Kılıçdaroğlu: Bizim Milliyetçiliğimizi Saraydakiler Değil Bütün Dünya Bilecek

Trabzon’da kalabalığa seslenen Kılıçdaroğlu, “Bay Kemal’in sözü var; o dolarla ihalelerin tamamını Türk Lirası’na çevireceğim. Bizim milliyetçiliğimizi Saraydakiler değil bütün dünya bilecek. Ne ezen ne ezilen insanca hakça bir düzen getireceğiz” dedi ve ekledi:

“Trabzon bir dünya şehri, Trabzon’un görkemli bir tarihi var. Yeşili ve mavisi ile bütün dünyanın ilgisini çeken bir kent. Ama Trabzonlunun geliri bin 300 dolar düştü. Mustafa Kemal’in hayalini 100 yıl sonra gerçekleştireceğiz demir yolunu Gürcistan’a kadar gerçekleştireceğiz. Sadece Trabzon değil bütün Karadeniz görecek. Sanıyorlar ki Ekrem İmamoğlu’nu yeriz. Sakın böyle bir şey yapmayın! Ekrem İmamoğlu büyük lokmadır, size yedirmeyeceğiz. Kul hakkı yiyen taraftan olmayan. Türkiye nasıl şahlanacak, bütün dünya görecek.”

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı ve Millet İttifakı’nın cumhurbaşkanı adayı Kemal Kılıçdaroğlu ve İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu Trabzon’da mitinge katıldı. Kılıçdaroğlu ve İmamoğlu, mitingde konuşma yaptılar.

Kemal Kılıçdaroğlu’nun açıklamasından öne çıkanlar şöyle:

“AFAD’ın dediği kadar var… Bir fırtına var. Ekrem başkan İstanbul’u gerçekten de hem Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün hem Fatih Sultan Mehmet’in öngördüğü İstanbul yapacak Aynı zamanda cumhurbaşkanı yardımcısı olarak görevini yapacak. Önündeki tüm bürokratik engelleri kaldıracak. Bu ülkede kavgadan bıkmadık mı? 85 milyonu kucaklaştıracağım. Bir arada olacağız ve güzel Türkiye’yi yeniden inşa edeceğiz.

Emeklilere Ramazan Bayramı ve Kurban bayramında verilecek ikramiye asgari ücret kadar olsun dedik. 8500 TL… Eksik verdiler. Cumhurbaşkanı seçildiğimde önümüzdeki bayram emeklilerin hesabında 15 bin TL yatacak. Göreceksiniz… Diyecekler ki parayı nereden bulacaksın. Söz söz. Bay Kemal o paranın tamamını bulacak. 5’li çeteye, uyuşturucu baronuna para var, milyon dolarlar dönüyor, 5 yerden 6 yerden maaş alana para var… Emekliye gelince para yok! Para var, alacağım, vereceğim. 418 milyar dolarlık bir hortum var. O paranın tamamını alacağım ve bu milletin cebine koyacağım.

“Kim ne götürdüyse kuruşu kuruşuna biliyorum”

Kim ne götürdüyse kuruşu kuruşuna biliyorum… İktidara gelirsek 1 ay içinde esnafın pandemi döneminde çektiği kredilerin faizini sileceğiz. Esnaf rahat nefes alacak. Stopaj vergisini sıfırlayacağız. Zincir mağazalardan en çok esnaf şikayet ediyor. Sana söz o beladan kurtaracağım esnafı. Benim cumhurbaşkanı adayı olmama engel olmak istediler.

Gençler üniversite sınavına gireceksiniz, üniversiteye gidiyorsunuz, kazanıyorsunuz ama sözlü sınavda hakkınız yeniliyor, torpili olanlar yukarı; ama sizin hakkınız yeniliyor. Söz verdim o torpili kaldıracağım.

İktidar olmanın yolu çalışmaktan geçer, beraber olmaktan geçer, kul hakkı yememekten geçer. Bütün Trabzonlu kardeşlerime sesleniyorum. Biz beraberiz. Altı lider beraberiz. Altı lideri bir araya getiren demokrasidir, yolsuzlukla mücadeledir. Altı Masa’yı bir araya getiren bu ülkede adaletin artık olmamasıdır. Biz bir araya geldik. Bu ülkeye adaleti getireceğiz. Kadın haklarını getireceğiz, gençlerin isteklerini yapacağız. Saray’a değil halka çalışacağız. Trabzon’da güçlü milliyetçi damarın olduğunu biliyorum Kimse unutmasın, gerçek milliyetçi arıyorsanız o da biziz. Allah nasip eder cumhurbaşkanlığına geldiğimizde Süleyman Şah Türbesi’ni alacağım, vatan toprağına getireceğim.

Yandaşlara euro veya dolarla ihale yapıyorlar. Ne yapıyorlarsa yabancı parayla. Hani Türk Lirası vardı. Hani milliyetçiydik? Bunların milliyetçiliğini gördünüz mü? Bay Kemal’in sözü var o dolarlı ihalelerin tamamını Türk Lirası’na çevireceğim. Bizim milliyetçiliğimizi Saraydakiler değil, tüm dünya bilecek. Ne diyordu rahmetli Ecevit, “Bizim milliyetçiliğimiz Akdeniz sularındadır” diyordu. Ne ezen ne ezilen hakça insanca hakça bir düzen diyordu Ecevit. Bu düzeni getireceğiz.

Umutlarınızı kaybettiğinizi biliyorum. Şunu unutmayın. Sizin hayalleriniz Bay Kemal’in hedefi olacak. O hayallerin tamamını gerçekleştireceğim. Trabzon bir dünya şehri aslında. Görkemli tarihi var. Ama Trabzon’un geliri 1300 dolar düştü. Bunu çözmemiz lazım. Mustafa Kemal Atatürk’ün demiryolu hayali var. 100 yıl önce söyledi. Demiryolunu Gürcistan’dan geçirerek bunu hayata geçireceğiz.

Her seçim döneminde 2023’te bitireceğiz dediler, şimdi 2053 diyorlar. Türkiye’ye söz Trabzon’a söz bunu bitireceğiz. Hafif raylı sistem konusunda sorun var. 10 Trabzonlu var, 4’ü bakan. 10 Trabzonlu hafif raylı sistemi yapamıyor. (Ekrem İmamoğlu’na ithafen) Ama bir Trabzonlu 10 büyük Metro inşaatını yapıyor Bütün engellemelere rağmen yapıyor. Dedim ‘Ekrem İmamoğlu büyük lokmadır, size yedirmeyiz.’

Geçmişte hangi partiye oy verdiyseniz başımın üstü. Siyaset geçicidir, devlet bakidir. Devletin yeniden ayağa kalkması lazım. Devletin dini adalettir. Adaletin olmadığı yerde haksızlık olur, kargaşa olur. Devleti yeniden inşa edeceğiz.

Sandık başına giderken elinizi vicdanınıza koyun. Kul hakkı yiyene asla prim vermeyin. Geleceğiz, bütün dünya görecek. Türkiye nasıl şahlanır tüm dünya görecek.

Her tarafımız deniz. Düşünebiliyor musunuz bir yolcu gemisi bile yok. Denizden vapur geldiğinde asfalt mı var? Allah’ın denizi. Gemiyi yapacaksınız. Yolcu gelecek. Turist gelecek. Trabzon, Karadeniz 12 ay turist ağırlayacak. Bu imkan var ama bu siyaset bunu görmüyor.

Karadenizli kadının çalışkanlığını tüm Türkiye biliyor. Kırsalda çalışan tüm kadınların gençlerin sosyal güvenlik primini devlet ödeyecek. Kırsalda çalışan kadınlar emeklilik hakkına kavuşacak.

Gençleri korumazsanız, kadına yönelik şiddet konusunda sessiz kalırsanız bunu affetmez Bay Kemal. Kadına şiddettin pazarlığı olmaz. Kadın başımızın üstündedir. Sevgili peygamberiniz “Cennet kadının ayakları altındadır” dedi. Biz buna inanıyoruz.

“Biz salı toplantılarını halkla beraber yapalım” dedik… “Çadır olsun orada yapalım” dedik. Engel çıkardılar. Sağ olsunlar böyle fırtınanın doğmasına sebep oldular. Rahmetli babam derdi ki ‘oğlum sen doğru dur eğri belasını bulur.’

Bir şeyi unutmayın. Kul hakkı yiyenlere oy vermeyin. Ekrem başkanımız cumhurbaşkanı yardımcısı olacak. Göreceksiniz. Mansur Yavaş cumhurbaşkanı yardımcısı olacak. Altılı masa liderleriyle birlik içinde çalışıyoruz. Biz iktidara geldiğimizde neyi ne zaman nasıl yapacağımızı biliyoruz. Karşı taraf neyi nasıl yapacağını biliyor mu? Biz hazırız. Elinizi vicdanınıza koyun ve oyunuzu öyle kullanın. Haktan, hukuktan, evlatlarınızdan, ormanlarınızdan yana oyunuzu kullanın.”

“Bir avuç insanın kazanma dönemi bitti”

Sahneye Kılıçdaroğlu’ndan önce çıkan Ekrem İmamoğlu’nun açıklamalarından öne çıkanlar şu şekilde:

Ben bugün her karış toprağına basan bir hemşeriniz olarak Trabzon’un meydanında coşmaya geldim. Benim için bu güzel meydanın anıları var. Bugün buradayım ama yalnız gelmedi. Bugün Türkiye Cumhuriyeti’nin 13. Cumhurbaşkanı Kemal Kılıçdaroğlu ile geldim.

Ben çocuklara diyorum ki bu şekilde para dağıtandan para alınmaz. Parayı göstermek ayıptır. Milletin cebinde gösterecek para bırakmadılar. Bu iktidar sabah kalkıyor İmamoğlu, akşam yatıyorlar İmamoğlu.  Ben 13. Cumhurbaşkanı Kemal Kılıçdaroğlu’na buradan teşekkür ediyorum. Beni İstanbul’a aday yaptığı için teşekkür ediyorum kendisine. Belki de ilk kez İstanbul’da Trabzonlu bir belediye başkanı var.

2019 seçimlerinden sonra ne dediler İstanbul’u kaybeden Türkiye’yi kaybeder dediler. İstanbul’u kazanan Türkiye’yi kazanır dediler onu da biz demedik. Seni gidi seni o günden anladın seçimi kaybedeceğini. Kaybedecekler çünkü bir avuç insanın kazanma dönemi bitti. 86 milyon kazanacak. Ayrışmak yok, birleşe birleşe kazacağız. Her şey çok güzel olacak diyoruz. Bugün Karadeniz’de Trabzon’da fırtına var. 13. Cumhurbaşkanımız Kemal Kılıçdaroğlu fırtınamız var.”

Paylaşın

Millet İttifakı Adayı Kılıçdaroğlu: Cumhurbaşkanına Hakaret Suçunu Kaldıracağız

14 Mayıs’ta yapılacak olan cumhurbaşkanlığı ve milletvekilliği seçimlerine haftalar kala, seçimlerde cumhurbaşkanı adayı olan liderlerde seçimler sonrası yapacaklarına dair açıklamalarına devam ediyorlar.

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı ve Millet İttifakı’nın cumhurbaşkanı adayın Kemal Kılıçdaroğlu, seçilmesi halinde Türkiye’de Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan döneminde sık sık uygulanan “Cumhurbaşkanına hakaret” maddesinin kaldırılacağını açıkladı.

Kemal Kılıçdaroğlu, “Millet İttifakı iktidarında ifade özgürlüğünü yeniden tesis edeceğiz, tweet atan hiçbir genç sabahın köründe gözaltına alınmayacak. Ülkemiz hak etmediği bu ucube maddeden kurtulacak” dedi.

Türk Ceza Kanunu’nun (TCK) 299’uncu maddesinde düzenlenen Cumhurbaşkanına hakaret suçu, Erdoğan döneminde sıkça gündeme gelen konuların başında yer aldı. Bu dönemde Erdoğan’a hakaret iddiasıyla 160 binden fazla kişiye soruşturma, yaklaşık 45 bin kişiye dava açıldı, yaklaşık 13 bin kişi de mahkûm edildi. Gözler bu nedenle TCK’nın 299’uncu maddesine çevrildi.

“Türkiye, 15 Mayıs sabahına özgür uyanacak”

DW Türkçe’den Alican Uludağ, Millet İttifakı’nın adayı Kemal Kılıçdaroğlu’na, 14 Mayıs seçimlerinde Cumhurbaşkanı seçilirse bu madde ile ilgili bir girişimde bulunup bulunmayacağını sordu.

Soruyu yazılı yanıtlayan Kılıçradoğlu, 14 Mayıs’tan sonra “Cumhurbaşkanına hakaret” maddesinin TCK’dan kaldırılması için kanun teklifi vereceklerini ifade ederek, “Türkiye, 15 Mayıs sabahına özgür uyanacak, başta gençler olmak üzere bütün yurttaşlarımızın kendilerini rahatça ifade edebileceği bir ülke yaratacağız, bundan kimsenin şüphesi olmasın” dedi.

299’uncu maddenin tarafsız Cumhurbaşkanları için oluşturulduğunu anımsatan Kılıçdaroğlu, buna karşılık 16 Nisan 2017 yılındaki anayasa değişikliğinin ardından cumhurbaşkanının 299’uncu maddeyle getirilen ilave bir koruma zırhına büründürüldüğünü ve kendisine yönelen ufak eleştiriler için bile yargıya başvurulduğunu kaydetti.

Cumhurbaşkanına hakaret iddialı verilere işaret eden Kılıçdaroğlu, bu maddeyle, vatandaşların ifade özgürlüklerine ciddi biçimde kısıtlamalar getirildiğini kaydetti, şu değerlendirmeyi yaptı:

“Rakamlar, Erdoğan döneminde bu maddenin bir intikam aparatı haline dönüştürüldüğünü açıkça göstermektedir. Bir siyasi partinin genel başkanı sıfatını da kullanan cumhurbaşkanının 21’inci yüzyılda demokrasinin vazgeçilmez unsuru olan düşünce ve ifade özgürlüğünü içselleştirmesi, farklı seslere ve farklı düşüncelere tahammül etmeyi öğrenmesi, kendi görüşünden olmayan insanları susturmak yerine onları dinlemeye çaba harcaması gerekir. Millet İttifakı İktidarında ifade özgürlüğünü yeniden tesis edeceğiz, tweet atan hiçbir genç sabahın köründe gözaltına alınmayacak. Ülkemiz hak etmediği bu ucube maddeden kurtulacak.”

Türk Ceza Kanunu’nun 299’uncu maddesi, Cumhurbaşkanına hakaret eden kişinin, bir yıldan dört yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılmasını öngörüyor. Suçun alenen işlenmesi halinde ceza altıda bir oranında artırılıyor. Bu da ceza miktarının 4 yıl 8 aya kadar çıkmasına neden oluyor. Ancak bu kanunun uygulanması için Adalet Bakanı’nın izni gerekiyor.

Paylaşın

CHP’den Dikkat Çeken “Paramiliter Gruplar” Açıklaması

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Milletvekili Oğuz Kaan Salıcı, kendisine yöneltilen “Toplumda ‘oylar çalınacak’, ‘iktidar verilmeyecek’ gibi bir kaygı söz konusu. Tehlike görüyor musunuz” şeklindeki soruya şöyle yanıt verdi:

“Bu kaygılar ‘haksızdır, anlamsızdır’ diyemeyiz. ‘Seçim yapmayacak bunlar’ kaygısı vardı, seçimin tarihi 14 Mayıs. ‘Kazansanız dahi seçimi size vermeyecekler’ vardı, İstanbul seçimlerinin yenilenmesi bunun iyi bir örneği. Seçim sonucuna tahammül edemedi, seçimi yeniledi ama bu ülkenin demokrasi tarihinin ve siyasi olgunlaşmasının sonucu olarak vatandaş sıkı bir tokat attı. Bu seçimde böyle şeylere tevessül etmemelerini sağladı aslında.

Bir ara ‘paramiliter gruplar devreye girebilir’ dendi. Toplumdaki kaygılardan biri buydu. Biz SADAT’ın önüne neden gittik? Bize gelen bilgiler de var. Biz Türkiye’deki demokratik sistemi sokakta bulmadık. Mücadele ile kazandık. Paramiliter grupları da akıllarının ucundan dahi geçirmesinler.”

Cumhuriyet’ten İklim Öngel’in sorularını yanıtlayan Salıcı, “Uysal koyuna saymasınlar bizi” ifadelerini kullandı. HÜDA PAR’la ilgili de “Tüylerim diken diken oldu” diyen Salıcı’nın röportajından bir bölüm şöyle:

Toplumda ‘oylar çalınacak’, ‘iktidar verilmeyecek’ gibi bir kaygı söz konusu. Tehlike görüyor musunuz?

Bu kaygılar ‘haksızdır, anlamsızdır’ diyemeyiz. ‘Seçim yapmayacak bunlar’ kaygısı vardı, seçimin tarihi 14 Mayıs. ‘Kazansanız dahi seçimi size vermeyecekler’ vardı, İstanbul seçimlerinin yenilenmesi bunun iyi bir örneği. Seçim sonucuna tahammül edemedi, seçimi yeniledi ama bu ülkenin demokrasi tarihinin ve siyasi olgunlaşmasının sonucu olarak vatandaş sıkı bir tokat attı. Bu seçimde böyle şeylere tevessül etmemelerini sağladı aslında. Bir ara ‘paramiliter gruplar devreye girebilir’ dendi.

Böyle bir ihtimal var mı?

Toplumdaki kaygılardan biri buydu. Biz SADAT’ın önüne neden gittik. ‘Böyle bir şeye tevessül etme kardeşim’. Bize gelen bilgiler de var. Biz Türkiye’deki demokratik sistemi sokakta bulmadık. Mücadele ile kazandık. Paramiliter grupları da akıllarının ucundan dahi geçirmesinler.

Size gelen bilgiler neler?

Duyumlar var. Bazen kamuoyunda yorumcular da ifade ediyor. Biz, şeffaf bir seçimin olduğu, insanımıza yakışan bir olgunlukta 2002’de Adalet ve Kalkınma Partisi sandıktan çıktığında nasıl zorluk çıkarılmayıp iktidar teslim edildiyse kimsenin burnu kanamadan bu iktidar devrinin gerçekleşmesi için caba gösteriyoruz. Sokak hareketlerine ya da toplumda kaygı yaratacak hareketlere soğukkanlı biçimde yaklaşıyoruz. Seçim sürecini zedeleyebilecek, tartışmalı hale getirebilecek bir sürecin içinde olmayacağız ama hakkımızı da kimseye yedirmeyeceğiz. Uysal koyuna saymasınlar bizi.

Seçime giderken ki süreçte provokasyon öngörüyor musunuz?

Seçime giderken ki siyaset ikliminin de güvenli olması lazım. Gazetecilerin, aydınların, televizyon programlarının girişinde ve çıkışında… Kimin yaptığı belli, hedef gösterenler belli ama tutuklu yok. Bu da seçim güvenliği meselesidir. Seçime, kutuplaşmanın olmadığı bu tür saldırıların gerçekleşmediği ortamda gidilmesi seçimin daha rahat bir ortamda olmasını sağlar.

“Aday olmayanlar yürütmede görev alacak”

MYK’da aday adayı olmayan isimler oldu, neden?

Arkadaşlarımız iktidar olduğumuzda yürütmede görev alacaklar.

Siz almayacak mısınız?

Bu bizim tek başımıza yapacağımız bir planlama değil. Sayın genel başkanımız da görüş ifade eder, partide arkadaşlarımız kendi içinde konuşur. İktidar olduğunuzda partinin yetişmiş kadrolarıyla yöneteceksiniz. İttifakta olan diğer siyasi partiler de böyle yapacaklardır. CHP’de çok geniş bir kadro var. Bir kısmı hükümet tarafına geçecek, bir kısmı parlamentoda olacak, bir kısmı da partide. Süreç devam ediyor. Başka arkadaşlarımızın da yürütmeye geçmek ya da yürütmede görev almak için milletvekili listesine başvuru yapmasına rağmen çekildiğini ya da bu nedenlerle milletvekili listesine konmadığını görebiliriz.

HÜDA PAR’ı duyduğunuzda ne düşündünüz?

Tüylerim diken diken oldu. Benim kuşağım 90’ların o sıkıntılı dönemlerini, Beykoz’daki villaya yapılan operasyonu, domuz bağı ile öldürülen, kazdıkça daha fazla cesedin çıktığı evleri gördü. Siyasi sonuçlarını Cumhur İttifakı hesap ediyor herhalde. Ya da katlanacaktır.

Röportajın tamamı için TIKLAYIN

Paylaşın

Milliyetçi Türkiye Partisi’nden Kemal Kılıçdaroğlu’nu Destekleme Kararı

14 Mayıs’ta yapılacak olan cumhurbaşkanlığı ve milletvekilliği seçimlerine haftalar kala Milliyetçi Türkiye Partisi, CHP Genel Başkanı ve Millet İttifakı’nın cumhurbaşkanı adayı Kemal Kılıçdaroğlu’nu destekleyeceklerini açıkladı.

Haber Merkezi / Resmi Gazete’de yayımlanan karara göre, 14 Mayıs’taki seçimlerde 4 aday cumhurbaşkanlığı için yarışacak: Kemal Kılıçdaroğlu, Muharrem İnce, Recep Tayyip Erdoğan ve Sinan Oğan.

Cumhurbaşkanı adayı çıkarmayan ve bir ittifakta yer almayan siyasi partiler de destekleyecekleri adayı açıklıyor. Son olarak Ahmet Yılmaz’ın lideri olduğu Milliyetçi Türkiye Partisi de Kemal Kılıçdaroğlu’na destek vereceklerini açıkladı.

Ahmet Yılmaz konuya ilişkin şu açıklamayı yaptı:

“Kahrolsun istibdat, yaşasın hürriyet diyoruz.

Baskı, sansür, zulüm bitsin diyoruz.

Nefes alalım diyoruz.

Sınav soruları ve çocuklarımızın geleceği çalınmasın; beyin göçü dursun diyoruz.

Türkiye ortadoğu olmasın diyoruz.

Cumhuriyetimizin 100. yılında kuruluş ayarlarımıza ve parlamenter sisteme kavuşabilme umudumuz olsun diyoruz.

Akp zihniyeti ve keyfi uygulamalarının Türk Milliyetçileri için siyasi sorun olmaktan çıkıp milletimiz için millî güvenlik sorunu haline geldiğini değerlendirdiğimiz bu kritik seçim birinci turda bitsin, kurtulalım diyoruz.

Türk Milliyetçilerini, derin devlet taklidi yapan derin çetelerden kurtarabilmek için,

Milliyetçi gençlerimize yapılan içi boş, popülist, siyasi operasyonlara ümit bağlayanların stratejik hesaplarını bozmak için,

Hakkın ve hukukun üstünlüğüne dayalı, liyakatı esas alan, şeffaf ve denetlenebilir bir devlet yönetimi için,

Adalet ve demokrasi için,

Sınırları ve şehirleri güvenli, kaçakların olmadığı; mutlu, huzurlu bir Türkiye için,

Milliyetçi Türkiye Partisi, 2023 cumhurbaşkanlığı seçimlerinde “milletimize verdiği söze güvenerek” Sayın Kemal Kılıçdaroğlu’nu destekleme kararı almıştır.

Türk Milliyetçileri olarak başarı dileklerimizle birlikte samimi desteğimizi, seçim sonrasında güven duygumuzu ve devlet yönetimimizi Cumhurbaşkanımız Sayın Kemal Kılıçdaroğlu’nun “samimiyetine, dürüstlüğüne ve namusuna” emanet ediyoruz.”

Karar bizim, takdir milletimizin, hüküm tarihindir.”

Paylaşın

Memleket Partisi’nde Üst Düzey ‘Kılıçdaroğlu’ İstifası

Muharrem İnce’nin Liderliğini Memleket Partisi (MP) Parti Meclisi (PM) üyesi Eşber Atila, “Kılıçdaroğlu’na destek vermek; tek adam dönemini bitirmek, saray rejimini sonlandırmak isteyen herkesin ödevi haline gelmiştir” ifadeleriyle partisinden istifa ettiğini duyurdu.

Haber Merkezi / Eşber Atila’nın istifası Yüksek Seçim Kurulu (YSK) Başkanı Ahmet Yener’in bugün Cumhurbaşkanı kesin aday listesini açıklamasının ardından geldi.

“Zaman; bizlerin haklı oluşundan, halkın bundan sonraki yaşamının nasıl olacağına geçmiştir. Gelinen noktada süreç içindeki tüm eleştiri haklarımı saklı tutarak, geçmişte maruz kaldığım tüm haksızlıkları içime gömerek karar vermenin önemi büyüktür” ifadelerini kullanan Atila’nın açıklamaları şu şekilde sıralandı:

Aile içinde ve gençlik kollarında aldığım öğreti: ‘Bireysel başarı isteği, toplumsal bir kazancın önünde olmamalıdır’ şeklindedir. Sayın Muharrem İnce ve Memleket Partili arkadaşlarımın iyi niyetleri şüphesizdir. Ancak tüm veriler; AKP’yi göndermek, iktidarı değiştirmek maksadıyla da olsa yapılan çalışmanın hatalı sonuçlar doğuracağını göstermektedir.

Bu durumda eksilten, ayrışan tarafın değil; birleşen, bütünleşen tarafın yararlı olduğuna inanmaktayım. Bugün artık birçok farklı siyasi görüşün kabul ettiği, hatta birbirlerine zit diyebileceğimiz partilerin dahi uzlaştığı, bizlerin Genel Başkanlığını yapmış Cumhurbaşkanı adayı Sayın Kemal Kılıçdaroğlu’na destek vermek; tek adam dönemini bitirmek, saray rejimini sonlandırmak isteyen herkesin ödevi haline gelmiştir.

Bu yüzden kurucusu ve Parti Meclisi Üyesi olduğum Memleket Partisi’nden istifa ediyorum. Umuyorum ki tüm Atatürkçülerle, memleket sevdalılarıyla, özgürlük ve insan hakları savunucularıyla, laik demokratik Cumhuriyetten yana olanlarla, tam bağımsız Türkiye diye haykıranlarla 14 Mayıs sabahı önce sandıkta, sonra iktidarı devralırken yine birlikte oluruz.”

Paylaşın

“CHP’de Muharrem İnce Defteri Daha Kapanmadı” İddiası

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı ve Millet İttifakı cumhurbaşkanı adayı Kemal Kılıçdaroğlu’nun Memleket Partisi Genel Başkanı ve cumhurbaşkanı adayı Muharrem İnce’yi ziyaretini değerlendiren Gazeteci Murat Yetkin, CHP’nin Muharrem İnce defterini daha kapatmadığını öne sürdü.

Murat Yetkin, bir CHP yöneticisi ile yaptığı görüşmeyi aktardı: “Daha durun bakalım” diyen CHP yöneticisi, “Cumhurbaşkanı adayları kesinleşmedi. Daha milletvekili listelerinin kesinleşmesine de çok var” dedi ve ekledi: “Siyasette 24 saat bile çok uzun bir süredir.”

Gazeteci Murat Yetkin, YetkinReport’taki yazısın ilgili bölüm şöyle:

“Dün çoğu kişi Muharrem İnce’nin kendisiyle görüşmeye gelen Kemal Kılıçdaroğlu’nu “Hoş geldiniz, ayağınıza sağlık, güle güle” diye adeta bir an önce gidin de ben de TV canlı yayınına yetişeyim der gibi yolcu etmesine takıldı. Yapılan ilk yorumlara göre İnce adaylıktan çekilmediğine göre CHP de artık İnce defterini kapatabilirdi.

Oysa görüşmeden bilgiler sızdıkça, İnce’nin üst perdeden çıkışlarına Show TV’de Ece Üner karşısında devam etmesine rağmen CHP’nin İnce defterini henüz kapatmadığı anlaşılıyordu. Zaten içeride -1 saat- İnce’nin adaylıktan çekilmesi, ya da Millet İttifakına katılması konuşulmamıştı bile; inanıp inanmamakta serbestsiniz elbette.

Depremden konuşmuşlardı, İnce’nin Kılıçdaroğlu’ndan daha eski CHP üyesi olduğundan söz etmişlerdi, bir nezaket ziyaretiydi işte. Ne Kılıçdaroğlu’ndan İnce’nin talepleriyle karşılanacağı belli bir teklif gelmişti ne de İnce konuyu açıp eli boş desteğe mahkûm kalmak istemişti. Bu defter kapanmıştı; hatta kapanması iyi de olmuştu.

CHP kaynaklarına göreyse henüz hiçbir defter kapanmamıştı.

Gelişmelere aşina bir CHP yöneticisi “Daha durun bakalım” dedi; “Cumhurbaşkanı adayları kesinleşmedi. Daha milletvekili listelerinin kesinleşmesine de çok var.” İnce ile konuşan arabulucular mı vardı? Ağza çekilen fermuar jesti… Çok var dediğiyse, 9 Nisan’da sona eren 10 günlük bir süreydi. “Unutmayın” dedi kaynağım; “Siyasette 24 saat bile çok uzun bir süredir. CHP yöneticisi Süleyman Demirel’in meşhur sözünü hatırlatıyordu.,

Aslında Ankara siyasetinde son birkaç günkü gelişmelere bakılacak olursa sadece CHP’nin İnce defteri değil, başka partilerde, hatta üç ittifakta da hiçbir defterin henüz kapatılmadığını görmek mümkün.

Örneğin, Yavuz Ağıralioğlu’nun İYİ Parti’den istifasıyla Ağıralioğlu defterinin de İYİ Parti’deki başka defterlerin de kapatıldığını söylemek mümkün mü?

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan dün, 29 Mart’ta seçimden önceki son AK Parti Grup toplantısı için hazırlattığı videoyu ağırlıkla Ağıralioğlu’nun Kılıçdaroğlu’nun adaylığı ve onun HDP ile görüşmesini eleştirileri üzerine kurgulamıştı. Bir gün önce Kılıçdaroğlu’na oy vermeyeceğini ilan eden Ağıralioğlu ise TBMM’deki basın toplantısında “millete vaat edilenlere göre” kararını vereceğini söyleyiverdi.”

Paylaşın

MHP Ve AK Parti Seçimde Ortak Liste Çıkarabilir Mi?

14 Mayıs’ta yapılacak cumhurbaşkanlığı ve milletvekilliği seçimleri yaklaştıkça ittifaklarda seçimlerde en iyi sonucu almak için çalışmalarını devam ediyor. İttifaklar, cumhurbaşkanlığının yanı sıra Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde (TBMM) de çoğunluğu sağlayabilmeyi hedefliyor.

Hem CHP, İYİ Parti, DEVA Partisi, Demokrat Parti, Saadet Partisi ve Gelecek Partisi’nden oluşan Millet İttifakı hem de AK Parti, MHP, BBP ve YRP’den oluşan Cumhur İttifakı, Meclis’te çoğunluğa yani en az 301 milletvekiline ulaşma hedefiyle seçimlere hazırlanırken bu noktada yapılan ince hesaplar arasında seçimlere ortak liste ile gitmek de yer alıyor.

Cumhur İttifakı’nın iki ana partisi AK Parti ve MHP arasında da ortak liste konusu çeşitli toplantılarda ele alınırken ve AK Partili yöneticilerden çeşitli dönemlerde “ortak liste konusunda çalışmaların sürdüğü” yönünde açıklamalar gelirken, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin “ortak liste olmayacak” çıkışı yaptı.

Bahçeli Salı akşamı Twitter hesabından yaptığı açıklamada, Yeniden Refah ve BBP’ye işaret ederek “Cumhur İttifakı’nı teşkil eden 2 partinin kendi adıyla, amblemiyle ve adaylarıyla seçime katılmaları söz konusu iken, Milliyetçi Hareket Partisi’nin ortak liste hazırlığına teşne olması ve buna tevessül etmesi doğru, mantıklı ve makul bir seçenek olamayacaktır” ifadelerini kullandı.

AK Parti’nin Seçim İşlerinden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Ali İhsan Yavuz, Meclis’te gazetecilerin soruları üzerine, “Diğer 3 parti de kendi listesinden seçime girme hazırlığı yapıyor. Devlet Bahçeli’nin ortaya koyduğu tavır da bizim aktardığımız durumun aynısı. Yeni seçim yasasına göre; zorlayan birtakım şeyler var; hem Millet İttifakı’nı hem bizi. Çünkü ‘en demokratik bir tablo gerçekleşsin’ dediğimizde, en kolayı olmuş olmuyor. Bazı zorluklar da yaşanıyor. Kim, hangi partiyi kastetmiş, oyunu vermişse; o partiden milletvekili çıkacak. Çıkartamıyorsa da o oylar yok sayılacak. Bunu hem Cumhur İttifakı’nın bileşenleri olarak hepimiz biliyoruz hem de Millet İttifakı’nın bileşenleri bence biliyordur” değerlendirmesi yaptı.

AK Parti “umutlu”

Seçimlerde partilerin kendi logosu ile yer alması için en az 41 ilde aday çıkarması şart. AK Parti’de MHP ile en az 10-15 ilde “ortak liste” yapılması gerektiği savunuluyor. Ancak iktidar partisi olması nedeniyle 81 ilde milletvekili çıkarmak isteyen AK Parti’de, MHP’nin 10-15 ilde çıkarmayarak AK Parti listelerine destek vermesi gerektiği görüşü hakim.

Edinilen bilgiye göre, MHP ise bu çerçevede bir “ortak liste” yapılmasına mesafeli. Bu arada hiçbir formülde MHP’li isimlerin AK Parti listelerinden yazılması gibi bir seçenek olmadığı da vurgulanıyor. Eğer ortak liste yapılırsa, hangi illerde ortak liste olması gerektiğine ilişkin olarak da iki parti arasında görüş ayrılığı bulunuyor.

MHP kurmayları, “Cumhur İttifakı’nın 4 partisinin de birlikte karar almasına dikkat çekerken bir partinin ortak listeye ‘hayır’ bir partinin ‘evet’ demesinin doğru olmayacağını” savunuyor. Kurmaylar, MHP’nin 50 yılı aşkın bir tarihi olduğuna ve “küçük bir parti” gibi değerlendirilemeyeceğini de ifade ediyor.

Milletvekili aday listelerinin Yüksek Seçim Kurulu’na (YSK) teslimi için son gün 9 Nisan Pazar. AK Parti yetkilileri 9 Nisan’a kadar yapılacak görüşmelere göre MHP, BBP ve Yeniden Refah ile ortak liste konusunda uzlaşmaya varılabileceği değerlendiriliyor. Bir kurmay, “9 Nisan’a kadar çok uzun süre var. O günü beklemek lazım” değerlendirmesi yaptı.

Liste tartışmaları yaşanırken, Cumhurbaşkanı ve Cumhur İttifakı’nın Cumhurbaşkanı Adayı Recep Tayyip Erdoğan partilere ziyaretlerini sürdürüyor. Salı günü Yeniden Refah’ı ziyaret eden Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan Çarşamba günü de BBP’ye bir ziyaret gerçekleştirerek BBP lideri Mustafa Destici ile görüştü. BBP de, seçimlere kendi parti logosu ile 81 ilde girileceğini açıklamıştı. Ancak BBP’de bazı kritik yerlerde ortak liste ile seçime girilebileceği görüşü de hakim.

Sencar: Ortak girmeleri mantıklı

Peki, AK Parti ve MHP’nin ortak liste ile seçime girmemesinin sonuçlara nasıl bir etkisi olur?

DW Türkçe’den Kıvanç El‘e konuşan Metropoll Araştırma’nın Kurucusu Özer Sencar “AK Parti ve MHP ortak liste ile girerlerse açık ve net daha fazla milletvekili çıkarırlar. MHP’nin şu anda yüzde 7-8 civarında oyu var ve İttifak olarak girdiği için baraj tehlikesi yok. Bazı illerde ortak girmeleri mantıklı olacaktır” tahmini dile getirdi. Sencar, MHP’nin seçime kendi logosuyla girmek istemesini de “MHP, 50 yıllık bir parti. ‘Küçük bir parti’ gibi başka listeden girmek itibar kaybettirici. Bahçeli’nin endişe ettiği de budur diye düşünüyorum” sözleriyle değerlendirdi.

“AK Parti tavizi göze almalı”

Sencar, AKP’nin 81 ilde girip MHP’nin bazı illerde aday çıkarmama fikrine ilişkin de, “Eski AK Parti yok, yüzde 50 alan bir AK Parti bugün yok, oyları yüzde 35’lerde. AK Parti bence bu tavizi göze almalı. Örneğin Osmaniye’den ve bazı illerden aday çıkarmamalı. Taviz vermek AK Parti için çok incitici olmaz. Ben AK Parti olsam bunu yaparım” görüşünü kaydetti.

MHP’nin bazı illerde vekil adayı çıkarmayarak AKP’ye destek verebileceğini kaydeden Sencar, “Burada sadece şöyle bir riskleri var. A ilinde MHP girmedi AK Parti girdi diyelim. MHP seçmeni kendini serbest hisseder. Başka partiye oy verebilir. MHP’li seçmen milliyetçi bir partiye oy verebilir. Parti tüm seçmenini bu şekilde kontrol edemez, bu nedenle kendi listesinden aday çıkarmak isteyebilir. İYİ Parti veya Memleket Partisi’ne kaymaları durdurmuş olurlar” değerlendirmesini yaptı.

Paylaşın

Kılıçdaroğlu Kadınlara Seslendi: Türkiye Sizleri Çok Yordu, Biliyorum

Sosyal medya hesabından kadınlara seslenen Kılıçdaroğlu, “Kadınların sırtında zaten devasa bir yük var. Çocuğa, yaşlıya, hastaya, evin işine; her şeye yetmeye çalışıyorlar. Ve çoğu ev kadınının hiçbir güvencesi yok bu ülkede. Bu yük yeterince ağır değilmiş gibi bir de şimdi en temel haklarının alınması tehdidiyle karşı karşıyalar. Çok ama çok büyük talihsizlik. Onlar için değil, tüm Türkiye için bu çok büyük bir talihsizlik” dedi ve ekledi:

Haber Merkezi / “Bu gece kadınlara seslenmek istiyorum: Türkiye sizleri çok yordu, bunu biliyorum. Özellikle genç muhafazakar kadınlara, Bay Kemal gelirse, kazanımlarınızı kaybedeceksiniz, propagandasını yaptılar. Aylarca yaptılar, günlerce yaptılar. Sürekli yalan söylediler, iftira attılar, karalamalar yaptılar”

Kılıçdaroğlu, konuşmasının devamında, “Bunu yapanlar sonra pazarlık masalarına oturdular, sonra sizler bir çırpıda üç beş oy için yarı yolda bıraktılar. Mübalağa etmiyorum, üç beş oy için yarı yolda bıraktılar. Aslında bu yaptıklarının bir adı var ama söylemeye dilim varmıyor. Altını özellikle çizmek isterim: Bay Kemal asla ama asla kazanımlarınızı kaybetmenize izin vermez. Bay Kemal asla ama asla kadın ve çocuk hakları üzerinden pazarlık yapmaz” ifadelerini kullandı.

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı ve Millet İttifakı cumhurbaşkanı adayı Kemal Kılıçdaroğlu, sosyal medya hesabından kadınlara seslendi. 6284 sayılı kadına şiddeti önleyen yasada değişiklik isteyen Cumhur İttifakı’nın birkaç oy için kadınların geleceklerini karartmayı göze aldığını ifade eden Kılıçdaroğlu, açıklamalarında şunları söyledi:

“Bu aralar, gittiğimiz her yerde, kadınlar sessizce yanıma geliyor. Seçim ile ilgili sorular soruyorlar. Çok ama çok kaygılılar. Başörtülüsü, başı açığı, bekarı, evlisi, annesi… İnanın hiç fark etmiyor. Hepsinin kaygısı aynı. Temel kadın haklarının bir seçimde oylanmasını anlayamıyorlar. Haklarının bir seçim havucu olarak radikal unsurlara sunulması onları dehşete düşürmüş durumda. Kadınların sırtında zaten devasa bir yük var. Çocuğa, yaşlıya, hastaya, evin işine; her şeye yetmeye çalışıyorlar. Ve çoğu ev kadınının hiçbir güvencesi yok bu ülkede.

‘Türkiye sizleri çok yordu, bunu biliyorum’

Bu yük yeterince ağır değilmiş gibi bir de şimdi en temel haklarının alınması tehdidiyle karşı karşıyalar. Çok ama çok büyük talihsizlik. Onlar için değil, tüm Türkiye için bu çok büyük bir talihsizlik. Bu gece kadınlara seslenmek istiyorum: Türkiye sizleri çok yordu, bunu biliyorum. Özellikle genç muhafazakar kadınlara, Bay Kemal gelirse, kazanımlarınızı kaybedeceksiniz, propagandasını yaptılar. Aylarca yaptılar, günlerce yaptılar. Sürekli yalan söylediler, iftira attılar, karalamalar yaptılar.

Bunu yapanlar sonra pazarlık masalarına oturdular, sonra sizler bir çırpıda üç beş oy için yarı yolda bıraktılar. Mübalağa etmiyorum, üç beş oy için yarı yolda bıraktılar. Aslında bu yaptıklarının bir adı var ama söylemeye dilim varmıyor. Altını özellikle çizmek isterim: Bay Kemal asla ama asla kazanımlarınızı kaybetmenize izin vermez. Bay Kemal asla ama asla kadın ve çocuk hakları üzerinden pazarlık yapmaz.”

Paylaşın

Kılıçdaroğlu İle İnce Görüştü: Erdoğan Gitmeli

Kemal Kılıçdaroğlu ile Muharrem İnce görüştü. Kılıçdaroğlu, görüşme sonrası yaptığı açıklamada, “Halil İbrahim sofrasını büyütmeye çalışıyoruz. Sorunları masaya yatırmak, çözümler üretmek benim ve Sayın İnce’nin görevi” dedi.

Muharrem İnce ise, “İlkeler etrafında bu memleketi ayağa kaldırabiliriz. Bu Erdoğan gitmelidir. Bu Erdoğan yorgundur, kibirlidir. Akla, bilime, hukuka inanmamaktadır. 5 dakika dahi bu ülkeyi yönetmemelidir” diye konuştu.

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı ve Millet İttifakı cumhurbaşkanı adayı Kemal Kılıçdaroğlu, Memleket Partisi Genel Başkanı ve cumhurbaşkanı adayı Muharrem İnce’yi ziyaret etti. Görüşme sonrası ortak basın açıklaması yapıldı.

Kılıçdaroğlu sözlerine “Sayın Genel Başkan’a bizi kabul ettikleri için teşekkür ediyorum” diyerek başladı.

“Başta deprem bölgesi olmak üzere Türkiye’nin pek çok sorununu görüştük. Hangi çözümleri ürettiğimizi ifade ettik karşılıklı. Deprem bölgesine yönelik kanun teklifi hazırlıyoruz. Sayın Genel Başkan’a ayrıntılı bilgi verdim. Önümüzdeki günlerde teklifi sunacağız. İşin özeti Halil İbrahim sofrasını büyütmeye çalışıyoruz” dedi.

“Yaşadığımız sorunlar Türkiye’nin sorunları, bireysel değil. Çözümler üretmek bizim görevimiz” sözlerini ekledi.

Muharrem İnce ise, “Bizler Memleket Partisi olarak diyoruz ki, ittifaklar olmalıdır fakat bu ittifaklar menfaat ittifakları olmamalı ilke ittifakları olmalıdır” dedi şunları ekledi:

“Bizim ilkelerimiz nettir. Atatürk’ü tartıştırmayız. Teröre karşı mesafeliyiz. Kadın hakları konusunda çok kararlıyız, geri adım atmayız. Mültecilerin gönderilmesi konusunda çok kararlıyız. Bizim ilkelerimiz bunlar. Bunlardan asla taviz vermeyiz.

İlkeler etrafında bu memleketi ayağa kaldırmalıyız. Bu Erdoğan gitmelidir, yorgundur, ortak aklı temsil etmez, kibirlidir; akla, hukuka, bilime inanmamaktadır. Bu konuda da her tür görüşümüzü açık ifade ediyoruz”.

Paylaşın

Kılıçdaroğlu: Beşli Çetelere Değil, Size Hizmet Edeceğim

Konya’da Millet Buluşması Programı’nda konuşan Kılıçdaroğlu, “Türkiye artık dünya ile yarışmak zorundadır. Türkiye dünya ile yarıştığı zaman büyüyen bir ülke olacaktır, güçlü bir ülke olacaktır. Güneşli günleri birlikte göreceğiz, motorları maviliklere süreceğiz. Dünyanın neresine giderseniz gitsin gençlerimiz gülen yüzlerle geri döneceksiniz. Attığınız bir tweet nedeniyle güvenlik görevlisi kapınıza dayanamayacak bilecekler ki artık bu ülkede özgürlük var. Güneşli günleri hep birlikte göreceğiz, motorları maviliklere süreceğiz” dedi ve ekledi:

Haber Merkezi / “Dünyanın neresine gitmişse gencimiz, güler yüzle ülkesine dönecek. Sizin özgürlük alanınızı genişleteceğim. Attığınız tweet dolayısıyla babanız ve anneniz kuşku duymayacak, bilecek ki artık bu ülkede demokrasi var!  Güvenlik görevlisi sabahın 5’inde kapınıza dayanmayacak, bilecek ki artık bu ülkede özgürlük var. Düzeni siz değiştireceksiniz, iktidara siz getireceksiniz. Bu ülkenin 5,5 milyon genci ilk kez sandığa gidecek ve oy kullanacak.”

Kılıçdaroğlu, konuşmasının devamında, “Kadının, gençlerin sosyal güvenliği olacak. Çiftçiler, üreticiler, sizin bankalara olan faizlerinizi tamamen sileceğiz, ana parayı taksitle alacağız. Siz üreteceksiniz, siz kazanacaksınız. Dışarıdan buğday, arpa, fasulye, canlı hayvan, et, mercimek almayacağız. Herkes üretecek, herkes kazanacak!  Çiftçilere kırmızı mazot vereceğiz; ÖTV’si KDV’si olmayacak. 15 Mayıs’ta iktidarız, 100 bin öğretmenin atamasını yapacağız. 5’li çetelere değil, size hizmet edeceğim. Esnaf bakanlığı kuracağız, esnaf sahipsiz olmayacak. Sicil affı çıkartacağız. Pandemi döneminde kredi verdiler faizini istiyorlar, onu sileceğiz. Stopajı da sıfırlayacağız” ifadelerini kullandı.

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı ve Millet İttifakı cumhurbaşkanı adayı Kemal Kılıçdaroğlu, Konya’da Millet Buluşması Programı’na katıldı. İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu ve Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş’ın da katıldığı programda konuşan Kılıçdaroğlu, şunları söyledi:

“Konya da tarihi bir kentimiz. Mevlana’nın bulunduğu. Mevlana’yı öğrenmek ve halka anlatmak. Mevlana’nın felsefesini bütün dünyaya anlatmak bizim meselemiz. Benim size sözüm var bu ülkeye adaleti getireceğiz. Adalet sadece mahkeme salonlarında tecelli etmez. Konya, Hollanda’dan büyük bir il. Konya bakıldığında tarımda bir numara ama buranın da sorunları var. Türkiye’nin de sorunları çok büyük. Tarımın da sorunları çok büyük. Türkiye artık dünya ile yarışmak zorundadır. Türkiye dünya ile yarıştığı zaman büyüyen bir ülke olacaktır, güçlü bir ülke olacaktır. Güneşli günleri birlikte göreceğiz, motorları maviliklere süreceğiz.

Dünyanın neresine giderseniz gitsin gençlerimiz gülen yüzlerle geri döneceksiniz. Attığınız bir tweet nedeniyle güvenlik görevlisi kapınıza dayanamayacak bilecekler ki artık bu ülkede özgürlük var. Güneşli günleri hep birlikte göreceğiz, motorları maviliklere süreceğiz. Dünyanın neresine gitmişse gencimiz, güler yüzle ülkesine dönecek. Sizin özgürlük alanınızı genişleteceğim. Attığınız tweet dolayısıyla babanız ve anneniz kuşku duymayacak, bilecek ki artık bu ülkede demokrasi var!  Güvenlik görevlisi sabahın 5’inde kapınıza dayanmayacak, bilecek ki artık bu ülkede özgürlük var. Düzeni siz değiştireceksiniz, iktidara siz getireceksiniz. Bu ülkenin 5,5 milyon genci ilk kez sandığa gidecek ve oy kullanacak.

“5’li çetelere değil, size hizmet edeceğim”

Kadının, gençlerin sosyal güvenliği olacak. Çiftçiler, üreticiler, sizin bankalara olan faizlerinizi tamamen sileceğiz, ana parayı taksitle alacağız. Siz üreteceksiniz, siz kazanacaksınız. Dışarıdan buğday, arpa, fasulye, canlı hayvan, et, mercimek almayacağız. Herkes üretecek, herkes kazanacak!  Çiftçilere kırmızı mazot vereceğiz; ÖTV’si KDV’si olmayacak. 15 Mayıs’ta iktidarız, 100 bin öğretmenin atamasını yapacağız. 5’li çetelere değil, size hizmet edeceğim. Esnaf bakanlığı kuracağız, esnaf sahipsiz olmayacak. Sicil affı çıkartacağız. Pandemi döneminde kredi verdiler faizini istiyorlar, onu sileceğiz. Stopajı da sıfırlayacağız.

En hızlı neleri yapacağız? 6 lider bir araya geldik. İsraf haramdır diye biliyoruz. İlk yapacağımız iş israfı önlemek. Bütün savurganları sıfırlayacak bir kararname çıkartacağız. İsraf olmayacak. Parlamentodan süratle yasa çıkartacağız. Aile toplumun temel taşıdır. Hiçbir aile kendini sahipsiz hissetmesin. Her aile sosyal devletin koruması altında olsun. Aile destekleri sigortası çıkartacağız. 1971’den beri çıkması gereken bu kanun çıkmadı. Size yardımlar yapılıyor oyunuzu bize verin, yoksa yok diyorlar. Biz hiçbir ayrım yapmayacağız. Hiçbir kadını bir erkeğe muhtaç ettirmeyeceğiz.

İsrafı engelleyince Türkiye güçlü, zengin bir ülkedir. Parayı beşli çeteye yedirirseniz size para kalmaz. O paraları son kuruşuna kadar alacağım! Hem diyorlar biz milletçiyiz, hem dolar bazlı garanti! İhale alıyorsun dolarla, kâr veriyorsun dolarla, garanti veriyorsun dolarla… Bütün bunların tamamını milliyetçi kardeşiniz TL’ye çevirecek. Endişe etmeyin, TL olacak. Her çocuk okulda sağlıklı bir şekilde beslenecek. Hiçbir aileye yük olmayacaklar, zengin fakir ayrımı olmayacak, herkes aynı çantadan beslenecek. İktidarımızda göreceksiniz 2 kilo et 1 gram altın etmeyecek!

Mülakat kalkacak, torpil bitecek. Kul hakkını yedirmeyeceğiz. Herkesin hakkını teslim edeceğiz. 2 bin 400 yıl önce söylenmiş, devleti yönetenler yönetirken zenginleşirlerse artık halkı değil kendi mal varlıklarını düşünürler. Mal varlığımı açıkladım, adaylığım kesinleştiğinde bütün Türkiye’ye göstereceğim, herkes görecek. Temiz bir siyaset getireceğiz. Vatandaş-siyasetçi arasında güven köprüsünü yeniden inşa edeceğiz. Halktan yana olan bir anlayışı getireceğiz. 5,5 milyon gençten söz istiyorum. Her arkadaşınızı ikna edeceksiniz, sandığa gidecek ve Millet İttifakı’na oy verecek. Benim de sözüm söz!”

Paylaşın