Hollanda, Dünya Kupası’na Galibiyetle Başladı

Katar’da düzenlenen FIFA Dünya Kupası 2022 A Grubu maçında Senegal ile Hollanda karşı karşıya geldi. Al Thumama Stadı’nda oynanan ve Wilton Pereira Sampaio’nun yönetti karşılaşmayı Hollanda 2-0 kazandı.

Haber Merkezi / Hollanda adına galibiyeti getiren golleri 85. dakikada Cody Gakpo ve 90+9. dakikada Klaassen kaydetti. Hollanda, bu galibiyet ile 3 puan ve +2 averajla Ekvador ile her şeyini eşitledi. Senegal ise Katar ile beraber son sırayı paylaştı.

Karşılaşmadan dakikalar

28. dakikada Gakpo’nun sağ taraftan kullandığı köşe vuruşunda ceza sahası içi sol çaprazda van Dijk’ın uzak köşeye yaptığı kafa vuruşunda top yandan dışarı gitti.

39. dakikada Berghuis’in ceza yayı önünden sol ayağıyla yaptığı vuruşta top az farkla üstten dışarı gitti.

54. dakikada sağ taraftan Gakpo’nun kullandığı köşe vuruşunda altıpas önünde iyi yükselen van Dijk’ın kafa vuruşunda meşin yuvarlak az farkla üstten dışarı gitti.

66. dakikada Diatta’nın pasıyla ceza sahası içi sağ çaprazda topla buluşan Dia’nin, bekletmeden yaptığı vuruşta kaleci Noppert topu kornere çeldi.

74. dakikada Ismaila Sarr’ın pasında Gueye, ceza yayı üzerinden içeri girerek yaptığı vuruşta kaleci Noppert gole izin vermedi.

85. dakikada Depay pasını De Jong’a aktardı. De Jong’un ceza sahası dışı sol çaprazdan yaptığı ortaya penaltı noktası üzerinde iyi yükselen Gakpo, kaleci Mendy’den önce kafayı vurarak meşin yuvarlağı ağlara gönderdi. 0-1

90+9. dakikada sağ çaprazdan ceza sahası içine giren Depay’ın yerden vuruşunda kaleci Mendy topu oyun alanına çeldi. Klaassen seken topu tamamlayarak farkı ikiye çıkardı. 0-2

Stat: Al Thumama

Hakemler: Wilton Sampaio, Bruno Boschilia, Bruno Pires

Senegal: Eduard Mendy, Youssouf Sabaly, Kalidou Koulibaly, Pape Cisse, Abdou Diallo (Ismail Jakobs dk. 62), Cheikhou Kouyate (Pape Gueye dk. 74), Nampalys Mendy, Idrissa Gueye, Ismailia Sarr, Krepin Diatta (Nicolas Jackson dk. 74), Boulaye Dia (Bamba Dieng dk. 69)

Hollanda: Noppert, Matthijs de Ligt, Virgil van Dijk, Nathan Ake, Denzel Dumfries, Berghuis (Teun Koopmeiners dk.79), Frenkie De Jong, Daley Blind, Gakpo (Marten de Roon dk. 90+4 ?), Vincent Janssen (Memphis Depay dk. 62), Steven Bergwijn (Davy Klaassen dk. 79)

Goller: Gakpo (dk. 85), Klaassen (dk. 90+9) (Hollanda)

Paylaşın

İngiltere, İran’ı Rahat Geçti

2022 Katar Dünya Kupası B Grubu ilk maçında İngiltere ile İran karşı karşıya geldi. İngiltere, Uluslararası Halife Stadı’nda oynanan ve Raphael Claus yönettiği karşılaşmadan 6-2’lik galibiyetle ayrıldı. 

Haber Merkezi / İngiltere’ye farklı galibiyeti getiren golleri 35’te Jude Bellingham, 43 ve 62’de Bukayo Saka, 45’te Raheem Sterling, 71’de Marcus Rashford ve 89’da Jack Grealish kaydetti. İran’ın golleri ise 65 ve 90+13’te penaltıdan Mehdi Taremi’den geldi.

Karşılaşmadan dakikalar

35. dakikada İngiltere’nin atağında sol kanattan L. Shaw’ın ceza sahasına yaptığı ortada Bellingham yükselerek yaptığı kafa vuruşuyla meşin yuvarlağı ağlarla buluştu. 1-0

43. dakikada İngiltere’de Shaw’ın sol kanattan kullandığı kornerde ceza sahasında Magurie kafayla penaltı noktasının gerisinde Saka’nın önüne indirdi. Yerde seken topa sol ayağıyla düzgün bir vuruş yapan Saka, kalecinin solundan topu ağlara gönderdi. 2-0

45+1. dakikada İran’ın çıkmaya çalışırken kaptırdığı topta Bellingham, topu Kane’nin önüne bıraktı. Harry Kane’nin ceza sahası dışı sağ tarafından ceza sahasına gönderdiği topa Sterling yakın köşeden meşin yuvarlağı ağlara gönderdi. 3-0

62. dakikada İngiltere’de Sterling, sağ çaprazda Saka’yı gördü. Topla birlikte ceza sahasına giren Saka, topu sola çekti ve yerden vuruşunda defanstan seken top kalecinin sağından ağlara gitti. 4-0

65. dakikada İran’ın atağında sağ çaprazda topla buluşan Gholizadeh’nın yerden savunma arkasına gönderdiği topu kontrol edip düzgün bir vuruş yapan Mehdi Taremi meşin yuvarlağı ağlara gönderdi. 4-1

71. dakikada İngiltere’nin atağında Marcus Rashford, ceza sahası içinde topu rakipten kurtararak çektiği şutla topu filelere gönderdi. 5-1

90. dakikada savunma arkasına atılan topla sağ çaprazdan ceza sahasına giren Wilson’un pasında Grealish topu boş ağlara gönderdi. 6-1

90+13. dakikada VAR uyarısı sonrası kazanılan penaltıda topun başına geçen Taremi, meşin yuvarlağı kaleci Pickford’un sağından filelere gönderdi. 6-2

Stat: Uluslararası Halife

Hakemler: Raphael Claus, Rodrigo Correaz, Danilo Ricardo

İngiltere: Pickford, Trippier, J. Stones, H. Magurie (E. Dier dk. 70), L. Shaw, Bellingham, D. Rice, B. Saka (M. Rashford dk. 70) M. Mount (P.Foden dk. 70), R. Sterling (J. Grealish dk. 70), H. Kane (C. Wilson dk. 76)

İran: A. Beiranvand (H. Hosseini dk. 20), S. Moharrami, M. Pouraliganji, R. Cheshmi (H. Kanani dk .46), M. Hosseini, M. Mohammadi, A. Noorollahi (Sardar Azmoun dk. 77), A. Karimi (Ezatolahi dk. 46), E. Hajisafi, A. Jahanbakhsh (A. Gholizadeh dk.46), M. Taremi

Teknik Direktör: Carlos Manuel Brito Leal Queirz

Goller: Bellingham (dk.35), Saka (dk. 43 ve 62), Sterling (dk. 45+1), Rashford (dk. 71), Grealish (dk. 90) (İngiltere), Mehdi Taremi (dk. 65 ve 90+13 pen.) (İran)

Paylaşın

Altılı Masa, Anayasada Yaklaşık 100 Maddeyi Değiştirilecek

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP), İYİ Parti, Demokrasi ve Atılım Partisi (DEVA), Demokrat Parti, Saadet Partisi ve Gelecek Partisi’nden oluşan Altılı Masa, anayasa taslağını 28 Kasım’da Ankara Bilkent Otel’de yapacağı toplantıyla duyuracak.

Cumhuriyet gazetesinden Sertaç Eş‘in haberine göre mevcut anayasadaki 100 civarındaki madde değiştirilecek.

Bu kapsamda, toplanma ve gösteri yapma özgürlüğü, ifade özgürlüğü ve basın özgürlüğünün önündeki engellerin kaldırılması öngörülüyor.

Anayasanın laikliği düzenleyen 24. maddesine “dokunulmaması” yönündeki görüş ağırlık kazandı. Ancak bu maddeye ilişkin son karar liderlere bırakıldı. Cumhurbaşkanının yetkileri bu taslakta önemli ölçüde kısıtlanıyor.

AYM düzenlemesi

Taslakta Anayasa Mahkemesi üyelerinin seçimi de yeniden düzenleniyor. Cumhurbaşkanının bu kuruma yaptığı üye atamalarındaki yetkisi kaldırılıyor. Atama yetkisinin yalnızca Türkiye Barolar Birliği kontenjanından gelen üyelerin ataması ile sınırlandırılıyor. Hâkimler Kurulu ve Savcılar Kurulu üyelerinin atanma yetkileri Meclis’e veriliyor.

Meclis’te yapılacak seçimler de “kısıtlı belirleyicilerin inisiyatifine” bırakılmıyor. Çoklu aday arasından seçim yapılması kuralı getiriliyor, katılım artırılıyor. Siyasi partiler AYM ve kurullara aday gösteremiyor. Burada, mevcut sistemden eskiye dönme yönünde bir beklenti ve eleştiri vardı. Taslakta eskinin eksikleri ve zayıflıklarının da giderilmesi hedefleniyor.

Ayrıca taslakta, Yükseköğretim Kurulu (YÖK) kaldırılıyor. Yerine bilimsel, idari ve mali özerkliği getirilmiş üniversiteler arasında eşgüdümü sağlamayı hedefleyen bir kurul düşünülüyor.

“Yapıcı kurucu güvensizlik oyu”

İstikrarsızlığın gerekçesi olarak görülen ve parlamenter sistemin en çok eleştirilen konusu olan koalisyonlar konusunda iktidarın elinden bu kozun alınması için anayasada önlem getiriliyor. Buna göre anayasaya “Yapıcı kurucu güvensizlik oyu” işleniyor. Buna göre hükümetin kurulması süreci kolay, devrilme süreci ise zorlaştırılıyor. Hükümet hakkında gensoru verebilmek için yeni hükümetin nasıl kurulacağı konusunun garanti edilmesi kuralı getiriliyor. İspanya, Almanya, Belçika gibi ülkelerde uygulanan bu yöntem, taslakta da yer alacak.

HSK’nin yapısında değişiklik

Değişiklik öngörülen önemli alanlardan birisi de yargı. Buna göre mevcut Hakimler ve Savcılar Kurulu; Hâkimler Kurulu ve Savcılar Kurulu olarak ikiye bölünecek. Hâkimler Kurulu’na adalet bakanı ve yardımcısının katılımı olmayacak. Bakan ve yardımcısı Savcılar Kurulu’nda yer alacak. Ayrıca yargının savunma kurumu da anayasada güçlendirilmiş bir şekilde yer alacak.

Paylaşın

Bankacılarda “Yaptırımlar Mı Geliyor?” Telaşı

Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) yerli banka ve kredi kartı TROY’un (Türkiye’nin Ödeme Yöntemi) kullanımını yurt içinde yaygınlaştırmak için yönetmelik değişikliğine hazırlanıyor. Değişiklik ile Visa, Mastercard gibi uluslararası ödeme kartları için Türkiye’de şirket kurma şartı getirilirken, bankalara müşterilerine TROY’u da sunmaları zorunlu kılınıyor.

Bankaların  görüşlerine açılan yönetmelik değişikliği taslağıyla, yurt içinde kullanılan POS cihazlarında tüm kartların işlemlerinin yapılması zorunluluğu da getiriliyor. Bankacılar taslağa ilişkin görüşlerini BDDK’ye gönderdiler ve artacak maliyetlerden uluslararası kurallara aykırılığa kadar bir çok sakıncayı açıkça belirttiler.

3 ay maddesi yadırgandı

DW Türkçe’de yer alan Erdal Sağlam’ın analizine göre, bu teknik ve ekonomik itirazların yanısıra, bankacıların yönetmelik değişikliği taslağında en çok yadırgadıkları konulardan birinin, “yeni yönetmeliğin 3 ay içinde yürürlüğe girme maddesi” olduğunu söyleyebiliriz. Bankacılar böyle bir değişikliğin sakıncalı olduğunu ama uygulamaya sokulsa bile, bunun için en az 2 yıl gerektiği görüşündeler. Bu nedenle de 3 ay gibi kısa bir süreninin neden yönetmelikte yer aldığına şaşırmış durumdalar.

Konuştuğumuz bankacılar bu düzenlemenin teknik ya da ekonomik karar olmaktan çok, “siyasi bir karar” olduğu görüşünü belirttiler. Ayrıca kamu yetkililerinin konuyla ilgili yaptıkları görüşmelerde, bu kadar kısa süre belirlenmesine ilişkin olarak, “Rusya’ya yaptırım geldi, Ruslar eldeki kartlarıyla tren bileti bile alamadılar” demeleri ve bunun için hazırlık yapmak gerektiğini söylemeleri de bankacıları ürkütmüş durumda.

Bankacılar 6-7 ay sonra seçime gidilecekken, piyasadaki dengeler zaten çok kırılgan hale gelmişken, önemli açıkları olan, iyi planlanmadığı belli bir düzenlemenin gündeme getirilip, bu da yetmezmiş gibi 3 ay gibi kısa bir süre verilmesini, “Gelebilecek yaptırımlara karşı bir hazırlık çabası hissediyoruz” şeklinde değerlendirdiler. Bu durum bankacılarda, “zaten Rusya ile son dönemdeki ticari ilişkiler nedeniyle sürekli gündemde olan yaptırımlar konusunda kamu yönetiminde bir korku olduğu” izlenimi yarattı.

Bankaların itirazları

BDDK’nın yönetmelik değişikliği için “Bu haftaki Kurul toplantısında konunun ele alınıp karar bağlanacağı” konuşuluyor. Ancak bankaların itirazlarının çok kapsamlı olmasının da etkisiyle, bu kadar kısa sürede sonuca bağlanamayacağı, çalışmaların bir süre daha devam etmek zorunda kalınacağı yorumları yapılıyor.

Bankaların yönetmelik taslağına ilişkin olarak çok detaylı bir görüş sunduklarını öğrendik. Özet olarak; bankaların böyle bir düzenlemenin kredi ve banka kartlarındaki maliyetlerini çok artıracağı, mevcut şirketlerle yapılmış anlaşmalar nedeniyle tazminat ödemek zorunda kalacaklarını, tüm markaların aynı kart üzerinde bulunmasının hem teknik olarak, hem de gereken yonganın temini açısından güçlük yaratacağını söylüyorlar.

Bunun yanında Türkiye’de gelip şirket kurmaları şartı getirilirken, TROY için mütekabiliyet esası nedeniyle, yurt dışında çok sayıda şirket kurma zorunluluğu gelebileceği, yanısıra bu zorlamaların Dünya Ticaret Örgütü DTÖ kurallarına aykırılık oluşturabileceği yolunda da eleştiriler bulunuyor. Bankacılar, yönetmelik değişikliğiyle getirilen “bankalar yerine kullanılacak kart markası seçiminin müşteriye bırakılması” nın bankalar açısından önemli sorunlar doğurabileceğini belirtiyorlar.

Karşı görüş

Özet olarak bankaların BDDK’nın bu yönetmelik değişikliğine bir çok açıdan karşı çıktıklarını görüyoruz. Buna karşılık böyle bir düzenlemenin uygulamaya konmasında gecikildiğini belirten sektör uzmanları da var. Kredi ve banka kartları konusunda deneyimli bir sektör uzmanı, “Bankaların yıllar önce TROY ‘u kullanmak için adım atmaları gerekiyordu yapmadılar, şimdi böyle bir zorunlu uygulama ile karşı karşıya kaldılar” dedi.

Uzman Visa, Mastercard gibi şirketlerin Türkiye’de temsil ofisleriyle çalıştıklarını, kurumsal ve bireysel vergi muafiyetleri bulunduğunu, Türkiye’de şirket kurmalarının yerinde olacağını, zaten başka ülkelerde bu tür şirketleri kurduklarını söyledi.

Teknik olarak da büyük zorluklar çıkacağına inanmadığını kaydeden aynı uzman, “Şurası açık ki; haklı bir değişiklik olsa bile, zamanlaması ve mevcut ortam nedeniyle sıkıntı çıkması kaçınılmaz olur” şeklinde konuştu. Ardından da “Düzenleyici otorite ve sektör bu durumda olunca tartışmalar, kararlar ve düzenlemeler doğal olarak sağlıklı olmuyor, olamıyor” şeklinde konuştu.

TROY’un hikayesi

2014 yılında bankalarca ortak kurulan TROY, geçen 8 yıl boyunca yaygın uygulama imkanı bulamadı. Gelinen noktada sektör içinde sadece, işlem adedi açısından  yüzde 2, işlem hacminde ise yüzde 1.7’lik pazar payına sahip.

Bankalararası Kart Merkezi A.Ş. (BKM) tarafından kurulan ve işletilen TROY’un sahipliği, geçtiğimiz yıl ayrı bir şirket kurulup Merkez Bankası’na geçti. TROY hakkında kendi dökümanlarından aktaracağımız özet bilgi şöyle:

“TROY, Bankalararası Kart Merkezi A.Ş (BKM) tarafından kurulan ve işletilen, Mastercard, Visa gibi uluslararası kartlı ödeme şemalarına yerli bir alternatif olabilecek, kartlı ödeme sistemidir/şemasıdır.

Banka kartı, kredi kartı ve ön ödemeli kartların sağ alt köşesinde yer alan, alışveriş yapmayı ve ATM’den para çekmeyi sağlayan teknolojik altyapı ve Türkiye’nin ilk ve tek ödeme yöntemi markasıdır. TROY yurtiçinde tam bağımsız olup yurtiçi işlemler tamamen TROY’un yönetimindedir.”

TROY nasıl geliştirildi?

TROY, BKM çatısı altında yer alan üyelerin desteği ile BKM Yönetim Kurulu’nca 26 Haziran 2014 tarihinde alınan karar doğrultusunda Türk mühendislerince hayata geçirilmiş ve 1 Nisan 2016 tarihinden bu yana yurtiçindeki POS ve ATM terminallerinde yüzde 100 kabulü sağlanarak faaliyetlerine başlamıştır.

TROY, kuruluşunda teknolojiyi sıfırdan yazmak yerine pazara hızlı giriş için bağımsızlık ilkesine uygun şekilde teknik spesifikasyonları ve operasyonel kuralları Discover’dan lisanslama yapmıştır.

Discover’ın sahada kendini uyumluluk açısından kanıtlamış ve tedarikçiler tarafından ürün geliştirilmede başarılı şekilde kullanılmış teknik spesifikasyonları ve operasyon kuralları “white label” olarak süresiz şekilde lisanslanmıştır.

Lisanslama yapılırken özellikle dikkate alınan bağımsızlık ilkesi doğrultusunda, lisanslanan ürünler ve tüm geliştirmeler için sürekli ve geri alınamaz kullanım hakkı alınmış, ayrıca bu lisans ile çıkarılan ürünlerin Türkiye ve KKTC’de sınırsız kullanımı sağlanmıştır.

2021’de Türkiye’nin Ödeme Yöntemi TROY üyeleri, 1 Banka 3 yeni Elektronik Para Kuruluşu’nun katılmasıyla, 27’si Banka, 11’i Elektronik Para Kuruluşu olmak üzere toplam 38’e yükselmiştir. TROY ürün çeşitliliği de 2021 yılında artış göstermiştir ve üyelerden 23’ü banka kartı/ön ödemeli kart, 11’i kredi kartı ve 13’ü de temassız özellikli ürünlerini kullanıcılarına sunmaktadır.

TROY’un sahibi kimdir?

BKM, TROY faaliyetleri için 31 Mart 2016 tarihinde BDDK’dan kartlı sistem kurmak üzere faaliyet izni almıştır. Kurucusu BKM olan TROY’un sahipliği BKM hissedarlarına aittir.

24 Haziran 2021 tarihinde Şirket’in yüzde 100 sahipliği olan Troy Ödeme Yöntemi Anonim Şirketi kurulmuştur. Şirketin ödenmiş sermayesi 50.000 TL’dir.

TROY kart adet ve hacimleri nedir?

Mayıs 2017’de tüketici lansmanı yapılan TROY fiili olarak yaklaşık olarak 5 senedir faaliyet göstermektedir. 2022 Ağustos sonu itibarıyla TROY logolu kartlar 12.3 milyon adede ulaşmıştır ve bu adet yüzde 4’lük pazar payını temsil etmektedir.

Son 12 ay içerisinde TROY logolu kartlarla yapılan işlem adedi 221 milyon, işlem hacmi ise 69 milyar TL olmuştur. Bu rakamlar da işlem adedinde yüzde 2, işlem hacminde ise yüzde 1.7’lik pazar payını temsil etmektedir.”

Paylaşın

Mahsa Amini Protestoları: İki Sinema Oyuncusu Gözaltına Alındı

İran’da ‘tesettüre uygun olmayan’ giyimi gerekçesiyle gözaltına alındıktan sonra hayatını kaybeden 22 yaşındaki Mahsa Amini’nin ölümü sonrası başlayan protestolara destek vermeleri sonrası İran sinemasının önde gelen isimlerinden Hengameh Ghaziani ve Katayoun Riahi’nin gözaltına alındığı bildirildi.

Haber Merkezi / Ülkenin resmi haber ajansı IRNA’ya göre, Hengameh Ghaziani ve Katayoun Riahi, İran yetkililerine karşı komplo kurmakla suçlanıyor. IRNA, iki aktristin de Pazar günü Başsavcılığın talimatıyla gözaltına alındığını duyurdu. Hengameh Ghaziani ve Katayoun Riahi, başörtülerini çıkararak protestoculara destek vermişti.

Ghaziani, gözaltına alınması öncesi sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, “Bu benim son paylaşımım olabilir. Şu andan itibaren başıma ne gelirse gelsin, bilin ki her zaman olduğu gibi son nefesime kadar İran halkının yanındayım” demişti.

İran’da kadınlara nasıl muamele yapılıyor?

İran, Afganistan’daki Taliban rejimi dışında kamusal alanda başörtüsü takmayı zorlayan tek ülke.

İranlı kadınların eğitime tam erişimi var, ev dışında çalışıyor ve kamu görevlerinde bulunuyorlar. Ancak, başörtüsü takmanın yanı sıra uzun, bol elbiseler de dahil olmak üzere halka açık yerlerde “mütevazı” giyinmeleri gerekiyor. Evli olmayan erkek ve kadınların birbirine yakın durması ve teması yasak.

1979 İslam Devrimi’nden sonraki günlere dayanan kurallar, “devletin her kademesinde yolsuzluk ve rüşvet gibi durumların aleniyet kazandığı ülkede” ahlak polisi tarafından uygulanıyor.

Resmi olarak Rehberlik Devriyesi olarak bilinen bu birimler, halka açık alanlarda geziyor ve hem erkeklerden hem de kadınlardan oluşuyor.

Uygulama, bir noktada ahlak polisini aşırı saldırgan olmakla suçlayan ve nispeten ılımlı olan eski Cumhurbaşkanı Hassan Ruhani döneminde yumuşatıldı. 2017 yılında kadınların kıyafet kurallarını ihlal ettikleri için tutuklanmayacağı sadece uyarılacağı açıklandı.

Ancak geçen yıl seçilen sert görüşlü Reisi yönetiminde, ahlak polisinin ajanları farklı bir uygulamaya geçti.

BM insan hakları ofisi, son aylarda genç kadınların yüzlerine tokat atıldığını, coplarla dövüldüklerini ve polis araçlarına alındıklarını söylüyor.

Ne olmuştu?

İran’ın Sakız kentinden başkent Tahran’a akrabalarını ziyarete gelen Mahsa Amini erkek kardeşinin kullandığı aracı durduran ahlak polisince gözaltına alınmıştı. Kardeşine, nasihat edilip serbest bırakılacağı söylenerek götürülen genç kadının, gözaltına alındıktan iki saat sonra komaya girdiği ve kaldırıldığı hastanede öldüğü ortaya çıktı.

Devlet televizyonu Amini’nin dövüldüğü iddialarını yalanlayarak, polisin genç kadını “nasihat etmek ve eğitmek” üzere karakola götürdüğünü ve orada kalp krizi geçirdiğini söyledi. Akrabaları, kadının herhangi bir kalp rahatsızlığı olduğunu yalanladı.

Devlet televizyonu bir polis karakolunda Amini olduğu söylenen bir kadının oturduğu koltuktan bir yetkiliyle konuşmak üzere kalktıktan sonra yere düştüğünü gösteren güvenlik kamerası kayıtları yayınladı. Ancak görüntülerden kadının Amini olduğu doğrulanamadı.

Amini’nin dövülerek öldürüldüğü yolunda sosyal medyada yayılan iddialarını reddeden Tahran emniyeti açıklamasında, “Ayrıntılı araştırmalara göre, Amini’nin araca alınması sonrasında ve tutulduğu karakolda fiziksel bir temas olduğunu” reddetti.

Ancak, İran’ın yarı resmi Fars haber ajansı, Mahsa Amini’nin ahlak polisince dövülmesi nedeniyle komaya girdiğini duyurdu.

Şu ana kadar Tahran, Senendec, Kerec, Tebriz, Meşhed, Kiş, Kirman, Yezd, Reşt, Bender Abbas, Abadan, Kirmanşah, Erdebil, İsfahan, Urumiye, Kazvin, Zencan, İlam, Mazenderan, Hemedan başta olmak üzere birçok şehirde gösteriler düzenlendi. Birçok noktada eylemciler ile güvenlik güçleri arasında şiddetli arbede yaşandı.

Paylaşın

Endonezya’da 5,6 Büyüklüğünde Deprem: 162 Ölü

Endonezya’daki 5,6 büyüklüğündeki depremde en az 162 kişinin hayatını kaybettiği, yaklaşık 700 kişinin de yaralandığı açıklandı. Depremde yaralananların çoğu yıkılan binalar sebebiyle yaralandı.

Endonezya’nın Batı Cava Valisi Rıdvan Kamil, 162 kişinin hayatını kaybettiğini doğruladı. 100 kilometre uzaklıkta başkent Cakarta’da da hissedilen depremde gökdelenlerde ve ofis binalarındaki insanlar tahliye edildi.

Yetkililer olası artçı sarsıntılar konusunda uyarıda bulundu ve ölü sayısının artabileceğini söyledi.

Depremin gerçekleştiği bölgede nüfusun yoğun ve binaların yapısal olarak zayıf olduğuna ve ayrıca heyelanların sık yaşandığına dikkat çekildi.

Sosyal medyada paylaşılan görüntülerde bölgedeki evlerin ve dükkanların yıkıldığını görülüyor.

Endonezya haber kanalı Kompas TV’ye konuşan Cianjur bölge yetkilisi Herman Suherman, 700 kişinin yaralandığını söyledi.

Amerika Birleşik Devletleri’nin (ABD) Jeolojik Araştırma Merkezi (USGS) Cianjur kentinin 18 kilometre güneybatısında meydana gelen depremin, 10 kilometre derinlikte kaydedildiğini duyurdu.

Depremin ardından Cianjur kentinin birçok bölgesinde toprak kaymaları meydana geldi; deprem ve heyelanlarda, aralarında hastane, yatılı okulu ve diğer kamu binalarının da olduğu onlarca bina zarar gördü.

Depremin ardından tsunami uyarısı yapılmadı.

Öte yandan, deprem Endonezya’nın başkenti Jakarta’da da hissedildi. Endonezya’da sık sık deprem olsa da depremlerin Jakarta’da da hissedilmesi daha az rastlanır bir durum. Ülkede en son Şubat ayında meydana gelen 6,2 büyüklüğündeki depremde en az 25 kişi ölmüştü.

Ülkede Ocak 2021’de de 6,2 büyüklüğünde bir deprem meydana gelmiş, 100’ün üzerinde insan ölmüş, yaklaşık 6 bin 500 kişi yaralanmıştı.

2004 yılında Hint Okyanusu’nda yaşanan deprem ve tsunamide ise aralarında Endonezya’nın da olduğu ülkelerde yaklaşık 230 bin kişi ölmüştü.

Paylaşın

Dünya Kupası Tarihinde Bir İlk!

Dünya Kupası’nın açılış maçında Ekvador ile ev sahibi Katar karşı karşıya geldi. Fenerbahçe’de forma giyen kaptan Enner Valencia’nın attığı gollerle Güney Amerika temsilcisi Ekvador sahadan 2-0 galip ayrıldı.

Haber Merkezi / Enner Valencia, maçın en iyi oyuncusu seçilirken, Katar ise Dünya Kupası’nın tarihinde açılış maçında kaybeden ilk ev sahibi ülke oldu.

Dünya Kupası açılışına damga vuran Valencia, Ekvador Milli Takımı’nın Dünya Kupası’nda attığı son 5 gole imza attı. Yıldız isim, turnuva tarihinde bir Güney Amerika ülkesi adına 5 gollük seri yakalayan da ilk oyuncu oldu.

Ekvador’un maçın başında Enner Valencia’yla bulduğu gol, VAR incelemesi sonrası ofsayt gerekçesiyle sayılmadı.

Enner Valencia, Ekvador’un 16. dakikada kendisinin ceza sahası içinde düşürülmesi sonucu kazandığı penaltıyı gole çevirdi. Daha sonra da 31. dakikada attığı kafa golüyle farkı ikiye çıkardı.

Karşılaşmanın ilk yarısı Ekvador’un 2-0 üstünlüğüyle tamamlandı. Maçın ikinci yarısında başka gol olmadı, Güney Amerika temsilcisi böylece Katar’daki turnuvaya galibiyetle başlamış oldu ve A Grubu’nda liderliğe yükseldi.

Grubun diğer mücadelesi Senegal-Hollanda arasında oynanacak. Katar, 2. maçında Senegal’le karşılaşacak. Ekvador ise favori Hollanda ile kozlarını paylaşacak.

32 takımın mücadele ettiği Dünya Kupası’nda gruplarında ilk iki sırayı alan takımlar son 16 turuna yükselecek. Futbolun milli takımlar düzeyindeki bir numaralı organizasyonu, 18 Aralık’ta oynanacak final maçıyla tamamlanacak.

Stat: Al Bayt

Hakemler: Daniele Orsato, Ciro Carbone, Alessandro Giallatini (İtalya)

Katar: Alsheeb, Khouki, Hisham, Hassan, Miguel, Hatem, Alhaydos (Dk. 71 Abdulwahhap), Boudiaf, Ahmed, Afif, Ali (Dk. 72 Muntari)

Ekvador: Galindez, Preciado, Torres, Hincapie, Estupinan, Ibarra (Dk. 68 Sarmiento), Plata, Caicedo (Dk. 90 Franco), Mendez, Estrada (Dk. 90 Rodriguez), Valencia (Dk. 77 Cifuentes)

Goller: Dk. 16 ve 31 Valencia (Ekvador)

Sarı kartlar: Dk. 15 Alsheeb, Dk. 22 Ali, Dk. 36 Boudiaf, Dk. 78 Afif (Katar), Dk. 30 Caicedo, Dk. 56 Mendez (Ekvador)

Paylaşın

Dünya’nın Kütlesi Yaklaşık ‘Altı Ronnagram’ Oldu

Dünya’nın kütlesi yaklaşık 6 ronnagram oldu. 6 ronnagram, 6’nın yanına 27 sıfır ekleneceği anlamına geliyor. Jüpiter ise yaklaşık iki quettagram ediyor. Bu da ikinin yanına 30 sıfır eklenmesi demek.

Dünyanın dört bir yanından bilim insanı, Fransa’da bir araya gelerek, en büyük ve en küçük sayıları daha kolay ifade edebilmek için yeni ölçü birimlerini belirledi.

Böylelikle küresel standart olarak kabul edilen Uluslararası Birimler Sistemi’ne 30 yılı aşkın süre sonra ilk kez yeni örnekler eklenmiş oldu.

Yeni karara göre en büyük sayılar için “ronna” ve “quetta”, en küçükler içinse “ronto” ve “quecto” kullanılacak. Bunlar gram ve metre gibi ölçü birimlerinin önüne ek olarak gelecek.

Değişiklikler, her 4 yılda bir Paris’in batısındaki Versay Sarayı’nda gerçekleşen 27. Ağırlıklar ve Ölçüler Genel Konferansı’na katılan bilim insanları ve hükümet temsilcileri tarafından oylandı.

Yeni ön eklerin getirilmesi girişimine öncülük eden Birleşik Krallık Ulusal Fizik Laboratuvarı, kararın kabul edildiğini bir bildiriyle açıkladı.

Ön ekler, büyük miktarların ifade edilmesini kolaylaştırıyor. Örneğin, bir kilometre yerine 1000 metre, bir milimetre yerine ise metrenin binde biri ifadesini kullanmak, karmaşık hesaplamalarda işleri zorlaştırabilir.

Uluslararası Birimler Sistemi, 1960’ta ilk kurulduğundan beri, bilimsel ihtiyaçlar doğrultusunda ön eklerin sayısını artırıyor. En son 1991’de, büyük moleküler miktarları ifade etmek isteyen kimyagerler, “zetta” ve “yotta” birimlerini listeye ekletmişti.

Büyük ölçümlerde kullanılan yottametre, ilgili rakamın ardına 24 sıfır ekliyor.

Ancak Birleşik Krallık Ulusal Fizik Laboratuvarı’nın yöneticilerinden Richard Brown’a göre, yotta bile dünyanın “doymak bilmez veri iştahıyla” başa çıkmak için yeterli değildi.

Brown, “Şu anda verileri, en büyük ön ek olan yottabayt cinsinden ifade ediyoruz. Ama sınıra çok yakınız” ifadelerini kullandı.

Dünyanın yeni kütlesi

Yeni ön ekler, gezegenlerin ağırlığını ifade etmede de işlevli olabilir.

Brown, “Mesafe yerine kütleyi düşünelim. Dünya’nınki yaklaşık 6 ronnagram olur” dedi. 6 ronnagram, 6’nın yanına 27 sıfır ekleneceği anlamına geliyor.

Bilim insanı, “Jüpiter ise yaklaşık iki quettagram ediyor” diye ekledi. Bu da ikinin yanına 30 sıfır eklenmesi demek.

Öte yandan, Uluslararası Birimler Sistemi tarafından onaylanmamış ama halihazırda kullanılan ekler de mevcut. Veri büyüklüğünü ifade eden rontobayt ve hellabayt bunlardan ikisi.

Google, 2010’dan beri baytlar için bu ön ekleri kullanıyor.

Brown, “Bunlar gayri resmi şekilde dolaşımda olan terimlerdi, bu yüzden bir şeyler yapmamız gerektiği açıktı” diye konuştu.

Kararın arkasındaki uzmanlar, yeni öneklerin “sistemi geleceğe hazırlayacağını” ve en azından önümüzdeki 20 ila 25 yıl boyunca bilim dünyasının ihtiyacını karşılamaya yeteceğini düşünüyor.

(Kaynak: Independent Türkçe)

Paylaşın

ABD’de Eşçinsel Kulübüne Silahlı Saldırı: 5 Ölü, 18 Yaralı

ABD’nin Colorado eyaletinde eşcinsellerin gittiği “Club Q” adlı gece kulübünde düzenlenen silahlı saldırı da 5 kişi hayatını kaybetti, 18 kişi de yaralandı. 2016 yılında da Florida’da bir eşcinsel kulübü hedef alınmış , silahlı saldırıda 49 kişi hayatını kaybetmişti.

Haber Merkezi / ABD’de son dönemde eşcinsel karşıtı söylem artmış durumda. Olayın gerçekleştiği Colorado Springs 480 bin nüfuslu bir kent ve Denver şehrinin 112 km güneyinde yer alıyor. Kent uzun süredir ABD evanjelik inancın merkezi.

Polis saldırının cumartesi gecesi gerçekleştiğini duyurdu. Polis Sözcüsü Pamela Castro, ilk acil durum telefonunun gece yarısından kısa bir süre geldiğini ve olay yerine giden polislerin bir şüpheliyi gözaltına aldığını açıkladı. Polis olayla ilgili soruşturma başlatıldığını duyurdu.

Saldırıya hedef olan Club Q’nun Facebook sayfasından yapılan açıklamada, “Club Q topluluğumuza yönelik bu anlamsız saldırıdan dolayı şok yaşamaktadır” ifadeleri yer aldı. Açıklamada, “Silahlı saldırganın üzerine atlayarak bu nefret saldırısını sonlandıran kahramanca konuklarımıza hızlı tepkilerinden dolayı minnettarız” denildi.

Olayla ve saldırganın kimliği ile ilgili ayrıntı vermeyen polis yetkilileri, yaralıların çevredeki hastanelerde tedavi altına alındığını duyurdu. Federal Soruşturma Bürosu FBI’dan görevliler de olayı soruşturmak için bölgede.

Paylaşın

Gençlerin Yüzde 90’ı Demokrasinin İşleyişinden Memnun Değil

Hafıza Merkezi isimli düşünce kuruluşu haziran ayında Türkiye’deki 28 ilinin 95 ilçesinde, 2 bin 235 gençle yüz yüze görüşerek yaptığı “Gençlerin İnsan Hakları Algısı” araştırmasının sonuçları bir rapor halinde yayınlandı.

Raporda gençlere sorulan sorulardan biri “Demokrasi algısı” oldu. Araştırmaya katılan gençlerin yüzde 90’ı Türkiye’de demokrasinin işleyişinden memnun olmadığını dile getirdi.

VOA Türkçe’den Mahmut Bozarslan‘ın aktardığına göre araştırmacılar memnuniyet artışının muhafazakarlaşmayla paralel olduğuna dikkat çekerek, “Gençlerin yüzde 90’ı 1-10 ölçeğinde Türkiye’de demokrasinin işleyişine 5 puan ve altında not veriyor. Gençlerin yüzde 48’i 1 puan vererek hiç memnun olmadığını söylüyor. Yaşın yükselmesi, hayatın muhafazakarlaşması ve dindarlık seviyesinin yükselmesiyle memnuniyet artıyor. Eğitim seviyesinin yükselmesiyle de düşüyor” dedi.

Peki gençler insan haklarına nasıl bakıyor? Araştırma sonuçlarına göre gençlerin insan hakları algısında “insan olabilme, yaşam hakkı” ilk sırada yer alıyor. Araştırmaya katılan gençlerin yüzde 23’ü ‘insan olabilme, yaşam hakkı’nın insan haklarını en iyi ifade eden kavramlar olduğunu düşünüyor. En önemli olan insan hakkının yüzde 37 ile ‘ifade ve düşünce özgürlüğü’ olduğunu düşünen gençlerin bu başlıktaki yanıtlarından bazıları raporda şu şekilde yer aldı: “Gençlere en önemli gördükleri üç insan hakkının hangileri olduğunu sorduğumuzda, en çok verdikleri yanıt yüzde 37 oranıyla ifade ve düşünce özgürlüğü oluyor. Bunu kadınların eşitlik hakkı, adil yargılanma hakkı ve adil çalışma koşulları takip ediyor. Araştırmamız protesto hakkının gençler tarafından ilk sıralarda sayılmadığını gösterdi ve bunun üzerine derin görüşmelerde bu konuya da eğildik. Gördük ki bir kısım genç, protestoyu ifade özgürlüğünün tamamlayıcısı, onun bir uzantısı olarak tanımlıyor.”

“Gençlere göre Türkiye’de en çok kadınların hakkı ihlal ediliyor”

Araştırmada gençlere Türkiye’de en çok hangi kesimin haklarının ihlal edildiği de soruldu? Gençlerin bu soruya verdiği yanıtlar rapora “Türkiye’de gençler insan hakları savunucularının en çok kadınların eşitlik hakkını savunduğunu düşünüyor ve bunu savunması gerektiğini de söylüyor. İfade ve düşünce özgürlüğü, adil çalışma koşulları, iyi bir eğitime erişme hakkının ise insan hakları savunucuları tarafından daha az savunulduğu ancak daha çok savunulması gerektiği belirtiliyor. Türkiye’de gençler, en çok kadınların, daha sonra da kendilerinin haklarının ihlal edildiğini düşünüyor. Çocukların haklarının ihlal edildiğini düşünen gençlerin oranı yüzde 35”cümleleriyle yansıdı.

“Türkiye’de insanlar en fazla hangi sebeplerden dolayı hak ihlaline uğruyor?”

Araştırmaya katılan kadınların bu soruyu “cinsiyetinden” ve “cinsel yöneliminden ve cinsiyet kimliğinden” şeklinde cevaplama oranı erkeklere göre daha yüksek oldu. Erkekler ise büyük oranda “siyasi tercihinden” yanıtını verdi.

“Gençler hak ihlaline uğradığını düşünüyor”

Araştırmada gençlere sorulan sorulardan biri “Siz hiç hak ihlali yaşadınız mı?” oldu. Gençlerin yüzde 55’i bu soruya “evet” yanıtı verdi. Gençlerin Türkiye’de neden hak ihlalleri yaşandığı konusundaki görüşleri ise daha çok kanunların uygulanmaması ve kanunların yeterli olmaması ile devlete ve devlet-toplum ilişkisine yöneliyor. Bununla beraber her 100 gençten 35’i yeterli savunuculuk yapılmadığı için hak ihlali gerçekleştiği görüşünde.

“İnsan hakları savunucuları hakkında şunlardan hangisi size göre doğrudur?” şeklindeki soruya ise gençlerin yarıya yakını, insan hakları savunucularının herkesin temel haklarını savunduğu yanıtını verdi. Gençlerin yüzde 18’i “Siyasi amaçla hareket ettiklerini” ifade ederken, yüzde 6’sı “Türkiye aleyhine hareket ettiklerini” düşünüyor. Araştırma sonuçlarına göre gençlerin dörtte biri, insan haklarını savunan uluslararası kurumlara şüpheyle yaklaşıyor. Gençlerin 4’te 3’ü insan haklarını savunan uluslararası kurumların yürüttüğü çalışmaları değerli bulduğunu ifade ederken, her 4 gençten 1’i “ülkemin adalet ve hukuk sistemine güveniyorum. Dışarıdan müdahaleye gerek yok” şeklinde görüş belirtti.

“Geçmişle yüzleşilmeli”

Araştırmacıların sonucunu merak ettikleri konulardan biri de geçmişle yüzleşme oldu. Araştırma sonuçlarına göre her 5 gençten 1’i faillerin cezalandırılmasını ya da tazminat ödenmesini destekliyor. Gençlerin yüzde 18’i ülkenin geçmişle yüzleşme gibi bir sorunu olmadığını düşünürken, yüzde 48’i tüm dezavantajlı kimliklerle yüzleşilmesi gerektiğini söylüyor.

Hafıza Merkezi, kuruluş amacını “Geçmişte yaşanan hak ihlallerine ilişkin hakikatlerin ortaya çıkmasına, toplumsal hafızanın güçlenmesine ve bu ihlallerden etkilenenlerin adalete erişmesine katkı sağlamak hedefleriyle kuruldu” şeklinde bir tanımlamayla açıklıyor.

“Hukuk ve insan hakları alanında çalışanların çoğu genç”

Gençlerin insan hakları algısını VOA Türkçe’ye yorumlayan İnsan Hakları Derneği Diyarbakır Şubesi Eş Başkanı Abdullah Zeytun, hukuk ve insan hakları alanında çalışanların çoğunun genç olduğuna dikkat çekti. Zeytun, Türkiye’de gençlerin bekledikleri hak ve özgürlüklerin sağlanmadığı için çok sayıda gencin yurtdışına gittiğini belirtti. Gençler arasında insan hakları duyarlılığının artması gerektiğine vurgu yapan Zeytun, “Bizim çabamız insan hak ve özgürlüklerini sağlayabilecek insan hakları hareketi oluşturmak ve insan hakları hareketinin gençleştirilmesi, insan hakları hareketine duyarlı gençlerin çoğalmasıdır. Bu bir anlamda da Türkiye’deki temel hak ve özgürlükleriyle gelişmesine de katkı sağlayacaktır. Bu hakları kullanan gençler Türkiye’deki demokratik gelişimlere de katkı sunabilir” dedi.

“Gençler insan hakları mücadelesine güç veriyor”

Türkiye İnsan Hakları Vakfı (TİHV) Diyarbakır Şube Başkanı Murat Aba ise özellikle Kürt gençlerinin son dönemlerde çoğunlukla hukukçu olmayı tercih ettiklerine dikkat çekti. VOA Türkçe’ye konuşan Aba, özellikle bölgede gençlerin insan hakları algısının yüksek olduğunu ifade ederek, “Avukat olma talebi çok var. Bunların içinde bir kısmı meslekten ziyade, kendi hakkını savunmak içindir. Özellikle gençlerin insan hakları algısı yüksek. Bu bölgedeki gençler için söyleyeyim, insan hakları ihlali, haksızlık arttığı zaman insan haklarına sahip çıkan gençlerde, yeni kuşaklarda duyarlılık daha artıyor” diye konuştu.

Gençlerin ilgisinin artmasını insan hakları mücadelesine güç kattığını savunan Aba, “Haksızlık arttıkça, çalışma alanınız artar. Bu mücadele alanında birlikte olmamız, birlikte hareket etmemiz bize de güç veriyor. Onlarca hukuksuzluğa dair çalışabilecek on binlerce, yüz binlerce isim olması bizleri rahatlatıp, sesimizin daha yüksek çıkmasını sağlar. Bu meselede bizimle birlikte çalışanların olması, bu alanda emek verenlerin olması bizi de güçlendirir” dedi.

Paylaşın