Özel’den “Geri Dönüş Yok” mesajı

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Journal of Democracy için kaleme aldığı “Türkiye’nin Demokrasisini Nasıl Yeniden İnşa Ederiz” başlıklı makalede, kapsamlı değerlendirmelerde bulundu.

Özel, Türkiye’nin “demokrasi ve hukukun üstünlüğü için tarihsel bir mücadelenin ortasında” olduğunu belirterek, 2013’ten bu yana ülkede süregelen bir demokratik gerileme yaşandığını savundu.

Erdoğan’ın iktidara geniş toplumsal destek ve reform vaatleriyle geldiğini hatırlatan Özel, zaman içinde demokratik kurumların zayıflatıldığını, hukukun üstünlüğünün aşındığını ve basın özgürlüğünün kısıtlandığını öne sürdü.

Özel, iktidarın ekonomik ve siyasi alanlarda “bağlı bir iş çevresi ağı” oluşturduğunu iddia ederek, toplumsal destek azaldıkça yönetimin daha baskıcı bir karakter kazandığını ifade etti.

2024 yerel seçimlerinde CHP’nin elde ettiği sonuçların partiyi “demokratik değişim umudunun güçlü bir temsilcisi” haline getirdiğini belirten Özel, Mart 2025’ten itibaren muhalefete yönelik baskıların arttığını savundu. İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu başta olmak üzere bazı isimlerin tutuklandığını hatırlattı.

Özel, milyonlarca kişinin Türkiye genelinde meydanlara çıkarak serbest ve adil seçim taleplerini dile getirdiğini belirterek, bu süreci “21. yüzyılın belirleyici demokratik mücadelelerinden biri” olarak tanımladı.

Makalesinde uluslararası karşılaştırmalara da yer veren Özel, Macaristan örneğini hatırlatarak seçimlerin yalnızca iktidar değişimi değil, aynı zamanda demokratik dönüşümün yönünü belirleyen kritik eşikler olduğunu ifade etti.

Türkiye’nin jeopolitik konumuna dikkat çeken Özel, ülkenin Avrupa ile Orta Doğu arasında stratejik bir köprü, aynı zamanda Rusya’ya yakın ve Müslüman çoğunluklu bir ülke olması nedeniyle küresel ölçekte önemli bir rol oynadığını belirtti.

Özel, Türkiye’deki siyasi sürecin 2002 sonrası şekillendiğini belirterek, başlangıçta ekonomik reform ve istikrar vaatlerinin öne çıktığını, ancak ilerleyen yıllarda yargı bağımsızlığı ve toplumsal kutuplaşma tartışmalarının derinleştiğini savundu.

2016 darbe girişimi sonrası olağanüstü hal süreci ve 2017 referandumu ile parlamenter sistemden başkanlık sistemine geçildiğini hatırlatan Özel, bu dönemin “otoriterleşme sürecini hızlandırdığını” ileri sürdü.

Ekonomi, yerel seçimler ve muhalefet süreci

Ekonomik politikaların geniş kesimlerde yoksullaşmaya yol açtığını savunan Özel, buna rağmen iktidarın yeni siyasi dengeler kurduğunu ifade etti.

2019 yerel seçimlerini bir dönüm noktası olarak nitelendiren Özel, CHP’nin büyükşehirlerde kazandığı başarıyı hatırlattı. 2023 genel seçimlerinde ise muhalefet ittifakının koordinasyon eksiklikleri nedeniyle kaybettiğini belirtti.

Makalenin en dikkat çekici bölümlerinden biri “yargı baskısı” oldu. Özel, 2025 sonrası dönemde CHP’ye yönelik sistematik yargı süreçleri başlatıldığını, İmamoğlu’nun adaylığının engellenmeye çalışıldığını ve bazı CHP’li belediye başkanlarının tutuklandığını öne sürdü.

Bu süreçlerin muhalefeti zayıflatmayı ve “kontrol edilebilir bir muhalefet yapısı oluşturmayı” hedeflediğini savundu.

İstanbul Saraçhane’de başlayan protestoların ülke geneline yayıldığını belirten Özel, yüz binlerce kişinin meydanlarda demokrasi ve hukuk devleti talebiyle bir araya geldiğini ifade etti.

CHP’nin mücadelesini üç başlıkta sürdürdüğünü söyleyen Özel; sokak ve meydan hareketleri, hukuki mücadele ve yeni siyasi program inşasını bu başlıklar arasında sıraladı.

“Geri dönüş yok” mesajı

Makalesinin sonunda Özel, mücadelenin uzun soluklu olduğunu vurgulayarak şu ifadeleri kullandı: “Türkiye’nin yeniden demokratik, hukuk devletine dayalı bir cumhuriyet olması için bu yoldan geri dönmeyeceğiz.”

Özel, Türkiye’deki demokratik mücadelenin sonucunun yalnızca ülkeyi değil, küresel ölçekte demokratik eğilimleri de etkileyebileceğini belirtti.

Paylaşın

Özel’den “Sandığı Getirin” Çağrısı: Demokrasiyi Yeniden Kuracağız

CHP Lideri Özgür Özel, partisinin TBMM Grup Toplantısı’nda yaptığı konuşmada, erken ve ara seçim çağrısını yineleyerek iktidara “Sandığı koyun, millet karar versin” diye seslendi.

Özgür Özel, Türkiye’de yaşanan siyasi ve ekonomik gelişmelerin çözümünün seçim olduğunu vurguladı.

Konuşmasında, yapılacak ilk seçimin “demokratlar ile otokratlar arasında” geçeceğini savunan Özel, “Türkiye’ye demokrasiyi yeniden getireceğiz. Gücümüzü sadece milletten alıyoruz. Korkmuyorsanız seçim sandığını getirin” dedi.

Özel, özellikle ara seçim tartışmalarına dikkat çekerek, iktidarın bu süreçten kaçtığını öne sürdü. Anayasa gereği ara seçimin zorunlu olduğunu belirten Özel, “Ara seçime karşı olmak Anayasa’ya karşı olmaktır. Tarihini ilan edin, gerekli istifalar yapılır, milletin önüne sandık konur” ifadelerini kullandı.

İktidara açık çağrıda bulunan Özel, “Seçimi engellemeyeceğinizi söyleyin, Türkiye’nin dört bir yanında sandık kurulması için gereken adımları atalım. Millet kimi istiyorsa o yönetsin” diye konuştu.

“Sandıktan korkuyorlar”

Özel, iktidarın seçimden kaçındığını savunarak, “Bugün yaşanan tüm baskıların nedeni sandık korkusudur. Seçimle gideceklerini gördükleri günden beri saldırılar artmıştır” dedi. Yerel seçim sonuçlarına işaret eden Özel, CHP’nin Türkiye’nin birinci partisi konumuna geldiğini ve bu nedenle siyasi baskıların yoğunlaştığını ileri sürdü.

Konuşmasında ekonomik sorunlara da değinen Özel, özellikle emeklilerin yaşadığı geçim sıkıntısına dikkat çekti. En düşük emekli maaşıyla yaşam mücadelesi verildiğini belirten Özel, “Bu tabloyu değiştirecek olan da millettir, sandıktır” dedi.

Okullardaki güvenlik tartışması

Özel, Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’ta yaşanan okul saldırılarına da değinerek, bu olayların münferit olmadığını savundu. Eğitim sisteminde güvenlik, hijyen ve personel eksikliklerine dikkat çeken Özel, çözüm önerilerinin yıllardır dile getirildiğini ancak dikkate alınmadığını söyledi.

Konuşmasının sonunda seçim çağrısını yineleyen Özel, “Erken seçimden de ara seçimden de kaçmayız. Millet ne derse o olur. Hodri meydan, sandığı getirin” ifadelerini kullandı.

Paylaşın

Özel’den İktidara “Sandıktan Kaçamazsınız” Mesajı

CHP lideri Özgür Özel, derinleşen ekonomik kriz ve demokratik gerilemeye dikkat çekerek ara seçimin zorunluluk haline geldiğini vurguladı. Özel, iktidarın seçimden kaçtığını söyledi.

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel, partisinin grup toplantısında yaptığı konuşmada özellikle ara seçim çağrısını güçlü şekilde gündeme taşıdı.

Özel, Türkiye’de yaşanan çoklu kriz ortamının artık sürdürülemez olduğunu belirterek, halkın iradesinin yeniden sandığa yansıması gerektiğini vurguladı. Mevcut yönetimin hem ekonomik hem de demokratik açıdan ciddi bir tıkanma yarattığını ifade eden Özel, bu çıkmazdan tek çıkış yolunun seçim olduğunu söyledi.

Konuşmasının önemli bölümünü ara seçim konusuna ayıran Özel, Anayasa’nın ilgili maddesini hatırlatarak Meclis’te oluşan boşluklar nedeniyle ara seçimin bir zorunluluk haline geldiğini dile getirdi. Halkın sesini duyurmak istediğini ancak iktidarın seçimden kaçtığını savunan Özel, “Millet konuşmak istiyor, sandık gelmeli” mesajı verdi.

Siyasi parti liderleriyle yaptığı görüşmelere de değinen Özel, birçok partiyle ara seçim konusunda ortak bir anlayış oluştuğunu belirtti. Görüşmelerde en önemli gündem maddesinin ülkenin içinde bulunduğu ekonomik kriz ve bu krizden çıkış yolu olarak seçim olduğu ifade edildi.

Özel, iktidarın seçimden kaçınmasının nedeninin geçmişte verilen sözlerin tutulmaması olduğunu öne sürerek, “Seçime gelemiyorlar çünkü ne dedilerse tersini yaptılar” dedi. Bu durumun demokratik meşruiyet açısından ciddi bir sorun yarattığını vurguladı.

Ekonomik krize de değinen Özel, yüksek enflasyon, yoksulluk ve borçluluk gibi sorunların halkın günlük yaşamını doğrudan etkilediğini belirtti. Ancak bu sorunların çözümünün de yine sandıktan geçtiğini ifade ederek, ara seçimin sadece siyasi değil aynı zamanda ekonomik bir ihtiyaç olduğunu dile getirdi.

Konuşmasının sonunda ara seçim çağrısını yineleyen Özel, partilerinin bu süreçte kararlı olduğunu vurgulayarak, halkın iradesinin önünde hiçbir gücün duramayacağını söyledi. Türkiye’nin içinde bulunduğu durumdan çıkış için sandığın kaçınılmaz olduğunu belirten Özel, “Milletin sözünü söylemesi için ara seçim şart” ifadelerini kullandı.

Paylaşın

CHP Ankara İl Başkanı Ümit Erkol Tutuklandı

CHP Ankara İl Başkanı Ümit Erkol, İzmir’de yürütülen “kooperatif” soruşturması kapsamında tutuklandı. Soruşturma kapsamında Erkol’la birlikte toplam 9 kişinin daha cezaevine gönderildiği bildirildi.

İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma, İzmir Büyükşehir Belediyesi iştiraki İZBETON A.Ş. üzerinden bazı kentsel dönüşüm projelerinde “kooperatif aracılığıyla usulsüz menfaat sağlandığı” iddiasına dayanıyor. Dosyada “zimmet”, “nitelikli dolandırıcılık”, “resmî belgede sahtecilik” ve “görevi kötüye kullanma” gibi suçlamalar yer aldı.

Soruşturma kapsamında 9 Nisan 2026 tarihinde başlatılan operasyonla çok sayıda kişi gözaltına alındı. Şüphelilerin jandarmadaki işlemlerinin ardından İzmir’e sevk edildiği, savcılık ifadeleri sonrasında ise tutuklama talebiyle mahkemeye çıkarıldığı öğrenildi.

Nöbetçi sulh ceza hâkimliği, aralarında CHP Ankara İl Başkanı Ümit Erkol’un da bulunduğu 9 şüphelinin tutuklanmasına karar verdi. Kararın ardından şüpheliler cezaevine gönderildi.

Soruşturmanın, İZBETON A.Ş. ve bağlı kooperatifler üzerinden yürütülen projelerde mali usulsüzlük iddialarına ilişkin olduğu, bilirkişi raporları ve şikâyet dilekçeleri doğrultusunda genişletildiği belirtildi.

Olayla ilgili yargı sürecinin devam ettiği, soruşturmanın yeni gözaltı ve iddianame süreçlerine açık olduğu ifade ediliyor.

Ümit Erkol kimdir?

Ümit Erkol, uzun yıllar sağlık sektöründe görev yapmış bir hekim ve sağlık yöneticisi olarak biliniyor. CHP Ankara İl Başkanlığı görevini yürüten Erkol, 2025 yılında yapılan il kongresinde delegelerin büyük çoğunluğunun oyunu alarak yeniden seçilmişti.

Paylaşın

Özel’den Erdoğan’a “Mertçe Yarışalım” Çağrısı

Özgür Özel, ara seçim çağrısını yineleyerek iktidarı Anayasa’yı ihlal etmekle suçladı ve Erdoğan’a “mertçe yarışalım” mesajı verdi; emekli ve işçiler için ara zam, yargı bağımsızlığı ve siyasi etik yasası konularında da sert eleştirilerde bulundu.

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel, “ara seçim” talebi kapsamında yürüttüğü siyasi temaslar çerçevesinde Gültekin Uysal ile bir araya geldi. Görüşme, Demokrat Parti Genel Merkezi’nde gerçekleşti. Toplantı sonrası düzenlenen ortak basın açıklamasında Özel, hem ekonomik gelişmelere hem de yargı süreçlerine ilişkin iktidara sert eleştiriler yöneltti.

Konuşmasına Polis Teşkilatı’nın kuruluş yıl dönümünü kutlayarak başlayan Özel, güvenlik güçlerinin özlük haklarına dikkat çekti. Küresel ekonomik dalgalanmaların enerji fiyatlarına etkisine değinen Özel, son zamların özellikle dar gelirli kesimleri zorladığını belirterek, “Bu enflasyon ortamında emekliler ve emekçiler için en kısa sürede ara zam yapılmalıdır” dedi.

Ara seçim tartışması: “Anayasal zorunluluk”

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın “Gündemimizde yok” açıklamasına tepki gösteren Özel, ara seçim konusunun yürütmenin değil, Anayasa’nın belirlediği bir süreç olduğunu vurguladı. Anayasa’nın 78. maddesine atıf yapan Özel, şu ifadeleri kullandı:

“Sayın Erdoğan’ın ‘ara seçim gündemimizde yok’ demesi Anayasa’nın açık hükmünü yok saymaktır. 1960’tan bu yana hiçbir siyasi lider ara seçimden kaçmamıştır. Kendi siyasi yolculuğunu da ara seçimle başlatmış bir isim bugün bunu reddediyor.”

CHP’li belediyelere yönelik yargı süreçlerine de değinen Özel, özellikle Mersin Yenişehir ve İzmir Bornova belediyeleri üzerinden yürütülen işlemleri eleştirdi. Adalet Bakanlığı üzerinden savcılara baskı yapıldığına dair iddialar bulunduğunu söyleyen Özel, yargı bağımsızlığının zedelendiğini savundu.

Bornova Belediye Başkanı’na yönelik tutuklama talebini de eleştiren Özel, “Eğer belediyelerdeki idari sorunlar nedeniyle başkanlar tutuklanacaksa, AK Parti’de benzer durumlar yaşayan çok sayıda isim var” ifadelerini kullandı.

“Siyasi etik yasası” vurgusu

Görüşmede ayrıca “Siyasi Etik Yasası” konusunun da gündeme geldiğini belirten Özel, tüm seçilmişlerin mal varlıklarının şeffaf biçimde kamuoyuna açıklanması gerektiğini söyledi. Açıklamasının sonunda Demokrat Parti heyetine teşekkür eden Özel, “Milletin iradesine güveniyoruz. Gelin, anayasal çerçevede mertçe yarışalım” diyerek seçim çağrısını yineledi.

Paylaşın

CHP’li Yenişehir Belediyesi’ne Şafak Operasyonu: 31 Gözaltı

CHP’li Mersin Yenişehir belediyesine yönelik yürütülen soruşturma kapsamında sabah saatlerinde operasyon düzenlendi. Operasyonda çok sayıda kişi gözaltına alındı.

Farklı kaynaklardan derlenen bilgilere göre operasyon, “rüşvet”, “ihaleye fesat karıştırma” ve “irtikap” iddiaları kapsamında başlatıldı. Soruşturma çerçevesinde yaklaşık 30’dan fazla kişi hakkında gözaltı kararı verildi; bu sayı bazı kaynaklara göre 31 olarak açıklandı.

Gözaltına alınanlar arasında belediye başkan yardımcıları, şube müdürleri ve bazı şirket yetkililerinin bulunduğu belirtilirken, operasyon kapsamında belediye binasında detaylı arama yapıldı.

Operasyonun sabah erken saatlerde, polis ekiplerinin belediye binasına gelmesiyle başladığı ve Terörle Mücadele ile Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele birimlerinin de sürece dahil olduğu aktarıldı.

Yenişehir Belediye Başkanı Abdullah Özyiğit’in gözaltına alınanlar arasında yer almadığı öğrenildi. Özyiğit, operasyona ilişkin ilk açıklamasında, “Bizim hesap veremeyeceğimiz herhangi bir konu yok” ifadelerini kullandı.

Yetkililer, soruşturmanın sürdüğünü ve yeni gözaltıların olabileceğini belirtirken, operasyonun son dönemde Türkiye genelinde çeşitli belediyelere yönelik yürütülen yolsuzluk ve ihale soruşturmalarının bir parçası olduğu değerlendiriliyor.

Paylaşın

Ara Seçim Tartışmaları: Muhalefetten Anayasa Çıkışı, İktidardan İstikrar Vurgusu

Muhalefet, Meclis’teki boş sandalyeleri gerekçe göstererek ara seçimi anayasanın emri olarak savunuyor; iktidar ise suni gündem diyerek 2028’e kadar seçim olmayacağını vurguluyor.

Haber Merkezi / Nisan 2026 itibarıyla Türkiye siyasetinin gündemi, Meclis’teki boş sandalyeler üzerinden alevlenen “ara seçim” tartışması oldu. CHP ve İYİ Parti önderliğindeki muhalefet, ara seçimi sadece teknik bir gereklilik değil, aynı zamanda demokratik bir sorumluluk olarak nitelendiriyor.

Öte yandan iktidar cephesi ise seçim taleplerini “suni gündem” olarak değerlendiriyor ve önceliklerinin istikrar ve ekonomik hedefler olduğunu vurguluyor.

CHP lideri Özgür Özel, İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu’nu ziyaret ederek ara seçimin “tercih değil, anayasal zorunluluk” olduğunu vurguladı: “Anayasa ‘30 ay geçtikten sonra boşalan vekillikler için ara seçim yapılır’ diyor. Bu bir emir. Meclis Başkanı tarafsız kalamaz, tarafları bir araya getirmeli ya da demokrasiden yana taraf olmalıdır.”

Özel’in bu çıkışı, muhalefetin sandığı demokrasi ve meşruiyet simgesi olarak gördüğünü gösteriyor. İYİ Parti lideri Dervişoğlu da aynı çizgide: “Meşruiyetin tek kaynağı sandıktır. Türkiye’nin yakıcı sorunları varken temsil noktasındaki boşluklar siyasi bir tercihle kapatılamaz.”

Bu mesajlar, muhalefetin yalnızca birkaç koltuk boşluğuna bakmadığını, aynı zamanda Meclis’in temsil yetisinin eksik kalmasının demokratik meşruiyeti zedelediğini düşündüğünü ortaya koyuyor.

AK Parti Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Erdoğan ve MHP Lideri Devlet Bahçeli, muhalefetin çağrılarına net karşı çıkıyor. Erdoğan, ara seçim taleplerini “siyaset mühendisliği” olarak nitelendirerek 2028’e kadar seçim planları olmadığını açıkladı:

“Dışarıdaki ateş çemberi ve içerideki ekonomik mücadelemiz sürerken kimse bize sandık dayatmasın. Suni tartışmalarla milletin vaktini çalmayacağız.”

Bahçeli ise istikrar vurgusunu öne çıkararak muhalefetin talebini “kaos arayışı” olarak yorumladı: “Türkiye’nin önceliği mutfaktaki yangın ve sınır güvenliğidir. Seçim demek duraksama demektir.”

Bu yaklaşım, iktidarın kriz ve güvenlik kaygılarıyla seçim gündeminden uzak durmayı stratejik bir tercih olarak gördüğünü gösteriyor.

DEVA Partisi lideri Ali Babacan, ara seçimi teknik bir gereklilik olarak kabul etmekle birlikte, esas çözümün erken genel seçim olduğunu savunuyor: “Ekonomi yönetimi akıl tutulması yaşıyor. Sadece birkaç koltuk için değil, Türkiye’nin yönetimi için sandık şarttır.”

Zafer Partisi lideri Ümit Özdağ ise Ekim 2026’yı erken seçim için uygun tarih olarak gösterdi ve mevcut ittifakların ülkeyi taşıyamadığını vurguladı. TİP ve Gelecek Partisi temsilcileri de iktidarın seçimden kaçmasının halkın sorunlarını görmezden gelme riski taşıdığını öne sürüyor.

Anayasal Çerçeve

Tartışmanın merkezinde Anayasa’nın 78. maddesi bulunuyor. Buna göre: TBMM üyeliklerinde %5 (yaklaşık 30 milletvekili) boşalma olması durumunda ara seçime gidilmesi gerekiyor.

Ancak boşalan üyelik sayısı bu oranı tutmasa da, bir ilin veya seçim çevresinin temsilcisiz kalması durumunda ara seçim zorunluluğu doğabiliyor.

Muhalefet bu boş koltukları bir “demokrasi sınavı” olarak yorumlarken, iktidar ise seçim gündeminin kapalı kalacağını vurguluyor.

Türkiye siyasetinde ara seçim tartışması, sadece birkaç boş sandalye meselesi değil; aynı zamanda demokratik temsil, siyasi strateji ve iktidar-iktidar dışı güçlerin güç mücadelesi ile ilgili bir meseleye dönüşmüş durumda.

Muhalefet, anayasanın gereğini yerine getirmek ve temsil eksikliğini gidermek isterken, iktidar “istikrar” ve kriz yönetimi gerekçesiyle zaman kazanmayı tercih ediyor. Önümüzdeki aylarda, Ankara’daki “sandık” sesleri muhtemelen yükselmeye devam edecek.

Paylaşın

Bursa Büyükşehir Belediyesi CHP’den AK Parti’ye Geçti

CHP’den Bursa Belediye Başkanı seçilen Mustafa Bozbey’in tutuklanarak görevden uzaklaştırılmasının ardından boşalan koltuğa, AK Parti’nin adayı Şahin Biba seçildi.

Perşembe günü saat 11.00’de toplanan Büyükşehir Belediye Meclisi’nde yapılan başkan vekilliği oylamasında, AK Parti Grubu’nun adayı Şahin Biba 61 oy alarak yeni başkan vekili oldu. Böylece Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin yönetimi resmen AK Parti’ye geçmiş oldu.

Şahin Biba’nın adaylığı, partinin meclis çoğunluğunu elinde bulundurması ve CHP’nin başkanvekilliği için aday çıkarmaması sonucunda kesinleşti.

Süreç Nasıl İşledi?

Bursa’da, CHP’li Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, hakkında yürütülen soruşturma kapsamında rüşvet ve örgüt kurma suçlamalarıyla tutuklanmış ve İçişleri Bakanlığı tarafından görevden uzaklaştırılmıştı. Bu gelişme, belediye yönetiminde yeni bir sürecin başlamasına neden oldu.

Bunun üzerine, Bursa Büyükşehir Belediye Meclisi Olağanüstü Toplantı’sında başkan vekilliği seçimi gündeme alındı. CHP Meclis Grubu, aday göstermeme kararı alarak sandık başına gitmedi. Üyelerin çoğunluğunu elinde bulunduran Cumhur İttifakı, AK Parti’nin adayı Şahin Biba’yı destekledi.

AK Parti’nin başkan vekili adayı olarak gösterdiği Şahin Biba, Bursa Büyükşehir Belediye Meclisi’nin oy çokluğuyla yeni yönetici olarak seçildi. Biba, Nilüfer Belediye Meclis Üyesi olarak görev yapmış, belediye meclisinde AK Parti Grup Sözcülüğü gibi önemli sorumluluklar üstlenmiş bir isim olarak tanınıyor.

Bu gelişme, Bursa’daki yerel siyasette köklü bir değişim olarak değerlendiriliyor. CHP’nin daha önce kazandığı Büyükşehir Belediyesinin yönetiminin, hukuki süreçler sonucunda AK Parti’ye geçmesi, yerel kamuoyu ve siyasi çevrelerce tartışılmaya devam ediyor.

Bursa’da yeni yönetimin kent hizmetleri ve projelerinde nasıl bir yön izleyeceği, önümüzdeki günlerde dikkatle takip edilecek.

Paylaşın

CHP’li Bornova Belediyesi’ne Operasyon: Başkan Ömer Eşki Gözaltında

İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı’nın yürüttüğü bir soruşturma çerçevesinde Bornova Belediye Başkanı Ömer Eşki ve belediyeye bağlı üst düzey bazı yöneticiler gözaltına alındı.

Soruşturma, sosyal medyada yayılan ihbar niteliğindeki paylaşımların ardından İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatıldı. İddialara göre, Bornova Belediyesi’nde çalışan olmadığı halde maaş alan bir çalışanın bulunduğu ve kamu kaynaklarının usulsüz şekilde aktarıldığı öne sürüldü.

Savcılık, bu paylaşımları ihbar kabul ederek belediye personeli A.A. ile belediye bünyesindeki bazı yetkililer hakkında resen soruşturma başlattı.

Operasyon kapsamında Başkan Ömer Eşki’nin yanı sıra Bornova Belediyesi İnsan Kaynakları Müdürü ve Halkla İlişkiler biriminden bazı isimlerin de gözaltına alındığı, şüphelilere “nitelikli dolandırıcılık” ve “resmi belgede sahtecilik” gibi suçlamaların yöneltildiği ileri sürüldü.

Soruşturmanın kökeni olarak görülen olayın, CHP’li Uşak Belediyesi’ne yönelik yürütülen rüşvet ve yolsuzluk dosyasından kaynaklandığına dair işaretler bulunuyor. Uşak Belediye Başkanı Özkan Yalım’ın gözaltına alınmasının ardından yürütülen süreçte, Yalım’ın Bornova Belediyesi’nde “yakın arkadaşı” olduğu iddia edilen bir kişinin yüksek maaşla istihdam edildiği iddiaları savcılığı harekete geçirdi.

AK Parti İzmir Milletvekili Mahmut Atilla Kaya da soruşturmayla ilgili yaptığı açıklamada, söz konusu personelin hiç çalışmadan belediye bütçesinden yüksek maaş aldığı ve Yalım ile ilişkisi bulunan kişilerle bağlantılı olabileceğini belirtti.

Operasyonun ardından siyasi tartışmalar da alevlendi. CHP cephesinden resmi açıklama gelirken, parti kanadından bu tür süreçlerin “siyasi gündemle ilişkilendirilmemesi” gerektiği ve hukukun kendi süreçlerinde işletilmesi gerektiği vurgulandı. Öte yandan iktidar yanlısı medya ile muhalefet arasındaki tartışmalar, olayın parti politikasına indirgenmeye çalışıldığı iddialarıyla yoğunlaştı.

Sosyal medya üzerinde yayılan tepkilerde ise farklı görüşler öne çıkıyor. Bazı kullanıcılar operasyonu “CHP’li belediyelere yönelik artan yargı süreçlerinin bir parçası” olarak nitelendirirken, diğer kesimler bunun “algı operasyonu” olduğunu savunuyor.

Bornova, İzmir’in en yoğun nüfuslu ilçelerinden biri olarak biliniyor ve uzun süredir Cumhuriyet Halk Partisi yönetimi altında şekillenen yerel hizmetlerle gündemdeydi. Belediye, altyapı projeleri, sosyal hizmetler ve kentsel gelişim programlarıyla yerel halkın dikkatini çekerken, operasyon bu hizmetlerin gölgesinde tartışma yarattı.

Savcılığın yürüttüğü soruşturma devam ediyor ve gözaltı süreçlerinin ardından olası ifadeler, delil tespitleriyle birlikte yargı sürecinin önümüzdeki günlerde netlik kazanması bekleniyor. Bornova Belediyesi’nden veya ilgili kurumlardan resmi bir açıklama yapılmadı, ancak gelişmelerin takipçisi olunacağı belirtiliyor.

Paylaşın

Özgür Özel: Demokrasi Tehdit Altında

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Bursa Büyükşehir Belediyesi’ne yönelik operasyonu ve tutuklamaları sert sözlerle eleştirerek, demokrasiye ve halkın iradesine yönelik tehdidi vurguladı.

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel, partisinin TBMM grup toplantısında Bursa Büyükşehir Belediyesi’ne yönelik operasyon ve belediye başkanlarına yönelik tutuklamaları sert sözlerle eleştirdi. Özel, Mustafa Bozbey’e yönelik suçlamaların temelsiz olduğunu savunarak, “Sadece bir yalancı tanığın ifadelerine dayanarak Mustafa Bozbey’e ve ailesine haysiyet suikastı yaptılar” dedi.

Özel, Bozbey’in tutuklanmasını “Bursa halkının vermediği yetkiyi gasp etme girişimi” olarak nitelendirirken, “Bursa’daki CHP belediyeciliğini kesintiye uğratıp yıllardır kendi yönetimlerinde başarısız oldukları şehirde bir kukla atamak istiyorlar” ifadelerini kullandı.

Konuşmasında yargı süreçlerine de değinen Özel, Silivri’deki mahkeme koşullarını eleştirerek, “Su yok, yemek yok, tutuklu belediye başkanları ve bürokratlar adeta cezalandırılıyor. Ekrem İmamoğlu ve diğer seçilmiş siyasetçiler hedef alınıyor” dedi. Özel, Adalet Bakanlığı’na seslenerek, “Adam gibi yapacaksın o Adalet Bakanlığını; herkesin huzuru ve güveni sana emanettir” uyarısında bulundu.

Özel, CHP’nin saha çalışmalarına da değinerek, “İstanbul ve 39 ilçede seçmenle birebir temas ediyoruz. Milletin gözünün içine baka baka çalışıyoruz. Bu süreçte hem yerel hem ulusal düzeyde demokrasiye sahip çıkıyoruz” ifadelerini kullandı.

Bursa ve Aydın Büyükşehir Belediyesi örneklerine atıfta bulunan Özel, “Aydın’ın iradesini çalanları ne kadar kınıyorsak, Bozbey’in direncini o kadar övüyoruz. Belediye başkanlarımız baskılara, tehditlere rağmen halkın iradesini savunuyor” dedi.

Toplantıda Türkiye’nin demokrasiye yönelik tehditlerine de dikkat çeken Özel, “Bu gidişatı durduramazsak demokrasimiz buzdağına çarpacak. Partiler tabela partisine dönüşecek, millet sandıktan umudunu kesecek” uyarısında bulundu. Özel, CHP’nin çoğulculuk ve dayanışma ilkeleriyle hareket ederek bu süreci engellemeye çalışacağını vurguladı.

Özel’in konuşması, yerel yönetimlerdeki operasyonlar ve siyasi tutuklamalara dair sert eleştirilerle öne çıktı. CHP lideri, Türkiye’de demokrasi ve halkın iradesinin korunması için partisinin kararlılıkla mücadele etmeye devam edeceğini ifade etti.

Paylaşın