TBB’den Sandık Güvenliği Uyarısı: Endişemiz Var

Deprem bölgesinde seçim güveliği konusu da düşüncelerini paylaşan TTB Başkanı Sağkan, “Bugüne kadar yaşananlardan dolayı hem deprem bölgesinde hem de genele yaygın bir sandık güvenliği konusunda endişemiz var” dedi ve ekledi:

“Deprem bölgesi şu anda seçim güvenliği anlamında en riskli alan. Çünkü deprem bölgesindeki çok sayıda yurttaşımız başka illere göç ettiler. Bunların büyük bir oranının geçici olarak bir başka ile gittiklerini ve haliyle ikametlerini almadıklarını biliyoruz. İkametgahlarını farklı illere taşıyanlar bakımından bir sorun yok.

Onlar bulundukları illerde oylarını kullanacaklar ancak başka illere göç edip ikametgahlarını almayanların seçim günü kendi memleketlerine dönüp oy kullanmalarını beklemek bu kadar maddi ve manevi zararın olduğu bir süreçte çok da ayağı yere basan bir beklenti olmuyor.”

Türkiye Barolar Birliği (TBB) Başkanı Erinç Sağkan, 14 Mayıs’ta gerçekleşecek seçimlerde hem deprem bölgesi hem de genele yönelik endişe taşıdıklarını söyledi.

Birgün’ün aktardığına göre, seçim güvenliğinde önceliğin seçmenlerin bilinçlenmesi olduğunu vurgulayan Sağkan, yurttaşların sandık güvenliği konusunda endişelerinin anketlere de yansıdığını ifade etti.

Sağkan, “Birçok seçimde sosyal medyaya yansıyan, basının da paylaştığı çöplerden oy pusulalarının çıkması, elektriklerin kesilmesi, mühürsüz oyların geçersiz sayılması ya da İstanbul Büyükşehir Belediye seçimlerinin YSK’nın ‘bana göre hukuksuz’ şekilde iptal edilmesi gibi insanlarda seçime dönük ciddi bir endişe ve kaygı var. Bunun da haklı sebepleri olduğunu düşünüyoruz” dedi.

Sandığa katılım oranının yüksek olduğuna dikkat çeken Sağkan, “Sandığı önemsiyoruz ve sandığın değiştirebilme kabiliyetine inanıyoruz ve önemsiyoruz. Ancak hem deprem bölgesinde hem de genele yaygın bir sandık güvenliği endişemiz var. TBB de bu konuda sorumluluk bilinciyle hazırlıklarımızı yaptık” diye konuştu.

“Öncelikle seçmenlerin kendi haklarını bilmesi gerekiyor” diyen Sağkan sözlerini şöyle sürdürdü:

“2018 seçimde yüzde 2’lik geçersiz oy sayısı var ve bunun büyük oranda hatalı oy kullanmaktan kaynaklı olduğunu görüyoruz. Bu nedenle bu hatayı en aza indirgemeleri için seçmenler için bir hukuk rehberi hazırladık.  TBB internet sayfasından da yayınladık. Öncelikle kendimiz hata yapmayacağız, haklarımızı bileceğiz. Bunu hazırladık ve vatandaşlarımızın kullanımına sunduk.”

“Deprem bölgesi şu anda seçim güvenliği anlamında en riskli alan”

Deprem bölgesinde seçim güveliği konusu ile ilgili de düşüncelerini de paylaşan Sağkan, “Bugüne kadar yaşananlardan dolayı hem deprem bölgesinde hem de genele yaygın bir sandık güvenliği konusunda endişemiz var” dedi. Sağkan şunları söyledi:

“Deprem bölgesi şu anda seçim güvenliği anlamında en riskli alan. Çünkü deprem bölgesindeki çok sayıda yurttaşımız başka illere göç ettiler. Bunların büyük bir oranının geçici olarak bir başka ile gittiklerini ve haliyle ikametlerini almadıklarını biliyoruz.

İkametgahlarını farklı illere taşıyanlar bakımından bir sorun yok. Onlar bulundukları illerde oylarını kullanacaklar ancak başka illere göç edip ikametgahlarını almayanların seçim günü kendi memleketlerine dönüp oy kullanmalarını beklemek bu kadar maddi ve manevi zararın olduğu bir süreçte çok da ayağı yere basan bir beklenti olmuyor.”

Deprem bölgesinde oy kullanımının düşük olmasını beklediklerini kaydeden Sağkan, “Göç edenler bakımından aynı yabancıların oy kullandıkları şekilde bulundukları illerde bazı bölgelere sandıklar kurularak onların da bu seçime katılmalarını sağlamak aslında devletin pozitif yükümlülüğüdür.

Ancak bu yöndeki taleplerin YSK tarafından reddedildiğini biliyoruz. Haliyle bu vatandaşların o gün kendi memleketlerine dönmesini sağlayacak sistemleri hem devletin hem siyasi partilerin çalışması gerekiyor. Seçime katılımı artırmak adına bu zorunlu. Bizim vatandaşların ayağına sandığı götürüyor olabilmemiz gerekirdi” ifadelerini kullandı.

 “Barolarımız bu konuda ciddi bir çalışma içerisinde”

Deprem bölgesinde sandık güvenliğinin sağlanması açısından yeterli sayıda sandık görevlisi, müşahit bulunmasının önemine dikkat çeken Sağkan, şöyle konuştu:

“Sivil toplumun orada yer alması çok büyük bir dert olarak görünüyor. Örneğin, bizler orada mesela Hatay Barosu ile çalışacağız, Kahramanmaraş’ta Kahramanmaraş Barosu ile çalışacağız, Malatya’da da Malatya Barosu ile çalışacağız. Ancak oralarda da çok sayıda meslektaşlarımızın geçici olarak başka illere gittiğini biliyoruz.

Belirli bir oranda hayat düzene girdiği zaman illerine geri dönecekler o sebepte bizlerin de örgütlenmekte, sandık güvenliğini sağlayacak hukukçu kimliğiyle meslektaşlarımızı zorlandığımız bir süreç yine de barolarımız bu konuda ciddi bir çalışma içerisinde meslektaşlarını görev yerlerine davet ettiler. Orada en azından avukatların bulunacağını söyleyebilirim.”

Paylaşın

İYİ Parti’de Aytun Çıray İle Müsavat Dervişoğlu Arasındaki Sert Tartışma Devam Ediyor

İYİ Parti’de Aytun Çıray’ın katıldığı bir programda kullandığı, “Belki yakından takip edilmez, çok önemli bir iş değildir ama son yapılan İzmir’deki il başkanlığı seçiminde Müsavat Dervişoğlu bir aday çıkardı, ben bir aday çıkardım, benim çıkardığım aday kazandı” sözlerine Müsavat Dervişoğlu’ndan sert yanıt geldi.

Müsavat Dervişoğlu, “Kongrede desteklediğin il başkan adayının olduğuna dair tek bir açıklamanı göster siyaseti bırakacağım. Utanmazlığın da bir sınırı vardır ama utanması olana… 14 Mayısı bekle!..” dedi.

Aday listelerine tepki göstererek milletvekilliği adaylığından çekilen İzmir Milletvekili Aytun Çıray ile Müsavat Dervişoğlu daha önce de tartışmışlardı.

İYİ Parti İzmir Milletvekili Aytun Çıray ile İYİ Parti Grup Başkanvekili Müsavat Dervişoğlu arasındaki tartışma devam ediyor.

Aytun Çıray, CNN Türk’te katıldığı programda, “Ben bu partinin kurucu genel sekreteriyim. Birçok bölgede ittifaklar konusunda, Millet İttifakı konusunda, diğer konularda katkısı olmuş birisiyim. Benim taban sorunum da yok” dedi.

Aytun Çıray, şunları söyledi: “Belki yakından takip edilmez, çok önemli bir iş değildir ama son yapılan İzmir’deki il başkanlığı seçiminde Müsavat Dervişoğlu bir aday çıkardı, ben bir aday çıkardım, benim çıkardığım aday kazandı. Benim tabanla ilgili bir problemim yok. Hiç kimseyle bir problemim yok, ben sadece ilkesel davranıyorum.”

Aytun Çıray’ın sözlerine Müsavat Dervişoğlu’ndan sert yanıt geldi.

Sosyal medya hesabından Aytun Çıray’a yanıt veren Müsavat Dervişoğlu, “Sen kongre sürecinde tarafsızlık teranelerinde bulunan, çeyrek adamların arkasında saklanan bir siyasi sahtekar ve zafer hırsızısın” ifadelerini kullandı.

Dervişoğlu, “Kongrede desteklediğin il başkan adayının olduğuna dair tek bir açıklamanı göster siyaseti bırakacağım. Utanmazlığın da bir sınırı vardır ama utanması olana… 14 Mayısı bekle!..” dedi.

Aytun Çıray ise Müsavat Dervişoğlu’nun sözlerinin ardından İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener’i etiketledi.

“Sonsuza kadar susacağım”

Aytun Çıray ile Müsavat Dervişoğlu daha önce de tartışmışlardı. Aday listelerine tepki göstererek milletvekilliği adaylığından çekilen İzmir Milletvekili Aytun Çıray’a tepki gösteren Dervişoğlu, şunları söylemişti:

“DYP’de siyaset yaptın DYP’li, ANAP’ta siyaset yaptın ANAP’lı, CHP’de siyaset yaptın CHP’li hiç olmadın. Vekillik koparabilmek için MHP ve AK Parti’de de bulunmak istedin ama beceremedin.

İYİ Parti’de ise zaten en başından itibaren sadece problem oldun. Siyaset yaptığın partilerde şahsına kefil olacak 5’er kişi bul sonsuza kadar susacağım. Ne yaparsan yap, bu zamana kadar herhangi bir faydana şahit olmadığımızdan, vermeyi planladığın zarardan asla endişe duymayız.

Ayrıca sen kimsin ki, İYİ Parti’ye zarar verebilesin? Merak etme 14 Mayıs akşamı, hem bu ceberrut iktidardan, hem de senin gibi bir musîbetten kurtulmanın bayramını yaşayacağız.”

Paylaşın

Millet İttifakı Adayı Kemal Kılıçdaroğlu “Google Trend”

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı ve Millet İttifakı cumhurbaşkanı adayı Kemal Kılıçdaroğlu, Google’da en çok aranlalar listesinde yerini aldı. Son 30 günde Kılıçdaroğlu en yüksek ilgiyi 1 Nisan 2023 tarihinde gördü.

29 Mart 2023’teki puanı 75 olan Kılıçdaroğlu’nun son 30 gündeki ortalama puanı ise 43 oldu. Aynı dönemde Erdoğan’a yönelik ilgi ortalama 38 puan olarak gerçekleşti.

17-23 Nisan haftasına bakıldığında ise Kılıçdaroğlu’na gösterilen ilgi, 19 Nisan’dan itibaren artış göstererek 21 Nisan’da en yüksek seviyeye ulaştı. Verilerde 9 Nisan’daki Alevi videosu sonrasında Kılıçdaroğlu’na yönelik ilginin belirgin bir şekilde arttığı görünüyor.

Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı (TEPAV), ‘Google trendler üzerinden 2023 seçimlerine bakış’ adlı bir değerlendirme yayımladı. Değerlendirme notunda belli bölgelerdeki eğilimlere ilişkin anlık veri sağlayan Google Trendler kullanılarak adaylara yönelik yurttaş eğilimlerinin seçim sonuçlarına ilişkin gösterge olarak kullanılabilirliği incelendi.

Değerlendirmede önce 2020 ABD Başkanlık Seçimleri, 2022 Brezilya Başkanlık Seçimleri ve 2019 İstanbul Büyükşehir Belediye Seçimleri incelendi. Üç seçim öncesinde yurttaşların adaylara yönelik ilgisinin seçim sonuçlarına paralellik gösterdiği dikkati çekti.

2023 cumhurbaşkanlığı seçimleri açısından yapılan çalışmada da anketlere paralel sonuçlar ortaya çıktı.

Son 30 günde Kılıçdaroğlu en yüksek ilgiyi 1 Nisan 2023 tarihinde gördü. 29 Mart 2023’teki puanı 75 olan Kılıçdaroğlu’nun son 30 gündeki ortalama puanı ise 43 oldu. Aynı dönemde Erdoğan’a yönelik ilgi ortalama 38 puan olarak gerçekleşti. 17-23 Nisan haftasına bakıldığında ise Kılıçdaroğlu’na gösterilen ilgi, 19 Nisan’dan itibaren artış göstererek 21 Nisan’da en yüksek seviyeye ulaştı.

Verilerde 9 Nisan’daki Alevi videosu sonrasında Kılıçdaroğlu’na yönelik ilginin belirgin bir şekilde arttığı görünüyor. Değerlendirmede son bir haftalık verilerde Erdoğan’a ilgi gösterilen bazı illerde Kılıçdaroğlu’na yönelik ilginin arttığına dikkat çekildi.

Muharrem İnce’ye yönelik ilgi ise 100 bin imzayı tamamladığı günden bu yana gerileme gösteriyor. Nisan’ın ikinci haftasında bir artma eğilimi görülse de güncel verilere göre ilginin son bir aydaki en düşük seviyelere indiği görülüyor.

Raporu kaleme alan TEPAV Maliye ve Para Politikası Araştırmaları Merkezi Direktörü Coşkun Cangöz, BirGün’den Havva Gümüşkaya’ya yaptığı değerlendirmede “Google trendler anket aracı değil ancak özellikle seçime yaklaştıkça daha iyi sonuç veriyor gibi görünüyor” dedi.

Paylaşın

14 Mayıs Seçimleri: Millet İttifakı’ndan Sandık Güvenliği Hamlesi

14 Mayıs’ta yapılacak cumhurbaşkanlığı ve milletvekilliği seçimlerine günler kaldı. CHP, İYİ Parti, Saadet Partisi, DEVA Partisi, Gelecek Partisi ve Demokrat Parti’den oluşan Millet İttifakı’ndan seçim güvenliği için dikkat çeken bir hamle geldi.

Millet İttifakı, Doğu ve Güneydoğu’da seçim güvenliğini tesis etmek için, Saadet, Gelecek, Deva ve Demokrat Parti’nin sandık kurulu üyelerini, CHP ve İYİ Parti üzerinden gösterdi.

Millet İttifakı, Doğu ve Güneydoğu’da seçim güvenliği için çalışma başlattı başlattı. Yapılan çalışma çerçevesinde her okulda bir görevli olacak. Sonuçları anında parti merkezine iletecek. Kurmaylar seçim günü bölgeye gidecek.

Seçime 17 gün kala sandık güvenliği çalışmalarını sürdüren Millet İttifakı’nda; DEVA, Gelecek, Saadet ve Demokrat partileri, CHP ve İYİ Parti’nin sandık kurulu üyeliklerindeki açığını kapatmak için 23 Nisan itibarıyla üyelerini iki partinin listelerine kaydettirdi.

Cumhuriyet’ten Sarp Sağkal’ın haberine göre 6’lı masanın seçim güvenliği komisyonunun üyeleri, “Dört parti seçime kendi logosuyla girmediği için sadece CHP ve İYİ Parti sandık kuruluna üye verebiliyor. Bu nedenle 4 parti de geride kalan pazar günü itibarıyla sandık kurulu üyesi olmak için adlarını İYİ Parti veya CHP listelerine kaydettirdi. Yani şu an Türkiye’de boş yer kalmadığını söyleyebiliriz” bilgisini paylaştı.

Sandık başında duracak görevlilere ilişkin de bilgi veren kurmaylar, “Her oy kullanılacak okulda neredeyse bir yetkili avukatımız var. Sonucu il merkezine ve genel merkezlere iletecek sorumlular da belirlendi. Seçim günü sandığın başında gezici olarak görev yapacak gözlemcilerimiz de olacak” dedi.

Doğu ve Güneydoğu’da bazı köylerde riskli alanlar olduğunu söyleyen kurmaylar, “Buralara dışarıdan takviyelerle, gönüllülerle açığı kapatmak istiyoruz” dedi.

Paylaşın

Millet İttifakı Adayı Kılıçdaroğlu’ndan “Kirli İşler” Paylaşımı

Sosyal medya hesabından, “Kirli işler” başlığı ile video yayımlayan Kılıçdaroğlu, “Bu seçimi, manipüle etmek için ellerinden gelen her şeyi yapıyorlar. Çünkü bu onlar için hayat memat meselesi. Ya bitecekler, ya kalacaklar. Düşünün, kendinizi bir an için onların yerine koyun. Şu ana kadar başarılı oldukları şeyler de yok değil” dedi ve ekledi:

Haber Merkezi / “Mesela, halktan çalınan 418 milyar doları geri alacağım dediğim kampanya filmimizin televizyonlarda yayınlanmasını engellemeyi başardılar. Eyvallah, ben de defalarca kendilerine sert olacağımı söylemiştim. Dolayısıyla yiğide savaş, bayramdır, unutmayın. Yiğide savaş bayramdır. Böyle gelsinler, hepsi gelsin.”

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı ve Millet İttifakı’nın Cumhurbaşkanı adayı Kemal Kılıçdaroğlu, sosyal medya hesabından, “Kirli işler” başlığı ile video yayımladı.

Kılıçdaroğlu yayımladığı videoda şu ifadeleri kullandı:

“Sevgili halkım; bundan aylar önce ‘önümüzde uzun bir mücadele, ıstırap dolu bir süreç ve korkunç kara propagandalar var’ demiştim. Tam da beklediğim gibi oluyor. Büyük çaplı ve bol kaynaklı iftira kampanyaları. Ve muhalefeti engelleme çabalarıyla karşı karşıyayız.

Hileciler, yalancılar, düzenbazlar, kışkırtıcılar, troller, sabotajcılar, lüks hayat yaşayan çete patronlarının parasıyla bir araya getirildi. Ayrıca Erdoğan’ın prens ve prenseslerini, milyar dolarlık vakıfları, kirli kampanya merkezlerine dönüştürüldü. Şimdi bu çeteler ve kirli vakıfların himayesinde çok tehlikeli oyunlar oynuyorlar. Türk milletini birbirine düşürüyorlar.

Bu seçimi, manipüle etmek için ellerinden gelen her şeyi yapıyorlar. Çünkü bu onlar için hayat memat meselesi. Ya bitecekler, ya kalacaklar. Düşünün, kendinizi bir an için onların yerine koyun. Şu ana kadar başarılı oldukları şeyler de yok değil.

Mesela, halktan çalınan 418 milyar doları geri alacağım dediğim kampanya filmimizin televizyonlarda yayınlanmasını engellemeyi başardılar. Eyvallah, ben de defalarca kendilerine sert olacağımı söylemiştim. Dolayısıyla yiğide savaş, bayramdır, unutmayın. Yiğide savaş bayramdır. Böyle gelsinler, hepsi gelsin.”

Paylaşın

MHP’li Adan’dan HÜDA PAR Açıklaması: Ne Görüşürüz Ne Beraber Oluruz

MHP Milletvekili adayı Celal Adan, “Cumhur İttifakı’yla ilgisi yok HÜDA PAR’ın. HÜDA PAR’ın adayları AK Parti’den milletvekili adayı, ittifakın içinde değil. Bizden buradan bir şey çıkmaz, HÜDA PAR’la müdaparla biz ne görüşürüz ne beraber oluruz” dedi ve ekledi:

“Aday olarak gösteriliyorlar, onlar da teröre karşıyız diyorlar, birtakım şeyler söylüyorlar. Bir ittifak değil, AK Parti listelerinden milletvekili adayları”

Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Milletvekili adayı Celal Adan, Habertürk Televizyonu’nda Mehmet Akif Ersoy’un sunduğu “Seçim Özel” programına katıldı.

Sahadaki durumu nasıl gördüğü sorulan Celal Adan, mitinglere başladıklarını fakat depremler nedeniyle ara verdiklerini söyledi.

“MHP uzun süredir milletimizle kucaklaşmaya başlatmış olan bir hareket” diyen Adan, “Anketler konusunda bir duyarlığı sizinle paylaşmak istiyorum. Türkiye’deki firmaların tamamı için söylüyorum, MHP’den özür dilemek mecburiyetindedir. Kendi faaliyetleriyle de yüzleşmek mecburiyetindedir. 2018 yılı itibariyle bizimle ilgili anketçilerin tamamı yanılmıştır.

Metropoll’ün yaptığı bir anket çalışmasına baktım, bizi düşük bir şekilde oran veriyor. Açtım baktım 2018 seçimlerinde aynı oranı vermiş, orada verdiği oranın aşağı yukarı 3 katı oy almışız. Dolayısıyla sağlıklı bir çalışmanın olmadığını söyleyelim. MHP sokakta anketleri darmadağın ediyor” ifadelerini kullandı.

Cumhur İttifakı’nın Hür Dava Partisi (HÜDA PAR) ile iş birliğiyle ilgili soru üzerine Adan, “Cumhur İttifakı’yla ilgisi yok HÜDA PAR’ın. HÜDA PAR’ın adayları AK Parti’den milletvekili adayı, ittifakın içinde değil. Bizden buradan bir şey çıkmaz, HÜDA PAR’la müdaparla biz ne görüşürüz ne beraber oluruz.

Aday olarak gösteriliyorlar, onlar da teröre karşıyız diyorlar, birtakım şeyler söylüyorlar. Bir ittifak değil, AK Parti listelerinden milletvekili adayları” yanıtını verdi.

Paylaşın

Kemal Kılıçdaroğlu: Kul Hakkı Yemem Ve Yedirmem

Afyonkarahisar’da halka seslenen Kılıçdaroğlu, “Gerçekten de her şey çok güzel olacak ve bay Kemal sözünden asla dönemeyecek. Bu ülkeye baharı getireceğiz, birlikte getireceğiz. Türkiye’yi kalkındıracağız. Bundan endişe duymayın. Çünkü, kul hakkı yemem ve yedirmem.” dedi.

Haber Merkezi / Kılıçdaroğlu, “Baskı kurdu afyon ekilmesin diye biliyorsunuz değil mi? Ecevit’in bu konuda neler yaptığını da çok iyi biliyorsunuz değil mi? Biz de öyle… Ne ezen ne ezilen insanca hakça bir düzen…” ifadelerini kullandı.

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı ve Millet İttifakı Cumhurbaşkanı Adayı Kemal Kılıçdaroğlu, ittifak üyeleri Demokrat Parti Genel Başkanı Gültekin Uysal ve Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu ile birlikte Afyonkarahisar’da düzenlenen mitinge katıldı.

Kılıçdaroğlu, burada yaptığı konuşmada şunları söyledi:

“Sevgili gençler ilk sözüm sizlere. Afyon’da ilk kez gidip oy kullanacak gençlerin sayısı 42 bin 362 kişi. Gençler demokrasiden yana mısınız? Adaletten yana mısınız? Haktan yana mısınız? Kul hakkını savunanlardan yana mısınız? O zaman sizden bir söz istiyorum. Sandığa gideceksiniz; demokrasiden yana, haktan yana, hukuktan yana oy kullanacaksınız. Söz mü? Benim de siz sözüm var. Başınızı asla öne eğdirmeyeceğim. Sizin hayalleriniz neyse tamamını gerçekleştireceğim.

Gençler büyük sıkıntı çektiğinizi biliyorum. Annelerin babaların evlatlarını hangi zor koşullarda okula gönderdiklerini biliyorum. Üniversiteden mezun oluyorsunuz işsizsiniz. Yıllardır iş bulamıyorsunuz. İşsizlik, bütün kötülüklerin anasıdır. Bunu da gayet iyi biliyorum. Mülakatta hakkınız yeniyor. Ben bunun da farkındayım. Bütün bunları çözeceğiz. Göreceksiniz KPSS’ye gireceksiniz, kim kazandıysa iş başı yapacak. Kul hakkını kimseye yedirmeyeceğim. Bundan emin olmanızı isterim.

İşsizliğe neden girdim biliyor musunuz? Afyon’da Türkiye İş Kurumu’na başvurup iş arayanların sayısı 30 bin. 30 bin kişi işsiz. O da resmi. Bunun çözülmesi lazım. Bundan endişe duymamanız lazım. Taşeron işçileri… Buraya geleceklerdi, izin vermediler. Çünkü, taşeron işçileri biliyorlar ki onlara kadro sözünü ilk kez dile getirdim.

Bir grubuna kadro verdiler bir grubuna vermediler. Onlar da unutmasınlar size izin vermediler. Buraya gelmediniz ama benim gönlüm sizin yanınızda. Az kaldı hepinize kadroyu vereceğiz. Devlet, taşeron çalıştırmaz. Devlet kadrolu işçi çalıştırır. Ücretli öğretmen çalıştırmaz, kadrolu öğretmen çalıştırır. Sözleşmeli öğretmen çalıştırmaz. Dolayısıyla bütün bunların tamamını çözeceğiz. Bay Kemal geliyor. Kimse unutmasın.

Kentsel dönüşüm var onu da gayet iyi biliyorum. Bir grup toplantısında dile getirmiştim. Mısır Mahallesi’nde daha çok garibanlar var, düşük gelirliler var. Bunlara diyorlar ki kentsel dönüşüm yapacağız. Sizi bir yerlere süreceğiz. Size ev yapacağız ama sizin alacak paranız bile olmayacak. Geleceğim. O evlerin tamamını yapacağız ve o evlerde insanlar huzur içinde oturacak. Göreceksiniz.

Onların satın alma gücüne göre fiyatı belirleyeceğiz. Ayıca bir şey daha… Afyon Belediye Başkanlığı’nı bize verdiğiniz andan itibaren o evlerin nasıl süratle yapıldığını göreceksiniz. Burası aynı zamanda görkemli bir turizm merkezi olabilir. Çünkü yer altı kaynakları bunun için son derece elverişli. Belediyeyi bize vereceksiniz, beş yıldızlı otellerin nasıl çoğaldığını da göreceksiniz.

Size geldiler söylediler. Hızlı tren getiriyoruz. 2013’te temeli attılar. 2015’te bitecek dediler. 2018’de bitecek dediler. O da geçti. Şimdi 2025’te bitireceğiz diyorlar. Bir şey… Halka doğruları söylemeyene oy verecek misiniz? Halkı aldatanlara oy verecek misiniz? Sözünde duran, vaadini yerine getiren ve sözünü yere düşürmeyecek politikacıların iktidara gelmesi için oy kullanmanızı istiyorum.

Afyon’un aslında görkemli bir tarihi var. Burası aynı zamanda eğitimin de merkezidir. Afyon kan kaybetti. Afyon dışarıya göç vermeye başladı. Buranın büyümesi lazım. Kavşakların merkezinde daha verimli büyümesi lazım. Bunun için yol belli. İttifaka destek vereceksiniz.

Şeker fabrikasını sattılar. İşçilerin bir kısmını attılar. Söz veriyorum söz… Geleceğim o şeker fabrikasını yeniden alacağız ve yeniden Afyonluların hizmetine sunacağız. Onlar sattılar biz toparlayacağız. Afyonlular çalışacaklar. Bakınız. Özelleştirmeden sonra, 34 yıl sonra Türkiye dışarıdan şeker ithal etti. Yahu Allah aşkına şeker, arpa, buğday, yem, gübre ithal ediyorlar. Memleketi yabancılar doyurmaya başladı; bir de afrayla tafrayla geziyorlar biz milliyetçiyiz diyorlar.

Batsın sizin milliyetçiliğiniz. Milliyetçi olan ülkesine hizmet eder yabancıya değil. Milliyetçi olan kendi ülkesine yatırım yapar. Londra’ya gittik orada da bir video çektik. Londra’nın en lüks mahallesinde bütün mahalleyi bunlar kapatmışlar. Hepsi lüks içinde yaşıyorlar. Ben onları bilmiyor muyum? Gittiler New York’a 35 katlı gökdelen yaptılar. Sanıyorlar ki bay Kemal bunlar görmeyecek. Gökdelenin önünde konuştum. O gökdelene harcanan paraları son kuruşuna kadar getireceğim ve bu millete vereceğim.

Tüyü bitmemiş yetimin hakkını korumak benim namus borcumdur. O nedenle beşli çeteler diyor ki Kılıçdaroğlu’nun ayağını nasıl kaydırırız? Bu adam cumhurbaşkanı olmasın. Bunun için her türlü iftiraları atıyorlar. Benim öyle saraylarda oturmak gibi bir düşüncem de yok. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün Çankaya Köşkü var. Mütevazidir. Oraya gideceğiz. Devlet dediğiniz kurum vatandaşına hizmet eder. Onlar için yandaş, bay Kemal için vatandaş var. Benim gönlüm sizden yana. Size hizmet edeceğim.

Cumhuriyetin 100. Yılında göreceksiniz. Bütün köy okullarını açacağız. 100 bin öğretmenin atamasını yapacağız. Köyler şenlenecek göreceksiniz. Köylerde sadece öğretmen olmayacak. Köylerde veteriner de olacak, teknik hizmetlerden mezun olanlar, onlar da olacak. Ziraat mühendisi, teknisyeni olacak. Devletten aylık alacaklar ve hizmet edecekler. Aşılar, toprak analizleri yapılacak. Kırsaldan kente göç olmayacak.

Kırsalda çalışan bütün kadınların ve gençlerin sosyal güvenlik primini devlet ödeyecek. Böylece kırsalda çalışan kadın, benim sigortam yok demeyecek. Zamanı gelince emekli olacak. Ayrıca aile destekleri sigortası getireceğiz. Elimizi vicdanımıza koyalım. Hiçbirimiz bir çocuğun yatağa aç girmesini istemeyiz. Ay başını getirirken ne yapayım diye düşünmek istemeyiz. Size bir namus sözüm var. Hiçbir çocuk, yatağa aç girmeyecek. Hiçbir hanenin elektriği, doğalgazı kesilmeyecek.

Geliri olmayan veya geliri asgari ücretin altında olan bütün hanelere, kadının banka hesabı olacak. Düzenli aylık oraya yatırılacak. Hangi aileye kaç liralık sosyal destek verilmesi gerektiğini sosyal destek ve güvenlik uzmanları belirleyecek. Hiç kimseye muhtaç olmayacak. Bugüne kadar yapılan bütün yardımları düzenli ama insan onurunu koruyan biçimde gerçekleştireceğiz. İktidar olduğumuzda ilk üç ay içerisinde çıkacak kanunlardan biri bu kanun olacak.

Çocuklarınız var, okula gidiyorlar. 60 okul var. Depreme dayanıklı değil. Raporu var. Rapor yayınlandı. Eğer deprem olursa 60 okul yıkılacak. Evlatlarımız enkaz altında kalacak. Şimdi soruyorum. Bu resmi olarak tespit edildi. Niye yapmıyorlar? Beşli çetelere gelince her şeyi yapıyorlar. Para mı yok? Para var. Ama parayı kime veriyorlar? Beşli çetelere veriyorlar. Onların 21 yılda götürdükleri 418 milyar doları son kuruşuna kadar alacağım ve bu millete vereceğim.

Mütedeyyin kardeşlerime sesleniyorum. En büyük günah, kul hakkı yemektir. Kul hakkı yiyenlere Allah aşkına oy vermeyin. Günaha ortak olmayın. Oyu, bizim inançlarımızı sömüren insanlara değil herkesin inancına saygı göstermek her birimizin görevidir. Allah ile kul arasına bir başkasının girmesine izin vermeyeceğiz.

Mütedeyyin kardeşlerime de seslenmek istiyorum: Senin inancını sömürenlere, senin inancın üzerinden siyaset yapanlara asla itibar etme. Onlarla mesafeli ol. Ama kişi, inancını nerede istiyorsa yerine getirsin. Bütün inançlı insanlara başımın üstünde yeri var.

Emekliler, ta 2015’ten beri emeklilere Ramazan ve Kurban bayramlarında bir maaş ikramiye verin dedim. En az asgari ücret kadar olsun dediler. Parayı nereden bulacaksın dediler? Sözüm söz. Bay Kemal sözü… Kurban Bayramı’ndan bankaya gittiğinizde orada 15 bin liranız hazır olacak.

“Ne ezen ne ezilen insanca hakça bir düzen”

Baskı kurdu afyon ekilmesin diye biliyorsunuz değil mi? Ecevit’in bu konuda neler yaptığını da çok iyi biliyorsunuz değil mi? Biz de öyle… Ne ezen ne ezilen insanca hakça bir düzen…

Az önce Sinan Ateş ile de ilgili bir pankart açıldı. Sinan Ateş’in hakkını, hukukunu savunacağım kimse endişe etmesin. Ankara’nın göbeğinde ateş edeceksin, bir kişiyi öldüreceksin. Dosyası gizli. Niye gizli kardeşim? Dürüst olduğu, ahlaklı, vatansever, ülkücü olduğu için vuracaksın. Bay Kemal de seyredecek. Seyretmem failleri bulacağım. Hepsini yargıya teslim edeceğim.

Bizim sınırlarımız yol geçen hanına döndü. 3 milyon 600 bin Suriyeli. Ne yapacağız? Bay Kemal’e güveneceksiniz. Bizim sınırlarımız yol geçen hanı olmayacak. Öyle geldiniz, buraya yerleştiniz. Yok öyle. En geç iki yıl içinde kendi ülkesine göndereceğiz. Biz ırkçılık yapmıyoruz. Onlar bizim komşumuz eyvallah ama yeter kardeşim. Çalışacaksa önce bizim evladımız çalışacak. Önce kendi evlatlarımız için çalışacağız.

Gerçekten de her şey çok güzel olacak ve bay Kemal sözünden asla dönemeyecek. Bu ülkeye baharı getireceğiz, birlikte getireceğiz. Türkiye’yi kalkındıracağız. Bundan endişe duymayın. Çünkü, kul hakkı yemem ve yedirmem.”

Paylaşın

Akşener’den Erdoğan’a Sert Tepki: Sen Kimi Gömüyorsun?

Kayseri’de halka seslenen İYİ Parti Lideri Akşener, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın kullandığı dili eleştirerek, “Her siyasi parti seçmenine konuşmalı, o konuşmaların tamamı projeler, hizmet üzerinden olmalı. Recep Bey çıkıyor bizi gömmekten bahsediyor. Sen insanların hem iaşesinden, hem güvenliğinden sorumlusun. Sen kimi gömüyorsun? Bu nasıl bir dildir?” dedi.

Haber Merkezi / Cumhurbaşkanı Recep Tayyip  Erdoğan, konuşmalarında Millet İttifakı bileşenlerini kastederek “14 Mayıs’ta siyasi mevta olacaklar” ifadesini kullanmıştı.

Erdoğan’a seslenen Akşener ayrıca “Ey Recep Bey, sol elinde PKK var senin, sağ elinde Hizbullah, Gaffar Okkan’ın katilleri olan Hizbullah” ifadesini kullandı.

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener ve Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş Kayseri’de mitinginde halka seslendi. Akşener’in açıklamaları şöyle:

“Biz İYİ Parti olarak çok önemli bir iddia ortaya koyduk. Birinci parti çıkacağız ve ben Başbakan olacağım. Çünkü bugün burayı şereflendiren, bugün bu meydanları doldurur hale getirebilmek için 2017’den beri çektiğimiz çileleri ödediğimiz bedelleri verdiğimiz mücadelemizin şerefi işte bu meydanlar sonucudur. Ve Burayı şereflendiren her bir kardeşimin karşısında en derin saygılarımla selamlıyorum.

İYİ Parti kuruluş aşamasından bugüne kadar her türlü iftiraya tehdide kötülüğe yanlışa maruz kalıp bir kişi bile bugüne kadar İYİ Parti’ye yapılan bu yanlışlar karşında korkup kaçmamıştır O nedenle bizim partimiz cesurlar hareketidir. Bizim partimiz kurulduğu andan itibaren Türkiye’nin sigortasıdır. İYİ Parti olmasaydı 2018 seçiminde olmasaydık Meclis çoğunluğu hala AKP’nin elinde olurdu. Ve o tek adam sistemiyle İstanbul Ankara belediyeleri bizde olmazdı. Siz yaptınız siz dik durdunuz.

2002’den beri Türkiye’yi yöneten bir iktidar var. Hayırlı yaptıkları her şey için teşekkür ederiz. Ama güç insanı bozuyor. Mutlak güç iki kere bozuyor. Şimdi bakın seçime gidiyoruz bayram gibi olması lazım. Bu meydanlarda her siyasi parti gelip seçmenine konuşmalı ve konuşmanın tamamı projeler üzerinden olmalıdır. Buna karşın Sayın Cumhurbaşkanı Recep Bey çıkıyor bizleri gömmekten bahsediyor. Yahu biz düşman mıyız. Biz bu ülkenin vatandaşlarıyız. Sen kimi gömüyorsun.  Sen kendine gel kendine gel.

Bu nasıl bir dildir. Bakınız 31 Mart’a giderken bir taraftan bizi PKK’lılıkla suçladılar. Bir taraftan da bebek katili Öcalan’ın kardeşini TRT’de konuşturdular.

3 Yıl boyunca ben esnaf esnaf gezdim Kayseri de dahil. Ne öğrendik. Seçmen velinimettir seçmenin derdinin dinlersin çözüm önerirsin seçim geldiğinde seçmen seni tartar oy verir selam verirsin vermez amenna dersin bir dahaki sefere gönlünü kazanayım dersin. Türkiye’de çok uzun zamandır bu yapılmıyor.

Çağlar ile Sami’nin derdini çözmek onu konuşmak yerine Meral Akşener PKK’lı diyorlar.. Allah Allah… Kayseri’de PKK’lıyım Diyarbakır da faili meçhulcuyum. Ben hangisiyim karar verin artık.”

Yavaş da Erdoğan’ın “Diyanet’i kapatacaklar” iddiasına cevap verdi

ABB Başkanı Mansur Yavaş ‘Diyanet’i kapatacaklar’ Cumhurbaşkanı Erdoğan’a cevap vererek ‘ 6 liderden birisi dahi bunu söylediyse hem Ankara belediyesini bırakırım hem de adaylıktan çekilirim’ ifadesini kullandı.

Mansur Yavaş şunları söyledi:

“Sevgili Kayserililer biz seçime gidiyoruz. Bu millet kimi seçerse seçecek sonra herkes evine dönecek. Maalesef iktidar başkaları siyaset yaparken onlar çok hakir görerek siz anlarsınız diyerek seçime girmek serbest ama kazanmak yasak gibi bir davranışa giriyorlar.

Sayın Akşener’e parti kurulduğundan beri yapılan saldırılar iftiralar ve bunların karşılığında kimsenin cezalandırılmaması. Bunu niye anlatıyorum. Şuan hala korku ve nefret siyaseti aynen devam ediyor. Ben şöyle bakıyorum olaya. Millet İttifakı’ndan kimse Cumhur İttifakından kimseye ağzını açıp tek bir laf yapmıyor. ama bizler konuşmaya başlayınca illet zillet bir sürü laflarla karşılaşıyoruz.

Koltuğu bırakmak istemiyorlar bütün mesele burada. İftiranın birisi şu Diyaneti kapatacaklarmış. Burada söylüyorum Diyanet’in kapatılacağını 6 liderden biri söylediyse söz veriyorum Ankara belediyesini de bırakıyorum adaylıktan da çekiliyorum. Bunu nerde söylüyorlar Camide.

2019’da aday olduğumuzda yine aynı sözlerle karşılaştık. Arınç eski belediye başkanına ‘Ankara’yı parsel parsel sattı’ demedi mi. Rantların devam etmesi için yalan söylediler. Ankara’da 5 katrilyon eski dönemin borcunu ödedik.

Ayrıca bizden önceki yönetim metroyu beceremediği için Ulaştırma Bakanlığına devretmiş bir sözleşme yapılmış burayı belediye işletecek ve borcunu ödeyecek. 28 Nisan’da bir karaname çıktı ve 1,6 milyar lirayı Ankara’nın cebinden aldılar. Dediler bu akdar parayı nerden buluyorlar. Çalmazsan çırpmazsan yedirmezsen bu para bulunuyor.”

Paylaşın

Buldan: AKP’yi 14 Mayıs’ta TOGG’a Bindirip Yolcu Edeceğiz

Van’ın İpekyolu İlçesi’nde halka seslenen HDP Eş Genel Başkanı Buldan, “Bu ülkeyi yönetenler, bu meydana iyi baksın. Kadınların sloganlarına, dik duruşuna, kadınların özgürlük mücadelesine iyi baksın. Onların saraylarını titreten ve sallayan kadınlar gümbür gümbür geliyor. Kadınlar değiştirecek, dönüştürecek, yönetecek” dedi.

Haber Merkezi / Buldan, “Bizlere gözdağı vermek. Bizleri sindirmek, çalışmasını engellemek ve sekteye uğratmak. Ama onlar da şunu bilsin; biz bitmedik, bitmeyeceğiz. Yok olmadık, olmayacağız. Varız, var olacağız. AKP 21 yıldır bu ülkeyi yönetiyor. Ancak 18 gün sonra yok olacaklar. 18 gün sonra gidecekler, bitecekler, tıpış tıpış göndereceğiz onları.” ifadelerini kullandı.

Buldan, “Şimdi iktidarın ağzından düşürmediği milli ve yerli adayları var. Bu milli ve yerli meselesini son günlerde çok dillendiriyorlar. Sizin milli yerli bir otomobiliniz var ya TOGG, işte 14 Mayıs sabahı sizi yerli ve milli otomobilinize doldurup hepinizi yolcu edeceğiz.” dedi.

Halkların Demokratik Partisi (HDP) Eş Genel Başkanı Pervin Buldan, Yeşil Sol Parti kadın milletvekili adayları ile Başak Demirtaş, Yeşil Sol Parti’nin Van’da gerçekleştirdiği kadın mitingine katıldı. Mitingde konuşan Buldan, şunları söyledi:

“Merhaba gelê me yê hêja, jinên delal, dayikên bi rûmet, ciwanên xurt hun bi xêr hatin serseran serçavan hatine. Hepinizi saygıyla ve sevgiyle selamlıyorum kadın arkadaşlarım. Hepiniz hoş geldiniz. Selam olsun sizlere, sizler gibi direnen milyonlarca kadına! Van’dan dünyanın her yerindeki kadınlara selam olsun! Selam olsun Jina Aminî’nin özgürlük mücadelesini yaşatanlara; onun bir tel saçıyla dünyayı titreten, onun mücadelesini sahiplenen bütün kadın yoldaşlarıma selam olsun!

Selam olsun adalet arayışını yürüten Cumartesi Annelerine, beyaz eşarplarıyla gece demeden gündüz demeden meydanlarda bu ülkeye barış gelsin diye çırpınan Barış Annelerine! Selam olsun Emine Şenyaşar’a. Ayrıca cezaevlerinde tutsak olan Figen Yüksekdağ’a, Gülten Kışanak’a, Sebahat Tuncel’e, Ayla Akat Ata’ya ve ismini sayamadığım yüzlerce kadın yoldaşıma buradan, Van’dan selam gönderiyorum.

Seçimlere 18 gün kaldı. Bu 18 gün nasıl geçecek diye bizler mücadele ederken, iktidar siyasi soykırım operasyonlarıyla kadınları, gençleri ve siyasetçileri gözaltına aldı. Seçimler yaklaşırken yapılan bu gözaltı operasyonunun bir kumpas operasyonu olduğunu ifade etmek isterim. Seçimlerde güvenliği sağlayacak avukatlara, çalışma yapan yönetici arkadaşlarıma, sahneye çıkıp türkülerini söyleyecek olan sanatçı arkadaşlarıma… Bütün bu yapılanlara cevabımızı elbette 14 Mayıs’ta sandıktan vereceğiz ama bugün bu meydandan da bir kez daha cevabımızı veriyoruz.

Bu operasyonları gerçekleştirenler, iktidar bu meydana iyi baksın; kadınların sloganlarına, dik duruşuna, özgürlük mücadelesine iyi baksın. Onların saraylarını titreten ve sallayan kadınlar gümbür gümbür geliyor. Bugün burada büyük bir moral ve coşkuyla kadın mitingimizi gerçekleştiriyoruz. Hakkari’de aldığımız büyük coşkuyu ve morali bugün Van’da kadınlarla birlikte tüm Türkiye’ye yaymak istiyoruz. Bu meydana iyi baksınlar, bu meydandan atılan sloganları iyi dinlesinler.

İktidarın elbette kendisine göre hesapları var ve bu hesapları operasyonlarla gerçekleştirmeye çalıştıklarını biliyoruz. Bir amaçları daha var; bizlere gözdağı vermek, bizleri sindirmek, çalışmalarımızı sekteye uğratmak. Bir amaçlarının bu olduğunu biliyoruz ancak onlar da şunu bilsinler; biz bitmeyeceğiz, yok olmayacağız, varız var olacağız. Çünkü “jin jiyan azadî” sloganının yeri göğü inlettiği bir Türkiye yarattık. Bugün sadece Türkiye’de değil dünyanın her yerinde bu sloganla kadınlar kenetleniyor, kadınlar bir araya geliyor, kadınlar direniyor ve mücadele ediyor. Sadece jin jiyan azadî değil dîsa jin dîsa jiyan diyoruz. Dîsa jin dîsa jiyan!

“Ayşe teyzenin, Fatma teyzenin tenceresi kaynamıyor”

21 yıldır AKP bu ülkeyi yönetiyor ancak 18 gün sonra yok olacaklar. 18 gün sonra gidecekler, bitecekler. Tıpış tıpış göndereceğiz onları, arkalarına bakmadan gidecekler. Bugün bu ülkede bu kadın iradesi varsa, bu kadın mücadelesi varsa, bu kadınların güçlü birlikteliği varsa bu artık AKP’nin bu ülkede siyaseten yok olduğunun, bittiğinin göstergesidir. 21 yıldır bu ülkede yaşayan her kesime ama başta kadınlara her türlü zulmü yaptılar. Kadınları açlığa, sefalete, yoksulluğa mahkum ettiler. Kadınlar artık pazara gidip alışveriş yapamıyor, markete gidip alışveriş yapamıyor.

Çocuklar okula aç gidiyor, yatağına aç gidiyor. Ayşe teyzenin, Fatma teyzenin mutfağında tenceresi kaynamıyor. İşte en büyük zulüm, kadınlara en büyük zulüm budur. Zamlarla, enflasyonla Türkiye’yi ne hale getirdiklerini en fazla kadınlar bilir. Çünkü en büyük mağduriyeti biz kadınlar yaşıyoruz. Kadınların uğradığı şiddet, yok sayıldığı ülke, kadınların emeğinin sömürüldüğü, iş güvencesinin olmadığı bir Türkiye yaratan AKP hükümetini gönderecek olan da yine biz kadınlarız, kadınların mücadelesi olacaktır.

Sevgili kadınlar seçimlerin asıl sahibi biz kadınlarız, bu ülkenin en önemli gücü biz kadınlarız. AKP-MHP ittifakı kadınların oylarını almak için meydanlara çıkmıyor ama sokaklarda geziyor, ev ev dolaşıyor ve kadınların oylarını istiyor. Peki, Vanlı kadınlar, Van’da Yeşil Sol Parti’nin 8 adayını parlamentoya göndermek için hazır mısınız? 8-0 yapmak için hazır mısınız? Ben Vanlı kadınlardan sözümü aldım, ben de size söz veriyorum ki Vanlı kadın vekiller benimle birlikte parlamentoda sizin iradeniz olacak, sesiniz olacak, renginiz olacak.

Buradan sizin huzurunuzda söz veriyoruz. Kadınlar değiştirecek, dönüştürecek, yönetecek, nokta. Kadınlar yönetecek, sevgili arkadaşlarım. Türkiye’yi yöneteceğiz, kadınlar olarak yöneteceğiz. Parlamentoda da yaşamın her alanında da kadınlar olarak biz bu ülkeyi yönetmeye adayız. Şimdi bütün Van halkının bir kez daha oylarına talip olduğumuzu belirtmek istiyorum.

AKP’nin eski il başkanı geçenlerde bir açıklama yaptı ve “ Vanlılar AKP’ye oy vermeyecek” dedi. Bunu kendileri söylüyor, kendileri açık açık ifade ediyor. Biz de diyoruz ki Vanlılar AKP’ye değil Yeşil Sol’a oy verecek ve 8 vekil çıkaracak. Van’ı Yeşil Sol’un rengine boyayacağız. Sadece Van’ı değil Diyarbakır’ı, Iğdır’ı, Kars’ı, İstanbul’u, İzmir’i, Kayseri’yi, Tekirdağ’ı, Edirne’yi, Türkiye’nin her karışını ve her kentini Yeşil Sol rengine boyayacağız.

Yeşil Sol rengi ile birlikte mor rengimizi Türkiye’nin her yerinde dalga dalga bayraklarla süsleyeceğiz. Bunları gerçekleştirebilmemiz için kadınların 14 Mayıs’a kadar çok sıkı çalışması lazım. İkna olmayan, bize oy vermeyen kesimler varsa, kadınlar bizim yerimize gidip onları ikna edecek, onlardan oy isteyecek ve Van’ın iradesine katkı sunacak, seçim iradesine katkı sunacak. Vanlı kadın arkadaşlarıma, yoldaşlarıma yürekten inanıyorum. Bunu başaracağınıza, kazanıma ortak olacağınıza yürekten inanıyorum.

“AKP’yi 14 Mayıs’ta TOGG’a bindirip yolcu edeceğiz”

Şimdi iktidarın ağzından düşürmediği milli ve yerli adayları var. Bu milli ve yerli meselesini son günlerde çok dillendiriyorlar. Van’dan onlara şunu söylemek istiyoruz; sizin milli yerli bir otomobiliniz var ya TOGG, işte 14 Mayıs sabahı sizi yerli ve milli otomobilinize doldurup hepinizi yolcu edeceğiz.

Sevgili kadınlar sizin iradenizi tanımayanları siz de tanımayın, bu kente kayyım atayanları siz de tanımayın. Sizin iradeniz olan Bekir Kaya’yı asla unutmayın, belediye eşbaşkanlarınızı asla unutmayın. İradenize öyle bir sahip çıkın ki AKP yaptıklarına bin pişman olsun. Bunu yapacağınıza da eminim. Sizlere, Van halkına güveniyoruz, hepinize çalışmalarınızda başarılar diliyoruz. Kazanacağımıza ve başaracağımıza yürekten inanıyorum. Bundan sonra daha sık bir araya geleceğiz.

13 Mayıs’ta yapacağımız büyük miting ile bir kez daha bir araya geleceğiz. Büyük buluşmamızı 13 Mayıs’ta Van’da gerçekleştireceğiz. Newroz alanlarını, 8 Mart alanlarını, bugün burada kadın mitingi alanımızı nasıl doldurduysak 13 Mayıs’taki mitingi de aynı kararlılıkla ve coşkuyla seçimden bir gün öncesinde gerçekleştireceğiz ve mesajlarımızı bir kez daha oradan vereceğiz. Hepinizi saygıyla ve sevgiyle selamlıyorum. Bütün kadın arkadaşlarımızı tek tek kucaklıyorum. Başaracağız, başaracağız, başaracağız. An serkeftin an serkeftin. An azadî an azadî.”

Paylaşın

Muharrem İnce, Millet İttifakı’nı Hedef Aldı

Memleket Partisi Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı adayı Muharrem İnce,” Değerli vatandaşlarım, Türkiye bir kader seçimine doğru gidiyor sayılı günler kaldı. Ancak altılı masadan garip sesler geliyor” dedi ve ekledi:

“Sayın Davutoğlu, 90 yaşındaki halasını dahi ikna edemediğini söylüyor. Sayın Babacan ‘Tabanımızın hepsinin CHP’ye oy vermeyeceğini CHP’lilere ilettik’ diyor. ‘Bunu söyledik’ diyor. Daha önce de, Türklük tartışması açıyor. Anayasa’nın ilk dört maddesini tartıştırıyor. ‘İkinci tura kalırsa Muharrem İnce’ye oy vermem’ diyor. Yani ‘İkinci tura kalırsa Muharrem İnce’ye oy vermem’ demek,. aslında birinci turda da ne yapacağının belli olmadığını söylüyor.”

Memleket Partisi Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı adayı Muharrem İnce, Millet İttifakı ortaklarından Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu ve Demokrasi ve Atılım (DEVA) Partisi Genel Başkanı Ali Babacan’ın basına yansıyan açıklamalarının ardından konuştu. İnce, şöyle konuştu:

“Değerli vatandaşlarım, Türkiye bir kader seçimine doğru gidiyor sayılı günler kaldı. Ancak altılı masadan garip sesler geliyor. Sayın Davutoğlu, 90 yaşındaki halasını dahi ikna edemediğini söylüyor. Sayın Babacan ‘Tabanımızın hepsinin CHP’ye oy vermeyeceğini CHP’lilere ilettik’ diyor. ‘Bunu söyledik’ diyor.

Daha önce de, Türklük tartışması açıyor. Anayasa’nın ilk dört maddesini tartıştırıyor. ‘İkinci tura kalırsa Muharrem İnce’ye oy vermem’ diyor. Yani ‘İkinci tura kalırsa Muharrem İnce’ye oy vermem’ demek,. aslında birinci turda da ne yapacağının belli olmadığını söylüyor.

“Milletimize kazık atacaklar”

Yani bunun Türkçe meali şudur; Biz listelere girdik. CHP listelerine yerleştik. Yerimiz garanti. İster oy verin CHP’ye, ister vermeyin diyor. Bu Türkiye’ye bir tuzaktır. Bu milletimize nasıl bir kazık atacaklarını 15 Mayıs sabahı hep birlikte göreceğiz.

Bu iş doğru değildir. Bu millet ittifakı doğru konumlanmamıştır. Bunun doğrusu CHP, İYİ Parti ve Memleket Partisi birlikte yapmalılardı. Bunu defalarca gündeme getirdim ama ne yazık ki; Bizi dinleyen olmadı. Seçim günü hep birlikte göreceğiz. CHP listelerine yerleşen, garanti yerlere yerleşen bu arkadaşların Türkiye’ye, milletimize nasıl bir tuzak kuracaklarını hep birlikte yaşayacağız.”

Paylaşın