MSB’den F-16 Açıklaması: Sözleşme İmzalandı

Milli Savunma Bakanlığı (MSB), 32 aydır beklenen F-16 savaş uçaklarının tedarikine ilişkin, “Sözleşmeler imzalanmıştır, detayları üzerindeki çalışmalar heyetler arasında sürdürülmektedir” açıklamasında bulundu.

Haber Merkezi / Türkiye ABD’li Lockheed Martin firmasınca üretilen F-16 savaş uçakları için satın alma talebini ilk kez Ekim 2021’de dile getirmiş; 40 adet yeni F-16 uçağı satın almak ve filosundaki 79 uçağın da modernizasyonu için ABD’ye başvurmuştu.

Türkiye’nin 32 aydır beklediği F-16 savaş uçaklarının satışında sona yaklaşıldı. Milli Savunma Bakanlığı’ndan (MSB) yapılan açıklamada, ABD’den F-16 tedariki konusunda, “Sözleşmeler imzalanmıştır, detayları üzerindeki çalışmalar heyetler arasında sürdürülmektedir” denildi.

ABD Büyükelçisi Jeff Flake, 6 Haziran’da sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, “Türkiye’nin son nesil F-16 Blok 70 savaş uçaklarını alması ve mevcut F-16 filosunu modernize etmesi konusunda bugün ileriye dönük önemli bir adım atıldı” demişti.

ABD Dışişleri Bakanlığı’na bağlı Siyasi ve Askeri İlişkiler departmanı ise Türkiye’nin Ocak ayında satın alımında anlaştığı F-16 savaş uçaklarına dair “ABD, Türkiye’nin, sadece en yakın müttefiklere ve ortaklara temin edilen, şimdiye kadar üretilmiş en ileri yeni F-16 Blok 70 savaş uçaklarını satın alması konusunda bugün ileriye dönük önemli bir adım atıldığını açıklamaktan gurur duymaktadır. Bu, ABD’nin Türkiye ile tesis ettiği güvenlik ortaklığına olan sarsılmaz bağlılığının en son örneklerinden yalnızca biri” değerlendirmesinde bulunmuştu.

Türkiye ABD’li Lockheed Martin firmasınca üretilen F-16 savaş uçakları için satın alma talebini ilk kez Ekim 2021’de dile getirmiş; 40 adet yeni F-16 uçağı satın almak ve filosundaki 79 uçağın da modernizasyonu için ABD’ye başvurmuştu.

Uzun süre ABD Kongresinin itirazlarına takılan satış, Ocak 2024’te Türkiye’nin İsveç’e NATO vizesi vermesinin hemen ardından ABD Başkanı Joe Biden’ın girişimiyle onaylandı. ABD daha önce uçak ve mühimmatlarının toplam satış bedelinin 23 milyar doları bulabileceğini, ancak sözleşme aşamasında ortaya daha düşük bir tutar çıkabileceğini belirtmişti.

Paylaşın

Fed’den Faizi 23 Yılın Zirvesinde Sabit Tutma Kararı

ABD Merkez Bankası (Fed), beklentilere paralel bir şekilde politika faizini yüzde 5.25 – 5.50 aralığında sabit tuttu. FED, enflasyonla mücadele kapsamında geçen yıl Mart ayından sonra 11 kez faiz arttırımına gitmişti.

Haber Merkezi / Bu yılın başından bu yana faiz indirimlerine dair beklentilerin yükseldiği ortamda FED, enflasyonun beklentilerin üzerinde yüksek seyretmesi nedeniyle halen faiz indirimlerine başlamadı. İki gün süren toplantıların ardından gelen sinyal ABD Merkez Bankası’nın bu yıl içerisinde bir kez faiz indirimi yapacağı şeklinde yorumlandı.

Bankanın bu yıl 25 baz puanlık bir faiz indirimi yapması, önümüzdeki yılda 100 baz puanlık indirime gitmesi bekleniyor. FED, enflasyonun yüzde 2’ye geriletilmesi hedefine bağlı olunduğunu bir kez daha vurguladı. Bu çerçevede yüzde 2 hedefine ulaşılacağına dair güçlü bir noktaya gelinmeden faiz indirimlerine başlanmasının uygun olmayacağı belirtildi.

ABD Merkez Bankası Federal Açık Piyasa Komitesi toplantısının ardından, enflasyonda gerileme olduğuna, ancak halen daha hedeflenen noktadan yukarıda seyrettiğine vurgu yapıldı. ABD’de bugün açıklanan enflasyon, beklentilerin altında kalarak piyasalarda morallerin yükselmesine neden oldu.

Açıklanan verilere göre ABD’de Mayıs ayında TÜFE olarak bilinen tüketici fiyatları enflasyonu yıllık yüzde 3,3 oldu. Genel beklenti aylık bazda yüzde 0,1’lik, yıllık bazdaysa yüzde 3,4’lük bir artış olması şeklindeydi. Böylece enflasyon son üç ayın en düşük seviyesine gerilemiş oldu.

FED’in faiz kararı açısından dikkatle takip ettiği bilinen gıda ve enerji fiyatlarından arındırılmış çekirdek enflasyonda aylık bazda yüzde 0,2 yıllık bazda da yüzde 3,4 arttı. Burada da beklenti aylık bazda 0,3, yıllık bazda da yüzde 3,5 şeklinde gerçekleşeceği yönündeydi. Çekirdek enflasyon Nisan 2021’den bu yana en düşük seviyesine geriledi.

Ancak yine de bu veriler yüzde 2’lik enflasyon hedefinden uzak olduğu için ABD Merkez Bankası, faiz indirimlerine başlamak açısından henüz erken olduğunu düşünüyor. Merkez Bankası, gelinen noktada halen ekonomik görünümün belirsiz olduğuna ve enflasyon risklerine karşı dikkatli olunması gerektiğine vurgu yaptı.

ABD Merkez Bankası ülke genelinde ekonomik aktivitenin güçlü seyrettiğine ve istihdam piyasasının da kuvvetli olduğunu hatırlattı.

Fed Başkanı Powell’dan açıklamalar

Kararın ardından Fed Başkanı Jerome Powell kameraların karşısına geçti. Powell enflasyonun yavaşlasa da hala çok yüksek olduğunu ve sıkı para politikası duruşuna devam ettiklerini söyledi.

Powell’ın konuşmasında öne çıkanlar şöyle; “İşsizlik yüzde 4 seviyesinde olsa da hala düşük seviyelerde… Enflasyon hala hedefimizin üzerinde. Bu yılın başındaki veriler beklentiyi aşmıştı ancak son aylarda yavaşladığını görüyoruz. Beklentilerimiz hala çıpalanmış görünüyor.

Ekonominin görünümü hala belirsiz. Enflasyon risklerine karşı son derece dikkatliyiz. Yüzde 2’lik hedefe ulaşmak için biraz daha beklememiz gerekiyor… Bugünkü enflasyon verisi iyiydi ancak hemen bir indirim döngüsünü başlatacak kadar güven verici değildi”

Paylaşın

ABD’nin “Gazze” İçin Hazırladığı Taslak Metin İfşa Oldu

ABD Başkanı Joe Biden’ın, Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri, Katar, Mısır, Ürdün ve Filistin Ulusal Yönetimi’ne savaş sonrası Gazze için “daha dar kapsamlı bir çerçeve önerdiği” öne sürüldü.

“Arap Altılısı” olarak da anılan grup, nisan ayında savaş sonrası Gazze’nin yönetimine dair bir plan taslağı hazırlamıştı. Buna göre Arap devletleri, uluslararası alanda tanınan bir Filistin devletinin kurulmasını, Batı Şeria ve Doğu Kudüs’te bir barış gücü kurulmasını, İsrail ve Filistin Ulusal Yönetimi arasında iki yılda tamamlanacak bir barış görüşmesi başlatılmasını öngörüyordu.

Gazze Şeridi’nde İsrail saldırılarında hayatını kaybedenlerin sayısı ise son 24 saatte 77 artarak 36 bin 731’e yükseldi. Gazze’de İsrail saldırılarında yaralananların sayısı ise son 24 saatte 221 artarak 83 bin 530’a yükseldi.

Gazze’de İsrail saldırılarında ölenlerin yüzde 70’ini çocuklar ve kadınların oluşturduğu aktarılırken, saldırılar sonucu oluşan yıkımdan dolayı çok sayıda kişinin hala enkaz altında olduğu vurgulandı. Sivil savunma ve acil sağlık ekiplerinin bu kişilere ulaşmakta zorluk yaşadığı kaydedildi.

İsrail’in tanınmış haber sitelerinden Times of Israel (ToI), Washington’ın diplomatik manevra alanını koruyabilmek ve esnek davranabilmek için Arap ülkelerinden iki devletli çözüme dair belirli bir zaman sınırı koymamalarını istediğini yazdı.

Haberde, ABD Başkanı Joe Biden’ın, Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri, Katar, Mısır, Ürdün ve Filistin Ulusal Yönetimi’ne savaş sonrası Gazze için “daha dar kapsamlı bir çerçeve önerdiği” ifade edildi.

“Arap Altılısı” olarak da anılan grup, nisan ayında savaş sonrası Gazze’nin yönetimine dair bir plan taslağı hazırlamıştı. Buna göre Arap devletleri, uluslararası alanda tanınan bir Filistin devletinin kurulmasını, Batı Şeria ve Doğu Kudüs’te bir barış gücü kurulmasını, İsrail ve Filistin Ulusal Yönetimi arasında iki yılda tamamlanacak bir barış görüşmesi başlatılmasını öngörüyordu.

Ancak İsrail ve Batı medyasında, ABD Dışişleri Bakanlığı’nın taslak metni gerçekçi bulmadığı için reddettiği yazılmıştı. Kimliğinin paylaşılmamasını isteyen bir Arap diplomat, ToI’ye bunu doğrulayarak, ABD’nin Arap devletlerinin geliştirmeye çalıştığı geniş kapsamlı iki devletli çözümü desteklediğini fakat taslaktaki önerileri “tamamen gerçekdışı bulduğunu” söyledi.

Ancak Arap yetkili, Washington’ın bu taslağı bir alternatif sunmadan reddedemeyeceğinin farkında olduğunu, bunun yerine yeni bir metin hazırladığını belirtti. Adının açıklanmasını istemeyen bir Amerikalı diplomat, ABD Dışişleri Bakanlığı tarafından hazırlanan “İsrailliler ve Filistinliler için barışı destekleyecek ilkelere dair ortak açıklama” adlı metnin Washington’dan onay aldığını söyledi.

Yetkili, ABD Dışişleri Bakanı Antony Blinken’ın 10-12 Haziran’da Mısır, İsrail, Ürdün ve Katar’a yapacağı ziyaretlerde bu metinden hareketle müzakere edeceğini aktardı.

Metinde, Gazze ve Batı Şeria’nın Filistin Ulusal Yönetimi kontrolünde yeniden birleşmesinin sağlanması planlanıyor. Filistin Ulusal Yönetimi’ne bu geçiş döneminde uluslararası ortaklardan yardım aktarılması öngörülüyor. Ayrıca İsrail’in Gazze’den tamamen çekilmesi ve Filistinlilerin savaşta kaçtıkları yerleşim bölgelerine dönmelerine izin verilmesi isteniyor.

Taslakta en dikkat çeken maddelerden biri de Arap Barış Girişimi çerçevesinde 1967 sınırları temel alınarak bağımsız bir Filistin devletinin kurulması talebi. Bununla ilgili madde şu şekilde:

Filistinliler kendilerine ait bağımsız, bütünlüğe sahip ve sürdürülebilir bir devlette onurlu ve güvenli şekilde yaşamayı hak ediyor. İsrailliler de 4 Haziran 1967 sınırları temelinde müzakere edilen iki devletli bir çözüm kapsamında, karşılıklı anlaşma sağlanan takaslarla ve Arap Barış Girişimi’nde öngörüldüğü üzere Filistinli mülteciler için adil ve mutabık kalınan bir çözümle güvenlik içinde yaşama, kabul görme, tanınma ve bölgeye entegre edilme hakkına sahip.

Haberde, Biden’ın daha önce 1967 sınırlarına sıcak baktığını ifade ettiği fakat ABD’nin ilk kez Arap Barış Girişimi’ne de destek verdiğinin görüldüğü değerlendirmesi paylaşıldı. Metinde ayrıca Suudi Arabistan ve İsrail arasında normalleşme ihtimalinin bölgede barış için önemli olduğuna dikkat çekilerek şu ifadelere yer verildi:

İsrail-Filistin çatışmasının sona erdirilmesi için koordineli bir bölgesel çaba gerekli. Suudi Arabistan ve diğer Arap devletleriyle İsrail arasında normalleşme ve iki devletli bir çözüme doğru somut ilerleme kaydedilmesi ihtimali, herkesin yararına olacak barış, güvenlik ve bölgesel entegrasyonun sağlanması için umut verici bir yoldur.

ABD Dışişleri Bakanlığı’ndan ToI’ye yapılan açıklamada, söz konusu taslak metne dair “Bu, son aylarda Arap ortaklarımızla yürüttüğümüz daha büyük bir beyin fırtınası çalışmasının bir parçası” dendi.

Diğer yandan Amerikan gazetesi Wall Street Journal (WSJ), ABD’nin ateşkes teklifini kabul etmesi için Hamas’a baskı uygulama çabalarının ters teptiğini yazdı. Kimliğinin paylaşılmasını istemeyen yetkililere dayandırılan haberde, Biden’ın Katar ve Mısır üzerinden Hamas’ı “tehdit ettiği” savunuldu.

İddialara göre Katar ve Mısır, İsrail’le ateşkesi kabul etmemesi durumunda Hamas’a malvarlıklarının dondurulacağını, yaptırım uygulanacağını ve örgütün liderlerinin Doha’dan çıkarılacağını söyledi.

Bu mesajların Biden’ın talebiyle iletildiği ancak istenen sonuca ulaşılamadığı belirtildi.  Hamas Siyasi Büro Başkanı İsmail Haniye’nin, tehditlerin ardından perşembe günü yaptığı açıklamada taleplerinin karşılanmadığı bir ateşkesi kabul etmeyeceklerini söylediğine dikkat çekildi.

(Kaynak: Independent Türkçe)

Paylaşın

Türkiye, ABD’nin F-16 Satış Kabul Mektubunu İmzaladı

Türkiye’nin 32 aydır beklediği F-16 savaş uçaklarının satışında yeni bir gelişme yaşandığı duyuran ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Matthew Miller, Türkiye’nin, F-16 savaş uçaklarının satın alımı için teklif ve kabul mektubunu imzaladığını açıkladı.

Gün içerisinde ABD Dışişleri Bakanlığı Siyasi ve Askeri İlişkiler Bölümü’nden yapılan açıklamada, “ABD, Türkiye’nin, sadece en yakın müttefiklere ve ortaklara temin edilen, şimdiye kadar üretilmiş en ileri F-16 Blok 70 savaş uçaklarını satın alması konusunda bugün ileriye dönük önemli bir adım atıldığını açıklamaktan gurur duymaktadır. Bu, ABD’nin Türkiye ile tesis ettiği güvenlik ortaklığına olan sarsılmaz bağlılığının en son örneklerinden yalnızca biri” denilmişti.

Benzer şekilde ABD’nin Ankara Büyükelçisi Jeff Flake de, “Türkiye’nin son nesil F-16 Blok-70 savaş uçaklarını alması ve mevcut F-16 filosunu modernize etmesi konusunda bugün ileriye dönük önemli bir adım atıldı. Bu, ABD’nin ulusal güvenliği, Türkiye’nin ulusal güvenliği ve NATO’nun birlikte çalışabilirliği açısından iyi bir adım” ifadelerine yer verdiği bir mesaj paylaşmıştı.

ABD’li Lockheed Martin firmasınca üretilen F-16 savaş uçakları için satın alma talebini ilk kez Ekim 2021’de dile getiren Türkiye, 40 adet yeni F-16 uçağı satın almak ve filosundaki 79 uçağın da modernizasyonu için ABD’ye başvurmuştu. Ancak savaş uçaklarına ait mühimmat ve teçhizatı da kapsayan talep, uzun süre ABD Kongresinin engeline takılı kalmıştı.

Türkiye’nin İsveç’in NATO’ya katılım protokolüne onay vermesinin ardından, Ankara’nın 2021’de ABD’den talep ettiği F-16 uçakları ve modernizasyon kitleri için ABD Kongresi’den yeşil ışık gelmişti. Üretim ve teslimat süreçlerine geçilmesi için, taraflar arasında bir süredir gidip-gelen taslak teklif ve kabul mektubunun nihai hali için çalışılıyordu.

Milli Savunma Bakanlığı’ndan bugün yapılan açıklamada, “Hava Kuvvetleri Komutanlığımızın ihtiyaçları doğrultusunda satın alınacak F-16 Blok-70 ve modernizasyon kitleri ile diğer malzeme, mühimmat ve teçhizatın tedarik süreci daha önce açıkladığımız takvime uygun olarak olumlu şekilde devam etmektedir” denilmişti.

Paylaşın

Hamas’tan Biden’ın Açıkladığı İsrail’in Ateşkes Önerisine Olumlu Yanıt

ABD Başkanı Joe Biden, İsrail’in yeni ateşkes teklifini açıklamasının ardından Hamas, İsrail’in ateşkes anlaşmasına yönelik yol haritasının “olumlu değerlendirdiğini” belirten bir bildiri yayınladı.

Haber Merkezi / ABD Başkanı Joe Biden, İsrailli rehinelerin serbest bırakılması karşılığında Gazze’de ateşkes için İsrail’in üç aşamalı önerisini açıklamış ve “bu savaşın sona ermesinin zamanı geldi” demişti.

Anlaşmanın ilk aşaması, İsrail güçlerinin Gazze’nin “nüfuslu bölgelerinden” çekileceği altı haftalık bir ateşkesi içeriyor. Bu aşamada Hamas’ın elinde bulunan yaşlı ve kadın rehineler, Filistinli mahkumlar karşılığında serbest bırakılacak. Yine bu aşamada Filistinli siviller geri dönecek ve bölgeye günde 600 kamyon insani yardım yapılacak.

Anlaşmanın ikinci aşamasında, Hamas ve İsrail, kalıcı barış şartlarını müzakere edecek, bu aşama müzakereler devam ettiği sürece sürecek. Anlaşmanın üçüncü aşamasında ise Gazze’nin yeniden imar planı ele alınacak.

Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Antonio Guterres’in, ABD Başkanı Joe Biden’ın açıkladığı Gazze Şeridi’nde ateşkes taslağıyla ilgili, “Kalıcı barış sağlanması için anlaşmaya yol açmasını umuyorum.” açıklamasında bulunduğu bildirildi.

AB Konseyi Başkanı Charles Michel, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, “(Öneri) Bu, başta çatışmaların kalıcı durdurulması ve İsrail güçlerinin geri çekilmesinin yanı sıra Gazze’nin yeniden inşası olmak üzere uzun vadeli çözüme yönelik görüşmelere alan açması açısından çok önemli” ifadesine yer verdi.

Gazze’de ateşkes, esirlerin serbest bırakılması ve Gazze’nin yeniden inşasını içeren öneriyi memnuniyetle karşıladığını belirten Michel, Katar, Mısır ve ABD’ye çabaları için teşekkür etti. Michel, “Acı sona ermelidir. Tüm tarafları barış için bu fırsatı değerlendirmeye çağırıyorum” ifadelerini kullandı.

AB Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, X’ten yaptığı paylaşımda, Biden’ın duyurduğu ateşkes önerisine tüm kalbiyle katıldığını ifade ederek, bunun Gazze’deki savaşın ve sivillerin çektiği acıların sona erdirilmesi için önemli bir fırsat olduğunu kaydetti. Von der Leyen, ateşkes taslağına ilişkin dengeli ve gerçekçi olduğu yorumunu yaparak, “Şimdi önerinin tüm tarafların desteğine ihtiyacı var” mesajını paylaştı.

AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Josep Borrell de sosyal medya paylaşımında öneriye desteğine dikkati çekerek, savaşın artık sona ermesinin gerektiğini vurguladı.

Gazze Şeridi’nde İsrail saldırılarında hayatını kaybedenlerin sayısı ise son 24 saatte 60 artarak 36 bin 284’e yükseldi. Gazze’de İsrail saldırılarında yaralananların sayısı ise son 24 saatte 280 artarak 82 bin 57’ye yükseldi.

Gazze’de İsrail saldırılarında ölenlerin yüzde 70’ini çocuklar ve kadınların oluşturduğu aktarılırken, saldırılar sonucu oluşan yıkımdan dolayı çok sayıda kişinin hala enkaz altında olduğu vurgulandı. Sivil savunma ve acil sağlık ekiplerinin bu kişilere ulaşmakta zorluk yaşadığı kaydedildi.

Paylaşın

Biden’dan Hamas’a İsrail’in Planını Kabul Et Çağrısı

Gazze Şeridi’ndeki savaşa kalıcı bir son vermek için ateşkese odaklandıklarını kaydeden ABD Başkanı Joe Biden, Hamas’a İsrail’in yeni teklifini kabul etmesi çağrısında bulundu.

Gazze Şeridi’nde İsrail saldırılarında hayatını kaybedenlerin sayısı ise son 24 saatte 60 artarak 36 bin 284’e yükseldi. Gazze’de İsrail saldırılarında yaralananların sayısı ise son 24 saatte 280 artarak 82 bin 57’ye yükseldi.

Gazze’de İsrail saldırılarında ölenlerin yüzde 70’ini çocuklar ve kadınların oluşturduğu aktarılırken, saldırılar sonucu oluşan yıkımdan dolayı çok sayıda kişinin hala enkaz altında olduğu vurgulandı. Sivil savunma ve acil sağlık ekiplerinin bu kişilere ulaşmakta zorluk yaşadığı kaydedildi.

ABD Başkanı Joe Biden Cuma günü Hamas militanlarına, İsrail’in Gazze’de ateşkes karşılığında rehinelerin serbest bırakılması konusundaki yeni teklifini kabul etmeleri çağrısında bulundu ve bunun, kanlı çatışmayı sona erdirmeye başlamanın en iyi yolu olduğunu söyledi.

Biden, “Ateşkesle birlikte yardımlar ihtiyacı olan herkese güvenli ve etkin bir şekilde dağıtılabilir” dedi. Biden’a göre önerinin ilk aşaması tam ateşkes içerecek ve altı hafta sürecek. İlk aşamada ayrıca İsrail kuvvetleri, Gazze’de nüfusun yoğun olduğu bölgelerden çekilecek. Altı hafta içinde İsrail ve Hamas, çatışmalara kalıcı olarak son verecek olan ikinci aşamaya geçmek için müzakerelerde bulunacak.

Bu süre zarfında aralarında yaşlılar ve kadınların da bulunduğu rehineler yüzlerce Filistinli mahkumla takas edilecek. Biden, Filistinli sivillerin kuzey Gazze dahil Gazze’ye geri döneceğini ve her gün 600 TIR’ın Gazze’ye insani yardım getireceğini söyledi.

İsrail’in önerisinin Katar ve Hamas’a iletildiğini söyleyen Biden, müzakerelerin altı haftayı aşması durumunda ateşkesin, görüşmeler devam ettiği sürece yürürlükte olacağını belirtti.

Joe Biden, İsrail önerisinin ikinci aşamasının, sağ olan tüm rehinelerin serbest bırakılması ve İsrail kuvvetlerinin geri çekilmesini kapsayacağını, üçüncü aşamadaysa Gazze için kapsamlı bir yeniden yapılanma ve inşa sürecinin başlayacağını söyledi. Biden, Hamas’ın yeni bir 7 Ekim baskını düzenleme becerisine sahip olmadığını da belirtti.

İsrail’de “süresiz” savaş için baskı yapanlara fikirlerini değiştirmeleri çağrısında bulunan Biden, “İsrail’de bu planı kabul etmeyecek olanlar olduğunu biliyorum. Ve savaşın süresiz olarak devam etmesi çağrısında bulunacaklar. Hatta bazıları hükümet koalisyonunda yer alıyor. Bunu açıkça belirttiler. Gazze’yi işgal etmek istiyorlar. Yıllarca savaşmaya devam etmek istiyorlar ve rehineler onlar için bir öncelik değil. Ben de İsrail’deki liderleri her türlü baskıya rağmen bu anlaşmanın arkasında durmaya çağırdım” dedi.

“İsrail’e yaşamı boyunca bağlılık duymuş biri olarak, savaş zamanında İsrail’e giden tek Amerikan başkanı olarak, İran tarafından saldırıya uğradığında İsrail’i doğrudan savunmak üzere ABD kuvvetlerini gönderen biri olarak, sizden bir adım geri atmanızı ve bu fırsat kaçırılırsa ne olacağını düşünmenizi istiyorum” diyen Biden, “Bu fırsatı kaçıramayız” şeklinde konuştu.

İsrail için küresel arenadan daha fazla tecrit edilme riski bulunduğunu söyleyen Biden, böylesine kapsamlı bir yaklaşımın daha güvenli bir İsrail sağlayacağını, Suudi Arabistan dahil İsrail’in bölgeyle daha fazla bütünleşmesine yardımcı olacağını belirtti.

Filistin halkının kendi kaderini tayin edeceği daha iyi bir geleceği olacağını söyleyen Biden, Amerika’nın, İsrail’in kendini savunması için her türlü gereksinime sahip olacağından emin olacağını kaydetti.

Mısır ve Katar’ın, Hamas’ın İsrail’e karşı askeri operasyonlara yeniden başlamamasını garanti etmek için çalıştığını söyleyen Biden, Filistinliler’in cehennemi yaşadığını, çok fazla sayıda sivilin hayatını kaybettiğini, Hamas’ın da bu anlaşmaya yeşil ışık yakması gerektiğini belirtti, “Bu savaş bitmeli” dedi.

Bazı İsrail medya kuruluşları Biden’ın konuşmasını “etkileyici” olarak nitelendirdi ve doğrudan İsrail halkına hitap etme girişimi olarak yorumladı. Televizyon yayıncısı Kanal 12, Biden’ın konuşmasını canlı yayınlamak için akşam haber programını yarıda kesti. Sunucu Danny Kushmaro, İsrail sansürünün daha önce teklifin ayrıntılarının yayınlanmasını yasakladığını söyledi.

Bu yılın başlarında gündeme getirilen bir rehine anlaşması önerisinde Gazze’deki hasta, yaşlı ve yaralı rehinelerin serbest bırakılması karşılığında bölgeye daha fazla insani yardım ulaştırılabilmesi için altı haftalık ateşkesin uzatılması öngörülüyordu.

Önerilen anlaşma, İsrail’in müzakerelerin bir parçası olarak savaşa kalıcı bir son vermeyi kabul etmemesi ve Gazze’nin güneyindeki Refah kentine yönelik saldırılarını arttırması üzerine bu ayın başlarında gündemden düşmüştü.

Hamas Perşembe günü yaptığı açıklamada, saldırılar devam ederken müzakerelerde yer almayacağını, ancak İsrail’in savaşı durdurması halinde rehine ve esir değişimi dahil “tam bir anlaşmaya” hazır olduğunu söylemişti.

Gazze savaşında İsrail ile İslamcı hareket arasında ateşkes sağlanması için Mısır, Katar ve diğerlerinin arabuluculuğunda yürütülen görüşmeler defalarca duraksamış ve her iki taraf da ilerleme kaydedilmemesinden birbirini sorumlu tutmuştu.

Adının açıklanmaması kaydıyla konuşan ABD’li bir yetkili, Beyaz Saray Ulusal Güvenlik Danışmanı Jake Sullivan’ın Cuma günü Gazze’de Hamas tarafından rehin tutulan vatandaşları bulunan 17 ülkenin diplomatlarıyla biraraya geleceğini söyledi.

Üst düzey bir İsrailli güvenlik yetkilisi Cuma günü yaptığı açıklamada, İsrail’in hayatta kalan rehinelerin iadesini de içeren bir anlaşmanın parçası olmayan herhangi bir çatışmayı durdurmayı kabul etmeyeceğini kaydetti.

Pazar günü Refah’ta 45 Filistinli’nin ölümüne yol açan İsrail hava saldırısının Biden’ın açıklamasını gölgede bırakır nitelikte olduğu dile getiriliyor. Beyaz Saray Ulusal Güvenlik Sözcüsü John Kirby Salı günü yaptığı açıklamada İsrail’in Refah’taki son kara operasyonlarının ABD’nin daha fazla askeri yardımı geri çekmesine neden olmayacağını söyledi.

(Kaynak: VOA Türkçe)

Paylaşın

Trump, Suçlu Bulunan İlk Eski ABD Başkanı Oldu

Eski ABD Başkanı ve 2024 başkanlık seçimlerinin Cumhuriyetçi adayı Donald Trump, yargılandığı sus payı davasında jüri üyeleri tarafından hakkındaki 34 suçlamanın tamamından suçlu bulundu.

Haber Merkezi / Hakkındaki suçlamaları reddeden 77 yaşındaki Donald Trump, ABD’nin yaklaşık 250 yıllık tarihinde suçlu bulunan ilk eski başkan oldu. Trump’ın kararı temyize götürmesi bekleniyor.

Kararın açıklanmasının ardından gazetecilere konuşan Donald Trump, “Bu bir rezalet. Bu, yolsuz ve çelişkili bir yargıç tarafından görülen hileli bir duruşmaydı” dedi ve ekledi: Gerçek kararı 5 Kasım’da halk verecek. Ben çok masum bir adamım.

Mevcut Başkan ve Kasım seçimlerinde Demokratların başkan adayı Joe Biden’ın kampanya ekibi ise “Bugün New York’ta hiç kimsenin hukukun üstünde olmadığını gördük” açıklamasını yaptı.

ABD Anayasası’na göre başkan adayı olan kişinin en az 35 yaşında olması, “doğuştan” ABD vatandaşı olması ve en az 14 yıldır ABD’de yaşaması gibi kurallar bulunuyor. Hüküm giymiş adayları engelleyen herhangi bir kural yok. Bir kişi hapiste olsa bile başkanlığa aday olabiliyor.

Davaya bakan Hakim Juan Merchan, jürinin kararı bildirmesinden sonra Trump’a verilecek ceza için 11 Temmuz 2024 tarihini belirledi. ABD’de bir suçtan dolayı suçlu bulunan ilk başkan olarak tarihe geçen Trump’ın herhangi bir mahkumiyet alıp almayacağı, 11 Temmuz’da yapılacak duruşmada belli olacak.

Donald Trump en fazla 4 yıl hapis cezasıyla karşı karşıya kalabilir. Bu suçtan hüküm giyen kişiler genellikle daha kısa cezalar, para cezaları ya da şartlı tahliye alıyorlar.

Trump’ın hapse girmesi, 5 Kasım seçimleri için kampanya yapmasını ya da kazanması halinde göreve gelmesini engellemeyecek. Trump cezanın açıklanmasından önce hapse girmeyecek. Anketler, 77 yaşındaki Trump ile 81 yaşındaki Başkan Biden’ı başa baş gösteriyor.

Aynı ankette bağımsızların yüzde 60’ı da Trump’ın bir suçtan hüküm giymesi halinde ona oy vermeyeceklerini belirtti.

Buna karşılık Trump’a gönülden bağlı olan Cumhuriyetçi tabanın önemli bir bölümü de söz konusu yargılamanın “hileli” olduğuna ve Demokratlar tarafından organize edildiğine inanıyor. Anketler, söz konusu Cumhuriyetçi seçmenlerin, Trump’a desteklerini belli ölçüde artıracağını gösteriyor.

Kongre’deki Cumhuriyetçiler ise Trump hakkında verilen “suçlu” kararını kınadı. Temsilciler Meclisi Başkanı Mike Johnson, “Bugün Amerikan tarihinde utanç verici bir gün” açıklamasını yaptı.

Cumhuriyetçi Senatör Lindsey Graham de, kararın temyizde tersine çevrileceğini düşündüğünü belirtti. Kararın beklenen bir netice olduğunu ifade eden Graham, mevcut koşullarda Trump’ın adil yargılanmasının mümkün olmadığını savundu.

Senatör Graham, kararın siyasi güdümlü ve adil olmayan bir karar olarak görüleceğini ve “siyasi Sol üzerinde büyük bir biçimde ters tepeceğini” kaydetti.

Diğer bir Cumhuriyetçi senatör Ted Cruz da, bugünün Amerika için “karanlık bir gün” olduğunu belirterek, “Bu davanın tamamı düzmeceydi, siyasi zulümden başka bir şey değil. Donald Trump’ı yargılamalarının tek nedeni, Demokratlar’ın, Trump’ın tekrar seçileceğinden korku duymaları. Bu utanç verici kararın hukuki zemini yok ve temyizde sürekli geri çevrilmeli” dedi.

Demokrat Senatör Sheldon Whitehouse ise, “34 suçtan mahkum olan ve hukukun üstünlüğüne sıfır saygı gösteren bir kişi dünyanın en büyük ulusuna liderlik etmeye ehil değildir” açıklamasını yaptı.

Trump’ın “sus payı” davası

Donald ABD Başkanı Trump, 18 Mart 2023’te Manhattan Bölge Savcılığınca yetişkin filmlerinde oyunculuk yapan Stormy Daniels’e 2016 başkanlık seçimleri sırasında yasa dışı “sus payı” ödenmesiyle ilgili yürütülen soruşturma kapsamında büyük jüri tarafından suçlanmıştı.

Trump, “sus payı” ve bununla ilgili kayıtlarda sahtekarlık yapmaktan 4 Nisan 2023’te New York’ta hakim karşısına çıkmıştı. Kendisine yöneltilen 34 ayrı suçlamayı reddeden Trump, hakkındaki iddiaları “siyasi cadı avı” olarak nitelemiş ve suçlamaları “seçimlere müdahale” olarak gördüğünü belirtmişti.

Paylaşın

ABD Başkanı Joe Biden: Gazze’de Soykırım Yok

Uluslararası Ceza Mahkemesi Başsavcısı’nın Gazze’deki savaşla bağlantılı olarak İsrailli yetkililer için tutuklama emri talebinde bulunmasına tepki gösteren ABD Başkanı Joe Biden, Gazze’de soykırımın olmadığını söyledi.

Haber Merkezi / ABD Dışişleri Bakanı Antony Blinken da hem İsrail hem de Hamas yetkilileri için tutuklama emri talebinde bulunan Uluslararası Ceza Mahkemesi Başsavcısı Kerim Han’ın, İsrail ve Hamas’ı eşdeğer tutmasını reddettiklerinin altını çizdi.

ABD Başkanı Joe Biden, İsrail Başbakanı Benyamin Netanyahu hakkında yakalama kararı çıkarmaya hazırlanan Uluslararası Ceza Mahkemesi’ne (UCM) tepki gösterdi.

Biden, UCM Başsavcısı Karim Khan’ın açıklamalarının aksine İsrail liderinin Gazze’de soykırıma karıştığını düşünmediğini söyledi. Biden, “UCM tarafından İsrail’e yönelik suçlamaların aksine olup biten bir soykırım değil. Bunu reddediyoruz” ifadelerini kullandı.

ABD Başkanı, bu açıklamayı Beyaz Saray’da düzenlenen “Yahudi Amerikan Mirası Ayı” etkinliği sırasında yaptı.

ABD Dışişleri Bakanı Antony Blinken da hem İsrail hem de Hamas yetkilileri için tutuklama emri talebinde bulunan Uluslararası Ceza Mahkemesi Başsavcısı Kerim Han’ın, İsrail ve Hamas’ı eşdeğer tutmasını reddettiklerinin altını çizdi.

Blinken yaptığı yazılı açıklamada kararı “utanç verici” olarak niteledi; “Hamas, Holokost’tan bu yana Yahudiler’e yönelik en kötü katliamı gerçekleştiren gaddar bir terör örgütü ve hala Amerikalılar dahil onlarca masum insanı rehin tutuyor” ifadelerini kullandı.

Blinken, Uluslararası Ceza Mahkemesi’nin yetkisinin sınırlı olduğunu ve Başsavcı’nın İsrail’in hukuk sistemine fırsat tanımak yerine tutuklama emri talep ederek, bu yetki sınırının temelinde yatan “tamamlayıcılık ilkelerinin” uygulanmadığını belirtti.

Uluslararası Ceza Mahkemesi Başsavcısı’nın başka durumlarda ülkelerin soruşturma süreçlerini beklediğini ve soruşturma için ilgili ülkelere zaman tanımak amacıyla devletlerle birlikte çalıştığını belirten Blinken, başsavcının aynı fırsatı İsrail’e vermediğini söyledi.

Blinken, “Mahkemenin üyesi olmamasına ragmen İsrail Başsavcı ile işbirliği yapmaya hazırdı. Başsavcı’nın bizzat soruşturmayı görüşmek ve İsrail hükümetini dinlemek üzere önümüzdeki haftadan itibaren İsrail’i ziyaret etmesi bekleniyordu. Başsavcı’nın personeli ziyareti koordine etmek üzere bugün İsrail’e inecekti. Başsavcı televizyona çıkıp suçlamaları açıkladığı saatlerde İsrail başsavcının personelinin uçağa binmediği konusunda bilgilendirildi” dedi.

ABD Dışişleri Bakanı, bu ve diğer koşulların soruşturmanın meşruiyeti ve güvenilirliği konusunda soru işaretine yol açtığını belirtti. Blinken bu kararın rehinelerin kurtarılmasını, ateşkese varılmasını ve bölgeye insani yardımın artırılmasını sağlayacak anlaşmaya yönelik devam eden çabaları tehlikeye atabileceğini kaydetti.

Pazartesi günü UCM Başsavcısı Khan, İsrail Başbakanı Netanyahu ve Savunma Bakanı Yoav Galant’ın yanı sıra Hamas’ın Gazze sorumlusu Yahya Sinvar ve siyasi lideri İsmail Haniye için de tutuklama emri çıkarılmasını talep etti. Hamas, Avrupa Birliği ve ABD’nin terör örgütleri listesinde yer alıyor.

Savcılık, İsrail yönetimine “bir savaş yöntemi olarak sivilleri aç bırakmak” ve “sivillere yönelik kasıtlı saldırılar düzenlemek” suçlamalarını yöneltti.

İsrail, Uluslararası Ceza Mahkemesi’nin üyesi değil. Tutuklama kararı çıksa bile Netanyahu ve Gallant hemen yargılanma riskiyle karşı karşıya değil. Ancak Han’ın açıklaması İsrail’in yalnızlığını derinleştirebilir ve tutuklanma tehdidi İsrailli liderlerin yurtdışına seyahat etmesini zorlaştırabilir.

İsrail’ın yakalamaya çalıştığı Sinvar ve Deif’in Gazze’de saklandıkları düşünülüyor. Ancak Hamas’ın en üst düzey siyasi lideri İsmail Haniye Katar’da bulunuyor ve sık sık bölgeye seyahat ediyor.

Mahkeme geçen yıl, Ukrayna Savaşı ile ilgili olarak Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin hakkında da tutuklama talep etmişti. UCM bu kararına gerekçe olarak, Rus işgali altındaki Ukrayna topraklarından çocukların Rusya Federasyonu’na kaçırılmalarına vurgu yapmış ve Putin’in işlenen bu savaş suçunda şahsi sorumluluk taşıdığı öne sürülmüştü.

Öte yandan Gazze Şeridi’nde İsrail saldırılarında hayatını kaybedenlerin sayısı ise son 24 saatte 70 artarak 35 bin 456’ya yükseldi. Gazze’de İsrail saldırılarında yaralananların sayısı ise son 24 saatte 110 artarak 79 bin 476’ya yükseldi.

Gazze’de İsrail saldırılarında ölenlerin yüzde 70’ini çocuklar ve kadınların oluşturduğu aktarılırken, saldırılar sonucu oluşan yıkımdan dolayı çok sayıda kişinin hala enkaz altında olduğu vurgulandı. Sivil savunma ve acil sağlık ekiplerinin bu kişilere ulaşmakta zorluk yaşadığı kaydedildi.

Paylaşın

ABD’den Türkiye Merkezli Şirketlere “Rusya” Yaptırımları

ABD Hazine Bakanlığı, Rusya merkezli şirketlere makine parçaları sattığı belirtilen Etasis Elektronik Tartı Aletler ve Sistemleri Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi yaptırım listesine aldı.

Rusya ordusuna askeri taşıt tedarik eden Kamaz’a gereken parçaları tedarik etmekle suçlanan AYA Universal Denizcilik Kumanyacılık Liman Hizmetleri İthalat İhracat Limited Şirketi ve Rusya merkezli firmalara elektronik ürünler sattığı belirtilen Alpha Impex İthalat ve İhracat Dış Ticaret Limited Şirketi de yaptırım listesine dahil edildi.

Yaptırım listesine eklenen Türkiye merkezli şirketler şöyle sıralandı: Modmer Trading Uluslararası İthalat ve İhracat Limited Şirketi, GQ Solution Elektronik Ekipman Limited Şirketi, LSS Global İnşaat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi, İda Asansör Sanayii ve Ticaret Limited Şirketi, Asay İç ve Dış Ticaret Limited Şirketi, Uzay Group, Evol Group, Marten EA Trading İnşaat ve Dış Ticaret Pazarlama Limited Şirketi, Belluga İç ve Dış Ticaret Limited Şirketi.

DW Türkçe’de yer alan habere göre; ABD hükümeti Rusya’nın yanı sıra Türkiye, Çin, Hong Kong, Azerbaycan, Belçika, Slovakya ve Birleşik Arap Emirlikleri’nden (BAE) şirket ve kişilere Ukrayna’ya yönelik savaşı sürdüren Rusya’nın silah programına teknoloji ve ekipman desteği sağladığı gerekçesiyle yaptırım uygulama kararı aldı.

ABD Hazine Bakanlığı’nın yaklaşık 200, ABD Dışişleri Bakanlığı’nın ise 80’den fazla şirket ve kişiyi hedef alan yaptırımları, daha önce getirilen yaptırımların delinmesi veya Rusya’nın kimyasal ve biyolojik silah programı ile savunma sanayisi ile bağlantılı şirket ve kişileri kapsıyor.

Dışişleri Bakanlığı’nın yeni yaptırımları, Rusya’nın enerji, metal ve maden ürünlerinin geliştirilmesi ve ihracatı ile Rus muhalif Aleksey Navalni’nin ölümü ile bağlantılı olduğu belirtilen kişi ve şirketleri de hedef alıyor.

Hazine Bakanı Janet Yellen, Rusya’nın savunma sanayisi ile buna destek sağlayan ağları hedefleyen yaptırımların Rusya’nın savaş gücünü zayıflatmayı amaçladığını ifade etti.

Hazine Bakanlığı’nın açıklamasına göre yaptırımların 60’ı aralarında Türkiye’nin de bulunduğu üçüncü ülkelerdeki şirket ve kişileri kapsıyor. Bu şirket ve kişilere, Rusya’nın silah programı için “acilen ihtiyaç duyduğu teknoloji ve ekipmanı ülke dışından tedarik etme” suçlaması yöneltiliyor. Yaptırımlar, ABD finans sistemi ile işlem yapılmasını, ABD vatandaşlarının bu şirket ve kişilerle iş ilişkilerine girilmesini yasaklıyor.

ABD Hazine Bakanlığı’nın yaptırım listesinde Türkiye merkezli şirketler de yer alıyor. Rus savunma şirketleri ile iş birliği yapan Rus şirket Sonatec’e üçüncü şirketler üzerinden makine parçaları, polimer ve kimyasal sanayi ürünleri gönderdiği tespit edilen Osborne Dış Ticaret ile Rus şirketlere makine parçaları sattığı belirtilen Etasis Elektronik Tartı Aletler ve Sistemleri Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi yaptırım listesine alındı.

Rusya’daki ağır vasıta üreticisi ve Rus ordusuna askeri taşıt tedarik eden Kamaz’a gereken parçaları tedarik etmekle suçlanan AYA Universal Denizcilik Kumanyacılık Liman Hizmetleri İthalat İhracat Limited Şirketi ve Rus firmalara elektronik ürünler sattığı belirtilen Alpha Impex İthalat ve İhracat Dış Ticaret Limited Şirketi de yaptırım listesine dahil edildi.

ABD Dışişleri Bakanlığı’nın açıklamasında, Rus savunma sanayisi için gereken ve yaptırıma tabi olan ürünler ile hem askeri hem de sivil amaçlarla kullanılabilen “çifte kullanımlı” ürünlerin ve Rus silah sistemleri için kritik parçaların Türkiye, Çin, Malezya ve Kırgızistan’daki şirketlerden Rusya’ya gönderilmesinin sürdüğü belirtildi.

Dışişleri Bakanlığı’nın yaptırım listesine aldığı Türkiye merkezli şirketler şöyle sıralandı: Modmer Trading Uluslararası İthalat ve İhracat Limited Şirketi, GQ Solution Elektronik Ekipman Limited Şirketi, LSS Global İnşaat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi, İda Asansör Sanayii ve Ticaret Limited Şirketi, Asay İç ve Dış Ticaret Limited Şirketi, Uzay Group, Evol Group, Marten EA Trading İnşaat ve Dış Ticaret Pazarlama Limited Şirketi, Belluga İç ve Dış Ticaret Limited Şirketi.

Paylaşın

ABD Merkez Bankası Politika Faizini Değiştirmedi

ABD Merkez Bankası (Fed), beklentilere paralel bir şekilde politika faizini yüzde 5.25 – 5.50 aralığında sabit tuttu. Fed, Mart 2022 – Temmuz 2023 arasında toplamda 525 baz puanlık faiz artırım kararı almıştı.

Haber Merkezi / Faiz kararı ABD Merkez Bankası’nın (FED) Eylül ayından önce faiz oranlarını düşürmeyeceği beklentilerini güçlendirdi.

ABD Merkez Bankası (Fed) Açık Piyasa Komitesi (FOMC), faiz kararını açıkladı. FOMC, beklentilere paralel bir şekilde politika faizini yüzde 5,25 – 5,50 aralığında sabit tutma kararı aldı.

Karara ilişkin yapılan açıklamada, son göstergelerin ekonomik aktivitenin sağlam bir hızla genişlemeye devam ettiğine işaret ettiği kaydedildi.

İstihdam kazanımlarının güçlü ve işsizlik oranının düşük kalmaya devam ettiği aktarılan açıklamada, enflasyonun ise geçen yıl boyunca düştüğü ancak yüksek kalmayı sürdürdüğü anlatıldı.

FED Başkanı Jerome Powell, düzenlediği basın toplantısında “Enflasyon hala çok yüksek. Enflasyonu düşürme konusunda daha fazla ilerleme kaydedilmesi garanti değil ve ileriye dönük yol belirsiz” şeklinde konuştu.

Powell, “Daha fazla güven kazanmanın daha önce beklenenden daha uzun sürmesi muhtemeldir” dedi.

ABD Ticaret Bakanlığı Ekonomik Analiz Bürosu, gayrisafi yurtiçi hasıla 2024 yılının ilk çeyreğinde yıllık bazda yüzde 1,6 oranında arttığını açıklamıştı. Büyüme büyük ölçüde tüketici harcamaları tarafından desteklenmişti.

ABD ekonomisi, 2023’ün dördüncü çeyreğinde yüzde 3,4 oranında büyümüştü. İlk çeyrek büyüme hızı, ABD Merkez Bankası yetkililerinin enflasyonist olmayan büyüme oranı olarak kabul ettiği yüzde 1,8’in altında kalmıştı.

Gıda ve enerji hariç kişisel tüketim harcamaları fiyat endeksinin dördüncü çeyrekteki yüzde 2’lik artışının ardından yüzde 3,7 oranında artmasıyla enflasyon yükselmişti.

Tüketici harcamaları dördüncü çeyrekte kaydedilen yüzde 3,3’lük büyüme hızına kıyasla yavaşlayarak yüzde 2,5 gibi hala sağlam sayılabilecek bir oranda büyümüştü.

İş yeri envanterleri dördüncü çeyrekteki 54,9 milyar dolarlık artışın ardından 2024’ün ilk çeyreğinde 35,4 milyar dolar artmıştı. Envanterler, GSYİH büyümesinden yüzde 0,35 puan eksiltmişti.

Ticaret açığı, GSYİH büyümesini 0,86 puan azaltmıştı. Envanterler, kamu harcamaları ve ticaret hariç tutulduğunda ekonomi dördüncü çeyrekteki yüzde 3,3’lük büyümenin ardından 2024’ün ilk çeyreğinde yüzde 3,1 oranında büyüme kaydetmişti.

Paylaşın