Mars’ın Büyük Kanyonu Hala Tektonik Olarak Aktif Mi?
Güneş Sistemi’nin en büyük volkanı Olympus Mons’a ve en büyük kanyon sistemine, Valles Marineris’e ev sahipliği yapan Mars (Kızıl Gezegen), bilim insanlarına önemli ipuçları sunmaya devam ediyor.
Haber Merkezi / Sıklıkla “Mars’ın Büyük Kanyonu” olarak anılan Valles Marineris, 4 bin kilometreden fazla uzunluğuyla Dünya’daki Büyük Kanyon’dan yaklaşık dokuz kat daha uzun. Ayrıca Dünya’daki Büyük Kanyon’dan yaklaşık 20 kat daha geniş ve beş kat daha derin.
Columbia Üniversitesi ve Imperial College London’dan bilim insanlarının yürüttüğü yeni bir araştırma, bu devasa kanyonun milyarlarca yıl önce oluşmuş olmasına rağmen bölgedeki fay hatlarının günümüzde de hareket edebildiğini ortaya koydu. Araştırmacılara göre Mars’ın jeolojik açıdan tamamen hareketsiz olduğu düşüncesi, yeni sismik bulgularla yeniden değerlendirilmeli.
Mars’ta Depremlere Ne Yol Açıyor?
NASA’nın InSight uzay aracı tarafından kaydedilen sismik veriler, Valles Marineris’in derinliklerinde meydana gelen bir depremin izlerini ortaya çıkardı. Araştırmaya göre deprem, yer yüzeyinin yaklaşık 20 ila 40 kilometre altında gerçekleşti. Yer kabuğunun derinliklerindeki bir fay boyunca meydana gelen kayma, sarsıntının olası nedeni olarak değerlendirildi.
Ancak Mars’taki bu hareketler, Dünya’daki tektonik süreçlerden önemli ölçüde farklı. Dünya’da yer kabuğu, manto üzerinde hareket eden çok sayıda tektonik plakaya ayrılmış durumda. Bu plakalar birbirini iterken, birbirinden uzaklaşırken veya yan yana kayarken gerilim biriktirebiliyor. Biriken gerilimin aniden açığa çıkması ise depremlere yol açıyor.
Mars’ta ise Dünya’dakine benzer, sürekli hareket eden küresel bir tektonik plaka sistemi bulunmuyor. Bilim insanları, gezegenin kabuğunu büyük ölçüde tek parça hâlinde davranan bir dış katman olarak tanımlıyor. Mars zaman içinde soğudukça kabuğunda büzülme, çatlama ve fay oluşumu gibi süreçler yaşandı. Milyarlarca yıl önce oluşan bu fayların bazıları, bugün de gerilim altında kalarak hareket edebiliyor.
Araştırmanın hakemli sonuçları, 15 Ekim 2026’da Nature Communications dergisinde yayımlandı.
2021’de Kaydedilen Depremin İzleri Sürüldü
InSight uzay aracı, 25 Ağustos 2021’de Mars’ın Elysium Planitia bölgesinden S0976a adı verilen bir deprem kaydetti. İlk aşamada araştırmacılar, sismik sinyallerin bir depremden mi yoksa toprak kayması ya da meteor çarpması gibi başka bir olaydan mı kaynaklandığını kesin olarak belirleyemedi.
Daha sonra yapılan analizler, depremin oluşturduğu dalgaların Mars’ın çekirdeğinden geçtiğini gösterdi. Bu bulgu, bilim insanlarının gezegenin iç yapısını incelemesine olanak sağladı. Bununla birlikte depremin tam olarak nerede meydana geldiği ve hangi jeolojik süreç tarafından tetiklendiği başlangıçta belirsizliğini korudu.
Yeni araştırmada sismik veriler yeniden incelenerek depremin kaynağı Valles Marineris bölgesiyle ilişkilendirildi. Böylece araştırmacılar, hem Mars’ın iç yapısına hem de kanyonun altındaki fay sistemlerinin günümüzdeki durumuna ilişkin yeni bilgiler elde etti.
Imperial College London’dan araştırmanın ortak yazarlarından Doyeon Kim, bulguların önemini şu sözlerle açıkladı:
“S0976a, Kızıl Gezegen’i anlamamızda önemli rol oynayan olağanüstü bir olay olarak öne çıktı. Deprem dalgaları çekirdekten geçerek Mars’ın en derin bölgelerini incelememize yardımcı oldu. Şimdi ise aynı dalgalar, depremin kaynağında neler yaşandığına ilişkin de bilgi veriyor. Tek bir Mars depremi sayesinde hem gezegenin merkezi hem de en dikkat çekici coğrafi oluşumlarından birinin altındaki aktif bir fay hattı hakkında bilgi edinebiliyoruz.”
Antik Fay Hatları Hala Hareket Ediyor Olabilir
Araştırma ekibi, sismik dalgaların genliklerini ve yönlerini inceleyerek depreme yol açan mekanizmayı belirlemeye çalıştı. Bulgular, en olası açıklamanın yatay doğrultuda kayma hareketiyle meydana gelen bir deprem olduğunu gösterdi.
Bu tür depremlerde yer kabuğunun iki bölümü, derinlere uzanan ve genellikle dik konumlu bir fay boyunca yatay olarak birbirinin yanından geçer. Araştırmacılar, Mars’ta kaydedilen bu sarsıntının yerin kilometrelerce altında gerçekleştiğini ve enerjisi bakımından Dünya’da yaklaşık 5 büyüklüğündeki bir depreme benzetilebileceğini belirtti.
Araştırmanın başyazarı, Imperial College London’dan Jung-Hun Song da farklı kanıtlardan elde edilen sonuçların birbiriyle örtüştüğüne dikkat çekti.
Song’a göre sismik dalgalar, yüzeyin derinliklerinde bir fay boyunca yatay kayma yaşandığına işaret ederken yörüngeden elde edilen jeolojik görüntüler de uzun ömürlü fay sistemleriyle kesişen bir bölgeyi ortaya koyuyor. Bu veriler, Valles Marineris’in yalnızca geçmişte oluşmuş ve artık değişmeyen bir jeolojik yapı olmayabileceğini gösteriyor.
Song, kanyonun derinliklerindeki fayların, onları oluşturan jeolojik süreçler sona erdikten çok sonra bile hareket ederek Mars depremlerine neden olabileceğini vurguladı.
Mars’ın İçinde Neler Oluyor?
Araştırma, Mars’ın günümüzde Dünya’daki gibi hareketli bir tektonik plaka sistemine sahip olduğunu göstermiyor. Bunun yerine, gezegenin eski fay sistemlerinin hâlâ gerilim altında kalabileceğine ve yerel sismik hareketler üretebileceğine ilişkin kanıtlar sunuyor.
Öte yandan bu bulguların daha kapsamlı biçimde doğrulanabilmesi için yeni sismik gözlemlere ihtiyaç var. NASA’nın InSight iniş aracı, güneş panellerinde biriken toz nedeniyle enerji üretiminin azalması üzerine Aralık 2022’de görevini sonlandırdı. O tarihten bu yana Mars yüzeyinde sürekli sismik ölçüm yapan faal bir InSight benzeri istasyon bulunmuyor.
Bu durum, gezegendeki yeni depremlerin tespit edilmesini ve mevcut fayların ne sıklıkla hareket ettiğinin anlaşılmasını zorlaştırıyor.
Araştırmacıların bulguları, Mars’ın jeolojik geçmişinin bütünüyle geride kalmadığını ve bazı eski fayların bugün de hareket edebileceğini gösteriyor. Gelecekte yapılacak sismik çalışmalar, Kızıl Gezegen’in derinliklerinde neler yaşandığını ve Valles Marineris’in ne ölçüde aktif olduğunu daha ayrıntılı biçimde ortaya koyabilir.



























