Millet İttifakı Liste Hamlesini 9 Nisan’a Bıraktı

14 Mayıs’ta yapılacak olan cumhurbaşkanlığı ve milletvekili genel seçimlerine haftalar kaldı. Millet İttifakı cephesinde, Seçim İttifakı Komisyonu’nda listeler üzerinde ortaklaşma amaçlı çalışmalar devam etmekle birlikte bu hafta sonunda son karar için liderler düzeyinde toplantı yapılacağı ifade edildi.

VOA Türkçe’den Yıldız Yazıcıoğlu’nun haberine göre, liderler düzeyinde görüşmeyle ilgili CHP’nin evsahipliğinde altılı masa buluşması mı yoksa çevrimiçi toplantı mı yapılacağı bilgisi henüz paylaşılmadı. Liderlerce 9 Nisan öncesinde ortak liste çalışmalarıyla son karara imza atılacağı vurgulandı.

CHP Parti Örgütü ve Örgüt Yönetimlerinden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Oğuz Kaan Salıcı, İyi Parti Yerel Yönetimler Başkanı Metin Ergun, Saadet Partisi Genel Başkan Yardımcısı Hasan Bitmez, Demokrat Parti Genel Sekreteri Serhan Yücel, DEVA Partisi Teşkilat İşleri Başkanı Sadullah Ergin ile Gelecek Partisi Seçim ve Hukuk İşleri Başkanı Ayhan Sefer Üstün ise sürekli temas halinde.

Cumhur İttifakı cephesinde ise, AK Parti listesinden ortak liste ile genel seçime katılım göstermeyi ittifak ortağı MHP kabul etmedi. MHP, yarın (7 Nisan) milletvekili aday listesini YSK’ya sunacağını açıkladı.

İttifaklar 6 Nisan yani bugün itibariyle yürürlüğe girmiş olan yeni seçim mevzuatı uyarınca 24 Haziran 2018’deki gibi “artık oy” sisteminden yararlanamayacağı için TBMM’deki sandalye çoğunluğu bakımından “ortak liste” en önemli gündem maddesi.

Millet İttifakı’nda gözler 9 Nisan’a çevrildi

Millet İttifakı’nda, “DEVA Partisi’nin kendi logosuyla seçime girme kararı” nedeniyle anlaşmazlık ve müzakere süreci devam ediyor. CHP ile DEVA Partisi arasında, “CHP logosuyla ortak listeyle 81 ilde genel seçime girilmesi” yönünde görüşme yapıldı ancak henüz sonuçlandırılmadı.

Millet İttifakı içerisinde “üçlü ittifak kurulması” ise, “Saadet Partisi’nin kendi logosu altında DEVA Partisi ile Gelecek Partisi’nin seçime katılması gerektiği” görüşünde ısrarcı olmasıyla sonuçsuz kalmıştı.

DEVA Partisi, kamuoyuna bir yıl önce logoyla seçime katılma sözü verildiğini belirterek, Saadet Partisi logosu altında yer almayı kabul etmemişti. Saadet Partisi Lideri Temel Karamollaoğlu da, parti tarihi açısından DEVA Partisi logosuyla aday gösteremeyeceklerini belirtmişti.

Şimdi CHP logosuyla Demokrat Parti, Saadet Partisi, DEVA Partisi ve Gelecek Partisi’nin tek/ortak liste üzerinden seçime gitmesi görüşmesi yapılıyor.

DEVA Partisi tarafı ise, Ali Babacan’ın geçtiğimiz yıl 27 Nisan’da “Demokrasi ve Atılım Partisi önümüzdeki seçimlere kendi adıyla, kendi şanıyla, kendi logosuyla girme kararını almıştır” açıklamasıyla son bir yıldır parti teşkilatındaki hazırlıklar nedeniyle rahatsızlık yaşıyor. Millet İttifakı içinde anlaşma sağlanamaması durumu için DEVA Partisi’nin 81 il için kendi aday listesini hazırlamış olduğu öğrenildi.

CHP ile İYİ Parti’nin ortak listesi 13 kenti aştı

CHP’nin ise tüm tarafları ortak listeye ikna etme çabası devam ederken; İYİ Parti ise sadece CHP’yle birlikte ortak listeyi kabul etti. İki parti henüz hangi illerde ortak listeyle genel seçime girileceği konusunda çalışmayı tamamlamadı.

YSK’nın belirlediği vekil dağılımına göre; birer milletvekili çıkaracak Tunceli ve Bayburt’un yanısıra Meclis’te iki vekil ile temsil edilecek Artvin, Bilecik, Çankırı, Erzincan, Gümüşhane, Kırşehir, Sinop, Bartın, Ardahan, Iğdır ve Kilis illeri masadaydı. Başta 13 il olmak üzere CHP ile İYİ Parti arasında ortaklaşmada ilerleme sağlandığı ifade edildi.

Bu illerle birlikte Rize gibi AK Parti’nin çok yüksek oranda oy aldığı illerde de CHP ve İYİ Parti’nin ortak listeyle yarışacağı görüşü ön planda.

Cumhur İttifakı’nda mevcut durum nedir?

Cumhur İttifakı cephesinde, Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan ile MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin bugün ikili bir görüşme yapacağı iddiası vardı.

Erdoğan ile Bahçeli’nin, MHP’nin ortak listede yer almayarak kendi logosuyla 14 Mayıs genel seçimine katılma kararını yeniden değerlendireceği öne sürüldü ancak sonrasında taraflarca görüşme olup olmadığına ilişkin açıklama yapılmadı.

MHP Genel Başkan Yardımcısı Semih Yalçın ise, bugün akşam yaptığı açıklamayla YSK’ya yarın aday listesini sunacaklarını ilan etti.

MHP Lideri Bahçeli, 29 Mart günü MHP’nin kendi logosuyla tüm illerde seçime gireceği açıklaması yapmıştı.

Bahçeli, özetle, “Bilindiği gibi Cumhur İttifakı çatısı altında 4 parti yer almıştır. Bu kapsamda üzerinde uzlaşılan ittifak protokolü 24 Mart 2023’te YSK’ya teslim edilmiştir. Son günlerde bilhassa MHP ile AK Parti arasında ortak liste yapılacağı, bu kapsamda yerli yersiz, maksatlı maksatsız pek çok iddia ve ifade kamuoyunda tartışma konusu, hatta polemik malzemesi haline getirilmiştir. Ü

stelik kara kampanya üretim ve servisi cesamet kazanmıştır. Cumhur İttifakı’nı oluşturan 4 partiden 2’si olan; Yeniden Refah Partisi ile Büyük Birlik Partisi’nin kendi parti logoları ve adaylarıyla seçimlere katılacağı da yakın bir tarihte ilgililerin beyanıyla tescillenmiştir.

MHP, Milletvekili Genel Seçiminde, tüm seçim çevrelerinde olmak suretiyle üç hilal amblemiyle ve değerli milletvekili adaylarıyla demokratik mücadelesini yapacak, nihayetinde hak ettiği, layık olduğu, hasretle beklediği başarıya kesinlikle ulaşacaktır” demişti.

Paylaşın

MHP Milletvekili Aday Listesini Açıkladı; Bahçeli Tasfiyeye Mi Gitti?

14 Mayıs’ta yapılacak olan cumhurbaşkanlığı ve milletvekili genel seçimlerine haftalar kaldı. Milliyetçi Hareket Partisi (MHP), seçimlere 81 ilde kendi adaylarıyla girme kararının ardından, aday listesini kamuoyuna açıkladı.

Haber Merkezi / Cumhur İttifakı’nın küçük ortağı MHP’nin bu kararıyla, AK Parti ile “ortak liste” ihtimalini de ortadan kaldırdığına dikkat çekiliyor. MHP, Bahçeli’nin talimatıyla milletvekili aday listesini yarın YSK’ya sunacak.

AK Parti son derece kritik görülen 14 Mayıs seçimlerinde az milletvekili çıkaran bazı illerde “ortak liste” ile seçime gidilmesini istiyordu.

Ancak ittifaka yeni katılan Yeniden Refah Partisi (YRP) ile Büyük Birlik Partisi’nin (BBP) seçimlere bu kez kendi listesiyle girme kararı almasının ardından, Bahçeli de tüm seçim çevrelerinde kendi adaylarıyla seçime girme kararı aldıklarını duyurmuştu.

AK Parti ile MHP arasında bir süredir yürütülen “ortak liste” görüşmeleri de aday listelerinin açıklanması ile sonuçsuz kaldı.

MHP’nin aday gösterdiği 600 milletvekilinden sadece 76’sı kadın adaylardan oluştu. Buna göre tüm adayların sadece yüzde 12,6’sı kadın.

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Osmaniye’den yeniden ilk sıradan milletvekili adayı oldu. Bahçeli, partinin Meclis grubundaki beş milletvekilini liste dışı bırakırken, Sinan Ateş cinayetiyle ilgili iddialarda adı geçtiği için gündemde olan Olcay Kılavuz’u ise Mersin birinci sırada seçilmiş olmasına rağmen dördüncü sırada aday gösterdi.

MHP’nin mevcut 48 milletvekilinden 5’i liste dışı kalırken; 4’ünün ise listedeki sıralaması değiştirildi. Dolayısıyla bir anlamda Bahçeli, MHP Meclis Grubu’ndan 9 vekil açısından TBMM kapısını kapattı.

Bahçeli, Meclis grup başkanvekilleri ile parti yöneticilerinin tamamını seçilebilir yerlerden aday gösterdi. Buna göre grup başkanvekilleri Levent Bülbül Sakarya, Erkan Akçay da Manisa birinci sıradan yeniden aday oldu.

Genel Sekreter İsmet Büyükataman Bursa, teşkilattan sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Semih Yalçın ile seçim işlerinden sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Feti Yıldız, İsmail Faruk Aksu, İzzet Ulvi Yönter İstanbul’dan aday gösterildi.

Genel başkan yardımcıları Mustafa Kalaycı Konya, Mevlüt Karakaya, Sadir Durmaz, Yaşar Yıldırım Ankara’dan, Taner Osmanağaoğlu İzmir, İsmail Özdemir Kayseri’den yeniden aday gösterildi.

Halen milletvekili olmayan Genel Başkan Yardımcısı Bumin Özarslan İzmir, Filiz Kılıç Nevşehir, Pelin Yılık ise Çankırı’dan ilk kez milletvekili adayı olarak gösterildi.

Kadın vekiller açısından liste nasıl?

MHP’nin mevcut kadın vekillerinden Nevin Taşlıçay ile Arzu Erdem’in seçilme şansı düşük sırada aday gösterilmesinin yanısıra Konya’da Esin Kara da liste dışı bırakıldı. Kara’nın liste dışı kalmasıyla daha önce ikinci sıradan seçilmiş Mustafa Kalaycı birinci sıraya alındı.

Kadın vekillerden sadece Adana’da ikinci sıradan seçilmiş Ayşe Sibel Ersoy listede sırasını korudu. Ancak MHP’nin 14 Mayıs’ta Adana’da daha düşük oy alması durumunda Ersoy’un yeniden TBMM’de olup olamayacağı merak konusu.

MHP Genel Başkan Yardımcısı Filiz Kılıç ise, Nevşehir’de birinci sıradan aday gösterildi. Ancak 3 vekil sahibi Nevşehir’de daha önce AKP’den 2 ve CHP’den 1 kişi seçilmişti. MHP burada vekil çıkartamamıştı.

MHP Genel Başkan Yardımcısı Pelin Yılık da, Çankırı’da birinci sıradan aday gösterildi. Ancak 2 vekil sahibi Çankırı’da daha önce sadece AKP’li isimler seçilmişti.

Eğer MHP’nin 14 Mayıs’taki oy oranı 2018 seçimindekiyle aynı olursa Ayşe Sibel Ersoy partideki tek kadın vekil olmaya aday görünüyor.

Çakıcı’yla yakın Kayrıcı listeye alındı

Bu arada Bahçeli, MHP’nin talebiyle AKP’yle birlikte hayata geçirilen ceza infaz düzenlemesi kapsamında cezaevinden tahliye edilen organize suç örgütü hükümlüsü Abdullah Çakıcı’ya yakınlığıyla tanınmış Vahit Kayrıcı’yı ise listeye aldı.

Çorum birinci sırada aday gösterilen Vahit Kayrıcı, 21. TBMM Dönemi’nde (18 Nisan 1999 – 3 Kasım 2002) yine MHP’den milletvekiliydi. Ancak MHP, önceki 2018 seçiminde Çorum’dan milletvekili çıkaramamıştı.

MHP 2018 seçimlerinde yüzde 11,1 oy alarak toplam 49 milletvekili ile Meclis’e girmişti. Parti, İstanbul’dan 8, Ankara’dan 5, İzmir, Mersin, Adana, Konya, Antep, Bursa, Kayseri’den 2, Kocaeli, Sakarya, Afyon, Aksaray, Antalya, Düzce, Erzurum, Eskişehir, Hatay, Iğdır, Maraş, Kırıkkale, Kütahya, Malatya, Manisa, Ordu, Osmaniye, Samsun, Urfa, Sivas, Tokat, Yozgat’tan birer milletvekili çıkarmıştı.

MHP 28. Dönem Milletvekili Genel Seçimi Tam Aday Listesi için TIKLAYIN

Paylaşın

Cumhur İttifakı’nda “Ortak Liste” Yeniden Gündemde

AK Parti, MHP, BBP ve YRP’den oluşan Cumhur İttifakı’nda da bir süredir “ortak liste” çalışmaları sürüyor. Ancak MHP 7 Nisan’da 81 ilde listelerini YSK’ya sunacağını açıkladı. Bu noktada süreçte bir sürpriz olabileceği de konuşuluyor.

AK Parti Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin yapacağı görüşme sonrası Bahçeli’nin bazı illerde ortak listeyi kabul edebileceği iddia ediliyor.

14 Mayıs’ta yapılacak cumhurbaşkanlığı ve milletvekilliği seçimlerine haftalar kaldı. Milletvekili aday listelerinin YSK’ya teslim edilmesi için son gün 9 Nisan pazar Saat 17:00. Bu sürenin bitmesine saatler kala ince hesaplar yapan partilerde dikkat çeken bir trafik yaşanıyor.

Millet İttifakı’nda 6 partinin kurmayları tarafından bir süredir devam eden çalışmalarda DEVA-Gelecek-Saadet partilerinin ittifak içinde ittifak yapmaları formülü gündeme gelmişti. Ancak bu formülün yeterli vekil katkısını sağlamayacağı tespit edildi.

Millet İttifakı’nda 5 parti tek listede uzlaşmak üzere

Bu gelişme üzerine “ortak liste” formülü devreye girerken hem yapılan anketler hem de illerden gelen verilere göre en doğru seçeneğin “tek liste” olacağı değerlendirildi. DEVA-Gelecek-Saadet partilerinin en az 41 ilde aday gösterip bazı illerde ise CHP listelerinden aday gösterilmesi formülü ile seçimlerde hiç girmeyip adayların tamamının CHP listelerinden gösterilmesi olmak üzere iki alternatif üzerinde çalışmalar yoğunlaştı.

DW Türkçe’den Kıvanç El’e bilgi veren DEVA ve Saadet Partili kaynaklar, “Seçimlere girmeyerek CHP listelerinden aday olunması formülüne dair eğilim oluştu. Henüz karar verilmiş değil ancak şu aşamada en yüksek vekile ulaşmak için doğru olanın CHP listelerinden seçime girmek olduğu değerlendiriliyor. Pazar günü son hali görülecek” değerlendirmesi yaptı. Uzlaşma sağlanması halinde Millet İttifakı adına seçimlerde sadece CHP ve İYİ Parti’nin logosu olacak.

Edinilen bilgiye göre 4 partinin CHP listesinden girmesi yönünde “ön uzlaşma” sağlansa da CHP’nin bu partilere hangi ilde kaç kontenjan vereceği konusunda henüz bir netlik yok. Kulislerdeki iddiaya göre CHP, DEVA ve Gelecek’e 10’u garanti seçilecek yerden olmak üzere 20’şer kontenjan verecek. Saadet ve DP’ye ise 5’i garanti seçilecek yerden olmak üzere 10 kontenjan ayrılacak. Ancak bu sayıları CHP kurmayları doğrulamazken görüşmelerin ve il il analizlerin sürdüğünü söyledi.

Üzerinde çalışılan eğilimin hayata geçirilmesi kararının CHP’nin cumartesi günü gerçekleştireceği Parti Meclisi toplantısında da ele alınacağı kaydediliyor. CHP’nin aday listelerini de etkileyecek formüle dair PM’de nasıl bir tepki verileceği de merak konusu.

Kılıçdaroğlu’nun 5 partinin tek liste ile girmesi formülü öncesi Demokrat, Gelecek ve Saadet partisi liderleriyle görüşmeler yaptığı belirtiliyor. DEVA Partisi’nin seçme kendi logosu ile girmeyi istediği ancak mevcut durumda milletvekili listelerinin etkilenmemesi için formüle sıcak baktığı kaydediliyor.

DEVA ve Gelecek Partisi’ndeki bazı kurmaylarda ise “muhafazakar seçmen CHP’ye oy vermez” endişesi bulunuyor. Ancak bu konuda seçim çalışmalarında “CHP listesi değil, bizim vekil adaylarımız” denilerek anlaşmazlığın aşılabileceği de değerlendiriliyor.

Kılıçdaroğlu’nun İYİ Parti lideri Meral Akşener ile de görüştüğü ve 5 partinin seçime tek listeden girme konusunu değerlendirdiği ifade ediliyor. Daha önce 4 partinin de logosu ile seçime girmesi durumunda CHP ve İYİ Parti 10 ilde “ortak liste” yapma konusunda uzlaşmıştı. Ancak son gelişme üzerine CHP ile İYİ Parti’nin 20’yi aşkın ilde ortak liste yapması formülü değerlendirmeye alındı.

DEVA, Gelecek ve Saadet Partisi’nin oy potansiyeli yüksek olan illerde CHP tek liste ile seçimlere girecek. CHP listelerinde DEVA, Gelecek, Saadet partisinden isimler olacak. İYİ Parti’nin güçlü olduğu bazı illerde ise CHP aday çıkarmayacak ve Millet İttifakı adına sadece İYİ Parti o ilde seçime girmiş olacak. Bu illerin belirlenmesine dair çalışmaların hala sürdüğü vurgulanırken, belirlenmesinde önümüzdeki 48 saatlik sürecin önemli olduğu vurgulanıyor.

Cumhur İttifakı ne yapacak?

AK Parti, MHP, BBP ve YRP’den oluşan Cumhur İttifakı’nda da bir süredir “ortak liste” çalışmaları sürüyor. Ancak MHP 7 Nisan’da 81 ilde listelerini YSK’ya sunacağını açıkladı. Bu noktada süreçte bir sürpriz olabileceği de konuşuluyor. Erdoğan ve Bahçeli’nin yapacağı görüşme sonrası Bahçeli’nin bazı illerde ortak listeyi kabul edebileceği iddia ediliyor. Kulislere göre AKP’de buna karşılık jest olarak Osmaniye, Kars ve Iğdır illerini MHP’ye bırakabilir.

BBP lideri Mustafa Destici, “ortak liste”nin doğru olduğunu bu konuda atılacak adımla 360’a kadar milletvekiline ulaşılabileceğini savunuyor. YRP ise seçimlere ayrı girmekten yana. Ancak 9 Nisan’a kadar bu konuda temasların süreceği vurgulanıyor.

Paylaşın

HDP’den Dikkat Çeken Karar: Anaysa Mahkemesi’ne Sözlü Savunma Vermeyeceğiz

14 Mayıs’ta yapılacak seçimler nedeniyle, kapatma davasında sözlü savunma tarihinin 3 ay ertelensin talebi Anayasa Mahkemesi (AYM) tarafından reddedilen Halkların Demokratik Partisi (HDP), dikkat çeken bir karara imza attı.

Haber Merkezi / HDP, 11 Nisan’da yapılması planlanan sözlü savunmaya katılmayacağı duyuruldu. HDP’den konuya ilişkin yapılan açıklamada şu ifadeler kullanıldı:

“Partimiz hakkında siyasi saiklerle açılan ve siyasi müdahalelerle ilerletilen kapatma davasında, sözlü savunmanın seçim sonrasına bırakılmasına ilişkin yaptığımız bütün başvurular AYM tarafından gerekçesiz olarak reddedilmiş, 11 Nisan’da partimizin sözlü savunma vermesi için tarih belirlenmiştir.

Serbest ve adil seçimlere müdahale anlamına gelen AYM’nin bu tutumuna karşı partimiz 11 Nisan’da sözlü savunma vermeyecektir. 11 Nisan’da sözlü savunma vermeyeceğimize ilişkin bugün AYM’ye sunulan dilekçe şöyle:

1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının sözlü mütalaası mahkemenizce 10 Ocak 2023 tarihinde dinlenmiş, ardından 26 Ocak 2023 tarihinde müvekkil partinin sözlü savunmasının yapılması için 14 Mart 2023 tarihi belirlenmiştir.

Ülkenin içinden geçtiği siyasal süreç, yaşanan deprem felaketi ve seçim dönemine resmen girilmiş olması gibi esaslı sebeplerden ötürü sözlü savunma tarihinin seçim sonrasına bırakılması talebini içeren üç ayrı dilekçe farklı tarihlerde Yüksek Mahkeme’ye ibraz edilmiştir.

16 Ocak 2023 ve 15 Mart 2023 tarihli talepler hakkında Yüksek Mahkeme tarafından gerekçesiz şekilde ret kararı verilmiş, 6 Mart 2023 tarihli talep hakkında ise kabul kararı verilip sözlü savunma tarihi 11 Nisan 2023 olarak belirlenmiştir.

2. Yukarıda tarihleri belirtilen ve müvekkil parti tarafından Yüksek Mahkeme’ye sunulan üç dilekçe ile sözlü savunmanın neden seçim sonrasına bırakılması gerektiği tüm yönleri ile detaylı olarak izah edildiğinden burada ayrıca bir açıklama yapılmayacaktır.

Müvekkil partinin seçim dönemine resmen girilmiş olması, aday adaylık başvuru süreçleri, parti lansmanı, milletvekili aday tanıtımı, seçim programı, miting, toplantı ve siyasi çalışmaların yarattığı yoğunluk sebebi ile belirlenen tarihte sözlü savunmasını yapması imkan dahilinde değildir.

Türkiye demokrasi ve hukuk tarihini önemli ölçüde etkileyecek olan bu davada yapılacak olan sözlü savunmanın bu yoğun çalışma süreci içerisinde yapılması mümkün olmayacaktır. Bu itibarla 11 Nisan 2023 tarihinde sözlü savunma yapamayacağımız konusunda Yüksek Mahkeme’yi bilgilendirme zarureti hasıl olmuştur.”

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın HDP’nin kapatılması istemiyle Anayasa Mahkemesi’nde açtığı davada yargılama süreci, 21 Haziran 2021’de iddianamenin kabul edilmesiyle başlamıştı.

AYM, HDP’nin sözlü savunması için önce 14 Mart tarihini kararlaştırmış, partinin 3 aylık erteleme talebini kabul etmeyerek, savunma tarihini 11 Nisan’a ertelemişti.

Paylaşın

CHP İl Binasına Silahlı Saldırı: Kılıçdaroğlu: Kimse Karamsarlığa Kapılmasın

CHP İstanbul İl Başkanlığı’na saldırıyla ilgili açıklamada bulunan Kılıçdaroğlu, “Arkadaşlar hiç kimse merak etmesin kimse karamsarlığa kapılmasın, emin olun 15 Mayıs’ta bu ülkeye baharı getireceğiz, huzuru getireceğiz.” dedi ve ekledi:

Haber Merkezi / “Bu tür olaylar olmayacak, olayları yaratanlar da sürat ile yakalanıp yargılanacaklar kimse üzülmesin. Biz üzülmüyoruz ama tabii böyle bir olayın olmaması bizim arzularımızdan birisi. Bu olmayacak bir daha Türkiye’de.”

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı ve Millet İttifakı cumhurbaşkanı adayı Kemal Kılıçdaroğlu, Türkiye Değişim Partisi (TDP) Genel Başkanı Mustafa Sarıgül’ü ziyareti sonrası Demokratik Sol Parti (DSP) Genel Merkezi’ne gitti.

Görüşmenin ardından Kılıçdaroğlu, “15 Mayıs’ta yeni bir Türkiye’ye uyanacağız. Huzuru, farklı düşüncelere saygıyı, dayanışmayı ve karşılıklı söylenenlerin ne kadar sağlıklı dinlendiğini göreceğiz. Bizi kabul ettikleri için teşekkür ediyorum” dedi.

Kılıçdaroğlu İstanbul İl Başkanlığına saldırıyla ilgili olarak da, “Arkadaşlar hiç kimse merak etmesin kimse karamsarlığa kapılmasın, emin olun 15 Mayıs’ta bu ülkeye baharı getireceğiz, huzuru getireceğiz. Bu tür olaylar olmayacak, olayları yaratanlar da sürat ile yakalanıp yargılanacaklar kimse üzülmesin. Biz üzülmüyoruz ama tabii böyle bir olayın olmaması bizim arzularımızdan birisi. Bu olmayacak bir daha Türkiye’de” açıklaması yaptı.

CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu, partinin Seyrantepe semtindeki il başkanlığı binasına düzenlendiği düşünülen bir silahlı saldırı olduğunu açıklamıştı. Kaftancıoğlu, konuya ilişkin yaptığı yazılı açıklamada şu ifadeleri kullanmıştı:

“Bugün saat 05.00 sularında TEM Otoyolu Seyrantepe mevkiinde bulunan il başkanlığımıza yönelik düzenlendiği düşünülen bir silahlı saldırı gerçekleşmiştir.

Binada görev yapan nöbetçi polis memuru ile binanın bulunduğu alandaki özel güvenlik görevlisinin ifadelerine göre olayda 6-7 el ateş edilmiştir.

İlk belirlemelere göre İl Başkanlığımıza isabet eden mermi bulunamamış, olay mahalinde boş kovanlar bulunmuştur. Olayla ilgili savcılık tahkikatı devam etmektedir. Gelişmeler sizlerle paylaşılacaktır.”

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’ndan açıklama 

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, CHP İstanbul İl Başkanlığını hedef aldığı belirtilen saldırıyla ilgili emniyetin kamera ve tespit çalışmalarının devam ettiğini belirtti.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’ndan yapılan açıklamada “TEM otoyolu üzerinde CHP İstanbul il Başkanlığı karşı istikametinde, havaya araç içerisinden bir kaç el ateş ediliyor, binaya isabet yok, emniyetin kamera ve tespit çalışmaları devam ediyor.” denildi.

Olayla sosyal medya hesabından paylaşım yapan CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel ise iktidarın kutuplaştırıcı diliinin etkili olduğunu idddia etti.

“İstanbul il Başkanlığımıza silahlı saldırıda bulunuldu. Kimseye siz yaptınız diyemeyiz Kimseye siz yaptırdınız da diyemeyiz Cumhur İttifakının kutuplaştırıcı dilinin bunları tetiklediğini söyleyene de haksızsın diyemeyiz. Saldırıyı kınıyor faillerin yakalanmasını bekliyoruz.”

Paylaşın

Türkiye – Suriye Normalleşmesi: Kazanan Kim?

Türkiye, Suriye ve Rusya’nın savunma bakanları ve milli istihbarat teşkilatı başkanları, Aralık 2022 yılında Moskova’da bir araya geldi. Bu, Türkiye ve Suriye arasında çatışmaların başladığı 2011 yılından bu yana en üst düzey ilk görüşmeydi.

Son olarak Rusya’nın başkenti Moskova’da Türkiye, Rusya, İran ve Suriye’nin dışişleri bakan yardımcıları bir araya geldi. Taraflar, Suriye’nin siyasi geleceğiyle ilgili bir görüşmeler gerçekleştirdi. Görüşmeye Türkiye Dışişleri Bakan Yardımcısı Burak Akçapar, Suriye Dışişleri Bakan Yardımcısı Ayman Susan, İran Dışişleri Bakanı’nın Siyasi İşler Danışmanı Ali Asgar Hacı ve Rusya Dışişleri Bakan Yardımcısı Mihail Bogdanov katıldı.

Görüşmelerin kapsamıyla ilgili kamuoyuna ayrıntılı bir açıklama yapılmadı. Ancak haber ajansı Reuters’ın Rus ve Suriyeli kaynaklarına dayandırdığı haberinde, söz konusu görüşmeyi yakın gelecekte dışişleri bakanları düzeyinde bir görüşmenin izleyebileceğini, uzun vadede de devlet başkanları düzeyinde bir görüşmenin mümkün olduğu ihtimali vurgulandı. Rus basınına yansıyan bazı haberlere göre de görüşmede Türkiye ve Suriye dışişleri bakanları arasında ikili bir görüşme yapılmasına ilişkin bir tarih ve mekan belirlenmesinin ele alındığı kaydedildi.

Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan yılın başında Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad’la görüşebileceği mesajını vermişti. Ancak Şam’dan bu konuda açık bir yanıt gelmedi. Suriye lideri Esad, Türkiye ile görüşmelerde bulunulmasına topyekün karşı olmasa da Ankara ile masaya oturmak bazı şartlar öne sürdü. Bunun başında da Türk askerlerinin Esad karşıtlarının kontrolünde olan Suriye’nin kuzeyindeki bölgeden çekilmesi yer alıyor. Türkiye’nin aynı zamanda muhaliflerin son kalesi olarak tanımlanan ve kısmen El Kaide bağlantılı Heyet Tahrir Şam’ın kontrolü altında bulunan İdlib vilayetinde askeri varlığı bulunuyor.

Türkiye ve Rusya’nın çıkarı ne?

Peki canlandırılmaya çalışan bu ilişkilerden kim ne fazla sağlıyor?

Erdoğan’ın Şam’la temas kurmak istemesinin altında büyük ölçüde yaklaşan seçimler yatıyor. Türkiye’deki Suriyeli mülteciler, seçim kampanyalarının önemli bir konusu. Muhalefet, başlattığı seçim kampanyasında Suriyeli mültecileri evlerine göndereceğini vadediyor.

Ankara’da mültecilerle ilgili devam eden tartışmayı değerlendiren Hessen Barış ve Çatışma Araştırmaları Vakfı’nın Suriye uzmanı Regine Schwab, Erdoğan’ın da bugünlerde mültecileri Suriye’ye göndermekle uğraştığını göstermek istediğine dikkat çekiyor. Erdoğan’ın ayrıca Suriye’de Kürtlerin nüfuzunu ve özerkliğini bastırmak için de çaba sarf ettiğini belirten Schwab, “Erdoğan görüşmelerde bu amacını da hayata geçirmek için çabalayabilir” diyor.

Uzmanlara göre, Moskova’da yapılan görüşmelerden uluslararası ortamda Ukrayna savaşı nedeniyle giderek yalnızlaşan Rusya hükümeti aslında önemli ölçüde fayda sağlıyor. Alman Yeşiller partisine yakınlığıyla bilinen Heinrich Böll Vakfı’nın Ortadoğu Bente Scheller, yaptığı değerlendirmede, Rusya’nın bu görüşmelerle Suriye’de oynadığı önemli role dikkat çekmeye çalıştığını vurguluyor. Scheller, “Moskova aslında kendi görüşme formatlarıyla kendi hakikatini kurmak istiyor” saptamasını yapıyor.

Rusya ayrıca geçmişteki tutumunun aksine Suriye rejiminin temsilcilerinin Birleşmiş Milletler şemsiyesi altında Cenevre’de yapılan görüşmelere katılmasına onay verdi. Scheller bu gelişme ile ilgili olarak da “Rusya bu tavrıyla, Suriye’de ne olduğuna nihai olarak kendilerinin karar verdiğini, uluslararası ortamda yeniden teyit etmiş oldu” diyor.

Görüşmenin asıl kazananı: Esad

İran’daki hükümet karşıtı protesto eylemleri nedeniyle baskı altında bulunan İran hükümeti ise gelecek dönemde Suriye’deki varlığını artırmak ve istikrarlı hâle getirmek isteyecek gibi görünüyor.

Tahran yönetimi, birkaç hafta önce de Suudi Arabistan ile yeniden diplomatik ilişkilere başlanması konusunda mutabakata varmıştı. Böylesine bir adım, Suriye ve Yemen’de şu ana kadar birbirleriyle savaşan grupları destekleyen iki ülke arasındaki ilişkilerin normalleşmesi anlamına gelebilir. Schwab, “İlişkilerdeki olası bir rahatlama, İran’ı, Suriye’deki varlığını daha da artırmaya ve askeri araçlar vasıtasıyla ABD ve İsrail ile sürdürdüğü çatışmalara odaklanmaya itebilir” değerlendirmesini yapıyor.

Moskova’daki görüşmelerin gizli kazananını ise Beşar Esad. Suriye hem Moskova hem de Tahran’ın dış politika hesaplarında önemli bir rol oynuyor. Suriye sayesinde her iki ülke de Akdeniz’de önemli bir varlık sağlamış oluyor.

Birkaç gün önce, Suudi Arabistan Veliaht Prensi Suriye’yi Mayıs ayında Riyad’da yapılacak Arap Ligi zirvesine davet etti. Bu davet, Esad açısından son derece önemli bir diplomatik başarı olma niteliğini taşıyor. Tüm bu gelişmelerin, 2011 yılında patlak veren “Arap Baharı’nın” beraberinde getirdiği liberal atmosferin bölgede giderek zayıflamasına paralel gerçekleştiğini de unutmamak gerekiyor. Ancak Esad’ın söz konusu başarıdan ekonomik açıdan fayda sağlayıp sağlayamayacağı belirsiz.

İsrail zor durumda

ABD’nin de şu anda Suriye’de IŞİD’le mücadele etme amacı taşıyan yüzlerce askeri bulunuyor. Hatta geçen hafta, Amerikan güçlerinin üst düzey bir IŞİD üyesini öldürdüğü bildirildi. Söz konusu kişinin, Avrupa’da terör eylemleri planladığı ve IŞİD’in mevcut yönetiminin oluşturulmasında önemli bir rol oynadığı belirtiliyor.

ABD hükümeti, Suriye’de Amerikan askerlerine düzenlenen saldırılardan İran destekli grupları sorumlu tutuyor: Örneğin 23 Mart’ta Haseke’deki bir üsse düzenlenen İHA saldırısından. Basına yansıyan haberlere göre, söz konusu saldırıda, bir Amerikalı hayatını kaybederken beş Amerikalı ise yaralandı.

İran aynı zamanda Suriye’de, kendisini bir tehdit olarak tanımlayan İsrail ile de çatışıyor. Örneğin geçen Salı günü İsrail Şam’ın yakınlarında çeşitli hedeflere hava saldırısı düzenledi. Ancak İsrail, Suriye’deki çatışmalarda giderek izole hâle geliyor.

Son yıllarda çeşitli Arap devletleriyle yakınlaşma içerisinde bulunan İsrail, 2020 yılında ABD arabuluculuğunda, Birleşik Arap Emirlikleri ve Bahreyn ile Abraham Mutabakatı’nı imzalamıştı. Suudi Arabistan mutabakatı imzalamasa da anlaşmaya sıcak baktığı biliniyor. Ancak şimdi Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, İran ile bir yakınlaşma içerisinde.

(Kaynak: DW Türkçe)

Paylaşın

Kılıçdaroğlu, Sarıgül’ü Ziyaret Etti: Türkiye’nin Değişime İhtiyacı Var

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı ve Millet İttifakı cumhurbaşkanı adayı Kemal Kılıçdaroğlu, Türkiye Değişim Partisi (TDP) Genel Başkanı Mustafa Sarıgül’ü, TDP Genel Merkezi’nde ziyaret etti.

Haber Merkezi / Kılıçdaroğlu’na eşlik eden ziyaret heyetinde CHP Genel Başkan Yardımcıları, Gülizar Biçer Karaca, Gökçe Gökçen ve Muharrem Erkek de hazır bulundu.  Kılıçdaroğlu ve Sarıgül, görüşmelerinin ardından parti genel merkezi önünde ortak açıklama yaptı.

Güzel bir görüşme olduğunu söyleyen Kemal Kılıçdaroğlu, “Önümüzdeki süreç içerisinde Türkiye’nin değişime ihtiyacı var. Halil İbrahim sofrasını büyütmek zorundayız” dedi.

TDP Lideri Sarıgül ise, “İnanıyorum ki Türkiye’yi demokratik parlamenter sisteme geçirecek olan aday sayın Kemal Kılıçdaroğlu’dur. İnanıyorum ki Türkiye’yi raylarına oturtacak olan aday sayın Kemal Kılıçdaroğlu’dur” ifadelerini kullandı.

Kılıçdaroğlu, özetle şu ifadeleri kullandı:

“Önümüzdeki süreç içinde Türkiye’nin değişime ihtiyacı var. Türkiye’nin bahar havasına ihtiyacı var. Bu bahar için de Halil İbrahim sofrasını büyütmek zorundayız. Türkiye’de anneler, babalar, öğrenciler, gazeteciler, hayatın her alanında çalışan insanlar büyük bir endişe duyuyor.

Birlikte olmak lazım, Türkiye’yi yeniden inşa etmek lazım. Kadın erkek eşitliğini sağlamak lazım. Demokrasiyi getireceksek o zaman siyaseten görevimizi yerine getireceğiz. Bu ayrıntıları Sayın Sarıgül ve arkadaşlarıyla konuştuk, dertleştik, güzel bir görüşme oldu.”

Sarıgül ise şöyle konuştu:

“Türkiye cumhuriyetinin inşallah 13’üncü cumhurbaşkanı Sayın Kemal Kılıçdaroğlu’nu Türkiye Değişim Partisi’nde ağırlamaktan büyük mutluluk duyduk. Tarafsız cumhurbaşkanı, güçlü Meclis, bağımsız yargıyı arzu ediyoruz. İnanıyorum ki Türkiye’mizi demokratik parlamenter sisteme geçirecek en doğru aday Sayın Kılıçdaroğlu’dur.

İnanıyorum ki Türkiyemiz’i raylarına oturtacak aday Kılıçdaroğlu’dur. Sorumluluğumuzun farkındayız. Bugünler birleşme günü. Armudun sapı üzümün çöpü deme günü değil. Toplumsal konuşma günü. TDP olarak inşallah 13’üncü cumhurbaşkanımızı genel merkezde ağırlamaktan büyük mutluluk duyduk.

14 Mayıs seçimlerinde demokrasi kazansın, barış kazansın, inançlara saygıda laiklik kazansın. İnşallah 13’üncü cumhurbaşkanımıza yolunuz açık olsun Allah’ım her zaman sizi korusun.”

Kılıçdaroğlu, daha önce de Milli Yol Partisi, Bağımsız Türkiye Partisi, Halkların Demokratik Partisi ve Memleket Partisi’ni ziyaret etmişti. Kılıçdaroğlu’nun sonraki durağı ise Demokratik Sol Parti (DSP) olacak. Kılıçdaroğlu ile Genel Başkan Önder Aksakal ile DSP Genel Merkezi’nde görüşecek.

Paylaşın

Kaftancıoğlu Açıkladı: CHP İstanbul İl Başkanlığı Binasına Silahlı Saldırı

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu, partinin Seyrantepe semtindeki il başkanlığı binasına düzenlendiği düşünülen bir silahlı saldırı olduğunu açıkladı.

Haber Merkezi / Canan Kaftancıoğlu, konuya ilişkin yaptığı yazılı açıklamada şu ifadeleri kullandı:

“Bugün saat 05.00 sularında TEM Otoyolu Seyrantepe mevkiinde bulunan il başkanlığımıza yönelik düzenlendiği düşünülen bir silahlı saldırı gerçekleşmiştir.

Binada görev yapan nöbetçi polis memuru ile binanın bulunduğu alandaki özel güvenlik görevlisinin ifadelerine göre olayda 6-7 el ateş edilmiştir.

İlk belirlemelere göre İl Başkanlığımıza isabet eden mermi bulunamamış, olay mahalinde boş kovanlar bulunmuştur. Olayla ilgili savcılık tahkikatı devam etmektedir. Gelişmeler sizlerle paylaşılacaktır.”

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’ndan açıklama

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, CHP İstanbul İl Başkanlığını hedef aldığı belirtilen saldırıyla ilgili emniyetin kamera ve tespit çalışmalarının devam ettiğini belirtti.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’ndan yapılan açıklamada “TEM otoyolu üzerinde CHP İstanbul il Başkanlığı karşı istikametinde, havaya araç içerisinden bir kaç el ateş ediliyor, binaya isabet yok, emniyetin kamera ve tespit çalışmaları devam ediyor.” denildi.

Olayla sosyal medya hesabından paylaşım yapan CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel ise iktidarın kutuplaştırıcı diliinin etkili olduğunu idddia etti.

“İstanbul il Başkanlığımıza silahlı saldırıda bulunuldu. Kimseye siz yaptınız diyemeyiz Kimseye siz yaptırdınız da diyemeyiz Cumhur İttifakının kutuplaştırıcı dilinin bunları tetiklediğini söyleyene de haksızsın diyemeyiz. Saldırıyı kınıyor faillerin yakalanmasını bekliyoruz.”

İYİ Parti İstanbul İl Başkanlığı binası da kurşunlanmıştı

İYİ Parti İstanbul İl Başkanlığı binası da 31 Mart’ta kurşunlanmıştı. Olaya ilişkin inşaat bekçisi Melihşah E. gözaltına alınmıştı.

Melikşah E.’nin savcılık ifadesinde şu ifadeleri kullanmıştı:

“Şantiyenin güvenlik hususuyla benim ilgilenmem gerekiyor. 30 Mart günü E-5 tarafında tel örgülerde farklı yerlerde kesilmeler olduğunu gördüm. Saat 18:40 sıralarında şantiyede çalışan başka biri beni arayarak yine şantiyenin çevre tellerinin kesildiğini, malzemelerin tellere yakın bölgeye atıldığını söyledi.

Ben bu esnada evde iftarı bekliyordum. Saat 21.00 sıralarında bulundurma ruhsatlı silahımı da yanıma alarak tekrar şantiyeye geldim. Silahımı yanıma alma sebebim hırsızlarla bir münakaşa yaşayabilme endişemdendir.

Daha sonra şantiyenin E-5 tarafından 3 kişinin TIR’ın fren ön diski dediğimiz ağır malzemeyi taşımaya çalıştıklarını gördüm. Hatta bu olayla ilgili olarak gündüz şirket patronumuza çektiğim fotoğrafları da attım. Bahsettiğim parçaların çalınmaya çalışıldığından bahsettim.”

Melikşah E. ifadesinin ardından serbest bırakılmıştı.

Paylaşın

HDP Eş Genel Başkanı Sancar: Kritik İllerde TİP Aday Çıkarmayacak

Türkiye İşçi Partisi (TİP) adaylarının seçilebilir yerlerden Yeşil Sol Parti listelerinde yer almasının söz konusu olmadığını kaydeden HDP Eş Genel Başkan Sancar, “Son noktaya gelmiş değiliz. Son nokta 9 Nisan’dır, vekil listelerinin teslim edileceği tarihtir” dedi ve ekledi:

“Orada da bizim az oyla kaybettiğimiz kritik illerde TİP aday çıkarmamayı kabul ediyor. Bir örnek söylediniz mi hep onun üzerinden gidiliyor. Bizim bugüne kadar yüksek oy aldığımız ama çeşitli nedenlerle milletvekili çıkaramadığımız yerlerde TİP aday çıkarmayacak. Bunu bir mutabakata bağlamış durumdayız.”

Halkların Demokratik Partisi (HDP) Eş Genel Başkanı Mithat Sancar, Türkiye İşçi Partisi’nin (TİP) bazı kentlerde Emek ve Özgürlük İttifakı çatısı altında ayrı listeyle seçime girme kararını katıldığı Artı TV yayınında değerlendirdi.

İttifak içindeki tartışmalarla ilgili değerlendirmelerin sağlıklı bir yaklaşımla yapılmadığını söyleyen Sancar, “TİP sadece 41 ilde girmiyor. Daha fazla ilde girecek. İttifak içinde yer alan öznelerin her birinin kendine göre de bir planı ve bir hedefi olabilir. Bundan daha doğal bir durum da düşünemiyorum açıkçası. Önemli olan ortak ilkeler ve ortak hedefin titizlikle gözetilmesi” dedi.

Ortak listenin en iyi çözüm olduğu fikrinde olduklarını vurgulayan Sancar, “Şu anda TİP’le yürüyen görüşmelerde de ittifakın toplamına, kazanımlarına hiçbir şekilde zarar vermeyecek formüller üzerinde titizlikle çalışılıyor. Ortak listenin en iyi çözüm olduğu fikrindeyiz. Kazanımları en üst düzeye çıkaracak asıl formül ortak liste, tek parti çatısı altında seçime girmek. Bu teklifimizi son ittifak buluşmasında da yine dostlarımıza ilettik.

Görüşmeler yaptık. TİP ayrı listede girme kararından vazgeçmedi. Daha doğrusu, ayrı listeyle girme kararından vazgeçmediği ifadesi de yanlış anlamalara yol açabilir. Ortak liste fikrinden başka bir formül çalışmayı önerdi. Şimdi biz de bunu prensip olarak kabul ettik ama temel ölçütümüz şu olmalıdır dedik; bu seçimler herhangi bir seçim değil” şeklinde konuştu.

“Elbette bütün toplumsal mücadeleler Meclis’te tükenmiyor” diyen Sancar sözlerini şöyle sürdürdü: “Ama istiyoruz ki gelecek dönem, Meclis bizim gücümüz olmadan bu süreçleri işletemesin. Meclis’te bir tek vekilin bile çok önemli olacağı bir dönem bekliyor bizi. O halde, en yüksek sayıya çıkarmak gibi bir hedef de gözetmeliyiz. Çoğulcu bir Meclis grubu ama aynı zamanda sayısı yüksek ve anahtar konumda olan bir temsiliyet.”

“Kritik illerde TİP aday çıkarmayacak”

TİP adaylarının seçilebilir yerlerden Yeşil Sol Parti listelerinde yer almasının söz konusu olmadığını kaydeden Sancar, “Son noktaya gelmiş değiliz. Son nokta 9 Nisan’dır, vekil listelerinin teslim edileceği tarihtir. Orada da bizim az oyla kaybettiğimiz kritik illerde TİP aday çıkarmamayı kabul ediyor. Bir örnek söylediniz mi hep onun üzerinden gidiliyor. Bizim bugüne kadar yüksek oy aldığımız ama çeşitli nedenlerle milletvekili çıkaramadığımız yerlerde TİP aday çıkarmayacak. Bunu bir mutabakata bağlamış durumdayız” şeklinde konuştu.

Paylaşın

TÜİK Duyurdu: Yurt Dışına Göç Yüzde 117 Arttı

2021 yılında, Türkiye’den yurt dışına göç edenlerin sayısı bir önceki yıla göre yüzde 116,9 artarak 739 bin 364 kişi oldu. Göç eden nüfusun yüzde 51,9’unu erkekler, yüzde 48,1’ini ise kadınlar oluşturdu.

Haber Merkezi / Yurt dışından gelen nüfusun ise 124 bin 269’unu Türk vatandaşları, 615 bin 95’ini ise yabancı uyruklular oluşturdu.

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Uluslararası Göç İstatistikleri 2021 verilerini açıkladı.

Buna göre, Yurt dışından Türkiye’ye göç edenlerin sayısı 2021 yılında, bir önceki yıla göre yüzde 116,9 artarak 739 bin 364 kişi oldu.

Göç eden nüfusun yüzde 51,9’unu erkekler, yüzde 48,1’ini ise kadınlar oluşturdu. Yurt dışından gelen nüfusun 124 bin 269’unu Türk vatandaşları, 615 bin 95’ini ise yabancı uyruklular oluşturdu.

Türkiye’den yurt dışına 287 bin 651 kişi göç etti

Türkiye’den yurt dışına göç eden kişi sayısı 2021 yılında bir önceki yıla göre yüzde 31,6 azalarak 287 bin 651 oldu. Göç eden nüfusun yüzde 55,7’sini erkekler, yüzde 44,3’ünü ise kadınlar oluşturdu.

Türkiye’den yurt dışına giden nüfusun 103 bin 613’ünü Türk vatandaşları, 184 bin 38’ini ise yabancı uyruklular oluşturdu.

Türkiye’ye 2021 yılında göç edenlerin yaş grubu incelendiğinde, en fazla göç edenlerin yüzde 12,3 ile 20-24 yaş grubunda olduğu görüldü.

Bu yaş grubunu yüzde 12,1 ile 25-29 ve yüzde 10,7 ile 30-34 yaş grubu izledi. Türkiye’den göç eden nüfusun yaş gruplarına bakıldığında, en fazla göç edenlerin yüzde 14,4 ile 25-29 yaş grubunda olduğu görüldü. Bu yaş grubunu yüzde 12,3 ile 30-34 ve yüzde 11,6 ile 20-24 yaş grubu izledi.

Türkiye’ye 2021 yılında göç edenlerin illere göre dağılımı incelendiğinde, yüzde 47,8 ile en fazla göç alan ilin İstanbul olduğu görüldü. İstanbul’u yüzde 8,2 ile Antalya, yüzde 6,7 ile Ankara, yüzde 2,7 ile Bursa ve yüzde 2,4 ile Mersin takip etti.

Türkiye’den göç eden nüfusun illere göre dağılımına bakıldığında ise yüzde 35,2 ile İstanbul’un en fazla göç veren il olduğu görüldü. İstanbul’u yüzde 11,9 ile Ankara, yüzde 6,2 ile Antalya, yüzde 3,7 ile İzmir ve yüzde 2,7 ile Bursa izledi.

Türkiye’ye 2021 yılında gelen yabancı uyruklu nüfus içinde ilk sırayı yüzde 12,1 ile Irak vatandaşları aldı. Irak’ı yüzde 10,9 ile İran, yüzde 6,5 ile Özbekistan, yüzde 6 ile Suriye ve yüzde 5,5 ile Afganistan vatandaşları izledi.

Türkiye’den göç eden yabancı uyruklu nüfus içinde ilk sırayı yüzde 21,8 ile yine Irak vatandaşları aldı. Irak’ı yüzde 6,7 ile Afganistan, yüzde 5,6 ile İran, yüzde 5,2 ile Suriye ve yüzde 4,9 ile Türkmenistan vatandaşları takip etti.

Paylaşın