MHP’li Adan’dan HÜDA PAR Açıklaması: Ne Görüşürüz Ne Beraber Oluruz

MHP Milletvekili adayı Celal Adan, “Cumhur İttifakı’yla ilgisi yok HÜDA PAR’ın. HÜDA PAR’ın adayları AK Parti’den milletvekili adayı, ittifakın içinde değil. Bizden buradan bir şey çıkmaz, HÜDA PAR’la müdaparla biz ne görüşürüz ne beraber oluruz” dedi ve ekledi:

“Aday olarak gösteriliyorlar, onlar da teröre karşıyız diyorlar, birtakım şeyler söylüyorlar. Bir ittifak değil, AK Parti listelerinden milletvekili adayları”

Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Milletvekili adayı Celal Adan, Habertürk Televizyonu’nda Mehmet Akif Ersoy’un sunduğu “Seçim Özel” programına katıldı.

Sahadaki durumu nasıl gördüğü sorulan Celal Adan, mitinglere başladıklarını fakat depremler nedeniyle ara verdiklerini söyledi.

“MHP uzun süredir milletimizle kucaklaşmaya başlatmış olan bir hareket” diyen Adan, “Anketler konusunda bir duyarlığı sizinle paylaşmak istiyorum. Türkiye’deki firmaların tamamı için söylüyorum, MHP’den özür dilemek mecburiyetindedir. Kendi faaliyetleriyle de yüzleşmek mecburiyetindedir. 2018 yılı itibariyle bizimle ilgili anketçilerin tamamı yanılmıştır.

Metropoll’ün yaptığı bir anket çalışmasına baktım, bizi düşük bir şekilde oran veriyor. Açtım baktım 2018 seçimlerinde aynı oranı vermiş, orada verdiği oranın aşağı yukarı 3 katı oy almışız. Dolayısıyla sağlıklı bir çalışmanın olmadığını söyleyelim. MHP sokakta anketleri darmadağın ediyor” ifadelerini kullandı.

Cumhur İttifakı’nın Hür Dava Partisi (HÜDA PAR) ile iş birliğiyle ilgili soru üzerine Adan, “Cumhur İttifakı’yla ilgisi yok HÜDA PAR’ın. HÜDA PAR’ın adayları AK Parti’den milletvekili adayı, ittifakın içinde değil. Bizden buradan bir şey çıkmaz, HÜDA PAR’la müdaparla biz ne görüşürüz ne beraber oluruz.

Aday olarak gösteriliyorlar, onlar da teröre karşıyız diyorlar, birtakım şeyler söylüyorlar. Bir ittifak değil, AK Parti listelerinden milletvekili adayları” yanıtını verdi.

Paylaşın

Kemal Kılıçdaroğlu: Kul Hakkı Yemem Ve Yedirmem

Afyonkarahisar’da halka seslenen Kılıçdaroğlu, “Gerçekten de her şey çok güzel olacak ve bay Kemal sözünden asla dönemeyecek. Bu ülkeye baharı getireceğiz, birlikte getireceğiz. Türkiye’yi kalkındıracağız. Bundan endişe duymayın. Çünkü, kul hakkı yemem ve yedirmem.” dedi.

Haber Merkezi / Kılıçdaroğlu, “Baskı kurdu afyon ekilmesin diye biliyorsunuz değil mi? Ecevit’in bu konuda neler yaptığını da çok iyi biliyorsunuz değil mi? Biz de öyle… Ne ezen ne ezilen insanca hakça bir düzen…” ifadelerini kullandı.

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı ve Millet İttifakı Cumhurbaşkanı Adayı Kemal Kılıçdaroğlu, ittifak üyeleri Demokrat Parti Genel Başkanı Gültekin Uysal ve Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu ile birlikte Afyonkarahisar’da düzenlenen mitinge katıldı.

Kılıçdaroğlu, burada yaptığı konuşmada şunları söyledi:

“Sevgili gençler ilk sözüm sizlere. Afyon’da ilk kez gidip oy kullanacak gençlerin sayısı 42 bin 362 kişi. Gençler demokrasiden yana mısınız? Adaletten yana mısınız? Haktan yana mısınız? Kul hakkını savunanlardan yana mısınız? O zaman sizden bir söz istiyorum. Sandığa gideceksiniz; demokrasiden yana, haktan yana, hukuktan yana oy kullanacaksınız. Söz mü? Benim de siz sözüm var. Başınızı asla öne eğdirmeyeceğim. Sizin hayalleriniz neyse tamamını gerçekleştireceğim.

Gençler büyük sıkıntı çektiğinizi biliyorum. Annelerin babaların evlatlarını hangi zor koşullarda okula gönderdiklerini biliyorum. Üniversiteden mezun oluyorsunuz işsizsiniz. Yıllardır iş bulamıyorsunuz. İşsizlik, bütün kötülüklerin anasıdır. Bunu da gayet iyi biliyorum. Mülakatta hakkınız yeniyor. Ben bunun da farkındayım. Bütün bunları çözeceğiz. Göreceksiniz KPSS’ye gireceksiniz, kim kazandıysa iş başı yapacak. Kul hakkını kimseye yedirmeyeceğim. Bundan emin olmanızı isterim.

İşsizliğe neden girdim biliyor musunuz? Afyon’da Türkiye İş Kurumu’na başvurup iş arayanların sayısı 30 bin. 30 bin kişi işsiz. O da resmi. Bunun çözülmesi lazım. Bundan endişe duymamanız lazım. Taşeron işçileri… Buraya geleceklerdi, izin vermediler. Çünkü, taşeron işçileri biliyorlar ki onlara kadro sözünü ilk kez dile getirdim.

Bir grubuna kadro verdiler bir grubuna vermediler. Onlar da unutmasınlar size izin vermediler. Buraya gelmediniz ama benim gönlüm sizin yanınızda. Az kaldı hepinize kadroyu vereceğiz. Devlet, taşeron çalıştırmaz. Devlet kadrolu işçi çalıştırır. Ücretli öğretmen çalıştırmaz, kadrolu öğretmen çalıştırır. Sözleşmeli öğretmen çalıştırmaz. Dolayısıyla bütün bunların tamamını çözeceğiz. Bay Kemal geliyor. Kimse unutmasın.

Kentsel dönüşüm var onu da gayet iyi biliyorum. Bir grup toplantısında dile getirmiştim. Mısır Mahallesi’nde daha çok garibanlar var, düşük gelirliler var. Bunlara diyorlar ki kentsel dönüşüm yapacağız. Sizi bir yerlere süreceğiz. Size ev yapacağız ama sizin alacak paranız bile olmayacak. Geleceğim. O evlerin tamamını yapacağız ve o evlerde insanlar huzur içinde oturacak. Göreceksiniz.

Onların satın alma gücüne göre fiyatı belirleyeceğiz. Ayıca bir şey daha… Afyon Belediye Başkanlığı’nı bize verdiğiniz andan itibaren o evlerin nasıl süratle yapıldığını göreceksiniz. Burası aynı zamanda görkemli bir turizm merkezi olabilir. Çünkü yer altı kaynakları bunun için son derece elverişli. Belediyeyi bize vereceksiniz, beş yıldızlı otellerin nasıl çoğaldığını da göreceksiniz.

Size geldiler söylediler. Hızlı tren getiriyoruz. 2013’te temeli attılar. 2015’te bitecek dediler. 2018’de bitecek dediler. O da geçti. Şimdi 2025’te bitireceğiz diyorlar. Bir şey… Halka doğruları söylemeyene oy verecek misiniz? Halkı aldatanlara oy verecek misiniz? Sözünde duran, vaadini yerine getiren ve sözünü yere düşürmeyecek politikacıların iktidara gelmesi için oy kullanmanızı istiyorum.

Afyon’un aslında görkemli bir tarihi var. Burası aynı zamanda eğitimin de merkezidir. Afyon kan kaybetti. Afyon dışarıya göç vermeye başladı. Buranın büyümesi lazım. Kavşakların merkezinde daha verimli büyümesi lazım. Bunun için yol belli. İttifaka destek vereceksiniz.

Şeker fabrikasını sattılar. İşçilerin bir kısmını attılar. Söz veriyorum söz… Geleceğim o şeker fabrikasını yeniden alacağız ve yeniden Afyonluların hizmetine sunacağız. Onlar sattılar biz toparlayacağız. Afyonlular çalışacaklar. Bakınız. Özelleştirmeden sonra, 34 yıl sonra Türkiye dışarıdan şeker ithal etti. Yahu Allah aşkına şeker, arpa, buğday, yem, gübre ithal ediyorlar. Memleketi yabancılar doyurmaya başladı; bir de afrayla tafrayla geziyorlar biz milliyetçiyiz diyorlar.

Batsın sizin milliyetçiliğiniz. Milliyetçi olan ülkesine hizmet eder yabancıya değil. Milliyetçi olan kendi ülkesine yatırım yapar. Londra’ya gittik orada da bir video çektik. Londra’nın en lüks mahallesinde bütün mahalleyi bunlar kapatmışlar. Hepsi lüks içinde yaşıyorlar. Ben onları bilmiyor muyum? Gittiler New York’a 35 katlı gökdelen yaptılar. Sanıyorlar ki bay Kemal bunlar görmeyecek. Gökdelenin önünde konuştum. O gökdelene harcanan paraları son kuruşuna kadar getireceğim ve bu millete vereceğim.

Tüyü bitmemiş yetimin hakkını korumak benim namus borcumdur. O nedenle beşli çeteler diyor ki Kılıçdaroğlu’nun ayağını nasıl kaydırırız? Bu adam cumhurbaşkanı olmasın. Bunun için her türlü iftiraları atıyorlar. Benim öyle saraylarda oturmak gibi bir düşüncem de yok. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün Çankaya Köşkü var. Mütevazidir. Oraya gideceğiz. Devlet dediğiniz kurum vatandaşına hizmet eder. Onlar için yandaş, bay Kemal için vatandaş var. Benim gönlüm sizden yana. Size hizmet edeceğim.

Cumhuriyetin 100. Yılında göreceksiniz. Bütün köy okullarını açacağız. 100 bin öğretmenin atamasını yapacağız. Köyler şenlenecek göreceksiniz. Köylerde sadece öğretmen olmayacak. Köylerde veteriner de olacak, teknik hizmetlerden mezun olanlar, onlar da olacak. Ziraat mühendisi, teknisyeni olacak. Devletten aylık alacaklar ve hizmet edecekler. Aşılar, toprak analizleri yapılacak. Kırsaldan kente göç olmayacak.

Kırsalda çalışan bütün kadınların ve gençlerin sosyal güvenlik primini devlet ödeyecek. Böylece kırsalda çalışan kadın, benim sigortam yok demeyecek. Zamanı gelince emekli olacak. Ayrıca aile destekleri sigortası getireceğiz. Elimizi vicdanımıza koyalım. Hiçbirimiz bir çocuğun yatağa aç girmesini istemeyiz. Ay başını getirirken ne yapayım diye düşünmek istemeyiz. Size bir namus sözüm var. Hiçbir çocuk, yatağa aç girmeyecek. Hiçbir hanenin elektriği, doğalgazı kesilmeyecek.

Geliri olmayan veya geliri asgari ücretin altında olan bütün hanelere, kadının banka hesabı olacak. Düzenli aylık oraya yatırılacak. Hangi aileye kaç liralık sosyal destek verilmesi gerektiğini sosyal destek ve güvenlik uzmanları belirleyecek. Hiç kimseye muhtaç olmayacak. Bugüne kadar yapılan bütün yardımları düzenli ama insan onurunu koruyan biçimde gerçekleştireceğiz. İktidar olduğumuzda ilk üç ay içerisinde çıkacak kanunlardan biri bu kanun olacak.

Çocuklarınız var, okula gidiyorlar. 60 okul var. Depreme dayanıklı değil. Raporu var. Rapor yayınlandı. Eğer deprem olursa 60 okul yıkılacak. Evlatlarımız enkaz altında kalacak. Şimdi soruyorum. Bu resmi olarak tespit edildi. Niye yapmıyorlar? Beşli çetelere gelince her şeyi yapıyorlar. Para mı yok? Para var. Ama parayı kime veriyorlar? Beşli çetelere veriyorlar. Onların 21 yılda götürdükleri 418 milyar doları son kuruşuna kadar alacağım ve bu millete vereceğim.

Mütedeyyin kardeşlerime sesleniyorum. En büyük günah, kul hakkı yemektir. Kul hakkı yiyenlere Allah aşkına oy vermeyin. Günaha ortak olmayın. Oyu, bizim inançlarımızı sömüren insanlara değil herkesin inancına saygı göstermek her birimizin görevidir. Allah ile kul arasına bir başkasının girmesine izin vermeyeceğiz.

Mütedeyyin kardeşlerime de seslenmek istiyorum: Senin inancını sömürenlere, senin inancın üzerinden siyaset yapanlara asla itibar etme. Onlarla mesafeli ol. Ama kişi, inancını nerede istiyorsa yerine getirsin. Bütün inançlı insanlara başımın üstünde yeri var.

Emekliler, ta 2015’ten beri emeklilere Ramazan ve Kurban bayramlarında bir maaş ikramiye verin dedim. En az asgari ücret kadar olsun dediler. Parayı nereden bulacaksın dediler? Sözüm söz. Bay Kemal sözü… Kurban Bayramı’ndan bankaya gittiğinizde orada 15 bin liranız hazır olacak.

“Ne ezen ne ezilen insanca hakça bir düzen”

Baskı kurdu afyon ekilmesin diye biliyorsunuz değil mi? Ecevit’in bu konuda neler yaptığını da çok iyi biliyorsunuz değil mi? Biz de öyle… Ne ezen ne ezilen insanca hakça bir düzen…

Az önce Sinan Ateş ile de ilgili bir pankart açıldı. Sinan Ateş’in hakkını, hukukunu savunacağım kimse endişe etmesin. Ankara’nın göbeğinde ateş edeceksin, bir kişiyi öldüreceksin. Dosyası gizli. Niye gizli kardeşim? Dürüst olduğu, ahlaklı, vatansever, ülkücü olduğu için vuracaksın. Bay Kemal de seyredecek. Seyretmem failleri bulacağım. Hepsini yargıya teslim edeceğim.

Bizim sınırlarımız yol geçen hanına döndü. 3 milyon 600 bin Suriyeli. Ne yapacağız? Bay Kemal’e güveneceksiniz. Bizim sınırlarımız yol geçen hanı olmayacak. Öyle geldiniz, buraya yerleştiniz. Yok öyle. En geç iki yıl içinde kendi ülkesine göndereceğiz. Biz ırkçılık yapmıyoruz. Onlar bizim komşumuz eyvallah ama yeter kardeşim. Çalışacaksa önce bizim evladımız çalışacak. Önce kendi evlatlarımız için çalışacağız.

Gerçekten de her şey çok güzel olacak ve bay Kemal sözünden asla dönemeyecek. Bu ülkeye baharı getireceğiz, birlikte getireceğiz. Türkiye’yi kalkındıracağız. Bundan endişe duymayın. Çünkü, kul hakkı yemem ve yedirmem.”

Paylaşın

Akşener’den Erdoğan’a Sert Tepki: Sen Kimi Gömüyorsun?

Kayseri’de halka seslenen İYİ Parti Lideri Akşener, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın kullandığı dili eleştirerek, “Her siyasi parti seçmenine konuşmalı, o konuşmaların tamamı projeler, hizmet üzerinden olmalı. Recep Bey çıkıyor bizi gömmekten bahsediyor. Sen insanların hem iaşesinden, hem güvenliğinden sorumlusun. Sen kimi gömüyorsun? Bu nasıl bir dildir?” dedi.

Haber Merkezi / Cumhurbaşkanı Recep Tayyip  Erdoğan, konuşmalarında Millet İttifakı bileşenlerini kastederek “14 Mayıs’ta siyasi mevta olacaklar” ifadesini kullanmıştı.

Erdoğan’a seslenen Akşener ayrıca “Ey Recep Bey, sol elinde PKK var senin, sağ elinde Hizbullah, Gaffar Okkan’ın katilleri olan Hizbullah” ifadesini kullandı.

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener ve Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş Kayseri’de mitinginde halka seslendi. Akşener’in açıklamaları şöyle:

“Biz İYİ Parti olarak çok önemli bir iddia ortaya koyduk. Birinci parti çıkacağız ve ben Başbakan olacağım. Çünkü bugün burayı şereflendiren, bugün bu meydanları doldurur hale getirebilmek için 2017’den beri çektiğimiz çileleri ödediğimiz bedelleri verdiğimiz mücadelemizin şerefi işte bu meydanlar sonucudur. Ve Burayı şereflendiren her bir kardeşimin karşısında en derin saygılarımla selamlıyorum.

İYİ Parti kuruluş aşamasından bugüne kadar her türlü iftiraya tehdide kötülüğe yanlışa maruz kalıp bir kişi bile bugüne kadar İYİ Parti’ye yapılan bu yanlışlar karşında korkup kaçmamıştır O nedenle bizim partimiz cesurlar hareketidir. Bizim partimiz kurulduğu andan itibaren Türkiye’nin sigortasıdır. İYİ Parti olmasaydı 2018 seçiminde olmasaydık Meclis çoğunluğu hala AKP’nin elinde olurdu. Ve o tek adam sistemiyle İstanbul Ankara belediyeleri bizde olmazdı. Siz yaptınız siz dik durdunuz.

2002’den beri Türkiye’yi yöneten bir iktidar var. Hayırlı yaptıkları her şey için teşekkür ederiz. Ama güç insanı bozuyor. Mutlak güç iki kere bozuyor. Şimdi bakın seçime gidiyoruz bayram gibi olması lazım. Bu meydanlarda her siyasi parti gelip seçmenine konuşmalı ve konuşmanın tamamı projeler üzerinden olmalıdır. Buna karşın Sayın Cumhurbaşkanı Recep Bey çıkıyor bizleri gömmekten bahsediyor. Yahu biz düşman mıyız. Biz bu ülkenin vatandaşlarıyız. Sen kimi gömüyorsun.  Sen kendine gel kendine gel.

Bu nasıl bir dildir. Bakınız 31 Mart’a giderken bir taraftan bizi PKK’lılıkla suçladılar. Bir taraftan da bebek katili Öcalan’ın kardeşini TRT’de konuşturdular.

3 Yıl boyunca ben esnaf esnaf gezdim Kayseri de dahil. Ne öğrendik. Seçmen velinimettir seçmenin derdinin dinlersin çözüm önerirsin seçim geldiğinde seçmen seni tartar oy verir selam verirsin vermez amenna dersin bir dahaki sefere gönlünü kazanayım dersin. Türkiye’de çok uzun zamandır bu yapılmıyor.

Çağlar ile Sami’nin derdini çözmek onu konuşmak yerine Meral Akşener PKK’lı diyorlar.. Allah Allah… Kayseri’de PKK’lıyım Diyarbakır da faili meçhulcuyum. Ben hangisiyim karar verin artık.”

Yavaş da Erdoğan’ın “Diyanet’i kapatacaklar” iddiasına cevap verdi

ABB Başkanı Mansur Yavaş ‘Diyanet’i kapatacaklar’ Cumhurbaşkanı Erdoğan’a cevap vererek ‘ 6 liderden birisi dahi bunu söylediyse hem Ankara belediyesini bırakırım hem de adaylıktan çekilirim’ ifadesini kullandı.

Mansur Yavaş şunları söyledi:

“Sevgili Kayserililer biz seçime gidiyoruz. Bu millet kimi seçerse seçecek sonra herkes evine dönecek. Maalesef iktidar başkaları siyaset yaparken onlar çok hakir görerek siz anlarsınız diyerek seçime girmek serbest ama kazanmak yasak gibi bir davranışa giriyorlar.

Sayın Akşener’e parti kurulduğundan beri yapılan saldırılar iftiralar ve bunların karşılığında kimsenin cezalandırılmaması. Bunu niye anlatıyorum. Şuan hala korku ve nefret siyaseti aynen devam ediyor. Ben şöyle bakıyorum olaya. Millet İttifakı’ndan kimse Cumhur İttifakından kimseye ağzını açıp tek bir laf yapmıyor. ama bizler konuşmaya başlayınca illet zillet bir sürü laflarla karşılaşıyoruz.

Koltuğu bırakmak istemiyorlar bütün mesele burada. İftiranın birisi şu Diyaneti kapatacaklarmış. Burada söylüyorum Diyanet’in kapatılacağını 6 liderden biri söylediyse söz veriyorum Ankara belediyesini de bırakıyorum adaylıktan da çekiliyorum. Bunu nerde söylüyorlar Camide.

2019’da aday olduğumuzda yine aynı sözlerle karşılaştık. Arınç eski belediye başkanına ‘Ankara’yı parsel parsel sattı’ demedi mi. Rantların devam etmesi için yalan söylediler. Ankara’da 5 katrilyon eski dönemin borcunu ödedik.

Ayrıca bizden önceki yönetim metroyu beceremediği için Ulaştırma Bakanlığına devretmiş bir sözleşme yapılmış burayı belediye işletecek ve borcunu ödeyecek. 28 Nisan’da bir karaname çıktı ve 1,6 milyar lirayı Ankara’nın cebinden aldılar. Dediler bu akdar parayı nerden buluyorlar. Çalmazsan çırpmazsan yedirmezsen bu para bulunuyor.”

Paylaşın

Buldan: AKP’yi 14 Mayıs’ta TOGG’a Bindirip Yolcu Edeceğiz

Van’ın İpekyolu İlçesi’nde halka seslenen HDP Eş Genel Başkanı Buldan, “Bu ülkeyi yönetenler, bu meydana iyi baksın. Kadınların sloganlarına, dik duruşuna, kadınların özgürlük mücadelesine iyi baksın. Onların saraylarını titreten ve sallayan kadınlar gümbür gümbür geliyor. Kadınlar değiştirecek, dönüştürecek, yönetecek” dedi.

Haber Merkezi / Buldan, “Bizlere gözdağı vermek. Bizleri sindirmek, çalışmasını engellemek ve sekteye uğratmak. Ama onlar da şunu bilsin; biz bitmedik, bitmeyeceğiz. Yok olmadık, olmayacağız. Varız, var olacağız. AKP 21 yıldır bu ülkeyi yönetiyor. Ancak 18 gün sonra yok olacaklar. 18 gün sonra gidecekler, bitecekler, tıpış tıpış göndereceğiz onları.” ifadelerini kullandı.

Buldan, “Şimdi iktidarın ağzından düşürmediği milli ve yerli adayları var. Bu milli ve yerli meselesini son günlerde çok dillendiriyorlar. Sizin milli yerli bir otomobiliniz var ya TOGG, işte 14 Mayıs sabahı sizi yerli ve milli otomobilinize doldurup hepinizi yolcu edeceğiz.” dedi.

Halkların Demokratik Partisi (HDP) Eş Genel Başkanı Pervin Buldan, Yeşil Sol Parti kadın milletvekili adayları ile Başak Demirtaş, Yeşil Sol Parti’nin Van’da gerçekleştirdiği kadın mitingine katıldı. Mitingde konuşan Buldan, şunları söyledi:

“Merhaba gelê me yê hêja, jinên delal, dayikên bi rûmet, ciwanên xurt hun bi xêr hatin serseran serçavan hatine. Hepinizi saygıyla ve sevgiyle selamlıyorum kadın arkadaşlarım. Hepiniz hoş geldiniz. Selam olsun sizlere, sizler gibi direnen milyonlarca kadına! Van’dan dünyanın her yerindeki kadınlara selam olsun! Selam olsun Jina Aminî’nin özgürlük mücadelesini yaşatanlara; onun bir tel saçıyla dünyayı titreten, onun mücadelesini sahiplenen bütün kadın yoldaşlarıma selam olsun!

Selam olsun adalet arayışını yürüten Cumartesi Annelerine, beyaz eşarplarıyla gece demeden gündüz demeden meydanlarda bu ülkeye barış gelsin diye çırpınan Barış Annelerine! Selam olsun Emine Şenyaşar’a. Ayrıca cezaevlerinde tutsak olan Figen Yüksekdağ’a, Gülten Kışanak’a, Sebahat Tuncel’e, Ayla Akat Ata’ya ve ismini sayamadığım yüzlerce kadın yoldaşıma buradan, Van’dan selam gönderiyorum.

Seçimlere 18 gün kaldı. Bu 18 gün nasıl geçecek diye bizler mücadele ederken, iktidar siyasi soykırım operasyonlarıyla kadınları, gençleri ve siyasetçileri gözaltına aldı. Seçimler yaklaşırken yapılan bu gözaltı operasyonunun bir kumpas operasyonu olduğunu ifade etmek isterim. Seçimlerde güvenliği sağlayacak avukatlara, çalışma yapan yönetici arkadaşlarıma, sahneye çıkıp türkülerini söyleyecek olan sanatçı arkadaşlarıma… Bütün bu yapılanlara cevabımızı elbette 14 Mayıs’ta sandıktan vereceğiz ama bugün bu meydandan da bir kez daha cevabımızı veriyoruz.

Bu operasyonları gerçekleştirenler, iktidar bu meydana iyi baksın; kadınların sloganlarına, dik duruşuna, özgürlük mücadelesine iyi baksın. Onların saraylarını titreten ve sallayan kadınlar gümbür gümbür geliyor. Bugün burada büyük bir moral ve coşkuyla kadın mitingimizi gerçekleştiriyoruz. Hakkari’de aldığımız büyük coşkuyu ve morali bugün Van’da kadınlarla birlikte tüm Türkiye’ye yaymak istiyoruz. Bu meydana iyi baksınlar, bu meydandan atılan sloganları iyi dinlesinler.

İktidarın elbette kendisine göre hesapları var ve bu hesapları operasyonlarla gerçekleştirmeye çalıştıklarını biliyoruz. Bir amaçları daha var; bizlere gözdağı vermek, bizleri sindirmek, çalışmalarımızı sekteye uğratmak. Bir amaçlarının bu olduğunu biliyoruz ancak onlar da şunu bilsinler; biz bitmeyeceğiz, yok olmayacağız, varız var olacağız. Çünkü “jin jiyan azadî” sloganının yeri göğü inlettiği bir Türkiye yarattık. Bugün sadece Türkiye’de değil dünyanın her yerinde bu sloganla kadınlar kenetleniyor, kadınlar bir araya geliyor, kadınlar direniyor ve mücadele ediyor. Sadece jin jiyan azadî değil dîsa jin dîsa jiyan diyoruz. Dîsa jin dîsa jiyan!

“Ayşe teyzenin, Fatma teyzenin tenceresi kaynamıyor”

21 yıldır AKP bu ülkeyi yönetiyor ancak 18 gün sonra yok olacaklar. 18 gün sonra gidecekler, bitecekler. Tıpış tıpış göndereceğiz onları, arkalarına bakmadan gidecekler. Bugün bu ülkede bu kadın iradesi varsa, bu kadın mücadelesi varsa, bu kadınların güçlü birlikteliği varsa bu artık AKP’nin bu ülkede siyaseten yok olduğunun, bittiğinin göstergesidir. 21 yıldır bu ülkede yaşayan her kesime ama başta kadınlara her türlü zulmü yaptılar. Kadınları açlığa, sefalete, yoksulluğa mahkum ettiler. Kadınlar artık pazara gidip alışveriş yapamıyor, markete gidip alışveriş yapamıyor.

Çocuklar okula aç gidiyor, yatağına aç gidiyor. Ayşe teyzenin, Fatma teyzenin mutfağında tenceresi kaynamıyor. İşte en büyük zulüm, kadınlara en büyük zulüm budur. Zamlarla, enflasyonla Türkiye’yi ne hale getirdiklerini en fazla kadınlar bilir. Çünkü en büyük mağduriyeti biz kadınlar yaşıyoruz. Kadınların uğradığı şiddet, yok sayıldığı ülke, kadınların emeğinin sömürüldüğü, iş güvencesinin olmadığı bir Türkiye yaratan AKP hükümetini gönderecek olan da yine biz kadınlarız, kadınların mücadelesi olacaktır.

Sevgili kadınlar seçimlerin asıl sahibi biz kadınlarız, bu ülkenin en önemli gücü biz kadınlarız. AKP-MHP ittifakı kadınların oylarını almak için meydanlara çıkmıyor ama sokaklarda geziyor, ev ev dolaşıyor ve kadınların oylarını istiyor. Peki, Vanlı kadınlar, Van’da Yeşil Sol Parti’nin 8 adayını parlamentoya göndermek için hazır mısınız? 8-0 yapmak için hazır mısınız? Ben Vanlı kadınlardan sözümü aldım, ben de size söz veriyorum ki Vanlı kadın vekiller benimle birlikte parlamentoda sizin iradeniz olacak, sesiniz olacak, renginiz olacak.

Buradan sizin huzurunuzda söz veriyoruz. Kadınlar değiştirecek, dönüştürecek, yönetecek, nokta. Kadınlar yönetecek, sevgili arkadaşlarım. Türkiye’yi yöneteceğiz, kadınlar olarak yöneteceğiz. Parlamentoda da yaşamın her alanında da kadınlar olarak biz bu ülkeyi yönetmeye adayız. Şimdi bütün Van halkının bir kez daha oylarına talip olduğumuzu belirtmek istiyorum.

AKP’nin eski il başkanı geçenlerde bir açıklama yaptı ve “ Vanlılar AKP’ye oy vermeyecek” dedi. Bunu kendileri söylüyor, kendileri açık açık ifade ediyor. Biz de diyoruz ki Vanlılar AKP’ye değil Yeşil Sol’a oy verecek ve 8 vekil çıkaracak. Van’ı Yeşil Sol’un rengine boyayacağız. Sadece Van’ı değil Diyarbakır’ı, Iğdır’ı, Kars’ı, İstanbul’u, İzmir’i, Kayseri’yi, Tekirdağ’ı, Edirne’yi, Türkiye’nin her karışını ve her kentini Yeşil Sol rengine boyayacağız.

Yeşil Sol rengi ile birlikte mor rengimizi Türkiye’nin her yerinde dalga dalga bayraklarla süsleyeceğiz. Bunları gerçekleştirebilmemiz için kadınların 14 Mayıs’a kadar çok sıkı çalışması lazım. İkna olmayan, bize oy vermeyen kesimler varsa, kadınlar bizim yerimize gidip onları ikna edecek, onlardan oy isteyecek ve Van’ın iradesine katkı sunacak, seçim iradesine katkı sunacak. Vanlı kadın arkadaşlarıma, yoldaşlarıma yürekten inanıyorum. Bunu başaracağınıza, kazanıma ortak olacağınıza yürekten inanıyorum.

“AKP’yi 14 Mayıs’ta TOGG’a bindirip yolcu edeceğiz”

Şimdi iktidarın ağzından düşürmediği milli ve yerli adayları var. Bu milli ve yerli meselesini son günlerde çok dillendiriyorlar. Van’dan onlara şunu söylemek istiyoruz; sizin milli yerli bir otomobiliniz var ya TOGG, işte 14 Mayıs sabahı sizi yerli ve milli otomobilinize doldurup hepinizi yolcu edeceğiz.

Sevgili kadınlar sizin iradenizi tanımayanları siz de tanımayın, bu kente kayyım atayanları siz de tanımayın. Sizin iradeniz olan Bekir Kaya’yı asla unutmayın, belediye eşbaşkanlarınızı asla unutmayın. İradenize öyle bir sahip çıkın ki AKP yaptıklarına bin pişman olsun. Bunu yapacağınıza da eminim. Sizlere, Van halkına güveniyoruz, hepinize çalışmalarınızda başarılar diliyoruz. Kazanacağımıza ve başaracağımıza yürekten inanıyorum. Bundan sonra daha sık bir araya geleceğiz.

13 Mayıs’ta yapacağımız büyük miting ile bir kez daha bir araya geleceğiz. Büyük buluşmamızı 13 Mayıs’ta Van’da gerçekleştireceğiz. Newroz alanlarını, 8 Mart alanlarını, bugün burada kadın mitingi alanımızı nasıl doldurduysak 13 Mayıs’taki mitingi de aynı kararlılıkla ve coşkuyla seçimden bir gün öncesinde gerçekleştireceğiz ve mesajlarımızı bir kez daha oradan vereceğiz. Hepinizi saygıyla ve sevgiyle selamlıyorum. Bütün kadın arkadaşlarımızı tek tek kucaklıyorum. Başaracağız, başaracağız, başaracağız. An serkeftin an serkeftin. An azadî an azadî.”

Paylaşın

Muharrem İnce, Millet İttifakı’nı Hedef Aldı

Memleket Partisi Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı adayı Muharrem İnce,” Değerli vatandaşlarım, Türkiye bir kader seçimine doğru gidiyor sayılı günler kaldı. Ancak altılı masadan garip sesler geliyor” dedi ve ekledi:

“Sayın Davutoğlu, 90 yaşındaki halasını dahi ikna edemediğini söylüyor. Sayın Babacan ‘Tabanımızın hepsinin CHP’ye oy vermeyeceğini CHP’lilere ilettik’ diyor. ‘Bunu söyledik’ diyor. Daha önce de, Türklük tartışması açıyor. Anayasa’nın ilk dört maddesini tartıştırıyor. ‘İkinci tura kalırsa Muharrem İnce’ye oy vermem’ diyor. Yani ‘İkinci tura kalırsa Muharrem İnce’ye oy vermem’ demek,. aslında birinci turda da ne yapacağının belli olmadığını söylüyor.”

Memleket Partisi Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı adayı Muharrem İnce, Millet İttifakı ortaklarından Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu ve Demokrasi ve Atılım (DEVA) Partisi Genel Başkanı Ali Babacan’ın basına yansıyan açıklamalarının ardından konuştu. İnce, şöyle konuştu:

“Değerli vatandaşlarım, Türkiye bir kader seçimine doğru gidiyor sayılı günler kaldı. Ancak altılı masadan garip sesler geliyor. Sayın Davutoğlu, 90 yaşındaki halasını dahi ikna edemediğini söylüyor. Sayın Babacan ‘Tabanımızın hepsinin CHP’ye oy vermeyeceğini CHP’lilere ilettik’ diyor. ‘Bunu söyledik’ diyor.

Daha önce de, Türklük tartışması açıyor. Anayasa’nın ilk dört maddesini tartıştırıyor. ‘İkinci tura kalırsa Muharrem İnce’ye oy vermem’ diyor. Yani ‘İkinci tura kalırsa Muharrem İnce’ye oy vermem’ demek,. aslında birinci turda da ne yapacağının belli olmadığını söylüyor.

“Milletimize kazık atacaklar”

Yani bunun Türkçe meali şudur; Biz listelere girdik. CHP listelerine yerleştik. Yerimiz garanti. İster oy verin CHP’ye, ister vermeyin diyor. Bu Türkiye’ye bir tuzaktır. Bu milletimize nasıl bir kazık atacaklarını 15 Mayıs sabahı hep birlikte göreceğiz.

Bu iş doğru değildir. Bu millet ittifakı doğru konumlanmamıştır. Bunun doğrusu CHP, İYİ Parti ve Memleket Partisi birlikte yapmalılardı. Bunu defalarca gündeme getirdim ama ne yazık ki; Bizi dinleyen olmadı. Seçim günü hep birlikte göreceğiz. CHP listelerine yerleşen, garanti yerlere yerleşen bu arkadaşların Türkiye’ye, milletimize nasıl bir tuzak kuracaklarını hep birlikte yaşayacağız.”

Paylaşın

Demirtaş: Erdoğan İlk Turda Açık Bir Farkla Kaybedecek

Eski HDP Eş Genel Başkanı Demirtaş, “Yarım puanın bile önemli olduğu bu kritik seçimde Kürt oyları sonucu belirlemede çok etkili olacak. Erdoğan’ın ilk turda açık bir farkla kaybedeceğine inanıyorum” dedi.

Erdoğan’ın tüm devlet gücünü kullanarak avantaj sağladığı bir seçimin güvenilirliği hakkında endişeleri olduğunu belirten Demirtaş, “Uluslararası sivil ve resmi kurumlar, Türkiye’deki seçimlere daha önce hiç olmadığı kadar ciddi şekilde gözlemci göndermeli. Seçimlerin güvenliği çok önemli” ifadelerini kullandı.

Edirne F Tpip Cezaevi’nde tutuklu bulunan eski Halkların Demokratik Partisi (HDP) Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, yaklaşan 14 Mayıs seçimleri öncesinde avukatları aracılığıyla Politico’ya bir röportaj verdi.

Elçin Poyrazlar imzasıyla yayınlanan röportajda Demirtaş, Kürt oylarının seçim sonuçlarını belirlemekte çok etkili olacağını söyledi.

50 yaşındaki siyasetçi, “Yarım puanın bile önemli olduğu bu kritik seçimde Kürt oyları sonucu belirlemede çok etkili olacak. Erdoğan’ın ilk turda açık bir farkla kaybedeceğine inanıyorum” şeklinde konuştu.

Kürtlerin iktidara karşı öfkesinin giderek arttığını belirten Demirtaş, “Son yıllarda, Erdoğan’ın otoriter baskı politikaları nedeniyle, Kürtler de tüm muhalif gruplarla birlikte hedef haline geldi. Seçilmiş 12 Kürt milletvekili, 102 belediye başkanı, binlerce parti yetkilisi ve destekçisi tutuklandı. Onların yerine belediyelere valiler ve devlet yetkilileri kayyum olarak atandı. Erdoğan, Kürtlere karşı açıkça düşmanlık sergileyen aşırı milliyetçi bir politikaya dönüş yaptı ve Kürt desteğini ciddi şekilde kaybetti” dedi.

PKK’yı eleştirmediği iddialarına da yanıt veren Demirtaş, “Şiddet kullanımını ve silahlı yöntemleri tasvip etmiyoruz veya desteklemiyoruz. Kendimizi PKK’nın siyasi uzantısı olarak tanımlamıyoruz çünkü değiliz. Biz bağımsız bir siyasi kurumuz” ifadelerini kullandı.

Erdoğan’ın tüm devlet gücünü kullanarak avantaj sağladığı bir seçimin güvenilirliği hakkında endişeleri olduğunu belirten Demirtaş, “Uluslararası sivil ve resmi kurumlar, Türkiye’deki seçimlere daha önce hiç olmadığı kadar ciddi şekilde gözlemci göndermeli. Seçimlerin güvenliği çok önemli” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın seçimleri kaybetmesi durumunda görevi bırakmaya hazır olup olmadığına ilişkin bir soruya yanıt veren Demirtaş, “Erdoğan’ın seçim sonuçlarını kabul edeceğine ve sonuçlara saygı göstereceğine inanıyorum. Aksini düşünmek mümkün değil” dedi.

Demirtaş ayrıca yüksek güvenlikli bir cezaevinden siyaseti takip etmenin ve bir parçası olmanın çok zor olduğunu sözlerine ekledi.

(Kaynak: Independent Türkçe)

Paylaşın

Suriye İle Normalleşme: Şam: TSK’nın Çekilmesi Görüşüldü

Suriye Savunma Bakanlığı, Rusya’nın Başkenti Moskova’da gerçekleştirilen dörtlü toplantıda Türk Silahlı Kuvvetleri’nin (TSK) Suriye topraklarından çekilmesi ve “M4” otoyolunun açılmasına ilişkin anlaşmanın uygulanmasının görüşüldüğünü açıkladı.

Haber Merkezi / Suriye Savunma Bakanlığı, Türkiye, Rusya, İran ve Suriye savunma bakanları ve istihbarat başkanlarının Rusya’nın başkenti Moskova’da gerçekleştirdiği toplantıya ilişkin açıklama yaptı.

Suriye’nin resmi haber ajansı SANA’nın haberine göre, açıklamada, “Toplantıda, Türk kuvvetlerinin Suriye topraklarından çekilmesi konusunun yanı sıra M4 yolu [Lazkiye-Halep] olarak bilinen uluslararası karayolu üzerindeki anlaşmanın uygulanması görüşüldü” denildi.

Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar, Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) Başkanı Hakan Fidan, Rusya Savunma Bakanı Sergey Şoygu, İran Savunma Bakanı Mohammad Reza Aştiyani ve Suriye Savunma Bakanı Ali Mahmud Abbas ile Rusya, İran ve Suriye istihbarat başkanları Rusya’nın başkenti Moskova’da bir araya gelmişti.

Milli Savunma Bakanlığı’nın sosyal medya hesabından yapılan açıklamada görüşülen konular arasında Suriye’deki güvenlik durumunun iyileşmesi, Türkiye-Suriye ilişkilerinin normalleşmesi için atılabilecek adımlar, Suriye’deki tüm aşırılıkçı gruplarla mücadele ve mültecilerin ülkelerine dönüşü gibi başlıklar olduğu belirtilmişti.

Bakanlık “Taraflar Suriye’nin toprak bütünlüğüne saygılı olduklarını teyit etmişlerdir. Yapıcı havada geçen toplantı sonucunda, Suriye’de ve bir bütün olarak bölgede istikrarın temin edilmesi ve sürdürülmesi için dörtlü formattaki toplantıların devamının önemi vurgulanmıştır” ifadelerini kullanılmıştı.

Rusya Savunma Bakanlığı’ndan yapılan yazılı açıklamada da “Dört ülke Suriye’nin toprak bütünlüğünü korumaya ve Suriyeli sığınmacıların ülkelerine hızla dönmesi için yapılan çalışmaları yoğunlaştırmaya bağlılıklarını bildirdi” ifadeleri yer almıştı.

Rusya, Aralık ayında Suriyeli ve Türk savunma bakanlarının biraraya geldiği bir toplantıya evsahipliği yapmıştı. O tarihten bu yana üçlü görüşmeler, Esat’ın müttefiki ve yakınlaşmayı açıkça destekleyen İran’ı da kapsayacak şekilde genişletilmişti.

Suriye, Türkiye, İran ve Rusya dışişleri bakan yardımcılarının, Suriye savaşı sırasında yıllarca süren düşmanlıkların ardından Ankara ve Şam arasındaki temasları geliştirmek için Nisan ayında Moskova’da biraraya gelecekleri bildirilmişti.

Paylaşın

“İmralı’yla Görüşme” İddiasına İbrahim Kalın’dan Yalanlama

İmralı’da Abdullah Öcalan ile görüşme yapıldığı iddialarına ilişkin açıklama yapan Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın, “Böyle bir görüşme söz konusu olmamıştır” dedi ve ekledi:

Haber Merkezi / “Bu tamamen bunu dile getiren tarafların, partinin kendi siyasi gündemini empoze etmek ve Cumhurbaşkanımızın yürüttüğü son derece başarılı, etkili kampanya çalışmalarına gölge düşürmek için ortaya attığı bir iddiadır, yalandır, aslı astarı yoktur, gerçekle bir ilgisi yoktur.”

Edirne F Tipi Cezaevi’nde tutuklu bulunan eski Halkların Demokratik Partisi (HDP) Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, Gazeteci Amed Dicle’nin “İktidar İmralı ile görüştü ama istediği sonucu alamadı” sözlerine atıf yaparak, “Erdoğan, İmralı’ya heyet gönderip ne istemiş olabilir sizce?” diye sormuştu.

Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın, konuya ilişki açıklama geldi.

Siyaset, Ekonomi ve Toplum Araştırmaları Vakfı’nın (SETA) Türk Dış Politikasının Yüzyılı Konferansı’a katılan Kalın, konuya ilişkin bir soruya şu yanıtı verdi:

“İmralı ile bir görüşme oldu” iddiası dün ortaya atıldı bildiğiniz gibi. Buradan, bu vesileyle açık ve net bir şekilde bunun yalan olduğunu, gerçekle, hakikatle hiçbir ilgisinin olmadığını ifade etmek isterim.

Bunlar seçim döneminde belli çevrelerin kendilerine siyasi pirim elde etmek için ortaya atığı iddialardır. Kendileri sıkıştıkları için bu konuyu tekrar gündeme getirerek sanki böyle bir şey olmuş gibi bir iddia ortaya atarak güya hükümeti, Cumhurbaşkanımızı zor duruma düşürmeye çalışıyorlar. Ama buradan bir netice almaları mümkün değil. Böyle bir görüşme söz konusu olmamıştır.

Bu tamamen bunu dile getiren tarafların, partinin kendi siyasi gündemini empoze etmek ve Cumhurbaşkanımızın yürüttüğü son derece başarılı, etkili kampanya çalışmalarına gölge düşürmek için ortaya attığı bir iddiadır, yalandır, aslı astarı yoktur, gerçekle bir ilgisi yoktur. Bunu açık bir şekilde ifade edeyim.”

Paylaşın

Canan Kaftancıoğlu Beraat Etti: Erdoğan’a Diktatör Demişti

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a yönelik “Demokrasi yoluyla bir diktatörü bu ülkeden göndereceğiz” sözleri nedeniyle yargılanan CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu, beraat etti.

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu’nun yargılandığı dava Bakırköy 23. Asliye Ceza Mahkemesi’nde yapıldı. Duruşmaya Kaftancıoğlu’nun yanı sıra avukatı Taylan Özkan Kırmızı ile Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın avukatı Ferah Yıldız katıldı.

Bir önceki duruşmada Kaftancıoğlu’nun beraatına yönelik mütalaasını açıklayan savcı, talebini tekrarladı. Söz alan Kaftancıoğlu, “Diktatör ifadesi, uluslararası siyasi terminolojide kullanılan bir kavramdır. Bu kavramı kullanmış olmak konusunda sıkıntı görmüyorum. Bunu kullanmak, hakaretten ziyade bir tespittir. Başka söyleyeceğim bir şey olamaz ancak neden dava açılmıştır, onun cevabı da bende yoktur” dedi.

Kaftancıoğlu’nun avukatı bir önceki celsede belirttikleri hususlarla taleplerin geçerli olduğunu ve beraat talebinde bulunduklarını söyledi. Erdoğan’ın avukatı da bir önceki beyanını tekrar ettiğini belirtti.

Son sözü sorulan Kaftancıoğlu, “Güzel memleketimizde hukukun üstünlüğünün yaşanacağı süreci hep birlikte göreceğiz” dedi. Hâkim, davaya konu olan sözlerinin hakaret olarak değerlendirilemeyeceğini belirterek Kaftancıoğlu’nun beraatine karar verdi.

Canan Kaftancıoğlu ne demişti?

Canan Kaftancıoğlu, 12 Ağustos’taki partisinin 81 il gençlik kolları başkanlarına yönelik toplantıda ; “Partimize, partimizin ilkelerine, gençliğinize, kendinize ve sizlerin hayallerini hedefleri hâline getiren genel başkanımıza, genel başkanımızın sizlere sunduğu imkanlar ve sizin genel başkanımıza, partimize oluşturduğunuz ve artırdığınız enerjiye güvenerek belki de dünya tarihinde bir ilki başaracağız. Demokrasi yoluyla bir diktatörü bu ülkeden göndereceğiz” demişti.

Paylaşın

14 Mayıs Seçimleri: 11 Soruda Oy Kullanma Rehberi

14 Mayıs’ta yapılacak cumhurbaşkanlığı ve milletvekilliği seçimlerine günler kaldı kaldı. Peki oy kullanma işlemi nasıl gerçekleştirilecek, hangi hallerde oylar geçerli veya geçersiz sayılacak? Seçim suçlarında cezalar neler?

Cumhurbaşkanlığı için Recep Tayyip Erdoğan, Kemal Kılıçdaroğlu, Muharrem İnce ve Sinan Oğan Cumhurbaşkanı adayı olarak yarışacak. Milletvekilliği seçimlerinde ise Cumhur İttifakı, Millet İttifakı, Emek ve Demokrasi İttifakı, Sosyalist Güç Birliği İttifakı ve Ata İttifakı’nda yer alan partilerin arasında bulunduğu 26 parti,

TBMM’de temsil edilebilmek için çalışacak. 14 Mayıs seçimlerinde yurt içinde 60 milyon 697 bin 843 ve yurt dışında 3 milyon 416 bin 98 olmak üzere toplam 64 milyon 113 bin 941 seçmen yaklaşık 192 bin sandıkta oy kullanacak.

DW Türkçe’den Alican Uludağ, Türkiye Barolar Birliği’nin (TBB) hazırladığı “Seçmenler için hukuk rehberi”nden de yararlanarak 11 soruda seçimlere ilişkin hukuki rehber hazırladı.

Oy kullanma işlemi ne zaman?

Oy verme işlemi, Türkiye’nin 81 ilinde 14 Mayıs günü aynı anda başlayacak. 08:00’da başlayacak işlem, saat 17:00’da sona erecek. Yurt dışında ve gümrük kapılarında oy verme işlemi ise 27 Nisan’da başlayacak, 9 Mayıs’ta sona erecek. Silahaltında bulunan erler, askeri öğrenciler ve cezaevindeki hükümlüler seçimlerde oy kullanamayacak.

Seçmen bilgi kâğıtları ne zaman dağıtılacak?

Oy kullanma sırasında önce kimlik kontrolü yapılacak. Bunun için nüfus cüzdanı, pasaport, ehliyet, evlenme cüzdanı ve askerlik belgesinden herhangi biri gösterilmek; bunun yanında seçmen bilgi kâğıdı da sunulmak zorunda. Seçmen kâğıtlarının dağıtımı 9 Mayıs’ta tamamlanacak. Seçmen bilgi kâğıdı kendisine ulaşmayan seçmenler, YSK’nin internet sayfasının “Nerede Oy Kullanacağım” bölümünden veya e-Devlet Kapısı üzerinden nerede oy kullanacaklarını sorgulayarak, seçmen bilgi kayıtlarının dökümünü alabilirler.

Seçmenlere kaç pusula verilecek?

Seçimde iki adet filigranlı kâğıttan hazırlanacak birleşik oy pusulaları kullanılacak. Bir pusulada Cumhurbaşkanı adaylarının, diğerinde ise siyasi partiler ve bağımsız milletvekili adaylarının isimleri yer alacak. Sandık başkanı, oy zarfı ve birleşik oy pusulasını, hiçbir tarafında herhangi bir işaret bulunmadığını ve arkasının sandık kurulu mührü ile mühürlü olduğunu kurul üyelerine ve seçmene gösterdikten sonra “EVET” veya “TERCİH” mührü ile birlikte seçmene verecek.

Seçmenler özellikle oy pusulasının arkasında sandık kurulu mührünün bulunup bulunmadığına dikkat etmek zorunda. Oy kullanma kabininde oy kullandıktan sonra zarfa konulacak pusula, daha sonra seçmen tarafından sandığa atılacak. Kapalı oy verme kabinine herhangi bir fotoğraf veya kayıt cihazıyla girilmesi de yasak.

Görme engelliler nasıl oy kullanacak?

Görme engelliler için sandıkta uygun oy pusulası yoksa aynı seçmen çevresindeki bir akrabasının yardımı ile oy kullanabilir. Akrabası yoksa sandık kurulu başkanının onayı ile herhangi bir seçmen yardım edebilir. Benzer durum bedensel engelliler için de geçerli.

Oy sayımına kimler katılabilir?

Oy verme işlemi “gizli” yapılması gerekirken, oy sayım işleminde ise “açıklık” ilkesi geçerli. Oy sayımı sırasında siyasi parti ve bağımsız adayların müşahitlerinin yanı sıra o sandık bölgesinde kayıtlı seçmenler oy sayımına katılabilir. Sayıma Cumhurbaşkanı seçimine ilişkin oy pusulasıyla başlanacak. Oy sayma işlemi sırasında sandık kurulu başkanı, herkesin duyacağı şekilde sonucu okuyarak pusulayı orada bulunanlara göstermek zorunda. Geçerli ve geçersiz oylar tutanağa geçirilecek.

Oy sayımında kritik aşama hangisi?

Oy sayımından sonra partilerin aldığı oylar, sandık sonuç tutanağına yazılacak ve sandık kurulu başkanı ile üyeleri tarafından imzalanacak. Bu tutanaktan tüm partilerin müşahitleri tarafından alınabilecek. Islak imzalı sonuç tutanakları, seçim sonuçlarını teyit etmek için önemli bir veri olacak.

Hangi durumda oylar geçerli sayılacak?

Oy pusulası alanı içerisinde bir siyasi partiye ayrılan alana mührün basılması halinde, oylar geçerli sayılacak ve o oy siyasi partiye yazılacak. Ancak sadece ittifak unvanı bölümüne “evet” veya “hayır” mührü basılması halinde bu oy ittifakın ortak oyu kabul edilecek. Eğer ittifak alanı içinde siyasi partinin alana basılacak mührün taşması halinde de oy geçerli sayılacak ve o oy işaretlenen siyasi partiye sayılacak.

İttifak alanı içerisinde hem siyasi partiye hem ittifak unvanı bölümüne iki ayrı mühür basılması halinde de oylar geçerli kabul edilecek ve siyasi partiye yazılacak. Ancak ittifak içerisindeki partilere ayrı ayrı mühür basılması halinde o oy ittifakın ortak oyu kabul edilecek ve partilere yazılmayacak.

Oylar hangi hallerde geçersiz sayılacak?

Aynı ittifak alanı içinde yer almayan iki farklı siyasi partiye oy verilmesi halinde bu oy geçersiz kabul edilecek. Ancak pusula zarfa konulurken mürekkebin neden olduğu izler oyu geçersiz kılmayacak. Birden fazla ittifaka oy verilirse de oy geçersiz olacak. İki farklı siyasi partinin bulunduğu alanın ikisine de mührün gelmesi halinde bu oy geçerli kabul edilmeyecek. Üzerinde sandık kurulu veya ilçe seçim kurulu mührü dışında başka bir işaret bulunan zarflar geçersiz sayılacak.

Tamamı yırtılmış pusulalar da yine geçersiz kabul edilecek. 2017’ye kadar üzerinde sandık kurulu mührü bulunmayan oylar geçersiz kabul ediliyordu. Ancak 16 Nisan 2017’deki referandum sırasında YSK, kanuna rağmen mühür bulunmayan oyları geçerli kabul etmişti. İktidar, 2018’de yaptığı yasal değişiklik ile sandık kurulu mührü bulunmamasına rağmen YSK fligranı, amblemi bulunan zarflar ile üzerinde özel işaret koymak amacıyla yapıldığı kesin olarak anlaşılmayan zarflar da artık geçerli kabul ediliyor.

Kimlerin sonuçlara itiraz hakkı var?

Seçim kurullarının veya kurul başkanlarının kesin olmayan kararlarına karşı seçme yeterliğine sahip yurttaşlar, siyasi partiler veya bunların tüzüklerine göre kuruluş kademelerinin başkanları veya vekilleri, müşahitler, adaylar ve Cumhurbaşkanı adayları ve/veya yetkilendirdikleri kişiler ile milletvekilleri sonuçlara itiraz edebilir. İtirazlar seçim kurullarına yapılıyor. YSK’nın resen veya itiraz üzerine karşı vereceği kararlar kesin nitelikte olacak. Sandık kurullarının işlemlerine karşı itirazlar; Cumhurbaşkanlığı seçimi için Pazartesi günü Saat 17.00’a kadar, milletvekili seçimi için Salı günü saat 15.00’a kadar yapılabilir.

Seçimde suç işleyenler için ne cezalar isteniyor?

Kanunda, seçimlerin yapılmasını engellemek suç olarak düzenleniyor. Hileli faaliyetlerle veya cebir veya şiddet kullanarak veya tehdit ederek, seçim kurullarının toplanmalarına veya görevlerini yerine getirmelerine engel olanlar, 2 yıldan 5 yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılıyor. Bu suç silahla işlenirse verilecek ceza 3 yıldan az olamaz. Bu fiiller, aralarından biri silahlı en az üç kişi tarafından birlikte işlendiği takdirde, failler hakkında 5 yıldan 15 yıla kadar hapis cezası veriliyor.

Seçim kurulları tarafından alınan kararların uygulanmasını zorlaştıranlar da 6 aya kadar hapis cezası ile cezalandırılıyor. Bir seçmene oy tercihi için para teklif edenler veya seçmenin oy kullanacağı yere girmesine engel olanlar da 3 yıla kadar hapis istemiyle yargılanıyor. Oy verme yeterliliğine sahip olmadığı halde oy verme girişiminde bulunanlar ile ikinci defa oy kullanmaya çalışanların ise yargılanacağı ceza miktarı 5 yıl.

Oy verme günü yasaklar neler?

298 sayılı Kanuna göre oy verme günü, herhangi bir yerde içki satılması, verilmesi, içilmesi yasak olacak. Eğlence yerleri de kapalı olmak zorunda. Bu yerler yalnızca yemek hizmeti verebilir. Yine emniyet ve asayişi korumakla görevli olanlardan başka hiçbir kimse, köy, kasaba ve şehirlerde silah taşıyamaz. Seçim günü saat 18:00’dan sonra ise düğün veya nişan yapılabilecek.

Paylaşın