Kılıçdaroğlu’ndan Erdoğan’a Yanıt: Tefecilerin Peşinde Koşmaya Alışmışlar

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın kendisine yönelik söylediği “300 milyar dolar İngiltere’den getirecekmiş. Demek ki tefecilerle görüştü belli sözler aldı” ifadelerine tepki gösteren Kılıçdaroğlu, iktidarın son 20 yılda ödediği faizin 537 milyar dolar olduğunu belirterek, “Alışmışlar tefecilere para vermeye sanıyorlar biz tefecilerin peşinde koşuyoruz” dedi.

Kemal Kılıçdaroğlu ayrıca, “Herkese söz veriyoruz konut sorununu çözeceğiz ama önce deprem bölgesindeki vatandaşların sorununu çözeceğiz. Bunu söylediğim zaman parayı nerden bulacak sözleri geliyor. Kimse merak etmesin bu kardeşiniz 27,5 yılını Maliye Bakanlığı’na harcadı. Bütçe nasıl yapılır, paralar nasıl toplanır, israf nasıl engellenir bunları biliyorum” ifadelerini kullandı.

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı ve Millet İttifakı cumhurbaşkanı adayı Kemal Kılıçdaroğlu, Ankara’da Büyükşehir Belediyesi Temel Atma ve Proje Tanıtım Töreni’ne İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener’le birlikte katıldı. Kılıçdaroğlu, burada yaptığı açıklamada şunları kaydetti:

“Bu önemli adım umarım tüm Türkiye için örnek olur. Konut sorununu çözeceğiz ama önce deprem bölgesindeki vatandaşlarımızın sorununu çözeceğiz. Konutunu evini dükkanını yapacağız kendisine teslim edeceğiz, bir kuruş almayacağız, sonra o vatandaşla oturup helalleşeceğiz. Bunu söylediğimde parayı nerden bulacaksınız diye laflar geliyor, hiç merak etmeyin bu kardeşiniz yıllarını maliyeye harcadı. Bir söz verdiysek o sözün arkasında duracağız ve bu vaadi yapacağız. Bütün deprem bölgesindekiler duysun sözümüzü tutacağız.

Şimdi Erdoğan konuşuyor ‘300 milyar dolar alacakmış, nasıl alacak?’, Nebati konuşuyor ‘Bu para nasıl buraya gelecek?’ diye. 300 milyar dolar tefecilerin parası değil, helal para, temiz para. Yatırım için gelecek, tefeciler gelmeyecek buraya. Gelecekler helalinden yatırım yapacaklar, üretim yapacaklar, istihdam yaratacaklar. İstedikleri demokrasi, istedikleri insan hakları, istedikleri mal ve can güvenliği ve onu da her halükarda mutlaka yapacağız. Alışmışlar tefecilere para vermeye sanıyorlar biz tefecilerin peşinden konuşuyoruz. Hayır efendim. Size bir rakam vereyim, son 20 yılda bunların ödedikleri faiz 537 milyar dolar.

Haram yemekten hoşlanıyorlar ben bunları da biliyorum. Rüşvet alandan büyükelçi olur mu? Olmaz, izin vermeyeceğiz bunlara. Bize pek çok iftiralar atıyorlar. Değerli Ankaralılar, bizim iki kırmızı çizgimiz var. Bayrak ve vatan bizim için kutsaldır. Gözümüzü kırpmadan ölüme gideriz. Süleymanşah türbesini kaçırdılar, bayrağımızı indirdiler. Süleymanşah türbesini kendi topraklarına getireceğiz. Görsünler bakalım milliyetçi kimmiş. Türkiye’nin kaderini değiştirecek sizlersiniz. Benden de size söz, göreceksiniz, gençliğin bu ülkenin caddelerinde nasıl özgürce dolaştığını. Yer geldiğinde cumhurbaşkanını nasıl eleştirdiklerini göreceksiniz.

Gaffar Okkan’ın katilleriyle işbirliği yapanlar bize hesap soramazlar. Ülkemizi seviyoruz ve ülkemize hizmeti kutsal sayıyoruz. Hiçbir ayrım yapmadan 85 milyona hizmet etmek görevimiz ve bunu yapacağız. Belediye başkanlarımızı seçimler sırasında da çok şey söylediler. Sosyal yardımlar kesilecek sakın oy vermeyin dediler. Sosyal yardımlar kesilmeyecek tam tersine artacak. Sosyal devlet o insanların yanında olacak. Kim ihtiyaç duyuyorsa sosyal devlet onun yanında olacak.”

Paylaşın

İYİ Parti Lideri Akşener: Bu Seçimi Kazanacağız

Ankara’da katıldığı bir programda konuşan İYİ Parti Lideri Akşener, “Ben Meral Akşener, hakkımda söylenmedik kalmadı. Ama Allah’a şükür hırsız denmedi. Sayın Kılıçdaroğlu, söylenmedik şey kalmadı ama hırsız diyemediler. Çünkü, yaşantımız meydanda. Çünkü çoluğumuzun, çocuğumuzun hayatı meydanda. Çünkü bütün bilgiler ellerinde, o her türlü bilgi ellerinde dolayısıyla onu söyleyemediler” dedi ve ekledi:

“Hepimizin namusuna, şerefine laf, iftira atıldı. Diyordum ki, yahu bunu niye yapıyorlar? Bu nasıl bir şeydir? Bugün o önce Sedat Peker’in iddialarıyla, dün izlediğim o Muhammed Yakut’un sözlerinden gördüğüm kadarıyla kendi günahlarını, kendi hırsızlıklarını, kendi adaletsizliklerini, kendi acımasızlıklarını ve kendi hayasızlıklarını örtmek için bu kadar gürültü çıkarmışlar. Dünden itibaren, and olsun ki Allah şahidimdir; derim soyuluncaya kadar çalışacağım, İYİ Partililere sesleniyorum: Size önderlik edeceğim ve bu seçimi kazanacağız.”

Akşener, konuşmasının devamında, “Bir şey daha istiyorum buradaki İYİ Partililerden. Tek tek çalışacaksınız; hem İYİ Parti’ye oy isteyeceksiniz hem Sayın Kılıçdaroğlu’na oy isteyeceksiniz ve 15 Mayıs sabahı hem güneş doğacak hem baharlar gelecek, hem hep birlikte tarih yazacağız.” ifadelerini kullandı.

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, Millet İttifakı’nın cumhurbaşkanı adayı ve CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ile Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş’ın ev sahipliğinde temel atma ve proje tanıtım törenine katıldı. Akşener, burada yaptığı konuşmasında şunları söyledi:

“14 Mayıs akşamı, yani o güzel günde inşallah ülkemize baharların geleceği, hep birlikte tarih yazacağımız, 13. Cumhurbaşkanımız Sayın Kemal Kılıçdaroğlu ve değerli hazirun, bu davetin sahibi Büyükşehir Belediye Başkanımız Sayın Mansur Yavaş, sizlerin şahsında burada bulunan bütün hanımefendileri, bütün beyefendileri, bütün gençleri en derin saygı ve sevgilerle selamlıyorum.

Mansur Başkan konuşurken yıllar evvel anneannemin anlattığı bir kıssa aklıma geldi. Anneannem, 30 yaşlarında gözlerini kaybetmiş bir kadındı ama bilge bir kadındı, devrin lise mezunu bir kadındı. Çok dini, ahlakıyla ve kul hakkıyla yaşayan bir kadındı. Bize de onu öğreten bir kadındı. Hz. Adem kıssasını anlatmıştı, hiç unutmadım. Hz. Adem kıssasının en büyük özelliği, haramdır. Mansur başkan konuşurken o geldi aklıma. Çılgın projelerin yapılma nedeni başkanım harama el uzatmak. Kul hakkına girmek, ona el uzatmak.

Çok enteresan bir tarafta binlerce konut yapıp gerçekten ihtiyacı olan ailelere ucuz, onların oturabileceği konutlar imal etmek… Hani siz hiçbir şey bilmezdiniz ya bunu Paris’te, Lyon’da Fransızlar yapar biliyor musunuz? Yani sosyal devlet kavramı, o ülkenin eğer demokrasisinin içinde varsa onlar yapar. Fransa’da yaparlar, Almanya’da yaparlar ve kuzey demokrasilerinde yaparlar. Evlenir bir çift. Birinin işi vardır, birinin yoktur. Onu yapıyorsunuz… Veya emekli bir çift, hayat boyu ev alamamış; onlara… O evler üretilir, o evlerde minicik bir kira vermek kaydıyla otururlar.

Hiç kira veremeyecek durumda olanlar kira vermez. ‘Devlet konutu’ denir onlara. Sonra durumları iyileştikçe o insanların, kredi yöntemiyle geçerler; oraya tekrar başkaları gelir. Bunun adı Batı demokrasilerinde, kuzey demokrasilerinde sosyal devlet, fırsat eşitliği kavramıdır. Siz aslında onu yapıyorsunuz. Batı demokrasilerinin hesap verebilir, vergim nereye gitti diye sorulabilir kavramı içinde yapıyorsunuz. Allah bin kere razı olsun. Burada çalmaya, çırpmaya zaten yer olmaz, zaten imkan olmaz. İsteseniz de yapamazsınız. Bu sistemi yönetim anlayışına koyan, zaten dürüsttür, dürüst olmak zorundadır. Allah bin kere razı olsun zaten ve arkadaşlarından. Büyük bir imkanın oluşacağı bir projenin açılışındayız, temel atma törenindeyiz. Hesap verilebilirlik önde…

Dün akşam tesadüfen Muhammed Yakut diye bir arkadaşın ortaya koyduğu iddiaların olduğu bir video izledim. Muhtemelen bir çoğunuz izlediniz. Daha evvel de Sedat Peker’in videolarını izledik. Bu iddiaların binde biri doğruysa sokakta gezemez bu arkadaşlar. Hayatımda ilk defa duydum Pırlanta Konutları, sitesi… Şehrazat Sitesi… Bu ülke ne olmuş? Bu ülkeyi yönetenler ne olmuş? Ne olmuş biliyor musunuz? Hz. Adem kıssasına göre harama el uzattığın dakikada edep yerlerin açılır. Edep yerlerinin açıldığı andan itibaren edep duygun, haya duygun, utanma duygun, hicap duygun kaybolur ve senin için hiçbir şeyin önemi kalmaz. O videodan ve daha önceki videolardan gördüm ki haramın dibine gidilmiş.

Eğer doğruysa sokakta gezemeyecek insanlar, döndürüp bize iftira atıyorsa, Sayın Kılıçdaroğlu’na iftira atıyorsa, Meral Akşener’e iftira atıyorsa, Mansur Yavaş’a iftira atıyorsa batsın bu dünya. Bunları yapanlar sokakta gezemeyecekse ve hiç utanmadan sırıta sırıta geziyorsa evet 14 Mayıs’ta her birimize düşen şey şu: Eğer milli gelirimizin çalınmasını istemiyorsanız, gençler nefes almak istiyorsa, bu hırsızlardan hesap sorulmak isteniyorsa; bu arsızlarda, edepsizlerden, hayasızlardan hesap sorulması isteniyorsa 14 Mayıs’ta herkes sandığa gidecek. Herkes yanında bir kişi getirecek, Sayın Kılıçdaroğlu’nu cumhurbaşkanı seçeceğiz inşallah.

Ben Meral Akşener, hakkımda söylenmedik kalmadı. Ama Allah’a şükür hırsız denmedi. Sayın Kılıçdaroğlu, söylenmedik şey kalmadı ama hırsız diyemediler. Çünkü, yaşantımız meydanda. Çünkü çoluğumuzun, çocuğumuzun hayatı meydanda. Çünkü bütün bilgiler ellerinde, o her türlü bilgi ellerinde dolayısıyla onu söyleyemediler. Hepimizin namusuna, şerefine laf, iftira atıldı.

Diyordum ki, yahu bunu niye yapıyorlar? Bu nasıl bir şeydir? Bugün o önce Sedat Peker’in iddialarıyla, dün izlediğim o Muhammed Yakut’un sözlerinden gördüğüm kadarıyla kendi günahlarını, kendi hırsızlıklarını, kendi adaletsizliklerini, kendi acımasızlıklarını ve kendi hayasızlıklarını örtmek için bu kadar gürültü çıkarmışlar. Dünden itibaren, and olsun ki Allah şahidimdir; derim soyuluncaya kadar çalışacağım, İYİ Partililere sesleniyorum: Size önderlik edeceğim ve bu seçimi kazanacağız.

Bir şey daha istiyorum buradaki İYİ Partililerden. Tek tek çalışacaksınız; hem İYİ Parti’ye oy isteyeceksiniz hem Sayın Kılıçdaroğlu’na oy isteyeceksiniz ve 15 Mayıs sabahı hem güneş doğacak hem baharlar gelecek, hem hep birlikte tarih yazacağız.”

Paylaşın

Erdoğan’dan Kılıçdaroğlu’na: Emperyalistlerin Truva Atı

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) ve Millet İttifakı Cumhurbaşkanı adayı Kemal Kılıçdaroğlu’nu hedef alan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bay Bay Kemal Londra’dan ne kadar para aldın da geldin? Emperyalistlerin Truva Atı. Bay Bay Kemal, çıkmış her zamanki iğrenç üslubuyla bize antiemperyalizm dersi vermeye çalışıyor” dedi.

Haber Merkezi / “Şimdi birileri çıkmış bize tıpkı seccade edebiyatı yaptığı gibi bir de emperyalizm edebiyatı yapıyor” diyen Erdoğan “Bu edebiyatı yapan kim. Terör örgütleriyle kol kola yürüyen kişi. Bay bay Kemal, acaba Londra’dan ne kadar para aldın da geldin? Emperyalistlerin Truva Atı. Bay Bay Kemal, çıkmış her zamanki iğrenç üslubuyla bize antiemperyalizm dersi vermeye çalışıyor” sözleriyle devam etti.

Erdoğan, “15 Temmuz gecesi bay bay Kemal tankların arasından kaçıp belediye başkanının evine giderken halkla beraber olduklarını” belirtirken, ‘Faiz lobilerine geçit vermeyerek emperyalistlerin musluklarını biz kestik. Savunma Sanaayinde yerlilik oranını yüzde 80’e çıkardık. TCG Anadolu, İstanbul Sirkeci’de halkın ziyaretine açıldı. Ama bu CHP logosu masanın etrafındaki 7’liler TCG Anadolu’yu gördükçe kuduruyorlar. Biz yaptık. Çünkü onlar yapamazdı.” şeklinde konuştu.

DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan’ı da hedef alan Erdoğan şöyle devam etti: “Bu kardeşiniz, Başbakan olduğunda, Davos’ta IMF Başkanı ile görüşme yapıyoruz. Şu anda masada olan birisi daha vardı. O zaman ekonomi ile ilgileniyordu. IMF Başkanı’na dedim ki adamlarınızı gönderiyorsunuz, bu adamlarınız geliyor. Bizden taksitleri alıyor. Taksitleri alırsınız ama Türkiye’yi yönetemezsiniz, ben yönetirim ben. Yanımızda olan kimdi, bebecan… Şimdi atıyor tutuyor. Vah zavallı.”

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Afyonkarahisar Zafer Meydanı’nda düzenlenen mitingde konuştu. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın açıklamalarından satır başları:

“Ramazan Bayramınızı şimdiden tebrik ediyorum. Bugün burada sizinle buluşarak bayramı erken yaşamış olduk. Biliyorsunuz geçtiğimiz Ağustos ayında Büyük Taarruz’un 100. yılında sizlerle buluşmuştuk. Cumhuriyet’in 100. yılında Türkiye Yüzyılı’na giden yolu Afyon’dan başlatıyoruz.

Şimdi birileri çıkmış bize tıpkı seccade edebiyatı yaptığı gibi birde emperyalizm edebiyatı yapıyor. Bu edebiyatı yapan kim. Terör örgütleriyle kol kola yürüyen kişi. Bay bay Kemal, acaba Londra’dan ne kadar para aldın da geldin? Aldın mı, laf… Bay bay Kemal şimdi de her zamanki iğrenç üslubuyla bize antiemperyalizm dersi vermeye kalkıyor.

Başbakan olduğumda Davos’ta yanımdaki birisi daha vardı, ekonomiyle ilgileniyordu, ona o görevi vermiştik. IMF başkanına dedim ki adamlarınızı gönderiyorsunuz bizden taksitleri alıyor musunuz? Taksitleri alırsınız ama Türkiye’yi alamazsınız, Türkiye’yi ben yönetirim. Yanımızda bebecan vardı. 2013 yılında tüm ödemeleri bitirdik ve IMF ile yolları ayırdık. İşte AK Parti budur. Bay bay Kemal’in adamları otellerde görüşmeler yaptılar, dediler ki IMF’den para almanız lazım dediler. Almadık. 2013’den sonra IMF’le ilişkimiz yok. Merkez Bankamızın o zamanki rezervi 27 buçuk milyar dolar.

15 Temmuz gecesi bay bay Kemal tankların arasından kaçıp belediye başkanının evine giderken biz halkımızla beraberdik. Faiz lobilerine geçit vermeyerek emperyalistlerin musluklarını biz kestik. Savunma Sanaayinde yerlilik oranını yüzde 80’e çıkardık. TCG Anadolu, İstanbul Sirkeci’de halkın ziyaretine açıldı. Ama bu CHP logosu masanın etrafındaki 7’liler TCG Anadolu’yu gördükçe kuduruyorlar. Biz yaptık. Çünkü onlar yapamazdı.

TCG Anadolu, İstanbul Sirkeci’de halkın ziyaretine açıldı. Ama bu CHP logosu masanın etrafındaki 7’liler TCG Anadolu’yu gördükçe kuduruyorlar. Biz yaptık. Çünkü onlar yapamazdı. İHA’mız-SİHA’mız, Kızılelma’mız var. Hepsi de şu anda TCG Anadolu’nun güvertesinde. Biz yaparız. Yaparsa Cumhur İttifakı yapar.

Bizim kime secde ettiğimizi, kime direnişimizle diz çöktürdüğümüzü anlatsınlar. Biz sadece Allah’ın huzurunda eğilir secdeye varırız. Bay bay Kemal unutma sen ayakkabılarınla seccadenin üzerinde gezinirsin. Biz secdeyi de seccadeyi de kıbleyi de Kabe’yi de çok iyi biliriz. Biz 1 metre karelik başörtüsü dediğin başörtüsünü de biliriz.

Bay bay Kemal’e sesleniyorum, bizim emperyalizme karşı duruşumuzu öğrenmek istiyorsan git, sırtını sıvazlayan Batı’daki ağa babalarına sor.”

Paylaşın

Kılıçdaroğlu’ndan Bakan Nebati’ye “300 Milyar Dolar” Yanıtı

Bakan Nurettin Nebati’nin “300 milyar dolar nasıl gelecek?” sözlerine yanıt veren Kemal Kılıçdaroğlu, “Kişi kendinden bilir işi. Erdoğan buna kim, niye yatırım sözü versin? Ancak borç verirler” dedi ve ekledi:

Haber Merkezi / “Ben oradayken sen bunu göndermiştin Londra’ya; bir tarafta bizim şampiyonlar ligi ekonomistlerimiz, diğer tarafta bu. Tabii ki kimse takmaz bunu.”

Cumhur4iyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı ve Millet İttifakı’nın Cumhurbaşkanı adayı Kemal Kılıçdaroğlu, 14 Mayıs’ta seçilmesi halinde yurtdışından “300 milyar dolarlık temiz yatırım” getireceğini söyledi.

Hazine ve Maliye Bakanı Nureddin Nebati, Kemal Kılıçdaroğlu’nun bu vaadine ilişkin “300 milyar dolar nasıl gelecek? 300 milyar dolarlık fonun buraya gelmesi için çok özel bir ikramı olması lazım. Bunun Türkçesi tefeciliktir, size tefeci faizi vereceğim bana o parayı getirin demektir” ifadelerini kullandı.

Kemal Kılıçdaroğlu da Bakan Nebati’nin bu sözlerine sosyal medya hesabından yanıt vererek şunları kaydetti:

“Kişi kendinden bilir işi. Erdoğan buna kim, niye yatırım sözü versin? Ancak borç verirler. Ben oradayken sen bunu göndermiştin Londra’ya; bir tarafta bizim şampiyonlar ligi ekonomistlerimiz, diğer tarafta bu. Tabii ki kimse takmaz bunu.”

Paylaşın

DEVA Lideri Ali Babacan’dan Eski AK Partililere Çağrı

Partisinin Ankara’da düzenlenen il başkanları toplantısında konuşan DEVA Lideri Babacan, daha önce AK Parti’ye oy veren seçmenlere, “Sizleri de seçimin şafağında aramıza bekliyoruz. Bu büyük yürüyüşte hep beraber olacağız” diye seslendi.

Demokrasi ve Atılım (DEVA) Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, partisinin Ankara’da düzenlenen il başkanları toplantısında konuştu. Daha önce AK Parti’ye oy veren seçmenlere önemli çağrı yapan Babacan, şu ifadeleri kullandı:

“Bu seçim özünde bir referandum. İki temel ittifak ve cumhurbaşkanı adayı var. Özünde iki seçenek var: Demokrasi mi, otoriterlik mi? Ortak akıl mı, tek akıl mı? Huzur mu, kriz mi? Zenginlik mi, fakirlik mi? Özgürlük mü, baskı mı? Hukuk mu, keyfilik mi? Umut mu, korku mu? Sevgi mi, öfke mi? Bereketli, huzurlu sofralar mı; kilosu 30 liraya çıkan soğan mı? Herkesi kucaklayan kapsayıcı bir bakış mı, kendinden olmayan herkese terörist diyen nobran bir dil mi? Koşa koşa dönenlerin ülkesi mi, gidemeyenlerin ülkesi mi? Bahar mı, karakış mı?

“Evet eliniz AK Parti’ye gitmiyor”

Ben kendimi bildim bileli bazı mahallelerde söylenen bir tabir vardır: ‘Elim altı oka gitmiyor, elim CHP’ye gitmiyor’. Bu seçim, tam da o mahallelerde ve pek çok evde ‘Elim AK Parti’ye gitmiyor’ dendiği bir seçim. Sessiz sessiz, kısık sesle ‘Elim AK Parti’ye gitmiyor’, ‘Elim ampule gitmiyor’ diyen çok sayıda insan olduğunu gayet iyi biliyoruz. İnsanlar artık ‘Elim bu yoksulluğa, bu fakirliğe, bu açlığa, bu zulme gitmiyor’ diyor. Önceki seçimlerde AK Parti’ye oy vermiş arkadaşlarıma sesleniyorum. Evet, eliniz AK Parti’ye gitmiyor. Çünkü eliniz, yoksulluğa gitmiyor.

Yolsuzluğa gitmiyor. Yüzde 100’ü aşan enflasyona gitmiyor. Eliniz, sınavı kazanan başarılı gençler torpilsiz işe giremezken, birilerinin haksız kazançla servetine servet katmasına gitmiyor. Haksızlığa, hukuksuzluğa, adaletsizliğe, baskıya, zulme gitmiyor, biliyorum.

Zamanında AK Parti’ye gönül vermiş kardeşlerim; biliyorum, yüksek sesle itiraz etmiyorsunuz. Yüksek sesle sokaklarda bağırmıyorsunuz ama sabırla sandık gününü bekliyorsunuz. O sandık günü sakince gidip, kabinde mührü bu kez bahsettiğim referandum için kullanacaksınız. İki temel tercih var: Ya şu andaki tablonun daha da kötüleşerek devam etmesi ya da Türkiye için yeni bir nefes, yeni bir ümit, özgürlük, zenginlik ve adalet…

O seçeneklerin altında ne yazdığının belki çok önemi yok. Bizim özgürlük, adalet, zenginlik tercihimizi altında yazan isimler; birinci sandıkta Sayın Kılıçdaroğlu, ikinci sandıkta da DEVA için Cumhuriyet Halk Partisi. Değişim için, kaybedeni olmayan bir zafer için oy vereceksiniz. Biz buradayız. Sizleri de seçimin şafağında aramıza bekliyoruz. Bu büyük yürüyüşte hep beraber olacağız. Endişeye mahal yok.”

Paylaşın

Diyanet, Harcamalarıyla Yeni Bir Rekora İmza Attı

Diyanet İşleri Başkanlığı (DİB), yılın ilk üç ayından 10 milyar liradan fazla harcayarak 6 bakanlığı geride bıraktı. DİB, böylece geçen yılın ilk çeyreğinde 5 milyar 21 milyon lira harcayan kurum bu tutarı ikiye katlamış oldu.

Diyanet İşleri Başkanlığı, harcamalarını azaltmadığı takdirde yıl sonunda 40 milyar liraya ulaşarak kendisine ayrılan bütçeyi aşması bekleniyor.

AK Parti Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ‘dev bir orduya’ benzettiği Diyanet İşleri Başkanlığı, harcamalarıyla yeni bir rekora imza attı.

Sol Haber‘in aktardığına göre, personel sayısı 130 bini aşan kurum, yılın ilk üç ayından 10 milyar liradan fazla harcayarak 6 bakanlığı geride bıraktı.

Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın paylaştığı merkezi yönetim bütçe istatistikleri verilerine göre mart ayında 3 milyar 76 milyon lira harcayan Diyanet İşleri Başkanlığı’nın yılın ilk üç ayındaki harcama tutarı 10 milyar 180 milyon liraya ulaştı. Böylece geçen yılın ilk çeyreğinde 5 milyar 21 milyon lira harcayan kurum bu tutarı ikiye katlamış oldu.

41 kurumu solladı

Hemen her yıl kendisine ayrılan payı aşan kurumun bütçe performansı şimdiden alarm vermeye başladı. Başlangıç ödeneği 35 milyar 910 milyon lira olarak belirlenen Diyanet, üç ayda bu tutarın yaklaşık olarak yüzde 30’una ulaştı. Kurumun harcamalarını azaltmadığı takdirde yıl sonunda 40 milyar liraya ulaşarak kendisine ayrılan bütçeyi aşması bekleniyor.

Başkanlık statüsündeki Diyanet, hazineden aldığı payla birçok bakanlığı da geride bıraktı. İçişleri, Dışişleri, Enerji ve Tabii Kaynaklar, Kültür ve Turizm, Sanayi ve Teknoloji ile Ticaret Bakanlıklarının harcamaları Diyanet’in gerisinde kaldı. Ayrıca genel bütçeli 41 kurum Diyanet’in harcama düzeyine yaklaşamadı.

Paylaşın

12 Araştırma Şirketinin Anket Sonuçları: Partiler Ve İttifaklar Kaç Oy Alıyor?

14 Mayıs’ta yapılacak olan cumhurbaşkanlığı ve milletvekilliği seçimlerine günler kala, araştırma şirketleri de seçimlere ilişkin yaptıkları anket sonuçlarını açıklamaya devam ediyor.

Euronews Türkçe, MetroPoll, GENAR, AR-G, Aksoy, PİAR, ALF, SAROSMAK, Yöneylem, ORC, ArtıBir ve Türkiye Raporu’nun mart ve nisan ayına ait son seçim anketlerini derledi.

MetroPoll’ün abonelerine gönderdiği nisan ayı anketine göre Cumhur İttifakı yüzde 47,8, Millet İttifakı ise yüzde 38.1 oy aldı. Aynı ankette Kemal Kılıçdaroğlu’nu destekleyen Emek ve Özgürlük İttifakı’nın oyu ise yüzde 13,9 oldu.

Partiler bazında anketlerin büyük çoğunluğunda AK Parti ilk sırada, CHP ise ikinci sırada görünüyor. Cumhur ve Millet ittifaklarına bakıldığında ise anketlerin genelinde durum iktidarın geriye düştüğünü gösteriyor. HDP, MHP ve İYİ Parti’nin oy oranları ise anket firmasına göre değişiyor. DEVA ve Gelecek gibi yeni kurulan partilerin seçimde göstereceği performans da merak konusu.

Yöneylem’in 18-20 Mart’ta yaptığı ve kararsızların dağıtılmadığı son anket sonucuna göre AK Parti yüzde 30,2 oy alıyor. CHP’nin oy oranı 24,2; HDP’nin yüzde 8,4 ve İYİ Parti’nin yüzde 8. MHP ise 5,9’da kalıyor.  Ankete göre Muharrem İnce liderliğindeki Memleket Partisi yüzde 3,1 o alıyor. Türkiye İşçi Partisi’nin oyu ise yüzde 2,8. Yeniden Refah Partisi de yüzde 1,4. Millet İttifakı’ndaki diğer partilerden yüzde 0,5’i geçen yok.

MAK’ın 8-15 Mart tarihlerindeki araştırmasına göre ise kararsızlar dağıtıldıktan sonra AK Parti’nin oyu yüzde 34,2; ana muhalefet partisi CHP ise yüzde 26’da kalıyor. İYİ Parti ise yüzde 13,6’ya kadar çıkmış durumda. HDP yüzde 9,3; MHP ise yüzde 6,3 oy alıyor. MAK’ın son seçim anketine göre DEVA Partisi yüzde 2,1; Memleket Partisi ise yüzde 1 oy alıyor. Gelecek Partisi ile Zafer Partisi’nin oy oranları yüzde 1. Yeniden Refah Partisi ise yüzde 1,4 alıyor. MAK’ın anketinde HÜDA-PAR ise yüzde 0,8 oy aldı.

Öte yandan GENAR’ın Mart ayındaki anketinde AK Parti yüzde 40,7’ye kadar çıktı.

Türkiye Raporu’nun 15 Mart’ta aboneleriyle paylaştığı anket sonuçlarına göre kararsızlar dağıtıldıktan sonra AK Parti’nin oyu yüzde 35,4 CHP’nin oyu yüzde 27,4 İYİ Parti’nin 10,3 HDP’nin 10,1 Memleket Partisi’nin oyu ise yüde 5,6 oldu.

AR-G Araştırma’nın 14 Mart’ta açıkladığı sonuçlara göre AK Parti’nin oyu yüzde 31,4. CHP ise yüzde 27,6. Üçüncü sırada yüzde 12,9 ile İYİ Parti var. HDP yüzde 12,1; MHP ise yüzde 6,6 oy alıyor. Bunlardan başka yüzde ikiyi aşan parti görünmüyor. Diğer partilerin oyları şöyle: DEVA yüzde 1,6; Saadet yüzde 1,3; Memleket Partisi yüzde 1,3; Zafer Partisi yüzde 1,1 ve Gelecek yüzde 0,9.

Aksoy’un 8 Mart’ta yaptığı ankette en fazla oyu alan parti yüzde 31 ile AK Parti oldu. CHP’nin oyu ise yüzde 28,4 çıktı. İYİ Parti yüzde 12 oy alırken HDP’nin oy oranı ise yüzde 10,3 oldu. Aksoy’un son anketine göre MHP’nin oyu yüzde 7,2. DEVA ile Saadet Partisi’nin oyları yüzde 1,4 olarak ölçülürken Gelecek Partisi yüzde 0,9’da kaldı.

PİAR’ın 10 Mart’ta açıkladığı son ankette ise CHP en çok oyu alan parti oldu. CHP yüzde 32,3 oy alırken AK Parti yüzde 30,8’de kaldı. Diğer partilerin oy oranları ise şöyle: HDP yüzde 11,6; İYİ Parti yüzde 8,3; MHP yüzde 7,1; Gelecek Partisi yüzde 3,7; DEVA yüzde 2,1 ve BTP yüzde 1,8.

ALF’nin 6-7 Mart tarihlerinde bin 770 kişinin katılımı ve bilgisayar destekli telefon görüşmesi (CATI) yoluyla gerçekleştirdiği ankette de CHP ilk sırada yer alıyor.

Buna göre CHP az farkla AK Parti’nin önüne geçti. Kararsızlar dağıtılınca CHP yüzde 31,8 oy alırken AK Parti yüzde 31’de kaldı. HDP yüzde 11,3 oy alırken İYİ Parti yüzde 8,9 ve MHP yüzde 6,5 oy alıyor.

Ankete göre Ali Babacan liderliğindeki DEVA’nın oy oranı yüzde 1,5. Ahmet Davutoğlu’nun genel başkanı olduğu Gelecek Partisi ise yüzde 1,3 oy alıyor. ALF’nin bu son seçim anketine göre Yeniden Refah Partisi yüzde 1,9; Zafer Partisi yüzde 1,6 ve Memleket Partisi yüzde 2,2 oy alıyor.

Aksoy Araştırma’nın 23-26 Şubat tarihlerinde yaptığı ankette ise AK Parti yüzde 32,1; CHP ise yüzde 27,3 oy aldı. Ankete göre İYİ Parti yüzde 13,6; HDP yüzde 12 ve MHP yüzde 6,8 oy aldı.

Öte yandan diğer anketlerin büyük çoğunluğunda AK Parti ilk sırada yer alıyor.

Yöneylem Sosyal Araştırmalar tarafından 18-20 Mart tarihleri arasında yapılan ankette AK Parti’nin oyu yüzde 30’ün üzerinde görünüyor.

Millet İttifakı ile Cumhur İttifakı arasında kaç puan fark var?

2023’te yapılan son seçim anketlerinin çoğunda CHP, İYİ Parti, Saadet Partisi, DEVA, Gelecek ve Demokrat Parti’den oluşan Millet İttifakı AK Parti ile MHP’nin oluşturduğu Cumhur İttifakı’nın önünde görünüyor.

Aksoy’un 8 Mart tarihli anketinde Millet İttifakı yüzde 44,1 oy alırken Cumhur İttifakı yüzde 38,2’de kaldı.

ALF’nin 6-7 Mart tarihindeki anketinde Millet İttifakı yüzde 43,5 oy alırken Cumhur İttifakı yüzde 37,5’te kaldı. Aksoy’un 23-26 Şubat tarihli anketinde ise Millet İttifakı (yüzde 43,3), Cumhur İttifakı’na (yüzde 38,9) 4,4 puan fark attı.

Öte yandan Cumhur İttifakı’nın genişlemeye yönelik görüşmelerini sürdürüyor. Bunlardan birisi de Yeniden Refah Partisi.

HDP Millet İttifakı’na destek verirse durum nasıl?

Son seçim anketlerine göre seçim sonrası ortaya çıkacak meclis aritmetiğinde HDP’nin Millet İttifakına destek vermesi durumunda Cumhur İttifakı oldukça geride kalıyor.

Ancak oy oranları ile partilerin çıkaracakları milletvekili sayısı aynı değil. Şehirlerdeki ittifaklara göre partilerin çıkaracakları milletvekili sayısı değişecek.

HDP’nin destek vermesi verdiği seçeneklerin hepsinde Millet İttifakı önde görünüyor. Aksoy’un 8 Mart tarihli anketinde Millet İttifakı ile HDP’nin toplam oy oranı yüzde 54,4’e çıkıyor. Cumhur İttifakı ise yüzde 38,2.

24 Haziran 2018 seçimlerinde partilerin oy oranı kaçtı?

24 Haziran 2018 milletvekili genel seçimlerinde partilerin aldıkları oy oranı şöyle idi: AK Parti yüzde 42,3; CHP yüzde 22,8; HDP yüzde 11,5; MHP yüzde 11,2; İYİ Parti yüzde 10,1 ve Saadet yüzde 1,4.

Paylaşın

TİP Lideri Baş’a ‘Tito Artığı’ Diyen Mustafa Destici Özür Diledi

TİP Genel Başkanı Erkan Baş’a ‘Tito artığı’ diyen BBP Genel Başkanı Mustafa Destici, katıldığı bir televizyon yayınında, “Eğer ağzımdan da yanlış bir şey çıkmışsa onlardan özür dilerim, özür dilemekten hiç çekinmem” dedi.

Büyük Birlik Partisi (BBP) Genel Başkanı Mustafa Destici, 24 TV canlı yayınına katıldı. Destici, Türkiye İşçi Partisi (TİP) Genel Başkanı Erkan Baş hakkında söylediği ‘Tito artığı’ sözleri hakkında açıklama yaptı.

BBP Lideri Destici, “Eğer ağzımdan da yanlış bir şey çıkmışsa onlardan özür dilerim, özür dilemekten hiç çekinmem” ifadelerini kullandı. Destici, şunları söyledi:

“Dolayısıyla ben hiçbir Boşnak, Makedonyalı, Arnavut, Kosovalı, Karadağlı, Batı Trakyalı ya da Bulgaristan’daki Türkleri incitmek istemem. Onlar zaten ödemesi gereken bedeli ödemişler, canlarını vermişler, topraklarını vermemişler.

Orada hâlâ Türklük ve İslam adına nöbet tutuyorlar. Biz burada kendi bağımsız devletimizin içinde hür bir şekilde yaşıyoruz, bayrağımızın altında, ama onlar büyük sıkıntı çekmişler, ağır bedeller ödemişler ve hâlâ o topraklarda aldıkları emaneti canları pahasına taşıyorlar.”

Ne olmuştu?

Destici, katıldığı bir programda Türkiye İşçi Partisi Genel Başkanı Erkan Baş’ı hedef alarak, “Adam Tito artığı, Yugoslavya’da Tito rejimi vardı. Buradan geçiyorsun Almanya’ya. Tamamen sol örgütler içerisinde. Belli ki Alman istihbaratlarının kontrolünde yetiştiriliyorsun ve Türkiye’ye gönderiliyorsun.

Senin gerçek soyadın ne? Jusoviç. Türkiye’de Baş’ı kullanıyorsun. Soyadı Baş olan siyasetçi kim? TİP’in genel başkanından söz ediyorum. Türk milletinin karşısına Jusoviç diye çıkabiliyor musun? Aç bak Google’a. Gerçeğin toplumdan gizlenmesini doğru bulmuyorum” ifadelerini kullanmıştı.

Paylaşın

Davutoğlu’ndan DSP Genel Başkanı Aksakal’a “Küffar” Tepkisi

DSP Lideri Aksakal’ın “14 Mayıs’ta vatanımızı küffara teslim etmeyeceğiz” sözlerine tepki gösteren Gelecek Partisi Lideri Davutoğlu, “Ya bu insan küffarın anlamını bilmiyor ya da Ramazan’da bu milletin yüzde 50’sine, ‘Kafir’ diyor” dedi ve ekledi:

“Önder Aksakal bunu cehaletinden söylüyor olabilir. Bunu eğer Kılıçdaroğlu söylemiş olsaydı, Sayın Erdoğan, ona dünyayı dar etmek isterdi değil mi?”

Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu, Cumhur İttifakı’na katılan DSP Genel Başkanı Önder Aksakal, “Bu seçim geçmiş dönemlerdeki gibi bir sağ-sol seçimi değil, vatan millet seçimidir. İnşallah 14 Mayıs’ta vatanımızı küffara teslim etmeyeceğiz” şeklindeki ifadelerine tepki gösterdi.

FOX TV yayınına katılan Davutoğlu, “kafir” anlamına gelen “küffar” ifadesini kullanan Aksakal için şunları söyledi:

DSP Genel Başkanı dedi ki, “Küffara teslim etmeyeceğiz” dedi. Ya bu insan küffarın anlamını bilmiyor ya da Ramazan’da bu milletin yüzde 50’sine, “Kafir” diyor. Benim huzurumda böyle bir şey söylenseydi ben hemen özür dilenmesini isterdim.

Erdoğan, İslam’ı bildiğini iddia ediyor. Bu Kur’an-ı Kerim’in esasında insanlara, ‘kafir’ demek var mı? Bu altı lider de mümindir, Müslüman’dır. Önder Aksakal bunu cehaletinden söylüyor olabilir. Bunu eğer Kılıçdaroğlu söylemiş olsaydı, Sayın Erdoğan, ona dünyayı dar etmek isterdi değil mi?

Ne olmuştu?

DSP Genel Başkanı Önder Aksakal Malatya Deprem Konutları Temel Atma Töreni’nde, Millet İttifakı’na yönelik ‘küffar’ (kafirler) ifadesini kullanarak, “Bu seçim geçmiş dönemlerdeki gibi bir sağ-sol seçimi değil, vatan millet seçimidir. İnşallah 14 Mayıs’ta vatanımızı küffara teslim etmeyeceğiz” demişti.

Paylaşın

Bebeklere Konulan En Popüler Erkek İsmi Alparslan, Kız İsmi Zeynep

2022 yılında doğan bebeklere konulan en popüler erkek bebek isimleri, Alparslan, Yusuf ve Miraç; en popüler kız bebek isimleri ise Zeynep, Asel ve Defne oldu. 2022 yılında 0-17 yaş grubundaki çocuklarda en çok kullanılan erkek çocuk isimlerinin Yusuf, Mustafa ve Mehmet; kız çocuk isimlerinin ise Zeynep, Elif ve Yağmur olduğu görüldü.

Haber Merkezi / Yeni doğan erkek bebeklerin 8 bin 332’sine Alparslan, 6 bin 370’ine Yusuf, 5 bin 43’üne Miraç, kız bebeklerin 8 bin 876’sına Zeynep, 6 bin 845’ine Asel, 6 bin 830’una ise Defne ismi verildi.

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) İstatistiklerle Çocuk 2022 verilerini açıkladı.

Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi (ADNKS) sonuçlarına göre 2022 yıl sonu itibarıyla, Türkiye nüfusu 85 milyon 279 bin 553 kişi iken bunun 22 milyon 578 bin 378’ini çocuklar oluşturdu. Çocuk nüfusun %51,3’ünü erkek çocuklar, %48,7’sini kız çocuklar oluşturdu.

Birleşmiş Milletler tanımına göre 0-17 yaş grubunu içeren çocuk nüfus, 1970 yılında toplam nüfusun yüzde 48,5’ini oluştururken bu oran 1990 yılında yüzde 41,8 ve 2022 yılında yüzde 26,5 oldu.

Nüfus projeksiyonlarına göre çocuk nüfus oranının 2030 yılında yüzde 25,6, 2040 yılında yüzde 23,3, 2060 yılında yüzde 20,4 ve 2080 yılında yüzde 19,0 olacağı öngörüldü.

Avrupa Birliği (AB) üyesi 27 ülkenin çocuk nüfus oranları incelendiğinde, 2022 yılında çocuk nüfus oranının AB ortalaması yüzde 18,1 oldu. AB üye ülkeleri içerisinde en fazla çocuk nüfus oranına sahip olan ülkelerin sırasıyla, yüzde 23,6 ile İrlanda, yüzde 21,3 ile Fransa, yüzde 21,0 ile İsveç olduğu görüldü.

Çocuk nüfus oranının en düşük olduğu ülkeler ise sırasıyla, yüzde 15,6 ile İtalya, yüzde 15,8 ile Portekiz, yüzde 15,9 ile Malta oldu. Türkiye’nin çocuk nüfus oranının yüzde 26,5 ile AB üye ülkelerinden daha yüksek olduğu görüldü.

Çocuk nüfus oranının en yüksek olduğu il Şanlıurfa oldu

ADNKS sonuçlarına göre illerin toplam nüfusları içindeki çocuk nüfus oranları incelendiğinde, 2022 yılında en yüksek çocuk nüfus oranına sahip olan il, yüzde 44,9 ile Şanlıurfa oldu. Şanlıurfa ilini yüzde 41,4 ile Şırnak ve yüzde 39,3 ile Ağrı izledi.

Çocuk nüfus oranının en düşük olduğu il, yüzde 16,9 ile Tunceli oldu. Tunceli ilini yüzde 17,7 ile Edirne ve yüzde 18,4 ile Kırklareli izledi.

ADNKS sonuçlarına göre 2022 yılında toplam hanehalkı sayısı 26 milyon 75 bin 365 oldu. Hanelerin yüzde 44,3’ünde 0-17 yaş grubunda en az bir çocuk bulunduğu görüldü.

Bu hanelerin illere göre dağılımı incelendiğinde, 0-17 yaş grubunda en az bir çocuk bulunan hanehalkı oranının en yüksek olduğu ilin yüzde 70,3 ile Şanlıurfa, en düşük olduğu ilin yüzde 29,0 ile Tunceli olduğu görüldü.

En az bir çocuk bulunan hanelerin yüzde 18,9’unda 0-17 yaş grubunda bir çocuk, yüzde 15,4’ünde iki çocuk, yüzde 6,5’inde üç çocuk, yüzde 2,2’sinde dört çocuk, yüzde 1,3’ünde ise beş ve daha fazla çocuk bulunduğu görüldü.

Çocuk nüfus yaş grubuna göre incelendiğinde, 2017 yılında çocuk nüfusun yüzde 28,3’ünün 0-4 yaş grubunda, yüzde 27,7’sinin 5-9 yaş grubunda, yüzde 27,1’inin 10-14 yaş grubunda ve yüzde 16,8’inin 15-17 yaş grubunda yer aldığı görülürken, 2022 yılında yüzde 25,1’inin 0-4 yaş grubunda, yüzde 29,4’ünün 5-9 yaş grubunda, yüzde 28,5’inin 10-14 yaş grubunda ve yüzde 17,0’sinin 15-17 yaş grubunda yer aldığı görüldü.

Doğum istatistiklerine göre 2021 yılında canlı doğan bebek sayısı, 1 milyon 79 bin 842 oldu. Doğan bebeklerin 554 bin 41’i erkek, 525 bin 801’i ise kız oldu. Canlı doğan bebeklerin %96,9’unu tekil, yüzde 3,0’ünü ikiz, yüzde 0,1’ini ise üçüz ve daha fazla çoğul doğumlar oluşturdu.

Sağlık Bakanlığı verilerine göre hastanede gerçekleşen doğumların oranı, 2010 yılında yüzde 91,6 iken 2021 yılında yüzde 97,5 oldu.

ADNKS sonuçlarına göre 2022 yılında doğan bebeklere konulan en popüler erkek bebek isimleri, Alparslan, Yusuf ve Miraç; en popüler kız bebek isimleri ise Zeynep, Asel ve Defne oldu.

Doğan erkek bebeklerin 8 bin 332’sine Alparslan, 6 bin 370’ine Yusuf, 5 bin 43’üne Miraç, kız bebeklerin 8 bin 876’sına Zeynep, 6 bin 845’ine Asel, 6 bin 830’una ise Defne ismi verildi.

Türkiye’de 2022 yılında 0-17 yaş grubundaki çocuklarda en çok kullanılan erkek çocuk isimlerinin Yusuf, Mustafa ve Mehmet; kız çocuk isimlerinin ise Zeynep, Elif ve Yağmur olduğu görüldü.

Paylaşın