Erzurum: Keçili (Vank) Kalesi

Keçili (Vank) Kalesi; Erzurum’un Olur İlçesi, Keçili Mahallesi, Vatan Mevkii, Vank tepesinin üst noktasında yer almaktadır.

Halk arasında Vank Kalesi olarak adlandırılan kale mülkiyeti maliye hazinesine ait 101 ada, 1 nolu parselde bulunmaktadır. Kale Erzurum Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulunun 27/28.04.1988 gün ve 18 sayılı kararı ile tescil edilmiştir.

Kale moloz ve kırma taşlardan inşa edilmiştir. Kale surlarının kuzey-batı ve güney surları yıkılmıştır. Günümüze kale duvarlarının bir kısmı ile kale burcu sağlam gelebilmiştir. Ayakta kalan bu kısımlarda da tahribatlar mevcuttur. Girişi batıdan sağlanan kale kareye yakın bir plana sahiptir.

Kale içerisinde ana kayaya oyulmuş bir su sarnıcı ile temel seviyeye kadar yıkılmış küçük ebatlı iki kompleks yapı mevcuttur. Hangi dönemde yapıldığı kesin olarak bilinmeyen kalenin mimari yapısı ve seramik buluntular ışığında Orta Çağ’dan kalma olduğu tahmin edilmektedir.

Paylaşın

Erzurum: Pasinler (Hasan) Kalesi

Pasinler (Hasan) Kalesi; Erzurum’un Pasinler İlçe merkezinin kuzeyinde Hasanbaba Dağının ovaya hakim noktası üzerinde deniz seviyesinden 1740 m. yükseklikte yer almaktadır. 

Kale, Gayrimenkul Eski Eserler ve Anıtlar Yüksek Kurulunun 14.07.1978 gün ve A-1218 sayılı kararı ile korunması gerekli eski eser olarak tescillenerek, korunma alanı belirlenmiştir. Erzurum Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulunun 12.12.2014 gün ve 1456 sayılı kararı ile 1. ve 3. derece arkeolojik sit olarak değiştirilmiş, ayrıca geçiş dönemi yapılaşma koşulları belirlenmiştir.

Arkeolojik kaynaklar ve buluntular kalenin Urartu Kralı Menua (M.Ö. 810-786) zamanında kurulduğunu doğrular. 2001 yılında iç kale ve kale dışında Erzurum Müze Müdürlüğü başkanlığında yapılan kazılarda kalenin güney sur duvarında Urartu Kralı Menua dönemine ait yazıt ve Urartu dönemine ait kuzey-güney doğrultulu kiklopik teknikte yapılmış sur duvar izlerine rastlanmıştır. Şemseddin Sami’ye göre Hasankalesi Cenevizlerden kalmadır.

Ünlü tarihçi Naima’ya göre Kale Akkoyunlu Hükümdarı Uzun Hasan tarafından yaptırılmıştır. Erzurum Tarihi isimli eserin yazarı İbrahim Hakkı Konyalı’ya göre ise Kale İlhanlı soyundan Emir Hacı Togay’ın oğlu Hasan Bey tarafından 1336-1339 yılları arasında yaptırılmıştır. Bütün bu bilgiler Kale’nin Urartu Döneminde yapıldığını, tarih boyunca her dönemde yer yer tamir, tahkim ve eklentilerle kullanıldığını ve yerleşim gördüğünü göstermektedir.

İlçenin doğusunda doğal kayalıklara kurulan kale kayalıkların zayıf yerlerinden sur geçirmek suretiyle yapılmıştır. Kale iç ve dış kale olmak üzere iki bölüm halinde yapılmıştır. Dış kale ve kalıntıları büyük oranda tahrip olmuş ve günümüze gelememiştir. Günümüze kesme ve moloz taşlardan yapılan iç kale koruna gelmiştir. Kısa kenarı 80 metre, uzun kenarı 280 metre olan iç kale ikizkenar üçgeni andıran plan yapısına sahiptir.Üç sur kuşağı ile çevrilmiş olan iç kaleye giriş batı yönde bulunan ana kapıdan (Erzurum kapı) sağlanmaktadır. Ayrıca kaleye demir kapı ve gizli kapı olarak adlandırılan kapılardan da giriş sağlanmaktadır.

Batı taraftaki Erzurum Kapı’nın iki yanında mazgal pencereler bulunan iki muhafız odası yer almaktadır. İç kaleden gizli bir yol güneydeki Hasankale Çay’ına kadar uzanıyor. Kuşatmalar sırasında buradan gizlice su temin ediliyordu. İç Kale orta kısmı düzgünce tesviye edilerek ihtiyaç duyulan mimari yapılar için gerekli alan oluşturulmuştur. Günümüzde iç kalenin içerisinde çok sayıda mimari yapı temel izleri mevcuttur. Kanuni Sultan Süleyman döneminde kale tamir ve tahkim edilirken kaleye bir camii eklenmiş, ayrıca 4. Murat döneminde Revan Seferi sırasında kaleye bir köşk yapısı yaptırılmıştır. Ancak camii ve köşk günümüze ulaşamamıştır.

Paylaşın

Bozyar Kalesi̇ ve Zernak Tepe (Kuşluca) Kalesi

Bozyar Kalesi̇, Erzurum’un Karaçoban İlçesi, Bozyar Köyü, Tungal Mezrası, Kaletepe Mevkiinde yer alırken, Zernak Tepe (Kuşluca) Kalesi, Karaçoban’ın Kuşluca Köyü sınırları içerisinde yer almaktadır.

Bozyar Kalesi̇:

Erzurum Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulunun 22.12.2006 gün ve 470 sayılı kararı ile tescil edilmiş, 1. Derece Arkeolojik Sit olarak sınırları tespit edilmiştir. Ovaya hakim konumda ve tepenin zirve noktasında inşa edilmiştir. Sur duvarları tamamen tahrip olmuş ancak temel izleri yer yer mevcuttur. Bazalt taşlardan yapılan kalenin kesin yapım tarihi bilinmemektedir.

Zernak Tepe (Kuşluca) Kalesi; 

Malazgirt Ovasının en yüksek noktasında yer alan kale, Karaçoban İlçesinin en önemli tarihi yapısıdır. Yapımı ve tarihi konusunda net bir bilgiye ulaşılamamış olan kale ilk olarak demir çağında yapılmış, Bizanslılar döneminde tekrar inşa edilerek, Malazgirt savaşında kullanılmıştır. Kale en son 1134 yıllında Muş beylerinden Alaaddin Paşa tarafından tekrar inşa edilerek kullanılmıştır. Kale, yaşanan savaşlardan ve işgallerden dolayı günümüze oldukça tahrip bir şekilde ulaşmıştır.

Girişi güneybatı yönde yer alan kale, Erzurum Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulunun 18.08.2017 gün ve 2774 sayılı kararı ile 1. Derece Arkeolojik Sit olarak tescil edilmiştir. Kale içinde Demir Çağ’ına kadar uzanan mimari kalıntılar bulunmaktadır. Kale surlarının büyük bölümü tahrip olmuş sadece temel kalıntıları mevcuttur. Kalenin güney taraftaki sur duvarları yer yer koruna gelmiştir. Güney taraftaki sur duvarları iç sur ve dış sur olmak üzere ikili sur şeklinde dizayn edilmiştir. Sur duvarları düzgün olmayan moloz taşlardan yapılmış ve horasan harcı kullanılmıştır.

Paylaşın

Erzurum: Pazaryolu, Laleli Kalesi

Laleli Kalesi; Erzurum’un Pazaryolu İlçesine bağlı Laleli Köyü’nün 2 kilometre kuzeydoğusunda yer almaktadır.

Kalenin kuzeybatısından ve güneydoğusundan Çoruh nehri geçmektedir. Çoruh Nehri’ne en yakın kalelerden biridir. 1380 m. yüksekliğindeki kalenin kuzeyinden İspir-Bayburt karayolu geçmektedir.

Laleli Mahallesi 124 ada, 36 nolu parselde yer alan Kale Erzurum Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulunun 24.11.2011 gün ve 41 sayılı kararı ile tescil edilerek 1. Derece Arkeolojik Sit Alanı ilan edilmiştir. Üzerinde yer aldığı ovaya hâkim bir konumda bulunan Kalenin kuzeyinde moloz taş örgü sistemi ile oluşturulan Orta Çağ dönemine ait duvarlar vardır.

Bu duvarlar büyük oranda tahrip edilmiştir. Sur duvarlarının ana kayaya yakın kısımlarında duvar kalıntıları bulunmaktadır. Kalenin üzerine oturduğu ana kayanın yüksekliği yaklaşık 30 m. kadardır. Yapılan ilk incelemelerde bol miktarda Orta Çağ’dan başlayıp Erken Demir Çağ’a kadar uzanan keramikler bulunmuştur.

Paylaşın

Erzurum: Pısırık (Araköy) Kalesi

Pısırık (Araköy) Kalesi; Erzurum’un İspir İlçesi sınırları içerisinde bulunan kale 2457 metre rakımda yer almaktadır.

Doğu-batı doğrultulu olan kale, Ovacık çukurunu tamamen kontrol altında tutmakta olup stratejik açıdan önemli bir konumda kurulmuştur. Bölgedeki en yüksek Orta Çağ kalelerinden bir tanesidir. Sur duvarlarında Horasan harcı kullanılmıştır.

Sur duvarları “kurtin” ve “bastiyonlarla” güçlendirilmiştir. Güneydoğusunda küçük bir dere bulunan kalenin duvar kalınlığı 1.70 metre, ayakta kalan duvar yüksekliği 2.55 metre ile 3 metre arasında değişmektedir. Taşların ön ve arka kısımları kabaca düzleştirilmiştir. Orta kısmı ise küçük taşlar ve horsan harcıyla doldurulmuştur.

Kalenin içinde mimari kalıntılar mevcuttur. Kalenin güney doğusundaki sur duvarları ana kayaya oturtulmuştur. Kale Erzurum KTVKK’nun 15.06.2007 tarih ve 662 sayılı kararı ile taşınmaz kültür varlığı olarak tescillenmiştir.

Paylaşın

Hınıs Kalesi ve Kazancı (Kurt) Kalesi

Hınıs Kalesi, Erzuurm’un, Hınıs İlçesi, Merkez Bahçemallesi, Kocasu Çayının güneyinde yer alırken, Kazancı (Kurt) Kalesi, Hınıs İlçe’sinin Kazancı Köyü’ne yaklaşık 1 km mesafede yer almaktadır.

Hınıs Kalesi;

Hakim bir tepe üzerinde yer alan kalenin kitabesi bulunmamaktadır. Bu yüzden kesin yapım tarihi tam olarak bilinmemektedir. Büyük çoğunluğu yıkılmış olan kale, Gayrimenkul Eski Eserler ve Anıtlar Yüksek Kurulu Başkanlığı’nın 11.02.1977 gün ve A-312 sayılı kararı ile taşınmaz kültür varlığı olarak tescil edilmiştir. Kalenin doğu kısmındaki duvarlarının sağlam olduğu, diğer yönlerde de yer yer sur duvarlarının temel izleri mevcuttur. Ancak kalenin büyük bölümü yıkılmış ve yok olmuş harabe durumdadır.

Kazancı (Kurt) Kalesi;

Erzurum KTVKK’nun 27.06.1990 tarih ve 240 sayılı kararı ile taşınmaz kültür varlığı olarak tescil edilmiştir. 2650m rakımda bulunan kale Doğu Anadolu’nun en yüksek kalelerinden birisidir. Tepenin kısmen düzleştirilmesiyle ve kısmen de doğal yapısına uydurularak inşa edilmiştir. Sur duvarlarının 2 metreye varan kısımları günümüzde ayaktadır. Sur duvarları ve iç mekân yapıları taştan, harçsız ve kuru duvar tekniği ile yapılmıştır. Kale yapısal özelliği ile bölgedeki Tunç Çağı Kaleleri ile benzer özellikler göstermesinden dolayı Tunç Çağına tarihlenmektedir.

Paylaşın

Erzurum: Pir Ali Baba (Tepeköy) Kalesi

Pir Ali Baba (Tepeköy) Kalesi; Erzurum’un Palandöken İlçesi, Tepeköy Köyü sınırları içerisinde yer almaktadır. Şehir içi ulaşım araçlarıyla ulaşım mümkündür. 

Kale, Erzurum’un güneybatısından gelen doğal yolun üzerindeki son savunma noktasıdır. Aynı zamanda Palandöken Dağı’nın eteğinde yer alan kale Erzurum Ovasına hakim bir konumdadır. Kale muhtemelen Tunç Çağında yapılmış ve Demir Çağı’nda da kullanılmıştır. Kalenin de ismini aldığı Pir Ali Baba Türbesi kalenin iç kısmında yer almaktadır.

Kuzeydoğu Anadolu Bölgesi’nin önemli bir kısmını meydana getiren Erzurum Ovası ve çevresi, barındırdığı büyük nehirler, verimli otlaklar ve tarım alanları ile Eskiçağ’dan itibaren kesintisiz yerleşim görmüştür. Erzurum ilinin yüksek rakımı, hayvancılık için müsait alanlar oluştururken, ovalar, tarım için uygun sahalar meydana getirmiştir. İlk Tunç Çağı’ndan itibaren yerleşim gören bölge, önemli yol güzergâhlarının kesişme noktasında olmasından dolayı bölgeler arası kültürlerin yayılmasında ve taşınmasında kilit bir rol oynamıştır.

Özellikle İran-Doğubayazıt- Ağrı-Horasan-Pasinler-Erzurum-Erzincan yolu, Eskiçağdan itibaren bütün Kuzeydoğu Anadolu’da yaşamış Hurri- Diauehi-Urartu uygarlıklarının kullanmış oldukları en işlek yoldur. MÖ. I. Binden itibaren bölgede ağırlığını hissettiren Urartular, başkent Tuşpa’dan başlayarak kuzeye doğru bir genişleme siyaseti izlemişlerdir. Bu süreçte Erzurum’daki Dia(u)ehi Krallığı’nı da hâkimiyet altına almak için birçok sefer düzenleyen Urartular, bölgedeki hâkimiyetlerini kuvvetlendirmek, askeri ve lojistik manada kontrolü tam anlamıyla sağlayabilmek için önemli yol kavşaklarına kaleler ve garnizonlar inşa etmişlerdir.

 

Paylaşın

Erzurum: Ziya Paşa Hamamı

Ziya Paşa Hamamı; Erzurum’un Aziziye İlçesi, Söğütlü Mahallesi sınırları içerisinde yer almaktadır. Yaya olarak ve şehrin farklı noktalarından toplu taşıma araçları ve özel araçlarla ulaşım sağlanmaktadır.

Hamam tek fonksiyonludur.Hamam yaklaşık 5 x 14.75 m. boyutlarında bir alan üzerine oturmaktadır. Hamama giriş orta kısımda yer alan söve ve lento taşları düzgün yontu olan bir kapıdan girilmektedir. Hamama girişte küçük bir mekan yer almaktadır. Girişin sağ tarafında ise soyunmalık bölümü yer almaktadır.

Bu iki mekanın üzeri yıkık olduğu için tonoz örtülü olduğu düşünülmektedir. Orta girişin solunda ise sıcaklık bölümü bulunmaktadır. Bu kısım çift kurnalı olup üzeri kubbeyle kapatılmıştır. Fakat bu kubbenin büyük bir kısmı hasar görmüştür. Yapıda malzeme olarak düzgün olmayan moloz taştan yapılmıştır. Hamam; 11.11.1977 yılında tescil edilerek korunması gereken kültür varlığı olarak koruma altına alınmıştır.

Paylaşın

Erzurum: Boyahane Hamamı

Boyahane Hamamı; Erzurum’un Yakutiye İlçesi, Karaköse Mahallesi sınırları içerisinde yer almaktadır. Yaya olarak ve şehrin farklı noktalarından toplu taşıma araçları ve özel araçlarla ulaşım sağlanmaktadır.

Hamamın giriş kapısı üzerinde yer alan kitabesine göre yapı Kanuni Sultan Süleymanın padişahlığı zamanında hicri 974 miladi 1566 yılında Hacı Emin Paşa tarafından inşa ettirilmiştir. Şuan kitabe yerinde mevcut değildir.
Soyunmalık, ılıklık, sıcaklık ve külhan bölümlerinden ibaret olan yapı Klasik Osmanlı hamam planına uygun olarak yapılmıştır.

Soyunmalık bölümüne, kuzeybatıda yer alan eyvan türü bir kapıdan girilmektedir. Soyunmalık, kare formlu ve üst örtüsü kubbe ile kapatılmıştır. Bu mekânın çevresinde soyunma odaları mevcuttur. Soyunmalığın kuzeybatısında yer alan iki pencere ile iç kısım oldukça ferah bir görüntüye sahip olmuştur. Soyunmalık kısmından geniş bir kemer açıklığı ile ılıklık kısmına ulaşılmaktadır. Ilıklık iki kısım halinde düzenlenmiş olup birinci kısım doğu-batı doğrultusunda uzanmakta ve ortası kubbe yanları sivri tonozla örtülüdür. Bugün bu kısım tuvalet olarak kullanılmaktadır. İkinci kısım birinci kısmın giriş kapısı ile aynı eksende bir kapı açıklığı ile geçilmekte ve üst örtüsü üç kubbeden oluşmaktadır.

Sıcaklık bölümüne eksenden kaydırılmış bir kapı ile ulaşılmakta ve sıcaklık kısmı Klasik Osmanlı hamamlarının güzel bir örneğini oluşturmaktadır. Haçvari plan tipinde yapılan sıcaklık bölümü dört sivri tonozlu eyvan ve ortada kubbeyle kapatılmış sekizgen mekan ile köşelerde kubbeli sekizgen halvet hücrelerinden ibarettir. Bu alanın ortasında göbektaşı bulunmaktadır.

Kadınlar kısmıyla aynı plan özelliklerine sahip olan sıcaklık bölümünün kubbeleri orijinalde yıldız formlu kubbe ışıkları ile aydınlatılmaktayken son onarımlarda asıl halini kaybederek yani yıldız formunu kaybederek yuvarlağa dönüştürülmüş ve üst kısımlarıda bombeli camla kapatılmıştır. Hamamda süsleme öğesi bulunmamakta ayrıca kubbe ve tonozlarda tuğla, cephelerde ise düzgün kaliteli kesme taş kullanılmıştır.

Orijinal halinde çift fonksiyonlu olarak inşa edilen hamamın kadınlar bölümünün soyunmalık kısmı 1621 yılında minare eklenerek camiye donüştürülmüştür. Kadınlar bölümünün diğer kısımlarıda kapatılmıştır. 1968 yılına kadar harap vaziyette olan yapı depo olarak kullanılmıştır. Eski Eserler ve Anıtlar Yüksek Kurulunun 09.08.1968 tarihi kararı ile V.G.M.’ce yapı toprak altından çıkartılmış ve onarılmıştır. Cami onarımdan sonra 1968 yılında ibadete açılmıştır. Restorasyon sonucunda hamamın külhan bölümü, su deposu ve tesisatı ile birlikte yapının iç sıvası yenilenmiştir. 1983 yılındaki restorasyon sonrası hamamın tabanı ve döşemeden 120 cm yüksekliğe kadar duvarı mermer kaplanmış olup kapı ve pencereler yenilenerek kullanıma açılmıştır.

Paylaşın

Erzurum: Saray Hamamı

Saray Hamamı; Erzurum’un Yakutiye İlçesi, Emirşeyh Mahallesi, Saray Hamamı Sokak üzerinde yer almaktadır. Yaya olarak ve şehrin farklı noktalarından toplu taşıma araçları ve özel araçlarla ulaşım sağlanmaktadır.

Şeyh Abbas Türbesinin güneyinde yer almakta olan hamam giriş kapısı üzerinde yer aldığı kitabeye göre hicri 1119 miladi 1707 yılında yaptırılmıştır. Saray Hamamı aynı zamanda Derviş Ağa Caminin banisi olan ve 1736’da vefat eden Derviş Ağa’nın da vakfıdır.

Tek fonksiyonlu bir hamam olan yapı, soyunmalık, ılıklık, sıcaklık ve külhan bölümlerinden oluşmaktadır. Kuzeydoğu köşeden bir giriş holüyle yapıya giriş sağlanmaktadır. Soyunmalık bölümü kare planlı, üzeri tromplarla geçilen kubbeyle örtülüdür. Soyunmalığın girişin karşısına isabet eden bir kapıdan çapraz yerleştirilmiş iki kubbeyle örtülü bir mekana ulaşılmaktadır. Soyunmalık kısmında girişin yanına daha sonraki dönemlerde eklenmiş olduğu tahmin edilen bu küçük kare mekan soyunmalık olarak kullanılmaktadır. Bu alanın yani soyunmalık kısmının ortasında sekizgen havuzu bulunmaktayken zemini de taş döşemelidir.

Soyunmalıktan sonra ılıklık bölümüne ulaşılmaktadır. Ilıklığın orijinalde üzeri kubbe ile örtülü üç bölümden oluşmaktayken sonraki dönemlerde sağdaki kubbeli kısım bir duvarla diğerinden ayrılarak sıcaklık bölümüne dâhil edilidiği kaynaklarda belirtilmiştir. Ilıklık kısmı dikdörtgen şekilli olup üst kısmı iki kubbeyle kapatılmıştır. Doğuda bulunan tuvalet, çapraz dar bir koridorla ılıklığa bağlanmaktadır. Ilıklık kısmından basık kemerli bir kapıyla sıcaklığa geçilmektedir. Kare planlı ve üst örtüsü tromplarla geçilen bir kubbeyle kapatılmış olan bu mekanın doğusunda iki, kuzeyinde bir kubbeli halvet hücreleri bulunmaktadır. Sıcaklığın batısında ve güneyinde halvet hücreleri mevcut değildir. Hamamın külhanı sıcaklığın güneyinde yer almaktadır.

Hamam dışta ve içte olduça sade düzenlenmiş olup süsleme unsuruna rastlanmaz. Hamam beden duvarlarında moloz taş ve kesme taş, üst örtüsünde ise tuğla malzeme kullanılmıştır. V.G.M. tarafından 08.05.1976 tarihinde korunması gereken kültür varlığı olarak tescil edilmiştir. Hamam 2006-2007 yılında restore edilmiştir. Bu restorasyonda beden duvarları yenilenmiş, üst örtüsünde de biriken toprak dolgu temizlenmiştir. Baca kısımları tuğladan yeniden örülmüştür. Ilıklık kısmı duvarları yarısına kadar mermerle döşenmiştir. Yapının göbektaşı ve zemini yenilenmiştir. Hamamın külhan kısmıında bulunan kazan yenilenmiş olup yapı günümüzde de kullanılmaktadır.

Paylaşın