AK Parti Seçim Startını Verdi!

AK Parti Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, dün partisinin bazı genel başkan yardımcıları ile bakanlarını parti genel merkezine çağırdı. Böylece Erdoğan başkanlığında yapılan ilk toplantı ile AK Parti seçim hazırlıklarına resmen başladı.

NTV’nin aktardığına göre, toplantıda seçim beyannamesi ve seçim manifestosunun içeriği üzerinde çalışmalar yapılırken yol haritası belirlendi.

AK Parti’nin seçime ilişkin atacağı adımlar ise, şöyle sıralandı:

– Beyannamede vurgu 2053 ve 2071 vizyonları olacak. 20 yıllık AK Parti iktidarında yapılanlara dikkat çekilerek, yeni vaatler sıralanacak. Ekonomiden dış politikaya, sağlıktan eğitime hangi alanda neler yapılacağı anlatılacak

– Seçim çalışmaları kapsamında da Genel Merkez’de tüm birimler kendi alanlarına ilişkin atılması gereken adımları tespit edecek

– Teşkilat Başkanlığı yapılacak miting programları ve teşkilatların saha çalışmalarına ilişkin program hazırlayacak

– Seçim İşleri Başkanlığı da sandık müşahitleri ve görevlilerinin tespiti ve bunların eğitimi için hazırlıklarını yapacak

– Tanıtım ve Medya Başkanlığı da seçim sloganları, müzikler ve görsel içerikler üzerine çalışma yapacak

– Meclis’te hangi yasal düzenlemelere öncelik verileceği de değerlendirilen konular arasında

– AK Parti ve MHP’nin ayrı ayrı hazırlayacağı seçim beyannemelerinin ardından Cumhur İttifakı’nın ortak seçim stratejisi de ortaya çıkacak.

Erdoğan, dün AK Parti Genel Merkezi’nde partisinin bazı genel başkan yardımcıları ile bir araya geldi. Toplantıda ayrıca Ticaret Bakanı Mehmet Muş, AK Parti Genel Başkanvekilleri Binali Yıldırım ve Numan Kurtulmuş ile AK Parti Grup Başkanı İsmet Yılmaz yer aldı.

Paylaşın

Kılıçdaroğlu’ndan Altılı Masa Yorumu: Uzlaşamadığımız Bir Şey Yok

‘Altılı Masa’nın son buluşmasına ilişkin kurmaylarına değerlendirmede bulunan CHP Lideri Kılıçdaroğlu, “Bugüne kadar herhangi bir konuda sorun yaşamadık. Herkes uyum içinde hareket ediyor” dediği öğrenildi.

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, partisinin önceki gün yapılan Merkez Yürütme Kurulu (MYK) toplantısında 6’lı masanın son buluşmasına ilişkin kurmaylarına değerlendirmede bulundu.

Cumhuriyet’ten Sapr Sağkal’ın edindiği bilgilere göre toplantıda, masa çalışmalarına ilişkin konuşan Kılıçdaroğlu’nun “Gayet olumlu gidiyor. Toplantılara devam edeceğiz. Bugüne kadar herhangi bir konuda sorun yaşamadık. Herkes uyum içinde hareket ediyor” dediği öğrenildi.

Ayrıca Kılıçdaroğlu’nun, liderlerin bildirisinde yer alan “Ortak cumhurbaşkanı adayımız, hem Türkiye Cumhuriyeti’nin 13. cumhurbaşkanı hem de sadece bu masa etrafında bir araya gelen siyasi partilere oy verenlerin değil, herkesin cumhurbaşkanı olacaktır” vurgusuna ilişkin de şu yorumu yaptı: “Bunu hepimiz konuşarak yaptık, birlikte karar aldık. Uzlaşamadığımız bir şey yok.”

Saadet Partisi’nin kurmayları ise ortak adayın masadan mı yoksa masa dışından mı seçileceğine ilişkin konuştu.

Liderlerin bu konuyu değerlendirmediğini aktaran kurmaylar, “Burada önemli olan altı partinin de ‘Biz sadece güçlendirilmiş parlamenter sisteme geçiş noktasında ittifak etmedik. Aynı zamanda ortak cumhurbaşkanıyla beraber ülkenin sorunlarını birlikte çözeceğiz’ iradesini beyan etmesidir” diye konuştu.

Öte yandan Partisinin başkanlık divanı toplantısında, ‘ortak aday’ açıklamasını değerlendiren İYİ Parti Lideri Akşener, “Adaylığım tartışmaya kapalı. Aday değilim, olmayacağım. Birinci parti olursak başbakanım” dediği kulislere sızdı.

SP Lideri Karamollaoğlu, katıldığı bir programda, “Kılıçdaroğlu’nun altılı masanın adayı olmasına ne dersiniz?” sorusuna ”Güçlü bir ihtimal de olabilir. Ama bir ihtimal biz Kılıçdaroğlu da dahil altı partinin liderleri biz bunu seçim tarihi ilan edildikten sonra ilan edeceğiz.” şeklinde cevap verdi.

Paylaşın

Akşener’den Kurmaylarına ‘Adaylık’ Uyarısı: Olmayacağım

Partisinin başkanlık divanı toplantısında, ‘ortak aday’ açıklamasını değerlendiren İYİ Parti Lideri Akşener, “Adaylığım tartışmaya kapalı. Aday değilim, olmayacağım. Birinci parti olursak başbakanım” dedi.

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, partisinin başkanlık divanı toplantısında, geçen pazar yapılan 6’lı masa toplantısı ve toplantının ardından yapılan “ortak aday” açıklamasını değerlendirdi.

Akşener önceki gün kurmaylarıyla bir araya geldi. Edinilen bilgiye göre başkanlık divanının ana gündem maddesinde, 6’lı masanın son toplantısı vardı.

Divanda, bildiri metnindeki ortak cumhurbaşkanı adayı çıkarma konusundaki kararlılığı belirten maddesine başlık açıldı. Maddenin, çoklu aday tartışmalarına son vermesi açısından da önemli olduğu belirtildi.

Cumhuriyet’ten Gazmce Kolcu imzalı habere göre, Akşener, buluşmayı kurmaylarına anlatırken kendisinin adaylığının “yazılıp çizildiğine” dikkat çekerek “Adaylığım tartışmaya kapalı. Böyle bir şey (adaylığım) söz konusu değil. Ben aday değilim, olmayacağım” ifadelerini kullandı. Akşener, “Başbakanlık” sözlerini yineleyerek “Birinci parti olursak başbakanım” dedi.

Erken seçim mi?

Toplantıda ayrıca seçimin erken mi zamanında mı yapılacağı, seçim güvenliği, Akşener’in saha çalışmaları, il ve ilçe gezileri de gündeme geldi. Parlamenter sistemin temel ilkelerinin çalışıldığı komisyonların önemine işaret edilirken 6’lı masanın “ortak sorunlar ortak sorumluluk” misyonuna dikkat çekildi.

Paylaşın

Karamollaoğlu: Kılıçdaroğlu’nun Adaylığı Güçlü Bir İhtimal Olabilir

SP Lideri Karamollaoğlu, “Kılıçdaroğlu’nun altılı masanın adayı olmasına ne dersiniz?” sorusuna ”Güçlü bir ihtimal de olabilir. Ama bir ihtimal biz Kılıçdaroğlu da dahil altı partinin liderleri biz bunu seçim tarihi ilan edildikten sonra ilan edeceğiz.” şeklinde cevap verdi.

Saadet Partisi (SP) Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu, altılı masanın ilk turunu tamamlamasının ardından, Salı akşamı Karar TV yayınına katıldı.

SP Lideri Karamollaoğlu, “Ortak adayla çıkarsak seçimlerde aday kim olursa olsun yüzde 90 kazanırız. Kılıçdaroğlu’nun adaylığı güçlü bir ihtimal olabilir.” dedi; seçim tarihi açıklandıktan sonra adaylarını duyuracaklarını açıkladı.

Karamollaoğlu, CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu’nun aday olma ihtimaliyle ilgili şunları söyledi:

“Şu an altılı masada bir ayrılık görünmüyor. En önemli konu cumhurbaşkanı adayı kim olacak? Bu konuda da müşterek bir adayın belirlenmesi kararlandı. Burada çok net bir tavrımız var. Seçim tarihi ilan edildiği zaman adayı belirleyeceğiz. Bu kararda herkes ittifak etti.

Tek adayla çıkılması en isabetli tavırdır. Ortak adayla çıkarsak seçimlerde aday kim olursa olsun yüzde 90 kazanırız. Kılıçdaroğlu’nun adaylığı güçlü bir ihtimal olabilir. Kılıçdaroğlu da dahil altı partinin liderleri seçim tarihi ilan edildikten sonra adayımızı açıklayacağız. Şu an da böyle bir münakaşanın içine girme ihtiyacı duymuyorum.”

“Erdoğan, halkın desteğini yitirdi. Erdoğan, güçlü bir aday değil.” diyen Karamollaoğlu, “Kılıçdaroğlu’nu kendi partisi içerisindekiler aday olarak görmek istiyor. Bu normal bir şey. Ama onun adaylığı konusundaki düşüncemi söyleyemem. Bizim gündemimizde cumhurbaşkanı adayı yok.” diye konuştu.

Paylaşın

CHP Lideri Kılıçdaroğlu’ndan Valilere Uyarı

Zeytinli Rock Festivali ve ‘Milyon Fest Fethiye’ festivalinin yasaklanmasına tepki gösteren CHP Lideri Kılıçdaroğlu, valilere “Devam ederseniz, milyonları karşınızda bulacaksınız” uyarısı yaptı.

Haber Merkezi / Balıkesir Burhaniye’de 17-21 Ağustos’ta yapılması planlanan Zeytinli Rock Festivali’nin iptalinin ardından, Muğla’da da ‘Milyon Fest Fethiye’nin iptal edildiği duyurulmuştu.

Sosyal medya hesabından açıklama yapan CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, kararlara tepki gösterdi. Kılıçdaroğlu, açıklamasında şu ifadeleri kullandı:

“Valileri uyarıyorum; öyle kafanıza göre gençlerin eğlenmesini yasaklayacaksınız, biz hepimiz de boynumuzu eğeceğiz mi zannediyorsunuz? Yok öyle yağma. Konser yasaklamaya devam ederseniz, milyonları karşınızda bulacaksınız. Şakşakçılık yapmayın, devletin valisi olun. Devletin!”

Ne olmuştu?

Türkiye’nin en büyük müzik festivalleri arasında yer alan ‘Milyon Fest Fethiye’nin Muğla Valiliği tarafından iptal edildiğini duyurulmuştu. Yasak kararının ardından Muğla Valiliği sorumluluğu Fethiye Kaymakamlığı’na, Kaymakamlık ise Valiliğe atmıştı.

Balıkesir Burhaniye’de 17-21 Ağustos’ta yapılması planlanan ve biletleri günler öncesinden satışa çıkan Zeytinli Rock Festivali’nin Burhaniye Kaymakamlığı tarafından ‘kamu güvenliği’ gerekçe gösterilerek iptal edilmişti.

Her iki kararda kamuoyunda tepki ile karşılanmıştı.

Paylaşın

Davutoğlu’ndan Dikkat Çeken ‘Göçmen’ Açıklaması

Gelecek Partisi Lideri Davutoğlu, göçmenlerle ilgili yaptığı açıklamada, “Düzensiz göç sorunu akıl ve vicdanla çözülmelidir. Gönüllü, onurlu ve güvenli bir geri dönüşün altyapısını oluşturup, bunu hayata geçireceğiz” dedi.

Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu, göçmenlerle ilgili olarak sosyal medya hesabından dikkat çeken açıklamalarda bulundu.

Davutoğlu, açıklamasında, “Bugün Türkiye’de iki yaklaşım görüyoruz. Ortada sanki hiçbir sorun yokmuşçasına bu düzensiz göç olgusunun karşısında aciz bir tutum sergileyen, her kafadan bir sesin çıktığı iktidarın yaklaşımı. İktidarın şu anda bir göç politikası yoktur. Bunun karşısında iktidarın acziyetinden güç alan mazlum-zalim ayrımı yapmaksızın sadece kısa dönemli çıkarları düşünen ileri aşamalarda ırkçılığa giden bir yaklaşım. Bunun ikisi de tehlikelidir” dedi.

“Türkiye ciddi bir düzensiz göç olgusuyla karşı karşıyadır ve mutlaka tedbir alınmalıdır” diyen Davutoğlu, şöyle devam etti:

“Bu tedbir hiçbir zaman insan haklarına aykırı olamaz. Millet vicdanına da yabancı kalamaz. Zorluklarla karşılaşacağız, bu coğrafya kolay bir coğrafya değil. Biz Gelecek Partisi olarak gördüğümüz hiçbir resimden korkmayız, yılmayız, geri adım atmayız. Resmi doğru çekeriz, çözümü hamasi olmayan rasyonel bir zemine oturturuz. Rasyonel zemin nedir: Gönüllü, onurlu ve güvenli bir geri dönüşün altyapısını oluşturmak ve bunu hayata geçirmektir.”

Paylaşın

TÜSİAD, ABD’den Uyarı Mektubu Aldığını Doğruladı

Türk Sanayicileri ve İş Adamları Derneği (TÜSİAD),, bugün Wall Street Journal (WSJ) gazetesinde yayımlanan ve ABD Hazine Bakan Yardımcısı Adewale Adeyemo’nun, Türk iş insanlarını yaptırım uygulanan Ruslarla iş yapmaları durumunda ABD’nin kısıtlamaları kapsamına girme riskiyle karşı karşıya kalacağı konusunda uyardığı belirtilen haberine ilişkin yazılı açıklamada bulundu.

Açıklamada, “24 Şubat’ta Rusya’nın Ukrayna’ya saldırısını takip eden günlerde ABD ve AB başta olmak üzere 30’dan fazla ülke Rusya’ya yönelik yaptırım kararları almıştır. Bugün çeşitli basın organlarında yer aldığı üzere, ABD Hazine Bakanı Yardımcısı Adewale Adeyemo’nun, Rusya’ya yönelik yaptırımlar kapsamında, yaptırım uygulanan kişi ve kuruluşlar ile kurulabilecek ilişkilerin Türkiye’de faaliyet gösteren şirketlere de yaptırım riski olarak yansıyabileceğine yönelik mektubu TÜSİAD’a da iletilmiştir. İlgili mektup, TÜSİAD tarafından, Dışişleri Bakanlığı, Hazine ve Maliye Bakanlığı ve Ticaret Bakanlığı ile paylaşılmıştır” ifadelerine yer verildi.

Wall Street Journal gazetesi, ABD Hazine Bakanlığı’nın ‘Rusya yaptırımlarının delinmemesi’ konusunda Ankara’yı uyarmasının ardından TÜSİAD’a da bir mektup gönderdiğini yazdı.

İddiaya göre mektupta, Rusya’daki kurum ve şahıslara Ukrayna’daki savaş nedeniyle uygulanan yaptırımların delinmesi halinde TÜSİAD üyesi şirketlere ABD tarafından yaptırım uygulanabileceği belirtildi. Wall Street Journal, Joe Biden yönetiminin özellikle de Soçi görüşmesi sonrasında, NATO müttefiki olan Türkiye üzerinde Rusya ile ilişkileri konusundaki baskıyı giderek artırdığını yazdı.

Habere göre, 22 Ağustos tarihinde ABD Hazine Bakanı Yardımcısı Wally Adeyemo tarafından Türkiye’deki Amerikan Şirketler Derneği’ne ve TÜSİAD’a birer mektup gönderildi. Mektupta, yaptırımlara tabi olan Ruslarla iş yapan Türk şirketlerinin ABD yaptırımlarına maruz kalabileceği belirtildi.

‘Kendileri de risk altında’

Wall Street Journal’a göre mektupta, “ABD’nin yaptırım listesinde olan kişilere maddi destek sağlayan şahıslar veya kurumların kendileri de Amerikan yaptırımı riski altındadır” denildi. Mektupta, Türk bankalarının bir yandan Amerikan bankalarıyla ilişki içindeyken bir yandan da yaptırım listesinde bulunan Rus bankalarıyla aynı ilişkilere sahip olamayacağı belirtildi; “Yaptırımlara tabi olan Rus aktörlerle ilişkiler, Türk mali kurumlarını ve şirketlerini yaptırım riski altına sokabilir” ifadeleri kullanıldı.

Wall Street Journal, “Yazılı uyarılar, Ukrayna’daki topyekûn işgal sonrasında Rusya’ya dayatılan uluslararası yaptırımlara Türk kurumlarının da uyması için ABD tarafından ortaya konulan çabalarda bir tırmanış” yorumunu yaptı.

‘Biden yönetimi uyarıların tonunu yükseltti’

Gazeteye konuşan kaynaklar, ABD’li yetkililerin özel görüşmelerinde “Türkiye’nin yaptırım altındaki Rus varlıkları için güvenli bir sığınak haline gelmesinden” duydukları endişeyi uzun süredir dile getirdiğini, Biden yönetiminin son günlerde Türkiye hükümetinin bu yaptırımlara uyması talebini daha yüksek sesli şekilde dillendirdiğini söyledi.

Wall Street Journal, söz konusu mektup hakkında Dışişleri Bakanlığı’na yönelttikleri sorulara yanıt alamadıklarını da yazdı.

Ne olmuştu?

ABD Hazine Bakanı Yardımcısı Adeyemo, geçen hafta Hazine ve Maliye Bakanı Yardımcısı Yunus Elitaş’la bir telefon görüşmesi gerçekleştirmişti. Washington’dan yapılan açıklamada, Adeyemo’nun Elitaş’a, “Rus kurum ve kişilerin, Ukrayna işgali nedeniyle getirilen Batı yaptırımlarını aşmak için Türkiye’yi kullanmaya çalıştıkları” konusunda uyarıda bulunduğu belirtilmişti.

Paylaşın

Suriye: İlişkilerin Yeniden Tesisi İçin Türkiye Suriye’den Çekilmeli

Suriye Dışişleri Bakanı Faysal Mikdad, Rus mevkidaşı Sergey Lavrov ile Moskova’da yaptığı görüşmenin ardından yaptığı açıklamada, Ankara ile Şam arasındaki ilişkilerin yeniden tesis edilmesi için Türkiye’nin Suriye’den çekilmesi gerektiğini söyledi.

Haber Merkezi / Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov ile Suriye Dışişleri Bakanı Faysal Mikdad, Moskova’daki görüşmenin ardından ortak basın toplantısı düzenledi.

Faysal Mikdad, basın toplantısında, Ankara ile Şam arasındaki ilişkilerin yeniden tesis edilmesi için Türkiye’nin Suriye’den çekilmesi gerektiğini söyledi.

Mikdad, “Türk askerlerinin Suriye’den çekilmesi için harcanacak çabalar, Suriye’deki durumu istikrara kavuşturmanın tek yoludur. Biz herhangi bir şart koşmayacağız, ancak ilişkilerin savaşın başlangıcından önceki haline dönmesi için Suriye topraklarında Türk işgalinin bitmesi gerekiyor” ifadelerini kullandı.

Sergey Lavrov ise , Türkiye’nin Suriye’nin kuzeyinde yeni askeri harekat için hazırlık yapması bağlamında söz konusu bölgede yeni askeri faaliyetlerin başlamasına izin verilmemesi gerektiğini belirtti.

Lavrov, “Önemli olan, yeni askeri faaliyetlere izin verilmemesi, daha önce Suriye ile Türkiye arasındaki ilişkilerde bulunan siyasi ilkeler temelinde diplomatik kanallar üzerinden anlaşma sağlanması” ifadelerini kullandı.

İsrail’in hava saldırılarına kınama

İsrail’in Suriye’ye yönelik hava saldırılarını kınadığını da dile getiren Lavrov, “İsrail’in Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi kararlarına ve her şeyden önce Suriye’nin egemenliğine ve toprak bütünlüğüne saygı duymasını talep ediyoruz” dedi.

Paylaşın

Babacan: Beştepe Ekonomik Krizi Rüyasında Bile Çözemez

Ankara’da partisinin il başkanları toplantısında konuşan DEVA Partisi Lideri Babacan, ekonomik krize değinerek, “Ekonomik krizi Beştepe mi çözecek? Mümkün değil. Beştepe ekonomik krizi rüyasında bile artık çözemez. Beştepe ve çevresindekilere kriz dokunmuyor. Krizden çıkış planı bizim elimizde. Biz çözeceğiz. Kriz ortamını en geç 6 ay içinde rahatlatırız. Enflasyonu en geç 2 yıl içinde tek haneye indireceğiz” dedi.

Haber Merkezi / Ekonomiden sorumlu olduğu dönemi “Kriz çözme tecrübemize tüm dünya şahit” sözleriyle savunan Babacan, “Krizden çıkış planı elimizde” dedi. Babacan, Akkuyu Nükleer Santrali üzerinden hükûmete seslendi, “Yanlış işleri günü geldiğinde açığa çıkartırız” dedi. Babacan seçimlere ilişkin de iddialı konuştu: Gazete manşetlerinde ‘AK Parti’ye veda, Türkiye’ye DEVA’ yazacak.

DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, Ankara’da partisinin il başkanları toplantısında şu ifadeleri kullandı: 

“Seçimlere, kendi adımızla sanımızla, kendi şanımızla namımızla ve eylem planlarımızla gireceğiz. Vatandaşlarımız mührü DEVA’nın damlasına vuracak. DEVA’nın damlası da seçime damgayı vuracak. Ya başaracağız ya başaracağız. Başka bir seçeneğimiz yok. DEVA’nın başarısı, Türkiye’nin başarısı demek. Seçimin ertesi günü gazete manşetlerinde ‘AK Parti’ye veda, Türkiye’ye DEVA’ yazacak. Bu değişim, Türkiye’nin hayrına olacak.

Ekonomik krizi Beştepe mi çözecek? Mümkün değil. Beştepe ekonomik krizi rüyasında bile artık çözemez. Beştepe ve çevresindekilere kriz dokunmuyor. Krizden çıkış planı bizim elimizde. Biz çözeceğiz. Kriz ortamını en geç 6 ay içinde rahatlatırız. Enflasyonu en geç 2 yıl içinde tek haneye indireceğiz.

Bizim kriz çözme tecrübemize tüm dünya şahit. El alemin ‘Model ülke Türkiye’, ‘ilham kaynağı Türkiye’, ‘turbo ülke Türkiye” dediği dönemde ülke ülke gezip yaptıklarımızı anlattık. Başka ülkeler bizden ders aldılar. 2014’te Dünya Bankası, Türkiye’nin en parlak döneminin tecrübesinin kitabını yayınladı. Hem iktidara hem de ders alması gereken başka çevrelere tavsiye ediyorum. Türkiye demokrasiyle, insan haklarıyla, özgürlüklerle, hukukla, adaletle beraber bir ekonomik başarıyı nasıl elde etmiş, okusunlar. Burada çok tecrübe var.

“Ayinesi iştir kişinin lafa bakılmaz”

Mutlak yoksulluğu sıfırladık. 34 yıl yüksek seyreden enflasyonu 2 senede tek haneye indirdik. Paradan 6 sıfırı attık. Döviz kurlarında yıllarca istikrar sağladık. Bıraktığımızda dolar kuru 2 lira 90 kuruştu. Millî gelirimizi 12.500 dolara taşıdık. Ayinesi iştir kişinin lafa bakılmaz. Kim ne derse desin. Kim ne iddia ederse etsin. Rakamlar ortada. Bakmayın boş konuşanlara. Devletin Hazinesini, Merkez Bankası’nı, rezervlerle, yedek akçelerle doldurduk.

Tüm başarılara imza atarken hamdolsun boğazımızdan bir gram bile haram lokma geçmedi. Türkiye’nin dört bir yanında alnımız açık, başımız dik geziyorsak o gün yaptıklarımızla ilgili her zaman hesap vermeye hazır olduğumuz için. Bazıları o kadar rahat değil. Şimdiden hazırlıklarını yapıyorlar.  İktidardakilerin bir kısmı da iktidara yakın çevreler de ilk seçimde iktidarın değişeceğini görüyorlar, şimdiden kendileriyle ilgili bir çıkış planlaması yapıyorlar. Ama o kadar kolay olmayacak. Zaten bağımsız yargı kendi süreçlerini başlatır. Her türlü denetimler olur. İdari, yasama denetimleri olur.

‘İnşaat mı, sanayi mi?’ kavgası yaşadık. Sayın Erdoğan ile benim aramdaki kavga. Basın arşivlerine bakın. Babacan diyor ki: ‘Beton, taş, toprak… Bütün kaynaklar buraya gidiyor. Yarın bu iş ülkeyi krize sokacak.’ Önce sanayi, yatırım, istihdam, üretim, ihracat dedik.  Ne yaptılar? Ülkenin itibarının en yüksek olduğu, çok düşük maliyetlerle dünyanın her yerinden kaynak bulduğu dönemde o kaynakları kısa sürede emsal değişikliğiyle rant oluşturacak projelere yönelttiler. Kayıt dışı, vergi yok, haksız, hukuksuz, neye göre paylaşıldığı belli olmayan bir rant. Yolsuzluğun ve rüşvetin en çok döndüğü alanlardan biridir. Fakat maalesef o rant ve gözü dönmüşlük bizim verdiğimiz bu mücadelede karşı cepheyi galip kıldı.

İsrafın ve borçlanmanın çok hızlı arttığı dönemlerde açık açık çıktık, ‘Bu gidiş doğru değil. Yavaşlayın. Tasarruf şart’ dedik. ‘İtibardan tasarruf olmaz’ dedi. ‘Fren Ali’ dediler. Zamanında Fren Ali’nin söylediklerine kulak verselerdi, bugün memleket el alemin 3-5 milyar dolarına muhtaç hale gelmezdi. Cumhurbaşkanı ülke ülke bazılarının önünde ilkelerinden vazgeçmek zorunda kalmazdı.

Rusya’yla neler dönüyor, anlamıyoruz. Karanlıkta neler yapılıyor, bilmiyoruz. Akkuyu termik santralindeki son gelişmeler, Erdoğan’ın bir anda çark edip Esad’la görüşme arayışına girmesi, eş zamanlı olarak Merkez Bankası’na giren ve kaynağı resmen açıklanmayan 12 milyar dolar civarında rakam… Özellikle Akkuyu Nükleer Santraliyle alakalı hükûmeti uyarmak istiyorum. Eğer bu ülkenin, devletin, milletin çıkarlarını 3-5 kuruşa değişip yanlış işler yapıyorsanız günü geldiğinde biz bütün bunları açığa çıkartırız. Bu millete gösteririz.

“İnsanlar bir dairenin banyosunu, mutfağını paylaşıyor”

Kiralar uçtu. İnsanlar İstanbul’da oda paylaşıyor. Yaşamak için bir dairenin banyosunu, mutfağını paylaşıyorlar. Türkiye’yi 2022 yılında getirdikleri nokta bu. Ekonomi yönetiminin başında olduğumuz dönemde, orta gelirliler, muhitine göre 5-10 yıllık maaşlarının toplamıyla bir daire alma imkânına sahipti. Sayın Erdoğan’ın konut paketlerine sığmayacak hayalleri gerçekleştirdik.

Bu yıl 850 bin öğrenci üniversiteye girmeye hak kazandı. Örgün sistemdeki toplam öğrenci sayısı ise 3 milyon 800 bin. Rakamları yuvarlayarak söylüyorum, tüm Türkiye’deki yurt kapasitesi ise 700 bin KYK, 300 bin özel, toplam 1 milyon civarında. Bu yetmiyor. Bazı şehirlerde kesinlikle yetmiyor. İstanbul’da kiralar 5 bin liradan başlıyor, 10 bin, 15 bin lira…

Diyelim ki gencimiz Ankara Üniversitesi’ne geldi. Hukuk, kamu yönetimi, iktisat, bir bölümü kazandı. Kampüse en yakın yer Cebeci’deki bir dairenin kirası 4 bin liradan aşağı değil. Diyelim ki ODTÜ. Mühendislik okuyacak. Türkiye’nin en güzel üretimlerinde imzası olacak. ODTÜ çevresinde 5 bin liranın altında kiralık yer bulmak çok zorlaştı. Ben, gençlere yaşatılan bu dramı içime sindiremiyorum. ‘Barınacak yer bulamıyoruz’ diyen gençleri gördükçe kahroluyorum. Türkiye gençlerini açıkta bırakan bir ülke olmaz, olamaz.

Kurulduğumuz günden beri Türkiye’nin tüm ihtiyaçlarına yanıt ürettik. DEVA Partisi’yle Türkiye siyasetine eylem planlarımızı armağan ettik. Eylem planlarımızın her birisi Türkiye’nin nefes borusudur. Ayrıca siyasi hayatımıza eylem planları hazırlama geleneğini de biz kazandırdık.”

Paylaşın

Kılıçdaroğlu: Kul Hakkı Yiyenlerle Asla Helalleşmeyeceğiz

Partisinin Niğde’de düzenlediği grup toplantısında konuşan CHP Lideri Kılıçdaroğlu, “Kul hakkı yiyenlerle asla helalleşmeyeceğiz. Öyle bir şey yok. Yüce yaratanın huzuruna bile kul hakkıyla kimse çıkamaz. Çıkmamalı” dedi.

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, yaz süreci boyunca aldığı karar doğrultusunda partisinin Grup Toplantısı’nı bu hafta Niğde’de yaptı. Kılıçdaroğlu’nun Grup Toplantısı’ndaki konuşmasından öne çıkan başlıklar şöyle:

Salonumuz dar. Aslında Niğde için çok daha güzel, görkemli; atmosferi iyi olan bir salona ihtiyaç var. İnşallah o bize nasip olur ve buraya güzel bir salon yaparız.

Paylaşın