CHP Lideri Kılıçdaroğlu ‘Vizyon Belgesi’yle Ne Vadedecek?

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Amerika Birleşik Devletleri (ABD) ve İngiltere gezileriyle ilgili eleştirilere, 3 Aralık’ta “vizyon belgesi” açıklamasıyla yanıt vermeye hazırlanıyor. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı da konuşmasını izlemeye çağıran Kılıçdaroğlu’nun, “ne açıklayacağı” merak konusu.

BBC Türkçe’den Ayşe Sayın’ın aktardığına göre, CHP kulislerinde Kılıçdaroğlu, iki ülkeye yaptığı ziyaretlerdeki bilim, teknoloji, ekonomi ve finans çevreleriyle görüşmeleri doğrultusunda, yatırım ve istihdamın teşvik edileceği, “yüksek teknolojiye dayalı” bir kalkınma modeli açıklayacağı konuşuluyor.

Kılıçdaroğlu, Ekim ayında ABD’ye yaptığı ziyaret nedeniyle iktidara yakın kesimlerin “İcazet almaya gidiyor” eleştirilerinin hedefi olmuştu. Ancak CHP lideri, ABD’de siyasilerle görüşmek yerine; bilim insanları, akademisyenler ve önemli teknoloji merkezlerine yönelik ziyaretlerde bulunmuştu.

ABD ziyaretinin zamanlaması Altılı Masa paydaşlarının da eleştirisine yol açan Kılıçdaroğlu, gezi sürerken, sosyal medya hesabından “Bu ziyaretleri eleştirenler var, ‘Sansür yasası oylanırken neden gittiniz’ diyenler var. İkinci yüzyılın iki farklı Türkiyesi’ni konuşmaya başlamamız lazım” paylaşımında bulunmuştu. CHP lideri, “Yine tekrar ediyorum, Kasım ayını bekleyin. Bay Kemal’i bekleyin…” diyerek eleştirilen ziyaretlerinin altında yeni bir projenin hazırlığının yattığı mesajını vermişti.

Kılıçdaroğlu, ay başında yaptığı İngiltere ziyaretinde de finans çevreleri ile görüşmeler yaptı ve “temiz para getirme” vaadinde bulundu.

CHP liderinin 23-26 Kasım tarihleri arasında “üretim ve istihdam” modelleri konusunda görüşmeler yapacağı Almanya ziyareti ise Altılı Masa’nın yoğun çalışma programı gerekçe gösterilerek ertelendi. Buna bağlı olarak “vizyon belgesi” açıklaması da 3 Aralık’a kaydırıldı.

‘Dördüncü devrimi kaçırmayalım’ çağrısı

CHP kulislerinden yansıyan bilgilere göre Kılıçdaroğlu, “Türkiye’nin ikinci yüzyılı” vizyonu olarak da nitelendirilen 3 Aralık’ta açıklayacağı projeleri, parti içinden sınırlı isimlerle paylaşıyor.

Çalışmalar, yurt içinde ve yurt dışında yaşayan bilim, ekonomi ve finans alanında uzmanlar ve akademisyenlerle hazırlanıyor.

“Vizyon belgesi”nde yer alacak projelere ilişkin çalışmaları çok geniş bir ekip yürütüyor ancak istihdam, işsizlik, yatırım, yoksulluk, dijital dönüşüm gibi birbirinden bağımsız alanda çalışan gruplar, hazırladıkları proje önerilerini Kılıçdaroğlu’na sunuyor.

CHP kurmaylarına göre Kılıçdaroğlu, 3 Aralık’ta, 37. Olağan Kurultay’da kamuoyuna açıkladığı “İkinci yüzyıla çağrı” bildirgesi doğrultusunda, daha önce defalarca vurguladığı “Dördüncü Sanayi Devrimi’nin kaçırılmaması” için neler yapacaklarını anlatacak.

Kılıçdaroğlu’nun İngiltere gezisinde yaptığı “temiz para” vaadine dikkat çeken bir parti yöneticisine göre de CHP lideri, yatırımcılara “kaynak” güvencesi vereceği, yatırım ve istihdamın teşvik edileceği, “yüksek teknolojiye dayalı” çevreye duyarlı bir kalkınma modeli açıklayacak.

Kılıçdaroğlu’nun yurt dışındaki bilim insanlarına ülkelerine dönmeleri ve “teknolojik devrime destek vermeleri” çağrısı yapması da bekleniyor.

Kılıçdaroğlu’nun, partisi içinde de eleştiri konusu olan ABD ve İngiltere gezileriyle ilgili eleştirilere, açıklayacağı “vizyon belgesi” ile yanıt vermiş olacağı yorumu yapılıyor.

Cumhurbaşkanı adaylığına dönük bir hamle mi?

Uzun süredir, “üzerinde uzlaşılması halinde” Altılı Masa’nın cumhurbaşkanı adayı olabileceği mesajları veren Kılıçdaroğlu’nun 3 Aralık’taki yapacağı açıklama, aynı zamanda cumhurbaşkanı adaylığına dönük bir hamle olarak görülebilir mi?

Parti kulislerinde, “Öyle olmasını arzu ederiz” diyenler olsa da, yakın kurmaylarına göre bu, “çok ileri bir yorum.” Ancak Kılıçdaroğlu’nun açıklayacağı projeleri Altılı Masa’ya da taşıması sürpriz olarak görülmüyor:

“Cumhurbaşkanının seçim beyannamesi Altılı Masa tarafından ayrıca çalışılıyor ve hazırlanıyor. Çünkü cumhurbaşkanı adayı sonuçta Altılı Masa’nın ortak adayı olacak. Altılı Masa’nın ayrıca bir ekonomi modeli hazırlığı, yol haritası üzerinde çalışılıyor.

“Açıklanacak olan Genel Başkan’ın, CHP’nin bir vizyon belgesi. Ancak nihayetinde Genel Başkan, cumhurbaşkanı adayının ekonomi programına katkı olarak, bu vizyon belgesini masaya koyar. Bu Altılı Masa’nın da reddetmeyeceği, bileşenlerin de söylem olarak mutabık olacağı bir model olur.”

Paylaşın

ÖTV Matrah Düzenlemesi Yürürlüğe Girdi: Fiyatlara Nasıl Yansıyacak?

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a, motorlu araçlardaki ÖTV ve matrahlarının alt ve üst sınırını üç katına kadar artırma veya sıfıra indirebilme yetkisi veren karar, 26 Temmuz’da Resmi Gazete’de yayımlanmıştı. Özel Tüketim Vergisi (ÖTV) matrah düzenlemesi bugün Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi. 

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın imzasıyla yapılan düzenlemede, “Özel Tüketim Vergisi Kanununa ekli (II) sayılı listede yer alan bazı malların özel tüketim vergisi oranlarına esas özel tüketim vergisi matrahlarının yeniden tespiti hakkındaki ekli Kararın yürürlüğe konulmasına, mezkûr Kanunun 12’nci maddesi gereğince karar verilmiştir” ifadelerine yer verildi.

Kararla;

  • Motor silindir hacmi 1600 metreküp altındaki araçlarda yüzde 45 ÖTV oranı için esas alınan matrah eşiği 120 bin liradan 184 bin liraya,
  • Yüzde 50 ÖTV oranı için esas alınan matrah eşiği 150 bin liradan 220 bin liraya,
  • Yüzde 60 ÖTV oranı için esas alınan matrah eşiği 175 bin liradan 250 bin liraya,
  • Yüzde 70 ÖTV oranı için esas alınan matrah eşiği 200 bin liradan 280 bin liraya yükseltildi.

Motor silindir hacmi 1600 metreküp üstündeki otomobillerin matrahlarında herhangi bir değişikliğe gidilmedi.

Elektrik motoru da olanlardan elektrik motor gücü 50 kilovatı geçip, motor silindir hacmi 1600 cc’yi geçip 1800 cc’yi geçmeyen hibrit motorlu araçlarda da yüzde 45 ÖTV oranı için esas alınan ÖTV matrah eşiği 130 bin liradan 228 bin liraya, yüzde 50 ÖTV oranı için esas alınan ÖTV matrah eşiği ise 210 bin liradan 350 bin liraya yükseltildi.

Beklenen indirim oranları

ÖTV matrah düzenlemesi bir süredir merakla bekleniyordu. Düzenlemenin, bazı otomobil fiyatlarına indirim olarak yansıması öngörülüyor.

TRT’nin haberine göre;

  • 1600 cc altı otomobillerde vergiler dahil satış fiyatı 594 bin 722 liranın üstünde olan otomobillerin fiyatında herhangi bir değişiklik olmazken; yüzde 45 ÖTV oranı için esas alınan ÖTV matrah eşiğinin 120 bin liradan 184 bin liraya çıkarılmasıyla vergiler dahil satış fiyatı 212 bin 401-369 bin 104 lira arasında olan otomobillerin fiyatının 7 bin ila 54 bin lira arasında düşmesi,
  • Aynı şekilde yüzde 50 ÖTV oranı için esas alınan ÖTV matrah eşiğinin 150 bin liradan 220 bin liraya çıkarılması neticesinde; vergiler dahil satış fiyatı 369 bin 106-467 bin 280 lira olan otomobillerin fiyatının 43 bin ila 78 bin lira arasında düşmesi,
  • Yüzde 60 ÖTV oranı için esas alınan ÖTV matrah eşiğinin 175 binden 250 bin liraya çıkarılmasıyla; vergiler dahil satış fiyatı 467 bin 282 – 531 bin lira olan otomobillerin fiyatının ortalama 52 bin ila 59 bin lira arasında düşmesi,
  • Yüzde 70 ÖTV oranı için esas alınan ÖTV matrah eşiğinin 200 bin liradan 280 bin liraya çıkarılması neticesinde, vergiler dahil satış fiyatı 530 bin 002 – 594 bin 720 lira olan otomobillerin fiyatının 29 bin 500 ila 33 bin lira arasında düşmesi bekleniyor.

Karar bir süredir merakla bekleniyordu

Hazine ve Maliye Bakanı Nureddin Nebati, geçtiğimiz günlerde yaptığı açıklamada, otomobillerin ÖTV oranında herhangi bir değişiklik olmayacağını ancak ÖTV matrahının güncelleneceğini söylemişti. Nebati’nin açıklaması sonrası Türkiye’de otomobil satışları büyük oranda durma noktasına gelmişti.

Paylaşın

326 Günde En Az 296 Kadın Öldürüldü

1 Ocak 2022- 23 Kasım 2022 dönemindeki 326 günde, en az 296 kadın öldürüldü. 218 kadını kocası, sevgilisi olan erkekler öldürdü. 23 kadını baba, abi, oğul gibi yakın erkekler, sekiz kadını damadı, beş kadını komşusu, 16 kadını akrabası, bir kadını hırsız, bir kadını hasta, bir kadını işvereni, iki kadını arkadaşı öldürdü.

bianet’ten Evrim Kepenek’in yerel ve ulusal gazetelerden, haber sitelerinden ve ajanslardan derlediği haberlere göre; erkekler, Türkiye’nin birçok ilinde, 1 Ocak 2022- 23 Kasım 2022 dönemindeki 326 günde, en az 296 kadını öldürdü.

Erkeklerin öldürdüğü 17 kadın Türkiye’ye göç eden kadınlardı. 1 Ocak 2022- 23 Kasım 2022 dönemindeki 326 günde en az 169 kadının ölümü basına “şüpheli” olarak yansıdı.

Kadınları kim öldürdü?

218 kadını kocası, sevgilisi olan erkekler öldürdü. 23 kadını baba, abi, oğul gibi yakın erkekler, sekiz kadını damadı, beş kadını komşusu, 16 kadını akrabası, bir kadını hırsız, bir kadını hasta, bir kadını işvereni, iki kadını arkadaşı öldürdü.

Erkekler kadınları nasıl öldürdü?

Erkekler, 176 kadını ateşli silahla, 76 kadını kesici aletle, 21 kadını boğarak öldürdü. Erkekler, 10 kadını darp ederek, iki kadını balkondan atarak, iki kadını işkence ederek, bir kadını yakarak, bir kadını da zehirleyerek öldürdü. Erkeklerin yedi kadını nasıl öldürdüğü basına yansımadı.

Erkekler kadınları nerede öldürdü?

Yerel ve ulusal gazetelerden, haber sitelerinden ve ajanslardan derlenen haberlere göre; erkekler, 189 kadını ev içinde, 88 kadını sokak, ormanlık alan, iş yeri gibi ev dışındaki alanlarda öldürdü. Erkeklerin 20 kadını nerede öldürdüğü basına yansımadı.

1 Ocak-23 Kasım 2022 arasındaki erkek şiddeti sonucu gerçekleşen cinayetlere dair öne çıkan detaylar…

Ocak

Kadınları öldürenlerden biri özel güvenlik görevlisiydi.

Şubat

Erkeklerin öldürdüğü kadınlardan biri Ukraynalıydı. Bir kadın da zihinsel engelliydi. Erkekler en az üç kadını “koruma” veya “uzaklaştırma” kararına rağmen öldürdü.

Mart

Erkeklerin öldürdüğü kadınlardan biri Türkmenistan, biri Afganistan biri de Kırgızistan’lıydı. Erkekler en az altı kadını “koruma” veya “uzaklaştırma” kararına rağmen öldürdü.

Nisan

Erkeklerin öldürdüğü kadınlardan biri Azerbaycan, bir kadın da Özbekistan vatandaşıydı. Üç erkek, üç kadını hapishaneden izinli çıkarak öldürdü. Erkekler en az yedi kadını “koruma” veya “uzaklaştırma” kararına rağmen öldürdü.

Mayıs

Mayıs’ta öldürün kadınlardan biri trans kadındı. Kadınları öldüren erkeklerden biri, güvenlik görevlisiydi.

Erkeklerin öldürdüğü kadınlardan biri Suriyeli, bir kadın da Afganistan vatandaşıydı. Erkekler en az beş kadını “koruma” veya “uzaklaştırma” kararına rağmen öldürdü. İki kadın şiddete karşı korunma istemişti, talebi karşılanmadığı için öldürüldü.

Haziran

Kadınları öldüren erkeklerden biri polis biri de astsubaydı. En az üç kadın koruma kararı rağmen öldürdü. Öldürülen kadınlardan biri Kırgızistan yurttaşıydı.

Temmuz

En az beş kadın koruma kararı rağmen öldürdü. Öldürülen kadınlardan biri Özbekistanlıydı.

Ağustos

En az altı kadın koruma kararı rağmen öldürdü. Öldürülen kadınlardan biri Suriyeli, iki kadın da Gürcistanlıydı.

Eylül

Erkeklerin öldürdüğü kadınlardan biri Estonyalı biri de Rusyalıydı. En az üç kadın koruma kararı rağmen öldürdü.

Ekim

Erkeklerin öldürdüğü kadınlardan biri Afganistanlıydı. Erkekler, en az dört kadını koruma kararına rağmen öldürdü.

Paylaşın

Belçika’nın Galibiyet Golü Michy Batshuayi’den

Katar’ın ev sahipliğini yaptığı 2022 FIFA Dünya Kupası F Grubu’nda Belçika ile Kanada, Ahmed Bin Ali Stadı’nda karşı karşıya geldi. Belçika, Fenerbahçeli Michy Batshuayi’nin 44. dakikada kaydettiği golle sahadan 1-0 galip ayrıldı.

Haber Merkezi / Belçika gruptaki 2. maçında 27 Kasım Pazar günü TSİ 16.00’da Fas ile karşılaşırken, Kanada ise saat 19.00’da Hırvatistan ile mücadele edecek. Grubun diğer maçında Fas ile Hırvatistan golsüz berabere kalmıştı.

Karşılaşmadan dakikalar:

1. dakikada Alistair Johnston’ın hatalı pasında topla buluşan Michy Batshuayi’nin ceza sahası dışından yaptığı vuruş, kaleci Milan Borjan’da kaldı. 2. dakikada Kanada’da topu ceza sahası içine taşıyan Richie Laryea’nın pasında Stephen Eustaquio’nun vuruşu savunmadan döndü.

9. dakikadaki VAR incelemesi sonrası maçın hakemi Janny Sikazwe, Yannick Carrasco’nun topa elle müdahalesi sonucunda Kanada lehine bir penaltı kararı verdi. 10. dakikada Kanada’da penaltıyı kullanan Alphonso Davies’in vuruşunu kaleci Thibaut Courtois çıkardı.

13. dakikada Kanada’da Atiba Hutchinson’ın sol kanada pasında Junior Hoilett ortasını yaparken arka direkte Tajon Buchanan’ın altı pasa indirdiği topu Belçika savunması çıkardı. Sonrasında Jonathan David’in ceza sahası içinden vuruşu da Axel Witsel’den döndü.

16. dakikada Alistair Johnston’ın pasında savunma arkasına hareketlenen Junior Hoilett’ın ceza sahası içi sağ çaprazda topu sol ayağına alarak yaptığı vuruş auta gitti.

23. dakikada hızlı çıkan Belçika’da Eden Hazard’ın pasında topla buluşan Youri Tielemans, ceza sahası içindeki Michy Batshuayi’yi gördü. Batshuayi’nin altı pasın sağ çaprazından yaptığı vuruş, Kamal Miller’ın müdahalesi ile kornere gitti.

27. dakikada Kanada’da Alphonso Davies’in sol kanattan taşıdığı topu bıraktığı Atiba Hutchinson, Belçika ceza sahası ön çizgisinden vuruşunu yaparken top auta gitti.

30. dakikada Kanada’nın sağ kanadında Alistair Johnston, taşıdığı topu Richie Laryea’ya bıraktı. Ceza sahası içinde bir kez daha topla buluşan Johnston’ın sağ çaprazdan yaptığı vuruşu kaleci Thibaut Courtois çıkardı.

31. dakikada Stephen Eustaquio’nun savunma arkasına pasına hareketlenen Tajon Buchanan’nan kontrolü sonrası topu penaltı noktası üzerindeki Jonathan David’e çıkardı. Sağında Richie Laryea bomboş durumdayken pası değil şutu tercih eden Jonathan David’in vuruşunda Toby Alderweireld yaptığı müdahale ile tehlikeyi engelledi.

44. dakikada Belçika’da Toby Alderweireld’in uzun pasında Steven Vitoria topu uzaklaştıramazken ceza sahası içine hareketlenen Michy Batshuayi, sol çaprazdan yaptığı düzgün vuruşla takımını öne geçirdi: 1-0.

45+2. dakikada Kanada’da Richie Laryea’nin ortasında Tajon Buchanan’ın altı pas üzerinden yaptığı vuruş üstten dışarı gitti.

50. dakikada Kanada’da Stephen Eustaquio’nun ceza sahası dışı sağ çaprazdan yaptığı vuruş auta gitti. 66. dakikada ceza sahası çizgisi üstü sağ çaprazdan Richie Laryea’nin sert vuruşu auta gitti.

67. dakikada Kevin De Bruyne’nin sağ kanattan taşıdığı toptaki pasında ceza sahası içinde Michy Batshuayi’nin vuruşu Richie Laryea’nin kritik müdahalesi ile kornere gitti.

80. dakikada Kanada’da Alistair Johnston’ın sağ kanattan yaptığı ortaya Cyle Larin’in kafa vuruşu, kaleci Thibaut Courtois’da kaldı. 86. dakikada Belçika’da Kevin De Bruyne’nin ceza sahası dışında kaleyi karşıdan gören pozisyonda yaptığı vuruş üstten dışarı gitti.

Stat: Ahmed Bin Ali

Hakemler: Janny Sikazwe (Zambia), Jerson dos Santos (Angola), Arsenio Maringule (Botswana)

Belçika: Courtois, Alderweireld, Vertonghen, Dendoncker, Witsel, Tielemans (Dk. 46 Onana), Eden Hazard (Dk. 62 Trossard), Carrasco (Dk. 46 Meunier), Castagne, De Bruyne, Batshuayi (Dk. 78 Openda)

Kanada: Borjan, Johnston, Miller, Vitoria, Estaquio (Dk. 81 Osorio), Hutchinson (Dk. 58 Kone), Alphonso Davies, Laryea (Dk. 74 Adekugbe), Hoilett (Dk. 58 Larin), Buchanan (Dk. 81 Millar), David

Gol: Dk. 44 Batshuayi (Belçika)

Sarı kartlar: Dk. 9 Carrasco, Dk. 54 Meunier, Dk. 56 Onana (Belçika), Dk. 81 Alphonso Davies, Dk. 83 Johnston (Kanada)

Paylaşın

Babacan’dan Erdoğan’a: Çok Yakında ‘Kardeşim Esad’ Diyecek

DEVA Partisi Lideri Babacan, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Mısır Devlet Başkanı Abdülfettah Sisi ile tokalaşması konusunda, “Biz barıştan yanayız. Normalleşme çabalarını hep destekleriz. Zararın neresinden dönülse kârdır. Mısır’la ilişkilerimizin normalleşmesi gecikse de önemli bir adımdır. Biz Suriye yönetimiyle de görüşülmesi gerektiğini söylüyoruz. Çünkü biz dış politikaya ilkelerimizle bakıyoruz. En temel ilkemiz de dünyada düşmanlarımızı azaltıp dostlarımızı artırmaktır. Dostluk olacak ki güvenliğimiz, itibarımız, refahımız artsın.” dedi ve ekledi:

Haber Merkezi / “Sayın Erdoğan’a şunu sormadan da geçemeyeceğim. Bunca senedir yürüttüğünüz kavganın ülkemize ne kadar zarara sebep olduğunun farkında mısınız? Dışarıda her gün bir başka düşman göstererek bu ülkeye ne kadar büyük zarar verdiğinizin farkında mısınız? Bu kuru inadın, ülkemizi Doğu Akdeniz’de nasıl yalnızlaştırdığının herhalde farkındasınız. Sonra jeton düştü. Sebep oldukları zararlar nedeniyle milletten bir özür dilemeleri gerekiyor.”

Babacan, konuşmasının devamında, “Bugün çıkıp ‘Yunanistan’a kafa tutayım’ diyor ya… 6 ay sonra döner ‘Yunanistan’la biz dostuz. Ege, barış denizidir’ der. Beşar Esad’a demediğini bırakmaz, yarın döner ‘Kardeşim Esad’ der. Diyecek. Çok yakında diyecek, görün. Cumhurbaşkanı yaklaştıkça onlar geri çekiliyor. ‘Bugün böyle der, yarın bir daha hakaret eder. Emin olalım’ diyorlar.” ifadelerini kullandı.

Demokrasi Ve Atılım (DEVA) Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, partisinin genel merkezinde düzenlediği haftalık değerlendirme toplantısında konuştu. Babacan’ın gündeminde terörle mücadele, dış politika ve bazı medya gruplarının partisinin reklam filmine uyguladığı akreditasyon vardı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın BAE, Suudi Arabistan, İsrail ve Mısır’la ilgili eski ifadelerini izleten Babacan’ın konuşmasından öne çıkanlar şöyle:

“Sayın Erdoğan, biraz yavaş. Ülkeyi yayık ayranına çeviriyorsunuz. Çalkalayıp duruyorsunuz. Bütün o ağır sözler nedeniyle kaybolan itibarımız ne olacak? Bir iddiasını ertesi gün yiyen yutan bir hükûmete bu dünya nasıl güvensin? Yıllardır ‘zalim’ diye ilan ettin, bugün elini sıkıyorsun. Sebebini açıkla. Mısır’da ne değişti, açıkla. İsrail’in Filistinlilerle ilgili politikasında ne değişti, açıkla. Kaşıkçı dosyasında ne değişti, açıkla. Hiçbir şey değişmediyse, kimse sana güvenmez.

Biz barıştan yanayız. Normalleşme çabalarını hep destekleriz. Zararın neresinden dönülse kârdır. Mısır’la ilişkilerimizin normalleşmesi gecikse de önemli bir adımdır. Biz Suriye yönetimiyle de görüşülmesi gerektiğini söylüyoruz. Çünkü biz dış politikaya ilkelerimizle bakıyoruz. En temel ilkemiz de dünyada düşmanlarımızı azaltıp dostlarımızı artırmaktır. Dostluk olacak ki güvenliğimiz, itibarımız, refahımız artsın.

Sayın Erdoğan’a şunu sormadan da geçemeyeceğim. Bunca senedir yürüttüğünüz kavganın ülkemize ne kadar zarara sebep olduğunun farkında mısınız? Dışarıda her gün bir başka düşman göstererek bu ülkeye ne kadar büyük zarar verdiğinizin farkında mısınız? Bu kuru inadın, ülkemizi Doğu Akdeniz’de nasıl yalnızlaştırdığının herhalde farkındasınız. Sonra jeton düştü. Sebep oldukları zararlar nedeniyle milletten bir özür dilemeleri gerekiyor.

“Çok yakında ‘Kardeşim Esad’ diyecek”

Bugün çıkıp ‘Yunanistan’a kafa tutayım’ diyor ya… 6 ay sonra döner ‘Yunanistan’la biz dostuz. Ege, barış denizidir’ der. Beşar Esad’a demediğini bırakmaz, yarın döner ‘Kardeşim Esad’ der. Diyecek. Çok yakında diyecek, görün. Cumhurbaşkanı yaklaştıkça onlar geri çekiliyor. ‘Bugün böyle der, yarın bir daha hakaret eder. Emin olalım’ diyorlar.

Terörü lanetliyoruz ama bununla yetinemeyiz. Bu toprakların her köşesini herkes için güvenli kılmakla mükellefiz. Fakat bu zorlu günlerde terörle mücadeleyi sulandırmak isteyenlerin de ortalarda dolaştığını görüyoruz. Bu kişilerden biri daha İstanbul’un ortasında bomba patlar patlamaz jet hızıyla açıklamalar yaptı. Daha bilgiler netleşmeden, ne olduğu belli olmadan bu sözüm ona ilgili bakan ‘Terör Toto’ oynadı. Bir başka üst düzey yetkili başka bir örgüt ihtimaline işaret etti. Terörle mücadele ciddiyet ister. Kapsamlı analizi ve değerlendirmesi yapılmadan söylenen her söz terörle mücadeleyi sulandırır.

Suriye ve Irak’a düzenlenen kapsamlı hava harekatının planlanmasından icrasına kadar emeği geçen tüm silahlı kuvvetler mensuplarını tebrik ediyorum. Türkiye’nin caydırıcı gücü bir kez daha ortaya konmuştur.

Olası bir kara operasyonun, süresi, kapsamı ve gerekçesi konusunda güvenlik kurumlarının başındaki yetkililer, muhalefet liderlerini derhal bilgilendirmelidir. Hükûmete soruyorum: Muhalefet partilerini en kritik konularda bile karanlıkta bırakmanızın sebebi nedir? Ayın karanlık yüzü gibi kafanızın arkasında neler saklıyorsunuz? Bizim ikna olmamız gerekiyor.  Niçin uzunca bir süredir ‘Bir gece ansızın gelebilirim’ deyip de seçime 6 ay kala bu operasyonları yapıyorsunuz? Gelsinler, kurum başkanları bize anlatsınlar. Operasyonel detaylarla ilgilenmiyoruz. Biz ‘Niçin bugün’ diye soruyoruz? Her askeri operasyonun bir ‘siyasi hedefi’ olmalıdır. Burada ‘Siyasi hedefiniz nedir?’ diye soruyoruz.

Kusura bakmayın, hükûmetin, bakanların ve cumhurbaşkanının söyledikleri bizde güven oluşturmuyor. Bir dedikleri bir dediklerini tutmuyor. Ama biliyoruz ki bu ülkenin güvenliğinden sorumlu, sağduyulu kurumları var. O kurumların içinde ve başında sağduyulu insanlar var. İşin gerçeğini onlardan dinleyelim.

Ülkeyi yönetmeye talip en güçlü muhalefet bloğu olan altılı masadaki liderlerin gerçekleri bilmesi lazım. Zaten 6 aylık bir hükûmet ömrünüz kaldı. 6 ay sonra ülkeyi yönetecek insanların şimdiden güvenlik meseleleri konusunda doğru bilgiye sahip olması lazım. Görevinizi gerçek bir sorumlulukla yapıyorsanız, seçimlerden sonra işbaşına gelme ihtimali çok yüksek olan altılı masa liderlerini bugünden bilgilendirmek zorundasınız. Devlette devamlılık esas.

Suriye’deki vekalet savaşına evirilen anlaşmazlıkların askeri bir çözümünün olmadığı konusunda Türkiye dahil tüm dünya ülkeleri hemfikir. Bu otorite boşluğuna son vermek için, Suriye’nin toprak bütünlüğü çerçevesinde, terör örgütleri hariç, tüm etnik ve dini grupların, yani Arapların, Kürtlerin, Türkmenlerin, Hristiyanların, Sünnilerin, Nusayrilerin ve diğer grupların yer alacağı, temsil edileceği Anayasa’ya ve yeni Suriye’nin inşasına yatırım yapmamız gerekiyor.

Bunun tek çıkar yolunun BM Güvenlik Konseyi’nin 2254 sayılı Karar’ı çerçevesinde olduğunu ortaya koymamız gerekiyor. Neden hep savaşı, iç savaşı, vekalet savaşını konuşuyoruz? Madem bu yol, yol değil; artık barışı, iç barışı, vekalet barışını konuşalım.

Şam yönetimiyle üst düzey siyasi ve diplomatik ilişki kurmayı ha bire erteliyor. Öyle laflar etti ki… Geri adım, U dönüşü bir yere kadar. Şimdi sıra Suriye’de. Mecburen Suriye’de de yapacak. Suriye’de de tükürdüğünü yalamak zorunda kalacak. Maalesef bu samimiyetsiz gelgitler anaforunda ülke çırpınıyor.

Koskoca ülke ‘Erdoğan yorgunluğu’nun bedelini ödüyor. Kendisi 2017’de ‘Metal yorgunluğu var, parti teşkilatını yenileyeceğiz’ demişti. Bu teşkilat öyle bir şey ki on binlerce kişi yoruluyor fakat başındaki bir kişi yorulmuyor ne hikmetse… 20 senedir o partinin başında. Partiyi de kendini de ülkeyi de aşağı çekiyor. Tüm ülke ‘Erdoğan yorgunluğu’ yaşıyor.”

“İşte proje, görmüyorsanız görün, duymuyorsanız duyun”

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın grup konuşmasındaki “Bize ülke ve milletin hayrına programlarla, projelerle, iddialarla gelin, canımızı yiyin” sözlerine eylem planlarını göstererek yanıt veren Babacan şunları söyledi:

“Hop, orada dur. Biz geçen Kurban Bayramı’nda size, 600 milletvekiline çözümleri postalayıp göndermedik mi? Eylem planlarımızda çözüm var. Proje var, program var. Daha güzel fikirleriniz varsa ya gelin sunun ya da alın öğrenin. ‘Muhalefet proje üretmiyor’ diyor. İşte proje. Görmüyorsanız görün, duymuyorsanız duyun.”

DEVA’nın reklamını yayınlamayan medyayı tek tek saydı

Babacan ayrıca partisinin reklam kampanyasına başladığını duyurdu. Hiçbir akreditasyon uygulamadan tüm televizyon kanallarına reklamlarını gönderdiklerini söyleyen Babacan, “Bazı medya kuruluşları bize akreditasyon uyguladı. Yani tanıtım filmimizi ücreti karşılığı yayınlamayı reddettiler” dedi. Babacan şu ifadeleri kullandı:

“Zaten haberlerimizi vermeyen kanallar, ücretli tanıtım filmimizi de yayınlamadılar. Hangi mecralar bunlar: TRT kanalları, Demirören Medya, Doğuş Medya, Turkuaz Medya, Acun Medya, Piri Medya, Mepa Medya, Beyaz Medya, Türk Medya. Firma isimleriyle tanımayan arkadaşlarımız olabilir: Yani hangi kanallar? Kanal D, Star, ATV, CNN Türk, NTV, A Haber, Kanal 7, TV8 gibi kanallar. Bunlar paramız karşılığı tanıtım filmimizi yayınlamayı dahi reddeden kanallar.

Bu yayın kuruluşlarının nasıl bir baskı altında bu kararları aldıklarını tahmin edebiliyorum. Buradan milyonlarca lira yatırım yapıp reklam alamayan medya şirketi sahiplerine ve yöneticilerine sesleniyorum. Yayınlamadığımız konuşmalarımda dediğim gibi, ‘Bu seçimi 7’den 70’e, kuzeyden güneye, doğudan batıya tüm Türkiye kazanacak’ Korkmayın. Siz de kazanacaksınız. Reklamlarımızı yayınlayın. Akreditasyon uygulamaya son verin. Ayrımcılık yapmayın. Reklam almanıza, para kazanmanıza bile engel olan bu otoriter ittifaka son vereceğiz. Biz, sizi de özgürleştireceğiz.

“Depremler sonucundaki zararı azaltmak bizim elimizde”

Merkez üssü Düzce Gölyaka olan ve civar birçok ilde de hissedilen depremle hepimiz korkarak uyandık. Depremlere engel olamayız ama sonucundaki zararı önlemek, azaltmak bizim elimizde. Bu nedenle, afet eylem planımızı hatırlatıyorum. Bugünkü iktidara burada yazan maddeleri derhal uygulaması gerektiğini söylemek istiyorum. Bu işin şakası yok, ertelenecek konu değil.”

Paylaşın

Dünya Kupası: İspanya, Kosta Rika’yı Ezdi Geçti

Katar’ın ev sahipliğini yaptığı 2022 Dünya Kupası E Grubu’nda İspanya ile Kosta Rika, Al-Thumama Stadyumu’nda karşı karşıya geldi. İspanya, sahadan 7-0’lık ezici bir galibiyetle ayrıldı.

Haber Merkezi / İspanya’ya galibiyeti getiren golleri, Dani Olmo, Marco Asensio, Ferran Torres (2), Alvaro Morata (2) ve Gavi kaydetti.

Gruptaki günün diğer maçında Japonya, turnuvanın favorilerinden Almanya’yı geriye düştüğü maçta 2-1 mağlup ederek büyük bir sürprize imza atmıştı.

Goller

11. dakikada ceza sahası dışında kısa paslarla tehlikeli gelişen İspanya hücumunda Gavi savunma arkasına aşırtma bir pas gönderdi. Daniel Olmo şık bir şekilde topu kontrol etti, dönüşünü yaptı ve topu ağlara göndererek takımını 1-0 öne geçiren golü kaydetti.

21. dakikada sol kanatta gelişen hücumda Jordi Alba ceza sahası ön çizgisine yakın konumdaki Marco Asensio gönderdi. Marco Asensio topun gelişine vurdu ve topu ağlara yolladı.

31. dakikada Oscar Duarte’nin ceza sahası içinde Jordi Alba’ya yaptığı müdahele sonrasında hakem penaltı noktasını gösterdi. Penaltı vuruşunda topun başına geçen Ferran Torres top ve kaleciyi ayrı köşelere göndererek ve takımını 3-0 öne geçirdi.

54. dakikada sağ kanatta gelişen hücumda Gavi’nin pasıyla ceza sahası içinde topla buluşan Ferran Torres vuruşunu yaptı ancak rakip topa müdahale etti. Ardından Ferran Torres topu tekrar kaptı, hafif sağ çaprazdan dönerek vurdu ve golü attı.

75. dakikada hızlı gelişen İspanya hücumunda kaleciden dönen top Alvaro Morata’da kaldı. Alvaro Morata sol kanada açıldıktan sonra penaltı noktasına doğru yönelen Gavi’ye güzel bir pas yolladı. Gavi ayağının dışıyla bekletmeden şık vurdu ve topu ağlara gönderdi.

90. dakikada sağ kanatta gelişen İspanya hücumunda Nico Williams ceza sahasına yerden bir pas gönderdi. Kaleci Keylor Navas uzanarak topu çeldi ancak top kale önündeki Carlos Soler’in önünde kaldı. Carlos Soler vuruşunu yaptı ve golü yaptı.

90+3. dakikada ceza sahası ön çizgisinde Daniel Olmo’yla yaptığı duvar pası sonrası savunma arkasına sarkan Alvaro Morata yerden düzgün bir vuruşla topu ağlara gönderdi ve farkı 7’ye çıkaran golü kaydetti.

Stat: Al Thumama

Hakemler: Mohammed Abdulla, Mohamed Al Hammadi, Hasan Al Mahri (Birleşik Arap Emirlikleri)

İspanya: Simon, Azpilicueta, Rodri, Laporte, Alba (Dk. 64 Balde), Busquets (Dk. 64 Koke), Gavi, Pedri (Dk. 57 Soler), Ferran Torres (Dk. 57 Morata), Olmo, Asensio (Dk. 69 Williams)

Kosta Rika: Navas, Martinez (Dk. 46 Waston), Duarte, Calvo, Oviedo (Dk. 82 Matarrita), Fuller, Borges (Dk. 72 Aguilera), Tejeda, Campbell, Bennette (Dk. 61 Ruiz), Contreras (Dk. 61 Zamora)

Goller: Dk. 11 Olmo, Dk. 21 Asensio, Dk. 31 (Penaltıdan) ve 54 Ferran Torres, Dk. 74 Gavi, Dk. 90 Soler, Dk. 90+2 Morata (İspanya)

Paylaşın

Karamollaoğlu’ndan Dikkat Çeken ‘Sisi’ Göndermesi

Haftalık basın toplantısında gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulunan SP Lideri Karamollaoğlu, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Mısır Cumhurbaşkanı Abdülfettah es-Sisi ile yaptığı görüşme için “Adeta bir saat önce ve bir saat sonra politikalarımız değişebiliyor” dedi ve ekledi:

Haber Merkezi / “Böyle bir siyaset yapar hâle geldik. Hele de son gelişmelere baktığımız zaman aklımız başımızdan gidiyor. Artık buna ‘U dönüşü’ demek yetersiz kalıyor. Buna giderek damgasını vuran bir Sayın Cumhurbaşkanımız var. ‘Erdoğan dönüşü’ tabiri siyasi literatüre girdi bile.”

Seçim atmosferinde iktidarın attığı her adımın endişeye neden olduğunu kaydeden Karamollaoğlu, “Bir seçim atmosferine girmiş bulunuyoruz. Bu atmosferde iktidarın attığı her adım, bizi endişeye sevk ediyor. Bu endişeleri giderecek adımları da atmak mecburiyetinde. Dün söylediklerinin bugün 180 derece zıddını gündeme getiriyorlar. Bu sefer övülme bekliyorlar. Bundan medet umuyorlar. Bu yanlış bir gidişat.

Elbette geçmişte birtakım yanlışlar yapılmışsa bunları değiştirmek, iktidarların da görevidir ama her alanda yanlış yaptığınızı ifade edecek bir tavır içindeyseniz, sizin Türkiye’nin geleceğinde hiç etkiniz olmaması icap etti. Ekonomi, dış politika, sağlık, eğitim gibi konularda bu iktidar sınıfta kalmıştır. Ülkemizin problemlerini çözecek, birikime, politikalara sahip değildir. Ümit ediyorum ki milletimiz bu gerçeği görür. En azından bu sistemin değişmesi için üzerine düşeni yerine getirir.” ifadelerini kullandı.

Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu, haftalık basın toplantısında gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Karamollaoğlu’nun konuşmasından satır başlıkları şöyle;

“Bugün 23 Kasım Çarşamba. Dün çok kıymetli bir kardeşimizi kaybettik. Prof.Dr. Raşit Küçük Bey. Çok sevdiğimiz, yıllardır tanıdığım, hakikaten ilmiyle amil olan bir kardeşimizdi. Ailesine, yakınlarına, sevenlerine ve milletimize başsağlığı diliyorum.

Geçtiğimiz hafta sonu arkadaşlarımızla birlikte Almanya’daydık. Avrupa’da bulunan teşkilatlarımızı ziyaret ettik. Onlarla bir araya geldik. Tüm gurbetçilerimize selam gönderiyorum. Avrupa’daki ve diğer ülkelerdeki vatandaşlarımıza sadece oy ve döviz odaklı bakanlar ile bizim gurbetçilerimizi nasıl gördüğümüzü anlayamazlar. Biz, gurbetçilerimizin problemlerinin tamamıyla ilgileniyoruz ve çözeceğimizi vadediyoruz.

Ülkemizde ise son günlerde terör olayları yaşanmaktadır. Hayatını kaybeden vatandaşlarımıza rahmet diliyorum. Başımız sağolsun. Terörle mücadele askerlerimize başarılar diliyorum. Bir kez daha altını çizerek ifade ediyorum; terör ve siyasi kazanç asla bir araya gelemeyecek iki mefhumdur. Terörün ve terörle mücadelenin ırkı, dini, mezhebi ve siyasi parti farklılığı olmaz, olamaz!

Nasıl ki terör hepimizi hedef alıyorsa, terörle mücadele de hepimizin ortak mücadelesidir. Terörle mücadele de hepimiz ortak kararlılık göstermeliyiz. Hiç kimse Mehmetçiğimizin mücadelesi üzerinden siyasi hesap yapmasın. Devlet devlettir, hükümet hükümettir, terör ise terördür. Devlet hepimizin devletidir.

Irak’ta, ABD savaş uçaklarının yaptığı binlerce sorti, Afganistan’da dökülen kanlar ve Suriye’nin tarumar edilmesi; bugünkü terörle mücadelemizden bağımsız konular değildir! Birileri anlamak istemese de, dilimizde tüy bitene kadar anlatacağız; Büyük Ortadoğu Projesi’nin amaç ve hedeflerini, ortaklarını, politikalarını ve buna çanak tutanları anlamadan, bugünkü gelişmeleri sağlıklı okumak mümkün değildir!

Erdoğan’la birlikte dün ve bugün arasındaki makas siyasette öylesine açıldı ki, hangi tarihi milat kabul edeceğiz; insan doğrusu şaşırıyor. Adeta “bir saat önce bir saat öncedir, şimdi şimdidir.” cümlesiyle siyaset yapar hale geldiler.
Artık “U dönüşü” demek yetersiz kalıyor, “Erdoğan dönüşü” tabiri lûgatlesiyasi literatüre girdi bile. Daha vahim olan ise; tüm bunları “devlet yönetiyoruz” kılıfıyla aklamaya çalışıyorlar.

Bugün devlet yönetiyorsunuz madem, peki o zaman dün ne yapıyordunuz? Değdi mi bunca acıya? Değdi mi milyonlarca Müslamanın katledilmesine? Değdi mi milyonlarca insanın evini, barkını terk etmek zorunda kalışına? Değdi mi biz sizi ta o zaman uyarırken, sarf ettiğiniz o çirkin hakaretlere? Biz Muhammed Mursi’yi ve şehit Esma kızımızı unutmadık, unutmayacağız.

Biz haklı çıkmaktan yorulduk, siz yanılmaktan ve yanıltmaktan yorulmadınız. Rabia selamınızı, “Sisi mi Binali Yıldırım mı” cümlelerinizi ne yapacağız, nasıl değerlendireceğiz şimdi, hadi buyurun siz söyleyin. Elbette normalleşmek, dış politikada diyalog zeminini kaybetmemek doğru olandır, biz hep bunu söyledik.

Biz bunları söyleyince, biz “bölge ülkeleri ve İslam ülkeleri kendi aralarında meselelerini çözmeli, Moskova ve Washington’a bırakmamalı” dedikçe; en ağır ithamlarda bulunanlar siz değil miydiniz? İnanın; “biz demiştik, biz yine haklı çıktık” cümlelerini kurmak istemiyoruz, haklı çıkmaktan biz yorulduk; fakat yanılmaktan, yanıltmaktan siz yorulmadınız! “Görüşüyorum, alkışlayın!”, “Asla görüşmem, alkışlayın.” aymazlığınızdan, şımarıklığınızdan hem içeride hem dışarıda sergilediğiniz bu “iki yüzlü siyaset”ten ise bıktık, usandık artık!

Bir devlet böyle yönetilmez, Türkiye gibi büyük ve önemli bir ülke böylesine hoyratça idare edilmez! Nasıl vereceksiniz bunca masumun, bunca yanlışın hesabını?

Millet İttifakı’nda sistem değişsin diye dahil olduk. Biz parti olarak tek bir kişinin lafına bakılan sisteme karşıyız. Bu sistemi değiştirmek içinde gereken mücadeleyi sürdüreceğiz. Biz bugün eğer seçime hazırlanırken bir ittifak içindeysek bilinsin ki sadece bu sistem değişsin diye girdik. Siyasi partilerin birbirlerinden çok farklı yaklaşımları var Türkiye’nin problemlerine ilişkin. Ekonomide, sağlıkta, eğitimde, dış politikada ama bizi bir araya getiren unsur ney, “Bu sistem değişmeli” Tek kişi kararı verecek, herkes uyacak, alkışlayacak uymak bir tarafa! Ülke böyle yönetilmez, böyle idare edilmez.

İktidarın attığı her adım bizleri endişelendiriyor. Dün söylediklerini bugün de 180 derece dönerek farklı bir şey söylüyorlar. Bu iktidar sorunları çözmekte sınıfta kalmıştır. Umarım milletimiz bunlara gereken dersleri verecektir. Ekonomi çok iyi dediler, bakın bugün ekonomi de duvara tosladık. ‘Bana güvenin, ben ekonomistim’ dedi sayın Cumhurbaşkanı, ama geldiğimiz hal ortada.

Eğitimi, sağlığı bir keşmekeşin içine soktular. Ahlaki ve manevi değerlerimiz hiç bir zaman bu kadar yozlaştırılmamıştı. Değerlerimiz bir kaç oy uğruna tarumar edildi. Seçim atmosferine girerken, bir algı meydana getirilmeye çalışılıyor. Ama artık kimse onlara inanmıyor. Biz bu algıları vatandaşlarımızın vicdanına havale ediyoruz. Ama milletimiz sandık başında bunların tümünün hesabını soracak. Hesap gününde cenab-ı hak önünde hesabı sizden sorulacak. Cenab-ı hakkı yanıltamazsınız. Biz kendimizi cenab-ı hak önünde hesap veren insanlar olarak görüyoruz. Onun için de hakikati savunmaya devam edeceğiz.

FETÖ gerekçesi ile ihraç edilen KHK’lılara ilişkin,” Artık adaletin bir hükmü kalmadı bu ülkede. Onlar FETÖ ile geçmişte kucak kucağa oturdular. Ama gariban insanları ihraç ettiler. Günden güne seçim satı mahalline girdik. Kimsenin artık tahammülü kalmadı. İktidar ne kadar göz ardı etse de, görmezden gelse de, biz bu sorunları göz ardı etmiyoruz. İktidarımızda bu sorunları kökten çözeceğiz.

Öğretmenlerin gününü kutluyorum. Terör tarafından aramızdan koparılan öğretmenlerimizin öğretmenler gününü kutluyorum. Özellikle KHK’lı öğretmenlerin gününü kutluyorum. Öğretmenler açlık sınırında çalışıyor. Hangi öğretmen bu maaşla, aldığı parayla öğrencilerine umut vaat edebilir ki? Son şehit olan öğretmenimiz de ücretli öğretmendi. Hiç bir öğretmen artık bu ekonomik krizde büyükşehirler de çalışmak istemiyor. Bir ülkenin gençlerine verdiği değer, öğretmenlerine verdiği değer ile anlaşılır. Öğretmenlik meslek kanuni ile öğretmenler mesleklerine küstürüldü.”

Paylaşın

Rusya’dan Ukrayna’ya Füze Saldırıları: Ölü Ve Yaralılar Var

Rusya, Ukrayna’nın hayati önemdeki altyapısını hedef alan yeni füze saldırıları başlattı. Saldırılarda ölü ve yaralıların olduğu bildirildi. Patlama sesleri Kiev’in dış mahallelerinde yankılanırken, başkentteki en az bir kritik altyapı saldırıların hedefi oldu.

Ülke genelinde hava saldırısı alarmı verildi. Ukrayna medyası, ülkenin çeşitli bölgelerinde hava savunma sistemlerinin faaliyet gösterdiğine dair haberler yayınladı.

Kiev Kent Askeri İdaresi bugün mesajlaşma uygulaması Telegram’da yaptığı açıklamada, Ukrayna’nın başkentindeki iki katlı bir binayı hedef alan Rus hava saldırısında bir kişinin öldüğünü ve bir kişinin yaralandığını bildirdi.

Ukrayna Cumhurbaşkanı Volodimir Zelenski, gece video aracılığıyla yaptığı konuşmasında, elektrik, ısınma, su, internet, cep telefonu bağlantıları ve ilaç sağlamak için Ukrayna’nın her yerinde günün her saati ücretsiz olarak özel “yenilmezlik merkezleri” kurulacağını açıkladı.

Kiev ve çevresindeki Reuters muhabirleri, birkaç yüksek patlama sesi duyduklarını ve hava savunma füzelerinin üzerlerinde uçtuğunu söylediler. Yerel bir enerji sağlayıcısı, Kiev’de acil elektrik kesintilerinin başladığını açıkladı.

Kiev Belediye Başkanı Vitali Kliçko, Telegram’da, “(Füzeler) Başkentin altyapı tesislerinden birini vurdu. Sığınaklarda kalın! Hava alarmı devam ediyor” diye yazdı.

Kliçko, hangi altyapının vurulduğuna dair hiçbir ayrıntı vermedi. Ancak Rus kuvvetleri, 24 Şubat’ta başlayan işgalin ardından savaş alanında aksiliklerle karşı karşıya kaldıkları için son haftalarda Ukrayna’nın hayati önemdeki altyapısını giderek daha fazla hedef aldı.

Ukraynalı yetkililer, bugün erken saatlerde Ukrayna’nın güneydoğusundaki Vilniyansk kentindeki bir doğum hastanesini vuran Rus füze saldırısında yeni doğmuş bir bebeğin öldüğünü söyledi.

Elektrik kesintileri

Rus saldırıları, aynı anda 10 milyon kadar kullanıcının uzun süreler boyunca elektriğinin kesilmesine neden oldu. Ukrayna’nın ulusal elektrik şebekesi operatörü bugün ülke genelinde daha fazla elektrik kesintisinin gerekli olacağını açıkladı.

Ukrayna Devlet Nükleer Enerji Şirketi Energoatom, Reuters haber ajansına yaptığı açıklamada Rus saldırılarının ardından Güney Ukrayna Nükleer Santralı’ndaki bazı birimlerin kapatıldığını açıkladı.

Öte yandan Moldova Başbakan Yardımcısı, aynı zamanda da Altyapı Bakanı olarak görev yapan Andrey Spuni bugün yaptığı açıklamada, Rusya’nın Ukrayna enerji altyapısına füze saldırılarının, Moldova genelinde büyük bir elektrik kesintisine neden olduğunu söyledi.

Spuni Twitter’da, “Rusya’nın bugün Ukrayna’nın enerji altyapısına düzenlediği saldırının ardından Moldova’da büyük çaplı elektrik kesintisi yaşandı. İletim sistemi operatörü Moldelectrica, TSO ülkenin yüzde 50’sinden fazlasına yeniden elektrik sağlamak için çalışıyor” dedi.

(Kaynak: VOA Türkçe)

Paylaşın

CHP’de Belediye Başkanlarına Adaylık Yolu Kapandı Mı?

2023’te yapılacak cumhurbaşkanlığı ve milletvekilliği seçimleri yaklaşırken partilerde de hazırlıklar hız kazandı. Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) yönetimi, il ve ilçe başkanlıklarına gönderdiği genelgeyle, 2023 seçimlerinde milletvekili adayı olmak isteyen örgüt yöneticilerine, mevcut görevlerinden istifa için 26 Aralık’a kadar süre verdi.

Aday olmak isteyen, il, ilçe ve belge yöneticilerini kapsayan genelgede, belediye başkanlarının kapsam dışı tutulması, “Belediye başkanlarına adaylık yolu kapandı mı?” tartışmasını da beraberinde getirdi.

CHP kaynaklarının BBC Türkçe’den Ayşe Sayın’a verdiği bilgiye göre belediye başkanlarının milletvekili adayı olmalarına karşı “kesin bir yasak yok”. Ancak, aday olmak için istifa etmek isteyen belediye başkanları, Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu’nun; belediye meclisi üyeleri ise Genel Başkan Yardımcısı Seyit Torun’un onayını almak zorunda kalacak.

Belediye başkan ve meclis üyeleri için istifa süreci, Yüksek Seçim Kurulu’nun (YSK) takvimine göre işletilecek.

İstisnalar dışında adaylığa vize yok

CHP yönetimi, adaylık istifasına ilişkin genelgeyi hafta başında yapılan Merkez Karar Yönetim Kurulu (MYK) toplantısında şekillendirdi. Aday adayı olmak isteyen örgüt yöneticilerinin istifa sürecinin öne çekilerek yerlerine yeni atama yapılması için zaman kazanılması, böylece örgütlerde boşluk oluşmasının önlenmesi kararı alındı.

Edinilen bilgiye göre toplantıda, belediye başkanları ve belediye meclis üyelerinin adaylığı ve istifa takvimi de görüşüldü. Hatta genelgeye belediye başkan ve meclis üyeleri için de istifa tarihi konulup konulmaması tartışıldı. Ancak belediye başkan ve meclis üyelerinin, çok önemli istisnalar dışında aday olmalarına sıcak bakılmazken, istifa tarihi konulmasının da “teşvik edici olabileceği” değerlendirmesi yapıldı.

Ayrıca belediye başkanlarının “kamu görevlisi” olmaları ve erkenden istifa takvimi ilan edilmesinin belediye çalışmalarında zaafa yol açabileceği dikkate alınarak, YSK’nın seçim takviminin esas alınması görüşü benimsendi.

Buna göre aday adayı olmak isteyen belediye başkanları ve meclis üyeleri, YSK’nın kamu görevlileri için ilan ettiği takvime göre istifa edebilecekler.

Adaylık süreci başlatıldı

CHP Genel Sekreteri Selin Sayek Böke ve örgütlerden sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Oğuz Kaan Salıcı’nın imzasıyla, dün il ve ilçe başkanlıklarına gönderilen genelgeyle, 2023 seçimleri için adaylık süreci başlatılmış oldu.

Partinin hafta başında yapılan MYK toplantısında alınan karar uyarınca, 2023’te yapılacak seçimlerde milletvekili aday adayı olmak isteyen il, ilçe, belde başkan ve yönetim kurulu üyelerinin, 5-26 Aralık tarihleri arasında mevcut görevlerinden istifa etmeleri gerekiyor.

İstifa edenlerin yerine ise parti örgütünün ve örgütlerden sorumlu genel başkan yardımcısının bilgisi olmadan herhangi bir seçim ya da atama yapılamayacak.

Kılıçdaroğlu ve Torun’un onayı aranacak

MYK toplantısından çıkan eğilim doğrultusunda, belediye başkanları çok özel istisnalar dışında aday gösterilmeyecek.

Partinin belediyede azınlığa düşmesi sonucunu doğuran yerlerde de belediye meclis üyelerinin adaylık için istifasına vize verilmeyecek.

Bu çerçevede, aday olmak isteyen belediye başkanı CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun, belediye meclisi üyesi ise CHP Genel Başkan Yardımcısı Seyit Torun’un onayını alması halinde görevinden ayrılabilecek.

Seçim takviminin açıklanmasından sonra da süreç yeniden değerlendirilecek.

Parti kaynakları, söz konusu kararın sadece milletvekili adaylığı ile ilgili olduğunu, cumhurbaşkanı adaylığı konusunda ise Altılı Masa’nın kararının bekleneceğini ifade ediyorlar.

İstisnalar neler?

CHP kulislerinde, belediye başkan veya meclis üyelerinin hangi koşullarda aday olabileceği ise şöyle ifade ediliyor:

“İlkesel olarak belediye başkan veya meclis üyelerinin istifa etmemesi isteniyor. Ama yerelde çok özel durumlar olabiliyor. Mesela bir belediye meclis üyesi öyle parlıyor ki, bu kişi sayesinde ilk kez oradan milletvekili çıkarabiliriz.

Veya belediye meclisinde CHP çoğunluktaysa ve belediye başkanının istifası halinde yine CHP’li bir isim seçilebiliyorsa ve bu başkan partinin oyunu çok artırır diye düşünülüyorsa, bu durumda aday gösterilebiliyor. Ama bu da çok istisnai hallerde başvurulacak bir durum.”

Paylaşın

Avrupa Parlamentosu, Rusya’yı ‘Terör Destekçisi Devlet’ İlan Etti

Avrupa Parlamentosu’nun (AP) Ekim ayındaki genel kurulunda gündeme gelen, Rusya’nın teröre destek veren ülke ilan edilmesine ilişkin öneri, Çarşamba günü yapılan oturumda oylandı. AP, Rusya’yı, “teröre destek veren ülke” ilan eden kararı onayladı.

Avrupa Parlamentosu, Ukrayna’daki çatışmalara katılan Çeçen milisler ile Wagner Grubu üyesi paralı askerlerin de terör grupları listesine alınması çağrısında bulundu.

Avrupa Birliği’nin (AB) teröre destek veren ülkelere ilişkin henüz bir karar listesi bulunmadığı için, Avrupa Parlamentosu’nun kararı, sembolik önem taşıyor.

Avrupa Parlamentosu (AP), Moskova’nın enerji altyapısı, hastaneler, okullar ve sığınaklar gibi sivil hedeflere askeri saldırılarının uluslararası hukuku ihlal ettiği gerekçesiyle, Rusya’yı “terör destekçisi devlet” olarak tanımayı öngören tasarıyı kabul etti.

Merkezi Fransa’nın Strasbourg kentinde bulunan AP bugün, 494 parlamenterin kabul ettiği metinle Rusya’yı “terörün sponsoru ve terör araçları kullanan bir devlet” olarak tanımladı. 58 üye tasarıya karşı oy kullandı; 44 parlamenter çekimser kaldı.

Avrupa Birliği’nin bu kararı destekleyecek yasal bir çerçevesi olmadığı için, karar büyük ölçüde sembolik bir nitelik taşıyor. AB, Ukrayna’yı işgali nedeniyle Rusya’ya daha önce benzeri görülmemiş yaptırımlar uygulamıştı.

Moskova’nın Avrupa Parlamentosu’nun kararına tepkisi gecikmedi.

Rusya Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Maria Zaharova, mesajlaşma uygulaması Telegram üzerinden yaptığı açıklamada, “Avrupa Parlamentosu’nun aptallığın sponsoru olarak ilan edilmesini öneriyorum” dedi.

AP internet sitesine siber saldırı

Karardan birkaç saat sonra, Avrupa Parlamentosu’nun internet sitesi siber saldırıya uğradı.

Parlamento Sözcüsü Jaume Duch Twitter’dan yaptığı açıklamada, “@Europarl_EN internet sitesinin kullanılabilirliği, yüksek seviyedeki harici ağ trafiği nedeniyle şu anda dışarıdan etkilenmekte. Bu trafik bir DDoS saldırısı olayı ile ilgili” dedi. Siteye erişim kısa bir süre sonra normale döndü.

Hizmet reddi saldırıları (DDoS) genellikle sistemleri aşırı yüklemek amacıyla hedeflenen makineyi veya kaynağı gereksiz isteklerle doldurarak gerçekleştiriliyor.

Siber saldırıyı, Kremlin yanlısı bilgisayar korsanlığı grubu “KILLNET” üstlendi.

Grup Telegram kanalı üzerinden yaptığı açıklamada, “KILLNET, Avrupa Parlamentosu’nu resmi olarak homoseksüelliğin destekçisi olarak tanıyor” diye yazdı.

KILLNET son yıllarda Avrupa hükümeti internet sitelerini, Eurovision Şarkı Yarışması’nı ve özel şirketleri hedefleyen bir dizi saldırının sorumluluğunu üstlendi.

Ukrayna Cumhurbaşkanı Volodimir Zelenski daha önce, ABD ve diğer ülkeleri Rusya’yı ‘’terör destekçisi devlet’’ ilan etmeye çağırmış ve Rus güçlerini sivilleri hedef almakla suçlamıştı.

AB’nin ABD’ye benzer bir terör listesi yok. ABD Dışişleri Bakanı Antony Blinken ise Kongre’nin her iki kanadında da Rusya’yı terör listesine almaya çağıran kararlara rağmen şu ana kadar bunu yapmayı reddetti.

ABD Dışişleri Bakanlığı şu ana kadar Küba, Kuzey Kore, İran ve Suriye’yi teröre destek veren devletler listesine aldı. Bu tanım, dört ülkenin, savunma ihracatı yasağına ve mali kısıtlamalara tabi oldukları anlamına geliyor.

Avrupa Parlamentosu Araştırma Servisi’ne göre AB’de şu ana kadar dört ülkenin parlamentosu Rusya’yı terörizmin devlet sponsoru olarak tanımladı. Bu ülkeler Litvanya, Letonya, Estonya ve Polonya.

Paylaşın