Yastıksız Uyumanın Faydaları

Geceleri huzurlu ve dinlendirici bir uyku çekenler ertesi güne huzuru ve dinamik başlarlar. Birçok kişi uyurken yastığa ihtiyaç duyarken birçok kişi de yastıksız uyumayı tercih ediyor.

Haber Merkezi / Uyurken yastık kullanmamanın faydalı olduğu gibi yastıksız uyumanın da birçok faydası var.

Baş ağrısı

Yastıkla uyuyorsanız, sabahları hafif bir baş ağrısıyla uyandığınızı sıklıkla fark etmişsinizdir. Bunun nedeni yastığınızdır. Ertesi gün yastıksız uyumayı deneyin, başınız ağrımayacaktır. Yumuşak bir yastıkla yattığınızda, kan akışı başınıza kolayca ulaşmaz, bu gerekli olan oksijen arzını azaltır. Bu durum baş ağrısına neden olur.

Stresi azaltır

Yastık nedeniyle yanlış bir pozisyonda yatarsanız, uyurken kendinizi huzursuz hissedersiniz ve düzgün uyuyamazsınız,  sürekli oraya buraya dönersiniz. Bundan dolayı stresli hissedersiniz. Yastıksız uyursanız, stres hormonlarınız azalır, bu sayede tek pozisyonda huzur içinde uyuyabilirsiniz.

Sırt ağrısı oluşmaz

Birçoğumuz omurgamızı desteklemeyen yastıklar kullanırız. Birden fazla yastık kullanırsanız, boynunuz vücudunuzun geri kalanının üzerinde yükselir ve bu da duruşunuzu bozar. Sizin için doğal olmayan bir uyku hali haline gelir. Yastıksız uyumak sırtınızın ağrımasını önleyebilir.

Boyun ağrısını hafifletir

Yastıkların çoğu boynumuz için gerekli desteği sağlamaz ve bu da boyun ağrısına neden olabilir. Yastık kullanmazsanız, vücudunuzun geri kalanıyla birlikte başınız da doğal bir şekilde uyur, bu da boynunuzdaki sinirlerin zarar görmesini önler. Bu nedenle yastıksız uyumak sizi boyun ağrısından kurtarabilir.

Not: Sunulan bilgilerin amacı herhangi bir hastalığı teşhis veya tedavi etmek, iyileştirmek veya önlemek değildir. Tüm bilgiler yalnızca genel bilginize yöneliktir, tıbbi tavsiye veya belirli tıbbi durumların tedavisinin yerine geçmez. Uygulamadan önce bu bilgileri doktorunuzla görüşün.

Paylaşın

DASH Diyeti Ve Yüksek Tansiyon

Sessiz katil olarak da bilinen yüksek tansiyon veya hipertansiyon, yaşam tarzından, özellikle sağlıksız beslenmekten kaynaklı, günümüzün en yaygın hastalıklarından biri haline gelmiş durumda.

Haber Merkezi / Düzenli bir yaşam tarzı ve sağlıklı beslenerek yüksek tansiyonu bir dereceye kadar önleyebilirsiniz. DASH diyetinin önemi de burada artmaktadır. DASH diyeti, genel olarak yüksek tansiyonu olan kişilere önerilen bir diyettir.

DASH Diyeti, meyveler, yapraklı yeşillikler ve sebzeler açısından zengin bir diyettir. Bu diyetle vücut bol miktarda potasyum, magnezyum ve kalsiyum alır. Bu mineraller vücudun elektrolit dengesini artırır ve fazla sıvıları idrar ve ter yoluyla vücuttan atar. Bu mineraller ayrıca, kan damarlarını rahatlatır ve kan basıncını kontrol altında tutar.

DASH diyeti meyve, sebze, kepekli tahıllar, yağsız et ve az yağlı süt ürünleri tüketimini vurgularken, sodyum ve şeker alımının da sınırlandırır. DASH diyetinde günde bir çay kaşığından fazla tuza izin verilmez.

DASH diyetinde günlük olarak dahil edilebilecek yiyecekler:

Tahıllar: 50 gr.
Sebzeler: 80-90 gr.
Meyveler: 100-150 gr.
Az yağlı süt ve süt ürünleri: 100-150 ml
Balık: 75 gr.

Kuruyemiş: 15-20 gr.
Yağ: 8-10 gr.

Kaçınılması gereken yiyecekler:

Rafine edilmiş tahıllar, unlu mamuller, beyaz ekmek ve erişte
Yağda kızartılmış sebzeler
Hazır meyve suları, paket meyve suları, tatlandırılmış meyve suları

Sağlıklı bir yaşam istiyorsanız, bir beslenme uzmanının önerdiği DASH diyet planını tercih edebilirsiniz.

Not: Sunulan bilgilerin amacı herhangi bir hastalığı teşhis veya tedavi etmek, iyileştirmek veya önlemek değildir. Tüm bilgiler yalnızca genel bilginize yöneliktir, tıbbi tavsiye veya belirli tıbbi durumların tedavisinin yerine geçmez. Uygulamadan önce bu bilgileri doktorunuzla görüşün.

Paylaşın

Vücutta Ürik Asidi Artıran Bu 5 Besinden Uzak Durun!

Genel olarak vücuttaki kan, yağ, kolesterol ve şeker seviyesinin farkındayız. Ancak vücuttaki bazı önemli asitlerin miktarları hakkında pek bilgi sahibi değiliz. Bunların arasında içinde ürik asitten söz edilebiliriz.

Haber Merkezi / Doktorlar vücuttaki ürik asit artışının birçok yan etkiye neden olabileceğini söylüyor. Ayrıca artritin neden olduğu hastalıklar da ürik asit artışından kaynaklanır.

Vücutta artan ürik asi eklemler arasında birikerek şiddetli ağrılara neden olur. Yediğimiz bazı besinler bu asidin fazla üretilmesinin ana sebebidir. Bazı yiyecekler, fazla olan ürik asidi dışarı atma yeteneğinizi etkileyebilecek yüksek miktarda pürin içerir.

O halde bu yazımızda yüksek düzeyde ürik asit üretimine neden olabilecek yiyeceklere bir göz atalım.

Tatlılar ve Meşrubatlar: Tatlılar ve meşrubatlar genel olarak çeşitli sorunlara yol açar. Alkolsüz içecekler çok fazla ilave şeker içerir. Bu, vücuttaki ürik asit seviyesini artırabilir.

Alkol: Alkol vücuda her şekilde zarar verir. Alkol içindeki pürin nedeniyle vücuttaki ürik asidi artırır. Bu nedenle, aşırı alkol tüketimi gut hastalığını şiddetlendirebilir.

Mısır Şurubu: Mısır şurubu bir tür yapay tatlandırıcıdır. Günümüzde dışarıda yediğimiz birçok yemeğe eklenmektedir. Mısır şurubu, mısır nişastası yapay olarak glikoz ve fruktoz ile birleştirilerek yapılır.

Özellikle dondurma, reçel, tatlılar, fast food, sos, ekmek, paketlenmiş gıdalar, şekerlemeler, çikolata, gazlı içecekler, meşrubatlar ve konserve yiyeceklere mısır şurubu eklenir. Mısır şurubu içeren bu tür yiyeceklerden kaçınılmalı.

Kırmızı et: Kırmızı et yemek de vücutta ürik asit riskini artırır. Bunun nedeni, içindeki aşırı pürinlerdir. Ürik asit seviyesini yükseltebilir ve gut hastalığına neden olabilir. Bu nedenle, kırmızı etten kaçınmak en iyisidir.

Deniz Ürünleri: Deniz ürünleri yemenin birçok faydası vardır. Ancak ringa balığı, istiridye, midye, morina balığı, ton balığı, alabalık, mezgit balığı gibi deniz balıkları yüksek miktarda pürin içerir.

Bu nedenle, bunları tüketmek vücuttaki ürik asidi artıracaktır. Bu, artrit semptomlarına neden olabilir. Bu nedenle bu tür balıklardan kaçınmak en iyisidir.

Not: Sunulan bilgilerin amacı herhangi bir hastalığı teşhis veya tedavi etmek, iyileştirmek veya önlemek değildir.

Tüm bilgiler yalnızca genel bilginize yöneliktir, tıbbi tavsiye veya belirli tıbbi durumların tedavisinin yerine geçmez. Uygulamadan önce bu bilgileri doktorunuzla görüşün.

Paylaşın

Kan Şekerini Düşürmek İçin Yüksek Lifli 5 Sebze

Şeker (diyabet) hastaları, kan şekeri seviyesinin yükselmemesi için beslenmesine dikkat etmesi gerekmektedir. Kan şekeri seviyesinin yüksek olduğu durumlarda, şeker hastalarının beslenmesine lif oranı yüksek gıdalar dahil edilmesi tavsiye edilir.

Haber Merkezi / Lif yönünden zengin besinler, kan şekerinin ani yükselişini engeller ve ayrıca şekerin emilim sürecini yavaşlatır. Şeker hastaları tarafından tüketilebilecek lif bakımından zengin bazı sebzeleri sıraladık.

Taze fasulye: Fasulye yüksek oranda lif içeren sebzeler arasında yer alır. Taze fasulye, protein, vitamin ve birçok mineralin yanı sıra iyi bir lif kaynağıdır.

Taze fasulye, ayrıca iyi bir demir ve kalsiyum kaynağıdır. Fasulye sadece kan şekerini düşürmede yardımcı olmakla kalmaz, aynı zamanda kilo vermeye de yardımcı olmaktadır.

Brokoli: Brokoli, sağlık için oldukça faydalı olan sebzeler arasında gelir. Brokoli lifin yanı sıra yüksek oranda C vitamini içermektedir. A, C, E, K ve B12 vitaminleri de brokolide bulunmaktadır.

Ayrıca brokolide bulunan fitokimyasallar kan şekeri seviyesini düşürmeye yardımcı olmaktadır.

Lahana: Lahana, lif açısından zengin olduğu için şeker hastalarının beslenmesinin bir parçası olması tavsiye edilir. Lahana, aynı zamanda uzun süre tokluk hissi verdiği için kilo vermeye de yardımcı olmaktadır.

Havuç: Havuç, yüksek lif oranı nedeniyle şeker hastalarının beslenmesine dahil edilmesi tavsiye edilen bir diğer sebzedir. Havuç ayrıca A, C ve K vitaminleri açısından da zengindir.

Kabak: Şeker hastaları, kan şekeri seviyesini kontrol altına tutmak için kabak tüketebilir. Kabak, aynı zamanda kilo vermeye de yardımcı olmaktadır.

Not: Sunulan bilgilerin amacı herhangi bir hastalığı teşhis veya tedavi etmek, iyileştirmek veya önlemek değildir.

Tüm bilgiler yalnızca genel bilginize yöneliktir, tıbbi tavsiye veya belirli tıbbi durumların tedavisinin yerine geçmez. Uygulamadan önce bu bilgileri doktorunuzla görüşün.

Paylaşın

Şeker Hastaları Saç Dökülmesini Nasıl Engelleyebilir?

Şeker (diyabet) hastalığı, kan şekeri seviyesi ile karakterize kronik ve metabolik bir rahatsızlıktır. Dünya Sağlık Örgütü’ne (DSÖ) göre; Şeker hastalığı zamanla, gözler, kalp, böbrekler, kan damarları ve sinirler üzerinde ciddi hasarlara neden olan bir sağlık sorunudur.

Haber Merkezi / Peki şeker hastalığı, saç dökülmesini nasıl etkiler?

Kafa derisine kan akışı arttığında, saçların büyüme oranı da artar. Ancak, yüksek kan şekeri seviyesi kan damarlarına zarar verebilir ve bu durum kafa derisine giden kan akışını azaltabilir. Saç kökleri sağlıklı büyüme için gerekli olan besin ve oksijenden mahrum kalabilir.

Şeker hastalığı, hormonal dengesizliklere neden olabilir. Bu durum, saç dökülmesini hızlandırabilir. Örneğin, aşırı insülin ve androjen hormonları saç dökülmesini tetikleyebilir.

Şeker hastalığı, kronik iltihaba neden olarak saç köklerine zarar verebilir ve saç dökülmesini hızlandırabilir. Ayrıca, şeker hastalığı yönetilmesi zor ve stresli bir hastalıktır. Stres, saç dökülmesini hızlandırabilir.

Şeker hastalığına bağlı saç dökülmesini önlemenin yolları

Kan şekeri seviyesini sağlıklı bir aralıkta tutmak genel sağlık için önemlidir ve saç dökülmesini önlemeye yardımcı olabilir. Bu nedenle, sağlıklı beslenme, fiziksel aktivite ve gerekli ilaçları içeren bir plan için doktorla birlikte çalışma tavsiye edilir.

Şeker hastaları beslenme yetersizliklerine yatkın olduklarından, beslenmelerine besin açısından yoğun gıdaları dahil etmeleri önerilir. Gerektiğinde takviye de düşünülebilir.

Vücuttaki iltihaplanmayı azaltarak, saç dökülmesini önlemek için de adımlar atılmalı: Antiinflamatuar beslenme, düzenli egzersiz ve stresin yönetilmesi.

Saç dökülmesine katkıda bulunan hormonal dengesizlikleri gidermek için doktora danışılmalı.

Şeker hastalığı ile ilişkili saç dökülmesini önlemeye yardımcı olabilecek topikal tedaviler ise her zaman denenebilir. Örneğin, minoksidil…

Tüm şeker hastalarında saç dökülmesi görülmez. Saç dökülmesinin altında yatan başka nedenler de olabilir. Saç dökülmesinin altta yatan nedeni bulmak ve doğru tedavi seçeneklerini uygulamak için doktorla konuşmak her zaman en iyisidir.

Not: Sunulan bilgilerin amacı herhangi bir hastalığı teşhis veya tedavi etmek, iyileştirmek veya önlemek değildir.

Tüm bilgiler yalnızca genel bilginize yöneliktir, tıbbi tavsiye veya belirli tıbbi durumların tedavisinin yerine geçmez. Uygulamadan önce bu bilgileri doktorunuzla görüşün.

Paylaşın

Saçlar İçin Hangi Kuruyemişler Faydalıdır?

Vücudun ihtiyaç duyduğu birçok besin açısından zengin olan kuruyemişler, ayrıca saç sağlığı için de oldukça faydalıdırlar. Sağlıklı saçlara sahip olmak ve saç uzatmak bir numaralı önceliğinizse, hangi kuruyemişlerin saçlarınız için iyi geldiğini bilmeniz gerekir.

Haber Merkezi / Kuruyemişler vücut için faydalı olan bir çok besin sağlar. Vücudunuz bu besinleri almazsa saç dökülmesi gibi saç sorunları yaşayabilirsiniz.

Kuruyemişler, dengeli beslenmenin bir parçası olarak yeterli oranda tüketilmelidir. Her şeyde olduğu gibi kuruyemişlerinde fazla tüketilmesi sağlık açısından olumsuz sonuçlar oluşturabilir.

Sağlıklı saçlara ve saç uzatmaya yardımcı olan kuruyemişler:

Badem

Badem iyi bir E vitamini kaynağıdır. Antioksidan olduğundan saç köklerinin hasar görmesini önlemeye yardımcı olmaktadır. Badem, saç büyümesi için gerekli olan B vitaminlerini de içeren iyi bir biyotin kaynağıdır. Doktorlar günde 15 ila 20 badem yiyebileceğinizi söylüyor.

Ceviz

Ceviz iyi bir omega-3 yağ asitleri kaynağıdır. Saçınızın büyümesine ve hacminin artmasına yardımcı olacaktır. Ceviz aynı zamanda iyi bir E vitamini ve selenyum kaynağıdır. Günde 6 ila 8 küçük ceviz yiyebilirsiniz.

Kaju

Kaju, saçların büyümesi için gerekli olan protein ve çinko bakımından oldukça zengindir. Uzmanlar günde 5 ila 10 kaju yemeyi tavsiye etmektedir.

Fındık

Fındık, saç köklerini hasardan korumaya yardımcı olan önemli bir antioksidan olan E vitamini açısından zengindir. Fındık ayrıca, iyi bir protein, çinko ve selenyum kaynağıdır. Saçların sağlığını korur ve büyümesini destekler.

Bu kuruyemişlerden günde yaklaşık 25 ila 30 gram almak yeterlidir.

Not: Sunulan bilgilerin amacı herhangi bir hastalığı teşhis veya tedavi etmek, iyileştirmek veya önlemek değildir.

Tüm bilgiler yalnızca genel bilginize yöneliktir, tıbbi tavsiye veya belirli tıbbi durumların tedavisinin yerine geçmez. Uygulamadan önce bu bilgileri doktorunuzla görüşün.

Paylaşın

Gelecek, Saadet Ve DEVA’dan “Çatı Parti” Arayışı: Sona Yaklaşıldı

14 Mayıs’ta yapılan milletvekili genel seçimlerine Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) listelerinden giren Demokrasi ve Atılım (DEVA) Partisi 15, Gelecek Partisi ve Saadet Partisi 10, Demokrat Parti ise 3 milletvekilliği kazandı.

Seçimlerin ardından, 3 parti arasında “Meclis’te grup kurma” konusunda görüşme trafiği başlarken, Demokrat Parti bu oluşumların içinde yer almama kararı aldı. Üç siyasi partinin yeni bir çatı parti altında grup kurma konusunda uzlaştığı belirtildi.

Gazete Duvar’dan Ceren Bayar’ın haberine göre; DEVA Partisi, Gelecek Partisi ve Saadet Partisi arasında bir süredir devam eden, Meclis’te grup kurulmasına ilişkin görüşmelerde yeni kurulacak bir parti çatısı altında birleşilmesi formülü öne çıkmaya başladı. Üç partiden birinin çatısı altında birleşilerek grup kurulması formülüyse her parti, ‘çatı’nın kendisi olmasını arzu ettiği için beklemeye alındı.

Çatı partisi formülünün hayata geçmesi halinde bürokratik, teknik ve siyasi süreçlerin nasıl işletileceğine ilişkin büyük ölçüde anlaşma sağlandı. Üç partinin yetkili kurullarının onayından geçmesi durumunda ortak grup kurulması, yapısı ve işleyişi şöyle olacak:

Üç partinin eşit oranda kurucu üye vermesiyle parti kuruluşu için başvuru yapılacak.
Üç partinin genel başkanlarından herhangi biri yeni kurulacak partinin genel başkanı olmayacak.
Yeni partinin genel başkanı, üç genel başkanın iradesine, saygınlığına gölge düşürmeyecek sembolik bir isim olacak.
Partinin Meclis grubunda her partiden 7’şer milletvekili yer alacak. Böylelikle grup kurulması için gerekli 20 milletvekili sayısına ulaşılacak.

Meclis grup başkanı ve grup başkanvekillikleri eşit olarak paylaşılacak.
Grup toplantılarında üç partinin genel başkanları dönüşümlü olarak konuşacak. Meclis İçtüzüğü’ne göre siyasi partilerin grup toplantılarında grup başkanları ya da parti genel başkanları konuşabiliyor. Bu konuşmalar TBMM TV’den de canlı yayınlanıyor. Ancak ilk kez hayata geçecek “çatı parti” formülünde Gelecek, DEVA ve Saadet Partisi Genel Başkanları konuk olarak grup konuşması yapabilecek. Bu konuşmalar TBMM TV’de yayınlanmayacak.
Her parti, yeni kurulacak partiden bağımsız bir şekilde, Meclis’te ve Meclis dışında kendi politik çalışmalarını sürdürecek.

Üç partinin kurmayları, yeni bir parti çatısı altında birleşmenin partilerin yetkili kurullarında tartışılmadan hayata geçemeyeceğini ifade ederken prensipte anlaşılırsa teknik süreçlerin çok hızlı bir şekilde ilerleyeceğini vurguladı. Meclis’te grup kurmanın avantajlarının farkında olduklarını ifade eden kurmaylar, bu avantajlardan faydalanmak için en kısa zamanda bir sonuç almak istediklerini söyledi. Gelecek ve Saadet partilerinin kurmayları kısa süre içinde uzlaşmanın sağlanmasını beklediklerini belirtirken DEVA Partisi ise parti kurullarında görüşmelerin devam ettiğini ifade etti.

“Demokrasi Birliği”, “Demokrasi İttifakı”

Kurulacak partinin ismi tam olarak netleşmese de isimde “demokrasi” ifadesinin olması gerektiği konusunda bir uzlaşı sağlandı. Parti kurmayları “Demokrasi Birliği”, “Demokrasi İttifakı” gibi seçeneklerin masada olduğunu söyledi.

Kurulacak yeni partinin siyasi geleceği konusunda ise partiler arasında görüş ayrılıkları var. Saadet Partisi, kendi kimliğinden, adından ve iddiasından vazgeçmeden, kurulacak yeni grubun yaratacağı sinerji ve grup olmanın avantajları ile siyasette fark yaratılabileceği görüşünde.

Yeni grupta birleşmenin Meclis’te daha etkin bir muhalefet yürütmek için Meclis bürokrasisinin gerektirdiği “temsili” bir birliktelik olacağını belirten DEVA Partisi kurmayları DEVA partisinin siyasi iddiasını sürdüreceğini ifade etti.

Yeni parti konusunda Saadet ve DEVA’ya göre farklı görüşe sahip olan Gelecek Partisi yetkilileriyse kurulacak yeni partinin DEVA ve Gelecek Partisi arasında “politik ve gerçek” bir birleşmenin temeli olabileceğini söyledi. İki partinin hitap ettiği tabanların ve politik çizgilerinin birbirinden uzak olmadığını ifade eden Gelecek Partisi’nden bir yetkili, böylesi bir birleşmenin taban tarafından da olumlu karşılanacağını vurguladı.

Aynı yetkili, 14 Mayıs seçiminde seçmenin de “DEVA ve Gelecek Partisi’ni birlikte görmek istiyoruz” mesajını verdiğini belirtirken “Belki de bu birleşme seçimden önce gerçekleşseydi ve DEVA ve Gelecek tek parti olarak seçime girseydi bugün daha farklı bir sonuç ortaya çıkardı” değerlendirmesini yaptı. DEVA ve Gelecek partilerinin birleşmesi için çok fazla formül geliştirilebileceğini belirten bir parti kurmayı, Meclis’te kurulacak grubun bu birleşmeye vesile olabileceğini söyledi.

İki partinin birleşme tartışmalarında genel başkanlar arasında yapılan görüşmelere taşınmayan ve resmiyet kazanmayan bir seçenek de dikkat çekti. İki partinin kurmayları arasında dillendirilen bu formüle göre Gelecek ve DEVA partileri kendini feshederek yeni bir isimle birleşecek.

Kurulacak yeni partinin “Yüksek İstişare Kurulu” benzeri bir yapısı olacak ve bu kurulda iki partinin politikalarında ortaklaşabilecek, siyasette iz bırakmış ancak şu anda aktif siyasetin içinde olmayan “akil insanlar” yer alacak. Yüksek İstişare Kurulu’nun başında Ahmet Davutoğlu olacak ve kurulla birlikte Türkiye’yi gezecek, yerelde düzenlenecek programlarda partiyi, partinin iddiasını anlatacak. Ali Babacan da partinin başında olacak ve sıcak siyaseti yürütecek.

İki partinin birleşmesi için bu ve benzeri öneriler konuşulsa da DEVA Partisi yetkilileri, gündemlerinde birleşmenin olmadığını, parti kurullarında Gelecek Partisi ile birleşme gibi bir konunun hiç tartışılmadığını söyledi.

Meclis’e CHP listelerinden giren Demokrat Parti yetkilileri ise üç partinin Meclis grubu kurma görüşmeleri kapsamında kendileriyle de birtakım görüşmeler yapıldığını ancak şu anda kurulması muhtemel bu gruba katılmak gibi bir düşünceleri olmadığını ifade etti.

Grup kurmak neden avantajlı?

Meclis’te grubu olan siyasi partiler Meclis Başkanlık Divanı’nda temsil edilip, Genel Kurul kürsüsünde grup adına söz hakkı kullanabiliyor ve ihtisas komisyonlarına üye verebiliyor. Bir siyasi parti grubunun en az bir grup başkanı, iki de grup başkanvekili olabiliyor.

Grup başkanvekillerinin genel kurul oturumlarında ayrıca söz hakkı bulunuyor ve grup başkanvekilleri Genel Kurul gündeminin belirlendiği danışma kuruluna katılabiliyor. Tüm bu avantajların yanı sıra grubu bulunan siyasi partiler, salı günleri grup toplantısı düzenleme hakkı da kazanıyor. Grubu bulunan siyasi partiler için makam odaları, personel çalışma alanları ve toplantı salonlarının bulunduğu bir de grup yönetim bölümü ayrılıyor.

Paylaşın

Soğuk Su İçer Misiniz? O Zaman Bunlara Dikkat

Sıcak havalarda vücudu sağlıklı tutmak için yeterince su içmek çok önemlidir. Ancak içilmesi gereken suyun sıcaklığı konusunda uzmanlar arasında farklı görüşler, soğuk su içmenin güvenli olup olmadığı konusunda da tartışmalar bulunmakta.

Haber Merkezi / Havaların sıcak olduğu zamanlarda herkes soğuk su içmeyi sever. Soğuk su, özellikle kavurucu sıcak ve yorucu fiziksel efordan sonra, enerji verir ve tatmin edici bir duygu oluşturur.

Soğuk suyla birlikte içeriye nüfuz eden soğuk da vücut ısısının düşmesine yardımcı olmaktadır. Ayrıca soğuk su, susuzluğu oda sıcaklığındaki sudan çok daha hızlı giderir. Bazıları, hava koşullarından bağımsız olarak soğuk suyu tercih ederler.

Belirli oranda soğuk su içmek genellikle güvenlidir ve belirli bir soruna neden olmaz. Ancak soğuk su için de dikkat edilmesi gereken bazı noktalar vardır.

En önemlisi, aşırı soğuk su içmek kan damarlarını daraltabilir. Bu durum, sindirim sistemini ve vücudun besinleri emme yeteneğini ciddi şekilde etkileyebilir.

Dikkat edilmesi gereken bir diğer önemli nokta da soğuk suyun sindirim sistemi üzerindeki etkisidir. Soğuk suyun sindirim sistemi üzerindeki etkisi birçok şekilde deneyimlenir.

Genellikle, soğuk su içmenin sindirimi engellediğine ve vücudun yiyecekleri parçalama yeteneğini etkilediğine inanılır. Ancak, bu inancın çok az bilimsel temeli vardır. Bilim bu konuda sınırlı oranda kanıt ortaya koymaktadır.

Ayrıca diş problemi olanlar soğuk su içerken ağrı veya başka rahatsızlıklar yaşayabilirler. Bu nedenle, diş problemi olanlar soğuk sudan kaçınmalı ve bunun yerine ılık suyu tercih etmelidirler.

Paylaşın

Aşırı Alkol Tüketenler Dikkat: Kas Kaybı Riski

Alkol bağımlılığının karaciğer yetmezliğine ve kansere neden olduğunu biliyoruz. Ayrıca araştırmacılar, aşırı alkol tüketiminin ‘kas kaybı’ riski oluşturduğunu ortaya koydular.

Haber Merkezi / İngiltere’deki East Anglia Üniversitesi’nden araştırmacılar tarafından yapılan bir çalışmada, erkekler ve kadınlar aşırı alkol tüketenler, orta düzeyde alkol tüketenler ve alkol tüketemeyenler olarak sınıflandırdı.

Araştırmada pek çok bilgiye ulaşıldı. Aşırı alkol tüketmenin sadece karaciğer, kanser ve kalp hastalığına neden olmadığı, farklı birçok sağlık sorununa yol açabileceğini ortaya koydu.

Araştırma, Avrupa’da yaşayan ve yaşları 37 ila 73 arasında olan yaklaşık yarım milyon insanın çeşitli faktörleri dikkate alarak yapıldı. Ayrıca, araştırma, kadın ve erkekler arasında ayrı ayrı yürütüldü.

Araştırma için sağlıklı kaslı erkekler ve kadınlar alındı ve onlar günde 1 birim şarap içen bir erkek ve günde 2 birim şarap içen bir kadınla karşılaştırıldı (20 birim şarap, 2 şişe şaraba ve 10 şişe biraya eşdeğerdir). Daha sonra 20 birim şarap içen kişinin, diğerlerine göre yüzde 4 ila 5 daha az kas kütlesine sahip olduğu ortaya çıktı.

Aşırı kas kaybının, düşük kemik yoğunluğu, kırıklar, kırılganlık, diyabet ve erken ölüm gibi birçok soruna yol açabileceğine şüphe yoktur. Aşırı derecede alkol tüketenler, gıda alımını azaltmak yerine egzersiz yaparak ve protein açısından yüksek beslenme ile bu kas kaybını önleyebilirler.

Araştırmanın sonuçları, sağlığı ve geleceği konusunda endişe duyan kişilerin kas kaybının etkilerinden korunmak için aşırı alkol tüketiminden kaçınmaları gerektiğini gösteriyor.

Paylaşın

Şeker Hastalığına İyi Gelen 5 Sebze

Sağlık açısından oldukça faydalı olan sebzeler, hastalıklardan korunmayı sağlayan birçok doğal besin içerir. Sağlıklı olmak için kadınların günde 2 ila 3 bardak, erkeklerin ise günde 3 ila 4 bardak sebzeye ihtiyacı vardır.

Haber Merkezi / Bazı sebzeler diyabet hastaları (şeker hastalığı) için çok daha faydalı olabilir. Diyabet hastaları, bu sebzeleri tüketerek kan şekerini kontrol altına alabilir. Diyabet hastalığına iyi gelen 5 sebze:

Salatalık

Çoğu kişi, yaz aylarında salatalık yemeyi sever, salatalık vücudun nemli kalmasını sağlayan çok miktarda su içerir. Salatalıkta bulunan su içeriği, şeker seviyesini kontrol etmeye yardımcı olur. 2022 yılında yapılan bir araştırmada, salatalık yemenin şeker hastalığı dışında vücutta oluşan iltihaplardan kurtulmayı yardımcı olduğu tespit edilmiştir.

Ispanak

Diyabet hastaları, mutlaka ıspanak tüketmelidir. Yapılan bir araştırma, ıspanağın tilakoid adı verilen ve insülin duyarlılığını artıran bir zar içerdiğini ortaya koymuştur. Bu zar şeker seviyesini kontrol altında tutmaya yardımcı olur. Ayrıca ıspanak suyu da çok faydalıdır.

Lahana

Lahana sağlık açısından oldukça faydalı bir sebzedir. Bu sebze diyabet hastaları için çok faydalı kabul edilir. Lahana, kan şekerini düşürmeye yardımcı olan çok miktarda lif içerir. Lahana ayrıca, sindirim sistemini de iyileştirir.

Domates

Domates, kan şekerini düşürmede yardımcı olan likopen antioksidan içerir. Domates ayrıca, bağışıklığa iyi geldiği düşünülen C vitamini açısından zengindir. Domatesin kalp sağlığına da iyi geldiği kabul edilir.

Bamya

Bamya, sağlık açısından oldukça faydalı bir sebzedir. Birçok çalışma, bamyanın kan şekerini düşürmeye yardımcı olabileceğini ortaya koymuştur. Bamya, şeker emilimini yavaşlatan lif içermektedir.

Not: Sunulan bilgilerin amacı herhangi bir hastalığı teşhis veya tedavi etmek, iyileştirmek veya önlemek değildir.

Tüm bilgiler yalnızca genel bilginize yöneliktir, tıbbi tavsiye veya belirli tıbbi durumların tedavisinin yerine geçmez. Uygulamadan önce bu bilgileri doktorunuzla görüşün.

Paylaşın