Pankreas Kanserinde Beslenmenin Rolü
Yale Üniversitesi’nden bilim insanları tarafından yürütülen yeni bir araştırma, beslenmede tüketilen yağ türlerinin pankreas kanserinin gelişimini etkileyebileceğini ortaya koydu.
Haber Merkezi / Genetik olarak hastalığa yatkın fareler üzerinde yapılan deneylerde, aynı kalori miktarını içeren diyetlerin bile farklı sonuçlara yol açtığı görüldü. Bazı yağ türleri tümör gelişimini hızlandırırken bazıları hastalığın ilerlemesini yavaşlattı.
Cancer Discovery dergisinde yayımlanan çalışma, tüm besinsel yağları tek bir grupta değerlendirmenin önemli biyolojik farklılıkların gözden kaçmasına neden olabileceğine işaret ediyor. Bulgular ayrıca, bir yağ türünün kalp sağlığı üzerindeki etkilerinin kanser gelişimi üzerindeki sonuçlarını doğrudan öngörmek için yeterli olmayabileceğini gösteriyor.
Yale Tıp Fakültesi araştırmacıları, pankreas kanserinin en yaygın türlerinden biri olan duktal adenokarsinom üzerine yoğunlaştı. Pankreasın sindirim enzimlerini taşıyan kanallarında gelişen bu kanser türünü incelemek için genetik olarak hastalığa yatkın hâle getirilmiş fareler kullanıldı.
Önceki araştırmalarda genellikle tek tip yüksek yağlı diyetler tercih ediliyor, bazı deneylerde günlük kalorilerin yüzde 60’ı domuz yağından sağlanıyordu. Bu yöntemler, yüksek yağlı beslenmenin kanser üzerindeki etkilerini incelemeye olanak tanısa da farklı yağ türlerinin etkilerini birbirinden ayırmayı zorlaştırıyordu.
Yale ekibi, bu sınırlılığı aşmak amacıyla toplam enerji içeriği aynı, ancak yağ kaynakları farklı olan 12 ayrı yüksek yağlı diyet hazırladı. Böylece toplam kalori miktarını sabit tutan araştırmacılar, yağ bileşiminin hastalığın gelişimi üzerindeki etkilerini karşılaştırabildi.
Araştırmanın sonuçlarına göre, oleik asit bakımından zengin diyetler, özellikle erkek farelerde kanser gelişimini hızlandırdı. Zeytinyağında, yer fıstığı yağında ve bazı hayvansal yağlarda bulunan oleik asit, tekli doymamış yağ asitleri grubunda yer alıyor. Bazı ayçiçeği ve aspir yağı çeşitleri de yüksek miktarda oleik asit içerebiliyor.
Buna karşılık, farklı bir kimyasal yapıya sahip çoklu doymamış yağ asitleri, hastalık yükünün azalmasıyla ilişkilendirildi. Özellikle balık yağında bulunan Omega-3 yağ asitleri dikkat çekici sonuçlar verdi. Balık yağıyla zenginleştirilmiş diyetle beslenen farelerde hastalık yükü, standart yağ içeren diyetlerle beslenenlere kıyasla yaklaşık yüzde 50 daha düşük ölçüldü.
Hücrelerin Kendini Yok Etme Mekanizması Etkili Oldu
Araştırmacılar, farklı yağ türlerinin etkilerinin hücre zarlarının bileşimiyle bağlantılı olduğunu belirledi. Hücre zarlarında bulunan yağ asitlerinin yapısı, kanser hücrelerinin oksidatif hasara karşı ne ölçüde savunmasız olduğunu etkileyebiliyor.
Çoklu doymamış yağ asitleri, hücreleri ferroptoz adı verilen özel bir hücre ölümü mekanizmasına karşı daha duyarlı hâle getirebiliyor. Demire bağımlı bu süreçte, hücre zarlarındaki yağların oksidasyonu hücre ölümüne yol açıyor. Tekli doymamış yağ asitleri ise hücrelerin bu mekanizmaya karşı daha dirençli hâle gelmesine katkıda bulunabiliyor.
Araştırmada, iki yağ grubu arasındaki oranın da önemli olduğu görüldü. Tekli doymamış yağ asitlerinin çoklu doymamış yağ asitlerine oranı yükseldikçe hastalık yükü de arttı.
Yağ türlerinin etkileri cinsiyete göre de farklılık gösterdi. Oleik asidin kanser gelişimini hızlandırıcı etkisi erkek farelerde belirgin biçimde ortaya çıkarken dişi farelerde benzer bir etki büyük ölçüde gözlenmedi. Çoklu doymamış yağ asitleri ise her iki cinsiyette de daha düşük hastalık yüküyle ilişkilendirildi.
Araştırmanın yalnızca hayvan deneylerine dayandığını ve bulguların henüz insanlarda doğrulanmadığını vurgulamak gerekiyor. Sonuçlar, zeytinyağı tüketiminin pankreas kanserine neden olduğunu ya da balık yağının bu hastalığı önlediğini kanıtlamıyor.
Deneylerde kullanılan yüksek yağlı diyetler ve genetik olarak değiştirilmiş fare modelleri, insanların günlük beslenme alışkanlıklarından önemli ölçüde farklılık gösteriyor. Bu nedenle sonuçları doğrudan insanlara uyarlamak mümkün değil.
Araştırma ekibi, yağ bileşimindeki değişikliklerin mevcut pankreas kanseri vakalarının seyrini nasıl etkilediğini incelemeyi planlıyor. Bilim insanları ayrıca kandaki farklı yağ asitlerinin oranlarının gelecekte kanser riskini değerlendirmede kullanılıp kullanılamayacağını araştırmayı hedefliyor.
Bu çalışmalar, beslenme ile kanser arasındaki ilişkinin daha iyi anlaşılmasına katkı sağlayabilir. Ancak belirli yağ türlerine dayalı beslenme önerileri geliştirmek için insanlarda yürütülecek araştırmalara ve klinik doğrulamalara ihtiyaç duyuluyor.



























