Aksaray: Debbağlar Köprüsü

Debbağlar Köprüsü; Aksaray’ın Merkez İlçesi’nde Muhsin Çelebi, Dere, Pamucak ve Meydan
Mahallelerinin kesiştiği kavşak noktasında yer almaktadır. Ulu Irmak üzerinde inşaa edilen köprüden Vehbi Bey Caddesi geçmektedir.

1970li yıllardan sonra şehrin hızla büyümesi, taşıtların miktar ve boyutlarının büyümesi üzerine köprü yetersiz kalmıştır. Buna rağmen şehir merkezinde olması nedeniyle hala aktif olarak kullanılmaktadır.

Köprü üzerinde kim tarafından ve ne zaman yaptırıldığını gösteren bir kitabe bulunmamaktadır. Selçuklu dönemi eseri olduğu üzerinde genel bir uzlaşma bulunmaktadır.

Doğu-batı yönünde uzanan köprü, yolu tek yöne eğimli köprülerdendir. Ulu Irmağın batı kenarı doğusuna nazaran daha yüksek olması nedeniyle tek yöne eğimli olarak inşa edilmiştir. 26.70 X 4.10 m. ölçülerindedir.

Üç gözlü olup gözler yuvarlak kemerlidir. Kemerlerden batıdaki diğerlerine nazaran daha büyük ve yüksek tutulmuştur. Menba tarafındaki yarım daire, mansab kısmındakiler üçgen biçiminde ikişer sel yaran yer almaktadır.

Düzgün kesme taş ve kaba yonu taş malzemeden inşa edilmiştir. Günümüz ihtiyaçlarına göre yeniden düzenlenen köprüde ciddi tahribatlar olmuştur. DSİ’nin yaptığı çalışmalar nedeniyle ırmak kot seviyesi yükselmiştir.

 

Paylaşın

Aksaray: Nakkaş Köprüsü

Nakkaş Köprüsü; Aksaray’ın Merkez İlçesi’ndeki Nakkaş Köprüsü, Dere ile Meydan Mahallelerini birbirine bağlamaktadır. Ulu Irmak üzerine inşaa edilen köprüden Meydan Caddesi geçmektedir.

Köprü üzerinde kim tarafından ve ne zaman yaptırıldığını gösteren bir kitabe bulunmamaktadır. Evliya Çelebi şehir merkezinde iki adet köprüden bahsetmektedir. Bunlar Alaeddin Köprüsü ile Baş Köprü’dür.

Baş Köprü günümüzde mevcut olup bahsettiği tek gözlü Sultan Alaeddin Keykubad’ın inşa ettirdiği köprünün hangisi olduğu belli değildir. Mevcut köprüler üç gözlüdür. Ancak tek bir gözün nehri aşabileceği şekilde ırmağın en dar olduğu yerde Nakkaş Köprüsü bulunmaktadır.

Köprü kuzeyindeki şehir meydanı ve Seyfiye ile Beramuniye Medreselerine ulaşmayı sağlamaktadır. Bu nedenle de Sultan Alaeddin Keykubad’ın inşa ettirmiş olduğu köprünün bu yapı olması gerek. 1970li yıllardan sonra şehrin hızla büyümesi, taşıtların miktar ve boyutlarının büyümesi üzerine köprü yetersiz kalmıştır. Buna rağmen şehir merkezinde olması nedeniyle hala aktif olarak kullanılmaktadır.

Kuzeybatı-güneydoğu yönünde uzanmaktadır. Köprü, bu günkü şekli itibariyle biri tam, diğeri DSİ ve Belediye tarafından yapılan düzenleme sonucu yarım hale getirilmiş iki sivri kemerden oluşmaktadır. Bu sebeple Nakkaş Köprüsü bir büyük bir küçük kemerden oluşan iki gözlü bir köprü konumuna gelmiştir.

Büyük kemer açıklığı yaklaşık 7.50 metre, Küçük kemer açıklığı ise yaklaşık 6.00 metredir. Ancak son zamanlarda Belediyenin Ulu Irmak tabanında yaptığı ıslah faaliyetleri nedeniyle Irmak taban kotu köprü kemer üzengi seviyesine kadar yükselmiştir. Kesme taş ve moloz taş malzemeden inşa edilmiştir.

Köprü orijinalde yolu iki yöne eğimli köprüler grubuna girmektedir. Ortadaki büyük ve yüksek, yanlardaki küçük ve dar sivri kemerli üç gözden oluşmaktadır. Ortadaki büyük gözün her iki yanında menba ve mansab tarafında üçgen biçimli sel yaranlar yer almaktadır.

Paylaşın

Aksaray: Baş Köprü

Aksaray’ın Merkez İlçesi sınırları içerisindeki Baş Köprü, Sofular Mahallesi ile Çerdiğin Mahallesi’ni birbirine bağlamaktadır. Ulu Irmak üzerine inşaa edilen köprü üzerinden Hasas Mah. Caddesi geçmektedir.

Hasas Köprüsü olarak da bilinmektedir. Köprü üzerinde kim tarafından ve ne zaman yaptırıldığını gösteren bir kitabe bulunmamaktadır.

1970li yıllardan sonra şehrin hızla büyümesi, taşıtların miktar ve boyutlarının büyümesi üzerine köprü yetersiz kalmıştır. Buna rağmen şehir merkezinde olması nedeniyle hala aktif olarak kullanılmaktadır.

Kuzeybatı-güneydoğu yönünde uzanan yolu iki yöne eğimli köprüler grubundandır. Ortadaki geniş ve büyük yanlardaki küçük ve dar sivri kemerli üç gözden oluşmaktadır. Menba ve mansab taraflarında gözler arasına denk gelen yerlerde üçgen formunda ikişerden dört adet sel yaran bulunmaktadır.

Mansab yönündeki sel yaranlar yukarıya doğru basamaklanma yaparak yükselmektedir. Düzgün kesme ve kaba yonu taş malzemeden inşa edilmiştir. Şehrin gelişmesi ve taşıtların çeşitlenmesi ve ebatlarının büyümesi; DSİ’nin, Ulu Irmak üzerinde yapmış olduğu ıslah işleri ve bentler nedeniyle köprü yeni ihtiyaçlara göre yeniden şekillendirilmiş. Bu şekillenme nedeniyle köprünün mevcut şekli iki gözlüdür.

Kuzeybatıdaki göz DSİ’nin yaptığı çalışmalar nedeniyle bent içinde kalmıştır. Büyük kemer açılığı yaklaşık 10.00 m., küçük kemer açıklığı ise yaklaşık 7.00 metredir.

Ancak Ulu Irmak tabanının zaman içerisinde dolması ve yakın dönemde yapılan dere ıslah çalışmalarında Irmak taban kotu, köprü kemer üzengi seviyesine kadar yükselmiştir. Köprü tempan duvarları üzerinden enerji, iletişim ve isale kanallarının geçmesi duvar üzerinde ciddi zararlara neden olmuştur.

Paylaşın

Aksaray: Kara Han

Kara Han; Aksaray’ın Merkez İlçesi, Helvadere Beldesi sınırları içerisinde yer almaktadır. Beldeye 2,5 km. mesafededir. Şehir içi ulaşım araçları ile ulaşım mümkündür.

Eshab-ı Kehf Hanı, Kale isimleriyle de kaynaklarda geçmektedir. Yapının üzerinde ne zaman ve kim tarafından yapıldığını gösteren bir kitabe yoktur.

Eski kaynaklarda da ne bu kasabanın adı, ne de bu kasabanın da içinde olması muhtemel kervan yolundan bahis edilmemektedir. Han kesin olmamakla birlikte, Selçuklu çağı içinde Aksaray’ın fethiyle ilişkili olarak XII. y.y II. yarısı ile XIV. y.y başları arasına vermek mümkündür.

Tamamen kaba yonu kesme taş malzemeden inşa edilmiştir. Hanın önünde yani batısında 30 m.’lik bir alanda planı yapılabilecek temeller olduğunu bununda hanın avlu kısmı olduğunu belirtilmektedir. Ancak bugün sadece kapalı kısmı mevcuttur. Avludan herhangi bir iz kalmamıştır.

Ancak yapının orjinalde bir Hıristiyan yapısı olması nedeniyle avlusunun olması mümkün gözükmemektedir. Mevcut yapı düzgün olmayan dikdörtgen bir planlama arz etmektedir. Dıştan 27.00 X 26.65 X 24.00 X 23.80 m. ölçülerindedir. Girişin hangi cephede olduğu anlaşılamamıştır.

Zira, yapının varsa pencere ve kapı gibi açıklıkları çobanlar tarafından ya örülmüş yada yıkılmış veya yeni açıklıklar açılmıştır. Yapının cepheleri tamamen sade olup, sadece batı cephede 4, güneyde 4, doğuda 2, kuzeyde 3 tane olmak üzere toplam 13 tane takviye kuleleri ile hareketlendirilmiştir.

Kuleler cephelerin ortalarında olup köşelerde bulunmamaktadır. Han planlama açısında da oldukça ilginçtir. Günümüzde iç mekanların çoğu yıkılmıştır. Sadece beden duvarları ayaktadır. Mevcut kalıntı ise birbiri içinden geçilen çeşitli ebatlardaki mekanlardan oluşmaktadır.

Bugün yapıda üç tane mekan ayaktadır. Hanın güneydoğu köşesinde birbiri içinden geçilebilen üç mekan göze çarpmaktadır. Orjinalde bu mekanlar batısında narteksi olan kubbeli haç planlı bir kilisenin kendisidir. Sivri kemer açıklıklı bir kapıdan ilk mekan nartekse girilmektedir. Narteks, kuzey-güney doğrultusunda dikdörtgen planlı ve beşik tonoz örtülü iken 2013 yılında tonoz yıkılmıştır.

Bu mekanın doğu duvarının ortasına açılmış dikdörtgen açıklıktan ikinci mekan olan kilisenin naosuna geçilmektedir. Kilisenin naosu 1999 yılında iki kısma bölünmüştü. Kuzeydeki nef, doğudaki apsisin önünde bir açıklık bırakılacak şekilde düzenlenerek ayrı bir mekan olarak değerlendirilmiştir.

Naos, ortadaki geniş yanlardaki dar üç nefli bir düzenlemeye sahiptir. Nefler iki sıra halindeki kare kesitli dört paye ile birbirinden ayrılmaktadır. üst örtü ise ortada kubbe yanlarda ise tonoz şeklindedir. Narteks ile iki bölümlü naosun her birisi dörder sivri atkı kemerli beşik tonoz örtüye sahiptir.

Naosun doğusunda ortadaki geniş ve derin yanlardaki daha küçük üç adet apsis bulunmaktadır. Ana apsisin doğusunda dörtgen boşluklar dikkati çekmektedir. Kilisenin kuzeydoğusunda ise giriş açıklığı belli olmayan ve muhtemelen köylüler tarafından yapılmış atkı kemer destekli tonoz örtülü bir mekan daha vardır.

 

Paylaşın

Aksaray: Ak Han

Ak Han; Aksaray’ın Yenikent Beldesi sınırları içerisinde yer almaktadır. Aksaray İl Merkezi’nde 20 km. mesafededir. Şehir içi ulaşım araçları ile ulaşım mümkündür.

Han tamamen harap haldeki yapının kim tarafından ve ne zaman yaptırıldığını gösteren herhangi bir kitabesi bulunmamaktadır. Hanın taşları sökülerek yakınındaki Yenikent (Amarat) İlçesi’nde okul inşaatına, yol yapımına ve evlerin inşasına kullanılmıştır.

Hanın II. Gıyaseddin Keyhüsrev (1237-46) tarafından yaptırılmış olabileceği yazılmaktadır. II. Kılıç Arslan (1156-1192) tarafından yaptırılan Ribatın bu han olduğu belirtilmektedir.

Hanın orjinalde nasıl olduğu belli değildir. Yapıdan günümüze sadece kuzeydeki yüksek bir duvar kalıntısı ile, güney ve güneydoğudaki temel seviyesine kadar yıkılmış duvar izleri gelebilmiştir.

Hanın hem açık hem de kapalı kısımdan meydana geldiğini ve taç kapısının da avlunun sağ tarafında olduğu yazılmaktadır. Hanın avlusunun 30X30 m., kapalı kısmının ise 25X25 m. ölçülerinde olduğu belirtilmektedir.
.

Paylaşın

Aksaray: Ağzıkara Han

Ağzıkara Han; Aksaray’ın Merkez İlçesi, Ağzıkara Han Köyü sınırları içerisinde yer almaktadır. Aksaray İl Merkezi’ne 15 km. mesafededir. Şehir içi ulaşım araçları ile ulaşım mümkündür.

Hoca Mesud Hanı, Hoca Mesud Kervansarayı olarak da isimlendirilmektedir. Kitabesine göre 628-637 / 1231-39-40 yılları arasında Anadolu Selçuklu Sultanları I. Alaeddin Keykubad ile oğlu II. Gıyaseddin Keyhüsrev döneminde (Karaevli) Abdullah oğlu Hoca Mesud tarafından yaptırılmıştır. 1967 yılında da vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından kısmen onarılmıştır.

Tamamen düzgün kesme taş malzemeden yapılan hanın çok az kısmı yıkık olmasına karşın ayaktadır. İlgisizlik yüzünden yer yer harap olmalar başlamıştır. Kapalı kısımda bulunan kubbeli aydınlık feneri mukarnaslı kasnağa kadar yıkılmıştır. Han avlu ve kapalı kısmı, avlu ortasındaki köşk mescidi ile “Sultan Hanı” tipine girmektedir. Kapalı kısım dıştan 31.10 X 33.15 m avlu ise dıştan 40.35 X 42.75 m. ebatlarındadır. Yapıdan bağımsız hamamı ile avlu cephesinde çeşmesi vardır.

Kuzeybatı- güneydoğu doğrultusunda yerleştirilmiştir. Yapının güneybatı cephesi hariç diğer tüm cephelerde ve köşelerde kare, dikdörtgen ve çokgen şeklinde toplam 14 tane takviye kulesi görülmektedir. Avlu portalı güneybatı cephede olup köşk mescit ve kapalı kısım portalıyla aynı eksen üzerinde değildir.

Ayrıca hanın güneybatı cephesinde avlu taç kapısının güneyinde bir çeşme, kuzeybatıda yapıdan bağımsız şekilde bir hamam bulunmaktadır. Avlu taç kapısı, güneybatı cephenin tam ortasında anıtsal bir şekilde yükselen taç kapı dikkati çekmektedir. Dıştan içeriye doğru daralan bordürlerle kuşatılan portal mukarnas kavsaralı ve mihrabiyelidir.

Avlu, kapalı kısma nazaran daha geniş ve büyüktür. Ortadaki avlu etrafına yerleştirilmiş revak ve odalarla kuşatılmış ve avlu ortasındaki bir köşk mescitten oluşmaktadır. Taç kapıdan üzeri beşik tonoz örtülü giriş eyvanına, oradan da avluya geçilmektedir.

Köşk Mescit, avlunun ortasında 6.65 X 6.65 m. ölçülerinde “L” şeklindeki dört payeye oturan sivri kemerlere dayanan köşk mescit bulunmaktadır. Mescide giriş kuzeybatı yönden olup buraya çifte merdivenle ulaşılmaktadır. Mescit alttan çapraz tonoz örtülüdür. Merdiven basamaklarının alt kısımlan ise mukarnaslıdır.

Hanın kapalı kısmı, avluya nazaran daha küçüktür. Kuzey-güney doğrultusunda dikdörtgen planlıdır. Bu kısma güney cephede avluya açılan eyvan şeklindeki bir taç kapıyla ulaşılmaktadır.

Çeşme, avlu portalı ile güneybatı köşedeki kule arasında yer almaktadır. Hanın yola bakan cephesinde, zemine yakın duvar kaplaması arasına yerleştirilmiştir. “İçten içe 0.20 X1.01 m. ölçülerinde ve 0.23 m. derinliğinde taştan oyma bir su haznesi ile bunun altında bir kenarı kaplamaya giren, yekpare taştan bir yalak kalıntısından ibarettir. Su haznesinin sağ köşesinde 0.20 X 0.20 m. ölçülerinde bir oyuk açılmış ve çeşmeye duvar içinden su getiren çift cidarlı pöhrenkle yapılmış su kanalı bağlanmıştır.

Hamam, Hanın yaklaşık 20 m. güneybatısındadır. Çok harap olduğundan yanındaki evlerin kümes ve saman1ığı olarak kullanılmaktadır. Tek hamam olan yapı, kuzeydoğu-güneybatı istikametinde uzanan dikdörtgen bir planlama arz etmektedir. Kuzeydoğudaki soyunmalık kısmı dikdörtgen planlı olup, kuzeydoğu cephenin köşesine açılmış dikdörtgen çerçeveli bir kapıdan girilmektedir.

Paylaşın

Aksaray: Sultan Hanı

Sultan Hanı; Aksaray’ın Sultan Hanı İlçesi sınırları içerisinde yer almaktadır. Han, Aksaray- Konya güzergahındadır. Şehir içi ulaşım araçları ile ulaşım mümkündür.

Kaynaklarda Alaiye Kervansarayı, Ribat-ı Alaiye, Alaüddin Kervansarayı, Alai Hanı, Alaiye Hanı isimleriyle de
anılmaktadır. Han, 1229 yılında kervanların emniyetli olarak konaklamaları maksadıyla Selçuklu sultanı Aleaddin Keykubat tarafından yaptırılmıştır.

Bugün oldukça iyi durumda olan yapı, kuzeydoğu-güneybatı istikametinde uzanmaktadır. Han, açık ve kapalı kısmı ile avlu ortasındaki köşk mescit düzenlemesi ile “Sultan Hanları” tipinde olup Anadolu Selçuk hanlarının en
büyüğüdür. Kapalı kısım dıştan 54.73 X 36.95 m. avlu ise, 64.60 X 53.35 m. ölçülerindedir. Avlu taç kapısı, köşk mescit ve kapalı kısım taç kapısı aynı eksen üzerindedir. Avlu taç kapısında mermer, diğer kısımların tamamında ise kesme taş malzeme kullanılmıştır.

Hanın cepheleri köşelerdeki daha büyük olan kare, yarım daire, dikdörtgen, beşgen ve yedigen kesitli toplam 24 tane takviye kulesi ile desteklenmiştir. Kuzeydoğu cephenin ortasında anıtsal bir şekilde yükselen taç kapı ve bunun her iki yanında diğerlerinden farklı şekilde ele alınmış üç dilimli birer takviye kulesi dikkati çekmektedir.

Taç kapıdan üzeri çapraz tonoz örtülü giriş eyvanından avluya ulaşılmaktadır. Avlunun zemini düzgün taşlarla kaplanmıştır. Giriş eyvanının her iki yanında avluya birer kapıyla açılan enine dikdörtgen planlı ve beşik tonoz örtülü birer oda bulunmaktadır.

Avlunun batısında iki sıra kare payelere oturan sivri kemerlerin taşıdığı enine beşik tonoz örtülü boydan boya uzanan iki sıra halinde düzenlenmiş revaklar dikkati çekmektedir. Revakların avluya bakan kemerlerinde iki kademe halinde dıştakiler girift geometrik örgü bunun altında ise bir revak kemerinde yarım yıldız diğerinde ise çift sıra örgülü geometrik düzenleme münavebeli bir şekilde devam etmektedir.

Avlunun ortasında 6.00 X 6.00 m. ölçülerinde kare planlı bir düzenleme gösteren köşk mescit yer almaktadır. Birbirine sivri kemerlerle bağlı dört “L” şeklindeki payeye oturan çapraz tonozun üzerindedir. Mescidin kıble cephesi hariç diğer cephelerinde birer pencereye yer almaktadır.

Kapalı kısmın avluya bakan cephesinin tam ortasında cepheden ve yukarıdan taşıntı yapan anıtsal taç kapı dikkati çekmektedir. Avlu taç kapısına nazaran daha küçük ve sadedir. Dıştan içeriye doğru kademelenme yapan bordürlerle
çerçevelenmiş olup basık kemer açık1ıklı, mukarnaskavsaralı ve mihrabiyelidir.

Hanın kapalı kısmı dıştan 54.73 X 36.95 m. ölçülerinde kuzeydoğu-güneybatı istikametinde uzanan dikdörtgen planlı bir düzenleme göstermektedir. Kapalı kısım dörderden sekiz sıra halinde 32 kare ayağa oturan sivri kemerlerle doğu-batı doğrultusunda uzanan ve beşik tonoz örtülü birbirine paralel dokuz sahın ve bunları; taç kapının ekseninde, kuzey-güney doğrultusunda uzanan ve beşik tonoz örtülü daha geniş ve yüksek tutulmuş olan dikine sahından oluşmaktadır.

Paylaşın

Aksaray: Öresin Han

Öresin Han; Aksaray’ın Merkez İlçes sınırları içerisinde yer almaktadır. Aksaray-Nevşehir güzergahında, Aksaray İl Merkezi’ne 22 km mesafededir. Şehir içi ulaşım araçları ile ulaşım mümkündür.

“Tepesi Delik Han” olarak da anılmaktadır. Hâlihazırda turistik tesis olarak kullanılmaktadır. Kuzey-batı güney-doğu doğrultusunda uzanan dikdörtgen bir oturum alanı üzerine inşa edilmiş olup, kapalı/barınak bölümünden ibarettir. Son yıllarda gerçekleştirilen onarımlar sonucu, bütünüyle yenilenerek asli plan ve strüktürel özelliklerini kaybetmiştir.

Onarımlar sırasında, kapalı/barınak bölümünün merkezinde aksiyal yönlerde kesişerek haçvari plan oluşturan tonozların sırtları, çatı kotunda belirgin hale getirildiği gibi, tonoz kolları aksiyal yönlerde uzatılmış ve yapının dört cephesinde yükseltilerek âdeta birer taçkapıya dönüştürülmüş kalkan duvarlara dayandırılarak nihayetlendirilmiştir.

Onarım sonucunda ortaya çıkan bu anomali dolayısıyla, hanın siluetinde dört ayrı taçkapının bulunduğu izlenimi doğmuştur. Hanın güney-doğu cephesinin ortasındaki yeni taçkapısı, cepheden pek az taşan ve çatı kotunu aşarak yükselen dikdörtgen prizmal bir kütleden ibarettir; işlenmeden yalın olarak bırakılmış bordür ve silmelerle dikdörtgen bir çerçeve içine alınmış olan kavsarası, sivri kemerli bir niş halinde cepheye açılır.

Basık kemerli kapı açıklığının üzerindeki düz alınlığa, yuvarlak kemerli bir niş içinde mermerden üç satırlık bir kitabe yerleştirilmiştir. Basık kemerli kapı açıklığından dahil olunan kapalı/barınak bölümü, yuvarlak kemerlerle birbirlerine ve duvarlara bağlanan kare planlı toplam yirmidört ayakla derinlemesine doğrultuda ve beşik tonozlarla örtülü beş sahna taksim edilmiştir.

Kapıyla aynı aks üzerinde ve güney-doğu kuzey-batı yönünde uzanan beşik tonozlu orta sahın ile mekanın orta bölümünde güney-batı kuzey-doğu yönünde uzanarak aksiyal yönde orta sahna eklemlenen beşik tonozla örtülü yan sahın, hanın planını sıradışı bir uygulamaya dönüştürerek kapalı/barınak bölümü enteryörünü haçvari bir düzenlemeye kavuşturmuş; tonozların kesiştiği kare planlı alan da, pandantiflerle geçilen bir kubbeyle örtülmüştür.

Kesme taş örgülü kubbe, çatı kotunda yükselen sekizgen bir kasnağın içine gizlenmiş olup, sekizgen bir piramidal külahla örtülmüştür. Kasnağın dört kenarında, kapalı bölümü aydınlatmak amacıyla dikdörtgen formlu küçük birer pencere açılmıştır. Orta aks üzerinde kesişen tonozların köşelerinde kalan dört bölüm, iki kemer ayağı genişliğinde eşit üçer dikdörtgen alana taksim edilmiş; her alanın üzeri de beşik tonozlarla örtülmüştür.

Hanın inşa kitabesi yoktur; muhtemelen onarımlar sırasında bulunan bir kitabe, taçkapı nişine yerleştirilmiştir. Kitabenin hana aidiyeti şüpheli olduğu gibi, yazı karakterleri de özensiz bir istinsah olduğu izlenimi uyandırmaktadır. Kitabede Sultan olarak adı geçen Kılıç Arslan bin Mesud’un, Selçuklu Sultanı I. Rükneddîn Mesud’un oğlu Sultan II. İzzeddin Kılıç Arslan olduğu anlaşılmaktadır.

Kitabenin son satırının birler hanesindeki rakamın dört olduğu anlaşılmakla birlikte, terkibin geri kalan bölümü rahatlıkla çözümlenememektedir. Kitabenin hana ait olduğu kabul edildiği takdirde, yapı, Selçuklu Sultanı II. İzzeddin Kılıç Arslan zamanında ve tahtta bulunduğu 1156-92 yılları arasında inşa edilmiş olmalıdır.

Paylaşın

Aksaray: Kılıç Arslan Kervansarayı

Kılıç Arslan Kervansarayı; Aksaray’ın Merkez İlçesi sınırları içerisinde yer almaktadır. Aksaray-Nevşehir güzergahında; Aksaray İl Merkezi’ne 35 km. mesafededir. Şehir içi ulaşım araçları ile ulaşım mümkündür.

Han kaynaklarda Pervane Ribatı, Kılıç Arslan Kervansarayı ve Alay Han isimleriyle anılmaktadır. Hanın üzerinde kim tarafından ve ne zaman yaptırıldığını gösteren bir kitabe bulunmamaktadır. Tamamen düzgün kesme taş malzemeden inşa edilen han, hem açık hem de kapalı kısmı bulunan hanlar gurubuna girmektedir. Ayrıca, yapılan ilk “Sultan Hanı” olması açısından dolayı da önemlidir.

Avlusu, 2005 yılına kadar Aksaray-Nevşehir devlet karayolunun üzerinden geçmesi dolayısıyla yıkılan han, yakın zamana kadar harabe halindeyken ağır bir onarımdan geçirilmiştir. Halihazırda, kapalı/ barınak bölümünden oluşan han, kuzey-güney yönünde uzanan dikdörtgen planlı bir oturum alanı üzerinde ve eğimli bir araziye inşa edilmiştir.

Yapının dış cephe duvarları, cephe yüksekliğinde ve dışa taşkın prizmatik kütleler halinde tasarlanmış dikdörtgen formlu payandalar ile desteklenmiştir; kuzey cephesinin ortasında ve beden duvarının yarı bölümüne kadar yükselen dışa taşkın payanda ise üçgen prizmal formludur.

Hanın güney cephesinin ortasında yer alan ve geçmişte kapalı/barınak bölümünü avluyla irtibatlandıran taçkapısı, dışa taşan ve cephe kotunu aşarak yükselen dikdörtgen prizmal bir kütleden ibarettir. Taçkapı kütlesi, en dışta işlenmeden yalın olarak bırakılmış enli bir bordür ve içte de geometrik kompozisyonların işlendiği farklı genişlik ve profillerdeki silmelerle, yanlardan ve üstten düşey dikdörtgen bir çerçeve içine alınmıştır; silindirik köşe sütunceleri üzerindeki sivri kemerin sınırlandırdığı kavsarası yedi sıra mukarnaslıdır.

Taçkapının basık kemerli kapı açıklığının kilit taşının üzerindeki yekpâre taşta, arka ayakları üzerine oturan tek başlı ve çift gövdeli bir arslan kabartması yer almaktadır; kuyrukları arka ayakları arasından gövdeleri üzerine dolanarak sırtlarında nihayetlenmektedir.

Taçkapının basık kemerli kapısıyla dahil olunan kapalı/barınak bölümü, derinlemesine doğrultuda ve dikdörtgen planlı bir mekandır. Doğu-batı yönünde uzanan sivri kemerlerle birbirlerine ve duvarlara bağlanan kare planlı yirmidört ayakla üç sahna taksim edilmiştir; daha yüksek tutulan orta sahın, kuzey-güney yönünde uzanan ve sivri beşik tonoz örtülü mütemadi bir mekan olarak tasarlanmış olup, yan sahınlar, doğu-batı yönünde uzanan birbirine geçişli ve sivri beşik tonoz örtülü birimler halinde orta sahına açılmaktadır.

Mekanın merkezindeki kare planlı alanı örten ve mukarnaslı tromplarla geçilen kubbenin eteği, çatı kotunda ve köşeleri pahlanmış kare prizmal bir kaide üzerinde yükselen sekizgen bir kasnağın içine gizlenmiş olup, dıştan da sekizgen piramidal bir külahla örtülmüştür; kasnağın aksiyal yönlerine açılmış dört pencereyle iç mekâna gün ışığı sağlanmıştır. Hanın, önünden geçen karayolu dolayısıyla yıkılan avlusunda yapılan kazılarda, avluyu çevreleyen kapalı ve yarı-açık mekanlar ile avlu taçkapısının temel duvarları ortaya çıkartılmıştır.

Paylaşın

Aksaray: Yukarı Dikmen (Tokarız) Türbesi

Yukarı Dikmen (Tokarız) Türbesi; Aksaray’ın Merkez İlçesi, Taşpınar Bucağı, eski adıyla Tokarız,
yeni adıyla Dikmen Köyü’nün, Yukarı Dikmen Mahallesi’nde yer almaktadır. Şehir içi ulaşım araçları ile ulaşım mümkündür.

Türbenin üzerinde ne zaman ve kim tarafından yaptırıldığını gösteren bir kitabe bulunmamaktadır. Çevresinde en erken 1226 / 1811 tarihli kabirler yer almaktadır.

Küçük, basit bir yapı olması ve harçsız taş malzeme ile yığma tarzında inşa edilmesi nedeniyle XIX.-XX. yy yapılmış olmalıdır. Son zamanlar köylüler tarafından taş malzeme arasına sıvı beton harç doldurularak yapı sağlamlaştırılmıştır.

Cepheler sade bırakılmıştır. Yapı içten ve dıştan daire planlıdır. İçten kubbe dıştan kaba konik külah şeklinde bir örtüye sahiptir. Doğudaki düz lentolu bir kapı ile iç mekana girilmektedir. Duvarlar sade bırakılmış olup süslemem unsuru bulunmamaktadır.

İç mekanda yan yana iki adet kabir vardır. Mezarlar baş ve ayak şahildeli ve pehle taşlıdır. Şahidelerde herhangi bir yazı bulunmamaktadır. Bu nedenle de kabirlerde yatanların kimlikleri belli değildir. İç mekan 3.10 m. çapında olup yapının duvar kalınlığı 1 m.’dir.

Paylaşın