MHP Lideri Bahçeli: Gelecek Türk Asrıdır

Cumhurbaşkanlığı seçim sonuçlarına ilişkin açıklama yapan MHP Lideri Bahçeli, “Aziz milletimiz demokrasi fethiyle egemenlik haklarını ve tarihi mirasını güçlü şekilde kucaklamış, kardeşlik hukukuyla varoluş namusunu koruyarak Türk ve Türkiye yüzyılı vizyonuyla buluşturma iradesi göstermiştir” dedi.

Haber Merkezi / Seçimlerde milletin “iftira ve inkar siyasetine prim vermediğini” söyleyen Devlet Bahçeli, “tezahür eden milli iradeye herkes ve her kesimin asgari ölçüde saygı duyması” gerektiğini vurguladı. Bahçeli, “Bundan sonra gelecek Türk asrıdır, geleceğin gücü Türkiye’dir. Türkiye Cumhuriyeti’nin 100’üncü yıldönümü taçlanmıştır. Türk ve Türkiye Yüzyılı hedefine ilk adım doğru adamla, cumhurun bizatihi varlığıyla kudretli biçimde atılmıştır” ifadelerini kullandı.

Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, seçim sonuçlarının ardından partisinin genel merkezinde açıklamalarda bulundu. Bahçeli’nin açıklamalarından öne çıkanlar şöyle:

“Türk milleti bugün tarih yazmış, kutlu varlığına, müstakbel geleceğine tertemiz iradesiyle sahip çıkmıştır. Yurt içi ve yurt dışında yaşayan vatandaşlarımızın katılımıyla Cumhurbaşkanlığı Seçimi’nin ikinci tur seçimlerinde kesin olmayan sonuçlara göre Sayın Recep Tayyip Erdoğan 13. Cumhurbaşkanımız olarak seçilmiştir.

Türk demokrasisi ve siyaset tarihinde iki turlu bir seçimin ilk örneği yaşanmakla birlikte katılım oranının yüksekliği milli ve demokratik şuurun canlılığına işaret etmiştir. Türkiye’nin demokrasi standartlarında yüksek seviyeye ulaşması ve dünya çapında mukayese üstünlük kazandığı çarpıcı bir gerçek olarak belirginlik kazanmıştır.

“Aziz milletimiz demokrasi fethiyle egemenlik haklarını ve tarihi mirasını güçlü şekilde kucaklamış, kardeşlik hukukuyla varoluş namusunu koruyarak Türk ve Türkiye yüzyılı vizyonuyla buluşturma iradesi göstermiştir.

Milletimiz iftira ve inkar siyasetine prim vermemiştir. Yine milletimiz yalan ve yıkım simsarlarına itibar etmemiştir. Milli geleceğimizin zillete değil zafere müstahak olduğu tescillenmiştir. Dünya birleşmiş ve karşımıza geçmiş ancak Türk milletine sökmemiştir.

Küresel lobi, çıkarcı, eyyamcılar, entrikacılar, provokatörler, tefeciler, bankerler, ABD’sinden AB’ye kadar tüm ülkeler zilletin fermanını okumuş Çanakkale ruhunu, milli mücadele duruşunu aşamamışlardır. 14 Mayıs Seçimleri öncesi Türkiye dört bir koldan ablukaya alınmış her türlü iç ve dış mahreçli operasyonlar küstahça ilerletilip ihya edilmiştir.

“Bundan sonra gelecek Türk asrıdır”

Bu tablo gurur verici demokratik asaletin, tarih boyunca tam bağımsızlık onuru olarak tarihe geçmiştir. 28 Mayıs Cumhurbaşkanı Seçimi’nde küresel kuşatma yarılmış, Türkiye kutup yıldızını andıran aydınlığını korumuştur. Bundan sonra gelecek Türk asrıdır.

Bugün kucaklaşma, kaynaşma ve muhabbet kazanmıştır. Kaybeden kötülerdir. Hain ve kötü niyetlerdir. 18 Mayıs 2023 tarihinde Cumhurbaşkanlığı seçiminin ülkemize, milletimize, demokrasimize, gönül ve kültür coğrafyalarımıza hayırlı ve uğurlu olmasını Cenabı Allah’tan diliyorum.

Cumhurbaşkanımızla herhangi bir görüşme bugün gerçekleşmemiştir. Zannediyorum Ankara’ya dönüşlerinde tertiplenen toplantıya davet etmişlerdir. O toplantıya da katılacağım inşallah. Önümüzdeki dönemde çok şey değişecektir, her şey değişecektir. Öyle gözüküyor. İnşallah Türkiye değişmez.”

Paylaşın

Selahattin Demirtaş: Yenilmedik, Mücadeleye Devam

Cumhurbaşkanlığı seçim sonuçlarına ilişkin açıklama yapan Demirtaş, “Aslında bir seçim değil, büyük bir operasyon yapıldı. Seçim süreci çok büyük eşitsizlikler, baskılar, inanılmaz yalanlar, iftiralar ve karalamalarla geçti” dedi.

Haber Merkezi / “Bunlara rağmen halk değişimi kesinlikle onayladı ama tüm süreç manipüle edildi” ifadelerini kullanan Demirtaş, “Yenilmedik. Yenilmediğimiz için de sakın kimse umutsuz olmasın. Asla teslim olmak yok. Mücadeleye devam, devam, devam…”

Edirne F Tipi Cezaevi’nde tutuklu bulunan eski Halkların Demokratik Partisi (HDP) Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, Cumhurbaşkanı seçim sonucuna ilişkin sosyal medya hesabından açıklamalarda bulundu.

Oy vermek için sandığa gidenlere teşekkür eden Demirtaş, “Devleti ele geçirmiş olan devasa bir operasyon gücüne karşı ilkeli, ahlaklı bir seçim çalışmasıyla bu oy oranına ulaşmak bile mucize sayılır. Aslında bir seçim değil, büyük bir operasyon yapıldı.

Seçim süreci çok büyük eşitsizlikler, baskılar, inanılmaz yalanlar, iftiralar ve karalamalarla geçti. Bunlara rağmen halk değişimi kesinlikle onayladı ama tüm süreç manipüle edildi. Yenilmedik. Yenilmediğimiz için de sakın kimse umutsuz olmasın. Asla teslim olmak yok. Mücadeleye devam, devam, devam…” dedi.

“Demokratik siyaseti büyüteceğiz”

Halkların Demokratik Partisi (HDP) Eş Genel Başkanı Mithat Sancar ve Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi (Yeşil Sol Parti) Eş Sözcüleri Çiğdem Kılıçgün Uçar ve İbrahim Akın Cumhurbaşkanlığı ikinci tur seçimlerine ilişkin basın toplantısı düzenledi. Açıklamada konuşan Akın, tek adam rejiminin baskıları karşısında eşit ve adil olmayan bir seçim süreciyle karşılaştıklarını ifade etti.

Erdoğan’ın seçim sürecinde devletin tüm imkanlarını kullandığına dikkat çeken Akın, “Aynı zamanda seçim dönemi boyunca Saray’ın propaganda aygıtı tarafından doğrudan fonlanan ve sosyal medyada trol orduları tarafından yürütülen manipülasyonlar; üretilen bilgi kirliliği ve montajlı videolar, seçimlerin adil olmadığını açıkça gösteren en çarpıcı örneklerden bazılarıdır” dedi.

Akın, şöyle konuştu: “Bu seçimlerde aslolanın rejimi değiştirmek olduğunu başından beri dile getirdik ve savunduk. Otoriterlik veya demokrasi tercihi ile karşı karşıya bırakılan topluma gerçekçi vaatler sunarak demokrasiye açılacak kapının daha fazla aralanması için çaba harcadık.  Bu stratejimiz ve buna uygun olan mücadelemizle Erdoğan’ı ilk turda durdurduk. İkinci turda da aynı stratejimizi rejimi değiştirme hedefiyle sürdürdük.

Sandık verileri de gösteriyor ki, seçmenlerimiz partimizin politikalarına ve hedeflerine kararlı bir şekilde sahip çıkmış, iradesini bu yönde güçlü bir biçimde ortaya koymuştur. Kürtlerin yoğun olarak yaşadıkları 16 bölge ilinde Kemal Kılıçdaroğlu’na yönelik oy tercihi 14 Mayıs’a göre aynen sürmüştür. Bütün baskılara ve kirli propagandalara rağmen halkımız geri adım atmamıştır.

Değişim ve demokrasi tercihinde ısrar eden ve parti politikalarına uygun davranan Kürt halkına ve tüm seçmenlerimize en içten ve yürekten teşekkür ediyoruz, bu duruşlarını ve mücadelelerini selamlıyoruz.  Seçim sonuçlarının temel sebeplerini sahici bir biçimde görmek ve eksikleri en doğru yöntemlerle aşmak zorundayız. Bu bizim halkımıza ve mücadele geleneğimize karşı sorumluluğumuzun bir gereğidir.

Sıcağı sıcağına bir kez daha söyleyelim ki, Cumhur İttifakı özellikle 2015 yılından bu yana devreye koyduğu toplumu kuşatma ve baskı kurma stratejisinde ısrar ederse, Türkiye’nin yaşadığı ekonomik, sosyal ve siyasal boyutları da olan çoklu kriz büyük bir çöküşe kapı aralayacaktır.

Bizler bu politikalara ve uygulamalara karşı tüm gücümüzle toplumu ve haklarını savunmaya, her alanda mücadeleye devam edeceğiz. Her bir vekilimizle parlamento çatısı altında demokrasi, barış, adalet, eşitlik, özgürlük ilkelerini savunmayı, Demokratik Cumhuriyet mücadelemizi bir üst aşamaya taşımayı sürdüreceğiz. Sonuçlar açıkça göstermiştir ki, bu ülkedeki her iki kişiden birinin değişim talebi vardır.

O nedenle Türkiye siyasetinin öncelikli görevi, tıkandığı açık olan, toplumun kutuplaşmasına yol açan ve demokrasi zeminini ortadan kaldıran mevcut sistemi değiştirmektir. Cumhuriyet’in ikinci yüzyılına girerken, sivil ve demokratik bir anayasayı hep birlikte bu anlayışla yapmamız elzemdir.

Bizler buradayız. Hem Meclis’te hem de hayatın bütün alanlarında değişim için demokratik mücadelenin öncülüğünü sürdüreceğiz, demokratik siyaseti büyüteceğiz. Bu yoldan dönmeyeceğiz, toplumu esas alarak birlikte mücadele edeceğiz, birlikte kazanacağız.”

Paylaşın

İYİ Parti Lideri Akşener: Bize Düşen Seçmenin Mesajını Anlamak

Cumhurbaşkanlığı seçim sonuçlarına ilişkin açıklama yapan İYİ Parti Lideri Akşener, “muhalefet görevini” sürdürmeye devam edeceklerini söyledi. Akşener, “Biz de milletimizin bize verdiği muhalefet görevini bugüne kadar olduğu gibi, aynı düsturla yürüteceğiz” dedi.

Haber Merkezi / Meral Akşener, “Seçmen bu seçimlerde söyleyeceğini söyledi. Bize düşen mesajı anlamak, anladıktan sonra da gereğini yapmaktır” diye konuştu.

Akşener, kesin olmayan sonuçlara göre yeniden Cumhurbaşkanı seçilen Recep Tayyip Erdoğan’ı da tebrik ederken, Kısıklı’da yaptığı konuşmada Millet İttifakı’nın adayı Kemal Kılıçdaroğlu’nu yuhalatmasını ise eleştirdi.

Millet İttifakı Liderlerinden İYİ Parti Genel Meral Akşener, partisinin genel merkezinde seçim sonuçlarını değerlendirdi. Akşener’in açıklamaları şöyle:

“Görüşlerimizi, hayallerimizi, gördüklerimizi ve projelerimizi milletimize sizin kanalınızla ulaştırmaya çalıştık. Bütün basın emekçilerimize öncelikle teşekkür ediyorum, Allah hepinizden razı olsun.

Öncelikle sandıklarda görev yapan tüm müşahitlerimize, sandık görevlilerimize, avukatlarımıza, partililerimize ve her yaştan tüm vatandaşlarımıza yürekten teşekkür e diyorum ama en çok gençlere ve kadınlara ayrıca teşekkür ediyorum.

Her bir insanımızın oyu bizim için çok kıymetli. Tüm kara propaganda, provokasyonlara rağmen milletimiz olgunluk ve zarafet içinde demokratik hakkını kullandı. Allah her bir vatandaşımızdan razı olsun.

Aylardır seçimin gölgesinde kalan birikmiş bir çok sorunumuz var. Bunların başında ne yazık ki ekonomi geliyor. Şimdi artık vakit kaybetmeden bu sorunlara eğilme, çözüm üretme zamanı geldi.

Milletimizin bize verdiği muhalefet görevini aynı düstur, ciddiyet ve seçmen velinimettir anlayışıyla yürüteceğiz. Her şeyden önce seçmen bizim için en halis ölçüttür.

Millet iradesinin üstünde hiçbir irade yoktur. Milletimiz bu seçimlerde söyleyeceğini söyledi. Bize düşen bu mesajı anlamak, gereğini yapmaktır.

İYİ Parti olarak bunu hakkıyla yapacağımızın hiç kimsenin şüphesi olmasın. Milletimizin hiç bir mensubu seçim sonuçları üzerinden umutsuzluğa kapılmasın.

Uzun yıllar üniversitede inkılap tarihi hocalığı yaptım. Demokrasilerde her şeyin tartışabileceğini ama bir tek konuya itiraz edilemeyeceğini o da hür iradeyle sandığa atılmış seçmenin oyunun sonuçlarıdır; yani bir irade ortaya koyduğunda ‘Niye ona oy verdin’ deme hakkı kimsede yoktur olamaz. Millet iradesi başımızın tacıdır.

Sözlerimizin arkasında milletimizin talep ve istekleri dışında hiçbir gücün, hırsın, şahsi ihtirasın bulunmasına müsaade etmedik. Bu sebeple de zaman zaman çok ağır eleştirilere maruz kaldık ve pek çok bedel ödedik.

Bugünden sonra da milletimizin taleplerini dinleyeceğiz. Şunu unutmayın ki biz hala buradayız. İYİ Parti ve mensupları burada, Meclis’te, Türkiye’de.”

Paylaşın

YSK Açıkladı: Erdoğan, Cumhurbaşkanı Seçildi

Resmi seçim sonuçlarını açıklayan YSK Başkanı Ahmet Yener, Recep Tayyip Erdoğan’ın yüzde 52,14 oyla yeni cumhurbaşkanı seçildiğini söyledi. Yener, “Henüz sisteme girilmeyen sonuçların tamamı herhangi bir cumhurbaşkanı adayına gitse bile sonuçların değişmeyeceği görülmüştür” dedi.

Haber Merkezi / Ahmet Yener, 197.871 sandıktan 196.744’ünün açıldığını; bunun sandıkların yüzde 99,43’ünü temsil ettiğini belirtti.

Erdoğan’ın yüzde 52,14 oy aldığını, bunun 25 milyon 260 bin 109 oy demek olduğunu ifade eden Yener, “Her iki aday arasında an itibariyle 2 milyon 253 bin 478 fark olduğu görülmüştür” dedi ve ekledi:

“Sisteme girilmeyen 809.020 oyun tamamı herhangi bir cumhurbaşkanı adayına gitse bile sonuçların değişmeyeceği görülmüştür. Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı olarak, geçici sonuçlar sonucunda, Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın Cumhurbaşkanı olarak seçildiği görülmüştür.”

Yüksek Seçim Kurulu (YSK) Başkanı Ahmet Yener resmi olarak seçim sonuçlarını açıkladı. Yener, şunları ifade etti:

“Yurt içinde 192 bin 214 sandıktan an itibarıyla 191 bin 758 sandığımız açılmış olup sandık açılma oranı 99.32’dir. Yurt içinde Erdoğan’ın 51.91, Kılıçdaroğlu’nun 48.09 oranında oy aldığı görülmüştür.

Yurt dışında 5657 sandıktan 4986 sandığın açıldığı, sandık açılmış oranının 88.14 olduğu görülmüştür. Erdoğan’ın yüzde 59.80, Kılıçdaroğlu’nun yüzde 40.20 oranında oy aldığı görülmüştür.

Genel toplamı sonucu 197 bin 871 sandıktan 196 bin 744’ün açıldığı sandık açılma oranını yüzde 99.43 olduğu görülmüştür. Erdoğan’ın yüzde 52.14, Kılıçdaroğlu’nun 47.86 oy aldığı görülmüştür.

Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı olarak, geçici sonuçlar sonucunda, Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın Cumhurbaşkanı olarak seçildiği görülmüştür.”

Paylaşın

Kemal Kılıçdaroğlu: Yürüyüşümüz Sürüyor Ve Buradayız

Cumhurbaşkanlığı seçimine ilişkin açıklamada bulunan Kılıçdaroğlu, “Bu seçimde, halkın otoriter bir yönetimi değiştirme iradesi tüm baskılara rağmen net olarak ortaya çıkmıştır. Cumhuriyet Halk Partisi ve Millet İttifakı tüm unsurlarıyla, her cephede mücadelesini vermektedir” dedi ve ekledi:

Haber Merkezi / “Ülkemize gerçek anlamda demokrasi gelinceye kadar bu mücadelenin öncüsü olmayı sürdüreceğiz. Bu vatan için ne yapsak azdır. Bilin ki benim asıl üzüntü sebebim, ülkeyi bekleyen çok daha büyük sıkıntılardır.”

Kılıçdaroğlu, açıklamasının devamında, “O sıkıntıların karşısında da ilk olarak bizlerin duracağını bilmenizi isterim. Şu andan itibaren öncelikle bana oy veren 25 milyonu aşan vatandaşımızı moralli bir şekilde, dimdik ayakta görmek istiyorum. Yürüyüşümüz sürüyor ve buradayız.” ifadelerini kullandı.

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı ve Millet İttifakı’nın Cumhurbaşkanı adayı Kemal Kılıçdaroğlu, ikinci tur cumhurbaşkanlığı seçimine ilişkin CHP Genel Merkezi’nde açıklamalarda bulundu. Kılıçdaroğlu’nun konuşması şöyle:

“Hakkınızın yenmesine müsaade edemezdim, etmedim. Göz yumamazdım, yummadım. Eziyetlere, haksız, hukuksuz, adaletsiz bir düzene karşı susup dilsiz şeytan olamazdım, olmadım.

Milyonlarca göçmenin gelip de sizin ikinci sınıf vatandaş olmanıza susamazsın, susmadım. Evlatlarımız işsiz, güçsüz hayata tutunmaya çalışırken, onların sizin hakkınızı yemesine müsaade edemezdim, etmedim.

Çocuklarımızın yatağa aç girmesine, esnafımın borç içinde olmasına, çiftçimin toprağı üretime küsmesine gönlüm razı gelemezdi, gelmedi.

Hakkari’den Edirne’ye, Sinop’tan Hatay’a hepimiz bir aileyiz. Koskoca bir ailenin birbirine düşürülmesine müsaade edemezdim, etmedim.

Her gün, her şeye zam gelirken, benim halkımın belinin bükülmesine, dolabının boş olmasına gönlüm razı gelemezdi, gelmedi.

Ben bir kardeşiniz, bir dostunuz, bir evladınız, bir amcanız, her şeyden önce bu toprakların bir insanı olarak her zaman hakkınız için, hukukunuz için, kimse sizi ezmesin, birbirinize küsmeyesiniz diye, bolluk bereket içinde, huzur içinde yaşayın diye mücadele verdim, vermeye de devam edeceğim.

Şimdi sizlerden bir ricam var. Kendiniz için, evlatlarımız için, emeklilerimiz için, analarımız, babalarımız için, çiftçi, esnaf kardeşlerimiz için demokrasi mücadelesi sürdürmeye destek verin.

Son yılların en adil olmayan seçim sürecini yaşadık. Devletin bütün imkânları bir siyasi partiye seferber edildi. Bir adamın ayakları altına serildi.

Bu ahlak ve hukuk dışı baskılara ve yayılmak istenen korku iklimine boyun eğmeden mücadele eden Millet İttifakı’nın genel başkanlarına, teşkilatlarına ve seçmenlerimize, sandıklara sahip çıkan ve hala çıkmaya devam eden tüm vatandaşlarıma yürekten teşekkür ederim.

Bir özel teşekkürüm de kadınlar ve gençlere. Demokrasi mücadelemizin gerçek kahramanları onlardır. Onları sevgi ve saygıyla selamlıyorum.

“Yürüyüşümüz sürüyor ve buradayız”

Bu seçimde, halkın otoriter bir yönetimi değiştirme iradesi tüm baskılara rağmen net olarak ortaya çıkmıştır. Cumhuriyet Halk Partisi ve Millet İttifakı tüm unsurlarıyla, her cephede mücadelesini vermektedir.

Ülkemize gerçek anlamda demokrasi gelinceye kadar bu mücadelenin öncüsü olmayı sürdüreceğiz. Bu vatan için ne yapsak azdır. Bilin ki benim asıl üzüntü sebebim, ülkeyi bekleyen çok daha büyük sıkıntılardır.

O sıkıntıların karşısında da ilk olarak bizlerin duracağını bilmenizi isterim. Şu andan itibaren öncelikle bana oy veren 25 milyonu aşan vatandaşımızı moralli bir şekilde, dimdik ayakta görmek istiyorum. Yürüyüşümüz sürüyor ve buradayız.”

Paylaşın

Demirtaş’tan “Kılıçdaroğlu’na Oy Verin” Çağrısı

28 Mayıs Pazar günü yapılacak seçimlere ilişkin açıklama yapan Demirtaş, “Yarın dünyanın sonu değil ama demokrasinin de ekonominin de sonu olabilir. Yarın kıyamet günü değil ama son seçim olabilir” dedi ve ekledi:

Haber Merkezi / “Türkiye’ye barış ve refah sözü veriyoruz; kardeş eli uzatıyoruz. Bu eli havada bırakmayın kardeşlerim. Kılıçdaroğlu’na oy verin, Türkiye nefes alsın.”

Edirne F Tipi Cezaevi’nde tutuklu bulunan eski Halkların Demokratik Partisi (HDP) Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, sosyal medyadan yaptığı paylaşımda “Kılıçdaroğlu’na oy verin” çağrısı yaptı.

Selahattin Demirtaş, paylaşımında şu ifadeleri kullandı:

“Yarın dünyanın sonu değil ama demokrasinin de ekonominin de sonu olabilir. Yarın kıyamet günü değil ama son seçim olabilir. Türkiye’ye barış ve refah sözü veriyoruz; kardeş eli uzatıyoruz. Bu eli havada bırakmayın kardeşlerim. Kılıçdaroğlu’na oy verin, Türkiye nefes alsın.”

YSP ve HDP

Öte yandan, Yeşil Sol Parti ve Halkların Demokratik Partisi (HDP) seçim sonrası ilk MYK toplantısını gerçekleştirmişti. Seçim sonuçlarının muhasebesinin kapsamlı bir şekilde yapıldığı toplantıda Millet İttifakı’nın cumhurbaşkanı adayı Kemal Kılıçdaroğlu’na ikinci tur yarışında tıpkı ilk turda olduğu gibi destek verme kararı çıkmıştı.

Yeşil Sol Parti ve HDP yönetimi, 28 Mayıs seçimlerine giden süreçte önceliğin bu seçim olduğu konusunda fikir birliğine varmıştı.

Tüm enerjinin 28 Mayıs’ta yapılacak ikinci tura aktarılması gerektiği ve seçimi muhalefetin kazanması için çalışılması gerektiği konusunda fikir birliğine varılan toplantıda parti örgüt ve yöneticilerinin tüm gücüyle sahada olacağı ve seçmeni ikinci turda da sandığa gitmesi için motive etme odaklı çalışmalar yürüteceği belirtilmişti.

Yeşil Sol Parti’nin ikinci tura giden süreçteki tavrının birinci turdan farklı olmayacağı kaydedilirken sadece yöntemsel olarak bir farklılaşma olacağı ve kalabalık mitinglerden ziyade hedef odaklı toplantı ve buluşmalar organize edileceği ifade edilmişti.

Öncelik 28 Mayıs

Mevcut seçim sonuçlarını, partinin oylarındaki düşüşü ve gelen eleştirileri de kapsamlı bir şekilde değerlendiren HDP ve Yeşil Sol Parti yöneticileri, bu konudaki tartışmaları cumhurbaşkanlığı seçiminin ikinci turunun tamamlanmasından sonra derinleştirerek sürdürmeye karar vermişti.

Paylaşın

Reuters: Erdoğan, İktidarını Üçüncü On Yıla Taşıyacak Gibi

14 Mayıs Pazar günü yapılan Cumhurbaşkanlığı ve 28. Dönem Milletvekili Genel Seçimi’nde, ikinci tura kalan cumhurbaşkanlığı seçimi uluslararası basında yer bulmaya devam ediyor.

Birleşik Krallık merkezli haber ajansı Reuters, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın siyasi kariyerinin sonuna geldiğine dair tahminlere, seçimlerde meydan okuduğunu yazdı.

Haber kuruluşuna göre Erdoğan, dini muhafazakarlık ve milliyetçiliğin güçlü bir karışımıyla seçmenleri biraraya getirerek, Pazar günü ikinci tur cumhurbaşkanlığı seçimiyle iktidarını üçüncü on yıla taşıyacak gibi görünüyor.

“Henüz zaferi garantilememiş olsa da 14 Mayıs’taki ilk turda sağlam bir liderlikle çıktığından beri Erdoğan’ın ivmesi arttı” diyen Reuters’ın konuştuğu analistler de Erdoğan’ın kazanmasını bekliyor.

Ajans “Zafer, Türkiye’yi dönüştüren, 100 yıl önce kurulan laik devleti kendi dindar vizyonuna uyacak şekilde yeniden şekillendiren ve eleştirmenlerin otokrasiye yürüyüş olarak gördükleri iktidarı elinde konsolide eden bir liderin yönetimini sağlamlaştıracak” ifadelerini kullandı.

Küresel sahnede de Erdoğan’ın NATO üyesi ülkeyi geleneksel Batılı müttefiklerinden uzaklaştırdığına, Rusya Cumhurbaşkanı Vladimir Putin ile ilişkileri güçlendirdiğine ve Türkiye’yi iddialı bir bölgesel güç haline getirdiğine dikkat çekildi.

Eleştirmenler, bu seçim kampanyası dahil 20 yıllık iktidarı boyunca Erdoğan’ın ülkeyi giderek kutuplaştırdığını söylüyor. Ancak Pazar günkü seçim öncesinde Cumhurbaşkanı, bunun aksini savundu ve muhaliflerin “siyasi söylemi zehirlediğini” söyledi.

Erdoğan Perşembe günü CNN Türk’e verdiği röportajda, “Biz milletimizi kucaklamaya devam edeceğiz. Bu bizim aynı zamanda kültürümüzden de gelen bir anlayış. Buradan taviz veremeyiz. Bunun için de Allah’ın izniyle 28 Mayıs’ta biz kazanırsak 85 milyonun her bir ferdi kazanacak” dedi.

Reuters’a göre bu seçimler, çağdaş Türk devletinin 100 yıl önce kurulmasından bu yana en önemli oylamalardan biri olarak görülüyordu ve muhalefet Erdoğan’ı devirmek ve Türkiye’de yaptığı geniş kapsamlı değişikliklerin çoğunu tersine çevirmek için kendini en şanslı gördüğü dönemdeydi.

Ancak Erdoğan bunun yerine, hayat pahalılığı krizi ve devletin Şubat ayında 50 binden fazla insanın öldüğü depremler sonrasındaki müdahalesine yönelik eleştirilerden zarar görmesini bekleyen muhalifleri yanıltarak, iktidarının kalıcılığını ortaya koydu.

Eleştirmenler ve depremden sağ kurtulanlar, hükümetin depreme ilk müdahalesinin yavaş olması ve inşaat kurallarının gevşek uygulanması nedeniyle öfkelerini dile getirmişlerdi.

Ancak AK Parti’nin depremlerin vurduğu 11 ilin 10’unda birinci gelmesi, 14 Mayıs’taki oylamada, müttefikleriyle birlikte parlamento çoğunluğunu elde etmesine yardımcı oldu.

Reuters, Erdoğan’ın muhafazakar tabanını biraraya getirmeye çalışırken rakiplerini “LGBT yanlısı” olarak nitelendirerek ve ülkede derin kökleri olan milliyetçilikten faydalanmak için Kılıçdaroğlu’nu PKK ve terör bağlantılı olmakla suçlayarak, yarışı kızıştırdığına dikkat çekti.

“Dini ve milli gururun birleşimi”

Türkiye tarihçisi ve Atina’daki Avrupa ve Dış Politika Vakfı’nın (ELIAMEP) araştırmacılarından Nicholas Danforth, “Erdoğan dini ve milli gururu birleştirerek seçmenlere yerel ve uluslararası düzeyde işleyen agresif bir elitizm karşıtlığı sunuyor. Halk onun kim olduğunu ve ülke için vizyonunun ne olduğunu biliyor ve görünüşe göre birçoğu da onaylıyor” dedi.

Danforth, “Bununla birlikte, rüzgarı yanına aldı diye her şey yolunda gidecek diye bir şey yok. Ekonomi kötüye gitmeye devam edecek, muhalefet sürecek. Pek çok dünya lideri de Erdoğan’ı geçmişe nazaran daha fazla sevmiyor ya da ona güvenmiyor” diye konuştu.

Eleştirmenler, Erdoğan’ın bir beş yıl daha iktidarda kalmasının, yürütmeye dayalı bir cumhurbaşkanlığı etrafında güç topladığı, muhalefeti susturduğu, eleştirmenleri ve muhalifleri hapse attığı, medya, yargı ve ekonominin kontrolunu ele geçirdiği için baltalandığını söyledikleri demokrasiye, daha fazla zarar verme riski taşıdığı görüşünde.

Batılı müttefikler başlangıçta Erdoğan’ın Türkiye’sini, otokrasi ve durgunluktan kurtulmak için mücadele eden Ortadoğu devletleri için bir model olabilecek canlı bir İslam ve demokrasi karışımı olarak gördüler.

Ancak Erdoğan’ın daha fazla yetki elde etme çabası Türkiye’yi kutuplaştırdı ve uluslararası ortaklarını endişelendirdi. Erdoğan’ın ateşli destekçileri ise bu yetkileri, güçlü laik geleneklere sahip bir ülkede İslami öğretileri kamusal yaşamın merkezine koyan ve dindar işçi sınıfını savunan bir lider için, adil bir ödül olarak gördü.

Reuters’a göre yurtiçinde, başkent Ankara’daki devasa yeni cumhurbaşkanlığı sarayı kompleksi yeni gücünün çarpıcı bir işareti olurken, yurtdışında Türkiye giderek daha iddialı hale geldi. Suriye, Irak ve Libya’ya müdahale eden Ankara sık sık Türk yapımı askeri insansız hava araçlarını kararlılıkla konuşlandırdı.

Paylaşın

Kılıçdaroğlu İsyan Etti: Tümüyle Karartma Altındayım

Sosyal medya hesabından açıklamalarda bulunan Kılıçdaroğlu, “Sürekli iftiralar, yalanlar, komplolar, sandıklarda tuhaflıklar, müşahitlerin yasaklama çabaları, Babala TV’yle ilgili korkunç bir yalan kampanyası, montaj videolar, ayrıca mobil ekranlarımızı yasaklamalar” dedi ve ekledi:

Haber Merkezi / “Şimdi de gazetecilere programımızı duyuracağım kısa mesajı atamıyorum. Telekomünikasyon şirketleri gazetecilere SMS atmamı engelliyor. Tümüyle karartma altındayım. Soruyorum Erdoğan seçime mi girmeyeyim? Bu mu istediğin? Türkiye’de seçim yapılamıyor. Korkak bu adam korkak. Bir korkak yüzünden ülke gidiyor. Seçim yapılamaz duruma geliyor. Ne istiyorsun bu ülkeden? Korkak adam.”

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı ve Millet İttifakı Cumhurbaşkanı adayı Kemal Kılıçdaroğlu, sosyal medya hesabından yayımladığı bir video ile Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı seçim kampanyasını engellemekle suçladı.

Kemal Kılıçdaroğlu 42 saniye süren video kaydında Erdoğan’a şu suçlamaları yöneltti:

“Sürekli iftiralar, yalanlar, komplolar, sandıklarda tuhaflıklar, müşahitlerin yasaklama çabaları, Babala TV’yle ilgili korkunç bir yalan kampanyası, montaj videolar, ayrıca mobil ekranlarımızı yasaklamalar. Şimdi de gazetecilere programımızı duyuracağım kısa mesajı atamıyorum.

Telekomünikasyon şirketleri gazetecilere SMS atmamı engelliyor. Tümüyle karartma altındayım. Soruyorum Erdoğan seçime mi girmeyeyim? Bu mu istediğin? Türkiye’de seçim yapılamıyor. Korkak bu adam korkak. Bir korkak yüzünden ülke gidiyor. Seçim yapılamaz duruma geliyor. Ne istiyorsun bu ülkeden? Korkak adam.”

Arka plan

Kılıidaroğlu bu mesajından bir saat önce gene Twitter’dan yayımladığı bir başka kayıtla yurttaşlara gönderilmesini planladığı “EYT konusunda yapacakları{nı] anlatmak için bir kısa mesaj gönder[me]” girişiminin BTK tarafından engellendiğini açıklamıştı.

Kılıçdaroğlu, “Erdoğan’ın zulmü ve yasakları varsa, benim de vicdanına güvendiğim halkım var. Beni ister sevin ister sevmeyin, ama bu videomu herkese yayın, gösterin, anlatın. EYT’den hakkını alamayanların ve sebebi ne olursa olsun bu ülkede mağduriyet yaşayan kim varsa hakkını geri vereceğim!” demişti.

Kılıçdaroğlu’nun mesajına getirilen yasak Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı’na bağlı Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK) Başkanı Ömer Abdullah Karagözoğlu’nun imzasıyla bugün tüm GSM operatörlerine “acil” notuyla gönderilen “SMS, MMS, aramalara yönelik önemli uyarı” başlıklı yazıya dayandırıldı.

Yazıda, Yüksek Seçim Kurulu’nun 15 Mart 2023 tarihli kararında yer alan, “Vatandaşların elektronik posta adreslerine, taşınabilir ya da sabit telefonlarına görüntülü, sesli veya yazılı mesaj göndermek suretiyle propaganda yapılmasının yasak olduğu” hükmüne atıf yapıldı.

Paylaşın

Ankara JİTEM Davası’nda Tüm Sanıklar Hakkında Beraat Kararı

Ankara ve çevre kentlerde 1993-1996 yılları arasında Altındağ Nüfus Müdürü Abdülmecit Baskın’ın da aralarında olduğu 19 kişinin ölümüyle ilgili açılan “JİTEM” (Jandarma İstihbarat ve Terörle Mücadele) davasında tüm sanıklar hakkında beraat karar verildi.

Sanıklar “cürüm işlemek için oluşturulan silahlı teşekkülün faaliyeti kapsamında insan öldürmek” suçlarından yargılanıyordu.

19 kişinin öldürülmesiyle ilgili soruşturma 2011 yılında başlamış, 19 Aralık 2013’te dava açılmış ve bu dava 2019 yılında sonuçlandırılmıştı. İstinaf mahkemesi 5 Nisan 2021’de Ankara 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nin sanıklar hakkındaki beraat kararını bozması üzerine dava yeniden görülmüştü.

Dosyada 19 sanık bulunuyor: Eski İçişleri Bakanı Mehmet Ağar, Özel Harekat Daire Başkanı İbrahim Şahin, eski özel harekat polisleri Korkut Eken, Ayhan Çarkın, Ayhan Akça, Ercan Ersoy, Ahmet Demirel, Enver Ulu, Ziya Bandırmalıoğlu, Ayhan Özkan, Seyfettin Lap, Uğur Şahin, Alper Tekdemir, Yusuf Yüksel, Abbas Semih Sueri, Lokman Külünk, Mahmut Yıldırım, Nurettin Güven ve Muhsin Korman.

Ankara JİTEM davası olarak adlandırılan, 19 kişinin 1990’lı yıllarda zorla kaybedilmesi veya keyfi infaz edilmesine ilişkin davanın yedinci duruşması Ankara 1’inci Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü.

Duruşmaya Özgürlük İçin Hukukçular Derneği (ÖHD) Ankara Şubesi’nden avukatlar ve Türkiye Barolar Birliği (TBB) temsilcisi avukatlar ve İnsan Hakları Derneği (İHD) Ankara Şubesi yöneticileri katıldı.

Duruşma savcının bir önceki verdiği mütalaayı tekrar etmesiyle başladı.

MA’nın haberine göre; duruşmada ilk sözü alan avukat Sertaç Ekinci, geçen duruşma okunan mütalaa ile duruşma zaptına işlenen metnin farklı olduğunu belirtti ve değişen mütalaaya karşı ek süre talep etti.

Bunun üzerine Savcı, “mütalaada bir noktalama işaretinin dahi değişmediğini” söyledi ve mütalaayı tekrar okudu.

Savcı, “sanıklar hakkında verilen beyanların çelişkili olduğuna ve yeni bir delil elde edemeyecek kadar süre geçmesinden dolayı sanıklar hakkında beraat” talep etti.

Dava avukatları ise; mütalaaya karşı süre ek talep etti. Mahkeme heyeti  avukatların süre talebini “mahkemeyi uzatmaya yönelik” olduğunu belirterek reddetti.

Avukatlar “ek süre talebinin” reddedilmesi üzerine mütalaaya karşı söz aldı.

Mahkemenin 10 yıldır karar vermesi için uğraştıklarını belirten avukat Eren Baskın, şöyle konuştu: “Hepimizin tek amacı 19 kişinin akıbetini sormak. Gerçeği, adaleti sokaklarda arayacağız bundan sonra. Arjantin Kolombiya gibi ülkelerde faili meçhul cinayetlerle bağlantılı kişileri yargıladı ve cezalandırdı. Burada da yine beraat kararı verilecek. Savcının mütalaasını kabul etmiyorum. 30 yıldır babam eve gelmiyor. 30 yıldır katilini yakalayamadık. Bizim mücadelemiz burada bitmeyecek. Her Cumartesi günü Tansu Çiller’in ‘Oturur oturur giderler’ dediği Cumartesi Anneleri ile beraber mücadele edeceğim. Burada vazgeçmiyoruz, bundan sonrada elimizden gelen her şeyi yapacağız.”

Mahkemenin altından kalkamayacağı düzeyde dosya olduğuna dikkat çeken avukat Ekinci ise; “Size verilen yetkiler burada faili meçhul cinayetleri aydınlatabilecek düzeyde değil. Savcı çelişkiler olduğunu ifade ediyor ama ben bir çelişki göremiyorum. Mütalada uzi marka silahlardan hiç bahsedilmiyor. Kutlu Adalı cinayeti de bu uzi markalı silahlarla işlendi Sedat Peker açıkladı bunu. Beraat talebi genel hukuk kurallarına aykırıdır, mahkemeden beraat talebinin reddedilmesi gerekmektedir” dedi.

İddia makamının mütalaasının sanıkların savunması gibi göründüğünü vurgulayan avukat Nuray Özdoğan. “Mütalaanın içeriği açısından tüm delillerin tartışılmadığı ortada. İddia makamının takdirine karışamayız fakat delilleri tartışması gerekir. Soruşturma kovuşturma aşamasından beri eksiklikler ve yanlışlıklar var. Bizim ağır insan hakları ihlali olduğuna dair iddiamıza yanıt vermenizi istiyoruz kararda. Deliller sanıklarla yüz yüze tartışılmadı. Sanıkların pozisyonları kim oldukları göz ardı edilmeden yargılama yapılamaz. Mağdurun hakkı yokmuş gibi yargılama yapılmasına itirazımızı yapacağız. Mütalaa karara varmaya uygun bir mütalaa değil. Madem çelişki var sanıkları ve tanıkları getirir yüzleştirirsin. Sanıkların cezalandırılmasını talep ediyoruz” dedi.

Daha sonra söz alan sanık avukatları ise; savcının mütalaasına katıldıklarını dile getirerek, sanıklarını beraatini talep ettiklerini belirttiler. Kararını açıklayan mahkeme tüm sanıkların beraatine karar verdi.

Hafıza Merkezi’nde yer alan bilgilere göre, kimliği belirsiz kişi veya kişilerce 30 Eylül 1999’da uğradığı silahlı saldırı sonucu yaşamını yitiren Altındağ Nüfus Müdürü Abdülmecit Baskın’ın da arasında bulunduğu 1990’lı yıllarda Ankara’da zorla kaybedilen veya yasadışı keyfi infaz edilen 19 kişiye ilişkin ilk soruşturma 2013 yılında başlatıldı.

20 Eylül 2013’te zamanaşımı riskinden dolayı Abdülmecit Baskın cinayetiyle ilgili iddianame düzenlenirken, 20. Aralık 2013’te düzenlenen yeni iddianameyle şu isimlerin öldürülmesi de iddianameye dahil edildi: Namık Erdoğan, Metin Vural, Recep Kuzucu, Behçet Cantürk, Savaş Buldan, Haci Karay, Adnan Yıldırım, İsmail Karaalioğlu, Yusuf Ekinci, Ömer Lutfi Topal, Hikmet Babataş, Medet Serhat, Feyzi Aslan, Lazem Esmaeılı, Asker Smıtko, Tarık Ümit, Salih Aslan ve Faik Candan.

Davanın sanıkları: Mehmet Ağar, İbrahim Şahin, Korkut Eken, Ayhan Çarkın, Ayhan Akça, Ziya Bandırmalıoğlu, Ercan Ersoy, Ahmet Demirel, Ayhan Özkan, Seyfettin Lap, Enver Ulu, Uğur Şahin, Alper Tekdemir, Yusuf Yüksel, Abbas Semih Sueri, Lokman Külünk, Mahmut Yıldırım, Nurettin Güven, Muhsin Korman.

Sanıklar, “cürüm işlemek için oluşturulan silahlı teşekkülün faaliyeti kapsamında insan öldürmek” suçundan Ankara 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde yargılanıyor.

3 Temmuz’daki son duruşmada tanık olarak dinlenen dönemin Başbakanlık Teftiş Kurulu Başkanı Kutlu Savaş 1990’lı yıllarda “terörle mücadele” adı altında birçok suç işlendiğini dile getirdi.

İş insanlarının öldürülmesinin Tansu Çiller’in o dönem “elimizde PKK’ya yardım eden iş adamları listesi var” sözleri sonrasında yaşandığını söyleyen Savaş, “cinayetleri işlemek için ölen PKK militanlarının silahlarının kullanılması idealdi” dedi.

Paylaşın

BTK’dan Kemal Kılıçdaroğlu’na Yasak Kararı!

Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK), Kemal Kılıçdaroğlu’nun yurttaşlara “kredi kartı borçlarınızı, devletimizin hazinesi, bankalardan devralacak” şeklinde SMS göndermesinin ardından yasak kararı aldı.

Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı’na bağlı Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK), Millet İttifakı Cumhurbaşkanı adayı Kemal Kılıçdaroğlu’nun yurttaşlara “kredi kartı borçlarınızı, devletimizin hazinesi, bankalardan devralacak” şeklinde SMS göndermesinin ardından yasak kararı aldı.

Birgün’den İsmail Arı’nın haberine göre, BTK Başkanı Ömer Abdullah Karagözoğlu’nun imzasının yer aldığı, “SMS, MMS, aramalara yönelik önemli uyarı” başlıklı yazı bugün tüm GSM operatörlerine “acil notuyla” gönderildi.

Yazıda, Yüksek Seçim Kurulu’nun 15 Mart 2023 tarihli kararında yer alan, “Vatandaşların elektronik posta adreslerine, taşınabilir ya da sabit telefonlarına görüntülü, sesli veya yazılı mesaj göndermek suretiyle propaganda yapılmasının yasak olduğu” hükmüne atıf yapıldı.

Kemal Kılıçdaroğlu, yurttaşlara “kredi kartı borçlarınızı, devletimizin hazinesi, bankalardan devralacak” şeklinde SMS göndermişti.

CHP’den tepki

Sosyal medya üzerinden konuya ilişkin açıklama yapan CHP Genel Başkan Yardımcısı Veli Ağbaba şu ifadeleri kullandı:

“Cumhur ittifakı vekillerinin ve Bakanlarının SMS’lerini görmezden gelen BTK, Genel Başkanımızın SMS’lerinin yasaklanmasına karar veriyor. Tek adam rejiminde ve parti devletinde propaganda hakkı sadece iktidara bir hak olarak tanınıyor.

Paylaşın