Erzurum: Hacılar Hanı

Hacılar Hanı; Erzurum’un Yakutiye İlçesi, Ayazpaşa Mahallesi sınırları içerisinde yer almaktadır. Yaya olarak ve şehrin farklı noktalarından toplu taşıma araçları ve özel araçlarla ulaşım sağlanmaktadır.

Kitabesi bulunmayan yapı XVIII. yüzyıla tarihlendirilmektedir. Tek katlı ve açık revaklı avlulu hanlar grubundadır. Açık dikdörtgen bir avlu etrafında sıralanan odalardan oluşan hanın kuzeydoğu ve batı yönde iki girişi bulunmaktadır. Batı giriş açıklığının genişliği ve yüksekliği dikkate alındığında bu kapının araba ve yük hayvanlarının geçişi için kullanıldığı anlaşılmaktadır.

Asıl giriş olan kuzeydoğudaki kapı 4.60 m. lik bir açıklığa sahip olup düz atkı taşı ile biçimlenen kademeli kaval silmeli ve yuvarlak kemerle vurgulanmıştır. Hanın 15.00 x 36.00 m. boyutlarındaki avlu kısmına kuzeydoğudaki girişten, üzeri beşik tonozla örtülen sağ ve solunda odalar bulunan 15.00 m. lik bir koridorla (dehliz) geçilmektedir. Dikdörtgen avluyu çevreleyen yirmi ayakla taşınan revakların gerisinde beşik tonozla örtülü odalar bulunmaktadır. Odaların ön kısımlarındaki revaklar cam mekânla kapatılmıştır.

Hanın avlusunun kuzeybatısında bir çeşme yer almaktadır. Çeşme kesme taştan, burmalı sütunlar üzerine oturtulmuş sivri kemerlidir. Kemerin etrafı iki oluk silme ile çevrelenmiş, kemer içinde tas koymak için kaş kemerli küçük nişe yer verilmiştir. Çeşmenin burmalı sütunlarının üzeri çiçek ve yaprak motifleri ile süslenmiştir. Sütunların üzerinde orta kısmı iç bükey şeklinde olan sütun başlıkları bulunmaktadır.

Kesme taştan yapılmış çeşme yalağında iki adet musluk yer almaktadır. Yapıdaki tek bezeme unsuru kuzey giriş kapısı kemeri üzerinde yer alan palmet motifidir. Avlunun ortasında fıskiyeli bir havuzu bulunan han tamamen kesme taş ve moloz taş malzeme ile yapılmıştır. Yapılan bazı eklemeler hanın genel dokusunu bozmuştur. 10.03.1979 tarihinde korunması gerekli kültür varlığı olarak tescillenmiştir.

Paylaşın

Erzurum: Gümrük Hanı

Gümrük Hanı; Erzurum’un Yakutiye İlçesi, Yeğenağa Mahallesinde, Gümrük Camiinin karşısında yer almaktadır. Yaya olarak ve şehrin farklı noktalarından toplu taşıma araçları ve özel araçlarla ulaşım sağlanmaktadır.

Han, geçmişte Erzurum’un doğusunda İran üzerinden İpek Yolunu takip ederek gelen kervanların şehre girmeden önceki ilk uğrak yeridir. Derviş İbrahim Ağa vakfiyesine göre han, XVIII. yüzyılın ilk çeyreğinde yaptırılmıştır. 2005-2006 yılında Erzurum Vakıflar Bölge Müdürlüğü tarafından onarılan han orijinal özelliklerini büyük ölçüde korumuştur.

Han avlusuz ve tek katlıdır. Üzeri düz toprak damla örtülü uzun bir dikdörtgen alan üzerine kurulu hanın batı cephesinde sivri kemerli giriş kapısı bulunmaktadır. Han, doğu-batı doğrultusunda, dikdörtgen bir uzun avluya ve güney kesimde dokuz odaya sahiptir.

Avluyu on üç çift ahşap sütuna oturan kalın ağaç hatıllarla kapatılmıştır. Hanın güney cephesinde yer alan kapı kanatları orijinal olan odalarının bütün kapıları kapalı avluya açılmaktadır. Avlunun kuzey kısmında da, kendi içinde farklı bölümlere sahip odalar yer almaktadır. Ayıca kuzey yönde bir de açık avlu bulunmaktadır.

Açık avluda sivri kemerli tek lüleli kesme taştan inşa edilmiş bir çeşme mevcuttur. Hanın odalarının üst örtüleri basit kırlangıç, düz ve pasin örtüdür. Yapının malzemesi ön cephede kesme taş, diğer yerlerde moloz taştır. 13.11.1976 tarihinde korunması gerekli kültür varlığı olarak tescillenmiştir.

Paylaşın

Erzurum: Cennetzade Hanı

Cennetzade Hanı; Erzurum’un Yakutiye İlçesi, Köse Ömerağa Mahallesi sınırları içerisinde yer almaktadır. Yaya olarak ve şehrin farklı noktalarından toplu taşıma araçları ve özel araçlarla ulaşım sağlanmaktadır.

Kitabesi bulunmayan han, XVIII. yüzyıla tarihlendirilmektedir. Osmanlı dönemi yapısı olan hanın etrafı yoğun yapılaşmadan dolayı düzensiz bir form sergilemektedir. Kapalı plan şemasına sahip hanın yalnızca giriş katı iki katlı olup kapalı avluya açılan odaları tek katlıdır. Hanın doğuya açılan cadde üzerindeki girişi basık kemerli kesme taş malzemeden bir açıklığa sahiptir.

Kapıdan içeri girildiğinde, güneyde yalnız giriş cephesinde bulunan ikinci kata çıkışı sağlayan merdivenler bulunmaktadır. Girişin üzerinde ikinci katta han görevlilerine ait üzeri düz damla kapatılmış mekân yer alır. Girişin kuzeyinde dört, güneyinde iki, avlunun batısında da dört oda vardır. Avlu etrafına dizilmiş odaların üzeri yarıya kadar kırlangıç (karlanguç), yarıdan sonrası düz ahşap tavanla örtülmüştür.

Avlunun ortasında ahşap sütunlarla taşınan kırlangıç örtülü yanları açık iki mekân daha bulunmaktadır. Yapının güney kesiminde günümüze ulaşan kapı ve pencere açıklıklarından başka odaların da mevcudiyeti anlaşılmaktadır.

Yapıda süsleme olarak bahsedebileceğimiz unsurlar; giriş kapısının birbirine geçme tekniğiyle oluşturulmuş kemerinin üstünde, tek sıra halinde iki adet servi ve gülbezek motifi içerisinde yıldız çiçeği süslemelerine yer verilmesi ve silmenin hemen üstüne ahşaptan yapılmış Neo-klasik ters yumurta sırası şeklindeki bezemedir. Girişi ve kırlangıç örtüleri dışında mimari bir özelliği bulunmayan hanın, duvarları ahşap hatıllı moloz taş örgülüdür. 13.11.1976 tarihinde korunması gerekli kültür varlığı olarak tescillenmiştir.

Paylaşın

Erzurum: Ali Ağa Camii

Ali Ağa Camii; Erzurum’un Yakutiye İlçesi, Topçuoğlu Mahallesi, Camii Sokak üzerinde yer almaktadır.

Camiye, yaya olarak ve şehrin farklı noktalarından toplu taşıma araçları ve özel araçlarla ulaşım sağlanmaktadır.

Ali Ağa Camisi, Erzurum’da görev yapmış Yeniçeri Ocağı ağalarından Zakreci Ali Ağa tarafından 1608 yılında yaptırılmıştır.

Camii, Ali Ağa Camisi olarak da bilinir. 1859 depreminde zarar gören yapının onarımını belgeleyen küçük bir kitabe, sivri kemerli kapı alınlığının üzerinde yer alır.

Caminin önündeki son cemaat yeri, dört sütunun taşıdığı üç kubbe ile örtülüdür. Bu kubbeler dıştan konik bir çatı ile gizlenmiştir. İbadet mekanı kare planlı olan yapıda, köşelerdeki tromplara oturan merkezi bir kubbe kendini gösterir.

Düzgün kesme taştan yapılmış olan caminin içerisi alt tarafta altı, üstte ise dört pencere ile aydınlanır. Minaresi kırmızı kamber taşları ile moloz taştan inşa edilen Gürcü Kapı Ali Ağa Camisi, 2006 yılında restore edilmiştir.

Paylaşın

Erzurum: Kurşunlu Camii

Kurşunlu Camii; Erzurum’un Yakutiye Mahallesi, Mirza Mehmet Mahallesi sınırları içerisinde yer almaktadır. 

Camiye, yaya olarak ve şehrin farklı noktalarından toplu taşıma araçları ve özel araçlarla ulaşım sağlanmaktadır.

Kurşunlu Camii, İç kalenin kuzeybatı eteğindedir. Kurşunlu Cami, Şeyhülislâm Feyzullah Efendi tarafından 1701 yılında yaptırılmıştır.

Kubbesinin üzeri kurşunla kaplı olduğu için Kurşunlu Cami ismi sonradan verilmiştir. Kesme taştan, kare planlı olarak inşa edilen yapı, sekiz kasnak üzerine oturan bir kubbe ile örtülmüştür.

Caminin son cemaat yeri dört taş sütunlu ve üç kubbelidir. Mihrabı taştan yapılı ve mukarnaslı olan yapının ahşap minberi, Türk ağaç işçiliğinin en güzel örneklerinden biridir.

Paylaşın

Erzurum: Murat Paşa Camii

Murat Paşa Camii; Erzurum’un Yakutiye İlçesi, Muratpaşa Mahallesi sınırları içerisinde yer almaktadır. Yaya olarak ve şehrin farklı noktalarından toplu taşıma araçları ve özel araçlarla ulaşım sağlanmaktadır.

Bulunduğu mahalle ve caddeye adını veren Murat Paşa Camisi, II. Selim’in paşalarından Kuyucu Murat Paşa tarafından 1573 yılında yaptırılmıştır. Yapı, bitişiğinde bulunan hamam, Ana Hatun Türbesi ve Ahmediye Medresesi ile bir bütünlük oluşturmaktadır. Kare planlı caminin ibadet mekânını, köşelerde tromplara oturan mukarnaslı 6 sütunun taşıdığı merkezi bir kubbe örtmektedir.

Son cemaat yerinin kemerlerini ayakta tutan yuvarlak gövdeli altı sütun, depremlerde zarar gördüğünden, çevreleri madeni bileziklerle desteklenmiştir. Kubbe kasnağında 12 pencere ve altında bir ayet işlemesi yer almaktadır. Kubbe tromp ve kemerleri 19. yüzyılda alçı üzerine yağlı boya kullanılarak Avrupa üslubunda çiçek ve yaprak motifleri ile bezenmiştir. Caminin dikdörtgen bir niş içerisine alınmış mihrabı, taştan ve mukarnas süslemelidir.

Ayrıca ahşap kapısı, mimberi ve pencere kapakları Osmanlı ahşap işçiliğinin en güzel örnekleri arasındadır. Murat Paşa Camisinin minaresi yapıdan bağımsız olarak, sekizgen kaide üzerinde yükselir. Cami yanındaki Ahmediye Medresesi ile ortak kullanıma sahip bu minare, daha yüksek ve kalın gövdeli eski minarenin yerine, yakın bir tarihte inşa edilmiştir. Üç kubbe ile örtülü son cemaat yeri ile iç mekânı örten tek kubbeden ibaret caminin duvar yüzeyleri kesme taştan, taç kapı ve pervazları ise kırmızı kamber taşından inşa edilmiştir.

Paylaşın

Erzurum: Tarihi Kapılar

Tarihi Erzurum Kapıları; Erzurum İl Merkezi sınırları içerisinde yer almaktadırlar. Yaya olarak ve şehrin farklı noktalarından toplu taşıma araçları ve özel araçlarla ulaşım sağlanmaktadır.

Erzurum’da yaşayan her insan; Tebriz Kapı, Erzincan Kapı, Kavak kapı, Kars Kapı, Yeni Kapı, İstanbul Kapı, Kilise Kapı, Gürcü Kapı’sının ne anlama geldiğini merak eder. Çünkü bu kapılar Erzurum ile özdeşleşmiştir. Tarih; bazı değerler, yargılar, kültürler, savaşlar üzerine kurulur. Ancak tarihe adlarını yazdırmış bazı şehirler vardır ki onlarda özel durumlarıyla bu yeri hak etmişlerdir.

Babil; asma bahçeleriyle, Bağdat kütüphaneleri ile Venedik su kanallarıyla, İstanbul camileriyle teberrüz ederken Erzurum kapılarıyla ün salmıştır. Tarih boyunca İpek yolu üzerinde bulunan Erzurum, stratejik önemi nedeniyle kralların ve yenilmez orduların durağı olmuş, Bu sebeple her zaman fetihlere ve işgallere açık olmuştur. Medler, Urartular, Persler, Bizanslılar, Müslümanlar, Selçuklu Türkleri ve Osmanlı Türkleri bu bölgeyi ellerinde tutmuşlardır. Moğol, Sefavi, Timur orduları, Akkoyunlu’lar kısa sürelerle şehre hâkim olmuşlar ama savaşlar durmamıştır.

Osmanlı-İran ve Osmanlı–Rus savaşları şehrin kaderine etki etmiştir. Bütün bu nedenlerden dolayı şehrin savunulması için beşinci yüzyılda yapıldığı tahmin edilen iç kale ve dış kale ile şehir savunulmuştur. İç kale bugün durmakta olan kısımdır. Kanuni Sultan Süleyman döneminde dış kale esaslı bir bakımdan geçirilmiştir. Ancak 1852 ve 1859 depremlerinde burçlarının yıkıldığı kayıtlarda bulunmaktadır.

Evliya Çelebiye göre Erzurum kalesi iç kale ve dış kale olmak üzere iki kısımdan oluşuyordu. Dış kale ile iç kale arasına hisar içi denilmekteydi. Dış kale Tebriz kapısına doğru uzanıyor sonra Yeni kapı’ya doğru yöneliyor, oradan Erzincan kapı’ya doğru iniyor, Bakırcı mahallesinden Bakırcı camii yakınından geçerek Gürcü Kapısı’na, sonra Taş mağazalar bölgesinden Kaleye doğru devam edip son buluyordu.

Tebriz Kapı: Dış kalenin kapılarından biri olan Tebrizkapı’da bugünkü Narmanlı Camii’ne doğru açılıyordu. Bu adı ise Tebriz’den gelen yolcuların giriş kapısı olmasından almıştır. Yapı günümüze ulaşamamıştır.

Erzincan Kapı: Erzurum kalesinin batı tarafında bugünkü Özel İdare İşhanın güneyinde bulunuyordu. Murat Paşa Mahallesine açılan bir kapı idi. Erzincan istikametinden gelen kervanların giriş yeriydi. Günümüze ulaşamayan kapılardan biridir.

Gürcü Kapı: Bu kapı bugünkü Ali Ağa Camisinin(Gürcükapı)tam güneyinde olup Zeynal Camisine çıkan yolun sağında idi. Gürcistan’dan gelen kervanların giriş kapısıydı. Günümüze ulaşamadı.

Yeni Kapı : Bu kapının ne zaman açıldığı bilinmemektedir. Bugünkü karayollarına çıkan yolun açılması sırasında yapılmış olması muhtemeldir. Taş Ambar’ların güneyinde açılmış dönemin Yoncalık kışlasına ve Yoncalık mahallesine gitmek için kullanılmıştır.

Kilise Kapı: Dış surlar 1829 Osmanlı–Rus savaşında ciddi zarar gördü. Uzun menzilli topların ortaya çıkışı kale savunmasının yetersizliğini ortaya çıkardı. Ruslar işgal ettikleri yıllarda Gürcü kapıdaki kaleyi bugünkü nazik çarşıya doğru uzatarak burada yeni burçlar yaptılar. Kilise kapının o yıllarda yapılarak Gürcü kapısının yerini aldığı tahmin edilmektedir.

1852 yılına kadar ayakta kalan surların taşları bu tarihten sonra yapımına başlanan ve yeni savaş stratejisine göre belirlenen tabyaların yapımında malzeme olarak kullanıldı. Mecidiye, Aziziye ve diğer tabyalar ile 1854 yılında yapılan Taş Ambarlar dış kalenin taşlarıyla yapıldı. Tarihi Erzurum evlerinin yapımında da bu taşlardan faydalanıldı. 859 depreminde iç kale hariç dış surlar ciddi zarar gördü ve 1865 yılında tamamen ortadan kalktı.

Tabyalar, Kırım Savaşı’nın başladığı yıllarda inşa edilmeye başlanmış ve 1894 yılına kadar sürmüş böylece Erzurum tahkim edilmiştir. Fosfor Mustafa Paşa tarafından yapımına başlanan ve adına “Devre-i Muttasılla” adı verilen toprak surların yapımına 1854’lerde başlanmış, halkın imece usulüyle katıldığı birinci grup tabyalar 1872 yılına doğru bitirilmişti. “Mecidiye” tabyasından başlayan Toprak Tabya’lar, Kavak Mahallesi’nden geçip Cumhuriyet Lisesi’ne oradan “Kavak Kapı’ya” (Ardahan kapıya) uzanıyordu.

“Toprak tabyalar” buradan “İstanbul Kapısı’na” ulaşıp, İstanbul’dan gelen yolcuların giriş yaptığı mevkie varıyor, sonra bu günkü ordu evinden yukarı çıkıp, Bayındırlık İskân Müdürlüğü’nün evlerinden geçip Erzurum Valiliği Binasının bulundu yere ulaşıyordu. Bugün üzeri toprakla kaplı ve üzerinde bina olan “Harput Kapı’da” burada bulunmaktadır. 2017 Yılında Erzurum Valisi Sayın Seyfettin Azizoğlu’nun yoğun gayretiyle Harput Kapı gün yüzüne çıkarılmıştır.

Toprak tabyalar, Kara yollarının altıdan devam ederek bu günkü Gâvurboğan mahallesine ulaşarak “Kars Kapı’ya” dayanmaktadır. Yine Tarihi özelliği olan bu kapı uzun yıllar gelen misafirlerinin giriş kapısı olmuştur. Günümüze kadar muhafaza edilerek gelmiş olan kapı bütün güzelliğiyle ayakta durmaktadır.

İşte Erzurum’un kapılarının hikâyesi de böylece Tarihin derinliklerinden Geleceğe uzanıyordu. Erzurum’da kapılarıyla dünya durdukça, bu unvanla anılmaya devam edecektir.

Kaynak: Abdurrahman Zeynal

Paylaşın

Erzurum: Oltu Kalesi

Oltu Kalesi; Erzurum’un Oltu İlçesi, Şehitler Mahallesi, Kale Caddesi üzerinde yer almaktadır.

Oltu Kalesi’ne yaya olarak ve şehrin farklı noktalarından toplu taşıma araçları ve özel araçlarla ulaşım sağlanmaktadır.

Oltu Kalesi, MÖ 4. yüzyılda Urartular tarafından yaptırılmıştır. Osmanlı döneminde bir süre kervansaray olarak da kullanılan Oltu Kalesi, 3000 m2’lik bir alanın üstüne kurulmuştur.

Kesme taştan yapılan kale, Bizans, Selçuklu, Akkoyunlu, Karakoyunlu ve Osmanlı dönemlerinde onarım geçirmiş, son olarak 1998-1999 yıllarında restore edilmiş ve sağlamlaştırılmıştır. Oltu Kalesi’ndeki Şapel, iç kalenin kuzeydoğu köşesindeki, dik ve yüksek burcun üzerindedir.

Altı yapraklı yonca planına sahip olan şapel,10 ve 11.yüzyıllarda, yörede hâkimiyeti ellerinde bulunduran Gürcüler tarafından yaptırılmıştır. Yer yer süslemeli blok taşların kullanıldığı yapıda, güneş saati motifi dikkat çekmektedir. Şapelin batıdan bir girişi, doğu yönde de apsis yuvarlağı yer almaktadır.

Oltu’nun mahallelerini çevreleyen dış kale surları ise günümüze ulaşamazken, doğal kayalıklar üzerinde yer alan iç kale, sağlamlığı ve bütün ihtişamıyla dikkat çekmektedir.

İç kalenin çevresi, yüksek ve kalın sur duvarları burçlarla takviye edilmiştir. “Ehmedek” de denilen iç kale üzerinde, sarnıçlar, bir türbe, bir şapel ile kale muhafızlarına ait mekânlar bulunmaktadır. Oltu Kalesinin kuzeybatıdaki burç ve sınır duvarlarının geçmişte çok daha görkemli bir nitelik taşıdığı anlaşılmaktadır.

Ehmedek’ten Oltu Çayı’na inen gizli bir suyolu da bulunmaktadır. İç Kalenin doğu eteğinde, aslı Selçuklulara kadar uzanan ve künklerle iç kaleye bağlı olan Selçuklu Hamamı ile kale bir bütünlük oluşturmaktadır.

Paylaşın

Erzurum: Kurşunlu Medresesi

Kurşunlu Medresesi; Erzurum’un Yakutiye İlçesi, Mirza Mehmet Mahallesi sınırları içerisinde yer almaktadır. 

Medreseye, , yaya olarak ve şehrin farklı noktalarından toplu taşıma araçları ve özel araçlarla ulaşım sağlanmaktadır.

Kurşunlu Medresesi Şeyhülislam Feyzullah Efendi tarafından 1701 yılında yaptırılmıştır. Feyziye Medresesi olarak da anılan yapı, Kurşunlu Camisi ile birlikte bir külliye oluşturmaktadır.

Düzgün kesme taştan inşa edilen medresenin on üç hücresi günümüze gelebilmiştir. Güneydoğu köşesindeki üç hücre sonraki yıllarda yapılan onarımlarda buraya eklenmiştir.

Doğu duvarına paralel olarak uzanan sekiz hücrenin üstü beşik tonozlarla örtülmüştür. Hücrelerin her birisinin batı yönüne açılan bir veya iki penceresi bulunmaktadır. Medrese 2006 yılında restore edilmiştir.

Paylaşın

Erzurum: Ebu İshak Kazeruni Türbesi

Ebu İshak Kazeruni Türbesi; Erzurum’un Yakutiye İlçesi, Camikebir Mahallesi, Cumhuriyet Caddesi üzerinde yer almaktadır.

Türbeye, yaya olarak ve şehrin farklı noktalarından toplu taşıma araçları ve özel araçlarla ulaşım sağlanmaktadır.

Büyük İslam düşünürlerinden Ebu İshak Hazretleri’ne ait Ebu İshak Kazeruni Türbesi ne zaman yapıldığı tam olarak bilinmemektedir.

İç kaleyi Çifte Minareli Medrese’ye bağlayan sur duvarı üzerinde bulunan köşeli burçlardan biri, içten kubbe ile örtülerek türbe haline dönüştürülmüştür. Önünde bir de zaviyesi bulunmaktadır.

Zatın asıl mezarı Kazerun’da bulunmakta, burasının bir makam olduğu belirtilmektedir. Türbe, 2006 yılında Kültür Bakanlığı tarafından restore edilmiş ve turizme açılmıştır.

Paylaşın