

Galatasaray: Muslera (İsmail dk. 83 ?), Luyindama,Nelsson, Yedlin, Van Aanholt (Ömer dk. 78), Taylan, Berkan (Halil İbrahim dk. 67), Feghouli (Emre dk. 67), Cicaldau, Kerem, Diagne (Abdalla dk. 78)

Gol: Fajr (dk. 80) (D.G. Sivasspor)

Paylaşın

Kovid 19’da Son Veriler Açıklandı: Koca’dan Aşı Çağrısı

Kovid 19’da son 24 saatte 18 bin 796 yeni vaka tespit edilirken, 171 kişi hayatını kaybetti. Verileri yorumlayan Bakan Koca, “Çoğu insan hastalığı oldukça hafif geçiriyor. Neden? Bu soruların ilk sıradaki cevabı aşıdır. Eksik aşılarınızı tamamlayın” ifadelerini kullandı.

Haber Merkezi / Sağlık Bakanlığı, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgınının Türkiye’deki seyrine ilişkin olarak yeni verileri yayınladı. Açıklanan verilere göre, son 24 saatte, 351 bin 536 test yapılırken, 18 bin 796 yeni vaka tespit edildi. 171 kişi hayatını kaybederken, 23 bin 242 kişi sağlığına kavuştu.

Bakan Koca’dan aşı çağrısı

Güncel verilerle ilgili değerlendirmesini sosyal medya hesabından paylaşan Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, şu ifadeleri kullandı; “FARK NEDİR? Covid-19 salgını ortaya çıktığı aylarda ve bu yılın başlarındaki kadar korkutucu değil. Neden? Sosyal hayatı eski ölçüde tahrip etmiyor. Neden? Çoğu insan hastalığı oldukça hafif geçiriyor. Neden? Bu soruların ilk sıradaki cevabı aşıdır. Eksik aşılarınızı tamamlayın”

Verilerde, aşılamada önde giden illere de yer verildi. Bakanlığın tablosuna göre Türkiye’de en çok aşılamanın gerçekleştirildiği Ordu’yu Osmaniye, Amasya, Muğla, Kırklareli, Çanakkale,  Eskişehir, Balıkesir, Zonguldak ve Bartın takip etti.

Bakanlığın tablosuna göre Türkiye’de en az aşılamanın gerçekleştirildiği Şanlıurfa’yı sırasıyla Batman, Siirt, Diyarbakır, Muş, Bingöl, Mardin, Bitlis, Ağrı ve Bayburt takip etti.

Paylaşın

Neriman Calap Kimdir? Hayatı, Eserleri

14 Kasım 1956 yılında Trabzon’da dünyaya gelen Neriman Calap, ilk ve ortaöğrenimini Artvin, Denizli, Malatya ve Sivas illerinde tamamladı. İlkokula Denizli’nin Çal ilçesinde başlayıp Honaz’da bitirdi. Buldan ilçesinde başladığı ortaokuldan Malatya Erguvan’da mezun oldu.

Haber Merkezi / Hekimhan’da başladığı lise öğrenimini Sivas Lisesi’nde tamamladı. 1978 yılında Niğde Eğitim Enstitüsü’nden sınıf öğretmeni olarak mezun oldu. 1978 yılında Trabzon’da öğretmen olarak göreve başladı, 2001’de emekli oldu. 1998 ile 2000 yılları arasında TV 61’de ”Maranta” isimli bir kültür sanat programı hazırlayıp sundu. Bir yıl Aydın TED Koleji’nde, beş yıl Ankara’da Aykan ve Arı kolejlerinde çalışıp Trabzon’a döndü.

İlk şiiri “Ayrıntı”, Kıyı dergisinin 94. sayısında Ocak 1994’te yayımlandı. Şiir ve yazıları Kıyı, Damar, Yeni Biçem, Ardıçkuşu, Öğretmen Dünyası, abc, Düşlem, Cumhuriyet Kitap, Yaklaşım, Şiir-lik, Çağdaş Türk Dili, İnsancıl, Hayal, Ada, Patika, Fanzin, Deliler Teknesi gibi bir çok dergide yer aldı.

Yazmaya başlamasında çok kitap okumasının etkili olduğunu belirten sanatçı, henüz ortaokuldayken dünya klasiklerinin çoğunu okuduğunu söylüyor. Okumasının yanı sıra kalem ve defterlere anlatılmaz bir tutkusu olduğunu ve birdenbire kendini yazarken bulduğunu iletiyor.

”Şiir benim için her zaman özeldi, kelimeler sihirliydi. Onun için olsa gerek şiir ağır bastı.’Yaşamdan süzerek ve empati kurarak, şiir emekçisi olarak ben de söyleyecek sözüm var, duygu ve düşünce dünyanıza beni de alır mısınız?’ demek istedim galiba.” diyerek şiir yazmaya başlamasını açıklıyor.

Eserleri;

Güncemde İzdüşümü (1995)
Akşamdı Dökülen (1996)
Rüzgâr Kanatlıydı Gece (1999)
Beni Hep Uzaklara (2007)
Güncemde Akşamdı Rüzgâr (2008)
Yağmur İle Gezgin (2008)

Ödülleri;

1999 Trabzon TV 61 Şiir Ödülü
2000 Karadeniz Yazarlar Birliği Son 10 Yıl En Sevilen Şair Ödülü ( Doğu Karadeniz Bölgesi’nde yapılan anket sonucu)

Paylaşın

Nef’i Kimdir? Hayatı, Eserleri

1572 yılında Erzurum’un Hasankale İlçesi’nde dünyaya gelen Nef’i,  27 Ocak 1635 günü hayatını kaybetti. Asıl ismi Ömer’dir. Nef’i iyi bir öğrenim görerek yetişti ve Farsça ve Arapça dillerini öğrendi. Nef’i mahlası dostu şair Gelibolulu Ali tarafından kendisine verildi.

Haber Merkezi / 1603 yılında I. Ahmet’in tahta çıkmasından sonra geldiği İstanbul’da bir süre katiplik yaptı. Padişaha ve dönemin ileri gelen şahsiyetlerine sunmuş olduğu gazeller ile kendisinden bahsettirdi. IV. Murat tarafında himaye edildi. Daha sonra Edirne’de Muradiye mütevelliğine, ardından da İstanbul’a cizye muhasebeciliğine atandı.

Hicivlerinin toplandığı Siham-ı Kaza adlı eserini okuyan Padişah IV. Murat, Nef’i’den bir daha hiciv yazmamasına dair söz aldı. Fakat Nef’i vermiş olduğu bu sözü tutmaması hayatına mal oldu. Vezir Bayram Paşa hakkında kaleme aldığı bir hiciv sebebi ile bu paşa tarafından sarayın kementle boğdurularak cesedi denize atıldı. Nef’i, IV. Murad’a, “Sen ne büyük bir hükümdarsın ki benim gibi bir şair tarafından methediliyorsun” diyebilecek bir özgüvene de sahipti.

Türk edebiyatının en usta övgü ve yergi şairi sayılan Nef’i, hicivlerindeki sağlam tekniği, güçlü ahengi, samimi ve cesurca söyleyişi ile bu alanda en önemli isimlerden biri olmuştur. I. Ahmet, II. Osman ve IV. Murat gibi döneminde yaşadığı padişahlar ile diğer devlet adamlarına sunmuş olduğu kasidelerde de büyük bir başarı göstermiş, yerinde kullanmayı çok iyi bildiği sözcükler ile ustaca tasvirler çizmiştir. Nef’i’nin savaş tasvirlerini okuyanlar top seslerini ve kılıç şakırtlarını duyar gibi olurlar. Bahar tasvirlerinde de mevsimin canlılık ve hareketliğini okuyucuna güçlü bir biçimde hissettirmiştir.

Nef’i Gençliğinde İranlı Sadî ve Hafız-ı Şirazî’yi okuyarak yetişir. Arap şairlerinden Urfî ve Enverî’nin de etkisinde kalır ve kendisinin bu iki şaire nazireleri vardır.

Cem Dilçin, Nef’i hakkında şu sözleri söylemiştir “Yaratılışındaki övmek ve övünmek özelliğinden dolayı kasideciliğe yönelmiş olan Nef’î, gazellerinde rind ve âşık bir şair olarak görünür. Nef’î’nin kasidelerinde iğrak ve gulüv derecesine varan mübalağaya gazellerinde de rastlanır. Süslü, sanatlı ve yer yer tamlamalarla yüklü bir dil, anlamda ve hayallerde incelik, güçlü bir ahenk Nef’î’nin gazellerinin özelliğidir.”

Eserleri;

Türkçe Divan, Farsça Divan, Siham-ı Kaza, Tuhfetü’l-Uşşak

Paylaşın

Nedret Gürcan Kimdir? Hayatı, Eserleri

26 Haziran 1931 yılında Afyonkarahisar’ın Dinar İlçesi’nde dünyaya gelen Nedret Gürcan, 2 Eylül 2019 yılında hayatını kaybetti. İlkokulu Dinar’da okuyan Nedret Gürcan, İzmir Buca Yatılı Ortaokulu’nun son sınıfında rahatsızlanınca öğrenimini yarıda bırakmak zorunda kaldı.

Haber Merkezi / Nedret Gürcan, İzmir Buca Yatılı Ortaokulu’nda tanıştığı İzmirli Nurhan Hanım ile evlenmiş, Ali Niyazi, Etil ve Barkın isimli üç çocuğu olmuştur. Gençlik yıllarında Dinar’da Şairler Yaprağı isminde bir dergi çıkaran Nedret Gürcan babasının ölümüyle un fabrikasının yönetimini üstlendi, bir süre siyasetle uğraştı. Yeni Dostluk ve Vatandaş adlı iki yerel siyasî gazete çıkarttı. Uzun yıllar Milliyet ve Cumhuriyet gazetelerinde siyaset ve ekonomi yazıları yazdı. Bu yıllarda şiirden uzak kaldı. 1995 Dinar depreminden sonra ailesiyle birlikte Ankara’ya taşındı.

Nedret Gürcan’ın sanata ilgisi, ilkokul yıllarında başladı. Bu yıllarda derslerden çok dergi ve kitaplara, müziğe, resme, sahneye merak duydu. Ortaokuldaki Türkçe öğretmenleri sayesinde şiire yöneldi. Varlık, Yeditepe, Kaynak, Şairler Yaprağı, Kervan, Mülkiye, Yücel, Seçilmiş Hikâyeler, Uyanış, Salkım, Mavi, Sanatlar, Onüç, Ürün, Doğuş, ve Yenilik gibi dönemin önemli edebiyat dergilerinde şiirleri yayınladı.

Nedret Gürcan’ın Yaşadıkça Aşk (1954), Festival (1956), İki Beyaz Çizgi (1963), Bulut İndi (1972), Tutkun ve Kırgın (1996), Beş Çayı (1999), Benim Sevgili Şiirlerim (2009), Bir Mutlu Cümbüştür Yaşamak (2009), Dünya Ne Kadar Küçük (2010), Aşka ve Yaşama Sunulmuş Şiirler (2010) isimli şiir kitaplarının yanında, İzmir’de Üç Gün ve Bir Gece (2007) isimli romanı, Benim Sevgili Taşram (2003), Yaşanmış Taşra Öyküleri (2005), Yaşanmış Yazlık Öyküleri (2011) adlı dört anı-hikâye ve Hoşçakal Dinar (2008), isimli anı kitabı kaleme aldı. Turgut Çeviker, Nedret Gürcan yılların birikimine dayanan mektup arşivinden seçtiği mektupları Nedret Gürcan’a Edebiyatçı Mektupları (2016) ismiyle yayınladı.

Yaşamının büyük bir bölümünü Dinar’da sürdüren Nedret Gürcan, edebiyat çevrelerinde bir aşk şairi olarak tanınsa da, taşra ve kent insanının yaşamına da şiirlerinde yer verdi. Kent yaşamının soğukluğu ve samimiyetsizliğine karşın taşradaki insani ilişkileri samimi ve sıcak buldu. Onun için taşra, Nedret Gürcan’ın düşünce dünyasında “Benim Sevgili Taşram” şeklinde yer etti.

Nedret Gürcan’ın Türk edebiyatına yaptığı önemli hizmetlerden biri de 1951-1952 yılında İzmir’de Ziya Metin, Cengiz Tuncer ve Tarık Dursun K. ile birlikte çıkardıkları ve sekiz sayı süren Kervan adındaki aylık edebiyat dergisi tecrübesinden sonra, Dinar’da tek başına Şairler Yaprağı’nı çıkarması oldu. Üstelik Şairler Yaprağı, ‘Türkiye’nin Tek Şiir Dergisi’ iddiasıyla yayın hayatına başladı ve edebiyat çevrelerinde adından söz ettirdi. İlk sayıyı 1 Mayıs 1954’te çıkaran Nedret Gürcan, Şairler Yaprağı macerasını Temmuz-Ağustos 1957’de (35-36. sayıyla) sona erdirdi. Bu yıllarda şiir dergisinin yanında Şairler Yaprağı Yayınları adıyla Dinar’da kitap yayını işine de girişti. Şairler Yaprağı macerası ile uzaktaki şairlerle dostluklar kurmayı başardı. Birçok genç şair ve yazar, bir taşra kasabasında çıkarılan dergiye sahip çıktı ve bu şiir dergisi ile Nedret Gürcan ismi bütün Türkiye’de tanınmaya başladı.

Şairler Yaprağı’nın yayımlandığı yıllar Garip hareketinin bitip, İkinci Yeni’nin varlığını göstermeye başladığı yıllardı. Nedret Gürcan, Şairler Yaprağı’na gönderilen şiirleri tenkit eden yazılar yazdı. Şairler Yaprağı’ndaki çabalarıyla dönemin şiir zevkine katkıda bulundu. Her fırsatta yeniliği keşfetmek adına büyük kentlerdeki edebiyat ortamını solumak için gayret gösterdi. Sık sık İstanbul ve Ankara’da sanatçı arkadaşlarıyla buluştu.

Nedret Gürcan, şiirlerinde ben’e yönelik temaları daha yoğun işledi. Bu yüzden daha çok ‘ben’in şairi olarak tanındı. Ancak bu, onun toplumcu tarafının gelişmesini engellemedi. Şiirrlerinde taşradan kaçmaya yönelik sembol ve imgeleri yalın ve sade bir üslupla kullandı. Şiirinde halk diline, halk söyleyişine sık sık yer veren Nedret Gürcan, rahat ve doğal bir anlatım, temiz bir Türkçeyle şiirler yazdı. Şiirinde hiçbir zaman ölçü ve kafiye bağlayıcı bir unsur olmadı. Dizelerde kelimelerin yerlerini değiştirme gibi farklı anlatım tarzları denedi. Anılarında ve İzmir’de Üç gün ve Bir Gece isimli romanında, gözlemlerini, yaşadıklarını anlattı. (Kaynak: teis.yesevi.edu.tr)

Paylaşın

Nedim Kimdir? Hayatı, Eserleri

1680 yılında İstanbul’da dünyaya gelen Nedim’in 30 Ekim 1730’da Patrona Halil isyanı sırasında kriz geçirerek öldüğü sanılmaktadır. İsyan sırasında Beşiktaş’daki evinin damından düşüp öldüğü bilgileri kanıtlanmamıştır.

Haber Merkezi / Nedim’in ailesi Merzifon kökenlidir ve asıl adı Ahmed’tir. olduğu Eğitimi hakkında kesin bir bilgi yoktur. Bazı kaynaklara göre Şeyhülislam Ebezade Abdullah Efendi’nin başkanlığındaki kurulun yaptığı sınavda müderrisliği payesini aldı yazılmaktadır. Bir süre Mahmudpaşa mahkemesinde naiplikle görevlendirildi.

Sadrazam Ali Paşa ve Nevşehirli İbrahim Paşa tarafından korundu. Bu dönemde Nevşehirli İbrahim Paşa’nın muhasipliğini ve kütüphanesinde hafızı kütüb görevini üstlendi. Padişah 3. Ahmed’in bulunduğu toplantılara katılmaya başladı. Şiirleri Sultan Üçüncü Ahmed tarafından beğenildi.

Sırasıyla Mollakırımı, Sadiefendi, Nişancipaşayıatik, Sekbanalibey medresesi müderrisliklerinde bulundu.  Dini yasaklara karşı çıktı, tasavvuftan uzak, kadın, içki gibi şuhane unsurları işleyen şiirler yazdı. Ona göre yaşamanın temel amacı dünya zevklerini tatmak, eğlenmekti. Aşırı içki düşkünlüğünden titreme ve vahime (korku) hastalığına yakalandı.

Divan şiirinde çığır açmış büyük bir şairdir. Değeri, ölümünden çok sonra anlaşılmıştır. Şiirlerini İstanbul şivesi ile yazmıştır ve İstanbul şivesi akımının da öncülüğünü yapmıştır. Genelde divan şiirinin katı kurallarına uysa da, zaman zaman yenilikler yapmıştır.

Bazı şiirlerinde aruz yerine hece ölçüsü kullandığı anlaşılmaktadır. Divan edebiyatındaki soyut sevgili ve mekanlar Nedim’in şiirlerinde somuta dönüşür. Soğuk ve yapmacı anlatımdan kaçınmış, anlatmak istediklerini içten bir şekilde şiirlerine dökmüştür. Daha çok gazelleriyle ünlenmiştir. Başlıca eseri Nedim Divanı’dır. Ayrıca doğu dillerinden çeviri çalışmalarına katıldığı bilinmektedir.

Eserleri;

Nedim Divanı
Sahaifü’l-Ahbar (çeviri)
Aynî Tarihi (çeviri)

Paylaşın

Necmi Zeka Kimdir? Hayatı, Eserleri

1 Ağustos 1963 yılında Mersin’de dünyaya gelen Necmi Zeka’nın tam adı Necmi Ersin Zeka’dır. İstanbul Alman Lisesinden ve Boğaziçi Üniversitesi Siyaset Bilimi Bölümünden mezun oldu. İngiltere’de, Liecester Üniversitesinde yüksek lisansını tamamladı.

Haber Merkezi / Northwestren Üniversitesinde (ABD) başladığı doktora çalışmalarını tamamlamadan Türkiye’ye döndü. Boğaziçi Üniversitesinde araştırma görevlisi olarak çalıştı. Bazı yayın kuruluşlarında çevirmenlik, danışmanlık ve reklamcılık yaptı. Yıldız Teknik Üniversitesinde sanat felsefesi ve postmodern sanat üzerine dersler verdi.

1978 yılından itibaren Varlık, Adam Öykü, Kitaplık, Sanat Olayı gibi çeşitli dergilerde şiirleri ve yazıları yayımlandı. İlk kişisel resim sergisini 2002 yılında Sabancı Üniversitesi, Kasa Galerisi’nde sundu. Yavru Aslan’dan Konu Komşu’ya (2008) adlı şiir kitabıyla, 2003 yılında, 7. Akdeniz Altın Portakal Şiir Ödülü’nün sahibi oldu.

Necmi Zeka, lirik şiir anlayışının dışında denilebilecek bir şiirsel anlayışa sahiptir. Dolayısıyla onun şiirleri; şairanelik barındırmayan, Türkçe şiirde alışılagelmiş ve genelde aşkın bir sezgiselliği önceleyen, estetik kavrayışa dâhil olmayan şiirler olarak okunabilir.

Yer yer düz yazıya yaklaşan, kimi zaman topluma odaklanmış bir gözle karşımıza çıkan Zeka şiiri, modern öznenin parçalanmışlığını gösterirken, dilsel olarak da bir parçalanmışlıkla karşılar okuyucusunu. Bu noktada, onun şiirlerinde tekinsiz bir havanın sezildiğini söylemek gerekecektir.

Bu tekinsizliği sağlayan bir unsur olarak şairin sıkça kullandığı kara mizah önemli bir yerde durmaktadır. Nitekim, kara mizah yardımıyla şiirin merkezine alınan özneler; hem tarjik hem de komik bir hale getirilmek suretiyle, okuyucuyu sallantılı bir zemine davet edebilecek potansiyele sahiptir. (Kaynak: teis.yesevi.edu.tr)

Paylaşın