Yerel Seçimler: Adres Değiştiren Seçmen İçin Son Tarih 1 Ekim

31 Mart 2024’te yapılacak yerel seçim öncesinde adres değişikliği yapmış seçmenler, bulundukları adreste oy kullanabilmeleri için seçimin başlangıç tarihi olan 1 Ocak 2024’ten üç ay önce, yani 1 Ekim 2023 tarihine kadar adres bildirimlerini yapmak zorundalar.

Meclis’te 1 Mart 2022’de kabul edilen ve 6 Nisan 2022’de Resmî Gazete’de yayımlanan 7393 sayılı Milletvekili Seçimi Kanunu ile yapılan değişiklik gereği, mahalli idareler genel seçimlerinde, seçimin başlangıç tarihinden üç ay önceki seçmen kütüğü üzerinden güncelleme yapılması gerekiyor.

Mevzuat ve takvime göre 31 Mart 2024’te yapılacak yerel seçim öncesinde adres değişikliği yapmış seçmenler, bulundukları adreste oy kullanabilmeleri için seçimin başlangıç tarihi olan 1 Ocak 2024’ten üç ay önce, yani 1 Ekim 2023 tarihine kadar adres bildirimlerini yapmak zorundalar.

Mahalli İdareler ile Mahalle Muhtarlıkları ve İhtiyar Heyetleri Seçimi Hakkında Kanunu’nun 8. maddesindeki “Her seçim döneminin beşinci yılındaki 1 Ocak günü seçimin başlangıç tarihidir, Aynı yılın Mart ayının son Pazar günü oy verme günüdür” şartı yer alıyor.

Yerel seçimde kimler seçiliyor?

– İl Belediye Başkanı
– İlçe Belediye Başkanı
– Belde Belediye Başkanı
– Köy muhtarları ve ihtiyar heyeti üyeleri
– Mahalle muhtarları
– İl genel meclis ve belediye meclis üyeleri seçilir.

Seçimlerin ertelenmesi

Anayasa’nın “Seçimlerin geriye bırakılması ve ara seçimler” başlıklı 78. maddesinde şu ifadeler yer alıyor:

“Savaş sebebiyle yeni seçimlerin yapılmasına imkân görülmezse, Türkiye Büyük Millet Meclisi, seçimlerin bir yıl geriye bırakılmasına karar verebilir.

Anayasa’nın 127. maddesinin III. fıkrasında ise yerel seçimlerin öne alınması öngörülmüş değildir. Bu bakımdan 2972 sayılı Kanun’un 8. maddesinin II. fıkrasındaki milletvekili genel seçimi ile birleştirme amacıyla yerel seçimlerin öne alınmasının kanunla düzenleneceği hükmü de, Anayasal dayanaktan yoksundur.”

Paylaşın

CHP Konya İl Kongresi’nde Blok Liste Krizi: Taraflar Birbirinin Üzerine Yürüdü

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Konya 38. Olağan İl Kongresi’nde blok liste nedeniyle gerginlik yaşandı. Büyüyen gerginlik fiziksel arbedeye dönüşürken, taraflar birbirinin üzerine yürüdü.

Haber Merkezi / Cumhuriyet Halk Partisi’nde (CHP) 14 ve 28 Mayıs’ta yapılan Cumhurbaşkanlığı ve Milletvekilliği seçimlerinin ardından il ve ilçe kongreleri devam ediyor.

3 adayın başkanlık için yarıştığı CHP Konya İl Kongresi’nde blok liste krizi çıktı. Tartışma sonrası taraflar birbirinin üzerine yürürken, yaşanan arbede bazı partililerin araya girmesiyle sonlandı. Tuzlukçu Belediye Başkanı Nurettin Akbuğa, tartışma nedeniyle fenalık geçirirken, bazı ilçe teşkilatları da tepki olarak salonu terk etti.

Kongrede mevcut İl Başkanı Bekir Yaman, CHP Konya eski Kadın Kolları Başkanı Deniz İndibi, CHP Konya 28. Dönem Milletvekili Adayı Dursun Kaplan başkanlık için yarışıyor.

Dün de İzmir’de yapılan CHP kongresinde benzer tartışmalar yaşanmıştı. İzmir’deki kongrede divana 152 il delegesi tarafından ‘blok liste’ önergesi verilmesinin ardından bazı delegeler blok listeye itiraz etmiş, büyüyen gerginlik fiziksel arbedeye dönmüştü. Tartışma, polisin araya girmesiyle sona ermişti.

Öte yandan Cumhuriyet Halk Partisi Grup Başkanı, Genel Başkan Adayı Özgür Özel de kongrede yer alan isimler arasında yer aldı. Özel, burada yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı:

“Birilerinin göstermek istediği gibi kongrelerde, kurultayda, onun karşısında, bunun yanında değiliz, biz Cumhuriyet Halk Partisinin üyelerinin kalbinde, vicdanında yer almaya, meselemizi, derdimizi, hikayemizi anlatmaya geliyoruz. İlk yola çıkarken şunu dedim: Kaybeden tarafın santrforuyum ben, keyfim yerinde, en iyi mevkideyim ama bir karar verdim.

İki gece uyumadım seçimden sonra ve bir karar verdim. Madem ki bu takımın adı CHP’dir, bu takım kaybedemez. Ben kaybeden takımda santrfor olacağıma şampiyon takımda her mevkiye talibim. Bu partinin evladıyım. Bu partinin ana damarını, bu altıoku, Atatürk sevgisini şah damarı gibi hisseden bir evladıyım. Diyorsanız ki ‘Özgür yedek otur’, yedek otururum. Ama diyorsanız ki, ‘Özgür vazife sana düştü’.

Ben bu takımı şampiyon yapmaya varım. Mezar taşına kazınan Cumhuriyet ve Cumhuriyet Halk Partisi sevdasından bahsediyoruz. Buna hepimiz inanırsak, Konya inanırsa, Manisa inanırsa, Muş inanırsa, Edirne inanırsa, Bayburt inanırsa… Biz ikna kabiliyeti en yüksek partilileriyiz. Bizim her bir partilimiz, okumaya, anlamaya, anladığını anlatandan daha iyi savunmaya muktedirdir.

Sizler bu salondan çıkıp köylerinize, mahallelerinize gittiğinizde bu salondaki ruhu, 5 Kasım’da Ankara’da doğacak ve yükselecek ruhu, değişimden gelen enerjiyi ve o enerjinin bize getirdiği özgüveni ilçenize, köyünüze taşıdığınızda değişim başlayacak. Biz kazanmaya olan inançla meşgul olmalıyız. Ben inanıyorum, sizin inandığınızı biliyorum, hep beraber bunu başaracağımıza yürekten inanıyorum. Siz de inanıyor musunuz?”

Paylaşın

CHP Lideri Kılıçdaroğlu: Türkiye’yi Aydınlığa Çıkarırız

Tele-1 dayanışma gecesi etkinliğinde konuşan CHP Lideri Kılıçdaroğlu, Hiç kimse bizi yıldıramaz. İnandığımız yolda ve inandığımız davada azimli ve kararlı yürürsek, birlikteliğimizi bozmazsak ve biz birlikte olduğumuz çemberi büyütürsek Türkiye’yi aydınlığa çıkarırız” dedi ve ekledi:

Haber Merkezi / “Düşünce özgürlüğüne tahammül edemeyenler; radyolara, televizyonlara, gazetelere yani medyaya baskı yapanlar aslında dünyanın en büyük korkaklarıdır çünkü korkak olmasalar düşünce ışığından korkmazlar. O nedenle baskı yapacaklardır ama baskılara karşı direneceğiz, baskılara karşı daha güçlü olacağız.”

Kılıçdaroğlu, konuşmasının devamında, “Umutsuzluğu zihninde taşıyan insanların bir gelecek hayali yoktur. Umutsuzluğu yenmek her aydının ve bu ülkenin yaşayan ve özgürlük isteyen herkesin temel hedefi olmalıdır. Bizler mücadelemizi ve meşalemizi büyüttüğümüz sürece göreceksiniz, bütün zorlukları hep birlikte yeneceğiz. Feriştahları gelse bize bir geri adım attırmayacaklardır. Bu konuda kararlıyız ve gücümüzü de sizden yani halktan alıyoruz” ifadelerini kullandı.

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Silivri’deki Marmara Cezaevi’nde 83 gündür tutuklu bulunan Tele1 TV Genel Yayın Yönetmeni Merdan Yanardağ için düzenlenen dayanışma gecesine katıldı. Kılıçdaroğlu, dayanışma gecesinde yaptığı konuşmada şunları söyledi:

“Bir ülkeyi ileriye taşıyan o ülkenin aydınlarıdır. O ülkenin aydınları ellerindeki meşaleyle toplumları aydınlatırlar ama aydınların bu tarihsel sorumluluğun yanında ciddi zorlukları da vardır çünkü aydınlanmaya karşı olanlar önce o ülkenin aydınlarını yok etmek isterler. O nedenle Merdan Yanardağ içeride, o nedenle milletvekili içeride, o nedenle aydınlarla beraber geçmişte bu ülkenin aydınlığı için mücadele edenler de içeride; gazeteciler içeride, avukatlar içeride, 80 yaşını aşkın generaller içeride.

Dolayısıyla hep beraber mücadeleyi sürdüreceğiz. Mücadelenin koçbaşlığını bu ülkenin aydınları ve bu ülkenin gençleri, bu ülkenin kadınları yapacak. Siyaset kurumunun da burada ciddi sorumluluğu var ve yükümlülükleri var ama hiç unutulmaması gereken temel bir kural var, cumhuriyeti demokrasiyle taçlandırmadığımız sürece bize bir gelecek ufku yoktur. Geleceği yakalamanın yolu da dirençle çalışmaktır. Bütün baskılara direnmektir, bütün baskıları yok etmektir ve ülkenin aydınlığa çıkması için beraber ve birlikte mücadele etmektir. Zor bir süreçten geçtiğimizi biliyorum. Dışarıdaymışız gibi görünmekle beraber aslında hepimiz yarı açık bir cezaevindeyiz.

Yazarların bile rahatlıkla yazamadığı, resimlerin bile, karikatürlerin bile rahat çizilemediği bir ortamdayız. Yarı açık cezaevinde olmakla kapalı cezaevinde olmak arasında çok büyük bir farklılık yok ama bu ülkenin aydınları, bu ülkenin siyasetçileri karanlığa karşı mücadele ederlerse her türlü karanlığı yener ve ellerindeki meşaleyle toplumu, zihinlerimizi, düşüncelerimizi aydınlatırlar. Aydınların böyle bir sorumluluğu var. Bu aydınlardan birisi de Merdan Yanardağ.

Hiç kimse bizi yıldıramaz. İnandığımız yolda ve inandığımız davada azimli ve kararlı yürürsek, birlikteliğimizi bozmazsak ve biz birlikte olduğumuz çemberi büyütürsek Türkiye’yi aydınlığa çıkarırız. Düşünce özgürlüğüne tahammül edemeyenler; radyolara, televizyonlara, gazetelere yani medyaya baskı yapanlar aslında dünyanın en büyük korkaklarıdır çünkü korkak olmasalar düşünce ışığından korkmazlar.

O nedenle baskı yapacaklardır ama baskılara karşı direneceğiz, baskılara karşı daha güçlü olacağız. Umutsuzluğu zihninde taşıyan insanların bir gelecek hayali yoktur. Umutsuzluğu yenmek her aydının ve bu ülkenin yaşayan ve özgürlük isteyen herkesin temel hedefi olmalıdır. Bizler mücadelemizi ve meşalemizi büyüttüğümüz sürece göreceksiniz, bütün zorlukları hep birlikte yeneceğiz. Feriştahları gelse bize bir geri adım attırmayacaklardır. Bu konuda kararlıyız ve gücümüzü de sizden yani halktan alıyoruz.

Anayasa der ki, ‘Basın hürdür, sansür edilemez’ bu kadar açık. Ama bu ülkede basının, radyoların, televizyonların özgürce yayın yaptığını kim söyleyebilir. Var olan kurumlar bir anlamda infaz kurumları olarak görevlerini yapıyorlar. Yargı, yargı olmaktan çıkmış. Bu konuda bugüne kadar tanık olmadığımız pek çok yolsuzluklara yargıçların ve savcıların nasıl dahil olduğunu görüyoruz, hak arayanların nasıl mağdur edildiğini görüyoruz, eşi ve iki çocuğu öldürülen bir annenin adalet arayışına hep beraber tanık oluyoruz. Bizler yani bu ülkenin aydınları ve siyasetçileri asla geri adım atmayacağız.

Böyle bir amacımız, böyle bir düşüncemiz asla ve asla olmayacaktır. Bedel mi ödemek? O bedeli ödemeye her zaman hazırız, her zaman hazır olacağız. Yeter ki bu ülkenin insanları geleceğe güvenle bakabilsinler. Bütün hedefimiz bu.Eğer siz af yetkinizi insani nedenlerle değil de ideolojik nedenlerle kullanırsanız, birilerini affederken aynı pozisyondan daha ağır koşullarda hapishanelerde yatan insanları eğer affetmiyorsanız siz bu ülkeyi tarafsız yönetmiyorsunuz demektir. Var olan iktidarın yani saray iktidarının ahlaki ve siyasi meşruiyeti yoktur. Bu meşruiyetsizliğe karşı hep beraber mücadele edeceğiz.”

Paylaşın

CHP İzmir İl Kongresi’nde “Blok Liste” Gerginliği

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) İzmir İl Örgütü seçiminde blok liste gerginliği yaşandı. Olay sırasında birçok partili birbiriyle yumruk yumruğa kavga ederken, güvenlik güçleri olaylara müdahale etti.

Divan Başkanı kongreye 20 dakika ara verildiğini duyururken, İBB Başkanı Tunç Soyer, il Başkanı Şenol Aslanoğlu ve eşi Duygu Aslanoğlu da hedef alındı. Kalabalık, barikatları aşarak Tunç Soyer ve Şenol Aslanoğlu çiftinin üzerine yürüdü. Soyer ve Aslanoğlu kongre salonundan polis eşliğinde çıkartıldı.

Cumhuriyet Halk Partisi’nin (CHP), geçtiğimiz seçim sürecinin ardından başlayan kongreler süreci İzmir’de devam ediyor. 38’inci Olağan İzmir İl Kongresi Gaziemir Fuar İzmir’de başladı. Kongrede 617 delegenin kullanacağı oylarla yeni il başkanı belirlenecek. Adayların pankartlarının yer almadığı salonda Türk Bayrağı, CHP ve Atatürk posterleri kullanıldı.

Mevcut İl Başkanı Şenol Aslanoğlu’nun yanı sıra Aytekin Tunus ve CHP Konak İlçe eski Başkanı Mehmet Şakir Başak’ın aday olduğu kongreye CHP Genel Başkan Yardımcıları Devrim Barış Çelik ve Ahmet Akın, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer ile CHP Kadın Kolları Başkanı Aylin Nazlıaka’nın yanı sıra İYİ Parti İzmir İl Başkanı Sinan Bezircilioğlu, Gelecek Partisi İzmir İl Başkanı Onur Sivaslı, Memleket Partisi İzmir İl Başkanı Cüneyt Oğuz da katıldı. Aytekin Tunus kongrede Mehmet Şakir Başak lehine adaylıktan çekildi.

Kongrede divan başkanlığını Hukuk ve Seçim İşlerinden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Zeynel Emre üstlendi. Kongreye dün CHP Genel Başkanlığı için adaylığını açıklayan CHP Grup Başkanı Özgür Özel de katıldı.

“Yeni bir yola çıkıyoruz”

Kongrenin açılış konuşmasını CHP İzmir İl Başkanı Şenol Aslanoğlu yaptı. Aslanoğlu, şunları söyledi: “38. Olağan İzmir Kongresi’ne hoş geldiniz. Omuz omuza birlik içinde gerçekleştirdiğimiz dosta düşmana gücümüzü ve partimize olan inancımızı gösterdiğimiz mahalle delege seçimleriyle başlayan süreçte İzmir için final sürecine geldik. Bu finalde birbirimizle rakip değil çıtayı daha yukarı koymak için bir yarış içindeyiz. Seçimlerde yan yana çalışan, demokrasi ve adalet için birlikte yürüyen memleketin sorunları için birlikte çalışan yoldaşların rakip olması zaten düşünülemez.

İzmir duruşuyla tüm ülkeye bir mesaj verecek hem de yaklaşan yerel seçimler öncesinde gücümüze güç katacağız. Tüm Türkiye’nin gözü bugün İzmir il kongresinde. Baştan söyleyeyim ki bizden güç almak umudunu tazelemek isteyenleri sevindirecek, kavga ve bölünme bekleyenleri sukutu hayale uğratacağız. Bugün il delegelerimiz bir karar verecek ve bizler yarından itibaren sokaklarda, evlerde yerel seçimler için kol kola çalışmaya devam edeceğiz. Hedefimiz aynı; bu ülke daha yaşanır bir yer olsun, yokluk, ayrımcılık, adaletsizlik son bulsun istiyoruz.

Gençlerimiz yarınlardan umudunu kesmesin, kadınlarımızın şiddet ve ölüm korkusundan kurtulsun, memleketimizde barış ve huzur hüküm sürsün istiyoruz. Bu amaç uğruna geceli gündüzlü çalışan, bizlere öncülük ve liderlik eden genel başkanımız sayın Kemal Kılıçdaroğlu ile birlikte yılmadan, korkmadan, sinmeden umudu yükselterek birliğimizi artırarak yeni bir yola çıkıyoruz. Bu yol diriliş yolu, bu yol birlik yolu, bu yol Kemal Kılıçdaroğlu’nun yolu, bu yol Mustafa Kemal Atatürk’ün yoludur.”

Kongrede, Şenol Aslanoğlu ve Çiğli Belediye Başkanı Utku Gümrükçü’yü destekleyen üyeler arasında sloganlı atışma yaşandı. Aslanoğlu konuşurken, Gümrükçü’yü destekleyen üyelerin sloganları ile konuşması kesilen Aslanoğlu grubu sakinleştirmeye çalıştı. Gümrükçü’nün fuar alanının çeşitli bölgelerinde yer alan “Kurultay Delegesi Adayı” afişleri dikkat çekti.

Kongreye ara verildi

Kongrede divana 152 il delegesi tarafından “blok liste” önergesi verildi. Önergenin verilmesinin ardından bazı delegeler blok listeye itiraz etti. Gerginliğin giderek arttığı kongrede blok liste isteyen delegeler İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer ve İl Başkanı Şenol Aslanoğlu’nun üzerine yürüdü. Polisin araya girerek müdahale ettiği olayda kongreye ara verildi. Soyer ve Aslanoğlu kongre salonundan polis eşliğinde çıkartıldı.

CHP’de 1370 kurultay delegesinin seçileceği il kongreleri başladı. Elazığ ve Muş kongrelerinin gerçekleştirildiği takvimde süreç, ekim sonunda tamamlanacak. Ağustos ayında başlayan CHP kongre takvimi çerçevesinde mahalle delegeliği seçimi ve ilçe kongreleri yapıldı. Ekim ayı sonunda tamamlanması planlanan il kongreleri ise Elazığ ve Muş’la başladı.

CHP’de bugün İzmir ve Gümüşhane, yarın da Konya, Karaman, Şanlıurfa, Bursa ve Isparta il kongreleri gerçekleştirilecek. Ankara il kongresinin 24 Eylül’de, İstanbul il kongresinin ise 8 Ekim’de yapılması planlanıyor.

İl kongreleriyle birlikte partinin yeni genel başkanını seçecek 1370 delege de belirlenmiş olacak. CHP’de yeni genel başkanın, Parti Meclisi’nin (PM) ve Yüksek Disiplin Kurulu’nun seçileceği 38. Olağan Kurultay’ın ise kasım ayı başında yapılması öngörülüyor.

(Kaynak: Gazete Duvar)

Paylaşın

Erdoğan’dan Dikkat Çeken Avrupa Birliği Açıklaması: Gerekirse Yolları Ayırabiliriz

ABD ziyareti öncesi havalimanında açıklamalarda bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Avrupa Birliği katılım sürecine ilişkin hazırlanan son rapora değinerek, “Avrupa Birliği, Türkiye’den kopmanın gayreti içerisindedir. Bu dönem içerisinde biz de bu gelişmeler karşısında değerlendirmelerimizi yaparız. Bu değerlendirmeden sonra gerekirse Avrupa Birliği ile yolları ayırabiliriz” dedi.

Haber Merkezi / İsveç’in NATO üyeliği içinde değerlendirmelerde bulunan Erdoğan, “Batı ikide bir İsveç, İsveç, İsveç diyor. Biz de diyoruz ki bizim parlamentomuz kararı vermedikten sonra, evet veya hayır dememiz mümkün değil. Öncelikle İsveç’in üzerine düşeni yerine getirmesi lazım. Peki şu an üzerine düşeni yerine getiriyorlar mı? Diyorlar ki yasa hazırladık. Yasayı hazırlamak yetmez” ifadelerini kullandı ve ekledi:

“Kalkıp teröristleri İsveç polisinin koruması altında gösteriye sevk ediyorlarsa bu ne demektir? Görevi yerine getirmiyorlar demektir. O zaman bize verilen sözler tutulmuyor. Bize verilen sözler tutulmadığı zaman parlamentom nasıl tavır takınır? Bunu herkes takdir etsin. F16 ile ilgili ne deniyor? ‘Temsilciler Meclisi karar vermeden olmaz.’ Orada Temsilciler Meclisi varsa benim de parlamentom var. Sevk etmeyse biz böyle bir talebi parlamentomuza sevk ederiz. Ama buradan nasıl karar çıkar o parlamentomuzun takdiridir.”

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Birleşmiş Milletler (BM) 78. Genel Kurulu genel görüşmelerine katılmak üzere bugün Amerika Birleşik Devletleri’ne (ABD) gidecek. Cumhurbaşkanı Erdoğan ziyaret öncesinde havalimanında açıklamalarda bulundu. Erdoğan’ın konuşmasından öne çıkanlar şöyle:

“Dünya 5’ten büyüktür tespitimizin daha çok kabul görmesinden memnuniyet duyuyoruz. Sayın BÖ Genel Sekreteri Guterres bu konuda çok net bir tavır ortaya koydu. Genel Kurul marjında Guterres dışında çok sayıda kişiler ile de görüşmeler gerçekleştireceğim. Ziyaretimde düşünce kuruluşu temsilcileri ile de bir araya geleceğim.

ABD’deki önde gelen iş dünyası temsilcileri ile de görüşeceğiz. Ülkemizde 14-28 Mayıs seçimlerinin demokratik olgunluk içinde tamamlanmasının iş çevrelerinin Türkiye’ye yönelik ilgisini artırdığını görüyoruz. Dünya Bankası’nın geçen hafta yaptığı açıklama ülkemize duyulan güvenin bir göstergesidir.

Azerbaycan – Ermenistan

Bizim öncülüğümüzde üçlü görüşme teklifimizi kendilerine ilettik. Ama bu konuda bir dörtlü bir teklifte bulunduk. Değişik buralarla ilgisi alakası olmayan liderlerle değil, şu anda işin içinde olan Sayın Putin, Sayın Aliyev, şahsım ve Paşinyan birlikte toplantı yapalım. Adımı da ona göre atalım teklifinde bulunduk. Henüz bize olumlu veya olumsuz bir geri dönüş olmadı. Bu konuyu Sayın Aliyev ile görüşeceğiz.

İsveç’in NATO üyeliği

Batı ikide bir İsveç, İsveç, İsveç diyor. Biz de diyoruz ki bizim parlamentomuz kararı vermedikten sonra, evet veya hayır dememiz mümkün değil. Öncelikle İsveç’in üzerine düşeni yerine getirmesi lazım. Peki şu an üzerine düşeni yerine getiriyorlar mı? Diyorlar ki yasa hazırladık. Yasayı hazırlamak yetmez. Kalkıp teröristleri İsveç polisinin koruması altında gösteriye sevk ediyorlarsa bu ne demektir?

Görevi yerine getirmiyorlar demektir. O zaman bize verilen sözler tutulmuyor. Bize verilen sözler tutulmadığı zaman parlamentom nasıl tavır takınır? Bunu herkes takdir etsin. F16 ile ilgili ne deniyor? ‘Temsilciler Meclisi karar vermeden olmaz.’ Orada Temsilciler Meclisi varsa benim de parlamentom var. Sevk etmeyse biz böyle bir talebi parlamentomuza sevk ederiz. Ama buradan nasıl karar çıkar o parlamentomuzun takdiridir.

Avrupa Birliği

Avrupa Birliği Türkiye’den kopmanın gayreti içerisindedir. Bu dönem içerisinde biz de bu gelişmeler karşısında değerlendirmelerimizi yaparız. Bu değerlendirmeden sonra gerekirse Avrupa Birliği ile yolları ayırabiliriz.”

Paylaşın

CHP’de Genel Başkanlık Yarışı: Özel’in Konuşmasında Kılıçdaroğlu Sloganı

CHP İzmir İl Kongresi’ndeki konuşması sırasında salondaki bir grubun Kemal Kılıçdaroğlu lehine slogan atması üzerine Özgür Özel, “Hepimiz bay Kemal’in yanındayız, hep olduk bundan sonra da olacağız” dedi.

“Sandığı yeniden umut haline getirmek gerektiğini” söyleyen Özel’in konuşması sırasında salondan “Gençlerin umudu Kılıçdaroğlu” sloganları yükseldi. Gençlere seslenen Özgür Özel, “Gençler kim dediyse ‘Bunu yapın’ diye, yapmayın. Benim konuşamama engel olamazsınız. CHP’lilere yakışmaz. Beni Süleyman Soylu susturamadı. Bu talimatı veren de susturamaz” dedi.

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanlığı için dün adaylığını açıklayan CHP Grup Başkanı Özgür Özel, bugün partisinin İzmir İl Kongresi’nde kürsüdeydi. Gazete Duvar‘ın aktardığına göre; konuşmasında İzmir’in çocukluğundan gençliğine ve yetişkinliğine dek hayatında önemli bir yerinin bulunduğunu söyleyen Özel, İzmir’i ve CHP’yi babaevi olarak gördüğünü ifade etti.

Özel, “Herkes bilir ki başım sıkışırsa eğer, bir gün zora düşersem babaevinde çorba kaynamaktadır, baca tütmektedir. O babaevindeyiz. Babaevinin elbette bir kapısı vardır, o kapıda ne Özgür Özel ne Kemal Kılıçdaroğlu yazar. Ne İsmet Paşa yazıyordu ne de Bülent Ecevit. Bu partiye hizmet eden herkes çok kıymetlidir. Bu evin tapusunda bir tek isim yazar o da Gazi Mustafa Kemal Atatürk’tür” diye konuştu.

İzmir’in ardından Konya, Diyarbakır, Trabzon, Edirne ve Kayseri’de olacağını anlatan Özel, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Bu sürecin sonunda CHP daha iyi olsun diye, Cumhuriyetin ikinci yüzyılına büyük bir moral bozukluğu çöküntüsüyle başlamamak, buna izin vermemek, partiyi gençleriyle kadınlarıyla örgütüyle birlikte yeniden umut yapmak, CHP’deki küçük iktidar savaşını kazanmak değil, Cumhuriyeti yöneten büyük iktidar mücadelesinde CHP’yi ayağa kaldırmak için babaevinden helallik almaya geldim, hepinizin desteklerini bekliyorum.”

CHP seçmeninin seçimlerden sonra büyük üzüntü yaşadığını, bir duygusal kopuş, moral bozukluğu, umutsuzluk ve küskünlüğün bulunduğunu aktaran Özel, “Eğer biz Cumhuriyeti kuran, Türkiye’nin en köklü partisini kuran, günü gelince çok partili demokratik sisteme gözünü kırpmadan geçen, bu ülkeye demokrasiyi getiren parti olarak seçmenin bize, siyasete, sandığa küsmesine seyirci kalırsak çok büyük tehlike ile karşı karşıyayız demektir” ifadelerini kullandı.

“CHP’lilere yakışmaz. Beni Süleyman Soylu susturamadı”

Özel, salondaki bir grubun Kemal Kılıçdaroğlu lehine slogan atması üzerine “Hepimiz bay Kemal’in yanındayız, hep olduk bundan sonra da olacağız” dedi. “Sandığı yeniden umut haline getirmek gerektiğini” söyleyen Özel’in konuşması sırasında salondan “Gençlerin umudu Kılıçdaroğlu” sloganları yükseldi.

Gençlere seslenen Özgür Özel, “Gençler kim dediyse ‘Bunu yapın’ diye, yapmayın. Benim konuşamama engel olamazsınız. CHP’lilere yakışmaz. Beni Süleyman Soylu susturamadı. Bu talimatı veren de susturamaz” dedi. Özel daha sonra konuşmasına devam etti.

“Kongrede kavga çıktı”

Öte yandan yoğun katılımın olduğu kongrede kavga çıktı, arbede yaşandı. İl başkanını seçmek için sandık başına giden Cumhuriyet Halk Partisi İzmir İl Örgütü seçiminde blok listeli seçim yapılması için öneri sunulması sonrası büyük gerginlik yaşandı. Olay sırasında birçok partili de birbiriyle yumruk yumruğa kavga etti.

CHP İzmir İl Kongresi’nde divana 152 il delegesi tarafından “blok liste” önergesi verildi. Önergenin verilmesinin ardından CHP İzmir Milletvekili Deniz Yücel, CHP Çiğli eski İlçe Başkanı Mert Özcan ve bazı delegeler sahneye çıkarak, blok listeye itiraz etti.

Divan başkanı sahneye çıkanların aşağıya inmesi yönünde uyarıda bulundu. Salonda birden tansiyon yükseldi. Blok liste isteyen delegeler İBB Başkanı Tunç Soyer, il Başkanı Şenol Aslanoğlu ve eşi Duygu Aslanoğlu’nu hedef aldı. Kalabalık, barikatları aşarak Soyer ve Aslanoğlu çiftinin üzerine yürüdü.

Güvenlik güçleri olaya müdahale ederken, Divan Başkanı kongreye 20 dakika ara verildiğini duyurdu. Soyer ve Aslanoğlu çifti kongre salonundan polis eşliğinde çıkarıldı. Olay sırasında birçok partili de birbiriyle yumruk yumruğa kavga etti.

CHP’de 1370 kurultay delegesinin seçileceği il kongreleri başladı. Elazığ ve Muş kongrelerinin gerçekleştirildiği takvimde süreç, ekim sonunda tamamlanacak. Ağustos ayında başlayan CHP kongre takvimi çerçevesinde mahalle delegeliği seçimi ve ilçe kongreleri yapıldı. Ekim ayı sonunda tamamlanması planlanan il kongreleri ise Elazığ ve Muş’la başladı.

CHP’de bugün İzmir ve Gümüşhane, yarın da Konya, Karaman, Şanlıurfa, Bursa ve Isparta il kongreleri gerçekleştirilecek. Ankara il kongresinin 24 Eylül’de, İstanbul il kongresinin ise 8 Ekim’de yapılması planlanıyor.

İl kongreleriyle birlikte partinin yeni genel başkanını seçecek 1370 delege de belirlenmiş olacak. CHP’de yeni genel başkanın, Parti Meclisi’nin (PM) ve Yüksek Disiplin Kurulu’nun seçileceği 38. Olağan Kurultay’ın ise kasım ayı başında yapılması öngörülüyor.

Paylaşın

Cumartesi Anneleri/İnsanları Yine Gözaltına Alındı: AYM Kararı 23. Kez İhlal Edildi

Gözaltında kaybedilen yakınları için Galatasaray Meydanı’na yürümek isteyen Cumartesi Anneleri/İnsanları, Anayasa Mahkemesi’nin hak ihlali kararına rağmen, eylemlerinin 964. haftasında da gözaltına aldı.

Haber Merkezi / Anayasa Mahkemesi’nin (AYM) hak ihlali kararına rağmen, Cumartesi Anneleri/İnsanları, Galatasaray Meydanı’nda 964. hafta basın açıklaması yine engellendi.

Gözaltına alınan hak savunucuları, “Kayıplarımızı arama irademizi yasaklarla engellenemez. Galatasaray’dayız. Vazgeçmiyoruz…” açıklamasını yaptı. Hak savunucuları, X sosyal medya hesaplarından “Kelepçelenerek gözaltına alınıyoruz” diye yazdı.

Bu haftaki eyleme Cumartesi Anneleri/ İnsanlarının yanı sıra İnsan Hakları Derneği (İHD) Genel Başkanı Eren Keskin, Türkiye İnsan Hakları Vakfı (TİHV) Temsilcisi Ümit Efe, Yeşil ve Sol Gelecek Partisi (Yeşil Sol Parti) Ağrı Milletvekili Heval Bozdağ ve çok sayıda hak savunucusu katıldı.

Anayasa Mahkemesi kararı neydi?

Cumartesi Anneleri/İnsanları’ndan Maside Ocak, 700. haftadaki (25 Ağustos 2018) polis şiddetini AYM’ye taşıdı.

Maside Ocak başvurusunda “24 yıldır süren etkinliğin barışçıl bir şekilde yapıldığını, yasaklamaya ilişkin herhangi bir tebligat yapılmadığını ve bunun yanı sıra kolluk gücünün orantısız güç kullanarak toplantıyı dağıttığını, müdahale ve gözaltı sırasında yaralandığını belirterek kötü muamele yasağı ile toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkının ihlal edildiğini” dile getirdi.

Yüksek mahkeme “kötü muamele” iddiasını reddederken, Anayasa’nın 34. maddesinde düzenlenen toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkının ihlal edildiğine hükmetti. Maside Ocak’a 13 bin 500 TL manevi tazminat ödenmesine karar verdi.

Karar oy çokluğuyla çıktı. Karara karşı oy kullanan tek isim ise İçişleri Bakanı yardımcısı iken AYM üyeliğine atanan Muhterem İnce oldu.

Cumartesi Anneleri/İnsanları

12 Mart 1995 tarihinde Gazi Mahallesi’nde bulunan Alevilerin çoğunlukta olduğu bir kahvehaneye durdukları bir taksi şoförünü öldürerek aynı taksiyle kahvehanedeki sivillere yönelik kimliği belirsiz kişilerce gerçekleştirilen silahlı provokatif saldırı sonucu başlayan ve şehrin diğer bölgelerine yayılan olaylar.

15 Mart 1995’e dek kent geneline yayılan olaylar sonucunda 22 kişi hayatını kaybetmiş, yüzlerce kişi yaralanmış ve tutuklanmıştır.

21 Mart 1995’te Gazi Mahallesi olayları sonrası gözaltına alındıktan sonra Hasan Ocak ortadan kayboldu. Annesi Emine Ocak, ailesi ve arkadaşları 55 gün boyunca Hasan’ı aradı. 15 Mayıs’ta, Hasan’ın işkence edilmiş cansız bedeni kimsesizler mezarlığında bulundu.

Ceset, Hasan gözaltına alındıktan beş gün sonra Beykoz Ormanı’nda köylüler tarafından fark edilmişti. Hasan’ın cesedine ulaşılmasının ardından kayıplara karşı adalet arayan bir insan hakları mücadelesine dönüştü ve ilk kez 27 Mayıs’ta 15-20 kişilik bir grup, Galatasaray önünde oturma eylemi yaptı.[1]

Nadire Mater’in de aralarında bulunduğu “Arkadaşıma Dokunma” kampanyasını yürüten bir grup Hasan Ocak’ın cesedinin bulunmasıyla “Her Cumartesi aynı saatte Galatasaray meydanında sessizce oturalım.” fikrini ortaya koydu.

Oturma eyleminde “örgüt pankartı olmayacaktı, slogan atılmayacaktı ve her hafta bir gözaltında kaybın öyküsü anlatılacaktı.” Medya oturan insanlara “Cumartesi Anneleri” adını taktı.

Paylaşın

CHP Genel Başkanlık Yarışı: Örsan Öymen De Aday

Cumhurbaşkanlığı seçimlerinin kaybedilmesinin ardından CHP’de liderlik tartışmaları alevlenirken genel başkanlık için ikinci aday da belli oldu. Özgür Özel’in ardından Prof. Dr. Örsan Öymen de CHP genel başkanlığına aday olduğunu açıkladı.

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Merkezi’nde düzenlediği basın toplantısında konuşan Örsan Öymen, “Ne yazık ki partimiz statükocularla sahte değişimciler arasında sıkışıp kalmıştır. CHP çıkmaz sokağın içindedir. Bizim üçüncü yol açmamız gerekiyor” dedi.

CHP yönetiminde bir değişiklik olmaması durumunda, 2024’te yapılacak yerel seçimlerde başarı olasılığının oldukça düşük olduğunu kaydeden Öymen, “demokratik bir ülkede, bir ya da iki seçim kaybedenlerin istifa ettiğini” dile getirdi ve ekledi:

“Ne yazık ki partimizde böyle bir dönem yaşamadık. CHP Ortadoğu’yu değil Batı ülkelerini örnek alan, onlardan etkilenen bir parti. Dolayısıyla 13 yılda 12 seçimi kaybedip bu kadar uzun süre genel başkanlık görevine devam eden başka bir örnek gelişmiş ülkelerde var mı ben baktım bulamadım.”

CHP’nin kimliğini yitirdiğini ve ilkelerinden uzaklaştığını savunan Örsan Öymen, “CHP’nin temel ilkesinin Altı Ok olduğunu” ve “Bunlara bütün olarak sahip çıkılması gerektiğini”, ancak gelinen noktada “partinin neyi temsil ettiğinin belirsiz” hale geldiğini belirtti.

Basın toplantısında, kendinden önce adaylığını açıklayan Özgür Özel ile ilgili bir soruya da yanıt veren Öymen, “Sayın Özgür Özel değerli bir milletvekilidir. Çok çalışkan en etkili vekillerimizden biridir. Nezaket çerçevesinde bu sürecin yürütülmesini istiyorum” dedi. Örsan Öymen ayrıca, genel başkan adaylığı ile ilgili olarak CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu ile görüşmediğini aktardı.

Örsan  Öymen’in açıklamaları şöyle:

“CHP’de bir yönetim değişikliğinin olmaması durumunda önümüzdeki yerel seçimde başarılı olma ihtimali oldukça düşüktür. Ne yazık ki CHP tabanında da çok ciddi bir tepki oluşmuş durumda CHP yönetim değişikliği gerçekleşmediği için. Demokratik bir ülkede 1 veya 2 seçimi kaybettiğinde istifa eder, ne yazık ki partimizde böyle bir dönem yaşamadık.

CHP Ortadoğu’yu değil Batı ülkelerini örnek alan, onlardan etkilenen bir parti. Dolayısıyla 13 yılda 12 seçimi kaybedip bu kadar uzun süre genel başkanlık görevine devam eden başka bir örnek gelişmiş ülkelerde var mı ben baktım bulamadım.”

CHP kimliğini yitirmiştir. İlkelerinden uzaklaşmıştır. Bir siyasi partinin üyesi kurultay tarafından belirlenen partinin temel ilkelerine uymakla yükümlüdür. CHP’nin temel ilkeleri bellidir. Altı ok. Bunlara bütün olarak sahip çıkılması gerekir. İdeolojik bütünlük sağlanamamaktır. Partinin neyi temsil ettiği belirsizdir. ”

Acaba bu arkadaşlarımız daha önce bu ideolojik hatalar yapıldığında seslerini çıkarmışlar mıydı? Sorunun parçası olurlar, sorunu nasıl çözecekler? Zaman zaman altına imza attılar birçok kararın. Değişim taleplerinde bir umut göremiyorum ben.

Siyaset bir dava işi, kariyer işi değil. Ne yazık ki partimiz statükocularla sahte değişimciler arasında sıkışıp kalmıştır. CHP çıkmaz sokağın içindedir. Bizim üçüncü yol açmamız gerekiyor. Bu yol M. K. Atatürk’ün yolu, altı okun yoludur. Bu yolu açmak için 38 . olağan kurultay CHP Genel Başkanlığı’na aday adayı olmaya karar verdim ve ilan ediyorum.”

Ben sıradan işlerle klişe şablonlardan uzak durdum hayatım boyunca. Bunlar yapıma aykırı. Bende özgürlük ve bağımsızlık bir tutku. Bir şeye adaysam bir işe giriştiysem o statükonun içinde kesinlikle yapmam. Dava için mücadele vermek doğrudur. Genel Başkanlık bir araç, amaç olduysa burada bir sorun vardır. Amaç devrim yapmaktır, amaç önce CHP’ne sonra TC’ye devrim yapmaktır.

Örsan Öymen kimdir?

1987 yılında hayatını kaybeden gazeteci Örsan Öymen’in oğlu, Eski CHP Genel Başkanı ve gazeteci Altan Öymen ile Eski Büyükelçi Onur Öymen’in yeğeni olan 1965 doğumlu Prof Dr. Örsan Öymen, Orta Doğu Teknik Üniversitesi (ODTÜ) felsefe bölümünden mezun oldu.

Yüksek lisansını aynı alanda, New York Üniversitesi’nde yapan Öymen, daha sonra doktorasını yine ODTÜ’de tamamladı. Öymen şu anda, Feyziye Mektepler Vakfı Işık Üniversitesi ve Işık Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi’nde, Uluslararası İlişkiler dalında öğretim üyeliği yapıyor.

CHP Genel Merkezi’nde son seçimde ’39 vekilin başka partilere verilmesinin partide büyük yara açtığını’ söyleyen Özgür Özel, CHP liderliğine adaylığını açıklamıştı. Özel, açıklamasında  “Atatürk’ün partisini iktidar yapmak için Cumhuriyet Halk Partisi adaylığımı ilan ediyorum.” demişti.

Özel, kaybetmesi durumunda CHP’den ayrılmayacağını vurguladı. Özgür Özel’in eşi Didem Özel ve kızı İpek Özel de açıklama sırasında salonda hazır bulunmuştu.

Ekrem İmamoğlu’dan tebrik mesajı

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, sosyal medya platformu X üzerinden Özgür Özel’in adaylık açıklamasını tebrik etmişti. İmamoğlu açıklamasında; ‘CHP değişirse Türkiye değişir. Türkiye’nin değişimi için yola çıkan Özgür Özel’e ve yol arkadaşlarına başarılar diliyorum.’ demişti.

Paylaşın

CHP’de Özgür Özel Adaylığını Açıkladı: CHP Değişirse, Türkiye Değişir

CHP Genel Başkanlığı’na adaylığını açıklayan Özgür Özel, “Kadınların etkin olacağı siyaset tarzını etkin kılmak için, sağlık hizmetlerinden herkesin yararlanabileceği bir Türkiye için, başka Somalar, Ermenekler yaşanmaması için, CHP Genel Başkanlığı’na adaylığımı ilan ediyorum. Çağrımız Türkiye Cumhuriyet’i vatandaşlarınadır. CHP değişirse Türkiye değişir” dedi.

Özgür Özel kendisine destek olmak için parti genel merkezine gelenlere teşekkür ederek CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’na saygı ve sevgilerini iletti. Gazetecilerin sorularına yanıt veren Özel, grup başkanlığına devam edip etmeyeceği ile ilgili, “Kurultay tarihi belirlenmiş değil. Ekibimizle ilgili değerlendirmeyi yapacağız” dedi.

CHP Grup Başkanı Özgür Özel, Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanlığı’na adaylığını açıkladı. Özel, parti genel merkezinde düzenlediği basın toplantısında yaptığı konuşmada özetle şu ifadeleri kullandı:

“Bugün dinleyeceğiniz; 28 Mayıs’ı sabahı 81 ilde uyanıp da o günden beri huzurlu bir uyku uyuyamayanların hikayesidir. ‘Seni bu karara ne itti?’ diye soranlara ‘Babamın, benim ve kızımın arkadaş grupları’ diyenlerin hikayesidir. 30 yıldır sönmeyen Madımak ateşinin zaman aşımı kararıyla yürekleri dağlamasına engel olamamanın hikayesidir.

Artık korkmaya gerek olmadığının çünkü korkulanın olduğunu bilenlerin hikayesidir. ‘Şenyaşar Ailesi’ne getiremediğimiz adalet var’ diyenlerin hikayesidir. Hiçbir şey olmamış gibi davranmaya itiraz edenlerin hikayesidir. Bir daha aynı hataları yapmamak için azim ve inanç taşıyan gençlerin ve kadınların hikayesidir.

Türkiye’yi değiştirmek için CHP’yi değiştirmeye inanan kadroların hikayesidir. Bu bir lider değişikliğinin ötesinde, gücü kadrolardan alan ve kadrolarına güç veren bir hareketin hikayesidir. Bu hikaye, Atatürkçülerin, namusluların, İsmet Paşa’nın, Karaoğlanların hikayesidir.”

Ellerinizdeki kitapçık bu amasız fakatsız çıkılan yolculuğun ilk adımıdır. İlk adımdır ama kararlıdır, birikmiştir, kollektiftir. Tek bir kişinin değil bir kadronun attığı adımdır. Parti yönetimi yenilginin nedenlerini araştırıp yeni bir yol haritası çizmedi. Parti içi iktidarı korumaya odaklandı. Parti yönetimi durumu onarmaya yönelik adımlar atmak yerine bu kırılmayı görmezden gelmeyi tercih etti.

“Toplumu dikine kesen ve ayrıştıran siyaseti reddediyoruz”

Yeni yüzyılda yeni bir siyaset için yeni yaklaşımlarla yol alacağız. Ülkemizin kaderini değiştiren, nice devrime imza atan bir siyasi irade bunu yine yapacak güce ve kudrete sahiptir. Daha önce başardık, yine başaracağız. İş cinayetlerini artıran üretim baskısından, grev yasaklarından sendikal baskıya emekçi sınıfının yanından ödünsüz pozisyon alıyoruz. Kutuplaştıran siyaset anlayışını reddediyoruz. Etnik ve mezhepsel kutuplaşmayı kabul etmiyoruz. Tüm farklılıkları kucaklıyoruz. Toplumu dikine kesen ve ayrıştıran siyaseti reddediyor, yatay siyaset anlayışını savunuyoruz.

İttifak siyaseti, ittifak kuranların birbirine benzediği bir siyaset olmamalıdır. İttifaklar, parti vicdanında karşılık bulacak şekilde tasarlanmalıdır. Partimizin 39 milletvekilini başka partilere vermesi parti tarihinde unutulmayacak hasarlar bırakmıştır. Bu süreç parti içi denetime kapalı olarak yürütülmüştür. Seçilmiş kurullar dahi bilgilendirilmemiştir. Sorumluluk üstlenmeyen yönetim tarzı kabul edilemez.

Kadınların etkin olacağı siyaset tarzını etkin kılmak için, sağlık hizmetlerinden herkesin yararlanabileceği bir Türkiye için, başka Somalar, Ermenekler yaşanmaması için, CHP Genel Başkanlığı’na adaylığımı ilan ediyorum. Çağrımız Türkiye Cumhuriyet’i vatandaşlarınadır. CHP değişirse Türkiye değişir.”

Özgür Özel kendisine destek olmak için parti genel merkezine gelenlere teşekkür ederek CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’na saygı ve sevgilerini iletti. Gazetecilerin sorularına yanıt veren Özel, grup başkanlığına devam edip etmeyeceği ile ilgili, “Kurultay tarihi belirlenmiş değil. Ekibimizle ilgili değerlendirmeyi yapacağız” dedi.

Paylaşın

İYİ Parti’nin İttifaksız Seçim Kararı Aldığı Toplantının Detayları Belli Oldu

İYİ Parti’nin 31 Mart 2024’te yapılması planlanan yerel seçimlere 81 il ve tüm ilçelerde kendi adaylarıyla girme kararını aldığı Genel İdare Kurulu (GİK) toplantısının detayları belli oldu.

Toplantıda 50 GİK üyesinden yaklaşık 30’nun söz alarak görüşlerini dile getirdiğini aktarılırken, Akşener’in kısa bir değerlendirme yaptığını ve ardından “kararı siz vereceksiniz” diyerek, oylama yaptırdığı bildirildi.

Bundan sonraki süreçte Başkanlık Divanı GİK’ten aldığı yetkiyle adayları belirleyecek. Aday adayları arasından kimin aday olacağına, yöre insanının tercihleri dikkate alınarak karar verilecek. Adaylar belirlendikçe Akşener tarafından duyurulacak.

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, 81 ilde belediye başkan adaylarını tespit etme önerisini önceki gün partisinin kongreden sonraki en yüksek karar organı olan Genel İdare Kurulu’nun oyuna sundu.
Milliyet’in haberine göre, karar “oy çokluğu” ile benimsendi. Karara ilişkin farklı görüş bildiren dört GİK üyesinin de “tek başına seçim” kararına değil, bunun zamanlamasına itiraz ettikleri öğrenildi.

İYİ Parti’nin bu stratejisinin yerel seçimlerde değil, 2028 genel seçimlerinde hayata geçmesi gerektiğini ifade ettiler. Bu üyelerin tutumuna ilişkin konuşan bir GİK üyesi, “Arkadaşlarımız farklı görüş bildirseler de kararın esasına hiçbir itirazları yok. Onlar da ittifakların partiye ve Türkiye’ye zarar verdiğini, İYİ Parti’nin kendi kimliğini ortaya koyması gerektiğini düşünüyor” dedi.

Meral Akşener: Kararı siz vereceksiniz

Toplantıda 50 GİK üyesinden yaklaşık 30’nun söz alarak görüşlerini dile getirdiğini aktaran kaynaklar, Akşener’in kısa bir değerlendirme yaptığını ve ardından “kararı siz vereceksiniz” diyerek, oylama yaptırdığını bildirdi.

GİK’in aldığı kararın ardından yerel seçim çalışmalarının hızlanacağını söyleyen parti kurmayları, “Bizim kimseyle işbirliği yapmak gibi bir niyetimiz yok. Kendi adaylarımızı çıkaracağız. CHP de adaylarını açıklamaya başladı. Bizimle işbirliği, uzlaşma gibi bir çabanın içinde olurlarsa o günün koşullarında konuşulur ama o gün bizim de adaylarımız olacak” ifadelerini kullandılar.

Bundan sonraki süreçte Başkanlık Divanı GİK’ten aldığı yetkiyle adayları belirleyecek. Aday adayları arasından kimin aday olacağına, yöre insanının tercihleri dikkate alınarak karar verilecek. Adaylar belirlendikçe Akşener tarafından duyurulacak.

Paylaşın