İmamoğlu’ndan Seçim Yorumu: Mücadeleye Devam Edeceğiz

28 Mayıs ikinci tur cumhurbaşkanlığı seçimi sonuçlarıyla ilgili görüşlerini aktaran İBB Başkanı İmamoğlu, “Kimse endişe etmesin; her şey yeniden başlıyor. Unutmayın; değişmeyen tek şey, değişimdir. Her sahada her ortamda değişim… Aynı şeyleri yaparak, farklı sonuç asla beklemeyeceğiz artık. Tıpkı 38 yaşındaki Mustafa Kemal Atatürk gibi, tıpkı 21 yaşındaki Fatih Sultan Mehmet gibi yapacağız” dedi ve ekledi:

Haber Merkezi / “Bugün, 29 Mayıs. Bugün, İstanbul’un fethinin 570. Yıldönümü. Asırlar boyu ne ordular ne komutanlar İstanbul kapısından eli boş döndü. Ama gün geldi, yöntem ve araçları değiştiren Mehmet fethetti; Fatih oldu. Sadece bu kadim şehri değil, bu şehirde yaşayanların gönlünü de fethetti. Böylece fethi kalıcı kıldı. Biz de gönülleri fethetmek için yola çıktık. Bundan sonra bütün gönülleri kazanmak için mücadeleye devam edeceğiz.”

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, 28 Mayıs ikinci tur cumhurbaşkanlığı seçimi sonuçlarıyla ilgili görüşlerini, sosyal medya hesaplarından canlı yayınla kamuoyuna açıkladı. İmamoğlu. açıklamasında şunları söyledi:

“Kıymetli vatandaşlarım; 28 Mayıs seçimleri sonuçlandı. ‘Egemenlik kayıtsız şartsız, milletindir’ diyen Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün izinde bir siyasetçi olarak, bu sonuçların milletimize ve güzel ülkemize hayırlar getirmesini temenni ediyorum. Türkiye’nin şimdi hızlıca, normalleşmeye ve gerçek sorunlarına çözüm bulmaya ihtiyacı vardır.

Bugün, büyük hayal kırıklığı yaşayan on milyonların olduğunun farkındayım. Sevgili çocuklar; sakın ama sakın üzülmeyin. Kıymetli gençler; sakın ama sakın umutsuzluğa kapılmayın. Hanımefendiler; asla tedirgin olmayın. Beyefendiler; başınız dik yürümeye devam edin. Biz, az zamanda çok ve büyük işler başarabilen bir ulusuz. Yine başarırız.”

“Aynı şeyleri yaparak, farklı sonuç beklemeyeceğiz”

“Kimse endişe etmesin; her şey yeniden başlıyor. Unutmayın; değişmeyen tek şey, değişimdir. Her sahada her ortamda değişim… Aynı şeyleri yaparak, farklı sonuç asla beklemeyeceğiz artık. Tıpkı 38 yaşındaki Mustafa Kemal Atatürk gibi, tıpkı 21 yaşındaki Fatih Sultan Mehmet gibi yapacağız. Bugün, 29 Mayıs. Bugün, İstanbul’un fethinin 570. Yıldönümü.

Asırlar boyu ne ordular ne komutanlar İstanbul kapısından eli boş döndü. Ama gün geldi, yöntem ve araçları değiştiren Mehmet fethetti; Fatih oldu. Sadece bu kadim şehri değil, bu şehirde yaşayanların gönlünü de fethetti. Böylece fethi kalıcı kıldı. Biz de gönülleri fethetmek için yola çıktık. Bundan sonra bütün gönülleri kazanmak için mücadeleye devam edeceğiz.

Büyük Atatürk diyor ki; ‘Umutsuz durumlar yoktur, umutsuz insanlar vardır.’ İstanbul’da, benim gibi milyonlarca, Türkiye’de on milyonlarca umutlu hem de çok umutlu demokrasi neferleri var. Bu seçim kampanyasında onların inançlı-dirençli, asla vazgeçmeyen mücadelesine tanık oldum. Başta ‘demokrasi neferleri’ olan sizleri, çocukları, gençleri, anneleri ve bütün İstanbulluları, bugün saat 20.00’de Maltepe Meydanı’nda düzenlediğimiz 570.

Fetih etkinliklerine davet ediyorum. Bu akşam orada göz göze geleceğiz. Yapacaklarımızı ve değişimi konuşacağız. Tüm Kalpleri fethetmek için nasıl daha hızlı koşacağımızı paylaşacağız. Bana inanın; yolumuz uzun gençliğimiz var, inancımız tam. Ve bana güvenin: Her şey çok güzel olacak…”

Paylaşın

SVT’den Seçim Yorumu: Ekonomiyi Zor Bir Süreç Bekliyor

28 Mayıs’ta yapılan Cumhurbaşkanlığı seçiminin ikinci turunda, Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı ve Millet İttifakı’nın adayı Kemal Kılıçdaroğlu’yla yarışan Adalet ve Kalkınma Partisi (AK Parti) Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, ipi göğüsleyen taraf oldu.

Erdoğan’ın üçüncü kez Cumhurbaşkanı seçilmesi uluslararası basında geniş yer buldu. İsveç merkezli SVT’nin haberinde ekonomiyi zor bir sürecin beklediği vurgulanarak, “Erdoğan’ın güçlü liderliği, ülkenin muhafazakar ve dini değerlerini koruma iddiası, ekonomik krize üstün geldi” denildi.

“Batı korku ve umut arasında kaldı”

The Guardian Gazetesi’nde yer alan haberde Erdoğan’ın “Türkiyre’nin katı ve ısrarlı siyasi kutuplaşmasını yansıtan bir oylamada” kazandığı belirtildi.

Patrick Wintour ise gazetede çıkan makalesinde “Batı, Türkiye’nin cumhurbaşkanlığı kampanyası boyunca sessiz kaldı. Özel olarak Erdoğan’ın 20 yıllık iktidarının sürpriz bir şekilde sona ermesini umuyordu. Ama şimdi ona üçüncü bir dönem hizmet etmesi için kesin bir görev verildi, Batı korku ve umut arasında kaldı” dedi.

“Kılıçdaroğlu’nun ülkenin kuzeybatısında”

Rusya haber ajansı TASS, oyların yüzde 99’undan fazlası açıldıktan sonra Erdoğan’ın yüzde 51,9 oy alarak kazandığını başlığa taşıdığı haberinde, muhalefet adayı Kılıçdaroğlu’nun ülkenin kuzeybatısında, İstanbul, İzmir dahil batı kıyılarında ve Antalya dahil güneybatı illerinde desteklendiğini; Kürtlerin yoğun olduğu güneydoğu illerinde ise yüksek oy almakla birlikte buradaki desteğin 14 Mayıs’taki ilk tur oylamaya kıyasla azaldığını vurguladı.

“Erdoğan üçüncü kez Türkiye cumhurbaşkanı”

Rusya’da Kremlin yanlısı Izvestia gazetesi, “Erdoğan üçüncü kez Türkiye cumhurbaşkanı olarak kalacak” başlığı attı.

Erdoğan’ın seçimi kazanmasının siyasi olarak ne gibi değişimleri beraberinde getireceği konusuna değinilen, uzmanlarla konuşularak hazırlanmış bir haberde; Cumhurbaşkanı’nın 6 Şubat depremlerinden sonraki restorasyon, ülkenin içinde bulunduğu ekonomik krizin çözülmesi gibi konulara yöneleceğinin tahmin edildiği yazıldı.

“Erdoğan yine kazandı”

İtalyan kamu yayıncısı Rai da seçim sonuçlarına ve dünya liderlerinin tebriklerine yer verdi. Erdoğan’ın 2028’e kadar yönetici olacağına dikkat çekildi. Kılıçdaroğlu’nun, “adaletsiz seçim” vurgusu ve konuşmasından notlar ayrıca haberleştirildi.

La Republica ise seçim sonuçlarını açıkladığı habere, “Erdoğan yine kazandı: ‘Türkiye’nin yüzyılı’; Ve LGBT haklarına saldırıyor” başlığı attı.

“Enflasyona, depremlere rağmen kazandı”

The New York Times gazetesinde “Enflasyona, depremlere ve zorlu yarışa rağmen Erdoğan yeniden seçildi” başlıklı haberde “Erdoğan, yaklaşmakta olan bir ekonomik krizle karşı karşıya olduğu ülkesinde veya Batılı müttefiklerini kızdırdığı dış politikada gidişatını değiştireceğine dair çok az işaret verdi” denildi.

“Ankara’nın efendisi”

Financial Times gazetesindeki haberde adayların izlediği politikalara değinilerek ülkenin ekonomik gidişata ilişkin sorunlarla yüzleşeceği yazıldı. Le Monde, haberi “Ankara’nın efendisi Erdoğan kendisine üçüncü bir vekalet teklif ediyor” başlığıyla duyurdu.

Yakın tarihin en sert kampanyası”

Katar merkezli Al Jazeera ise “İki aylık seçim dönemi, yakın tarihin en sert kampanyalarından birine sahne oldu. Erdoğan defalarca – Kürt yanlısı ana partinin sunduğu destek nedeniyle – rakibinin ‘teröristler’ tarafından desteklendiğini ifade ederken, Kılıçdaroğlu Erdoğan’a ‘korkak’ diyerek kampanyayı bitirdi.

Muhalefetin özellikle Suriyelileri ve diğer mülteci toplulukları ülkeyi terk etmeye zorlama sözü vermesiyle, kampanya giderek milliyetçi bir tona büründü” diye yazdı.

“Ekonomiyi zor bir süreç bekliyor”

İsveç merkezli SVT’nin haberinde ekonomiyi zor bir sürecin beklediği vurgulanarak, “Erdoğan’ın güçlü liderliği, ülkenin muhafazakar ve dini değerlerini koruma iddiası, ekonomik krize üstün geldi” denildi.

“Erdoğan galip geldi”

Almanya’nın kamu yayıncısı Deutsche Welle, seçim sonucunu “Türkiye seçimleri: Tarihi ikinci turdan sonra Erdoğan galip geldi” başlığıyla verdi.

Haberde Erdoğan’ın Beştepe’deki konuşmasında alıntılar yer aldı. Erdoğan’ın cumhuriyetin kurulmasından bu yana Türkiye’nin en uzun süre görev yapan lideri olduğu vurgulandı.

Diğer Alman kamu yayıncılarından ARD, halkın Erdoğan’ı seçtiğini yazdı, Avrupa ve dünya liderlerinin tebriklerine yer verdi. Haberde Kılıçdaroğlu’nun seçimlerin yıllar içinde yapılan en adaletsiz seçim olduğu şeklindeki açıklaması yer aldı.

Paylaşın

New York Times: Erdoğan, Enflasyona Ve Depremlere Rağmen Kazandı

28 Mayıs’ta yapılan Cumhurbaşkanlığı seçiminin ikinci turunda, Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı ve Millet İttifakı’nın adayı Kemal Kılıçdaroğlu’yla yarışan Adalet ve Kalkınma Partisi (AK Parti) Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, ipi göğüsleyen taraf oldu.

Erdoğan’ın üçüncü kez Cumhurbaşkanı seçilmesi uluslararası basında geniş yer buldu. The New York Times gazetesinde “Enflasyona, depremlere ve zorlu yarışa rağmen Erdoğan yeniden seçildi” başlıklı haberde “Erdoğan, yaklaşmakta olan bir ekonomik krizle karşı karşıya olduğu ülkesinde veya Batılı müttefiklerini kızdırdığı dış politikada gidişatını değiştireceğine dair çok az işaret verdi” denildi.

Değişim gelecek, zamanı var”

İsrail merkezli Haaretz gazetesinde Louis Fisherman imzalı makalede, “Ekonomideki felaket, beyin göçü ve sivil toplum üzerindeki baskı devam edecek. Bu seçim, genç neslin fikirlerini açıkça dile getirebildikleri ve isteklerini özgürce ifade edebildikleri yeni bir Türkiye hayal edebileceği ender bir alandı. Bu nesil gitmiyor ve değişim gelecek. Sadece daha zamanı var” diye yazdı.

“Batı korku ve umut arasında kaldı”

İngiliz Guardian gazetesi, “Batı, Erdoğan Türkiye’deki 20 yıllık iktidarını uzatırken korku ile umut arasında kaldı” başlıklı bir yazıya yer verdi.

Gazetenin diplomasi editörü Patrick Wintour, Batı ülkelerinin başkentlerinin, Türkiye’deki cumhurbaşkanlığı seçim kampanyası boyunca sessiz kaldığını, dile getirmeden Erdoğan’ın 20 yıllık iktidarının sürpriz bir şekilde sona ermesini umduğunu, ancak kendisine bir dönem daha görev verildiğini ve Batı’nın korku ile umut arasında kaldığını dile getirdi.

İngiliz Sky News kanalı, dünya liderlerinin Erdoğan’a tebriklerine yer verdiği, sonucu açıkladığı haberinde, Türkiye tarihinde ilk kez cumhurbaşkanlığı seçiminin ikinci turda sonuçlandığını yazdı.

“Erdoğan, Batı medyasını suçladı”

Almanya merkezli ARD, sonuçlara ilişkin haberinde “Erdoğan, zaferinden sonra yabancı medyayı kendisine karşı propaganda yapmakla suçladı. Erdoğan, Alman, Fransız ve İngiliz gazetelerinin kendisini ‘devirmeye’ çalıştığını ancak başarısız olduğunu söyledi” diye yazdı.

Almanya’nın kamu yayıncı kuruluşu ZDF’nin haberinde, “İkinci tur seçimleri kazanan görevdeki Erdoğan, beş yıl daha Türkiye’nin kaderini belirleyecek. Rakibi Kılıçdaroğlu, şimdiye kadarki ‘en adaletsiz seçimden’ söz etti” denildi.

Yakın tarihin en sert kampanyası”

Katar merkezli Al Jazeera ise “İki aylık seçim dönemi, yakın tarihin en sert kampanyalarından birine sahne oldu. Erdoğan defalarca – Kürt yanlısı ana partinin sunduğu destek nedeniyle – rakibinin ‘teröristler’ tarafından desteklendiğini ifade ederken, Kılıçdaroğlu Erdoğan’a ‘korkak’ diyerek kampanyayı bitirdi.

Muhalefetin özellikle Suriyelileri ve diğer mülteci toplulukları ülkeyi terk etmeye zorlama sözü vermesiyle, kampanya giderek milliyetçi bir tona büründü” diye yazdı.

“Ekonomiyi zor bir süreç bekliyor”

İsveç merkezli SVT’nin haberinde ekonomiyi zor bir sürecin beklediği vurgulanarak, “Erdoğan’ın güçlü liderliği, ülkenin muhafazakar ve dini değerlerini koruma iddiası, ekonomik krize üstün geldi” denildi.

“Erdoğan yine kazandı”

İtalyan kamu yayıncısı Rai da seçim sonuçlarına ve dünya liderlerinin tebriklerine yer verdi. Erdoğan’ın 2028’e kadar yönetici olacağına dikkat çekildi. Kılıçdaroğlu’nun, “adaletsiz seçim” vurgusu ve konuşmasından notlar ayrıca haberleştirildi.

La Republica ise seçim sonuçlarını açıkladığı habere, “Erdoğan yine kazandı: ‘Türkiye’nin yüzyılı’; Ve LGBT haklarına saldırıyor” başlığı attı.

“Erdoğan galip geldi”

Almanya’nın kamu yayıncısı Deutsche Welle, seçim sonucunu “Türkiye seçimleri: Tarihi ikinci turdan sonra Erdoğan galip geldi” başlığıyla verdi.

Haberde Erdoğan’ın Beştepe’deki konuşmasında alıntılar yer aldı. Erdoğan’ın cumhuriyetin kurulmasından bu yana Türkiye’nin en uzun süre görev yapan lideri olduğu vurgulandı.

Diğer Alman kamu yayıncılarından ARD, halkın Erdoğan’ı seçtiğini yazdı, Avrupa ve dünya liderlerinin tebriklerine yer verdi. Haberde Kılıçdaroğlu’nun seçimlerin yıllar içinde yapılan en adaletsiz seçim olduğu şeklindeki açıklaması yer aldı.

Paylaşın

The Guardian: Batı Korku Ve Umut Arasında Kaldı

28 Mayıs’ta yapılan Cumhurbaşkanlığı seçiminin ikinci turunda, Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı ve Millet İttifakı’nın adayı Kemal Kılıçdaroğlu’yla yarışan Adalet ve Kalkınma Partisi (AK Parti) Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, ipi göğüsleyen taraf oldu.

Erdoğan’ın üçüncü kez Cumhurbaşkanı seçilmesi uluslararası basında geniş yer buldu. The Guardian Gazetesi’nde yer alan haberde Erdoğan’ın “Türkiyre’nin katı ve ısrarlı siyasi kutuplaşmasını yansıtan bir oylamada” kazandığı belirtildi.

Patrick Wintour ise gazetede çıkan makalesinde “Batı, Türkiye’nin cumhurbaşkanlığı kampanyası boyunca sessiz kaldı. Özel olarak Erdoğan’ın 20 yıllık iktidarının sürpriz bir şekilde sona ermesini umuyordu. Ama şimdi ona üçüncü bir dönem hizmet etmesi için kesin bir görev verildi, Batı korku ve umut arasında kaldı” dedi.

“Enflasyona, depremlere rağmen kazandı”

The New York Times gazetesinde “Enflasyona, depremlere ve zorlu yarışa rağmen Erdoğan yeniden seçildi” başlıklı haberde “Erdoğan, yaklaşmakta olan bir ekonomik krizle karşı karşıya olduğu ülkesinde veya Batılı müttefiklerini kızdırdığı dış politikada gidişatını değiştireceğine dair çok az işaret verdi” denildi.

“Ankara’nın efendisi”

Financial Times gazetesindeki haberde adayların izlediği politikalara değinilerek ülkenin ekonomik gidişata ilişkin sorunlarla yüzleşeceği yazıldı. Le Monde, haberi “Ankara’nın efendisi Erdoğan kendisine üçüncü bir vekalet teklif ediyor” başlığıyla duyurdu.

Yakın tarihin en sert kampanyası”

Katar merkezli Al Jazeera ise “İki aylık seçim dönemi, yakın tarihin en sert kampanyalarından birine sahne oldu. Erdoğan defalarca – Kürt yanlısı ana partinin sunduğu destek nedeniyle – rakibinin ‘teröristler’ tarafından desteklendiğini ifade ederken, Kılıçdaroğlu Erdoğan’a ‘korkak’ diyerek kampanyayı bitirdi.

Muhalefetin özellikle Suriyelileri ve diğer mülteci toplulukları ülkeyi terk etmeye zorlama sözü vermesiyle, kampanya giderek milliyetçi bir tona büründü” diye yazdı.

“Ekonomiyi zor bir süreç bekliyor”

İsveç merkezli SVT’nin haberinde ekonomiyi zor bir sürecin beklediği vurgulanarak, “Erdoğan’ın güçlü liderliği, ülkenin muhafazakar ve dini değerlerini koruma iddiası, ekonomik krize üstün geldi” denildi.

“Kılıçdaroğlu’nun ülkenin kuzeybatısında”

Rusya haber ajansı TASS, oyların yüzde 99’undan fazlası açıldıktan sonra Erdoğan’ın yüzde 51,9 oy alarak kazandığını başlığa taşıdığı haberinde, muhalefet adayı Kılıçdaroğlu’nun ülkenin kuzeybatısında, İstanbul, İzmir dahil batı kıyılarında ve Antalya dahil güneybatı illerinde desteklendiğini; Kürtlerin yoğun olduğu güneydoğu illerinde ise yüksek oy almakla birlikte buradaki desteğin 14 Mayıs’taki ilk tur oylamaya kıyasla azaldığını vurguladı.

“Erdoğan üçüncü kez Türkiye cumhurbaşkanı”

Rusya’da Kremlin yanlısı Izvestia gazetesi, “Erdoğan üçüncü kez Türkiye cumhurbaşkanı olarak kalacak” başlığı attı.

Erdoğan’ın seçimi kazanmasının siyasi olarak ne gibi değişimleri beraberinde getireceği konusuna değinilen, uzmanlarla konuşularak hazırlanmış bir haberde; Cumhurbaşkanı’nın 6 Şubat depremlerinden sonraki restorasyon, ülkenin içinde bulunduğu ekonomik krizin çözülmesi gibi konulara yöneleceğinin tahmin edildiği yazıldı.

“Erdoğan yine kazandı”

İtalyan kamu yayıncısı Rai da seçim sonuçlarına ve dünya liderlerinin tebriklerine yer verdi. Erdoğan’ın 2028’e kadar yönetici olacağına dikkat çekildi. Kılıçdaroğlu’nun, “adaletsiz seçim” vurgusu ve konuşmasından notlar ayrıca haberleştirildi.

La Republica ise seçim sonuçlarını açıkladığı habere, “Erdoğan yine kazandı: ‘Türkiye’nin yüzyılı’; Ve LGBT haklarına saldırıyor” başlığı attı.

“Erdoğan galip geldi”

Almanya’nın kamu yayıncısı Deutsche Welle, seçim sonucunu “Türkiye seçimleri: Tarihi ikinci turdan sonra Erdoğan galip geldi” başlığıyla verdi.

Haberde Erdoğan’ın Beştepe’deki konuşmasında alıntılar yer aldı. Erdoğan’ın cumhuriyetin kurulmasından bu yana Türkiye’nin en uzun süre görev yapan lideri olduğu vurgulandı.

Diğer Alman kamu yayıncılarından ARD, halkın Erdoğan’ı seçtiğini yazdı, Avrupa ve dünya liderlerinin tebriklerine yer verdi. Haberde Kılıçdaroğlu’nun seçimlerin yıllar içinde yapılan en adaletsiz seçim olduğu şeklindeki açıklaması yer aldı.

Paylaşın

Erdoğan: Karşımızda Kurulan İttifakları Gördünüz, Başaramadılar

Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde açıklamalarda bulunan Erdoğan, “Son 10 yıldır önüne kurulan tüm tuzaklar, üzerinde oynanan oyunlar sırtına saplanan hançerler, ayağına takılan tüm çelmeler işte bugünü engellemek içindir. Alman, Fransız, İngiliz dergileri Erdoğan’ı yıkmak için kapaklar atmadılar mı? Bu kapakları yazmadılar mı? İşte onlar da kaybettiler” dedi ve ekledi:

Haber Merkezi / “Aylardır karşımızda kurulan ittifakları gördünüz. Kimlerin kimlerle beraber olduğunu gördünüz. Terör örgütlerinden sapkın akımlara karşımıza dikildiklerini gördünüz. Buna rağmen ne oldu? Hamdolsun başaramadılar. İnşallah bunda sonra da başaramayacaklar. Bu millet mayasının ne kadar sağlam, basiretinin, ferasetinin ne kadar güçlü olduğunu yaşadığı her badirede tekrar tekrar ispatlamıştır.”

Erdoğan, konuşmasının devamında, “Bundan dolayıdır ki, Türk milletinin asla zafiyetini yakalama, bulma gibi gayretin içerisine girenler yine kaybedeceklerdir. Sadece şu son seçimler boyunca şahit olduklarımız bile milletimizin şu onurlu duruşunu göstermiştir. Milletimizle aramızdaki muhabbet köprüsü böylesine güçlü olduğu müddetçe üstesinden gelemeyeceğimiz mücadele, çözemeyeceğimiz sorun yoktur. Şimdi Rabbime beni böyle bir milletin evladı olarak dünyaya getirdiği için hamd ediyorum” ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Seçimi’nin ikinci turunu kazanmasının ardından Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde açıklamalarda bulundu:

“Bu millet sevilmez mi, biz severiz, Kandil’dekiler sevmez, onların uzantıları sevmez, ama biz severiz. Şu andaki tablo sevgililerin tablosu. Resmi rakam 320 bin kişi şu anda burada.

Yolları söylemiyorum, havalimanından buraya kadar yollar maşallah tıklım tıklımdı.

Sizler Cumhur İttifakı’nı mahcup etmediniz, Cumhur İttifakı’nı bu yolda yalnız koymadınız, bu yolda gece gündüz demeden beraber yürüdük ve sizler bu görevi yine bizlere verdiniz. İnşallah Türkiye Yüzyılı’nı beraber inşa ve ihyaya devam ediyoruz.

Aziz milletim… Ekranları başında bizleri izleyen kıymetli vatandaşlarım. Sevgili Ankaralılar…

Değerli dava ve yol arkadaşlarım, sizleri en kalbi duygularımla, hürmetle, muhabbetle selamlıyorum.

Cumhurbaşkanlığı seçiminin ikinci turu hamdolsun kayda değer herhangi sıkıntı, sorun yaşanmadan tamamlanmıştır.

Seçimin gayriresmi sonuçlarına göre milletimiz Cumhurbaşkanlığı görevini 5 yıllığına daha bizlere tevdi etmiştir.

Ülkeyi yönetme sorumluluğuna bizleri tekrar layık gören milletimin her bir ferdine şükranlarımı sunuyorum.

Gerek 14 Mayıs’ta gerek 28 Mayıs’ta tercihini hangi partiden, hangi adaydan yana kullanmış olursa olsun yurt içinde ve yurt dışında sandık başına giderek iradesine sahip çıkan demokrasimizin gücünü ispatlayan her vatandaşıma teşekkür ediyorum.

Bu süreçte seçimin en sağlıklı şekilde yürümesi için görev yapan kamu personelini, parti temsilcilerini, sandık görevlileri, müşahit, emniyet mensupları ve diğer herkesi tebrik ediyorum.

Çok partili siyasi hayatımızın en önemli seçimlerinden birinde milletimizin kararını Türkiye Yüzyılı’ndan yana kullanmıştır.

“Kazanan sadece biz değiliz; kazanan Türkiye’dir”

Seçimin ilk turunda milletimiz TBMM üyelerinin çoğunluğunu Cumhur İttifakı’na vererek yasamadaki tercihini zaten ortaya koymuştur. Bugün yapılan ikinci tur seçimiyle milletimizin Cumhurbaşkanlığındaki, yani yürütmedeki tercihi de kesinleşmiştir. Milletimizin iradesi olan bu sonucun başımızın üstünde yeri vardır.

Fakat kazanan sadece biz değiliz; kazanan Türkiye’dir.

Kazanan tüm kesimleriyle milletimizin ta kendisidir. Kazanan demokrasimizdir. Hatırlarsanız biz her fırsatta kazandığımızda ülkemizde kimse kaybetmeyecek demiştik.

Yine aynı şekilde biz kazandığımızda tek kaybeden ülkemizle ilgili kirli senaryoların sahipleriyle onların aparatları olan terör örgütleri ve tefeciler olacak demiştik.

Şimdi burada aynı sözü bir kez daha veriyoruz; bugün kimse kaybetmemiştir. 85 milyonun tamamı kazanmıştır. Milletimizin bize verdiği sorumluluğun gereği olarak kimseye kırgın, küskün, kızgın, öfkeli değiliz. Artık seçim dönemine dair tüm tartışmaları ve çekişmeleri bir kenara bırakarak milli hedeflerimiz, milli hayallerimiz etrafında birleşme, bütünleşme vaktidir.

Biz bu çağrıyı laf olsun diye değil tüm kalbimizle yapıyoruz. Biz biliyoruz ki Türkiye’nin gücü 85 milyonun hep beraber olmasından kaynaklanıyor.

Buradan ben hesap uzmanı değilim. Ama hesap uzmanının hesabında galiba bir yanlışlık var.

2018’de CHP vekil sayısı 146’ydı. Hesap yapıyoruz ya. 2023’te vekil sayısı 169. Gördüğünüz gibi bir artış var. Fakat burada kiralık vekiller var. 40 tane kiralık vekil. Yüzde 1 oy alan partilere ne yaptı, 40 tane kiralık vekil verdi. Sayı nereye düştü? 129’a. 146’dan 129’a hangisi büyük? Herhâlde 129 büyüktür diyemezsiniz.

Bu milletvekilleri sayısını düşürene herhalde haydi diyemezsiniz. Şimdi Kandil’dekilerle onları arkaya alıp video çekimi diyebilirsiniz ama bu millet yutmuyor. 17 vekil düşmüş durumda.

Ne diyordu? ‘Eğer Selo’yu dışarı çıkarmak istiyorsanız, oyu bana vereceksiniz’ diyordu. Benim sevgili milletim ne dedi? Çünkü milletim benim iyi biliyor. Diyarbakır’da 51 Kürt kardeşimizin ölümüne neden olan bu terörist Selo’dur.

Adaletin, hak ve hukukun egemen olduğu Türkiye’de sen 51 Kürt kardeşimizi ölümüne neden olan Selo’yu istediğin gibi dışarı çıkaramazsın. Hele hele bizim iktidarımızda böyle bir şeyin gerçekleşmesi mümkün değildir.

Zira bizim iktidarımızda adalet mülkün esasıdır, bu değiştirilemez.

Rahmetli Menderes’in ‘Yeter söz milletindir’ diyerek yeni bir dönemin kapılarını açtığı 1950’den beri yaşadığımız tüm badirelerin gerisinde hep Türkiye’nin bu gücünün zayıflatılması vardır. Darbeler bunun için yapılmıştır, muhtıralar bunun için verilmiş, koalisyonlar bunun için kurulmuş, bunun için yıkılmıştır.

Sahip olduğumuz muazzam ekonomik potansiyelin hayata geçmesi hep bunun için engellenmiştir. Ülkemizin doğusundaki, güneyindeki, kuzeyindeki, batısındaki güç ve etki alanlarının üzeri hep bunun için örtülmüştür. Üzerimize giydirilen ve bize dar gelen deli gömlekleri içinde bunu yıllarca boğanların korkusu bugün müjdesini verdiğimiz Türkiye Yüzyılı’nın bir gün geleceğidir. Bugün işte o gündür.

Bugün rahmetli Menderes’in uğruna canını verdiği demokrasi ve kalkınma hamlelerimizin en üst seviyeye ulaşma günüdür. Rahmetli Özal’ın son nefesine kadar peşinde koştuğu büyük Türkiye hayalinin başlama günüdür. Rahmetli Erbakan’dan, rahmetli Türkeş’e mücadelelerin gayesine ulaşma günüdür.

21 yıldır ülkemize kazandırdığımız eserlerin, milletimize yaptığımız hizmetlerin üzerine Türkiye Yüzyılı’nın müjdesini verme günüdür. Bunu sizlerle yaptık.

Bugün hem kendi vatandaşlarımızın hem de kendi geleceklerini bizimle birlikte gören dost ve kardeşlerimizin zafer ve şükür dualarının arşa ulaştığı gündür. İşte sandıklar kapandı telefon zincirleri akmaya başladı. Körfez’den İngiltere’ye ve Rusya’ya kadar, hepsi tebriklerini bildirdiler, yarın da yine bu tebriklerin devam edeceğini görüyoruz.

Son 10 yıldır önüne kurulan tüm tuzaklar, üzerinde oynanan oyunlar sırtına saplanan hançerler, ayağına takılan tüm çelmeler işte bugünü engellemek içindir.

Alman, Fransız, İngiliz dergileri Erdoğan’ı yıkmak için kapaklar atmadılar mı? Bu kapakları yazmadılar mı? İşte onlar da kaybettiler.

Aylardır karşımızda kurulan ittifakları gördünüz. Kimlerin kimlerle beraber olduğunu gördünüz. Terör örgütlerinden sapkın akımlara karşımıza dikildiklerini gördünüz. Buna rağmen ne oldu? Hamdolsun başaramadılar. İnşallah bunda sonra da başaramayacaklar. Bu millet mayasının ne kadar sağlam, basiretinin, ferasetinin ne kadar güçlü olduğunu yaşadığı her badirede tekrar tekrar ispatlamıştır.

Bundan dolayıdır ki, Türk milletinin asla zafiyetini yakalama, bulma gibi gayretin içerisine girenler yine kaybedeceklerdir. Sadece şu son seçimler boyunca şahit olduklarımız bile milletimizin şu onurlu duruşunu göstermiştir. Milletimizle aramızdaki muhabbet köprüsü böylesine güçlü olduğu müddetçe üstesinden gelemeyeceğimiz mücadele, çözemeyeceğimiz sorun yoktur.

Şimdi Rabbime beni böyle bir milletin evladı olarak dünyaya getirdiği için hamd ediyorum.

Aziz milletim, değerli kardeşlerim seçimler bittiğine göre artık tüm vaktimizi ve enerjimizi çalışmaya, eser üretmeye, hizmet vermeye tamamiyle tahsis edeceğiz. Asrın felaketi 6 Şubat depremlerinin yaralarını sarmak, yıkılan şehirlerimizi yeniden ayağa kaldırmak, insanlarımızı hayata bağlamak önceliklerimizin en başında yer almayı sürdürecektir.

Sadece kalbimiz değil elimizde hep deprem bölgesinin üzerinde olmaya devam edecektir. Enflasyonun yol açtığı fiyat artışları sıkıntılarını gidermek, refah kaybını gidermek önümüzdeki günlerin en acil konu başlığıdır. Bunları başbakanlığım döneminde faizi 4.6’ya, enflasyonu 6.2’ye indirerek ispatlayan biz değil miydik?

Biz bu işi yaşadık, yaptık ama bunları böyle bir derdi var mı? Bunlarla laf ola beri gele. Yaparsak yine biz yaparız. Evet şu anda faiz 8,5’a indirildi ve enflasyonda inecek. Onlar bizimle yarışamaz. Onlar IMF’nin kapısında nöbet tutarlar. Bizler Davos’tan kopuşumuzu nasıl başlatmıştık biliyor musunuz?

Ve Davos’ta şu anda Babacan yanımdaydı o zaman. Ve Davos’ta IMF başkanı ile görüşüyoruz. O zaman bizim 23,5 milyar dolar IMF’ye borcumuz var. Başkana dedim ki, ‘Sen taksitlerini alıyor musun, dolayısıyla Türkiye’nin siyasi kaderine sen müdahale edemezsin. Türkiye’nin başbakanı benim, sen sadece taksitlerini alacaksın’. 2013’te son taksidi ödedik, ondan sonra IMF ile ilişkimiz bitti.

Bu CHP ne diyordu hala IMF’den borç almanız lazım. O sizin işinizdir bizim değil. O gün bugün 10 sene geçti. Biz IMF’den borç almadık. O zaman da Merkez Bankası 27,5 milyar dolar döviz rezerviydi. Bunlar İngiltere’ye gidip 3 milyar dolar getirecekmiş. Onlar sana delikli kuruş vermez, tefeci kime para vereceğini çok iyi bilir. Tefeciden para isteyenin akıbeti sandıklarda ortaya çıktı.

Biz şimdi yolumuza emin adımlarla yürüyoruz. Güven ve istikrar, bu iki kavram çok önemli. Siyasette arkadaşlarımla hep bunu konuştum. GÜçlü bir ekonomi yönetimini bu iki kavramın üzerine kuracağız. Bir finans yönetimi, yatırım ve istihdam odaklı bir üretim ekonomisi tasarlıyoruz.

Sanayi, enerji her alanda giderek artan üretim gücümüzün sağladığı imkanlar herkesi şaşırtacak yeni bir ekonomik atılımın lokomotifi haline getireceğiz.

1 ay süreyle ücretsiz olarak doğalgazı vatandaşlarımıza verdik mi? 1 yıl boyunca da 25 metre küp doğalgazı biz Cumhurbaşkanlığının hediyesi olarak vatandaşlarımıza verme kararını açıkladık mı?

Şimdi Gabar’da petrol çıktı. Yatarak çıkmadı. Çalışarak çıktı. Daha önce orada Bay Bay Kemal’in dirsek temasında olduğu teröristlerin oralarda beton dökmeleri sebebiyle petrol çıkartamıylorduk. Ama şimdi çıkardık. Bununla birlikte küresel gelişmelerin bozduğu dengeler yleniden kuruluyor.

Güneyimizdeki güvenlik tehditleri, terörle mücadeleyi artıracağız. Siyasi ve diplomatik kanalları daha etkin işleteceğiz. Kısaca çok yönlü çalışmalarla sınırlarımızdan bunları da uzak tutmaya devam edeceğiz. Bay Bay Kemal’in ortakları ne diyordu? Biz güneyimizdeki terör örgütleriyle beraber olacağız. Bununla kalmadılar, oralardaki petrol kaynaklarını bu teröristlerle paylaşmanın adımlarını attılar.

İşte Kamışlı bunlardan bir tanesidir. Koalisyon güçleriyle ortak yönettiler.

Vatandaşlarımızın talebi olan sığınmacıların gönüllü geri dönüşlerini bu politikanın parçası olarak değerlendiriyoruz.

Vatandaşlarımızın bu konudaki beklentilerini karşılamak görevimiz. Suriye topraklarındaki güvenli bölgelere 600 bine yakın kişinin gönüllü olarak geri dönmesini sağladık. Katar’la işbirliği yaptık. Yeni iskan projesiyle birkaç yıl içinde 1 milyon kişinin dönüşünü temin edeceğiz.

Eğitim, sağlık, ulaşım, enerji, sanayi, tarım, turizm, spora kadar ülkemize asırlık kazanımlar sağladığımız alanlarda çıtayı daha yukarıya taşıyacak yatırımlarla yolumuza devam edeceğiz. Ülkenin şartlarına ve gençlerimizin beklentilerine karşılık gelecek uygulamaları genişleterek sürdüreceğiz.

Sağlıkta dünyanın örnek aldığı altyapımızı ve sigorta sistemimizi daha ileriye taşıyacağız. Şehir hastanelerimizi artıracağız. Kalkınmanın temel altyapısı olan ulaştırma ve enerjide yatırımları küresle düzeye taşıyarak Türkiye’nin konumunu daha da güçlendireceğiz. Sayın Putin’in Türkiye’nin yani Trakya’nın bölge olması konusunu tebrik mesajında tekrar etti. Onlarla bu adımı atacağız. Trakya bir merkez olacak.

Sanayimizi bilhassa savunma sanayimizin marka değerini artıracağız. Bizi dünya gıda sektörünün en önemli aktörlerinden biri haline getiren tarım ve hayvancılıkta üretici gelirlerini artıran bir sistemi hayata geçireceğiz. Hizmetlerde, turizmde yakaladığımız ivmeyi sürdüreceğiz. Sosyal yardım ve d estek sistemimizi milletimizin tek ferdinin kendisini sahipsizlik hissetmeyeceği seviyeye getirene kadar geliştireceğiz.

Kısacası önümüzdeki dönemin her anını Türkiye Yüzyılı’na yakışır eser ve hizmetlerle değerlendireceğiz. Yarın İstanbul’un fethi bir çağı açıp yeni bir çağı kapatmıştı.

Yarın bu fetih İstanbulumuzda kutlanacak. Mübarek komutan, mübarek asker. İnşallah sizleri karşımda bu ecdadın torunları olarak görüyorum. Sizlerle iftihar ediyorum. Sizlere inanıyorum. Sizlere güveniyorum. İnşallah bu seçimleri giriş kapısı olarak gördüğümüz Türkiye Yüzyılı da tarihe böyle dönüm noktası olarak geçecektir.

Emanete sahip çıktığınız için sizlere en kalbi şükranlarımı sunuyorum. Kelimelere sığmayan sevginiz, coşkunuz, vefanız, kadirşinaslığınız için her birinize ayrı ayrı teşekkür ediyorum. Bizlere bu toprakları vatan yapmak, vatan olarak tutmak için canlarını feda eden tüm şehitlerimizi rahmetle yad ediyorum. 15 Temmuz gecesi şu gazi mekanın önünde istiklal ve istikballeri için gözlerini kırpmadan ölüme yürüyen şehitlerimizi kemal-i edeple anıyorum.

Şehitlerimizin elden ele ulaştırdığı kutlu sancağı yere düşmeyeceğini gösterdiniz. Rabbim hepinizden razı olsun. Türkiye Yüzyılı kutlu olsun. Büyük Türkiye zaferimiz hayırlı olsun. Sözlerime Arif Nihat Asya’nın şu dua şiiriyle son vermek istiyorum:

Biz, kısık sesleriz… Minareleri, Sen, ezansız bırakma, Allah’ım! Ya çağır şurda bal yapanlarını, Ya kovansız bırakma, Allah’ım! Mahyasızdır minareler… Göğü de Kehkeşansız bırakma Allah’ım! Müslümanlıkla yoğrulan yurdu, Müslümansız bırakma, Allah’ım!”

Paylaşın

CHP Genel Merkezi’ndeki Millet İttifakı Liderleri Toplantısı Sona Erdi: Açıklama Yapılmadı

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın zaferle çıktığı ikinci tur Cumhurbaşkanı seçimi sonrası, Millet İttifakı liderleri, Kemal Kılıçdaroğlu’nun davetiyle CHP Genel Merkezi’nde bir araya geldi. Toplantı sonrası açıklama yapmadı.

Haber Merkezi / Millet İttifakı bileşeni CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu, Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu, DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan ve Demokrat Parti Genel Başkanı Gültekin Uysal, saat 22:30’da CHP Genel Merkezi’nde seçim sonucunu değerlendirdi. Toplantı 23:50 sıralarında bitti, liderler açıklama yapmadı.

Millet İttifakı

Millet İttifakı, 5 Mayıs 2018 tarihinde Cumhuriyet Halk Partisi (CHP), İYİ Parti, Saadet Partisi (SAADET) ve Demokrat Parti (DP) arasında kurulan seçim ittifakıdır. Daha sonrasında Demokrasi ve Atılım Partisi (DEVA), Gelecek Partisi ittifaka katılmıştır.

Türkiye’de 2023 genel seçimlerinde ana rakip olan Cumhur İttifakı’na karşı yarışmak üzere altı muhalefet partisinden oluşan bir seçim ve yönetim ittifakıdır. Aslen 2018 genel seçimlerinden önce kurulan ittifak, Türkiye’nin yeni kurulan cumhurbaşkanlığı sistemine direnme konusunda ortak payda bulan siyasi yelpazedeki dört muhalefet partisi tarafından resmen başlatıldı.

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) ve İYİ Parti, muhalefete yıllar sonra ilk büyük seçim başarısını kazandıran 2019 yerel seçimleri için ittifakı yeniden kurdu.

İttifak o zamandan beri genişledi ve iktidardaki Adalet ve Kalkınma Partisinden (AK Parti) ayrılan iki yeni partiyi bünyesine dahil etti: Gelecek Partisi ve Demokrasi ve Atılım Partisi (DEVA).Her iki parti de Millet İttifakı partileriyle birlikte ortak bir aday gösterme niyetlerini önceden açıklamıştı.

Genişlemeden kısa bir süre sonra Millet İttifakı gelecekteki hükûmet programlarını açıklayarak Türkiye’de seçimlerden önce bunu yapan ilk siyasi oluşum oldu. Millet İttifakı, 30 Ocak 2023 tarihinde Ortak Politikalar Mutabakat Metni’ni Ankara’da kamuoyu ile paylaştı.

Genel olarak ittifak, güçlendirilmiş bir parlamenter sistemin kurulmasına özellikle vurgu yapmaktadır. Ülkedeki mevcut demokratik gerileme eğilimini tersine çevirme, hukukun üstünlüğünü ve kuvvetler ayrılığını yeniden tesis etme ve Türkiye’nin insan hakları sicilini iyileştirme ittifakın hükûmet programında değindiği konulardandır.

Paylaşın

HDP Ve YSP’den İlk Açıklama: Demokratik Siyaseti Büyüteceğiz

Cumhurbaşkanlığı seçim sonuçlarına ilişkin açıklama yapan Yeşil Sol Parti Eş Sözcüsü İbrahim Akın, “Türkiye siyasetinin öncelikli görevi, tıkandığı açık olan, toplumun kutuplaşmasına yol açan ve demokrasi zeminini ortadan kaldıran mevcut sistemi değiştirmektir. Cumhuriyet’in ikinci yüzyılına girerken, sivil ve demokratik bir anayasayı hep birlikte bu anlayışla yapmamız elzemdir” dedi ve ekledi:

Haber Merkezi / “Bizler buradayız. Hem Meclis’te hem de hayatın bütün alanlarında değişim için demokratik mücadelenin öncülüğünü sürdüreceğiz, demokratik siyaseti büyüteceğiz. Bu yoldan dönmeyeceğiz, toplumu esas alarak birlikte mücadele edeceğiz, birlikte kazanacağız.”

Halkların Demokratik Partisi (HDP) Eş Genel Başkanı Mithat Sancar ve Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi (Yeşil Sol Parti) Eş Sözcüleri Çiğdem Kılıçgün Uçar ve İbrahim Akın Cumhurbaşkanlığı ikinci tur seçimlerine ilişkin basın toplantısı düzenledi. Açıklamada konuşan Akın, tek adam rejiminin baskıları karşısında eşit ve adil olmayan bir seçim süreciyle karşılaştıklarını ifade etti.

Erdoğan’ın seçim sürecinde devletin tüm imkanlarını kullandığına dikkat çeken Akın, “Aynı zamanda seçim dönemi boyunca Saray’ın propaganda aygıtı tarafından doğrudan fonlanan ve sosyal medyada trol orduları tarafından yürütülen manipülasyonlar; üretilen bilgi kirliliği ve montajlı videolar, seçimlerin adil olmadığını açıkça gösteren en çarpıcı örneklerden bazılarıdır” dedi.

Akın, şöyle konuştu: “Bu seçimlerde aslolanın rejimi değiştirmek olduğunu başından beri dile getirdik ve savunduk. Otoriterlik veya demokrasi tercihi ile karşı karşıya bırakılan topluma gerçekçi vaatler sunarak demokrasiye açılacak kapının daha fazla aralanması için çaba harcadık.  Bu stratejimiz ve buna uygun olan mücadelemizle Erdoğan’ı ilk turda durdurduk. İkinci turda da aynı stratejimizi rejimi değiştirme hedefiyle sürdürdük.

Sandık verileri de gösteriyor ki, seçmenlerimiz partimizin politikalarına ve hedeflerine kararlı bir şekilde sahip çıkmış, iradesini bu yönde güçlü bir biçimde ortaya koymuştur. Kürtlerin yoğun olarak yaşadıkları 16 bölge ilinde Kemal Kılıçdaroğlu’na yönelik oy tercihi 14 Mayıs’a göre aynen sürmüştür. Bütün baskılara ve kirli propagandalara rağmen halkımız geri adım atmamıştır.

Değişim ve demokrasi tercihinde ısrar eden ve parti politikalarına uygun davranan Kürt halkına ve tüm seçmenlerimize en içten ve yürekten teşekkür ediyoruz, bu duruşlarını ve mücadelelerini selamlıyoruz.  Seçim sonuçlarının temel sebeplerini sahici bir biçimde görmek ve eksikleri en doğru yöntemlerle aşmak zorundayız.

Bu bizim halkımıza ve mücadele geleneğimize karşı sorumluluğumuzun bir gereğidir. Sıcağı sıcağına bir kez daha söyleyelim ki, Cumhur İttifakı özellikle 2015 yılından bu yana devreye koyduğu toplumu kuşatma ve baskı kurma stratejisinde ısrar ederse, Türkiye’nin yaşadığı ekonomik, sosyal ve siyasal boyutları da olan çoklu kriz büyük bir çöküşe kapı aralayacaktır.

Bizler bu politikalara ve uygulamalara karşı tüm gücümüzle toplumu ve haklarını savunmaya, her alanda mücadeleye devam edeceğiz. Her bir vekilimizle parlamento çatısı altında demokrasi, barış, adalet, eşitlik, özgürlük ilkelerini savunmayı, Demokratik Cumhuriyet mücadelemizi bir üst aşamaya taşımayı sürdüreceğiz.

Sonuçlar açıkça göstermiştir ki, bu ülkedeki her iki kişiden birinin değişim talebi vardır. O nedenle Türkiye siyasetinin öncelikli görevi, tıkandığı açık olan, toplumun kutuplaşmasına yol açan ve demokrasi zeminini ortadan kaldıran mevcut sistemi değiştirmektir. Cumhuriyet’in ikinci yüzyılına girerken, sivil ve demokratik bir anayasayı hep birlikte bu anlayışla yapmamız elzemdir.

“Birlikte mücadele edeceğiz, birlikte kazanacağız”

Bizler buradayız. Hem Meclis’te hem de hayatın bütün alanlarında değişim için demokratik mücadelenin öncülüğünü sürdüreceğiz, demokratik siyaseti büyüteceğiz. Bu yoldan dönmeyeceğiz, toplumu esas alarak birlikte mücadele edeceğiz, birlikte kazanacağız.”

Paylaşın

Saadet Lideri Karamollaoğlu: Gönül İsterdi Ki…

Cumhurbaşkanlığı seçim sonuçlarına ilişkin açıklama yapan Saadet Partisi Lideri Karamollaoğlu, “Seçim sonuçlarının ülkemize ve coğrafyamıza hayırlar getirmesini temenni ediyorum. Gönül isterdi ki, adil bir seçim dönemi yaşansın ancak ne yazık ki olmadı” dedi ve ekledi:

Haber Merkezi / “Her şeye rağmen kararlı bir şekilde mücadelemize omuz veren teşkilatlarımıza ve sandığa giderek oy kullanan vatandaşımızın her birine teşekkür ediyorum. Bizler, ahlaktan ve adaletten hiçbir zaman taviz vermeden “Yaşanabilir bir Türkiye” için kararlılıkla mücadelemize devam edeceğiz. Hiçbir zaman unutulmamalıdır ki; bu ülke bizim, hepimizin!”

Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu, Cumhurbaşkanı seçim sonucuna ilişkin sosyal medya hesabından açıklamalarda bulundu. Karamollaoğlu açıklamasında şunları kaydetti:

“Seçim sonuçlarının ülkemize ve coğrafyamıza hayırlar getirmesini temenni ediyorum. Gönül isterdi ki, adil bir seçim dönemi yaşansın ancak ne yazık ki olmadı.

Her şeye rağmen kararlı bir şekilde mücadelemize omuz veren teşkilatlarımıza ve sandığa giderek oy kullanan vatandaşımızın her birine teşekkür ediyorum. Bizler, ahlaktan ve adaletten hiçbir zaman taviz vermeden “Yaşanabilir bir Türkiye” için kararlılıkla mücadelemize devam edeceğiz. Hiçbir zaman unutulmamalıdır ki; bu ülke bizim, hepimizin!”

Paylaşın

Zafer Partisi Lideri Özdağ: Erdoğan Kazanırken Mağlup Olmuştur

Cumhurbaşkanlığı seçim sonuçlarına ilişkin açıklama yapan Zafer Partisi Lideri Ümit Özdağ, partisinin Atatürk çizgisinde Türk milliyetçiliği mücadelesinden taviz vermeden devam edeceğini vurguladı ve ekledi:

Haber Merkezi / “Artık ne küresel güçlerin ne Türk siyasetinin unsurlarının yok sayamayacağı bir Zafer Partisi gerçeği vardır. 21 senedir bir mağlubiyetten diğer mağlubiyete sürüklenen bütün yurttaşlarımızı Türk Milleti’nin zaferi için Zafer Partisi’ne davet ediyorum. Türkiye için önümüzdeki süreç çok zor olacaktır. Erdoğan kazanmıştır ancak bu bir Pirus zaferidir. Kazanırken mağlup olmuştur. Özetle ümitsizliğe yer yok.”

Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ, Cumhurbaşkanı seçim sonucuna ilişkin sosyal medya hesabından açıklamalarda bulundu. Özdağ’ın açıklamaları şöyle:

“CHP’den ilk telefon 18 Mayıs’ta geldi. İlk ziyaret 19 Mayıs’ta. 2. Ziyaret 22 Mayıs’ta yapıldı. 24 Mayıs’ta protokol imzalandı. Zafer Partisi’ne kalan 3.5 gündü. Bu 3.5 gün içinde yığınakta yapılan hata ancak bu kadar düzeldi. Zafer Partisi üzerine düşeni yapmıştır. Ancak Stratejide yapılan hata taktik başarılar ile düzeltilmiyor.

Zafer Partisi Atatürk çizgisinde Türk milliyetçiliği mücadelesinden taviz vermeden devam edecektir. Artık ne küresel güçlerin ne Türk siyasetinin unsurlarının yok sayamayacağı bir Zafer Partisi gerçeği vardır. 21 senedir bir mağlubiyetten diğer mağlubiyete sürüklenen bütün yurttaşlarımızı Türk Milleti’nin zaferi için Zafer Partisi’ne davet ediyorum.

Türkiye için önümüzdeki süreç çok zor olacaktır. Erdoğan kazanmıştır ancak bu bir Pirus zaferidir. Kazanırken mağlup olmuştur. Özetle ümitsizliğe yer yok. Sevgili Zafer Partisi teşkilat mensubu mücadele arkadaşlarım yokluklar içinde verdiğimiz bu mücadele sonunda Türk Milleti’nin Zafer’i ile taçlandıracağız.”

Paylaşın

DEVA Lideri Babacan: Sapasağlam Ayaktayız

Cumhurbaşkanlığı seçim sonuçlarına ilişkin açıklama yapan DEVA Lideri Babacan, “Hem 14 hem de 28 Mayıs’ta kullanılan hiçbir oy zayi değildir. Bizler bir sonraki seçim takvimi başlayana kadar ortadan kaybolup, son anda meydana çıkanlardan değiliz, biz buradayız sapasağlam ayaktayız” dedi ve ekledi:

Haber Merkezi / “Bu seçim sonuçlarına bakıp kavgacı, popülist, anlık politikalar peşine düşmeyeceğiz. Biz hiçbir zaman uzlaşıdan, ortak akıldan vazgeçmeyeceğiz, doğru yoldan sapmayacağız.”

Babacan, açıklamasının devamında, “Tam demokrasiye olan sevdamızdan asla vazgeçmeyeceğiz. Partimiz tam demokrasinin mihenk taşı olmaya devam edecek. Hak ve özgürlükler için başlattığımız bu mücadeleyi sonuna kadar sürdüreceğiz. Korkmayacağız yılmayacağız ideallerimizden asla vazgeçmeyeceğiz” ifadelerini kullandı.

Demokrasi ve Atılım (DEVA) Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, Cumhurbaşkanı seçim sonucuna ilişkin açıklamalarda bulundu. Babacan, şu ifadeleri kullandı:

“28 Mayıs seçimlerini şeffaf bir şekilde yapmış olması sebebiyle teşekkürlerimi sunuyorum. Türkiye demokraside belli bir olgunluk seviyesini yakaladı.

Vatandaşlarımızın yüzde 52’si tercihini Erdoğan’dan yana kullanmıştır, kendisini tebrike diyorum, kendisine çağrım, vatandaşlarımızın verdiği bu yetkiyi adalet, liyakat ve istişare ilkelerinden sapmadan kullanmasıdır. Erdoğan’ı destekleyen vatandaşlarımızın siyasetçilere verdiği mesajı da duyduğumuzu ifade etmek isterim. Bu mesajı iyi tahlil edeceğiz ve üstümüze düşen sorumluluğun farkında olacağız.

Erdoğan cumhurbaşkanı olmanın yetkilerini ve imkanlarını fiilen kullanırken aynı zamanda aday oldu. Kampanyasında montaj vardı hakaretler karalamalar vardı, kamu malını kendi seçim kampanyasında kullandı, devletin milletin sahip olduğu basın yayın organlarını neredeyse tamamen kendine tahsis etti, kamu kurumlarını seçime alet etti.

Hem 14 hem de 28 Mayıs’ta kullanılan hiçbir oy zayi değildir. Bizler bir sonraki seçim takvimi başlayana kadar ortadan kaybolup, son anda meydana çıkanlardan değiliz, biz buradayız sapasağlam ayaktayız. Bu seçim sonuçlarına bakıp kavgacı, popülist, anlık politikalar peşine düşmeyeceğiz. Biz hiçbir zaman uzlaşıdan, ortak akıldan vazgeçmeyeceğiz, doğru yoldan sapmayacağız.

“Biz buradayız her yanlışa dur diyecek kadar güçlüyüz”

Tam demokrasiye olan sevdamızdan asla vazgeçmeyeceğiz. Partimiz tam demokrasinin mihenk taşı olmaya devam edecek. Hak ve özgürlükler için başlattığımız bu mücadeleyi sonuna kadar sürdüreceğiz. Korkmayacağız yılmayacağız ideallerimizden asla vazgeçmeyeceğiz.

Sayın Erdoğan ve irili ufaklı ortakları bu ülkeyi maalesef yönetemeyecek. Çünkü işi bilen çalışkan dürüst kadroları kalmadı artık. Üzülerek söylüyorum her alanda sadece ve sadece kötüye gidişin devamını göreceğiz. Ancak biz buradayız her yanlışa dur diyecek kadar güçlüyüz.

O balkon konuşması yapan Erdoğan’a ne oldu? Bugün yaptığı ilk konuşmayı dinlediniz değil mi? Bir zamanların seçimi kazandıktan sonra ben bütün ülkenin cumhurbaşkanıyım diyen Erdoğan vatandaşlarımızın yüzde 48’inin desteğini alan rakibini yuhalattı ya. Değişti arkadaşlar çok değişti. Üzülerek söylüyorum bunu daha çok göreceğiz. Ülkemiz iyiye gitmeyecek.

Kılıçdaroğlu’na oy veren dostlarım mağlup değiliz. Biz her birimiz Türkiye Cumhuriyeti’nin eşit ve onurlu vatandaşlarıyız, vicdanımız rahat olsun, tarihin doğru tarafından  yer aldık hep beraber, hakça mücadele ettik.  Ümit ediyorum ki Ankara’ya geleceği konuşmada içindeki fevri hisleri bastırıp bu eski balkon konuşmalarından birini yapar.”

Paylaşın