Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan Depremzedelere “Seçim” Mesajı

Sosyal medya hesabından depremzedelere yönelik mesajlar paylaşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Siyasi görüşü ne olursa olsun, 6 Şubat’ta yaşadığı büyük afetin ardından sandığa giden, tercihini demokratik yollarla gösteren deprem bölgesindeki tüm kardeşlerime en kalbî şükranlarımı sunuyorum” dedi ve ekledi:

Haber Merkezi / “Sandıkta tecelli eden iradenizin başımız üzerinde yeri vardır. Bizim vazifemiz hiçbir ayrım gözetmeden sizlere aşkla hizmet etmektir, 21 yıldır biz de bunu yaptık. Sırf bekledikleri sonuç çıkmadı diye yüreği yaralı insanlarımıza yönelik belli çevrelerce yürütülen hınç ve nefret furyasını reddediyoruz. Hamdolsun, devlet-millet el ele vererek yaralarımızı süratle sarıyoruz.”

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, sosyal medyadan depremzedelere yönelik mesajlar paylaştı.

“Siyasi görüşü ne olursa olsun, 6 Şubat’ta yaşadığı büyük afetin ardından sandığa giden, tercihini demokratik yollarla gösteren deprem bölgesindeki tüm kardeşlerime en kalbî şükranlarımı sunuyorum. Sandıkta tecelli eden iradenizin başımız üzerinde yeri vardır. Bizim vazifemiz hiçbir ayrım gözetmeden sizlere aşkla hizmet etmektir, 21 yıldır biz de bunu yaptık.

Sırf bekledikleri sonuç çıkmadı diye yüreği yaralı insanlarımıza yönelik belli çevrelerce yürütülen hınç ve nefret furyasını reddediyoruz. Hamdolsun, devlet-millet el ele vererek yaralarımızı süratle sarıyoruz. Deprem illerimizde 910 bini aşkın çadır ile 117 bin konteynerin kurulumunu tamamladık, 13 bine yakın iş yerimizi faaliyete aldık.

Bugüne kadar 175 bin bağımsız bölümün inşa sürecini başlattık. Muhalefetin, çarpıtılmış bir fotoğraf karesi üzerinden diline doladığı Hatay Defne Devlet Hastanemizi 57 gün içinde hizmetinize sunduk. Önümüzdeki Ekim-Kasım gibi de inşallah sizleri yeni yuvalarınıza kavuşturmaya başlayacağız. 319 bini ilk bir senede olmak üzere toplamda 650 bin afet konutu inşa edeceğiz.

Gönlünüzü ferah tutun, lütfen hüzünlenmeyin, hiçbir zaman karamsarlığa kapılmayın. Şehirlerinize sahip çıkmaya, hayata dört elle sarılmaya devam edin. Biz yanınızdayız. Allah’ın izniyle sizi asla yalnız bırakmayacak, muhannete muhtaç etmeyeceğiz.”

Paylaşın

Kalın’dan “Montaj Video” Yorumu: Bir Grup Kıvrak Zekalı Gencin…

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın mitinglerinde gösterdiği montaj videoyu değerlendiren Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın, “Bir grup kıvrak zekalı gencin kurguladığı video. Videoda bir araya getirilen unsurlar gerçek” dedi ve ekledi:

“Asıl mesele bu açıklamaları PKK kadroları yaptı mı, yapmadı mı? Sorulması gereken bu. 1,5 aydır PKK kadrolarının ardı ardına Sayın Kılıçdaroğlu’na destek açıklamalarını biliyoruz. Bir terör örgütü sizinle ilgili lehte açıklamalar yaptı.”

Kalın, açıklamasının devamında, “Doğal olarak rahatsız olursunuz. Doğal olarak ‘siz kimsiniz’ dersiniz. 1. turda bunlarla ilgili bir şey duyduk mu biz? Sayın Kılıçdaroğlu’nun bundan rahatsız duyduğunu düşünüyorum ama bu konuda sessiz kalındı. Bunu birinci turda ifade etmesi gerekirdi ama şimdi ediyor. O zaman HDP ile konuşsun bunu. Kamuoyunda böyle bir tablo var” ifadelerini kullandı.

Kalın, ayrıca, “Seçimin sonucu ne olursa olsun 28 Mayıs’tan sonra Türk siyaseti yeni bir fay hattı üzerinden şekillenecek. Terörle aranıza ne kadar mesafe koyduğunuz meselesi olacak” dedi.

Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın, Habertürk’e konuştu. Kalın’ın açıklamalarından öne çıkan bölümler şöyle:

(Ümit Özdağ’ın Cumhurbaşkanlığı seçimleriyle ilgili tutumu): Zafer Partisi Genel Başkanı Sayın Özdağ yarın (Çarşamba) açıklama yapacağını söyledi. Yarın göreceğiz. Anlaşabildilerse saygıyla karşılarız.

Seçimin sonucu ne olursa olsun 28 Mayıs’tan sonra Türk siyaseti yeni bir fay hattı üzerinden şekillenecek. Terörle aranıza ne kadar mesafe koyduğunuz meselesi olacak. Merkez sağ, muhafazakar-milliyetçi ayağı; sosyal demokrat, sol, liberal ayağı.”

(Milliyetçilik tartışması): Seçim sürecinde Sayın Kılıçdaroğlu’nun HDP ile yaptığı işbirliği neticesinde bence CHP’nin hassasiyetlerinin gerisine düştüğü, HDP yöneticilerini rahatsız etmemek adına kamuoyunun tatmin edici karar alamadığını düşünüyorum.

Kendisi de son 1 haftadır tavrını değiştirmeye başladı. Birinci turda niye bu vurgu yoktu. CHP son tahlilde devleti bilen parti. Devletin bekasını, varlığını, meşruiyetini hedef alan terör örgütü konusunda CHP’nin başka türlü tavır almasını tahayyül edemem.”

(Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın mitinglerinde gösterdiği montaj video): Bir grup kıvrak zekalı gencin kurguladığı video. Videoda bir araya getirilen unsurlar gerçek. Asıl mesele bu açıklamaları PKK kadroları yaptı mı, yapmadı mı? Sorulması gereken bu. 1,5 aydır PKK kadrolarının ardı ardına Sayın Kılıçdaroğlu’na destek açıklamalarını biliyoruz. Bir terör örgütü sizinle ilgili lehte açıklamalar yaptı.

Doğal olarak rahatsız olursunuz. Doğal olarak ‘siz kimsiniz’ dersiniz. 1. turda bunlarla ilgili bir şey duyduk mu biz? Sayın Kılıçdaroğlu’nun bundan rahatsız duyduğunu düşünüyorum ama bu konuda sessiz kalındı. Bunu birinci turda ifade etmesi gerekirdi ama şimdi ediyor. O zaman HDP ile konuşsun bunu. Kamuoyunda böyle bir tablo var.”

Paylaşın

YSP Milletvekili Önder’den Kılıçdaroğlu’na Destek Açıklaması

Yeşil Sol Parti İstanbul Milletvekili Sırrı Süreyya Önder, Cumhurbaşkanı Seçimi’nin ikinci turunda da Millet İttifakı’nın cumhurbaşkanı adayı ve CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nu destekleyeceklerini belirtti.

Sırrı Süreyya Önder, Cumhurbaşkanı Seçimi’nin ikinci turuna ilişkin “Sandıklara gitmemek yapmayacağımız, tercih etmeyeceğimiz bir seçenektir” dedi.

Yeşil Sol Parti’den İstanbul milletvekili seçilen Sırrı Süreyya Önder, HDP İstanbul İl Örgütü’nün Youtube kanalında seçimlere ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Önder’in açıklamasından satırbaşları şöyle:

“Sandıklara gitmemek tabii ki bir seçenektir, bir tutumdur. Tarihte de yeri vardır. Boykot bizim kendi geleneğimizde de yapılmıştır ama şu anda bu lüks sayılacak bir tutum olur. Çünkü ne sonuç üreteceği baştan belli bir tavır takınmış oluruz.

Bu sonuçta bizim açımızdan hangi seçenek galip gelirse gelsin, bizim açımızdan olumlu hiçbir sonuç üretmeyecek bir seçenektir. Dolayısıyla belki de yapmayacağımız, tercih etmeyeceğimiz tek seçenek olarak bunu görmek zorundayız. Geleceğimize kayıtsız kalmak anlamını taşır.

Kendisinin taahhüt ettiği birtakım şeyler var. Yani örneğin bağımsız yargı bunu kendisi kamuoyu önünde defalarca deklere etti. Örneğin bizim arkadaşlarımızın cezaevinde boşuna yatıyor oluşunun ya da siyasi bir hınç alma duygusuyla yatıyor oluşunun altını kendisi çizdi.

Dolayısıyla ağır bir sorumluluk aldı üzerine. Bunları yerine getirmek zorunda zaten bu ülkede değişim talebi de tam bu noktalarda en başta adaletsizlikten şikayet alanında odaklanıyor.

Kılıçdaroğlu’nun bir hiyerarşik olarak önce şunu yapacağı, sonra bunu yapacağı ya da bunu yapmayacağı gibi bir şey ben öngöremem ama kesinlikle adalet bahsinden başlaması gerektiğini düşünüyorum. Birincisi bu.

İkincisi bu sistem artık aleni ve çok hoyratça bir yağma, talan düzenine dönüştü. Bu anlamda da bu halkın kaynaklarının öz kaynaklarının talanının önüne geçecek bir adım atmasını bekliyorum.

Ondan sonrası gülistanlık olmayacak yine kendi egemen blokun kendi içinde iç çekişmeleri, çatışmaları devam edecek. Biz burada ne kadar aktör olabilirsek, ne kadar gelişmelerde insiyatif ve irade koyabilirsek o şekilde şekillenecektir diye düşünüyorum.”

Paylaşın

Kemal Kılıçdaroğlu: Burası AK Parti Devleti Değil

Katıldığı bir televizyon programında gündemi değerlendiren Kemal Kılıçdaroğlu, “Burası parti devleti mi, Türkiye Cumhuriyeti devleti mi? Burası bir AK Parti devleti değil. Burası milli kurtuluş savaşı sonrası kurulmuş Türkiye Cumhuriyeti devletidir. 85 milyon bu ülkenin onurlu vatandaşlarıdır” dedi.

Cumhurbaşkanlığı seçimlerinin ikinci turuna ilişkin Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ ile ortak basın açıklaması yapacağını söyleyen Kılıçdaroğlu, “Yarın 11.00’de açıklayacağız. Onların ve bizim beklentilerimiz var. Türkiye’nin bu durumdan bir an önce çıkması lazım. Temel konu olarak sığınmacılar, terör, Anayasa’nın ilk 4 maddesi, 66. maddesi, yolsuzluklar var. Bütün bunlar konuşuluyor” dedi ve ekledi:

“Hangi konularda uzlaşma sağladığımızı zaten kamuoyu bilecek. Anlaşma hemen oturduk imzaladık değil. Görüşmeler devam ediyor. Ümit Bey’le üç kez yan yana geldim. Tamamen ülke çıkarları üzerine bir mutabakat sağlamaya dönük çalışma var. Onlar da biz de gidişattan rahatsızız, düzelmesini istiyoruz. Anlaşma olursa kamuoyuyla paylaşacağız.”

Kılıçdaroğlu, ilk turda yüzde 5,17 oy alan ATA İttifakı Cumhurbaşkanı Adayı Sinan Oğan’ın Cumhur İttifakı’na desteğini açıklaması konusunda da “Siyaseten bir kişi durduğu yeri bilmeli, bu her şeyden önce ahlaki bir şeydir. Siz cumhurbaşkanı adayı olmadan önce topluma neler vadettiniz? Şimdi ne oldu da birdenbire 180 derece görüş açısı değişti?” diye sordu ve Oğan’a oy verenler için de “Size daha önce destek verenler köleleriniz değil ki sizin peşinizden gelsin” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın seçim kampanyası konusunda ise Kılıçdaroğlu, “Bir seçim kampanyasının iktidar partisi tarafından bu kadar kirli, yalana dayalı olmasını hiç aklımızdan geçirmedik” dedi ve ekledi: Sahte video üreten kişiye ne denir? Sahtekâr denir değil mi? Devletin Cumhurbaşkanlığı koltuğuna oturan bir kişi nasıl sahtekârlık yapabilir. Bu kadar iftira, düzeysizlik Cumhuriyet tarihinde hiç olmadı.”

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Millet İttifakı’nın Cumhurbaşkanı Adayı Kemal Kılıçdaroğlu, Habertürk yayınına katılarak gündemi değerlendirdi. Kılıçdaroğlu’nun açıklamalarından satır başları şöyle:

Yarın 11.00’de açıklayacağız. Yorum yapmak istemem. Elbette ki doğal olarak partilerle bir araya geliyoruz. Onların ve bizim beklentilerimiz var. Türkiye’nin bu durumdan bir an önce çıkması lazım. Temel konu olarak sığınmacılar, terör, Anayasa’nın ilk 4 maddesi, 66 maddesi, yolsuzluklar var. Bütün bunlar konuşuluyor.

Hangi konularda uzlaşma sağladığımızı zaten kamuoyu bilecek. Anlaşma hemen oturduk imzaladık değil. Görüşmeler devam ediyor. Ümit Bey’le, sayın genel başkanla üç kez yan yana geldim. Tamamen ülke çıkarları üzerine bir mutabakat sağlamaya dönük çalışma var. Onlar da biz de gidişten rahatsızız. Dolayısıyla düzelmesini istiyoruz. Anlaşma olursa kamuoyuyla paylaşacağız.

Oylar kişiye gitmez; idealizme gider. Sizin hedefiniz ne? Hedefe gider. Beklenti kişiye özgü değil; beklenti nelerin nasıl yapılacağını yönelik. Bunu ifade eden kişi yarın vazgeçip de başka yerde konumlanıyorsa bütün taban oraya gidecek diye bir şey yok. Bugün yapacağım diyorsunuz destek alıyorsunuz, üç gün sonra vazgeçtim diyorsunuz. Size destek verenler köleleriniz değil ki.

Onlara ‘Anayasa’nın ilk 4 maddesini değiştirecek kişilerin yanında yer almayacağım, 66. maddeyi değiştirmeyeceğim’ dediniz. Böyle bir toplum yok, olamaz da zaten. Sayın Oğan Cumhur İttifakı’nı destekleme yolunda karar aldı. Siyasette bir kişi durduğu yeri bilmeli. Siz topluma neleri vaat ettiniz? Şimdi hangi gerekçeyle vazgeçtiniz. Sade bir vatandaş olarak, hele hele oy veren vatandaş olarak bilmek isterim.

Tüm maskeler düştü. Halka farklı görünüp, sarayda farklı görünen kişi iki maske takamaz. Maskesi düşer. Sayın İnce ile görüştüm yakın zamanda. Kendisini aradım, geçmiş olsun dileklerimi ilettim. Yıllar yılı bu partiye emek vermiş. Binlerce kişiye yol arkadaşlığı yapmış, grup başkan vekilliği yapmış, il başkanlığı yapmış. Partideki üyeliği benden çok eski olan arkadaşımızdır. Kendisine her zaman her yerde saygı duymak benim görevimdir. Geçmiş olsun dileklerimi ilettim, karşılıklı biraz sohbet ettik. Tedavi sonrası inşallah kısa sürede sağlığına kavuşur diye dileklerimi ifade ettim.

Doğrusunu isterseniz 1. turda sonuç alacağımızı düşünüyordum. İki taraf da beklenen sonucu alamadı. Şimdi iki lider var. Ve tek bir oy pusulasında iki kişi var. Seçimin ötesinde bu bir referandum. Siz Anayasa’nın ilk 4 maddesini değiştirmek isterseniz Erdoğan’a, buna karşı iseniz Kılıçdaroğlu’na vereceksiniz.

Kadın haklarının kısıtlanmasını istiyorsanız Erdoğan’a vereceksiniz. Yeni sığınmacılar da gelsin, sayıları 10 milyon yapacağım diyorsanız Erdoğan’a oy vereceksiniz. Hayır ben sığınmacıları en geç 2 yıl içinde göndereceğim diyorsanız Kılıçdaroğlu’na oy vereceksiniz. Ekonomide istikrarsızlık devam etsin, fakir fukara kitle olarak daha da büyüsün diyorsanız Erdoğan’a oy vereceksiniz. 2. tur seçim değil bir referandum haline gelmiştir.

(Meclis’teki çoğunluğun Millet İttifakı’nda olması) Tam tersine büyük bir yarar. Bakın ortak mutabakat metninde bütçe harcamalarının sağlıklı bir şekilde denetlenmesi için Kesin Hesap Komisyonu kuracağımızı, başkanlığını da ana muhalefet partisinden olmasını istedik. Yaptığımız bütün harcamaların hesabını parlamentoda muhalefete vereceğiz. Halkımız ‘çoğunluk burada olsun’ dedi. Eyvallah çoğunluk burada olsun. Mesele yok, her türlü denetime parlamento açık olacak. Yaptığımız açıklamalar, aldığımız kararlar. Parlamento bir denetim organı aynı zamanda.

Parlamentoyu ve AK Parti’yi rahatsız edecek kanunu niye götürelim ki? Bizim götüreceğimiz yasalar toplumun yararına olacak. Biz Türkiye’de siyaset anlayışını değiştireceğiz. Örneğin bütçe kanunu gelecek değil mi? Kaynakların nereye harcandığının hesabını parlamentoya vereceğiz. Sayıştay’ın bütün denetim raporları oraya gidecek. Sarayın bütün harcamaları gizli, kimse bilmiyor. Biz bütün bunları açacağız. Parlamentodaki 600 milletvekili bizim götüreceğimiz yasalara ‘evet, haklısınız’ diyecekler.

Anket sonuçlarına bir şey diyemem. Anketler yapılır, bizler bakar, saygı duyarız. Sonuçta benim yorum yapma şansım yok. Bir anketi alıp bütün ayrıntılarına girecek zamanım yok daha doğrusu. Emin olun eğer anketler geliyorsa kapağını bile açmadan sayın Fethi Açıkel hocaya gönderiyorum.

Toplumun en hassas ve duyarlı olduğu noktaları biliyorum. Sorunu yaşayan kitlelerle bir araya geliyor, o sorunun nasıl çözülmesi gerekeni anlatıyorum. Türkiye’de açık ve net söylüyorum, her sorunun çözümü konusunda iddialıyım. Devlette 27,5 yıl çalışmış, toplumun sorunlarını bilen, o sorunlara zamanı geldiğinde neşter atan bir kişiyim. Apartman görevlisini, sanayici, çiftçinin sorununun ayrıntılarını bilirim.

Biz hiçbir zaman seçim kampanyasını bu kadar kara ve lekeli olduğunu hiç düşünmedik. Şu aklınıza gelir miydi Allah aşkına! “Efendim sen teröristlerle berabersin.” Dün akşam TRT’de ne söyledi? Kandil’de ortak bir şeyler yapmışız. Görüntüler mi çıkmış, öyle bir şey söyledi. Sözde kampanya yapmışız. Ondan sonra gazeteci arkadaş ‘anlayamadım’ diyor. Sonra montajlı falan. Vicdanı, ahlakı, erdemi ve inancı olan herkese soruyorum; nasıl olur da beni Kandil’le… Gideceğim de ortak program, video, görseller…

“Niye iftira atıyorsun?”

Hayatımın bütün evresinde teröre karşı çıkan birisi için bu kadar ahlaksız, düzeysiz bir iş nasıl yapılabilir. Sahte video üreten kişiye ne denir? Sahtekâr denir değil mi? Devletin Cumhurbaşkanlığı koltuğuna oturan bir kişi nasıl sahtekârlık yapılabilir. Allah’a sığınıyorum. Bu kadar iftira, düzeysizlik Cumhuriyet tarihinde hiçbir zaman olmadı. Keşke karşıma gelse de ‘yemin et’ derim, ‘Allah’a inanıyorsun yemin et’ derim. Niye iftira atıyorsun? Kandil’in anahtarı senin cebinde. Telefonlar senin cebinde. Beni suçluyorsan karşıma çıkacaksın karşıma. Kendini erkek olarak görüyorsan er olarak karşıma çıkacaksın. Nedir bu rezalet. Biz bunu hiç düşünmedik.

Cumhurbaşkanlığı koltuğunda oturan kişinin bu kadar alçalacağını hiç düşünmedik. Eleştirebilir, saygı gösteririm. Yalan, iftira, karalamalar üzerine aşağılık bir kampanyayı hiç düşünmedim. Gerçekten Allah büyüktür. Rahmetli babam ‘oğlum sen doğru dur eğri belasını bulur’. Allah aşkına, madem montajsa, sen Cumhurbaşkanlığı koltuğunda oturuyorsun. Bir montajı kalkıp da nasıl gösterirsin. İnsanda biraz ahlak, erdem olmaz mı? Böyle bir rezalete nasıl izin verirsin. Sen Cumhurbaşkanısın. Ben bu ülkenin cumhurbaşkanıyım, benim önüme bunu getirmeyin, dersin. Biz bunu hiç hesaplamadık.

6 okumuzdan birisi zaten milliyetçilik. Biz zaten milliyetçi partiyiz. Bir tanesi devletçilik. Milliyetçilik vatanseverlik değil midir? Milliyetçilik 6 milyon sığınmacıya Türkiye Cumhuriyeti kapılarını açmak mıdır? ‘Hudut namustur’ kavramından vazgeçip sınırları yol geçen hanına çevirmek midir? Üreten kişinin üretmemesi için çaba harcayıp, her şeyi dışarıda getirmek midir milliyetçilik? Milliyetçilik, yurtsever dediğiniz adam Süleyman Şah türbesini kaçırmaz. Var olan sorunları nasıl çözeceğimizi anlattık. Karşımıza devletin valisi, kaymakamı, cumhurbaşkanı, bakanları, bütün televizyon kanalları, havuz medyasının bütün kanallar neredeyse bizi terörist ilan edecekler.

Kuran’da da yazar ‘aklınızı kullanın’ diyor. Teröristlerin yaptığı konuşma kimin işine yarar? Ben boşuna mı söylüyorum; Kandil’in anahtarı Erdoğan’ın cebindedir diye. Gidip görüştüklerini bilmiyor muyum? Bütün dolaplarını biliyorum.

Ekonomik krizi bir yana bırakıp beka sorunu. Beka sorunu zaten sensin. Türkiye’yi dünyada yalnızlaştırdın. Biz ‘bu memleket elden gitmesin, herkes huzur içinde yaşasın’ diyoruz. Yarın öbür gün sığınmacı sayısı 10 milyondan 30 milyona çıkacak, Türkiye çok daha büyük sıkıntıya girecek. Reyhanlı kadar Reyhanlı’da Suriyeli var. Beka sorunu budur. Bütün bunları toplumun gözünden kaçır, biz teröristlerle yan yanaymışız. Yüreği yetiyorsa, namuslu bir insansa çıkar karşıma bunları anlatır.

“Burası bir AK Parti devleti değil”

Savunma sanayini söyleyeyim. Benim ağzımdan aleyhte bir cümle duydunuz mu? Milli mesele bu. Silah üretildi de karşı mı çıktık. İHA, SİHA üretildi de karşı mı çıktık? Tank Palet Fabrikasını Katar Ordusu’na niye sattın? Buna karşı çıktık. TSK Güçlendirme Vakfı, savunma sanayinin ana aktörü. Niye karşı çıkalım? Bunlar bir partinin değil ki. Bu devletin. Devletin ürettiği silaha ‘neden silah üretiyorsunuz’ niye diyelim.

Burası parti devleti mi, Türkiye Cumhuriyeti devleti mi? Burası bir AK Parti devleti değil. Burası milli kurtuluş savaşı sonrası kurulmuş Türkiye Cumhuriyeti devletidir. 85 milyon bu ülkenin onurlu vatandaşlarıdır. Silah üreteceğiz, elbette ki savunma sanayimiz güçlenecek. Türkiye’nin savunma sanayinde güçlü olması lazım. Rahmetli Ecevit, rahmetli Erbakan, rahmetli Turgut Özal’a teşekkür etmemiz lazım. Kaynak ayıran onlardır. Sanki bunlar yapıyor, başka savunma sanayi yok, biz niye karşı olalım? Hiçbir zaman karşı olmadık.

Biz lider partisi değiliz. Biz akılla mantıkla kararları alırız. Diğer taraf biat eder. Bizde öyle bir şey yok. Şu anda bizim bakan belirleme gibi düşüncemiz yok. Ama bizim mükemmel kadrolarımız var. Ekonomi kadrolarımız Cumhur İttifakı’nda yok. Merkez Bankası, BDDK, Kamu İhale Kurumu’nun başına kimlerin gelmesi gerektiğini çalışıyoruz zaten. Buralara erdemli, ahlaklı, liyakatli kişileri getireceğiz.

“Biz bunları göndereceğiz”

Türkiye Cumhuriyeti devleti Erdoğan’ın devleti değil. Ben Avrupa’nın sığınmacı deposu değilim. Kusura bakmayın diyeceğiz. Biz bunları göndereceğiz. İnsani koşullarda kendi ülkelerine gitmeleri lazım. Oturup anlaşma yapacağız. Suriye hükümetiyle bunların can ve mal güvenliklerini sağlayacağız. AB parayı verecek. ‘Ben bunu vermek istemiyorum’ derse kusura bakmasın geri kabul anlaşmasının manası yok. Bunlar Türkiye’yi devlet olmaktan çıkardılar. Sen bu geri kabul anlaşmasını niye imzaladın? Koltuğunu korumak için.

Sadece Suriyeliler değil, her yerden gelen var. Uyuşturucu baronları geliyor. Türkiye’yi uyuşturucu cennetine çevirdiler. O uyuşturucu baronlarının kökünü kazıyacağım, herkes bilsin. Her tarafa paralar dağıtıyorlar. Seçim kampanyasında devletin bütün organlarını harekete geçirdiler. Valilerin, kaymakamların neler yaptığını çok iyi biliyorum. Namuslu, düzgün kaymakam ve valiler de var. Onları da biliyorum.

Sığınmacılar konusunda Millet İttifakı’nda farklı yaklaşımlar yok. Bizim zaten ortak mutabakat metninde bu var. Sığınmacılar ve kaçakçıların kendi ülkesine gitmesini istiyoruz. Bizim askerlerimiz Suriye’de her an çatışma ile karşı karşıya kalabilirler ve her an şehit olabilirler. Bizim askerimiz orada şehit olacak buraya gelip krallar gibi yaşayacaklar. Kilis’e gittim neredeyse orada bizim esnafımız kalmamış. Ortak mutabakat metninde bu var. Sadece zaman yok. Biz 2 yıl diyoruz. Belki çok daha erken bir sürede olacak bu.

Seçmen sandığa gitmeli, oyunu kullanmalı. Türkiye’nin içinde bulunduğu acı tablonun değişmesi lazım. Pazara çıktığı zaman hayat pahalılığını görüyorsa, kendilerine montajlı videolarla yalan söyleniyorsa vicdan sorgulaması yapması lazım. Bu düzeni, yapıyı, anlayışı değiştirmesi lazım. 22 yıldır terörü bitiremedi. Oysa rahmetli Ecevit bunlara biten bir terörü devretmişti.

“2,5 milyon çok büyük rakam değil”

Nasıl bir devlet yönetimidir bu? Bizim şu anda geçen dönem milletvekilliği yapan, bu dönem yeniden seçilen arkadaşlarımız şu anda Anadolu’da her tarafta çalışıyorlar. Sorunları aktarıyorlar. 2,5 milyon çok büyük rakam değil. Bu rakam rahatlıkla kapatılacak göreceksiniz. Vatanseverlerin ortak hareket etmesi lazım.

Sığınmacıdan, hayat pahalılığından, yolsuzluklardan, liyakatsizlikten şikayet ediyorsan 22 yıldır bunu beceremeyenlerin gitmesi lazım. Demokrasi budur. Devlet soyuldu. Bu zengin devlet resmen soyuldu. Paralar yurt dışına götürüldü. Bundan şikayetçi olmayanları biliyorum. 5’li çeteler, 4-5 yerden aylık alanlar, paralarını yurt dışında dünyalıklarını yapanlar. Bunlar hayatlarından memnun. Asıl geniş kitle hayatlarından memnun değil.

“Montajlı videolarla bir toplumu zehirliyorlar”

Devletin çürüyen kolonları var. Bunların yeniden inşa edilmesi lazım. Yasama, yargı, yürütmenin olması lazım. Medyada da ciddi çürüme var. Türkiye’nin bu kamplaşmadan çıkması lazım. Kendi aramızda görüş farklılıkları kavga nedeni olmamalı. Biz iyilikte yarışmak için yola çıkıyoruz, öbür taraftan montajlı videolarla bir toplumu zehirliyorlar. Allah büyüktür, çıkıp en son kendi itiraf etmek zorunda kaldı ‘bunlar montajdır’ diye. Hangi yüzle topluma çıkacaksınız. Çıkıp topluma ben dürüst adamım, doğru adamım diyemezsiniz.

200 bine yakın sandık var. Bazı sandıklarda görevlimiz yoktu. Orada İYİ Parti’nin sandık görevlisi vardı, bizim de müşahitlerimiz vardı. Bazı yerlerde İYİ Parti’nin yoktu bizim görevlimiz vardı. Müşahit sayısının yetersiz olduğunu gördük. Bütün veriler geldi. Sadece bizim değil AK Parti’nin itirazları oldu. O nedenle bilgilerin akmasında baştan tutanaklar geldi. Yüklenmede biraz zaman aldı.

Öbür taraftan Anadolu Ajansı yüzde 57 ile açtılar. Bize büyük kentlerden bilgi akıyordu. AA öteden beri düşüncesi; önce iktidar partisinden gelen oyları verir. Sandıklara polisin gidip bilgi almak istediğini biliyorum. İki kez İçişleri Bakanlığı kendi kurduğu yapıya bilgi aktarılmasını istedi. YSK iki kez reddetti. Buna rağmen polisler sandıklardan bilgi almaya kalktı. Bir müdahaleyi de gördük, bize de aktarıldı.

“Hedef ikinci turu almak”

Siz Almanya’da seçim sonuçlarını ‘burada hile yapıldı’ diye duydunuz mu? İktidara kimse güvenmiyor. Toplumun büyük kısmı ‘bunlar oy çalacak’ diyor. Devlete duyulan saygının kaybolduğunu hepimiz görüyoruz. Bütün bilgilerin şeffaf şekilde topluma aktarılması lazım. İstanbul seçimlerinde gördük. Torbaların değiştirilmek istendiğini gördük. 200 bin sandık var.

Müşahitlerle beraber 550 bin kişiyi göndermişiz. Bu kez 1 milyon hedefimiz var. 1 milyon müşahidin sandıkta olması lazım. Bir ilde müftü şunu söyledi ‘Ben müftüyüm doğru sayım yapmak istiyorum. Sizin müşahidiniz 2, karşı taraf kalabalık, lütfen müşahit sayısını artırın’ dedi. Doğu’da, Güneydoğu’da daha büyük olaylar var. Bazı soru işaretlerimiz var ve çalışıyoruz. 1. turda nerelerde bizim zayıflığımız var. Hedef ikinci turu almak, birinci turda oyu tartışmanın bir mantığı yok.

Onursal Adıgüzel Bey kendi isteğiyle istifa etti. Gecikmeler oldu. Bilgiyi yüklemekte gecikmeler oldu. O gecikmenin yüklediği sıkıntılar ortaya çıktı. Sistem tümüyle dışarı kapatıldı. Dışarıdan yapılacak müdahaleler konusunda son derece dikkatli davranıldı. 200 bin kişiye destek olmak için orada müşahitler var. İYİ Parti, DEVA, Gelecek Partisi, Saadet Partisi’nin de müşahitleri var. Sayının belli bölgelerde yetersizliğinden kaynaklanan şikayetler geldi.

Büyük kentlerde müşahit sayısında sıkıntı çekmiyoruz. Daha çok küçük yerlere mezralarda sıkıntımız var. Örneğin Ankara’dan bir grup genç oyunu kullandıktan sonra süratli şekilde Çankırı’ya gidip müşahit olacaklar. Buna benzer uygulamamız olacak. Zaman zaman eleştiri geliyor ‘7 tane yardımcı olur mu’ neden olmasın? Devleti bir kişiye teslim ederseniz bugünkü tablo. Biz bir aradayız, sorunumuz yok. Zaten bakanlar olacak, göreceksiniz çok nitelikli insanlardan oluşacak. Biz hangi kararları alacağımızı ve nasıl yöneteceğimizi ortak mutabakat metninde yazdık ve açıkladık. Cumhur İttifakı’nda var mı böyle bir şey? Kimse sormuyor bunu.

Babala TV’nin yaptığı programın benzerini Kars’ta, İstanbul’da gençlerle yaptım. Bu toplantılar medyaya kapalıydı. Kanaat önderleriyle yaptım. Onlar istedikleri soruyu soruyorlardı. Katılırsınız veya katılmazsınız benim düşüncelerimi bilmeniz lazım dedim. Babala TV’ye kendi isteğimle katıldım. Aklınıza gelen her soruyu rahatlıkla sorabilirsiniz dedim. Şundan emin olmanızı isterim; anlatacağım her şeyi büyük samimiyetle söyleyeceğim. Siz siyasetçiye güveneceksiniz, en azından bana, ben de size güveneceğim beraber yol yürüyeceğiz dedim. 7 saatlik program oldu. Programa katılmaktan memnunum. Gençlerin sorularından da memnunum.”

Paylaşın

Kılıçdaroğlu: Sahtekarlık Yapandan Cumhurbaşkanı Olmaz

Hatay’da konuşan Kemal Kılıçdaroğlu, “Siyaset ahlak işidir. Ahlaklı insanların siyaset yapması lazım. Rakibini eleştirebilirsin. Siyaset rakibine iftira atmak, kumpas kurmak değildir. Allah bizi kumpasçılardan, sahtekarlık yapanlardan korusun. Sahtekarlık yapandan cumhurbaşkanı olmaz.” dedi.

Haber Merkezi / Kılıçdaroğlu, konuşmasının devamında, “Daha düne kadar bizim terör örgütleriyle işbirliği yaptığımızı söylediler. Buna dair sahte videolar hazırladılar. Daha dün televizyonda montajlı görüntüler kullandıklarını itiraf ettiler.

Rakibimiz olabilir, eleştiriyi yaparız ama kumpas kurmayız. Olmayan olayları olmuş gibi gösterip böyle sunmayız. Biz ahlaklı ve erdemli insanlarız. Ahlaklı ve erdemli olmayanların en tepede olması kabul edilemez.” ifadelerini kullandı.

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Millet İttifakı’nın Cumhurbaşkanı adayı Kemal Kılıçdaroğlu, Hatay’da Millet Buluşmasında yaptığı konuştu.

Kemal Kılıçdaroğlu, Türkiye’deki sığınmacılarla ilgili olarak “En geç iki yıl içinde herkesi kendi ülkelerine göndereceğiz. Bu konuda Millet İttifakı olarak anlaştık, ortak mutabakat metnindeki ilkelere uyacağız ve bunları kendi ülkelerine iade edeceğiz” dedi.

Kılıçdaroğlu, “Geri kabul anlaşması yaptılar, Türkiye’yi sığınmacı deposu haline geldiler, Türkiye’yi buradan çıkaracağız… Türkiye, bölgede barışın, dostluğun güvencesi olacak” diye devam etti.

“Terör nereden gelirse gelsin, hepimizin ortak mücadele etmesi lazım” diyen Kılıçdaroğlu, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın mitinglerinde kullandığı “montajlı video” için de şu ifadeleri kullandı:

“Beni derinden üzen konu şu: Siyaset ahlak işidir. Ahlaklı insanların siyaset yapması lazım. Rakibini eleştirebilirsin. Siyaset rakibine iftira atmak, kumpas kurmak değildir. Allah bizi kumpasçılardan, sahtekarlık yapanlardan korusun. Sahtekarlık yapandan cumhurbaşkanı olmaz.”

Daha düne kadar bizim terör örgütleriyle işbirliği yaptığımızı söylediler. Buna dair sahte videolar hazırladılar. Daha dün televizyonda montajlı görüntüler kullandıklarını itiraf ettiler.”

Rakibimiz olabilir, eleştiriyi yaparız ama kumpas kurmayız. Olmayan olayları olmuş gibi gösterip böyle sunmayız. Biz ahlaklı ve erdemli insanlarız. Ahlaklı ve erdemli olmayanların en tepede olması kabul edilemez.”

Kemal Kılıçdaroğlu, Pazar günü yapılacak seçimlerde oy kullanma çağrısını yineledi ve “Vatanseverlik oy kullanmaktır, vatanseverlik adalet ve ahlak isteyenleri iktidara taşımaktır” dedi.

Kılıçdaroğlu: Bu bir referandumdur

Kılıçdaroğlu, sosyal medya paylaştığı bir videoda seçmenleri oy kullanmaya çağırdı.

Kılıçdaroğlu, “Sen beni sevsen de sevmesen de kabulüm. Ekonomi için karar ver. Bunlar gelirse dolar 30 liraya çıkacak. O oyu benim için değil kendin için vereceksin. Vatanını seven sandığa gelsin.” dedi.

Paylaşın

Devlet Bahçeli: Erdoğan 13. Cumhurbaşkanı Olmalıdır

Malatya’da konuşan MHP Lideri Bahçeli, “Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi tekrar hayata geçmeli ve Recep Tayyip Erdoğan 13. Cumhurbaşkanı olmalıdır. Bunu yapmak mecburiyetindeyiz. Bunu yaparken milletçe birlik ve beraberlik içinde bulunmalıyız” dedi ve ekledi:

Haber Merkezi / “14 Mayıs’ta elde edilmiş başarıyı yarıda bırakmamak için yapılanları yarıda bırakmama kararlılığını bir kez daha göstermek için hep beraber 28 Mayıs’ta sandığa gitmeliyiz. Sandıkta sorumluluklar üstlenmeliyiz. 14 Mayıs’tan sonraki dönemde aynen sandığa gitme kararlılığımız mutlaka gösterilmeli.”

Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, 28 Mayıs’ta yapılacak Cumhurbaşkanlığı ikinci tur seçim çalışmaları kapsamında Malatya’da konuştu. Bahçeli’nin açıklamalarından öne çıkan bölümler şöyle:

“Kahramanmaraş depremlerinden sonra tedbirler alındı. Bunu görmemezlikten gelemeyiz. Alınan tedbirleri siyaseten istismar edemeyiz. Çünkü 104 gün içerisinde süren deprem felaketi sırasında öncelikle 50 bini aşkın şehidimizi toprağa verdik. 110 bini aşkın vatandaşımızı hastaneye sevk ettik.

Diğer tedbirlerin de alınması gerekmekteydi. Bunların başında güvenlik gelmekteydi. Cumhurbaşkanımız Erdoğan bütün bakanlarıyla devletin kamu gücüyle, kamudaki vatan evlatlarıyla, valisi, polisi, Mehmetçikleriyle 11 ilimizde her türlü önlemi almasıyla, beslenme, güvenlik önlemleri alındı.. Böylece Türkiye üzerindeki oyunlar bozularak istismar kaldırıldı.

İttifaklar yoluyla Türkiye üzerinde hesabı olanlar, dış birlikçileri olanlar büyük bir çaba göstermiştir. 14 Mayıs’ta Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin yanında olanlar yüksek bir başarı elde etti. Kamuoyu araştırmalarındaki saptırmalara rağmen yüzde 49.5 ile millet dedi ki, ‘Recep Ağa yola devam.’ Böyle bir dönemde yapılmış olan Cumhurbaşkanlığı seçimi hedefler doğrultusunda oldukça başarı sağlanmıştır.

Konutlar köyden şehre kadar ne gerekiyorsa yapılma çevresine girilmiş. Yeni bir Türkiye, yeni bir hayat, yeni bir yüzyılın adımlarının atılma kararlılığı ortaya çıkmış. Bu kararlılığın durmaması, yarıda kalmaması lazım. Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi tekrar hayata geçmeli ve Recep Tayyip Erdoğan 13. Cumhurbaşkanı olmalıdır. Bunu yapmak mecburiyetindeyiz.

Bunu yaparken milletçe birlik ve beraberlik içinde bulunmalıyız. 14 Mayıs’ta elde edilmiş başarıyı yarıda bırakmamak için yapılanları yarıda bırakmama kararlılığını bir kez daha göstermek için hep beraber 28 Mayıs’ta sandığa gitmeliyiz. Sandıkta sorumluluklar üstlenmeliyiz. 14 Mayıs’tan sonraki dönemde aynen sandığa gitme kararlılığımız mutlaka gösterilmeli.

Oy pusulasını ele aldığınızda o pusulaya öyle bir bakın ki, televizyonlardaki yalana, dolana değil, soğana, patatese değil, milletin geleceğine, deprem felaketinin kaldırılmasına bir resim var ki o resim Recep Tayyip Erdoğan’dır. Bu sonuç ABD’nin kovboyları değil, Avrupa’nın uşakları değil Anadolu’nun evlatları Anadolu’nun yiğidine sahip çıkmalı.

Oy pusulasında iki resim var, bir de mühür var. Biraz düşünmenizi istiyorum. Koalisyonlarla hükümetler kurulması hali Türkiye’nin temel sonuçlarının çözülmesine yetmiyor, yetemiyor. Türkiye’yi bataklığa, kaosa sürüklüyor. İşte bunları aşmak lazım. Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ne geçişin önemi çok daha iyi anlaşılmalı.”

Paylaşın

HÜDA-PAR’ın Suç Duyurusuna Akşener’den Yanıt: Şeref Madalyası

Parti programında yer alan “Kadınların sahiplendirilmesi” ifadesi nedeniyle tepki gösterdiği HÜDA-PAR’ın hakkında suç duyurusunda bulunduğu İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, “Benim için şeref madalyasıdır” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın montaj açıklamasını da değerlendiren Akşener, “Cumhurbaşkanı’na yakışmayacak bir tutum. Çok acı. Gerçekten çok ayıp. Oy versin vermesin, her birimizin can güvenliğinden sorumlu bir kişinin, bizleri PKK ile suçlaması ve sonra ‘Montaj olur şu olur bu olur’ demesine uygun kelime bulamıyorum” ifadelerini kullandı.

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, Cumhurbaşkanlığı ikinci tur seçimleri kapsamında çalışmalarına ve ev ziyaretlerine ve temaslarına devam ediyor.

Bu kapsamda, İstanbul Çekmeköy’de emekçilerle bir araya geleceği toplantı öncesi açıklamalarda bulunan Akşener, ikinci tur görüşmeleri kapsamında Millet İttifakı Cumhurbaşkanı Adayı Kemal Kılıçdaroğlu ile Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ arasındaki mutabakat metniyle ilgili kendisine henüz metnin gelmediğini belirtti.

İki lider arasında uzlaşma sağlanacağını düşündüğünü belirten Akşener, “Her ikisi o mutabakat metni üzerinde fikirlerini muhtemelen birleştirdikten sonra diğer genel başkanlara da iletilecektir. Dolayısıyla benim bir bilgim yok, geldiği zaman fikrimi söylerim. Özdağ’ın sığınmacılar konusunda, Anayasa’nın değiştirilemez 4 maddesi konusunda, 66. madde konusunda Millet İttifakı bileşenlerin bir itirazı yok. Zaten bizim parlamenter sisteme geçiş konusundaki mutabakat metnimizde de böyle bir durum yok. Uzlaşacaklarına eminim” dedi.

Erdoğan’ın montaj video açıklaması

İYİ Parti Lideri Akşener, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın montaj video açıklaması ile ilgili de şunları kaydetti:

“Bir Cumhurbaşkanı’na yakışmayacak bir tutum bu. Ha montaj, şu montaj, bu montaj… Bu gerçekten, bu ülkenin hala seçilmiş Cumhurbaşkanı Sayın Erdoğan, çok acı, gerçekten çok ayıp. Her birimizin ona oy versin vermesin, bizim can güvenliğimizden, emniyetimizden sorumlu bir kişinin, yani bir başka vatandaşın, bir siyasetçi olabilir ama neticede bir vatandaş Sayın Kılıçdarğlu ve ben ve diğer arkadaşlar… Bizleri PKK’lıkla suçlamak, aklınıza gelebilecek her türlü çirkinlikle suçlamak, sonra da ne var canım bunda montaj olur, şu olur, bu olur demek… Ben buna uygun kelime bulamıyorum, sadece çok üzüldüğümü, acı bulduğumu, bir cumhurbaşkanının böyle bir duruma düşmesinin gerçekten ayıp olduğuna inanıyorum.”

Erdoğan, dün TRT’de katıldığı canlı yayında, mitinglerde izlettiği sahte videolar için “Kılıçdaroğlu’nun, Kandil’dekilerle video çekimleri var. Bunları yayınladılar. ‘Haydi, haydi, haydi’. Anladınız mı? Kandil’dekilerle bu şekilde ama montaj, ama şu, ama bu… Video çekimlerini yaptılar. PKK’lılar videolarla bunlara destek verdi” demişti.

Akşener’in ev ziyaretlerine ilişkin açıklamaları ise şöyle:

“Ben biliyorsunuz uzunca bir zamandır esnaf ziyaretleri yaptım. Onun yanına 2 yıla yakın süredir yoksul ailelere ev ziyaretleri yapıyorum. Sonra da bugün burada ziyaret edeceğim gibi, emekçilerle toplantılar yapıyorum. Bunları öncelikle onları dinlemek amaçlıydı, bugün ise Sayın Kılıçdaroğlu’na oy istemek amaçlı, ikinci turda referanduma dönen bu seçimi kazanmak için yapılan çalışmalar.

Bugün gezdiğimiz evlerde gördüklerimin yaşattığı dehşet, bu seçimin mutlaka alınması gerektiğini söylüyor bize. Genç bağımlılık artmış. Dün gezdiğim evlerde ortaokul ve liselere giren, silah, içki, hap ve şiddetten bahsetmişti çocuklar. Bugün gezdiğim sokaklardaki evlerde, hem eğitimdeki bozukluk, yani devlet okullarındaki meseleler… Parası olan çocuğunu okutabildiği bir Türkiye ama buna karşı bağımlılığın arttığı, dar sokaklarda çok daha fazla uyuşturucunun satıldığı, bağımlılığa alıştırıldıktan sonra satıcıya çevrildikleri bir İstanbul ara sokakları gördüm.

Bütün bunların neticesinde kaynamayan tencerelerin yanında şiddet gören kadınlar, 15’i doldurduktan sonra obezleşen çocuklar, ortaokul liseye gidip üniversiteyi hiç aklından geçirmeyen tamirhanede bir taraftan okuyup bir taraftan çalışan çocuklar, bodrumdan bozma evlerin 2 bin 500 liraya oturmayı harika diyen aileler…  Onlara 6 binin üstünde kira isteyen ev sahipleri ile karşı karşıyayız. Nolursunuz Meral Hanım şu kira meselesini halledin diyen insanlar…

Yardımlar kesilmiş. Çocuklarına, eşlerine iş isteyen kadınlar, nerede olursa olsun iş olsun diyen kadınlar gösteriyor ki bize bu ucube sistem Türkiye’yi uçurumun eşiğine getirmiş. Bu seçimi kazanmak durumundayız. Ben o evlerden, o kadınlardan, o gençlerden Sayın Kılıçdaroğlu’na oy istemek üzere dolaştım, dolaşmaya devam ediyorum. Aynı şekilde şimdi emekçi kadınlar ve emekçilerle bir görüşmem olacak. Benzer konuları konuşacağız.”

Paylaşın

Kılıçdaroğlu İle Özdağ İkinci Tur İçin Anlaştı

Zafer Partisi, Genel Başkan Ümit Özdağ, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada,  “Millet İttifakı Cumhurbaşkanı Adayı Sayın Kemal Kılıçdaroğlu ile akşam saatlerinde bir araya gelerek, mutabakat metni üzerinde çalıştık” dedi.

Haber Merkezi / Özdağ, Kılıçdaroğlu ile yarın saat 11.00’de partisinin genel merkezinde Cumhurbaşkanlığı seçimlerinin ikinci turuna ilişkin ortak basın açıklaması yapacağını da duyurdu.

Ortak açıklama yapılacak olması iki liderin Kılıçdaroğlu’nun adaylığını desteklemek konusunda protokolde anlaştığı şeklinde yorumlandı.

Öte yandan Sözcü TV’den İsmail Saymaz, sosyal medya hesabından Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ ve Millet İttifakı cumhurbaşkanı adayı ve CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun Zafer Partisi’nin seçimin ikinci turunda Kılıçdaroğlu’nu desteklemesi konusunda anlaştığını öne sürdü.

Ümit Özdağ’ın koşulları

Ümit Özdağ, Salı günü düzenlediği basın toplantısında, “Oldukça ciddi bir mesafe kaydetmekle birlikte henüz sonuçlanmadığı için bugün akşam CHP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı adayı Sayın Kemal Kılıçdaroğlu’yla Hatay dönüşü bir toplantı daha yapacağız” demişti.

Salı öğlen düzenlediği basın toplantısında habercilerin Kılıçdaroğlu ile henüz mutabakata ulaştırmadığı konulara ilişkin habercilerin soruları ve Özdağ’ın yanıtları şöyle olmuştu:

Mültecilerin geri gönderilmesine ilişkin Kılıçdaroğlu’nun “İki yıl içinde göndereceğiz” sözlerine göndermede bulunan habercilere Özdağ, mültecilerin “Gönüllü değil, gerekirse zorla bir sene içerisinde, uluslararası hukuka uygun olarak,” ülkelerine tehcir edileceklerini söylemişti.

Kılıçdaroğlu’nun kayyım uygulamasına son verileceğine ilşkin vaatleri konusunda da Özdağ “Türkiye’nin güvenliği açısından, terörle mücadelede Türk devletinin hukukunun içerisinde terörle ilintili yerel yöneticilerin yerine devlet görevlilerinin kayyum olarak atanması imkânının her zaman olması gerektiğini düşünüyoruz.” demişti.

Özdağ konuşmasını bitiriken de “Başka detaylar da var, üzerlerinde konuşuyoruz. Türk halkına şunu rahatlıkla söyleyebilirim: Zafer Partisi’nin olduğu yerde terörle mücadele ve Türkiye’nin güvenliği güven altındadır, bundan emin olabilirsiniz.” demişti.

Kemal Kılıçdaroğlu’nun vaatleri

Kılıçdaroğlu Ümit Özdağ’ın direttiği kayyım uygulaması konusunda en son HDP eş genel başkanlarıyla TBMM’de yaptığı görüşmenin ardından “Kayy[ı]m uygulamasını doğru bulmadığımızı ifade ettik. Halkın iradesini ipotek altına alırsanız bu doğru bir uygulama değildir.” demişti.

Kılıçdaroğlu daha yakın tarihlerdeki değinmelerinin yanı sıra geçtiğimiz yıl açıkladığı Suriyeliler’in ülkelerine dönüşü planı kapsamında “Suriyeliler’in kendi ülkelerine dönmeleri için can ve mal güvenliklerini sağlaması ile ilgili oturacağız, bir sözleşme yapacağız. Bu sözleşme Suriye ve Türkiye arasında değil, aynı zamanda Birleşmiş Milletler’in de devreye girmesini isteyeceğiz.” demiş, devamında şunları dile getirmişti:

“[…] Can ve mal güvenliği için de bizim oturup bir protokol yapmamız lazım […] Suriye yönetimiyle […] Bunlar kendi ülkelerine geldiğinde, evlerine yerleştiklerinde bunlara herhangi bir siyasal müdahale ve baskı olmayacak, bu güvenliğini de alacağız.”

Paylaşın

Ümit Özdağ: Biz Cehennemin Kapılarını Kapatmaya Hala Çalışıyoruz

Recep Tayyip Erdoğan’ı destekleme kararı alan Sinan Oğan’a ilişkin değerlendirmede bulunan Ümit Özdağ, “Sinan Bey’in kendi takdiridir, Zafer Partisi’ni bağlamamaktadır. Bu konuda Sinan Bey’le farklı düşünüyoruz” dedi ve ekledi:

“Kamuoyunun değerlendirmesine bırakıyoruz. Üzerinde durmuyoruz. Hayat devam ediyor. Biz, Sinan Bey’le yola çıkarken cehennemin kapılarını kapatmak için yola çıktık, biz cehennemin kapılarını kapatmaya hâlâ çalışıyoruz.”

Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ, partisinin genel merkezinde basın toplantısı düzenledi.

28 Mayıs’ta yapılacak olan ikinci tur cumhurbaşkanlığı seçiminde partisinin tavrını açıklamayan Özdağ, “Yürüyen bir süreç var. Oldukça ciddi bir mesafe kaydetmekle birlikte henüz sonuçlanmadığı için bugün akşam CHP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı adayı Sayın Kemal Kılıçdaroğlu’yla Hatay dönüşü bir toplantı daha yapacağız” dedi.

Özdağ sözlerini şöyle sürdürdü:

“Bu toplantıda halen üzerinde görüşmekte olduğumuz ve Türkiye’nin güvenliğini sağlayacak, 13 milyon sığınmacı ve kaçağın bir sene içinde vatanlarına dönmesini güvence altına alacak.

Böylece Türkiye’nin üzerinde yıllık 11 milyar dolara ulaşan sığınmacıların ekonomik maliyetinin artık Türk halkının sırtından atılmasını temin edeceğiz.

Aynı zamanda Cumhuriyetimizin kuruluş esaslarını, Anayasa’nın ilk dört maddesini, 66. maddeyi güvence altına alacak ve PKK, FETÖ, IŞİD gibi terör örgütleriyle de stratejik ve uzun vadeli, sıfır tolerans ilkesine dayalı bir mücadeleyi öngören protokol görüşmelerini büyük ölçüde ilerletmiş bulunuyoruz. Ama nihayetlenmedi.

Bunun için yüz yüze bazı görüşmeler yapılması gerekiyor. Bu görüşmeleri bu gece gerçekleştireceğiz inşallah. Burada da şu ana kadar olumlu gelişen süreci, bu son aşamada da olumlu gerçekleştireceğimizi umuyoruz.

Bunu başarabilirsek eğer yarın (24 Mayıs) saat 11.00’de Sayın Kemal Kılıçdaroğlu ile burada bir açıklama yapmayı planlıyoruz.”

Özdağ açıklamalarının ardından gazetecilerin sorularını yanıtladı. Mültecilerin geri gönderilmesine ilişkin Kılıçdaroğlu’nun “İki yıl içinde göndereceğiz” sözlerinin hatırlatılması üzerine Özdağ şunları kaydetti:

“Gönüllü değil, gerekirse zorla bir sene içerisinde, uluslararası hukuka uygun olarak.

Keza Türkiye’nin güvenliği açısından, terörle mücadelede Türk devletinin hukukunun içerisinde terörle ilintili yerel yöneticilerin yerine devlet görevlilerinin kayyum olarak atanması imkânının her zaman olması gerektiğini düşünüyoruz.

Başka detaylar da var, üzerlerinde konuşuyoruz. Türk halkına şunu rahatlıkla söyleyebilirim: Zafer Partisi’nin olduğu yerde terörle mücadele ve Türkiye’nin güvenliği güven altındadır, bundan emin olabilirsiniz.”

“Sinan Bey’le farklı düşünüyoruz”

Özdağ, Cumhur İttifakı’nın adayı Recep Tayyip Erdoğan’ı destekleme kararı alan Sinan Oğan’a ilişkin de şunları söyledi:

“Sinan Bey’in kendi takdiridir, Zafer Partisi’ni bağlamamaktadır. Bu konuda Sinan Bey’le farklı düşünüyoruz. Kamuoyunun değerlendirmesine bırakıyoruz. Üzerinde durmuyoruz. Hayat devam ediyor.

Biz, Sinan Bey’le yola çıkarken cehennemin kapılarını kapatmak için yola çıktık, biz cehennemin kapılarını kapatmaya hâlâ çalışıyoruz.”

Paylaşın

28 Mayıs Seçimi: Seçmenler İkinci Turda Da Aynı Adreste Oy Kullanılacak

28 Mayıs’ta yapılacak olan Cumhurbaşkanlığı seçimi ikinci turuna, güncellenmiş kütüklerle gidilecek, seçmen kaydı ile ilgili adres değişikliği yapılamayacak. Seçmenler, Cumhurbaşkanı Seçimi’nin ikinci oylamasında da aynı sandık alanlarında oy kullanacak.

Öte yandan Yüksek Seçim Kurulu (YSK), “bazı seçmenlerin seçmen bilgi kağıtlarını kaybettiği, lazım olmaz düşüncesiyle attığı” ve “seçmen bilgi kağıdı olmayanların oy kullanamayacağı” söylemleri nedeniyle seçmen bilgi kağıtlarının yeniden dağıtılması yönündeki başvuru üzerine, ikinci tur oylama için seçmen bilgi kağıtlarının basımının yapılarak yeniden dağıtılmasını kararlaştırdı.

Cumhurbaşkanı Seçimi’nin ikinci turu 28 Mayıs’ta yapılacak, pusulada ilk oylamada en çok oy alan Cumhurbaşkanı, AK Parti Genel Başkanı, Cumhur İttifakı’nın adayı Recep Tayyip Erdoğan ile Millet İttifakı’nın adayı CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu yer alacak.

Bu turda geçerli oyların çoğunluğunu alan aday cumhurbaşkanı seçilecek.

Yeni 47 bin 523 seçmen

İkinci tura, güncellenmiş kütüklerle gidilecek, seçmen kaydı ile ilgili adres değişikliği yapılamayacak, Cumhurbaşkanı Seçimi’nin ikinci oylamasında da aynı sandık alanlarında oy kullanılacak.

Yurt içi ve yurt dışında toplam kayıtlı 64 milyondan fazla seçmene, ilk turun ardından yurt içinde 18 yaşını dolduran ve seçmen olmaya hak kazanan 47 bin 523 kişi daha eklenecek.

Yurt dışı oyları

Yurt dışındaki seçmenler de bir önceki seçimde olduğu gibi aynı yerlerde oy kullanacak.

Yurt dışı seçmen kütüğüne kayıtlılar için 20 Mayıs’ta 73 ülkede kurulan sandıklardaki oy verme işlemleri devam ediyor. Bu seçmenler 24 Mayıs’a kadar temsilciliklerde oy verebilecek. Gümrük kapılarında ise oy kullanma işlemi 20-28 Mayıs’ta yapılacak.

Seçmen bilgi kağıtları

Yüksek Seçim Kurulu (YSK), “bazı seçmenlerin seçmen bilgi kağıtlarını kaybettiği, lazım olmaz düşüncesiyle attığı” ve “seçmen bilgi kağıdı olmayanların oy kullanamayacağı” söylemleri nedeniyle seçmen bilgi kağıtlarının yeniden dağıtılması yönündeki başvuru üzerine, ikinci tur oylama için seçmen bilgi kağıtlarının basımının yapılarak yeniden dağıtılmasını kararlaştırdı.

Kesin sonuçlar

Seçim sonuçlarına yapılacak itiraz süreçlerinin tamamlanmasının ardından YSK, Cumhurbaşkanı Seçimi’nin ikinci oylamasının kesin sonuçlarını açıklayacak.

Kesin sonuçlar, YSK tarafından Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı ile Cumhurbaşkanlığı makamına bildirilecek, kamuoyuna ilan edilecek, Resmi Gazete’de yayımlanacak.

Yemin töreni

Seçilen cumhurbaşkanı adına, YSK tarafından cumhurbaşkanı seçildiğine dair tutanak, yani mazbata düzenlenecek ve seçilen cumhurbaşkanına verilmek üzere Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına sunulacak.

Bu mazbata, Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulunda, Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı tarafından verilecek ve aynı birleşimde ant içme töreni yapılacak.

Ant içme töreninin, seçim sonucunun kesinleşmesini takip eden üç gün içinde yapılması öngörülüyor.

Yurt dışında kullanılan oy sayısı 1,5 milyonu aştı

Yüksek Seçim Kurulu’nun (YSK) aktardığına göre, yurt dışı temsilcilikler ve gümrüklerde oy kullananların toplam sayısı, Pazartesi gecesi itibarıyla 1,5 milyon 26 kişi olarak açıklandı.

YSK tarafından yine Türkiye’nin 73 ülkedeki 151 temsilciliğinde 167 noktada sandık kuruldu.

Dış temsilciliklerde oy verme işlemi, o temsilcilik için ilan edilen tarih aralığında hafta içi ve hafta sonu yerel saatle 09.00 ile 21.00 arasında, başkonsolosluklara bağlı şehirlerde ise yerel saatle 09.00 ile 18.00 arasında yapılabilecek.

Paylaşın